<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Kırşehir Haber Portalı &amp; : Dünya</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rss/category/dunya-33</link>
<description>Kırşehir Haber Portalı &amp; : Dünya</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Kırşehir.Net &amp; Kırşehir Haber Portalı &amp; kirsehirhaber.org  ve kirsehri.com adreslerinden yayınlanmaktadır. Yazılım: Ahenk BT &amp; Tükav Gaziler Eğitim Kültür Hiz.</dc:rights>

<item>
<title>Papa 14. Leo: Orta Doğu&amp;apos;daki çatışmanın sorumlularına sesleniyorum, ateşi kesin</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/papa-14-leo-orta-dogudaki-catismanin-sorumlularina-sesleniyorum-atesi-kesin</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/papa-14-leo-orta-dogudaki-catismanin-sorumlularina-sesleniyorum-atesi-kesin</guid>
<description><![CDATA[ Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Orta Doğu&#039;daki halkların iki haftadır &quot;korkunç bir şiddete maruz kaldıklarını&quot; belirterek, çatışmanın sorumlularına &quot;ateşkes&quot; çağrısı yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-d276fbffd530f61ee1306411c0d98ce9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Papa, 14., Leo:, Orta, Doğudaki, çatışmanın, sorumlularına, sesleniyorum, ateşi, kesin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vatikan'ın ünlü Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını yapan Papa, buradaki konuşmasında, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar ve İran'ın da misillemeleriyle devam eden, aynı zamanda İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla genişleyen Orta Doğu'daki krize ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İki haftadır Orta Doğu halkları, savaşın korkunç şiddetine maruz kalıyor. Binlerce masum insan öldürüldü ve çok daha fazlası evlerini terk etmek durumunda kaldı." diyen Papa, okulları, hastaneleri ve yerleşim bölgelerini vuran saldırılarda sevdiklerini kaybedenlere yakınlığını belirtti.</p>

<p>Papa 14. Leo, İsrail'in saldırılar düzenlediği Lübnan'a dikkati çekerek, "Lübnan'daki durum büyük endişe kaynağıdır. Ülkedeki yetkililerin devam eden ciddi krize kalıcı çözümler uygulayabilmelerini destekleyecek diyalog yollarının açılmasını umuyorum. Bu, tüm Lübnan halkının ortak yararı içindir." diye konuştu.</p>

<p>Orta Doğu'daki krize yönelik diyalog ve diplomasi çağrısını yineleyen Papa, "Bu çatışmanın sorumlularına sesleniyorum, ateşi kesin. Diyalog yolları yeniden açılsın. Şiddet, halkların beklediği adaleti, istikrarı ve barışı asla getiremez." ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin Hark Adası&amp;apos;na saldırısına rağmen adadan petrol yüklemesi devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-hark-adasina-saldirisina-ragmen-adadan-petrol-yuklemesi-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-hark-adasina-saldirisina-ragmen-adadan-petrol-yuklemesi-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin İran&#039;ın petrol terminallerinden Basra Körfezi&#039;ndeki Hark Adası&#039;na saldırısına rağmen adadan petrol yüklemelerinin devam ettiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-33259fe5f8acdebf1fb125685198cb0a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, Hark, Adasına, saldırısına, rağmen, adadan, petrol, yüklemesi, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel petrol ticaretini izleyen "tankertrackers"in uydu görüntülerine dayandırdığı habere göre, ABD'nin Hark Adası'na saldırısından iki gün sonra adadan petrol sevkiyatları devam ediyor.</p>

<p>Buna göre, Hark Adası'ndan bir tankerin petrol yüklediği ve çevresinde de 7 tanker daha görüldüğü aktarıldı.</p>

<p>Adada 5 tankerin yakıtlarını yüklediği ve 2 tankerin de yükleme için beklediği bilgisi verildi.</p>

<p>Basra Körfezi’nde, İran ana karasının yaklaşık 30 kilometre açığında bulunan Hark Adası, ülkenin petrol ihracatı açısından en kritik stratejik noktalarından biri olarak biliniyor.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 14 Mart'ta İran'ın Hark Adası'nı hedef aldıklarını belirterek, buradaki "tüm askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini" savunmuştu. Trump, adadaki petrol altyapısına saldırılmamasını tercih ettiğini ancak Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin serbest ve güvenli geçişine müdahale edilirse bu kararını yeniden değerlendireceğini ifade etmişti.</p>

<p>İran, ABD'nin Hark Adası'na saldırısında sivil ve askeri kayıp yaşanmadığını ve petrol ihracatının normal şekilde devam ettiğini bildirmişti.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Trump'ın enerji tesislerine saldırı tehditlerine, "Enerji tesislerimiz hedef alınırsa, bölgedeki Amerikan şirketlerinin tesislerini hedef alacağız." diye yanıt vermişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahreyn: İran&amp;apos;dan atılan 125 füze ve 211 İHA engellendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bahreyn-irandan-atilan-125-fuze-ve-211-iha-engellendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bahreyn-irandan-atilan-125-fuze-ve-211-iha-engellendi</guid>
<description><![CDATA[ BAHREYN, İran&#039;dan şu ana kadar atılan 125 füze ile 211 insansız hava aracının hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/b-a-h-r-e-y-n-i-r-a-n-d-a-n-a-t-i-l-a-n-125-f-u-z-e-v-e-211-1213724-360904.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bahreyn:, İrandan, atılan, 125, füze, 211, İHA, engellendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bahreyn ordusunun, sanal medya hesabından yapılan açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana İran'dan ülkeye atılan füze ve insansız hava araçlarına (İHA) ilişkin bilgi verildi. Şu ana kadar Bahreyn'i hedef alan 125 füze ve 211 İHA saldırısının engellendiği belirtilen açıklamada, saldırıların bölgesel barış ve güvenliği doğrudan tehdit ettiği bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Birçok ülke Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi gönderecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bircok-ulke-hurmuz-bogazina-savas-gemisi-goenderecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bircok-ulke-hurmuz-bogazina-savas-gemisi-goenderecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran&#039;ın Hürmüz Boğazı&#039;nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülkenin, boğazı açık ve güvenli tutmak amacıyla ABD ile birlikte bölgeye savaş gemisi göndereceğini duyurdu.



ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran&#039;ın Hürmüz Boğazı&#039;nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülke, boğazı açık ve güvenli tutmak için ABD ile birlikte savaş gemisi gönderecek. İran&#039;ın askeri kapasitesinin yüzde 100&#039;ünü halihazırda yok ettik; ancak ne kadar ağır bir yenilgiye uğramış olurlarsa olsunlar, bu su yolu boyunca veya içine bir iki İHA göndermeleri, mayın bırakmaları veya yakın mesafeli bir füze fırlatmaları onlar için kolay” ifadelerini kullandı.


                                

Çin, Fransa, Japonya ve İngiltere gibi küresel güçlerin de bölgeye gemi göndermesini beklediğini vurgulayan Trump, ABD&#039;nin bölgedeki operasyonlarının şiddetlenerek süreceğini kaydetti. Trump, “Umarım bu yapay kısıtlamadan etkilenen Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğerleri bölgeye gemi gönderir; böylece Hürmüz Boğazı, tamamen başsız bırakılmış bir ulus tarafından artık bir tehdit unsuru olmaktan çıkar. Bu arada ABD, kıyı şeridini cehenneme çevirecek şekilde bombalayacak ve İran tekneleri ile gemilerini suların dışına itecek şekilde vurmaya devam edecek. Öyle ya da böyle, yakında Hürmüz Boğazı&#039;nı açık, güvenli ve özgür hale getireceğiz” açıklamasında bulundu.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-14-173153.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Birçok, ülke, Hürmüz, Boğazı’na, savaş, gemisi, gönderecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülkenin, boğazı açık ve güvenli tutmak amacıyla ABD ile birlikte bölgeye savaş gemisi göndereceğini duyurdu.</p>

<p></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülke, boğazı açık ve güvenli tutmak için ABD ile birlikte savaş gemisi gönderecek. İran'ın askeri kapasitesinin yüzde 100'ünü halihazırda yok ettik; ancak ne kadar ağır bir yenilgiye uğramış olurlarsa olsunlar, bu su yolu boyunca veya içine bir iki İHA göndermeleri, mayın bırakmaları veya yakın mesafeli bir füze fırlatmaları onlar için kolay” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin, Fransa, Japonya ve İngiltere gibi küresel güçlerin de bölgeye gemi göndermesini beklediğini vurgulayan Trump, ABD'nin bölgedeki operasyonlarının şiddetlenerek süreceğini kaydetti. Trump, “Umarım bu yapay kısıtlamadan etkilenen Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğerleri bölgeye gemi gönderir; böylece Hürmüz Boğazı, tamamen başsız bırakılmış bir ulus tarafından artık bir tehdit unsuru olmaktan çıkar. Bu arada ABD, kıyı şeridini cehenneme çevirecek şekilde bombalayacak ve İran tekneleri ile gemilerini suların dışına itecek şekilde vurmaya devam edecek. Öyle ya da böyle, yakında Hürmüz Boğazı'nı açık, güvenli ve özgür hale getireceğiz” açıklamasında bulundu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa’da hükümetten yakıt fiyatlarındaki artıştan etkilenen sektörlere 70 milyon avro yardım</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransada-hukumetten-yakit-fiyatlarindaki-artistan-etkilenen-sektoerlere-70-milyon-avro-yardim</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransada-hukumetten-yakit-fiyatlarindaki-artistan-etkilenen-sektoerlere-70-milyon-avro-yardim</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’da hükümet, Hürmüz Boğazı’nda enerji akışının sekteye uğradığı Orta Doğu’daki gerilimin yol açtığı akaryakıt krizinden en çok etkilenen sektörler için 70 milyon avroluk yardım paketi açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-20dc877637de3b2e70e8ab5551796c25.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransa’da, hükümetten, yakıt, fiyatlarındaki, artıştan, etkilenen, sektörlere, milyon, avro, yardım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’da hükümet, ABD-İsrail'in İran'a yaptığı saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle <strong>Hürmüz Boğazı</strong>’nda enerji akışının sekteye uğradığı Orta Doğu’daki gerilimin yol açtığı akaryakıt krizinden en çok etkilenen sektörler için 70 milyon avroluk yardım paketi açıkladı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransız hükümeti yaklaşık 4 haftadır devam eden ABD-İsrail ve İran savaşı nedeniyle yükselen <strong>akaryakıt</strong> fiyatlarına karşı önlemler aldı.</p>

<p>Hükümet artan fiyatlara ve olası bir arz krizine karşı öncelikli sektörler için 70 milyon avroluk yardım paketi açıkladı. Bu yardımların “nisan ayı ile sınırlı, sektör bazlı, hedef odaklı ve kademeli” olacağını bildiren hükümet, yardım yapılacak sektörlerin kara yolu taşımacılığı, balıkçık ve tarım olduğunu bildirdi.</p>

<p>Fransız hükümeti dün ulusal enerji piyasalarında yaşanacak krize karşı alınan önlemler kapsamında, normal standartları karşılamayan akaryakıtların satışına geçici izin vermişti. Normal şartlarda ülkede kışın dağıtıma sürülen akaryakıtın sıfırın altında 15 santigrat dereceye kadar kullanılabilir olması gerekirken hükümetin aldığı önlemle bu sınır 0 santigrat dereceye yükseltilmişti.</p>

<p>ABD-İsrail ve İran Savaşı nedeniyle Basra Körfezi'nin ağzında Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, enerji piyasalarında krize yol açmıştı.</p>

<h3>ABD-İsrail'in İran'a saldırıları</h3>

<p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p>

<p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p>

<p>ABD-İsrail saldırılarında eski İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Orta Doğu&amp;apos;daki gelişmeler AB&amp;apos;yi stagflasyon riskine sürüklüyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/orta-dogudaki-gelismeler-abyi-stagflasyon-riskine-surukluyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/orta-dogudaki-gelismeler-abyi-stagflasyon-riskine-surukluyor</guid>
<description><![CDATA[ AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis, &quot;Geleceğe dair görünüm derin bir belirsizlikle gölgelenmiş durumda. Daha yavaş büyümenin daha yüksek enflasyonla aynı anda gerçekleştiği stagflasyonist bir şok riskiyle karşı karşıyayız.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-37e592db9fcb8ec5117070cacb82f7ac.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Orta, Doğudaki, gelişmeler, AByi, stagflasyon, riskine, sürüklüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarındaki artışın birlik ekonomisini olumsuz etkilediğini belirterek, "Geleceğe dair görünüm derin bir belirsizlikle gölgelenmiş durumda. Daha yavaş büyümenin daha yüksek enflasyonla aynı anda gerçekleştiği stagflasyonist bir şok riskiyle karşı karşıyayız." dedi.</p>

<p>Dombrovskis, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen ve avro para birimini kullanan AB üyesi ülkelerin maliye bakanlarını bir araya getiren Avro Grubu toplantısı sonrasında Brüksel'de basına açıklamalarda bulundu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugünkü görüşmelerimiz, hala devam eden ve öngörülemez olan Orta Doğu'daki krizin ekonomik sonuçlarına odaklandı." diyen Dombrovskis, "Savaşın kapsamı, şiddeti ve etkisi, yaklaşık iki hafta önceki son toplantımızdan bu yana arttı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dombrovskis, enerji altyapısının hedef alınmaya devam ettiğini ve Hürmüz Boğazı'nın bir silah olarak kullanıldığını belirterek, "Bunun sonucunda enerji fiyatları hızla yükselmiştir. Brent petrolü son iki haftadır varil başına yaklaşık 100 dolar seviyesinde istikrarlı şekilde işlem görmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki artışın Avrupa ekonomisi üzerindeki tam etkisinin, çatışmanın süresine, kapsamına ve yoğunluğuna bağlı olacağına dikkati çeken Dombrovskis, "Geleceğe dair görünüm derin bir belirsizlikle gölgelenmiş durumda. Daha yavaş büyümenin daha yüksek enflasyonla aynı anda gerçekleştiği stagflasyonist bir şok riskiyle karşı karşıyayız." ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Enerji arzındaki aksaklıkların nispeten kısa süreli olsa bile ekonomik etkilerinin sürebileceğine işaret eden Dombrovskis, "Analizimiz, AB büyümesinin 2026 yılında sonbahar ekonomik tahminimize göre yaklaşık 0,4 puan daha düşük olabileceğini ve enflasyonun 1 puana kadar daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Aksaklıklar daha ciddi ve uzun süreli olursa, büyüme üzerindeki olumsuz etkiler daha da artacaktır. Büyüme hem 2026 hem de 2027’de 0,6 puana kadar daha düşük olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Dombrovskis, geçen hafta Brüksel’de yapılan AB Liderler Zirvesi’nde, artan enerji fiyatlarını ele almak için AB Komisyonundan hedefli ve geçici önlemler içeren bir araç seti sunmasının talep edildiğini hatırlatarak, "AB Komisyonu, elektrik üzerindeki vergilerin düşürülmesini ve elektriğin fosil yakıtlardan daha az vergilendirilmesini sağlamayı önerecek. Ayrıca şebeke altyapısının verimliliğini artırmak ve emisyon ticaret sistemini modernize etmek planlanmaktadır." dedi.</p>

<p>Uygulanacak önlemlerin hedefli ve geçici olması, petrol ve gaz talebini artırmaması ve enerji sisteminin karbonsuzlaştırılması hedefiyle uyumlu olması gerektiğini belirten Dombrovskis, politika tepkilerinin ciddi mali sonuçları olabileceğini söyledi.</p>

<p>Dombrovskis, "Şu anki önceliğimiz, ithal fosil yakıt fiyatlarındaki artışı ele alan ve aynı zamanda bu yakıtlara bağımlılığı azaltma hedefimizle uyumlu olan tutarlı bir politika seti oluşturmaktır." yorumunu yaptı.</p>

<p>Şokun küresel niteliği göz önüne alındığında uluslararası ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduklarını belirten Dombrovskis, küresel etkileri ve politika yanıtlarını görüşmek üzere pazartesi günü G7 maliye ve enerji bakanları ortak toplantısına katılacağını vurguladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu&amp;apos;dan ülke liderlerine ‘sürece katılma’ çağrısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/netanyahudan-ulke-liderlerine-surece-katilma-cagrisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/netanyahudan-ulke-liderlerine-surece-katilma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ve İsrail’in tüm dünya için çalıştığını belirterek, “Artık diğer ülkelerin liderlerinin de bu sürece katılma zamanı” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/n-e-t-a-n-y-a-h-u-d-a-n-u-l-k-e-l-i-d-e-r-l-e-r-i-n-e-s-u-r-e-c-e-k-1224394-364069.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahudan, ülke, liderlerine, ‘sürece, katılma’, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in güneyindeki Arad kentinde İran misillemesinde vurulan bölgeye ziyaretinde İran’a karşı yürüttükleri saldırılara ilişkin konuştu. Netanyahu, ABD ve İsrail’in tüm dünya için çalıştığını öne sürerek, “Artık diğer ülkelerin liderlerinin de bu sürece katılma zamanı. Bazılarının bu yönde adım attığını görmekten memnunum ama daha fazlası gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran yönetimine karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdığını söyleyen Netanyahu, “Artık harekete geçme zamanı” dedi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu açıklamasında, İran'a düzenledikleri saldırılarda iki ana hedeflerinin olduğunu bildirdi. Bunlardan ilkinin Tahran yönetiminin nükleer ve balistik füze programını tamamen ortadan kaldırmak, diğerinin ise İran halkının rejimi devirmesi için gerekli koşulları oluşturmak olduğunu aktaran Netanyahu, “İlk hedefle ulaşma konusunda ciddi bir mesafe kaydettik. İkinci amaca da ulaşmayı umuyoruz. Başkan Trump tam olarak ne yaptığını biliyor ve ne yaparsak yapalım, birlikte ve mümkün olduğunca gizlilik içinde yapıyoruz” diye konuştu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran’dan Trump’a yanıt: Enerji ve petrol altyapısı yok edilecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/irandan-trumpa-yanit-enerji-ve-petrol-altyapisi-yok-edilecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/irandan-trumpa-yanit-enerji-ve-petrol-altyapisi-yok-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ İRAN Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ‘İran&#039;ın elektrik şebekelerine saldırı’ tehditlerini hayata geçirmesi halinde ‘bölgedeki kritik enerji ve petrol altyapısının geri dönüşü olmayan şekilde yok edileceğini’ bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/i-r-a-n-d-a-n-t-r-u-m-p-a-y-a-n-i-t-e-n-e-r-j-i-v-e-p-e-t-r-o-l-1224312-364038.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran’dan, Trump’a, yanıt:, Enerji, petrol, altyapısı, yok, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump'ın, “İran, 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir” açıklamasına yanıt verdi. Kalibaf paylaşımında, “Ülkemizdeki enerji santralleri ve altyapı tesislerinin hedef alınmasının hemen ardından bölgedeki kritik altyapı, enerji ve petrol altyapısı meşru hedefler olarak kabul edilecek ve geri dönüşü olmayan bir şekilde yok edilecek, petrol fiyatları ise uzun süre yükselecektir” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1024&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-saglik-bakanligi-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1024e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-saglik-bakanligi-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1024e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ LÜBNAN Sağlık Bakanlığı, 2 Mart&#039;tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 1024&#039;e, yaralı sayısının ise 2 bin 740&#039;a ulaştığını duyurdu.
                                

Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#039;in 2 Mart&#039;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1024&#039;e, yaralı sayısının ise 2 bin 740&#039;a yükseldiği bildirildi. Yaşamını yitirenlerden 118’inin çocuk, 79’unun kadının olduğu belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında 40 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, 119 sağlık çalışanının da yaralandığı kaydedildi.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/l-u-b-n-a-n-s-a-g-l-i-k-b-a-k-a-n-l-i-g-i-i-s-r-a-i-l-s-a-l-d-i-r-i-l-1223916-363906.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Lübnan, Sağlık, Bakanlığı:, İsrail, saldırılarında, hayatını, kaybedenlerin, sayısı, 1024e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>LÜBNAN Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 1024'e, yaralı sayısının ise 2 bin 740'a ulaştığını duyurdu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1024'e, yaralı sayısının ise 2 bin 740'a yükseldiği bildirildi. Yaşamını yitirenlerden 118’inin çocuk, 79’unun kadının olduğu belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında 40 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, 119 sağlık çalışanının da yaralandığı kaydedildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: İran 48 saat içinde Hürmüz Boğazı&amp;apos;nı açmazsa elektrik santrallerini vuracağız</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-iran-48-saat-icinde-hurmuz-bogazini-acmazsa-elektrik-santrallerini-vuracagiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-iran-48-saat-icinde-hurmuz-bogazini-acmazsa-elektrik-santrallerini-vuracagiz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, 48 saat içinde İran&#039;ın Hürmüz Boğazı&#039;nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/t-r-u-m-p-i-r-a-n-48-s-a-a-t-i-c-i-n-d-e-h-u-r-m-u-z-b-o-g-a-z-i-1223879-363898.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, İran, saat, içinde, Hürmüz, Boğazını, açmazsa, elektrik, santrallerini, vuracağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a yönelik açıklamada bulundu. Trump, “Eğer İran, tam olarak şu andan itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir” ifadelerini kullandı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran: Düşman tamamen teslim olana kadar savaşı sürdüreceğiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iran-dusman-tamamen-teslim-olana-kadar-savasi-surdurecegiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iran-dusman-tamamen-teslim-olana-kadar-savasi-surdurecegiz</guid>
<description><![CDATA[ İRAN Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik, “Düşman tamamen teslim olana kadar savaşı sürdüreceğiz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/i-r-a-n-d-u-s-m-a-n-t-a-m-a-m-e-n-t-e-s-l-i-m-o-l-a-n-a-k-a-d-a-r-1223971-363920.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran:, Düşman, tamamen, teslim, olana, kadar, savaşı, sürdüreceğiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran basını, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik’in açıklamasını paylaştı. Nik, denizcilik alanında düşmanın fiilen sahayı terk ettiğini öne sürerek, “Bugün Fars Körfezi ve Umman Denizi'nde düşman gemilerine dair hiçbir iz bulunmamaktadır. Bu durum, onların bu alanda tamamen çöktüğünün bir göstergesidir. Halkın talepleri, komuta kademesinin vurguları ve şehit ailelerinin beklentileri doğrultusunda, Silahlı Kuvvetler ve Savunma Bakanlığı, düşman tamamen durdurulup teslim olana kadar savaşı kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;ın başkenti Tahran&amp;apos;da patlamalar meydana geldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iranin-baskenti-tahranda-patlamalar-meydana-geldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iranin-baskenti-tahranda-patlamalar-meydana-geldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD-İsrail&#039;in İran&#039;a yönelik saldırıları devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-36b56290adaf01fbe245522d11eb91d8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İranın, başkenti, Tahranda, patlamalar, meydana, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Başkent Tahran, gece boyunca ve sabah, saldırıların hedefi oldu.</p>

<p>AA muhabiri, kentin doğusunda art arda iki patlama meydana geldiğini ve patlamaların ardından bölgeden dumanların yükseldiğini bildirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Patlamalar sonrası İran hava savunma sistemlerinin aktif olarak çalıştığı görüldü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere&amp;apos;den Hürmüz Boğazı&amp;apos;na yönelik ortak açıklama</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransa-almanya-italya-japonya-hollanda-ve-ingiltereden-hurmuz-bogazina-yoenelik-ortak-aciklama</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransa-almanya-italya-japonya-hollanda-ve-ingiltereden-hurmuz-bogazina-yoenelik-ortak-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere, Hürmüz Boğazı&#039;nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-f1c56d4afd5ed1901b6a05d8c570c306.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda, İngiltereden, Hürmüz, Boğazına, yönelik, ortak, açıklama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere liderleri, Hürmüz Boğazı'na yönelik ortak açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, "İran tarafından Körfez'de silahsız ticari araçlara yönelik son saldırıları, petrol ve doğal gaz tesisleri başta olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın İran Silahlı Kuvvetleri tarafından kapatılmasını şiddetle kınıyoruz." ifadesine yer verildi.</p>

<p>Bölgedeki saldırılardaki tırmanıştan endişe duyulduğuna işaret edilen açıklamada, "İran'ı tehditlerini, mayın döşeme operasyonlarını, insansız hava aracı ve füze saldırılarını, ticari seyrüsefere yönelik boğazı tıkayan tüm girişimlerini durdurmaya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 no'lu kararına uymaya çağırıyoruz." denildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanarak, İran'ın eylemlerinin etkisinin dünyanın her yerinde hissedildiği savunuldu.</p>

<p>Küresel denizcilik taşımacılığına yönelik bu tür dış müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinin aksatılmasının dünya barışı ve güvenliği için tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, bölgedeki petrol ve doğal gaz tesisleri dahil sivil altyapılara yönelik saldırılara ara verilmesi istendi.</p>

<p>Açıklamada, "Boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız. Hazırlık planlamasına katkı sağlayan ülkelerin taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) koordineli bir şekilde petrol rezervlerinin kullanımına izin vermesinin memnuniyetle karşılandığı aktarılan açıklamada, enerji pazarının istikrara kavuşması için üretici ülkelerle birlikte çalışarak üretimin artırılması dahil farklı tedbirler alınacağı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, tüm ülkelerden uluslararası hukuka uyması istendi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa Parlamentosu komitesinden AB&amp;ABD ticaret anlaşmasına destek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/avrupa-parlamentosu-komitesinden-ab-abd-ticaret-anlasmasina-destek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/avrupa-parlamentosu-komitesinden-ab-abd-ticaret-anlasmasina-destek</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Parlamentosu (AP) Uluslararası Ticaret Komitesi üyeleri, ABD&#039;den ithal edilen tarım ve sanayi ürünlerine uygulanan tarifelerin büyük ölçüde kaldırılmasını öngören düzenlemeye destek verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-a5edcdd5c0d45a8270b45aadb1a305cd.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Parlamentosu, komitesinden, AB-ABD, ticaret, anlaşmasına, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>AP Uluslararası Ticaret Komitesi üyeleri, AB-ABD arasında varılan Turnberry Anlaşması'nın tarife hükümlerini hayata geçirmeyi amaçlayan yasa tekliflerine ilişkin ortak pozisyonlarını 29 "evet", 9 "hayır" oyuyla kabul etti.</p>

<p>Buna göre, ABD'den ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük kısmında tarifeler kaldırılacak.</p>

<p>Anlaşmaya, ABD'nin AB'ye veya üye ülkelere yeni tarifeler uygulaması halinde sürecin durdurulmasını öngören bir "askıya alma maddesi", gümrük muafiyetlerinin ancak ABD’nin taahhütlerine uyduğunda yürürlüğe girmesini sağlayacak "gün doğumu maddesi" ile çelik ithalatına ilişkin güçlü koruma mekanizması eklenecek.</p>

<p>Söz konusu yasa teklifleri, 26 Mart'ta yapılacak AP Genel Kurulunda oylanacak. Ardından AP ve AB üyesi ülke temsilcileri nihai metni müzakere edecek.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB ile ABD arasında ticaret anlaşması görüşmeleri Temmuz 2025'te İskoçya'daki ABD Başkanı Donald Trump'a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı.</p>

<p>Turnberry Anlaşması kapsamında AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD'nin AB ürünlerine yüzde 15 tarife uygulayacağı açıklanmıştı.</p>

<p>AP, ABD'de tarifeler konusunda yaşanan belirsizlik nedeniyle ticaret anlaşması onay sürecini ve AP oylamasını askıya almıştı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hürmüz Boğazı&amp;apos;ndan son 3 günde 15 gemi geçti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hurmuz-bogazindan-son-3-gunde-15-gemi-gecti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hurmuz-bogazindan-son-3-gunde-15-gemi-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Hürmüz Boğazı&#039;ndaki trafiğin kısıtlı kalmaya devam ettiği ve son 3 günde Boğaz&#039;dan 15 geminin geçiş yaptığı belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-2e23c0ee096fd95ce19f3a39fee089ab.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hürmüz, Boğazından, son, günde, gemi, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Anlık veri takip şirketi MarineTraffic verilerine göre, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği sınırlı kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Boğaz'dan son 3 günde 15 geminin geçiş yaptığı belirlenirken, bunlardan 8'ini kuru yük gemileri, 5'ini tankerler ve 2'sini LPG taşıyan gemiler oluşturdu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçişlerin yüzde 87'si Boğaz'dan çıkış yönünde gerçekleşti, birçok gemi, İran karasularından geçerek "alışılmadık rotalar" izledi.</p>

<p>Boğaz'dan son 3 günde geçen gemilerin yalnızca yüzde 13'ü Körfez'e giriş yaptı. Bu durum trafik akışındaki dengesizliğin sürdüğünü gösteriyor.</p>

<p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri saldırılar ve İran'ın misilleme saldırıları sürerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu Hürmüz Boğazı'nın bu ülkelerle bağlantılı gemilere fiilen kapalı olduğunu bildirmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekvador&amp;apos;da sel ve heyelan: Can kaybı 11&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ekvadorda-sel-ve-heyelan-can-kaybi-11e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ekvadorda-sel-ve-heyelan-can-kaybi-11e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Ekvador&#039;da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelanlar nedeniyle bu yıl hayatını kaybedenlerin sayısının 11&#039;e ulaştığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/e-k-v-a-d-o-r-d-a-s-e-l-v-e-h-e-y-e-l-a-n-c-a-n-k-a-y-b-i-11-1216905-361842.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ekvadorda, sel, heyelan:, Can, kaybı, 11e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ekvador'un Los Rios eyaletine bağlı Babahoyo kenti başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde şiddetli yağışlar sel ve heyelanlara neden oldu. Ekvador Ulusal Risk Yönetimi Sekreterliği (SNGR) tarafından yapılan açıklamada, bölgede etkili olan afetlerin büyük çapta hasara yol açtığı ve ülkedeki 24 eyaletin tamamının yağışlardan etkilendiği belirtildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülke genelinde bu yıl aşırı yağışların yol açtığı sel ve heyelanlarda yaşamını yitirenlerin sayısının 11'e yükseldiği, 46 binden fazla kişinin ise afetlerden olumsuz etkilendiği kaydedildi. Altyapı hasarları nedeniyle Ekvador hükümetinin ülke genelinde 60 günlük 'Ulusal Acil Durum' ilan ettiği, hasar tespit ve arama kurtarma çalışmalarının ise sürdüğü aktarıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Fed&amp;apos;in faiz oranlarını düşürmek için &amp;quot;özel bir toplantı&amp;quot; yapması gerektiğini savundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-fedin-faiz-oranlarini-dusurmek-icin-oezel-bir-toplanti-yapmasi-gerektigini-savundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-fedin-faiz-oranlarini-dusurmek-icin-oezel-bir-toplanti-yapmasi-gerektigini-savundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz oranlarını &quot;hemen&quot; düşürmek için &quot;özel bir toplantı&quot; düzenlemesi gerektiğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-c57fbd4d76077f33e08b499b5e073b8b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Fedin, faiz, oranlarını, düşürmek, için, özel, bir, toplantı, yapması, gerektiğini, savundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik "faiz indirimleri konusunda geç kaldığı" yönündeki eleştirilerini sürdüren Trump, faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini yineledi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, "Faiz oranlarını hemen düşürmeli. Özel bir toplantı yapmalılar. Faiz oranlarını indirmek için bundan daha iyi ne zaman olabilir ki üçüncü sınıf öğrencisi bile bunu bilir." dedi.</p>

<p>Fed, 27-28 Ocak'ta düzenlenen son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutmuştu.</p>

<p>Bankanın bir sonraki FOMC toplantısı 17-18 Mart'ta yapılacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya: Bu, NATO&amp;apos;nun savaşı değil</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/almanya-bu-natonun-savasi-degil</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/almanya-bu-natonun-savasi-degil</guid>
<description><![CDATA[ ALMANYA Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, ABD ile İsrail&#039;in İran&#039;a yönelik saldırılarına ilişkin, “Bu, NATO&#039;nun savaşı değil” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/a-l-m-a-n-y-a-b-u-n-a-t-o-n-u-n-s-a-v-a-s-i-d-e-g-i-l-1215474-361425.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Almanya:, Bu, NATOnun, savaşı, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla ilgili açıklamada bulundu. Kornelius, “Bu, NATO'nun savaşı değil. NATO, bir savunma ittifakıdır. Alman hükümeti de ittifakın yetki alanını ve bu savaşa katılım konusundaki kendi pozisyonunu net şekilde değerlendirmelidir ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kornelius, operasyonların genişletilmesinin Orta Doğu ile Körfez bölgesindeki diğer ortaklar için büyük riskler doğuracağını da bildirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI WADEPHUL: ALMAN HÜKÜMETİNİN TUTUMU NET</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi. Wadephul, katıldığı bir televizyon programında, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını söyleyerek, “Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır” diye konuştu.</p>

<p>Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu vurgulayan Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğini aktardı.</p>

<p></p>

<p></p>

<div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Laricani: Epstein şebekesi İran&amp;apos;ı suçlamak için 11 Eylül benzeri bir olay planlıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/laricani-epstein-sebekesi-irani-suclamak-icin-11-eylul-benzeri-bir-olay-planliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/laricani-epstein-sebekesi-irani-suclamak-icin-11-eylul-benzeri-bir-olay-planliyor</guid>
<description><![CDATA[ İRAN Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, “Epstein şebekesi İran&#039;ı suçlamak için 11 Eylül benzeri bir olay planlıyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/l-a-r-i-c-a-n-i-e-p-s-t-e-i-n-s-e-b-e-k-e-s-i-i-r-a-n-i-s-u-c-l-a-m-1213814-360936.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:22:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Laricani:, Epstein, şebekesi, İranı, suçlamak, için, Eylül, benzeri, bir, olay, planlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Epstein'ın şebekesinin kalan üyelerinin, 11 Eylül'e benzer bir olay yaratmak ve suçu İran'a atmak için bir komplo kurduklarını duydum. İran, bu tür terörist planlara temelden karşıdır ve Amerikan halkıyla hiçbir savaşı yoktur” ifadelerini kullandı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: Rus gazını Avrupa yerine Asya pazarına göndereceğiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-rus-gazini-avrupa-yerine-asya-pazarina-goenderecegiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-rus-gazini-avrupa-yerine-asya-pazarina-goenderecegiz</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rus enerji şirketlerinin Avrupa’ya sevk ettiği doğal gazı Asya pazarına göndereceğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-b2ca01adba9ab2e6a35ebbca6535432c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, Rus, gazını, Avrupa, yerine, Asya, pazarına, göndereceğiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Novak, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rus gazını Avrupa yerine başka pazarlara gönderme konusundaki çalışma talimatını değerlendirdi.</p>

<p>Rus hükümetinin, Putin’in talimatının ardından şirketlerle görüştüğünü anlatan Novak, “Avrupa'ya, tedarik edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) bir kısmının, bizimle yapıcı ilişkiler kuran ve uzun vadeli sözleşmeler imzalama imkanımız olduğu diğer pazarlara yönlendirmeye karar verdik.” dedi. </p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Novak, Rus şirketlerinin ilgili ülkelerle görüşmelere başladığına işaret ederek, “Şirketlerimiz, Avrupa'dan yeni kısıtlamalar gelmesini beklemeden, ortaklarımızla yeni uzun vadeli sözleşmeler imzalamak için Hindistan, Tayland, Filipinler ve Çin gibi diğer ülkelerle fırsatları değerlendiriyor.” diye konuştu.</p>

<p>Başbakan Yardımcısı Novak, Rus doğal gazını dost ülkelere göndermek istediklerinin altını çizdi.</p>

<p>Putin, Rusya'nın Avrupa gaz piyasasından tümüyle çekilebileceğini belirterek, Avrupa Birliği’ne (AB) gaz sevkiyatını tamamen durdurmak için gerekli çalışmaları yapmak üzere hükümete talimat vermişti.</p>

<p>AB Konseyi, gelecek yıl Rusya’dan boru hatlarıyla doğal gaz ve LNG ithalatını tümüyle durdurmayı öngören kararı onaylamıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: İran ile koşulsuz teslimiyet dışında bir anlaşma olmayacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-iran-ile-kosulsuz-teslimiyet-disinda-bir-anlasma-olmayacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-iran-ile-kosulsuz-teslimiyet-disinda-bir-anlasma-olmayacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran ile koşulsuz teslimiyet dışında hiçbir anlaşma yapılmayacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/t-r-u-m-p-i-r-a-n-i-l-e-k-o-s-u-l-s-u-z-t-e-s-l-i-m-i-y-e-t-d-i-s-i-1199351-356689.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, İran, ile, koşulsuz, teslimiyet, dışında, bir, anlaşma, olmayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından İran'a yönelik paylaşımda bulundu. Trump, İran ile olası bir diplomasi masasının tek şartına dikkat çekerek, “İran ile koşulsuz teslimiyet dışında hiçbir anlaşma olmayacak” ifadelerini kullandı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koşulsuz teslimiyetin ve yeni bir yönetimin belirlenmesinin ardından İran'ın yeniden inşa edileceğini aktaran Trump, “Bundan ve harika, kabul edilebilir bir liderin (veya liderlerin) seçilmesinden sonra, biz ve birçok harika, cesur müttefikimiz ve ortağımız, İran'ı yıkımın eşiğinden döndürmek, ekonomik olarak her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için durmaksızın çalışacağız” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Trump, paylaşımını kendi siyasi sloganına atıfta bulunarak, “İran'ın harika bir geleceği olacak. İran'ı Yeniden Harika Yapın (MIGA)” sözleriyle tamamladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arakçi: A planınız başarısız oldu, B planınız da başarısız olacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/arakci-a-planiniz-basarisiz-oldu-b-planiniz-da-basarisiz-olacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/arakci-a-planiniz-basarisiz-oldu-b-planiniz-da-basarisiz-olacak</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump&#039;a, ülkesine düzenlediği saldırılardaki A planının başarısız olduğunu ve B planının da başarısız olacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/a-r-a-k-c-i-a-p-l-a-n-i-n-i-z-b-a-s-a-r-i-s-i-z-o-l-d-u-b-p-l-a-1198018-356269.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Arakçi:, planınız, başarısız, oldu, planınız, başarısız, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump'a seslendi. Arakçi, “Sayın Başkan, temiz ve hızlı bir askeri zafer için hazırlanan A planı başarısız oldu. B planınız ise daha da büyük bir başarısızlık olacaktır. Gerçek şu ki: 'Amerika Sonuncu' komplosunun müzakerelerde kaydettiğimiz 'önemli ilerlemeyi' engellemesiyle benzersiz bir anlaşma şansı yok oldu” ifadelerini kullandı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den Irak&amp;apos;taki vatandaşlarına &amp;quot;ülkeyi terk edin&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdden-iraktaki-vatandaslarina-ulkeyi-terk-edin-cagrisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdden-iraktaki-vatandaslarina-ulkeyi-terk-edin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Bağdat Büyükelçiliği, Irak&#039;taki Amerikan vatandaşlarına ülkeden mümkün olan en kısa sürede ayrılmaları çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-3de114610d7607998d8703e0797fa108.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, Iraktaki, vatandaşlarına, ülkeyi, terk, edin, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Bağdat Büyükelçiliğinden yayımlanan güvenlik uyarısında, Irak'taki Amerikan vatandaşlarına ülkeden mümkün olan en kısa sürede ayrılmaları çağrısı yapıldı. Açıklamada, ABD hükümetinin Orta Doğu’dan Amerikalıların tahliyesine yardımcı olacak tüm seçenekleri değerlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Irak'tan şu anda ticari uçuşların yapılmadığı, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Türkiye'ye kara yolu üzerinden çıkışın mümkün olduğu bildirilerek, çoğu sınır kapısının açık olduğu ancak bu kapıların önceden haber verilmeden kapanabileceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p>ABD vatandaşlarına güvenli olduğunu düşündükleri takdirde kara yolu üzerinden ülkeden ayrılmayı ciddi şekilde değerlendirmeleri tavsiye edildi.</p>

<p>Uyarıda ayrıca, Irak'ta kalmayı tercih eden Amerikalıların uzun süre güvenli bir yerde kalmaya hazır olmaları ve gıda, su, ilaç gibi temel ihtiyaçlarını stoklamaları gerektiği belirtildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca Irak hava sahasında roket, insansız hava aracı (İHA) ve havan saldırısı riskinin sürdüğü vurgulanırken, İran ve ona bağlı milis grupların Amerikan vatandaşları ve çıkarları için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Iraklı yetkililerin Bağdat'taki Yeşil Bölge'yi büyük ölçüde kapattığı belirtilirken, mevcut güvenlik önlemleri nedeniyle ABD vatandaşlarına Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği veya Erbil'deki Başkonsolosluğa gitmemeleri çağrısı yapıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Katar&amp;apos;dan İran&amp;apos;ın Türkiye ve Azerbaycan&amp;apos;a yönelik saldırılarına kınama</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/katardan-iranin-turkiye-ve-azerbaycana-yoenelik-saldirilarina-kinama</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/katardan-iranin-turkiye-ve-azerbaycana-yoenelik-saldirilarina-kinama</guid>
<description><![CDATA[ Katar, İran&#039;ın Türkiye&#039;ye balistik füze ve Azerbaycan&#039;daki Nahçıvan Havalimanı&#039;na insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırı girişimlerini kınayarak, Ankara ve Bakü ile tam dayanışma içinde olduğunu duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/k-a-t-a-r-d-a-n-i-r-a-n-i-n-t-u-r-k-i-y-e-v-e-a-z-e-r-b-a-y-c-a-n-1197803-356184.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Katardan, İranın, Türkiye, Azerbaycana, yönelik, saldırılarına, kınama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İran'ın Türkiye’yi balistik bir füzeyle ve Azerbaycan'daki bir havalimanını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alma girişimlerinin şiddetle kınandığı bildirildi. Söz konusu olayların tehlikeli bir tırmanış ve devlet egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirildiği açıklamada, bu durumun bölgesel güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı. Bakanlık, saldırıların İran'ın bir dizi pervasız eyleminin parçası olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin sürekli yeni cepheler açmasının ve komşu ülkelerle gerilimi tırmandırmasının bölgenin istikrarı için ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, İran'a bölgesel güvenliği baltalayan sorumsuz politikalarına derhal son vermesi, bölge halklarının çıkarlarına öncelik vermesi, iyi komşuluk ilkeleri ile uluslararası hukuka uyması çağrısında bulunuldu. Ayrıca Katar'ın, Türkiye ve Azerbaycan ile tam dayanışma içinde olduğu; her iki ülkenin egemenliklerini, güvenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak için aldıkları tüm tedbirleri desteklediği yinelendi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Eğer biz ilk adımı atmasaydık, İran İsrail&amp;apos;e saldıracaktı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-eger-biz-ilk-adimi-atmasaydik-iran-israile-saldiracakti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-eger-biz-ilk-adimi-atmasaydik-iran-israile-saldiracakti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik ilk saldırıyı gerçekleştirmeleriyle ilgili, “Eğer biz ilk adımı atmasaydık, onlar İsrail&#039;e aynı şeyi yapacaklardı” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/t-r-u-m-p-e-g-e-r-b-i-z-i-l-k-a-d-i-m-i-a-t-m-a-s-a-y-d-i-k-i-r-1196529-355791.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Eğer, biz, ilk, adımı, atmasaydık, İran, İsraile, saldıracaktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği yuvarlak masa toplantısında İran gündemini değerlendirdi. İran'ın uzun yıllardır bölgede istikrarsızlığa sebep olduğunu öne süren Trump, “İran rejimi Amerikan çıkarlarına aykırı bir yapı” ifadesini kullandı.</p>

<p>Trump, İran’dan bir saldırı olmaksızın kendilerinin bu ülkeye saldırmalarına ilişkin, “Eğer biz ilk adımı atmasaydık, onlar İsrail'e aynı şeyi yapacaklardı ve mümkün olsaydı bize de aynı şeyi yaparlardı. İran'a karşı bu saldırıları gerçekleştirmeseydik, rejim iki hafta içinde nükleer silah elde ederdi. İran'a karşı savaşta çok iyi gidiyoruz. İran liderliği hızla dağıldı. İran rejimi komşularına saldırıyor. İranlılar yakın zamana kadar müttefikleri olan ülkelere saldırıyorlar. İran'la savaşta kötü şeyler oluyor ancak biz ilerlemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu anda çok güçlü bir konumda olduklarını belirten Trump, “Haziran ayında iki hafta içinde saldırı yapmasaydık, nükleer silaha sahip olacaklardı. Eğer B-2 saldırılarını yapmasaydık, nükleer silaha sahip olacaklardı” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pezeşkiyan: İran, savaşı başlatmadı ve sürdürmeyi de istemiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pezeskiyan-iran-savasi-baslatmadi-ve-surdurmeyi-de-istemiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pezeskiyan-iran-savasi-baslatmadi-ve-surdurmeyi-de-istemiyor</guid>
<description><![CDATA[ İRAN Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin savaşı başlatmadığını ve sürdürmeye de istekli olmadığını kaydetti.
                                

İran basınında yer alan haberlere göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi telefonda görüştü. Görüşmede, bölgede artan askeri hareketlilik ve son gelişmelerin ele alındığı bildirildi.

Ülkesinin bölgedeki çatışmalara yönelik tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, askeri adımlarına dair, “İran, savaşı başlatmamıştır ve sürdürmek istememektedir. Ancak meşru savunma hakkı çerçevesinde, saldırının kaynağı olan bölgedeki ABD üsleri hedef alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Görüşmede Modi&#039;nin ise bölgede tırmanan gerilimden duyduğu endişeyi dile getirdiği aktarıldı. Modi&#039;nin, krizin daha da büyümemesi adına sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirterek taraflara diyalog çağrısında bulunduğu kaydedildi.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/p-e-z-e-s-k-i-y-a-n-i-r-a-n-s-a-v-a-s-i-b-a-s-l-a-t-m-a-d-i-v-e-s-1210979-360118.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pezeşkiyan:, İran, savaşı, başlatmadı, sürdürmeyi, istemiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İRAN Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin savaşı başlatmadığını ve sürdürmeye de istekli olmadığını kaydetti.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran basınında yer alan haberlere göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi telefonda görüştü. Görüşmede, bölgede artan askeri hareketlilik ve son gelişmelerin ele alındığı bildirildi.</p>

<p>Ülkesinin bölgedeki çatışmalara yönelik tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, askeri adımlarına dair, “İran, savaşı başlatmamıştır ve sürdürmek istememektedir. Ancak meşru savunma hakkı çerçevesinde, saldırının kaynağı olan bölgedeki ABD üsleri hedef alınmıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Görüşmede Modi'nin ise bölgede tırmanan gerilimden duyduğu endişeyi dile getirdiği aktarıldı. Modi'nin, krizin daha da büyümemesi adına sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirterek taraflara diyalog çağrısında bulunduğu kaydedildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran Büyükelçisi Habibollahzadeh: Türkiye&amp;apos;ye atılan füzeler bizler için de soru işaretidir</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iran-buyukelcisi-habibollahzadeh-turkiyeye-atilan-fuzeler-bizler-icin-de-soru-isaretidir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iran-buyukelcisi-habibollahzadeh-turkiyeye-atilan-fuzeler-bizler-icin-de-soru-isaretidir</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh, İran’dan Türkiye’ye ateşlenen ve imha edilen balistik füzelere ilişkin &quot;Biz bir teknik ekibin oluşması ve bu ekibin, konuyu daha yakından incelemesi önerisini verdik. Çünkü bizler için de soru işaretidir, nasıl böyle bir şey olabilir? Bizim kanaatimizce 3&#039;üncü unsurlar tarafından bunlar yapılabilir&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/i-r-a-n-b-u-y-u-k-e-l-c-i-s-i-h-a-b-i-b-o-l-l-a-h-z-a-d-e-h-t-u-r-k-i-y-1210423-359979.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran, Büyükelçisi, Habibollahzadeh:, Türkiyeye, atılan, füzeler, bizler, için, soru, işaretidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İran Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh, ABD ve İsrail'in ülkesine yönelik saldırılarına ilişkin, müzakere masasının ABD tarafından terkedilmesi ile savaşın başladığını ve meşru müdafaa haklarının saklı olduğunu belirtti. Büyükelçi Habibollahzadeh, "Biz vahit ve kardeşçe yaşanan bir coğrafyadaydık. Son dönemde yaşanan bu sorunlar, İsrail tarafından bölgede yaratılan tuzaklardan oluşmaktadır. Ve umarız yakın bir zamanda da bölgemiz yine de istikrarı bulur. Yine de bizim söylemimiz aslında sulh, barış ve istikrardır. Geçtiğimiz günlerde de bizim cumhurbaşkanımız, bölge ülkeleri, başta Türkiye olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev, Pakistan Başbakanı, Umman Kralı ve Irak Cumhurbaşkanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Ve bu şekilde de komşu ülkelerimizle koordinasyon sağlanmıştır. Ve söylediğimiz gibi yakın bir zamanda da sulh, istikrar ve barış bölgede olmasını temenni etmekteyiz" dedi.</p>

<p><strong>'BİZ MEŞRU BİR MÜDAFAA HALİNDEYİZ'</strong></p>

<p>Büyükelçi, eşit olmayan bir savaşla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Biz kimseye saldırmadık. Onlar bize saldırdılar, hücum ettiler. Bir müzakere halinde ve gerçekten ve sadık bir müzakere içerisinde, bize saldırmış oldular ve müzakereye ihanet etmiş oldular. Nükleer müzakereler teknik aşamaya ulaşmışken saldırılar başladı. Onlar bize saldırdı ve diplomasiye ihanet etmiş oldular. Bu müzakereler başta Türkiye olmak üzere zaten bölge ülkeleri tarafından tavsiye edildi ve onların tavsiyesi doğrultusunda biz müzakereye katılmış olduk. Hatta en son yapılan müzakerelerin de ana başlangıcı zaten İstanbul'da atılmıştı. Ancak Amerika, bu müzakerelere ihanet etmiş oldu ve diplomasi masasını tamamen devirdi. Şu anda da biz meşru bir müdafaa halindeyiz. Kendi ülkemizi müdafaa ediyoruz. Şu an sizinle konuştuğum anda bile ülkem saldırılara maruz kalıyor ve bu saldırılar çeşitli çapta yapılmaktadır. Hastaneler, altyapılar, belediyeler, bankalar, birçok sivil halkımız da burada hayatını kaybetme ve şehadete ermektedir, şehit düşmektedir. Kendimizi müdafaa etmekten başka bir şey yapmıyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE'NİN MİLLİ EGEMENLİĞİNE SAYGI DUYUYORUZ'</strong></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükelçi Habibollahzadeh, Türkiye'ye ateşlenen füzelerle ilgili de "Bizler, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin bu konuda çaba ve yardımlarına inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan’ın bu konudaki gayretlerine teşekkür ediyoruz ve inanıyoruz ki; bu çaba ve gayretlerin hepsi sadık ve hayırlı hareketlerdir. Bizler Türkiye’nin milli egemenliğine saygı duyuyoruz. Konuyla ilgili olarak, Silahlı Kuvvetlerimiz, Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığımız bir bildiri yayınlayarak, bunu dile getirmiş ve herhangi bir füze ya da mühimmatın atıldığını yalanlamıştır. Bizim, bu durumu çözmek ve anlaşmazlıkları gidermek için önerimiz olmuştur. Bir teknik ekibin oluşması ve bu ekibin konuyu daha yakından incelemesi önerisini verdik. Çünkü bizler için de soru işaretidir, nasıl böyle bir şey olabilir? Bizim kanaatimizce 3'üncü unsurlar tarafından bunlar yapılabilir ki; bu 3'üncü unsurların gayretleri iki ülke arasındaki dostça ve kardeşçe münasebetlere zarar getirmektir. Bizler bu öneride bulunduk ancak pratiğe geçirilmesi için hala bekliyoruz" dedi. </p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: İşi bitirene kadar ayrılmayacağız</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-isi-bitirene-kadar-ayrilmayacagiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-isi-bitirene-kadar-ayrilmayacagiz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik operasyonlarda Amerikan ordusunun Tahran’ın askeri kapasitesini büyük ölçüde yok ettiğini belirterek, “İşi bitirene kadar ayrılmayacağız” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/t-r-u-m-p-i-s-i-b-i-t-i-r-e-n-e-k-a-d-a-r-a-y-r-i-l-m-a-y-a-c-a-g-i-z-1208139-359290.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, İşi, bitirene, kadar, ayrılmayacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Kentucky eyaletine yaptığı ziyaret kapsamındaki mitingde, İran ile ilgili son duruma ilişkin açıklamada bulundu. İran'ın 47 yıldır Amerikalıları öldürdüğünü ve bu ‘askeri adımı’ çok önce atmaları gerektiğini öne süren Trump, “Bu işi bitirene kadar buradan ayrılmayacağız ve bu çok hızlı olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump, Amerikan ordusunun daha ilk günlerde İran'a düzenlediği saldırılarla Tahran'ın askeri kapasitesini çok büyük ölçüde yok ettiklerini bildirdi. Trump, “İşi doğru düzgün bitirmeliyiz. 2 yılda bir geri dönmek istemiyoruz. 58 gemilerini yok ettik. Donanmalarını yok ettik. Mayın döşeyicileri vardı onları da yok ettik” diye konuştu.</p>

<p>İran'ın güçlü bir orduya sahip olduğunu vurgulayan Trump, Amerikan ordusunun ise Tahran'ın beklemediği kadar sert saldırılar düzenlediğini belirtti.</p>

<p>Trump, İran ile ‘savaş’ nedeniyle yükselen benzin fiyatlarının kısa sürede düşeceğini, bu konuda halkın kendisine güvenmesi gerektiğini de kaydetti.</p>

<p>ABD Başkanı Trump, Kentucky'de düzenlediği seçim mitinginde 4 Mart'ta Sri Lanka'nın Galle kenti açıklarında ‘imdat’ çağrısı yapan İran Donanması'na ait ‘IRIS Dena’ gemisinin torpidoyla vurulduğu saldırıya ilişkin de konuştu. 104 mürettebatın hayatını kaybettiği operasyonda geminin batırılması kararını sorguladığını ve bu konuyu yetkililerle konuştuğunu aktaran Trump, "Onlara 'neden yakalayıp da donanmamızda kullanmadık?' diye sordum" dedi. Generallerin ise bu kişilerin ABD donanmasında görev yapmaya uygun olmadığını söylediğini dile getiren Trump, "'Neden onları vurmak zorundayız?' dedim. Generallerimden biri de 'Efendim, bu daha eğlenceli' diye yanıt verdi" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta petrol limanları ulaşıma kapatıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/irakta-petrol-limanlari-ulasima-kapatildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/irakta-petrol-limanlari-ulasima-kapatildi</guid>
<description><![CDATA[ IRAK&#039;ın Basra Körfezi açıklarında iki petrol tankerine yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından, ülkedeki petrol limanlarında faaliyetlerin durdurulduğu bildirildi.
                                

Irak Limanlar Genel Müdürü Farhan Fartusi tarafından yapılan açıklamada, Basra Körfezi&#039;nde seyreden iki petrol tankerine yönelik saldırı düzenlendiği ve patlama meydana geldiği belirtildi. Patlamanın ardından çıkan yangına müdahale edildiği, güvenlik tedbirleri kapsamında bölgedeki petrol limanlarında operasyonların tamamen askıya alındığı kaydedildi.

Arama kurtarma çalışmalarında 1 kişinin yaşamını yitirdiği belirlenirken, sağ kurtarılanlarla birlikte toplam 38 mürettebatın bölgeden tahliye edildiği aktarıldı. Kayıp olduğu değerlendirilen diğer mürettebat üyeleri için bölgede çalışmaların devam ettiği ifade edildi.

Irak Güvenlik Medya Ağı tarafından ‘korkakça bir sabotaj’ olarak nitelendirilen olayın ülkenin egemenliğini ihlal ettiği ve gerekli hukuki adımların atılacağı vurgulandı. Saldırıya uğrayan tankerlerden birinin Malta, diğerinin Marshall Adaları bayraklı olduğu bilgisi paylaşılırken, petrol limanlarındaki tüm sevkiyat işlemleri durdurulmasına rağmen ticari limanların olağan faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/i-r-a-k-t-a-p-e-t-r-o-l-l-i-m-a-n-l-a-r-i-u-l-a-s-i-m-a-k-a-p-a-t-i-l-1208331-359342.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, petrol, limanları, ulaşıma, kapatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>IRAK'ın Basra Körfezi açıklarında iki petrol tankerine yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından, ülkedeki petrol limanlarında faaliyetlerin durdurulduğu bildirildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak Limanlar Genel Müdürü Farhan Fartusi tarafından yapılan açıklamada, Basra Körfezi'nde seyreden iki petrol tankerine yönelik saldırı düzenlendiği ve patlama meydana geldiği belirtildi. Patlamanın ardından çıkan yangına müdahale edildiği, güvenlik tedbirleri kapsamında bölgedeki petrol limanlarında operasyonların tamamen askıya alındığı kaydedildi.</p>

<p>Arama kurtarma çalışmalarında 1 kişinin yaşamını yitirdiği belirlenirken, sağ kurtarılanlarla birlikte toplam 38 mürettebatın bölgeden tahliye edildiği aktarıldı. Kayıp olduğu değerlendirilen diğer mürettebat üyeleri için bölgede çalışmaların devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Irak Güvenlik Medya Ağı tarafından ‘korkakça bir sabotaj’ olarak nitelendirilen olayın ülkenin egemenliğini ihlal ettiği ve gerekli hukuki adımların atılacağı vurgulandı. Saldırıya uğrayan tankerlerden birinin Malta, diğerinin Marshall Adaları bayraklı olduğu bilgisi paylaşılırken, petrol limanlarındaki tüm sevkiyat işlemleri durdurulmasına rağmen ticari limanların olağan faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran: ABD ve saldırının ortaklarına Hürmüz Boğazı&amp;apos;ndan geçme hakkı tanınmayacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iran-abd-ve-saldirinin-ortaklarina-hurmuz-bogazindan-gecme-hakki-taninmayacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iran-abd-ve-saldirinin-ortaklarina-hurmuz-bogazindan-gecme-hakki-taninmayacak</guid>
<description><![CDATA[ İRAN Silahlı Kuvvetleri, ABD ile ortaklarına Hürmüz Boğazı&#039;ndan geçme hakkı tanımayacaklarını bildirdi.
                                

İran Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı savaşı yürüten birim Hatemu&#039;l Enbiya Karargahı’ndan yapılan açıklamada, “Hiç şüphe veya ihmal olmaksızın, Hürmüz Boğazı, Devrim Muhafızları&#039;nın cesur deniz kuvvetlerinin akıllıca yönetimi altındadır. Amerikan saldırganlarının ve ortaklarının buradan geçme hakkı yoktur” ifadeleri kullanıldı.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/i-r-a-n-a-b-d-v-e-s-a-l-d-i-r-i-n-i-n-o-r-t-a-k-l-a-r-i-n-a-h-u-r-m-1208323-359340.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran:, ABD, saldırının, ortaklarına, Hürmüz, Boğazından, geçme, hakkı, tanınmayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İRAN Silahlı Kuvvetleri, ABD ile ortaklarına Hürmüz Boğazı'ndan geçme hakkı tanımayacaklarını bildirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı savaşı yürüten birim Hatemu'l Enbiya Karargahı’ndan yapılan açıklamada, “Hiç şüphe veya ihmal olmaksızın, Hürmüz Boğazı, Devrim Muhafızları'nın cesur deniz kuvvetlerinin akıllıca yönetimi altındadır. Amerikan saldırganlarının ve ortaklarının buradan geçme hakkı yoktur” ifadeleri kullanıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump, İran&amp;apos;da hedef alınacak &amp;quot;neredeyse hiçbir şey kalmadığını&amp;quot; söyledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-iranda-hedef-alinacak-neredeyse-hicbir-sey-kalmadigini-soeyledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-iranda-hedef-alinacak-neredeyse-hicbir-sey-kalmadigini-soeyledi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran&#039;da hedef alınacak &quot;neredeyse hiçbir şey kalmadığını&quot; belirterek, &quot;İran&#039;da küçük şeyler kaldı. Ne zaman bitmesini istersem o zaman bitecek.&quot; değerlendirmesini yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-af32ed2be6c156aaaa5427c49e5e1b75.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump, İranda, hedef, alınacak, neredeyse, hiçbir, şey, kalmadığını, söyledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, Amerikan Axios haber platformuna telefonla verdiği kısa mülakatta İran'a ilişkin gündemi değerlendirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, İran'la savaşın yakında sona erebileceğini kaydederek, "İran'da küçük şeyler kaldı. Ne zaman bitmesini istersem o zaman bitecek." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şu ana dek planlarının önünde gittiklerini ve "çok iyi" bir iş çıkardıklarını savunan Trump, ilk dönemde bile İran'a "mümkün olduğunu düşündüklerinden daha fazla hasar verdiklerini" belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı, "Orta Doğu'nun geri kalanını da hedefliyorlardı. 47 yıldır neden oldukları ölüm ve yıkımın bedelini ödüyorlar. Bu bir intikam, bundan kolay kurtulamayacaklar." değerlendirmesini yaptı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Genel Sekreteri Guterres, ramazan ayı dayanışma ziyareti kapsamında Ankara&amp;apos;ya gelecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-ramazan-ayi-dayanisma-ziyareti-kapsaminda-ankaraya-gelecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-ramazan-ayi-dayanisma-ziyareti-kapsaminda-ankaraya-gelecek</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres&#039;in, ramazan ayı vesilesiyle dayanışma kapsamında Ankara&#039;ya bir ziyaret gerçekleştireceği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan&#039;la da görüşeceği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-cb254a602b7b412b2bac011f3d9a2bd3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Genel, Sekreteri, Guterres, ramazan, ayı, dayanışma, ziyareti, kapsamında, Ankaraya, gelecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York'taki BM Genel Merkezi'nde yapılan günlük basın toplantısında gazetecilere bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dujarric, "Bildiğiniz gibi Genel Sekreter, her yıl ramazan ayı dayanışma ziyareti gerçekleştirir. Bu yıl BM Mülteciler Yüksek Komiseri ve ardından Genel Sekreter olarak görev yaptığı süre boyunca Türk halkının olağanüstü cömertliğine saygı göstermek amacıyla Türkiye'ye, başkent Ankara'ya gidecek." dedi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin şiddet ve zulümden kaçmak zorunda kalan milyonlarca insana kapılarını açtığını aktaran Dujarric, Genel Sekreter'in ziyareti sırasında Türkiye'deki mültecileri desteklemek için çalışan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geleceğini belirtti.</p>

<p>Dujarric, "Çünkü Türkiye yaklaşık 2,5 milyon mülteci ve sığınmacıya ev sahipliği yaparak dünyanın en büyük mülteci nüfuslarından birini barındırıyor, bunların arasında 2,3 milyondan fazla Suriyeli bulunuyor." diye konuştu.</p>

<p>Guterres'in, Türkiye'de dünya genelindeki BM personeli adına "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü"nü kabul edeceği bilgisini paylaşan Dujarric, bu ödülün "dünyanın dört bir yanında büyük acıların yaşandığı bir döneme" denk geldiğini vurguladı.</p>

<p>Dujarric, BM Genel Sekreteri Guterres'in bu akşam Türkiye'ye gitmek üzere yola çıkacağını, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüşmeler yapacağını kaydetti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Savunma Bakanı Hegseth: Bugün yine İran içindeki en yoğun saldırı günümüz olacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-savunma-bakani-hegseth-bugun-yine-iran-icindeki-en-yogun-saldiri-gunumuz-olacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-savunma-bakani-hegseth-bugun-yine-iran-icindeki-en-yogun-saldiri-gunumuz-olacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD ve İsrail&#039;in İran&#039;a yönelik saldırılarına ilişkin &quot;Bugün yine İran içindeki en yoğun saldırı günümüz olacak.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-a057639ae5800cdb33e5f281e9e0f3d9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Savunma, Bakanı, Hegseth:, Bugün, yine, İran, içindeki, yoğun, saldırı, günümüz, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Savunma Bakanı Hegseth, ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını değerlendirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Komşularının ve Körfez'deki eski müttefiklerinin İran'ı yalnız bıraktığını savunan Hegseth, "Hizbullah, Husiler ve Hamas ya parçalanmış, etkisiz hale gelmiş ya da kenara itilmiş durumda. İran yalnız kalmış durumda." diye konuştu.</p>

<p>İran'a karşı en yüksek sayıda savaş ve bombardıman uçağının kullanılacağını söyleyen Hegseth, "Bugün yine İran içindeki en yoğun saldırı günümüz olacak. İstihbarat her zamankinden daha iyi." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"İsrail bu çabada gerçekten güçlü bir ortak oldu"</h3>

<p>İran'ın "füze kapasitelerinin yüzde 90, insansız hava aracı (İHA) kapasitelerinin de yüzde 83 zayıflatıldığına" yönelik açıklamaları anımsatılan Hegseth, buna dair "güçlü deliller" olduğunu öne sürdü.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün yaptığı telefonda görüşmesinin sorulması üzerine Hegseth, Trump'ın diğer dünya liderleriyle güçlü ilişkileri sürdürdüğünü, bunun da kendilerine birçok dinamik açıdan fırsat ve seçenek yarattığını dile getirdi.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in, Trump'ın "Nükleer silah peşinde koşmayın" sözlerine kulak asması gerektiğini savunarak Hamaney'in yaralandığına dair iddialara da yorum yapamayacağını belirtti.</p>

<p>Çatışmalarda gelinen noktayı değerlendirmesi istenen Hegseth, "Bulunduğumuz konum oldukça güçlü. Bu, Başkan'a ABD için en geniş seçenekleri sunuyor. Ve baştan beri bu kürsüden sürenin ne kadar olacağını belirtmedik, irademiz sonsuz." dedi.</p>

<p>Hegseth, İsrail'in ABD'nin desteğinden faydalanıyor olabileceğinden endişe duyanlara vermek istediği mesaj sorulduğunda, "Sadece şunu söylemek isterim ki İsrail, bu çabada gerçekten güçlü bir ortak oldu, farklı hedefleri olsa da onları izlediler. Sonuçta, biz kendi hedeflerimize odaklanmayı sürdürdük." yanıtını verdi.</p>

<h3>"Sonuç, ABD'nin çıkarlarına uygun olacak"</h3>

<p>Bazı medya organlarında yer alan "savaşın genişlediği" yönündeki değerlendirmelere katılmadığını da ifade eden Hegseth, mevcut durumun aslında sınırlı kaldığını ve giderek daha fazla ülkenin İran'ın nükleer hedefleri ve bölgesel politikaları karşısında ABD ile aynı çizgide hareket ettiğini savundu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın konuyu "çok ciddiye aldığını" vurgulayan Hegseth, enerji güvenliğini sağlamak amacıyla ülkenin enerji ortaklarıyla koordinasyon halinde çalıştıklarını aktardı.</p>

<p>ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonu bitirdikten sonra nasıl bir rol oynayacağı sorusuna ise Hegseth, "Sonuç, ABD'nin çıkarlarına uygun olacak. Halkımızı hedef alabilecek füzelerin nükleer şantaj senaryosu altına yaşamayacağız." yanıtını verdi.</p>

<h3>"Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sürdürmek için İran Donanmasını hedef almaya devam ediyoruz"</h3>

<p>ABD Genelkurmay Başkanı General Caine de ülkesinin üç ana askeri hedefinin olduğunu söyleyerek, ABD ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik saldırıları önlemek için İran'ın balistik füzelerini ve insansız hava araçlarını imha etmeye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Komuta ve kontrol merkezlerinin hedef alınacağı değerlendirmesinde bulunan Caine, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sürdürmek için İran Donanmasını hedef almaya devam ediyoruz." dedi.</p>

<p>Caine, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM), şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduğu bilgisini paylaşarak, bu kapsamda tek yönlü insansız hava aracı fabrikalarının da hedef alındığını sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in Lübnan&amp;apos;a düzenlediği saldırılarda ölü sayısı 486&amp;apos;ya yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-lubnana-duzenledigi-saldirilarda-oelu-sayisi-486ya-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-lubnana-duzenledigi-saldirilarda-oelu-sayisi-486ya-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail&#039;in 2 Mart&#039;tan bu yana Lübnan&#039;a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92 artarak 486&#039;e, yaralı sayısının ise 1313&#039;e yükseldiğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-c03cc8a4d15c70f5231cbe88bc07ed81.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, Lübnana, düzenlediği, saldırılarda, ölü, sayısı, 486ya, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı yoğun saldırılarını sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 486'ya, yaralı sayısının ise 1313'e çıktığı belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, daha önceki açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 394'e, yaralı sayısının ise 1130'a yükseldiğini bildirmişti.</p>

<p><strong>DSÖ: LÜBNAN'DA 28 ŞUBAT'TAN BU YANA 9 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsrail'in saldırıları altındaki Lübnan'da 28 Şubat'tan bu yana 9 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini ve 16'sının ise yaralandığını bildirdi. Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Orta Doğu'daki tırmanan çatışmanın ve bunun halk sağlığı üzerindeki etkisinin büyük endişe kaynağı olduğunu belirtti.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'daki petrol tesislerindeki hasarın, gıda, su ve havayı kirletme riski taşıdığını kaydeden Ghebreyesus, bu tehlikelerin özellikle çocuklar, yaşlılar ve önceden mevcut sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğine işaret etti. Ghebreyesus, İran'ın bazı bölgelerinde petrol yüklü yağmur yağdığına değindi.</p>

<p>"Lübnan'da 28 Şubat'tan bu yana 9 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 16'sı yaralandı. Ayrıca (İsrail tarafından) tahliye emirleri nedeniyle 43 sağlık ocağı ve 5 hastane kapatıldı." ifadelerini kullanan Ghebreyesus, DSÖ'nün, İran, Lübnan, Irak ve etkilenen tüm ülkelerdeki durumu yakından takip ettiğini ve yerel makamları desteklediğini aktardı.</p>

<p>Ghebreyesus, "Tüm tarafları, insanların sağlığına yönelik riskleri, sağlık tesisleri ve çalışanları üzerindeki etkileri ve çatışmanın bölge genelinde daha da yayılmasını önlemek için gerilimi azaltmaya çağırıyorum. Barış her zaman en iyi ilaçtır." görüşünü paylaştı.</p>

<p><strong>İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI</strong></p>

<p>İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti. Ardından, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;ın yeni lideri seçildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iranin-yeni-lideri-secildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iranin-yeni-lideri-secildi</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;da Uzmanlar Meclisi, ABD-İsrail&#039;in 28 Şubat&#039;taki hava saldırısında öldürülen Ayetullah Ali Hamaney&#039;den sonra liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney&#039;in ‘ezici oy çoğunluğuyla’ seçildiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/mucteba-hamaney-reu-2444735.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İranın, yeni, lideri, seçildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İran'da yeni liderin seçiminden sorumlu Uzmanlar Meclisi, yaptığı yazılı açıklamada, “Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney’i Uzmanlar Meclisi üyelerinin ezici oy çoğunluğuyla İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü lideri olarak belirleyip ilan ettiğini duyurur” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU VE İRAN ORDUSU’NDAN AÇIKLAMA</strong></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran basını, Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamaları yayımladı. Ayrı ayrı yapılan açıklamalarda, İran Silahlı Kuvvetleri’nin yeni liderin komutası altında, ülkeyi düşmanlara karşı korumaya devam edecekleri belirtildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Malezya&amp;apos;nın 12 yıldır kayıp olan uçağını Hint Okyanusu&amp;apos;nda arama çalışmaları sonuç vermedi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/malezyanin-12-yildir-kayip-olan-ucagini-hint-okyanusunda-arama-calismalari-sonuc-vermedi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/malezyanin-12-yildir-kayip-olan-ucagini-hint-okyanusunda-arama-calismalari-sonuc-vermedi</guid>
<description><![CDATA[ Malezya&#039;nın, 12 yıldır kayıp olan ve içinde 239 kişinin bulunduğu Malezya Havayollarına ait &quot;MH370&quot; sefer sayılı uçak için Hint Okyanusu&#039;nda yeniden başlattığı arama çalışmalarının sonuç vermediği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-b22f3a5816c2913812925d5773336a94.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Malezyanın, yıldır, kayıp, olan, uçağını, Hint, Okyanusunda, arama, çalışmaları, sonuç, vermedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bernama ajansının haberine göre, Malezya Ulaştırma Bakanlığına bağlı Hava Kazası Araştırma Bürosundan, "MH370" sefer sayılı uçağın 2025'te yeniden başlatılan arama çalışmalarına ilişkin açıklama yapıldı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, yıllardır kayıp olan uçağı yeniden arama operasyonunun Hint Okyanusu'nda 25-28 Mart 2025 ve 31 Aralık 2025-23 Ocak 2026 dönemlerinde iki aşamalı yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Okyanus yatağında yaklaşık 7 bin 571 kilometrekarelik bir alanda toplam 28 gün süren arama çalışmalarının bazen olumsuz hava koşulları nedeniyle aksadığı ifade edilen açıklamada, arama faaliyetlerinin uçak enkazının konumunu doğrulayacak herhangi bir sonuç vermediği kaydedildi.</p>

<h3>Kayıp "MH370"</h3>

<p>"MH370" sefer sayılı Malezya Havayolları uçağı, 8 Mart 2014'te Malezya'nın Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'ndan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek için havalanmış, uçakla en son kalkıştan 38 dakika sonra iletişim kurulmuştu.</p>

<p>Planlanan rotadan batıya saparak rotasından çıktığı ordu radarlarına takılan uçağın, Hint Okyanusu'nun güneyine doğru uçtuğu bazı radar kayıtlarına yansımıştı.</p>

<p>Uçağın 227 yolcu ve 12 mürettebatla Güney Hint Okyanusu'nda düştüğü tahmin edilen noktalarda yapılan arama çalışması, "havacılık tarihinin en pahalı arama-kurtarma faaliyeti" olmuştu. Ancak bir kısmı "MH370"e ait olduğu düşünülen uçak parçaları dışında uçağa ait hiçbir iz bulunamamıştı.</p>

<ul>
</ul><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında can kaybı 294&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-saglik-bakanligi-israil-saldirilarinda-can-kaybi-294e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-saglik-bakanligi-israil-saldirilarinda-can-kaybi-294e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail&#039;in 2 Mart&#039;tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 294&#039;e, yaralı sayısının ise 1023&#039;e yükseldiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/l-u-b-n-a-n-s-a-g-l-i-k-b-a-k-a-n-l-i-g-i-i-s-r-a-i-l-s-a-l-d-i-r-i-l-1200269-356966.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Lübnan, Sağlık, Bakanlığı:, İsrail, saldırılarında, can, kaybı, 294e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun ülkeye yönelik sürdürdüğü hava ve deniz saldırılarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2 Mart'tan bu yana ülke genelinde devam eden saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısının 294'e, yaralananların sayısının ise 1023'e ulaştığı duyuruldu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başta başkent Beyrut olmak üzere İsrail’in bölgedeki saldırıları sürerken, yetkililer ölü sayısının daha da artmasından endişe edildiğini aktardı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya hükümeti, İsrail&amp;apos;in Lübnan&amp;apos;a yönelik &amp;quot;büyük çaplı saldırılarını şiddetle&amp;quot; kınadı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-hukumeti-israilin-lubnana-yoenelik-buyuk-capli-saldirilarini-siddetle-kinadi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-hukumeti-israilin-lubnana-yoenelik-buyuk-capli-saldirilarini-siddetle-kinadi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya hükümeti, İsrail&#039;in Lübnan&#039;a yönelik büyük çaplı saldırılarını şiddetle kınayarak, sayıları artmaya devam eden sivil kurbanların ailelerine en derin taziyelerini ve dayanışmasını iletti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-29fb65a882691f633cab9633ee6c75aa.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, hükümeti, İsrailin, Lübnana, yönelik, büyük, çaplı, saldırılarını, şiddetle, kınadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığınca yapılan yazılı açıklamada, İspanya hükümetinin, tüm bölge için hayati önem taşıdığını düşündüğü Lübnan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığını yinelediği belirtildi.</p>

<p>İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya çağrıldığı açıklamada, "Tüm taraflar, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına ve Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasına tam olarak uymalıdır. İspanya, İsrail'i, 1701 sayılı kararın yetkisine uygun olarak Lübnan'da konuşlandırılan İspanyol birliği de dahil olmak üzere barış gücü birliklerine saygı göstermeye çağırıyor." ifadeleri kullanıldı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısının yinelendiği açıklamada, İspanya'nın "Lübnan hükümetinin, ülkesindeki topraklarının tamamında Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek ve bunları ülkenin güneyine etkin bir şekilde yeniden konuşlandırılması için aldığı önlemlere destek verdiği" aktarıldı.</p>

<h3>İsrail'in Lübnan'a saldırıları</h3>

<p>İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.</p>

<p>Ardından, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.</p>

<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren ülkeye düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 217'ye yükseldiğini, 798 kişinin yaralandığını açıklamıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB Komisyonu: İran&amp;apos;ın Körfez&amp;apos;de, Türkiye&amp;apos;de ve Azerbaycan&amp;apos;daki İHA saldırılarını kınıyoruz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-iranin-koerfezde-turkiyede-ve-azerbaycandaki-iha-saldirilarini-kiniyoruz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-iranin-koerfezde-turkiyede-ve-azerbaycandaki-iha-saldirilarini-kiniyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar Al Anouni, &quot;İran&#039;ın Körfez&#039;de, Türkiye&#039;de ve Azerbaycan&#039;da gerçekleşen ayrım gözetmeyen saldırılarını kınıyoruz.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-c939a687baf976ff6143480cf952cb23.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Komisyonu:, İranın, Körfezde, Türkiyede, Azerbaycandaki, İHA, saldırılarını, kınıyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar Al Anouni, günlük basın toplantısında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yaptı.</p>

<p>Al Anouni, "İran'ın Körfez'de, Türkiye'de ve Azerbaycan'da gerçekleşen ayrım gözetmeyen saldırılarını kınıyoruz." dedi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Azerbaycan'da İHA'larla düzenlenen saldırıların kesinlikle kabul edilemez olduğunu vurgulayan Al Anouni, "Bunlar İran tarafından daha da tırmandırılan bir duruma işaret ediyor ve savaşın Orta Doğu'nun ötesine yayılma olasılığını artırıyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>El Anouni ayrıca, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile temasa geçerek AB'nin Azerbaycan hükümeti ve halkıyla tam dayanışmasını ifade ettiğini aktardı.</p>

<h3>Nahçıvan'a İHA saldırısı</h3>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, dün Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne İran topraklarından İHA'larla saldırılar düzenlendiğini duyurmuştu.</p>

<p>İHA'lardan biri Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki uluslararası havalimanına, diğeri ise Şekerabad köyündeki okul binasının yakınına düşmüştü. Saldırılarda havalimanı binası zarar görmüş ve 4 sivil yaralanmıştı.</p>

<p>İran'ın Bakü Büyükelçisi Mücteba Dermiçilu, Dışişleri Bakanlığına çağrılmış ve protesto notası verilmişti.</p>

<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, saldırıları "terör eylemi" olarak nitelendirmiş ve misilleme eylemleri hazırlayıp uygulamaları için orduya talimat vermişti.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, saldırıyla "bağlantılarının olmadığını, ülkesini suçlamak için İsrail tarafından yapıldığını" iddia etmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu, bağımsız savunma sanayi için ek 110 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/netanyahu-bagimsiz-savunma-sanayi-icin-ek-110-milyar-dolarlik-yatirim-yapacaklarini-acikladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/netanyahu-bagimsiz-savunma-sanayi-icin-ek-110-milyar-dolarlik-yatirim-yapacaklarini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bağımsız bir savunma sanayi kurabilmek için gelecek 10 yılda kullanılmak üzere ek 350 milyar İsrail şekeli (yaklaşık 110 milyar dolar) bütçe ayırdıklarını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/12/thumbs-b-c-288684f7e0cddd82444bf01fe00dfeac.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu, bağımsız, savunma, sanayi, için, 110, milyar, dolarlık, yatırım, yapacaklarını, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Üst düzey güvenlik ve dışişleri yetkilileriyle, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet (Şabak) merkezinde bir araya gelen Netanyahu, İsrail'i güçlü, gelişmiş ve mümkün olduğunca bağımsız bir ülke haline getirmek istediklerini belirtti. Netanyahu, tamamen bağımsız olmanın zorluğuna işaret ederek "Bazı hava platformları dahil silahlarımızın İsrail'de üretilmesi için gayret edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail'in müttefiklerine olan bağımlılığını düşürmek istediklerini söyleyen Netanyahu, bunun için gelecek 10 yılda yaklaşık 110 milyar dolarlık ek yatırım yapacaklarını kaydetti. Netanyahu, savunma sanayi alanında bağımsızlaşmanın ittifaklar kurmalarına ve baskılara karşı koymalarına yardımcı olacağını ileri sürdü.</p>

<p>İsrail'in savunma sanayi alanındaki en önemli müttefikinin ve tedarikçisinin ABD olduğu biliniyor.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail Savunma Bakanlığı, 19 Kasım'da yaptığı açıklamada, ülkeye Ekim 2023'ten bu yana toplam 1000 uçak ve yaklaşık 150 deniz aracı ile 120 bin tonun üzerinde askeri teçhizat, mühimmat, silah sistemi ve koruyucu ekipman nakledildiğini bildirmişti.</p>

<p>İsrail'e askeri malzemelerin hangi ülkelerden nakledildiği belirtilmezken nakliye operasyonlarına İsrail Savunma Bakanlığının ABD ve Berlin Misyonları'nın katıldığı kaydedilmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kazakistan, 1 yıl önce düşen Azerbaycan uçağına ilişkin soruşturmanın ara raporunu yayımladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kazakistan-1-yil-oence-dusen-azerbaycan-ucagina-iliskin-sorusturmanin-ara-raporunu-yayimladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kazakistan-1-yil-oence-dusen-azerbaycan-ucagina-iliskin-sorusturmanin-ara-raporunu-yayimladi</guid>
<description><![CDATA[ Raporda, &quot;Uçaktaki hasar, muhtemelen savaş başlığının tahrip edici unsurlarının etkisiyle meydana geldi ancak bu unsurların kaynağı tespit edilemedi.&quot; ifadesine yer verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ae571ecdcaf86d1cadee4b71371e5a99.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kazakistan, yıl, önce, düşen, Azerbaycan, uçağına, ilişkin, soruşturmanın, ara, raporunu, yayımladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan Ulaştırma Bakanlığı, Azerbaycan Havayolları’na (AZAL) ait Embraer 190 tipi uçağın 1 yıl önce ülkenin Aktau kenti yakınlarında düşmesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın ara raporunu yayımladı.</p>

<p>Bakanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan raporda, 25 Aralık 2024’te J2-8243 sefer sayılı Bakü–Grozni uçuşunu yapan AZAL yolcu uçağının Kazakistan’ın Aktau kenti yakınlarında düştüğü, kazada 3’ü mürettebat 38 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı hatırlatıldı.</p>

<p>Raporda, kaza ile ilgili oluşturulan ve Kazakistan, Azerbaycan, Rusya ile Brezilya’dan uzmanların yanı sıra Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) gözlemcisinin de yer aldığı komisyonun, bu süre zarfında toplanan verilerin analizini yaptığı, uçağın kara kutularını incelediği ve kokpit ses kayıt cihazının çözümlendiği belirtildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında uçakta tespit edilen yabancı metal cisimlere izotop, balistik ve patlayıcı yönlerinden kapsamlı inceleme yapıldığının aktarıldığı raporda, bu incelemeler sonucunda herhangi bir patlayıcı madde izine rastlanmadığı ve inceleme için gönderilen 3 oksijen tüpünde patlamaya dair bir bulgu bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Raporda, "Uçaktaki hasar, muhtemelen savaş başlığının tahrip edici unsurlarının etkisiyle meydana geldi ancak bu unsurların kaynağı tespit edilemedi." ifadesine yer verildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uçağın 2 numaralı hidrolik sistemine ait boru parçası üzerinde yapılan iz (trasolojik) incelemesinde, boru üzerinde hasarlar tespit edildiği kaydedilen raporda, çelikten yapılmış metal parçaların bu hasara neden olmuş olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Raporda, komisyonun halihazırda Rusya havacılık yetkilileri ile AZAL tarafından sağlanan belgeler temelinde, çatışma bölgeleri üzerinden veya bu bölgelere yakın yapılan uçuşlara ilişkin risk değerlendirmesi analizini sürdürdüğü, bu kapsamda uçuş güvenliğinin sağlanmasında sivil ve askeri sektörler arasındaki etkileşimin de araştırıldığı kaydedildi.</p>

<p>Komisyonun, nihai raporun yayımlanabilmesi için Merkezi Bakım Bilgisayarı (CMC) bant analizinin tamamlanmasını ve Risk Değerlendirme Analizi Çalışma Grubu’nun, çatışma bölgeleri üzerinde veya yakınında gerçekleştirilen uçuşlara ilişkin raporunu beklediği ifade edilerek, "Soruşturma Komisyonu dengeli bir yaklaşım benimseyecek, tüm sonuçlar objektif olacak ve yalnızca verilere dayanacaktır." denildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya’dan ABD’ye “Rusya ile oyun oynama” yanıtı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusyadan-abdye-rusya-ile-oyun-oynama-yaniti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusyadan-abdye-rusya-ile-oyun-oynama-yaniti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD’nin Rusya’ya yönelik paylaştığı “Trump ile oyun oynama” mesajına, “Rusya ile oyun oynama” yanıtıyla karşılık verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-aa1e694bee58966289a8525d757d6604.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya’dan, ABD’ye, “Rusya, ile, oyun, oynama”, yanıtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Medvedev, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Rus toplumundaki Ortodoks Hristiyanların Noel’ini kutladı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşımında, Moskova’daki Kurtarıcı İsa Katedrali’ni içeren bir fotoğrafa da yer veren Medvedev, fotoğrafın üzerinde İngilizce “Rusya ile oyun oynama” ifadesini kullandı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının Rusça paylaşımlar yapılan sosyal medya hesabından, bugün ABD Başkanı Donald Trump ile "oyun oynama" mesajı verilmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Güvenlik Konseyi&amp;apos;nde ABD&amp;apos;nin Venezuela&amp;apos;ya askeri müdahalesi eleştirildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-guvenlik-konseyinde-abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesi-elestirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-guvenlik-konseyinde-abdnin-venezuelaya-askeri-mudahalesi-elestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi&#039;nde, başta Rusya ve Çin olmak üzere birçok ülke, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesini eleştirirken, ABD Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro&#039;nun bölgeyi istikrarsızlaştırdığını savundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-07d4b27b977a50d0048079656e108d4d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güvenlik, Konseyinde, ABDnin, Venezuelaya, askeri, müdahalesi, eleştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesi üzerine acil toplanarak gelişmeleri değerlendirdi. Konsey’de konuşan Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, "Bu yeni yılın başlangıcı, uluslararası hukuka saygı, diğer devletlerin iç işlerine müdahale etmeme, diplomasiye güvenme ve uzlaşma arayışının temel ilkelerine umut besleyen tüm dünyayı şok etti." dedi.</p>

<p>ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesinin uluslararası hukuk normlarına aykırı olduğunu belirten Nebenzia, "İşte size, en katı Atlantikçileri bile dehşete düşüren, tüm ihtişamıyla kurallara dayalı dünya düzeni." ifadesini kullandı.</p>

<p>Süreci "uluslararası haydutluk" olarak niteleyen Nebenzia, BM mekanizması ve diğer çok taraflı formatların devreye sokularak, ABD’nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin derhal uluslararası hukuk düzeyinde objektif ve kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmasını umduklarını kaydetti.</p>

<h3>"Hiçbir devlet uluslararası yargıç olma iddiasında bulunamaz"</h3>

<p>BM’nin Çin Daimi Temsilcisi Fu Cong, ABD’nin uluslararası toplumun ciddi endişelerini hiçe sayarak Venezuela'nın egemenliğini kasten çiğnediğini aktararak, "Çin, ABD'nin tek taraflı, yasa dışı ve zorbalık içeren eylemlerinden derin şok duyuyor ve bunları şiddetle kınıyor." dedi.</p>

<p>Fu, ABD’ye uluslararası toplumun sesine kulak verme, uluslararası hukuk ile BM Şartı’na uyma ve Venezuela hükümetini devirmeye yönelik girişimlere son verme çağrısında bulunarak mevcut sorunların ancak müzakereler yoluyla çözülebileceğini vurguladı.</p>

<p>Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin derhal serbest bırakılması çağrısı da yapan Fu, "Hiçbir ülke dünyanın polisi olamaz, hiçbir devlet uluslararası yargıç olma iddiasında bulunamaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rusya ve Çin'in yanı sıra Kolombiya, Brezilya, Pakistan, Somali, Fransa ve Danimarka gibi diğer üye ülkeler de ABD'nin uluslararası hukuka aykırı davranarak Venezuela'ya yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahaleyi eleştirdi.</p>

<h3>"Dünyanın en büyük enerji rezervlerinin ABD’nin düşmanlarının kontrolünde kalmasına izin veremezsiniz"</h3>

<p>ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Maduro’yu ABD halkına yönelik saldırılardan, Batı Yarımküre’nin istikrarsızlaştırılmasından ve Venezuela halkının gayrimeşru biçimde baskı altına alınmasından sorumlu tuttu.</p>

<p>Waltz, ABD’nin Venezuela'ya veya halkına karşı bir savaşı olmadığını savunarak, "Bu ülkeyi işgal etmiyoruz. Bu, on yıllardır var olan yasal iddianamelerin uygulanması amacıyla gerçekleştirilen bir kolluk operasyonuydu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Maduro’nun yalnızca uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan bir isim olmadığını savunan Walt, 2024 seçimlerinde seçim sistemini manipüle ettiğini ve bu yolla gayrimeşru biçimde iktidara geldiğini öne sürdü.</p>

<p>Waltz, Avrupa Birliği (AB) dahil yaklaşık 50 ülkenin Maduro’nun seçilmesini meşru kabul etmediğini belirterek, BM’nin buna rağmen Maduro’yu tanımasını eleştirdi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maduro’yu "adaletten kaçan bir firari" ve "uyuşturucu örgütlerinin başı" olarak niteleyen Waltz, Batı Yarımküre’nin ABD’nin düşmanları ve rakipleri için bir operasyon üssü olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.</p>

<p>Venezuela’nın İran, Hizbullah, suç çeteleri, Küba istihbarat ajanları ve ülkeyi kontrol eden diğer kötü niyetli aktörler için bir operasyon merkezi haline getirilemeyeceğini söyleyen Waltz, "Dünyanın en büyük enerji rezervlerinden bazılarının ABD’nin düşmanları ve gayrimeşru liderlerin kontrolünde kalmasına ve bu kaynakların Venezuela halkı yerine ülke içindeki dar bir oligark grubunun çıkarlarına hizmet etmesine izin veremezsiniz." diye konuştu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 3 Ocak'ta, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.</p>

<p>Maduro ve eşi, ABD tarafından yargılanmak üzere New York'un Brooklyn bölgesindeki Metropolitan Gözaltı Merkezi'ne sevk edilmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Maduro, hakkındaki suçlamaları reddetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/maduro-hakkindaki-suclamalari-reddetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/maduro-hakkindaki-suclamalari-reddetti</guid>
<description><![CDATA[ Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, hakkında uyuşturucu kaçakçılığı ve silah bulundurma suçlamalarıyla ABD’de başlatılan davanın ilk duruşmasında, &quot;Ben masumum, suçlu değilim, hala ülkemin başkanıyım&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/nprbrightspotcdn.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Maduro, hakkındaki, suçlamaları, reddetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, hakkında uyuşturucu kaçakçılığı ve silah bulundurma suçlamalarıyla New York’ta ilk kez hakim karşısına çıktı. Maduro, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Ben masumum, suçlu değilim, dürüst biriyim, hala ülkemin başkanıyım. Kendimi bir savaş esiri olarak görüyorum. ABD beni evimden kaçırdı” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maduro'nun duruşmasının 17 Mart'ta yapılacağı bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin Venezuela&amp;apos;ya müdahalesi, Amerika kıtasında geçmişteki müdahalelerini akıllara getirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-venezuelaya-mudahalesi-amerika-kitasinda-gecmisteki-mudahalelerini-akillara-getirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-venezuelaya-mudahalesi-amerika-kitasinda-gecmisteki-mudahalelerini-akillara-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Venezuela&#039;ya askeri müdahalesi, dış politikası Monroe Doktrini&#039;ne dayanan Washington yönetiminin Orta Amerika, Karayipler ve Güney Amerika&#039;daki askeri ve siyasi müdahale geçmişini hatırlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-2c31fc68eddd37ca011f345d10d8e6d6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, Venezuelaya, müdahalesi, Amerika, kıtasında, geçmişteki, müdahalelerini, akıllara, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmasının ardından artan gerilim, ABD'nin on yıllardır bölgedeki diğer ülkelere müdahalelerini gündeme taşıdı.</p>

<p>ABD'nin Güney Amerika, Orta Amerika ve Karayipler'deki politikası, dönemin ABD Başkanı James Monroe'nun 1823'te Avrupa devletlerine, Batı Yarımküre'de kıtanın işlerine karışmamaları konusunda uyarıda bulunduğu Monroe Doktrini'ne dayanıyor.</p>

<p>Monroe'nun halefi olan ABD başkanları da bölgedeki müdahalelerini Monroe Doktrini'ne işaret ederek haklı göstermeye çalıştı.</p>

<p>19. yüzyılın sonlarına doğru ABD, solcu hareketlere ve Sovyetler'in etkisine karşı koymak, ticaret yollarını, ticari çıkarlarını ve siyasi nüfuzunu korumak için özellikle sınırlarına yakın ülkelerde askeri gücüne giderek güvenir hale geldi.</p>

<p>AA muhabiri, ABD'nin, Amerika kıtasındaki müdahaleleri ve operasyonlarını derledi.</p>

<h3>ABD'nin Orta Amerika'da Guatemala, Nikaragua, Honduras ve Panama'ya müdahaleleri</h3>

<p>ABD, Guatemala'da 1954'te dönemin seçilmiş Devlet Başkanı Jacobo Arbenz Guzman'ın görevden alınmasında rol oynadı.</p>

<p>Guzman'ın ABD merkezli firmaları etkileyecek tedbirler içeren toprak reformu planları soğuk savaş dönemindeki Washington yönetimini telaşlandırdı.</p>

<p>Eski ABD Başkanı Dwight Eisenhower döneminde Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), Guzman'ın devrilmesine ve Carlos Castillo Armas yönetiminde ordu destekli hükümetin kurulmasına yol açan darbeyi destekledi.</p>

<p>Darbenin yol açtığı 36 yıllık iç savaş, Guatemala'da yüz binlerce kişinin kaybolmasına ya da ölümüne yol açtı.</p>

<p>ABD'nin Nikaragua'ya müdahalesi, ülkenin en uzun süren müdahalelerinden biriydi.</p>

<p>19. yüzyılın ortalarından 1930'lara kadar ABD askerleri sık sık Nikaragua'ya girerek 40 yılı aşkın süre ülkeyi "diktatörlükle" yöneten Somoza ailesini destekledi.</p>

<p>Ayrıca ABD kuvvetleri 1900'lerin başında Amerikalı tarım şirketlerini korumak amacıyla Honduras'a birçok kez müdahalelerde bulundu. Bu eylemlerin Honduras'ta sivil yönetimi zayıflattığı ve ordu kontrolünü güçlendirdiği düşünülüyor.</p>

<p>ABD Başkanı George H. W. Bush döneminde, uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan dönemin Panama lideri Manuel Antonio Noriega'yı devirmek amacıyla Aralık 1989'da Panama işgal edildi.</p>

<p>O dönem uyuşturucu ticareti ve para aklama suçlamalarıyla ABD'li yetkililerin peşine düştüğü Noriega daha sonra ABD'ye iade edilmiş, Fransa'da hapse girmiş ve daha sonra geri döndüğü Panama'da 2017'de hapishanede hayatını kaybetmişti.</p>

<h3>Karayipler'de Küba, Haiti ve Grenada'daki ABD müdahaleleri</h3>

<p>ABD ve Küba arasındaki ilişkiler, 1959'da Fidel Castro'nun, Washington'ın destek verdiği Fulgencio Batista rejimini devirerek iktidara gelmesinin ardından bozulmaya başladı.</p>

<p>Eski Başkan John F. Kennedy döneminde ABD, 1961'de Castro'yu devirmek için Kübalı muhaliflerin Domuzlar Körfezi Çıkarması'nı destekledi.</p>

<p>Domuzlar Körfezi Çıkarması'nın başarısız olması Küba'nın o dönem, Sovyetler Birliği'ne dönük politika benimsemesi soğuk savaş süresince Karayipler'deki gerilimi artırdı. Böylece Washington ve Havana arasında on yıllar sürecek gerilim arttı.</p>

<p>ABD, 1915'ten 1934'e kadar süren ülkenin en uzun işgallerinden biri olarak bilinen müdahalesinin yanı sıra Haiti'yi birçok kez işgal etti.</p>

<p>Haiti Devlet Başkanı Jean Vilbrun Guillaume Sam'in 1915'te suikasta uğramasının ardından dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson, "Karaipler'de düzeni sağlamak ve siyasi ile ekonomik istikrarı sürdürmek" amacıyla donanma birliklerini ülkeye gönderdi.</p>

<p>ABD, 1991'de Jean-Bertrand Aristide'nin darbeyle devrilmesi ve askeri yönetimin kurulmasının ardından "demokrasiyi korumak" için 1994'te müdahalede bulundu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak ülkedeki ayaklanma, uluslararası baskı ve ABD, Kanada ve Fransa gibi dış güçlerin doğrudan müdahalesiyle Şubat 2004'te Aristide görevden ayrıldı.</p>

<p>Sosyalist Maurice Bishop'un hareketinin liderliğindeki Grenada hükümeti ve ABD arasında gerilim yüksek seviyedeydi.</p>

<p>ABD ve Karayipler ülkelerinden oluşan bir koalisyon, 1983'te bu ülkedeki askeri hükümeti devirmek için harekete geçti.</p>

<p>Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan liderliğinde yürütülen işgal kapsamında Grenadalı ve Kübalı askeri personele karşı yaklaşık 7 bin birlik ve denizci konuşlandırıldı.</p>

<p>ABD'li araştırmacı William G. Ratliff, bir makalede, Washington'ın "Sovyetler ve Küba'nın üssü haline gelmesinden endişe ettiği için Grenada'ya müdahalede bulunduğunu" yazdı.</p>

<h3>Dominik Cumhuriyeti</h3>

<p>Karayip ülkesi Dominik Cumhuriyeti'nde 1960'larda ordunun devrim yanlısı Devlet Başkanı Juan Bosch'u devirerek yönetimi ele geçirmesinin ardından iç savaş çıktı.</p>

<p>Dönemin ABD Başkanı Lyndon Johnson, Dominik Cumhuriyeti'nin "yeni bir Küba" olma riski taşıdığını öne sürdü.</p>

<p>Bir yandan soğuk savaş sürerken ülkenin yönetimine solcu bir liderin geleceğinden endişelenen ABD, Nisan 1965'te Dominik Cumhuriyeti'ni binlerce asker göndererek işgal etti.</p>

<p>ABD'nin askeri müdahalede bulunmasının ardından ülkedeki iç savaş sona erdi ve 1966'da düzenlenen Devlet Başkanlığı seçimlerinde muhafazakar Joaquin Balaguer galip geldi.</p>

<h3>Güney Amerika</h3>

<p>Uzmanlar, ABD'nin Güney Amerika kıtasına müdahalelerinin doğrudan askeri işgaller yerine daha çok gizli operasyonlar, diplomatik baskı ve belirli askeri yönetimlere destek verme yoluyla yapıldığına işaret ediyor.</p>

<p>ABD'nin 1970'ler boyunca Şili'de, Arjantin'de, Uruguay'da, Brezilya'da, Bolivya'da ve Paraguay'da destek verdiği askeri yönetimler, "Condor Operasyonu" aracılığıyla işbirliği yaparak kıta genelinde muhalif siyasetçileri hedef aldı.</p>

<p>ABD'nin 1970 ila 1973'te gizli operasyonlar ve ekonomik baskılarla Şili'de dönemin Devlet Başkanı Salvador Allende'nin hükümetini iktidarsızlaştırdığı ve sosyalist liderin, askeri diktatör Augusto Pinochet'in başını çektiği darbeyle devrilmesine yol açtığı belirtiliyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının arşivindeki belgelere göre, ABD'nin Şili'de geçmişi çok eskiye uzanan gizli operasyonlar kapsamında, ülkedeki seçimlerde belirli adaylara fon sağlandı, Allende karşıtı propagandalar yayımlandı ve darbeleri desteklemenin olası katkıları hakkında değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Brezilya'da ise 1964'te dönemin Devlet Başkanı Joao Goulart'ın devrilmesiyle sonuçlanan darbe, ABD tarafından desteklendi.</p>

<p>ABD'nin Bolivya'da da 1964 ve 1971'de yapılan darbelerin ardından başa geçen askeri yönetimlere destek verdiği ve siyasi açıdan üzerlerinde baskı kurduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Araştırmacı James F. Siekmeier, ABD-Bolivya ilişkilerine dair kaleme aldığı bir yazıda, Washington'ın 1950'lerin sonlarında ülkenin ordusuna yardımları büyük ölçüde artırma kararının, bu orduyu 1964'te darbe yaparak ülkeyi neredeyse 20 yıl boyunca demokrasiden uzaklaştırmak konusunda cesaretlendirdiğini yazdı.</p>

<p>Ayrıca bu süreçte Bolivya kuvvetleri, ABD istihbaratının da desteğiyle 1967'de Küba'nın devrimci lideri Ernesto Che Guevara'yı yakalayıp infaz etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Venezuela Büyükelçisi Gutierrez: Venezuela halkı direnişe hazırdır</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/venezuela-buyukelcisi-gutierrez-venezuela-halki-direnise-hazirdir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/venezuela-buyukelcisi-gutierrez-venezuela-halki-direnise-hazirdir</guid>
<description><![CDATA[ Venezuela&#039;nın Ankara Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, &quot;Amerika Birleşik Devletleri’nin, Devlet Başkanı Maduro’yu hukuka aykırı biçimde kaçırarak devrimi sona erdirebileceğini düşünmesi büyük bir yanılgıdır. Böyle bir şey gerçekleşmeyecektir. Bizim halkımız dirençli, kendini yeniden yaratabilen bir halktır. Bolivar&#039;ın evlatları olduğumuzu söylemek sadece romantik bir fikir değildir; Venezuelalı halk direnişe hazırdır&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/v-e-n-e-z-u-e-l-a-b-u-y-u-k-e-l-c-i-s-i-g-u-t-i-e-r-r-e-z-v-e-n-e-z-u-e-1099575-326407.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Venezuela, Büyükelçisi, Gutierrez:, Venezuela, halkı, direnişe, hazırdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Ankara Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, ABD'nin, Nicolas Maduro ve eşine yönelik operasyonuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Venezuela’nın küresel çapta destek gördüğünü belirten Büyükelçi Gutierrez, halklarının her türlü ihtimale hazırlıklı olduğunu belirtti. Gutierrez, Venezuela’nın onurunun, ABD tarafından açık ve kaba bir şekilde ihlal edildiğini söyleyerek, "Dünyaya kusursuz ve kahramanca bir operasyon olarak sunmaya çalıştıkları bu eylem, gerçekte suç teşkil eden ve ölümcül bir fiildir. Bu operasyon, birçok masum insanın hayatına mal olmuş, ülkemizin kurumsal yapısını, bir ülkenin sahip olduğu en kutsal değer olan onurunu çiğnemiştir. Başkan Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores açıkça bir kaçırılma durumundadır. Uzun bir süre boyunca ABD, Venezuela’ya yönelik saldırganlığının gerekçelerini örtbas etmeye çalıştı. Son 25 yıl boyunca çok sayıda argüman kullandılar. Devrimden önce Venezuela’da petrol satışından elde edilen tüm gelirler, ABD'ye gidiyordu. Yaklaşık 100 yıl boyunca petrolümüzü aldılar ve ülkeye kazançların yalnızca yüzde biri civarında bir pay ödediler. Bolivarcı devrimle birlikte, yeraltımızda bulunan bu maden ve doğal kaynaklardan elde edilen gelirin Venezuela halkına ait olduğu ve okullar, hastaneler, konutlar inşa etmek için kullanılması gerektiği kararlaştırıldı. Asıl faydayı halkın görmesi amaçlandı. Bu durum, ABD'yi ve onun doymak bilmeyen enerji iştahını derhal rahatsız etmeye başladı. Venezuela, gezegenin en büyük petrol rezervlerine sahiptir ve coğrafi olarak ABD'ye çok yakındır. Bu nedenle biz mükemmel bir hedefiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'SEBEP PETROLDÜR, SEBEP ENERJİDİR'</strong></p>

<p>Gelişmelerin iki ülke arasında bir kopuş noktası olduğunu vurgulayan Büyükelçi, "Son zamanlarda 'narko-devlet' söylemi gündeme getirildi. Ancak ABD’nin kendi kurumları bile Venezuela’nın uyuşturucu kaçakçılığının ana güzergahlarının bir parçası olmadığını; ABD’ye ya da başka bir yere uyuşturucu taşıyan herhangi bir ağda önemli bir halka oluşturmadığını tespit etmiştir. Bunu DEA ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi söylüyor. Son haftalarda Trump’ın maskesi düştü ve şunu söyledi; 'Petrolleri için geliyoruz. Diğer gerekçeler yalandı, petrolleri için geliyoruz.' Bu da gece yarısı gerçekleştirilen bu suç niteliğindeki eyleme yol açtı. Sebep petroldür, sebep enerjidir. Başka bir ülkeye yapılabilecek belki de en büyük hakareti işlemiş bir ülkeyle, topraklarımıza girip egemenliğimizi ihlal eden ve devlet başkanımızı kaçıran bir ülkeyle, dostane ilişkilerin nasıl sürdürülebileceğini hayal etmek son derece zordur. Belki de izleyicilerin kendilerine şunu sorması gerekir; 'Böyle bir durumda ne yaparlardı, nasıl hissederlerdi?' Biz kendimizi ihlal edilmiş, vatanseverliğimiz açısından aşağılanmış hissediyoruz. Bu nedenle Venezuela halkı bu tutum karşısında öfkelidir. ABD halkının bu yeni şiddet dayatmasını nasıl karşılayacağını zaman gösterecektir. ABD halkının başka bir halkın onurunun çiğnenmesine rıza göstermeyeceğine inanmak istiyoruz. Bunu defalarca dile getirdik ve bir kez daha vurguluyoruz; 'Biz Amerikan halkının düşmanı değiliz.' Aynı zamanda ABD halkının uyanmasını ve Sayın Trump’ın Venezuela petrolüne el koyma hayalinden, Venezuela’nın kaynaklarının kendilerine ait olduğu yönündeki iddialarından vazgeçmesini umuyoruz. Tüm uluslararası mercilere başvurmuş durumdayız. Venezuela, Birleşmiş Milletler nezdinde resmi başvurusunu yapmış; konu Güvenlik Konseyi’ne taşınmıştır. Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) gibi bölgesel platformlarda da bu durum gündeme getirilmiştir. Dünyanın pek çok yerinde, ABD'nin Venezuela’ya, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya ve Cilia Flores’e karşı işlediği bu barbarlığa karşı sesler yükselmiştir. Dünyanın bizimle olduğunu biliyor ve bunu hissediyoruz. Biz barışın kararlı savunucularıyız. Latin Amerika bir barış bölgesidir. Enerji hırsı ve kaynaklarımıza el koyma arzusu uğruna hiç kimse bölgemize savaşı getiremez" dedi.</p>

<p><strong>'HAZIRLIK İÇİNDEYİZ'</strong></p>

<p>Büyükelçi Gutierrez, 'Bolivarcı devrim halkın üzerine inşa edilmiştir. Bu siyasi süreçte daha büyük sorumluluklar taşıyan kişiler olduğu doğrudur; fakat Amerika Birleşik Devletleri ve emperyal güçler, devrimin tek bir bireye bağlı olmadığını anlamamıştır. Bu, herkesin katkı sunduğu toplumsal bir inşadır. Bir hücrenin yok olması, organizmanın sona ermesi anlamına gelmez. Amerika Birleşik Devletleri’nin, Devlet Başkanı Maduro’yu hukuka aykırı biçimde kaçırarak devrimi sona erdirebileceğini düşünmesi büyük bir yanılgıdır. Böyle bir şey gerçekleşmeyecektir. Bizim halkımız dirençli, kendini yeniden yaratabilen bir halktır. Bolivar'ın evlatları olduğumuzu söylemek sadece romantik bir fikir değildir; Venezuelalı halk direnişe hazırdır. Bu saldırılarla yüzleşmek için hem ideolojik olarak, hem de pratikte kendimizi hazırladık. Bunun bu noktaya varmasını asla istemezdik; ancak imparatorluktan emin olunabilecek bir şey varsa, o da her zaman şiddet yolunu seçmesidir. Elbette endişe var. Tarihin gördüğü en büyük askeri güçle karşı karşıyayız. Akıl sahibi her ülke endişe duyar. Ama aynı zamanda hazırlık da var. Saldırı askeri bir boyut kazandığından beri hazırlık içindeyiz. Ülkemizde, silahlı kuvvetlerimize ek olarak, ulusun savunması için eğitilmiş 4 milyondan fazla milis ve yedek asker seferber edildi" diye konuştu.</p>

<p><strong>'BUGÜN BİZSEK YARIN ONLAR OLABİLİR'</strong></p>

<p>Bölge ülkelerinin neredeyse tek bir blok gibi tepki verdiğine dikkat çeken Gutierrez, “Aramızda görüş ayrılıkları olan ülkeler bile, bazı yüz kızartıcı istisnalar dışında, bu saldırıya karşı çıktı. Çünkü Venezuela’ya yönelik bir saldırının, tüm yarımküreye, tüm Güney Amerika alt kıtasına yönelik bir saldırının öncüsü olduğunu biliyorlar. Komşularımız şunu anlıyor; Bugün bizsek, yarın onlar olabilir; yarın doğal kaynaklarına gidilebilir, yarın egemenlikleri ihlal edilebilir. Bugün Venezuela’da olanların başka ülkelerde olmayacağının hiçbir garantisi yok. Bu nedenle, bölgedeki neredeyse tüm ülkeler güçlü biçimde tepki verdi; dünyanın pek çok yerinde de kararlı tepkiler ortaya kondu. Amerika Birleşik Devletleri dünyanın efendisi rolünü üstlenemez ve halkların yaşamı ile kaderi üzerinde tasarrufta bulunabileceğini sanamaz. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin mağduru biziz; ancak bu canavar kendini güvende hissederse, bölgede ilerlemeye devam edecektir. Bu yüzden onu bir an önce durdurmak gerekir. Önemli bir noktayı açıklamak gerekir. Tek taraflı zorlayıcı tedbirler dayatıldığında paramız vardı, petrolümüz vardı; dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahiptik. Buna rağmen kimse bize gıda ya da ilaç satmıyordu. O son derece zor dönemde Çin, Rusya, Türkiye ve İran gibi ülkeler bize el uzattı. Cesur ve onurlu bir şekilde bize yardım ettiler ve halkımızın açlıktan ölmemesi için ihtiyaç duyduğumuz ürünleri sattılar. İşte bunlar bizim ortaklarımızdır. 100 yıl boyunca neredeyse tüm petrolümüzü Amerika Birleşik Devletleri’ne sattık; tek bir ürünümüz ve tek bir alıcımız vardı. Rusya ve Çin, Türkiye ve İran gibi ülkeler stratejik ortaklarımızdır; bunlar Amerika Birleşik Devletleri’nin baskılarına boyun eğmeyen, onurlu ve bağımsız bir duruş sergileyebilen ülkelerdir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, ‘Dünya 5'ten büyüktür'" dedi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'MADURO TAM ANLAMIYLA DEVRİMCİDİR'</strong></p>

<p>Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun diğer ülkelere gönderilmesi konusunda yeni iddialar olduğunu belirten Gutierrez, “Sayın Trump istediğini söyleyebilir; ancak Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Venezuela’nın meşru ve demokratik olarak sandıkta seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Kendisinden ülkesini terk etmesi istenemez. Amerika Birleşik Devletleri kim oluyor da halkı tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanına, görevinden ayrılması gerektiğini söylüyor? Bu bir çılgınlık, emperyal kibirin bir başka tezahürüdür. Şimdi de kendisine başka bir ülkeye gitmesinin teklif edildiğini iddia ediyorlar. Peki Donald Trump kim oluyor da Türkiye’yi ya da başka herhangi bir devleti, meşru bir cumhurbaşkanı için sürgün destinasyonu olarak sunuyor? Türkiye denildi, Rusya denildi, Çin denildi; ama Sayın Trump kim oluyor da bu ülkeleri bu durumun içine çekiyor? Bu doğru değildir. Devlet Başkanı Nicolas Maduro tam anlamıyla bir devrimcidir ve görevini terk etmeyi asla düşünmemiştir. Tam da bu ihtimali düşünmediği için, gece yarısı onu kaçırmak zorunda kaldılar; eşini de yanına alarak evinden çıkardılar. Bu yüzden korkakça girdiler, bombaladılar ve halkımızı katlettiler ki onu götürebilsinler" diye konuştu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB Komisyonu: Venezuela&amp;apos;yı Venezuelalılar yönetmeli</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-venezuelayi-venezuelalilar-yoenetmeli</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-venezuelayi-venezuelalilar-yoenetmeli</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Venezuela&#039;yı ABD&#039;nin yöneteceğine dair açıklamasına tepki göstererek, ülkeyi Venezuellalıların yönetmesi gerektiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-affe3c7ca2fa3b817ecb93ec65012541.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Komisyonu:, Venezuelayı, Venezuelalılar, yönetmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Pinho, Brüksel'deki günlük basın toplantısında, gazetecilerin ABD'nin Venezuala'ya askeri müdahalesi hakkındaki sorularını yanıtladı.</p>

<p>ABD'nin askeri müdahaleyle alıkoyduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun AB tarafından meşru lider olarak tanınmadığını anımsatan Pinho, Washington'un Venezuela'ya askeri müdahalesinin "Venezula halkı önderliğindeki demokratik geçiş için fırsat sunduğunu" ifade etti.</p>

<p>Pinho, Trump'ın Venezuela'yı ABD'nin yöneteceği açıklamasına tepki göstererek, ülkeyi Venezuelalıların yönetmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>AB'nin, Washington'un Venezuela'daki eylemlerini nasıl tanımladığı sorusunu yanıtlayan Pinho, "Bunu nasıl adlandıracağımız konusunda henüz gerçekten bir tartışma yapmadık. Bunun meselede en önemli nokta olduğunu düşünmüyorum. Söylediğim gibi, bu olaylar Venezuela'da demokratik bir geçiş için ve Venezuela halkı önderliğinde bir geçiş için fırsat yaratıyor." diye konuştu.</p>

<h3>Gelecek adımların Venezeulalı muhalif liderleri "içermesi gerekiyor"</h3>

<p>AB Komisyonu sözcülerinden Anitta Hipper de ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin uluslararası hukuka aykırı olup olmadığı sorusu üzerine, hukuki açıdan sonuçları incelemek ve değerlendirmek için henüz çok erken olduğunu söyledi.</p>

<p>Hipper, AB için Venezuela'da meşru hükümetin kim olduğu sorusu üzerine ise Venezuelalı muhalif lider Maria Corina Machado ve 2024 seçimlerinde Maduro'ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez'e değinerek, ülkedeki gelecek adımların bu iki ismi "içermesi gerektiğini" dile getirdi.</p>

<p>AB'nin Venezuela'da geçici Devlet Başkanı olarak görevlendirilen Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez ile beraber çalışıp çalışmayacağı sorusunu da cevaplayan Hipper, "Kimin meşruiyetine saygı duyduğumuz konusunda görüşümüzü açıkça belirttik ve bu da demokratik olarak seçilmiş olanların meşruiyetidir." diye konuştu.</p>

<h3>Ne olmuştu?</h3>

<p>Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.</p>

<p>Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.</p>

<p>Trump, Maduro'ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.</p>

<p>Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.</p>

<p>Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi (TSJ), Maduro'nun alıkonulmasının ardından Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in ülkenin geçici Devlet Başkanı olarak görevi üstlenmesine karar vermişti.</p>

<p>Trump, Venezuela'da kontrolün kendilerinde olduğunu savunarak, "Ülkedeki her şeyi biz yöneteceğiz ve ülkeyi düzelteceğiz. Daha sonra seçimler doğru zamanda yapılacaktır." demişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Maduro ve eşi mahkemeye götürüldü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/maduro-ve-esi-mahkemeye-goeturuldu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/maduro-ve-esi-mahkemeye-goeturuldu</guid>
<description><![CDATA[ Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, helikopterle ABD Mahkemesi’ne götürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/m-a-d-u-r-o-v-e-e-s-i-m-a-h-k-e-m-e-y-e-g-o-t-u-r-u-l-d-u-1099396-326329.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Maduro, eşi, mahkemeye, götürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, tutuldukları gözaltı merkezinden çıkarılarak Manhattan’daki federal adliyeye sevk edildi. Maduro ve eşi Flores'in bugün TSİ 20.00'de hakim karşısına çıkması bekleniyor.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Berlin&amp;apos;de 50 bin haneyi elektriksiz bırakan sabotajın sorumluluğunu aşırı solcu örgüt üstlendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/berlinde-50-bin-haneyi-elektriksiz-birakan-sabotajin-sorumlulugunu-asiri-solcu-oergut-ustlendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/berlinde-50-bin-haneyi-elektriksiz-birakan-sabotajin-sorumlulugunu-asiri-solcu-oergut-ustlendi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;nın başkenti Berlin&#039;de 50 bin haneyi elektriksiz bırakan sabotaj eyleminin sorumluluğunu aşırı solcu Volkan Grubu (Vulkan Gruppe) üstlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-e49ded67b80de745ac8c79d9902d1a9c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Berlinde, bin, haneyi, elektriksiz, bırakan, sabotajın, sorumluluğunu, aşırı, solcu, örgüt, üstlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Alman medyasında yer alan haberlere göre, aşırı solcu bir örgüt olan Volkan Grubu tarafından kaleme alınarak polise gönderilen bir mektupta, Berlin'in Lichterfelde ilçesindeki bir enerji santraline bağlı kablolara yönelik kundaklamanın "kamu yararına bir eylem" olduğu savunuldu.</p>

<p>Mektupta, doğal gaz santralinin başarıyla sabote edildiği vurgulanarak, bunun, fosil yakıt endüstrisine karşı uluslararası bir dayanışma eylemi olduğu ileri sürüldü.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha az varlıklı semtlerde yaşayanlardan özür dilenen mektupta, grubun zenginlere yönelik sempatisinin sınırlı olduğu belirtildi.</p>

<p>Yetkililerin verdiği bilgilere göre, Volkan Grubu, 2011 yılından bu yana Berlin ve Brandenburg'da çeşitli kundaklama saldırılarıyla gündeme geldi.</p>

<p>Grup, 2021 ve 2024 yıllarındaki Tesla fabrikasının elektrik altyapısına yönelik saldırılarla da ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Berlin Anayasayı Koruma Dairesi, Volkan Grubu’nu anarşist bir örgüt olarak sınıflandırıyor.</p>

<p>Berlin'de önceki gün elektrik kablolarında çıkan yangın sonucu yaklaşık 50 bin hane ile 2 bin ticari işletme elektriksiz kalmıştı.</p>

<p>Kesinti nedeniyle bölgede yaşayan yüz binden fazla insan mağdur olmuştu.</p>

<p>Yetkililer kesintinin 8 Ocak'a kadar sürebileceğini açıklamıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan hava sahası kapatıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistan-hava-sahasi-kapatildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistan-hava-sahasi-kapatildi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da tüm havaalanlarının frekans sorunları nedeniyle kapatıldığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/y-u-n-a-n-i-s-t-a-n-h-a-v-a-s-a-h-a-s-i-k-a-p-a-t-i-l-d-i-1097584-325785.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan, hava, sahası, kapatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan'da tüm havaalanlarının frekans sorunları nedeniyle kapatıldığı, uçakların iniş ve kalkışlarının iptal edildiği açıklandı. Yetkililer, iletişim sistemlerinin devre dışı kaldığını ve bazı uçakların Türkiye ile çevre ülkelere yönlendirildiğini duyurdu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;tan Venezuela&amp;apos;ya ücretsiz internet</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/elon-musktan-venezuelaya-ucretsiz-internet</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/elon-musktan-venezuelaya-ucretsiz-internet</guid>
<description><![CDATA[ ELON Musk, Venezuela&#039;ya 1 ay ücretsiz internet verileceğini bildirdi.

Amerikalı milyarder iş insanı Elon Musk, Venezuela&#039;ya kendi şirketi &#039;Starlink&#039; aracılığıyla 1 ay ücretsiz internet vereceğini açıkladı. Musk, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Venezuela halkına destek’ ifadeleriyle Starlink şirketinin ülkeye 3 Şubat tarihine kadar ücretsiz internet bağlantısı vereceğini duyurdu.


                                


            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/e-l-o-n-m-u-s-k-t-a-n-v-e-n-e-z-u-e-l-a-y-a-u-c-r-e-t-s-i-z-i-n-t-e-1097362-325722.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musktan, Venezuelaya, ücretsiz, internet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ELON Musk, Venezuela'ya 1 ay ücretsiz internet verileceğini bildirdi.</p>

<p>Amerikalı milyarder iş insanı Elon Musk, Venezuela'ya kendi şirketi 'Starlink' aracılığıyla 1 ay ücretsiz internet vereceğini açıkladı. Musk, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Venezuela halkına destek’ ifadeleriyle Starlink şirketinin ülkeye 3 Şubat tarihine kadar ücretsiz internet bağlantısı vereceğini duyurdu.</p>

<p></p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Savunma Bakanı Hegseth: Venezuela&amp;apos;da şartları ABD belirleyecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-savunma-bakani-hegseth-venezuelada-sartlari-abd-belirleyecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-savunma-bakani-hegseth-venezuelada-sartlari-abd-belirleyecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Venezuela&#039;da ‘şartları ABD&#039;nin belirleyeceğini’ bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/a-b-d-s-a-v-u-n-m-a-b-a-k-a-n-i-h-e-g-s-e-t-h-v-e-n-e-z-u-e-l-a-d-1097397-325730.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Savunma, Bakanı, Hegseth:, Venezuelada, şartları, ABD, belirleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Amerikan basınına yaptığı açıklamada, Venezuela'nın başkenti Caracas'a düzenlenen saldırıları değerlendirdi. Hegseth, ABD'nin Venezuela'yı yönetmesinin ne anlama geldiği sorusuna, “Şartları bizim belirlediğimiz anlamına geliyor. ABD Başkanı Donald Trump şartları belirliyor ve nihayetinde bunun nasıl uygulanacağına da o karar verecek” yanıtını verdi. Bu kararın, ABD'ye yönelik uyuşturucu akışını durduracağını savunan Hegseth, ‘ABD’den alındığını’ öne sürdüğü petrolün de geri verilmesi anlamına geldiğini belirtti.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu saldırıların diğer ülkelere nasıl bir mesaj verdiği de sorulan Hegseth, Trump'ın ‘eylem odaklı bir başkan’ olduğunu söyledi. Hegseth açıklamasında, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırıların ve Nicolas Maduro'nun yakalanmasının ABD'nin, Irak işgalinin 'tam tersi' olduğunu öne sürdü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Maduro&amp;apos;nun fotoğrafını paylaştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-maduronun-fotografini-paylasti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-maduronun-fotografini-paylasti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro&#039;nun gözlerinin kapalı ve ellerinin kelepçeli olduğu fotoğrafını paylaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/12345-1.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Maduronun, fotoğrafını, paylaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD güçlerinin operasyonuyla kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun fotoğrafını paylaştı. ABD Donanmasına ait USS Iwo Jima gemisinde çekilen fotoğrafı paylaşılan Maduro'nun, gözlerinin kapalı ve ellerinin de kelepçeli olduğu görüldü.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-maduro-esi-ile-birlikte-yakalanarak-ulke-disina-cikarilmistir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-maduro-esi-ile-birlikte-yakalanarak-ulke-disina-cikarilmistir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro&#039;nun eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/maduro.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Maduro, eşi, ile, birlikte, yakalanarak, ülke, dışına, çıkarılmıştır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır. Bu operasyon, ABD Kolluk Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıntıların daha sonra açıklanacağını ifade eden Trump, bugün TSİ 19:00'da Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde basın toplantısı düzenleneceğini bildirdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Venezuela&amp;apos;nın başkenti Caracas&amp;apos;ı bombaladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-venezuelanin-baskenti-caracasi-bombaladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-venezuelanin-baskenti-caracasi-bombaladi</guid>
<description><![CDATA[ Venezuela&#039;nın başkenti Caracas&#039;ta en az 7 patlama sesi duyuldu. ABD basını, Trump&#039;ın, Venezuela&#039;da bulunan askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-55e18f4f103991f540c73a8c33e00b0e.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Venezuelanın, başkenti, Caracası, bombaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Görgü tanıklarına göre, başkentte yerel saatle 02.00 sıralarında en az 7 patlama sesi geldi.</p>

<p>Patlamaların ardından birçok mahallede halkın evlerinden çıkarak sokaklara yöneldiği, bazı bölgelerde patlama seslerinin uzaktan da net duyulduğu aktarıldı.</p>

<p>Alçaktan uçtuğu gözlemlenen uçaklar da kent genelinde paniğe yol açtı.</p>

<p>Venezuela'daki olaya ait olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımlarında ise kentin farklı noktalarındaki patlama görüntüleri yer aldı.</p>

<p>Dolaşıma giren bir başka görüntüde de Venezuela ordusuna ait zırhlı araçlar, başkentteki Miraflores Başkanlık Sarayı yakınlarında sokaklarda görüldü.</p>

<h3>Venezuela, ABD'yi ülkedeki sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçladı</h3>

<p>Caracas hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, ABD yönetiminin başkent ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri noktalara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların "şiddetle reddedildiği” ve “kınandığı" bildirildi.</p>

<p>Söz konusu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın özellikle devletlerin egemenliğine saygı, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağını düzenleyen 1. ve 2. maddelerinin açık ihlali olduğu kaydedildi.</p>

<p>Saldırıların Latin Amerika ve Karayipler başta olmak üzere, uluslararası barış ve istikrarı tehdit ettiği, milyonlarca insanın hayatını ciddi biçimde tehlikeye attığı ifade edilen açıklamada, saldırıların amacının, başta petrol ve madenler olmak üzere ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak olduğu savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun Anayasa, Olağanüstü Hal Yasası ve Ulusal Güvenlik Yasası çerçevesinde tüm ulusal savunma planlarının uygun zamanda ve koşullarda devreye sokulması talimatını verdiği belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan bir olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, ülke genelinde askeri birlikler ile eyalet ve belediyelerdeki savunma birimlerinin derhal konuşlandırılması talimatının verildiği aktarıldı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca halkını, topraklarını ve bağımsızlığını korumak amacıyla meşru müdafaa hakkının saklı tutulduğu da vurgulandı.</p>

<h3>Patlamalar elektrik kesintilerine neden oldu</h3>

<p>Venezuela basınındaki haberlerde, patlama seslerinin başkentin kuzeyindeki La Guaira eyaletinde, ülkenin kıyı kesimlerinde ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote'de de duyulduğu aktarıldı.</p>

<p>Higuerote Havalimanı'nın yoğun bombardımana maruz kaldığı kaydedildi.</p>

<p>Patlamaların ardından büyük bir askeri üssün bulunduğu güney kesimler de dahil olmak üzere kentin çeşitli bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandığı belirtildi.</p>

<p>CBS News'e göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri, Venezuela'daki patlama ve uçaklarla ilgili haberler konusunda bilgi sahibi olduklarını söyledi.</p>

<p>Öte yandan Beyaz Saray, konuya ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.</p>

<h3>ABD basını: Trump, Venezuela'da askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdi</h3>

<p>ABD'de yayın yapan CBS News, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela'da bulunan askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdiğini belirtti.</p>

<p>CBS News'a konuşan ve güvenlik gerekçeleriyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki ABD'li yetkili, Venezuela'da askeri tesislere yönelik saldırıların Trump'ın emri üzerine düzenlendiğini iddia etti.</p>

<p>Saldırıların Noel günü gerçekleştirilmesinin değerlendirildiğini belirten yetkililer, Nijerya'da terör örgütü DEAŞ hedeflerine yönelik ABD hava saldırılarının öncelik kazanması nedeniyle bu planın ertelendiğini ileri sürdü.</p>

<p>Yetkililer ayrıca, Noel sonrasındaki günlerde olumsuz hava koşulları nedeniyle harekatın bir süre bekletildiğini savundu.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD Federal Havacılık İdaresi, Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını durdurdu</h3>

<p>ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Venezuela'nın başkenti Caracas'ta meydana gelen patlamalar sonrası "devam eden askeri faaliyetler" nedeniyle Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını yasakladı.</p>

<p>FAA, Caracas'ta meydana gelen patlamalar ve Venezuela hükümetinin bu konuda ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamasının ardından, Venezuela hava sahası konusunda açıklamada bulundu.</p>

<p>Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarını yasakladığını açıklayan FAA, bu karar için "devam eden askeri faaliyetleri" neden gösterdi.</p>

<h3><a href="https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/49527" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F01%2F03%2F750.20260103_5_06ACF574FF0A54009AB9AB3B9700F5D45.jpg"></a></h3>

<h3>Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro: Şu anda Caracas bombalanıyor</h3>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Caracas'ın bombalandığını duyurdu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Petro, "Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela'ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Küba, ABD'yi kınadı</h3>

<p>Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel de Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.</p>

<p>Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsviçre&amp;apos;de barda çıkan yangına şampanya şişelerine takılı maytaplı mumların yol açtığı değerlendiriliyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/isvicrede-barda-cikan-yangina-sampanya-siselerine-takili-maytapli-mumlarin-yol-actigi-degerlendiriliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/isvicrede-barda-cikan-yangina-sampanya-siselerine-takili-maytapli-mumlarin-yol-actigi-degerlendiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ İsviçre makamları, dün Crans-Montana Kayak Merkezi&#039;nde yılbaşı kutlamalarının yapıldığı barda çıkan ve 40&#039;tan fazla kişinin ölümüne yol açan yangının, şampanya şişelerine takılı maytaplı mumlardan kaynaklandığını değerlendiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-db5a4af5523f1e5d597e7d8f0d9381fe.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsviçrede, barda, çıkan, yangına, şampanya, şişelerine, takılı, maytaplı, mumların, yol, açtığı, değerlendiriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Valais Kantonu Başsavcısı Beatrice Pilloud, Valais Kanton Meclisi Başkanı Mathias Reynard, Emniyet Müdürü Frederic Gisler ve Kurtarma Servisi Müdürü Fredy-Michel Roten, söz konusu yangına ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Başsavcı Pilloud, görgü tanıklarının ifadeleri ve olay yeri incelemeleri sonucunda; barda çıkan yangının, yılbaşını kutlayan kişilerin tavana yakın tuttukları şampanya şişelerine yerleştirilen maytaplı mumlardan kaynaklanabileceği ihtimali üzerinde durduklarını dile getirdi.</p>

<p>Yangının çıkmasında güvenlik ihmali olup olmadığına ilişkin bar sahiplerinin sorgulanmasının devam ettiğini ifade eden Pilloud, soruşturmanın sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Pilloud, yangının çıktığı barda tam olarak kaç kişinin bulunduğunu bilmediklerini söyledi.</p>

<p>Başsavcı, yangının hızla yayılmasına neden olduğu değerlendirilen köpük benzeri yalıtım malzemesinin de soruşturmanın konusu olduğunu, ancak şu aşamada bu malzemenin standartlara uyup uymadığını söyleyemeceğini kaydetti.</p>

<p>Kanton Meclisi Başkanı Reynard, yaşanan trajedi karşısında dayanışmanın sürdüğünü ve yaralıların en hızlı şekilde kimlik tespitinin yapılması için seferber olduklarını vurguladı.</p>

<p>Reynard, yaralıların tedavisinin sürdüğünü ve 50 kadar yaralının diğer Avrupa ülkelerindeki hastanelere sevk edileceğini kaydetti.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangında ölü sayısının 40'tan fazla olduğunu teyit eden Reynard, "(Hayatını kaybedenler için) Gelecek cuma Crans-Montana’da bir anma töreni düzenleyeceğiz." dedi.</p>

<h3>Kimlik tespit çalışmaları sürüyor</h3>

<p>Emniyet Müdürü Gisler ise 119 yaralının durumuna ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Yaralılardan 113'ünün kimliklerinin tespit edildiğini açıklayan Gisler, bunların arasında 71 İsviçre vatandaşının bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>Gisler, yaralılar arasında Fransız, İtalyan, Sırp, Polonyalı, Bosna Hersekli, Portekizli, Lüksemburglu ve Belçikalıların da olduğunu, kimlik tespit çalışmalarının devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Emniyet Müdürü Gisler, yangında hayatını kaybeden 40'tan fazla kişinin kimlik tespitlerinin ise öncelikleri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kurtarma Servisi Müdürü Fredy-Michel Roten, olay gecesi yaklaşık 150 sağlık çalışanının görev başında olduğu ve kazadan etkilenen ailelere psikolojik ve tıbbi destek amacıyla ekiplerin harekete geçtiğini belirtti.</p>

<p>Roten, yaralıların tedavisinde ağır yanık uzmanı Fransız ve İtalyan sağlık görevlilerinin de desteğe geldiğini açıkladı.</p>

<p>Yakınları yangın sırasında barda bulunan ancak onlara hala ulaşamayan aileler bulunuyor. Bazı aileler, çocuklarının hangi hastaneye sevk edildiğini öğrenebilmek için sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlar yapıyor.</p>

<h3>İtalya Dışişleri Bakanı Tajani, yangın bölgesini ziyaret etti</h3>

<p>Öte yandan İtalyan Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Crans-Montana'yı ziyaret etti.</p>

<p>Tajani, Valais Kanton Meclisi Başkanı Mathias Reynard ile olayın yaşandığı yerin yakınına çiçek bıraktı.</p>

<p>Belçika Sağlık Bakanı Frank Vandenbroucke'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, İsviçre'nin Crans-Montana kayak merkezindeki yangından etkilenen 4 hasta, ülkedeki yanık merkezlerinde tedavi altına alındı.</p>

<h3>İsviçre'de yılbaşı kutlamaları yapıldığı barda yangın çıkmıştı</h3>

<p>Valais Kantonu'na bağlı kayak merkezi olarak tanınan Crans-Montana kasabasında, yılbaşı kutlamalarının yapıldığı barda yangın çıkmıştı.</p>

<p>İsviçreli yetkililer, yangında 40'tan fazla kişinin hayatını kaybettiğini, çoğu ağır 119 kişinin yaralandığını açıklarken İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise ölü sayısını 47 olarak paylaşmıştı.</p>

<p>Yetkililer, olayın nedenini araştırdıklarını açıklarken görgü tanıkları, yangına, şampanya şişelerine takılı maytaplı mumların neden olduğunu belirtmişti.</p>

<p>Yaralıların nakledildiği çevredeki hastaneler, yoğun bakım kapasitelerinin dolduğunu açıklarken çok sayıda yaralı komşu ülkelere sevk edilmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de 25 kişi soğuk hava nedeniyle yaşamını yitirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-25-kisi-soguk-hava-nedeniyle-yasamini-yitirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-25-kisi-soguk-hava-nedeniyle-yasamini-yitirdi</guid>
<description><![CDATA[ GAZZE’de aralık ayında 6&#039;sı çocuk, 25 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi.
                                

Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, soğuk hava dalgası nedeniyle Gazze’de bu ay 6’sı çocuk, 25 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Basal, “Gazze’de Filistinlilerin sığındığı çadırların yüzde 90&#039;ı su altında kaldı veya fırtınada parçalandı. Soğuk hava dalgasının sürdüğü Gazze’de etkili olan sağanak nedeniyle binlerce Filistinli aile geçici barınakları olan çadırları kaybetti” dedi.
            Kaynak: DHA
     ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/12/g-a-z-z-e-d-e-25-k-i-s-i-s-o-g-u-k-h-a-v-a-n-e-d-e-n-i-y-l-e-y-a-1086614-322488.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, kişi, soğuk, hava, nedeniyle, yaşamını, yitirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>GAZZE’de aralık ayında 6'sı çocuk, 25 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, soğuk hava dalgası nedeniyle Gazze’de bu ay 6’sı çocuk, 25 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Basal, “Gazze’de Filistinlilerin sığındığı çadırların yüzde 90'ı su altında kaldı veya fırtınada parçalandı. Soğuk hava dalgasının sürdüğü Gazze’de etkili olan sağanak nedeniyle binlerce Filistinli aile geçici barınakları olan çadırları kaybetti” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump, 2026 ara seçimlerinin &amp;quot;fiyatlar&amp;quot; etrafında şekilleneceğini savundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-2026-ara-secimlerinin-fiyatlar-etrafinda-sekillenecegini-savundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-2026-ara-secimlerinin-fiyatlar-etrafinda-sekillenecegini-savundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, eski Başkan Joe Biden&#039;dan devraldığı ekonomik sorunları çözdüklerini savunarak 2026&#039;da düzenlenecek ara seçimlerin ana gündeminin &quot;fiyatlandırma&quot; olacağını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/12/thumbs-b-c-286b39c72b4323c92ad0fc2eef0057ed.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump, 2026, ara, seçimlerinin, fiyatlar, etrafında, şekilleneceğini, savundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Politico'ya verdiği mülakatta, son haftalarda yayımlanan ve enflasyonun yavaşladığını, ekonominin ise beklentilerin üzerinde performans gösterdiğini ortaya koyan verilerin ardından konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Biden dönemindeki yüksek fiyatların, kendi yönetimiyle birlikte gerilemeye başladığını savunan Trump, "ekonomiyle ilgili mesajının 2026 ara seçimlerinde ABD'li seçmen tarafından olumlu karşılanacağına" inandığını aktardı.</p><div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, "Bence, (ara seçimler) ülkemizin başarısıyla ilgili olacak. Fiyatlandırmayla ilgili olacak. Çünkü bize yüksek fiyatlar verdiler, biz ise onları düşürüyoruz. Enerji fiyatları ciddi şekilde geriledi, benzin fiyatları da çok düştü." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ocak 2026 sonunda tekrar gündeme gelebileceği belirtilen hükümet kapanmasına da değinen Trump, bu riskin önlenmesi için Kongre'de "filibuster" olarak bilinen ve herhangi bir oylamanın yapılmasını engellemeye yönelik süresiz konuşma hakkının sona erdirilmesi gerektiğini yineledi.</p>

<p>Trump, Cumhuriyetçi Partiye zarar verdiğini belirttiği bu uygulamanın kaldırılmasının, seçmen kimliği düzenlemeleri gibi diğer önceliklerin de önünü açacağını ifade etti.</p>

<p>Son yayımlanan verilerde ABD ekonomisinin beklenenin üzerinde performans sergilediği belirtilirken Public First tarafından kasımda yapılan Politico anketine katılanların yaklaşık yarısı, gıda, faturalar, sağlık hizmetleri, konut ve ulaşım masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini belirtiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransız oyuncu Brigitte Bardot hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransiz-oyuncu-brigitte-bardot-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransiz-oyuncu-brigitte-bardot-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Fransız oyuncu Brigitte Bardot, 91 yaşında hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/12/332-1.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:09:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransız, oyuncu, Brigitte, Bardot, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fransız oyuncu ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot’un yaşamını yitirdiği bildirildi. Brigitte Bardot Vakfı, uzun zamandır sağlık sorunları olan oyuncunun bugün hayatını kaybettiğini duyurdu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu Kent Çamaşırhanesi ile çamaşır yıkama derdine son!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-kent-camasirhanesi-ile-camasir-yikama-derdine-son</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-kent-camasirhanesi-ile-camasir-yikama-derdine-son</guid>
<description><![CDATA[ Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından üniversite yerleşkesine kurulan Kent Çamaşırhanesi kısa sürede öğrencilerin gözdesi oldu. Üniversiteye yeni adım atan öğrenciler de çamaşırhanenin avantajlarından yararlanabilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/ordu-ogrenci.JPG" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ordu, Kent, Çamaşırhanesi, ile, çamaşır, yıkama, derdine, son</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORDU<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, vizyon projelerle şehri geleceğe taşırken bir yandan da gençlere yönelik verilen hizmetlerle de takdir topluyor. Özellikle öğrencilerin yanında olan Başkan Güler, onların hayatını kolaylaştıracak pek çok çalışmaya imza attı. Bu çalışmalardan bir tanesi olan Kent Çamaşırhanesi ile il dışından Ordu’ya gelen öğrencilerin önemli bir ihtiyacına cevap veriliyor.</p>

<h2><strong>Yıkama, kurutma ve ütüleme tek noktada </strong></h2>

<p>Kent Çamaşırhanesinde gençlere evlerinden uzakta kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ortam sunuluyor. Öğrenciler burada çamaşırlarını tamamen ücretsiz bir şekilde yıkayabilme imkanına sahip oluyor. Burada sadece çamaşır yıkama hizmeti sunmakla da kalınmıyor yıkadıkları kıyafetleri kurutma ve ütüleme imkânına da sahip oluyorlar.</p>

<p>Çamaşırhanede mini kütüphane ve ücretsiz internet desteği de sağlanıyor. Çamaşırlarının yıkanmasını ve kurumasını beklerken öğrenciler burada sıkılmadan vakit geçirebiliyorlar.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl hizmet vermeye başlayan Kent Çamaşırhanesi ile çok sayıda öğrenci bu hizmetten yararlandı. Bu yılda hizmet vermeye devam edecek olan çamaşırhane yeni gelen öğrencilere kapılarını açtı. Çamaşır yıkama derdiyle uğraşmak istemeyen gençler buradan ücretsiz bir şekilde faydalanabilecekler.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belediye Başkanı Fuat Köse&amp;apos;den yeni Emniyet Müdürü Ferhat Aktaş&amp;apos;a ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/belediye-baskani-fuat-koeseden-yeni-emniyet-muduru-ferhat-aktasa-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/belediye-baskani-fuat-koeseden-yeni-emniyet-muduru-ferhat-aktasa-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun İl Emniyet Müdürü olarak atanan Ferhat Akbaş’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/ferhataktasfuatkose.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Belediye, Başkanı, Fuat, Köseden, yeni, Emniyet, Müdürü, Ferhat, Aktaşa, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GiRESUN-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>“Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı Giresun’a hoş geldiniz” diyen Başkan Köse, kamu düzeni ve güvenliği konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>"Şehrimizin huzuru ve güvenliği için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Müdürümüze yeni görevinde başarılar diliyorum" diyen Köse, Giresun halkının huzur ve güvenliği için 7-24 görev başında olan tüm emniyet mensuplarına ise görevlerinde başarılar diledi.</p>

<p>Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş ise ziyaretinden dolayı Başkan Fuat Köse’ye teşekkür ederek: "Şehrimizin güvenliği için tüm ekiplerimizle birlikte en iyi hizmeti sunmak için çalışacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, tarımı yerel tohumlarla gelecek nesillere aktarıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/balikesir-buyuksehir-belediyesi-tarimi-yerel-tohumlarla-gelecek-nesillere-aktariyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/balikesir-buyuksehir-belediyesi-tarimi-yerel-tohumlarla-gelecek-nesillere-aktariyor</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal çeşitliliği korumak ve tarım sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla tohum ihtiyacını ilçelerden sağlıyor. 20 ilçeden toplanan yerel tohumlar, Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) arazilerinde yerel tohum koleksiyonunda yetiştiriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/balikesir-tarim.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Balıkesir, Büyükşehir, Belediyesi, tarımı, yerel, tohumlarla, gelecek, nesillere, aktarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BALIKESİR-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) hayata geçirdiği projelerle Balıkesir’e özgü sebze çeşitliliğinin kaybolmasının önüne geçmeyi ve sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor. Tohum ihtiyacını 20 ilçeden toplanan sebzelerden sağlayan BAÇEM, önce inceliyor ardından verimsiz olan tohumları ayıklıyor. Böylece sadece genetiği güçlü tohumlar seçilerek verimliliğin artırılması esas alınıyor.</p>

<h2><strong>Geçmişten geleceğe miras</strong></h2>

<p>İlçelerden toplanan sebzelerin içerisindeki tohumlar teker teker ayıklanarak kurumaya bırakılıyor. Toplanan tohumlar arasında; patlıcan, biber, kavun, karpuz ve domates çeşitleri mevcut. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, yapılan çalışmalarda bitkilerin çiçeklenme dönemini, verim durumunu, meyve özelliklerini ve tadını inceleyerek bitkilerin üretimini gerçekleştiriyor. Ekimi yapılan bitkiler morfolojik ve tarımsal açıdan gözlemlenerek çok yönlü kayıt altına alınıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin BAÇEM çatısı altında yürüttüğü bu çalışmalar, belirli aralıklarla devam edecek. Geçmişten geleceğe tohum zenginliğine sahip çıkmayı hedefleyen BAÇEM, tohumları koşuluna uygun şekilde toplayıp ayıklamaya devam edecek.</p>

<h2><strong>" Tohumlara sahip çıkalım"</strong></h2>

<p>Hayata geçirilen projeyle ilgili açıklamada bulunan tıbbi ve aromatik bitkiler teknikeri Elif Akça ‘‘ Balıkesir ve ilçelerinden topladığımız yerel sebze tohumlarını BAÇEM’in arazisine ektik. Buradaki tohumların çoğaltılmasını, bu yerel tohumların mirasını gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Burada gördüğünüz domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz çeşitliliğimizi gelecek nesillere taşımak istiyoruz. Tohumlara sahip çıkmazsak ileride çocuklarımızın sofrasında böyle zenginlikler olmayacak. Yerel tohumlar bizim kültürümüz, soframız ve tarımsal mirasımızdır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak biz bu mirası yaşatmaya çalışıyoruz. ’diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kitap Fuarı öncesi kütüphane buluşmaları başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kitap-fuari-oencesi-kutuphane-bulusmalari-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kitap-fuari-oencesi-kutuphane-bulusmalari-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kitap Fuarı öncesinde kütüphanelerde düzenlediği kültürel etkinliklerin ilkini Gölcük Kütüphanesi’nde gerçekleştirdi. “Kütüphanem Kocaeli” markasıyla düzenlenen buluşmada konuk edilen Habibe Bektaşoğlu, “Sanat: Köklerden Ufka-Anadolu’nun İzinde Sanat” başlıklı bir söyleşi yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/kocaeli-kutuphane.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kitap, Fuarı, öncesi, kütüphane, buluşmaları, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOCAELİ-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na hazırlanıyor. Fuar öncesi düzenlenen etkinliklerin ilk adresi Gölcük Kütüphanesi olurken, yazar-sanat tarihçi Habibe Bektaşoğlu yaptığı söyleşide, Anadolu coğrafyasının sanat tarihindeki derin ve özgün izlerini katılımcılarla paylaştı. Sanatın yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda toplumların hafızasını taşıyan güçlü bir ifade biçimi olduğuna dikkat çeken Bektaşoğlu, tarih öncesi kaya resimlerinden Selçuklu mimarisine, Osmanlı minyatürlerinden çağdaş sanat akımlarına kadar uzanan geniş bir perspektifte örnekler sundu.</p>

<h2><strong>Kültürel miras </strong></h2>

<p>Kültürel süreklilik temasını vurgulayan Bektaşoğlu, Anadolu’nun binlerce yıllık sanat birikiminin hem yerel kimliği hem de evrensel sanat anlayışını nasıl beslediğini örneklerle anlattı. Sanatın bireyin dünyasını dönüştürücü gücü, kültürel mirasın günümüz sanatçılarına sunduğu ilham ve farklı dönemlerde sanatın toplumsal rolü de söyleşinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Kütüphane atmosferinde sanat</strong></h2>

<p>Etkinliğe katılan ziyaretçiler, kütüphane atmosferinde böyle bir programın düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Katılımcılar, hem kültürel hem de sanatsal açıdan doyurucu bir buluşma yaşadıklarını belirterek, organizasyonu takdir etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kitap Fuarı öncesinde başlattığı bu kütüphane buluşmaları, önümüzdeki günlerde farklı kütüphanelerde de devam edecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milletvekili Adem Çalkın: &amp;quot;Filistin&amp;apos;in tanınması, insanlık değerlerinin yanında durmanın göstergesidir&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/milletvekili-adem-calkin-filistinin-taninmasi-insanlik-degerlerinin-yaninda-durmanin-goestergesidir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/milletvekili-adem-calkin-filistinin-taninmasi-insanlik-degerlerinin-yaninda-durmanin-goestergesidir</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, yaptığı basın açıklamasında, İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın Filistin’i devlet olarak tanıma kararlarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/adem35-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Milletvekili, Adem, Çalkın:, Filistinin, tanınması, insanlık, değerlerinin, yanında, durmanın, göstergesidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS-BHA</strong></p>

<p>Milletvekili Çalkın, söz konusu adımın, uluslararası hukuk ve evrensel insanlık değerleri adına önemli bir duruş olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bu adım, uluslararası hukukun ve evrensel insanlık değerlerinin yanında durma iradesinin somut bir göstergesidir. Filistin Devleti’nin daha fazla ülke tarafından tanınması, işgal ve etnik temizlik yoluyla iki devletli çözümü ortadan kaldırma girişimlerine güçlü bir yanıt olacaktır.”</p>

<p>Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmaya da dikkat çeken Çalkın, bu konuşmanın bir kez daha “insanlık ittifakının sesi” olacağını ifade etti.</p>

<p>Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını vurgulayan Çalkın, sözlerini şöyle tamamladı: “Filistinli kardeşlerimizin haklı davasının sonuna kadar yanındayız.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin en hızlı büyüyen 100 şirketinden 24&amp;apos;ü Ankara firması</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-100-sirketinden-24u-ankara-firmasi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-100-sirketinden-24u-ankara-firmasi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde, TEPAV ve TOBB ETÜ iş birliğinde hazırlanan TOBB Türkiye 100- Türkiye&#039;nin En Hızlı Büyüyen Şirketleri&quot; ödül töreni TOBB Konferans Salonu&#039;nda yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&#039;ın teşrifleriyle, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ev sahipliğinde düzenlenen törende Türkiye&#039;nin en hızlı büyüyen 100 şirketi ödüllendirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/aso-sirket.JPG" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, hızlı, büyüyen, 100, şirketinden, 24ü, Ankara, firması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, en hızlı büyüyen 100 şirketin 24'ünün Ankara firması olduğuna dikkat çekerek, "TOBB Türkiye 100, Başkentimiz için bir gurur tablosu oldu. 17'si Ankara Sanayi Odası üyesi 24 Ankara firması listede yer aldı. Ankara, listede en çok firmayla temsil edilen il oldu" dedi.</p>

<p>Elde ettikleri başarılarla Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna öncülün eden tüm firmaları kutlayan Başkan Ardıç, "TOBB Türkiye 100 listesi, Ankara'nın girişimcilik, yenilikçilik, Ar-Ge ve yüksek teknolojiye dayalı üretimdeki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Azim ve özveriyle çalışan sanayicilerimizle, Ankara'mızı sanayi ve teknolojinin de Başkenti yapma hedefimize kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düzcespor, Karabük İdmanyurdu’nu 4&amp;2 mağlup etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/duzcespor-karabuk-idmanyurdunu-4-2-maglup-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/duzcespor-karabuk-idmanyurdunu-4-2-maglup-etti</guid>
<description><![CDATA[ Düzce Cam Düzcespor, 2025-2026 sezonu TFF 3. Lig 3. Grup 3. hafta karşılaşmasında Karabük İdmanyurdu Spor’u 4-2 yenerek puanını 7’ye yükseltti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/karabuk-maci-guzel-4-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Düzcespor, Karabük, İdmanyurdu’nu, 4-2, mağlup, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EROL TAYHAN/DÜZCE-BHA</strong></p>

<p>TFF 3. Lig 3. Grup 3. hafta karşılaşmasında Düzce Cam Düzcespor, sahasında Karabük İdmanyurdu Spor’u 4-2 yenerek puanını 7’ye yükseltti.</p>

<p>Düzce Şehir Stadı’nda oynanan maçta hakem Ali Rıza Altunbakır ve yardımcıları görev aldı. Karşılaşmayı Düzce Valisi Selçuk Aslan, Düzcespor Kulüp Başkanı Mehmet Saygun, yöneticiler, İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder ve çok sayıda taraftar tribünden takip etti. Konuk ekibin yaklaşık 10 kişilik taraftar grubu da kendilerine ayrılan kale arkası tribünde yer aldı.</p>

<p>Müsabakanın 14. dakikasında Karabük İdmanyurdu Berkcan Cengiz’in golüyle öne geçti. Düzcespor, 23. dakikada Emre Yıldırım ve 45. dakikada Bilal Musa Şentürk’ün golleriyle devreyi 2-1 önde tamamladı. İkinci yarıda 51. dakikada Abdurrahman Ayanoğlu penaltıdan farkı ikiye çıkarırken, 66. dakikada Turgay Keleş konuk ekibin ikinci golünü kaydetti. Uzatma dakikalarında sahneye çıkan Ufuk Birdal, 90+6’da attığı golle maçın skorunu belirledi: 4-2.</p>

<p>Karşılaşmada Düzcespor’dan Abdurrahman Ayanoğlu ve Mehmet Refik Can, Karabük İdmanyurdu’ndan ise Tugay Keleş ve Berkcan Cengiz sarı kart gördü.</p>

<p>Bu sonuçla kırmızı-lacivertli ekip, 3 haftada topladığı 7 puanla averajla 3. sırada yer aldı. Sebat Gençlik liderlik koltuğunda otururken, Tokat Belediyespor haftayı ikinci sırada tamamladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arpaçay’da Aşıklar ve Halk Müziği Şöleni coşkuyla kutlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/arpacayda-asiklar-ve-halk-muzigi-soeleni-coskuyla-kutlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/arpacayda-asiklar-ve-halk-muzigi-soeleni-coskuyla-kutlandi</guid>
<description><![CDATA[ Kars’ın Arpaçay ilçesinde, Arpaçay Belediyesi ve Kaymakamlık iş birliğiyle düzenlenen Aşıklar ve Halk Müziği Şöleni, yoğun katılımla ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/e2-449.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Arpaçay’da, Aşıklar, Halk, Müziği, Şöleni, coşkuyla, kutlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS-BHA</strong></p>

<p>Programa AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın da katılarak, Latif Doğan ve yöre aşıklığının önemli temsilcileri tarafından seslendirilen türküler eşliğinde Arpaçaylı vatandaşlarla birlikte halay çekti. Etkinlik boyunca halk müziği ezgileri ve coşkulu halk oyunları gösterileriyle dolu dolu anlar yaşandı.</p>

<p>Şölende Aşık Maksut Feryadi, Latif Doğan, yöre aşıklıkları, halk oyunları ekipleri ve çok sayıda sanatçı sahne alarak, bölgeye özgü kültürel değerleri izleyicilerle buluşturdu. Programda konuşan yetkililer, bu etkinliklerin kadim topraklarımızda bizlere miras kalan geleneği yaşatmak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Milletvekili Adem Çalkın, etkinliği düzenleyen Arpaçay Kaymakamı Muhammed Burak Akköz, Belediye Başkanı Zeki Elma ve organizasyona katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, kültürel mirasın yaşatılmasında gösterdikleri özverinin takdire şayan olduğunu belirtti.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Firmaların net döviz açığında temmuzda düşüş</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/firmalarin-net-doeviz-aciginda-temmuzda-dusus</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/firmalarin-net-doeviz-aciginda-temmuzda-dusus</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların net döviz açığı temmuz ayında azalma kaydetti. Firmaların döviz varlıkları 3 milyar 796 milyon dolar artarken yükümlülükler 17 milyon dolar yükseldi. Böylece net döviz açığı 3 milyar 779 milyon dolar gerileyerek 182 milyar 629 milyon dolara indi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/firmalarin-net-doviz-aciginda-temmuzda-dusus.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Firmaların, net, döviz, açığında, temmuzda, düşüş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA-BHA</strong></p>

<p>Varlık kalemlerinde en dikkat çekici artış ihracat alacaklarında görüldü. Temmuzda ihracat alacakları 1 milyar 519 milyon dolar, yurt içi bankalardaki mevduatlar 984 milyon dolar, yurt dışı sermaye yatırımları 767 milyon dolar, türev varlıklar 381 milyon dolar ve menkul kıymetler 145 milyon dolar arttı.</p>

<p>Yükümlülük tarafında ise tablo daha sınırlı değişti. İthalat borçları 766 milyon dolar, türev yükümlülükler 244 milyon dolar ve yurt içinden sağlanan nakdi krediler 26 milyon dolar artarken, yurt dışından sağlanan kredilerde 1 milyar 20 milyon dolarlık gerileme kaydedildi.</p>

<p>Vade yapısına bakıldığında, yurt içinden kullanılan kısa vadeli krediler 528 milyon dolar azalırken uzun vadeli krediler 554 milyon dolar yükseldi. Yurt dışı kaynaklı kredilerde ise kısa vadeli olanlar 851 milyon dolar artış gösterirken, uzun vadeli kredilerde 1 milyar 104 milyon dolarlık düşüş yaşandı.</p>

<p>Kısa vadeli varlıklar 137 milyar 759 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, kısa vadeli yükümlülükler 131 milyar 106 milyon dolarda kaldı. Bu dönemde kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası 6 milyar 654 milyon dolara yükselerek, bir önceki aya kıyasla 2 milyar 240 milyon dolarlık artış sağladı.</p>

<p>Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam içindeki payı ise yüzde 37 olarak kaydedildi.</p>

<p></p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya’dan İsrail’e tam silah ambargosu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanyadan-israile-tam-silah-ambargosu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanyadan-israile-tam-silah-ambargosu</guid>
<description><![CDATA[ İspanya’da azınlık sol koalisyon hükümeti, İsrail’e karşı en sert adımını attı. Bakanlar Kurulu’nun haftalık toplantısında kabul edilen Kraliyet kararnamesiyle, Tel Aviv yönetimine tam kapsamlı silah ambargosu uygulanmasına resmen onay verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/ispanyadan-israile-tam-silah-ambargosu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanya’dan, İsrail’e, tam, silah, ambargosu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA-BHA</strong></p>

<p>Ekonomi, Ticaret ve Şirketler Bakanı Carlos Cuerpo, kararın sadece silahları değil, savunma sanayine ait tüm ekipmanları ve çift kullanımlı ürün ile teknolojileri de kapsadığını açıkladı. Cuerpo, bunun “Gazze’de yaşanan soykırıma karşı” ve “Filistin halkıyla dayanışma” amacı taşıdığını belirterek, “Bu karar, hükümetimizin ve Başbakan Pedro Sanchez’in insan haklarına bağlı siyasi kararlılığının yeni bir göstergesidir” dedi.</p>

<p>Ambargo kapsamında ayrıca İsrail’le bağlantılı askeri kullanım ihtimali olan uçak yakıtlarının transit başvuruları reddedilecek. Bunun yanında, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı yerleşimlerde üretilen ürünlerin ithalatı ve bu ürünlerin reklamı yasaklanacak.</p>

<p>Bakan Cuerpo, yasakların İspanya ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını ancak İsrailli şirketler için anlamlı sonuçlar doğuracağını vurguladı. Kararların her üç ayda bir kamuoyuna raporlanacağını kaydeden Cuerpo, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını kınamayı sürdüreceklerini ve Hamas’tan rehineleri derhal serbest bırakmasını talep ettiklerini söyledi.</p>

<p>Hükümet Sözcüsü ve Eğitim Bakanı Pilar Alegria da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Başbakan Sanchez’in Birleşmiş Milletler’de dile getirdiği gibi, Filistin Devleti’nin tanınması artık ertelenemez bir zorunluluktur. İspanya mayıs ayında bu adımı attı, şimdi Fransa, Portekiz, Kanada, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerin de aynı çizgide hareket ettiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilindiği üzere İspanya hükümeti, 9 Eylül’de İsrail’e yönelik 9 maddelik yaptırım paketi duyurmuş, ancak silah ambargosu ve bazı askeri kısıtlamaların onayı hukuki ve teknik nedenlerle bugüne bırakılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli Büyükşehir’in Trafik Eğitim Parkı’nda yeni dönem başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kocaeli-buyuksehirin-trafik-egitim-parkinda-yeni-doenem-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kocaeli-buyuksehirin-trafik-egitim-parkinda-yeni-doenem-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çocuklara trafik bilinci kazandırmayı amaçladığı Trafik Eğitim Parkı’nda teorik ve uygulamalı eğitimler başladı. Çocuklar, eğitim sonunda sertifika alarak trafik gönüllüsü olmaya hak kazandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/kocaeli-trafik.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kocaeli, Büyükşehir’in, Trafik, Eğitim, Parkı’nda, yeni, dönem, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOCAELİ<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından çocuklara yönelik eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü Trafik Eğitim Parkı, yeni eğitim öğretim dönemine kapılarını açtı. Trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmak ve geleceğin sürücülerini bilinçli bireyler olarak yetiştirmek amacıyla sürdürülen eğitim programları her yıl olduğu gibi bu yıl da kapsamlı içerikleriyle devam ediyor.</p>

<h2><strong>Hem teorik hem uygulamalı eğitim</strong></h2>

<p>Trafik Eğitim Parkı’nda 2025-2026 eğitim öğretim dönemi Körfez ilçesi Mimar Sinan İlkokulu öğrencileri ile başladı. Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı doğrultusunda dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik verilen eğitimlerde emniyet kemeri kullanımı, yaya önceliği, toplu taşıma, trafik işaretleri, takip mesafesi, cep telefonu kullanmanın tehlikeleri, yaya geçidi ve trafik lambalarının önemi gibi trafik kuralları teorik olarak öğretildi.</p>

<h2><strong>Trafikte bilinçli nesiller</strong></h2>

<p>Öğrendikleri kuralları gerçek hayata yakın bir ortamda deneyimleme fırsatı bulan çocuklar, eğitim sonunda sertifika alarak trafik gönüllüsü olmaya hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi eğitimler ile çocuklara hem bireysel güvenliklerini artırmayı hem de uzun vadede toplumsal trafik kültürüne katkı sunmayı hedefliyor. Trafik Eğitim Parkı’nda yıl boyunca birçok okuldan öğrenciye ulaşılması planlanıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akın: “Ahilik kardeşlik, dürüstlük ve paylaşmaktır”</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akin-ahilik-kardeslik-durustluk-ve-paylasmaktir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akin-ahilik-kardeslik-durustluk-ve-paylasmaktir</guid>
<description><![CDATA[ Ahiliğin; alın terinin, emeğin, adaletin ve dayanışmanın adı olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın,  Büyükşehir Belediyesi olarak esnaflarla birlik ve beraberlik içerisinde çalıştıklarını belirterek, “Esnafımızın önünü açacak, işini kolaylaştıracak kararlar almaya gayret ediyoruz.” dedi. Akın ayrıca Yakın Kart ile yapılan destek ödemelerinde sadece yerel esnafla anlaşma yapıldığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/balikesir-ahilik.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Akın:, “Ahilik, kardeşlik, dürüstlük, paylaşmaktır”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BALIKESİR<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ahilik Haftası’nda Balıkesir Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Fehmi Erdem ve yönetim kurulu üyeleri, Balıkesir Ticaret İl Müdürü İlhan Pehlivan ve ilçe esnaf odaları başkanlarını makamında ağırladı. Ahilik Haftası’nı büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman esnafların yanında olduklarını söyledi. “Esnaf olmadan eşraf olmaz!” ilkesiyle şehirde faaliyet gösteren esnaflarla tam bir uyum içerisinde çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Akın, “Esnafımızın derdi bizim derdimizdir. Her zaman esnaflarımızla iç içe olup onların taleplerini ve isteklerini dinliyorum.” dedi.</p>

<h2><strong>"Esnafımızın yanındayız"</strong></h2>

<p>Ahiliğin; dürüstlüğün, kardeşliğin, dayanışmanın ve adaletin sembolü olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kuvayımilliye şehri Balıkesir’de esnaflarla her zaman iç içe olduklarını söyledi. “Esnaf olmadan eşraf olmaz!” ilkesiyle Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman esnafın yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Akın, “Esnafımızın yüzünün gülmesi, kazancının artması bizim için çok önemli. Ahilik demek dürüstlük, paylaşmak ve kardeşlik demektir. Tüm esnafımız bu geleneği sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi olarak esnaflarımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Esnafımızın önünü açacak, işini kolaylaştıracak kararlar almaya gayret ediyoruz. Esnaf Odaları Birliğimizin yeni hizmet binasını tamamladık. Yol ve çevre düzenlemesini de kısa sürede bitireceğiz. Ayrıca Burhaniye’de esnaflarımız için çok güzel bir dinlenme tesisi yapıyoruz. Orası, esnaflarımızın aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirecekleri bir buluşma noktası olacak.” diye konuştu.</p>

<h2><strong>" Zorlukları birlikte aşacağız"</strong></h2>

<p>Ülkenin ekonomik anlamda zor günlerden geçtiğini belirten Akın, “Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, işsizlik hepimizin ortak derdi. Ama biz inanıyoruz ki bu zorlukları da tıpkı atalarımızın yaptığı gibi birlik ve beraberlik içinde aşacağız. Ahilik kültürünün bize öğrettiği gibi, omuz omuza vererek, paylaşarak ve dayanışarak yarınlarımızı daha güçlü kılacağız. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak biz, her zaman esnafımızın, çiftçimizin, işçimizin, emekçimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Esnafımızın dertlerini dinlemek ve onların yanında olmak için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında ilk kez Esnaf ve Sanatkâr İşleri Dairemizi hizmete açtık. Bu daire, belediyemizle esnafımız arasında bir gönül köprüsü kuruyor; gece gündüz demeden siz esnaflarımıza hizmet ediyor. Sizler, sadece dükkânınızda mal satan kişiler değilsiniz. Sizler aynı zamanda şehrimizin huzurunu, birliğini, ahlakını ayakta tutan mihenk taşlarısınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Esnaf, milletin aynasıdır.’ Biz de bu aynayı her daim parlak tutmak, değerlerinizi yaşatmak için gece gündüz çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ATO Başkanı Gürsel Baran: &amp;quot;Ankara, Türkiye 100 Listesi&amp;apos;nin zirvesinde yerini aldı&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ato-baskani-gursel-baran-ankara-turkiye-100-listesinin-zirvesinde-yerini-aldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ato-baskani-gursel-baran-ankara-turkiye-100-listesinin-zirvesinde-yerini-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)  öncülüğünde, TEPAV ve TOBB ETÜ iş birliğiyle düzenlenen &quot;Türkiye&#039;nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi&quot; Ödül Töreni&#039;nde, ödül verilen 100 şirketin 24&#039;ünün Ankara&#039;dan olduğunu belirterek, Ankara&#039;nın listeye en fazla firma ile giren il olmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/ato-baskani.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ATO, Başkanı, Gürsel, Baran:, Ankara, Türkiye, 100, Listesinin, zirvesinde, yerini, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak "Türkiye'nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi" ödüllerinde Ankara ilinin başarılarına dikkat çekti. Ankara'nın "Türkiye 100" listesinin zirvesinde yerini aldığını kaydeden Baran, şunları söyledi:</p>

<p>"Ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren, büyüme hızlarıyla ve iş modelleriyle ülke ekonomisine katkı sağlayan Türkiye 100 programında yer alan Ankara firmalarına plaketlerini Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Sanayi Odası Başkanımız Sayın Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanımız Sayın Faik Yavuz ve Haymana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Fazlı Çınar ile birlikte takdim ettik. Cesaretleri, yenilikçi bakış açıları ve öncü rolleriyle ekonomimize değer katan firmalarımız, Türk özel sektörünün vizyonunu ve dinamizmini de dünyaya gösteriyor. Türkiye 100 listesine girme başarısı gösteren tüm şirketlerimizi kutluyorum. 100 şirket içerisinde Ankara 24 şirketle en fazla başarı gösteren il oldu. Ankara'nın adının liste başında yer almasını sağlayan Ankaralı firmalarımızla da gurur duyduğumuzu ifade etmek isterim. Ankara siyasetin yanı sıra, ticaretin, sanayinin, girişimciliğin de Başkenti olduğunu, Türkiye 100 programındaki başarısıyla ispatlamıştır."</p>

<p></p>

<p>Baran, ayrıca "Türkiye 100" programına öncülük eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Birlik Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na "marifet iltifata tabidir" düsturuyla hızla büyüyen şirketleri kamuoyunun dikkatine sunarak iyi örneklerin çoğaltılmasına katkı sağlamaları nedeniyle de teşekkür etti.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TEKNOFEST 2025’te Kocaeli rüzgârı esti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/teknofest-2025te-kocaeli-ruzgari-esti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/teknofest-2025te-kocaeli-ruzgari-esti</guid>
<description><![CDATA[ Kılavuz Teknoloji Merkezi takımlarının geleceği kodlayan, gökyüzünü tasarlayan ve yenilikleri üreten gençleri, projeleriyle TEKNOFEST 2025’e unutulmaz bir hikâye bıraktı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/kocaeli-teknofest.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>TEKNOFEST, 2025’te, Kocaeli, rüzgârı, esti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOCAELİ-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>Havacılık, uzay ve teknoloji alanında Türkiye Yüzyılının en başarılı gençlerini yetiştirmek için örnek projeler üreten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan öğrencilerin milli teknoloji hamlesine katkı sağlayacak yüksek bütçeli projelerini hayata geçirmelerine imkân sağlıyor. Akademik kimliğiyle lise ve üniversite gençliğini çok iyi anlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Kılavuz Gençlik çatısı altında Vinsan Yerleşkesi’nde hizmet veren Kılavuz Teknoloji Merkezi ile öğrencilere önemli ayrıcalıklar yaşatıyor.</p>

<p></p>

<p>Ülkemizin ihtiyaç duyduğu bilişim, elektronik, havacılık ve uzay teknolojileri alanlarında nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine büyük katkıda bulunan Kılavuz Teknoloji Merkezi Atölyelerinde üniversitelerin teknoloji takımlarını oluşturan genç mühendis adaylarına projelerini geliştirmek için teknik donanım altyapısı, malzeme desteği, fiziki mekân, 3D yazıcı ve lojistik imkânlar sunuluyor. Kılavuz Teknoloji Merkezi’nde 2024-2025 sezonunda 68 teknoloji takımı ve 1.175 öğrenciye yaklaşık 5.7 milyon TL’lik malzeme desteği verildi. Ayrıca Vinsan Yerleşkesi’nde bulunan 3 binadaki 14 atölyede 19 teknoloji takımına çalışma imkânı sağlanıyor.</p>

<p>Bu yıl 12’incisi düzenlenen ve yüz binlerce teknoloji tutkununu buluşturan TEKNOFEST 2025’te 58 ana kategori ve 138 alt kategoride yarışmalar düzenlendi. 1 milyon 32 bin teknoloji tutkununu Atatürk Havalimanı'nda bir araya getiren TEKNOFEST İstanbul, 5 gün boyunca ziyaretçilerini ağırladı. Türkiye’nin milli teknolojisini geliştirmeye yönelik önemli bir platform olan TEKNOFEST’te Kılavuz Teknoloji Merkezi takımları bu yıl da boy gösterdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin büyük destekler verdiği teknoloji takımları farklı kategorilerde dereceye girmeyi başardı.</p>

<h2><strong>Derece alarak Kocaeli'yi gururlandırdılar</strong></h2>

<p>Türkiye'nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesinin hedeflendiği festivalde dereceye girerek ödül alan Kılavuz Teknoloji Takımları büyük bir başarıya daha imza attı. Sanayide Dijital Teknolojiler alanında düzenlenen TEKNOFEST yarışmalarında Kılavuz Kou Rover Takımı “İleri Seviye Kategorisi’nde” birincilik elde ederek Kocaeli’ni gururlandırdı. Kılavuz Aura Auv Takımı “İnsansız Su Altı Sistemleri Kategorisi’nde”, Kılavuz Kaızen Roket Takımı ise “Orta İrtifa Roket Kategorisi’nde” Türkiye ikincisi olmayı başardı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden destek alarak büyük bir azim ve özveriyle çalışan gençler, teknoloji üreten Türkiye vizyonuna güçlü bir katkı sundu.</p>

<p></p>

<table cellpadding="0" cellspacing="0" class="table" width="0">
 <tbody>
  <tr>
   <td rowspan="2" width="292">
   <p><strong>TAKIM ADI</strong></p>
   </td>
   <td rowspan="2" width="292">
   <p><strong>YARIŞMA KATEGORİSİ</strong></p>
   </td>
   <td rowspan="2" width="292">
   <p><strong>YARIŞMA SIRALAMASI</strong></p>
   </td>
   <td rowspan="2" width="315">
   <p><strong>YARIŞMA ÖDÜLÜ</strong></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ KOU ROVER</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>SANAYİDE DİJİTAL TEKNOLOJİLER</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 1.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p>MANSİYON ÖDÜLÜ</p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ AURA AUV</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>İNSANSIZ SU ALTI SİSTEMLERİ</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 2.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ AURA USV</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>İNSANSIZ DENİZ ARACI</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 5.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ KAIZEN ROKET</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>ORTA İRTİFA ROKET</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 2.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ HB 41</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE DRONE ŞAMPİYONASI</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>KKTC ETABI TÜRKİYE 4. / YALOVA ETABI TÜRKİYE 2. / İSTANBUL ETABI TÜRKİYE 2. / GENEL SIRALAMASI TÜRKİYE 2.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ NANO</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>ÇİP TASARIM YARIŞMASI</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 4.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p>MANSİYON ÖDÜLÜ</p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KOVAK</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>SAVAŞAN İHA</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 10.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p>EN İYİ KONTROL-GÜDÜM YAZILIMI ÖDÜLÜ</p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>AEROKOU</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>ULUSLARARASI SERBEST GÖREV</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 16.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p>PERFORMANS ÖDÜLÜ</p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ HYPERUSH</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>HYPERLOOP GELİŞTİRME</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 5.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ KOUSPACE</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>ORTA İRTİFA ROKET</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 6.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ MICROCAN</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>ONKOLOJİDE 3T</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 6.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="292">
   <p>KILAVUZ TAISAT SDT</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>SANAYİDE DİJİTAL TEKNOLOJİLER</p>
   </td>
   <td width="292">
   <p>TÜRKİYE 10.</p>
   </td>
   <td width="315">
   <p></p>
   </td>
   <td width="10"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kerbela Isparta’da seyirciyle buluşacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kerbela-ispartada-seyirciyle-bulusacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kerbela-ispartada-seyirciyle-bulusacak</guid>
<description><![CDATA[ Isparta, önemli bir tiyatro oyununa da daha ev sahipliği yapıyor. Kütür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kerbela adlı oyun Isparta’da tiyatro severlerle buluşacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/i-m-g-8364.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kerbela, Isparta’da, seyirciyle, buluşacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ISPARTA-BHA</strong></p>

<p>İlk kez 2009 – 2010 tiyatro sezonunda seyirci karşısına çıkan ve sahnelendiği her akşam izleyicisini, tarihin derinliklerine taşıyan Kerbela, birçok prestijli ödüle layık görülmüştü.<br>
<br>
Modern tiyatronun anlatım olanaklarını tarihsel bir trajediyle buluşturan ve tekrar sahneye dönen oyunun yazarlığını Ali Berktay, yönetmenliğini ise Ayşe Emel Mesci yapıyor.</p>

<p>26-27 Eylül 2025 tarihlerinde Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde seyircisiyle buluşacak Kerbela’nın biletleri Biletinial.com internet sitesinden temin edilebilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fındık fiyatı artmaya devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/findik-fiyati-artmaya-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/findik-fiyati-artmaya-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Fındık fiyatında artış devam ediyor, FİSKOBİRLİK bugün fiyatını güncelleyerek 50 randıman fındık için 340 TL fiyat açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/giresunfindikfiyatihaberi.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fındık, fiyatı, artmaya, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GiRESUN-BHA</strong></p>

<p>Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) fındık alım fiyatını güncelledi,</p>

<p>Tüccarda 50 randıman için fındık fiyatı 310 ile 350 lira arası bir fiyattan alıcı bulurken, Tarım Kredi Kooperatiflerin dün fındık alım fiyatını güncelleyerek 340 liradan alım yapacağını duyurdu.</p>

<p>FİSKOBİRLİK ise bugün sabah saatlerinde fındık alım fiyatında bir değişiklik yaptı.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre; 50 randıman gelen fındıkta 325 TL'den 347 TL, 53 randıman 344,50 TL'den 367,87 TL,55 randımanda ise 357,50 TL'den 381,70 TL olacak şekilde bir fiyat güncellemesi yaptı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milletvekili Adem Çalkın’dan Gülahmet Aytemiz Güzel Sanatlar Lisesi’ne ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/milletvekili-adem-calkindan-gulahmet-aytemiz-guzel-sanatlar-lisesine-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/milletvekili-adem-calkindan-gulahmet-aytemiz-guzel-sanatlar-lisesine-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar ve Kars İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Kaya ile birlikte Gülahmet Aytemiz Güzel Sanatlar Lisesi’ni ziyaret etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/e2-445.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Milletvekili, Adem, Çalkın’dan, Gülahmet, Aytemiz, Güzel, Sanatlar, Lisesi’ne, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS-BHA</strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında Okul Müdürü ve öğretmenlerle bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, Kars’ın eğitim-öğretim alanındaki mevcut durumu ve geleceğe yönelik projeler masaya yatırıldı. Milletvekili Adem Çalkın, Kars’ta eğitimin gelişmesi için yapılan yatırımları ve sürdürülen çalışmaları öğretmenlerle paylaşarak, eğitim camiasının görüş ve önerilerini dinledi.</p>

<p>“Serhat şehrimiz Kars’ımızı konuştuk. Eğitim-öğretim alanında bugüne kadar yaptığımız çalışmaları anlattık. Kars’ta eğitime her alanda desteğimiz devam edecek,” diyen Milletvekili Çalkın, eğitimcilerin emeklerine teşekkür ederek, öğretmenlere çalışmalarında kolaylıklar diledi.</p>

<p><img src="https://scontent.fdiy1-2.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/551553574_1302758477418586_3101931452856119590_n.jpg?_nc_cat=111&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=Pb6DdV-ODJwQ7kNvwGF9CoV&_nc_oc=AdlzvoSYpGJWbpYUfan4bQ7xiF7af9-SWP8BU3Cmh6BlXrwiXBLRqsJ4WIoVCRz4Ugo&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fdiy1-2.fna&oh=03_Q7cD3QEZYsxgaq_VWnrwXB_IcpJeGwAJUgbAyuwJbEzuAErpEQ&oe=68F90F1D"></p>

<p>Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren okul müdürü ve öğretmenler, eğitim sürecine verilen desteğin önemli olduğunu vurguladı. Karşılıklı fikir alışverişiyle geçen toplantı, samimi bir atmosferde sona erdi.</p>

<p>Gülahmet Aytemiz Güzel Sanatlar Lisesi, Kars’ta sanatsal eğitimin önemli adreslerinden biri olarak öğrencilere yeteneklerini geliştirme fırsatı sunmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadın girişimciliği güçlendiren imza</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kadin-girisimciligi-guclendiren-imza</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kadin-girisimciligi-guclendiren-imza</guid>
<description><![CDATA[ “Kadın Emeğini Güçlendirme Projesi” ile yerel üreticilerin emeği ulusal ve uluslararası pazarlara taşınacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/ordu-kadin-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kadın, girişimciliği, güçlendiren, imza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORDU-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>Göreve geldiği günden bu yana kadınların ekonomiye katılması amacıyla kadın girişimlerine büyük destek veren ve 19 kadın kooperatifinin kurulmasını sağlayan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şimdi ise kadınların emeğini daha da güçlendirmek için İş İnsanı Demet Sabancı Çetindoğan ile önemli bir protokol imzaladı. Protokol ile kadın girişimcilerin ürettikleri ürünler Ordu markası altında toplanacak ve yerel üreticilerin emeği ulusal ve uluslararası pazarlara taşınacak.</p>

<p>Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, kadınların üretime katılmasına ve kadın istihdamına büyük önem veriyor. Girişimci ruhlu kadınları desteklemeye devam eden Başkan Güler, “Kadın Emeğini Güçlendirme Projesi” kapsamında Shopsa A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan’ın katılımı ile iş birliği protokolü imzaladı.</p>

<p>Protokol ile yerel üreticilerin emeği ulusal ve uluslararası pazarlara taşınacak. Ordu markası altında toplanacak olan ürünler, belgelendirme ve markalaşma süreçlerinin ardından market raflarında ve ihracat noktaların da yerini alacak.</p>

<p>İmzalanan protokol hakkında değerlendirmelerde bulunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, kadınların ekonomiye katılımını güçlendirmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Girişimin, yerelden dünyaya uzanan güçlü bir kalkınma modeli olacağını altını çizen Başkan Güler, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Kadın Emeğini Güçlendirme Projesi” ile Ordu’nun değerini geleceğe taşıyoruz. Ordu Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlarımızın emeğini ekonomiye kazandıracak çok önemli bir adım atıyoruz. Shopsa A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Demet Sabancı Çetindoğan ile birlikte imzaladığımız bu iş birliği protokolü, yerel üreticilerimizin emeğini ulusal ve uluslararası pazarlara taşıyacak. Proje ile ürünlerimizi Ordu markası altında toplayacak, belgelendirme ve markalaşma süreçlerinden geçirerek İstanbul başta olmak üzere zincir market raflarında ve ihracat noktalarında yer almasını sağlayacağız. Böylece hem kadınlarımızın ekonomiye katılımı güçlenecek hem de Ordu’nun marka değeri artacak. Bu girişim, yerelden dünyaya uzanan güçlü bir kalkınma modeli olacak. Ordu’muzu geleceğe taşıyacak bu öncü iş birliğinden büyük mutluluk duyuyorum.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van TSO Van’ın mutfak kültürünü uluslararası düzeye taşıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/van-tso-vanin-mutfak-kulturunu-uluslararasi-duzeye-tasiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/van-tso-vanin-mutfak-kulturunu-uluslararasi-duzeye-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Van TSO evsahipliğinde bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Van Gurme ve Gastronomi Fuarı 25 Eylül&#039;de kapılarını açıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/i-m-g-20250922-140930-6742-780x470.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Van, TSO, Van’ın, mutfak, kültürünü, uluslararası, düzeye, taşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VAN-<a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye’nin dört bir yanından gelecek lezzetleri ve gastronomi tutkunlarını ağırlamaya hazırlanan Van “81 İl 81 Lezzet” temasıyla Van’ın mutfağını dünyaya bir kez daha tanımayı hedefliyor.</p>

<p dir="ltr">Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, başkanlığında Van TSO'da “81 İl 81 Lezzet” temasıyla gerçekleşen toplantıyla Van Gurme ve Gastronomi Fuarının lansmanını gerçekleştirildi. Toplantıya Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Başkan Yardımcılıkları Fevzi Çeliktaş ve Serdar Balandi, Sayman Üye Burak Gültepe, Genel Sekreter Cengiz Aras, Genel Sekreter Yardımcısı Kerem Oruç katıldı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Van TSO Van’ın mutfak kültürünü uluslararası düzeye taşıyor.</strong></h2>

<p dir="ltr">25 Eylül'de başlayacak olan Van Gurme ve Gastronomi Fuarı öncesi yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim tanıtım Kurulu Başkanı Necdet Takva, lansmanında yaptığı konuşmada fuarın önemine değinerek, Van’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda mutfak zenginliğiyle de dünya sahnesine çıkması gerektiğini söyledi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Başkan Takva, “Bizim için değil, şehriniz için”</strong></h2>

<p dir="ltr">Konuşmasının devamında, “81 İl 81 Lezzet” temasıyla Van’ın mutfağını dünyaya bir kez daha tanımayı hedeflediklerini belirterek, organizasyonun sadece bir etkinlikten ibaret olmadığını, aynı zamanda kentin turizm potansiyelini gastronomi üzerinden artırmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Başkan Takva, “Bizim için değil, şehriniz için” mesajının altını çizerek, fuarın Van’a değer katma misyonunu anlattı. Ayrıca, dünya genelinde gastronomi üzerinden turizm atağı yapan ülkeleri örnek göstererek, Van’ın da bu yarışta yerini alması gerektiğini ifade ederek, Van Gurme ve Gastronomi Fuarı, ilk yılında 31 firma, ikinci yılında 91 çıktı. Bu yıl ise 84 firmanın kesin katılacağını söyledi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Konuk il Balıkesir Edremit"</strong></h2>

<p dir="ltr">Fuarın konuk ili Balıkesir Edremit olacağını, böylece Edremit’in zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere öne çıkan lezzetlerinin Van’da tanıtılacağını söyleyen, başkan Takva, Fuar sadece bir eğlenceli etkinlik değil, Van’ın binlerce yıllık mutfak kültürünü dünyaya tanıtacak büyük bir organizasyon olduğunu ve bunu planladıklarını belirterek, “Türkiye’nin birçok şehrinde yöresel ürün fuarları var. Bizim farkımız, gastronomiyi daha üst segmentte taşıyarak, tescilli ürünlerimizi ve mutfak kültürümüzü dünyaya açarak, Van’ı bir gastronomi turizmi merkezi haline getirmek.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Destekçi kurum ve firmaların artmasıyla birlikte ilerleyen yıllarda fuarı daha da büyütmeyi hedeflediklerini dile getiren Takva, “Gastronomi yalnızca yemek değil, aynı zamanda bir kültür aktarımıdır. Van, bu yönüyle dünya liginde yer almayı fazlasıyla hak ediyor” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars Kafkas Üniversitesi, Teknofest 2025’e katıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kars-kafkas-universitesi-teknofest-2025e-katildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kars-kafkas-universitesi-teknofest-2025e-katildi</guid>
<description><![CDATA[ Kafkas Üniversitesi Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin en önemli buluşma noktası olan TEKNOFEST 2025’e katılım sağlayarak teknoloji tutkunları ile bir araya geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/09/e2-446.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:37:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kars, Kafkas, Üniversitesi, Teknofest, 2025’e, katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS<a href="http://bha.net.tr/">-BHA</a></strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı yürütücülüğünde Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festivale Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu, Öğretim Görevlisi Harun Öztürk ve çok sayıda öğrenci katıldı.</p>

<p>58 ana kategori ve 138 alt kategoride özgün projelerin sergilendiği festivalde, birçok görüşme gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Kapu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile birlikte stant ziyaretlerinde bulunarak öğrenciler ve akademik personelle bir araya geldi.</p>

<p><img alt="084eeef2-dc20-4859-b617-672d717e71b5.jpg" height="900" src="https://cdn.karshakimiyet.com/other/2025/09/22/084eeef2-dc20-4859-b617-672d717e71b5.jpg" width="1600"></p>

<p>Böylesine önemli bir etkinliğin hayata geçirilmesine katkı sunanlara teşekkür eden Rektör Kapu, yerli ve milli teknoloji hamlesiyle yetişen gençlerin heyecanının yarınlar için en büyük umut kaynağı olduğunu belirtti.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Güvenlik Konseyi, İran&amp;apos;a yaptırımların geri getirilmemesini kabul etmedi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-guvenlik-konseyi-irana-yaptirimlarin-geri-getirilmemesini-kabul-etmedi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-guvenlik-konseyi-irana-yaptirimlarin-geri-getirilmemesini-kabul-etmedi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran&#039;a yönelik ‘snapback’ yaptırımların geri getirilmemesini öngören bir tasarıyı reddetti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/b-m-g-u-v-e-n-l-i-k-k-o-n-s-e-y-i-i-r-a-n-a-y-a-p-t-i-r-i-m-l-a-r-i-922836-274196.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güvenlik, Konseyi, İrana, yaptırımların, geri, getirilmemesini, kabul, etmedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın 28 Ağustos'ta İran'ın nükleer anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe koyma imkanı sağlayacak ‘snapback’ mekanizmasını devreye almasının ardından, yaptırımların geri getirilmemesini öngören bir tasarıyı oylamak için toplandı.</p>

<p>Oylamada Rusya, Çin, Pakistan ve Cezayir ise tasarının kabul edilmesini yönünde oy kullanırken, İngiltere, Fransa, Danimarka, Slovenya, Sierra Leone, Panama, ABD, Yunanistan ve Somali tasarının reddi yönünde oy kullandı. Guyana ve Güney Kore ise çekimser oy verdi.</p>

<p>Tasarının kabul edilmemesinin, İran’a yönelik ‘snapback’ yaptırımlarının tekrar yürürlüğe konulmasına olanak sağlayacağı kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa Filistin Devleti&amp;apos;ni 22 Eylül&amp;apos;de tanımaya hazırlanıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransa-filistin-devletini-22-eylulde-tanimaya-hazirlaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransa-filistin-devletini-22-eylulde-tanimaya-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, telefonda görüştüğü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#039;a, Filistin Devleti&#039;ni 22 Eylül&#039;de tanıma niyetinde olduğunu söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-1c25c17317b704572d8a26570bdf5633.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransa, Filistin, Devletini, Eylülde, tanımaya, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Abbas'la telefonda görüştüğünü belirtti.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı, Gazze de dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki son derece acil durum karşısında Abbas'a, Filistin Devleti'ni 22 Eylül'de ABD'nin New York eyaletinde tanıma niyetinde olduğunu söylediğini kaydetti.</p>

<p>Bunu bir barış planı kapsamında yapacağını dile getiren Macron, şöyle devam etti:</p>

<p>"Filistin yönetimine taleplerimizi yineledim. Bu konuda Başkan Abbas, Filistin yönetimini yenilemek ve gelecekteki Filistin Devleti'nin istikrarını sağlamak için gerekli reformları uygulama konusundaki kararlığını bir kez daha dile getirdi."</p>

<p>Macron, Fransa'nın Filistin makamlarına bu yolda eşlik etmeye devam edeceğini vurgulayarak, bölgenin güvenliği ve istikrarı için verilen taahhütlerin yerine getirilmesini sağlayacaklarını kaydetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Brezilya, Güney Afrika&amp;apos;nın İsrail&amp;apos;e karşı açtığı soykırım davasına &amp;quot;müdahil&amp;quot; olma bildirimi yaptı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/brezilya-guney-afrikanin-israile-karsi-actigi-soykirim-davasina-mudahil-olma-bildirimi-yapti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/brezilya-guney-afrikanin-israile-karsi-actigi-soykirim-davasina-mudahil-olma-bildirimi-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Brezilya&#039;nın, Soykırım Sözleşmesi&#039;nin ihlali gerekçesiyle Güney Afrika&#039;nın İsrail&#039;e karşı açtığı davaya müdahil olma bildirimi yaptığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-659f3d5f783d79bcec1f38ecdd63f9a3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Brezilya, Güney, Afrikanın, İsraile, karşı, açtığı, soykırım, davasına, müdahil, olma, bildirimi, yaptı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>UAD'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde İsrail'e açtığı davaya, Brezilya da katılma bildiriminde bulundu.</p>

<p>Brezilya, müdahillik bildiriminin gerekçesinin "Soykırım Sözleşmesi'ne taraf bir devlet olarak, bu davayla ilgili hükümlerin yorumuna ilişkin görüşlerini sunmak istemesi" olduğunu kaydetti.</p>

<p>Gazze’de soykırım gerçekleştiğine ilişkin Soykırım Sözleşmesi’nde aranan hususi soykırım kastının bulunduğunu vurgulayan Brezilya, bildiriminde UAD’nin başka bir niyetle hareket edilmediğine dair uyguladığı yüksek kriterin bu olayda uygulanmaması gerektiğini belirtti. Brezilya, söz konusu kriterin uygulanacak olsa dahi, İsrail’in soykırım kastı dışında bir kastla hareket ettiğini düşünmeyi gerektiren bir neden bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Divan, Güney Afrika ve İsrail'i, Brezilya'nın müdahillik beyanına ilişkin yazılı görüşlerini sunmaya davet etti.</p>

<h3>Güney Afrika'nın İsrail'e karşı UAD'de açtığı soykırım davası</h3>

<p>Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023'te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında dava açmıştı.</p>

<p>Güney Afrika, Gazze'deki insani durumun aciliyet teşkil etmesi nedeniyle UAD'den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini talep etmişti.</p>

<p>Divan, 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde üç ayrı tedbir kararı almıştı.</p>

<p>Bu kararlarda İsrail'in, Soykırım Sözleşmesi'nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için gerekli tüm önlemleri alması, İsrail ordusunun soykırım fiillerini engelleyecek tedbirleri ivedilikle uygulaması, özellikle Refah'taki soykırım tehlikesi yaratabilecek askeri operasyonları sonlandırması ve aldığı tedbirleri düzenli olarak Divan'a raporlaması istenmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;nin başkenti Şam&amp;apos;da tespit edilen toplu mezardan 75 ceset daha çıkarıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/suriyenin-baskenti-samda-tespit-edilen-toplu-mezardan-75-ceset-daha-cikarildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/suriyenin-baskenti-samda-tespit-edilen-toplu-mezardan-75-ceset-daha-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;nin başkenti Şam&#039;ın Ateybe bölgesinde dün tespit edilen toplu mezardan 75 kişiye ait ceset daha çıkarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-cf767ef03f91f59d58ec2752ecbca736.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Suriyenin, başkenti, Şamda, tespit, edilen, toplu, mezardan, ceset, daha, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ateybe bölgesinde dün sivillerin yürüyüşü sırasında ortaya çıkarılan toplu mezarda Suriye Afet Bakanlığına bağlı ekiplerin çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Yürütülen çalışmalara, yakınlarını kaybeden veya yıllardır haber alamayan siviller de katılıyor.</p>

<p>Ekipler, bugünkü çalışmalarında toplu mezarda 75 kişiye ait cesede daha ulaştı. Böylece toplu mezardan şu ana kadar 175 ceset çıkarıldı.</p>

<p>13 yıl önce devrik Baas rejimi güçlerince alıkonulan 15 yaşındaki oğlunu arayan Ayşe Derviş, AA muhabirine, "Oğlumu arıyorum. Üzerinde siyah pantolon ve zeytin yeşili bir kazak vardı. Mezarda oğluma ait olabileceğini düşündüğüm kıyafetler gördüm. Onu bulmak için geldim ama henüz bekliyoruz." dedi.</p>

<p>Toplu mezar alanına gelen Gassan Dibo da yıllar önce lisedeyken kaybolan oğlunu aradığını belirterek, "Oğlumu üzerindeki kıyafetlerden tanıyabileceğimi düşündüm. Bu nedenle geldim ancak henüz ona dair bir iz bulamadım." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, 2026&amp;apos;da Çin&amp;apos;i ziyaret edecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-2026da-cini-ziyaret-edecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-2026da-cini-ziyaret-edecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, gelecek yılın ilk aylarında Çin&#039;e gideceğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/t-r-u-m-p-2026-d-a-c-i-n-i-z-i-y-a-r-e-t-e-d-e-c-e-k-922258-274024.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, 2026da, Çini, ziyaret, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Şi ile görüşmesinin verimli geçtiğini vurgulayan Trump, Çin lideriyle ticaret, fentanil, Rusya-Ukrayna Savaşı ve TikTok anlaşması gibi konularda önemli mesafe katettiklerini belirtti.</p>

<p>Trump, açıklamasında, "Devlet Başkanı Şi ile Güney Kore'de ekim sonunda düzenlenecek APEC Zirvesi'nde bir araya gelmemiz, önümüzdeki yılın başında Çin'e gitmem ve Devlet Başkanı Şi'nin de uygun bir zamanda ABD'ye gelmesi konusunda anlaştık" ifadesini kullandı.</p>

<p>ABD ile Çin arasında kısa süre önce anlaşmaya varıldığı kaydedilen TikTok'un satın alınması konusunda ise Trump, "TikTok anlaşmasının onaylanmasından memnuniyet duyuyoruz ve ikimiz de APEC Zirvesi'nde bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump, 80. BM Genel Kurulu&amp;apos;na hitap etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-80-bm-genel-kuruluna-hitap-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-80-bm-genel-kuruluna-hitap-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu konuşmasında, Gazze&#039;deki insani krizden Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na, iklim değişikliğinden gümrük anlaşmalarına kadar iç ve dış politikadaki temel siyasi yaklaşımlarını özetledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-2c7bf0eef65a140a0173f7713864ae94.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump, 80., Genel, Kuruluna, hitap, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, yaklaşık 1 saat süren ve en uzun lider konuşmalarından biri olarak kayıtlara geçen konuşmasında, 80. BM Genel Kurulu'na hitap etti.</p>

<p>Kürsüye gelişinde teleprompter bozuk olduğu için bir süre konuşmasına başlamayan Trump, mizahi bir dille BM asansörlerinin ve teleprompter cihazlarının bozuk olduğunu söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı Trump, bugüne kadar 7 savaşı durdurduğunu ve şu anda da hem Orta Doğu'daki çatışmaları hem de Rusya-Ukrayna Savaşı'nı durdurmaya çalıştığını savunarak "Gazze'deki savaşı derhal durdurmalıyız. Derhal müzakereye başlamalıyız, barış müzakereleri yapmalıyız, rehinelerin tamamı serbest bırakılmalı." dedi.</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nı kısa sürede durdurmayı umduğunu ancak göreve geldikten sonra işlerin istediği gibi gitmediğini anlatan Trump, "Eğer Rusya savaşı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya hazır değilse, ABD (Rusya'ya karşı) çok güçlü bir dizi gümrük vergisi uygulamaya hazır." diye konuştu.</p>

<p>Savaş devam ederken Avrupa ülkelerinin Moskova'dan petrol ve doğal gaz almaya devam etmesinden hiç memnun olmadığını vurgulayan ABD Başkanı, "(Avrupa ülkeleri) Rusya ile savaşırken Rusya'dan petrol ve doğalgaz satın alıyorlar. Bu, onlar için utanç verici bir durum." ifadesini kullandı.</p>

<p>Trump ayrıca, Çin ve Hindistan'a da yüklenerek "Çin ve Hindistan, Rus petrolünü satın almayı sürdürerek, devam eden (Rusya-Ukrayna) savaşın başlıca finansörleri durumundadır." yorumunu yaptı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: ABD ile yapılan New START anlaşmasına bir yıl daha uyacağız</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-yapilan-new-start-anlasmasina-bir-yil-daha-uyacagiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-yapilan-new-start-anlasmasina-bir-yil-daha-uyacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Kremlin Sözcüsü Peskov, ABD ile yapılan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması&#039;nın (New START) 2026&#039;da sona ermesinin ardından bir yıl daha uyacaklarını belirterek, &quot;Ancak bunun için ABD&#039;nin de aynı tutumu sergilemesi gerekiyor.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-4c6ab35b32b9502b1093224b01daa9af.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, ABD, ile, yapılan, New, START, anlaşmasına, bir, yıl, daha, uyacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin gündemdeki konulara dair sorularını yanıtladı.</p>

<p>Rusya'nın ABD ile sağlanan New START anlaşmasının 2026'da sona ermesinin ardından anlaşmaya bir yıl daha uymaya hazır olduğunu belirten Peskov, "Bunu yapacağız. Ancak bunun için ABD'nin de aynı tutumu sergilemesi gerekiyor." dedi.</p>

<p>Anlaşmanın uzatılması ihtimalini değerlendiren Peskov, şu şekilde devam etti:</p>

<p>"Anlaşmanın süresi dolmadan yeni bir belge üzerinde uzlaşıya varılması pratikte mümkün değil. Bu çok zor bir konu ve kapsamlı yaklaşım gerektiriyor. Bu koşullarda Rusya bir yıl daha anlaşmadaki kısıtlamalara uymaya hazır. Ancak bunun için ABD'nin bu konuda gerekli tutum sergilemesi ve uygun bir karar alması gerekiyor. Eğer karşı taraf kısıtlamalara uymazsa, elbette, önlem almak zorunda kalacağız."</p>

<p>Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD Başkanı Donald Trump ile temaslarında New START anlaşmasını ele aldığını ancak detaylı şekilde istişare edilmediğini aktardı.</p>

<p>Polonya'nın, "Rus uçaklarını NATO sahasını ihlal etme durumunda vurulması gerektiği" yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, Rus uçaklarının uluslararası kurallar çerçevesinde uçuş yaptığını savundu.</p>

<p>Sözcü Peskov, Rusya'nın İran'da nükleer santralleri için yeni güç ünitelerinin inşa edilmesine ilişkin Tahran ile anlaşma üzerinde çalışıp çalışmadığı yönündeki soruyu ise cevapsız bıraktı.</p>

<h3>New START anlaşması</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Güvenlik Konseyi ile yaptığı toplantıda, ABD ile yapılan New START anlaşmasının 5 Şubat 2026'da sona ermesinin ardından bir yıl daha uymaya hazır olduklarını belirterek "Bu, ancak ABD'nin de benzer şekilde hareket etmesi ve mevcut caydırıcılık potansiyellerin dengesini bozacak adımlar atmaması halinde uygulanabilir." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>ABD'nin Sovyet Rusya ile 1991'de ve Rusya Federasyonu ile 1993'te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmaları'nın (START 1 ve START 2) uzantısı niteliğindeki "New START" anlaşması, Washington ile Moskova arasında yürürlükteki son nükleer anlaşma niteliğini taşıyor.</p>

<p>Anlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlama getiriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin cari açığı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 42,9 azaldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-cari-acigi-yilin-ikinci-ceyreginde-yuzde-429-azaldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-cari-acigi-yilin-ikinci-ceyreginde-yuzde-429-azaldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de cari işlemler açığı, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 42,9 azalarak 251,3 milyar dolara geriledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-5a788b90ea9e3cfbc33e36e7e2a26dc7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, cari, açığı, yılın, ikinci, çeyreğinde, yüzde, 42, 9, azaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>
ABD Ticaret Bakanlığı, nisan-haziran dönemine ilişkin cari işlemler dengesi verilerini açıkladı.</p>

<p>Buna göre, ülkenin cari işlemler açığı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 42,9 azalışla 251,3 milyar dolara indi.</p>

<p>Bu dönemde 2023'ün son çeyreğinden bu yana en düşük seviyeye gerileyen cari açığa ilişkin piyasa beklentisi, açığın 259 milyar dolar olduğu yönündeydi.</p>

<p>ABD'de yılın ilk çeyreği için açıklanan cari açık verisi ise 450,2 milyar dolardan 439,8 milyar dolara revize edildi.</p>

<p>Ülkenin cari açığının GSYH'ye oranı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,3 olarak hesaplandı. Söz konusu oran, yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,9 seviyesindeydi.</p>

<p>Cari işlemler açığındaki gerilemede, ABD'nin dış ticaretindeki açığın azalması etkili oldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fanatik Yahudiler, İbrani yeni yılında Mescid&amp;i Aksa&amp;apos;ya baskın düzenledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fanatik-yahudiler-ibrani-yeni-yilinda-mescid-i-aksaya-baskin-duzenledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fanatik-yahudiler-ibrani-yeni-yilinda-mescid-i-aksaya-baskin-duzenledi</guid>
<description><![CDATA[ Fanatik Yahudiler, İbrani takvimine göre yılbaşının kutlandığı &quot;Roş Aşana Bayramı&quot;nda işgal altındaki Doğu Kudüs&#039;ün Eski Şehir bölgesindeki Mescid-i Aksa&#039;ya baskın düzenledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-f0f16d66e2abaa6fbf8207a978652edf.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fanatik, Yahudiler, İbrani, yeni, yılında, Mescid-i, Aksaya, baskın, düzenledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Eski Şehir'de önlemleri artırdığını duyurdu.</p>

<p>Yüzlerce Yahudi yerleşimcinin, İsrail polisinin yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde İbrani yılbaşında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek ayin yaptığı, avluda alkış tutarak dans ettiği aktarıldı.</p>

<p>Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, eski İsrail milletvekili haham Yehuda Glick'in, Filistinlilerin girişine sıkı kısıtlamalar uygulayan, kimlik kontrolü yapan ve bazılarını kapılarda gözaltına alan İsrail polisinin gözetiminde dini kıyafetler giyerek baskına katıldığını kaydetti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Faksac3.jpg"></p>

<h3>Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlaller arttı</h3>

<p>İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ikinci yılına yaklaşırken, fanatik Yahudilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskınları son dönemde giderek arttı.</p>

<p>Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonda kritik görevlere gelen aşırı sağcı bakanlar, Mescid-i Aksa'da "Yahudilerin ibadet etmesi ve Mescid-i Aksa'nın yerine bir Yahudi tapınağı inşa edilmesi gerektiğini" açıktan dile getiriyor.</p>

<p>Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Mescid-i Aksa'nın yerine "tapınak inşa edilmesini arzu ettiğini, bütçesini kendisinin karşılayacağını" belirtmişti.</p>

<p>Yahudi Gücü'nden aşırı sağcı Milletvekili Zvi Sukkot da Aksa'da İsrail bayrağı açarak dolaştığı görüntüleri paylaşmış, "Mescid-i Aksa bizim elimizde." ifadesini kullanmıştı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Faksac2.jpg"></p>

<h3>Yahudilerin Mescid-i Aksa baskınları statükoya aykırı</h3>

<p>Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.</p>

<p>Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.</p>

<p>İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Faksac1.jpg"></p>

<p>İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.</p>

<p>Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.</p>

<p>İsrail içindeki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya&amp;apos;da aşırı yağış sel ve taşkınlara yol açtı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/italyada-asiri-yagis-sel-ve-taskinlara-yol-acti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/italyada-asiri-yagis-sel-ve-taskinlara-yol-acti</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;nın kuzey bölgelerinde etkili olan aşırı yağışlı hava, birçok yerleşim yerinde sel ve taşkınlara yol açarken, sele kapılan 1 kişi kayboldu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-babe952810b411313b610723299b2e9e.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İtalyada, aşırı, yağış, sel, taşkınlara, yol, açtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, dün gece başlayan ve bugün de gün boyu süren şiddetli yağış ve fırtına, özellikle ülkenin kuzey bölgelerinde günlük hayatı olumsuz etkiledi. Aşırı yağışlar nedeniyle pek çok noktada su taşkınları yaşanırken, bazı yerlerde suyla kaplanan yollar ve alt geçitler ulaşıma kapandı.</p>

<p>Kuvvetli yağışlar sebebiyle Lombardiya Bölgesi'nin başkenti olan, ülkenin ikinci büyük kenti Milano'da da kent merkezinden geçen Seveso Çayı taştı. Taşkın sebebiyle Milano'da çok sayıda cadde su altında kalırken, ev ve iş yerlerinin bodrum ve zemin katlarını su bastı.</p>

<p>Kent merkezinden geçen başka bir çay olan Lambro'nun da taşmaması için etrafına taşınabilir bariyerler yerleştirildi.</p>

<p>Bu arada, Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala da aşırı yağışların bazı olumsuzluklara yol açtığını ancak kentte durumun kontrol altında olduğunu belirtti.</p>

<p>Milano yakınlarındaki Como'da da aşırı yağışlar sebebiyle pek çok cadde taşkınlardan etkilenirken, kırsal kesimlerde toprak kayması oldu. Toprak kayması nedeniyle bir köy yolu ulaşıma kapandı.</p>

<p>Ülkenin kuzeybatısındaki Alessandria vilayetine bağlı Spigno Monferrato'da bir kadın sel sularına kapılarak kayboldu. İtfaiye ekiplerinin kayıp kişiyi arama kurtarma çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Alessandria'da ayrıca, sel nedeniyle kamp alanında mahsur kalan 15 kişiyi kurtarma çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Aşırı yağışların etkili olduğu Ligurya Bölgesi'nde Bormida Vadisi'nde heyelan ve sel felaketi uyarısı yapıldı.</p>

<p>Savona ile Torino kentleri arasındaki 29 numaralı kara yolu da ulaşıma tamamen kapandı.</p>

<p>Aşırı yağışlar nedeniyle Piyemonte, Ligurya ve Lombardiya bölgeleri arasındaki yerel demir yolu seferlerinden bazıları olumsuz hava koşulları sebebiyle durduruldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin: Her türlü tehdide askeri ve teknik araçlarla karşılık verebilecek kapasiteye sahibiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/putin-her-turlu-tehdide-askeri-ve-teknik-araclarla-karsilik-verebilecek-kapasiteye-sahibiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/putin-her-turlu-tehdide-askeri-ve-teknik-araclarla-karsilik-verebilecek-kapasiteye-sahibiz</guid>
<description><![CDATA[ RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Her türlü tehdide sözle değil, askeri teknik araçlarla karşılık verebilecek kapasiteye sahibiz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/p-u-t-i-n-h-e-r-t-u-r-l-u-t-e-h-d-i-d-e-a-s-k-e-r-i-v-e-t-e-k-n-i-926888-275316.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Putin:, Her, türlü, tehdide, askeri, teknik, araçlarla, karşılık, verebilecek, kapasiteye, sahibiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Güvenlik Konseyi üyeleriyle toplantı yaptı. Putin, Batılı ülkelerin daha önce ‘yıkıcı’ adımlar attığını vurgulayarak, bunun sonucunda, nükleer silaha sahip devletler arasındaki yapıcı ilişkiler ile iş birliğinin, ikili ve çok taraflı formatlardaki diyaloğun temellerinin önemli ölçüde sarsıldığını kaydetti. Rusya'nın her türlü tehdide sözle değil, askeri teknik araçlarla karşılık verebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Putin, "Bundan kimsenin şüphesi olmasın" ifadesini kullandı.</p>

<p>Putin, orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırılmasına ilişkin moratoryumdan çekildiklerini söyleyerek, bunu Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerinde benzer ABD ile diğer Batı yapımı silahların konuşlandırılmasıyla ilgili programlara yeterli yanıt vermek için yaptıklarını aktardı.</p>

<p>Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, ‘düşmanca’ siyaset izlediğinin altını çizen Putin, “Bu nedenle Rusya ile ABD arasında sağlanan New START tam ölçekli olarak uygulanmadı” diye konuştu.</p>

<p>Putin, anlaşmanın 5 Şubat 2026'da sona ereceğine dikkat çekerek, bu anlaşmadan vazgeçilmesinin hatalı adım olacağını ifade etti. Putin, “Bu anlaşma, 15 yıldır stratejik silah alanında güç dengesi ve belirginliğin korunmasında önemli rol oynamaya devam ediyor” açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya, ABD ile yapılan New START anlaşmasına bir yıl daha uymaya hazır</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-yapilan-new-start-anlasmasina-bir-yil-daha-uymaya-hazir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-yapilan-new-start-anlasmasina-bir-yil-daha-uymaya-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile yapılan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması&#039;nın (New START) 2026&#039;da sona ermesinin ardından bir yıl daha uymaya hazır olduklarını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-a5d69640f044e86dff993d3c53f9dcea.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, ABD, ile, yapılan, New, START, anlaşmasına, bir, yıl, daha, uymaya, hazır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kremlin Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Putin, Rusya Güvenlik Konseyi üyeleriyle toplantı yaptı.</p>

<p>Stratejik alandaki durumun bozulmaya devam ettiğini belirten Putin, bunun mevcut sorunların kötüleşmesine yol açtığını vurguladı.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin daha önce "yıkıcı" adımlar attığına işaret ederek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bunun sonucunda, nükleer silaha sahip devletler arasındaki yapıcı ilişkiler ve işbirliğinin, ikili ve çok taraflı formatlardaki diyaloğun temelleri önemli ölçüde sarsıldı. Sovyetler ve ABD ile, daha sonra da Rusya ile ABD arasında nükleer ve stratejik savunma silahlarının kontrolüne ilişkin yapılan anlaşmalar sistemi adım adım ortadan kaldırıldı. 21. yüzyılın başından bu yana stratejik alanda biriken sorunları, Batı'nın yıkıcı eylemleri, istikrarsızlaştırıcı doktrin anlayışları, küresel eşitliği baltalamayı, mutlak, ezici bir üstünlük elde etmeyi hedefleyen askeri-teknik programlarıyla ilişkilendiriyoruz."</p>

<p>Putin, buna karşı çıktıklarını, durumun iyileştirilmesi için bazı tekliflerde bulunduklarını ancak bunların kayda alınmadığını dile getirdi. Rusya'nın her türlü tehdide sözle değil, askeri teknik araçlarla karşılık verebilecek kapasiteye sahip olduğunun altını çizen Putin, "Bundan kimsenin şüphesi olmasın." ifadesini kullandı.</p>

<p>Orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırılmasına ilişkin moratoryumdan çekildiklerine dikkati çeken Putin, bunu Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerinde benzer ABD ve diğer Batı yapımı silahların konuşlandırılmasıyla ilgili programlara yeterli yanıt vermek için yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Putin, küresel durumu dikkate alarak Rusya'nın savunma kapasitesini güçlendirmeye devam ettiklerini vurgulayarak, "Ulusal caydırıcı güçlerimizin etkin olduğundan eminiz. Aynı zamanda gelecekte gerginliği artırma ve silahlanma yarışını teşvik etmekten yana değiliz. Rusya, her zaman uluslararası barışın, eşitlik, bölünmez güvenlik ve karşılıklı çıkarların gözetilmesi ilkeleri çerçevesinde siyasi diplomatik araçlarla korunmasından yana oldu." dedi.</p>

<h3>"Biden yönetimi düşmanca siyaset izledi"</h3>

<p>Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, "düşmanca" siyaset izlediği değerlendirmesinde bulunan Putin, "bu nedenle Rusya ile ABD arasında sağlanan New START'ın tam ölçekli olarak uygulanmadığını" belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın süresinin 5 Şubat 2026'da sona ereceğine işaret eden Putin, bu anlaşmadan vazgeçilmesinin hatalı adım olacağını vurgulayarak, "Bu anlaşma, 15 yıldır stratejik silah alanında güç dengesi ve belirginliğin korunmasında önemli rol oynamaya devam ediyor." diye konuştu.</p>

<p>Vladimir Putin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Stratejik silahlanma yarışına yol açmamak, kabul edilebilir bir öngörülebilirlik ve itidal düzeyi sağlamak için, New START Anlaşması sayesinde oluşturulan statükoyu, bulunduğumuz çalkantılı dönemde korumaya çalışmanın doğru olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Rusya, 5 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl daha New START Anlaşması kapsamındaki temel kısıtlamalara uymaya devam etmeye hazır. Gelecekte durumu analiz ederek, kısıtlamaların gönüllü olarak sürdürülmesi konusunda karar vereceğiz. Bu, ancak ABD'nin de benzer şekilde hareket etmesi ve mevcut caydırıcılık potansiyellerin dengesini bozacak adımlar atmaması halinde uygulanabilir."</p>

<p>Başkan Putin, ilgili Rus kurumlarına ABD'nin bu konudaki faaliyetlerini yakından takip etme talimatını vererek, "ABD'nin uzaya füze önleme sistemlerinin konuşlandırma hazırlıkları dahil, füze savunma sistemlerin stratejik bileşenleri geliştirme yönündeki planlarına dikkat edilmesi gerekiyor. Bu tür istikrarsızlaştırıcı eylemlerin fiilen uygulanması, yeni stratejik silahların azaltılması alanındaki statükoyu koruma yönündeki girişimlerimizi boşa çıkarabilir. Biz de buna göre önlem alacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Putin, Rusya'nın New START Anlaşması ile ilgili teklifinin, ABD ile stratejik alandaki diyaloğa katkıda bulunacağı umudunu dile getirdi.</p>

<h3>New START anlaşması</h3>

<p>ABD'nin Sovyet Rusya ile 1991'de ve Rusya Federasyonu ile 1993'te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmaları'nın (START 1 ve START 2) uzantısı niteliğindeki "New START" anlaşması, Washington ile Moskova arasında yürürlükteki son nükleer anlaşma niteliğini taşıyor.</p>

<p>Anlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlama getiriyor.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa 14. Leo: Şiddete, zorla sürgüne, intikama dayalı bir gelecek yoktur</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/papa-14-leo-siddete-zorla-surgune-intikama-dayali-bir-gelecek-yoktur</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/papa-14-leo-siddete-zorla-surgune-intikama-dayali-bir-gelecek-yoktur</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Gazze&#039;de şiddete, zorla sürgüne ve intikama dayalı bir gelecek olmadığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-48943871c5076b4f299c6d38cb091dee.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Papa, 14., Leo:, Şiddete, zorla, sürgüne, intikama, dayalı, bir, gelecek, yoktur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını icra eden Papa, duanın ardından İsrail saldırısı altındaki Gazze'ye değindi.</p>

<p>Gazze'nin harap olduğunu belirten Papa 14. Leo, burada acı çekenlere dayanışma gösteren Kilise rahiplerinin çabalarını takdir ettiğini ifade etti.</p>

<p>Papa, Gazze için barış çağrısında bulunarak, "Tekrar ediyorum: Şiddete, zorla sürgüne, intikama dayalı bir gelecek yoktur. Halkların barışa ihtiyacı var; onları gerçekten sevenler barış için çalışır." dedi.</p>

<p>Bu arada, Papa 14. Leo, bu sabah katıldığı başka bir etkinlikte de silahsızlanma çağrısını vurgulayarak, ülke liderlerinin, serveti insanlığa karşı kullanmaması ve halkları yok eden silahlara dönüştürmemesi gerektiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanada, Avustralya ve İngiltere, Filistin Devleti&amp;apos;ni tanıdıklarını duyurdu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kanada-avustralya-ve-ingiltere-filistin-devletini-tanidiklarini-duyurdu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kanada-avustralya-ve-ingiltere-filistin-devletini-tanidiklarini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ Kanada Başbakanı Mark Carney ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Filistin Devleti&#039;ni tanıdıklarını duyurdu. İngiltere de Filistin Devleti&#039;ni resmen tanıdığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-204625ebb784f2ffe9d2ce0eba66e4b1.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kanada, Avustralya, İngiltere, Filistin, Devletini, tanıdıklarını, duyurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada Başbakanı Mark Carney ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Filistin Devleti'ni tanıdıklarını duyurdu. İngiltere de Filistin Devleti'ni resmen tanıdığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Avustralya, Filistin Devleti'ni resmen tanıdı</strong></h3>

<p>Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Filistin Devleti'ni resmen tanıdıklarını bildirdi.</p>

<p>Albanese, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.</p>

<p>Avustralya'nın, bugünden itibaren bağımsız ve egemen Filistin Devleti'ni tanıdığını bildiren Albanese, "Avustralya böylece Filistin halkının hakkı olan ve uzun zamandır hedeflediği amaçlarını tanımaktadır." ifadesini kullandı.</p>

<p>Albanese, Avustralya'nın iki devletli çözüme desteğini yineledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, İtalya&amp;apos;da düzenlenecek turizm fuarından çıkartıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israil-italyada-duzenlenecek-turizm-fuarindan-cikartildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israil-italyada-duzenlenecek-turizm-fuarindan-cikartildi</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;nın Rimini kentinde ekim ayında düzenlenecek turizm fuarında İsrail&#039;in stant açmasına izin verilmeyeceği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-8e1fb188a140d6a7b393d39a058afb80.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, İtalyada, düzenlenecek, turizm, fuarından, çıkartıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan basınında yer alan haberlere göre, Rimini'de TTG Seyahat Deneyimi Fuarı'nı (TTG) düzenleyen İtalyan Sergi Grubu (IEG), Rimini Belediye Başkanı Jamil Sadegholvaad ile Emilia-Romagna Bölgesel Yönetim Başkanı Michele de Pascale'nin, Gazze'deki saldırıları sebebiyle stant açmasına karşı çıkan mektupları doğrultusunda İsrail'in fuarda yer almaması kararını aldı.</p>

<p>Böylece İsrail, turizm sektörünün önde gelen etkinliğinden dışlanmış oldu.</p>

<p>Sadegholvaad ile De Pascale, 18 Eylül'de fuar yönetimine yazdıkları mektupta, İsrail’in Rimini’deki fuara katılmasını "uygunsuz" olarak nitelendirmiş ve 8-10 Ekim tarihlerinde Rimini'de gerçekleştirilecek TTG Fuarı'nda İsrail standının bulunmasının yeniden değerlendirilmesini talep etmişti.</p>

<p>Aslen İranlı olan ve 2021 yılında Demokratik Partiden (PD) Rimini Belediye Başkanı seçilen Sadegholvaad, mektubunda, "Bugünün savaş, terör ve ölüm mekanlarını tatil destinasyonları olarak önermenin etik ve ahlaki açıdan kabul edilebilir olduğuna gerçekten inanmıyoruz." ifadesini kullanmıştı.</p>

<p>İtalya Turizm Bakanı Daniela Santanche ise fuar yönetiminin bu kararını şaşkınlıkla karşıladığını belirtti.</p>

<p>Ana muhalefetteki PD lideri Elly Schlein de yerel yönetimlerin, hükümetin halen yapmadığı şeyleri yaptığını ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Batı Şeria ve Gazze’deki savaş suçlarını durdurmaya yönelik adımlar attığını söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SANA: SDG, Halep&amp;apos;in doğusundaki köylere saldırdı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sana-sdg-halepin-dogusundaki-koeylere-saldirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sana-sdg-halepin-dogusundaki-koeylere-saldirdi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye Savunma Bakanlığı, Suriye&#039;de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG&#039;nin Halep&#039;in doğu kırsalında yer alan köylere havan saldırısı düzenlediğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-14ce4f03c334aac56c391cb8eedac115.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>SANA:, SDG, Halepin, doğusundaki, köylere, saldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA’nın Savunma Bakanlığı'nın Medya ve İletişim Yönetimi'ne dayandırdığı haberine göre, dün yerel saatle 18.20’de SDG, Halep'in doğu kırsalındaki Tel Maaz, Alsa ve Kiyariye köylerini havanlarla hedef aldı.</p>

<p>Haberde, SDG'nin kontrolü dışındaki köyleri bombaladığı ve örgütün kendi kontrolündeki Um Tine köyüne de roket attığının Suriye ordusu tarafından tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>PKK/YPG'ye bağlı medya organlarının, Suriye ordusunun Um Tine köyünü vurduğuna dair iddiaların kesin bir dille yalanlandığı haberde, "Köyü hedef alan taraf SDG’nin kendisidir." denildi.</p>

<p>Haberde, "Um Tine köyünde işlenen katliamın tüm sorumluluğu, saldırıyı gerçekleştiren SDG’ye aittir." ifadeleri kullanıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiliz savaş uçakları, Polonya üzerinde devriye uçuşu gerçekleştirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ingiliz-savas-ucaklari-polonya-uzerinde-devriye-ucusu-gerceklestirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ingiliz-savas-ucaklari-polonya-uzerinde-devriye-ucusu-gerceklestirdi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere hükümeti, Kraliyet Hava Kuvvetleri&#039;ne ait savaş uçaklarının NATO&#039;nun ‘Doğu Gözcüsü’ operasyonu kapsamında Polonya üzerinde ilk uçuşlarını gerçekleştirdiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/i-n-g-i-l-i-z-s-a-v-a-s-u-c-a-k-l-a-r-i-p-o-l-o-n-y-a-u-z-e-r-i-n-d-e-924655-274682.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İngiliz, savaş, uçakları, Polonya, üzerinde, devriye, uçuşu, gerçekleştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere hükümeti, Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne (RAF) ait ‘2 Typhoon’ tipi savaş uçağının NATO'nun ‘Doğu Gözcüsü’ kapsamında Polonya üzerinde devriye uçuşu gerçekleştirdiğini açıkladı. Açıklamada, "Görev, Rusya'nın Polonya'nın egemen hava sahasına pervasız ve tehlikeli bir şekilde ihlal etmesinin ardından gerçekleştirildi. Bu olay, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'ya yönelik işgalinin başladığı tarihten bu yana NATO hava sahasına yönelik en ciddi ihlal olarak değerlendiriliyor" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, RAF'a ait ‘2 Typhoon’ tipi savaş uçağının gece Polonya semalarında devriye uçuşu gerçekleştirmek üzere İngiltere'nin doğusundaki bir askeri üsten havalandığı kaydedildi. Savaş uçaklarının Rusya'dan gelebilecek insansız hava araçları (İHA) da dahil olmak üzere hava tehditlerini caydırmak ve savunma sağlamak üzere havalandığı bilgisi de paylaşıldı.</p>

<p>İngiltere Savunma Bakanlığı, uçakların bu sabah güvenli bir şekilde İngiltere'ye geri döndüğünü duyurdu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hong Kong&amp;apos;da 2’nci Dünya Savaşı&amp;apos;ndan kalma bomba etkisiz hale getirildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hong-kongda-2nci-dunya-savasindan-kalma-bomba-etkisiz-hale-getirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hong-kongda-2nci-dunya-savasindan-kalma-bomba-etkisiz-hale-getirildi</guid>
<description><![CDATA[ Hong Kong’da 2’nci Dünya Savaşı&#039;ndan kalma patlamamış bombanın etkisiz hale getirildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/h-o-n-g-k-o-n-g-d-a-2-n-c-i-d-u-n-y-a-s-a-v-a-s-i-n-d-a-n-k-a-l-924536-274654.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hong, Kongda, 2’nci, Dünya, Savaşından, kalma, bomba, etkisiz, hale, getirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde bir inşaat alanında 2’nci Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış haldeki bir bomba, imha ekipleri tarafından etkisiz hale getirildi. Eastern District ilçesi Polis Başmüfettişi Andy Chan, bombanın ilçeye bağlı Quarry Bay semtinde, Pan Hoi Caddesi'ndeki bir inşaat alanında önceki gün öğle saatlerinde bulunduğunu kaydetti. Andy, bombanın 9 saatlik bir çalışmanın ardından etkisiz hale getirildiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan&amp;apos;ın Karabağ&amp;apos;da tam egemenlik sağlamasının üzerinden iki yıl geçti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/azerbaycanin-karabagda-tam-egemenlik-saglamasinin-uzerinden-iki-yil-gecti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/azerbaycanin-karabagda-tam-egemenlik-saglamasinin-uzerinden-iki-yil-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan ordusunun Karabağ&#039;da anayasal düzeni yeniden tesis etmek amacıyla başlattığı antiterör operasyonunun üzerinden iki yıl geçti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/09/thumbs-b-c-e740eca8f0d077a54aa7db546e9f5639.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 01:35:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycanın, Karabağda, tam, egemenlik, sağlamasının, üzerinden, iki, yıl, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan ordusu, 19 Eylül 2023'te Karabağ'daki yasa dışı Ermeni silahlı güçlerin silahsızlandırılması, bölgeden çıkarılması, askeri altyapılarının etkisiz hale getirilmesi, sivillerin güvenliğinin sağlanması ve anayasal düzenin yeniden tesis edilmesi amacıyla antiterör operasyonu başlattı.</p>

<p>Yaklaşık 24 saat süren operasyonda Ermeni güçlerinin mevzi ve ateş noktaları yüksek hassasiyetli silahlarla imha edildi. Operasyon, 20 Eylül'de başarıyla tamamlandı.</p>

<p>Operasyon sonucunda yasa dışı Ermeni silahlı güçler, silah bırakmak zorunda kaldı, Karabağ'da işgal rejimi kuran sözde Ermeni yönetimi kendini feshetti.</p>

<p>İşgalci yapının bir zamanlar "başkent" olarak gördüğü Hankendi'nin yanı sıra Hocalı, Hocavend ve Ağdere şehirleri, Azerbaycan'ın kontrolüne geçti. Böylece ülkenin tamamında egemenlik ve anayasal düzen tam olarak sağlandı.</p>

<p>Azerbaycan yönetimi, Karabağ'daki Ermeni nüfusa entegrasyon çağrısında bulundu, bölgeye insani yardım sevkiyatları yapıldı. Hankendi ve çevresindeki elektrik hatları, Ermenistan'ın enerji sisteminden ayrılarak Azerbaycan'ın ağına bağlandı.</p>

<p>Azerbaycan'ın "ülkeye entegre olma ve vatandaşlık hakkını kabul ederek eşit haklardan yararlanma" teklifine rağmen bölgedeki Ermeni nüfusun büyük çoğunluğu Ermenistan'a göç etti.</p>

<h3>Sözde rejimin yöneticileri gözaltına alındı</h3>

<p>Karabağ'daki sözde Ermeni yönetiminin eski "cumhurbaşkanları" Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan ve Arayik Harutyunyan, "parlamento başkanı" Davit İşhanyan ve "devlet bakanı" Ruben Vardanyan'ın da aralarında bulunduğu 15 kişi Azerbaycan güvenlik güçlerince gözaltına alınarak Bakü'ye götürüldü.</p>

<p>Bu kişilerle ilgili yargı süreci devam ediyor.</p>

<h3>Operasyonda 204 şehit verildi</h3>

<p>Antiterör operasyonunda Azerbaycan ordusundan 204 asker şehit oldu.</p>

<p>Ermeni güçlerinden ise 310 kişi öldü, 614 kişi yaralandı.</p>

<p>Operasyonda Ermeni güçlerine ait 8 tank, 22 top, 14 havan topu, 3 uçaksavar ve 9 askeri araç imha edildi, 1713 askeri araç ve silah ile 18 bin 600 tüfeğe el konuldu.</p>

<h3>Rus Barış Gücü bölgeden ayrıldı</h3>

<p>Operasyonun ardından yaşanan süreçte 2. Karabağ Savaşı'ndan sonra Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya liderlerinin imzaladığı üçlü bildiri gereği bölgede konuşlandırılan "Rus Barış Gücü" birlikleri aşamalı olarak bölgeden çekildi.</p>

<p>Görev süresinin 10 Kasım 2025'te dolması öngörülse de birliklerin çıkışı, Haziran 2024'te tamamlandı.</p>

<p>Yine 2. Karabağ Savaşı sonrasında ateşkesin kontrolü ve ihlallerin önlenmesi amacıyla Azerbaycan'ın Ağdam bölgesinde kurulan Türk-Rus Ortak Merkezi de görevini sona erdirdi.</p>

<h3>20 Eylül Egemenlik Günü</h3>

<p>Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tamamen sağlamasının yıl dönümü olan 20 Eylül tarihini ülkenin "Egemenlik Günü" ilan etti.</p>

<p>Antiterör operasyonu sonrasında başlayan süreçte Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış görüşmeleri yoğunlaştırıldı. İki ülke, mart ayında barış anlaşmasının metni üzerinde mutabakat sağlarken anlaşma metninde Karabağ Ermenilerine özel statü tanınmadı.</p>

<p>Taraflar, barış anlaşması metnini 8 Ağustos'ta ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Washington'da düzenlenen üçlü zirvede parafladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Artvin&amp;apos;de Hatila Vadisi Milli Parkı&amp;apos;ndaki dereye 5 bin alabalık yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/artvinde-hatila-vadisi-milli-parkindaki-dereye-5-bin-alabalik-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/artvinde-hatila-vadisi-milli-parkindaki-dereye-5-bin-alabalik-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Artvin&#039;de dere ve akarsulara 2025 yılında 65 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu bırakılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/27581866-5-b74-427-c-9-f-f3-e948-d-a5-b1949.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Artvinde, Hatila, Vadisi, Milli, Parkındaki, dereye, bin, alabalık, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAYRAM SARAYOĞLU/ARTVİN-BHA</strong></p>

<p>Artvin'de Hatila Vadisi Milli Parkı içindeki dereye 5 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu bırakıldı.</p>

<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda doğal yaşamın desteklenmesiyle amacıyla Artvin'de derelere balık salımı çalışması devam ediyor.</p>

<p><img alt="62 B3 C62 F 023 C 4784 83 D E 28 B9 D F12 C96 B" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/62-b3-c62-f-023-c-4784-83-d-e-28-b9-d-f12-c96-b.jpeg" width="2560"></p>

<p>Hatila Deresi'ndeki balık salımı etkinliğine katılarak çalışmaları yerinde inceleyen Vali Turan Ergün, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün programı çerçevesinde Hatila Deresine, 5 bin yavru alabalık bıraktıklarını kaydetti.</p>

<p>Dereye geçen yıl da 4 bin yavru bırakıldığının anımsatan Ergün, "Bu yıl ki programımızla birlikte şu ana kadar 9 bin alabalık yavrusunu saldık. Geçen yıl ve bu yıl tamamlandığında 129 bin yavruyu Artvin'de farklı noktalarda sularımıza salmış olacağız. Buraya saldığımız yavrular aslında buradaki anaçlardan elde edilen yavrular. Bu yavrular yeni kendi doğal alanına salınmış oluyor." dedi.</p>

<p>Artvin'in orman ve su cenneti bir şehir olduğunu ifade eden Ergün, derelerde akan temiz ve soğuk sularıyla kentin kırmızı benekli alabalığın yetişmesine elverişli bir ortama sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>2003'ten beri Artvin'in derelerine 5 milyon civarında kırmızı benekli alabalık yavrusu bırakıldığını kaydeden Ergün, "İnşallah doğamıza, ekosistemimize, biyo çeşitliliğimize güzel bir katkı sağlamış olur. Biz bugün Hatila'da yaptık. Kırmızı alabalığın yetişmesine uygun tüm derelerimizde bu çalışmalar devam edecek. Yıl içinde 60 bin alabalık yavrusunu doğal yaşam alanlarındaki derelere bırakacağız." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;deki yangın sınıra yaklaştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/suriyedeki-yangin-sinira-yaklasti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/suriyedeki-yangin-sinira-yaklasti</guid>
<description><![CDATA[ Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Suriye’nin Lazkiye kırsalındaki Türkmendağı bölgesinde 3 Temmuz’da başlayan ve Yayladağı ilçe sınırına kadar ulaşan orman yangını nedeniyle bölgede incelemelerde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/7333-e-c-e-c-329-d-46-b0-b-c8-d-f10-e64-c4-a929.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Suriyedeki, yangın, sınıra, yaklaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HATAY-BHA</strong></p>

<p>Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Suriye’nin Lazkiye kırsalındaki Türkmendağı bölgesinde 3 Temmuz’da başlayan ve Yayladağı ilçe sınırına kadar ulaşan orman yangını nedeniyle bölgede incelemelerde bulundu.</p>

<p>Yangınla mücadele çalışmalarını yerinde denetleyen Vali Masatlı, yetkililerden bilgi aldı. Yapılan açıklamada, 180 araç ve 800 personelin sahada aktif görev yaptığı belirtilirken, yangının yerleşim alanlarına sıçramaması için tüm birimlerin üst düzey hazırlık içerisinde olduğu vurgulandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GMİS Kozlu Müessesesi açıklama</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gmis-kozlu-muessesesi-aciklama</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gmis-kozlu-muessesesi-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında ‘Kartiye-2 Servisi’nde’ karbonmonoksit gazı tespit edilmesiyle ilgili açıklamada bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/kozlu-muessesesi-aciklama.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>GMİS, Kozlu, Müessesesi, açıklama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZONGULDAK - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Açıklama şöyle;</p>

<p>“TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında dün akşam saatlerinde, Kartiye-2 servisinde eski kapatılmış ve üretim yapılmayan bir bölgede karbonmonoksit gazı tespit edilmiş olduğundan dolayı tedbir amaçlı sadece ‘Kartiye -2 Servisi’nin tamamı’ barajlarla kapatılarak üretim faaliyetleri durdurulmuştur.</p>

<p>Diğer üretim kartiyeleri ile hazırlık servislerinde, üretim ve hazırlık faaliyetleri aynı şekilde devam etmektedir. Ekipler, söz konusu servisi takip etmekte ve gerekli çalışmaları yapmaktadır.</p>

<p>Kamuoyuna duyurulur.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muhittin Böcek’in yerine Büşra Özdemir geldi!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/muhittin-boecekin-yerine-busra-ozdemir-geldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/muhittin-boecekin-yerine-busra-ozdemir-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 5 Temmuz’da tutuklanmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında boşalan başkanlık makamına CHP Grup Başkanvekili ve Kepez Belediye Meclis Üyesi Büşra Özdemir seçildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Muhittin, Böcek’in, yerine, Büşra, Özdemir, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANTALYA - <a href="http://bha.net.tr/">BHA</a> </strong></p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 5 Temmuz’da hakkında yürütülen rüşvet ve yolsuzluk kapsamında gözaltına alınmıştı. Sabah saatlerinde Antalya şok gözaltı kararına uyanırken akşam saatlerinde savcılık ifadesinden sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Böcek’in tutuklanmasının ardından hakkında yürütülen rüşvet soruşturma nedeniyle İçişleri Bakanlığı görevden uzaklaştırma kararı vermişti.</p>

<p><img alt="6C567Dfb 5Bc6 4C4D 8B05 7Cc6Eb252475" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/6c567dfb-5bc6-4c4d-8b05-7cc6eb252475.jpeg" width="1620"></p>

<p>Bu süreçte Başkan Böcek’in yerine belediye başkanlığı görevine geçici olarak Meclis Üyesi Hasan Akkoyun vekalet etmesi kararlaştırılmıştı. Ancak görevden uzaklaştırma nedeniyle meclis seçime gitti. Edinilen kulis bilgilerine göre, CHP Antalya İl Başkanlığı, başkanlık görevine vekâleten CHP Grup Başkanvekili ve Kepez Belediye Meclis Üyesi Büşra Özdemir’in getirileceğini öğrenilmişti.</p>

<p><img alt="9451C257 Cfc8 4A72 A1C1 E00Dac14895D" height="1066" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/9451c257-cfc8-4a72-a1c1-e00dac14895d.jpeg" width="1599"></p>

<p>Bugün yapılan meclis oylamasında Büşra Özdemir, Başkan Böcek’in makamına geçti. Ak Parti, MHP ve Demokrat Parti aday çıkarmadı. Mecliste önce Tasnif Kurulu seçildikten sonra meclis gizli oylamaya gitti. Seçimde 104 oy kullanıldı. Sandıktan çıkan geçerli oy sayısı 75, geçersiz oy sayısı 0, boş çıkan oy sayısı ise 29 oldu.</p>

<h2><strong>"Torosların evladının emanetine sahip çıkmak için"</strong></h2>

<p>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yerine Başkanvekili olan Büşra Özdemir, meclisteki ilk açıklamasını yaptı. Özdemir ilk açıklamasında şu sözlere yer verdi:</p>

<p>“Muhittin Böcek başkanımızın Konyaaltı Belediye Başkanlığına uzanan yol arkadaşlığı ve bu kente gönül vermiş biri isim olarak karşınıza çıktım. Torosların evladının emanetine sahip çıkacak bir Yörük kızı ve Cumhuriyet kadını olarak buradayım. Başkanımızın siyaset üstünlüğünü en iyi ifade eden o herkesin başkanı iradesini aynen yansımak üzere karşınızdayım.”</p>

<h2><strong>"Burada olması gereken kişi Asında Muhittin Böcek'tir"</strong></h2>

<p>Başkanvekili Özdemir, konuşmasında “Bu güvene layık olabilmek için tüm gücümle çalışacağıma, bu onurlu emaneti taşırken Antalya halkına ve sizlere mahcup olmayacağıma yürekten söz veriyorum. Antalya halkının oylarıyla seçilmiş olan belediye başkanımız Muhittin Böcek bugün hepimizin için acıtan bir biçimde dört duvar arasında tutsaktır. Başkanımız orada başı dik, anlı açık, biz burada yüreğimizde onun sevgisiyle dimdik ayaktayız. Bugün burada olması gereken kişi aslında Muhittin Böcek'tir. Çünkü bu makam, bu yetki, bu sorumluluk ondadır” sözlerine yer verdi.</p>

<p>O Antalya halkının iradesinin karşılığıdır. Ben bu iradenin geçici bir vekili, onun iradesinin uygulayıcısıyım. Ve bu vekaleti taşımanın onuru kadar ağırlığınızla farkındayım. Böyle bir dönemde sorumluluk almak benim için sıradan bir görev değil. Aksine hem tarihi bir vazife hem de vicdani bir hükümlülüktür. Antalya halkının başkanımızı omuzlarında taşıyarak bu makama alnının akıyla geri döndüğünde emaneti asıl sahibine yani Antalya'nın seçilmiş hatta Antalya tarihini ismini yazdırarak iki kez üst üste seçilmiş belediye başkanına iade etmek bana verilen bu görevin en asil, en onurlu finali olacaktır</p>

<h2><strong>Başkan Böcek'ten Antalya mesajı</strong></h2>

<p>“Başkanımızın bize ilk mesajı ben dönene kadar Antalya için çalışmaya devam edin olmuştur” diyen Başkanvekili Özdemir, “O yüzden Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet bayrağını yere düşürmemek artık hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün siyasi partisi ve görüşü fark etmeksizin tüm meclis üyelerimizin ortak gayesi Antalya olmalıdır. Bu meclisin fertleri olarak birlikte hareket ederek bu kentin tek bir gün bile hizmetten mahrum kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu şehir için bir gün bile durmadan Antalya'yı daima ileriye, özgür ve adaletli yarınlara hep birlikte taşıyacağız. Adaletin tecelli ettiği o gün geldiğinde başkanımız özgürlüğüyle yeniden aramıza döndüğünde bu emaneti anımıza başımız dik bir şekilde kendisine teslim edeceğiz” sözlerine son verdi.</p>

<p><img alt="5348798355993" height="487" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/5348798355993.webp" width="1000"></p>

<h2><strong>Antalya'da ilk yaşandı</strong></h2>

<p>Özdemir’in başkan seçilmesi Antalya’da ilklerinde yaşanmasına neden oldu. Daha önce Demre Belediyesi’nde meclis Gülsüm Özer’i seçmişti ve yıllar sonra Antalya’nın ilk kez bir kadın belediye olmuştu. Daha sonra yerel seçimlerde Antalya’da 3 kadın belediye başkanı seçilmişti. CHP’den Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran ve Akseki Belediye Başkanı İlkay Akca, Ak Parti’den de İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen seçilmişti. Bin 800 yıl önce yaşamış, tarihteki ilk kadın belediye başkanı olarak kabul edilen Plancia Magna'ndan sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ilk kez bir kadın belediye başkanı geldi.</p>

<p><img alt="Busra Ozdemir Antalya Buyuksehir Belediyesi Baskanvekili Google Ers 1752158789" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/busra-ozdemir-antalya-buyuksehir-belediyesi-baskanvekili-google-ers-1752158789.webp" width="1280"></p>

<h2><strong>Kepez'de Mesut Büyükşehir'de Büşra Başkan </strong></h2>

<p>Bu ilkin yanı sıra bir garip olay daha yaşandı. Başkan Böcek’in koltuğuna oturan Büşra Özdemir Kepez Belediyesi meclis üyesi.</p>

<p><img alt="1Fa26383 C6C0 4553 B7Ca 487145598A4E" height="1066" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/1fa26383-c6c0-4553-b7ca-487145598a4e.jpeg" width="1599"></p>

<p>Kepez meclisinde Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Özdemir’in üstüyken, Büyükşehir Belediyesi’nde ise Özdemir, Kocagöz’ün üstü olacak. Garip durum dikkatlerden kaçmazken, Antalya’yı neler beklediği merak konusu oldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kdz. Ereğli Belediyesi, binlerce aşure dağıttı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kdz-eregli-belediyesi-binlerce-asure-dagitti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kdz-eregli-belediyesi-binlerce-asure-dagitti</guid>
<description><![CDATA[ Kdz. Ereğli Belediyesi geleneksel hale getirdiği aşure dağıtımını bu yılda Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayında yaptı. Bolluk ve bereketin ifadesi, paylaşım ve şükrün simgesi aşure dağıtımına Kdz. Ereğli halkı yoğun ilgi gösterdi. Başkan Halil Posbıyık ve eşi Neriman Posbıyık, tüm vatandaşların Muharrem ayını tebrik etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/kucuk-309568-1752238446.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kdz., Ereğli, Belediyesi, binlerce, aşure, dağıttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZONGULDAK - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Kdz. Ereğli Belediyesi’nin Muharrem ayında geleneksel hale getirdiği aşure dağıtımı bugün İnönü Parkı’nda yapıldı. 3 bin kişiye bolluk ve bereketin ifadesi, paylaşım ve şükrün simgesi aşure dağıtıldı.</p>

<p>Aşure dağıtımına, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, eşi Kadın Gücü Kooperatifi Başkanı Neriman Posbıyık, torunu Mehmet Duhan Urcu, başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, daire müdürleri, mahalle muhtarları ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<h2><strong>"Birlik ve beraberlik günleri"</strong></h2>

<p>Başkan Halil Posbıyık, yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p>

<p>“Aşure günü etkinliğimize hoş geldiniz. Muharrem ayındayız, bizde geleneksel olarak yaptığımız gibi aşuremizi hazırladık ve siz sevgili vatandaşlarımıza ikram etmek üzere bir araya geldik.</p>

<p>Bu mübarek ayda gelenekselleştirdiğimiz ikramlarımızla, hem inançlarımızın gereğini yerine getiriyor, hem de vatandaşlarımızla bir araya gelip, kucaklaşıyoruz.</p>

<p>Bu ay, aynı zamanda Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin ve ehlibeytinden 72 yoldaşını anma ayıdır. Onların adalet, doğruluk ve insanlık uğruna verdikleri mücadeleyi rahmet ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Ayrıca son aldığımız şehit haberleriyle canımız bir kez daha yandı, kahrolduk. Şehit Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet yaralı askerlerimize şifa diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.</p>

<p>Bu düşüncelerle; Kardeşlik, paylaşma, dayanışma ve bereketin simgesi olan Aşure günümüzün, Ereğli’mize ve memleketimize hayırlar getirmesini, bereket getirmesini temenni ediyorum. Muharrem ayımız hayırlı ve uğurlu olsun. Hepinize afiyet olsun.”</p>

<p>Başkan Posbıyık’ın konuşmasının ardından din görevlileri, günün önemine binaen dua etti. Başkan Posbıyık, eşi Neriman Posbıyık ve torunu Mehmet Duhan Urcu ile meclis üyeleri ve başkan yardımcıları kazanların başına geçerek vatandaşlara aşure servisi yaptı. Aşureleri alan vatandaşlar Başkan Posbıyık’a ‘Allah kabul etsin’ diyerek teşekkür ettiler.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>IPARD III 7&amp;apos;nci başvuru çağrısı kapsamında bilgilendirme toplantısı TKDK Kars’ta gerçekleştirildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ipard-iii-7nci-basvuru-cagrisi-kapsaminda-bilgilendirme-toplantisi-tkdk-karsta-gerceklestirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ipard-iii-7nci-basvuru-cagrisi-kapsaminda-bilgilendirme-toplantisi-tkdk-karsta-gerceklestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Kars İl Koordinatörlüğü tarafından, IPARD III Programı 7. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında desteklenecek sektörlere ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/e1-211.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>IPARD, III, 7nci, başvuru, çağrısı, kapsamında, bilgilendirme, toplantısı, TKDK, Kars’ta, gerçekleştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS - <a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>İl Koordinatörlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe yatırımcılar ve Kurum paydaşları yoğun ilgi gösterdi. Toplantının açılış konuşmasını Tarımsal Kalkınma İl Koordinatörü Meryem Yıldırım yaptı.</p>

<p>Ardından Proje Başvuru Yönetimi Birim Amiri Hüseyin Furkan Soysal ve Yerinde Kontrol Birim Amiri Ferhat Kılınç, katılımcılara IPARD III kapsamında sağlanan hibe destekleri hakkında detaylı bilgi verdi.</p>

<p>Toplantıda, başvuru süreci, destek oranları, uygun harcama kalemleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar ele alındı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak yatırım planlarına yönelik rehberlik sağlandı.</p>

<p>TKDK Kars İl Koordinatörlüğü yetkilileri, Kars ilinin kırsal kalkınma ve tarım alanındaki potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p>Yatırımcılarımıza çağrımızdır: IPARD III hibe desteklerinden faydalanmak isteyen tüm girişimcileri TKDK Kars İl Koordinatörlüğü’ne bekliyoruz. Detaylı bilgi ve teknik destek için kapımız herkese açık.</p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/516494242_581463971708158_5600695224786987675_n.jpg?_nc_cat=108&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=5NFWSLOS-o8Q7kNvwHlXAHW&_nc_oc=Adk1aJguURcflOM3e0zUf2Nxlg1_Gc8mmPNz1SLOCMm9XzJYoJo2w0trjK51i3CIg8k&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wG7dAsMRDu298fhScNFCU3Bvn8zE8tHPmdImw1KPpPdpQ&oe=6898B658"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/517309590_765428719151144_1896305454225418932_n.jpg?_nc_cat=100&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=iMhtZb6SZ6YQ7kNvwGQvb63&_nc_oc=Adk6e8IxHzeetlIUueqjSfkL6VTjt4kx-OZYyleCr9uU7EuAJRGvEi6q3zoCCgjpDJE&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wEwDFUzMuc84loyaNJjRezvHEAd55Q6tOBYgbAYhMvm2w&oe=6898DC1A"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/516391394_1291846338967773_649964602132568578_n.jpg?_nc_cat=105&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=-EsAjH7ELeAQ7kNvwHJb2-N&_nc_oc=AdmgbdmaD_FVStzmQQ0JEb2YiIWL3Y65sHBoU5h1vFDoBmIxUNA8X9USkOt_sIc9mbs&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wG2WwdCno7mXmG8sqg4XLXDnCbvu-DqSYEdUKObkhw-bw&oe=6898DCAD"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/518835614_4125935814394423_802288582397741929_n.jpg?_nc_cat=106&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=I1fnhggugOQQ7kNvwFh0lJ5&_nc_oc=AdmNZKdhT2ivd1pBgSf31qb-3Hby-Nf2r54nNK5kYj5aKya4to7riFX4nExPpXhjsjU&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wGmBUzTvlwbMoZI3pRx9ao0yhdf5k5Ohc52wvR3nxsTVw&oe=6898CC56"></p>

<p><img alt="E1-211" class="detail-photo img-fluid" height="908" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/e1-211.jpg" width="1205"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya Valisi Şahin&amp;apos;den Kumluca yatırımlarına inceleme</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-valisi-sahinden-kumluca-yatirimlarina-inceleme</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-valisi-sahinden-kumluca-yatirimlarina-inceleme</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kumluca’daki kamu yatırımlarını denetledi ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programına katılarak şehitler için dua etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, Valisi, Şahinden, Kumluca, yatırımlarına, inceleme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANTALYA - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kumluca ilçesinde devam eden kamu yatırımlarını yerinde inceledi.</p>

<p>Vali Şahin, yeni inşa edilen Kumluca İlçe Jandarma Komutanlığı Binası, Hükümet Konağı ve Halk Eğitim Merkezi’ni ziyaret ederek yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Ziyaret kapsamında, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı da düzenlendi.</p>

<p>Kumluca Eski Camii’nde gerçekleştirilen programda, Kumluca Müftülüğü’ne bağlı imam hatipler tarafından Kur’an-ı Kerim, kaside ve ilahiler okundu. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın, 15 Temmuz şehitleri için dualar etti.</p>

<p>Programda Cuma namazı çıkışında Muharrem Ayı dolayısıyla vatandaşlara aşure ikram edildi.</p>

<p>Etkinliğe Vali Şahin’in yanı sıra Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batman’ın gelişen yeni mezrası: Best</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/batmanin-gelisen-yeni-mezrasi-best</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/batmanin-gelisen-yeni-mezrasi-best</guid>
<description><![CDATA[ Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlı Karaköy’ün yeni mezrası Best, Batman-Hasankeyf-Gercüş karayoluna sıfır konumuyla dikkat çekiyor. Mezra statüsü kazanan yerleşim birimi hızla büyürken, vatandaşlar bölgenin kısa sürede köye dönüşeceğine inanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-12.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Batman’ın, gelişen, yeni, mezrası:, Best</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BATMAN - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlı Karaköy’ün Best yerleşim birimi, kısa bir süre önce ‘mezra’ statüsüne kavuşarak resmi tanınırlık kazandı. Batman-Hasankeyf-Gercüş karayoluna sıfır noktada bulunan Best, stratejik konumu sayesinde hızlı bir gelişim sürecine girmiş durumda.</p>

<p>Yeni mezra statüsünün bölgeye getirdiği hareketlilik dikkat çekiyor. Yerleşim biriminde yaşayan vatandaşlar, Best’in geleceğinden oldukça umutlu. Gelişime açık bir güzergâhta yer aldığını belirten sakinler, mezra statüsünün bölgeye ivme kazandırdığını ifade ediyor.</p>

<p>“Karaköy’e bağlıyız ama Batman-Hasankeyf ve Gercüş karayoluna çok yakın bir mesafedeyiz. Yerleşim birimimiz gelişmeye müsait bir güzergahta bulunuyor. Mezra statüsünün buraya verilmesiyle birlikte Best’in daha da gelişeceğine inanıyoruz,” diyen mahalle sakinleri, bölgede inşaat faaliyetlerinin de başladığını vurguladı.</p>

<p>Mezra kararı sonrası Batman kent merkezinden bazı vatandaşların Best’te arazi alarak konut yapımına başladığı belirtiliyor. Altyapı ve imar çalışmalarının artmasıyla birlikte Best’in önümüzdeki yıllarda köy statüsüne geçmesi bekleniyor.</p>

<p>Best mezrası, Hasankeyf’in gelişen yüzlerinden biri olmaya aday. Yerel halk ve yetkililer, bu yeni yerleşim biriminin hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli bir merkez haline geleceğine inanıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>15 Temmuz anma etkinlikleri için Sarıkamış&amp;apos;ta komite toplantısı düzenlendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/15-temmuz-anma-etkinlikleri-icin-sarikamista-komite-toplantisi-duzenlendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/15-temmuz-anma-etkinlikleri-icin-sarikamista-komite-toplantisi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar başkanlığında, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Etkinlikleri Komite Toplantısı gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/e4-291.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:23:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Temmuz, anma, etkinlikleri, için, Sarıkamışta, komite, toplantısı, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Kaymakamlık toplantı salonunda düzenlenen toplantıya, ilgili kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Toplantıda, 15 Temmuz 2025 tarihinde Sarıkamış’ta düzenlenmesi planlanan anma programları ve etkinliklerin detayları görüşüldü.</p>

<p>Katılımcılar, milletimizin darbe girişimine karşı gösterdiği kahramanca direnişin hafızalarda canlı tutulması ve bu anlamlı günün ruhuna uygun etkinliklerin hayata geçirilmesi adına fikir alışverişinde bulundu.</p>

<p>Kaymakam Enis Aslantatar, toplantıda yaptığı konuşmada, “15 Temmuz, milletimizin demokrasiye sahip çıktığı, birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde sergilendiği anlamlı bir tarihtir. Bu ruhu yaşatmak adına ilçemizde gerçekleştirilecek programları en iyi şekilde planlamak önceliğimizdir,” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplantı sonunda, etkinliklerin sorunsuz ve verimli şekilde gerçekleşmesi için görev dağılımı yapılırken, kurumlar arası koordinasyonun önemine de dikkat çekildi.</p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/518160685_1227771125762977_6846903716812334873_n.jpg?_nc_cat=104&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=89lyce4LcrkQ7kNvwFRLY3y&_nc_oc=Adn_LOI4sHqQ5THml-u4afNqaSM5P-rSU9KsOpO94u9jCHpu7LH98oapNsZOFYSgNZ0&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wFgsS_5iczJOCukXbWRjzB6Pcf_wtPdzzrd3aFjxxSaGw&oe=6898DB5F"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/518963912_1276738000264782_7814994553413107141_n.jpg?_nc_cat=101&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=LXQarK-pBhcQ7kNvwEbpuH5&_nc_oc=AdlcIK-pSRLh7pY-QVHocYZbQTu6OEgxrDJ9Cj0wV84PLGZhHV38-TjjZ3npUSoKbis&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wEjEKdLNTnhu7tNkt0-WgIYYwihCM5FxY0GcFREVQh-Ww&oe=6898CA54"></p>

<p><img alt="E4-291" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/e4-291.jpg" width="1440"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Torun Elif’ten anneanne’ye 93&amp;apos;üncü yaşgünü sürprizi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/torun-eliften-anneanneye-93uncu-yasgunu-surprizi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/torun-eliften-anneanneye-93uncu-yasgunu-surprizi</guid>
<description><![CDATA[ Kore Gazisi’nin eşi Şükran Yılmaz, torunu Elif’in “93. Yaş günü” sürprizi ile büyük bir sevinç ve heyecan yaşadı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/elif-kartal-annesi-ve-aannesi-ile-1.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Torun, Elif’ten, anneanne’ye, 93üncü, yaşgünü, sürprizi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EROL TAYHAN/DÜZCE-BHA</strong></p>

<p>Kore Gazisi’nin eşi Şükran Yılmaz, torunu Elif’in “93. Yaş günü” sürprizi ile büyük bir sevinç ve heyecan yaşadı</p>

<p>Kore Gazisinin torunu Elif Kartal, anneannesine 93. Yaş günü sürprizi yaşatarak, hem anneannesini sevince boğdu hem de Kore Şehidi dedesi İsmail Hakkı Yılmaz’ın rahmetle anılmasına vesile oldu.</p>

<p>Düzce’nin Duraklar Köyü’nden 2016 yılında 86 yaşında hayatını kaybeden Düzceli Kore Gazisi İsmail Yılmaz’ın hayatta kalan eşi Şükran Yılmaz, yeni yaşına girmiş olmanın sevincini “torunu Elif Kartal”ın 93. Yaş günü sürprizi ile tadarken; ailesi ve anneannesiyle birlikte olmanın sevincine de eşlik etti.</p>

<p>Kore gazisinin eşi Şükran Yılmaz, kızı Farah, damadı Orhan Kartal ve torunu Elif’le birlikte aynı evde hayatlarını sürdürüyor. Torun Elif, çok sevdiği anneannesine 93 yaşına girmiş olmanın sevincini “yaş günü pastası” keserek birlikte olmanın hazzını ve huzurunu birlikte tattırma fırsatı sağladı.</p>

<p>Kore Gazisi İsmail Hoca’nın torunu Elif Kartal’ın; 93 yaşına basan anneannesi Şükran Yılmaz’a tattırdığı “yaş günü pastası” hayatta olan büyüklerimize karşı gösterilmesi gereken bir büyük sevgi, saygı ve vefanın zirve yaptığı bir etkinlik olarak yaşlılarımıza karşı olan vefanın bir uzantısı olarak takdirle karşılandı.</p>

<p>DOKUZ YIL ÖNCE “KORE GAZİSİ EŞİNİ” KAYBETTİ</p>

<p>Dokuz yıl önce 2016’da vefat eden Düzce’nin Duraklar Köyü’nden Kore Gazisi İsmail Hakkı Yılmaz’ın geride kalan eşi Şükran Yılmaz, kızı Farah-Orhan Kartal çiftinin kızları Elif’le birlikte aynı evde hayatlarını idame ettiriyorlar. Anneannesine olan bağlılığı ile tanınan torun Elif, bu yıl haziran ayının sonunda 93 yaşına basan anneannesine sürpriz bir doğum günü partisi düzenledi. Doğum günü tarihinde işi gereği yurtdışında olması yüzünden yapamadığı yaşgünü etkinliğini yurtdışı dönüşü hemen telafi eden torun Elif, normal hayatta anneannesine pamuk gibi, adeta bebek gibi bakmasıyla da tanınıyor. Torun Elif Kartal, yurtdışından hemen döndüğü günü anneannesinin köyündeki evinde geçirdiği tarihi unutmadığını geldiği gibi yaşgünü pastası keserek telafi etti.</p>

<p>Kışı İstanbul’da geçiren Kartal ailesi, yaz mevsimini gelip kaldıkları Düzce’nin merkeze bağlı Duraklar Köyü’nde bulunan evlerinde 9 yıl önce hayatını kaybeden Kore Gazisi İsmail Hakkı Yılmaz’ın da anılarını yaşatmak anlamında kaldıkları evlerinin bahçesinde anneannesi Şükran Hanım’a olan sevgisini göstererek hayata olan bağlılığını artırmaya matuf bir eylem mahiyeti taşıyan 93 yaşına girmiş olmanın mutluluğunu yaşatmak amacıyla düzenledikleri sürpriz doğum günü anında 93 yaşına giren anneanne Şükran Yılmaz ile torun Elif arasındaki sevgi seli görülmeğe değerdi. Torunlarla dede ve nineler arasındaki iletişimin ne kadar da özel ve ne kadar da önemli olduğunun bir anlamda ifşası anlamı taşıyan “93. Yaşgünü” heyecanını annesi Farah hanımla birlikte kutlayan Elif Kartal, anneannesine “seni çok seviyorum” sözünü birçok kez tekrarlaması büyük bir sevginin tezahürü olarak her torunla nene ve dede arasındaki sevgi bağının ne kadar da önemli olduğunun anlaşılması açısından büyük önem arz ediyor.</p>

<h2>Elif Kartal'ı tanıyalım</h2>

<p>Anneannesine verdiği değerle “küçüklerin büyüklerine karşı olan sorumluluklarının ve sevgi bağlarının yaşlıları daha da sağlıklı hayata bağladıklarının tescili anlamı taşıyan bu tür etkinliklerle büyüklerin ve yaşıtlarının takdirlerine mazhar olan torun Elif Kartal, Sabancı Üniversitesi’nde öğrenci yıllarında bir çok sosyal projelerde görev alarak eğitim kurumlarında ve kimsesiz ve yardıma muhtaç eğitim çağındaki Öğrencilerle ilgili sosyal projelerde katkı sunmasıyla tanındı. Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan bir müddet medyada iletişim sektöründe görev yaptıktan sonra üniversitenin talebi üzerine Sabancı Üniversitesi Finans Merkezi Koordinatörü olarak başladığı görevini şu anda da başarıyla yürütüyor.</p>

<p>TEBRİKLER ELİF HANIM; TEŞEKKÜRLER ELİF-ORHAN KARTAL ÇİFTİ!..MUTLULUKLAR ŞÜKRAN TEYZE !..GAZİMİZ İSMAİL HOCA’YI RAHMETLİ ANIYORUZ…</p>

<p>Böyle güzel ve anlamlı bir programı uygulayan torun Elif Kartal ile Kartal ailesini ve Kartal ailesinin fertleri Elif ve Orhan Kartal çiftini tebrik ediyoruz. 86 yaşında defnettiğimiz emekli İmam-Hatip, Kore Gazisi merhum İsmail Hakkı Yılmaz’ı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Sen ki böyle bir eşe sahiptin, sen ki kıymetlin tek kızın Farah kartal gibi bir kız yetiştirdin; Orhan Kartal gibi bir damata sahip olmanın duası sana öbür alemde dua niyetine geçecektir. 93. Yaşgününü kutlayan Şükran Teyzemize Yüce Allah’tan hayırlı, huzurlu ve sağlıklı daha nice yıllar niyaz ediyoruz. Ülkemizin ve çevremizin böyle örnek ailelere ciddi anlamda ihtiyacımız olduğunu gururla haykırmayı bir görev telakki ediyoruz. İyi ki varsınız…Saygı ve hürmetle…</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Konya Bilgehaneleri&amp;apos;nde yaz coşkusu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/konya-bilgehanelerinde-yaz-coskusu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/konya-bilgehanelerinde-yaz-coskusu</guid>
<description><![CDATA[ Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde öğrencilere yönelik hizmet veren Bilgehanelerde yaz etkinlikleri tüm coşkusuyla sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya-8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Konya, Bilgehanelerinde, yaz, coşkusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ile birlikte Süleyman Şah Bilgehanesi’ni ziyaret ederek yaz etkinliklerine katılan öğrencilerle bir araya geldi.</p>

<p>Sınıfları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet eden Başkan Altay, Konyalı çocukların her alanda donanımlı bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini ifade ederek, “Bilgehaneler, evlatlarımızın hem akademik başarılarını artıran hem de milli ve manevi değerleriyle güçlenen bir nesil inşa ediyor. Böyle güzel bir eğitim yuvasında çocuklarımızın yüzlerindeki tebessümü görmek, enerjilerine ortak olmak bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Tüm öğrencilerimize eğlenceli ve başarılı bir tatil dönemi diliyorum” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya açıklarında 2 bin yıllık gemi batığı: Yüzlerce tarihi seramik gün yüzüne çıkarıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-aciklarinda-2-bin-yillik-gemi-batigi-yuzlerce-tarihi-seramik-gun-yuzune-cikarildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-aciklarinda-2-bin-yillik-gemi-batigi-yuzlerce-tarihi-seramik-gun-yuzune-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Geç Helenistik ve Erken Roma dönemine ait, 45 metre derinlikte keşfedilen yüzlerce seramik arkeologları heyecanlandırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya-5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, açıklarında, bin, yıllık, gemi, batığı:, Yüzlerce, tarihi, seramik, gün, yüzüne, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANTALYA - <a href="http://bha.net.tr/">BHA</a></strong></p>

<p>Antalya açıklarında, yaklaşık 45 metre derinlikte bulunan 2 bin yıllık bir gemi batığında, geç Helenistik ve erken Roma dönemine ait yüzlerce iyi korunmuş seramik ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 28 Haziran’da yapılan basın açıklamasına göre, 'Seramik Batığı' olarak adlandırılan bu arkeolojik keşif, M.Ö. 2. ile M.S. 1. yüzyıllara tarihleniyor.</p>

<p>Su altı arkeologları, batık alanında tabaklardan kaselere kadar uzanan yüzlerce seramiği gün yüzüne çıkardı.</p>

<p>Fotoğraflarda, arkeologların bu çömlekleri hayranlıkla incelediği görülüyor.</p>

<p>Uzmanlar, bazı tabak ve kaselerin kenarlarının kırık olmasına rağmen orijinal görünümlerini büyük ölçüde koruduklarını belirtti.</p>

<figure><img src="https://varishaber.com.tr/resimler/2025-7/11/465301272498842.webp"></figure>

<figure><img src="https://varishaber.com.tr/resimler/2025-7/11/61483898241985.webp"></figure>

<p>NASIL BU KADAR İYİ KORUNDULAR?</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine göre, bu olağanüstü korunmuşluk, dönemin insanlarının taşımacılık sırasında seramikleri büyük bir özenle paketlemesine dayanıyor.</p>

<p>Dalışa bizzat katılan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Patara’dan Mersin’e kadar uzanan kıyı şeridinde en az 400 gemi batığı bulunduğunu ve bu alanlarda yoğun bir bilimsel çalışma yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Ersoy, basına demecinde, "Bu keşifler, sadece bilimsel açıdan değil, turizm açısından da büyük fırsatlar sunuyor" dedi.</p>

<figure><img src="https://varishaber.com.tr/resimler/2025-7/11/5751745336456.webp"></figure>

<figure><img src="https://varishaber.com.tr/resimler/2025-7/11/69814579456039.webp"></figure>

<p>SON ZAMANLAR KEŞFEDİLEN BATIKLAR</p>

<p>Bu son bulgu, dünya genelinde artan tarihi gemi batığı keşiflerine bir yenisini daha ekledi.</p>

<p>Haziran ayında Fransız araştırmacılar, rekor derinlikte 16. yüzyıla ait bir gemi batığı buldu.</p>

<p>Aynı ay içinde Avustralyalı araştırmacılar ise Kaptan James Cook’un efsanevi gemisinin Rhode Island’daki kesin batış noktasını tespit ettiklerini açıkladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Isparta&amp;apos;ya 7 katlı yeni otopark geliyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispartaya-7-katli-yeni-otopark-geliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispartaya-7-katli-yeni-otopark-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Isparta Belediyesi, şehir merkezindeki otopark sorununu çözmek için harekete geçti ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ispartaya, katlı, yeni, otopark, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ISPARTA - <a href="http://bha.net.tr/">BHA</a> </strong></p>

<p>Isparta’nın merkezi noktalarından biri olan Pirimehmet Mahallesi’nde, Mimar Sinan Caddesi’nin arkasında yeni bir otopark inşa edilecek. Söz konusu alanla ilgili imar düzenlemesi tamamlandı ve Belediye Meclisi tarafından onaylandı.</p>

<p>İmar Komisyonu’nun raporuna göre, açık otopark olarak planlanan alanın bodrum dahil 7 katlı olarak inşa edilmesi uygun görüldü. Komisyon, bu kararın gerekçesi olarak bölgedeki yoğun araç trafiği ve otopark ihtiyacını gösterdi.</p>

<p>Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, alanda acil otoparka ihtiyaç duyulduğunu belirterek, projenin vakit kaybedilmeden hayata geçirileceğini açıkladı. Başkan Başdeğirmen, "İmar düzenlemesini tamamladık. Meclisten onayı aldık. En kısa sürede ihaleye çıkarak otopark inşaatına başlayacağız" dedi.</p>

<p>Yeni yapılacak otoparkın, şehir içi trafik yükünü azaltması ve esnaf ile vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması bekleniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars Valisi Ziya Polat, Karaçoban köyü’nde vatandaşlarla buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kars-valisi-ziya-polat-karacoban-koeyunde-vatandaslarla-bulustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kars-valisi-ziya-polat-karacoban-koeyunde-vatandaslarla-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Kars Valisi Ziya Polat, Cuma namazını Karaçoban Köyü’nde vatandaşlarla birlikte kıldı. Namazın ardından köy sakinleriyle bir araya gelen Vali Polat, vatandaşların sorun, talep ve önerilerini dinledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/e4-292.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kars, Valisi, Ziya, Polat, Karaçoban, köyü’nde, vatandaşlarla, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS - <a href="http://bha.net.tr/">BHA</a> </strong></p>

<p>Köy halkıyla samimi bir ortamda sohbet eden Vali Polat, devletin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurguladı. Köyün ihtiyaçları hakkında bilgi alan Polat, ilgili kurumlara gerekli talimatları vererek çözüm noktasında adımlar atılacağını belirtti.</p>

<p>Vali Polat, köy ziyaretlerinin devam edeceğini ve her vatandaşın sesine kulak verilmesinin öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. Ziyaret, vatandaşların memnuniyetiyle sona erdi.</p>

<p><img alt="Resim" height="950" src="https://pbs.twimg.com/media/GvkrbPsWYAAXJJu?format=jpg&name=4096x4096" width="1400"></p>

<p><img alt="E4-292" class="detail-photo img-fluid" height="2184" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/e4-292.jpg" width="3276"></p>

<p><img alt="Resim" height="950" src="https://pbs.twimg.com/media/GvkrYQ_XYAAQOBj?format=jpg&name=4096x4096" width="1400"></p>

<p><img alt="Resim" height="950" src="https://pbs.twimg.com/media/GvkrVkCWEAAchzb?format=jpg&name=4096x4096" width="1400"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Birleşik Kamu &amp; İş&amp;apos;ten GEMİS&amp;apos;e ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/birlesik-kamu-isten-gemise-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/birlesik-kamu-isten-gemise-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Genel Maden İşçileri Sendikası’nı (GMİS) ziyaret ederek Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir ile görüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/2025-07-11-15-58-01.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Birleşik, Kamu, İşten, GEMİSe, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZONGULDAK - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, memur ve memur emeklilerini ilgilendiren 8. Dönem Toplu İş Sözleşme süreci öncesi Türkiye geneli sürdürdükleri eylemler kapsamında Zonguldak’a geldi. Zonguldak Birleşik Kamu-İş İl Temsilcisi Metin Kahveci ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte GMİS ziyaret eden Yıldırım, GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir ile görüştü. Yıldırım, 12 Temmuz 2025 Cumartesi günü saat 18.00’de Zonguldak Madenci Anıtı önünde kitlesel bir basın açıklaması yapacaklarını söyledi.</p>

<p>Kamu işçilerinin toplu iş sözleşme sürecini de yakından takip ettiklerini ifade eden Yıldırım, “Çünkü sizlere uygun görülen yüzdelik artış ve özlük haklarıyla ilgili gelişmeler bizim de önümüze konulan detaylar olacak. Dolayısıyla siz kazanırsanız bizler de kazanacağız. Bu yüzden hükümetin önermiş olduğu düşük ve hakkınızın altındaki rakamları kabul etmeden işçi sendikalarının grev hakkı da dahil olmak üzere demokratik haklarınızı kullanarak hakkınız olanı hükümetten almak adına sizler neler yapıyorsanız bizler işçi kardeşlerimiz ile olmaktan mutluluk duyacağız. GMİS’in sendikal mücadele tarihini bizler biliyoruz. Yaptığınız mücadele ile alınmaz denilen hakları nasıl aldığınızı biliyoruz. Bizlerde geçmişten aldığımız güç ile yolumuza devam ediyoruz. Bizim de Ağustos ayı başında başlıyor ve sonunda biten bir sürecimiz var. İnşallah sizlerde bizlerde hakkımız olan almak için mücadelemizi sürdürüyoruz.” dedi.</p>

<p>Demir, işçisiyle, memuruyla, emeklisiyle ve asgari ücretlisiyle aynı ülkede yaşadıklarını ve birçok sorunların ortak olduğunu vurguladı. Ayrım yapılmadan çalışanların yaşam standartlarına arttırmak ve emekçilerin aileleriyle geçim sıkıntısı yaşamadan bir hayat sürdürmeleri için mücadele ettiklerini ifade eden Demir, “Kamu çerçeve protokolünde talep ettiğimiz oranların yakınına bile henüz gelinmedi. Üçüncü teklifi yakın zamanda bekliyoruz. Bizler mücadelemizi işçi arkadaşlarımız, üyelerimiz ne isterse onlardan aldığımız güç ile sürdürüyoruz. Demokratik haklarımız ne ise onları kullanacağız. Bunda memur ve işçi ayrımı yok. Herkes kendi alanında çalışma ortamında bir emek veriyor. Dolayısıyla herkes emeğinin karşılığını almak istiyor. Ülkede ki zor şartlar belli. Bizler bu ülkenin temel taşı ve bireyleriyiz. O nedenle yaşam kalitemizi nasıl arttırabiliriz, ailemize nasıl bir gelecek sunabiliriz bunları düşünüyoruz. O nedenle mücadelemiz aynıdır. Sizlerin de bu ziyareti bizler için çok kıymetli. Sendikam ve şahsım adına teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gölcük tabiat parkı’nda aile kampı düzenlendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/goelcuk-tabiat-parkinda-aile-kampi-duzenlendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/goelcuk-tabiat-parkinda-aile-kampi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında Gölcük Tabiat Parkı’nda düzenlenen Aile Kampı, doğayla iç içe bir ortamda aileleri bir araya getirdi. Vali Abdullah Erin’in açılışını yaptığı etkinlikte, sevgi, paylaşım ve birliktelik ön plana çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/515930549-1487396349077965-5987445128298861238-n-kopya-kopya-kopya-kopya-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gölcük, tabiat, parkı’nda, aile, kampı, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ISPARTA - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında, 11–13 Temmuz tarihleri arasında Isparta’nın gözde doğa alanlarından Gölcük Tabiat Parkı’nda "Aile Kampı" programı düzenlendi. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği programın açılışı, Isparta Valisi Abdullah Erin tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Açılışta konuşan Vali Erin, ailenin toplumun temel taşı olduğuna vurgu yaparak, “Aile; medeniyetimizin temel taşı, toplumumuzun en sağlam kalesidir. Sağlam aile yapısı; güçlü bireyleri, huzurlu mahalleleri ve istikrarlı bir toplumu beraberinde getirir,” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vali Erin, doğayla iç içe bir ortamda düzenlenen etkinliğin, aile bireyleri arasındaki sevgi, şefkat ve paylaşımı güçlendireceğine dikkat çekerek, Gölcük’ün eşsiz tabiatıyla bütünleşen bu özel etkinlikte ailelerin keyifli vakit geçirmelerini temenni etti.</p>

<p>Kamp programı boyunca doğa yürüyüşleri, çeşitli atölyeler ve çocuklara özel etkinlikler de yer alıyor. Katılımcı aileler, hem doğayla buluşmanın hem de birbirleriyle kaliteli zaman geçirmenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p>Vali Abdullah Erin, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve katılım sağlayan tüm ailelere teşekkür etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakanlardan Siirt Tillo’ya ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakanlardan-siirt-tilloya-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakanlardan-siirt-tilloya-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ildeki temasları kapsamında İl Başkanlığını ve Tillo ilçesini ziyaret etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/56bbbd35-322c-4e1f-b57d-63ecc2a8039f.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakanlardan, Siirt, Tillo’ya, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİİRT -<a href="http://bha.net.tr/"> BHA</a> </strong></p>

<p>Bir dizi açılış ve temaslarda bulunmak üzere ilimize gelen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İl Başkanlığını ziyaret etti.</p>

<p>Ziyaret kapsamında Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Tillo ilçesinde bir ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Bak, ilçede yürütülen projeleri yerinde inceleyerek vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>Tillo Belediye Başkanı İdham Aydın, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Sayın Bakanımıza ilçemize bugüne kadar verdikleri destekler için şükranlarımı sunuyorum,” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="13 kişi görseli olabilir" src="https://scontent.fsaw6-1.fna.fbcdn.net/v/t39.30808-6/518315322_1116152880569508_5013961209451340498_n.jpg?_nc_cat=109&ccb=1-7&_nc_sid=833d8c&_nc_ohc=fZJpwabZyVYQ7kNvwF59fYx&_nc_oc=AdkB0955fb-XMx7DnsYaXgXmY4cwLcuylhNQydww2eeoPzIvDg8nz_P7K3uqmaraIiE&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fsaw6-1.fna&_nc_gid=fG8yjpFBLibardS0lqcLww&oh=00_AfSXjogXzEjg44rxe7moy7iRKwNEqwJ9S0FGAYuNXmJXyQ&oe=68775A66"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şehit kızı Rümeysa Ertekin Tazegül’den Kars İl Emniyet Müdürü Saka’ya anlamlı ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sehit-kizi-rumeysa-ertekin-tazegulden-kars-il-emniyet-muduru-sakaya-anlamli-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sehit-kizi-rumeysa-ertekin-tazegulden-kars-il-emniyet-muduru-sakaya-anlamli-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Kars İl Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlenen bombalı saldırı sonucu şehit düşen 4. Sınıf Emniyet Müdürü Münir Murat Ertekin’in ilimizde ikamet eden kızı Rümeysa Ertekin Tazegül ve ailesini makamında ağırladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/e1-212.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Şehit, kızı, Rümeysa, Ertekin, Tazegül’den, Kars, İl, Emniyet, Müdürü, Saka’ya, anlamlı, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Ziyarette, Şehit Emniyet Müdürü Münir Murat Ertekin’in kahramanlığı ve fedakârlığı bir kez daha anılırken, İl Emniyet Müdürü Saka, Rümeysa Ertekin Tazegül’e bir plaket takdim ederek şehidin aziz hatırasına duyulan saygıyı ifade etti.</p>

<p>Emniyet Müdürü Saka, yaptığı açıklamada, “Vatanı uğruna canını feda eden kahraman şehidimiz Münir Murat Ertekin’i rahmet ve minnetle anıyoruz. Şehitlerimizin emanetleri bizlere her zaman baş tacıdır. Rümeysa kızımız ve ailesi her zaman yanımızda, gönlümüzdedir,” dedi.</p>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rümeysa Ertekin Tazegül ise, böylesi anlamlı bir günde hatırlanmanın kendilerini gururlandırdığını ve duygulandırdığını belirterek teşekkür etti.</p>

<p>15 Temmuz’un unutulmaz kahramanlarından biri olan Şehit Münir Murat Ertekin’in ailesinin Kars Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka'ya yapılan bu anlamlı ziyaret, vefa duygusunun en güzel örneklerinden biri olarak takdir topladı.</p>

<p><img alt="Resim" height="950" src="https://pbs.twimg.com/media/GvasHwPXgAAd34q?format=jpg&name=4096x4096" width="1400"></p>

<p><img alt="E1-212" class="detail-photo img-fluid" height="2731" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/e1-212.jpg" width="4096"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu Karadeniz&amp;apos;in en büyük camisi Hanife Hatun Camii ibadete açıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dogu-karadenizin-en-buyuk-camisi-hanife-hatun-camii-ibadete-acildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dogu-karadenizin-en-buyuk-camisi-hanife-hatun-camii-ibadete-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 2019 yılında temeli atılan ve tamamlanarak şehrin simgesi hâline gelen Hanife Hatun Camii’nin açılış törenine katıldı. Başkan Genç, kıymetli eseri Trabzon’a kazandıran herkese teşekkür ederek, “Hanife Hatun Camiimiz; kardeşliğe, eğitime ve paylaşmaya hizmet eden çok yönlü bir merkez olacak” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/hanife-hatun-camii-ibadete-dualarla-acildi-265.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Doğu, Karadenizin, büyük, camisi, Hanife, Hatun, Camii, ibadete, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MUSTAFA ÖZCAN/TRABZON-BHA</strong></p>

<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesi Pazarkapı mevkiinde inşa edilen ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük camisi olma özelliğini taşıyan Hanife Hatun Camii, düzenlenen görkemli bir törenle ibadete açıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen arazi üzerine yapılan caminin açılış programına Vali Aziz Yıldırım, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, önceki dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Müdürü Şaban Kondi, İl Müftüsü Selami Aydın, ilçe belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, siyasi parti ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediyesi Mehter takımının gösterisi ve caminin yapımıyla ilgili tanıtım videosuyla başlayan törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Bu güzel eseri şehrimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="Hani̇fe Hatun Cami̇i̇ İbadete Dualarla Açildi 265" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/hanife-hatun-camii-ibadete-dualarla-acildi-265.jpg" width="1600"></p>

<p>ÇOK YÖNLÜ BİR MERKEZ OLACAK</p>

<p>Başkan Genç, caminin yapımında katkıda bulunan herkese teşekkür ederek, “Merhume Hanife Hatun Hanımefendi'ye Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Peygamber efendimiz buyuruyor; Kim Allah rızası için bir mescit yaptırırsa Allah da onun için cennette bir köşk hazırlar. İşte bu müjde bizlere bir cami inşa etmenin sadece bir yapıyı değil ebedi bir kazancın vesilesi olduğunu da gösteriyor. Bizler camilerimizi, yalnızca günde beş vakit namaz kılma mekanları olarak görmüyoruz. Camilerimiz aynı zamanda hayatımızın da merkezinde olan bir ilim ve irfan yuvası, bir hizmet yuvasıdır. Hanife Hatun Camiimiz, içinde yer alan atölyeleriyle, derslikleriyle, konferans salonlarıyla, sosyal alanlarıyla birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, eğitime ve paylaşmaya da hizmet eden çok yönlü bir merkez olacak. Ecdadın izinde yürüyen bir iradeyi kararlılıkla, emekle büyük bir gayretle ve fedakarlıkla, işbirliğiyle, dayanışmayla, hayata geçirmesine vesile olan çok kıymetli bakanıma, onun çalışma arkadaşlarına, belediyemizden katkı sağlayan değerli mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><img alt="Hani̇fe Hatun Cami̇i̇ İbadete Dualarla Açildi 262" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/hanife-hatun-camii-ibadete-dualarla-acildi-262.jpg" width="1600"></p>

<p>KADİM MEDENİYETİMİZİN İZLERİNİ TAŞIYOR</p>

<p>Başkan Genç, “Karadeniz'in en büyüğü olma özelliğini taşıyan külliyemiz elbette ki görüldüğü gibi fiziki büyüklüğüyle beraber göz dolduruyor. Bizim için asıl övünç kaynağımız sadece maddi ölçüler değil. Buranın içinde yeşerecek olan ilim, irfan, kardeşlik ve hayırdır. Bunu daha çok önemsiyoruz. Çünkü bu gerçek büyüklük sadece minarenin veya buradaki taşların büyüklüğünde değil, onların yüksekliğinde değil, gönüllerdeki derinliktir aynı zamanda. Gerçek büyüklük budur. Bu işe imza atan değerli büyüklerimiz inşallah Trabzon'umuzda bu anlayışla yetişecek olan nesillerin de gelişmesine katkı sağlıyor. Hizmete aldığımız bu eser aynı zamanda hem Osmanlı'nın hem Selçuklu mimarisinden ilham alarak inşa edilmiş, aynı zamanda kadim medeniyetimizin de izlerini taşıyor. Her detayıyla köklü tarihimizin ruhunu da yansıtıyor. 2019 yılında temeli atılan bu camimiz bizlere çok önemli bir hususu da yeniden hatırlatmıştır. Vakıf ruhu ölmemiştir. Biz bir kez daha gördük ki, bu milletin mayasında iyilik, cömertlik, hayırseverlik vardır. İşte Hanife Hatun Külliyemiz de bu asil ruhun ete, kemiğe bürünmüş, somutlaşmış, en güzel örneklerinden bir tanesidir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Hh4" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/hh4.jpeg" width="1500"></p>

<p>HAKKIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ</p>

<p>Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler hem aklımızı ilimle beslemeyi hem de yüreğimizi imanla güçlendirmeyi şiar edinmiş bir milletiz. Çünkü inandığımız tek gerçek şudur ki kuralsız bir zihin, karanlıkta kalır. Cesaretsiz bir kalp hakikatin izini süremez. Bugün dünya üzerinde iki milyarı aşkın mensubu bulunan İslam aleminin yaşadığı dağınıklık ve parçalanmışlık hepimizin gözleri önündedir. Bugün Filistin'de devam eden zulümler, soykırımlar, katliamlar Mazlumların ve kardeşlerimizin çektiği acılar yüreğimizi derinden yaralamaktadır. Oysa yüce dinimiz İslam, yeryüzünde barışın, adaletin ve kardeşliğin tesisi için gönderilmiştir. Bu kutsal mesajın gereği olarak İslam dünyasının da artık bir ve beraber olması, ortak bir geleceği inşa etmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 21. yüzyılı Türkiye yüzyılı ilan etmesinin bir anlamı da budur. Bu vesileyle inşallah birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek hakkın ve hakikatin sesi olmaya devam etmeliyiz. Dünya yeniden Türkleri tarih sahnesine davet ediyor.”</p>

<p><img alt="H H 1" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/h-h-1.jpeg" width="1500"></p>

<p>YENİ BİR BULUŞMA NOKTASI OLDU</p>

<p>Başkan Genç, Pazarkapı bölgesinde yapılan çalışmalara vurgu yaparak, “Avrasya Pazarımız, Bilim Merkezimiz, bütün ünitelerimizle beraber burası adeta Trabzon'umuzun yeni bir yaşam alanı ve yeni bir buluşma noktası olmuştur. Milletini yeniden ayağa kaldıran ve güzel eserlerle bütün ülkemizi donatan, bütün eserlerin banisi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a buradan şükranlarımızı saygılarımızı gönderiyoruz. 5 sene önce Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesiyle, duruşuyla, cesaretiyle beraber İstanbul'un Ayasofya'sı da ilelebet Müslüman mabedi olarak ibadete açılmıştır. Allah Recep Tayyip Erdoğan'dan razı olsun. Orasının ibadete açılması da sadece bir ibadete açılma değil, sadece namaz kılmak için değil, bağımsız Türk Cumhuriyeti'ni, Türkiye'nin bağımsızlığını bütün dünyaya haykırmaktır. Trabzon'umuzu ilelebet Türk yurdu olarak tam bağımsız Türkiye'nin simge bir şehrinde Hanife Hatun Külliyemizi de ibadete açıyoruz. Bu güzel mabedin hemşehrilerimize, ülkemize ve bütün İslam alemi için, medeniyetimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>

<p><img alt="H H 2" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/h-h-2.jpeg" width="1500"></p>

<p>ÖNEMLİ BİR İLİM YUVASI OLACAK</p>

<p>Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, “Karadeniz'in simgesi olan bir cami ve külliyeyi hizmete açmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. 2019 yılında başlatılan Hanife Hatun Cami ve Külliyesi mimarisiyle değil, içerisinde atölye, kütüphane, konferans salonuyla birlikte çeşitli alanlarda kurs eğitimlerinin icra edileceği önemli bir ilim yuvası olacaktır. Bu güzel eser aynı zamanda geçmişle geleceği buluşturan ecdadımızın emaneti olan cami kültürünü modern zamanlara taşıyan önemli bir eserdir. Camiler sadece ibadet edilen yerler değil, ilmin öğretildiği kardeşliğin pekiştirildiği, yardımlaşmanın hayat bulduğu istişarelerin geliştirildiği, maneviyatın soluk aldığı yerlerdir. İnşallah bu camimizde kalplerin birleştiği, duaların göğe yükseldiği çocuklarımızın kuranla, gençlerimizin bilimle, büyüklerimizin hikmetle buluştuğu bir yer olacaktır. Bu ezanlar dinmesin, bu bayrak inmesin diyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Hh3" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/hh3.jpeg" width="1500"></p>

<p>TRABZON BİZİM SEVDAMIZDIR</p>

<p>Önceki dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Trabzon halkı bu camiyi sahiplendi. Bu cami Trabzon’a çok yakıştı. Bu kadim vilayet önemli bir şehirdir. 12. asırdan itibaren Selçuklu Türklerinin Anadolu topraklarında İslam’ı yaygınlaştırma gayretleriyle doğu Karadeniz’de filizlenen İslamiyet nihayet 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet hanın Trabzon’u fethetmesiyle bölge tam anlamıyla bir İslam beldesi olmuştur. 2019 yılından itibaren inşaatına devam ettik. Bu eserde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Caminin yapılması fikrini ortaya koyan ve sahip çıkan önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanımız Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’na, Ortahisar Belediye Başkanlığı’nda ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda vermiş olduğu destekleri için Ahmet Metin Genç’e teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Murat Öztürk'e ve belediye çalışanlarına, dönemin valisi kıymetli valimiz rahmetli Yücel Yavuz'a, bugünkü Trabzon Valimiz Aziz Yıldırım'a, İl Müftümüz Selami Aydın’a, Ortahisar Müftümüz Özcan Yılmaz'a, değerli hocam Profesör Dr. Şaban Şimşek'e, eski milletvekilleri Mahmut Kaplan, Mikail Aslan, Mete Bülgün’e, eski Milli Eğitim Bakanımıza, genel müdürümüz Seyfullah Aslantürk’e, mimar Safiye Demir’e, derneğimizin başkanı İrfan Altıner’e ve emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Camiler sadece ibadetlerimi yapmak için bir araya geldiğimiz yer değildir, tüm medeniyetlerin merkezinde cami vardır. Camimiz aynı anda 7 bin 700 kişinin ibadet yapabileceği bir alana sahiptir. Bu cami ve külliye simge niteliği kazanacaktır. Trabzon bizim sevdamızdır. Trabzon vatanına, bayrağına ve milletine bağlı birçok kişinin yetiştirdiği şehirdir. Trabzon’un cazibe merkezi olma özelliğini artırmalıyız. Eğitim, üretim, sanayi ve turizmin artması için elimizden geleni yapmalıyız” diye konuştu. Konuşmaların ardından İl Müftüsü Selami Aydın’ın dualarıyla cami açılışı gerçekleştirilerek ilk Cuma namazı kılındı.</p>

<p><img alt="Hani̇fe Hatun Cami̇i̇ İbadete Dualarla Açildi 262" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/hanife-hatun-camii-ibadete-dualarla-acildi-262.jpg" width="1600"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars Valisi Ziya Polat, Halk Günü&amp;apos;nde, Devlet olarak her zaman milletimizin hizmetindeyiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kars-valisi-ziya-polathalk-gununde-devlet-olarak-her-zaman-milletimizin-hizmetindeyiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kars-valisi-ziya-polathalk-gununde-devlet-olarak-her-zaman-milletimizin-hizmetindeyiz</guid>
<description><![CDATA[ Kars Valisi Ziya Polat, Halk Günü Toplantıları kapsamında vatandaşlarla bir araya gelerek onların sorun ve taleplerini dinledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/07/e3-249.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kars, Valisi, Ziya, Polat,  Halk, Gününde, Devlet, olarak, her, zaman, milletimizin, hizmetindeyiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARS - <a href="http://bha.net.tr/">BHA </a></strong></p>

<p>Valilik Açık Kapı Şube Müdürlüğü’nde gerçekleşen buluşmada, birçok vatandaş Vali Polat’a birebir ulaşma fırsatı buldu.</p>

<p>Vatandaşların ilettiği her konuyu dikkatle dinleyen Vali Polat, sorunların çözümü ve taleplerin değerlendirilmesi için ilgili kurumlara anında talimat verdi. Toplantı boyunca vatandaş-devlet bütünleşmesinin önemine vurgu yapan Vali Polat, “Devlet olarak her zaman milletimizin hizmetindeyiz. Amacımız, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve onların yanında olduğumuzu hissettirmektir,” dedi.</p>

<p>Halk Günü buluşmalarıyla kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesini amaçladıklarını belirten Vali Polat, bu tür toplantıların düzenli olarak devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Toplantı sonunda vatandaşlar, sorunlarını doğrudan yetkililere iletmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek Vali Polat’a teşekkür etti.</p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/515270798_1891439658368936_7226786791337523674_n.jpg?_nc_cat=106&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=ZutdC_WZv4MQ7kNvwHuJcz7&_nc_oc=AdkZaSU3_giWcqkDTn5JH0XVnsCZMSo33Pa_E182aW2A3a8kutKJ3qQ1G9W4Ajspnqo&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wEuMdQ5IgYhllXLZpONAvXZZj54bSjMzcuTeXim32T5OA&oe=6898B8D2"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/516458187_1234781354501118_3278127762900300145_n.jpg?_nc_cat=100&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=NDnZ8pCVKlEQ7kNvwGCCIIt&_nc_oc=Adk4XDV65_3lN4KiTUtFXWnOWKgmoG2o7NMeaZwPiB0WG8X-km7WoCgic2q5uihtggo&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wHw2l4fd_zHGlhmCm0xuZN7V5v9o7Kv8UGprmsYvyVcgQ&oe=6898C72E"></p>

<p><img src="https://scontent.ferz3-1.fna.fbcdn.net/v/t1.15752-9/517995103_1923852901488508_4305774308075121127_n.jpg?_nc_cat=104&ccb=1-7&_nc_sid=0024fc&_nc_ohc=CMpgOf7yqGkQ7kNvwGD6ow8&_nc_oc=Adl0S5jVnN4Uu2ZiARkU4J5NfabFt_9M2rYyPcGC4pv5InlUvcCg4HkJBbCQTLJydzA&_nc_ad=z-m&_nc_cid=0&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.ferz3-1.fna&oh=03_Q7cD2wEwoVkF9jNyDcZE89jsCNm2QFPsZDuX1DP34oMb2DLD-A&oe=6898B935"></p>

<p><img alt="E3-249" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://bhanettr.teimg.com/bha-net-tr/uploads/2025/07/e3-249.jpg" width="1600"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zeynep Sönmez’in Wimbledon dersi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zeynep-soenmezin-wimbledon-dersi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zeynep-soenmezin-wimbledon-dersi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin başkenti Londra&#039;da düzenlenen sezonun üçüncü Grand Slam turnuvası Wimbledon&#039;da tarihi başarılara imza atan milli tenisçimiz Zeynep Sönmez, turnuvaya üçüncü turda veda etti ama tenisseverlerin olduğu kadar tüm ülkemizin kalbinde taht kurdu.

Tenisin yıllardır tüm dünyanın hayranlıkla izlediği 4 tane Grand Slam Turnuvası var. Wimbledon, Fransa Açık, Amerika Açık, Avustralya Açık. Bunları en eskileri Wimbledon Turnuvası… Kemikleşmiş bir yapıya sahipler hatta bazılarının kendine has gelenek ve kuralları bulunuyor. Bu 4 turnuva dünya çapında en önemli ve prestijli tenis turnuvaları olarak kabul edilir. Her yıl düzenlenir ve dünyanın en iyi tenis oyuncuları tarafından oynanır.

Biz acaba böylesine önemli organizasyonlarda ne zaman bir Türk sporcusunu izleyeceğiz diye imrenirken bu yıl bir genç Türk kızı, Grand Slam turnuvalarının en prestijlisi olan Wimbledon’da sahneye çıkarak tarihi bir başarı elde etti. Bu sadece bireysel bir zafer değil, aynı zamanda Türkiye’deki genç tenisçilere ilham kaynağı olacak bir dönüm noktası olarak da değerlendirileceğine inanıyoruz.

İlk kez yer aldığı Wimbledon ana tablosunun ilk turunda klasmanın 52. basamağındaki Jaqueline Cristian’ı, ikinci turda ise iyi bir çim kort sezonu geçiren dünya 32 numarası Xinyu Wang’ı mağlup eden Sönmez’in kariyerindeki ilk Grand Slam üçüncü turu olmasının yanı sıra, 1950 Fransa Açık’ta Bahtiye Musluoğlu’ndan sonra bir Grand Slamde 75 yıl sonra üçüncü tura yükselen ilk Türk tenisçi olmasını sağladı.

2025 sezonuna fırtına gibi bir başlangıç yapan, dünya sıralamasında 88. sırada bulunan 23 yaşındaki Zeynep üçüncü turda, dünya 17 numarası Ekaterina Alexandrova ile karşılaştı. İlk sette rakibinin servis oyunlarına cevap veremeyen Zeynep, bu seti 6-3 kaybederek maçta 1-0 geri düştü. İkinci sette servis kalitesini artıran ve puan kazandıran vuruşlar yapan milli tenisçi, 5-2 öne geçtiği sette avantajını koruyamadı. Zeynep, &quot;tie-break&quot;e giden seti 7-6, maçı da 2-0 kaybederek organizasyona veda etti.

Bu turnuvanın kendisi için çok özel olduğunu vurgulayan sporcumuzun, &quot;İlk kez ana tabloda yer aldım. Destek çok güzeldi, atmosfer çok güzeldi. Benim için çok eğlendiğim bir turnuva oldu&quot; şeklinde duygularını dile getirmesi duyduğu memnuniyeti açıkça ortaya koyuyordu.

Milli tenisçimiz Zeynep Sönmez, ilk kez ana tabloda yer aldığı Wimbledon Tenis Turnuvasında 3. tura kadar yükselmesinden sonra çıkardığı dersi, “Grand Slam ikinci haftaları, çeyrek finaller, yarı finaller, finaller, şampiyonluklar neden olmasın? Sonuçta bunları yapan diğer insanların da iki kolu ve bacağı var. Her şey mümkün. Burada ilk 20 oyuncuya karşı oynadım. Hedeflerime uzak değilim, hayallerine ne kadar yakın olduğumu görmüş oldum” diyerek açıkladı.

Diliyor ve umuyoruz ki bizlere bu mutluluğu yaşatan Zeynep Sönmez, Wimbledon’dan çıkardığı dersi hiç unutmaz ve dediği gibi hep gününden daha iyi olmaya çalışır.

KUZEY KULAÇLARLA ALTINA UZANIYOR

Paris&#039;te düzenlenen 2024 Olimpiyat Oyunlarında 800 m serbest stil elemelerinde 7:47.29 derecesiyle serisinde ikinci olan Kuzey Tunçelli, Türkiye rekoru kırmasına karşın genel sıralamada 11. olarak finale kalmamıştı. 1500 m serbest stil elemelerinde ise 14:45.27&#039;lik derecesiyle serisini 1. bitirip genel sıralamada 5. olarak finale yükseldi ve Türkiye&#039;nin olimpiyatlarda yüzme branşında finale yükselen ilk sporcusu olarak tarihe geçti. 1500 m serbest finalini olimpiyat 5&#039;incisi olarak tamamlayan Tunçelli, 14:41.22&#039;lik derecesiyle, kendisine ait olan &quot;Dünya Gençler Rekoru&quot;nu 67 salise geliştirdi.

Yüzmede geleceğin şampiyonu olarak umut bağlanan Kuzey Tunçelli, Slovakya’da düzenlenen 2025 Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda 800 metrede şampiyona rekoru kırdığı 7:46.01’lik derecesiyle altın madalyaya uzanarak bu stilde üst üste 2. kez Avrupa şampiyonu oldu.

Fenerbahçeli milli sporcumuz, aynı organizasyonda 1500 metre serbestte de final yüzerek 14: 45.05&#039;lik derecesiyle rakiplerini geride bıraktı ve üst üste 3. kez bu stilde Gençler Avrupa şampiyonu olmayı başarmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zeynep, Sönmez’in, Wimbledon, dersi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen sezonun üçüncü Grand Slam turnuvası Wimbledon'da tarihi başarılara imza atan milli tenisçimiz Zeynep Sönmez, turnuvaya üçüncü turda veda etti ama tenisseverlerin olduğu kadar tüm ülkemizin kalbinde taht kurdu.</p>

<p>Tenisin yıllardır tüm dünyanın hayranlıkla izlediği 4 tane Grand Slam Turnuvası var. Wimbledon, Fransa Açık, Amerika Açık, Avustralya Açık. Bunları en eskileri Wimbledon Turnuvası… Kemikleşmiş bir yapıya sahipler hatta bazılarının kendine has gelenek ve kuralları bulunuyor. Bu 4 turnuva dünya çapında en önemli ve prestijli tenis turnuvaları olarak kabul edilir. Her yıl düzenlenir ve dünyanın en iyi tenis oyuncuları tarafından oynanır.</p>

<p>Biz acaba böylesine önemli organizasyonlarda ne zaman bir Türk sporcusunu izleyeceğiz diye imrenirken bu yıl bir genç Türk kızı, Grand Slam turnuvalarının en prestijlisi olan Wimbledon’da sahneye çıkarak tarihi bir başarı elde etti. Bu sadece bireysel bir zafer değil, aynı zamanda Türkiye’deki genç tenisçilere ilham kaynağı olacak bir dönüm noktası olarak da değerlendirileceğine inanıyoruz.</p>

<p>İlk kez yer aldığı Wimbledon ana tablosunun ilk turunda klasmanın 52. basamağındaki Jaqueline Cristian’ı, ikinci turda ise iyi bir çim kort sezonu geçiren dünya 32 numarası Xinyu Wang’ı mağlup eden Sönmez’in kariyerindeki ilk Grand Slam üçüncü turu olmasının yanı sıra, 1950 Fransa Açık’ta Bahtiye Musluoğlu’ndan sonra bir Grand Slamde 75 yıl sonra üçüncü tura yükselen ilk Türk tenisçi olmasını sağladı.</p>

<p>2025 sezonuna fırtına gibi bir başlangıç yapan, dünya sıralamasında 88. sırada bulunan 23 yaşındaki Zeynep üçüncü turda, dünya 17 numarası Ekaterina Alexandrova ile karşılaştı. İlk sette rakibinin servis oyunlarına cevap veremeyen Zeynep, bu seti 6-3 kaybederek maçta 1-0 geri düştü. İkinci sette servis kalitesini artıran ve puan kazandıran vuruşlar yapan milli tenisçi, 5-2 öne geçtiği sette avantajını koruyamadı. Zeynep, "tie-break"e giden seti 7-6, maçı da 2-0 kaybederek organizasyona veda etti.</p>

<p>Bu turnuvanın kendisi için çok özel olduğunu vurgulayan sporcumuzun, "İlk kez ana tabloda yer aldım. Destek çok güzeldi, atmosfer çok güzeldi. Benim için çok eğlendiğim bir turnuva oldu" şeklinde duygularını dile getirmesi duyduğu memnuniyeti açıkça ortaya koyuyordu.</p>

<p>Milli tenisçimiz Zeynep Sönmez, ilk kez ana tabloda yer aldığı Wimbledon Tenis Turnuvasında 3. tura kadar yükselmesinden sonra çıkardığı dersi, “Grand Slam ikinci haftaları, çeyrek finaller, yarı finaller, finaller, şampiyonluklar neden olmasın? Sonuçta bunları yapan diğer insanların da iki kolu ve bacağı var. Her şey mümkün. Burada ilk 20 oyuncuya karşı oynadım. Hedeflerime uzak değilim, hayallerine ne kadar yakın olduğumu görmüş oldum” diyerek açıkladı.</p>

<p>Diliyor ve umuyoruz ki bizlere bu mutluluğu yaşatan Zeynep Sönmez, Wimbledon’dan çıkardığı dersi hiç unutmaz ve dediği gibi hep gününden daha iyi olmaya çalışır.</p>

<p><strong>KUZEY KULAÇLARLA ALTINA UZANIYOR</strong></p>

<p>Paris'te düzenlenen 2024 Olimpiyat Oyunlarında 800 m serbest stil elemelerinde 7:47.29 derecesiyle serisinde ikinci olan Kuzey Tunçelli, Türkiye rekoru kırmasına karşın genel sıralamada 11. olarak finale kalmamıştı. 1500 m serbest stil elemelerinde ise 14:45.27'lik derecesiyle serisini 1. bitirip genel sıralamada 5. olarak finale yükseldi ve Türkiye'nin olimpiyatlarda yüzme branşında finale yükselen ilk sporcusu olarak tarihe geçti. 1500 m serbest finalini olimpiyat 5'incisi olarak tamamlayan Tunçelli, 14:41.22'lik derecesiyle, kendisine ait olan "Dünya Gençler Rekoru"nu 67 salise geliştirdi.</p>

<p>Yüzmede geleceğin şampiyonu olarak umut bağlanan Kuzey Tunçelli, Slovakya’da düzenlenen 2025 Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda 800 metrede şampiyona rekoru kırdığı 7:46.01’lik derecesiyle altın madalyaya uzanarak bu stilde üst üste 2. kez Avrupa şampiyonu oldu.</p>

<p>Fenerbahçeli milli sporcumuz, aynı organizasyonda 1500 metre serbestte de final yüzerek 14: 45.05'lik derecesiyle rakiplerini geride bıraktı ve üst üste 3. kez bu stilde Gençler Avrupa şampiyonu olmayı başarmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çare Atatürk ilkeleri!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/care-ataturk-ilkeleri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/care-ataturk-ilkeleri</guid>
<description><![CDATA[ Dostlarım;

Yazılarımda Türkiye’nin sorunları üzerinde kalem oynatan değerli düşünür ve yazarlardan zaman zaman alıntı yapıyorum. Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye’nin düzeni” incelemelerinden hareketle “kürt sorunu” konusunda görüşümü belirtmiştim.

Bu yazıda, Atatürk ve arkadaşlarının olağanüstü savaş başarısının ardından, modern –çağdaş bir Cumhuriyet hedefiyle kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin neden geri kaldığını kısaca anlatmaya çalışacağım.

Osmanlı’da, yok sayılan, aşağılanan “Türk”lüğü, “Ne Mutlu Türk’üm” başlangıç tümcesiyle Türk halkının ulus bilincini yeniden dirilten ve Atatürk, 1. Paylaşım savaşının yıkıcı etkilerini o kadar kısa sürede o kadar hızlı onardı ki… en batıdan en doğuya kadar saygın bir ülke olduk.

Bağımsız Hindistan’ın kurucusu Gandhi’nin “&#039;Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar Tanrı’yı da İngiliz zannederdim&#039; sözü tarihe geçti. Atatürk bağımsızlığın sembol lideri oldu.

Emperyal devletlerden bağımsızlığını elde eden her ülkede büst ve heykeli olması da bundan!

…

Dostlarım;

Türkiye çok partili yaşama geçtikten sonra sürekli patinaj yapar hale geldi. Ne ekonomi ne sosyal yaşamda “oh” diyeceğimiz bir çeyrek yüz yıl yaşayamadık.

Bu saptama otoriter rejim istediğim anlamına kesinlikle gelmiyor. Tam tersine, tek başına sağ’ın iktidar olduğu ülkemizde demokrasinin değil, batı emperyalizminin etkisinin ne olduğunu ortaya koyuyor.

…

Tanıdığım siyasetçiler arasında Erdal İnönü’den sonra gösterişsiz, alçakgönüllü, samimi, dürüst, bilge insan -hele kurultay dönemlerinde denk gelirsek, birlikte haşlanmış mısır ve sokak köftesi yediğimiz- İsmail İpekçi Türkiye’nin geri kalmışlığının temelinde 2. Paylaşım Savaşı sonrasında Batı’nın lideri haline gelen ABD’nin, dünyayı yeniden dizayn etmek hedefini açıklıyor.

Ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha ortaya çıktı.

İpekçi kitabında az gelişmişlik, geri kalmışlık, feodalite sorunsalına dikkat çekerken toplumlarının ekonomik gelişmeleri için kendi iç dinamiklerinin önemli olduğunu vurguluyordu.

Elbette İpekçi kitapta kalkınmanın sol iktisat teorisiyle mümkün olacağını öngörüyor ve “Geri kalmış toplumlarda ilerlemeyi sağlayacak dinamikler bireysel davranışlarda değil, kitlelerde aranıp bulunabilir. Yapılması gereken şey, bütün halklarda var olan birikimi ve derin tutkuları araştırıp meydana çıkarmak, onlara biçim vererek toplumun bünyesine ve ekonomik gerçeklere uygun kalkınma yöntemleriyle birleştirmek, özdeşleştirmektir; toplumu, kendi öz benliğine ileri bir düzeyde kavuşmaya yöneltmektir.” Diyor. (Sayfa. 42)

Bugün geldiğimiz nokta elbette hem teknolojik hem de sosyal olarak çok farklı ancak, İsmail Cem’in 70’li yıllarda yaptığı bu analiz bize Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkelerini belirlediği 6’oku anımsatıyor.

Neydi Atatürk’ün belirlediği o ilkeler?

-Cumhuriyetçilik.

-Milliyetçilik.

-Halkçılık.

-Devletçilik.

-Laiklik.

-Devrimcilik

23 yıldır bu ilkelerden hangisi uygulanıyor?

Hiçbiri?

İşte bu nedenle temeli 7 Eylül 1919’da Sivas’ta “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “olarak atılan ve daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) olan, CHP’nin kurucu ilkelerine dönüp Türkiye’yi yeniden “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi ile kendi ayakları üzerinde duran bir saygın bir ülke haline getirebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Çare, Atatürk, ilkeleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dostlarım;</p>

<p>Yazılarımda Türkiye’nin sorunları üzerinde kalem oynatan değerli düşünür ve yazarlardan zaman zaman alıntı yapıyorum. Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye’nin düzeni” incelemelerinden hareketle “kürt sorunu” konusunda görüşümü belirtmiştim.</p>

<p>Bu yazıda, Atatürk ve arkadaşlarının olağanüstü savaş başarısının ardından, modern –çağdaş bir Cumhuriyet hedefiyle kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin neden geri kaldığını kısaca anlatmaya çalışacağım.</p>

<p>Osmanlı’da, yok sayılan, aşağılanan “Türk”lüğü, “Ne Mutlu Türk’üm” başlangıç tümcesiyle Türk halkının ulus bilincini yeniden dirilten ve Atatürk, 1. Paylaşım savaşının yıkıcı etkilerini o kadar kısa sürede o kadar hızlı onardı ki… en batıdan en doğuya kadar saygın bir ülke olduk.</p>

<p>Bağımsız Hindistan’ın kurucusu Gandhi’nin “'Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar Tanrı’yı da İngiliz zannederdim' sözü tarihe geçti. Atatürk bağımsızlığın sembol lideri oldu.</p>

<p>Emperyal devletlerden bağımsızlığını elde eden her ülkede büst ve heykeli olması da bundan!</p>

<p>…</p>

<p>Dostlarım;</p>

<p>Türkiye çok partili yaşama geçtikten sonra sürekli patinaj yapar hale geldi. Ne ekonomi ne sosyal yaşamda “oh” diyeceğimiz bir çeyrek yüz yıl yaşayamadık.</p>

<p>Bu saptama otoriter rejim istediğim anlamına kesinlikle gelmiyor. Tam tersine, tek başına sağ’ın iktidar olduğu ülkemizde demokrasinin değil, batı emperyalizminin etkisinin ne olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>…</p>

<p>Tanıdığım siyasetçiler arasında Erdal İnönü’den sonra gösterişsiz, alçakgönüllü, samimi, dürüst, bilge insan -hele kurultay dönemlerinde denk gelirsek, birlikte haşlanmış mısır ve sokak köftesi yediğimiz- İsmail İpekçi Türkiye’nin geri kalmışlığının temelinde 2. Paylaşım Savaşı sonrasında Batı’nın lideri haline gelen ABD’nin, dünyayı yeniden dizayn etmek hedefini açıklıyor.</p>

<p>Ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha ortaya çıktı.</p>

<p>İpekçi kitabında az gelişmişlik, geri kalmışlık, feodalite sorunsalına dikkat çekerken toplumlarının ekonomik gelişmeleri için kendi iç dinamiklerinin önemli olduğunu vurguluyordu.</p>

<p>Elbette İpekçi kitapta kalkınmanın sol iktisat teorisiyle mümkün olacağını öngörüyor ve “Geri kalmış toplumlarda ilerlemeyi sağlayacak dinamikler bireysel davranışlarda değil, kitlelerde aranıp bulunabilir. Yapılması gereken şey, bütün halklarda var olan birikimi ve derin tutkuları araştırıp meydana çıkarmak, onlara biçim vererek toplumun bünyesine ve ekonomik gerçeklere uygun kalkınma yöntemleriyle birleştirmek, özdeşleştirmektir; toplumu, kendi öz benliğine ileri bir düzeyde kavuşmaya yöneltmektir.” Diyor. (Sayfa. 42)</p>

<p>Bugün geldiğimiz nokta elbette hem teknolojik hem de sosyal olarak çok farklı ancak, İsmail Cem’in 70’li yıllarda yaptığı bu analiz bize Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkelerini belirlediği 6’oku anımsatıyor.</p>

<p>Neydi Atatürk’ün belirlediği o ilkeler?</p>

<p>-Cumhuriyetçilik.</p>

<p>-Milliyetçilik.</p>

<p>-Halkçılık.</p>

<p>-Devletçilik.</p>

<p>-Laiklik.</p>

<p>-Devrimcilik</p>

<p>23 yıldır bu ilkelerden hangisi uygulanıyor?</p>

<p>Hiçbiri?</p>

<p>İşte bu nedenle temeli 7 Eylül 1919’da Sivas’ta “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “olarak atılan ve daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) olan, CHP’nin kurucu ilkelerine dönüp Türkiye’yi yeniden “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi ile kendi ayakları üzerinde duran bir saygın bir ülke haline getirebilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail Maliye Bakanı Smotrich&amp;apos;ten güvenlik kabinesinde &amp;quot;ordu başarısız oldu&amp;quot; itirafı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israil-maliye-bakani-smotrichten-guvenlik-kabinesinde-ordu-basarisiz-oldu-itirafi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israil-maliye-bakani-smotrichten-guvenlik-kabinesinde-ordu-basarisiz-oldu-itirafi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Netanyahu&#039;nun Gazze Şeridi&#039;nde yeni bir ateşkes anlaşmasına ulaşılması durumunda dahi güneydeki Refah&#039;ta sözde &quot;insani yardım şehri&quot; kurulması talimatı verdiği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-2e986361212dea2f822906171239f931.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Maliye, Bakanı, Smotrichten, güvenlik, kabinesinde, ordu, başarısız, oldu, itirafı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, dün akşam toplanan güvenlik kabinesinde Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e yüklenerek "İsrail ordusu başarısız oldu" itirafında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Genelkurmay Başkanı Zamir, siyasi kademeyle bir kez daha karşı karşıya geldi ve İsrailli yetkililer arasında karşılıklı bağrışmalar yaşandı.</p>

<p>Maliye Bakanı Smotrich'in İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde insani yardım konusunda "büyük bir başarısızlık" yaşadığını söylediği, Zamir'in ise bu sözlere "Siz İsrail ordusuna karşısınız." şeklinde karşılık verdiği aktarıldı.</p>

<p>Genelkurmay Başkanı'nı eleştiren Smotrich'in Zamir'i "yalan makinesi testine tabi tutmayı" önerdiği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ise "İkinizde uygunsuz konuşuyorsunuz, sakin olun." dediği aktarıldı.</p>

<p>Smotrich ve diğer bir aşırı sağcı bakan Itamar Ben-Gvir'in Gazze Şeridi'ne insani yardım girişine karşı çıkması üzerine Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise "Gazze'ye insani yardım sağlamadan savaşmak imkansız." diye yanıt verdi.</p>

<p>Ulaştırma Bakanı Miri Regev Gazze Şeridi'nde askeri yönetim kurulması teklifinde bulunurken toplantıya katılan bazı üyelerin "gönüllü göç" adı altında etnik temizliği savunduğu aktarıldı.</p>

<h3>Netanyahu'nun Refah'ta sözde "insani yardım şehri" kurulması talimatı</h3>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nde yeni bir ateşkes anlaşmasına ulaşılması durumunda dahi güneydeki Refah'ta sözde "insani yardım şehri" kurulması talimatı verdiği kaydedildi.</p>

<p>Tartışmanın da Netanyahu'nun İsrail ordusuna Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde sözde " insani yardım şehri" kurma talimatı vermesi üzerine çıktığı belirtildi.</p>

<p>Ateşkes sağlansa bile Filistinlilerin Gazze Şeridi'nin güneyine sürgünün devam ettirilmesi gerektiğini savunan Netanyahu, burada büyük çadır kamplar kurularak halk ile Hamas arasındaki bağlantının koparılabileceğini ileri sürdü.</p>

<h3>Ateşkes müzakerelerinde "Refah" tartışması</h3>

<p>Öte yandan, Gazze Şeridi'nde yeni ateşkes anlaşması müzakerelerine ilişkin tartışmalar da sürüyor.</p>

<p>KAN'ın haberine göre, müzakerelere katılan İsrailli kaynaklar, Hamas'ın İsrail ordusunun Gazze'den çekilme şekliyle ilgili talebinin Tel Aviv yönetimi açısından sorunlu olduğunu ileri sürerek bu konunun müzakeresinin karmaşık olacağını iddia etti.</p>

<p>Yetkililer, ateşkes sürecinde İsrail'in Philadelphi ve Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag koridorlarından çekilmeyerek Refah'ı kontrol altında tutmakta ısrarcı olduğunu, Hamas'ın ise buna karşı çıktığını dile getirdi.</p>

<p>İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesine ilişkin harita ve sürecin müzakereler sırasında kararlaştırılacağı belirtildi.</p>

<h3>Gazze'de ateşkes müzakereleri</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Gazze Şeridi'nde 60 günlük ateşkesin sağlanması için gerekli şartları kabul ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>ABD Başkanı, ateşkes görüşmelerine arabuluculuk yapan Katar ve Mısır'ın Hamas'a "nihai teklifi" sunacağını kaydetmişti.</p>

<p>Hamas, Gazze'de İsrail ile ateşkes ve esir takası anlaşmasına ilişkin teklife "olumlu yanıtını" arabuluculara ilettiğini, ateşkesin uygulanması için müzakerelere hazır olduğunu duyurmuştu.</p>

<p>Tel Aviv yönetimi, Gazze'de ateşkes için Hamas'ın Katar önerisinde yaptığı değişikliğin kabul edilemez olduğunu savunmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Srebrenitsa&amp;apos;da 30. yıl anma törenlerinde 7 soykırım kurbanı defnedilecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/srebrenitsada-30-yil-anma-toerenlerinde-7-soykirim-kurbani-defnedilecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/srebrenitsada-30-yil-anma-toerenlerinde-7-soykirim-kurbani-defnedilecek</guid>
<description><![CDATA[ Bosna Hersek&#039;te Sırpların Boşnaklara saldırısıyla başlayan savaşta, ülkenin doğusundaki Srebrenitsa&#039;da 1995&#039;te yaşanan soykırımda öldürülen ve kimlik tespiti yapılan 7 kurbanın cenazesi, 11 Temmuz&#039;da yapılacak anma törenlerinde toprağa verilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-56434a7f4f68d24426965a70f605a551.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Srebrenitsada, 30., yıl, anma, törenlerinde, soykırım, kurbanı, defnedilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bosna Hersek'te Sırpların Boşnaklara saldırısıyla başlayan savaşta, ülkenin doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te yaşanan soykırımda öldürülen ve kimlik tespiti yapılan 7 kurbanın cenazesi, 11 Temmuz'da yapılacak anma törenlerinde toprağa verilecek.</p>

<p>Bosna Hersek'te 1992-1995'teki savaşta yaşanan ve "Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'nın ardından görülen en büyük insanlık trajedisi" olarak nitelendirilen Srebrenitsa soykırımında Sırp güçlerince öldürülen ve kemik kalıntılarına yıllar sonra ulaşılan kurbanlar için bu yıl da anma törenleri düzenlenecek.</p>

<p>Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsünden alınan bilgiye göre, Potoçari Anıt Mezarlığı'nda 11 Temmuz'daki 30. yıl anma törenlerinde defnedilecek 7 kurbandan en gençleri, öldürüldüklerinde 19 yaşında olan Senajid Avdic ve Hariz Mujic. Bu yıl defnedilecek tek kadın ve en yaşlı kurban olan Fata Bektic ise öldürüldüğünde 67 yaşındaydı.</p>

<p>Bu yıl toprağa verilecek 7 kişinin isimleri şöyle sıralandı:</p>

<p>"Senajid Avdic, Hariz Mujic, Fata Bektic, Hasib Omerovic, Sejdalija Alic, Rifet Gabeljic, Amir Mujcic."</p>

<p>Yetkililer, bu yıl defnedilecek cenazelerin, daha önce defnedilen kurbanların akrabaları olduğunu ve yakınlarının yanında toprağa verileceğini bildirdi.</p>

<p>Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsünden yapılan açıklamada, kimlikleri tespit edilen diğer cenazelerin defnedilebilmesi için kurban yakınlarının onayının beklendiği ve sayının artabileceği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Srebrenitsa'da neler yaşandı?</strong></h3>

<p>Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edildi. İşgalin ardından Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, Sırplara teslim edildi.</p>

<p>Kadın ve çocukların, Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak erkeği ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katlettikten sonra toplu mezarlara gömdü.</p>

<p>Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı, 2007'deki kararında, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları "soykırım" olarak tanıdı.</p>

<p>Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda kemik kalıntılarına ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle defnediliyor.</p>

<p>Potoçari Anıt Mezarlığı'nda bugüne kadar 6 bin 765 kurban toprağa verilirken 250 kurban, ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklarda toprağa verildi. Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybeden ve kalıntılarına ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor.</p>

<p>Srebrenitsa soykırımı kurbanlarından kemikleri bulunup kimliği tespit edilenlerin cenazeleri, 77'si toplu mezar olmak üzere 150 farklı noktadan çıkarıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in Gazze Şeridi&amp;apos;nin çeşitli yerlerine düzenlediği saldırılarda 41 Filistinli hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-gazze-seridinin-cesitli-yerlerine-duzenledigi-saldirilarda-41-filistinli-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-gazze-seridinin-cesitli-yerlerine-duzenledigi-saldirilarda-41-filistinli-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun, sabah saatlerinden bu yana Gazze Şeridi&#039;nin farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda 41 Filistinli yaşamını yitirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-021a5b58abff789d749e8eb3af66f085.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, Gazze, Şeridinin, çeşitli, yerlerine, düzenlediği, saldırılarda, Filistinli, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinde Şeyh Rıdvan ve En-Nasr mahallelerinde yerinden edilen ailelerin yaşadığı iki evi hedef aldı. Saldırıda en az 25 Filistinli hayatını kaybetti.</p>

<p>Görgü tanıkları, çoğu kadın ve onlarca kişinin uykuda oldukları sırada bombardımana yakalandığını ve çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığını ifade etti.</p>

<p>İsrail'e ait insansız hava aracıyla (iHA) Şeyh Rıdvan'da düzenlenen bir diğer saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, yaralılar Şifa Hastanesine nakledildi.</p>

<p>İsrail ordusunun Ed-Derac Mahallesinde Es-Safedi ailesine ait eve düzenlediği saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin El-Mevasi bölgesinde de sığınmacıların kaldığı çadırlar bombalandı. Saldırılarda aralarında 1 hamile kadın ve çocukların da olduğu 10 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.</p>

<h3>İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarında can kaybı 57 bin 418'e yükseldi</h3>

<p>Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.<br>
<br>
Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 80 ölü ve 304 yaralının getirildiği kaydedildi.<br>
<br>
İsrail ordusunun Gazze'de 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 6 bin 860 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 24 bin 220 kişinin de yaralandığı belirtildi.<br>
<br>
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 57 bin 418, yaralıların sayısının da 136 bin 261'e yükseldiği bildirildi.<br>
<br>
Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce ölü olduğu belirtiliyor.<br>
<br>
Gazze'de 27 Mayıs'tan bu yana İsrail-ABD güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerinde Filistinlilerin hedef alındığı sistematik saldırılar sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 751'e, yaralıların sayısı 4 bin 931'e çıktı.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pekin&amp;apos;den, AB&amp;apos;nin Çinli şirketlerin tıbbi cihaz ihalelerine katılmasını kısıtlamasına misilleme</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pekinden-abnin-cinli-sirketlerin-tibbi-cihaz-ihalelerine-katilmasini-kisitlamasina-misilleme</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pekinden-abnin-cinli-sirketlerin-tibbi-cihaz-ihalelerine-katilmasini-kisitlamasina-misilleme</guid>
<description><![CDATA[ Pekin yönetimi, Avrupa Birliği&#039;nin (AB), Çin menşeli benzer ürünlerin satışına getirdiği kısıtlamalara karşılık olarak Avrupalı şirketlerin tıbbi cihaz ihalelerine katılımını yasaklama kararı aldığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-540d3d2ef861240e9dae5477af86f69c.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pekinden, ABnin, Çinli, şirketlerin, tıbbi, cihaz, ihalelerine, katılmasını, kısıtlamasına, misilleme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Global Times gazetesinin haberine göre Çin Maliye Bakanlığınca yapılan açıklamada, bütçesi 45 milyon yuanı (yaklaşık 6,28 milyon dolar) aşan tıbbi cihaz alımlarında, Avrupa merkezli şirketlerin Çin hükümeti tarafından gerçekleştirilen kamu ihalelerine katılamayacağı belirtildi.</p>

<p>Bu kararın yalnızca Çin'de üretim yapmayan Avrupa şirketlerini kapsadığı, Çin'e yatırım yaparak ülkede üretim yapan firmaların ise bu uygulamadan muaf tutulacağı ifade edilen açıklamada, kısıtlamaların aynı gün itibarıyla yürürlüğe girdiği bildirildi.</p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü de karara ilişkin açıklamasında, Pekin'in AB ile mevcut farklılıkları diyalog ve istişare yoluyla çözme konusundaki istekliliğini birçok kez dile getirdiğini vurguladı.</p>

<p>Sözcü, "Çin, ikili görüşmelerde defalarca iyi niyet ve samimiyet göstermiştir. Ancak AB, Çin'in bu yaklaşımını göz ardı ederek hala kısıtlayıcı önlemler almaya ve yeni korumacı engeller inşa etmeye devam etmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>AB Komisyonu, 20 Haziran'da, Çinli şirketlerin üye ülkelerde tıbbi cihazlarla ilgili 5 milyon avroyu aşan kamu ihalelerinin dışında tutulması kararının alındığını duyurmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yangın Sonrası Eksikliği Görmek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yangin-sonrasi-eksikligi-goermek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yangin-sonrasi-eksikligi-goermek</guid>
<description><![CDATA[ 2025 yazının son günlerinde, ne yazık ki bir orman yangını felaketi ile karşı karşıyayız. Bu yangınlar yalnızca ormanları değil, tarım alanlarını, yaşam alanlarını ve insanların huzurunu da tehdit etti. Yaşanan bu zorlu süreç, afet yönetimi sistemimizin güçlü yanlarının yanı sıra geliştirilmesi gereken yönlerini de ortaya koydu.

Yangınların başladıktan sonra, yetkili kurumlar hızla müdahale etmeye çalıştılar ancak yangınların birden fazla noktada ve aynı anda çıkması, müdahale ekipleri için oldukça karmaşık bir tablo yarattı. Özellikle hava araçlarının sayısal yetersizliği ve bazı bölgelere ulaşımın zorluğu, müdahaleyi zorlaştıran başlıca etkenlerdi. Elde bulunan sınırlı sayıda yangın söndürme uçağı ve helikopter, en kritik bölgelere yönlendirilmiş olsa da, bazı alanlarda gecikmeler yaşandı. Özellikle Ege bölgesinde çıkan yangınlar bir Akdeniz ülkesi olarak Türkiye’nin çok daha hazırlıklı olması gereken konular. Bu konuda vatandaşlar oldukça sert eleştirilerde bulunmaya devam ediyor.

Bu tür durumlar, yangınla mücadele kapasitesinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Hava desteği ve karadan müdahale ekipmanlarının çeşitliliği ve sayısı artırıldığında, benzeri olaylara daha hızlı ve etkili cevaplar verilebilir.

Bazı bölgelerde görev yapan personelin deneyim eksikliği olduğu vatandaşlar tarafından belirtildi. Bu durum, yerel yangın ekiplerinin sayısının artırılması ve düzenli olarak eğitilmesinin önemini bir kez daha gösterdi. Bunun haricinde canla başla çalışan ekiplerimiz günlerdir mücadele veriyorlar, onlara tüm kalbimizle minnet duyuyoruz… Ayrıca gönüllü vatandaşların da temel afet eğitimi alarak yangınla mücadeleye destek vermesi gözden kaçmadı.

Bir diğer konu ise yangın anlarında bilgiye ulaşım hayati önem taşıyor. Bazı yerleşim yerlerinde vatandaşlar ne olup bittiğini öğrenmekte zorlandı, tahliye kararları geç ulaştırıldı. Bu durum, afet anlarında daha etkin bir bilgilendirme sistemine duyulan ihtiyacı ortaya koydu. Örneğin, cep telefonlarına gönderilen uyarı mesajları ya da yerel anons sistemleriyle vatandaşların hızla haberdar edilmesi, hem can güvenliği açısından hem de paniğin önlenmesi açısından oldukça değerli olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yangın, Sonrası, Eksikliği, Görmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>2025 yazının son günlerinde, ne yazık ki bir orman yangını felaketi ile karşı karşıyayız. Bu yangınlar yalnızca ormanları değil, tarım alanlarını, yaşam alanlarını ve insanların huzurunu da tehdit etti. Yaşanan bu zorlu süreç, afet yönetimi sistemimizin güçlü yanlarının yanı sıra geliştirilmesi gereken yönlerini de ortaya koydu.</p>

<p>Yangınların başladıktan sonra, yetkili kurumlar hızla müdahale etmeye çalıştılar ancak yangınların birden fazla noktada ve aynı anda çıkması, müdahale ekipleri için oldukça karmaşık bir tablo yarattı. Özellikle hava araçlarının sayısal yetersizliği ve bazı bölgelere ulaşımın zorluğu, müdahaleyi zorlaştıran başlıca etkenlerdi. Elde bulunan sınırlı sayıda yangın söndürme uçağı ve helikopter, en kritik bölgelere yönlendirilmiş olsa da, bazı alanlarda gecikmeler yaşandı. Özellikle Ege bölgesinde çıkan yangınlar bir Akdeniz ülkesi olarak Türkiye’nin çok daha hazırlıklı olması gereken konular. Bu konuda vatandaşlar oldukça sert eleştirilerde bulunmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu tür durumlar, yangınla mücadele kapasitesinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Hava desteği ve karadan müdahale ekipmanlarının çeşitliliği ve sayısı artırıldığında, benzeri olaylara daha hızlı ve etkili cevaplar verilebilir.</p>

<p>Bazı bölgelerde görev yapan personelin deneyim eksikliği olduğu vatandaşlar tarafından belirtildi. Bu durum, yerel yangın ekiplerinin sayısının artırılması ve düzenli olarak eğitilmesinin önemini bir kez daha gösterdi. Bunun haricinde canla başla çalışan ekiplerimiz günlerdir mücadele veriyorlar, onlara tüm kalbimizle minnet duyuyoruz… Ayrıca gönüllü vatandaşların da temel afet eğitimi alarak yangınla mücadeleye destek vermesi gözden kaçmadı.</p>

<p>Bir diğer konu ise yangın anlarında bilgiye ulaşım hayati önem taşıyor. Bazı yerleşim yerlerinde vatandaşlar ne olup bittiğini öğrenmekte zorlandı, tahliye kararları geç ulaştırıldı. Bu durum, afet anlarında daha etkin bir bilgilendirme sistemine duyulan ihtiyacı ortaya koydu. Örneğin, cep telefonlarına gönderilen uyarı mesajları ya da yerel anons sistemleriyle vatandaşların hızla haberdar edilmesi, hem can güvenliği açısından hem de paniğin önlenmesi açısından oldukça değerli olabilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Texas&amp;apos;taki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 51&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/texastaki-sel-felaketinde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-51e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/texastaki-sel-felaketinde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-51e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Texas eyaletinde etkili olan şiddetli yağışlar sonucu meydana gelen sellerde hayatını kaybedenlerin sayısının 51&#039;e yükseldiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-64a09d02730a324527783b5fc1155f23.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Texastaki, sel, felaketinde, hayatını, kaybedenlerin, sayısı, 51e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br>
Kerr County Şerifi Larry Leitha, eyalette büyük can ve mal kaybına neden olan sel felaketinin ardından arama çalışmalarına devam edildiğini belirtti.</p>

<p>Leitha, havadan müdahaleyle 160'tan fazla kişiye yardım eli uzatıldığını, toplamda ise 8'i yaralı 850 kişinin kurtarıldığını ifade etti.</p>

<p>Yetkililer, Kerr County'de 43, çevre bölgelerde de 8 kişinin sellerde hayatını kaybettiğini, toplam kayıp sayısının ise tam olarak belli olmadığını kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Leitha, havadan müdahaleyle 160'tan fazla kişiye yardım eli uzatıldığını, toplamda ise 8'i yaralı 850 kişinin kurtarıldığını ifade etti.</p>

<p>Yetkililer, Kerr County'de 43, çevre bölgelerde de 8 kişinin sellerde hayatını kaybettiğini, toplam kayıp sayısının ise tam olarak belli olmadığını kaydetti.</p>

<h3>Trump'ın bütçesinde kesintiye gittiği hava durumu servisini şikayet ettiler</h3>

<p>Öte yandan, Texaslı yetkililer, hava tahmini ile ilgili yanlış ve eksik bilgilendirmede bulunan ABD Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) hakkında şikayette bulundu.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde Texaslı bir yetkili, felaketle ilgili yeterli önlemin alınamamasını, NWS'nin doğru tahminlerde bulunamamasına bağladı.</p>

<p>Yetkili, NWS'nin söz konusu bölgede 10 ila 20 santim yağış tahmin edildiğini duyurduğunu, bu rakamların diğer meteoroloji uzmanlarının beklentileriyle uyuşmadığını söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı Trump, hükümet harcamalarının azaltılması ve tasarruf çalışmaları kapsamında NWS'nin bütçesinde de kesinti yapmıştı.</p>

<p>ABD'nin New Jersey eyaletinde, önceki gün, etkili olan aşırı yağış ve fırtınada araçlarının üzerine ağaç devrilmesi sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.</p>

<h3><strong>Türkiye, ABD'deki sel felaketinde hayatını kaybedenler için derin üzüntü duyulduğunu bildirdi</strong></h3>

<p>Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Texas eyaletinde meydana gelen sel felaketinin neden olduğu can kayıplarından derin üzüntü duyulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakanlık konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, ABD'nin Texas eyaletinde meydana gelen sel felaketinin neden olduğu can kayıplarından derin üzüntü duyulduğu belirtilerek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve ABD halkına başsağlığı dilendi.</p>

<p>ABD'nin Texas eyaletinde etkili olan şiddetli yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinin ardından arama çalışmalarına devam edildiği, sellerde 9'u çocuk 27 kişinin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göze batanlar</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/goeze-batanlar</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/goeze-batanlar</guid>
<description><![CDATA[ Ankara, Türkiye&#039;nin başkenti olmasına karşın, çözüm bekleyen bazı sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

Bu durum Ankara’nın Avrupa başkentlerine kıyasla bazı alanlarda geri kalmış bir kent görüntüsü vermesine yol açıyor.

Başkenti, söz konusu görüntü kıskacına alan pek çok neden bulunuyor.

Bu nedenleri şöyle sıralamak mümkün:

-Kentin tarihi gelişimi ve planlama sorunu:

Ankara 1923&#039;te Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin başkenti oldu. Oysa Paris, Londra, Roma gibi Avrupa başkentleri yüzyıllardır kültürel, ticari ve siyasi merkezler olarak bugünlere geldi.

-Planlama sorunu:

Son yıllarda hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz yapılaşma nedeniyle Ankara, çarpık kentleşmenin yoğun olduğu bir kent konumuna dönüştü.

-Ankara’nın, ekonomik açıdan güçlü bir sanayi ya da finans merkezi olmayışı, gelişimini de olu8msuz yönde etkiledi

-Kültürel ve Turistik Yatırımlar yetersizliği:

Akara, Avrupa başkentleriyle kıyaslandığında ‘’çekim merkezi’’ olma özelliği açısından zayıf kaldı.

Yerel yönetim ve şeffaflık:

Avrupa kentlerinde yerel yönetimler genellikle katılımcı, şeffaf ve planlı bir özellik t

Ankara’da zaman zaman rant odaklı projeler ön plana çıkıyor.

-Ankara, üniversitelerin çok olduğu bir kent olmasına karşın araştırma ve teknolojiye ayrılan kaynak Avrupa standartlarının gerisinde kalıyor.

Yaşam kalitesi ve alt yapı sorunları:

Ankara uzun süre betonlaşma ve araç trafiğiyle mücadele eden bir Başkent oldu..

Toplu taşıma konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Bazı bölgelerde temel altyapı eksiklikleri tamamen giderilmiş değil.

Ankara, göze batanlardan kurtulmayı,

Göz kamaştıranlara kavuşmayı hak ediyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Göze, batanlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{120}" paraid="1228900917">Ankara, Türkiye'nin başkenti olmasına karşın, çözüm bekleyen bazı sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{142}" paraid="1069410783">Bu durum Ankara’nın Avrupa başkentlerine kıyasla bazı alanlarda geri kalmış bir kent görüntüsü vermesine yol açıyor.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{152}" paraid="125777692">Başkenti, söz konusu görüntü kıskacına alan pek çok neden bulunuyor.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{158}" paraid="194531966">Bu nedenleri şöyle sıralamak mümkün:</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{164}" paraid="374477359">-Kentin tarihi gelişimi ve planlama sorunu:</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{170}" paraid="232746086">Ankara 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. Oysa Paris, Londra, Roma gibi Avrupa başkentleri yüzyıllardır kültürel, ticari ve siyasi merkezler olarak bugünlere geldi.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{178}" paraid="1012082080">-Planlama sorunu:</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{184}" paraid="1370944562">Son yıllarda hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz yapılaşma nedeniyle Ankara, çarpık kentleşmenin yoğun olduğu bir kent konumuna dönüştü.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{198}" paraid="2010056913">-Ankara’nın, ekonomik açıdan güçlü bir sanayi ya da finans merkezi olmayışı, gelişimini de olu8msuz yönde etkiledi</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{216}" paraid="1065292118">-Kültürel ve Turistik Yatırımlar yetersizliği:</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{226}" paraid="409882294">Akara, Avrupa başkentleriyle kıyaslandığında ‘’çekim merkezi’’ olma özelliği açısından zayıf kaldı.</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{240}" paraid="2013704007">Yerel yönetim ve şeffaflık:</p>

<p paraeid="{4cb4f041-b8be-4829-9769-345b4559f32f}{246}" paraid="1339832742">Avrupa kentlerinde yerel yönetimler genellikle katılımcı, şeffaf ve planlı bir özellik t</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{7}" paraid="8471684">Ankara’da zaman zaman rant odaklı projeler ön plana çıkıyor.</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{21}" paraid="1777896544">-Ankara, üniversitelerin çok olduğu bir kent olmasına karşın araştırma ve teknolojiye ayrılan kaynak Avrupa standartlarının gerisinde kalıyor.</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{35}" paraid="1550491851">Yaşam kalitesi ve alt yapı sorunları:</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{41}" paraid="1688363951">Ankara uzun süre betonlaşma ve araç trafiğiyle mücadele eden bir Başkent oldu..</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{53}" paraid="1698258510">Toplu taşıma konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Bazı bölgelerde temel altyapı eksiklikleri tamamen giderilmiş değil.</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{65}" paraid="1878190333">Ankara, göze batanlardan kurtulmayı,</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{71}" paraid="1455764708">Göz kamaştıranlara kavuşmayı hak ediyor.</p>

<p paraeid="{e31b1968-95c7-4422-8941-1227c5553d51}{77}" paraid="171397149"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beklentiler karşılanamıyor…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/beklentiler-karsilanamiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/beklentiler-karsilanamiyor</guid>
<description><![CDATA[ “Enflasyonu düşüremiyoruz, turizme bel bağladık, ya tutmazsa” başlıklı yazımızda dile getirdiğimiz sıkıntılar, turizm işletmecilerince teyit edilmeye başlandı. Sektör tarafından mayıs ayında Türkiye’nin gereken turist talebine ulaşmadığı ifade ediliyor.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği, Alanya Turistik İşletmeciler Derneği, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği ve TURSAB gibi işin içerisindeki kesimler Türkiye’nin pahalı ülke olduğu endişesiyle ülkenin 3’üncü lige düştüğü görüşünü dile getiriyor. Sezonunda beklenen hareketin olmadığı, otellerde konaklama süreleri yüzde 10 kısaldığı, doluluk oranlarının da yüzde 5 gerilediği şeklinde tespitler yapılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri de turist girişlerinin Mayıs’ta yüzde 1,8 düştüğü yönünde. Düşüşleri fark eden turizm işletmecilerinin yaptığı indirimlerin bile talebi artırmaya yetmediği vurgulanıyor. Çok acı bir tespit ise; Türkiye’nin artık alternatifsiz bir destinasyon olmadığı ve stratejik adımlar atılmazsa 2026’nın da kaybedileceği oldu.

Bu arada TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinde de turizm sektöründe çalışanların haftada bir gün olan tatil gününün, 10 günün sonunda kullanılması şartı ciddi tartışmalar yarattı. Turizm sektöründe çalışanların ayrıca fazla mesai ücreti de alamaması getiriliyor. Bu durum komisyondaki muhalefet vekillerince sektörün mali sıkıntılarını çalışanlar üzerinden çıkarmak istedikleri şeklinde yorumlandı.

Gelelim, Türkiye’de ekonomik zorluk içerisinde olan geniş yığınların beklentilerine…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayına ilişkin enflasyon oranını açıkladı. Beklentiler haziran ayındaki enflasyon oranının yüzde 1.7’lerde olacağı yönünde idi. Ancak haziran ayında enflasyonun aylık 1.37 olacağı da hiç beklenmiyordu. Yani beklentinin beklentisinin de altında bir rakamı açıkladı. Yüzde 1.7 olsaydı yaraya merhem mi olacaktı?

Memur ve memur emeklileri 2025’in ikinci döneminde maaşlarında yüzde 15,66, SGK ve Bağ-Kur emeklileri ise yüzde 16,67 oranında artış alacak. Tabi rakamlar böyle açıklanınca memur ve memur emeklileri, SGK, Bağ-Kur, tarım emeklileri gibi birçok kesimde hüsrana yol açtı.

Kabaca 20 bin lira maaş alan memur 3 bin 132 lira artışla 23 bin 132 liraya çıkacak. Benzer şekilde 20 bin lira alan SGK emeklisi ise 3 bin 334 lira artışla 23 bin 334 lira maaş alacak.

Ağustos ayında açıklanacak temmuz ayı enflasyon oranının ise yüzde 3,75 gibi oldukça yüksek çıkacağını şimdiden söyleyeyim. Gerekçesi de hazır. Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan 12 gün süren savaşın döviz kurlarında ve dolayısıyla da en girdileri artıran önemli unsur olan akaryakıt ürünlerinde yaptığı artış gösterilecek!

Asgari ücretlinin de beklentileri karşılanmayacak. Önümüzdeki 6 ay boyunca da 22 bin 104 lira almaya devam edecek. Bir ara zam yapılmayacak. TÜRK-İŞ’in hesaplamalarına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcama tutarı olan açlık sınırı 26 bin 115 liraya çıkmışken, açlık sınırının altında kalan emekli sayısının da her geçen gün arttığı görülüyor.

Mesela kök aylık olarak da bilinen en düşük emekli aylığı alan sayısı da 300 bin kişi arttı. 3 milyon 716 bin olan kişi 14 bin 469 lira olarak en düşük emekli aylığı alıyordu. Bu ücret TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan kanun teklifinin 18’inci maddesine eklenen önerge ile yüzde 16,67 oranında artırılacak. Böylece sayıları 4 milyon 11 bin kişi olan en düşük emekli aylığı alanlar 16 bin 681 liraya çıkacak.

TÜİK’in hesaplamalarında ayrıca bekar bir çalışanın ‘yaşam maliyeti’ de aylık 33 bin 586 liraya çıkarken, asgari ücretle arada oluşan 11 bin 482 liralık tutar aynı zamanda asgari ücretin de yüzde 51,9 fazlası haline geldiğini ortaya koydu.

Yani bekar birinin yaşamını idame ettirebilmesi için gıda başta olmak üzere hemen bütün harcamalarını yarı yarıya düşürmesi gerekiyor. Kaba bir hesapla 100 gram tükettiği eti ya da 100 gram tükettiği peynir gibi temel tüketimlerini yarı yarıya düşürmesi gerekiyor.

Peki bir diğer temel gıda ürünü olan yumurtayı ise açlık sınırının altındaki bir bekar gün aşırı yiyerek telafi edecek gibi görünüyor.… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beklentiler, karşılanamıyor…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>“Enflasyonu düşüremiyoruz, turizme bel bağladık, ya tutmazsa” </em></strong>başlıklı yazımızda dile getirdiğimiz sıkıntılar, turizm işletmecilerince teyit edilmeye başlandı. Sektör tarafından mayıs ayında Türkiye’nin gereken turist talebine ulaşmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği, Alanya Turistik İşletmeciler Derneği, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği ve TURSAB gibi işin içerisindeki kesimler Türkiye’nin pahalı ülke olduğu endişesiyle ülkenin 3’üncü lige düştüğü görüşünü dile getiriyor. Sezonunda beklenen hareketin olmadığı, otellerde konaklama süreleri yüzde 10 kısaldığı, doluluk oranlarının da yüzde 5 gerilediği şeklinde tespitler yapılıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri de turist girişlerinin Mayıs’ta yüzde 1,8 düştüğü yönünde. Düşüşleri fark eden turizm işletmecilerinin yaptığı indirimlerin bile talebi artırmaya yetmediği vurgulanıyor. Çok acı bir tespit ise; Türkiye’nin artık alternatifsiz bir destinasyon olmadığı ve stratejik adımlar atılmazsa 2026’nın da kaybedileceği oldu.</p>

<p>Bu arada TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinde de turizm sektöründe çalışanların haftada bir gün olan tatil gününün, 10 günün sonunda kullanılması şartı ciddi tartışmalar yarattı. Turizm sektöründe çalışanların ayrıca fazla mesai ücreti de alamaması getiriliyor. Bu durum komisyondaki muhalefet vekillerince <strong><em>sektörün mali sıkıntılarını çalışanlar üzerinden çıkarmak istedikleri</em></strong> şeklinde yorumlandı.</p>

<p>Gelelim, Türkiye’de ekonomik zorluk içerisinde olan geniş yığınların beklentilerine…</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayına ilişkin enflasyon oranını açıkladı. Beklentiler haziran ayındaki enflasyon oranının yüzde 1.7’lerde olacağı yönünde idi. Ancak haziran ayında enflasyonun aylık 1.37 olacağı da hiç beklenmiyordu. Yani beklentinin beklentisinin de altında bir rakamı açıkladı. Yüzde 1.7 olsaydı <strong><em>yaraya merhem </em></strong>mi olacaktı?</p>

<p>Memur ve memur emeklileri 2025’in ikinci döneminde maaşlarında yüzde 15,66, SGK ve Bağ-Kur emeklileri ise yüzde 16,67 oranında artış alacak. Tabi rakamlar böyle açıklanınca memur ve memur emeklileri, SGK, Bağ-Kur, tarım emeklileri gibi birçok kesimde hüsrana yol açtı.</p>

<p>Kabaca 20 bin lira maaş alan memur 3 bin 132 lira artışla 23 bin 132 liraya çıkacak. Benzer şekilde 20 bin lira alan SGK emeklisi ise 3 bin 334 lira artışla 23 bin 334 lira maaş alacak.</p>

<p>Ağustos ayında açıklanacak temmuz ayı enflasyon oranının ise yüzde 3,75 gibi oldukça yüksek çıkacağını şimdiden söyleyeyim. Gerekçesi de hazır. Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan 12 gün süren savaşın döviz kurlarında ve dolayısıyla da en girdileri artıran önemli unsur olan akaryakıt ürünlerinde yaptığı artış gösterilecek!</p>

<p>Asgari ücretlinin de beklentileri karşılanmayacak. Önümüzdeki 6 ay boyunca da 22 bin 104 lira almaya devam edecek. Bir ara zam yapılmayacak. TÜRK-İŞ’in hesaplamalarına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcama tutarı olan açlık sınırı 26 bin 115 liraya çıkmışken, açlık sınırının altında kalan emekli sayısının da her geçen gün arttığı görülüyor.</p>

<p>Mesela kök aylık olarak da bilinen en düşük emekli aylığı alan sayısı da 300 bin kişi arttı. 3 milyon 716 bin olan kişi 14 bin 469 lira olarak en düşük emekli aylığı alıyordu. Bu ücret TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan kanun teklifinin 18’inci maddesine eklenen önerge ile yüzde 16,67 oranında artırılacak. Böylece sayıları 4 milyon 11 bin kişi olan en düşük emekli aylığı alanlar 16 bin 681 liraya çıkacak.</p>

<p>TÜİK’in hesaplamalarında ayrıca bekar bir çalışanın<strong><em> ‘yaşam maliyeti’</em></strong> de aylık 33 bin 586 liraya çıkarken, asgari ücretle arada oluşan 11 bin 482 liralık tutar aynı zamanda asgari ücretin de yüzde 51,9 fazlası haline geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>Yani bekar birinin yaşamını idame ettirebilmesi için gıda başta olmak üzere hemen bütün harcamalarını yarı yarıya düşürmesi gerekiyor. Kaba bir hesapla 100 gram tükettiği eti ya da 100 gram tükettiği peynir gibi temel tüketimlerini yarı yarıya düşürmesi gerekiyor.</p>

<p>Peki bir diğer temel gıda ürünü olan yumurtayı ise açlık sınırının altındaki bir bekar gün aşırı yiyerek telafi edecek gibi görünüyor.…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hollandalılar ve Bangladeşliler</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hollandalilar-ve-bangladesliler</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hollandalilar-ve-bangladesliler</guid>
<description><![CDATA[ CHP’de bitmek tükenmek bilmeyen tartışmalar, kongre kavgaları… Türkiye’de Ekrem İmamoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan arasında devam eden cumhurbaşkanlığı mücadelesi…
Sistem, daha ne zaman yapılacağı belli olmayan bir seçim için kilitlenmiş durumda. Bu çekişme milyonların geleceğini belirleyecek belirlemesine ama halkı şu anda inim inim inleten yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği daha can yakıcı bir gündem…
Şirketler iflas ediyor, konkordato ilan ediyor, sektörler çöküyor, geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’ların üzerine çıkmış, ülkede barınma krizi patlak vermiş, gencinden yaşlısına herkes ümitsiz, kaygılı… Çiftçi ve besici artan maliyetlerle baş edemediği için darda.
Geçenlerde Union Bank of Switzerland’ın (UBS) 2025 Küresel Servet Raporu yayımlandı. UBS, dünyanın en zenginlerine yatırım danışmanlığı yapan İsviçre merkezli bir kuruluş. Açıkladığı son rapora göre küresel servet 2024 yılında yüzde 4,6 artarak, 2023’teki yüzde 4,2’lik oranı aştı ve 470 trilyon dolara yükseldi.
Raporun en çarpıcı verileri Türkiye’ye ait... 2024’te Türkiye’deki dolar milyarderi sayısı yaklaşık 7 bin kişi artarak 68 bine çıkıyor. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 8.4’lük bir artış demek. Artış bakımından Birleşik Arap Emirlikleri’ni bile geride bırakmışız. Türkiye, dolar milyoneri sayısını en hızlı artıran ülkelerin başında geliyor.
Dolar milyoneri sayısının artması kötü bir şey değil. Keşke herkes dolar milyoneri olsa ama iş bildiğiniz gibi değil. Servet görünürde artış gösterse de enflasyondan arındırıldığında bambaşka bir tablo karşımıza çıkıyor.
Kişi başına düşen servet yüzde 35’den fazla artış kaydediyor ama bu artış, yüksek enflasyon nedeniyle reel bazda yüzde 14,6 oranında gerilemeye işaret ediyor. Medyan servet ise yüzde 21 düşüyor ki, bu gelir eşitsizliğinde çok büyük bozulma anlamına geliyor.
Bu düşüş oranıyla yıllardır Ukrayna ile savaş halindeki Rusya’nın bile önündeyiz. Yani öyle bir çarpık sistem ve gelir adaletsizliği var ki, savaştaki Rusya bile bizden daha iyi.
Zaten gelir dağılımı eşitsizliğini ölçen Gini katsayısına göre de Türkiye, en eşitsiz ülkeler arasında 9. sırada bulunuyor. Listenin ilk sıralarında ise Brezilya, Rusya ve Güney Afrika var. Bu da servetin daha çok üst gelir grubunda yoğunlaştığı, toplumun geniş kesimlerinin milli gelirden pay alamadığı dolayısıyla gelir dağılımındaki uçurumun derinleştiği anlamına geliyor.
Nitekim iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, gelir dağılımındaki uçuruma dikkat çekerek toplumun neredeyse iki farklı ülke gibi yaşadığını ifade ediyor.
2024 verilerine göre Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 1,3 trilyon dolar civarında olduğunu belirten Eğilmez, bu gelirin yarısının yalnızca 20 milyon kişi tarafından paylaşıldığını söylerken, “Bu, 600-650 milyar doların bu kişiler arasında bölündüğü anlamına geliyor. Kalan 80 milyon ise diğer yarısını paylaşıyor” diyor.
Eğilmez’in bir tespiti çok çarpıcı:
“Bir ekip, Balkanlar veya Avrupa&#039;nın daha düşük gelirli ülkeleri seviyesinde yaşıyor. Bir de Bangladeş gibi yaşayanlar var.” ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hollandalılar, Bangladeşliler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP’de bitmek tükenmek bilmeyen tartışmalar, kongre kavgaları… Türkiye’de Ekrem İmamoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan arasında devam eden cumhurbaşkanlığı mücadelesi…<br>
Sistem, daha ne zaman yapılacağı belli olmayan bir seçim için kilitlenmiş durumda. Bu çekişme milyonların geleceğini belirleyecek belirlemesine ama halkı şu anda inim inim inleten yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği daha can yakıcı bir gündem…<br>
Şirketler iflas ediyor, konkordato ilan ediyor, sektörler çöküyor, geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’ların üzerine çıkmış, ülkede barınma krizi patlak vermiş, gencinden yaşlısına herkes ümitsiz, kaygılı… Çiftçi ve besici artan maliyetlerle baş edemediği için darda.<br>
Geçenlerde Union Bank of Switzerland’ın (UBS) 2025 Küresel Servet Raporu yayımlandı. UBS, dünyanın en zenginlerine yatırım danışmanlığı yapan İsviçre merkezli bir kuruluş. Açıkladığı son rapora göre küresel servet 2024 yılında yüzde 4,6 artarak, 2023’teki yüzde 4,2’lik oranı aştı ve 470 trilyon dolara yükseldi.<br>
Raporun en çarpıcı verileri Türkiye’ye ait... 2024’te Türkiye’deki dolar milyarderi sayısı yaklaşık 7 bin kişi artarak 68 bine çıkıyor. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 8.4’lük bir artış demek. Artış bakımından Birleşik Arap Emirlikleri’ni bile geride bırakmışız. Türkiye, dolar milyoneri sayısını en hızlı artıran ülkelerin başında geliyor.<br>
Dolar milyoneri sayısının artması kötü bir şey değil. Keşke herkes dolar milyoneri olsa ama iş bildiğiniz gibi değil. Servet görünürde artış gösterse de enflasyondan arındırıldığında bambaşka bir tablo karşımıza çıkıyor.<br>
Kişi başına düşen servet yüzde 35’den fazla artış kaydediyor ama bu artış, yüksek enflasyon nedeniyle reel bazda yüzde 14,6 oranında gerilemeye işaret ediyor. Medyan servet ise yüzde 21 düşüyor ki, bu gelir eşitsizliğinde çok büyük bozulma anlamına geliyor.<br>
Bu düşüş oranıyla yıllardır Ukrayna ile savaş halindeki Rusya’nın bile önündeyiz. Yani öyle bir çarpık sistem ve gelir adaletsizliği var ki, savaştaki Rusya bile bizden daha iyi.<br>
Zaten gelir dağılımı eşitsizliğini ölçen Gini katsayısına göre de Türkiye, en eşitsiz ülkeler arasında 9. sırada bulunuyor. Listenin ilk sıralarında ise Brezilya, Rusya ve Güney Afrika var. Bu da servetin daha çok üst gelir grubunda yoğunlaştığı, toplumun geniş kesimlerinin milli gelirden pay alamadığı dolayısıyla gelir dağılımındaki uçurumun derinleştiği anlamına geliyor.<br>
Nitekim iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, gelir dağılımındaki uçuruma dikkat çekerek toplumun neredeyse iki farklı ülke gibi yaşadığını ifade ediyor.<br>
2024 verilerine göre Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 1,3 trilyon dolar civarında olduğunu belirten Eğilmez, bu gelirin yarısının yalnızca 20 milyon kişi tarafından paylaşıldığını söylerken, “Bu, 600-650 milyar doların bu kişiler arasında bölündüğü anlamına geliyor. Kalan 80 milyon ise diğer yarısını paylaşıyor” diyor.<br>
Eğilmez’in bir tespiti çok çarpıcı:<br>
“Bir ekip, Balkanlar veya Avrupa'nın daha düşük gelirli ülkeleri seviyesinde yaşıyor. Bir de Bangladeş gibi yaşayanlar var.”</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aliyev ve Paşinyan, Abu Dabi&amp;apos;de bir araya geldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/aliyev-ve-pasinyan-abu-dabide-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/aliyev-ve-pasinyan-abu-dabide-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan&#039;ın Abu Dabi&#039;de yaptığı görüşmenin yapıcı atmosferde geçtiği ve güven artırıcı önlemler ile ikili görüşmelerin devam ettirilmesi yönünde anlaşmaya varıldığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-6a09e4d98fea5b2641b668c3bb77f7f9.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Aliyev, Paşinyan, Abu, Dabide, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış süreci kapsamında Aliyev ve Paşinyan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de bir araya geldiği bildirildi.</p>

<p>Azerbaycanlı diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Aliyev-Paşinyan görüşmesinde Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış sürecinin ana başlıkları ele alındı.</p>

<p>Taraflar, sınırların belirlenmesi, Zengezur Koridoru'nun açılması ve geliştirilmesi, barış anlaşmasının paraflanması gibi konularda kapsamlı ve derinlemesine görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/7e80dc7f-a011-4033-a881-3a6b5b580d82/20250710_2_69879316_114952196.jpg"></p>

<p>Yapıcı atmosferde geçen görüşmede, temasların ve müzakerelerin hem çeşitli çalışma grupları, hem de daha üst siyasi düzeylerde davam ettirilmesi konusunda genel mutabakat sağlandı.</p>

<p>Görüşmede, Azerbaycan tarafından Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev, Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev ve Cumhurbaşkanı Özel Talimatlardan Sorumlu Temsilcisi Elçin Amirbayov da yer aldı.</p>

<p>Ermenistan tarafında ise Başbakan Yardımcısı Mger Grigoryan, Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Armen Grigoryan ve Parlamento Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan da görüşmede hazır bulundu.</p>

<p>Görüşme, iki kez heyetler arası ve iki kez de baş başa olmak üzere, aralarla birlikte yaklaşık 5 saat sürdü.</p>

<h3><strong>Azerbaycan ve Ermenistan, aracısız müzakerelerin en verimli format olduğunu teyit etti</strong></h3>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre taraflar, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme gündeminin çeşitli boyutlarını ele aldı.</p>

<p>Normalleşme süreciyle ilgili tüm konuların çözümünde ikili aracısız müzakerelerin en verimli format olduğunu teyit eden taraflar, bu çerçevede sonuç odaklı diyalogların devam ettirilmesi konusunda mutabakata vardı.</p>

<p>Sınırların belirlenmesi sürecinde kaydedilen ilerlemeleri değerlendiren liderler, bu yönde yürütülen çalışmaların sürdürülmesi için ilgili devlet komisyonlarına gerekli talimatları verdi.</p>

<p>Ayrıca, güven artırıcı önlemler ile ikili görüşmelerin devam ettirilmesi yönünde de anlaşmaya varıldı.</p>

<p>2. Karabağ Savaşı sonrasında Bakü'nün önerisiyle barış müzakerelerine başlayan Azerbaycan ve Ermenistan, Mart 2025'de barış anlaşması metninde uzlaşı sağlamıştı.</p>

<p>Azerbaycan yönetimi, anlaşmanın imzalanması için Azerbaycan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik iddialar içeren Ermenistan anayasasının değiştirilmesi, aynı zamanda güncelliğini yitirmiş ve işlevsiz durumdaki AGİT Minsk Grubu'nun feshedilmesi şartını öne sürmüştü.</p>

<p>Aliyev ve Paşinyan, en son Arnavutluk'un başkenti Tiran'da mayısta düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 6. Zirvesi kapsamında bir araya gelmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aslan Değil, Biz Vahşiyiz!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/aslan-degil-biz-vahsiyiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/aslan-degil-biz-vahsiyiz</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Antalya&#039;da hayvanat bahçesinden kaçan aslan Zeus, avcılar tarafından vurularak öldürüldü.&quot;

Şimdi buradaki akıl tutulmasına bir kez daha bakalım. Hayvanı tutsak etmişler, bir yolunu bulup kaçabilmiş zavallım sonra da avcılar vurarak öldürmüş. Hayvanat bahçeleri gerçekten yıllar sonra geçmişe baktığımızda utanacağımız şeylerin en başında gelecekler. Öncelikle bir canlıyı iradesi dışında bir alana hapsetmek tüm etik değerlere aykırıdır. Hiçbir canlının özgürlüğünü gasbetme hakkına sahip değiliz. Bu esareti hiçbir canlı haketmez.

Hayvanların da duyguları, bilinci, her şeyden önce kendisini stres altında hissetmediği doğal yaşam ortamı vardır. Bakınız kendi gözlerimle gördüğüm bir olayı anlatmak istiyorum. Ankara&#039;da bilinen bir akvaryuma gittiğimde kertenkele bölümünde gördüğüm korkunçluğu anlatmak isterim. Minicik alana sığdırılmış bir kertenkele sürekli kumu kazarak içerisinde bulunduğu fanustan kaçmaya çalışıyordu. Bunun görüntüleri de elimde mevcut bu arada, bu akvaryum sonrasında çok protesto edildi ancak halen açık... Demem o ki bu canlıları küçücük alanlara hapsetme hakkını kendinde görenler sadece bir saat minicik bir alanda beklesinler. Bu empati yoksunluğunu nerede görsem halen şok oluyorum. Siz halen bu yerlere gidiyor musunuz?

Bu kar odaklı işletmelerin tek derdi özellikle küçük çocukları hedef alarak aileler için bir odak noktası yaratmaktır. Bilinçli bir kamuoyu buna müsaade etmemelidir. Buralar doğal yaşam parkı falan değil korkunç bir işletmedir.

Yani birinin de dönüp bence şu soruyu sorması gerekiyor: &quot;YAHU ASLANIN ANTALYA&#039;DA NE İŞİ VAR?&quot;

Bir işi yok efendim, hatırlayınız, bundan yıllar evvel de Ankara&#039;da meşhur bir fil vardı, depresyona girip ölmüştü o da...

Bu canlılar üzerinde hiçbir egemenlik hakkımız yok ve bu alenen bir irade gaspıdır. Başta da belirttiğim gibi, o aslan değil onu orada zorla tutan insanlar vahşidir. Güzel Zeus aslanlara yakışır bir şekilde özgürlüğü için mücadele etti. Bu mücadele hepimiz adına değerli olmalı. Diğer tutsak hayvanlar için bu korkunç olayın bir başlangıç olması dileği ile... ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Aslan, Değil, Biz, Vahşiyiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Antalya'da hayvanat bahçesinden kaçan aslan Zeus, avcılar tarafından vurularak öldürüldü."</p>

<p>Şimdi buradaki akıl tutulmasına bir kez daha bakalım. Hayvanı tutsak etmişler, bir yolunu bulup kaçabilmiş zavallım sonra da avcılar vurarak öldürmüş. Hayvanat bahçeleri gerçekten yıllar sonra geçmişe baktığımızda utanacağımız şeylerin en başında gelecekler. Öncelikle bir canlıyı iradesi dışında bir alana hapsetmek tüm etik değerlere aykırıdır. Hiçbir canlının özgürlüğünü gasbetme hakkına sahip değiliz. Bu esareti hiçbir canlı haketmez.</p>

<p>Hayvanların da duyguları, bilinci, her şeyden önce kendisini stres altında hissetmediği doğal yaşam ortamı vardır. Bakınız kendi gözlerimle gördüğüm bir olayı anlatmak istiyorum. Ankara'da bilinen bir akvaryuma gittiğimde kertenkele bölümünde gördüğüm korkunçluğu anlatmak isterim. Minicik alana sığdırılmış bir kertenkele sürekli kumu kazarak içerisinde bulunduğu fanustan kaçmaya çalışıyordu. Bunun görüntüleri de elimde mevcut bu arada, bu akvaryum sonrasında çok protesto edildi ancak halen açık... Demem o ki bu canlıları küçücük alanlara hapsetme hakkını kendinde görenler sadece bir saat minicik bir alanda beklesinler. Bu empati yoksunluğunu nerede görsem halen şok oluyorum. Siz halen bu yerlere gidiyor musunuz?</p>

<p>Bu kar odaklı işletmelerin tek derdi özellikle küçük çocukları hedef alarak aileler için bir odak noktası yaratmaktır. Bilinçli bir kamuoyu buna müsaade etmemelidir. Buralar doğal yaşam parkı falan değil korkunç bir işletmedir.</p>

<p>Yani birinin de dönüp bence şu soruyu sorması gerekiyor: "YAHU ASLANIN ANTALYA'DA NE İŞİ VAR?"</p>

<p>Bir işi yok efendim, hatırlayınız, bundan yıllar evvel de Ankara'da meşhur bir fil vardı, depresyona girip ölmüştü o da...</p>

<p>Bu canlılar üzerinde hiçbir egemenlik hakkımız yok ve bu alenen bir irade gaspıdır. Başta da belirttiğim gibi, o aslan değil onu orada zorla tutan insanlar vahşidir. Güzel Zeus aslanlara yakışır bir şekilde özgürlüğü için mücadele etti. Bu mücadele hepimiz adına değerli olmalı. Diğer tutsak hayvanlar için bu korkunç olayın bir başlangıç olması dileği ile...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vergide Adaleti Sağlamak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vergide-adaleti-saglamak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vergide-adaleti-saglamak</guid>
<description><![CDATA[ 

Adil bir vergi düzeni, vergi adaleti veya vergilemede adalet üzerine yapılan çalışmalar, üzerinde en çok tartışılan kavramlardır. Vergi adaletinin temel amacı, vergi yükünün bireyler arasında eşit bir şekilde dağıtılmasını sağlamaktır. Vergide adaletin sağlanması ise gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin temel hedefidir.

Türkiye’de öyle çok sorunla karşı karşıyayız ki kimi ekonomik güçlükleri, hayat pahalılığını, işsizliği, yüksek enflasyonu, döviz kurunu, kimileri de iç ve dış terör tehdidini, yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ortadan kalktığını filan söyleyebilir. Hatta kimisi de “Bilimsel özgürlük ve üniversite özerkliğinden, ilkokul düzeyindeki eğitimin bile yetersizliğinden, kalitesizliğinden” yakınabilir. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye içinde sağlam bir mali sistemi oluşturmak, bunun sonucu genel ekonomi ve makro düzeyde toplum refahının artışına katkıya dönüştürmek büyük önem taşıyor.

Vergi adaleti, herkesin ödeme gücüne göre adil vergi payını ödediği, vergilendirme sisteminde adalet ve eşitlik kavramını ifade etse de günümüzde vergi yükünün, gelir düzeylerine veya servetlerine bakılmaksızın bireyler ve işletmeler arasında adil bir şekilde dağıtılmağı gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Vergi adaleti, vergi politikalarının ve düzenlemelerinin şeffaf ve hesap verebilir olmasının yanı sıra adil ve herkesin erişebileceği açık kurallar ve belirli prosedürlerle yapılmalıdır. Ayrıca, vergi sisteminin sosyal hizmetler, altyapı ve diğer kamu malları için kaynak sağlayarak eşitsizliği azaltacak ve yoksulluğu ele alacak şekilde tasarlanmasını da gerektirmektedir.

Vergi adaleti ayrıca, vergi cennetlerine baskı yapmak ve uyumsuzluk için daha katı cezalar uygulamak gibi vergi kaçakçılığını ve vergiden kaçınmayı önleyici tedbirleri de içermeli; böylelikle herkesin vergiler yoluyla topluma katkıda bulunduğu ve kamu kaynaklarının tüm vatandaşların yararına kullanıldığı bir sistemin oluşturulması hedeflenmelidir.

Türkiye’de her ne kadar Anayasanın adalet ölçüsü mali güç olsa da vergi yapısı incelendiğinde vergilemede adaleti sağlamada mali güç yaklaşımının dikkate alınmadığı görülmektedir. Bu bağlamda Türk vergi yapısının vergi adaletini sağlayamadığı da görülmektedir.

Türkiye’de mali güç yaklaşımı vergilemede adaletin ve eşitliğin en temel göstergesidir. Nitekim Anayasanın 73. maddesi de mali güç yaklaşımını benimsemiştir. Türkiye’de mali güç anlayışı doğrultusunda vergilemede adaletin ne derece sağlandığını tespit etmek önemli. Bu bağlamda vergi gelirlerine ilişkin veriler göz önünde bulundurularak Türkiye’nin dolaylı-dolaysız vergileme tercihi, gelir, servet ve tüketim vergilerinin gelişimi, çıkartılan vergi afları, uzlaşma sonuçları ve kayıt dışı ekonominin boyutu da önemli bir yer işgal ediyor.

Kamu finansmanının en sağlıklı ve sürdürülebilir gelir kaynağı vergi gelirleridir. Türkiye’de toplanan vergilerin yaklaşık %70’inin dolaylı vergiler, yalnızca %30’unun ise doğrudan vergilerden oluştuğu bir gerçektir. Hâlbuki AB ülkelerinde bu durum tam tersinedir. Vergide adaleti sağlamak ve gerçek kazanç, kâr ve servetlerden vergi almak yerine, dolaylı vergilerden ibaret bir vergi rejimi sürdürülebilir değildir.

Vergi paketinde KDV, ÖTV, gelir ve kurumlar vergisi, yurtdışına çıkış harcı ile birçok alanda yapılacak düzenlemelerle vatandaşın cebine göz diken vergi artışları ve yeni cezalarla vergi adaleti sağlanır mı sizce? Bu nedenle, Türkiye’de vergi sisteminin gelir dağılımı adaletsizliğini de giderecek şekilde vergi adaletini sağlayacak hale getirilmesi öyle küçük rötuşlarla olacak bir şey değil. Sistemi topyekun yeniden kurgulamak gerek. Umutsuz muyum? Hayır. Umudun bittiği yerde hayat biter. Ama beklentim çok düşük… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vergide, Adaleti, Sağlamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Adil bir vergi düzeni, vergi adaleti veya vergilemede adalet üzerine yapılan çalışmalar, üzerinde en çok tartışılan kavramlardır. Vergi adaletinin temel amacı, vergi yükünün bireyler arasında eşit bir şekilde dağıtılmasını sağlamaktır. Vergide adaletin sağlanması ise gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin temel hedefidir.</p>

<p>Türkiye’de öyle çok sorunla karşı karşıyayız ki kimi ekonomik güçlükleri, hayat pahalılığını, işsizliği, yüksek enflasyonu, döviz kurunu, kimileri de iç ve dış terör tehdidini, yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ortadan kalktığını filan söyleyebilir. Hatta kimisi de “Bilimsel özgürlük ve üniversite özerkliğinden, ilkokul düzeyindeki eğitimin bile yetersizliğinden, kalitesizliğinden” yakınabilir. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye içinde sağlam bir mali sistemi oluşturmak, bunun sonucu genel ekonomi ve makro düzeyde toplum refahının artışına katkıya dönüştürmek büyük önem taşıyor.</p>

<p>Vergi adaleti, herkesin ödeme gücüne göre adil vergi payını ödediği, vergilendirme sisteminde adalet ve eşitlik kavramını ifade etse de günümüzde vergi yükünün, gelir düzeylerine veya servetlerine bakılmaksızın bireyler ve işletmeler arasında adil bir şekilde dağıtılmağı gerçeğini gözler önüne sermektedir.</p>

<p>Vergi adaleti, vergi politikalarının ve düzenlemelerinin şeffaf ve hesap verebilir olmasının yanı sıra adil ve herkesin erişebileceği açık kurallar ve belirli prosedürlerle yapılmalıdır. Ayrıca, vergi sisteminin sosyal hizmetler, altyapı ve diğer kamu malları için kaynak sağlayarak eşitsizliği azaltacak ve yoksulluğu ele alacak şekilde tasarlanmasını da gerektirmektedir.</p>

<p>Vergi adaleti ayrıca, vergi cennetlerine baskı yapmak ve uyumsuzluk için daha katı cezalar uygulamak gibi vergi kaçakçılığını ve vergiden kaçınmayı önleyici tedbirleri de içermeli; böylelikle herkesin vergiler yoluyla topluma katkıda bulunduğu ve kamu kaynaklarının tüm vatandaşların yararına kullanıldığı bir sistemin oluşturulması hedeflenmelidir.</p>

<p>Türkiye’de her ne kadar Anayasanın adalet ölçüsü mali güç olsa da vergi yapısı incelendiğinde vergilemede adaleti sağlamada mali güç yaklaşımının dikkate alınmadığı görülmektedir. Bu bağlamda Türk vergi yapısının vergi adaletini sağlayamadığı da görülmektedir.</p>

<p>Türkiye’de mali güç yaklaşımı vergilemede adaletin ve eşitliğin en temel göstergesidir. Nitekim Anayasanın 73. maddesi de mali güç yaklaşımını benimsemiştir. Türkiye’de mali güç anlayışı doğrultusunda vergilemede adaletin ne derece sağlandığını tespit etmek önemli. Bu bağlamda vergi gelirlerine ilişkin veriler göz önünde bulundurularak Türkiye’nin dolaylı-dolaysız vergileme tercihi, gelir, servet ve tüketim vergilerinin gelişimi, çıkartılan vergi afları, uzlaşma sonuçları ve kayıt dışı ekonominin boyutu da önemli bir yer işgal ediyor.</p>

<p>Kamu finansmanının en sağlıklı ve sürdürülebilir gelir kaynağı vergi gelirleridir. Türkiye’de toplanan vergilerin yaklaşık %70’inin dolaylı vergiler, yalnızca %30’unun ise doğrudan vergilerden oluştuğu bir gerçektir. Hâlbuki AB ülkelerinde bu durum tam tersinedir. Vergide adaleti sağlamak ve gerçek kazanç, kâr ve servetlerden vergi almak yerine, dolaylı vergilerden ibaret bir vergi rejimi sürdürülebilir değildir.</p>

<p>Vergi paketinde KDV, ÖTV, gelir ve kurumlar vergisi, yurtdışına çıkış harcı ile birçok alanda yapılacak düzenlemelerle vatandaşın cebine göz diken vergi artışları ve yeni cezalarla vergi adaleti sağlanır mı sizce? Bu nedenle, Türkiye’de vergi sisteminin gelir dağılımı adaletsizliğini de giderecek şekilde vergi adaletini sağlayacak hale getirilmesi öyle küçük rötuşlarla olacak bir şey değil. Sistemi topyekun yeniden kurgulamak gerek. Umutsuz muyum? Hayır. Umudun bittiği yerde hayat biter. Ama beklentim çok düşük…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalan söyleme sanatı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yalan-soeyleme-sanati</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yalan-soeyleme-sanati</guid>
<description><![CDATA[ 

Yalan söyleme sanatı, bir kişinin gerçeği bilinçli olarak çarpıtma ya da gizleme sürecini ustalıkla yapabilme becerisi olarak ifade edilebilir.

&quot;Sanat&quot; sözcüğü burada ironi içerir çünkü yalan söylemek ahlaki olarak genellikle olumsuz bir bakışla değerlendirilir.

Bazı durumlarda ise yalanın, ikna edici veya yaratıcı bir şekilde yapılması &quot;ustalık&quot; olarak nitelendirilebilir.

Siyaset arenasında da ‘’yalana’’ sıkça başvurulduğu görülür.

Kürsüdeki hatip, yalanları öyle ustaca sıralar ki, dinleyenler, inanmak bir yana çılgınca alkışlarla karşılık verir.

İnsanları etkileme ve yönlendirme amaçlı yalanlar, özellikle seçim dönemlerinde sıkça kullanılır. Kimi zaman da zarar görmemek için yalana başvurulduğu görülmüştür. Gerçeği saptırmak için söylenen yalanlar ise, bazen saplantı boyutuna ulaşır.

Bir de ‘’beyaz yalan’’ vardır.

Hoş görülen, iyilik adına söylenmiş masum bir yalan olarak tanımlanabilir.

“İyilik için söylenen yalan, fitne çıkaran doğrudan hayırlıdır” diyor Şeyh Sadi-i Şirazî.

Tabii, onun dozunu da iyi ayarlamak lazım.

Kaş yapayım derken, göz çıkarmak da var hesapta. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yalan, söyleme, sanatı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{48}" paraid="1400172288"></p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{54}" paraid="771896001">Yalan söyleme sanatı, bir kişinin gerçeği bilinçli olarak çarpıtma ya da gizleme sürecini ustalıkla yapabilme becerisi olarak ifade edilebilir.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{62}" paraid="1032515520">"Sanat" sözcüğü burada ironi içerir çünkü yalan söylemek ahlaki olarak genellikle olumsuz bir bakışla değerlendirilir.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{74}" paraid="1532715133">Bazı durumlarda ise yalanın, ikna edici veya yaratıcı bir şekilde yapılması "ustalık" olarak nitelendirilebilir.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{92}" paraid="712758987">Siyaset arenasında da ‘’yalana’’ sıkça başvurulduğu görülür.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{100}" paraid="682961338">Kürsüdeki hatip, yalanları öyle ustaca sıralar ki, dinleyenler, inanmak bir yana çılgınca alkışlarla karşılık verir.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{106}" paraid="700495967">İnsanları etkileme ve yönlendirme amaçlı yalanlar, özellikle seçim dönemlerinde sıkça kullanılır. Kimi zaman da zarar görmemek için yalana başvurulduğu görülmüştür. Gerçeği saptırmak için söylenen yalanlar ise, bazen saplantı boyutuna ulaşır.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{118}" paraid="1303671221">Bir de ‘’beyaz yalan’’ vardır.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{124}" paraid="1152335010">Hoş görülen, iyilik adına söylenmiş masum bir yalan olarak tanımlanabilir.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{136}" paraid="265936742">“İyilik için söylenen yalan, fitne çıkaran doğrudan hayırlıdır” diyor Şeyh Sadi-i Şirazî.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{156}" paraid="1963657477">Tabii, onun dozunu da iyi ayarlamak lazım.</p>

<p paraeid="{99c76221-e2ab-46aa-9fb5-c937bba16d03}{162}" paraid="1049526216">Kaş yapayım derken, göz çıkarmak da var hesapta.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump, 7 yeni ülkeye yönelik tarife mektuplarını paylaştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-7-yeni-ulkeye-yoenelik-tarife-mektuplarini-paylasti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-7-yeni-ulkeye-yoenelik-tarife-mektuplarini-paylasti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump; Filipinler, Brunei, Moldova, Cezayir, Irak, Libya ve Sri Lanka&#039;ya yönelik tarife oranlarını içeren yeni mektupları yayımladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-a8959b820c1b351aad11ef748ad9bb5f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump, yeni, ülkeye, yönelik, tarife, mektuplarını, paylaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Truth Social’daki hesabından, pazartesi günü 14 ülkeye gönderdiği tarife mektuplarının ardından, 7 yeni ülkeye yönelik mektupları da paylaştı. Mektuplarında bu ülkelere 1 Ağustos'tan itibaren uygulanacak tarife oranlarını bildiren Trump, herhangi bir misilleme durumunda bu oranların artacağını kaydetti.</p>

<p>Trump, mektuplarda "belki" düzeltmeler yapılabileceğini belirterek "Bu tarifeler, ülkenizle olan ilişkilerimize bağlı olarak yukarı ya da aşağı doğru değiştirilebilir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Söz konusu mektuplarda Trump, uygulanacak tarife oranlarının; Filipinler için yüzde 20, Brunei ve Moldova için yüzde 25, Cezayir, Irak, Libya ve Sri Lanka için yüzde 30 olduğunu aktardı.</p>

<p>Trump, pazartesi günü paylaştığı mektuplarda da 1 Ağustos'tan itibaren Tunus, Güney Kore, Malezya, Kazakistan, Japonya, Güney Afrika, Bosna Hersek, Endonezya, Sırbistan, Bangladeş, Tayland, Kamboçya, Myanmar ve Laos'tan ABD'ye gönderilen tüm ürünlere sektörel tarifelerden ayrı olarak uygulanacak gümrük vergisi oranlarını açıklamıştı.</p>

<h3>"Tarifeler, yukarı ya da aşağı doğru değiştirilebilir"</h3>

<p>Trump, mektuplarda "belki" düzeltmeler yapılabileceğini belirterek, "Bu tarifeler, ülkenizle olan ilişkilerimize bağlı olarak yukarı ya da aşağı doğru değiştirilebilir." ifadesini kullanmıştı.</p>

<h3><strong>Trump'ın "tarife mektupları küresel piyasaları da etkiledi</strong></h3>

<p>Trump'ın göreve gelmesinin ardından gündemden düşmeyen gümrük<strong> </strong>tarifeleri piyasaların yönü üzerinde de etkili olurken<strong>, </strong>ABD tarafından açıklanan son tarife kararları sonrasında bundan sonra da daha ağır tarifelerin gelebileceğine dair endişeler artarken, bu durum ithal mallara uygulanan yüksek vergilerin <strong>küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine </strong>dair öngörüleri öne çıkarmıştı.</p>

<p>Trump'ın kararları ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politikasına ilişkin belirsizliklerin devam etmesine neden olurken, Fed Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) yayımlayacağı toplantı tutanaklarından verilecek mesajlar da yatırımcıların odağında bulunacak.</p>

<p>Söz konusu mektuplar sonrasında bazı Japon ve Güney Koreli şirketlerin ABD borsalarında işlem gören hisseleri düşüşe geçerken, Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk'ın siyasi parti kurma planını açıklamasının ardından şirketin hisseleri yaklaşık yüzde 7 değer kaybına uğramıştı.</p>

<h3>Çin'den "gümrük vergisi savaşının kazananı olmaz" mesajı</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, başkent Pekin'de düzenlenen günlük basın toplantısında, Washington'ın 14 ülkeye yönelik getirdiği gümrük vergilerini değerlendirirken, Pekin'in tarifelerin artırılmasına ilişkin tutumunun net olduğunu ve değişmediğini vurgulayarak, "Ticaret veya gümrük vergisi savaşlarının kazananı yoktur ve korumacılık tüm tarafların çıkarlarına zarar verir." ifadesini kullanmıştı.</p>

<p>Japonya Başbakanı İşiba Şigeru da ABD'nin Japonya'ya yüzde 25 tarife uygulama kararının "talihsiz" olduğunu ifade ederek, karşılıklı yarar sağlayan bir anlaşma için ikili görüşmelerin süreceğini aktarmıştı.</p>

<p>İşiba, gümrük vergisi oranının, Trump'ın daha önce belirttiğinden düşük olduğunun altını çizerek, bu durumun, uzun süredir müttefik olan iki ülke arasında gelecekteki ikili müzakerelerin önünü açtığını kaydetmişti.</p>

<p>İşiba, "Maalesef aramızda farklılıklar olduğu için henüz bir anlaşmaya varamadık. Japonya, gerekli olanı talep edip korurken, kolay taviz vermekten kaçınıyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy, Papa 14’üncü Leo ile görüştü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-papa-14uncu-leo-ile-goerustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-papa-14uncu-leo-ile-goerustu</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14’üncü Leo ile bir araya geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/z-e-l-e-n-s-k-i-y-p-a-p-a-14-u-n-c-u-l-e-o-i-l-e-g-o-r-u-s-t-u-807263-239068.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiy, Papa, 14’üncü, Leo, ile, görüştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Katoliklerin ruhani lideri Papa 14’üncü Leo ile Vatikan’da görüştü. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Zelenskiy, “Papa 14’üncü Leo ile anlamlı ve derinlemesine bir görüşme gerçekleştirdik. Ukrayna için edilen her dua ve verilen her destek bizim için çok kıymetli. Vatikan’da liderler düzeyinde bir barış zirvesi düzenleme teklifimiz hala geçerli. Hedefimiz, Rus saldırganlığını durdurmak ve kalıcı, adil bir barış tesis etmek. Moskova, diğer tüm barış girişimlerini reddettiği gibi şu anda bu teklifi de reddetmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Diplomasinin galip gelmesi için küresel dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini söyleyen Zelenskiy, “Özellikle Rusya tarafından alıkonulmuş ve daha sonra geri getirilen Ukraynalı çocuklara verdiği destek için Papa’ya teşekkür ettim. Ukraynalı çocuklar artık İtalya’da rehabilitasyon ve dinlenme imkanına sahipler. Bu tür bir misafirperverlik ve içtenlik son derece önemlidir. Bugün ayrıca, Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesine yönelik Vatikan’ın süregelen çabalarını da konuştuk” dedi.</p>

<p>Zelenskiy, Papa 14’üncü Leo’yu Ukrayna’ya davet ettiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Vatikan Basın Ofisi tarafından da görüşmeye ilişkin açıklama yayınlandı. Açıklamada, “Görüşme, düşmanlıkları sona erdirme çabaları ve Ukrayna'daki savaş için adil ve kalıcı bir çözüm bulma üzerine odaklandı. Papa 14’üncü Leo, savaşın kurbanları için derin üzüntüsünü ifade etti ve Ukrayna halkına dualarını ve sürekli yakınlığını temin etti. Papa ayrıca, mahkumların serbest bırakılması ve ailelerinden ayrılan çocukların geri getirilmesi için yapılan çabaları teşvik etti. Vatikan'ın, olası müzakereler için hem Ukrayna hem de Rusya temsilcilerini Vatikan'da ağırlamaya hazır olduğunu yineledi” denildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CEV’in Ankara sevgisi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cevin-ankara-sevgisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cevin-ankara-sevgisi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Voleybol Federasyonunun “Biz voleybol ülkesiyiz” sloganı, uluslararası platformda da yavaş yavaş yerini bulmaya başladı.

Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) ülkemizin bu branştaki gelişimini bir nevi ödüllendirmek anlamını taşıyan hareketiyle Başkent’in 2 değerli ekibini daha en büyük organizasyonu olan Şampiyonlar ligine wildcard ile davet etti… Wildcard uygulaması; bir spor turnuvasını organize eden kuruluşun, aldığı dereceye ya da sıralamasına bakmadan takıma veya sporcuya turnuvada oynama imkânı vermesidir.

CEV, kulüplerin voleybola yaptığı yatırımları, geçmişteki başarıları, altyapı durumu hatta daha ilginci bu konularda verdiği sözlerin ciddiyetini de göz önünde tutarak önemli organizasyonlara davet edebilmektedir.

İşte Voleybolun Avrupa’daki patronu, kadınlarda şampiyonlar ligini başarıları ve sıralamalarıyla hak eden F.Bahçe, Vakıfbank ve Eczacıbaşı’nın yanı sıra Ankara Zerenspor’u ve erkeklerde ise Ziraat Bankkart ve F.Bahçe ile birlikte Halkbank’ın da wildcard ile katılımını sağladı.

Ülkemizin erkek voleyboluna damga vuran iki ekipten biri olan Halkbank, geçen sezon yaşadığı şanssızlığa rağmen CEV’den gelen davetle yeni bir değişime gitme startını daha lig bitmeden Radostin Stoytchev’i takımın başına yeniden getirerek verdi. İlk gelişinde lig ve kupa şampiyonluğunun yanı sıra şampiyonlar ligi tarihinde ülkemize ilk defa Avrupa 3’üncülüğü kazandıran Stoychev ile kadrosunda büyük bir revizyon başladı. Gittiği her takıma transfer ettirdiği Avrupa’nın en etkili pasör çaprazı oyuncularından biri olan vatandaşı Skolov’u takıma kazandıran Bulgar Hoca, ekibini Arkas’tan orta oyuncu Ertuğrul Gazi Metin ve Abdülhamit Baltacı, Spor-Toto’dan pasör Ulaş Kıyak gibi tecrübeli oyuncularla takviye etti. Halkbank ayrıca yabancı iyi bir isimle daha anlaşarak smaçör ihtiyacını da giderme amacında…

Geçen sezon tam 12 yıl sonra (Halkbank 2013’te kupayı müzesine götürmüştü) CEV kupasını ülkemize kazandıran Ziraaat Bankkart ise lig şampiyonluğunu da elde etti. Şampiyonlar ligi için kadrosunu güçlendirmek amacıyla dünyanın en iyi 3 pasör çaprazı arasında gösterilen Mimir Abdelaziz (Halkbank’ta da oynamıştı) ile Polonya milli takımının yıldız ismi smaçör Tomasz Fornal’ı kadrosuna kattı.

Başkent’i kadınlarda temsil eden ve ilk kez yer aldığı Sultanlar ligini 5.olarak kapatan Ankara Zerenspor ise bunu wildecard ile şampiyonlar liginde de sürdürecek. İlginç bir kuruluş öyküsü olan Zerenspor, 2023-2024 sezonunda Türkiye Kadınlar Voleybol 1. Ligi&#039;nde mücadele edip B grubunu lider bitirdi. Play-off turunda üst lige yükselemedi. Sultanlar Ligi ekiplerinden Çukurova Belediyespor’un yarışmacı haklarını devralarak, yeni bir takım kurdu. Kulüp 2024-2025 sezonundan bu yana Sultanlar Ligi&#039;nde mücadele etmektedir. 2023-2024 sezonunda Türkiye Kadınlar Voleybol 1. Ligi&#039;nde mücadele eden takımı ise Alpet Zerenspor adı ile aynı ligde mücadeleye devam etmektedir.

CEV’in voleybol branşına yatırım ve altyapı konusunda verilen sözlerin ciddiyetine ikna olmasıyla bu hakkı kazanan Zerenspor’un Sırp başantrenör Stevan Ljubičić önderliğindeki kadrosunda, smaçör Şeyma Ercan, Brankica Mihajloviç (Sırp) ve Aleksandra Uzelac ((Sırp), pasör Ofelia Malinov (Bulgar asıllı İtalyan), orta oyuncu Kübra Akman, pasör çaprazı Samanta Fabris (Hırvat) ile libero Ceren Önal gibi önemli isimler bulunuyor.
  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>CEV’in, Ankara, sevgisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Voleybol Federasyonunun “Biz voleybol ülkesiyiz” sloganı, uluslararası platformda da yavaş yavaş yerini bulmaya başladı.</p>

<p>Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) ülkemizin bu branştaki gelişimini bir nevi ödüllendirmek anlamını taşıyan hareketiyle Başkent’in 2 değerli ekibini daha en büyük organizasyonu olan Şampiyonlar ligine wildcard ile davet etti… Wildcard uygulaması; bir spor turnuvasını organize eden kuruluşun, aldığı dereceye ya da sıralamasına bakmadan takıma veya sporcuya turnuvada oynama imkânı vermesidir.</p>

<p>CEV, kulüplerin voleybola yaptığı yatırımları, geçmişteki başarıları, altyapı durumu hatta daha ilginci bu konularda verdiği sözlerin ciddiyetini de göz önünde tutarak önemli organizasyonlara davet edebilmektedir.</p>

<p>İşte Voleybolun Avrupa’daki patronu, kadınlarda şampiyonlar ligini başarıları ve sıralamalarıyla hak eden F.Bahçe, Vakıfbank ve Eczacıbaşı’nın yanı sıra Ankara Zerenspor’u ve erkeklerde ise Ziraat Bankkart ve F.Bahçe ile birlikte Halkbank’ın da wildcard ile katılımını sağladı.</p>

<p>Ülkemizin erkek voleyboluna damga vuran iki ekipten biri olan Halkbank, geçen sezon yaşadığı şanssızlığa rağmen CEV’den gelen davetle yeni bir değişime gitme startını daha lig bitmeden Radostin Stoytchev’i takımın başına yeniden getirerek verdi. İlk gelişinde lig ve kupa şampiyonluğunun yanı sıra şampiyonlar ligi tarihinde ülkemize ilk defa Avrupa 3’üncülüğü kazandıran Stoychev ile kadrosunda büyük bir revizyon başladı. Gittiği her takıma transfer ettirdiği Avrupa’nın en etkili pasör çaprazı oyuncularından biri olan vatandaşı Skolov’u takıma kazandıran Bulgar Hoca, ekibini Arkas’tan orta oyuncu Ertuğrul Gazi Metin ve Abdülhamit Baltacı, Spor-Toto’dan pasör Ulaş Kıyak gibi tecrübeli oyuncularla takviye etti. Halkbank ayrıca yabancı iyi bir isimle daha anlaşarak smaçör ihtiyacını da giderme amacında…</p>

<p>Geçen sezon tam 12 yıl sonra (Halkbank 2013’te kupayı müzesine götürmüştü) CEV kupasını ülkemize kazandıran Ziraaat Bankkart ise lig şampiyonluğunu da elde etti. Şampiyonlar ligi için kadrosunu güçlendirmek amacıyla dünyanın en iyi 3 pasör çaprazı arasında gösterilen Mimir Abdelaziz (Halkbank’ta da oynamıştı) ile Polonya milli takımının yıldız ismi smaçör Tomasz Fornal’ı kadrosuna kattı.</p>

<p>Başkent’i kadınlarda temsil eden ve ilk kez yer aldığı Sultanlar ligini 5.olarak kapatan Ankara Zerenspor ise bunu wildecard ile şampiyonlar liginde de sürdürecek. İlginç bir kuruluş öyküsü olan Zerenspor, 2023-2024 sezonunda <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1nlar_1._Ligi_(voleybol)" title="Kadınlar 1. Ligi (voleybol)">Türkiye Kadınlar Voleybol 1. Ligi</a>'nde mücadele edip B grubunu lider bitirdi. Play-off turunda üst lige yükselemedi. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Sultanlar_Ligi" title="Sultanlar Ligi">Sultanlar Ligi</a> ekiplerinden <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ukurova_Belediyespor_(kad%C4%B1n_voleybol_tak%C4%B1m%C4%B1)" title="Çukurova Belediyespor (kadın voleybol takımı)">Çukurova Belediyespor</a>’un yarışmacı haklarını devralarak, yeni bir takım kurdu. Kulüp 2024-2025 sezonundan bu yana Sultanlar Ligi'nde mücadele etmektedir. 2023-2024 sezonunda <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1nlar_1._Ligi_(voleybol)" title="Kadınlar 1. Ligi (voleybol)">Türkiye Kadınlar Voleybol 1. Ligi</a>'nde mücadele eden takımı ise Alpet Zerenspor adı ile aynı ligde mücadeleye devam etmektedir.</p>

<p>CEV’in voleybol branşına yatırım ve altyapı konusunda verilen sözlerin ciddiyetine ikna olmasıyla bu hakkı kazanan Zerenspor’un Sırp başantrenör Stevan Ljubičić önderliğindeki kadrosunda, smaçör Şeyma Ercan, Brankica Mihajloviç (Sırp) ve Aleksandra Uzelac ((Sırp), pasör Ofelia Malinov (Bulgar asıllı İtalyan), orta oyuncu Kübra Akman, pasör çaprazı Samanta Fabris (Hırvat) ile libero Ceren Önal gibi önemli isimler bulunuyor.<br>
 </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Siyasi tansiyonla ekonomiye nefes aldırmazsak…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/siyasi-tansiyonla-ekonomiye-nefes-aldirmazsak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/siyasi-tansiyonla-ekonomiye-nefes-aldirmazsak</guid>
<description><![CDATA[ Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini geçtiğimiz haziran ayında aynı tuttu. Temmuz ayının 24’ünde yapılacak toplantı ile ilgili piyasalardaki beklenti indirim yönlü. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, TCMB’nin temmuz ayında 250 baz puanlık bir indirimle politika faizini yüzde 43,5’e çekmesini beklediğini açıkladı. Hatta 300-350 baz puanlık bir indirim beklentisi piyasalarca dile getiriliyor. CHP kurultayı davasının ertelenmesinin siyasi tansiyonu düşürmesi ve faiz indirim beklentilerinin artması ile borsa yukarı yönlü hareketlenmişti. Ancak bu beklentiler hafta başına kadar böyleydi.

Cuma günü içlerinde Tunç Soyer’in de olduğu 36 kişi tutuklandı. Yine Manavgat Belediyesi Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da bulunduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Cumartesi günü CHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de olduğu 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Böcek görevden uzaklaştırıldı.

Pazar gecesi ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca CHP MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarla ilgili soruşturma başlatıldı. Dahası 61 milletvekili hakkında 240 adet yasama dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili kulisler çalkalanıyor.

7 Temmuz Pazartesi sabahı Borsa İstanbul (BİST) yüzde 1.34’lük kayıpla açıldı. Dolar kuru 19 Mart’tan sonra ilk kez 40 TL’yi gördü. Tedirginlik piyasalara yansırken, vatandaşın da endişeli olduğu ortaya çıktı. Gazetelere düşen haberlere bakılırsa, yastık altında 5 bin ton altın var. Vatandaşların bankalara para yatırmak istemedikleri; en güvenilir liman olarak altını gördükleri anlaşılıyor. Üstelik bankaların 32 günlük mevduata yüzde 51’ler seviyesinde faiz vermesine karşın. Vatandaşların evinde hırsızlık riskine rağmen bankalara para yatırmak yerine altın alıp, yastık altı yapmasını iyi düşünmek gerekiyor.

Ekonomideki dengenin bu yılın ilk çeyreğinde nasıl bozulduğu hala hafızalarda. 19 Mart tarihinde Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile çay kaşığı misali toplanan swaplarla oluşturulan MB’nin rezervinden 48 milyar dolardan fazlası eridi. Şimdi piyasalarda o gün yaşanan tahribatın benzeri önümüzdeki günlerde yine mi yaşanacak endişesi var.

O zaman temmuz ayının 24’ünde yapılacak toplantıda politika faizinde indirim olasılığı var mıdır? sorusu ortada dururken, ekonomideki gelişmelere bir başka açıdan da bakalım!

2 Temmuz tarihinde açıklandı: 2025’in ilk 6 ayında dış ticaret açığı 49,4 milyar dolar ile güçlü bir yükseliş gerçekleştirdi. İhracat yüzde 4,1 artışla 131,4 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 7,2 artışla 180,9 milyar dolar oldu. Dış ticaret hacmi yüzde 5,9 artarak 312,3 milyar dolara çıktı.

Devam edelim son verilere….

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024” araştırması, özellikle KOBİ niteliğindeki sanayi şirketlerinin yüksek enflasyon etkisiyle rekor düzeyde zarar ettiğini ortaya koydu. Üretimden satışlarda reel olarak binde 1’lik bir gerileme yaşanırken, kar eden kuruluş sayısı ciddi şekilde düştü. Bu düşüş, 2022 ve 2023 yıllarındaki gerileme eğilimini sürdürerek üst üste üçüncü yıla taşındı.

Bir başka veri…

Türkiye Bankalar Birliği’ne (TBB) göre, yılın ilk beş ayında borcunu ödeyemediği için takibe alınan kişi sayısı 1 milyon 39 bine ulaştı. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak tutarı ise geçen yıla kıyasla yüzde 177 artarak 199 milyar TL’ye çıktı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kredi Garanti Fonu ve Bankalar ile birlikte 6 ay geri ödemesiz, 36 ay vadeli 2.5 milyon liraya kadar kredi başlatıyor. ‘Nefes Kredisi’ olarak nitelendirilen kredi modelinde KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği amaçlanıyor. Kredinin tanıtım toplantısında TOBB Başkanı Rifat Hisarciklioğlu’nun, KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim sözleri ekonomide yaşanan sıkıntıyı çok güzel özetliyor. Ekonomideki sıkıntıyı bir başka sözlerle de Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen dile getirdi. Özegen, KGF olarak şu ana kadar yaklaşık 1,5 trilyon liralık krediye kefalet verdiklerini açıkladı. 558 bin firmaya kefil olduklarını vurguladı.

Ticaret krediyle dönüyor, yükselen siyasi tansiyonla alarm veren ekonomiye nefes aldırmazsak… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Siyasi, tansiyonla, ekonomiye, nefes, aldırmazsak…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini geçtiğimiz haziran ayında aynı tuttu. Temmuz ayının 24’ünde yapılacak toplantı ile ilgili piyasalardaki beklenti indirim yönlü. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, TCMB’nin temmuz ayında 250 baz puanlık bir indirimle politika faizini yüzde 43,5’e çekmesini beklediğini açıkladı. Hatta 300-350 baz puanlık bir indirim beklentisi piyasalarca dile getiriliyor. CHP kurultayı davasının ertelenmesinin siyasi tansiyonu düşürmesi ve faiz indirim beklentilerinin artması ile borsa yukarı yönlü hareketlenmişti. Ancak bu beklentiler hafta başına kadar böyleydi.</p>

<p>Cuma günü içlerinde Tunç Soyer’in de olduğu 36 kişi tutuklandı. Yine Manavgat Belediyesi Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da bulunduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Cumartesi günü CHP’li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de olduğu 18 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Böcek görevden uzaklaştırıldı.</p>

<p>Pazar gecesi ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca CHP MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarla ilgili soruşturma başlatıldı. Dahası 61 milletvekili hakkında 240 adet yasama dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili kulisler çalkalanıyor.</p>

<p>7 Temmuz Pazartesi sabahı Borsa İstanbul (BİST) yüzde 1.34’lük kayıpla açıldı. Dolar kuru 19 Mart’tan sonra ilk kez 40 TL’yi gördü. Tedirginlik piyasalara yansırken, vatandaşın da endişeli olduğu ortaya çıktı. Gazetelere düşen haberlere bakılırsa, yastık altında 5 bin ton altın var. Vatandaşların bankalara para yatırmak istemedikleri; en güvenilir liman olarak altını gördükleri anlaşılıyor. Üstelik bankaların 32 günlük mevduata yüzde 51’ler seviyesinde faiz vermesine karşın. Vatandaşların evinde hırsızlık riskine rağmen bankalara para yatırmak yerine altın alıp, yastık altı yapmasını iyi düşünmek gerekiyor.</p>

<p>Ekonomideki dengenin bu yılın ilk çeyreğinde nasıl bozulduğu hala hafızalarda. 19 Mart tarihinde Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile <strong><em>çay kaşığı misali</em></strong> toplanan swaplarla oluşturulan MB’nin rezervinden 48 milyar dolardan fazlası eridi. Şimdi piyasalarda <strong><em>o gün yaşanan tahribatın benzeri önümüzdeki günlerde yine mi yaşanacak</em></strong> endişesi var.</p>

<p>O zaman temmuz ayının 24’ünde yapılacak toplantıda politika faizinde indirim olasılığı var mıdır? sorusu ortada dururken, ekonomideki gelişmelere bir başka açıdan da bakalım!</p>

<p>2 Temmuz tarihinde açıklandı: 2025’in ilk 6 ayında dış ticaret açığı 49,4 milyar dolar ile güçlü bir yükseliş gerçekleştirdi. İhracat yüzde 4,1 artışla 131,4 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 7,2 artışla 180,9 milyar dolar oldu. Dış ticaret hacmi yüzde 5,9 artarak 312,3 milyar dolara çıktı.</p>

<p>Devam edelim son verilere….</p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan <strong><em>“Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024” </em></strong>araştırması, özellikle KOBİ niteliğindeki sanayi şirketlerinin yüksek enflasyon etkisiyle rekor düzeyde zarar ettiğini ortaya koydu. Üretimden satışlarda reel olarak binde 1’lik bir gerileme yaşanırken, kar eden kuruluş sayısı ciddi şekilde düştü. Bu düşüş, 2022 ve 2023 yıllarındaki gerileme eğilimini sürdürerek üst üste üçüncü yıla taşındı.</p>

<p>Bir başka veri…</p>

<p>Türkiye Bankalar Birliği’ne (TBB) göre, yılın ilk beş ayında borcunu ödeyemediği için takibe alınan kişi sayısı 1 milyon 39 bine ulaştı. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak tutarı ise geçen yıla kıyasla yüzde 177 artarak 199 milyar TL’ye çıktı.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kredi Garanti Fonu ve Bankalar ile birlikte 6 ay geri ödemesiz, 36 ay vadeli 2.5 milyon liraya kadar kredi başlatıyor. <strong><em>‘Nefes Kredisi’</em></strong> olarak nitelendirilen kredi modelinde KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği amaçlanıyor. Kredinin tanıtım toplantısında TOBB Başkanı Rifat Hisarciklioğlu’nun, <strong><em>KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim</em></strong> sözleri ekonomide yaşanan sıkıntıyı çok güzel özetliyor. Ekonomideki sıkıntıyı bir başka sözlerle de Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen dile getirdi. Özegen, KGF olarak şu ana kadar yaklaşık 1,5 trilyon liralık krediye kefalet verdiklerini açıkladı. 558 bin firmaya kefil olduklarını vurguladı.</p>

<p>Ticaret krediyle dönüyor, yükselen siyasi tansiyonla alarm veren ekonomiye nefes aldırmazsak…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya&amp;apos;nın Sardinya Adası&amp;apos;nda makilik alandaki yangın nedeniyle bazı evler tahliye edildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/italyanin-sardinya-adasinda-makilik-alandaki-yangin-nedeniyle-bazi-evler-tahliye-edildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/italyanin-sardinya-adasinda-makilik-alandaki-yangin-nedeniyle-bazi-evler-tahliye-edildi</guid>
<description><![CDATA[ İtalya&#039;nın Sardinya Adası&#039;nın kuzeyindeki Maddalena beldesinde makilik alanda çıkan yangın nedeniyle bazı evlerin tahliye edildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-374cdee19d1f43c45aa0966852524128.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İtalyanın, Sardinya, Adasında, makilik, alandaki, yangın, nedeniyle, bazı, evler, tahliye, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan basınında çıkan haberlere göre, sabah Maddalena'da yerleşim yerine yakın noktada makilik alanda yangın çıktı.</p>

<p>Yangına karadan, ayrıca 1 helikopter ve 1 yangın söndürme uçağıyla havadan müdahale edilirken, alevlerin yaklaştığı evlerdeki 20 kişi tahliye edildi.</p>

<p>Yangın çıkan yerdeki bazı kişilerin tahliyesi de İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı devriye botlarıyla denizden yapıldı.</p>

<p>Maddalena Belediye Başkanı Fabio Lai, ANSA ajansına yaptığı açıklamada, "Şans eseri hiç yaralı yok, belki bazı evlerde maddi hasar oluşmuş olabilir." dedi.</p>

<p>Lai, ekiplerin koordineli çalışması sayesinde yangının kontrol altına alındığını belirtti.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;da kurumsal iflaslar 2025&amp;apos;in ilk yarısında 12 yıldan bu yana ilk kez 5 bin seviyesini geçti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/japonyada-kurumsal-iflaslar-2025in-ilk-yarisinda-12-yildan-bu-yana-ilk-kez-5-bin-seviyesini-gecti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/japonyada-kurumsal-iflaslar-2025in-ilk-yarisinda-12-yildan-bu-yana-ilk-kez-5-bin-seviyesini-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da kurumsal firma iflas sayısının 2025 yılının ilk yarısında son 12 yıldan bu yana ilk kez 5 bin seviyesini geçtiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-10fb4b3b9d30b9e60165ca7d15f6b0fc.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Japonyada, kurumsal, iflaslar, 2025in, ilk, yarısında, yıldan, yana, ilk, kez, bin, seviyesini, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kredi araştırma kuruluşu "Teikoku Databank" en az 10 milyon yen (68 bin 400 dolar) borca sahip kurumsal firmaların son durumlarını inceledi.</p>

<p>Araştırmaya göre, Japonya genelinde 2025'in ilk yarısında iflas eden kurumsal firma sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 116 arttı.</p>

<p>Yılın ilk 6 aylık döneminde ülke genelinde 5 bin 3 kurumsal firma iflas etti. İflas eden firma sayısı, son 12 yıldır ilk kez 5 bin seviyesini geçti.</p>

<p>Hizmet sektörü 1329 firmayla en fazla iflasın yaşandığı sektör oldu. Perakendede 1078, inşaatta 986 kurumsal firma iflas etti.</p>

<p>Kurumsal firma iflas sayısının artışında ülke içi iş gücü daralması, yükselen ham madde fiyatları ve faiz oranlarındaki artışlar etkili oldu.</p>

<p>Firmalara yönelik Kovid-19 salgını kaynaklı sağlanan özel vergi indirimlerinin sona ermesi, işletmeler üzerinde "darboğaz" etkisi oluşturdu.</p>

<p>İflas eden firmaların bıraktığı toplam mali yükümlülük ise önceki yıla kıyasla yüzde 0,5 düşüşle 677 milyar yene (4,61 milyar dolar) geriledi.</p>

<p>Araştırmada, ABD'nin uyguladığı tarife önlemleri nedeniyle iflas sayısının bu yıl kademeli olarak artmasının beklendiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Motorlu taşıt vergisi öderken nelere dikkat edilmeli?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/motorlu-tasit-vergisi-oederken-nelere-dikkat-edilmeli</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/motorlu-tasit-vergisi-oederken-nelere-dikkat-edilmeli</guid>
<description><![CDATA[ Motorlu taşıtlar vergisinde 2. Taksit için ödeme döneminin içindeyiz. Bu ayın sonuna kadar ödeme yapabilirsiniz. Bu yazımızda ödemeyi yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağım.

Motorlu Taşıtlar Vergisi borcunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na ait olan www.gib.gov.tr internet sitesi (İnteraktif Vergi Dairesi ve GİB Mobil Uygulaması) üzerinden; anlaşmalı bankaların kredi kartları ile banka kartları veya banka hesabınızdan ödeyebilirsiniz. Anlaşmalı bankaların; şubelerinden ya da internet bankacılığı, telefon bankacılığından da ödeme yapabilirsiniz, Tüm vergi daireleri ile PTT işyerlerinden de ödenebilir.

İnteraktif Vergi Dairesi’nden kredi kartıyla ödeme yaparken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Plaka bitişik yazılacak özel plaka &#039;Hayır&#039; seçilecek. Gerçek kişiler &#039;TC kimlik numarası&#039;, Tüzel kişiler &#039;Vergi kimlik numarası&#039; ile işlem yapacaklar. Tahsilat belgesini resmi işlemlerde kullanmak isteyenler; tahsilat belgesinin bilgisayar çıktısı şeklinde alındıktan sonra vergi dairesine onaylatarak resmi işlemlerde kullanabilirler.

Ödeme yaparken beyaz ekran geldiğinde bunun yoğunluktan kaynaklandığını kaydedelim. (Lütfen bekleyiniz) uyarısı ekranda sürekli gözüktüğünde bankanın yoğunluğundan kaynaklanıyor. Eğer bunlar dışında sorun olursa “mtvvd@gelirler.gov.tr” adresine mail atıldığında şube mailin geliş sırasına göre cevap veriyor. (Askıda işlem kaldı uyarısı) ise bankadan olumlu veya olumsuz geri bildirim yapılmadığı için bu uyarı geliyor. Uyarı için belirli bir süre (5 dakika gibi) veriliyor, bu sürenin sonunda işlemleri tekrar denemek gerekiyor. Buna rağmen uyarı devam ediyorsa banka ile irtibata geçilmesi gerekiyor.

Kredi kartıyla ödemeyi ikinci defa yaptığınızda bunu geri almak için ne yapılması gerekiyor? Vergi dairesi müdürlükleri adına yapılan yanlış ödemenin iade ya da mahsup işlemleri için, ödemenin yapıldığı vergi dairesi müdürlüğüne; adına vergi tahsil alındı belgeleri düzenlenmiş kişi tarafından, hesabının bulunduğu banka ve şube adı ile IBAN numarasının yazılı olduğu dilekçe ile şahsen veya posta yolu ile müracaat edilmesi gerekiyor. Söz konusu iade veya mahsup dilekçelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı’na ait www.gib.gov.tr internet adresi üzerinde bulunan &quot;e-İşlemler&quot;, &quot;İnteraktif Vergi Dairesi&quot;, &quot;İşlem Başlat&quot;, &quot;Vergi İşlemleri&quot;, &quot;Genel Amaçlı Dilekçe&quot; bölümünden de verilmesi mümkün. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Motorlu, taşıt, vergisi, öderken, nelere, dikkat, edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Motorlu taşıtlar vergisinde 2. Taksit için ödeme döneminin içindeyiz. Bu ayın sonuna kadar ödeme yapabilirsiniz. Bu yazımızda ödemeyi yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağım.</p>

<p>Motorlu Taşıtlar Vergisi borcunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na ait olan <a href="http://www.gib.gov.tr/" target="_blank">www.gib.gov.tr</a> internet sitesi (İnteraktif Vergi Dairesi ve GİB Mobil Uygulaması) üzerinden; anlaşmalı bankaların kredi kartları ile banka kartları veya banka hesabınızdan ödeyebilirsiniz. Anlaşmalı bankaların; şubelerinden ya da internet bankacılığı, telefon bankacılığından da ödeme yapabilirsiniz, Tüm vergi daireleri ile PTT işyerlerinden de ödenebilir.</p>

<p>İnteraktif Vergi Dairesi’nden kredi kartıyla ödeme yaparken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Plaka bitişik yazılacak özel plaka 'Hayır' seçilecek. Gerçek kişiler 'TC kimlik numarası', Tüzel kişiler 'Vergi kimlik numarası' ile işlem yapacaklar. Tahsilat belgesini resmi işlemlerde kullanmak isteyenler; tahsilat belgesinin bilgisayar çıktısı şeklinde alındıktan sonra vergi dairesine onaylatarak resmi işlemlerde kullanabilirler.</p>

<p>Ödeme yaparken beyaz ekran geldiğinde bunun yoğunluktan kaynaklandığını kaydedelim. (Lütfen bekleyiniz) uyarısı ekranda sürekli gözüktüğünde bankanın yoğunluğundan kaynaklanıyor. Eğer bunlar dışında sorun olursa “<a href="mailto:mtvvd@gelirler.gov.tr" target="_blank">mtvvd@gelirler.gov.tr</a>” adresine mail atıldığında şube mailin geliş sırasına göre cevap veriyor. (Askıda işlem kaldı uyarısı) ise bankadan olumlu veya olumsuz geri bildirim yapılmadığı için bu uyarı geliyor. Uyarı için belirli bir süre (5 dakika gibi) veriliyor, bu sürenin sonunda işlemleri tekrar denemek gerekiyor. Buna rağmen uyarı devam ediyorsa banka ile irtibata geçilmesi gerekiyor.</p>

<p>Kredi kartıyla ödemeyi ikinci defa yaptığınızda bunu geri almak için ne yapılması gerekiyor? Vergi dairesi müdürlükleri adına yapılan yanlış ödemenin iade ya da mahsup işlemleri için, ödemenin yapıldığı vergi dairesi müdürlüğüne; adına vergi tahsil alındı belgeleri düzenlenmiş kişi tarafından, hesabının bulunduğu banka ve şube adı ile IBAN numarasının yazılı olduğu dilekçe ile şahsen veya posta yolu ile müracaat edilmesi gerekiyor. Söz konusu iade veya mahsup dilekçelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı’na ait <a href="http://www.gib.gov.tr/" target="_blank">www.gib.gov.tr</a> internet adresi üzerinde bulunan "e-İşlemler", "İnteraktif Vergi Dairesi", "İşlem Başlat", "Vergi İşlemleri", "Genel Amaçlı Dilekçe" bölümünden de verilmesi mümkün.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Madımak’tan Leman’a</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/madimaktan-lemana</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/madimaktan-lemana</guid>
<description><![CDATA[ 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde şiir ve türkü söylemek, semah dönmek üzere şehre gelen bir avuç insan, kuşatıldıkları otelin ateşe verilmesi suretiyle katledildi. Bu katliam, toplumsal hafızamızda çok derin izler bıraktı ve ne zaman bir binada kıstırılmış insanlar görsek hep “Madımak gibi” benzetmesini yapar olduk.

“Allahü Ekber”, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak” gibi sloganlar eşliğinde gerçekleştirilen Madımak katliamı, bizim hem siyasi hem de toplumsal tarihimizde çok sert bir kırılma yarattı. Bu yıl, katliamın 32. Yılı idi; başta Sivas olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında katledilenler anıldı; benzer bir katliamın yaşanmaması için topluma da devlete de yüzleşme çağrıları yapıldı.
“Madımak gibi” benzetmesi son olarak mizah dergisi Leman’ın binasının bir grup radikal İslamcı tarafından kuşatıldığında yapıldı. Arada 32 yıllık bir zaman vardı ama sanki 1 Temmuz 2025 tarihinde Leman binası önünde şeriat sloganları atan grup, 1993 yılının 2 Temmuz’unda Madımak Oteli önündeki güruhtu.

1993 yılında Aziz Nesin’i bahane edenler, 2025 yılı İstanbul’unda bir karikatürde Hz. Muhammed’in tasvir edildiği iddiasıyla sokağa dökülenlerle aynıydı. Oysa Leman dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün, konuya ilişkin açıklamalarda bulunurken söz konusu karikatürün Hz. Muhammed&#039;i tasvir etmediğini ısrarla belirtmekteydi. “Bu eserde İsrail’in Gazze’deki bombardımanlarında öldürülen bir Müslüman’ın adı Muhammed olarak kurgulandı. İslam dünyasında 200 milyondan fazla insanın adı Muhammed. Bu karikatürün Muhammed Peygamber ile alakası yok. Biz böyle bir riski asla almazdık!” dedi demesine ama söylediğinin anlamı yoktu.

Çünkü, gerçeğin ne olduğunun önemi bulunmuyordu, din istismarcılığı, kışkırtıcılık bu topraklarda dinci-milliyetçi grupların öteki olarak gördükleri grupları katletme, sindirmeleri için hayli işlevsel bir yöntemdi. Nitekim, yine Allahü Ekber sloganları atıldı yine din istismarcılığı yapıldı, halkın duyguları tahrik edildi. Madımak önünde “yak ulan yak” diyenler bu kez “Ya onlar ölecek ya da biz öleceğiz” diye adeta lince çağrı çıkarttılar.

Tahrik mekanı da hiç değişmemişti. Cami cemaati Leman dergisi binasının önünde toplanarak binaya saldırdı. Ertesi gün, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın, 1 Temmuz günü için ilan ettiği 24 saatlik eylem ve etkinlik yasağına rağmen, hilafet bayrakları taşıyan bir grup Taksim Camii önünde toplanarak basın açıklaması yaptı.

Ellerinde hilafet ve tevhid bayrakları olduğu halde Taksim camisi önünde toplananları devletin kolluk kuvvetlerinin seyretmesi hiç yabancısı olduğumuz bir uygulama değildi. Sivas’ta da şeriat yanlısı, laiklik aleyhtarı sloganlar atarak kent merkezinde yürüyüş yapan saldırganlar 8 saat boyunca etkisiz hale getirilmemişti.

Olayları yorumlama biçimimizde bile bir fark yoktu. O gün “Şükürler olsun ki otelin önündeki vatandaşlarımızdan kimsenin burnu dahi kanamamıştır” diyen bir başbakanımız vardı; 2025 yılının Türkiye’sinde de Leman dergisinin çalışanlarını ters kelepçe ile gözaltına alan, utanç verici gözaltı işleminin kaydını gururla sosyal medya hesabından servis eden bir İçişleri Bakanımız… Geçmişte 33 insanın vahşice öldürüldüğü katliamı, tahrikle açıklayarak masumlaştıranlar olduğu gibi popülist tavırla İBDA-C’lilerin saldırganlığını meşrulaştıranlar adeta birbiriyle yarıştı.
Şeriat sloganları atan grubun açıklaması dikkat çekici bir ayrıntıya sahipti. Madımak Katliamı’na göndermede bulunulurken “32 yıl önce Madımak’ta mücadele ettiğimiz zihniyet ile bugün Leman denilen derginin zihniyeti tamamen aynıdır” deniliyordu.
Aslında önemli bir gerçeği ifade ettiler. O da 32 yılda hiçbir şeyin değişmediğini… Madımak’tan Leman’a giden bir yol olduğunu…
Bağnazlık olduğu gibi hatta eskiye nazaran daha da cesaret kazanmış vaziyette herkese parmak sallıyordu.
Her yurttaşına, eşit mesafede olması gereken devlet için de bir makbul vatandaş bulunduğunu, bir de düşmanlaştırdığı, azgın kalabalıkların onları boğazlamasına seyirci kaldığı “ötekileri” olduğunu gördük.
Yeterince dramatik değil mi? Adalet, eşitlik, demokrasi, insan hakları bakımından bir arpa boyu bile yol alamamışız; hatta gerilemişiz. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Madımak’tan, Leman’a</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde şiir ve türkü söylemek, semah dönmek üzere şehre gelen bir avuç insan, kuşatıldıkları otelin ateşe verilmesi suretiyle katledildi. Bu katliam, toplumsal hafızamızda çok derin izler bıraktı ve ne zaman bir binada kıstırılmış insanlar görsek hep “Madımak gibi” benzetmesini yapar olduk.</p>

<p>“Allahü Ekber”, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak” gibi sloganlar eşliğinde gerçekleştirilen Madımak katliamı, bizim hem siyasi hem de toplumsal tarihimizde çok sert bir kırılma yarattı. Bu yıl, katliamın 32. Yılı idi; başta Sivas olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında katledilenler anıldı; benzer bir katliamın yaşanmaması için topluma da devlete de yüzleşme çağrıları yapıldı.<br>
“Madımak gibi” benzetmesi son olarak mizah dergisi Leman’ın binasının bir grup radikal İslamcı tarafından kuşatıldığında yapıldı. Arada 32 yıllık bir zaman vardı ama sanki 1 Temmuz 2025 tarihinde Leman binası önünde şeriat sloganları atan grup, 1993 yılının 2 Temmuz’unda Madımak Oteli önündeki güruhtu.</p>

<p>1993 yılında Aziz Nesin’i bahane edenler, 2025 yılı İstanbul’unda bir karikatürde Hz. Muhammed’in tasvir edildiği iddiasıyla sokağa dökülenlerle aynıydı. Oysa Leman dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün, konuya ilişkin açıklamalarda bulunurken söz konusu karikatürün Hz. Muhammed'i tasvir etmediğini ısrarla belirtmekteydi. “Bu eserde İsrail’in Gazze’deki bombardımanlarında öldürülen bir Müslüman’ın adı Muhammed olarak kurgulandı. İslam dünyasında 200 milyondan fazla insanın adı Muhammed. Bu karikatürün Muhammed Peygamber ile alakası yok. Biz böyle bir riski asla almazdık!” dedi demesine ama söylediğinin anlamı yoktu.<br>
<br>
Çünkü, gerçeğin ne olduğunun önemi bulunmuyordu, din istismarcılığı, kışkırtıcılık bu topraklarda dinci-milliyetçi grupların öteki olarak gördükleri grupları katletme, sindirmeleri için hayli işlevsel bir yöntemdi. Nitekim, yine Allahü Ekber sloganları atıldı yine din istismarcılığı yapıldı, halkın duyguları tahrik edildi. Madımak önünde “yak ulan yak” diyenler bu kez “Ya onlar ölecek ya da biz öleceğiz” diye adeta lince çağrı çıkarttılar.<br>
<br>
Tahrik mekanı da hiç değişmemişti. Cami cemaati Leman dergisi binasının önünde toplanarak binaya saldırdı. Ertesi gün, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın, 1 Temmuz günü için ilan ettiği 24 saatlik eylem ve etkinlik yasağına rağmen, hilafet bayrakları taşıyan bir grup Taksim Camii önünde toplanarak basın açıklaması yaptı.<br>
<br>
Ellerinde hilafet ve tevhid bayrakları olduğu halde Taksim camisi önünde toplananları devletin kolluk kuvvetlerinin seyretmesi hiç yabancısı olduğumuz bir uygulama değildi. Sivas’ta da şeriat yanlısı, laiklik aleyhtarı sloganlar atarak kent merkezinde yürüyüş yapan saldırganlar 8 saat boyunca etkisiz hale getirilmemişti.<br>
<br>
Olayları yorumlama biçimimizde bile bir fark yoktu. O gün “Şükürler olsun ki otelin önündeki vatandaşlarımızdan kimsenin burnu dahi kanamamıştır” diyen bir başbakanımız vardı; 2025 yılının Türkiye’sinde de Leman dergisinin çalışanlarını ters kelepçe ile gözaltına alan, utanç verici gözaltı işleminin kaydını gururla sosyal medya hesabından servis eden bir İçişleri Bakanımız… Geçmişte 33 insanın vahşice öldürüldüğü katliamı, tahrikle açıklayarak masumlaştıranlar olduğu gibi popülist tavırla İBDA-C’lilerin saldırganlığını meşrulaştıranlar adeta birbiriyle yarıştı.<br>
Şeriat sloganları atan grubun açıklaması dikkat çekici bir ayrıntıya sahipti. Madımak Katliamı’na göndermede bulunulurken “32 yıl önce Madımak’ta mücadele ettiğimiz zihniyet ile bugün Leman denilen derginin zihniyeti tamamen aynıdır” deniliyordu.<br>
Aslında önemli bir gerçeği ifade ettiler. O da 32 yılda hiçbir şeyin değişmediğini… Madımak’tan Leman’a giden bir yol olduğunu…<br>
Bağnazlık olduğu gibi hatta eskiye nazaran daha da cesaret kazanmış vaziyette herkese parmak sallıyordu.<br>
Her yurttaşına, eşit mesafede olması gereken devlet için de bir makbul vatandaş bulunduğunu, bir de düşmanlaştırdığı, azgın kalabalıkların onları boğazlamasına seyirci kaldığı “ötekileri” olduğunu gördük.<br>
Yeterince dramatik değil mi? Adalet, eşitlik, demokrasi, insan hakları bakımından bir arpa boyu bile yol alamamışız; hatta gerilemişiz.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burhan Günel Dostun Anısına …(*)</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/burhan-gunel-dostun-anisina</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/burhan-gunel-dostun-anisina</guid>
<description><![CDATA[ Burhan Günel ‘Keşke Sivas olaylarını yaşamasaydık da bu romanı yazmak zorunda kalmasaydım” demişti. Ateş ve Kuğu adını taşıyan romanıyla 2005 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan Burhan Günel, 1993 yılında Sivas’ta, Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı konu ediyor bu kitabında. Bu romanında, ‘ insanın insanı yakma isteğine ve bu yolda giriştiği vahşi eyleme’ ışık tutuyor; öyküsüne ilkel toplumların kurban törenlerinden başlayıp, Sivas kıyımına kadar uzanıyor. “Sivas’ta yaşananlara bugün, yarın, on yıllar sonra da yeniden bakabilmek, bu derin kaygıyı kavrayabilmek için mutlaka okunmalı Ateş ve Kuğu.

Burhan Günel, bu romanıyla Sivas’taki aydınlanma şehitlerine tam anlamıyla bir ‘yanılsama’ çelengi sunuyor.” 1993 yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nin yakılmasını temel alan romanıyla 2005 Yunus Nadi Ödülü’ne layık görülen Günel, aslında ödülü kazanmaktan pek de mutlu değildi. “Keşke Sivas olaylarını yaşamasaydık. Keşke bu romanı yazmak zorunda kalmasaydım,” diyordu. Neden Sivas’ın romanını yazmak için 10 yıl beklediniz? dediğimde ise; içinden geçtiğim bu acı olaya soğukkanlılıkla yaklaşabilmek için diyerek yanıt vermişti. Yazacağım romanı gerçek bir roman düzeyine taşıyabilmek için. Yaşanan gerçekliğin geçmişle, ülkemizin geleceğiyle ilişkisini doğru saptayabilmek, doğru yorumlarda bulunabilmek için. Ancak, önceki yıllarda da yazmayı denediğim olmuştu. Yazmaya kalktıkça yüreğim ve bilincim kadar tenim de, ellerim de yanmıştı. Buna karşın yazmam gerektiğini düşündüğümden, daha fazla geciktirmedim. Oysa belleğimdeki, yüreğimdeki ve bilincimdeki yanıklar kapanmadı. Kapanacağı da yok.

Sizce ödülün ‘Ateş ve Kuğu’ romanına verilmesinde bir mesaj var mı? diye sorduğumda ‘‘ Böyle bir olayın öncelikle belgesel kitaplara konu olması doğal; romanlara, öykülere, sahne oyunlarına da. Ancak olay, belgesel dışında, hangi edebi ya da görsel formda aktarılacaksa, o formun gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi koşuldur. Bu roman benim bugüne kadar yazdığım romanların en yetkini, en gelişmişi, hatta benzersiz olanı. Dolayısıyla, öncelikle roman olarak değerlendirildiğini ve ödüllendirildiğini düşünüyorum. Özellikle dil yetkinliği açısından. Edebiyatın toplumsal konulara uzak tutulduğu ve dilin bozulduğu, kirletildiği bir dönemde, böyle bir konuyu yazma cesareti göstermiş olmam da, dil özenimle birlikte, değerlendirmeye ve ödüllendirmeye olumlu katkıda bulunmuş olabilir.’’demişti.

Romanda olayları anlatırken kurmacaya dayanmadan olayları ve insanları bire bir kullanıyorsunuz dediğimde ise ‘‘ Haklısınız, olayların akışını aktardığım bölümlerde, kurmacaya fazla yer vermedim. Çünkü, Sivas kıyımı bütün ülkenin yazılı basından, görsel basından ve belgesel yapıtlardan izlediği, bildiği, kendini biraz zorlayarak da olsa anımsayabileceği bir olaydı. Orada yitirdiğimiz insanların arasında ünlü yazarlar, şairler, ozanlar, müzikçiler vardı. Gençler ise, çocuklarımızdı. Çocuklar, yaşamımızdaki en unutulmaz gerçekliğimizdir bilirsiniz. Bu gerçekliği kurmacanın içinde gizlemek olanaksız göründü bana. Öyle yapsam, yazdıklarım inandırıcı olmazdı.

‘Ateş ve Kuğu’da yananlar için ‘kuğu’yu seçmenizin nedeni nedir? ‘‘Romanda simgeler de kullandım. İnsan yakanları zebani ve karabatak simgeleriyle anlattım. Yakılanların da kuğu ya da kelebek olması gerekiyordu; en azından romandaki dengeler açısından. Ama yaşanan gerçekliğe bakıldığında da; Sivas’ta yakılan çocukların, gençlerin, ozanların, sanatçıların birer kuğu olduğunu görmek mümkün. Onlar toplumumuzun alımlı, zarif kuğularıydı. Kuğu simgesi, benim şiirle donatılmış anlatımıma da uygun düşüyordu.’’

Yaşadıklarınızı anımsamak için mi sık sık geçmişe dönen bir kurguyu tercih ettiniz?‘‘ Hep geri dönüşlerle yaşıyorum. Sivas kıyımı gerçekliğini kendimle birlikte, yaşayarak da geleceğe taşıyorum. Ölünceye kadar böyle olacağını anladım artık.Tabii, bu olayı böyle sürekli, uzun bir ölüm biçiminde yaşamak beden sağlığımı,ruh sağlığımı ve ilişkilerimi olumsuz etkiliyor. Anımsamalarla yeniden yoğunlaşıp olayların içine daldığım kimi zamanlarda, Sivas gerçekliğinin yüreğimdeki ve bilincimdeki ağırlığıyla dayanılmaz birisi olup çıkıyorum. Romanı yazarken de benzeri gidiş gelişleri yaşamıştım; doğal olarak kurguya ve anlatıma etkilerde bulundu bu durum. İnsan, bildiğini, yaşadığını, düşlediğini, kısacası kendi süzgecinden geçirdiklerini yazabiliyor.’’

(*) 2012 yılında yitirdiğim güzel dost,iyi insan Burhan Günel anısına rahmet ve saygıyla… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Burhan, Günel, Dostun, Anısına, …</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Burhan Günel ‘Keşke Sivas olaylarını yaşamasaydık da bu romanı yazmak zorunda kalmasaydım” demişti. Ateş ve Kuğu adını taşıyan romanıyla 2005 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan Burhan Günel, 1993 yılında Sivas’ta, Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı konu ediyor bu kitabında. Bu romanında, ‘ insanın insanı yakma isteğine ve bu yolda giriştiği vahşi eyleme’ ışık tutuyor; öyküsüne ilkel toplumların kurban törenlerinden başlayıp, Sivas kıyımına kadar uzanıyor. “Sivas’ta yaşananlara bugün, yarın, on yıllar sonra da yeniden bakabilmek, bu derin kaygıyı kavrayabilmek için mutlaka okunmalı <strong>Ateş ve Kuğu.</strong></p>

<p>Burhan Günel, bu romanıyla Sivas’taki aydınlanma şehitlerine tam anlamıyla bir ‘yanılsama’ çelengi sunuyor.” 1993 yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nin yakılmasını temel alan romanıyla 2005 Yunus Nadi Ödülü’ne layık görülen Günel, aslında ödülü kazanmaktan pek de mutlu değildi. “Keşke Sivas olaylarını yaşamasaydık. Keşke bu romanı yazmak zorunda kalmasaydım,” diyordu. Neden Sivas’ın romanını yazmak için 10 yıl beklediniz? dediğimde ise; içinden geçtiğim bu acı olaya soğukkanlılıkla yaklaşabilmek için diyerek yanıt vermişti. Yazacağım romanı gerçek bir roman düzeyine taşıyabilmek için. Yaşanan gerçekliğin geçmişle, ülkemizin geleceğiyle ilişkisini doğru saptayabilmek, doğru yorumlarda bulunabilmek için. Ancak, önceki yıllarda da yazmayı denediğim olmuştu. Yazmaya kalktıkça yüreğim ve bilincim kadar tenim de, ellerim de yanmıştı. Buna karşın yazmam gerektiğini düşündüğümden, daha fazla geciktirmedim. Oysa belleğimdeki, yüreğimdeki ve bilincimdeki yanıklar kapanmadı. Kapanacağı da yok.</p>

<p>Sizce ödülün ‘<strong>Ateş ve Kuğu’</strong> romanına verilmesinde bir mesaj var mı? diye sorduğumda ‘‘ Böyle bir olayın öncelikle belgesel kitaplara konu olması doğal; romanlara, öykülere, sahne oyunlarına da. Ancak olay, belgesel dışında, hangi edebi ya da görsel formda aktarılacaksa, o formun gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi koşuldur. Bu roman benim bugüne kadar yazdığım romanların en yetkini, en gelişmişi, hatta benzersiz olanı. Dolayısıyla, öncelikle roman olarak değerlendirildiğini ve ödüllendirildiğini düşünüyorum. Özellikle dil yetkinliği açısından. Edebiyatın toplumsal konulara uzak tutulduğu ve dilin bozulduğu, kirletildiği bir dönemde, böyle bir konuyu yazma cesareti göstermiş olmam da, dil özenimle birlikte, değerlendirmeye ve ödüllendirmeye olumlu katkıda bulunmuş olabilir.’’demişti.</p>

<p>Romanda olayları anlatırken kurmacaya dayanmadan olayları ve insanları bire bir kullanıyorsunuz dediğimde ise ‘‘ Haklısınız, olayların akışını aktardığım bölümlerde, kurmacaya fazla yer vermedim. Çünkü, Sivas kıyımı bütün ülkenin yazılı basından, görsel basından ve belgesel yapıtlardan izlediği, bildiği, kendini biraz zorlayarak da olsa anımsayabileceği bir olaydı. Orada yitirdiğimiz insanların arasında ünlü yazarlar, şairler, ozanlar, müzikçiler vardı. Gençler ise, çocuklarımızdı. Çocuklar, yaşamımızdaki en unutulmaz gerçekliğimizdir bilirsiniz. Bu gerçekliği kurmacanın içinde gizlemek olanaksız göründü bana. Öyle yapsam, yazdıklarım inandırıcı olmazdı.</p>

<p>‘<strong>Ateş ve Kuğu</strong>’da yananlar için ‘kuğu’yu seçmenizin nedeni nedir? ‘‘Romanda simgeler de kullandım. İnsan yakanları zebani ve karabatak simgeleriyle anlattım. Yakılanların da kuğu ya da kelebek olması gerekiyordu; en azından romandaki dengeler açısından. Ama yaşanan gerçekliğe bakıldığında da; Sivas’ta yakılan çocukların, gençlerin, ozanların, sanatçıların birer kuğu olduğunu görmek mümkün. Onlar toplumumuzun alımlı, zarif kuğularıydı. Kuğu simgesi, benim şiirle donatılmış anlatımıma da uygun düşüyordu.’’</p>

<p>Yaşadıklarınızı anımsamak için mi sık sık geçmişe dönen bir kurguyu tercih ettiniz?‘‘ Hep geri dönüşlerle yaşıyorum. Sivas kıyımı gerçekliğini kendimle birlikte, yaşayarak da geleceğe taşıyorum. Ölünceye kadar böyle olacağını anladım artık.Tabii, bu olayı böyle sürekli, uzun bir ölüm biçiminde yaşamak beden sağlığımı,ruh sağlığımı ve ilişkilerimi olumsuz etkiliyor. Anımsamalarla yeniden yoğunlaşıp olayların içine daldığım kimi zamanlarda, Sivas gerçekliğinin yüreğimdeki ve bilincimdeki ağırlığıyla dayanılmaz birisi olup çıkıyorum. Romanı yazarken de benzeri gidiş gelişleri yaşamıştım; doğal olarak kurguya ve anlatıma etkilerde bulundu bu durum. İnsan, bildiğini, yaşadığını, düşlediğini, kısacası kendi süzgecinden geçirdiklerini yazabiliyor.’’</p>

<p>(*) 2012 yılında yitirdiğim güzel dost,iyi insan Burhan Günel anısına rahmet ve saygıyla…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarih olan meslekler</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/tarih-olan-meslekler</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/tarih-olan-meslekler</guid>
<description><![CDATA[ Sokak satıcılarının alışılmış bağırışları duyulmaz oldu.

Nerede o ‘’macuncu’’ diye bağıranlar.

Elma şekeri ve pamuk helva satanlar da yok oldu birden…

Marifetli tavşanın ‘’kadere-kısmete dair’’ falı da öyle…

Görene, rastlayana aşk olsun…

Yalnız sokak satıcıları mı?

Değil elbet.

Tarih boyunca pek çok meslek, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle birlikte unutuldu ya da neredeyse tamamen yok oldu.

Hatırlayalım bakalım, hangi meslekler tarih olmuş, hangileri tarih olma yolunda.

- Kalaycı:

Bakır kapların iç yüzeyini kalayla kaplayarak paslanmalarını ve zehirli hale gelmelerini önlerdi.

Saka (Su Taşıyıcısı):

Musluk ve su tesisatı olmayan dönemlerde evlere su taşırdı.

Kandilci:

Sokakları ya da camileri kandillerle aydınlatır, kandilleri temizler ve yağla doldururdu.

-Nalıncı:



Hamamda giyilen ahşap terlikleri (nalın) yapardı.

-Araba Yapımcısı / Kağnıcı:

At arabaları veya kağnı arabaları yapar ve tamir ederdi.

-Yorgancı:

Pamuk veya yün dolgulu el yapımı yorganlar üretirdi.

-Boncukçu / Tesbihçi (El yapımı):

Taş veya camdan el emeğiyle boncuklar ve tespihler üretirdi.

-Semerci:

Eşek veya katır gibi yük hayvanları için semer yapardı.

-Demirci:

Tarım aletleri, nal, kapı menteşesi gibi her türlü metal eşya üretirdi.

Bugün revaçta olan pek çok meslek de yarınlarda tarih olacak.

Teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimleri değiştikçe pek çok meslek anılarda kalacak.

Baksanıza, ‘’bakkal amca’’ bile unutuldu neredeyse.

Hızlı gelişim, hızlı değişimi de peşinden getiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Tarih, olan, meslekler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{102}" paraid="1649760441">Sokak satıcılarının alışılmış bağırışları duyulmaz oldu.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{120}" paraid="1864801179">Nerede o ‘’macuncu’’ diye bağıranlar.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{126}" paraid="89056153">Elma şekeri ve pamuk helva satanlar da yok oldu birden…</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{134}" paraid="570009514">Marifetli tavşanın ‘’kadere-kısmete dair’’ falı da öyle…</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{156}" paraid="1184639225">Görene, rastlayana aşk olsun…</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{162}" paraid="1939272897">Yalnız sokak satıcıları mı?</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{168}" paraid="326589281">Değil elbet.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{174}" paraid="1709196603">Tarih boyunca pek çok meslek, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle birlikte unutuldu ya da neredeyse tamamen yok oldu.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{188}" paraid="996199142">Hatırlayalım bakalım, hangi meslekler tarih olmuş, hangileri tarih olma yolunda.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{194}" paraid="1452607357">- Kalaycı:</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{204}" paraid="752513499">Bakır kapların iç yüzeyini kalayla kaplayarak paslanmalarını ve zehirli hale gelmelerini önlerdi.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{210}" paraid="1413618807">Saka (Su Taşıyıcısı):</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{218}" paraid="868650420">Musluk ve su tesisatı olmayan dönemlerde evlere su taşırdı.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{230}" paraid="83967515">Kandilci:</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{238}" paraid="198998497">Sokakları ya da camileri kandillerle aydınlatır, kandilleri temizler ve yağla doldururdu.</p>

<p paraeid="{ae2a47d6-c0dc-4fee-bff2-bddaca87879f}{248}" paraid="1376412413">-Nalıncı:</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{3}" paraid="171397149"></p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{7}" paraid="1155577305">Hamamda giyilen ahşap terlikleri (nalın) yapardı.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{15}" paraid="982897865">-Araba Yapımcısı / Kağnıcı:</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{25}" paraid="1171271072">At arabaları veya kağnı arabaları yapar ve tamir ederdi.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{31}" paraid="1434986154">-Yorgancı:</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{41}" paraid="92030804">Pamuk veya yün dolgulu el yapımı yorganlar üretirdi.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{47}" paraid="1148128605">-Boncukçu / Tesbihçi (El yapımı):</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{61}" paraid="2124501404">Taş veya camdan el emeğiyle boncuklar ve tespihler üretirdi.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{71}" paraid="1851173195">-Semerci:</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{81}" paraid="747236817">Eşek veya katır gibi yük hayvanları için semer yapardı.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{89}" paraid="1933428396">-Demirci:</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{101}" paraid="2031101123">Tarım aletleri, nal, kapı menteşesi gibi her türlü metal eşya üretirdi.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{109}" paraid="2091087536">Bugün revaçta olan pek çok meslek de yarınlarda tarih olacak.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{115}" paraid="108110837">Teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimleri değiştikçe pek çok meslek anılarda kalacak.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{121}" paraid="1950177741">Baksanıza, ‘’bakkal amca’’ bile unutuldu neredeyse.</p>

<p paraeid="{1ca7a325-2be8-46cc-84c8-9e9d0b7a029f}{127}" paraid="625671623">Hızlı gelişim, hızlı değişimi de peşinden getiriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump, Güney Kore ve Japonya mallarına yüzde 25 tarife uygulanacağını duyurdu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-guney-kore-ve-japonya-mallarina-yuzde-25-tarife-uygulanacagini-duyurdu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-guney-kore-ve-japonya-mallarina-yuzde-25-tarife-uygulanacagini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Japonya ile Güney Kore&#039;ye gönderdiği &quot;tarife mektuplarında&quot; bu ülkelerden 1 Ağustos&#039;tan itibaren ABD&#039;ye gönderilen tüm ürünlere, sektörel tarifelerden ayrı olarak yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-8fceb044bd17c1b299d57c076235af4b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump, Güney, Kore, Japonya, mallarına, yüzde, tarife, uygulanacağını, duyurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Truth Social sosyal medya hesabından, Güney Kore ile Japonya'ya yönelik tarife mektuplarını paylaştı.</p>

<p>Mektuplarda Trump, ABD'nin önemli miktarlarda ticaret açığı vermesine rağmen söz konusu ülkelerle çalışmaya devam edeceğini ancak bunun, yalnızca daha dengeli ve adil bir ticaret temelinde mümkün olacağını belirtti.</p>

<p>Trump, "Bu nedenle sizi, dünyanın açık ara bir numaralı pazarı olan ABD'nin olağanüstü ekonomisine katılmaya davet ediyoruz." ifadesini kullanarak, Japonya ve Güney Kore ile ticari ilişkilerin karşılıklı olmaktan uzak olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>"ABD'de üretim yapılırsa tarife uygulanmayacak"</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Trump, 1 Ağustos'tan itibaren, Japonya ve Güney Kore'den ABD'ye gönderilen tüm ürünlere, sektörel tarifelerden ayrı olarak yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını belirtti. Trump, yüksek oranlardan kaçınmak için başka ülkeler üzerinden aktarılan malların daha yüksek tarifelerle karşılaşacağını kaydetti.</p>

<p>Trump, "Lütfen yüzde 25'lik oranın ülkenizle aramızdaki ticaret açığı eşitsizliğini ortadan kaldırmak için gerekenden çok daha az olduğunu anlayın." ifadesini kullandı.</p>

<p>Japonya veya Güney Kore'den şirketlerin ABD'de üretim yapmaları durumunda herhangi bir gümrük vergisi uygulanmayacağına işaret eden Trump, buna yönelik onay süreçlerini de hızlandıracaklarını belirtti.</p>

<h3><strong>"Belki mektupta bir düzeltme yapmayı düşünebiliriz"</strong></h3>

<p>Trump, "Herhangi bir nedenle gümrük vergilerinizi artırma kararı alırsanız, artırmayı seçtiğiniz oran ne olursa olsun, bu oran bizim uyguladığımız yüzde 25'lik tarifelere eklenecek. Bu gümrük vergilerinin, ABD'ye karşı sürdürülemez ticaret açıklarına neden olan tarife ve tarife dışı politikalar ve ticaret engellerini düzeltmek için gerekli olduğunu anlayın. Bu açık, ekonomimiz ve hatta ulusal güvenliğimiz için büyük bir tehdit." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Gelecek yıllar boyunca bu ülkelerle ticaret ortağı olarak çalışmayı dört gözle bekledikleri değerlendirmesinde bulunan Trump, şöyle devam etti:</p>

<p>"Şimdiye kadar kapalı olan ticaret pazarlarınızı ABD'ye açmak, tarife ve tarife dışı politikalarınız ile ticaret engellerinizi ortadan kaldırmak isterseniz, belki bu mektupta bir düzeltme yapmayı düşünebiliriz. Bu tarifeler, ülkenizle olan ilişkilerimize bağlı olarak yukarı ya da aşağı doğru değiştirilebilir. ABD sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB ile ABD ticaret anlaşması yapmayı hedefliyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-ile-abd-ticaret-anlasmasi-yapmayi-hedefliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-ile-abd-ticaret-anlasmasi-yapmayi-hedefliyor</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB), ABD ile 9 Temmuz&#039;a kadar ticaret anlaşması yapılmasının hedeflendiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-3d2a301126eefbf5f207ea6d96decdfa.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ile, ABD, ticaret, anlaşması, yapmayı, hedefliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu sözcülerinden Stefan De Keersmaecker, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, AB ve ABD arasında tarifeler konusunda devam eden müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>De Keersmaecker, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve ABD Başkanı Donald Trump'ın dün telefonda olumlu bir görüşme yaptıklarını ve fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.</p>

<p>AB Komisyonu sözcülerinden Olof Gill ise "Anlaşma için çalışmaya devam ediyoruz. Bu anlamda AB ile ABD arasındaki siyasi ve teknik düzeyde temaslar sürüyor." dedi.</p>

<p>Görüşmelerin iyi ilerlediğine işaret eden Gill, ABD ile görüşmelerde son durumu üye ülkelerle de paylaştıklarını anlattı.</p>

<p>Gill, AB'nin hedefinin 9 Temmuz'a kadar bir anlaşma yapmak olduğunu ve bu yönde yoğun biçimde çalıştıklarını vurguladı.</p>

<p>ABD Başkanı Trump, göreve gelmesinin ardından AB ülkelerinden çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 50, otomotiv sektörüne yüzde 25 ve diğer ürünlere de yüzde 10 gümrük vergisi tarifesi uygulamaya koydu.</p>

<p>Trump, AB ile ticaret anlaşması görüşmelerinin hiçbir yere varmadığını belirterek, AB'ye doğrudan yüzde 50'lik tarife uygulanmasını önermiş, AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, söz konusu açıklamaları sonrası Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.</p>

<p>Görüşmenin ardından ABD tarafı, AB'ye doğrudan yüzde 50 tarife uygulanmasına yönelik kararı müzakerelere zaman vermek için 9 Temmuz'a ertelemişti.</p>

<p>AB üyesi ülkeleri ticari konularda AB Komisyonu temsil ediyor. Bu aşamada AB Komisyonu ile ABD yetkilileri, tarifeler konusunda anlaşma müzakereleri yürütüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB Komisyonu, Hamas&amp;apos;ın Gazze&amp;apos;de insani yardımlara el koyduğuna dair bilginin olmadığını belirtti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-hamasin-gazzede-insani-yardimlara-el-koyduguna-dair-bilginin-olmadigini-belirtti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-komisyonu-hamasin-gazzede-insani-yardimlara-el-koyduguna-dair-bilginin-olmadigini-belirtti</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#039;nun kriz hazırlığından sorumlu sözcüsü Eva Hrncirova, İsrail&#039;in iddialarının aksine Gazze&#039;ye giden insani yardıma Hamas tarafından el konulduğuna dair bilgi bulunmadığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-775f31a9e897c6d30effdbb21f79d49c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Komisyonu, Hamasın, Gazzede, insani, yardımlara, koyduğuna, dair, bilginin, olmadığını, belirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hrncirova, Brüksel'deki günlük basın toplantısında, Gazze'ye giden insani yardım konusunda soruları yanıtladı.</p>

<p>Gazze'ye gönderilen insani yardıma Hamas tarafından el konulduğuna dair bir bilginin olmadığını ifade eden Hrncirova, bölgedeki durumun "felaket" ve "çok karmaşık" olduğunu belirtti.</p>

<p>Hrncirova, AB'nin insani yardım ortaklarının Gazze'ye erişimini sağlaması için İsrail'e çağrı yaparak, "Yürürlükte olan bir sistemimiz, Gazze'ye nasıl yardım ulaştıracağımıza dair bir altyapımız var ve bu sistem Gazze'de açlıktan ölmek üzere olan insanlara yardım etmek için derhal kullanılmalı." diye konuştu.</p>

<p>İnsani yardımın "özelleştirilmemesi, siyasallaştırılmaması ve çatışmanın aracı haline" gelmemesi gerektiğini kaydeden Hrncirova, bu nedenle ABD-İsrail güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı"yla çalışmadıklarını söyledi.</p>

<p>İsrail, Gazze'ye gönderilen uluslararası insani yardımın Hamas tarafından kontrol edildiğini iddia ediyor. Sahadan gelen video görüntüleri, yardımların Filistinli aileler ve aşiretlerin öncülüğünde ulaştırıldığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>"Ölüm tuzakları"</strong></h3>

<p>İsrail, 27 Mayıs'tan bu yana Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası yardım kuruluşlarının denetimi dışında, ABD-İsrail güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı"nı devreye sokarak sözde yardım dağıtımı gerçekleştiriyor.</p>

<p>Ancak bu yapı, BM tarafından tanınmıyor ve Filistinli gruplarca reddediliyor. Hamas, bu sistemi "ölüm tuzakları" olarak nitelendiriyor.</p>

<p>İsrail, 2 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi'ne giriş sağlayan tüm kara sınır kapılarını kapalı tutuyor. Yardım taşıyan yüzlerce tırın Gazze'ye geçişi engellenirken, yalnızca sınırlı sayıda aracın Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan geçişine izin veriliyor.</p>

<p>Oysa Gazze'nin günlük en az 500 yardım tırına ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de, yoğun bombardıman, aç bırakma, zorla yerinden etme ve altyapının yıkımı sonucu büyük bir insani felaket yaşanıyor.</p>

<p>Uluslararası kamuoyunun ve Uluslararası Adalet Divanı'nın ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in soykırımı aralıksız sürüyor.</p>

<p>27 Mayıs'tan bu yana "Gazze İnsani Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerinde Filistinlilerin hedef alındığı sistematik saldırılar sonucu ölenlerin sayısı 751’e, yaralıların sayısı da 4 bin 931’e çıktı.</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, kendisini eleştiren ABD&amp;apos;li eski talk showcuyu vatandaşlıktan çıkarmayı düşündüğünü belirtti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-kendisini-elestiren-abdli-eski-talk-showcuyu-vatandasliktan-cikarmayi-dusundugunu-belirtti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-kendisini-elestiren-abdli-eski-talk-showcuyu-vatandasliktan-cikarmayi-dusundugunu-belirtti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, kendisini eleştiren Amerikalı eski talk showcu Rosie O&#039;Donnell&#039;ı ABD vatandaşlığından çıkarmayı düşündüğünü ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-729d81e21e13ad4cb8e765187ca7b747.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, kendisini, eleştiren, ABDli, eski, talk, showcuyu, vatandaşlıktan, çıkarmayı, düşündüğünü, belirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, kendisine tepki olarak İrlanda'ya taşınan O'Donnell'ı "insanlık için bir tehdit" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Trump, O'Donnell için "Büyük ülkemizin çıkarlarına uygun olmaması nedeniyle vatandaşlığını elinden almayı ciddi olarak düşünüyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p>Trump, eğer İrlanda isterse O'Donnell'ın orada kalmaya devam edebileceğini belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı Trump daha siyasete atılmadan aralarındaki husumetin basına yansıdığı bilinen O'Donnell, Trump bu yıl yeniden göreve geldikten sonra ailesiyle İrlanda'ya taşınmış ve bir TikTok videosunda "ABD'de tüm vatandaşların eşit haklara sahip olması güvence altına alındığında, geri dönmeyi düşüneceğiz." demişti.</p>

<p>O'Donnell, sosyal medya platformlarından Trump'ı eleştirmeyi sürdürmüş, Texas'ta 4 Temmuz'da meydana gelen ölümcül sel felaketine işaret ederek, Trump'ın "korkunç kararlarıyla" "bu ülkeyi tehlikeye attığını" savunmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pentagon, Lübnan ve Norveç&amp;apos;e askeri ekipman satışını onayladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pentagon-lubnan-ve-norvece-askeri-ekipman-satisini-onayladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pentagon-lubnan-ve-norvece-askeri-ekipman-satisini-onayladi</guid>
<description><![CDATA[ Pentagon, Lübnan’a &#039;A-29 Super Tucano&#039; uçağı ve ilgili ekipmanların, Norveç’e ise muhtemel &#039;HH-60W&#039; helikopterleri ile ekipmanlarının satışını onayladığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/p-e-n-t-a-g-o-n-l-u-b-n-a-n-v-e-n-o-r-v-e-c-e-a-s-k-e-r-i-e-k-i-p-812093-240473.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pentagon, Lübnan, Norveçe, askeri, ekipman, satışını, onayladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'a yapılacak muhtemel uçak satışının yaklaşık 100 milyon dolar değerinde olduğu kaydedildi. Açıklamada, ‘A-29 Super Tucano’ uçağı ve ilgili ekipmanların Lübnan hükümetine olası yabancı askeri satışını onaylayan kararın ardından, ajansın Kongre’ye gerekli sertifikayı teslim ettiği aktarıldı. Satışın ana yüklenicisinin Nevada'daki 'Sierra Nevada Corporation' teknoloji şirketi olacağı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, Norveç'e 'HH-60W' helikopterleri ve ekipmanlarının olası satışının onayladığını da belirtildi. Satışın ana yüklenicisinin ise Connecticut'daki 'Sikorsky Aircraft Corporation' uçak üreticisi olacağı ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;daki Çuvaş Türklerinin ana yurdu: Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusyadaki-cuvas-turklerinin-ana-yurdu-cuvasistan-ozerk-cumhuriyeti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusyadaki-cuvas-turklerinin-ana-yurdu-cuvasistan-ozerk-cumhuriyeti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya’daki ana vatanı olan Çuvaşistan Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk kökenli Çuvaş halkı, yüzlerce yıla dayanan dilini, kültürünü ve geleneklerini korumaya çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-3577b054b061917919c2b9d553f9a38d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadaki, Çuvaş, Türklerinin, ana, yurdu:, Çuvaşistan, Özerk, Cumhuriyeti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'nın federal bölgelerinden biri olan Çuvaşistan Cumhuriyeti; batıda Nijniy Novgorod, doğuda Tataristan Cumhuriyeti, kuzeyde Mari El Cumhuriyeti, güneyde ise Ulyanovsk bölgesiyle çevrili.</p>

<p>İdil (Volga) Nehri kıyısında yer alan, 18 bin 300 kilometrekare yüzölçümüne sahip Çuvaşistan’ın nüfusu 1 milyon 160 bin olarak kayda geçti.</p>

<p>Çeşitli etnik grupların yaşadığı bölgede nüfusun yüzde 68’ini Çuvaşlar, yüzde 27’sini Ruslar, yüzde 3’ünü Tatarlar ve yüzde 1’ini Mordvinler oluşturuyor.</p>

<p>Rusya’daki Tataristan ve Başkurdistan özerk cumhuriyetleri başta olmak üzere, farklı bölgelerde de yaşayan Çuvaşların dünya genelindeki sayısı yaklaşık 2 milyon olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540607.jpg"></p>

<h3>Çuvaş Türkleri</h3>

<p>İdil Ön Bulgarlarının soyundan gelen Çuvaşlar; Hunlar, Hazarlar, Peçenekler ve Bulgarlar gibi diğer Türk topluluklarıyla birlikte 6. yüzyılda Orta Asya’dan Avrupa’ya göç ederek bugün Çuvaşistan olarak bilinen bölgeye yerleşti.</p>

<p>Geleneksel inançları Tengricilik olan Çuvaşlar, Rus Çarlığı döneminde, 18. yüzyıldan itibaren Hristiyanlaşmaya başladı. Bugün Hristiyan Türk halkı olarak kabul edilen Çuvaşlar arasında İslamiyet'i benimseyenler de bulunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540612.jpg"></p>

<p>Türk dillerinin Ogur grubuna ait olan Çuvaşça, belirgin yapısal özellikleriyle dikkati çekiyor ve bu gruptan bugünlere ulaşan tek dil olarak kabul ediliyor. 1920’de kurulan Çuvaşistan Cumhuriyeti’nin resmi dilleri Çuvaşça ve Rusça olarak sıralanıyor.</p>

<p>Çuvaş halkının geleneksel mutfak kültüründe önemli yere sahip kıymalı kapalı börek "Huplu", dana ve kuzu etinden yapılan "Şartan" ve "Tultarmaş" sucukları ile mantı tarzı yemekler bayram günlerinde sofraları süslüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540618.jpg"></p>

<h3>Çuvaşistan'ın 5 asırlık başkenti Çeboksarı</h3>

<p>Çuvaşistan’ın başkenti, Rusçada Çeboksarı, Çuvaş Türkçesinde ise Şupaşkar olarak adlandırılıyor. Bu sözcüğün "Su kenarındaki şehir" anlamına geldiği düşünülürken bir diğer görüşe göre adı, ordu komutanı anlamındaki "Subaşı" kelimesinden türemiş bulunuyor, bazı kaynaklarda ise şehir Çubuksaray olarak geçiyor.</p>

<p>İdil Nehri'nin kıyısında 1469 yılında kurulan Çeboksarı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkati çekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540620.jpg"></p>

<p>Çok sayıda tarih ve kültür etkinliğine ev sahipliği yapan şehrin merkezindeki Kızıl Meydan, müzeler, heykeller ve eğlence mekanlarına açılıyor.</p>

<p>Çuvaşistan’ın sembollerinden biri olan, 46 metre yüksekliğindeki "Koruyan Ana" heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekerken şehir merkezinde yer alan ve güneşi simgeleyen "Taganayit" taşının mutluluk, şans ve aşk getirdiğine inanılıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540621.jpg"></p>

<h3>Çuvaşların tarihini yansıtan müzeler</h3>

<p>Çeboksarı'da 1921'de açılan Çuvaş Ulusal Müzesi, Çuvaş Türklerinin yüzlerce yıllık tarih ve kültürüne ışık tutuyor.</p>

<p>"Çuvaşistan'ın Kadim Sakinleri", "9-20. Yüzyıllarda Çuvaş Halkı ve Bölgesinin Tarihi", "20. Yüzyılda Çuvaşistan" ve "Doğa ve İnsan" bölümlerinden oluşan müzede, 40 binden fazla ürün sergileniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540634.jpg"></p>

<p>Çuvaş halkına ait malzemeler, elbiseler, yazılı taş kalıntıları, eserler ile belgelerin yer aldığı müze, ziyaretçileri adeta tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.</p>

<p>Yine Kızıl Meydan'da bulunan başka bir müzede ise Rusya'nın elle işlenen haritası bulunuyor. 3,2 ile 6,7 metre boyutunda ve yaklaşık 50 kilogram ağırlığındaki harita, ülkenin her bölgesine has dikiş tekniklerini, malzemeleri ve sembolleri içeriyor. Çeşitli yerlerden 350'den fazla nakış ve tasarım uzmanlarının çalıştığı harita, Rusya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini yansıtıyor.</p>

<h3>Yasna Köşkü</h3>

<p>Çeboksarı bölgesindeki Kşauşi köyünde bulunan ve Çuvaşların kültür ve geleneklerinin bugüne aktarılmasına vesile olan Yasna Köşkü, yılın her döneminde tarih ve kültür tutkunlarının uğrak yeri oluyor.</p>

<p>İsmini Çuvaşçadaki "Yankar Uçe" kelimelerinde alan ve aydın yer anlamına gelen Yasna'da, Çuvaşların eski zamanlardaki gündelik hayatını anlatan evler, malzemeler, efsanelerindeki kahramanların ağaç heykelleri yer alıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540615.jpg"></p>

<p>Buradaki "Kiremet" isimli meşe ağacı da Çuvaşların güç aldığı yer olarak kabul ediliyor, onların doğayla ilişkisini ve "kutsal korularda" ritüellerini yansıtıyor.</p>

<p>Açık hava müzesi niteliğindeki köşkü ziyaret edenlere, Çuvaş müziğinden eserler icra ediliyor, geleneksel mutfağından lezzetler ikram ediliyor.</p>

<h3>Rusya'nın ilk ve tek Traktör Müzesi</h3>

<p>Çeboksarı'da 2011'de açılan Traktör Tarihi Bilimsel ve Teknik Müzesi, Rusya'da ilk ve tek olma özelliği taşıyor.</p>

<p>Müzede, çeşitli dönemlerde üretilen Rus ve yabancı markalardan yaklaşık 60 traktör sergileniyor. Traktörlerin birçoğu çalışır vaziyette. Buraya gelen ziyaretçiler, traktörleri inceleme ve makinelerin geçmişi hakkında bilgi sahibi olma fırsatını yakalıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540633.jpg"></p>

<p>Eski Sovyetler Birliği'nde üretilen traktör modellerinin sergilendiği müzede, 20. yüzyılın başında ABD'de üretilen "Fordson", "John Deere" ve "McCormick" gibi traktörlerin de yer alması dikkati çekiyor.</p>

<p>Müzenin müdürü Albert Sergeyev, gazetecilere yaptığı açıklamada, müzenin, traktör sanayisinin tarihini yansıttığını belirterek "Müze açıldığında az sayıda traktör vardı. Ancak bugün 62 traktör burada bulunuyor." dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540630.jpg"></p>

<p>Müzede, Rusya'nın yanı sıra ABD, Çin ve Kazakistan'da üretilmiş eski traktörlerin sergilendiğini belirten Sergeyev, koleksiyondaki en eski traktörün, 1924 yapımı Amerikan "John Deere" olduğunu kaydetti.</p>

<h3>Çuvaşistan'ın ekonomisi ve Türkiye ile ilişkileri</h3>

<p>Bu yıl 105. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Çuvaşistan Cumhuriyeti’nin ekonomisinde sanayi, tarım ve hizmet sektörleri öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540625.jpg"></p>

<p>Çeboksarı Elektrik Ekipmanları Fabrikası, trafo, elektrik dağıtım ve röle koruma gibi sistemler ve ekipmanlar üretiyor. Hem Rusya’ya hem de yurt dışına ihracat yapan fabrika, Türkiye’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) başta olmak üzere, çeşitli santrallere elektrik ekipmanları gönderiyor.</p>

<p>Çeboksarı’da bulunan bir diğer fabrika olan "ABAT" ise toplu yemek sektöründeki işletmeler için farklı türlerde fırın, yıkama makinesi ve soğutucu gibi endüstriyel sistemler üretiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/userFiles/a54ea27f-6036-4f79-88c6-6bc9ba19a35d/07%2F11%2F06%2FAA-38540628.jpg"></p>

<p>Çuvaşistan'daki Şerbetçiotu Üretim Merkezi de çeşitli türdeki şerbetçiotu geliştirme yönündeki faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Alçıtaşı, anhidrit ve dolomit gibi doğal kaynaklara sahip olan Çuvaşistan, aynı zamanda Rusya’nın önde gelen sağlık kuruluşlarından biri olan Federal Travmatoloji, Ortopedi ve Endoprotez Merkezi’ne de ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Rusya'nın diğer bölgeleri ve yabancı ülkelerle aktif işbirliği yürüten Çuvaşistan'ın dış ticaret ortakları arasında Türkiye, yedinci sırada yer alıyor.</p>

<p>Çuvaşistan Cumhuriyeti’nin Türkiye ile dış ticaret hacmi, 2024 yılında yaklaşık 13 milyon dolar; bu yılın ilk üç ayında ise 2 milyon 300 bin dolar olarak gerçekleşti. Çuvaşistan, Türkiye’ye başta inorganik ve organik kimyasal ürünler olmak üzere nükleer reaktör ekipmanları, ağaç ve orman ürünleri ile cam ürünleri ihraç ediyor.</p>

<p>Kültürel ve sosyal alanlarda da Türkiye ile ilişkilerini sürdüren Çuvaşistan’ın başkenti Çeboksarı ile Antalya, kardeş şehir statüsüne sahip.</p>

<h3>"Türkiye ile ilişkilere değer veriyoruz"</h3>

<p>Rusya’ya bağlı Çuvaşistan Cumhuriyeti Başkanı Oleg Nikolayev, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgenin gelişimi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Çuvaşistan ile Türkiye arasındaki ilişkileri değerlendiren Nikolayev, kültür, eğitim ve insani alanlarda işbirliğini sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p>Nikolayev, ekonomi alanındaki ilişkilerin 2022’den itibaren yoğunlaştığını ifade ederek "Türkiye ile ihracat ve ithalat açısından dengeli bir etkileşim içindeyiz. Çuvaş ve Türk iş insanları, karşılıklı saygı ve çıkar temelinde çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye ile ilişkilere büyük değer veriyoruz." diye konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Genel Sekreteri Guterres, Srebrenitsa&amp;apos;nın yıl dönümünde &amp;quot;artan nefret söylemlerine&amp;quot; karşı uyardı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-srebrenitsanin-yil-doenumunde-artan-nefret-soeylemlerine-karsi-uyardi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-srebrenitsanin-yil-doenumunde-artan-nefret-soeylemlerine-karsi-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 11 Temmuz 1995&#039;te yaşanan Srebrenitsa Soykırımı&#039;nın 30. yıl dönümünde artan nefret söylemi, inkar ve ayrışma karşısında küresel düzeyde dikkatli ve kararlı olunması çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-71a43597a408297374cadc3b9c8eab0f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Genel, Sekreteri, Guterres, Srebrenitsanın, yıl, dönümünde, artan, nefret, söylemlerine, karşı, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Guterres, Srebrenitsa Soykırımı'nın 30. yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı paylaştı.</p>

<p>"Srebrenitsa’da işlenen soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa topraklarında yaşanan en büyük vahşettir." ifadelerini kullanan Guterres, Temmuz 1995’te 8 binden fazla Boşnak'ın sistematik şekilde katledildiğini, binlerce kadın, çocuk ve yaşlının zorla yerinden edildiğini hatırlattı.</p>

<p>Guterres, mesajında, "Bugün, yalnızca bir anma günü değildir, aynı zamanda dikkatli olma ve harekete geçme günüdür." ifadesiyle artan nefret söylemi, inkar ve ayrışma karşısında uluslararası toplumun dikkatli ve kararlı olması, hakikat ve adaletten taviz vermemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Erken uyarı işaretlerinin zamanında tespit edilmesi ve şiddet başlamadan müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, "Uluslararası hukuka saygı göstermeli, insan haklarını savunmalı, herkesin onurunu korumalı, barış ve uzlaşıya yatırım yapmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>1000'DEN FAZLA SOYKIRIM KURBANINA ULAŞILAMADI</strong></p>

<p>Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edilmesinin ardından BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, daha sonra Sırplara teslim edildi.</p>

<p>Kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak'ı ormanlık bölgede, fabrikalarda ve depolarda katletti. Katledilen Boşnaklar toplu mezarlara gömüldü.</p>

<p>Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor.</p>

<p>Aradan 30 yıl geçmesine rağmen binden fazla soykırım kurbanının cesedine henüz ulaşılamadı.​​​​​​​</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzaktan sevmek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/uzaktan-sevmek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/uzaktan-sevmek</guid>
<description><![CDATA[ Ankara’da sebze ve meyve fiyatları cep yakıyor.

Haldeki fiyatlar bile, satışa sunulan sebze ve meyveleri alımlık değil de seyirlik duruma getiriyor.

Yüksek fiyatlar yüzünden, alış-verişe gelen insanlar, evlerine boş fileyle dönmek zorunda kalıyor.

Piyasaya oranla fiyatların nispeten düşük olduğu sebze ve meyveler bile alım gücünü zorluyor. Pek çok sebze ve meyvede alımlar gram ve tane ölçeğinde yapılabiliyor.

Marketlerdeki fiyatlar ise, pazardaki rakamlara oranla daha yüksek seviyelere gelmiş bulunuyor.

Fiyatlardaki artış, pek çok meyve ve sebzeyi, zaten ay sonunu getirmekte zorlanan vatandaşlar için daha da ulaşılmaz hale getiriyor.

Yüksek fiyatlar yüzünden özellikle dar gelirli aileler için mutfak alışverişi artık lüks haline gelmeye başladı.

Fiyatlardaki bu yükselişin başlıca sebepleri arasında artan üretim maliyetleri, mazot ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, iklim değişikliği nedeniyle azalan rekoltenin yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki yükselişe bağlı nakliye giderlerindeki artış önemli yer tutuyor.

Üretici ile tüketici arasındaki aracılar da fiyatların katlanmasında önemli rol oynuyor.

Ankara’daki semt pazarlarında fiyatlar bile vatandaşların alım gücünü zorluyor.

Tüketiciler, temel gıda ürünlerine bile erişmekte zorlanırken, çözüm olarak kooperatif satış noktaları, üreticiden doğrudan tüketiciye ulaşan sistemler ve yerel yönetim destekli halk pazarları öne çıkıyor.

Yaz aylarının gelmesine rağmen fiyatlarının beklenen seviyelere düşmemesi, pek çok sebze ve meyveyi alımlık değil, seyirlik duruma getirdi.

Alım gücünü aşan rakamların yer aldığı etiketler, bir zamanların ünlü şarkısında yer alan ‘’Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli’’ sözlerini anımsatır oldu.

Pahalılık doludizgin.

Alım gücü ise geri viteste…

Bu yaz zor geçecek…

Kışı düşünmek ise ölümden beter…

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Uzaktan, sevmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da sebze ve meyve fiyatları cep yakıyor.</p>

<p>Haldeki fiyatlar bile, satışa sunulan sebze ve meyveleri alımlık değil de seyirlik duruma getiriyor.</p>

<p>Yüksek fiyatlar yüzünden, alış-verişe gelen insanlar, evlerine boş fileyle dönmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Piyasaya oranla fiyatların nispeten düşük olduğu sebze ve meyveler bile alım gücünü zorluyor. Pek çok sebze ve meyvede alımlar gram ve tane ölçeğinde yapılabiliyor.</p>

<p>Marketlerdeki fiyatlar ise, pazardaki rakamlara oranla daha yüksek seviyelere gelmiş bulunuyor.</p>

<p>Fiyatlardaki artış, pek çok meyve ve sebzeyi, zaten ay sonunu getirmekte zorlanan vatandaşlar için daha da ulaşılmaz hale getiriyor.</p>

<p>Yüksek fiyatlar yüzünden özellikle dar gelirli aileler için mutfak alışverişi artık lüks haline gelmeye başladı.</p>

<p>Fiyatlardaki bu yükselişin başlıca sebepleri arasında artan üretim maliyetleri, mazot ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, iklim değişikliği nedeniyle azalan rekoltenin yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki yükselişe bağlı nakliye giderlerindeki artış önemli yer tutuyor.</p>

<p>Üretici ile tüketici arasındaki aracılar da fiyatların katlanmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Ankara’daki semt pazarlarında fiyatlar bile vatandaşların alım gücünü zorluyor.</p>

<p>Tüketiciler, temel gıda ürünlerine bile erişmekte zorlanırken, çözüm olarak kooperatif satış noktaları, üreticiden doğrudan tüketiciye ulaşan sistemler ve yerel yönetim destekli halk pazarları öne çıkıyor.</p>

<p>Yaz aylarının gelmesine rağmen fiyatlarının beklenen seviyelere düşmemesi, pek çok sebze ve meyveyi alımlık değil, seyirlik duruma getirdi.</p>

<p>Alım gücünü aşan rakamların yer aldığı etiketler, bir zamanların ünlü şarkısında yer alan ‘’Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli’’ sözlerini anımsatır oldu.</p>

<p>Pahalılık doludizgin.</p>

<p>Alım gücü ise geri viteste…</p>

<p>Bu yaz zor geçecek…</p>

<p>Kışı düşünmek ise ölümden beter…</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekonomi kısır döngüde mi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomi-kisir-doengude-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomi-kisir-doengude-mi</guid>
<description><![CDATA[ İktisatta meşhur bir ‘Kısır döngü teorisi’ var. ‘Fasit daire teorisi’ olarak da bilinir. Teoriye göre; azgelişmişlik sürecinde sürekli kendini tekrar eden, her defasında yine başlangıç noktasına dönülen bir durum varsa fasit daire içerisinde olunduğu kabul edilir.

Fasit daire ise belirli aşamaların varlığı ile ortaya çıkar. O zaman ekonomi fasit daire içerisinde kendini tekrar ediyor denilir. Söz konusu aşamalar ise şöyle sıralanır: “Düşük gelir düzeyi, düşük tasarruf ve talep düzeyi, düşük yatırım düzeyi, yetersiz sermaye birikimi ve düşük verimlilik.”

Bu teoriyi karamsar bulan kesimler de var. Onlara göre “Bu teori doğru olsaydı, insanlık hala yontma taş devrinde yaşıyor olurdu.”

Siyaset dilindeki sertleşme dozunu her geçen gün artırarak sürdürüyor. Bu durumun piyasalarda yarattığı türbülans ise reel sektörün önünü görmesini önlüyor. Dolayısıyla reel sektörün yatırım planlarını yapamadığı bir sürecin yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Yatırımın olmadığı yerde hem verimlilikte, hem de gelir seviyesinde bir artışın olmasını beklemek de hata olur.

Mesela asgari ücret meselesi…Asgari ücret yılda iki kez belirleniyordu. Hatta üç-dört kez belirlendiği dönemler olmuştu. 2024 yılı ocak ayında bir kez belirlenmesi kararlaştırıldı ve Temmuz 2024&#039;te asgari ücrete ikinci bir artış yapılmadı.

İşte burada yukarıda söylediğimiz, iş dünyasının yatırımlar konusunda önünü görememesinden dolayı konfederasyonlar ve birliklerinin hükümet üzerindeki baskısıyla asgari ücretin yılda bir kez belirlenmesi sağlandı. Yatırım yapamayan iş insanları yılda iki kez zam yapmaktan kurtulma yöntemini kullandı.

Peki iş dünyası haklı mıydı bu talebinde?

İş dünyasının ekonomide yaşanan gelişmelere göre çalışanlarına ücret artışına gitmelerini engelleyenin aslında siyasetin ekonomiyi sekteye uğratan dili olduğunu kabul edelim. Bu dilin ekonomi üzerinde bir kısır döngü oluşturduğu görülüyor. Dolayısıyla kısır döngüye sokulmuş ekonomide yatırım planlarını sürekli erteleyen iş dünyasının da ‘yarın ola hayrola’ yaklaşımı ile günü kurtarmaya çalıştığı bir durum ortaya çıkıyor.

Düşük ücret politikaları yaratan uygulamalarla düşük gelir elde eden kesimlerin oluşması sağlanmış olurken, ülkede tasarruf oranlarının düşük olacağını da kabul edelim. Tasarruf oranları düşük olan ülkede dolayısıyla da talebin de düşmesi beklenir.

Dönüp dolaşıyoruz ekonominin sağlıklı hale gelmesinin ancak iş dünyasının endişelerinin ortadan kalkması, yumuşayan siyaset dilinin ortam yaratması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ile olacağına geliyoruz.

Bu arada yatırım kavramının, sürekliliği ya da sürdürülebilirliği de ifade ettiğini hatırlatalım. Fizibıl verimliliğin elde edilmesini de yatırım için bir zaman geçmesi ve yatırımın devamlılığı ile oluşacaktır unutmayalım.

Yazıyı anlatırken dahi bir kısır döngünün oluştuğunu siz de fark ediyorsunuz değil mi?

Nitekim ekonominin kısır döngüden çıkışı konusunda bir dönem Ankara’da iş dünyasının öncülüğünü yapan iş insanı Nurettin Özdebir’in önemli önerileri var. Ankara Sanayi Odası (ASO) eski başkanı Nurettin Özdebir, “Üretimi ve bilhassa verimliliği artırıp daha fazla ihracat yapıp ülkeye döviz getiremezsek bu kısır döngüden kurtulmamız mümkün değil. Üretimi ve üretimi yapacak insanları desteklememiz gerekir. Toptancı politikalar ve tüketim desteğiyle bir yere varabilmemiz mümkün değil” ifadeleri ile ekonominin içerisine sokulduğu durumdan hızlıca çıkışın ip uçlarını veriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ekonomi, kısır, döngüde, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İktisatta meşhur bir <strong><em>‘Kısır döngü teorisi’</em></strong> var. <strong><em>‘Fasit daire teorisi’</em></strong> olarak da bilinir. Teoriye göre; azgelişmişlik sürecinde sürekli kendini tekrar eden, her defasında yine başlangıç noktasına dönülen bir durum varsa <strong><em>fasit daire içerisinde</em></strong> olunduğu kabul edilir.</p>

<p>Fasit daire ise belirli aşamaların varlığı ile ortaya çıkar. O zaman <strong><em>ekonomi fasit daire içerisinde kendini tekrar ediyor</em></strong> denilir. Söz konusu aşamalar ise şöyle sıralanır: “Düşük gelir düzeyi, düşük tasarruf ve talep düzeyi, düşük yatırım düzeyi, yetersiz sermaye birikimi ve düşük verimlilik.”</p>

<p>Bu teoriyi karamsar bulan kesimler de var. Onlara göre <strong><em>“Bu teori doğru olsaydı, insanlık hala yontma taş devrinde yaşıyor olurdu.”</em></strong></p>

<p>Siyaset dilindeki sertleşme dozunu her geçen gün artırarak sürdürüyor. Bu durumun piyasalarda yarattığı türbülans ise reel sektörün önünü görmesini önlüyor. Dolayısıyla reel sektörün yatırım planlarını yapamadığı bir sürecin yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Yatırımın olmadığı yerde hem verimlilikte, hem de gelir seviyesinde bir artışın olmasını beklemek de hata olur.</p>

<p>Mesela asgari ücret meselesi…Asgari ücret yılda iki kez belirleniyordu. Hatta üç-dört kez belirlendiği dönemler olmuştu. 2024 yılı ocak ayında bir kez belirlenmesi kararlaştırıldı ve Temmuz 2024'te asgari ücrete ikinci bir artış yapılmadı.</p>

<p>İşte burada yukarıda söylediğimiz, iş dünyasının yatırımlar konusunda önünü görememesinden dolayı konfederasyonlar ve birliklerinin hükümet üzerindeki baskısıyla asgari ücretin yılda bir kez belirlenmesi sağlandı. Yatırım yapamayan iş insanları <strong><em>yılda iki kez zam yapmaktan kurtulma</em></strong> yöntemini kullandı.</p>

<p>Peki iş dünyası haklı mıydı bu talebinde?</p>

<p>İş dünyasının ekonomide yaşanan gelişmelere göre çalışanlarına ücret artışına gitmelerini engelleyenin aslında siyasetin ekonomiyi sekteye uğratan dili olduğunu kabul edelim. Bu dilin ekonomi üzerinde bir kısır döngü oluşturduğu görülüyor. Dolayısıyla kısır döngüye sokulmuş ekonomide yatırım planlarını sürekli erteleyen iş dünyasının da <strong><em>‘yarın ola hayrola’</em></strong> yaklaşımı ile günü kurtarmaya çalıştığı bir durum ortaya çıkıyor.</p>

<p>Düşük ücret politikaları yaratan uygulamalarla düşük gelir elde eden kesimlerin oluşması sağlanmış olurken, ülkede tasarruf oranlarının düşük olacağını da kabul edelim. Tasarruf oranları düşük olan ülkede dolayısıyla da talebin de düşmesi beklenir.</p>

<p>Dönüp dolaşıyoruz ekonominin sağlıklı hale gelmesinin ancak iş dünyasının endişelerinin ortadan kalkması, yumuşayan siyaset dilinin ortam yaratması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ile olacağına geliyoruz.</p>

<p>Bu arada yatırım kavramının, sürekliliği ya da sürdürülebilirliği de ifade ettiğini hatırlatalım. Fizibıl verimliliğin elde edilmesini de yatırım için <strong><em>bir zaman geçmesi ve yatırımın devamlılığı</em></strong> ile oluşacaktır unutmayalım.</p>

<p>Yazıyı anlatırken dahi <strong><em>bir kısır döngünün oluştuğunu</em></strong> siz de fark ediyorsunuz değil mi?</p>

<p>Nitekim ekonominin kısır döngüden çıkışı konusunda bir dönem Ankara’da iş dünyasının öncülüğünü yapan iş insanı Nurettin Özdebir’in önemli önerileri var. Ankara Sanayi Odası (ASO) eski başkanı Nurettin Özdebir, “Üretimi ve bilhassa verimliliği artırıp daha fazla ihracat yapıp ülkeye döviz getiremezsek bu kısır döngüden kurtulmamız mümkün değil. Üretimi ve üretimi yapacak insanları desteklememiz gerekir. Toptancı politikalar ve tüketim desteğiyle bir yere varabilmemiz mümkün değil” ifadeleri ile ekonominin içerisine sokulduğu durumdan hızlıca çıkışın ip uçlarını veriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan Parlamentosu, Kuzey Afrika&amp;apos;dan gelenlerin iltica başvurularını 3 ay askıya almayı onayladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistan-parlamentosu-kuzey-afrikadan-gelenlerin-iltica-basvurularini-3-ay-askiya-almayi-onayladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistan-parlamentosu-kuzey-afrikadan-gelenlerin-iltica-basvurularini-3-ay-askiya-almayi-onayladi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan Parlamentosu, Kuzey Afrika&#039;dan Yunanistan&#039;a gelen düzensiz göçmenlerin iltica başvurularının 3 ay askıya alınmasına ilişkin yasa tasarısını kabul etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-0b9b13aa61951418a08017164083a772.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan, Parlamentosu, Kuzey, Afrikadan, gelenlerin, iltica, başvurularını, askıya, almayı, onayladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Parlamentoda bugün, Kuzey Afrika'dan ülkeye gelecek düzensiz göçmenlerin iltica başvurularının 3 ay askıya alınarak gecikmeli değerlendirilmesini öngören yasa tasarısı görüşüldü. Yunanistan parlamentosundaki sol parti üyesi milletvekilleri, yasa tasarısına ilişkin görüşmelerde çekincelerini dile getirdi.</p>

<p>Özgürlük Seyri Partisi lideri Zoi Konstantopulu, mecliste yaptığı konuşmada, yasa tasarısını "anayasaya aykırı, ırkçı ve tüyler ürpertici" olarak niteledi.</p>

<p>Radikal Sol İttifak Partisinin (SYRIZA) meclis grup başkanı Yorgos Psihoyos, yasa tasarısının anayasaya aykırı olduğunu savundu.</p>

<p>Yeni Sol Partisi meclis grup başkanı Theopisti Perka da yasa tasarısı için "anayasanın ihlali için aşırı sağcı, ırkçı bir seçim" yorumunu yaptı.</p>

<p>Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Lideri Dimitris Kuçumbas, Göç ve İltica Bakanı Thanos Plevris için, "Gece gündüz mültecileri geri itmenin reklamını yapıyor ama (Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife) Hafter onu geri itti." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kuçumbas, sığınmacılara gösterilen desteğin artırılmasını talep etti.</p>

<p>Ana muhalefet partisi Panhelenik Sosyalist Hareket'in (PASOK) lideri Nikos Andrulakis ise hükümeti bu yasa tasarısıyla "bir iletişim oyunu oynamakla" suçladı ve PASOK'un başvuruların bir an evvel değerlendirilip, iltica hakkı olmayanların ülkelerine geri gönderilmesinden yana olduğunu kaydetti.</p>

<p>Muhalefetin tepkisine rağmen yasa tasarısı yapılan oylamada 300 milletvekilinden 177'sinin desteğiyle kabul edildi.</p>

<p>Öte yandan, İdari Yargı Hakimleri Birliği'nce yapılan açıklamada, temel insan haklarına aykırı olduğu belirtilen yasanın geri çekilmesi istendi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB&amp;apos;nin nüfusu 450 milyonu aştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abnin-nufusu-450-milyonu-asti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abnin-nufusu-450-milyonu-asti</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği&#039;ne (AB) üye 27 ülkenin toplam nüfusu 2025 yılı itibarıyla 450,4 milyona ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-4ce49dba5e572c96d00989b26abc4f8a.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABnin, nüfusu, 450, milyonu, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin 1 Ocak 2025 tarihindeki nüfus verilerini yayımladı.</p>

<p>Buna göre, 2024 yılı başında 449,3 milyon olan AB üyesi 27 ülkenin toplam nüfusu, 2025'te 450,4 milyona çıktı.</p>

<p>Almanya, 83,6 milyonluk nüfusuyla AB'nin en kalabalık üyesi olurken, onu 68,6 milyonla Fransa, 58,9 milyonla İtalya, 49,1 milyonla İspanya, 36,5 milyonla Polonya, 19 milyonla Romanya, 18 milyonla Hollanda ve 11,9 milyonla Belçika izledi.</p>

<p>AB'nin nüfusu en az ülkeleri 574 binle Malta ve 681 binle Lüksemburg oldu.</p>

<p>Böylece, AB nüfusu 2021'de Kovid-19'un etkileri nedeniyle yaşanan düşüşün ardından 4 yıl boyunca artış gösterdi.</p>

<p>AB'nin nüfus artışı özellikle Kovid-19 salgını sonrası artan göç hareketlerinden kaynaklandı.</p>

<p>Söz konusu dönemde Türkiye'de toplam nüfus 85 milyon 664 bin 994 olarak belirlendi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Engellilere ait araçlarda motorlu taşıtlar vergisi istisnası var mı?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/engellilere-ait-araclarda-motorlu-tasitlar-vergisi-istisnasi-var-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/engellilere-ait-araclarda-motorlu-tasitlar-vergisi-istisnasi-var-mi</guid>
<description><![CDATA[ Bu ay motorlu taşıtlar vergisi 2. Taksit ödeme dönemi. Son yazılarımda motorlu taşıtlar vergisi öderken nelere dikkat edilmesi gerektiğini sıraladım. 31 Temmuz tarihine kadar ödenmesi gerektiğini tekrar hatırlatayım. Bu yazımda ise engellilere ait araçlarda motorlu taşıtlar vergisi istisnasının nasıl uygulandığını anlatacağım.

Motorlu taşıtlar vergisi istisnası engelli araçlarında geçerli. Engellilik dereceleri yüzde 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtları ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtları motorlu taşıtlar vergisinden istisna. Yani MTV ödenmiyor.

Engellilik dereceleri yüzde 90’dan az olan malul ve engellilerde durum biraz farklı. Öncelikle durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekiyor. Kendi adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten &quot;Motorlu Araç Tescil Belgesi&quot;nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile &quot;Araçlar İçin Teknik Belge&quot; ve &quot;Proje Raporu&quot;nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri halinde istisna hükmünden yararlanabiliyorlar.

İstisnadan yararlanmak isteyen malul ve engellilerin, &quot;Malul ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu&quot;nu gerekli olan diğer belgelerle birlikte ilgili vergi dairesine vermeleri gerekiyor.

Otomatik vitesli taşıtlarda istisnanın nasıl uygulandığına gelince…

Sağlık raporunda sadece sol alt ekstremitede (ayak veya bacakta) engelliliği olduğu belirtilen malul ve engellilerin otomatik vitesli taşıtlarının başkaca özel tertibat yapılmasına gerek olmaksızın, malul ve engelli adına kayıt ve tescil edildiği tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisinden istisna oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Engellilere, ait, araçlarda, motorlu, taşıtlar, vergisi, istisnası, var, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ay motorlu taşıtlar vergisi 2. Taksit ödeme dönemi. Son yazılarımda motorlu taşıtlar vergisi öderken nelere dikkat edilmesi gerektiğini sıraladım. 31 Temmuz tarihine kadar ödenmesi gerektiğini tekrar hatırlatayım. Bu yazımda ise engellilere ait araçlarda motorlu taşıtlar vergisi istisnasının nasıl uygulandığını anlatacağım.</p>

<p>Motorlu taşıtlar vergisi istisnası engelli araçlarında geçerli. Engellilik dereceleri yüzde 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtları ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtları motorlu taşıtlar vergisinden istisna. Yani MTV ödenmiyor.</p>

<p>Engellilik dereceleri yüzde 90’dan az olan malul ve engellilerde durum biraz farklı. Öncelikle durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekiyor. Kendi adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten "Motorlu Araç Tescil Belgesi"nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile "Araçlar İçin Teknik Belge" ve "Proje Raporu"nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri halinde istisna hükmünden yararlanabiliyorlar.</p>

<p>İstisnadan yararlanmak isteyen malul ve engellilerin, "Malul ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu"nu gerekli olan diğer belgelerle birlikte ilgili vergi dairesine vermeleri gerekiyor.</p>

<p>Otomatik vitesli taşıtlarda istisnanın nasıl uygulandığına gelince…</p>

<p>Sağlık raporunda sadece sol alt ekstremitede (ayak veya bacakta) engelliliği olduğu belirtilen malul ve engellilerin otomatik vitesli taşıtlarının başkaca özel tertibat yapılmasına gerek olmaksızın, malul ve engelli adına kayıt ve tescil edildiği tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisinden istisna oluyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni tehdit CHP mi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yeni-tehdit-chp-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yeni-tehdit-chp-mi</guid>
<description><![CDATA[ 2002 yılından beri her dönemde kendisine mutlaka bir müttefik bulan, kimi zaman liberallerle kimi zaman kendine sol diyen bazı gruplarla, merkez sağ ve sol ile tarikat ve cemaatler ile konjonktürün gerektirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda ittifak siyaseti güden AKP’nin izlediği pratiğin sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Çünkü 23 yıldır iktidarda kalmayı başaran bir parti var karşımızda. Toplumu kutuplaştıran, etnik ve dini grupları birbiriyle çatıştırırken kendine bir yandaş bir de karşıt cephe oluşturan bu siyaset tarzı, duruma göre çok kolay biçimde düşman yaratabiliyor.

Siyasal İslamcı iktidarın düşman kadrosunda yeni istihdam edilen çevre şu sıralarda CHP olarak karşımıza çıkıyor. Birinci çözüm sürecinde birlikte yol yürüdüğü Kürt siyasetini, 2015 yılı seçimlerinden sonra düşmanlaştıran AKP, DEM Partisi’nin kapatılmasını, hazine yardımlarının kesilmesini isteyen MHP ortaklığındaki Cumhur ittifakının Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak dümeni kırması, bambaşka bir konjonktür yarattı. 2024 yılında CHP’nin birinci parti çıkması, çok sayıda belediyeyi alması, Adıyaman gibi bir tarikat yuvası şehirde bile güç elde etmesi de iktidar açısından içerideki sıkışmışlığın ifadesiydi.
 

Hal böyle olunca, bizzat Bahçeli’nin “Öcalan gelsin Meclis’te konuşsun” çağrısıyla başlayan ve adına “Terörsüz Türkiye” denilen süreçte DEM, bir anda makbul parti ilan edildi. Bu gelişme Türkiye’de diyalog ve barış ortamının sağlanacağı konusunda bir iyimserliğe yol açarken paradoks oluşturacak biçimde CHP’li belediyelere operasyonlar başlatıldı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’le başlayan, İmamoğlu ile devam eden ve dalga dalga halen devam ettirilen bu süreçte CHP’nin neredeyse belediye başkanı kalmadı gibi.


CHP, etkin bir toplumsal bir muhalefet yürütüyor şimdi. Gerçi bu muhalefet, içeri alınan belediye başkanlarının çıkmasını sağlayamadı, yenilerinin gözaltına alınmasını engelleyemedi ama muhalefeti diri tutmaya yaradığı söylenebilir. O yüzdendir ki, Erdoğan, Özgür Özel’e “bırak sokakları Ankara’da siyaset yap” diyor.
CHP’nin kriminalleştirildiğini, yalnızlaştırılmak istendiğini fiili uygulamalardan, siyasetin dilinden, sosyal medyada troller üzerinden yapılan kara propagandalardan net biçimde anlıyoruz. Ama öyle bir yazı yayınlandı ki, yaşadığımız sürecin tam olarak adını koyduğu gibi bütün taşları yerine oturtuyor.
 

Yazının sahibi Prof. Dr. Zakir Avşar. Sadece bir akademisyen değil aynı zamanda AKP’nin yürütme kurulu üyelerinden… Dolayısıyla yazdıklarının partinin ve iktidarın genel yaklaşımını yansıttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir internet sitesinde yayınlanan yazının her cümlesi ayrı bir analiz konusu olacak nitelikte. Birkaç cümlesi sanırım bir fikir verir:


“CHP, ana muhalefet partisi olmaktan çıkarak; kurulu anayasal, yasal, meşru siyasal düzeni parçalayıcı, kuralsız, hukuk tanımaz ve yıkıcı bir siyasi tarz inşa peşinde. Bu hal, bir yandan milletin değerleriyle çatışan ideolojik marjinallikleri, diğer yandan da belediyeler üzerinden şekillenen rant ve yolsuzluk düzenini iç içe geçirerek Türkiye&#039;nin önünde yeni bir tehdit haline dönüşmekte. (…) CHP, meşruiyet içinde muhalif olmayı değil; giderek marjinalleşmiş, radikalleşmiş, hukuk ve sistem dışına çıkmış bir siyaset tarzını benimsiyor. (…) CHP&#039;nin artık herkes tarafından fark edilen seküler faşizme kayan siyaset tarzı, toplumun geniş kesimlerinden uzak, ideolojik olarak dar ve kentli elit bir azgın azınlığın duyarlılıkları etrafında şekilleniyor. Bu siyaset tarzı, halkın kararını ve temsil gücünü tanımayan, kurumlarla savaşan, sistemi içeriden felç eden bir şuurdan yoksun duruştur.”

Sadece bu yazı değil, parti yöneticilerinin söylemleri, iktidarın uygulamaları da CHP’yi yeni tehdit ve tehlike olarak algılatmaya dönük… Çünkü CHP, birinci parti, yakın bir seçimde iktidar alternatifi ve AKP yönetiminin de iktidarı bırakmaya hiç niyeti yok. Üstelik, yıktığı Cumhuriyet’in yerine inşa etmeye çalıştığı, bu konuda epey mesafe aldığı ama adını kağıt üstünde bir türlü koymadığı/koyamadığı süreci tamamlayabilmesi için CHP’nin güçsüzleştirilmesi, kriminalleştirilmesi gerekiyor.

Artık ajandasındaki gizliliği ifşa olmuş AKP nezdinde CHP, Cumhuriyet’in son “kalıntısı”… Kemalizmle, Cumhuriyet’le özdeş o kalıntıyı ortadan kaldırmak istiyor.
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Anadolu Ajansı’na 30 Haziran’da verdiği demeçte “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki millet sistemi farklı grupların merkezi sistemdeki varlıklarını yüzlerce yıl sürdürmelerine imkân verdi” demesi boşuna değil. Bu anayasa CHP’nin birinci parti olduğu mevcut konjonktürde çıkarılamaz. O halde tasfiye edilmiş veya kolu kanadı kırılmış CHP, Öcalan üzerinden Cumhur İttifakı’na bir şekilde iliştirilmiş DEM, yeni rejimin inşasını kolaylaştıracaktır.
Büyük fotoğraf bize meselenin salt belediye başkanlarının tutuklanmasından ibaret olmadığını, daha büyük bir planın hayata geçirilmek istendiğini gösteriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, tehdit, CHP, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>2002 yılından beri her dönemde kendisine mutlaka bir müttefik bulan, kimi zaman liberallerle kimi zaman kendine sol diyen bazı gruplarla, merkez sağ ve sol ile tarikat ve cemaatler ile konjonktürün gerektirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda ittifak siyaseti güden AKP’nin izlediği pratiğin sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Çünkü 23 yıldır iktidarda kalmayı başaran bir parti var karşımızda. Toplumu kutuplaştıran, etnik ve dini grupları birbiriyle çatıştırırken kendine bir yandaş bir de karşıt cephe oluşturan bu siyaset tarzı, duruma göre çok kolay biçimde düşman yaratabiliyor.</p>

<p>Siyasal İslamcı iktidarın düşman kadrosunda yeni istihdam edilen çevre şu sıralarda CHP olarak karşımıza çıkıyor. Birinci çözüm sürecinde birlikte yol yürüdüğü Kürt siyasetini, 2015 yılı seçimlerinden sonra düşmanlaştıran AKP, DEM Partisi’nin kapatılmasını, hazine yardımlarının kesilmesini isteyen MHP ortaklığındaki Cumhur ittifakının Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak dümeni kırması, bambaşka bir konjonktür yarattı. 2024 yılında CHP’nin birinci parti çıkması, çok sayıda belediyeyi alması, Adıyaman gibi bir tarikat yuvası şehirde bile güç elde etmesi de iktidar açısından içerideki sıkışmışlığın ifadesiydi.<br>
 </p>

<p>Hal böyle olunca, bizzat Bahçeli’nin “Öcalan gelsin Meclis’te konuşsun” çağrısıyla başlayan ve adına “Terörsüz Türkiye” denilen süreçte DEM, bir anda makbul parti ilan edildi. Bu gelişme Türkiye’de diyalog ve barış ortamının sağlanacağı konusunda bir iyimserliğe yol açarken paradoks oluşturacak biçimde CHP’li belediyelere operasyonlar başlatıldı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’le başlayan, İmamoğlu ile devam eden ve dalga dalga halen devam ettirilen bu süreçte CHP’nin neredeyse belediye başkanı kalmadı gibi.</p>

<p><br>
CHP, etkin bir toplumsal bir muhalefet yürütüyor şimdi. Gerçi bu muhalefet, içeri alınan belediye başkanlarının çıkmasını sağlayamadı, yenilerinin gözaltına alınmasını engelleyemedi ama muhalefeti diri tutmaya yaradığı söylenebilir. O yüzdendir ki, Erdoğan, Özgür Özel’e “bırak sokakları Ankara’da siyaset yap” diyor.<br>
CHP’nin kriminalleştirildiğini, yalnızlaştırılmak istendiğini fiili uygulamalardan, siyasetin dilinden, sosyal medyada troller üzerinden yapılan kara propagandalardan net biçimde anlıyoruz. Ama öyle bir yazı yayınlandı ki, yaşadığımız sürecin tam olarak adını koyduğu gibi bütün taşları yerine oturtuyor.<br>
 </p>

<p>Yazının sahibi Prof. Dr. Zakir Avşar. Sadece bir akademisyen değil aynı zamanda AKP’nin yürütme kurulu üyelerinden… Dolayısıyla yazdıklarının partinin ve iktidarın genel yaklaşımını yansıttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir internet sitesinde yayınlanan yazının her cümlesi ayrı bir analiz konusu olacak nitelikte. Birkaç cümlesi sanırım bir fikir verir:</p>

<p><br>
“CHP, ana muhalefet partisi olmaktan çıkarak; kurulu anayasal, yasal, meşru siyasal düzeni parçalayıcı, kuralsız, hukuk tanımaz ve yıkıcı bir siyasi tarz inşa peşinde. Bu hal, bir yandan milletin değerleriyle çatışan ideolojik marjinallikleri, diğer yandan da belediyeler üzerinden şekillenen rant ve yolsuzluk düzenini iç içe geçirerek Türkiye'nin önünde yeni bir tehdit haline dönüşmekte. (…) CHP, meşruiyet içinde muhalif olmayı değil; giderek marjinalleşmiş, radikalleşmiş, hukuk ve sistem dışına çıkmış bir siyaset tarzını benimsiyor. (…) CHP'nin artık herkes tarafından fark edilen seküler faşizme kayan siyaset tarzı, toplumun geniş kesimlerinden uzak, ideolojik olarak dar ve kentli elit bir azgın azınlığın duyarlılıkları etrafında şekilleniyor. Bu siyaset tarzı, halkın kararını ve temsil gücünü tanımayan, kurumlarla savaşan, sistemi içeriden felç eden bir şuurdan yoksun duruştur.”</p>

<p>Sadece bu yazı değil, parti yöneticilerinin söylemleri, iktidarın uygulamaları da CHP’yi yeni tehdit ve tehlike olarak algılatmaya dönük… Çünkü CHP, birinci parti, yakın bir seçimde iktidar alternatifi ve AKP yönetiminin de iktidarı bırakmaya hiç niyeti yok. Üstelik, yıktığı Cumhuriyet’in yerine inşa etmeye çalıştığı, bu konuda epey mesafe aldığı ama adını kağıt üstünde bir türlü koymadığı/koyamadığı süreci tamamlayabilmesi için CHP’nin güçsüzleştirilmesi, kriminalleştirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Artık ajandasındaki gizliliği ifşa olmuş AKP nezdinde CHP, Cumhuriyet’in son “kalıntısı”… Kemalizmle, Cumhuriyet’le özdeş o kalıntıyı ortadan kaldırmak istiyor.<br>
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Anadolu Ajansı’na 30 Haziran’da verdiği demeçte “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki millet sistemi farklı grupların merkezi sistemdeki varlıklarını yüzlerce yıl sürdürmelerine imkân verdi” demesi boşuna değil. Bu anayasa CHP’nin birinci parti olduğu mevcut konjonktürde çıkarılamaz. O halde tasfiye edilmiş veya kolu kanadı kırılmış CHP, Öcalan üzerinden Cumhur İttifakı’na bir şekilde iliştirilmiş DEM, yeni rejimin inşasını kolaylaştıracaktır.<br>
Büyük fotoğraf bize meselenin salt belediye başkanlarının tutuklanmasından ibaret olmadığını, daha büyük bir planın hayata geçirilmek istendiğini gösteriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şans mı tehdit mi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sans-mi-tehdit-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sans-mi-tehdit-mi</guid>
<description><![CDATA[ Dostlarım,

Türkiye 2003’ten itibaren iktidar olan AKP’nin en yetersiz, başarısız ve sıkıntılı olduğu dönemi yaşıyor.

Aslında bu süreç 2008 yılında başladı.

12 Eylül 2011 yılında yapılan Anayasa değişikliği halkoylaması ile de sürekli gerginliğin temelleri atıldı.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Başkanlık sistemine geçilmeli” çağrısı sonucu 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylanmasının kabul edilmesi üzerine 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetiliyor.

Başkanlık sisteminin en sıkı savunucularından biri CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın “Çakma hukukçu” dediği sınıf arkadaşı Prof. Dr. Burhan Kuzu’ydu. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı olduğu dönemde İranlı uyuşturucu taciri Zindaşti’nin salıverilmesiyle ilişkilendirildi ve COVİD döneminde rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede vefat etti!

Rahmetli’nin en büyük hayali Adalet Bakanı olmaktı, olmazsa TBMM Başkanlığına da fit’di.

…

AKP İktidarı ve Tayyip Erdoğan’ın kaderini değiştiren siyasetçi kim?

Tabi ki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.

BU arada parantez içinde belirteyim; MHP ABD tarafından komünizme karşı mücadele etmek üzere Milliyetçi-ülkücü Türk gençleri yetiştirmek üzere kurulmuş bir parti. Kurucu emekli Org. Eski Genel Kurmay Başkanı Genel Başkan Cemal Tural ve görevi devrettiği Alparslan Türkeş’in de CIA ajanı olduğu hep söylenir.

Hatta Devlet Bahçeli’nin MHP Genel Sekreterliği için adı geçtiğinde bazı isimler itiraz eder.

“Başbuğum o a..n”…

Merhum Türkeş itirazcıları kesin ve net bir dille susturur:

“İyi ya en azından kontrol edeceğimiz bir adam”

Böylece Dr. Bahçeli’ye yol verilir.

Bahçeli’nin akademik kariyeri de sorunludur.

Doktora tezinin intihal olduğu. İstanbul’dan bir doktora öğrencisinin tezini kopyaladığı dönemin akademik camiasında bilinir.

Ben, Devlet Bey’in Gazi Üniversitesi’nde asistan olarak çalıştığı dönem arkadaşlarından doktora tezinin intihal olduğunu arkadaşlarından dinledim. Tez, akademiden istifa karşılığı kabul ediliyor. Ve Bahçeli de Dr. unvanı ile istifa edip siyasete başlıyor. (Prof. Dr. Mehmet Tomanbay süreci iyi biliyor)

…

İşte, 77 yaşında ve iki kez kalp ameliyatı geçirmiş olan Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye” projesini başlattı.

Ne olacağını bilmiyoruz. Kimse bir şey açıklamıyor.

Ama biliyoruz ki ABD, Ortadoğu’da bir Yahudi imparatorluğu ve İsrail’in güvenliğini sağlamak için aparat devletçik kuracak.

Bu nedenle önce Irak parçalandı.

Sonra Suriye.

Ardından İran bombalandı.

Sıradaki ülke…

İşte bu nedenle soruyorum:

Devlet Bahçeli Şans mı tehdit mi?

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Şans, mı, tehdit, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dostlarım,</p>

<p>Türkiye 2003’ten itibaren iktidar olan AKP’nin en yetersiz, başarısız ve sıkıntılı olduğu dönemi yaşıyor.</p>

<p>Aslında bu süreç 2008 yılında başladı.</p>

<p>12 Eylül 2011 yılında yapılan Anayasa değişikliği halkoylaması ile de sürekli gerginliğin temelleri atıldı.</p>

<p>15 Temmuz 2016 darbe girişimi ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Başkanlık sistemine geçilmeli” çağrısı sonucu 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylanmasının kabul edilmesi üzerine 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetiliyor.</p>

<p>Başkanlık sisteminin en sıkı savunucularından biri CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın “Çakma hukukçu” dediği sınıf arkadaşı Prof. Dr. Burhan Kuzu’ydu. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı olduğu dönemde İranlı uyuşturucu taciri Zindaşti’nin salıverilmesiyle ilişkilendirildi ve COVİD döneminde rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede vefat etti!</p>

<p>Rahmetli’nin en büyük hayali Adalet Bakanı olmaktı, olmazsa TBMM Başkanlığına da fit’di.</p>

<p>…</p>

<p>AKP İktidarı ve Tayyip Erdoğan’ın kaderini değiştiren siyasetçi kim?</p>

<p>Tabi ki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.</p>

<p>BU arada parantez içinde belirteyim; MHP ABD tarafından komünizme karşı mücadele etmek üzere Milliyetçi-ülkücü Türk gençleri yetiştirmek üzere kurulmuş bir parti. Kurucu emekli Org. Eski Genel Kurmay Başkanı Genel Başkan Cemal Tural ve görevi devrettiği Alparslan Türkeş’in de CIA ajanı olduğu hep söylenir.</p>

<p>Hatta Devlet Bahçeli’nin MHP Genel Sekreterliği için adı geçtiğinde bazı isimler itiraz eder.</p>

<p>“Başbuğum o a..n”…</p>

<p>Merhum Türkeş itirazcıları kesin ve net bir dille susturur:</p>

<p>“İyi ya en azından kontrol edeceğimiz bir adam”</p>

<p>Böylece Dr. Bahçeli’ye yol verilir.</p>

<p>Bahçeli’nin akademik kariyeri de sorunludur.</p>

<p>Doktora tezinin intihal olduğu. İstanbul’dan bir doktora öğrencisinin tezini kopyaladığı dönemin akademik camiasında bilinir.</p>

<p>Ben, Devlet Bey’in Gazi Üniversitesi’nde asistan olarak çalıştığı dönem arkadaşlarından doktora tezinin intihal olduğunu arkadaşlarından dinledim. Tez, akademiden istifa karşılığı kabul ediliyor. Ve Bahçeli de Dr. unvanı ile istifa edip siyasete başlıyor. (Prof. Dr. Mehmet Tomanbay süreci iyi biliyor)</p>

<p>…</p>

<p>İşte, 77 yaşında ve iki kez kalp ameliyatı geçirmiş olan Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye” projesini başlattı.</p>

<p>Ne olacağını bilmiyoruz. Kimse bir şey açıklamıyor.</p>

<p>Ama biliyoruz ki ABD, Ortadoğu’da bir Yahudi imparatorluğu ve İsrail’in güvenliğini sağlamak için aparat devletçik kuracak.</p>

<p>Bu nedenle önce Irak parçalandı.</p>

<p>Sonra Suriye.</p>

<p>Ardından İran bombalandı.</p>

<p>Sıradaki ülke…</p>

<p>İşte bu nedenle soruyorum:</p>

<p>Devlet Bahçeli Şans mı tehdit mi?</p>

<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li yargıç, Trump&amp;apos;ın doğum yoluyla vatandaşlığı sınırlayan kararına karşı yeniden harekete geçti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdli-yargic-trumpin-dogum-yoluyla-vatandasligi-sinirlayan-kararina-karsi-yeniden-harekete-gecti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdli-yargic-trumpin-dogum-yoluyla-vatandasligi-sinirlayan-kararina-karsi-yeniden-harekete-gecti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin New Hampshire eyaletindeki bir federal yargıç, Başkan Donald Trump&#039;ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sınırlayan yürütme kararından etkilenecek tüm çocukları kapsayan bir toplu dava açacağını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-b-c-411f6f8acc112e059023d55e682b6c78.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 02:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, yargıç, Trumpın, doğum, yoluyla, vatandaşlığı, sınırlayan, kararına, karşı, yeniden, harekete, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin New Hampshire eyaletindeki bir federal yargıç, Başkan Donald Trump'ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sınırlayan yürütme kararından etkilenecek tüm çocukları kapsayan bir toplu dava açacağını ve bunu engellemek için ihtiyati tedbir kararı çıkaracağını söyledi.</p>

<p>Yargıç Joseph LaPlante, bir saat süren duruşmanın ardından, Yüksek Mahkeme kararına rağmen Trump’ın; düzensiz göçmenlerin ve ABD’de vizeyle bulunan bazı ebeveynlerin çocukları için geçerli olan doğumla vatandaşlık hakkını iptal eden emrinin, yeniden engellenmesi gerektiğini açıkladı.</p>

<p><strong> </strong>Davacıların bu konuda toplu halde dava açabileceklerini kabul eden Laplante, bu sayede Başkan Trump'ın politikalarının "ülke çapında uygulanmasını engelleyen yeni bir yargı kararı çıkarabileceğini" ifade etti.</p>

<p>LaPlante, görüşünü yazılı olarak açıklayacağını söylerken, ABD hükümetinin itiraz edebilmesi için kararını birkaç gün erteleyeceğini belirtti.</p>

<p>Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer kuruluşlar tarafından temsil edilen davacılar, itirazlarının toplu dava olarak tescil edilmesini ve dava devam ederken Trump'ın kararının uygulanmamasını talep ediyor.</p>

<p>Davacıların avukatları, 8 Temmuz'da mahkemeye sundukları belgelerde, "On binlerce bebek ve ebeveynleri sadece birkaç hafta içinde emrin sayısız zararına maruz kalabilir ve hemen bir ihtiyati tedbire ihtiyaç duyabilirler." ifadelerine yer vermişti.</p>

<p>ABD'de daha önce birkaç federal yargıç, Trump'ın emrinin yürürlüğe girmesini engellemek için ülke çapında ihtiyati tedbir kararı almış, ancak ABD Yüksek Mahkemesi, 27 Haziran'da bu ihtiyati tedbirleri sınırlandırırken, alt mahkemelere harekete geçmeleri için 30 gün süre vermişti.</p>

<p>Yüksek Mahkeme'nin kararına göre, Trump'ın emrinin 27 Temmuz'da yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elaldı: Türkiye genelinde vakaların yaklaşık yüzde 5’i hayatını kaybediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/elaldi-turkiye-genelinde-vakalarin-yaklasik-yuzde-5i-hayatini-kaybediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/elaldi-turkiye-genelinde-vakalarin-yaklasik-yuzde-5i-hayatini-kaybediyor</guid>
<description><![CDATA[ Sivas’ta bahar aylarının gelmesiyle kene kaynaklı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları yeniden gündemde. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/nazif-eladi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Elaldı:, Türkiye, genelinde, vakaların, yaklaşık, yüzde, 5’i, hayatını, kaybediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hakan BAKAR/SİVAS-BHA

Prof. Dr. Nazif Elaldı, "Türkiye’de KKKA ilk kez 2002 yılında tespit edildi ve 2003’te laboratuvar testleriyle doğrulandı. O günden bu yana, özellikle kırsal kesimlerde her yıl bahar ve yaz aylarında çok sayıda vaka görülüyor. Hastalık, her yaş ve cinsiyette ortaya çıksa da, tarım ve hayvancılıkla uğraşan orta yaş grubu erkeklerde daha sık rastlanıyor. Erkekler tarlalarda daha fazla çalıştığı için kenelerle temasları kadınlara göre daha fazla, bu da hastalığın erkeklerde daha sık görülmesine neden oluyor. Türkiye genelinde vakaların yaklaşık yüzde 5’i hayatını kaybediyor, ancak bu oran Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin uzman müdahaleleriyle daha da aşağı çekiliyor." dedi.

SCÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi, bu tehlikeli hastalığın tanı ve tedavisinde dünya çapında öncü bir merkez olarak dikkat çekiyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazif Elaldı, bölgede Hyalomma marginatum türü kenelerin yaygın olduğunu ve KKKA virüsünü bulaştırdığını açıkladı.

Elaldı, “Sivas ve çevresindeki kırsal alanlarda yapılan bir çalışmada, hayvanlardan ve yerden toplanan kenelerin yüzde 90’ı Hyalomma soyuna ait, bunun yüzde 80’i ise KKKA’nın sorumlusu Hyalomma marginatum türü” dedi.

Keneler 200’den Fazla Hastalık Taşıyor

Keneler, KKKA’nın yanı sıra Lyme hastalığı, Riketsiya enfeksiyonları, Anaplazmoz, Q ateşi ve Erlihiyoz gibi 200’den fazla hastalığı insanlara bulaştırabiliyor.

Prof. Dr. Elaldı, kenelerin zorunlu kan emici eklembacaklılar olduğunu ve özellikle kırsal alanlarda ciddi bir sağlık tehdidi oluşturduğunu vurguladı. Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde bu yıl Nisan ayından itibaren 7 erişkin hastaya KKKA tanısı konuldu. Hastane, uzman doktorları ve deneyimli sağlık personeliyle bu vakaların takibinde lider konumda.

Korunma İçin Pratik ve Hayati Öneriler

Kene ısırmalarından korunmak için kırsal alanlara gidilmemesi en etkili yöntem olsa da, bu her zaman mümkün olmuyor diyen, Elaldı, alınabilecek pratik önlemleri şu şeklide sıraladı: “Keneler insanları sivrisinekler gibi ısırıp kaçmazlar, aksine kan emmek üzere insanların ve hayvanların derilerine yapışırlar ve doyana kadar orada kalıp kan emerler. Kenelerden korunmak için ilk olarak kenelerin bulunduğu kırsal alanlara gitmemek en iyi çözüm olmakla birlikte, bu her zaman mümkün değildir. Eğer gidilecekse de gitmeden önce kenelerin kolaylıkla fark edilip görülebileceği açık renkli elbiseler giyilmelidir. Doğada bulunulduğu zamanlarda sık sık elbise yüzeyleri kene açısından kontrol edilmeli ve kenelerin çıplak deriye ulaşmasını engellemek için pantolon paçaları çorabın içine sokulmalıdır. Günümüzde insanlara kene yapışmasını etkili bir şekilde önleyecek bir kimyasal madde bulunmamaktadır. Kenelerden korunmanın en etkili yöntemi, riskli alanlardan dönüldüğünde evde ayna karşısında vücutta kene olup-olmadığının kontrol edilmesidir. Özellikle kenelerin yapışmak için tercih ettiği kasıklar ve koltukaltları kontrol edilmelidir. Kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden, çıplak el ile dokunmamak şartıyla, vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet ve eldiven gibi) çıkarılmalıdır. Çıkartılan kene aç olacağından bir başka canlıya yapışmasını önlemek için doğaya bırakılmamalıdır. Eğer bulunabiliyorsa en iyisi alkol (ör. Kolonya) içeren ağzı kapaklı küçük bir kutu içine atılmalıdır. Eğer kene, tutunan kişi ya da etrafında bulunan başka biri tarafından çıkarılamıyorsa, bir sağlık kuruluşunda görevli sağlık personeli tarafından da çıkarılabilir. Ama hastalık bulaşının engellenmesi açısından zorunluluk yoktur. Yani kenenin, tutunan kişi tarafından çıkarılmış olması hastalık bulaşmasını kolaylaştırmaz. Burada kenenin bir an önce vücuttan uzaklaştırılması önemlidir.

KKKA’nın Belirtileri ve Erken Teşhisin Kritik Rolü

KKKA, kene tutunmasından 1-3 gün (en fazla 9 gün) sonra halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, baş ağrısı, kas-eklem ağrıları, ateş, üşüme ve titremeyle kendini gösteriyor. Bazı hastalarda bulantı, kusma, ishal ve yüzde 10-15 oranında burun, ağız içi, mide-bağırsak sistemi veya organ içi kanamalar da görülebiliyor.

Prof. Dr. Elaldı, erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı: “Doğru ve hızlı tanı, hastanın hayatını kurtarmanın yanı sıra hastalığın başkalarına bulaşmasını engeller. Sivas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu konuda uzman kadrosu ve ileri tanı yöntemleriyle fark yaratıyor.” Türkiye’de tanı, T.C. Sağlık Bakanlığı KKKA Bilimsel Komitesi’nin olgu tanımı ve virolojik-serolojik testlerle konuluyor. Hastanemiz, bu testlerin uygulandığı önde gelen merkezlerden biri.

Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin Küresel Çapta Öncülüğü

Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi, KKKA’nın takibi ve tedavisi konusunda dünya çapında en deneyimli sağlık kuruluşları arasında yer alıyor. Prof. Dr. Elaldı, hastanenin bu alandaki başarısını şöyle özetledi: “Doktorlarımız ve yardımcı sağlık personelimiz, yılların birikimiyle KKKA hastalarına en etkili tedaviyi sunuyor. Türkiye’de KKKA ölüm oranı yüzde 5 ile dünya genelindeki yüzde 10-40’lık oranlara kıyasla oldukça düşük. Bu başarıda hastanemizin rolü büyük.” Hastane, sadece tedaviyle sınırlı kalmayıp, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi ile iş birliği içinde kapsamlı araştırmalar da yürütüyor. Bu araştırmalar, KKKA’nın bölgedeki yaygınlığını, keneler ve hayvanlardaki varlığını, hızlı tanı yöntemlerini, tedavi için yeni ilaçları ve insan ile hayvanlar için aşı geliştirilmesini kapsıyor.

Türkiye’deki KKKA Gerçeği ve İstatistikler

Türkiye’de KKKA ilk kez 2002 yılında tespit edildi ve 2003’te laboratuvar testleriyle doğrulandı. O günden bu yana, özellikle kırsal kesimlerde her yıl bahar ve yaz aylarında çok sayıda vaka görülüyor. Hastalık, her yaş ve cinsiyette ortaya çıksa da, tarım ve hayvancılıkla uğraşan orta yaş grubu erkeklerde daha sık rastlanıyor diyen Elaldı, “Erkekler tarlalarda daha fazla çalıştığı için kenelerle temasları kadınlara göre daha fazla, bu da hastalığın erkeklerde daha sık görülmesine neden oluyor. Türkiye genelinde vakaların yaklaşık yüzde 5’i hayatını kaybediyor, ancak bu oran Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin uzman müdahaleleriyle daha da aşağı çekiliyor." dedi.

Sivas’tan Dünyaya Örnek Bir Mücadele

Sivas Uygulama ve Araştırma Hastanesi, KKKA ile mücadelede hem tedavi hem de araştırma alanında Türkiye’ye ve dünyaya örnek oluyor diyen Prof. Dr. Elaldı, halkı bilinçlendirmenin ve erken müdahalenin önemine dikkat çekerek, “Kene riskine karşı dikkatli olunmalı, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmalı. Hastanemiz, bu mücadelede her zaman yanınızda” mesajını vererek, Sivas, KKKA ile mücadelede attığı adımlarla sadece bölgesel değil, küresel bir sağlık merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor." şeklinde ifade etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DSİ yetkililerinden Iğdır Ovası Sulama Projesi&amp;apos;ne yerinde inceleme</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dsi-yetkililerinden-igdir-ovasi-sulama-projesine-yerinde-inceleme</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dsi-yetkililerinden-igdir-ovasi-sulama-projesine-yerinde-inceleme</guid>
<description><![CDATA[ Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Makina İmalat ve Donatım Daire Başkanı Birhan Oğurlu, Daire Başkan Yardımcısı Erdinç Dumlu ve teknik heyet, Doğu ve Batı Iğdır Ovası Sulaması Toplu Makinalı Çalışma işinin saha kontrolünü gerçekleştirmek üzere Iğdır’a geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e3-124.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>DSİ, yetkililerinden, Iğdır, Ovası, Sulama, Projesine, yerinde, inceleme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Makina İmalat ve Donatım Daire Başkanı Birhan Oğurlu, Daire Başkan Yardımcısı Erdinç Dumlu ve teknik heyet, Doğu ve Batı Iğdır Ovası Sulaması Toplu Makinalı Çalışma işinin saha kontrolünü gerçekleştirmek üzere Iğdır’a geldi.

Gerçekleştirilen saha incelemelerine DSİ 24. Bölge Müdür Yardımcısı Tekin KABUL, 242. Şube Müdürü İrfan Önal, Makina İmalat ve Donatım Şube Müdürü Cesim Güven ile teknik ekip de katılım sağladı. Sahada yapılan kontrollerin ardından heyet, DSİ 242. Şube Müdürlüğü’nde ilgili personelle bir araya geldi.

Toplantıda sulama projesi kapsamında sahada karşılaşılan teknik durumlar, ihtiyaçlar, talepler ve olası darboğazlar masaya yatırıldı. Gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında verimliliğin artırılması ve projenin başarıyla sürdürülebilmesi adına atılabilecek adımlar ele alındı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hakem Şansalan’a Batman’da tepki</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hakem-sansalana-batmanda-tepki</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hakem-sansalana-batmanda-tepki</guid>
<description><![CDATA[ Süper Lig hakemi Ali Şansalan, Batman’da ilk kez yönettiği maçta taraftarların tepkisini çekti. Şansalan&#039;ın uzatma süresi ve kararları tartışma konusu oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/i-m-g-6089.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hakem, Şansalan’a, Batman’da, tepki</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BATMAN-BHA

Süper Lig hakemi Ali Şansalan, Batman’da ilk kez yönettiği maçta taraftarların tepkisini çekti. Şansalan'ın uzatma süresi ve kararları tartışma konusu oldu. 2019 yılından bu yana Süper Lig’de görev yapan hakem Ali Şansalan, Batman’daki ilk maçında eleştirilerin odağı oldu. TFF 2. Lig Play-Off yarı final rövanşında oynanan Batman Petrolspor–Altınordu karşılaşmasında orta hakem olarak görev yapan Şansalan’ın yönetimi, ev sahibi ekip taraftarlarının tepkisini çekti.

Batmanlı futbolseverler, tecrübeli hakemin özellikle takdir haklarını konuk ekip lehine kullandığını savunarak, “Sanki Batman değil de Altınordu ev sahibi gibiydi. Uzatma dakikaları neredeyse 10 dakikayı buldu. Böyle vasat bir performansı beklemiyorduk” şeklinde yorumlar yaptı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batman’ın ilk kadın yazarı Sasonlu Meryem Avcı, öğrencilerle buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/batmanin-ilk-kadin-yazari-sasonlu-meryem-avci-oegrencilerle-bulustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/batmanin-ilk-kadin-yazari-sasonlu-meryem-avci-oegrencilerle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Batman’ın ilk kadın yazarı ünvanını taşıyan Meryem Avcı, memleketi Sason’da bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle söyleşi yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/i-m-g-6108.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Batman’ın, ilk, kadın, yazarı, Sasonlu, Meryem, Avcı, öğrencilerle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BATMAN-BHA

Batman’ın ilk kadın yazarı ünvanını taşıyan Meryem Avcı, memleketi Sason’da bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle söyleşi yaptı. Eğitimci kimliği ve profesyonel eğitim koçluğu tecrübesiyle de tanınan Avcı, söyleşi kapsamında öğrencilere motivasyon, hedef belirleme, hayatı anlamlandırma ve LGS süreciyle başa çıkma gibi konularda bilgi ve deneyimlerini aktardı.

Kendi yaşam öyküsünden örneklerle öğrencileri cesaretlendiren Avcı, Batmanlı ve Sasonlu kimliğini her zaman gururla taşıdığını vurguladı.

Konuşmasında öğrencilere güçlü yönlerini keşfetmeleri gerektiğini ifade eden Avcı, karşılaştıkları zorluklar karşısında asla pes etmemeleri gerektiğini belirtti. Etkinlik boyunca öğrencilerle sıcak ve samimi bir diyalog kuran Avcı, gençlerin sorularını içtenlikle yanıtladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Önce dönerden şimdi de künefe zincirinden FETÖ çıktı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/once-doenerden-simdi-de-kunefe-zincirinden-feto-cikti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/once-doenerden-simdi-de-kunefe-zincirinden-feto-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İzmir merkezli 5 ilde düzenlenen FETÖ operasyonunda bir künefe zinciriyle bağlantılı 33 kişi gözaltına alınmıştı. Firmayla ilgili detaylar ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/i-m-g-6110.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Önce, dönerden, şimdi, künefe, zincirinden, FETÖ, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İZMİR-BHA

İzmir merkezli 5 ilde düzenlenen FETÖ operasyonunda bir künefe zinciriyle bağlantılı 33 kişi gözaltına alınmıştı. Firmayla ilgili detaylar ortaya çıktı.

Operasyon düzenlenen firmanın Antiochia Künefe işletmesi olduğu öğrenilirken şüphelilerin belirlenen adreslerinde yapılan aramalarda; bir miktar mevduat ve ziynet eşyası ile çok sayıda dijital materyale el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki İl Emniyet Müdürlüğü'ne Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY'nin güncel yapılanma faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik bir künefe zinciri ile ilgili çalışma yapmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan (MASAK) elde edilen verilerin incelemesinde örgüt adına fon toplayan veya sağlayan, ifade ile teşhislerde adı geçen ayrıca örgüt mensuplarından ele geçirilen dijital materyal incelemesinde suç unsurları tespit edilen 41 şüpheliye yönelik harekete geçilmişti.

İzmir merkezli İstanbul, Hatay, Gaziantep ve Manisa'da şafak vakti eş zamanlı yapılan operasyonda, 33 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyet'in operasyon düzenlediği künefe zinciriyle ilgili detaylar da ortaya çıktı. 33 şüphelinin gözaltına alındığı firmanın 'Antiochia Künefe' olduğu öğrenilirken emniyetin Antiochia isimli işletme ve bu işletme ile bağlantılı şahıslara yönelik ilk operasyonu 24 Aralık 2024 günü gerçekleştirdiği ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon’da orman işçisi feci şekilde can verdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trabzonda-orman-iscisi-feci-sekilde-can-verdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trabzonda-orman-iscisi-feci-sekilde-can-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon’un Düzköy ilçesinde orman kesim işçisi olarak çalışan 33 yaşındaki Ünal Kalıntaş, görev sırasında geçirdiği talihsiz kaza sonucu hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/v-52.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trabzon’da, orman, işçisi, feci, şekilde, can, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[TRABZON-BHA

Trabzon’un Düzköy ilçesinde orman kesim işçisi olarak çalışan 33 yaşındaki Ünal Kalıntaş, görev sırasında geçirdiği talihsiz kaza sonucu hayatını kaybetti. Kalıntaş’ın, ağaç kesimi esnasında kontrolünü kaybederek kütükle birlikte yaklaşık 20 metrelik uçurumdan yuvarlandığı bildirildi.

Olay, 27 Mayıs 2025 Salı günü Düzköy ilçesinin dik ve engebeli arazilerle çevrili ormanlık bir alanında meydana geldi. Alanda ağaç kesimi yapan Kalıntaş’ın, kesilen kütüğün hareketiyle birlikte dengesini kaybederek uçuruma yuvarlandığı belirtildi. Yapılan ilk incelemelerde genç işçinin olay yerinde yaşamını yitirdiği tespit edildi.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ancak olayın gerçekleştiği noktanın zorlu doğa koşulları nedeniyle ekipler bölgeye ulaşmakta güçlük yaşadı. Cenaze, yapılan ilk incelemelerin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars’ta Engelliler Haftası’na özel eğitim programı düzenlendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-engelliler-haftasina-oezel-egitim-programi-duzenlendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-engelliler-haftasina-oezel-egitim-programi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Engelliler Haftası dolayısıyla, Kars Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kars Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü iş birliğiyle anlamlı bir etkinlik düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e2-88.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kars’ta, Engelliler, Haftası’na, özel, eğitim, programı, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Engelliler Haftası dolayısıyla, Kars Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kars Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü iş birliğiyle anlamlı bir etkinlik düzenlendi. “Kadınlara ve Engellilere Yönelik Mesleki Eğitim ve İstihdam Hizmetleri” konulu eğitim programı, engelli bireylerin ve kadınların iş gücü piyasasına katılımını artırmayı hedefledi.

Gerçekleştirilen eğitim programında, katılımcılara İŞKUR’un sunduğu mesleki eğitim kursları, girişimcilik destekleri ve istihdam teşvikleri hakkında bilgi verildi. Ayrıca, engelli bireylerin iş hayatında karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik stratejiler de ele alındı.

Etkinlikte konuşan yetkililer, engelli bireylerin ve kadınların ekonomik hayata aktif katılımlarının desteklenmesinin, toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyaretini tamamladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-azerbaycan-ziyaretini-tamamladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-azerbaycan-ziyaretini-tamamladi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından özel uçak &quot;TUR&quot; ile İstanbul’a hareket etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/d-a-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, Azerbaycan, ziyaretini, tamamladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından özel uçak "TUR" ile İstanbul’a hareket etti. Erdoğan’ı, Fuzuli Uluslararası Havalimanı’ndan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve beraberindeki yetkililer uğurladı.

Bağımsızlık Günü etkinliklerine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ziyaret boyunca geniş bir heyet eşlik etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da heyette yer aldı.

Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Kürşad Zorlu, Ali İhsan Yavuz, Zafer Sırakaya, Hüseyin Yayman, Halit Yerebakan ve MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir de Erdoğan ile birlikte İstanbul’a döndü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mardin Valisi Akkoyun, Mazıdağı’nda vatandaşlarla buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-valisi-akkoyun-mazidaginda-vatandaslarla-bulustu-24556</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-valisi-akkoyun-mazidaginda-vatandaslarla-bulustu-24556</guid>
<description><![CDATA[ Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Mazıdağı ilçesinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/basliksiz-1-kopya-kopya-122.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Mardin, Valisi, Akkoyun, Mazıdağı’nda, vatandaşlarla, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MARDİN-BHA

Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Mazıdağı ilçesinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. İlk olarak Mazıdağı Hükümet Konağı'nda güvenlik değerlendirme toplantısına katılan Akkoyun, Kaymakam Ömer Tuğrul Kundakçı, Vali Yardımcısı Hasan Kurt ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile ilçenin asayiş durumu hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Vali Akkoyun, daha sonra Mazıdağı Kaymakamlığı bünyesinde hizmet veren kurumları ziyaret ederek görevi başındaki personeller ve vatandaşlarla bir araya geldi. Akkoyun, beraberindeki heyetle daha sonra ilçedeki esnafları ve vatandaşları ziyaret etti. Vatandaşların talep ve önerilerini dinleyen Akkoyun, esnaflara bereketli kazançlar diledi.

Ziyaretleri kapsamında Mazıdağı Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Aşevinde incelemelerde bulunan Akkoyun, Mazıdağı Kaymakamı Ömer Tuğrul Kundakçı'dan aşevinin çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Akkoyun, ayrıca vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk Evini de ziyaret ederek çocuklarla yakından ilgilendi, bir süre sohbet etti. Mazıdağı 100. Yıl İlçe Halk Kütüphanesini de ziyaret eden Akkoyun, kütüphane içerisinde incelemelerde bulunarak öğrencilerle bir süre sohbet etti.

Vali Akkoyun, mahalle ziyaretleri kapsamında ise ilk olarak İlçeye bağlı kırsal Şenyuva Mahallesine ziyarette bulundu. Ziyarette vatandaşlarla bir araya gelerek hasbihal eden, talep ve önerilerini dinleyen Vali Akkoyun, mahalle ile ilgili Muhtar Burhan Abi’den bilgi aldı. Akkoyun, vatandaşların ilettiği talep ve ihtiyaçlar için anında çözümler üretip neticeye kavuşturulması noktasında ilgili kurum müdürleri ve daire başkanlarına gerekli talimatları verdi. Kırsal Yağmurlu Mahallesine de ziyarette bulunan Akkoyun, mahalle ile ilgili Muhtar Çelebi Akın’dan bilgi aldı.

Ziyaretlerde Vali Akkoyun'a Mazıdağı Kaymakamı Ömer Tuğrul Kundakçı, Vali Yardımcısı Hasan Kurt ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan eşlik etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan Bağımsızlık Günü Kars&amp;apos;ta etkinliklerle kutlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/azerbaycan-bagimsizlik-gunu-karsta-etkinliklerle-kutlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/azerbaycan-bagimsizlik-gunu-karsta-etkinliklerle-kutlandi</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;ta Azerbaycan&#039;ın Bağımsızlık Günü düzenlenen etkinlikle kutlandı. Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen kutlama etkinliğinde, &#039;iki devlet, bir millet&#039; vurgusu yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e1-69.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan, Bağımsızlık, Günü, Karsta, etkinliklerle, kutlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars'ta Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü düzenlenen etkinlikle kutlandı. Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen kutlama etkinliğinde, 'iki devlet, bir millet' vurgusu yapıldı. Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen kutlama etkinliğinde, 'iki devlet, bir millet' vurgusu yapıldı.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından Türkiye ve Azerbaycan milli marşları okundu. Etkinliğe Kars Valisi Ziya Polat, Belediye Başkanı Ötüken Senger, Kars Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Çepni, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Engin Kılıç, kaymakamlar, STK temsilciler, daire amirleri ve davetlilerin katıldı.

Azerbaycan ve Türkiye kardeşliğinin önemine vurgu yapan Başkonsolos Aliyev, "Bugün Doğu’da dünyanın ilk demokratik devlet olan Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin kuruluşunun 107. Yılını hep birlikte kutlamanın onurunu ve gururunu hep birlikte yaşıyoruz. 1918 yılının Mayıs ayının 28. Gününde, Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin Milli Şurası İstiklal Beyannamesini imzalayarak Doğu’da ve Müslüman dünyasında ilk demokratik devlet kuruluşunu yapmış, Azerbaycan bağımsızlığını dünyaya ilan etmiştir. Mevcutluğunun ilk günlerinden Halk hâkimiyeti ve insanların beraberliyi prensiplerini esas alan Azerbaycan Halk Cumhuriyetini, bütün ülke vatandaşlarına aynı hukuki hakları vermiştir. Henüz 23 ay mevcut olmasına bakmayarak kısa sürede Azerbaycan’ın ilk parlamenter hükümeti kurutulmuş, devlet kurumları tesis olunmuş, Cumhuriyetin dış münasebetler sisteminde tanınması istikametinde mühim adımlar atılmıştır. Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in "İki devlet, bir millet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" sözleri üzerinde kurulan Azerbaycan-Türkiye ilişkileri 15 Eylül 2021 yılında imzalanan "Şuşa Beyannamesi" ile müttefiklik seviyesine yükselmiştir. Bugün Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Başkanı Sayın İlham Aliyev ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan arasında karşılıklı sevgi ve güven, aynı zamanda kardeşlik ilişkileri, süregelen siyasi diyalog iki ülke arasında bütün sahalarda yakın emektaşlığı şartlandıran en ciddi faktördür. 2024 yılında iki ülke arasında ticaret anlaşması yaklaşık olarak 8 milyar doları teşkil etmiştir. Hedef 15 milyar dolardır. Türkiye, Azerbaycan’ın harici ülkelerle ticaret hacmine göre ikinci sıradadır. Bir tarihi meseleye dikkatsizi çekmek istedim. Azerbaycan’da Sovyet İttifakı kurulduğundan sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Azerbaycan’dan borç para istemesine karşılık olarak o zamanı Sovyet Azerbaycan’ın rehberi Neriman Nerimanov tarihi mektubunda: "Paşam, bizde kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş her zaman kardeşinin elinden tutar" diyerek 500 kilogram qızıl, 9 bin ton kerasin ve 350 ton benzin yardım göndermiştir. Bu gün Azerbaycan ve Türkiye gaz koridoru ve Doğu - Batı Trans- Azerbaycan uluslararası koridorunun (Orta koridor) inkişaf ettirilmesi yolunda her iki ülkenin ve bölgenin refahı için çalışmaktadırlar. Bu konseptte, inşa edilecek olan Kars-Nahcıvan Demiryolu hattının önemi de hususi olarak vurgulanmadır. "Bağımsızlığı koruyup saklamak, onu elde etmekten daha zordur". Bu gün Cumhurbaşkanımız Sayın İlham Aliyevev’in rehberliği altında ülkemiz daha da büyümektedir ve bölgenin en gülcü devletidir. Ali Baş Komutan Sayın İlham Aliyev’in rehberliyi altında halk ve ordu birliyi ile 30 yıldır işgal altında kalmış topraklarımız 44 gün sonunda işgalden kurtarılmış, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve su verenliyi tesis edilmiştir. Bu konuda 2025 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti’nde 'Anayasa ve Egemenlik' yılı ilan olunmuştur.” dedi.

Türk dünyasını bir araya getirecek koridorun imzasının en yakın zamanda imzalanmasını ümit ettiğini dile getiren Vali Polat da, "Aynı akılla, aynı kalple adım atan, hatta artık koşmaya başlayan iki devlet tek millet. Türkler, dünyaya adaleti sağlamak için yaratılmıştır. Biz bu millet olarak kardeş devletimiz can Azerbaycan'ımız, Türkiye Cumhuriyeti özellikle son yıllardaki kardeşlik hukukunu devletler arasındaki ilişkilerde de ortak bir şekilde yürütüyorlar. Biz aynı gönülle, bu yolda yürüyen, koşan iki devletiz. Size yapılan bize yapılmış, bize yapılan size yapılmış. Geçtiğimiz yıllarda Zafer Bayrağını onu da diktiğimiz Karabağ'da bütün Türkülerin duası sizinleydi, her şeyimiz sizinleydi. Umarım bu zaferle Türk dünyasını bir araya getirecek koridorunda imzasını en yakın zamanda imzalarız. Türkiye'den Çin'e kadar ortak dili, ortak kültürün olduğu koridorda hep beraber yolculuk yaparız." diye konuştu.





















cd]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şehit Eren Bülbül İllerarası Karate Şampiyonası&amp;apos;nda büyük başarı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sehit-eren-bulbul-illerarasi-karate-sampiyonasinda-buyuk-basari</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sehit-eren-bulbul-illerarasi-karate-sampiyonasinda-buyuk-basari</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da 24-25 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Şehit Eren Bülbül İllerarası Karate Şampiyonası&#039;nda, 10 ilden 450 sporcu mücadele etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e2-90.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Şehit, Eren, Bülbül, İllerarası, Karate, Şampiyonasında, büyük, başarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Trabzon'da 24-25 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Şehit Eren Bülbül İllerarası Karate Şampiyonası'nda, 10 ilden 450 sporcu mücadele etti. Kars'ta şampiyonaya katılan sporcular gösterdikleri üstün başarılarla dikkatleri üzerine çekti. Medine Kuyumcu ve Ela Göktaş, kendi kategorilerinde altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Defne Ezgi Yaşlı, ise gümüş madalya ile dereceye girdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Devlet Demiryolları&amp;apos;ndan Kurban Bayramı&amp;apos;na özel ek sefer ve vagon ilavesi duyurusu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/devlet-demiryollarindan-kurban-bayramina-oezel-ek-sefer-ve-vagon-ilavesi-duyurusu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/devlet-demiryollarindan-kurban-bayramina-oezel-ek-sefer-ve-vagon-ilavesi-duyurusu</guid>
<description><![CDATA[ Devlet Demir Yolları, Kurban Bayramı tatili boyunca yolcu yoğunluğunu karşılamak için önemli bir duyuru yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e2-91.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Devlet, Demiryollarından, Kurban, Bayramına, özel, sefer, vagon, ilavesi, duyurusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Devlet Demir Yolları, Kurban Bayramı tatili boyunca yolcu yoğunluğunu karşılamak için önemli bir duyuru yaptı. Yapılan açıklamaya göre; 5, 8 ve 9 Haziran 2025 tarihlerinde Ankara ile İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerine ek olarak karşılıklı ilave seferler düzenlenecek.

Bunun yanı sıra, 5-9 Haziran 2025 tarihleri arasında ana hat ve bölgesel trenlerde kapasite artırılarak, yolcuların daha rahat bir seyahat deneyimi yaşamaları sağlanacak. Ek olarak, İzmir Mavi, Doğu, Güney, Van Gölü, Ege, Erciyes, Pamukkale, Ankara, Konya Mavi, 6 Eylül ve 17 Eylül Ekspresleri ile Uzunköprü-Halkalı ve Edirne-Halkalı hattındaki bölgesel trenlerde de vagon ilavesi yapılacak.

Bayram boyunca seyahat etmek isteyen vatandaşların daha rahat ve konforlu bir yolculuk geçirmeleri için alınan bu önlemler, demir yolu ulaşımında yoğunluk yaşanmasını engellemeyi amaçlıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta mülki idare amirlerinde görev değişikliği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-mulki-idare-amirlerinde-goerev-degisikligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-mulki-idare-amirlerinde-goerev-degisikligi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan kararname ile Kars’ta görev yapan bazı mülki idare amirlerinin görev yerlerinde değişikliğe gidildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/resmi-gzt.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, mülki, idare, amirlerinde, görev, değişikliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan kararname ile Kars’ta görev yapan bazı mülki idare amirlerinin görev yerlerinde değişikliğe gidildi. Kars Vali Yardımcısı Muhammed Enes ÇIKRIK, Susuz Kaymakamı Halis HACIİSMAİLOĞLU, Digor Kaymakamı Hasan Musab OKATAN ve Selim Kaymakamı Mubin DEMİRKIRAN, yürüttükleri özverili çalışmalardan dolayı teşekkür edilerek yeni görev yerlerine uğurlandı.

Kars’a atanan yeni mülki idare amirleri ise şöyle:


 
 Vali Yardımcısı Ahmet GÖKCECİK
 
 
 Vali Yardımcısı Şeyma AKTAŞ SEMİZ
 
 
 Selim Kaymakamı Mehmet Ali SEMİZ
 
 
 Digor Kaymakamı Ahmed Tayyib KAHRAMAN
 
 
 Susuz Kaymakamı Muhammed Emin TUTAL
 


Kars Valisi Ziya Polat, yeni atanan yöneticilere görevlerinde başarılar diledi ve görev değişiklikleriyle ilgili yapılan açıklamada, "İlimiz mülki idare amirleri başta olmak üzere, görev yeri değişen tüm meslektaşlarımın yeni görevlerinin hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerine yer verildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da 5 gazete ekonomik sıkıntıdan kapanıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-5-gazete-ekonomik-sikintidan-kapaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-5-gazete-ekonomik-sikintidan-kapaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Antalya yayın yapan 11 yerel gazeten 5 &#039;i ekonomik zorluklar ve Basın İlan Kurumu&#039;nun (BİK) şartlarını yerine getirememe nedeniyle kapatma kararı aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/basliksiz-1-kopya-kopya-125.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, gazete, ekonomik, sıkıntıdan, kapanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Antalya yayın yapan 11 yerel gazeten 5 'i ekonomik zorluklar ve Basın İlan Kurumu'nun (BİK) şartlarını yerine getirememe nedeniyle kapatma kararı aldı. Kentin köklü yayın kuruluşlarından İleri Gazetesi, Hürses Gazetesi, Son Haber, Antalya Gündem ve Yüzyüze Gazeteleri, 31 Mayıs itibarıyla yayın hayatına veda edecekleri öğrenildi. Antalya yerel basını, ekonomik sıkıntıların derinleşmesi ve Basın İlan Kurumu'nun (BİK) giderek ağırlaşan şartları altında tarihi bir erime yaşıyor. Kentin hafızası niteliğindeki dört önemli yayın kuruluşu - Antalya Büyükşehir Belediyesi önceki Başkanı Menderes Türel'in dedesi Tevfik Türel ve Ahmet Tekelioğlu tarafından 1946 yılında kurulan İleri Gazetesi, 1957 yılında Naci Uğural'ın kurduğu ve Ayla Çekiç'in satın alarak yayın hayatını sürdüren Hürses Gazetesi, eski AESOB Başkanı Orhan Tolunay'ın sahibi olduğu Son Haber ve M.Seda Ay Çiçek'in sahibi olduğu Yüzyüze Gazeteleri - 31 Mayıs 2025 tarihinde son kez okurlarıyla buluşacak.

KAPATMAK ZORUNDA KALDILAR

Uzun zamandır birleşme konusunda görüşmeler yapan Antalya'daki 11 gazete sahibi, anlaşamayınca 5 gazete kapatma kararı aldı. Ancak 6 gazete kapacak olan bu gazete sahiplerine kapanmaları karşılığında toplam 3milyon TL ödeme kararı aldığı öğrenildi. Bu nedenle kapanan gazetelere geride kalan her gazete sahibi kişi başı 2 milyon 500 bin TL ödeyerek kısmen yılların yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerin mağduriyetlerini önlemeye çalıştı.



79 YILLIK ÇINAR DEVRİLİYOR! İLERİ GAZETESİ VEDA EDİYOR

Antalya'nın en köklü yayın kuruluşlarından biri olan İleri Gazetesi'nin kapanma kararı, kent belleğinde derin bir yara açacak. Tevfik Türel ve Ahmet Tekelioğlu'nun 1946 yılında büyük umutlarla kurduğu gazete, 79 yıldır Antalya'nın nabzını tutmuş, sayısız önemli olaya tanıklık etmişti. Ekonomik zorluklara daha fazla dayanamayan bu çınar ağacının devrilmesi, yerel basının ne denli kritik bir süreçten geçtiğini acı bir şekilde gösteriyor.



HÜRSES, SON HABER, ANTALYA GÜNDEM VE YÜZYÜZE DE AYAKTA KALAMADI

Sadece İleri Gazetesi değil, Antalya'nın diğer önemli sesleri Hürses, Son Haber, Antalya Gündem ve Yüzyüze gazeteleri de ekonomik girdabın ve BİK'in zorlayıcı koşullarının pençesinden kurtulamadı. Ömer Naci Uğural'ın kurduğu ve Ayla Çekiç'in uzun yıllar emek verdiği Hürses, Orhan Tolunay'ın özverili çalışmalarıyla yayın hayatını sürdüren Son Haber, Antalya Gündem ve M.Seda Ay Çiçek'in yönetimindeki Yüzyüze gazetelerinin de kapanma kararı alması, yerel basının yaşadığı toplu çöküşün vahametini ortaya koyuyor.



ANTALYA'DA GAZETE SAYISI YARI YARIYA AZALIYOR

Bu dört önemli gazetenin yayın hayatına son vermesiyle birlikte Antalya'daki günlük gazete sayısı 11'dan sadece 5'e düşecek. Geriye kalan Akdeniz Gerçek, Akdeniz Manşet, Antalya Körfez, Yeni Yüzyıl, Lider ve Ekspres gazetelerinin de benzer zorluklarla mücadele ettiği düşünüldüğünde, Antalya yerel basınının geleceği ciddi endişe yaratıyor.



YEREL BASIN NEDEN KAN KAYBEDİYOR?

Antalya'daki bu acı tablo, Türkiye genelindeki yerel basının yaşadığı derin krizi yansıtıyor. Artan kağıt ve baskı maliyetleri, düşen reklam gelirleri ve internet gazeteciliğinin yükselişi, yerel gazeteleri ayakta kalmakta zorluyor. Özellikle BİK'in ilan verme şartlarının giderek ağırlaşması, tirajı düşük olan yerel gazeteler için adeta bir ölüm fermanı anlamına geliyor. Kamu kurumlarının yerel basına verdiği ilan desteğinin azalması da bu krizi derinleştiriyor.



BASINDAKİ FARKLI SESLER TEK TEK KAPANIYOR?

Yerel basın, kentlerin ve bölgelerin sesi, hafızası ve en önemli bilgi kaynaklarından biridir. Yerel yönetimlerin icraatlarını takip eder, kentteki sorunları gündeme taşır, kültürel ve sosyal etkinlikleri duyurur, halkın haber alma hakkını en yakın ve güvenilir şekilde karşılar. Yerel gazetelerin kapanması, kent demokrasisi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük bir kayıp anlamına geliyor. Antalya'nın bu dört önemli gazetesinin susmasıyla birlikte, kentteki farklı sesler de kısılmış olacak.





GÖZLER YEREL YÖNETİMLERDE VE MERKEZİ HÜKÜMETTE

Antalya'daki bu acı tablo, yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin yerel basına yönelik destek politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Reklam gelirlerinin artırılması, BİK şartlarının yerel basının gerçeklerine uygun hale getirilmesi ve diğer destek mekanizmalarının devreye sokulması, yerel basının ayakta kalması için hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, Antalya'da yaşanan bu toplu kapanma dalgasının diğer kentlere de sıçraması ve yerel basının tamamen yok olması tehlikesiyle karşı karşıya kalınabilir.

Antalya'nın 79 yıllık çınarı İleri Gazetesi başta olmak üzere, Hürses, Son Haber ve Yüzyüze gazetelerine veda etmek, Antalya basını ve okurları için buruk bir veda olacak. Ancak bu acı kayıp, yerel basının yaşadığı derin krize dikkat çekmek ve çözüm yolları aramak için bir dönüm noktası olabilir.

Antalya'da yayın hayatına sürdüren gazeteler ve tarihleri:



AKDENİZ GERÇEK GAZETESİ

Sahibi Ahmet Başkaya, Sorumlu Yazişleri Müdürü Adnan Çoban, Haber Müdürü Songül Hoçanlı olan Gerçek Gazetesi 24 Mayıs 2004 tarihinde yayın hayatına başladı.





AKDENİZ MANŞET GAZETESİ

Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Murat Çiçek; Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Akkurt; Haber Müdürü Dilek Bozkurt Özgenç olan Akdeniz Manşet Gazetesi 19 mayıs 2001 tarihinde haftalık olarak yayına başladı ve 13 Ocak 2003 tarihinden itibaren günlük yayına geçti.





ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ

Sahibi ve sorumlu yazıişleri müdürünün Rasim Gündüz olduğu Körfez Gazetesi ilk kez 9 Temmuz 2003 tarihinde haftalık ve renkli olarak yayınlanmaya başladı. Genel yayın yönetmenliğini Ali Orhan’ın ve haber müdürlüğünü İdris Özyol’un yaptığı gazete 8 mart 2004 tarihinde günlük olarak yayınlanmaya başladı.





ANTALYA EKSPRES GAZETESİ

12 Aralık 1982 tarihinde Cevat Alp tarafından çıkarılan ve 1987 yılında ofset baskıya geçen gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Eyyüp Aydın, Haber Müdürü Vedat Özkeleş’di. 1 Temmuz 1997 tarihinden itibaren yeni sahibi Arif Aslan olan Antalya Ekspres gazetesinde genel yayın yönetmeliği ve sorumlu Yazıişleri Müdürlüğünü İbrahim Akkaya yürütüyordu. 2001 yılından itibaren yayımlanan gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Esra Yağcı’dır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şalpazarı&amp;apos;nda Kaymakam Semih Memiş, Güçlükonak Kaymakamlığına atandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/salpazarinda-kaymakam-semih-memis-guclukonak-kaymakamligina-atandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/salpazarinda-kaymakam-semih-memis-guclukonak-kaymakamligina-atandi</guid>
<description><![CDATA[ İçişleri Bakanlığı’nın 18 Eylül 2023 tarihli atama onayı ile Şalpazarı İlçe Kaymakamı olarak atanan Kaymakam Semih Memiş&#039;in görev yeri değişti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/memis-semih.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Şalpazarında, Kaymakam, Semih, Memiş, Güçlükonak, Kaymakamlığına, atandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mustafa ÖZCAN/TRABZON-BHA

İçişleri Bakanlığı’nın 18 Eylül 2023 tarihli atama onayı ile Şalpazarı İlçe Kaymakamı olarak atanan Kaymakam Semih Memiş'in görev yeri değişti.



Şalpazarı İlçe kaymakamı Semih Memiş, ilçedeki 620 günün ardından bu sefer 2024 TÜİK sayımına göre 12 bin 595 nüfuslu olan Güçlükonak İlçe kaymakamlığı görevine getirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2025 yılı Mülki İdare Amirleri Kararnamesi yayımlandı: 390 ismin görev yeri değişti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/2025-yili-mulki-idare-amirleri-kararnamesi-yayimlandi-390-ismin-goerev-yeri-degisti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/2025-yili-mulki-idare-amirleri-kararnamesi-yayimlandi-390-ismin-goerev-yeri-degisti</guid>
<description><![CDATA[ İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2025 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında 390 mülki idare amirinin görev yerlerinin belirlendiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/d-a-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>2025, yılı, Mülki, İdare, Amirleri, Kararnamesi, yayımlandı:, 390, ismin, görev, yeri, değişti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2025 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında 390 mülki idare amirinin görev yerlerinin belirlendiğini duyurdu. Kararname, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Resmî Gazete’de yayımlandı.

Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görev yerleri değişen kamu yöneticilerine başarı dileklerini ileterek şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensip ve takdirleriyle, görev süresi dolan, hizmet ve mazeret durumları değerlendirilen 390 mülki idare amirimizin yeni görev yerleri belirlendi. Görevlerini başarıyla tamamlayan tüm mülki idare amirlerimize teşekkür ediyor, yeni görev yerlerinde üstün başarılar diliyorum.”

Yerlikaya ayrıca, Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yaparak, "Aziz milletimizin emrinde, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında ülkemizin huzur ve güvenliği için canla başla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vakfıkebir MYO’da, 19. dönem mezunlar için tören düzenlendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vakfikebir-myoda-19-doenem-mezunlar-icin-toeren-duzenlendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vakfikebir-myoda-19-doenem-mezunlar-icin-toeren-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ 2024-2025 eğitim-öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla Trabzon Üniversitesi Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu bu yıl 19. dönem öğrencileri için mezuniyet töreni düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/i-m-g-9011.JPG" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vakfıkebir, MYO’da, 19., dönem, mezunlar, için, tören, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mehmet Bülent ALP / TRABZON-BHA

2024-2025 eğitim-öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla Trabzon Üniversitesi Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu bu yıl 19. dönem öğrencileri için mezuniyet töreni düzenlendi. Okul Yerleşkesinde düzenlenen mezuniyet töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Okul Birincisi Furkan Birinci öğrenciler adına yaptığı konuşmasında; "2023 yılında başlamış olduğumuz bu serüvenin artık sonuna geldik. Üniversite öğrenciliği deneyimini Türkiye’nin dört bir yanından gelen arkadaşlarımla Trabzon’un Şirin ilçesi Vakfıkebir’de, bu güzel modern okulda, en yüksek duygularla yaşama olanağı bulduk. Üniversite yaşamımızda son eğitim durağı olmayacak. Biz bu kutlu öğrenme sürecine hayat boyu tecrübe edineceğiz. Bu deneyim ve anılarla 2023 yılında başladığımız serüvenimiz sona eriyor ve Vakfıkebir’den Türkiye’nin dört bir yanına dağılıyoruz. Mezun olmanın sevinci ile kısa sürede çok sevdiğimiz bu güzel ilçeden ayrılmanın hüznünü beraber yaşamaktayız." ifadelerine yer verdi.



Yüksek Okul Müdürü Doç. Dr. Tolga Ergün ise yaptığı konuşmada:

"Meslek Yüksekokulumuz, kurulduğu günden bu yana hem nitelik ve hem de nicelik bakımından ilçemizin ve ilimizin bilimsel, sosyal ve kültürel gelişimine önemli katkılar sağlayarak daima çalışmayı ve üretmeyi vazife edindi. Adını Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’dan alan, Karadeniz’in incisi kadim şehrimiz Trabzon’un, güzide ilçesi Vakfıkebir ilçemize ve Meslek Yüksekokulumuzun 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı 19. Dönem mezuniyet törenine hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.Bugün burada çok özel ve kıymetli bir günü yaşamaktayız. Trabzon Üniversitesi Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu olarak 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında mezun durumunda olan yaklaşık 200 öğrencimizi, geleceğimizin teminatı olan sevgili gençlerimizi Türkiye’nin her bir ilinde çalışabilecek birikime sahip, sağduyulu, çağdaş bireyler olarak yetiştirmenin ve yeni yaşamlarına uğurlamanın kıvancını, gururunu, mutluğunu ve aynı zamanda hüznünü bir arada yaşıyoruz.İhtiyaç hissettiğimiz her alanda desteklerini bizlerden esirgemeyen başta Trabzon Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu olmak üzere Üniversitemiz Meslek Yüksekokullarından sorumlu Rektör Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Atilla Çimer’e; dış paydaşlarımızdan İlçe kaymakamlığımıza, İlçe belediye başkanlığımıza, güvenlik kurumlarımıza, ilçemizdeki kamu kurum ve kuruluşlara, ilçe esnaflarımıza ve değerli basın mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyorum." açıklamalarında bulundu.



Yüksek Okul Müdürü Ergün; "11 Mart 2005 tarihinde Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan Vakfıkebir Meslek Yüksekokulumuz İktisadi ve İdari Programlar çerçevesinde eğitim öğretime başlamış, 18 Mayıs 2018 tarihinde 7141 sayılı Kanun ile kurulan Trabzon Üniversitesi’ne bağlanmıştır. Meslek Yüksekokulumuzda hali hazırda aktif olarak 4 bölüm ve 5 program şeklinde eğitim öğretim devam etmektedir. Bu programlar Bankacılık ve Sigortacılık, Maliye, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İşletme Yönetimi, Muhasebe ve Vergi Uygulamalarıdır. İçinde bulunduğumuz 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında yüksekokulumuzun kayıtlanmış genel doluluk oranı %94 olarak gerçekleşmiş olup aktif 750 çıvarında öğrencimiz mevcuttur. Meslek Yüksekokulumuz kuruluşundan bugüne kadar geçen 20 yıllık süreçte bilgi, birikim ve deneyimle rüştünü ispat etmiştir. Özellikle okulumuzun üstlendiği misyon ve vizyonun yanı sıra güçlü ve dinamik akademik yapısı ile bölgenin ve İlimizin önde gelen Meslek Yüksekokullarından biri olmuştur. Bu bağlamda, yüksekokulumuzda Mayıs 2025 itibariyle 6 Doçent, 3 Doktor Öğretim Üyesi ve 7 Öğretim Görevlisi olmak üzere toplam 16 akademik personel ve 16 İdari personel birimimizde aktif olarak görev yapmaktadır. Akademik anlamda adeta bir fakülte birikimine sahip bu güçlü akademik yapı ile birlikte önceliğimiz ve temel amacımız öğrencilerimizin akademik gelişimlerini sağlamak ve kalifiye ara eleman ihtiyacının giderilmesinde ilçemize, şehrimize ve ülkemize katkı sunmaktır." dedi.

AKREDİTASYON BAŞVURUNDA BULUNACAĞIZ

üdür Ergün 2026 hedefleri için şulaarı söyledi: "Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu olarak gelecekle ilgili hedeflerimiz nelerimiz; Modern fiziki görünümüyle birlikte yüksekokulumuzun öncelikli hedefleri arasında, öğrenci sosyal ve sportif alanlarının yüksekokulumuzun ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yapılması, yeni bölümlerin aktif hale getirilmesi, mevcut programların çağın gereğine uygun olarak dönüşüme tabi tutulması ve öğrenci sayımızın artırılması yer almaktadır. Ayrıca gelecek yılki hedeflerimiz arasında meslek yüksekokul programlarımızın akredite edilmesi yer almaktadır. Bu kapsamda, Meslek Yüksekokulumuz programlarının belirlenmiş standartlara, kalite kriterlerine ve performans ölçütlerine uygunluğunu sağlamak için 2025 yılı itibariyle programlarımızın Akreditasyon sürecine hız verdik. Mevcut Programlarımız ile dış paydaş toplantıları yaparak sektörün görüş ve önerilerini dikkate alıp programlarımızı daha sürdürülebilir hale getireceğiz. 2026 yılı itibariyle Akreditasyon için gerekli olan kriterleri sağlayıp inşallah akreditasyon başvurunda bulunacağız."





Son olarak mezunlar için ; "Ve Sevgili genç mezunlarımız, Dürüst, çalışkan ve üretken her insan tüm insanlık için başlı başına bir değerdir. Bu nedenle kendini bilen, kendine inanan ve güvenen meslek sahibi gençler olarak sizin için, yakınlarınız için, ülkemiz için yapılabilecek çok şeyler olduğunu lütfen unutmayın. Kendinize, arkadaşlarınıza, ailenize inanın, güvenin; gelecekten korkmayın; zorluklarla mücadele etme gücünü hiç kaybetmeyin. Çevrenizde sizin gibi olmayan insanlara karşı daha sakin, sabırlı, anlayışlı ve hoşgörülü olun. Doğru bildiklerinizi onlarla paylaşmaktan asla çekinmeyin. Karşınıza çıkacak engellerden lütfen yılmayın. Unutmayınız ki “İnsanların en hayırlısı, insanlığa en faydalı olandır.” Bu duygu ve düşüncelerle, sizleri ve katılımlarıyla bizleri onurlandıran çok değerli hazerunu saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Sözlerime son verirken, Mezuniyetinizi bir kez daha gönülden kutluyor, sağlıklı, başarılı ve bereketli ömürler diliyorum. Yolunuz ve bahtınız her zaman açık, ömrünüz uzun, hayatınız daima başarılarla dolu olsun." ifadelerine yer verdi.



Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal ise: "Büyük uğraşlar vererek ulaştığınız üniversite hayalinizin gerçek meyvesini bugün alıyorsunuz. Burada geçirdiğiniz zaman içerisinde eminim ki çok güzel dostluklar kurdunuz. Umuyorum ilçemizden hoş anılarla ayrılacaksınız. Geride neler bıraktığınızı en iyi sizler bilirsiniz. Elbette sıkıntılar yaşadınız. Güzellikler güzel bir hatıra olarak damağınızda bir tat olarak kalsın. Bilginize güvenin, her şeyden önce kendinize güvenin. Geleceğe dair planlarınız, niyetleriniz olduğu da muhakkaktır. Temenni ederim ki bu planlarınızda başarılı olur, hedeflerinize ulaşırsınız." dedi.



Kaymakam Dr. Hacı Arslan Uzan mezunlara hitaben bir yaptığı konuşmasında; “Sizler bu ülkenin yarınlarını inşa edecek bireylersiniz. Bugün aldığınız eğitim, sizlere yalnızca mesleki bilgi kazandırmakla kalmadı; aynı zamanda topluma faydalı, sorumluluk sahibi bireyler olmanız yönünde de önemli katkılar sağladı,” ifadelerini kullandı.

Mezuniyet töreni, dereceye giren öğrencilere plaketlerin verilmesinden sonra öğrencilerin keplerini havaya atması ve mahalli sanatçıların sahne aldığı konserle sona erdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, HSK&amp;apos;ye 4 yeni üye atadı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-hskye-4-yeni-uye-atadi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-hskye-4-yeni-uye-atadi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda (HSK) 7 Haziran’da görev süresi dolacak dört üyenin yerine yeni atamalar gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/hakimler.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, HSKye, yeni, üye, atadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda (HSK) 7 Haziran’da görev süresi dolacak dört üyenin yerine yeni atamalar gerçekleştirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, Serdar Ateş, Turan Kuloğlu, Sait Özdemir ve Bülent Küfüdür HSK’nin yeni üyeleri oldu.

Yeni atamalarla birlikte Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Turan Kuloğlu, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Serdar Ateş, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Bülent Küfüdür HSK üyeliğine getirildi.

TBMM 5 ÜYE SEÇMİŞTİ

HSK’ye yönelik son düzenlemeler kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu da 21 Mayıs’ta yapılan seçimle Fuzuli Aydoğdu, Hakan Yüksel, Seyfi Han, Cengiz Aydemir ve Alişan Tiryaki’yi HSK üyeliğine seçmişti. Böylece kurulun yeni dönem yapısı büyük ölçüde şekillenmiş oldu.

YENİ ÜYELERİN ÖZGEÇMİŞLERİ


 
 Turan Kuloğlu, daha önce Alanya, Nurdağı ve Bayburt’ta hakimlik yaptı; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nde tetkik hakimi olarak görev aldı. HSK Genel Sekreter Yardımcılığı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinin ardından Personel Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu.
 
 
 Serdar Ateş, Tarsus Cumhuriyet Savcılığı ve Yargıtay Tetkik Hakimliği gibi görevlerde bulundu. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği sonrasında Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü olarak görev yaptı.
 
 
 Sait Özdemir, Erzurum, Sarıoğlan, Nizip ve Ardahan’da hakimlik, Bartın ve İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği, ayrıca Bakırköy Adalet Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu. En son İstanbul Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı görevindeydi.
 
 
 Bülent Küfüdür, Ankara ve Diyarbakır’daki idare ve vergi mahkemelerinde görev aldı. Danıştay Tetkik Hakimliği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üyeliği ve Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan Küfüdür, son olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı olarak görev yapıyordu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya tarihine yön veren kutlu zafer: İstanbul&amp;apos;un Fethi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dunya-tarihine-yoen-veren-kutlu-zafer-istanbulun-fethi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dunya-tarihine-yoen-veren-kutlu-zafer-istanbulun-fethi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453&#039;te ,Osmanlı Padişahı 2. Mehmet tarafından gerçekleştirilmiştir. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/istanbulun-fethi.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, tarihine, yön, veren, kutlu, zafer:, İstanbulun, Fethi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mine KÖSELER /BURSA-BHA

29 Mayıs 1453, dünya tarihinin akışını değiştiren olaylardan biri olarak kabul edilen İstanbul’un Fethi’nin gerçekleştiği gündür.  53 gün süren kuşatma sonunda Bizans İmparatorluğu sona ermiş, Osmanlı Devleti büyük bir imparatorluk haline gelmiştir. Fetihle birlikte Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamış, İstanbul dünyanın en önemli kültürel ve ticari merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı Padişahı 2. Mehmet, henüz 21 yaşındayken Bizans’ın başkenti olan Konstantinopolis’i fethederek, Osmanlı’yı büyük bir dünya imparatorluğuna dönüştüren süreci başlattı. 

Osmanlı’nın Stratejik Hazırlıkları ve Kuşatma Süreci

Fetihten sonra Fatih ünvanını alan Fatih Sultan Mehmet, tahta çıktığında en büyük hedeflerinden biri Bizans’ın Başkent'ini Osmanlı topraklarına katmaktı. İstanbul, o dönemde güçlü surlarla çevrili ve doğal savunma hatlarıyla korunuyordu. Ancak Osmanlı ordusu, modern savaş teknikleri ve büyük toplarla fetih planlarını gerçekleştirmek için ciddi hazırlıklar yaptı.


 
 6 Nisan 1453’te Osmanlı ordusu İstanbul’u kuşatma altına aldı
 
 
 Bizans İmparatoru XI. Konstantinos, şehir halkı ve askerleriyle Osmanlı’ya karşı direnmeye çalıştı
 
 
 Haliç’e indirilen gemiler, Osmanlı’nın stratejik hamlesi olarak fethin kaderini değiştirdi
 
 
 Büyük toplar, surların yıkılmasını sağlayarak Osmanlı’ya avantaj kazandırdı
 


Osmanlı ordusu hem denizden hem karadan saldırılar gerçekleştirerek şehri 53 gün boyunca yoğun çatışmalar altında tuttu. Fatih Sultan Mehmet’in en kritik emri, Osmanlı donanmasının gemilerini karadan yürütüp Haliç’e indirmesi oldu. Bu hamle, Bizans’ın savunmasını büyük ölçüde zayıflattı.



Fetih Günü: 29 Mayıs 1453

Fetih sabahı Osmanlı ordusu, surların büyük bir bölümünü yıkmıştı. Bizans’ın en zayıf noktalarından biri olan Haliç kıyıları, Osmanlı askerlerinin büyük taarruzlarıyla düştü. Şehirde panik başladı ve Bizanslı askerler direnişlerini sürdüremedi.

Bizans İmparatoru XI. Konstantinos, şehrin düşmesiyle birlikte son savaşına katıldı ve savaş meydanında öldü. Osmanlı askerleri şehre girerek İstanbul’u fethetti.

Fatih Sultan Mehmet, Ayasofya’ya giderek fetih tamamlandı mesajını vererek, Ayasofya'yı da camiye çevirdi. İstanbul’un başkent ilan edilmesiyle birlikte Osmanlı’nın yükselişi başladı.



Fetih Sonuçları: Osmanlı ve Dünya tarihindeki etkileri

İstanbul’un Fethi, sadece Osmanlı Devleti için değil, dünya tarihi açısından da büyük bir dönüm noktası oldu.


 
 Orta Çağ sona erdi, Yeni Çağ başladı
 
 
 Bizans İmparatorluğu resmen tarihe karıştı
 
 
 Osmanlı Devleti, büyük bir dünya İmparatorluğu haline geldi
 
 
 İstanbul, kültürel, ticari ve dini açıdan dünyanın en önemli merkezlerinden biri oldu
 
 
 Batılı ülkeler yeni deniz yolları arayışına girerek Coğrafi keşiflere zemin hazırladı
 
 
 Osmanlı’nın savaş stratejileri, modern savaş tekniklerine büyük bir örnek teşkil etti
 


İstanbul’un Fethi’nin kültürel ve ekonomik etkileri

İstanbul’un Osmanlı topraklarına katılması, kültürel çeşitliliği artırdı ve Osmanlı’nın siyasi gücünü pekiştirdi. Şehir, kısa sürede bilim, sanat ve ticaret merkezi haline geldi.

Ayrıca Osmanlı’nın Avrupa üzerindeki etkisi arttı ve Bizans’ın düşmesiyle Avrupa’da yeni siyasi dengeler oluştu. Bu süreç, Rönesans’ın hızlanmasına ve Batı’nın yeni keşifler yapmasına öncülük etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta &amp;quot;İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı&amp;quot; gerçekleştirildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-il-guvenlik-ve-asayis-koordinasyon-toplantisi-gerceklestirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-il-guvenlik-ve-asayis-koordinasyon-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Kars Valisi Ziya Polat’ın başkanlığında, “İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/05/e3-125.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:46:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, İl, Güvenlik, Asayiş, Koordinasyon, Toplantısı, gerçekleştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars Valisi Ziya Polat’ın başkanlığında, “İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıya, ilde görev yapan kolluk kuvvetlerinin temsilcileri ile ilgili kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı.

Toplantıda halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla il genelinde yürütülen genel asayiş ve güvenlik uygulamaları detaylı olarak ele alındı. Ayrıca, sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele konuları da gündeme alındı.

Vali Polat, toplantı sonunda yaptığı değerlendirmede, vatandaşların huzur ve güvenliği için kamu kurumları arasında güçlü bir iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekti. Yasa dışı faaliyetlerle kararlılıkla mücadele edileceğini vurgulayan Vali Polat, güvenlik güçlerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vergide uzlaşmanın şartları nelerdir?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vergide-uzlasmanin-sartlari-nelerdir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vergide-uzlasmanin-sartlari-nelerdir</guid>
<description><![CDATA[ Vergi incelemeleri sonucunda kesilecek cezalara karşı Maliye ile uzlaşma yapabilirsiniz.  Bunun da şartları var.

Öncelikle uzlaşmanın tanımını yaparak başlayalım. Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek ya da edilen vergilere ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları ile belirli bir tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yolu olarak tanımlanıyor.  Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabiliyorlar.

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergilere ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları ile 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren 33 bin lirayı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kapsama giriyor. Kaçakçılık ile ilgili cezalar ise kapsam dışında kalıyor. Uzlaşma için inceleme başladıktan sonra son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede her zaman başvuru yapılabiliyor. Ya da inceleme elemanları tarafından uzlaşmaya davet edildikten sonra 15 gün içinde başvuru yapılırsa uzlaşma yapılabiliyor.

Tarhiyat sonrası da uzlaşma söz konusu. Yani İdare tarafından kesilen vergi çezaları ile 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren 33 bin lirayı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kapsama giriyor. Yine kaçakçılık ile ilgili kesilen cezalar kapsam dışında kalıyor. Başvuru ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde, yetkili uzlaşma komisyonuna veya mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine dilekçe ile yapılıyor. Uzlaşma talebine ilişkin dilekçenin Dijital Vergi Dairesi kanalıyla veya taahhütlü posta ile gönderilmesi de mümkün.

Üzerinde uzlaşma sağlanan veya tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamıyor ve hiçbir merciye şikâyette bulunulamıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vergide, uzlaşmanın, şartları, nelerdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Vergi incelemeleri sonucunda kesilecek cezalara karşı Maliye ile uzlaşma yapabilirsiniz.  Bunun da şartları var.

Öncelikle uzlaşmanın tanımını yaparak başlayalım. Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek ya da edilen vergilere ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları ile belirli bir tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yolu olarak tanımlanıyor.  Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabiliyorlar.

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergilere ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları ile 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren 33 bin lirayı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kapsama giriyor. Kaçakçılık ile ilgili cezalar ise kapsam dışında kalıyor. Uzlaşma için inceleme başladıktan sonra son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede her zaman başvuru yapılabiliyor. Ya da inceleme elemanları tarafından uzlaşmaya davet edildikten sonra 15 gün içinde başvuru yapılırsa uzlaşma yapılabiliyor.

Tarhiyat sonrası da uzlaşma söz konusu. Yani İdare tarafından kesilen vergi çezaları ile 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren 33 bin lirayı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kapsama giriyor. Yine kaçakçılık ile ilgili kesilen cezalar kapsam dışında kalıyor. Başvuru ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde, yetkili uzlaşma komisyonuna veya mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine dilekçe ile yapılıyor. Uzlaşma talebine ilişkin dilekçenin Dijital Vergi Dairesi kanalıyla veya taahhütlü posta ile gönderilmesi de mümkün.

Üzerinde uzlaşma sağlanan veya tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamıyor ve hiçbir merciye şikâyette bulunulamıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Son haberler piyasaları rahatlatan haberler mi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/son-haberler-piyasalari-rahatlatan-haberler-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/son-haberler-piyasalari-rahatlatan-haberler-mi</guid>
<description><![CDATA[ Son haftalarda dışarıda ve içeride oluşan bazı siyasi ve ekonomik gelişmelere ilişkin haberlerin piyasalar üzerinde etkisi konusunda okurlardan gelen sorular oluyor.

Öncelikle küresel ekonomideki en önemli gelişmelerin başında ABD-Çin’in geçici dönem gümrükleri indirme anlaşması oldu. Hatırlanacağı üzere anlaşmanın açıklandığı gün, finansal piyasalar son dönemde yaşanan dar boğazdan biraz da olsa kurtulma ümidine girmiş, ardından gelen haftanın ilk günü alıcılı geçmişti. Tabi iki süper gücün anlaşması öncelikle emtia piyasaları üzerinden küresel piyasalarda da bir coşkuya yol açmıştı. Bu durum Uzakdoğu’dan Avrupa ve ABD’ye, tüm borsalarda küresel bir artışın oluşmasını sağlamıştı.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin azalması ise güvenli liman olarak görülen altına olan talebi düşürmüştü. Altın konusunda bir bilgi: ABD 10 yıllık tahvillerin bedeli altın fiyatlarına göre belirlendiği için ABD özellikle 10 yıllık tahviller kapsamında borçlanması artacağı için altında yükseliş olmasını istemez.

İçerideki gelişmeleri özetleyecek bir adım; TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın Londra’daki EBRD’nin yıllık toplantısında yaptığı konuşmada kendini gösterdi. Akçay, “Dezenflasyon sürecinin maliyetsiz olacağını düşünmeyin; düşük olabilir, yüksek olabilir, tam olarak bilmiyoruz. Rezervlerimizi yeniden yavaş ve emin bir şekilde kazanıyoruz. Ekonomik aktörler sert daralmadan ne kadar çok korkarsa, fiyat belirleyicilerinin fiyatlama davranışında o kadar büyük değişiklikler olur ve korktukları senaryo olan sert daralma gerçekleşme olasılığı da o kadar azalır. İlk kez, kelimenin gerçek anlamıyla gerçek bir dezenflasyon ile karşı karşıya olduğumuza inanıyorum. Sıkı para politikası devam edecek. Biraz daha uzun sıkı kalmak zorunda kalacağız” şeklinde özetlenebilecek bir değerlendirme yaptı.

İçeride ilave olarak PKK’nin fesih duyurusu ve döviz tarafında spekülatif talebin rahatlaması ile TCMB’nin rezerv biriktirmeye başlaması gibi unsurlar da piyasalarda göreceli olsa da bir rahatlama getirdiğini söyleyebiliriz. Ancak ülke risk primi olan CDS ancak 17,83 puan gerileyerek 309,92’ye,16 Mayıs tarihi itibariyle 291,19’a geriledi. Yine TL tahvil piyasası da diğer varlıklar kadar yükselmedi.

Öte yandan Merkez Bankası’nın yeniden rezerv biriktirmeye başlaması da döviz talebinin yatıştığına işaret olarak yorumlanabilir. Turizm mevsiminin başlamasının da döviz girişini artıracağını düşünerek döviz kurlarında hareketlilikle ilgili olarak, yeniden siyasi operasyonlar oluşturacak adımlar gelmezse, yakın döneme kadar sert dalgalanma beklenmeyebilir.

3 aya kadar vadeli TL mevduatın bileşik faizi 9 Mayıs ile biten haftada yüzde 57,90’dan 58,30’a çıktı. Özel bankalarda mevduatın basit faizi yüzde 50 civarında sürüyor.

Öte yandan MB’nin yeni bir faiz indirim sürecine girinceye kadar politika faizi oranları görece yüksek kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Bununla birlikte döviz talebinin rahatlaması ile birlikte TCMB’nin yüzde 49’lara yakın olan gecelik faiz oranının yüzde 46 olan politika faizine doğru bir miktar gerilemesinin olabileceğini belirtelim. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Son, haberler, piyasaları, rahatlatan, haberler, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Son haftalarda dışarıda ve içeride oluşan bazı siyasi ve ekonomik gelişmelere ilişkin haberlerin piyasalar üzerinde etkisi konusunda okurlardan gelen sorular oluyor.

Öncelikle küresel ekonomideki en önemli gelişmelerin başında ABD-Çin’in geçici dönem gümrükleri indirme anlaşması oldu. Hatırlanacağı üzere anlaşmanın açıklandığı gün, finansal piyasalar son dönemde yaşanan dar boğazdan biraz da olsa kurtulma ümidine girmiş, ardından gelen haftanın ilk günü alıcılı geçmişti. Tabi iki süper gücün anlaşması öncelikle emtia piyasaları üzerinden küresel piyasalarda da bir coşkuya yol açmıştı. Bu durum Uzakdoğu’dan Avrupa ve ABD’ye, tüm borsalarda küresel bir artışın oluşmasını sağlamıştı.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin azalması ise güvenli liman olarak görülen altına olan talebi düşürmüştü. Altın konusunda bir bilgi: ABD 10 yıllık tahvillerin bedeli altın fiyatlarına göre belirlendiği için ABD özellikle 10 yıllık tahviller kapsamında borçlanması artacağı için altında yükseliş olmasını istemez.

İçerideki gelişmeleri özetleyecek bir adım; TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın Londra’daki EBRD’nin yıllık toplantısında yaptığı konuşmada kendini gösterdi. Akçay, “Dezenflasyon sürecinin maliyetsiz olacağını düşünmeyin; düşük olabilir, yüksek olabilir, tam olarak bilmiyoruz. Rezervlerimizi yeniden yavaş ve emin bir şekilde kazanıyoruz. Ekonomik aktörler sert daralmadan ne kadar çok korkarsa, fiyat belirleyicilerinin fiyatlama davranışında o kadar büyük değişiklikler olur ve korktukları senaryo olan sert daralma gerçekleşme olasılığı da o kadar azalır. İlk kez, kelimenin gerçek anlamıyla gerçek bir dezenflasyon ile karşı karşıya olduğumuza inanıyorum. Sıkı para politikası devam edecek. Biraz daha uzun sıkı kalmak zorunda kalacağız” şeklinde özetlenebilecek bir değerlendirme yaptı.

İçeride ilave olarak PKK’nin fesih duyurusu ve döviz tarafında spekülatif talebin rahatlaması ile TCMB’nin rezerv biriktirmeye başlaması gibi unsurlar da piyasalarda göreceli olsa da bir rahatlama getirdiğini söyleyebiliriz. Ancak ülke risk primi olan CDS ancak 17,83 puan gerileyerek 309,92’ye,16 Mayıs tarihi itibariyle 291,19’a geriledi. Yine TL tahvil piyasası da diğer varlıklar kadar yükselmedi.

Öte yandan Merkez Bankası’nın yeniden rezerv biriktirmeye başlaması da döviz talebinin yatıştığına işaret olarak yorumlanabilir. Turizm mevsiminin başlamasının da döviz girişini artıracağını düşünerek döviz kurlarında hareketlilikle ilgili olarak, yeniden siyasi operasyonlar oluşturacak adımlar gelmezse, yakın döneme kadar sert dalgalanma beklenmeyebilir.

3 aya kadar vadeli TL mevduatın bileşik faizi 9 Mayıs ile biten haftada yüzde 57,90’dan 58,30’a çıktı. Özel bankalarda mevduatın basit faizi yüzde 50 civarında sürüyor.

Öte yandan MB’nin yeni bir faiz indirim sürecine girinceye kadar politika faizi oranları görece yüksek kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Bununla birlikte döviz talebinin rahatlaması ile birlikte TCMB’nin yüzde 49’lara yakın olan gecelik faiz oranının yüzde 46 olan politika faizine doğru bir miktar gerilemesinin olabileceğini belirtelim.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gençlerin süper istatistikleri</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/genclerin-super-istatistikleri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/genclerin-super-istatistikleri</guid>
<description><![CDATA[ Süper Lig’e yükselmeyi başaran Gençlerbirliği’nde zorlu maratonda tam 31 futbolcu görev yaptı.

Bir dakika bile süre alarak ter döken her futbolcunun hakkı ödenmez. Çünkü çok zorlu koşullarda çalıştıkları, zaman zaman aylarca maaşlarını alamadıkları halde kulüplerini düşünerek fazla ses çıkarmayarak üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çalıştılar. Ta ki, takımın Süper lige çıkmak için avantajlı konuma geldiği ve hayati maçların oynanacağı dönemde Başkanın çıkıp da “Futbolcularımızın prim, bonus, tüm alacakları hesaplarına yatıyor, personel maaşları gününde ödeniyor” şeklinde maalesef doğru olamayan, talihsiz açıklamayı yapana kadar… Hem de sezonun ikinci yarısının başlamasıyla kendi aralarında bir toplantı yaparak, Süper Lig yolunda sezon sonuna kadar yaşanabilecek maaş sıkıntılarını gündeme getirmeme kararı alan futbolcularının tertemiz duygularıyla dalga geçercesine… Allah’tan başkaldırış bir antrenmana çıkmama ile sonuçlandı da koca çınar bundan zarar görmedi.

İstatistiklerde sadece futbolcularla yetinip teknik kadroyu da irdelemezsek, işimizi tam yapmış sayılmayız. Sezona ilk teknik direktörlük deneyimi yaşayan Recep Karatepe ile başlayan kırmızı-siyahlılar 17 haftada 6 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 yenilgi ile 23 puan toplayarak 13.sırada yer almış, attığı 17 gole karşın 19 gol yemişti. Daha sonra yönetimin yaptığı en iyi iş olarak takımın başına tecrübeli Hüseyin Eroğlu’nu getirmek oldu. İşin ehli Hüseyin Hoca ile büyük bir sıçrama yapan Gençler, 40 haftada 13 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 yenilgiyle tam 45 puan toplayarak, 1.ligin en iyi istatistiğini yakaladı. Ayrıca attığı 45, yediği 15 golle toplamda (57 -34) averajını, (-) 2’den, +25’e çıkartmayı başardı. Üstelik Kocaeli dışında 2’ncilik mücadelesi yaptığı tüm rakipleriyle ikili averajını düzelterek puan eşitliği halinde bir adım öne geçti.

Bir diğer dikkat çeken önemli konu da Eroğlu’nun, Sportif Direktör Ali Ekber Düzgün ile ara dönemde yaptıkları nokta transferlerden aldıkları verimdi. Hanusek (solbek), Joca (sağ kanat), santraforlar Popa ve Leo ile Etebo’nun sakatlanması nedeniyle son anda alınan ön libero Âdem Eren Kabak’ın verdikleri katkı da yadsınamaz.

Kaleci Erhan Erentürk, 38 maçın tamamında 90 dakika oynayarak önemi bir istatistiğe imza atarken süper lige yükselme başarısında da önemli ölçüde pay sahibi oldu. Erhan’ın ardından Sinan Osmanoğlu ve Zuzek en çok forma giyen isimler olurken, Süper Lig yolunda, savunma istikrarı da gözler önüne serildi.

Başkent ekibinde, sezon boyunca 31 futbolcudan 14’ü gol sevinci yaşadı. Takımın en golcü ismi 14 golle Metehan Mimaroğlu olurken, Amilton ve Daniel Popa 8’er, Leo 6, Nalepa 5, Djitte 4, Sinan Osmanoğlu 3, Gökhan Altıparmak 2, Samed Onur, Zan Zuzek, Alperen Babacan, Buğra Çağıran, Meta Kaan Demir ve Joca Fernandes birer gol kaydetti.

Gol + asist sayılarıyla Metehan Mimaroğlu 23 gole doğrudan etki ederken, Amilton 19, Nalepa 10, Sinan Osmanoğlu 7 gole katkı yaptı. Devre arasında takıma katılan santraforlar Popa /8) ve Leo (6) toplam 14 gollük katkı ile dikkat çekti.

Sinan Osmanoğlu, 1 kırmızı-8 sarı, Mikail Okyar 1 kırmızı-5 sarı, Alperen ve Nalepa ise 8’er sarı kartla en çok kart gören futbolcular oldu.

Futbolcular, yer aldıkları dakikaya göre şöyle sıralandılar:

Erhan Erentürk, (38 maç, 3420 dk.), Sinan Osmanoğlu (34 maç, 3023 dk.), Zuzek (35 maç, 2969 dk.), Metehan Mimaroğlu (35 maç, 2917 dk.), Amilton (32 maç, 2532 dk.), Alperen Babacan (31 maç, 2434 dk.), Peter Etebo (27 maç, 2111 dk), Nalepa (32 maç, 2083 dk.), Mikail Okyar (33 maç, 2068 dk.), Oğuzhan Berber (27 maç, 1720 dk.), Hanousek (17 maç, 1400 dk.), Djitte (18 maç, 1388 dk.), Fıratcan Üzüm (31 maç, 1325 dk.), Ensar Kemaloğlu (28 maç, 1272 dk.), Buğra Çağıran (24 maç, 1023 dk.), Adem Eren Kabak (13 maç, 1016 dk.), Popa (15 maç, 910 dk.), Joca (14 maç, 742 dk.), Gökhan Altıparmak (21 maç, 626 dk.), Yasin Güreler (7 maç, 567 dk.), Samed Onur (29 maç, 521 dk.), Mete Kaan Demir (16 maç, 514 dk.), Leo Gaucho (15 maç, 500 dk.), Çağrı Fedai (9 maç, 164 dk.), 25-Elias Durmaz (3 maç 159 dk.), Yatabare (9 maç, 146 dk.), Jimmy Durmaz (2 maç, 19 dk.), Taha Necati Atay (1 maç, 15 dk.),  Aosman, (1 maç, 12 dk.), Umut İslamoğlu (2 maç, 6 dk.), Emirhan Ünal (1 maç, 1 dk.) ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gençlerin, süper, istatistikleri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Süper Lig’e yükselmeyi başaran Gençlerbirliği’nde zorlu maratonda tam 31 futbolcu görev yaptı.

Bir dakika bile süre alarak ter döken her futbolcunun hakkı ödenmez. Çünkü çok zorlu koşullarda çalıştıkları, zaman zaman aylarca maaşlarını alamadıkları halde kulüplerini düşünerek fazla ses çıkarmayarak üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çalıştılar. Ta ki, takımın Süper lige çıkmak için avantajlı konuma geldiği ve hayati maçların oynanacağı dönemde Başkanın çıkıp da “Futbolcularımızın prim, bonus, tüm alacakları hesaplarına yatıyor, personel maaşları gününde ödeniyor” şeklinde maalesef doğru olamayan, talihsiz açıklamayı yapana kadar… Hem de sezonun ikinci yarısının başlamasıyla kendi aralarında bir toplantı yaparak, Süper Lig yolunda sezon sonuna kadar yaşanabilecek maaş sıkıntılarını gündeme getirmeme kararı alan futbolcularının tertemiz duygularıyla dalga geçercesine… Allah’tan başkaldırış bir antrenmana çıkmama ile sonuçlandı da koca çınar bundan zarar görmedi.

İstatistiklerde sadece futbolcularla yetinip teknik kadroyu da irdelemezsek, işimizi tam yapmış sayılmayız. Sezona ilk teknik direktörlük deneyimi yaşayan Recep Karatepe ile başlayan kırmızı-siyahlılar 17 haftada 6 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 yenilgi ile 23 puan toplayarak 13.sırada yer almış, attığı 17 gole karşın 19 gol yemişti. Daha sonra yönetimin yaptığı en iyi iş olarak takımın başına tecrübeli Hüseyin Eroğlu’nu getirmek oldu. İşin ehli Hüseyin Hoca ile büyük bir sıçrama yapan Gençler, 40 haftada 13 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 yenilgiyle tam 45 puan toplayarak, 1.ligin en iyi istatistiğini yakaladı. Ayrıca attığı 45, yediği 15 golle toplamda (57 -34) averajını, (-) 2’den, +25’e çıkartmayı başardı. Üstelik Kocaeli dışında 2’ncilik mücadelesi yaptığı tüm rakipleriyle ikili averajını düzelterek puan eşitliği halinde bir adım öne geçti.

Bir diğer dikkat çeken önemli konu da Eroğlu’nun, Sportif Direktör Ali Ekber Düzgün ile ara dönemde yaptıkları nokta transferlerden aldıkları verimdi. Hanusek (solbek), Joca (sağ kanat), santraforlar Popa ve Leo ile Etebo’nun sakatlanması nedeniyle son anda alınan ön libero Âdem Eren Kabak’ın verdikleri katkı da yadsınamaz.

Kaleci Erhan Erentürk, 38 maçın tamamında 90 dakika oynayarak önemi bir istatistiğe imza atarken süper lige yükselme başarısında da önemli ölçüde pay sahibi oldu. Erhan’ın ardından Sinan Osmanoğlu ve Zuzek en çok forma giyen isimler olurken, Süper Lig yolunda, savunma istikrarı da gözler önüne serildi.

Başkent ekibinde, sezon boyunca 31 futbolcudan 14’ü gol sevinci yaşadı. Takımın en golcü ismi 14 golle Metehan Mimaroğlu olurken, Amilton ve Daniel Popa 8’er, Leo 6, Nalepa 5, Djitte 4, Sinan Osmanoğlu 3, Gökhan Altıparmak 2, Samed Onur, Zan Zuzek, Alperen Babacan, Buğra Çağıran, Meta Kaan Demir ve Joca Fernandes birer gol kaydetti.

Gol + asist sayılarıyla Metehan Mimaroğlu 23 gole doğrudan etki ederken, Amilton 19, Nalepa 10, Sinan Osmanoğlu 7 gole katkı yaptı. Devre arasında takıma katılan santraforlar Popa /8) ve Leo (6) toplam 14 gollük katkı ile dikkat çekti.

Sinan Osmanoğlu, 1 kırmızı-8 sarı, Mikail Okyar 1 kırmızı-5 sarı, Alperen ve Nalepa ise 8’er sarı kartla en çok kart gören futbolcular oldu.

Futbolcular, yer aldıkları dakikaya göre şöyle sıralandılar:

Erhan Erentürk, (38 maç, 3420 dk.), Sinan Osmanoğlu (34 maç, 3023 dk.), Zuzek (35 maç, 2969 dk.), Metehan Mimaroğlu (35 maç, 2917 dk.), Amilton (32 maç, 2532 dk.), Alperen Babacan (31 maç, 2434 dk.), Peter Etebo (27 maç, 2111 dk), Nalepa (32 maç, 2083 dk.), Mikail Okyar (33 maç, 2068 dk.), Oğuzhan Berber (27 maç, 1720 dk.), Hanousek (17 maç, 1400 dk.), Djitte (18 maç, 1388 dk.), Fıratcan Üzüm (31 maç, 1325 dk.), Ensar Kemaloğlu (28 maç, 1272 dk.), Buğra Çağıran (24 maç, 1023 dk.), Adem Eren Kabak (13 maç, 1016 dk.), Popa (15 maç, 910 dk.), Joca (14 maç, 742 dk.), Gökhan Altıparmak (21 maç, 626 dk.), Yasin Güreler (7 maç, 567 dk.), Samed Onur (29 maç, 521 dk.), Mete Kaan Demir (16 maç, 514 dk.), Leo Gaucho (15 maç, 500 dk.), Çağrı Fedai (9 maç, 164 dk.), 25-Elias Durmaz (3 maç 159 dk.), Yatabare (9 maç, 146 dk.), Jimmy Durmaz (2 maç, 19 dk.), Taha Necati Atay (1 maç, 15 dk.),  Aosman, (1 maç, 12 dk.), Umut İslamoğlu (2 maç, 6 dk.), Emirhan Ünal (1 maç, 1 dk.)]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yollar ve Yolculuklara Dair…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yollar-ve-yolculuklara-dair</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yollar-ve-yolculuklara-dair</guid>
<description><![CDATA[ Ne zaman bu iki sözcüğü duysam ya da görsem, yollar çağrışır bende. O zaman eski yollarını hatırlarım çocukluğumun ve ilk gençliğimin. Kıvrım kıvrım, iniş yokuş; stabilize taşlı ve iki aracın birbirine yol vererek geçebildiği yollardı onlar…Gezmek, görmek demek; yol, yolculuk demek. Hep seyrüsefer halinde yollarda olmak demek...

Zonguldak’a ilk gidişimi anımsıyorum. Kaptıkaçtı bir araçtı.16 kişilik falandı. İne çıka Beycuma’ya vardık, yokuşlardan sonra. Motoru homurdana homurdana yaylayı geçti, yokuşlardan aşağı indi. İlk bina Amele Birliği Hastanesiydi Gaca’dan inerken görünen. Garda ilk kez tren görüyordum. Fevkâni Köprüsü’nün orada indirdiler bizi. Bu arada ana caddeden geçen kömür yüklü vagonları, vapuru, sürmeli gözlü maden işçilerini de görmüştüm.

Bu ilk yolculuğumdu ve çocuktum. İki saatte gitmiştik. Yolcuların hiçbirini tanımıyordum. Benim aklım bademciklerimdeydi. Dr. İsmail Susmuşoğlu, ameliyathane kapısında karşıladı bizi. “Baba beni kesecekler” diye bağırdığımı hatırlıyorum. Bayılmışım o anda. Çenelerimin mengeneyle açıldığından başka bir şey anımsamıyorum şimdi bile. Ayıldıktan sonra doktorun: “Sık sık dondurma yedir” diyerek bizi yolcu ettiğini; böylece ilk kez dondurmayla tanıştığımı hatırlıyorum. Mayısın ilk günlerinden biriydi. Hiç unutmadım. 65 yılı aşkın bir zaman geçmiş üzerinden…

***

İkinci yolculuğum Devrek’ten Ankara’ya oldu. Yıl 1951’di.Odun yüklü kendi kamyonumuzla çıktık öğle vakti yola. Zonguldak yolundan farklı değildi. İki araç zar zor geçiyordu yan yana. Kazma ucuyla yapılan stabilize bir yoldu. Sabah 9’a doğru radyo vericilerinin bulunduğu Etimesgut’tan Ankara Kalesi göründü. Birkaç mola ile birlikte yolculuğumuz 10 saati bulmuştu. 1971 yılında aynı yolculuk 6-7 saatti. Bugün çok çok 3 saat. Nerelerden nerelere geldik.

***

Üçüncü yolculuğum ise İstanbul’a ve kendi kamyonumuzlaydı. Üsküdar’a indiğimizde gece saat 21’di. Yolculuğumuz 20 saati aşmıştı. Büyüledi beni İstanbul ve hâlâ da devam ediyor. Yeniçağa, Bolu ve Bolu Dağı (ki, iki saati bulurdu Kaynaşlı’ya inişimiz). Düzce’de köfte yer, şıramızı içer gene düşerdik yola. Adapazarı’na girerken köprü ve Sakarya, içimi ürpertirdi o zaman. Şimdi de öyle. Ama o yoldan geçmiyoruz artık. Köseköy’de moladan sonra yokuşlara tırmanırdık İzmit’ten yukarılara doğru. Kısıklı’da Tramvayı, Üsküdar’da arabalı vapuru ilk kez o seyahatimde görmüştüm. On dört yaşında ailemin yanından çıkıp, başka kentteki yatılı okula gidince yollar girdi aramıza. Bugün öyle bir İstanbul yok artık. Liseyi ve üniversiteyi bitirdiğim İstanbul’dan ise hiçbir iz yok… Bugünün İstanbul’una gelince rüyamda görsem inanmazdım. Kısaca şöyle diyeyim: “Ah İstanbul! Görmedin böyle bir keder/Sana övgüler düzülüyor/Nereden nereye?’’ diye.

***

En uzun yolculuğum yirmi iki saat sürmüş, ertesi günde aynı yolu geri dönmüştüm. Gençlik işte... Şimdi iki saatlik yolculukta ayaklarım şişiyor. Her yolculuğun bir öyküsü olduğundan, her yolun gidişinin tadıyla, dönüşünün anlamı farklı olur. Uğurlanmak, karşılanmak, beklenmek, kavuşmak, ayrılmak hayatın içinde hep var. Nedense ben terminallerde yolcu karşılamayı ve uğurlamayı hiç sevemedim. Süresi ve amacı ne olursa olsun, her yolculuğa çok az eşyayla çıkmayı hedeflesem de başaramam. Dönüşte bagaj sayım ve ağırlığım kesinlikle artar. Bagaj kuponlarını el çantamın hangi gözüne koyduğumu da hiç hatırlayamam.

Şimdi dışımıza yaptığımız yolculuklarda kullandığımız araçlar çok kaliteli. İçimize yaptığımız yolculuklarda kullandığımız araçlar ise çok netameli. İlhan Şeşen bir şarkısında şöyle der: &quot;Yol aldım sevdalardan, kendimi bulmak için / Şarkılar, türküler söyleyip, yanmak için.” Ben de bir an önce yol almak istiyorum kendime, tatil yörelerine doğru. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yollar, Yolculuklara, Dair…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ne zaman bu iki sözcüğü duysam ya da görsem, yollar çağrışır bende. O zaman eski yollarını hatırlarım çocukluğumun ve ilk gençliğimin. Kıvrım kıvrım, iniş yokuş; stabilize taşlı ve iki aracın birbirine yol vererek geçebildiği yollardı onlar…Gezmek, görmek demek; yol, yolculuk demek. Hep seyrüsefer halinde yollarda olmak demek...

Zonguldak’a ilk gidişimi anımsıyorum. Kaptıkaçtı bir araçtı.16 kişilik falandı. İne çıka Beycuma’ya vardık, yokuşlardan sonra. Motoru homurdana homurdana yaylayı geçti, yokuşlardan aşağı indi. İlk bina Amele Birliği Hastanesiydi Gaca’dan inerken görünen. Garda ilk kez tren görüyordum. Fevkâni Köprüsü’nün orada indirdiler bizi. Bu arada ana caddeden geçen kömür yüklü vagonları, vapuru, sürmeli gözlü maden işçilerini de görmüştüm.

Bu ilk yolculuğumdu ve çocuktum. İki saatte gitmiştik. Yolcuların hiçbirini tanımıyordum. Benim aklım bademciklerimdeydi. Dr. İsmail Susmuşoğlu, ameliyathane kapısında karşıladı bizi. “Baba beni kesecekler” diye bağırdığımı hatırlıyorum. Bayılmışım o anda. Çenelerimin mengeneyle açıldığından başka bir şey anımsamıyorum şimdi bile. Ayıldıktan sonra doktorun: “Sık sık dondurma yedir” diyerek bizi yolcu ettiğini; böylece ilk kez dondurmayla tanıştığımı hatırlıyorum. Mayısın ilk günlerinden biriydi. Hiç unutmadım. 65 yılı aşkın bir zaman geçmiş üzerinden…

***

İkinci yolculuğum Devrek’ten Ankara’ya oldu. Yıl 1951’di.Odun yüklü kendi kamyonumuzla çıktık öğle vakti yola. Zonguldak yolundan farklı değildi. İki araç zar zor geçiyordu yan yana. Kazma ucuyla yapılan stabilize bir yoldu. Sabah 9’a doğru radyo vericilerinin bulunduğu Etimesgut’tan Ankara Kalesi göründü. Birkaç mola ile birlikte yolculuğumuz 10 saati bulmuştu. 1971 yılında aynı yolculuk 6-7 saatti. Bugün çok çok 3 saat. Nerelerden nerelere geldik.

***

Üçüncü yolculuğum ise İstanbul’a ve kendi kamyonumuzlaydı. Üsküdar’a indiğimizde gece saat 21’di. Yolculuğumuz 20 saati aşmıştı. Büyüledi beni İstanbul ve hâlâ da devam ediyor. Yeniçağa, Bolu ve Bolu Dağı (ki, iki saati bulurdu Kaynaşlı’ya inişimiz). Düzce’de köfte yer, şıramızı içer gene düşerdik yola. Adapazarı’na girerken köprü ve Sakarya, içimi ürpertirdi o zaman. Şimdi de öyle. Ama o yoldan geçmiyoruz artık. Köseköy’de moladan sonra yokuşlara tırmanırdık İzmit’ten yukarılara doğru. Kısıklı’da Tramvayı, Üsküdar’da arabalı vapuru ilk kez o seyahatimde görmüştüm. On dört yaşında ailemin yanından çıkıp, başka kentteki yatılı okula gidince yollar girdi aramıza. Bugün öyle bir İstanbul yok artık. Liseyi ve üniversiteyi bitirdiğim İstanbul’dan ise hiçbir iz yok… Bugünün İstanbul’una gelince rüyamda görsem inanmazdım. Kısaca şöyle diyeyim: “Ah İstanbul! Görmedin böyle bir keder/Sana övgüler düzülüyor/Nereden nereye?’’ diye.

***

En uzun yolculuğum yirmi iki saat sürmüş, ertesi günde aynı yolu geri dönmüştüm. Gençlik işte... Şimdi iki saatlik yolculukta ayaklarım şişiyor. Her yolculuğun bir öyküsü olduğundan, her yolun gidişinin tadıyla, dönüşünün anlamı farklı olur. Uğurlanmak, karşılanmak, beklenmek, kavuşmak, ayrılmak hayatın içinde hep var. Nedense ben terminallerde yolcu karşılamayı ve uğurlamayı hiç sevemedim. Süresi ve amacı ne olursa olsun, her yolculuğa çok az eşyayla çıkmayı hedeflesem de başaramam. Dönüşte bagaj sayım ve ağırlığım kesinlikle artar. Bagaj kuponlarını el çantamın hangi gözüne koyduğumu da hiç hatırlayamam.

Şimdi dışımıza yaptığımız yolculuklarda kullandığımız araçlar çok kaliteli. İçimize yaptığımız yolculuklarda kullandığımız araçlar ise çok netameli. İlhan Şeşen bir şarkısında şöyle der: "Yol aldım sevdalardan, kendimi bulmak için / Şarkılar, türküler söyleyip, yanmak için.” Ben de bir an önce yol almak istiyorum kendime, tatil yörelerine doğru.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gelinen nokta</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gelinen-nokta</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gelinen-nokta</guid>
<description><![CDATA[ Ankara&#039;nın fiziksel, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan geçirdiği değişim ve dönüşüm, zaman içindeki kentsel gelişimin yansımasıdır.

Bu gelişim, Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar birçok farklı aşamada gerçekleşmiştir.

19. yüzyılda az sayıdaki nüfusu, geri kalmış alt yapısıyla küçük bir kasaba hüviyetinde olan Ankara’nın ekonomik yapısının temeli tarım ve hayvancılığa dayanıyordu.

Ankara için dönüşüm süreci Cumhuriyetin ilanıyla birlikte başladı Herman Jansen’in 1932 yılında hazırladığı plan, Ankara’nın kentsel gelişiminin önemli bir adımını oluşturdu.

!950’lerde başlayan hızlı sanayileşme ve iç göç gecekondu bölgelerinin artmasına yol açtı. Plansız büyüme altyapı sorunlarını da beraberinde getirdi.1980’lerde çok katlı binalar ve lüks konut projeleri yaygınlaştı. Kentsel dönüşüm projeleriyle gecekondulaşmanın önü kesilmeye çalışıldı.

2000 ve sonrasında ise toplu konut alanları yaygınlaşırken, kültürel miras tartışmaları yoğunlaştı. Yeşil alanların azalması, çevresel kaygılar gündeme geldi.

Kentsel gelişim adına yapılanlar, yapılmayanlar ve kimi projeler çoğu zaman tartışmalara neden oldu.

Kimi projelerin kent estetiğini daha da bozacağı, kimilerinin kamu yararından çok rant amaçlı olduğu iddiaları bugün de tartışma konusu.

Bir yanda da Ankara’nın, modern ve gelişmiş ülkelerin başkentler ile boy ölçüşecek seviyeye gelip gelemeyeceği, ya da ne zaman geleceği tartışmaları.

Çözümü çok zor bir soru gibi…

Karşımızda dikilip duruyor… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gelinen, nokta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara'nın fiziksel, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan geçirdiği değişim ve dönüşüm, zaman içindeki kentsel gelişimin yansımasıdır.

Bu gelişim, Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar birçok farklı aşamada gerçekleşmiştir.

19. yüzyılda az sayıdaki nüfusu, geri kalmış alt yapısıyla küçük bir kasaba hüviyetinde olan Ankara’nın ekonomik yapısının temeli tarım ve hayvancılığa dayanıyordu.

Ankara için dönüşüm süreci Cumhuriyetin ilanıyla birlikte başladı Herman Jansen’in 1932 yılında hazırladığı plan, Ankara’nın kentsel gelişiminin önemli bir adımını oluşturdu.

!950’lerde başlayan hızlı sanayileşme ve iç göç gecekondu bölgelerinin artmasına yol açtı. Plansız büyüme altyapı sorunlarını da beraberinde getirdi.1980’lerde çok katlı binalar ve lüks konut projeleri yaygınlaştı. Kentsel dönüşüm projeleriyle gecekondulaşmanın önü kesilmeye çalışıldı.

2000 ve sonrasında ise toplu konut alanları yaygınlaşırken, kültürel miras tartışmaları yoğunlaştı. Yeşil alanların azalması, çevresel kaygılar gündeme geldi.

Kentsel gelişim adına yapılanlar, yapılmayanlar ve kimi projeler çoğu zaman tartışmalara neden oldu.

Kimi projelerin kent estetiğini daha da bozacağı, kimilerinin kamu yararından çok rant amaçlı olduğu iddiaları bugün de tartışma konusu.

Bir yanda da Ankara’nın, modern ve gelişmiş ülkelerin başkentler ile boy ölçüşecek seviyeye gelip gelemeyeceği, ya da ne zaman geleceği tartışmaları.

Çözümü çok zor bir soru gibi…

Karşımızda dikilip duruyor…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bozkurt Sembolü El Değiştiriyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bozkurt-sembolu-el-degistiriyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bozkurt-sembolu-el-degistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Yıllarca MHP ile özdeşleşen bozkurt sembolü gün geçtikçe Türkçü gruplarla daha da özdeşleşiyor ve insanların aklına artık Ülkücü kişiler değil de Türkçüler geliyor. Bu ideoloji hayatımıza yeni girmiş gibi dursa da aslında tarihi Ülkücülükten çok çok daha öncesine dayanıyor. Günümüz Rusya’sında yaşayan Türklerin ve Tatarların 1905 Hareketi’nin öncesinde ortaya attığı bu düşünceler yankılarını Kafkaslarda ve Balkanlarda buldu. 

Sonrasında 1911’de Türk Yurdu Cemiyeti, Mehmet Emin Yurdakul önderliğinde kuruldu, bu yapılanmaya Yusuf Akçura gibi tanınmış kişiler de dahildir. Ancak bu milliyetçilik anlayışlarının bir sorunu vardı, oldukça romantiklerdi ve o günün şartlarını doğru analiz edebilecek reflekslere sahip değildi. Günümüzde İttihatçı düşünce de benzer şekilde eleştirilir, oldukça romantize edilen bir “idealistlik” sunan İttihatçılık, Kemalist milliyetçilikten oldukça farklıydı. Kafalarındaki harita öncelikle çok genişti bu insanların. Atatürk öyle değildi, adım adım ilerlemenin ne demek olduğunu bilen bir dehaydı ve en önemlisi nereye kadar ilerleyip en yüksek başarının elde edilebileceğinin farkındaydı. Misak-ı Milli bu anlamda çizilmiş en gerçekçi üniter devlet haritasıydı. Bu kısa ama yoğun tarihi verme sebebim Türkiye’de milliyetçilik denilince akıllara sadece MHP veya MHP’den ayrılmış partilerin gelmesidir. Ama hayır, bu Türkçü girişimler şimdi yeniden moda olmuş gibi dursa da tarihi çok çok daha öncelere dayanıyor…

Yeni nesil milliyetçilikte benim gözlemlediğim şey ise sentezci bir Türk İslam anlayışına sahip olmamaları. Bu, gençlerin çoğunun dinsiz olduğu anlamına gelmiyor elbette ancak laik değerlere önem veren bir nesil olduğunu vurgulamak gerekir. Bir diğer yandan Orta Doğu’ya dair her şeyden artık genç yaşlarına rağmen yorulduklarını belirtmekte fayda var. Bu yüzden de sentezci bir anlayışı muhtemelen reddeden reflekslere sahipler. 

Eskiden bozkurt sembolünün tek bir temsilcisi vardı ve bu temsilci MHP idi, artık ben kimsenin MHP’yi bu sembolle özdeşleştirdiğini düşünmüyorum. MHP kendisini AKP’leştirirken kullandığı sembolün de artık avuçlarından kaymasına şahit oluyor. Türkiye’deki milliyetçilik sekülerleşiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bozkurt, Sembolü, Değiştiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yıllarca MHP ile özdeşleşen bozkurt sembolü gün geçtikçe Türkçü gruplarla daha da özdeşleşiyor ve insanların aklına artık Ülkücü kişiler değil de Türkçüler geliyor. Bu ideoloji hayatımıza yeni girmiş gibi dursa da aslında tarihi Ülkücülükten çok çok daha öncesine dayanıyor. Günümüz Rusya’sında yaşayan Türklerin ve Tatarların 1905 Hareketi’nin öncesinde ortaya attığı bu düşünceler yankılarını Kafkaslarda ve Balkanlarda buldu. 

Sonrasında 1911’de Türk Yurdu Cemiyeti, Mehmet Emin Yurdakul önderliğinde kuruldu, bu yapılanmaya Yusuf Akçura gibi tanınmış kişiler de dahildir. Ancak bu milliyetçilik anlayışlarının bir sorunu vardı, oldukça romantiklerdi ve o günün şartlarını doğru analiz edebilecek reflekslere sahip değildi. Günümüzde İttihatçı düşünce de benzer şekilde eleştirilir, oldukça romantize edilen bir “idealistlik” sunan İttihatçılık, Kemalist milliyetçilikten oldukça farklıydı. Kafalarındaki harita öncelikle çok genişti bu insanların. Atatürk öyle değildi, adım adım ilerlemenin ne demek olduğunu bilen bir dehaydı ve en önemlisi nereye kadar ilerleyip en yüksek başarının elde edilebileceğinin farkındaydı. Misak-ı Milli bu anlamda çizilmiş en gerçekçi üniter devlet haritasıydı. Bu kısa ama yoğun tarihi verme sebebim Türkiye’de milliyetçilik denilince akıllara sadece MHP veya MHP’den ayrılmış partilerin gelmesidir. Ama hayır, bu Türkçü girişimler şimdi yeniden moda olmuş gibi dursa da tarihi çok çok daha öncelere dayanıyor…

Yeni nesil milliyetçilikte benim gözlemlediğim şey ise sentezci bir Türk İslam anlayışına sahip olmamaları. Bu, gençlerin çoğunun dinsiz olduğu anlamına gelmiyor elbette ancak laik değerlere önem veren bir nesil olduğunu vurgulamak gerekir. Bir diğer yandan Orta Doğu’ya dair her şeyden artık genç yaşlarına rağmen yorulduklarını belirtmekte fayda var. Bu yüzden de sentezci bir anlayışı muhtemelen reddeden reflekslere sahipler. 

Eskiden bozkurt sembolünün tek bir temsilcisi vardı ve bu temsilci MHP idi, artık ben kimsenin MHP’yi bu sembolle özdeşleştirdiğini düşünmüyorum. MHP kendisini AKP’leştirirken kullandığı sembolün de artık avuçlarından kaymasına şahit oluyor. Türkiye’deki milliyetçilik sekülerleşiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy&amp;apos;den ‘esir takası’ açıklaması</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiyden-esir-takasi-aciklamasi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiyden-esir-takasi-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ UKRAYNA Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İstanbul&#039;da yapılan barış müzakerelerinde &#039;1000 kişiye karşılık 1000 kişilik&#039; esir takası yapılması yönünde Rus tarafından aldıkları listeyi incelemeye başladıklarını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna arasında İstanbul&#039;da düzenlenen barış müzakereleri kapsamında Rus tarafıyla anlaştıkları ‘1000’e karşılık 1000 esir’ takasını gerçekleştirmek için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Esir takası konusuna yapılan anlaşmanın Türkiye&#039;deki müzakerelerin sonucu olduğunu aktaran Zelenskiy, “Rus tarafından, listede sunulan her kişinin ayrıntılarını öğreniyoruz” dedi.

Zelenskiy, tüm Ukraynalı esrilerin evlerine getirilmesinin kendileri için öncelikli konulardan olduğunu da ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/z-e-l-e-n-s-k-i-y-d-e-n-e-s-i-r-t-a-k-a-s-i-a-c-i-k-l-a-m-a-s-i-727148-214888.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiyden, ‘esir, takası’, açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[UKRAYNA Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İstanbul'da yapılan barış müzakerelerinde '1000 kişiye karşılık 1000 kişilik' esir takası yapılması yönünde Rus tarafından aldıkları listeyi incelemeye başladıklarını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna arasında İstanbul'da düzenlenen barış müzakereleri kapsamında Rus tarafıyla anlaştıkları ‘1000’e karşılık 1000 esir’ takasını gerçekleştirmek için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Esir takası konusuna yapılan anlaşmanın Türkiye'deki müzakerelerin sonucu olduğunu aktaran Zelenskiy, “Rus tarafından, listede sunulan her kişinin ayrıntılarını öğreniyoruz” dedi.

Zelenskiy, tüm Ukraynalı esrilerin evlerine getirilmesinin kendileri için öncelikli konulardan olduğunu da ifade etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de küçük uçak yerleşim bölgesine düştü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdde-kucuk-ucak-yerlesim-boelgesine-dustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdde-kucuk-ucak-yerlesim-boelgesine-dustu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin San Diego kentinde küçük bir özel uçağın yerleşim bölgesine düştüğü bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/a-b-d-d-e-k-u-c-u-k-u-c-a-k-y-e-r-l-e-s-i-m-b-o-l-g-e-s-i-n-e-d-u-s-727084-214864.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, küçük, uçak, yerleşim, bölgesine, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD’nin California eyaletinin San Diego kentinde küçük bir özel uçak, sabah saatlerinde yerleşim yerine düştü. Yetkililer, uçağın düşmesi sonucu yaklaşık 15 evde yangın çıktığını ve bölgedeki evlerin tahliye edildiğini açıkladı.

İtfaiye Şefi Yardımcısı Dan Eddy, düzenlenen basın toplantısında, her yerde jet yakıtının olduğunu belirterek, "Temel hedefimiz, tüm bu evleri aramak ve herkesi şu anda dışarı çıkarmak” dedi.

Federal Havacılık Kurumu (FAA) konuya ilişkin açıklamasında, 'Cessna 550' tipi bir uçağın Montgomery-Gibbs İdari Havalimanı’nın yakınlarında düştüğünü duyurdu. FAA’nın açıklamasında, olay sırasında uçakta kaç kişinin olduğunun bilinmediği kaydedildi.

Olayda ölen ya da yaralanan olup olmadığı henüz açıklanmadı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB, Kosova’ya uyguladığı cezai tedbirleri kaldırmaya başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-kosovaya-uyguladigi-cezai-tedbirleri-kaldirmaya-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-kosovaya-uyguladigi-cezai-tedbirleri-kaldirmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Kosova’ya yönelik 2023’ten beri uyguladıkları cezai tedbirleri kaldırmaya başladıklarını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-1e31c2aecafb5adc2028b67473e5fde2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AB, Kosova’ya, uyguladığı, cezai, tedbirleri, kaldırmaya, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kallas, iki günlük Kosova ziyaretine başkent Priştine’deki Avrupa Evi’nde basın toplantısı düzenleyerek başladı.

Kosova’ya yönelik uygulanan cezai tedbirlerin kaldırılmaya başlandığını belirten Kallas, söz konusu durumun ülkenin kuzeyindeki gerginliğin azaltılmasına bağlı olduğunu söyledi.

Kosova kurumlarının son dönemde kuzeydeki Sırbistan kurumlarına ait ofisleri kapatmasının gerginliğin azalmasına hizmet etmediğini dile getiren Kallas, "AB üyesi ülkeleri tedbirleri kaldırmaları için ikna etmeye bizzat ben uğraştım, onlar kuzeydeki tırmanışın devam ettiğini söylüyor. Bu, önümüzdeki engeldir. Biz adım atmaya hazırız ama gerçekten kuzeyde gerginliğin azaldığını görmemiz gerekiyor." dedi.

Kosova'nın Avrupa ailesine ait olduğunun altını çizen Kallas, üyeliğe giden yolun yalnızca sürdürülebilir reformlarla mümkün olabileceğini vurguladı.

Mevcut siyasi durum ve Sırbistan ile yürütülen diyalog süreci nedeniyle Kosova’nın ilerleme kaydedemediğini belirten Kallas, ilgili kurumların bir an önce kurulmasının Kosova açısından hayati önem taşıdığını savundu.

Kosova’ya gelmesinin sebeplerinden birinin güvenlik durumunu yerinde görmek olduğunu aktaran Kallas, Priştine temaslarına bu akşam ve yarın yapacağı görüşmelerle devam edecek.

Kallas'ın Sırbistan ziyareti

Kosova'dan önce Sırbistan'a gelen Kallas, başkent Belgrad'da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Başbakan Djuro Macut ve Dışişleri Bakanı Marko Djuric ile bir araya geldi.

Başkentte açıklamalarda bulunan Kallas, bir süredir duraksama döneminde bulunan Belgrad-Priştine Diyalog Sürecinin yeniden canlanması ve Brüksel'de bir araya gelinmesi teklifinde bulundu.

Sırbistan'ın AB üyelik süreci kapsamında Kosova ile ilişkilerini normalleştirmesi gerektiğini vurgulayan Kallas, AB üyeliği için ülkenin gerekli reformları hayata geçirmesinin önemli olduğunu kaydetti.

AB, Kosova'ya ülkenin kuzeyinde yaşanan gerilimleri düşürecek adımları atmadığı gerekçesiyle 2023'te birtakım cezai tedbirler uygulamaya başlamıştı. Tedbirler, özellikle Kosova'nın bazı alanlarda AB fonlarından yararlanmasını engelliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump yönetimi, Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrenci kabulünü durdurdu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-yoenetimi-harvard-universitesinin-uluslararasi-oegrenci-kabulunu-durdurdu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-yoenetimi-harvard-universitesinin-uluslararasi-oegrenci-kabulunu-durdurdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Donald Trump yönetimi, Filistin&#039;e destek gösterileriyle öne çıkan Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrenci kabul programını &quot;ilgili yasalara uymadığı&quot; gerekçesiyle durdurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-ecde6a820af6ac0e226e0008b6f7a2cb.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, yönetimi, Harvard, Üniversitesinin, uluslararası, öğrenci, kabulünü, durdurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Harvard Üniversitesine mektup göndererek aldıkları kararı okula bildirdiklerini açıkladı. Bakan Noem, X hesabından paylaştığı açıklamasında, "Harvard Üniversitesinin Öğrenci ve Değişim Programı sertifikasının derhal geçerli olmak üzere iptal edildiğini bildiriyorum." ifadesini kullandı.

ABD'li Bakan, Trump yönetiminin, Harvard'ı "kampüsünde şiddet ile antisemitizmi teşvik etmek ve Çin Komünist Partisi ile koordinasyon içinde olmaktan" sorumlu tuttuğunu ifade etti.

Üniversitelerin yabancı öğrencileri kabul etmesinin bir hak değil, ayrıcalık olduğunu savunan Noem, "Harvard'ın doğru olanı yapmak için pek çok fırsatı vardı ama bunu reddetti. Yasalara uymadıkları için Öğrenci ve Değişim Programı sertifikalarını kaybettiler." değerlendirmesini yaptı.

TRUMP İLE HARVARD ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK

Federal hükümet, aralarında Harvard'ın da olduğu birçok üniversiteyi, başta Filistin'e destek için düzenlenen kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarını gerekçe göstererek federal fonlarını dondurmakla tehdit etmişti.

Bu süreçte, Adalet Bakanlığı, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Genel Hizmetler İdaresi (GSA) ortaklığıyla "Antisemitizmle Mücadele Görev Gücü" kurulmuştu.

Trump yönetimi, Harvard'a sağlanan 2,2 milyar dolarlık fonun ve 60 milyon dolarlık sözleşme bedelinin dondurulmasına karar vermiş, üniversite de federal hükümetin fonları dondurmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak bu kararı engellemek üzere dava açmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin sorunu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyenin-sorunu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyenin-sorunu</guid>
<description><![CDATA[ Osmanlı bakiyesi olarak uzun bir özgürlük mücadelesinin sonunda Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti 102 yıllık süre içerisinde ekonomik ve sosyal anlamda kuşkusuz çok büyük  ilerleme kaydetti.

Ancak süreç içerisinde çözemediği ve kronikleşen sorunları da var.

Bunların başında gelen Kürt sorunu...

Devletin “Doğu Meselesi” dediği, Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye Düzeni” nde ilk kez “Kürt sorunu” olarak tanımladığı sorun nasıl çözülecek hala tartışılıyor.

Avcıoğlu 1968 de yayınlanan kitabında “Türkiye&#039;de bir Kürt devleti kurmanın hayalcilik ve halkların çıkarlarına aykırı olduğunu” özellikle vurgulayıp  ayrıca uluslararası çatışmalara yol açacağını söylüyordu tezinde.

Bu gün yaşananlar ne kadar doğru bir saptama olduğunu gösteriyor.

Avcıoğlu’dan 29 yıl sonra 1989’da dönemin Ana Muhalefet Partisi SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) bölgedeki terör olaylarının sona ermesi ve çözüm önerilerini içeren,  başında Doç. Dr. Deniz Baykal’ın olduğu bir komisyon tarafından hazırlanan raporda  “Kürt sorunun çözümünü” ele alıp TBMM’de de okudu.

Raporda özetle şöyle deniliyordu:

 Kürt kimliğini kabul ederek kendine Kürt kökenliyim diyen yurttaşlara, bu kişiliklerine hayatın her alanında istedikleri gibi ve özgürce belirtme hakkına sahip olmaları olanağı sağlanacaktır.

Bu çerçevede anadil yasağı ile ilgili her türlü yasal düzenleme yürürlükten kaldırılacak, yurttaşların anadillerinde serbestçe konuşabilmeleri, yazabilmeleri, öretebilmeleri, bu dillerde değişik kültür etkinliğinde bulunmaları güvence altına alınacaktır. Anadil yasağının kalkması ile anadillerin yurttaşların yaşamında özgürce kullanılması ve bu dillere yayın yapılması olanağı salanmış olacaktır.

 Hiç kuşku yok ki, Türkçe Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olacak ve eğitim dili olarak kullanılacaktır. Ayrıca Türkçenin tüm yurttaşlara öğretilmesi için gerekli önlemler alınacak ve uygulanacaktır.

 Toplumdaki değişik kültür ve dillerin topluma, tarihe ve kültürlere saygı anlayışı içerisinde akademik bir çalışma olarak araştırılması Devlet eliyle düzenlenecek, bu amaçla araştırma birimleri, enstitüleri kurulacaktır.

1980 darbesinde kapatıldığı için ancak  9 Eylül 1992 de toplanan kurultay ile yeniden açılan CHP’nin öncülü olan SHP’nin hazırladığı raporda TBMM’de kurulacak ve Türkiye’deki bütün siyasi partilerin ve STK’ların katılımıyla kurulacak bir komisyonda alınacak karara herkesin saygı duyması isteniyordu.

İlki 1968’de ikincisi 1989’da, 3. 2010’da  başlayan sorunun için 4. öneri ilk kez bu kadar çözüme yakın.

Ancak Erdoğan’ın gerçek amacının ne olduğunu herkes biliyor.

Elbette uyuşturucu ve petrol gelirini kaybetmek istemeyen Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da  silahlı unsurları bulunan, arkasında ABD ve Batılı emperyalistlerin bulunduğu örgütün amacının net ve açık olmadığı hepimizin malumu.

Çözüm TBMM’dir. Burada kurulacak komisyonda alınacak gerçekçi kararın uygulanması ABD ve İngiltere başta olmak üzere emperyalistlerin Türkiye’ye yönelik kozunu da ellerinden almış olacak.

Yeter ki samimi çözüm odaklı olunsun. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, sorunu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Osmanlı bakiyesi olarak uzun bir özgürlük mücadelesinin sonunda Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti 102 yıllık süre içerisinde ekonomik ve sosyal anlamda kuşkusuz çok büyük  ilerleme kaydetti.

Ancak süreç içerisinde çözemediği ve kronikleşen sorunları da var.

Bunların başında gelen Kürt sorunu...

Devletin “Doğu Meselesi” dediği, Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye Düzeni” nde ilk kez “Kürt sorunu” olarak tanımladığı sorun nasıl çözülecek hala tartışılıyor.

Avcıoğlu 1968 de yayınlanan kitabında “Türkiye'de bir Kürt devleti kurmanın hayalcilik ve halkların çıkarlarına aykırı olduğunu” özellikle vurgulayıp  ayrıca uluslararası çatışmalara yol açacağını söylüyordu tezinde.

Bu gün yaşananlar ne kadar doğru bir saptama olduğunu gösteriyor.

Avcıoğlu’dan 29 yıl sonra 1989’da dönemin Ana Muhalefet Partisi SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) bölgedeki terör olaylarının sona ermesi ve çözüm önerilerini içeren,  başında Doç. Dr. Deniz Baykal’ın olduğu bir komisyon tarafından hazırlanan raporda  “Kürt sorunun çözümünü” ele alıp TBMM’de de okudu.

Raporda özetle şöyle deniliyordu:

 Kürt kimliğini kabul ederek kendine Kürt kökenliyim diyen yurttaşlara, bu kişiliklerine hayatın her alanında istedikleri gibi ve özgürce belirtme hakkına sahip olmaları olanağı sağlanacaktır.

Bu çerçevede anadil yasağı ile ilgili her türlü yasal düzenleme yürürlükten kaldırılacak, yurttaşların anadillerinde serbestçe konuşabilmeleri, yazabilmeleri, öretebilmeleri, bu dillerde değişik kültür etkinliğinde bulunmaları güvence altına alınacaktır. Anadil yasağının kalkması ile anadillerin yurttaşların yaşamında özgürce kullanılması ve bu dillere yayın yapılması olanağı salanmış olacaktır.

 Hiç kuşku yok ki, Türkçe Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olacak ve eğitim dili olarak kullanılacaktır. Ayrıca Türkçenin tüm yurttaşlara öğretilmesi için gerekli önlemler alınacak ve uygulanacaktır.

 Toplumdaki değişik kültür ve dillerin topluma, tarihe ve kültürlere saygı anlayışı içerisinde akademik bir çalışma olarak araştırılması Devlet eliyle düzenlenecek, bu amaçla araştırma birimleri, enstitüleri kurulacaktır.

1980 darbesinde kapatıldığı için ancak  9 Eylül 1992 de toplanan kurultay ile yeniden açılan CHP’nin öncülü olan SHP’nin hazırladığı raporda TBMM’de kurulacak ve Türkiye’deki bütün siyasi partilerin ve STK’ların katılımıyla kurulacak bir komisyonda alınacak karara herkesin saygı duyması isteniyordu.

İlki 1968’de ikincisi 1989’da, 3. 2010’da  başlayan sorunun için 4. öneri ilk kez bu kadar çözüme yakın.

Ancak Erdoğan’ın gerçek amacının ne olduğunu herkes biliyor.

Elbette uyuşturucu ve petrol gelirini kaybetmek istemeyen Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da  silahlı unsurları bulunan, arkasında ABD ve Batılı emperyalistlerin bulunduğu örgütün amacının net ve açık olmadığı hepimizin malumu.

Çözüm TBMM’dir. Burada kurulacak komisyonda alınacak gerçekçi kararın uygulanması ABD ve İngiltere başta olmak üzere emperyalistlerin Türkiye’ye yönelik kozunu da ellerinden almış olacak.

Yeter ki samimi çözüm odaklı olunsun.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kurtulmuş&amp;apos;un kurtulamadığı şey</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kurtulmusun-kurtulamadigi-sey</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kurtulmusun-kurtulamadigi-sey</guid>
<description><![CDATA[ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak Üniversitesi Konferans Salonu&#039;nda düzenlenen &quot;Şırnak Sivil Toplum Buluşması&quot; programında öyle bir laf etti ki; ilkel bir zihniyetin dile yansıyan kiri pası oldu. Devletin protokol listesinde Cumhurbaşkanlığı makamından sonra ikinci sırada bulunan TBMM Başkanlığı makamında oturan şahıs olarak toplumun bir kesimini derinden incitti, yaraladı. Sadece incitmekle yetinmedi gelecekle ilgili onlara aba altından sopa gösterdi. Sözleri, barış adına konuşurken bile sakladığı baltaların kime karşı kullanılacağının da ilanı gibiydi. 
Şöyle dedi:
&quot;Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail&#039;e karşı, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi&#039;nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktır. O ittifakın sonunda 1514’te Çaldıran’da bizim hep beraber yeniden Anadolu kültürünü dirilten o ittifakımız, Anadolu’daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasına neden olmuştur.”

Sadece iki cümleden oluşan bu sözler çok korkunç. Acaba çocukluğundan beri kendisine aşılanan zehirli bakış açısı gayri ihtiyari biçimde dışarı fırladı ve bilinçaltı mı tezahür etti. Elbette böyle yorumlamak mümkün… Çünkü, bu konuşmanın hedef kitlesini oluşturan Aleviler, Sünni Emevi zihniyetinin, gericiliğin daimi ötekisi olarak hep dışlandı. 1514 yılında Çaldıran Ovası’nda yaşanan ve etkileri hala devam eden Yavuz Sultan Selim- Şah İsmail karşılaşmasının öncesinde de sonrasında da Kızılbaş olarak adlandırılanlar, katledilmeleri caiz görülen topluluklardı. Malları, mülkleri, kadınları, kızları helal kılınmıştı. 

Örneğin, Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran seferinden önce Müftü Hamza’dan aldığı fetvada “reisleri Erdebil oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu”nun “kafir ve dinsizler topluluğu olduğu” ifade edilirken şeriatın hükmü gereğince katledilmeleri, mallarına, kadınlarına, kızlarına el konulmaları dini açıdan caiz bulunuyordu. Ayrıca, Kızılbaşlara sempati gösterenlerin, onlara yardımcı olanların da kafir ve dinsiz oldukları ifade ediliyordu. Kızılbaşların kestiklerinin de yenilemeyeceği belirtiliyordu. 

Din adamı Kemalpaşazade ise Kızılbaşlara yani Şah İsmail taraftarlarına yönelik savaşı cihad olarak değerlendirir. Şeyhülislam Ebusuud da aynı minvaldeki fetvalarıyla Anadolu’da Kızılbaşlara yönelik kırımı meşrulaştırır. 
Bugün Alevi olarak tanımladığımız bu topluluklar, yüzyıllardır çok büyük acılar yaşadılar; bir zulüm dalgası bitti, diğeri başladı. İstikrarlı, sistematik politikalarla devletten dışlandılar, yok edildiler ve sürgünlere yollandılar. Öyle ki, Müslüman olmayan diğer tüm topluluklar yani Hıristiyanlar, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler Osmanlı milletler sistemi içinde bir statüye sahip olmasına rağmen Aleviler, direkt imha edilecekler konumundaydılar. Bu yüzden de asırlar boyunca devlet otoritesinin uzağında, kuytuluklarda, dağ başlarında kapalı bir yaşam tarzını idame ettirdiler.  

Hep bir var oluş sorunu içinde yaşayan Aleviler, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yurttaşlık statüsüne kavuştu ise de resmi söylemdeki eşitlik hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü, kahir ekseriyetin inancı olan Sünnilik, örgütlü, kurumsal yapısıyla Alevileri düşmanlaştırmayı her dönemde başardı. 
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un kurtulamadığı şey, topluma büyük acılar yaşatan bu fetvalarla kendini var eden ilkel mezhepçiliktir. Çocukluğundan beri aldığı eğitim, içinde bulunduğu yaşam tarzı, öğrendiği din anlayışı, milli iradenin tecelli ettiği bir makamı temsil ederken bile onu bırakmamaktadır. 

Kurtulmuş bu sözleriyle Alevilere, toplumsal hafızalarında yer edinmiş bir travmayı yani beş asırlık bir zulüm tarihini tekrar hatırlatırken makamının, Anayasa’nın ona verdiği yetki ve sorumlulukları da aşarak kimin Müslüman olup olmadığına karar veriyor. “Bin yıllık kardeşlik”, “Türk-Kürt ittifakı” derken yani barışa vurgu yaparken, işi 5 asır öncesine götürüp Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ittifakını referans gösterirken, Alevilerin katledilmesini meşrulaştırıyor, yetinmiyor; “Müslüman topluluklar” ifadesiyle de Alevileri Müslümanlığın dışına çıkarıyor. 

Aleviler, Müslüman mıdır değil midir; bunu tanımlayacak ve karar verecek olan Numan Kurtulmuş değil bizatihi Alevilerin kendisidir.  
Bu dil, bu ötekileştirme, bu düşmanlaştırma “milli iradenin” temsil edildiği makamda oturan kişiye yakışmıyor. Bu hem ayıp, hem de basbayağı suçtur. 
Soruyoruz; “cami avlusunda buluşma” formülüyle toplumun bir kesimini makbul ve meşru görürken farklı bir din anlayışına sahip Alevileri düşmanlaştırarak mı barışı sağlayacaksınız. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kurtulmuşun, kurtulamadığı, şey</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Şırnak Sivil Toplum Buluşması" programında öyle bir laf etti ki; ilkel bir zihniyetin dile yansıyan kiri pası oldu. Devletin protokol listesinde Cumhurbaşkanlığı makamından sonra ikinci sırada bulunan TBMM Başkanlığı makamında oturan şahıs olarak toplumun bir kesimini derinden incitti, yaraladı. Sadece incitmekle yetinmedi gelecekle ilgili onlara aba altından sopa gösterdi. Sözleri, barış adına konuşurken bile sakladığı baltaların kime karşı kullanılacağının da ilanı gibiydi. 
Şöyle dedi:
"Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail'e karşı, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi'nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktır. O ittifakın sonunda 1514’te Çaldıran’da bizim hep beraber yeniden Anadolu kültürünü dirilten o ittifakımız, Anadolu’daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasına neden olmuştur.”

Sadece iki cümleden oluşan bu sözler çok korkunç. Acaba çocukluğundan beri kendisine aşılanan zehirli bakış açısı gayri ihtiyari biçimde dışarı fırladı ve bilinçaltı mı tezahür etti. Elbette böyle yorumlamak mümkün… Çünkü, bu konuşmanın hedef kitlesini oluşturan Aleviler, Sünni Emevi zihniyetinin, gericiliğin daimi ötekisi olarak hep dışlandı. 1514 yılında Çaldıran Ovası’nda yaşanan ve etkileri hala devam eden Yavuz Sultan Selim- Şah İsmail karşılaşmasının öncesinde de sonrasında da Kızılbaş olarak adlandırılanlar, katledilmeleri caiz görülen topluluklardı. Malları, mülkleri, kadınları, kızları helal kılınmıştı. 

Örneğin, Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran seferinden önce Müftü Hamza’dan aldığı fetvada “reisleri Erdebil oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu”nun “kafir ve dinsizler topluluğu olduğu” ifade edilirken şeriatın hükmü gereğince katledilmeleri, mallarına, kadınlarına, kızlarına el konulmaları dini açıdan caiz bulunuyordu. Ayrıca, Kızılbaşlara sempati gösterenlerin, onlara yardımcı olanların da kafir ve dinsiz oldukları ifade ediliyordu. Kızılbaşların kestiklerinin de yenilemeyeceği belirtiliyordu. 

Din adamı Kemalpaşazade ise Kızılbaşlara yani Şah İsmail taraftarlarına yönelik savaşı cihad olarak değerlendirir. Şeyhülislam Ebusuud da aynı minvaldeki fetvalarıyla Anadolu’da Kızılbaşlara yönelik kırımı meşrulaştırır. 
Bugün Alevi olarak tanımladığımız bu topluluklar, yüzyıllardır çok büyük acılar yaşadılar; bir zulüm dalgası bitti, diğeri başladı. İstikrarlı, sistematik politikalarla devletten dışlandılar, yok edildiler ve sürgünlere yollandılar. Öyle ki, Müslüman olmayan diğer tüm topluluklar yani Hıristiyanlar, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler Osmanlı milletler sistemi içinde bir statüye sahip olmasına rağmen Aleviler, direkt imha edilecekler konumundaydılar. Bu yüzden de asırlar boyunca devlet otoritesinin uzağında, kuytuluklarda, dağ başlarında kapalı bir yaşam tarzını idame ettirdiler.  

Hep bir var oluş sorunu içinde yaşayan Aleviler, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yurttaşlık statüsüne kavuştu ise de resmi söylemdeki eşitlik hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü, kahir ekseriyetin inancı olan Sünnilik, örgütlü, kurumsal yapısıyla Alevileri düşmanlaştırmayı her dönemde başardı. 
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un kurtulamadığı şey, topluma büyük acılar yaşatan bu fetvalarla kendini var eden ilkel mezhepçiliktir. Çocukluğundan beri aldığı eğitim, içinde bulunduğu yaşam tarzı, öğrendiği din anlayışı, milli iradenin tecelli ettiği bir makamı temsil ederken bile onu bırakmamaktadır. 

Kurtulmuş bu sözleriyle Alevilere, toplumsal hafızalarında yer edinmiş bir travmayı yani beş asırlık bir zulüm tarihini tekrar hatırlatırken makamının, Anayasa’nın ona verdiği yetki ve sorumlulukları da aşarak kimin Müslüman olup olmadığına karar veriyor. “Bin yıllık kardeşlik”, “Türk-Kürt ittifakı” derken yani barışa vurgu yaparken, işi 5 asır öncesine götürüp Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ittifakını referans gösterirken, Alevilerin katledilmesini meşrulaştırıyor, yetinmiyor; “Müslüman topluluklar” ifadesiyle de Alevileri Müslümanlığın dışına çıkarıyor. 

Aleviler, Müslüman mıdır değil midir; bunu tanımlayacak ve karar verecek olan Numan Kurtulmuş değil bizatihi Alevilerin kendisidir.  
Bu dil, bu ötekileştirme, bu düşmanlaştırma “milli iradenin” temsil edildiği makamda oturan kişiye yakışmıyor. Bu hem ayıp, hem de basbayağı suçtur. 
Soruyoruz; “cami avlusunda buluşma” formülüyle toplumun bir kesimini makbul ve meşru görürken farklı bir din anlayışına sahip Alevileri düşmanlaştırarak mı barışı sağlayacaksınız.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Genç girişimcilere vergi desteği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/genc-girisimcilere-vergi-destegi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/genc-girisimcilere-vergi-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Geçtiğimiz günlerde açıklanan bir veri ürkütücüydü. TÜİK verilerine göre 15-34 yaş aralığında 6.7 milyon genç ne eğitimde ne de istihdamda yer almıyor. Belki bir katkımız olur diye genç girişimcilere sağlanan vergi desteğini bu yazıda anlatmak istedim.  

Yeni iş kuran gençlere; faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının bir kısmını vergi dışı bırakmak, gençlerin girişimciliğe yönlendirilmesini desteklemek ve iş dünyasına atılmasını kolaylaştırmak amacıyla vergi teşviği söz konusu. Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan genç girişimcilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutara kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna ediliyor. 2025 yılı için istisna tutarı 330 bin lira.

(Kimler yararlanabilir?) diye sorarsanız… Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan, mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 29 yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler yararlanabiliyor. Şartları arasında ise işe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması, kendi işinde bilfiil çalışması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi, faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde işe başlama tarihi itibarıyla ortakların tamamının tüm şartları taşıması gibi şartlar var. Mevcut bir işletmeye sonradan ortak olunursa istisnadan yararlanılamıyor.

Ölüm dolayısıyla eş ve çocuklar tarafından işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, ölen mükellefin teşvikten faydalanıp faydalanmadığına bakılmaksızın, devralan eş veya çocuklar istisnaya ilişkin şartların tamamını taşımaları kaydıyla, teşvikten üç vergilendirme dönemi boyunca yararlanabiliyorlar.

Eğer kira, ücret gibi diğer gelirler varsa mükellef sadece ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla teşvik uygulamasından yararlanabilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Genç, girişimcilere, vergi, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde açıklanan bir veri ürkütücüydü. TÜİK verilerine göre 15-34 yaş aralığında 6.7 milyon genç ne eğitimde ne de istihdamda yer almıyor. Belki bir katkımız olur diye genç girişimcilere sağlanan vergi desteğini bu yazıda anlatmak istedim.  

Yeni iş kuran gençlere; faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının bir kısmını vergi dışı bırakmak, gençlerin girişimciliğe yönlendirilmesini desteklemek ve iş dünyasına atılmasını kolaylaştırmak amacıyla vergi teşviği söz konusu. Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan genç girişimcilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutara kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna ediliyor. 2025 yılı için istisna tutarı 330 bin lira.

(Kimler yararlanabilir?) diye sorarsanız… Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan, mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 29 yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler yararlanabiliyor. Şartları arasında ise işe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması, kendi işinde bilfiil çalışması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi, faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde işe başlama tarihi itibarıyla ortakların tamamının tüm şartları taşıması gibi şartlar var. Mevcut bir işletmeye sonradan ortak olunursa istisnadan yararlanılamıyor.

Ölüm dolayısıyla eş ve çocuklar tarafından işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, ölen mükellefin teşvikten faydalanıp faydalanmadığına bakılmaksızın, devralan eş veya çocuklar istisnaya ilişkin şartların tamamını taşımaları kaydıyla, teşvikten üç vergilendirme dönemi boyunca yararlanabiliyorlar.

Eğer kira, ücret gibi diğer gelirler varsa mükellef sadece ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla teşvik uygulamasından yararlanabilecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harvard Üniversitesi, Trump yönetimine dava açtı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/harvard-universitesi-trump-yoenetimine-dava-acti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/harvard-universitesi-trump-yoenetimine-dava-acti</guid>
<description><![CDATA[ Hardvard Üniversitesi, federal mahkemeye başvurarak, hükümetin üniversitenin yabancı öğrenci kaydetme yetkisini iptal kararına itiraz etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/h-a-r-v-a-r-d-u-n-i-v-e-r-s-i-t-e-s-i-t-r-u-m-p-y-o-n-e-t-i-m-i-n-e-d-728758-215357.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Harvard, Üniversitesi, Trump, yönetimine, dava, açtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Harvard Üniversitesi tarafından yapılan şikayette, Harvard'ın İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Öğrenci ve Değişim Ziyaretçi Programı'ndan (SEVP) çıkarılması kararının yasalara aykırı olduğu ileri sürüldü. Massachusetts'teki ABD Bölge Mahkemesi'nde açılan davada, “Hükümet, Harvard'ın öğrenci topluluğunun dörtte birini, üniversiteye ve misyonuna önemli katkılarda bulunan uluslararası öğrencileri silmeye çalıştı” denildi.

Şikayette, “Bu, hükümetin Harvard'ın yönetimi, müfredatı ve öğretim üyeleri ile öğrencilerinin 'ideolojisi' üzerinde kontrol talebine karşı çıkma hakkını kullanmasına açık bir misilleme olarak gerçekleştirdiği son eylemdir” ifadesine de yer verildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: 270 asker ile 120 sivil esir karşılıklı takas edildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-270-asker-ile-120-sivil-esir-karsilikli-takas-edildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-270-asker-ile-120-sivil-esir-karsilikli-takas-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Savunma Bakanlığı, esir değişimi kapsamında 270 asker ile 120 sivil esirin karşılıklı takas edildiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/215397.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, 270, asker, ile, 120, sivil, esir, karşılıklı, takas, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İstanbul'da geçen hafta yapılan müzakerelerde varılan anlaşma uyarınca Moskova'nın, Kiev'e 270'si asker ve 120'si sivil olmak üzere 390 kişiyi teslim ettiği bildirildi. Ukrayna'nın da aynı sayıda Rus vatandaşını ülkesine teslim ettiği kaydedildi.

Açıklamada, “Takas sonucunda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından esir alınan 270 Rus askeri personeli ile Kursk Bölgesi'nde alıkoyulan sakinler de dahil 120 sivil Rusya'ya iade edildi. Rusya-Ukrayna anlaşması uyarınca Rusya Federasyonu, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nden 270 savaş esiri ile 120 sivili ülkelerine gönderdi. Rus tarafının inisiyatifiyle başlatılan geniş çaplı takas sürecinin önümüzdeki günlerde de devam etmesi planlanıyor. Rus askeri personeli ve siviller, şu anda Belarus topraklarında bulunuyor. Rus askeri personeli ve siviller, tedavi ve rehabilitasyon için Rusya'ya nakledilecek” ifadelerine yer verildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD ve İran arasındaki müzakerelerin 5&amp;apos;inci turu başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-ve-iran-arasindaki-muzakerelerin-5inci-turu-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-ve-iran-arasindaki-muzakerelerin-5inci-turu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin 5’inci turunun İtalya&#039;da başladığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/a-b-dnin-iran-ile-arka-kanal-diplomasisi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, İran, arasındaki, müzakerelerin, 5inci, turu, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD ile İran arasında ilki Umman'da yapılan nükleer görüşmelerin 5’inci turu, İtalya'nın başkenti Roma'da başladı. Taraflar, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin ev sahipliğinde Umman'ın Roma Büyükelçiliği'ne ait konutta bir araya geldi. Görüşmelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD'yi Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy: Bu, Türkiye&amp;apos;de kararlaştırılan en büyük (esir) değişiminin ilk aşamasıdır</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-bu-turkiyede-kararlastirilan-en-buyuk-esir-degisiminin-ilk-asamasidir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-bu-turkiyede-kararlastirilan-en-buyuk-esir-degisiminin-ilk-asamasidir</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, &quot;Bu, Türkiye&#039;de kararlaştırılan en büyük (esir) değişiminin ilk aşamasıdır. Aslında, Türkiye&#039;deki toplantının tek önemli sonucudur, Ruslar geri kalan her şeyi engelliyor.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-5c7e3d7a38d042b023cd6898b06dec72.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiy:, Bu, Türkiyede, kararlaştırılan, büyük, esir, değişiminin, ilk, aşamasıdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya ile bugün başlattıkları "1000 kişiye 1000 kişilik esir takası" sürecinin, İstanbul barış müzakerelerinin sonucu olduğunu söyledi.

Zelenskiy, akşam paylaştığı geleneksel görüntülü mesajında, İstanbul barış müzakerelerinde Rusya ile Ukrayna arasında varılan anlaşma kapsamında, "1000 kişiye 1000 kişilik esir takası" sürecinin başlaması hakkında değerlendirmelerde bulundu.Zelenskiy, "büyük esir takasının" Türkiye'de yapılan müzakerelerin sonucu olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Bu, Türkiye'de kararlaştırılan en büyük (esir) değişiminin ilk aşamasıdır. Aslında, Türkiye'deki toplantının tek önemli sonucudur, Ruslar geri kalan her şeyi engelliyor."

Sürecin devam edeceğini kaydeden Zelenskiy, "Ateşkese ihtiyaç var. Gerçek barışa doğru diplomatik adımlara ihtiyaç var." diye konuştu.

"Tarihi esir takası anlaşması"

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise esir takasıyla ilgili X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Tarihi (esir) değişim anlaşması sayesinde daha fazla insanımız memleketine dönüyor. Daha fazla Ukraynalı aile sevdiklerine kavuşacak. Bundan daha büyük bir sevinç yoktur. Bu tür insani güven artırıcı önlemler, barışı yeniden tesis etme yönündeki çalışmalarımız açısından kritik önem taşıyor."

İstanbul'daki müzakereler

Rusya ile Ukrayna arasında, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde geçen hafta müzakereler yapılmıştı.

İki taraf, müzakerelerde "1000 kişiye 1000 kişilik" büyük bir esir takasının yapılması, olası ateşkese yönelik bakışlarını ayrıntılı olarak sunması, ardından da müzakerelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kalmıştı.

Müzakerelerde ayrıca iki ülkenin devlet başkanları düzeyinde doğrudan görüşme konusu ele alınmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da tren istasyonundaki bıçaklı saldırıda 12 kişi yaralandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/almanyada-tren-istasyonundaki-bicakli-saldirida-12-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/almanyada-tren-istasyonundaki-bicakli-saldirida-12-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;nın Hamburg kentindeki merkez tren istasyonunda düzenlenen bıçaklı saldırıda 12 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-74b5a35a01bdb43e7bcb315875a84484.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, tren, istasyonundaki, bıçaklı, saldırıda, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Alman basınında yer alan haberlere göre, Hamburg'daki merkez tren istasyonunda bıçaklı saldırıya uğrayan 6 kişi ağır, 6 kişi hafif yaralandı.

Hafif yaralılara olay yerinde müdahale edilirken, durumu ağır olanlar çevre hastanelere sevk edildi. Ağır yaralılardan üçünün hayati tehlikesi olduğu bildirildi.

Saldırının sebebi henüz bilinmezken, saldırının ardından bir kadın gözaltına alındı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Merkez Bankası ne dedi; ne demek istedi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/merkez-bankasi-ne-dedi-ne-demek-istedi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/merkez-bankasi-ne-dedi-ne-demek-istedi</guid>
<description><![CDATA[ Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan 2025 II. Dönem Enflasyon Raporu’nu yayımladı. Raporun bilgilendirme sunumda öne çıkan mesajlarında ‘ne dedi; ne demek istedi!’ diye bir bakalım.

Karahan, “Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz” sözünü ilk başa koydu.

Ancak 2023 yılı Haziran ayından bu yana kararlar alınıyor. Ama siyaseten atılan adımlar (mesela 19 Mart operasyonu ile 57 milyar doların buhar olması) nedeniyle sıkı para politikasının halen kademeli sonuçlarının alındığına emin miyiz? sormadan edemiyoruz.

“Mart ve Nisan aylarında finansal piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında, TCMB olarak proaktif bir biçimde gerekli adımları attık” dedi.

İmamoğlu operasyonuna dikkat çekiyor ve proaktiflik adına “Politika faizini 46’ya çıkardık. Gecelik borçlanmayı 49’da bağladık. 44’lere zıplayan dolar kurunu 38’lerde durdurabildik” demek istedi.

Her raporlama döneminin klasik cümlesi olan “Önümüzdeki dönemde de para politikasındaki kararlı duruşumuzu sürdürerek, dezenflasyonun devamını sağlayacak şekilde hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İnandırıcılığı zayıflayan bu söz ile “Siyaseten atılacak adımlar olacaktır. Biz kararlı duruşumuzda kararlıyız” dedi aslında…

“Küresel ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlik yüksek seviyelerini koruyor” tespiti yaptı.

“Bizde sıkıntı yok, küresel ticaret ve ekonomi politikaları sorunlu” demeye getirdi. O zaman, “ekonomileri kötü yurtdışı piyasalardan para bulmaya niye gidiyoruz” diye sormazlar mı?

“Sıkı para politikası sonucu talep kompozisyonu daha dengeli hale gelmiştir” tespiti de ilginç oldu.

Çünkü aynı zamanda da konuşmasına “Yurt içi talep ivme kaybetmekle beraber öngörülenin üzerinde seyretmiştir” tespitine de; “İlk çeyrekte talep koşullarının enflasyonu düşürücü etkisi azalmıştır” tespitine de yer verdi.

“Sıkı para politikası nedeniyle talep kompozisyonu dengelendi ise fiyatlar neden halen mevsim koşulları da dahil yüksek” sorusu ortada kaldı.

Sanayi ve hizmet üretiminin ilk çeyrekte arttığını, işgücü piyasası manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkı olduğunu da söyledi. 2025 yılında cari açığının milli gelire oranının, 2024 yılına kıyasla daha yüksek olduğunu da dile getirdi. Ama asıl içimize “cari açığın uzun dönem ortalamalarının altında kalacağını tahmin ediyoruz” sözleriyle su serpti.

Mesela “Mevcut veriler kur etkisinin geçmişe göre daha sınırlı olduğunu ima etmektedir” sözü de dikkat çekti.

“Politika faizi ile gecelik borçlanma arasında konulan makasın kurda etkiyi sınırlaması normal değil mi” diye biri sorsaydı ne denilecekti?

Asıl bomba son aylarda yaşanan zirai don nedeniyle ortaya çıkacak enflasyonun payının düşük olacağını ima etmesinde görüldü. Karahan, “Emtia fiyatlarındaki düşüşün dezenflasyonu desteklemesi beklenmektedir. Son yaşanan zirai don hadisesinden en çok etkilenen 16 ürünün tüketici sepetindeki payı yüzde 1,5 civarında” dedi. Ardından ekledi: “Enflasyon beklentileri dezenflasyon patikamızın üzerinde seyretmeye devam ediyor.”

“Aslında dezenflasyon süreci iyi gitmiyor, enflasyon oranlarını düşük gösterme tekniği ile dezenflasyonda iyi gidiyoruz” demek istedi.

“Enflasyonun 2025’te yüzde 24’e, 2026’da yüzde 12’ye ve 2027’de yüzde 8’e gerileyeceği tahmin edilmektedir” sözünün ise bir temenni olduğu çok açık.

Çünkü bu kadar politik karışıklığın içerisinde uygulanamayan dezenflasyon sürecinin sadece enflasyon oranlarını düşük göstermek için koşturulan TÜİK’i de çatlatacağını gözden kaçırıyor olamazlar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Merkez, Bankası, dedi, demek, istedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan 2025 II. Dönem Enflasyon Raporu’nu yayımladı. Raporun bilgilendirme sunumda öne çıkan mesajlarında ‘ne dedi; ne demek istedi!’ diye bir bakalım.

Karahan, “Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz” sözünü ilk başa koydu.

Ancak 2023 yılı Haziran ayından bu yana kararlar alınıyor. Ama siyaseten atılan adımlar (mesela 19 Mart operasyonu ile 57 milyar doların buhar olması) nedeniyle sıkı para politikasının halen kademeli sonuçlarının alındığına emin miyiz? sormadan edemiyoruz.

“Mart ve Nisan aylarında finansal piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında, TCMB olarak proaktif bir biçimde gerekli adımları attık” dedi.

İmamoğlu operasyonuna dikkat çekiyor ve proaktiflik adına “Politika faizini 46’ya çıkardık. Gecelik borçlanmayı 49’da bağladık. 44’lere zıplayan dolar kurunu 38’lerde durdurabildik” demek istedi.

Her raporlama döneminin klasik cümlesi olan “Önümüzdeki dönemde de para politikasındaki kararlı duruşumuzu sürdürerek, dezenflasyonun devamını sağlayacak şekilde hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İnandırıcılığı zayıflayan bu söz ile “Siyaseten atılacak adımlar olacaktır. Biz kararlı duruşumuzda kararlıyız” dedi aslında…

“Küresel ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlik yüksek seviyelerini koruyor” tespiti yaptı.

“Bizde sıkıntı yok, küresel ticaret ve ekonomi politikaları sorunlu” demeye getirdi. O zaman, “ekonomileri kötü yurtdışı piyasalardan para bulmaya niye gidiyoruz” diye sormazlar mı?

“Sıkı para politikası sonucu talep kompozisyonu daha dengeli hale gelmiştir” tespiti de ilginç oldu.

Çünkü aynı zamanda da konuşmasına “Yurt içi talep ivme kaybetmekle beraber öngörülenin üzerinde seyretmiştir” tespitine de; “İlk çeyrekte talep koşullarının enflasyonu düşürücü etkisi azalmıştır” tespitine de yer verdi.

“Sıkı para politikası nedeniyle talep kompozisyonu dengelendi ise fiyatlar neden halen mevsim koşulları da dahil yüksek” sorusu ortada kaldı.

Sanayi ve hizmet üretiminin ilk çeyrekte arttığını, işgücü piyasası manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkı olduğunu da söyledi. 2025 yılında cari açığının milli gelire oranının, 2024 yılına kıyasla daha yüksek olduğunu da dile getirdi. Ama asıl içimize “cari açığın uzun dönem ortalamalarının altında kalacağını tahmin ediyoruz” sözleriyle su serpti.

Mesela “Mevcut veriler kur etkisinin geçmişe göre daha sınırlı olduğunu ima etmektedir” sözü de dikkat çekti.

“Politika faizi ile gecelik borçlanma arasında konulan makasın kurda etkiyi sınırlaması normal değil mi” diye biri sorsaydı ne denilecekti?

Asıl bomba son aylarda yaşanan zirai don nedeniyle ortaya çıkacak enflasyonun payının düşük olacağını ima etmesinde görüldü. Karahan, “Emtia fiyatlarındaki düşüşün dezenflasyonu desteklemesi beklenmektedir. Son yaşanan zirai don hadisesinden en çok etkilenen 16 ürünün tüketici sepetindeki payı yüzde 1,5 civarında” dedi. Ardından ekledi: “Enflasyon beklentileri dezenflasyon patikamızın üzerinde seyretmeye devam ediyor.”

“Aslında dezenflasyon süreci iyi gitmiyor, enflasyon oranlarını düşük gösterme tekniği ile dezenflasyonda iyi gidiyoruz” demek istedi.

“Enflasyonun 2025’te yüzde 24’e, 2026’da yüzde 12’ye ve 2027’de yüzde 8’e gerileyeceği tahmin edilmektedir” sözünün ise bir temenni olduğu çok açık.

Çünkü bu kadar politik karışıklığın içerisinde uygulanamayan dezenflasyon sürecinin sadece enflasyon oranlarını düşük göstermek için koşturulan TÜİK’i de çatlatacağını gözden kaçırıyor olamazlar.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eyvah, yine mi müjde</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/eyvah-yine-mi-mujde</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/eyvah-yine-mi-mujde</guid>
<description><![CDATA[ Bazı insanları ön yargılarından arındırmak pek kolay olmuyor.

Hatta kolayın da ötesinde mümkün olmuyor.

Kendini bir düşünceye, yargıya kaptırmasın…

Ne yaparsan yap o düşünceden, o peşin yargıdan kolay kolay kurtaramazsın.

Dediğim dedik misali.

Kimilerinde doğuştan gelen bir huy, kimilerinde sonradan edinilmiş alışkanlık.

Bizde sonradan edinileni giderek yaygınlaşıyor…

Bir düşünceye kaptırdı mı kendini değiştirebilene aşk olsun.

Tabii bu kuşkucu ruh hali durup dururken çıkmamış ortaya…

Söylenenlere inanmamak alışkanlığın ötesinde hastalık olmuş adeta.

Bu tür durumlara sıkça tanık olunuyor.

Örneğin siyaset meydanlarında sıralanan vaatler

Aralarında öyle ‘’uçuk-kaçık’’ diye adlandırılacak olanlar var ki akla yakın olanlar da kaynıyor arada

‘-Her vatandaşa bir ev, bir araba.

-Yalnız yaşayan annelere stüdyo evler.

-Bir kişi bile işsiz kalmayacak

-Milli paranın devreye sokulmasıyla Amerikan doları morga gönderilecek

-Herkese biri ev biri araba olmak üzere 2 anahtar.

-Her mahallede 100 trilyoner ve ‘Her çiftçiye traktör’

-Milli Ekonomi Modeli” adı altında her ev hanımına 500 lira maaş, 15 bin lira doğum ikramiyesi.’’

Daha neler neler…

Peri masalları gibi…

Dinlemesi güzel, ama inanması zor…

İşin kötüsü akla yatkın olanlar da inandırıcılığını yitiriyor…

Son doğal gaz müjdesi gibi…

Hatırlayalım neydi o müjde;

“Karadeniz’de doğal gaz arama çalışmaları sonucunda 75 milyar metreküplük gazın keşfedildiğini duyuruldu. Açıklamaya göre, keşif Türkiye’nin ileri teknoloji sondaj gemilerinden Abdülhamid Han tarafından Göktepe-3 kuyusunda yaklaşık 3 bin 500 metre derinlikte yapıldı. Keşfin yapıldığı Göktepe-3 kuyusu, Sakarya Gaz Sahası’nın 69 kilometre batısında, karaya ise 165 kilometre uzaklıkta yer alan Göktepe Sahası’nda bulunuyor.’’

Doğrusu, inanmakta zorlanıyor insan.

İlkinin ardından doğal gaza zam gelmişti de… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Eyvah, yine, müjde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bazı insanları ön yargılarından arındırmak pek kolay olmuyor.

Hatta kolayın da ötesinde mümkün olmuyor.

Kendini bir düşünceye, yargıya kaptırmasın…

Ne yaparsan yap o düşünceden, o peşin yargıdan kolay kolay kurtaramazsın.

Dediğim dedik misali.

Kimilerinde doğuştan gelen bir huy, kimilerinde sonradan edinilmiş alışkanlık.

Bizde sonradan edinileni giderek yaygınlaşıyor…

Bir düşünceye kaptırdı mı kendini değiştirebilene aşk olsun.

Tabii bu kuşkucu ruh hali durup dururken çıkmamış ortaya…

Söylenenlere inanmamak alışkanlığın ötesinde hastalık olmuş adeta.

Bu tür durumlara sıkça tanık olunuyor.

Örneğin siyaset meydanlarında sıralanan vaatler

Aralarında öyle ‘’uçuk-kaçık’’ diye adlandırılacak olanlar var ki akla yakın olanlar da kaynıyor arada

‘-Her vatandaşa bir ev, bir araba.

-Yalnız yaşayan annelere stüdyo evler.

-Bir kişi bile işsiz kalmayacak

-Milli paranın devreye sokulmasıyla Amerikan doları morga gönderilecek

-Herkese biri ev biri araba olmak üzere 2 anahtar.

-Her mahallede 100 trilyoner ve ‘Her çiftçiye traktör’

-Milli Ekonomi Modeli” adı altında her ev hanımına 500 lira maaş, 15 bin lira doğum ikramiyesi.’’

Daha neler neler…

Peri masalları gibi…

Dinlemesi güzel, ama inanması zor…

İşin kötüsü akla yatkın olanlar da inandırıcılığını yitiriyor…

Son doğal gaz müjdesi gibi…

Hatırlayalım neydi o müjde;

“Karadeniz’de doğal gaz arama çalışmaları sonucunda 75 milyar metreküplük gazın keşfedildiğini duyuruldu. Açıklamaya göre, keşif Türkiye’nin ileri teknoloji sondaj gemilerinden Abdülhamid Han tarafından Göktepe-3 kuyusunda yaklaşık 3 bin 500 metre derinlikte yapıldı. Keşfin yapıldığı Göktepe-3 kuyusu, Sakarya Gaz Sahası’nın 69 kilometre batısında, karaya ise 165 kilometre uzaklıkta yer alan Göktepe Sahası’nda bulunuyor.’’

Doğrusu, inanmakta zorlanıyor insan.

İlkinin ardından doğal gaza zam gelmişti de…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;da bir caddeye ‘Atatürk’ ismi verildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/avrupada-bir-caddeye-ataturk-ismi-verildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/avrupada-bir-caddeye-ataturk-ismi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Malta&#039;nın Marsa kasabasındaki bir caddeye, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün adı verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/a-v-r-u-p-a-d-a-b-i-r-c-a-d-d-e-y-e-a-t-a-t-u-r-k-i-s-m-i-v-e-r-729525-215605.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupada, bir, caddeye, ‘Atatürk’, ismi, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Malta'nın Marsa kasabasında, Türk Şehitliği'nin yakınındaki bir caddeye Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ismi verildi. Caddenin girişine, üzerinde Atatürk'ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünün Türkçe, Maltaca ve İngilizce dillerinde yazılı olduğu levha da asıldı.

Türkiye'nin Valetta Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımında, "Malta’daki Atatürk Caddesi'nin açılışı, merhum Büyükelçimiz Sayın Erdeniz Şen'in isteği doğrultusunda 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda gerçekleştirilmiştir" ifadesi kullanıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pentagon, ABD&amp;apos;nin Güney Kore&amp;apos;deki binlerce askerini çekeceğine dair haberleri yalanladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pentagon-abdnin-guney-koredeki-binlerce-askerini-cekecegine-dair-haberleri-yalanladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pentagon-abdnin-guney-koredeki-binlerce-askerini-cekecegine-dair-haberleri-yalanladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ülke basınında çıkan, &quot;Güney Kore’de konuşlu binlerce ABD askerinin çekilmesinin değerlendirildiği&quot; yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-b8c112d7dad5abda3f3d8ef009cd790a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pentagon, ABDnin, Güney, Koredeki, binlerce, askerini, çekeceğine, dair, haberleri, yalanladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, X hesabından yaptığı açıklamada, Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin "ABD'nin Güney Kore'deki binlerce askerini çekme planı gündemde" başlıklı haberinde yer alan bilgilerin gerçekle uyuşmadığını belirtti.

"Savunma Bakanlığının Güney Kore’de konuşlu ABD birliklerini azaltacağı yönündeki haberler doğru değil" ifadesini kullanan Parnell, ABD-Güney Kore ittifakının güçlü olduğunu ve iki ülkenin savunma ile güvenlik alanındaki işbirliğinin süreceğini vurguladı.

Güney Kore Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da Seul ile Washington’ın askerlerin geri çekilmesi konusunda herhangi bir görüşme yapmadığı belirtildi.

ABD ile Güney Kore, 2024 yılında savunma masraflarının paylaşımına ilişkin 5 yıllık bir plan üzerinde anlaşmıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Güney Kore’de konuşlu ABD askerlerinin masraflarının büyük kısmını Seul yönetiminin karşılaması gerektiğini savunmuştu.

Trump, bölgedeki ABD askeri varlığının maliyetinin, Güney Kore ile devam eden ticaret müzakerelerinde gündeme geleceğine de işaret etmişti.

WSJ: ABD, Güney Kore'deki askeri varlığını gözden geçiriyor

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bir haberinde Trump yönetiminin Güney Kore’de konuşlu binlerce ABD askerini geri çekmeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Gazeteye konuşan kaynaklar, Pentagon tarafından geliştirilen seçeneklerden birinin yaklaşık 4 bin 500 askerin çekilerek başta Guam olmak üzere Hint-Pasifik bölgesindeki diğer bölgelere konuşlandırılmasını içerdiğini ifade etmişti.

Trump ise ilk başkanlık döneminden bu yana Güney Kore’deki ABD askeri varlığını sık sık değiştirmeyi gündeme getirmişti. Halihazırda bölgede yaklaşık 28 bin 500 Amerikan askeri bulunuyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa&amp;apos;nın güneyindeki çeşitli kentlerde elektrik kesintileri yaşanıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransanin-guneyindeki-cesitli-kentlerde-elektrik-kesintileri-yasaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransanin-guneyindeki-cesitli-kentlerde-elektrik-kesintileri-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;nın Alpes-Maritimes bölgesinde, 78. Cannes Film Festivali&#039;ne ev sahipliği yapan Cannes da dahil olmak üzere geniş bir alanda ciddi bir elektrik kesintisi yaşandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-8225d2203d2760d9106c1ea1aed77512.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransanın, güneyindeki, çeşitli, kentlerde, elektrik, kesintileri, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Alpes-Maritimes Valiliğinin X hesabından yapılan açıklamada, Alpes-Maritimes vilayetinin batısında ciddi bir elektrik kesintisi yaşandığı belirtildi.

Açıklamada, Fransız elektrik iletim şebekesi (RTE) servislerinin durumu düzeltmek için çalıştığı belirtilirken, vatandaşlara günlük seyahatlerinde dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.

Akdeniz'de RTE hesabından X'te yapılan açıklamada, elektrik kesintisinden Cannes ve çevresindeki kentlerin etkilendiğini ve 160 bin haneye elektrik verilemediği aktarıldı.

Açıklamada, RTE ve ülkenin elektrik hatları altyapı ve bakımından sorumlu kuruluş Enedis'in ekiplerinin elektriğin en kısa sürede geri gelmesi için çalışmalar yürüttüğü belirtilirken, yaşanan olumsuzluktan ötürü özür dilendi.

Fransız basınındaki haberlere göre, RTE, bu sabah yüksek gerilim hattına ait bir direğin devrilmesinin bu elektrik kesintisine neden olduğunu belirtti.

RTE, gece Cannes çevresinde bir elektrik trafosunda çıkan yangının, elektrik şebekesinin güçsüzleşmesine neden olduğunu kaydetti.

78. Cannes Film Festivali'ni de etkileyen elektrik kesintisi nedeniyle "Sirat" filminin gösterimi yarıda kesildi. Kesinti, Festivalin Altın Palmiye ödülünün verildiği kapanış törenine de gölge düşürdü.

Festival organizatörleri kapanış galasının yedek jeneratörler kullanılarak devam edeceğini bildirdi.

Elektrik kesintisinden etkilenen kentlerde yerel saatle 10.00'dan bu yana trafik lambaları çalışmazken, bu durum ulaşımı zorlaştırıyor.

Festivalin bu akşamki kapanış töreninin, jeneratör sayesinde sorun olmadan yapılacağı belirtildi.

Geçtiğimiz ay İspanya, Portekiz ve Fransa’nın çeşitli bölgelerinde de milyonlarca insanı elektriksiz bırakan geniş çaplı kesintiler meydana gelmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&amp;apos;e Tepkiler Yağıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/milli-egitim-bakani-yusuf-tekine-tepkiler-yagiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/milli-egitim-bakani-yusuf-tekine-tepkiler-yagiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaptığı açıklamalarla özellikle son günlerde sıklıkla gündeme gelen Yusuf Tekin, karma eğitim modeli ile ilgili yaptığı açıklama ile de pek çok vatandaşın tepkisini çekti. Pek çok kız çocuğu ailesinin çocuklarını karma eğitimden dolayı okula yollamak istemediğini belirten Tekin, bunun için bir arayışta olduklarını belirtti. Buna ek olarak çocukların bilgiye erişiminin çok kolay olduğunu söyleyen Tekin, okula gelmelerine gerek yok ifadelerini de kullandı. Ardından tepkiler çığ gibi büyümeye devam ediyor.

Karma eğitim modeli bir problem hiç olmadı, olmayacak da ama size çocukların gerçek sorunlarından bahsedeyim müsaade ederseniz: Beslenme çantalarında yiyecek olmayan çok çocuk var, raporlar çocukların suça karışma oranının daha doğrusu suç için yetiştirilen / istismar edilen pek çok çocuğun olduğunu gösteriyor. Eğitimde akran zorbalığı problemi gün geçtikçe artıyor, çocuklar ailelerinde gördükleri şiddeti ve nefreti sınıf arkadaşlarına yansıtıyor. Madde bağımlılığı yaşı hergün biraz daha düşüyor ve bu gerçekten korkutucu bir şey. Kınadığımız ülkelere dönüşüyoruz, asıl problemlerimiz bunlar ancak yönümüzü en olmadık yere çeviriyoruz...

Kız çocuklarını eğitimden ve karşı cinsten soyutlama isteği olan aileler öncelikle bu sağlıksız düşünceleri ile toplumu daha çocuk yaşta kadın erkek diye bölmeye çalışıyor. Bu ailelere yardım etmeye çalışmaktansa çocukluğu elinden alınan çocukları korumaya çalışmak bakanlığın asıl görevi olmalıdır. Bitti mi? Hayır. Bu kız çocuklarını velev ki böyle yetiştirdiniz, ileride iş hayatına nasıl dahil olacaklar? Hiç mi erkeklerle muhattap oldukları yerlere girmeyecekler? Kadını hayattan soyutlama ve toplumu kadın erkek diye bölme çabalarının farkındayız ve bunu kökten bir şekilde reddediyoruz. Bırakın çocuklar kadın ve erkek değil çocuk olsunlar, bu bir istismardır.

Ayrıca uzaktan eğitimin kalitesini de özellikle pandemi döneminde tecrübeledik. Çocukların motivasyonlarının ne kadar düşük olduğunu ve öğrenmekte zorlandıklarını bizler birey olarak gördük, koskoca bakanlığın bunu fark etmediğini hiç sanmıyorum.

Okullarda öğrenilen tek şey dil bilgisi, toplama çıkarma mı? Kesinlikle hayır. Çocuk orada sosyal yaşamı öğreniyor, oturmasını kalkmasını, insan içinde nasıl davranması gerektiğini öğreniyor. Hayata dair pek çok dersi evde öğrenmeleri mümkün değil. Ülkedeki teknolojik aksaklıkları ve aileleri de hesaba katarsak çocukların okula gelmemeleri durumunda oluşacak tek şey korkunç bir kaos ve istismar ortamıdır. Çocuk çocuktur ve çocuğun yeri okuldur. 

Okulları çocuklar için daha cazip bir yere getirmek yerine cahil ailelerin cesaret alacağı cümleler sarf etmek çocukların geleceğini karartmaktır. Bizler bu ülkenin çocuklarını aydınlığa boğacağız ve gerektiği takdirde herkesten, hatta kendimizden bile koruyacağız çünkü öğrendiğimiz cumhuriyetçi gelenek bize bunu emrediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Milli, Eğitim, Bakanı, Yusuf, Tekine, Tepkiler, Yağıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaptığı açıklamalarla özellikle son günlerde sıklıkla gündeme gelen Yusuf Tekin, karma eğitim modeli ile ilgili yaptığı açıklama ile de pek çok vatandaşın tepkisini çekti. Pek çok kız çocuğu ailesinin çocuklarını karma eğitimden dolayı okula yollamak istemediğini belirten Tekin, bunun için bir arayışta olduklarını belirtti. Buna ek olarak çocukların bilgiye erişiminin çok kolay olduğunu söyleyen Tekin, okula gelmelerine gerek yok ifadelerini de kullandı. Ardından tepkiler çığ gibi büyümeye devam ediyor.

Karma eğitim modeli bir problem hiç olmadı, olmayacak da ama size çocukların gerçek sorunlarından bahsedeyim müsaade ederseniz: Beslenme çantalarında yiyecek olmayan çok çocuk var, raporlar çocukların suça karışma oranının daha doğrusu suç için yetiştirilen / istismar edilen pek çok çocuğun olduğunu gösteriyor. Eğitimde akran zorbalığı problemi gün geçtikçe artıyor, çocuklar ailelerinde gördükleri şiddeti ve nefreti sınıf arkadaşlarına yansıtıyor. Madde bağımlılığı yaşı hergün biraz daha düşüyor ve bu gerçekten korkutucu bir şey. Kınadığımız ülkelere dönüşüyoruz, asıl problemlerimiz bunlar ancak yönümüzü en olmadık yere çeviriyoruz...

Kız çocuklarını eğitimden ve karşı cinsten soyutlama isteği olan aileler öncelikle bu sağlıksız düşünceleri ile toplumu daha çocuk yaşta kadın erkek diye bölmeye çalışıyor. Bu ailelere yardım etmeye çalışmaktansa çocukluğu elinden alınan çocukları korumaya çalışmak bakanlığın asıl görevi olmalıdır. Bitti mi? Hayır. Bu kız çocuklarını velev ki böyle yetiştirdiniz, ileride iş hayatına nasıl dahil olacaklar? Hiç mi erkeklerle muhattap oldukları yerlere girmeyecekler? Kadını hayattan soyutlama ve toplumu kadın erkek diye bölme çabalarının farkındayız ve bunu kökten bir şekilde reddediyoruz. Bırakın çocuklar kadın ve erkek değil çocuk olsunlar, bu bir istismardır.

Ayrıca uzaktan eğitimin kalitesini de özellikle pandemi döneminde tecrübeledik. Çocukların motivasyonlarının ne kadar düşük olduğunu ve öğrenmekte zorlandıklarını bizler birey olarak gördük, koskoca bakanlığın bunu fark etmediğini hiç sanmıyorum.

Okullarda öğrenilen tek şey dil bilgisi, toplama çıkarma mı? Kesinlikle hayır. Çocuk orada sosyal yaşamı öğreniyor, oturmasını kalkmasını, insan içinde nasıl davranması gerektiğini öğreniyor. Hayata dair pek çok dersi evde öğrenmeleri mümkün değil. Ülkedeki teknolojik aksaklıkları ve aileleri de hesaba katarsak çocukların okula gelmemeleri durumunda oluşacak tek şey korkunç bir kaos ve istismar ortamıdır. Çocuk çocuktur ve çocuğun yeri okuldur. 

Okulları çocuklar için daha cazip bir yere getirmek yerine cahil ailelerin cesaret alacağı cümleler sarf etmek çocukların geleceğini karartmaktır. Bizler bu ülkenin çocuklarını aydınlığa boğacağız ve gerektiği takdirde herkesten, hatta kendimizden bile koruyacağız çünkü öğrendiğimiz cumhuriyetçi gelenek bize bunu emrediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail saldırıları altındaki Gazze&amp;apos;de su krizi devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israil-saldirilari-altindaki-gazzede-su-krizi-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israil-saldirilari-altindaki-gazzede-su-krizi-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in abluka altındaki Gazze Şeridi&#039;ne yönelik acımasız ve yıkıcı saldırıları aralıksız sürerken, uygulanan ambargo nedeniyle bölgedeki &quot;insani kriz&quot; derinleşiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-b6dcf553448ac81d6838b96eb64b9460.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, saldırıları, altındaki, Gazzede, krizi, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentindeki Filistinliler, bir su tankerinin dağıttığı suları bidonlara doldurup günlük su ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;dan sınıra 400 kilometrelik güvenlik duvarı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/irandan-sinira-400-kilometrelik-guvenlik-duvari</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/irandan-sinira-400-kilometrelik-guvenlik-duvari</guid>
<description><![CDATA[ İran Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Kiyomers Haydari, ülkenin doğu sınırına 400 kilometre güvenlik duvarı inşa edileceğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/i-r-a-n-d-a-n-s-i-n-i-r-a-400-k-i-l-o-m-e-t-r-e-l-i-k-g-u-v-e-n-l-i-731711-216170.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İrandan, sınıra, 400, kilometrelik, güvenlik, duvarı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İran Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Kiyomers Haydari, Afganistan ve Pakistan'ın yer aldığı ülkenin doğu sınırına yıl sonuna kadar 400 kilometre güvenlik duvarı inşa edileceğini açıkladı. Haydari, "Şu ana kadar 103 kilometrelik duvar inşa ettik ve 140 kilometrelik duvarın altyapısını hazırladık. Yıl sonuna kadar sınır kapatma çalışmalarını 400 kilometreye ulaştıracağız" dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>1 milyon ödülle aranan kartel üyesi öldürüldü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/1-milyon-oedulle-aranan-kartel-uyesi-oelduruldu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/1-milyon-oedulle-aranan-kartel-uyesi-oelduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Meksika hükümeti, ABD’de bir dizi federal suçtan aranan kartel üyesi Humberto Figueroa Benítez’in düzenlenen bir operasyon sırasında öldürüldüğünü açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/1-m-i-l-y-o-n-o-d-u-l-l-e-a-r-a-n-a-n-k-a-r-t-e-l-u-y-e-s-i-o-l-d-u-731876-216208.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>milyon, ödülle, aranan, kartel, üyesi, öldürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Meksika Güvenlik ve Vatandaşları Koruma Bakanı Omar García Harfuch, bugün yaptığı açıklamada, kartel üyesi Humberto Figueroa Benítez’in Sinaloa eyaletinde düzenlenen operasyonda öldüğünü belirtti.

ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin (DEA) yakalanması için 1 milyon dolar ödül teklif ettiği Benítez, ABD’de aralarında ‘fentanil ithal etmek ve kaçırmak için komplo, makineli silah ve imha cihazları bulundurma ve para aklama komplosu’ da olmak üzere bir dizi federal suçtan aranıyordu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Yayıncılık Öyküsü: Yakınplan Gazete!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bir-yayincilik-oykusu-yakinplan-gazete</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bir-yayincilik-oykusu-yakinplan-gazete</guid>
<description><![CDATA[ Bizler idealist gazetecileriz.

Hayalimiz; kendi gazetemizi çıkarmaktı.

Yakınplan.tv olarak yayıncılık geçmişimiz zaten vardı.

Ama basılı medya için hepimiz can atıyorduk.

Bir ağustos akşamı Alev Çukurkavaklı’nın evinde karar verdik.

Yakinplan’ı gazete olarak da çıkaracağız.

Ama Şenol’a sormam lazım.

Aradım. Projeyi anlattım.

Heyecanlandı. “tamam” dedi.

Sonra Mevlüt’ü aradım.

“Çok para veremeyiz ama yanımızda olursan seviniriz”

İkiletmedi.

Şenol Burhaniye’den tatilini bırakıp geldi.

Biz Yakınplan GAZETE’yi yaptık.

…

2022 Yılbaşı. Cemiyetin resepsiyonu var. 4 balya gazeteyi salonun girişine bıraktık.

Dostlarla sohbet ederken sanırım bir saat gibi bir süreydi Gazete YAKINPLAN bitmişti.

Meslektaşların koltuklarının altında Yakinplan GAZETE vardı.

Dostlar, arkadaşlar biraz da gıptayla tebrik edip başarı dilediler.

Bu arada “Sermaye kimden?” diyen o kadar çok meslektaş oldu ki…

…

Sermayedar bizdik. Emekli maaşımızla bir gazete yapmıştık.

TBMM’de bedava dağıtıyorduk.

Ücretsiz yazı yazan o kadar değerli dostlar vardı ki…

Prf. Mehmet Tomanbay, Prof.Şahin Filiz, Dr. Engin Başcı, Mustafa Akay, Necla Hisarkaya,  Mirati Madak, Cahit Saraçoğlu, Mustafa Pala, Murat Sabır, Dursun Erkılıç, Defne Ilgaz, Kadri Atabaş, Salim Taşçı ve daha niceleri.

Tam bir yıl ben, Şenol, Alev ve Mevlüt emekli maaşlarımızın önemli bir kısmını vererek gazete çıkardık.

Bilinir hale geldiğimizde Alev abi ile Turkuvaz dağıtıma gittik. Ankara merkez 2 bin gazete dağıtım için 10 bin TL iade vermeyiz. Satış rakamı ise bir ay sonra…

Alev abi gözümün içine baktı. Ben” tamam “dedim.

Yetkili 10 dakika süre istedi. Özel görüştü.

Ve döndüğünde ilk sözü “Siz Sözcü gibisiniz” oldu

Alev abi ayağa kalktı ve gür sesiyle

“Sözcü ne? Biz Sözcü’den daha iyiyiz” oldu.

On dakika sonra

10 bin TL olan dağıtım ücreti 100 bin TL oldu.

O da Ankara merkez için.

Bizi destekleyecek veya gazeteyi satın alıp yazıişleri bağımsızlığını sağlayacak demokrat bir sermayedar bulamadığımız için yayınımıza son verdik.

Üzgünüm elbette:

İki yıl önce attığımız iki manşeti paylaşayım siz karar verin! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bir, Yayıncılık, Öyküsü:, Yakınplan, Gazete</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bizler idealist gazetecileriz.

Hayalimiz; kendi gazetemizi çıkarmaktı.

Yakınplan.tv olarak yayıncılık geçmişimiz zaten vardı.

Ama basılı medya için hepimiz can atıyorduk.

Bir ağustos akşamı Alev Çukurkavaklı’nın evinde karar verdik.

Yakinplan’ı gazete olarak da çıkaracağız.

Ama Şenol’a sormam lazım.

Aradım. Projeyi anlattım.

Heyecanlandı. “tamam” dedi.

Sonra Mevlüt’ü aradım.

“Çok para veremeyiz ama yanımızda olursan seviniriz”

İkiletmedi.

Şenol Burhaniye’den tatilini bırakıp geldi.

Biz Yakınplan GAZETE’yi yaptık.

…

2022 Yılbaşı. Cemiyetin resepsiyonu var. 4 balya gazeteyi salonun girişine bıraktık.

Dostlarla sohbet ederken sanırım bir saat gibi bir süreydi Gazete YAKINPLAN bitmişti.

Meslektaşların koltuklarının altında Yakinplan GAZETE vardı.

Dostlar, arkadaşlar biraz da gıptayla tebrik edip başarı dilediler.

Bu arada “Sermaye kimden?” diyen o kadar çok meslektaş oldu ki…

…

Sermayedar bizdik. Emekli maaşımızla bir gazete yapmıştık.

TBMM’de bedava dağıtıyorduk.

Ücretsiz yazı yazan o kadar değerli dostlar vardı ki…

Prf. Mehmet Tomanbay, Prof.Şahin Filiz, Dr. Engin Başcı, Mustafa Akay, Necla Hisarkaya,  Mirati Madak, Cahit Saraçoğlu, Mustafa Pala, Murat Sabır, Dursun Erkılıç, Defne Ilgaz, Kadri Atabaş, Salim Taşçı ve daha niceleri.

Tam bir yıl ben, Şenol, Alev ve Mevlüt emekli maaşlarımızın önemli bir kısmını vererek gazete çıkardık.

Bilinir hale geldiğimizde Alev abi ile Turkuvaz dağıtıma gittik. Ankara merkez 2 bin gazete dağıtım için 10 bin TL iade vermeyiz. Satış rakamı ise bir ay sonra…

Alev abi gözümün içine baktı. Ben” tamam “dedim.

Yetkili 10 dakika süre istedi. Özel görüştü.

Ve döndüğünde ilk sözü “Siz Sözcü gibisiniz” oldu

Alev abi ayağa kalktı ve gür sesiyle

“Sözcü ne? Biz Sözcü’den daha iyiyiz” oldu.

On dakika sonra

10 bin TL olan dağıtım ücreti 100 bin TL oldu.

O da Ankara merkez için.

Bizi destekleyecek veya gazeteyi satın alıp yazıişleri bağımsızlığını sağlayacak demokrat bir sermayedar bulamadığımız için yayınımıza son verdik.

Üzgünüm elbette:

İki yıl önce attığımız iki manşeti paylaşayım siz karar verin!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>A.Gücü Gerçek Sahiplerine Emanet Edildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/agucu-gercek-sahiplerine-emanet-edildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/agucu-gercek-sahiplerine-emanet-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Başkent’in en önemli değerlerinden biri olan 115 yıllık koca çınarı Ankaragücü, ilk defa ‘para baba’larına değil, gerçek sahiplerine emanet edildi.

Yasaklı olmasına karşın verdiği borç paralar yüzünden, kulüp üzerinde karar verme hakkına sahip olduğunu sanan kişi tarafından ortaya konulan mali tablo, başkan adaylarının çil gibi dağılmasına neden olunca, elini taşın altına koyma cesaretini gösteren bir tek Bağımsız Ankaragücü Delegeleri Platformu oldu.

Nitekim yapılan genel kurulda da bu oluşumun aday gösterdiği Gazi Ercüment Tekin başkanlığındaki yönetim, seçime tek aday olarak girip, ateşten gömleği, bilerek ve isteyerek giydi. Üstelik geçmiş yönetim ve denetimin ibra edilmeyerek, kulübü 2,5 milyarlık borç yükü altına sokan kişilerle yasal olarak mücadele edileceği kararlığı da sergilendi.

Şimdi yeni başkan ve ekibinin sırtına oldukça büyük sorumluluklar yüklenmiş durumda…

Bunlardan en önemlisi ve öncelik açısından ilk sırada olan SSK ve vergi borçları… 2. Lig’e düşmüş ve kasası tamtakır bir kulübün 700-800 milyon liralık vergi, SGK borcunu ödemesi hatta yapılandırması bile oldukça zor. Bu yapılmazsa puan silme hatta bir alt lige düşürülme riski bile var.

Elbette yeni başkan ve ekibi bu bilinçle hareket ederek kulübe rahatlık sağlayacak bir gelir yaratılması amacıyla Ankaralı ve Ankara’ya vefa borcu olan iş insanlarını ziyaret ederek koca çınara destek sağlama sözü aldılar. Ancak, kulübü borçlandıran eski başkanların, gelecek desteğe el koymalarını engellemek için de yeni yönetimin uyanık davranarak önlem alması şart… Bence genel kurulda hem yönetim hem de denetim kurullarının ibra edilmemesi de bu önlemin bir parçası olabilir.

Aslında bir sezonda takımı 2 kez küme düşüren eski başkan İsmail Mert Fırat ile kulübü meşhur yumruk olayı ile bu duruma düşürmesinde baş sorumlu olan Faruk Koca’nın yapacakları en olumlu hareket, alacaklarından feragat ettiklerini açıklayarak, yeni yönetimin önünü tamamen açmak olmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde 100’ün üzerinde yapılan transferlerle kulübü borçlandırarak tarihinin en ağır felaketini yaşatanları, Ankaragücü camiasının affetmesi beklenemez.

Bir diğer önemli sorun da transfer yasağının kaldırılması… Sarı-lacivertli ekibin FİFA’da transfer yasağına neden olan 10 dosyası bulunmakta. Bu sayının artması da an meselesi…  Faruk Koca, yasağa neden olan bu dosyalar için toplamda 100 milyon lira ihtiyaç duyulduğunu da açıklamıştı.

Ayrıca İsmail Mert Fırat yönetiminin uzun bir süredir futbolcu ve teknik kadrolara ödeme yapmadığı biliniyor. Hatta bazı futbolcuların serbest kalmak için, teknik direktörlerin de alacakları için federasyona başvuracakları da bekleniyor.

Ankaragücü Başkanı Gazi Ercüment Tekin’in takımı tekrar ayağa kaldırmak için önlerinde dost ekip Bursaspor’un vermiş olduğu mücadele olduğunu ve doğru işler yapan bu kulübü örnek alacaklarını belirttiği ifade ediliyor.

Koca Çınarın sponsoru olan MKE’den 2 yıldır hiçbir ödeme yapılmadığı, bu ücretlerin tahsil edilmesinin de kulübe bir nebze nefes aldıracağı da belirtiliyor.

Yeni yönetimin, menajerlerden sportif direktör olmaz görüşünde olduğu ve bu konuyu Ankaragücü’nün evlatlarından biriyle çözümlemekten yana olduğu ifade ediliyor. Bu arada teknik direktör konusunda da edinilen bilgi doğrultusunda, son 3 maçtaki kararlılığı ve sergilediği performans dışında kulüp altyapısını yakından tanıyan Mustafa Kaplan ile yola devam edilmesi şeklinde olduğudur.

115 yıllık bir kulübün içine düşürüldüğü bu kötü durumdan bir an önce kurtulması için şehrin tüm dinamiklerinin harekete geçirilerek yeni yönetime destek verilmelidir. Çünkü herkes gibi ben de tribünden gelerek, ateşten gömleği giyenlerin, kendilerine emanet edilen bu şanlı kulübe hıyanet etmeyeceklerine sonuna kadar inanmak istiyorum. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>A.Gücü, Gerçek, Sahiplerine, Emanet, Edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Başkent’in en önemli değerlerinden biri olan 115 yıllık koca çınarı Ankaragücü, ilk defa ‘para baba’larına değil, gerçek sahiplerine emanet edildi.

Yasaklı olmasına karşın verdiği borç paralar yüzünden, kulüp üzerinde karar verme hakkına sahip olduğunu sanan kişi tarafından ortaya konulan mali tablo, başkan adaylarının çil gibi dağılmasına neden olunca, elini taşın altına koyma cesaretini gösteren bir tek Bağımsız Ankaragücü Delegeleri Platformu oldu.

Nitekim yapılan genel kurulda da bu oluşumun aday gösterdiği Gazi Ercüment Tekin başkanlığındaki yönetim, seçime tek aday olarak girip, ateşten gömleği, bilerek ve isteyerek giydi. Üstelik geçmiş yönetim ve denetimin ibra edilmeyerek, kulübü 2,5 milyarlık borç yükü altına sokan kişilerle yasal olarak mücadele edileceği kararlığı da sergilendi.

Şimdi yeni başkan ve ekibinin sırtına oldukça büyük sorumluluklar yüklenmiş durumda…

Bunlardan en önemlisi ve öncelik açısından ilk sırada olan SSK ve vergi borçları… 2. Lig’e düşmüş ve kasası tamtakır bir kulübün 700-800 milyon liralık vergi, SGK borcunu ödemesi hatta yapılandırması bile oldukça zor. Bu yapılmazsa puan silme hatta bir alt lige düşürülme riski bile var.

Elbette yeni başkan ve ekibi bu bilinçle hareket ederek kulübe rahatlık sağlayacak bir gelir yaratılması amacıyla Ankaralı ve Ankara’ya vefa borcu olan iş insanlarını ziyaret ederek koca çınara destek sağlama sözü aldılar. Ancak, kulübü borçlandıran eski başkanların, gelecek desteğe el koymalarını engellemek için de yeni yönetimin uyanık davranarak önlem alması şart… Bence genel kurulda hem yönetim hem de denetim kurullarının ibra edilmemesi de bu önlemin bir parçası olabilir.

Aslında bir sezonda takımı 2 kez küme düşüren eski başkan İsmail Mert Fırat ile kulübü meşhur yumruk olayı ile bu duruma düşürmesinde baş sorumlu olan Faruk Koca’nın yapacakları en olumlu hareket, alacaklarından feragat ettiklerini açıklayarak, yeni yönetimin önünü tamamen açmak olmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde 100’ün üzerinde yapılan transferlerle kulübü borçlandırarak tarihinin en ağır felaketini yaşatanları, Ankaragücü camiasının affetmesi beklenemez.

Bir diğer önemli sorun da transfer yasağının kaldırılması… Sarı-lacivertli ekibin FİFA’da transfer yasağına neden olan 10 dosyası bulunmakta. Bu sayının artması da an meselesi…  Faruk Koca, yasağa neden olan bu dosyalar için toplamda 100 milyon lira ihtiyaç duyulduğunu da açıklamıştı.

Ayrıca İsmail Mert Fırat yönetiminin uzun bir süredir futbolcu ve teknik kadrolara ödeme yapmadığı biliniyor. Hatta bazı futbolcuların serbest kalmak için, teknik direktörlerin de alacakları için federasyona başvuracakları da bekleniyor.

Ankaragücü Başkanı Gazi Ercüment Tekin’in takımı tekrar ayağa kaldırmak için önlerinde dost ekip Bursaspor’un vermiş olduğu mücadele olduğunu ve doğru işler yapan bu kulübü örnek alacaklarını belirttiği ifade ediliyor.

Koca Çınarın sponsoru olan MKE’den 2 yıldır hiçbir ödeme yapılmadığı, bu ücretlerin tahsil edilmesinin de kulübe bir nebze nefes aldıracağı da belirtiliyor.

Yeni yönetimin, menajerlerden sportif direktör olmaz görüşünde olduğu ve bu konuyu Ankaragücü’nün evlatlarından biriyle çözümlemekten yana olduğu ifade ediliyor. Bu arada teknik direktör konusunda da edinilen bilgi doğrultusunda, son 3 maçtaki kararlılığı ve sergilediği performans dışında kulüp altyapısını yakından tanıyan Mustafa Kaplan ile yola devam edilmesi şeklinde olduğudur.

115 yıllık bir kulübün içine düşürüldüğü bu kötü durumdan bir an önce kurtulması için şehrin tüm dinamiklerinin harekete geçirilerek yeni yönetime destek verilmelidir. Çünkü herkes gibi ben de tribünden gelerek, ateşten gömleği giyenlerin, kendilerine emanet edilen bu şanlı kulübe hıyanet etmeyeceklerine sonuna kadar inanmak istiyorum.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Rum tarafının terörize hareketleri artarak devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kktc-cumhurbaskani-tatar-rum-tarafinin-teroerize-hareketleri-artarak-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kktc-cumhurbaskani-tatar-rum-tarafinin-teroerize-hareketleri-artarak-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#039;nin (GKRY) ülkesinden mülk alanlara yönelik yürüttüğü tutuklama eylemlerini &quot;terör faaliyeti&quot; olarak nitelendirerek, &quot;Rum tarafının terörize hareketleri artarak devam ediyor.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-b0182a50486ddd384824dff87e8a9b0a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>KKTC, Cumhurbaşkanı, Tatar:, Rum, tarafının, terörize, hareketleri, artarak, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi olarak yeniden atadığı Maria Angela Holguin Cuellar'i Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde kabul etti.

Tatar ile Cuellar arasında bir buçuk saat süren görüşmede, Kıbrıs'taki taraflar arasındaki meseleler masaya yatırıldı.

Görüşmenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, GKRY'nin KKTC'de mülk alanlara yönelik tutuklama eylemlerini eleştirerek, bu anlamdaki rahatsızlıklarını BM Genel Sekreteri Guterres'e iletmek üzere Cuellar'a aktardıklarını belirtti.

GKRY Lideri Nikos Hristodulidis'e daha önceki görüşmelerde KKTC'de mülk alanlara ilişkin yaptığı tutuklama eylemlerinin süreci olumsuz etkilediğini söylediğini ifade eden Tatar, KKTC'de mal-mülk alanlara yönelik Rumların tutuklama süreci sona ermeden hem BM gözetimindeki 3'lü toplantıdan hem de diğer görüşme konularından bir sonuç almanın mümkün olmadığını vurguladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların KKTC'ye yönelik daha önce de turizm ve eğitim sektörlerini hedef alan saldırılarda bulunduklarını hatırlatarak, ülkesinde mülk alanlara karşı yürüttüğü tutuklama eylemlerini "terör faaliyeti" olarak nitelendirdi.

Tatar, GKRY'nin zaten ambargo ve izolasyonlar altında olan KKTC'yi daha çok sıkıştırmaya çalıştığını ifade ederek şunları söyledi:

"Rum tarafının terörize hareketleri artarak devam ediyor. Yapılan saldırılar, bize diz çöktürmeyi amaçlayan bir hesap hatası. Bu durumu da BM'ye ilettik. Mal-mülk meselelerinden dolayı büyük bir rahatsızlık var. Bu konular düzeltilmeden üçlü görüşme kimseye fayda sağlamayacak."

BM yetkilisi Cuellar iyimser konuştu

Görüşme sonrası BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar da Tatar'dan ayrı olarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cuellar, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın mülkiyet konusundaki endişelerini dikkatlice dinlediğini belirterek, mart ayında Cenevre’de tarafların mutabık kaldığı Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusunu ele aldıklarını, temmuzda New York’taki bir sonraki görüşme için bu konularda sonuç elde etmeleri gerektiğini kaydetti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile iyi bir görüşme gerçekleştirdiğini dile getiren Cuellar, 30 Mayıs'ta GKRY Lideri Hristodulidis ile tekrar bir araya geleceğini açıkladı.

Cuellar, Kıbrıs konusunda elinden geleni yapmaya çalışacağını söyleyerek, somut sonuçlar için taraflar arasında bir köprü kuracağını da sözlerine ekledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya Başbakanı Merz&amp;apos;den Gazze açıklaması</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/almanya-basbakani-merzden-gazze-aciklamasi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/almanya-basbakani-merzden-gazze-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail&#039;in Gazze&#039;ye yönelik saldırılarına ilişkin, &quot;Uluslararası hukukun ihlal edildiği durumlarda, Almanya ve Almanya Başbakanı da bu konuda bir şeyler söylemelidir” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/a-l-m-a-n-y-a-b-a-s-b-a-k-a-n-i-m-e-r-z-d-e-n-g-a-z-z-e-a-c-i-k-l-a-m-734002-216798.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Almanya, Başbakanı, Merzden, Gazze, açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’da düzenlenen bir forumda konuştu. Merz, İsrail'in Gazze'deki amacını artık anlamadığını belirterek, “Sivil halka, son günlerde giderek artan bir şekilde olduğu gibi, bu derece zarar vermek, Hamas terörizmiyle mücadele olarak meşrulaştırılamaz” ifadelerini kullandı.

Merz, bu hafta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir telefon görüşmesi yapmayı planladığını ve ona ‘aşırıya kaçmamasını’ söyleyeceğini vurgulayarak, “Ancak, uluslararası hukukun ihlal edildiği, sınırların aşıldığı durumlarda, Almanya ve Almanya Başbakanı da bu konuda bir şeyler söylemelidir” diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İcat çıkarmayın</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/icat-cikarmayin</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/icat-cikarmayin</guid>
<description><![CDATA[ Havalar dengesiz…

Mali durumlar da…

İki dengesiz yan yana gelince insanın keyfi de olmuyor pek…

Denizi de yok ki Ankara’nın bir banka oturup maviliklerin güzelliğinde unutasın dertleri…

Hoş, İstanbullular da maviye hasret ya…

Neyse…

Yosun kokusu bile yeter bazen.

Peki Ankara’da yaşayanlar ne yapsın?

Biraz masraflı olacak belki ama borç-harç da olsa dertlere ara vermek gerek.

İşte birkaç alternatif.

-Eymir Gölü: ODTÜ kampüsü içinde yer alan bu göl, piknik yapmak, bisiklet sürmek ve doğa yürüyüşleri için ideal bir alan sunuyor. Göl etrafında yürüyüş yolları ve gölet manzarası eşliğinde huzurlu bir gün geçirilebilir.

-Kızılcahamam: Ankara&#039;ya yaklaşık 1,5 saat mesafede bulunan bu milli park, doğa yürüyüşleri, piknik ve termal otel seçenekleriyle hafta sonu kaçamağı için mükemmel bir rota.

Beypazarı: Tarihi sokakları ve yöresel lezzetleriyle ünlü Beypazarı, tarihi konaklarıyla her zaman ilgi çekmiştir.

Dikmen Vadisi: Dikmen Vadisi, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve kafeleriyle hafta sonu için ideal bir mekandır.

-Hamamönü: Restorasyonla eski dokusu korunan Hamamönü, nostaljik atmosferi, el yapımı ürünler satan dükkanları ve kafeleriyle hafta sonu gezisi için tercih edilebilir.

Okuduğunuz her öneriden sonra içinizden ‘’başka’’ diye geçireceğinizi tahmin edebiliyorum.

O nedenle akla gelen başka alternatifleri sıralamıyorum…

O halde oturun evinizde…

Zaten borç-harç almış başını gidiyor…

Hiç olmazsa siz gitmeyin…

Durup dururken bir de ek masraf çıkarmayın…

Bakın bulutlar da geliyor yavaş yavaş…

Borçlar zaten kaf dağını aşmış

Oturun oturduğunuz yerde…

İcat çıkarmayın… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İcat, çıkarmayın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Havalar dengesiz…

Mali durumlar da…

İki dengesiz yan yana gelince insanın keyfi de olmuyor pek…

Denizi de yok ki Ankara’nın bir banka oturup maviliklerin güzelliğinde unutasın dertleri…

Hoş, İstanbullular da maviye hasret ya…

Neyse…

Yosun kokusu bile yeter bazen.

Peki Ankara’da yaşayanlar ne yapsın?

Biraz masraflı olacak belki ama borç-harç da olsa dertlere ara vermek gerek.

İşte birkaç alternatif.

-Eymir Gölü: ODTÜ kampüsü içinde yer alan bu göl, piknik yapmak, bisiklet sürmek ve doğa yürüyüşleri için ideal bir alan sunuyor. Göl etrafında yürüyüş yolları ve gölet manzarası eşliğinde huzurlu bir gün geçirilebilir.

-Kızılcahamam: Ankara'ya yaklaşık 1,5 saat mesafede bulunan bu milli park, doğa yürüyüşleri, piknik ve termal otel seçenekleriyle hafta sonu kaçamağı için mükemmel bir rota.

Beypazarı: Tarihi sokakları ve yöresel lezzetleriyle ünlü Beypazarı, tarihi konaklarıyla her zaman ilgi çekmiştir.

Dikmen Vadisi: Dikmen Vadisi, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve kafeleriyle hafta sonu için ideal bir mekandır.

-Hamamönü: Restorasyonla eski dokusu korunan Hamamönü, nostaljik atmosferi, el yapımı ürünler satan dükkanları ve kafeleriyle hafta sonu gezisi için tercih edilebilir.

Okuduğunuz her öneriden sonra içinizden ‘’başka’’ diye geçireceğinizi tahmin edebiliyorum.

O nedenle akla gelen başka alternatifleri sıralamıyorum…

O halde oturun evinizde…

Zaten borç-harç almış başını gidiyor…

Hiç olmazsa siz gitmeyin…

Durup dururken bir de ek masraf çıkarmayın…

Bakın bulutlar da geliyor yavaş yavaş…

Borçlar zaten kaf dağını aşmış

Oturun oturduğunuz yerde…

İcat çıkarmayın…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çalışanların Hal&amp;i Pürmelali</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/calisanlarin-hal-i-purmelali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/calisanlarin-hal-i-purmelali</guid>
<description><![CDATA[ Yılbaşında asgari ücret 22.104 lira olarak açıklandığında yaklaşık 626 dolara denk geliyordu. Aradan 5 ay geçti. Asgari ücret, 570 dolara geriledi. Bu kadar kısa sürede 56 dolarlık kayıp yaşandı yani. Üstelik, Merkez Bankası dövizin kontrollü artmasına izin veriyor. Yoldan çıkmaması için milyarlarca dolarlık müdahalelerden bile kaçınmıyor. Serbest bıraksa dolar kim bilir kaç lira olacak? Avrupa’da asgari ücret sıralamasında sondan üçüncü olduk. Sıra ücretlere gelince Avrupa ülkeleri arasında bir türlü dipten kurtulamıyoruz.

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin OECD verilerinden yola çıkarak yaptığı araştırma, Türkiye’de çalışanların çok çalışıp az kazandığını ortaya koydu. Araştırma, Türkiye’nin incelenen 35 OECD üyesi ülke arasında en uzun çalışma süresine sahip 11. ülke iken saat başına elde edilen gelirde Meksika, Şili, Yunanistan ve Letonya’nın ardından en düşük 5. ülke olduğunu gösteriyor. Hal böyle olunca Türkiye’de uzun çalışma sürelerine rağmen yeterli gelir elde edilemediği gerçeği de ortaya çıkıyor. Bir başka ifade ile Türk çalışan daha uzun süreler çalışırken emsallerine göre de çok daha az kazanıyor. Bu durum, ülkemizde çalışılan süreyle orantılı olarak katma değer yaratılamamasının yanı sıra, daha düşük ücretle daha uzun süreler çalıştırma yoluyla iş gücünün ucuzluğunu da ortaya koyuyor.

  
Türkiye’deki çalışma hayatının içler acısı hali Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezinin yaptığı bu araştırmayla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Araştırmaya dahil edilen 35 OECD ülkesi içinde en uzun çalışma süresine sahip 11.ülke iken, bu kadar uzun çalışıp en az gelir elde eden 5.ülke konumunda olmamız içinde bulunduğumuz açmazı özetlemektedir. Gelir dağılımında adaletin sağlanması, daha kaliteli bir yaşam sürdürebilmek adına kat edecek daha çok yolumuzun olduğu anlamına geliyor.

Avrupa ülkelerinde ortalama çalışma saati 36 saat iken, Türkiye’de haftalık ortalama çalışma süresi ise, 43.7 saati buluyor. OECD ülkelerinde çalışanların ödediği gelir vergisi yüzde 14.2, bizde ise bu oran yüzde 28.4’ü buluyor. Yani tam iki katı.  Herkesten daha fazla çalış, ama herkesten daha azına razı ol. Üstüne üstlük, herkesten daha fazla vergi ver. Allah bütün patronlara bizim gibi çalışan nasip etsin demek geçiyor içimden… Çok çalışıp fazla vergi ödemek, sonucunda az kazanmak kaderimiz mi? Görünen köy kılavuz istemez.

Sendikalar ise haklı olarak asgari ücretin yeniden belirlenmesini, vergi adaletinin sağlanmasını talep ediyor. Temmuz ayı yaklaştıkça işçilerin, memurların, emeklilerin sesini daha gür duymaya başlayacağız. “Program başarıyla ilerliyor” diyen iktidara bakmayın siz ne başarı ne de ilerleme kaldı. İşverenler “maliyetler arttı” diye sınır tanımaz zamları arka arkaya dizdi. İktidar, vergilere, harçlara, cezalara zamda sınır tanımadı. Maaşlar pula döndü. Çarşıda, pazarda iğneden ipliğe ne varsa fiyatlar usul usul arttı. Aynı ürünü aynı fiyata iki kez üst üste alabilmek artık mümkün değil. Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye koşacaktı. İşe bakın ki beş aylık süre içinde Türk iş adamları bile işlerini komşu ülkelere taşıyor. İktidar ise 23 yıldır hayal satıyor. Sağlık Bakanlığı’nın temizlik görevlisi kadrosu için 3 bin 658 kişilik kadroya 1.6 milyon başvuru gelen ülkemde hayal satın almak değil gerçeklerle bir an önce yüzleşmek gerekiyor. Düşünün bir Amerikalıdan bile çok çalışıyoruz ama çok daha az kazanıyoruz. Amerikalıdan az kazanıyoruz ama Amerikalıdan çok daha pahalıya tüketiyoruz. Vay halimize!... ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Çalışanların, Hal-i, Pürmelali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yılbaşında asgari ücret 22.104 lira olarak açıklandığında yaklaşık 626 dolara denk geliyordu. Aradan 5 ay geçti. Asgari ücret, 570 dolara geriledi. Bu kadar kısa sürede 56 dolarlık kayıp yaşandı yani. Üstelik, Merkez Bankası dövizin kontrollü artmasına izin veriyor. Yoldan çıkmaması için milyarlarca dolarlık müdahalelerden bile kaçınmıyor. Serbest bıraksa dolar kim bilir kaç lira olacak? Avrupa’da asgari ücret sıralamasında sondan üçüncü olduk. Sıra ücretlere gelince Avrupa ülkeleri arasında bir türlü dipten kurtulamıyoruz.

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin OECD verilerinden yola çıkarak yaptığı araştırma, Türkiye’de çalışanların çok çalışıp az kazandığını ortaya koydu. Araştırma, Türkiye’nin incelenen 35 OECD üyesi ülke arasında en uzun çalışma süresine sahip 11. ülke iken saat başına elde edilen gelirde Meksika, Şili, Yunanistan ve Letonya’nın ardından en düşük 5. ülke olduğunu gösteriyor. Hal böyle olunca Türkiye’de uzun çalışma sürelerine rağmen yeterli gelir elde edilemediği gerçeği de ortaya çıkıyor. Bir başka ifade ile Türk çalışan daha uzun süreler çalışırken emsallerine göre de çok daha az kazanıyor. Bu durum, ülkemizde çalışılan süreyle orantılı olarak katma değer yaratılamamasının yanı sıra, daha düşük ücretle daha uzun süreler çalıştırma yoluyla iş gücünün ucuzluğunu da ortaya koyuyor.

  
Türkiye’deki çalışma hayatının içler acısı hali Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezinin yaptığı bu araştırmayla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Araştırmaya dahil edilen 35 OECD ülkesi içinde en uzun çalışma süresine sahip 11.ülke iken, bu kadar uzun çalışıp en az gelir elde eden 5.ülke konumunda olmamız içinde bulunduğumuz açmazı özetlemektedir. Gelir dağılımında adaletin sağlanması, daha kaliteli bir yaşam sürdürebilmek adına kat edecek daha çok yolumuzun olduğu anlamına geliyor.

Avrupa ülkelerinde ortalama çalışma saati 36 saat iken, Türkiye’de haftalık ortalama çalışma süresi ise, 43.7 saati buluyor. OECD ülkelerinde çalışanların ödediği gelir vergisi yüzde 14.2, bizde ise bu oran yüzde 28.4’ü buluyor. Yani tam iki katı.  Herkesten daha fazla çalış, ama herkesten daha azına razı ol. Üstüne üstlük, herkesten daha fazla vergi ver. Allah bütün patronlara bizim gibi çalışan nasip etsin demek geçiyor içimden… Çok çalışıp fazla vergi ödemek, sonucunda az kazanmak kaderimiz mi? Görünen köy kılavuz istemez.

Sendikalar ise haklı olarak asgari ücretin yeniden belirlenmesini, vergi adaletinin sağlanmasını talep ediyor. Temmuz ayı yaklaştıkça işçilerin, memurların, emeklilerin sesini daha gür duymaya başlayacağız. “Program başarıyla ilerliyor” diyen iktidara bakmayın siz ne başarı ne de ilerleme kaldı. İşverenler “maliyetler arttı” diye sınır tanımaz zamları arka arkaya dizdi. İktidar, vergilere, harçlara, cezalara zamda sınır tanımadı. Maaşlar pula döndü. Çarşıda, pazarda iğneden ipliğe ne varsa fiyatlar usul usul arttı. Aynı ürünü aynı fiyata iki kez üst üste alabilmek artık mümkün değil. Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye koşacaktı. İşe bakın ki beş aylık süre içinde Türk iş adamları bile işlerini komşu ülkelere taşıyor. İktidar ise 23 yıldır hayal satıyor. Sağlık Bakanlığı’nın temizlik görevlisi kadrosu için 3 bin 658 kişilik kadroya 1.6 milyon başvuru gelen ülkemde hayal satın almak değil gerçeklerle bir an önce yüzleşmek gerekiyor. Düşünün bir Amerikalıdan bile çok çalışıyoruz ama çok daha az kazanıyoruz. Amerikalıdan az kazanıyoruz ama Amerikalıdan çok daha pahalıya tüketiyoruz. Vay halimize!...]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aleviler Şah İsmail’e neden bağlıdırlar?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/aleviler-sah-ismaile-neden-baglidirlar</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/aleviler-sah-ismaile-neden-baglidirlar</guid>
<description><![CDATA[ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Şırnak’ta yaptığı konuşmada açığa çıkan mezhepçi bilinçaltı bu toprakların beş asırdır çözemediği bir sorunu ifade ediyor. Kurtulmuş’un “Bin yıllık kardeşlik” ile “cami avlusunda buluşma”nın gerekliliğini ifade etmesi, bunu yaparken de tarihten bulduğu örneğin Safevilere karşı kurulan Yavuz Sultan Selim- İdris-i Bitlisi ittifakı olması, Türkiye’de önemli bir çoğunluğu oluşturan Alevilere tarihsel bir travmayı yeniden hatırlattı. Çünkü, bu ittifak, Alevilere, toplu kırımı ve asırlar süren bir zulmü akla getirmektedir. 
Oysa, Kurtulmuş, mezhepçiliği bir kenara bırakıp çağdaş siyasal literatürle konuşsaydı hem makamının ona yüklediği sorumluluğun gereğini yapardı hem de kapsayıcı olurdu. Ama fıtratları bu. Siyasal İslamcılık böyle bir şey… 

Hatırlayalım. Kurtulmuş, “Bir başka ittifak ise Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail&#039;e karşı Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi&#039;nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktır. 1514&#039;te Çaldıran&#039;da o ittifakımız Anadolu&#039;daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasını sağlamıştır&quot;  demişti. Gelen tepkiler üzerine bir açıklama yaptı ama özrü kabahatinden büyüktü. Özür dilemek yerine sadece “üzüntülerini bildirmekle” yetindi. 

Kendi camiasından onun bu üzüntü beyanına bile tepki gösterenler oldu ve örneğin Erdoğan’ın konuşma metinlerini hazırlayan isimlerden eski milletvekili Aydın Ünal, “Ne Çaldıran, ne Çaldıran’daki Türk-Kürt-Arap ittifakı, ne de Anadolu Alevilerini kurtaran Şah’ın istismar kapılarının kapatılması tarihten silinebilir, üzeri örtülebilir. Çaldıran unutturulamaz. Tarihi yerli yerine koyalım ki, ayrıştırmasın, birleştirsin.&quot; diye yazdı. 
Öncelikle belirtmek gerekirse Kurtulmuş, tarihi çarpıtıyor. Çünkü Anadolu’yu yönetenler Osmanlılar idi. Bugünkü Sivas ili, kuruluşu 1501 yılında Erzincan’ın Tercan yaylasında ilan edilen Safevi devleti ile Osmanlı arasındaki sınırı oluşturuyordu. Şah İsmail, Safevi devletini kurduğunda babası Şeyh Haydar ve dedesi Şeyh Cüneyd’in Anadolu’daki daileri aracılığı ile yürüttüğü faaliyetlerden dolayı geniş bir mürit ağına sahipti. Osmanlı Devleti’nin merkezileşmesi sürecinde dışlanan memnuniyetsiz Türkmen topluluklar, Safevi devletinin ana omurgasını oluşturuyordu. Tarihçi Prof. Dr. Faruk Sümer’in ifadesiyle “tarikatın başı Azerbaycan’daki Erdebil şehrinde, gövdesi de Anadolu’da” idi. Ayrıca Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın Şah İsmail’in dedesi olduğunu da unutmayalım.
Anadolu’da yaşayanlar Kurtulmuş’un iddia ettiği gibi Şah İsmail’in değil Osmanlı’nın zulmü altında inim inim inliyordu. Bu zulüm bir anonim şiirde “Ekende yok biçende yok/Yemede ortak Osmanlı” dizelerinde veciz ifadesini bulur. 
Yavuz Sultan Selim babasını öldürterek padişahlığını ilan ettiğinde kendisinden öncekilerden farklı bir siyaset güttü. Önceki padişahlar batı fetihlerini öncelerken Yavuz, doğuya açıldı, İran ve Mısır’a yöneldi. Doğuda ise Safeviler vardı. Safevilerin askeri gücünü de Avşar, Çepni, Şamlu, Dulkadırlı, Tekeli, Rumlu, Kaçar, Varsak ve diğer aşiretlere mensup Kızılbaş Türkmenler ile bazı Kürt aşiretleri oluşturmaktaydı. 
Bu bir iktidar mücadelesiydi ve iki devletin askeri gücü Çaldıran Ovası’nda çarpıştı. Yenilen Şah İsmail (Hatayi) oldu ama bu yenilgi Osmanlı devleti ile hem dini hem kültürel yabancılaşma yaşayan Kızılbaşların Şah İsmail’e bağlılığını bitirmeye yetmedi. Çaldıran savaşının öncesinde de sonrasında da din adamlarının verdiği fetvalarla büyük bir kıyım yaşandı. 

Osmanlı, Safevilere karşı verdiği siyasi mücadeleyi dinsel alana da taşıyarak Kızılbaşların katlinin, mallarına mülklerine, kadınlarına kızlarına el koymanın caiz olduğunu ilan etti. 
Mesele Türklük ise Safeviler, Osmanlı’dan daha Türk idi. Çünkü Şah İsmail ve sarayındakiler Türkçe konuşuyor, Türkçe yazıyordu. Nitekim Hatayi mahlası ile yazdığı divan hala okunmakta ve anlaşılmaktadır. Bugün Yavuz Sultan Selim’in yazdığı şiirleri kimse anlamaz ama Şah İsmail’in Türkçe şiirleri asırlar boyunca söylenip durur. Azerbaycan ise Şah İsmail’in  heykellerini büyük meydanlara koyar. 
Dolayısıyla Şah İsmail ile Türkiye’deki Aleviler arasında, Şah İsmail ile Azerbaycan halkı arasında güçlü ortak bağlar vardır. Çünkü, Kızılbaş süreğinde cem ibadetine Şah Hatayi’nin deyişleri ile başlanır yine Şah Hatayi deyişleriyle cem bitirilir. Dolayısıyla Alevi teolojisinin kurucu figürlerinden birisidir Şah İsmail.

“Ben de bu yayladan şaha giderim” deyişleri de onun için söylenir; çünkü O, Osmanlı zulmünden kurtulmanın umududur, sahibi zamandır.  
Ülkeyi 23 yıldır yöneten Siyasal İslamcıların kendilerine örnek aldıkları, siyasetini izledikleri isim de doğu ve İslamcı siyasetleriyle maruf Yavuz Sultan Selim’dir, Abdülhamit’tir. İstanbul’daki üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesi de ülkenin dört bir yanında Yavuz Sultan Selim, Abdülhamit isimlerinin kullanılması da bu yüzdendir. 
Diyebiliriz ki Yavuz öldü ama ruhu bugünkü siyasal İslamcılarda yaşıy ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:43:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Aleviler, Şah, İsmail’e, neden, bağlıdırlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Şırnak’ta yaptığı konuşmada açığa çıkan mezhepçi bilinçaltı bu toprakların beş asırdır çözemediği bir sorunu ifade ediyor. Kurtulmuş’un “Bin yıllık kardeşlik” ile “cami avlusunda buluşma”nın gerekliliğini ifade etmesi, bunu yaparken de tarihten bulduğu örneğin Safevilere karşı kurulan Yavuz Sultan Selim- İdris-i Bitlisi ittifakı olması, Türkiye’de önemli bir çoğunluğu oluşturan Alevilere tarihsel bir travmayı yeniden hatırlattı. Çünkü, bu ittifak, Alevilere, toplu kırımı ve asırlar süren bir zulmü akla getirmektedir. 
Oysa, Kurtulmuş, mezhepçiliği bir kenara bırakıp çağdaş siyasal literatürle konuşsaydı hem makamının ona yüklediği sorumluluğun gereğini yapardı hem de kapsayıcı olurdu. Ama fıtratları bu. Siyasal İslamcılık böyle bir şey… 

Hatırlayalım. Kurtulmuş, “Bir başka ittifak ise Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail'e karşı Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi'nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktır. 1514'te Çaldıran'da o ittifakımız Anadolu'daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasını sağlamıştır"  demişti. Gelen tepkiler üzerine bir açıklama yaptı ama özrü kabahatinden büyüktü. Özür dilemek yerine sadece “üzüntülerini bildirmekle” yetindi. 

Kendi camiasından onun bu üzüntü beyanına bile tepki gösterenler oldu ve örneğin Erdoğan’ın konuşma metinlerini hazırlayan isimlerden eski milletvekili Aydın Ünal, “Ne Çaldıran, ne Çaldıran’daki Türk-Kürt-Arap ittifakı, ne de Anadolu Alevilerini kurtaran Şah’ın istismar kapılarının kapatılması tarihten silinebilir, üzeri örtülebilir. Çaldıran unutturulamaz. Tarihi yerli yerine koyalım ki, ayrıştırmasın, birleştirsin." diye yazdı. 
Öncelikle belirtmek gerekirse Kurtulmuş, tarihi çarpıtıyor. Çünkü Anadolu’yu yönetenler Osmanlılar idi. Bugünkü Sivas ili, kuruluşu 1501 yılında Erzincan’ın Tercan yaylasında ilan edilen Safevi devleti ile Osmanlı arasındaki sınırı oluşturuyordu. Şah İsmail, Safevi devletini kurduğunda babası Şeyh Haydar ve dedesi Şeyh Cüneyd’in Anadolu’daki daileri aracılığı ile yürüttüğü faaliyetlerden dolayı geniş bir mürit ağına sahipti. Osmanlı Devleti’nin merkezileşmesi sürecinde dışlanan memnuniyetsiz Türkmen topluluklar, Safevi devletinin ana omurgasını oluşturuyordu. Tarihçi Prof. Dr. Faruk Sümer’in ifadesiyle “tarikatın başı Azerbaycan’daki Erdebil şehrinde, gövdesi de Anadolu’da” idi. Ayrıca Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın Şah İsmail’in dedesi olduğunu da unutmayalım.
Anadolu’da yaşayanlar Kurtulmuş’un iddia ettiği gibi Şah İsmail’in değil Osmanlı’nın zulmü altında inim inim inliyordu. Bu zulüm bir anonim şiirde “Ekende yok biçende yok/Yemede ortak Osmanlı” dizelerinde veciz ifadesini bulur. 
Yavuz Sultan Selim babasını öldürterek padişahlığını ilan ettiğinde kendisinden öncekilerden farklı bir siyaset güttü. Önceki padişahlar batı fetihlerini öncelerken Yavuz, doğuya açıldı, İran ve Mısır’a yöneldi. Doğuda ise Safeviler vardı. Safevilerin askeri gücünü de Avşar, Çepni, Şamlu, Dulkadırlı, Tekeli, Rumlu, Kaçar, Varsak ve diğer aşiretlere mensup Kızılbaş Türkmenler ile bazı Kürt aşiretleri oluşturmaktaydı. 
Bu bir iktidar mücadelesiydi ve iki devletin askeri gücü Çaldıran Ovası’nda çarpıştı. Yenilen Şah İsmail (Hatayi) oldu ama bu yenilgi Osmanlı devleti ile hem dini hem kültürel yabancılaşma yaşayan Kızılbaşların Şah İsmail’e bağlılığını bitirmeye yetmedi. Çaldıran savaşının öncesinde de sonrasında da din adamlarının verdiği fetvalarla büyük bir kıyım yaşandı. 

Osmanlı, Safevilere karşı verdiği siyasi mücadeleyi dinsel alana da taşıyarak Kızılbaşların katlinin, mallarına mülklerine, kadınlarına kızlarına el koymanın caiz olduğunu ilan etti. 
Mesele Türklük ise Safeviler, Osmanlı’dan daha Türk idi. Çünkü Şah İsmail ve sarayındakiler Türkçe konuşuyor, Türkçe yazıyordu. Nitekim Hatayi mahlası ile yazdığı divan hala okunmakta ve anlaşılmaktadır. Bugün Yavuz Sultan Selim’in yazdığı şiirleri kimse anlamaz ama Şah İsmail’in Türkçe şiirleri asırlar boyunca söylenip durur. Azerbaycan ise Şah İsmail’in  heykellerini büyük meydanlara koyar. 
Dolayısıyla Şah İsmail ile Türkiye’deki Aleviler arasında, Şah İsmail ile Azerbaycan halkı arasında güçlü ortak bağlar vardır. Çünkü, Kızılbaş süreğinde cem ibadetine Şah Hatayi’nin deyişleri ile başlanır yine Şah Hatayi deyişleriyle cem bitirilir. Dolayısıyla Alevi teolojisinin kurucu figürlerinden birisidir Şah İsmail.

“Ben de bu yayladan şaha giderim” deyişleri de onun için söylenir; çünkü O, Osmanlı zulmünden kurtulmanın umududur, sahibi zamandır.  
Ülkeyi 23 yıldır yöneten Siyasal İslamcıların kendilerine örnek aldıkları, siyasetini izledikleri isim de doğu ve İslamcı siyasetleriyle maruf Yavuz Sultan Selim’dir, Abdülhamit’tir. İstanbul’daki üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesi de ülkenin dört bir yanında Yavuz Sultan Selim, Abdülhamit isimlerinin kullanılması da bu yüzdendir. 
Diyebiliriz ki Yavuz öldü ama ruhu bugünkü siyasal İslamcılarda yaşıyor. Şimdi o ruh, toplumun bir kesimine barış vaat ederken “din kardeşliği” dışında görülenlere ise aba altından sopa gösteriyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Emlak vergisinde son gün 2 Haziran</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/emlak-vergisinde-son-gun-2-haziran</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/emlak-vergisinde-son-gun-2-haziran</guid>
<description><![CDATA[ Eviniz ya da sahip olduğunuz arsa için mayıs ayında ödenmesi gereken emlak vergisinde son günler. 2025 yılına ilişkin emlak vergisinin ilk taksiti için ödeme 2 Haziran pazartesi günü sona eriyor.

Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve araziler emlak vergisine tabi. Emlak vergisi ödemeleri iki taksitte yapılıyor. İlk taksit için ödemesi mart ayında başlıyor. Nisan ayı ve mayıs ayının sonuna kadar devam ediyor. Ancak mayıs ayının son günü hafta sonu tatil gününe denk geliyor. 31 Mayıs cumartesi gününe denk geldiği için son ödeme günü 2 Haziran pazartesi günü doluyor.

Emlak vergisinden bazı kesimler istisnadan yararlanabiliyor. Yani emlak vergisi ödemiyor.  Bunu daha önceki bir yazımda anlatmıştım. Ancak son günler söz konusu olduğu için kısa bir tekrarla hatırlatmak istedim. Türkiye sınırları içerisinde tam veya hisseli olarak brüt 200 metrekareyi  geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan gelirleri sadece sosyal güvenlik kurumlarından alan emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığı olanlar istisnadan yararlanabiliyor. Hiç geliri olmayanlar, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimleri, engelliler de istisnadan yararlanabiliyor. Gerekli şartları taşıyan mükelleflerin, ilgili Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere belgelerle birlikte vermeleri gerekiyor.

Peki istisnadan yararlanmak için meskende bizzat oturma şartı var mı?  Hayır bizzat oturma şartı aranmıyor. Brüt 200 metrekareyi geçmeyen mükellef adına kayıtlı tek meskenin; kiraya verilmeden boş tutulması, kiraya verilip kirada oturulması, bedel ödenmeksizin aile üyeleri tarafından sürekli olarak kullanılıyor olması ve gerekli şartların taşınması kaydıyla istisna uygulamasından yararlanılabiliyor. Gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olunması indirimli (sıfır) vergi oranından yararlanmaya engel değil. Ama birden fazla ev varsa istisnadan yararlanılamıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Emlak, vergisinde, son, gün, Haziran</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Eviniz ya da sahip olduğunuz arsa için mayıs ayında ödenmesi gereken emlak vergisinde son günler. 2025 yılına ilişkin emlak vergisinin ilk taksiti için ödeme 2 Haziran pazartesi günü sona eriyor.

Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve araziler emlak vergisine tabi. Emlak vergisi ödemeleri iki taksitte yapılıyor. İlk taksit için ödemesi mart ayında başlıyor. Nisan ayı ve mayıs ayının sonuna kadar devam ediyor. Ancak mayıs ayının son günü hafta sonu tatil gününe denk geliyor. 31 Mayıs cumartesi gününe denk geldiği için son ödeme günü 2 Haziran pazartesi günü doluyor.

Emlak vergisinden bazı kesimler istisnadan yararlanabiliyor. Yani emlak vergisi ödemiyor.  Bunu daha önceki bir yazımda anlatmıştım. Ancak son günler söz konusu olduğu için kısa bir tekrarla hatırlatmak istedim. Türkiye sınırları içerisinde tam veya hisseli olarak brüt 200 metrekareyi  geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan gelirleri sadece sosyal güvenlik kurumlarından alan emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığı olanlar istisnadan yararlanabiliyor. Hiç geliri olmayanlar, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimleri, engelliler de istisnadan yararlanabiliyor. Gerekli şartları taşıyan mükelleflerin, ilgili Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere belgelerle birlikte vermeleri gerekiyor.

Peki istisnadan yararlanmak için meskende bizzat oturma şartı var mı?  Hayır bizzat oturma şartı aranmıyor. Brüt 200 metrekareyi geçmeyen mükellef adına kayıtlı tek meskenin; kiraya verilmeden boş tutulması, kiraya verilip kirada oturulması, bedel ödenmeksizin aile üyeleri tarafından sürekli olarak kullanılıyor olması ve gerekli şartların taşınması kaydıyla istisna uygulamasından yararlanılabiliyor. Gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olunması indirimli (sıfır) vergi oranından yararlanmaya engel değil. Ama birden fazla ev varsa istisnadan yararlanılamıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;da üniversitelere &amp;quot;Trump&amp;apos;ın Harvard kararından etkilenen yabancı öğrencileri kabul etme&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/japonyada-universitelere-trumpin-harvard-kararindan-etkilenen-yabanci-oegrencileri-kabul-etme-cagrisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/japonyada-universitelere-trumpin-harvard-kararindan-etkilenen-yabanci-oegrencileri-kabul-etme-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da hükümet, ABD&#039;deki Donald Trump yönetiminin, Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrenci kabul programını durdurma planından etkilenen yabancı öğrencilerin geçici kabulü için ülkedeki üniversitelere çağrıda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-6b65c01439c4acffc993bcaa73b62c7b.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Japonyada, üniversitelere, Trumpın, Harvard, kararından, etkilenen, yabancı, öğrencileri, kabul, etme, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kyodo News'ün haberine göre, Japonya Eğitim Bakanı Abe Toshiko, Harvard Üniversitesinin uluslararası kabul programının durdurmasına ilişkin açıklama yaptı.

Abe, tüm üniversitelerden Harvard'dan ayrılmak zorunda kalan ya da kaydı tehlikede olan öğrencilerin geçici kabulünü gözden geçirmelerini teklif ettiklerini belirtti.

Öğrencilerin eğitimlerini desteklemek istediklerini belirten Abe, bu kapsamda Japonya Öğrenci Hizmetleri Organizasyonu ile ortak çalışacaklarını ifade etti.

Hükümetin çağrısı, Tokyo Üniversitesi'nin dün Trump yönetiminin planından etkilenen Harvard'lı yabancı öğrencileri geçici kabul etmeyi planladığını açıklamasının ardından geldi.

Trump ile Harvard arasındaki anlaşmazlık

Federal hükümet, aralarında Harvard'ın da olduğu birçok üniversiteyi, başta Filistin'e destek için düzenlenen kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarını gerekçe göstererek federal fonlarını dondurmakla tehdit etmişti.

Bu süreçte Adalet Bakanlığı, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Genel Hizmetler İdaresi (GSA) ortaklığıyla "Antisemitizmle Mücadele Görev Gücü" kurulmuştu.

Trump yönetimi, Harvard'a sağlanan 2,2 milyar dolarlık fonun ve 60 milyon dolarlık sözleşme bedelinin dondurulmasına karar vermiş, üniversite de federal hükümetin fonları dondurmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak bu kararı engellemek üzere dava açmıştı.

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Harvard Üniversitesine mektup göndererek okulun uluslararası öğrenci kabulünün durdurulduğunu açıklamıştı.

Öte yandan Boston Bölge Yargıcı Allison Burroughs, İç Güvenlik Bakanlığının Harvard'a ilettiği bu kararı geçici olarak durdurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya Meclisi, İsrail&amp;apos;e silah ambargosu uygulanmasına ilişkin yasa tasarısını oylayacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-meclisi-israile-silah-ambargosu-uygulanmasina-iliskin-yasa-tasarisini-oylayacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-meclisi-israile-silah-ambargosu-uygulanmasina-iliskin-yasa-tasarisini-oylayacak</guid>
<description><![CDATA[ İspanya  Meclisi, İsrail&#039;e silah ambargosu uygulanmasına ilişkin yasa tasarısını oylama kararı aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/i-s-p-a-n-y-a-m-e-c-l-i-s-i-i-s-r-a-i-l-e-s-i-l-a-h-a-m-b-a-r-g-o-s-735861-217318.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, Meclisi, İsraile, silah, ambargosu, uygulanmasına, ilişkin, yasa, tasarısını, oylayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Azınlık koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakı ile muhalefetteki Podemos, Bask bölgesinde faaliyet gösteren EH Bildu ve Galiçya Milliyetçi Bloku (BNG) partilerinin talebi üzerine, İsrail'e silah ambargosu uygulanmasına ilişkin yasa tasarısının acilen işleme alınması kararlaştırıldı. Yasa tasarısının Genel Kurul gündemine getirilmesine, koalisyonun büyük ortağı Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) de onay verdi.

Meclis yönetmeliği gereği yasa tasarısının sekiz gün içinde oylanması öngörülüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekonomideki ‘güven kaybı’ lokomotif sektörlerde de kendini gösteriyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomidekiguven-kaybilokomotif-sektoerlerde-de-kendini-goesteriyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomidekiguven-kaybilokomotif-sektoerlerde-de-kendini-goesteriyor</guid>
<description><![CDATA[ Her yeni yıl geçen yılın kötümserliğinin iyimserliğe dönüşeceği ümidini taşır. 2025 yılı ortasına geldik. Ancak daha bu yıla girilmeden 2024’te ‘2025 daha kötü’ olacak yorumları yapılıyordu. Nitekim, bu yılın başından itibaren 2024’ü arayacağımız ortaya çıkmıştı.

Hatırlayın! 13 Şubat tarihinde Türkiye’nin sermaye kesimini temsil eden TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras, Kartalkaya’daki yangın felaketiyle başlayarak, “Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz” sözünü. ‘Güven bunalımı’ ifadesinin altında Kartalkaya’daki Erzincan İliç’teki, 6 Şubat depremlerinde hayatların kaybedilmesinde tek sorumlunun uygun yatırımların maliyet nedeniyle yapılmaması ve ‘denetimsizliğe’ işaret etmek amacıyla kullandığını biliyoruz.

Aras, ekonomiye ilişkin de önemli bir tespiti dile getirmişti. 2025 yılında enflasyonla mücadeleye uygun olarak kontrollü şekilde düşeceğini tahmin ettiklerini kaydetmişti. Maliye politikası kapsamında kamunun da özel sektör şirketlerinin de vatandaşlar gibi eşit düzeyde kemer sıkması gerektiğini vurgulamıştı. Ve “Enflasyonla mücadele için 2025 yılında kamuda yapılacak tasarrufun daha etkin olmasını bekliyoruz” diye üzerine basa basa çağrı yapmıştı.

Peki sermayenin en güçlü örgütünün başındakiler yeni yılla birlikte dile getirdikleri beklentileri konusunda en ufak bir adım atıldı mı?

Yılın ortasına geldik!

Yatırımcılar genelde yıla girmeden bir önceki yılın son aylarında pozisyon alarak hareket eder. Yıl içerisinde yapılacak yatırımın meyvelerinin ancak gelecek yıl alınacağını bildiği için bir önceki yılın son aylarında durumlarını netleştirir. Ancak gelin görün ki; 2025 için yatırım planlamaları 2024’teki ‘2025 daha kötü olacak’ endişeleri nedeniyle yapılamadı.

Dahası siyasi kararların yarattığı kötü bir ekonomik tablo da kucağımızda kaldı.

Merkez Bankası Başkanının geçen haftaki açıklamalarında; önümüzdeki günlerde nasıl bir gelişme olacağının kestirilememesi nedeniyle parasal sıkılaştırmada ‘ne kararı vereceklerini bilemeyen’ bir tablo sergilemesi gözlerden kaçmadı.

Öte yandan siyasette son aylarda yaratılan sıkıntının altında da siyasi karar merkezince ‘Nasılsa 2025 yatırımsız geçirilecek’ anlayışı mı var bilemedim? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macaristan dönüşü uçakta, &quot;Yeni Anayasayı kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok. Atacağımız adımlarla ülkemizin itibarını nasıl yükseltiriz, derdimiz bu” ifadelerini ise ekonomik tablodaki sorumluluğun gereğini yerine getirme olarak yorumlayanlar oldu.

Kim neyin gereğini hangi duygularla yerine getirmeyi planladığı bilinmezliğini korurken, ekonominin dip durumu, lokomotif sektörlerde de etkisini göstermeye başladığı artık görülüyor.

Reel sektörde neredeyse 200 kadar iş kolunu hareket geçirdiği için lokomotif sektör olarak sayılan ‘İnşaat’ın en temel girdilerinden olan Hazır Beton Endeksi 2025 Nisan Raporu’na göre, inşaat sektörünün ‘Güven Endeksi’ndeki daralma dikkat çekiyor. Sektöre olan güvenin geçen yıla kıyasla gerilemesi, önümüzdeki dönemde inşaat sektörünün yine düşük performans ile hareket edeceğine işaret olarak yorumlanıyor.

Ekonomiye güvene ilişkin başka veriler de var. Mesela Hazine’nin düzenlediği 10 yıllık borçlanma ihalesinde faiz oranının yüzde 35’in üzerine çıkarak rekor kırması. Ülke risk primi olarak kabul edilen 5 yıllık CDS’in 300 baz puan civarında seyretmesi.

İşte bu seviyeler Türkiye’nin hâlâ yüksek risk grubunda değerlendirildiğini, uluslararası yatırımcı nezdinde ülkeye yönelik temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koyuyor. Yine kredi derecelendirme kuruluşu S&amp;P’nin Türkiye kredi notu değerlendirmesinde görünümü ‘durağan’da bırakması ve not artışı için özellikle ‘TL’ye güvenin yeniden inşası’ndan bahsetmesi dikkat çekmiyor değil. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ekonomideki ‘güven, kaybı’ lokomotif, sektörlerde, kendini, gösteriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Her yeni yıl geçen yılın kötümserliğinin iyimserliğe dönüşeceği ümidini taşır. 2025 yılı ortasına geldik. Ancak daha bu yıla girilmeden 2024’te ‘2025 daha kötü’ olacak yorumları yapılıyordu. Nitekim, bu yılın başından itibaren 2024’ü arayacağımız ortaya çıkmıştı.

Hatırlayın! 13 Şubat tarihinde Türkiye’nin sermaye kesimini temsil eden TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras, Kartalkaya’daki yangın felaketiyle başlayarak, “Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz” sözünü. ‘Güven bunalımı’ ifadesinin altında Kartalkaya’daki Erzincan İliç’teki, 6 Şubat depremlerinde hayatların kaybedilmesinde tek sorumlunun uygun yatırımların maliyet nedeniyle yapılmaması ve ‘denetimsizliğe’ işaret etmek amacıyla kullandığını biliyoruz.

Aras, ekonomiye ilişkin de önemli bir tespiti dile getirmişti. 2025 yılında enflasyonla mücadeleye uygun olarak kontrollü şekilde düşeceğini tahmin ettiklerini kaydetmişti. Maliye politikası kapsamında kamunun da özel sektör şirketlerinin de vatandaşlar gibi eşit düzeyde kemer sıkması gerektiğini vurgulamıştı. Ve “Enflasyonla mücadele için 2025 yılında kamuda yapılacak tasarrufun daha etkin olmasını bekliyoruz” diye üzerine basa basa çağrı yapmıştı.

Peki sermayenin en güçlü örgütünün başındakiler yeni yılla birlikte dile getirdikleri beklentileri konusunda en ufak bir adım atıldı mı?

Yılın ortasına geldik!

Yatırımcılar genelde yıla girmeden bir önceki yılın son aylarında pozisyon alarak hareket eder. Yıl içerisinde yapılacak yatırımın meyvelerinin ancak gelecek yıl alınacağını bildiği için bir önceki yılın son aylarında durumlarını netleştirir. Ancak gelin görün ki; 2025 için yatırım planlamaları 2024’teki ‘2025 daha kötü olacak’ endişeleri nedeniyle yapılamadı.

Dahası siyasi kararların yarattığı kötü bir ekonomik tablo da kucağımızda kaldı.

Merkez Bankası Başkanının geçen haftaki açıklamalarında; önümüzdeki günlerde nasıl bir gelişme olacağının kestirilememesi nedeniyle parasal sıkılaştırmada ‘ne kararı vereceklerini bilemeyen’ bir tablo sergilemesi gözlerden kaçmadı.

Öte yandan siyasette son aylarda yaratılan sıkıntının altında da siyasi karar merkezince ‘Nasılsa 2025 yatırımsız geçirilecek’ anlayışı mı var bilemedim? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macaristan dönüşü uçakta, "Yeni Anayasayı kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok. Atacağımız adımlarla ülkemizin itibarını nasıl yükseltiriz, derdimiz bu” ifadelerini ise ekonomik tablodaki sorumluluğun gereğini yerine getirme olarak yorumlayanlar oldu.

Kim neyin gereğini hangi duygularla yerine getirmeyi planladığı bilinmezliğini korurken, ekonominin dip durumu, lokomotif sektörlerde de etkisini göstermeye başladığı artık görülüyor.

Reel sektörde neredeyse 200 kadar iş kolunu hareket geçirdiği için lokomotif sektör olarak sayılan ‘İnşaat’ın en temel girdilerinden olan Hazır Beton Endeksi 2025 Nisan Raporu’na göre, inşaat sektörünün ‘Güven Endeksi’ndeki daralma dikkat çekiyor. Sektöre olan güvenin geçen yıla kıyasla gerilemesi, önümüzdeki dönemde inşaat sektörünün yine düşük performans ile hareket edeceğine işaret olarak yorumlanıyor.

Ekonomiye güvene ilişkin başka veriler de var. Mesela Hazine’nin düzenlediği 10 yıllık borçlanma ihalesinde faiz oranının yüzde 35’in üzerine çıkarak rekor kırması. Ülke risk primi olarak kabul edilen 5 yıllık CDS’in 300 baz puan civarında seyretmesi.

İşte bu seviyeler Türkiye’nin hâlâ yüksek risk grubunda değerlendirildiğini, uluslararası yatırımcı nezdinde ülkeye yönelik temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koyuyor. Yine kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye kredi notu değerlendirmesinde görünümü ‘durağan’da bırakması ve not artışı için özellikle ‘TL’ye güvenin yeniden inşası’ndan bahsetmesi dikkat çekmiyor değil.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TMOK’ta vefa temalı yeni oluşum</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/tmokta-vefa-temali-yeni-olusum</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/tmokta-vefa-temali-yeni-olusum</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) bünyesinde vefa temalı yepyeni bir oluşumun kurulması, farklı bir heyecan yarattı.

TMOK ruhuna ve amacına uygun olarak tarihinde ilk kez “Anma ve Onurlandırma Komisyonu” kurulmasını kararlaştırdı.

Bu yeni oluşumla; “Geçmişine değer vermeyenler, geleceklerine yön veremezler” sözü doğrultusunda başarılarıyla bizleri gururlandıran ve ülkemizi tanıtan olimpiyat madalyalı şampiyonlarımıza duyduğumuz vefa gereği, genç nesillere tanıtılması, ebediyete intikal edenlerin de, ailelerine onların tarihin tozlu sayfaları arasında unutulamadıklarının gösterilmesi amaçlanmaktadır.

Yapılacak etkinliklerle de Türk Sporu tarihine iz bırakan sporcu, antrenör ve yöneticilerin ödüllendirilerek yeni şampiyonların çıkmasına katkı verilmesi hedeflenmektedir.

Anma ve Onurlandırma Komisyonu başkanlığına da şampiyon ve milli atletlerimizden Necdet Ayaz’ın seçilmesi de tesadüf değildir. TMOK seçim sürecinde Ankara’da yapılan toplantılarda bu konu gündeme getirilmiş ve Ahmet Gülüm bu konuyu seçim vaatleri arasına koyarak ne kadar önemsediğini de ortaya koymuştu. Seçimlerden sonra da kurulan bu oluşumun başkanlığına da önerinin sahibi Necdet Ayaz’ı getirerek, gereğini de yapmış oldu.

Aslında bu oluşum, komisyonda yer alan Başkan Necdet Ayaz, üyelerden Haldun Domaç ile benim de hiç yabancısı olmadığımız bir konu… O zamanki adı IAAF olan Dünya Atletizm Birliği (WA) tarafından tam 196 ülkede uygulanan IAAF Çocuk Atletizm Projesinde, Ayaz koordinatör, ben ve meslektaşım Haldun Domaç da dünyanın en büyük altyapı organizasyonunda gönüllü olarak çalışıyorduk. 2011’den 2019’a kadar projeye eklenen çok önemli değişiklikler, IAAF tarafından olumlu bulanarak takdir edilerek, diğer ülkelere de önerildi. Aynı zamanda TMOK tarafında fair-play ödülüne de layık görüldü. Bu proje o kadar benimsendi ki valilerimiz de seminerlerin illerinde yapılabilmesi için seferber olmuşlardı.

Ancak yapılan bir ilave daha vardı ki inanılmaz ölçüde ses getirmiş ve IAAF tarafından da büyük ilgiyle karşılanıp, büyük övgü de almıştı. O da “Eskimeyen Değerlerimiz” projesiydi. Türk sporuna yön vermiş son derece kıymetli değerlerimiz yurdumuzun birçok kentinde düzenlenen eğitim seminerlerine davet edilerek kursiyerlere tanıtılıp ödüllendirilmişti. Ancak dönemin federasyon başkanının kıskançlığı yüzünden maalesef bu önemli proje, Ayaz ve gönüllü ekibinin istifasıyla yürütülemedi ve rafa kaldırıldı.

İşte Anma ve Onurlandırma Komisyonunu çıkış noktası, IAAF Çocuk Atletizmi programıydı. Yani kelimenin tam anlamıyla test edilmiş ve onaylanmış bir projeydi. Ben de hem Çocuk Atletizmde hem de TMOK’un bu yeni oluşumunda görev almaktan ve dostlarımla tekrar birlikte olmaktan son derece mutluluk ve onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Her biri çok değerli komisyon üyeleri arkadaşlarım Haldun Domaç, Ömer Gürsoy, Erol Bülbül, Mustafa Karagöl, Ersin Şiyhan, Uğur Demirkırdı, Prof. Dr. Banu Ataman Yarıcı, Musa Alioğlu, Doç. Dr. Sevda Korkmaz ve Ceyda Dönmez ile birlikte Necdet Ayaz’ın başkanlığında başarılı organizasyonlar gerçekleştireceğimize yürekten inanıyorum. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>TMOK’ta, vefa, temalı, yeni, oluşum</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) bünyesinde vefa temalı yepyeni bir oluşumun kurulması, farklı bir heyecan yarattı.

TMOK ruhuna ve amacına uygun olarak tarihinde ilk kez “Anma ve Onurlandırma Komisyonu” kurulmasını kararlaştırdı.

Bu yeni oluşumla; “Geçmişine değer vermeyenler, geleceklerine yön veremezler” sözü doğrultusunda başarılarıyla bizleri gururlandıran ve ülkemizi tanıtan olimpiyat madalyalı şampiyonlarımıza duyduğumuz vefa gereği, genç nesillere tanıtılması, ebediyete intikal edenlerin de, ailelerine onların tarihin tozlu sayfaları arasında unutulamadıklarının gösterilmesi amaçlanmaktadır.

Yapılacak etkinliklerle de Türk Sporu tarihine iz bırakan sporcu, antrenör ve yöneticilerin ödüllendirilerek yeni şampiyonların çıkmasına katkı verilmesi hedeflenmektedir.

Anma ve Onurlandırma Komisyonu başkanlığına da şampiyon ve milli atletlerimizden Necdet Ayaz’ın seçilmesi de tesadüf değildir. TMOK seçim sürecinde Ankara’da yapılan toplantılarda bu konu gündeme getirilmiş ve Ahmet Gülüm bu konuyu seçim vaatleri arasına koyarak ne kadar önemsediğini de ortaya koymuştu. Seçimlerden sonra da kurulan bu oluşumun başkanlığına da önerinin sahibi Necdet Ayaz’ı getirerek, gereğini de yapmış oldu.

Aslında bu oluşum, komisyonda yer alan Başkan Necdet Ayaz, üyelerden Haldun Domaç ile benim de hiç yabancısı olmadığımız bir konu… O zamanki adı IAAF olan Dünya Atletizm Birliği (WA) tarafından tam 196 ülkede uygulanan IAAF Çocuk Atletizm Projesinde, Ayaz koordinatör, ben ve meslektaşım Haldun Domaç da dünyanın en büyük altyapı organizasyonunda gönüllü olarak çalışıyorduk. 2011’den 2019’a kadar projeye eklenen çok önemli değişiklikler, IAAF tarafından olumlu bulanarak takdir edilerek, diğer ülkelere de önerildi. Aynı zamanda TMOK tarafında fair-play ödülüne de layık görüldü. Bu proje o kadar benimsendi ki valilerimiz de seminerlerin illerinde yapılabilmesi için seferber olmuşlardı.

Ancak yapılan bir ilave daha vardı ki inanılmaz ölçüde ses getirmiş ve IAAF tarafından da büyük ilgiyle karşılanıp, büyük övgü de almıştı. O da “Eskimeyen Değerlerimiz” projesiydi. Türk sporuna yön vermiş son derece kıymetli değerlerimiz yurdumuzun birçok kentinde düzenlenen eğitim seminerlerine davet edilerek kursiyerlere tanıtılıp ödüllendirilmişti. Ancak dönemin federasyon başkanının kıskançlığı yüzünden maalesef bu önemli proje, Ayaz ve gönüllü ekibinin istifasıyla yürütülemedi ve rafa kaldırıldı.

İşte Anma ve Onurlandırma Komisyonunu çıkış noktası, IAAF Çocuk Atletizmi programıydı. Yani kelimenin tam anlamıyla test edilmiş ve onaylanmış bir projeydi. Ben de hem Çocuk Atletizmde hem de TMOK’un bu yeni oluşumunda görev almaktan ve dostlarımla tekrar birlikte olmaktan son derece mutluluk ve onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Her biri çok değerli komisyon üyeleri arkadaşlarım Haldun Domaç, Ömer Gürsoy, Erol Bülbül, Mustafa Karagöl, Ersin Şiyhan, Uğur Demirkırdı, Prof. Dr. Banu Ataman Yarıcı, Musa Alioğlu, Doç. Dr. Sevda Korkmaz ve Ceyda Dönmez ile birlikte Necdet Ayaz’ın başkanlığında başarılı organizasyonlar gerçekleştireceğimize yürekten inanıyorum.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy: Ukrayna, ateşkes için hiçbir ön koşul olmaması gerektiğine inanıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-ukrayna-ateskes-icin-hicbir-oen-kosul-olmamasi-gerektigine-inaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-ukrayna-ateskes-icin-hicbir-oen-kosul-olmamasi-gerektigine-inaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, &quot;Bana göre, Ukrayna NATO zirvesine katılmazsa bu Putin&#039;in zaferi olacak ama Ukrayna&#039;ya karşı değil, NATO&#039;ya karşı.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-aca4d5bf6065b7a8cca4f266c8b9ca5e.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 29 May 2025 01:42:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiy:, Ukrayna, ateşkes, için, hiçbir, ön, koşul, olmaması, gerektiğine, inanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin NATO'nun Lahey Zirvesi'ne katılmamasının, Rusya'nın NATO'ya karşı bir zaferi olacağını söyledi.

Resmi temaslarda bulunmak üzere Almanya'yı ziyaret eden Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

Zelenskiy, Berlin'deki başbakanlık binasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Merz'in kısa bir süre önce Kiev'e geldiğini anımsatarak, bunun Ukrayna'ya verilen destek olduğunu ifade etti.

Rus ordusunun Ukrayna'ya yoğun hava saldırıları düzenlemeyi sürdürdüğünü dile getiren Zelenskiy, savaşın sonlandırılması için Moskova'ya yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, söz konusu yaptırımlarla baskının arttırılmasına Almanya'nın da destek verdiğini kaydetti.

Zelenskiy, ABD Senatosunu da Rusya'ya karşı yaptırımları onaylamasına davet ederek, "Rusya ateşkese gitmiyor. Bence bugün, siyasi iradenin ve (ABD) Senatodaki oylamanın bu paketi kabul etmesinin önünde hiçbir engel yok." diye konuştu.

Konuşmasında, gelecek ayda yapılacak NATO'nun Lahey Zirvesi'ne Ukrayna'nın katılma ihtimaline değinen Zelenskiy, zirveye katılmanın kendileri için önemli olduğunu belirtti.

Müttefiklerden, Ukrayna'nın NATO zirvesine katılmasına yönelik belirli "sinyalleri" aldıklarını kaydeden Zelenskiy, şu ifadeleri kullandı:

"Bana göre, Ukrayna NATO zirvesine katılmazsa bu (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in zaferi olacak ama Ukrayna'ya karşı değil, NATO'ya karşı."

Rus tarafının, ateşkesin sağlanması için Ukrayna'ya iletilmek üzere üzerinde çalıştığı memorandum hakkında konuşan Zelenskiy, bir haftadır söz konusu memorandumu beklediklerini kaydetti.

Zelenskiy, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov'un memorandumla ilgili Rusya Devlet Başkanı Müşaviri Vladimir Medinskiy ile telefonda görüştüğünü aktardı.

Rusya'dan şimdiye kadar sadece "eski ültimatomları" dinlediklerini belirten Zelenskiy, "Ukrayna, ateşkes için hiçbir ön koşul olmaması gerektiğine inanıyor." şeklinde konuştu.

Zelenskiy konuşmasında, savaşı sonlandırmak için Rusya ile her türlü formatta görüşmeye hazır olduklarını söyledi.

İstanbul, Cenevre veya Vatikan'da Rusya ile görüşmeye hazır olduklarını ifade eden Zelenskiy, sonuç verebilecek bir toplantı yapılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Rusya'nın, müzakerelerin yapılacağı yerler konusunda sürekli "yeni sebepler aradığını" savunan Zelenskiy, "Sürekli olarak savaşı bitirmemek için sebepler arayacaklar." sözlerine ekledi.

Merz ile ikili görüşme sırasında iki ülkenin ortak silah üretimini de ele aldıklarını aktaran Zelenskiy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün ülkelerimizin ortak projeler konusunda yeni anlaşmaları olmasından memnunum. Tüm detayları kamuoyuna açıklamayacağız ancak bugün, Ukrayna'da üretime yatırım konusunda anlaşmalarımız var. Her şeyden önce silahlar. Bu insansız hava araçlarının üretimidir."

Zelenskiy ayrıca, hava savunma sistemleri alanında da Almanya ile önemli bir anlaşmaya varıldığını kaydetti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna: Rusya, gerçekten barış istiyorsa derhal ateşkesi uygulamalı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-rusya-gercekten-baris-istiyorsa-derhal-ateskesi-uygulamali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-rusya-gercekten-baris-istiyorsa-derhal-ateskesi-uygulamali</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Rusya&#039;nın 8-11 Mayıs&#039;ta geçici ateşkes ilan etmesine ilişkin, &quot;Rusya, gerçekten barış istiyorsa derhal ateşkesi uygulamalı.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-74144195803161fb87e5be667ed694bd.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna:, Rusya, gerçekten, barış, istiyorsa, derhal, ateşkesi, uygulamalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sybiha, X hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın 2. Dünya Savaşı zaferinin 80. yıl dönümünde geçici ateşkes ilan etmesini değerlendirdi.

Rusya'nın cephedeki saldırılarını sürdürdüğünü belirten Sybiha, "Rusya, gerçekten barış istiyorsa derhal ateşkesi uygulamalı." ifadesini kullandı.

Sybiha, Rusya'nın 8 ila 11 Mayıs'taki ateşkes ilanına ilişkin, "Neden 8 Mayıs'a kadar bekleyelim?" diye sordu.

İstenmesi halinde ateşkesin hemen şimdi uygulanabileceğini vurgulayan Sybiha, "Ukrayna, kalıcı, uzun vadeli ve tam bir ateşkesi desteklemeye hazır. Biz, sürekli olarak bunu öneriyoruz." çağrısında bulundu.

Rusya yönetimi, 2. Dünya Savaşı zaferinin 80. yıl dönümü dolayısıyla 7 Mayıs'ı 8 Mayıs'a bağlayan gece yarısından 10 Mayıs'ı 11 Mayıs'a bağlayan gece yarısına kadar ateşkes ilan ettiğini duyurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna’nın eski devlet başkanına 15 yıl hapis cezası</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukraynanin-eski-devlet-baskanina-15-yil-hapis-cezasi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukraynanin-eski-devlet-baskanina-15-yil-hapis-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Başsavcılığı, 2014&#039;te protesto ve tepkilerin ardından ülkeden kaçan eski devlet başkanı Viktor Yanukoviç&#039;in 15 yıl hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/u-k-r-a-y-n-a-n-i-n-e-s-k-i-d-e-v-l-e-t-b-a-s-k-a-n-i-n-a-15-y-i-l-683973-202540.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna’nın, eski, devlet, başkanına, yıl, hapis, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna’nın eski devlet başkanlarından Viktor Yanukoviç'in sınırdan yasa dışı geçme ve firara teşvik etme suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. Ukrayna Başsavcılığı’na ait sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Kiev Şehri Podil Bölge Mahkemesi’nde Yanukoviç hakkında ‘devlet sınırını yasa dışı geçme ve bazı kişileri buna teşvik etme’ suçlamasıyla görülen davada kararın açıklandığı bildirildi.

Ukrayna Devlet Güvenlik Dairesi’nin eski başkan yardımcısı Konstantin Kobzar'ın da aynı davada suçlu bulunduğu kaydedilen açıklamada, Yanukoviç'e 15 yıl, Kobzar'a da 10 yıl hapis cezası verildiği belirtildi.

Başsavcılığın açıklamasında, savcıların Yanukoviç'in 23 Şubat 2014'te Rus yetkililer ile de iş birliği yaparak Ukrayna devlet sınırını hava yoluyla yasa dışı geçtiğini, yakın çevresi ve Ukrayna Devlet Güvenlik Dairesi’nin askeri personelinden en az 20 kişiyi de yanına götürmeyi organize ettiğini mahkemede kanıtladığı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya ve Portekiz&amp;apos;in büyük bölümünde elektrikler kesildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-ve-portekizin-buyuk-boelumunde-elektrikler-kesildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-ve-portekizin-buyuk-boelumunde-elektrikler-kesildi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya ve Portekiz’de büyük çaplı elektrik kesintisi yaşandığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/i-s-p-a-n-y-a-v-e-p-o-r-t-e-k-i-z-i-n-b-u-y-u-k-b-o-l-u-m-u-n-d-e-e-683900-202517.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, Portekizin, büyük, bölümünde, elektrikler, kesildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İspanya'nın elektrik şebekesi operatörü Red Electrica, İspanya ve Portekiz'in büyük bir bölümünde kaynağı belirsiz elektrik kesintileri yaşandığını duyurdu. İspanya'nın ulusal demir yolu şirketi Renfe ise yerel saatle 12.30'da elektriklerin kesildiğini, tüm istasyonlarda seferlerin durduğunu, tren ve metroların çalışmadığını açıkladı. Elektrik kesintileri büyükşehirlerde metroların boşaltılmasına ve trafik sıkışıklığı yaşanmasına neden oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM: İsrail&amp;apos;in insani yardım girişlerine izin vermediği Gazze&amp;apos;de halk yoksunluk döngüsüne sürükleniyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-israilin-insani-yardim-girislerine-izin-vermedigi-gazzede-halk-yoksunluk-doengusune-surukleniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-israilin-insani-yardim-girislerine-izin-vermedigi-gazzede-halk-yoksunluk-doengusune-surukleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu&#039;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail&#039;in yaklaşık 2 aydır insani yardım ambargosu uyguladığı Gazze&#039;de halkın ölümcül bir şiddet ve yoksunluk döngüsüne sürüklendiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-326d4967208e185b18e0ba68f3162e6e.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>BM:, İsrailin, insani, yardım, girişlerine, izin, vermediği, Gazzede, halk, yoksunluk, döngüsüne, sürükleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[UNRWA'nın X hesabından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı insani yardım ambargosu nedeniyle yaşanan kıtlığa dikkati çekildi.

İsrail'in yaklaşık 2 aydır Gazze'ye yiyecek ve diğer temel ihtiyaçların girişini engellemeye devam ettiği, ateşkesin bozulmasından bu yana saldırılarını artırdığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı kuşatmanın bir an önce kaldırılması çağrısı yapıldı.

Gazze'de insani kriz her geçen gün derinleşiyor

İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'tan itibaren Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişini durdurdu.

İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi. Sivil altyapıyı ve hastaneleri de hedef alan İsrail, Gazze'de insani bir felakete neden oldu.

Bölgeye su ve elektrik tedarikinin kesilmesi ve sınır kapılarının kapalı tutulması Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı zor şartları daha da derinleştiriyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.

İsrail ordusunun Gazze'ye saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 2 bin 111 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 483 kişi yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 51 bin 495'e, yaralıların sayısının da 117 bin 524'e yükseldi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de Demokrat Parti eski lideri Lee&amp;apos;yi devlet başkanı adayı olarak belirledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/guney-korede-demokrat-parti-eski-lideri-leeyi-devlet-baskani-adayi-olarak-belirledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/guney-korede-demokrat-parti-eski-lideri-leeyi-devlet-baskani-adayi-olarak-belirledi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de lideri olduğu ana muhalefetteki Demokratik Partiden (DP) istifa eden Lee Jae-myung, 3 Haziran&#039;daki devlet başkanlığı seçimlerinde DP&#039;nin adayı olarak yarışacak. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-32d965600cac0e3c3ba1b757a2cc5c1b.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, Demokrat, Parti, eski, lideri, Leeyi, devlet, başkanı, adayı, olarak, belirledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yonhap'ın haberine göre, DP, 3 Haziran'daki devlet başkanlığı seçiminde partinin devlet başkanı adayını belirlemek için oylama yaptı.

Parti liderliğinden 9 Nisan'da istifa eden Lee, oyların yaklaşık yüzde 90'ını alarak DP'nin devlet başkanı adayı oldu.

2022'deki başkanlık seçimlerinde dönemin Halkın Gücü Partisi (PPP) adayı Yoon Suk-yeol yüzde 48,5 ve Lee yüzde 47,8 oy elde etmişti.

Lee'nin parti lideri olarak girdiği Nisan 2024 parlamento seçimlerinde ise DP, yüzde 51,5'lik oyla ilk sırada yer almıştı.



Yoon'un sıkıyönetim ilanı ve azil süreci

Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024'te "muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı" gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024'te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.

Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından 4 Nisan'da verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon'un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı.

Yoon'un azledilmesinin ardından yeni devlet başkanını belirleyecek seçimlerin 3 Haziran'da yapılacağı bildirilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pakistan&amp;apos;da güvenlik güçleri Afganistan sınırında 54 militanı etkisiz hale getirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pakistanda-guvenlik-gucleri-afganistan-sinirinda-54-militani-etkisiz-hale-getirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pakistanda-guvenlik-gucleri-afganistan-sinirinda-54-militani-etkisiz-hale-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;da güvenlik güçlerinin, Afganistan sınırındaki Kuzey Veziristan bölgesindeki operasyonda 54 militanı etkisiz hale getirdiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-39bb59e6a4181c820da3f0f7df744207.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pakistanda, güvenlik, güçleri, Afganistan, sınırında, militanı, etkisiz, hale, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Biriminden (ISPR) yapılan açıklamada, güvenlik güçlerinin, Afganistan'dan ülkeye girmeye çalıştığı belirtilen militanlara yönelik operasyon düzenlediği duyuruldu.

Kuzey Veziristan'da güvenlik güçlerinin, Pakistan Talibanı (TTP) mensubu olduğu belirlenen 54 militanı etkisiz hale getirdiği belirtilen açıklamada, bu kişilerin Pakistan'da "terör eylemleri" gerçekleştirmek amacıyla gönderildiğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Açıklamada, Yeni Delhi yönetimi "Pakistan'ın terörle mücadele operasyonlarında dikkatini dağıtmaya çalışmakla" suçlandı.

Pakistan'ın terör sorunu

Pakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.

Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.

İslamabad, Pakistan Talibanı'nın Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.

Pahalgam terör saldırısı

Hindistan'ın idaresindeki Cammu Keşmir'in Pahalgam bölgesinde silahlı kişilerin 22 Nisan'da turistlere ateş açması sonucu 26 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Saldırıyı düzenleyenlerin "Pakistan'dan geldiği" suçlamasında bulunan Hindistan, "İndus Suları Anlaşması"nı askıya almış, Yeni Delhi'de görevli Pakistanlı müsteşarların bir hafta içinde ülkeyi terk etmelerini istemiş ve Pakistan vatandaşlarına yönelik vize hizmetlerinin askıya alındığını, daha önce verilen tüm vizelerin iptal edildiğini duyurmuştu.

Pakistan, suçlamaları reddederek Hindistan'ın İslamabad'daki diplomatik personel sayısına sınırlama getirmiş, "İndus Suları Anlaşması"nın dışına çıkılarak nehirlere yapılacak müdahaleleri "savaş nedeni" sayacağını ilan etmiş, Hindistan ile her türlü ticareti askıya almış ve hava sahasını kapatmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa Franciscus&amp;apos;un mezarından ilk fotoğraflar yayınlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/papa-franciscusun-mezarindan-ilk-fotograflar-yayinlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/papa-franciscusun-mezarindan-ilk-fotograflar-yayinlandi</guid>
<description><![CDATA[ Papa Franciscus&#039;un mezarının ilk görüntüleri bugün mezarın halka açılmasının ardından Vatikan tarafından yayınlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/p-a-p-a-f-r-a-n-c-i-s-c-u-s-u-n-m-e-z-a-r-i-n-d-a-n-i-l-k-f-o-t-o-g-r-682547-202107.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Papa, Franciscusun, mezarından, ilk, fotoğraflar, yayınlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[21 Nisan’da 88 yaşında hayatını kaybeden Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus için dün Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda cenaze töreni düzenlendi. Törenin ardından, Papa'nın vasiyetinde belirttiği isteğe uygun olarak, sık sık ziyaret ettiği Roma’daki Santa Maria Maggiore Bazilikası'na defnedildi.

Papa Franciscus'un mezarının ilk görüntüleri bugün mezarın halka açılmasının ardından Vatikan tarafından yayınlandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, Kudüs ile Tel Aviv arasındaki yangınlar nedeniyle uluslararası yardım talebinde bulundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israil-kudus-ile-tel-aviv-arasindaki-yanginlar-nedeniyle-uluslararasi-yardim-talebinde-bulundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israil-kudus-ile-tel-aviv-arasindaki-yanginlar-nedeniyle-uluslararasi-yardim-talebinde-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;de Kudüs ile Tel Aviv arasında yangınlar sebebiyle 5 yerleşim yeri tahliye edilirken, hükümet yangınla mücadele için uluslararası yardım çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-c50903144d41f0ec56ba64f402b363c0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Kudüs, ile, Tel, Aviv, arasındaki, yangınlar, nedeniyle, uluslararası, yardım, talebinde, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İsrail itfaiye teşkilatı, Kudüs ile Tel Aviv arasındaki Eştaol Ormanı'nda başlayan ve yayılan yangın nedeniyle Neve Şalom, Bekoa, Taoz, Naşşon ve Mesilat Zion yerleşim birimleri tahliye edildiğini duyurdu.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde ise Tel Aviv yönetiminin, yangınlara müdahale için aralarında Yunanistan, Hırvatistan, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin olduğu 6 ülkeden uluslararası yardım talebinde bulunduğu ve yangın söndürme uçaklarının gelişi için hazırlık yapıldığı aktarıldı.

KAN, 12 yangın söndürme uçağı ve 50 kurtarma ve yangın söndürme ekibinin şiddetli rüzgarın etkisiyle yayılan yangını kontrol altına almak için çalıştığını bildirdi.

Kudüs ile Tel Aviv arasındaki şiddetli rüzgarla büyüyen yangınlar nedeniyle iki şehir arasındaki bazı otoyolların ulaşıma kapatıldığı aktarıldı.

İsrail Polisi Sözcüsü Dean Elsdunne, bölgedeki yangının yayıldığını ve ülkenin önemli otoyollarından 1 No'lu otobana yaklaştığını belirtti.

Elsdunne, "Polis ve itfaiye teşkilatı, itfaiye teşkilatının işini yapabilmesi ve yangını kontrol altına alabilmesi için sivilleri bölgeden tahliye etmek amacıyla titizlikle ve hızla çalışıyor." ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun X hesabından yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in İç Cephe Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve ordu birliklerine, yangınla mücadele için polise, itfaiyeye ve kurtarma ekiplerine gerekli her konuda yardımcı olmalarını emrettiği aktarıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye, UAD&amp;apos;de İsrail&amp;apos;in BM kurumlarına yönelik kısıtlamalarına ilişkin sözlü beyanda bulundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/turkiye-uadde-israilin-bm-kurumlarina-yoenelik-kisitlamalarina-iliskin-soezlu-beyanda-bulundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/turkiye-uadde-israilin-bm-kurumlarina-yoenelik-kisitlamalarina-iliskin-soezlu-beyanda-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye adına UAD&#039;de sunum yapan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yılmaz, İsrail&#039;in Gazze&#039;de ve Batı Şeria&#039;da uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinden ciddi endişe duyulduğunu belirterek, &quot;İsrail&#039;in Gazze&#039;de açlığı silah olarak kullandığını&quot; bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-47af349c9abd177da0433befdc82dc94.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, UADde, İsrailin, kurumlarına, yönelik, kısıtlamalarına, ilişkin, sözlü, beyanda, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İsrail'in, Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansını (UNRWA) yasaklamasına ilişkin duruşmalar, Hollanda'nın idari başkenti Lahey'deki Barış Sarayı'nda 5 günde tamamlanacak.

Duruşmaların üçüncü gününde ABD, Rusya, Fransa, Macaristan ve Endonezya'nın ardından öğleden sonraki oturumda Türkiye sunum yaptı.

Lahey'de devam eden duruşmalarda 39 devlet ve 4 uluslararası kuruluş, İsrail'in BM kuruluşlarına yönelik kısıtlamalarına ilişkin kanaatlerini sunacak.

Türkiye adına Uluslararası Adalet Divanında (UAD) sunum yapan Nuh Yılmaz, Gazze'de kısa süren ateşkesin Filistinlilerin yaşadığı acıları sona erdirmek adına umut olduğunu, ancak İsrail'in düşmanca davranmayı tercih etmesiyle Gazze'ye yönelik saldırıların hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Yılmaz, şunları söyledi:

"Gazze halkı yine abluka altında ve bu sefer sıfır insani yardımla. İsrail, açlığı bir silah olarak kullanıyor. Tahliye emirlerinden birkaç dakika sonra yüz binlerce yerinden edilmiş insanı bir yerden başka bir yere sürüklüyor. Evleri, hastaneleri, okulları, sığınakları, kampları, güvenli bölgeleri ve geriye kalan tüm sivil altyapıyı hedef alıyor. İsrail son olarak 21 Mart'ta Gazze'nin tek özel kanser tedavi hastanesi olan Türk-Filistin Dostluk Hastanesi'ni ve bitişiğindeki tıp fakültesini havaya uçurdu."

İsrail'i durduracak hiçbir yasanın uygulanmadığına dikkati çeken Yılmaz, "Gazze'de soykırıma varan toplu katliamlar var. Bu durumun, acil uluslararası müdahale olmazsa Batı Şeria'da tekrarlanması yakın." diye konuştu.

Yılmaz, İsrail'in UAD tarafından emredilen geçici tedbirleri de ihlal ettiğini vurgulayarak, "Tüm objektif gözler ve hukuka uyan halklar için İsrail'in uluslararası yükümlülüklerini sürekli olarak reddetmesi ve bunlardan kaçınması uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuku tehlikeye attığının açık bir göstergesidir." diye konuştu.

"UNRWA, OPERASYONLARINI SÜRDÜREBİLSEYDİ GAZZE'DE ÇOCUKLARIN AÇLIKTAN ÖLÜMÜ ÖNLENEBİLİRDİ"

Sunumunda, İsrail'in insani yardım çalışanlarına yönelik saldırılarına da değinen Yılmaz, "Türk-Amerikan vatandaşı Ayşenur Ezgi Eygi'nin işgal altındaki Batı Şeria'da barışçıl protestolar sırasında öldürülmesi, insani yardım gönüllülerinin karşı karşıya olduğu riskleri ortaya koymaktadır." ifadesine yer verdi.

Yılmaz, UNRWA'nın yardımlarının önemine işaret ederek, "İsrail'in Gazze'ye yardım ulaştırılmasına getirdiği kısıtlamalar ve özellikle çocuklar için ölümcül olduğu kanıtlanan Gazze'deki açlık, UNRWA'nın Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında tam faaliyetlerini sürdürmesi halinde önlenebilirdi." dedi.

Türkiye'nin, İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesinden derin endişe duyduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Türkiye, UAD'den İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini teyit eden ve BM'nin, diğer uluslararası örgütlerin ve üçüncü devletlerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığına ve faaliyetlerine saygı gösterilmesinin önemini ortaya koyan bir danışma görüşü yayınlamasını saygıyla talep ediyor."

Yılmaz, ayrıca Türkiye, İsrail-Filistin ihtilafına uluslararası hukuk ve ilgili BM kararları uyarınca iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı çözüm bulunmasını desteklemeye devam edeceğinin altını çizdi.

İSRAİL'İN BM KURULUŞLARINA YÖNELİK KISITLAMALARI UAD'DE

İsrail Meclisinin 28 Ekim 2024'te UNRWA'nın faaliyetlerini kısıtlayan yasaları kabul etmesi ve 31 Ocak 2025'te Doğu Kudüs'teki UNRWA operasyonlarını sonlandırmasına ilişkin UAD danışma görüşü duruşmalarında, 39 ülkenin yanı sıra Arap Ligi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Afrika Birliği ve BM sunum yapacak.

Duruşmaların tamamı ise 2 Mayıs'ta sona erecek. Danışma görüşüne ilişkin yazılı beyanda bulunan İsrail, sözlü duruşmalarda yer almayacak.

üreç, sözlü sunumların ardından Divan yargıçlarının danışma görüşünü hazırlamak için müzakereye başlamasıyla devam edecek.

UAD, danışma görüşlerini genellikle 4 veya 6 aylık sürede açıklıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Genel Sekreteri Guterres, Hindistan ve Pakistan yetkilileriyle görüştü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-hindistan-ve-pakistan-yetkilileriyle-goerustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-genel-sekreteri-guterres-hindistan-ve-pakistan-yetkilileriyle-goerustu</guid>
<description><![CDATA[ BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hindistan ve Pakistan yetkilileriyle telefonda görüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/b-m-g-e-n-e-l-s-e-k-r-e-t-e-r-i-g-u-t-e-r-r-e-s-h-i-n-d-i-s-t-a-n-v-686134-203235.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Genel, Sekreteri, Guterres, Hindistan, Pakistan, yetkilileriyle, görüştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilimin ardından iki ülkenin üst düzey yetkilileriyle ayrı ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdi. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres’in Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile görüştüğünü aktardı.

Görüşmelerde, Cammu Keşmir'de 22 Nisan'da düzenlenen ve 26 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı ele alındı. Guterres, saldırıyı kınadığını yineleyerek, “Bu tür eylemlerin sorumlularının yasal yollarla hesap vermesi büyük önem taşıyor. Trajik sonuçlara yol açabilecek bir çatışmadan kaçınılması hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.

Guterres ayrıca, taraflara gerilimi azaltmaya yönelik tüm çabalarda iyi niyet desteği sunmaya hazır olduğunu vurguladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pakistan, hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Hindistan&amp;apos;a ait bir İHA&amp;apos;yı düşürdü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pakistan-hava-sahasini-ihlal-ettigi-gerekcesiyle-hindistana-ait-bir-ihayi-dusurdu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pakistan-hava-sahasini-ihlal-ettigi-gerekcesiyle-hindistana-ait-bir-ihayi-dusurdu</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan ordusu, Cammu Keşmir sınırında hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Hindistan&#039;a ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-32ccba66b6bf087a152eb8dce7c4cbeb.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pakistan, hava, sahasını, ihlal, ettiği, gerekçesiyle, Hindistana, ait, bir, İHAyı, düşürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Pakistan devlet televizyonunun (PTV) haberine göre, Hindistan'a ait bir İHA, iki ülke arasındaki Cammu Keşmir Kontrol Hattı'ndaki Pakistan hava sahasını ihlal etti. Pakistan ordusu, Hindistan'a ait İHA'yı düşürdü.

Düşürülen İHA'nın görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Öte yandan, Pakistan ordusunun açıklamasına ilişkin Hindistan tarafından henüz değerlendirme yapılmadı.

Pahalgam'daki terör saldırısı

Hindistan'ın idaresindeki Cammu Keşmir'in Pahalgam bölgesinde silahlı kişilerin 22 Nisan'da turistlere ateş açması sonucu 26 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Saldırıyı düzenleyenlerin "Pakistan'dan geldiği" suçlamasında bulunan Hindistan, "İndus Suları Anlaşması"nı askıya almış, Yeni Delhi'de görevli Pakistanlı müsteşarların bir hafta içinde ülkeyi terk etmelerini istemiş ve Pakistan vatandaşlarına yönelik vize hizmetlerinin askıya alındığını, daha önce verilen tüm vizelerin de iptal edildiğini duyurmuştu.

Pakistan, suçlamaları reddederek Hindistan'ın İslamabad'daki diplomatik personel sayısına sınırlama getirmiş, "İndus Suları Anlaşması"nın dışına çıkılarak nehirlere yapılacak müdahaleleri "savaş nedeni" sayacağını ilan etmiş, Hindistan ile her türlü ticareti askıya almış ve hava sahasını kapatmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray: Başkan Trump bugün otomobil tarifelerine ilişkin kararname imzalayacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-baskan-trump-bugun-otomobil-tarifelerine-iliskin-kararname-imzalayacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-baskan-trump-bugun-otomobil-tarifelerine-iliskin-kararname-imzalayacak</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın bugün ilerleyen saatlerde otomobil tarifelerine ilişkin bir kararname imzalayacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-7f8e3ed5fe125565ad4a8e5979efaa63.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saray:, Başkan, Trump, bugün, otomobil, tarifelerine, ilişkin, kararname, imzalayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Leavitt, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile birlikte Trump'ın ikinci döneminin 100. gününde düzenlediği basın brifinginde, ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, Trump'ın bugün ilerleyen saatlerde otomobil tarifelerine ilişkin bir kararname imzalayacağını belirtti.

Hazine Bakanı Bessent de Trump yönetiminin otomobil tarifelerini hafifleteceğine yönelik haberlerin sorulması üzerine, Trump'ın hem yerli hem de yabancı otomobil üreticileriyle görüşmeler yaptığını ve otomobil üretimini ABD'ye geri getirmeye kararlı olduğunu vurguladı.

Bessent, "Dolayısıyla otomobil üreticilerine bunu hızlı, verimli bir şekilde yapmaları ve mümkün olduğunca çok istihdam yaratmaları için bir geçiş izni vermek istiyoruz." dedi.

Otomobil tarifelerine yönelik yapılacak düzenlemenin detayları konusunda bilgi vermeyen Bessent, ancak bunun Amerikan otomobil üretimini yeniden şekillendirmeye önemli ölçüde katkı sağlayacağını söyledi.

Bessent, amaçlarının yüksek kaliteli endüstriyel işleri ABD'ye geri getirmek olduğunu kaydetti.

The Wall Street Journal'ın konuya ilişkin haberinde, Trump'ın otomobil tarifelerinin etkisini hafifletmeye yönelik adım atacağı bildirilmişti. Söz konusu haberde, otomobil tarifelerini ödeyen şirketlerden başka vergilerin alınmayacağı aktarılmıştı.

ABD Başkanı Trump, 26 Mart'ta ithal otomobil ve hafif ticari araçlar ile temel otomobil parçalarına yüzde 25 gümrük vergisi uygulanmasına yönelik kararnameyi imzalamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya ve Portekiz&amp;apos;de elektrik kesintisi sona erdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-ve-portekizde-elektrik-kesintisi-sona-erdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanya-ve-portekizde-elektrik-kesintisi-sona-erdi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya ve Portekiz&#039;i geniş çaplı etkileyen ve hayatı durma noktasına getiren elektrik kesintileri sona erdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-66065b614da5fb7ae06fd83988eefe28.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, Portekizde, elektrik, kesintisi, sona, erdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ülkede dün öğlen saat 12.33'de başlayan ve tüm İber Yarımadası'nı enerjisiz bırakan elektrik kesintisi yaklaşık 15 saat sonra sona erdi.

Elektrik dağıtım şebekesi Red Electrica Espanola, sabah saat 07.00 itibarıyla ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 99,95'inin karşılandığını, üretimin 25 bin 794 megavat olduğunu duyurdu. Yapılan açıklamada, trafo merkezlerinin tamamının faaliyete geçtiği, bakım işlemlerinin sürdüğü aktarıldı.

İspanya haber ajansı EFE'nin haberinde, elektrik kesintisinden etkilenen 126 trenin 123'ünden yolcuların tahliyelerinin tamamlandığı bilgisi verildi.

Madrid Metrosu da çeşitli hatlarda yeniden hizmet vermeye başladı.

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, aksamalar ve başlayacak ticari tren seferleri hakkında bilgi vererek, bazı bağlantılar harici yüksek hızlı trenin de çalışacağını duyurdu.



Banliyö seferlerinin yüzde 50'lik kapasiteyle başladığı başkent Madrid'de, yerel yönetim yetkilileri tüm toplu taşıma araçlarının gün içerisinde ücretsiz olacağını açıkladı.

Ülke genelinde dün iptal edilen tren seferleri de sabah saatlerinden itibaren kademeli olarak tekrar başlatıldı. 

Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, vatandaşlardan temkinli olmalarını isteyerek, sinyalizasyonla bağlantılı teknik sorunlar nedeniyle bazı yerlerde tren seferlerinin halen başlamadığını duyurdu. 

Puente, X hesabından Madrid-Barselona, Madrid-Valensiya/Murcia/Alicante, Madrid-Granada, Madrid-Bask, Madrid-Malaga gibi temel hatların normal bir şekilde çalıştığını paylaştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;ın Zakinthos Adası&amp;apos;nda orman yangını çıktı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistanin-zakinthos-adasinda-orman-yangini-cikti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistanin-zakinthos-adasinda-orman-yangini-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Zakinthos Adası&#039;nın Agios Leon bölgesinde orman yangını çıktığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-f73b4cf3b083e01ba6d0733eb2c4f21b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanın, Zakinthos, Adasında, orman, yangını, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yunan basınında yer alan haberlerde sabah saatlerinde başlayan orman yangınının yayılması üzerine itfaiye ekiplerinin alarma geçtiği belirtildi.

Yangına müdahale için 26 itfaiyeci, 9 itfaiye aracı, 2 uçak ve bir helikopterin bölgede görevlendirildiği, şiddetli rüzgarların çalışmaları zorlaştırdığı ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;da limandaki patlama sonrası çıkan yangın tamamen söndürüldü, can kaybı 65&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iranda-limandaki-patlama-sonrasi-cikan-yangin-tamamen-soenduruldu-can-kaybi-65e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iranda-limandaki-patlama-sonrasi-cikan-yangin-tamamen-soenduruldu-can-kaybi-65e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın Basra Körfezi kıyısında yer alan Bender Abbas Limanı&#039;nda 26 Nisan&#039;da meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin sayısı 65&#039;e yükselirken yangın 2 gün süren çalışmaların ardından tamamen söndürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-aff2251167579271160c5d81e244986c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İranda, limandaki, patlama, sonrası, çıkan, yangın, tamamen, söndürüldü, can, kaybı, 65e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İran devlet televizyonuna göre, Hürmüzgan Valisi Muhammed Aşuri, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas'ın Şehid Recai Limanı'nda hayatını kaybedenlerin sayısının 65'e çıktığını açıkladı.

Vali Aşuri, "Yangın tamamen söndürüldü. Önceliğimiz patlama alanında hayatını kaybedenlerin cenazelerine ulaşmak." dedi.

İran İçişleri Bakanı İskender Mumini ise devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, patlamanın "güvenlik önlemlerine uyulmaması ve ihmalkarlık gibi eksiklikler" nedeniyle meydana geldiğini söyledi.

İran'ın güneyinde Basra Körfezi kıyısında yer alan Bender Abbas Limanı'nda 26 Nisan'da öğle saatlerinde şiddetli bir patlama meydana gelmişti.

Limandaki bazı konteynerlerin patlamasıyla meydana gelen olayda son olarak can kaybının 46'ya ulaştığı, yaralı sayısının da 1000'i aştığı bildirilmişti.

Olay bölgesinden gelen görüntülerde ise limanın bir kısmının büyük hasar aldığı görülmüştü.

İranlı yetkililer, patlamanın sabotaj olduğuna dair şu ana kadar herhangi bir bulgu edinmediklerini açıklamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna: Nadir toprak elementleri anlaşması 24 saat içinde imzalanabilir</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-nadir-toprak-elementleri-anlasmasi-24-saat-icinde-imzalanabilir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-nadir-toprak-elementleri-anlasmasi-24-saat-icinde-imzalanabilir</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal, ülkesi ile ABD arasındaki nadir toprak elementleri anlaşmasının 24 saat içinde imzalanmasının beklendiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/u-k-r-a-y-n-a-n-a-d-i-r-t-o-p-r-a-k-e-l-e-m-e-n-t-l-e-r-i-a-n-l-a-s-m-687703-203765.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna:, Nadir, toprak, elementleri, anlaşması, saat, içinde, imzalanabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal, Ukrayna medyasına yaptığı açıklamada, ABD ile Ukrayna arasında imzalanması beklenen nadir toprak elementleri anlaşmasının hazırlık sürecini değerlendirdi. Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Yulia Sviridenko'nun konuyla ilgili görüşmeler için ABD'ye gittiğini aktaran Şmigal, "Amerikalı meslektaşlarımızla son detayları şimdiden netleştiriyoruz. Tüm detaylar netleştiğinde, yakın gelecekte, umarım önümüzdeki 24 saat içinde anlaşma imzalanır ve ilk adımı atarız” ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya&amp;apos;da hükümetin kurduğu komisyon elektrik kesintisinin nedenini araştırıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispanyada-hukumetin-kurdugu-komisyon-elektrik-kesintisinin-nedenini-arastiriyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispanyada-hukumetin-kurdugu-komisyon-elektrik-kesintisinin-nedenini-arastiriyor</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;da meydana gelen elektrik kesintisinin nedenini araştıran komisyon, elektrik şirketlerinden ilave bilgi talep edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-0e4e44ecebf278163a65575d52a8b2e9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İspanyada, hükümetin, kurduğu, komisyon, elektrik, kesintisinin, nedenini, araştırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İspanya haber ajansı EFE'nin haberine göre, kesintinin nedenini araştıran komisyon, elektrik şirketlerinden başlangıçta talep ettiği bilgilerin çoğunu aldı.

Bazı verilere erişimde "teknik karmaşıklık" yaşanmasına rağmen elektrik şirketleri bu verileri de komisyona teslim etmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor.

Komisyon, elektrik kesintisini tüm yönleriyle ele almak için elektrik şirketlerinden ilave bilgiler talep edecek.

Söz konusu bilgiler arasında kesintinin birkaç saat öncesi ile kesintinin giderilme sürecine ilişkin veriler yer alıyor.

Elektrik kesintisini araştıran komisyonun oturumuna, Başbakan Yardımcısı ve Adalet ile Özerk Yönetim Meclisleri arasındaki ilişkilerden sorumlu Bakan Felix Bolanos başkanlık etti.

Oturuma, Dışişleri, İçişleri, Savunma, Maliye ve Çalışma bakanlıklarının yanı sıra çeşitli bakanlıklardan temsilciler katıldı.

Komisyon, Ulusal Güvenlik Konseyi'ne destek sağlamakla sorumlu ve irtibat ile koordinasyon mekanizmaları aracılığıyla sürekli aktif tutulan Ulusal Güvenlik Sistemi kapsamında çalışmalarını yürütüyor.

İspanya ve Portekiz'de 28 Nisan'da öğlen saatlerinde başlayan ve saatlerce süren elektrik kesintisi hayatı felç etmiş, milyonlarca kişiyi etkilemişti.

Başta İspanya Başbakanı Pedro Sanchez olmak üzere yetkililer, elektrik kesintisinin sebebinin bilinmediğini açıklamış, "hiçbir ihtimali göz ardı etmediklerini" duyurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM, Somali için acil yardım çağrısında bulundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-somali-icin-acil-yardim-cagrisinda-bulundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-somali-icin-acil-yardim-cagrisinda-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ BM, Somali’de selden etkilenen 45 bin kişi için acil yardım çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/b-m-s-o-m-a-l-i-i-c-i-n-a-c-i-l-y-a-r-d-i-m-c-a-g-r-i-s-i-n-d-a-b-689228-204189.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>BM, Somali, için, acil, yardım, çağrısında, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM), Somali’deki şiddetli yağışların yol açtığı selden etkilenen 45 bin kişi için acil yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, 15 Nisan’dan bu yana ülkenin çeşitli bölgelerinde etkili olan şiddetli yağışların sellere neden olduğu aktarıldı. Yaşanan olaylarda 4 kişi hayatını kaybederken, selden toplamda 45 binden fazla kişinin etkilendiği belirtildi.

Başkent Mogadişu’da yayımlanan bilgilendirmede OCHA’nın barınma, sağlık ve taşıma desteği başta olmak üzere acil yardım sağlamak için insani yardım ortaklarıyla temas halinde olduğu kaydedildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray: Nadir elementler anlaşması hızla uygulanacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-nadir-elementler-anlasmasi-hizla-uygulanacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-nadir-elementler-anlasmasi-hizla-uygulanacak</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray, ABD ile Ukrayna arasında imzalanan nadir toprak elementleri anlaşması konusunda hızlı hareket edip anlaşmanın bir an önce uygulanmaya başlayacağını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/b-e-y-a-z-s-a-r-a-y-n-a-d-i-r-e-l-e-m-e-n-t-l-e-r-a-n-l-a-s-m-a-s-i-689438-204225.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saray:, Nadir, elementler, anlaşması, hızla, uygulanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın iç güvenlikten sorumlu danışmanı Stephen Miller, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in düzenlediği toplantıda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ile Ukrayna arasında imzalanan nadir toprak elementleri anlaşmasına ilişkin konuşan Miller, "Sadece bu maden anlaşmasında değil, Başkan'ın ortaya koyduğu tüm maden anlaşmalarında son sürat ilerleyeceğiz. Ukrayna ile yapılan bu anlaşmayla ilgili olarak, elimizden geldiğince hızlı hareket edip anlaşmayı işler hale getireceğiz" dedi. Miller açıklamasında, Trump yönetiminin bu süreçteki temel amacının savaşı sona erdirmek olduğunu belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran ile ABD arasında 3 Mayıs&amp;apos;ta yapılacak nükleer görüşme ertelendi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iran-ile-abd-arasinda-3-mayista-yapilacak-nukleer-goerusme-ertelendi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iran-ile-abd-arasinda-3-mayista-yapilacak-nukleer-goerusme-ertelendi</guid>
<description><![CDATA[ İran ile ABD&#039;nin Umman&#039;ın aracılığında 3 Mayıs&#039;ta İtalya&#039;nın başkenti Roma&#039;da yapacakları dördüncü tur nükleer görüşmelerin ertelendiği açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/05/thumbs-b-c-03cebda05447b64de709cda15d06aa0a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 May 2025 23:38:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran, ile, ABD, arasında, Mayısta, yapılacak, nükleer, görüşme, ertelendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Görüşmelere aracılık yapan Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, erteleme kararının "lojistik nedenlerden" dolayı alındığını belirtti.

Busaidi, "3 Mayıs Cumartesi günü için planlanan ABD-İran toplantısının tarihini lojistik nedenlerden dolayı yeniden planlıyoruz. Taraflar arasında mutabakata varılmasının ardından yeni tarih duyurulacaktır." ifadelerini kullandı.

İran: Görüşmenin ertelenmesi kararı Umman'ın önerisi üzerine alındı

İran, nükleer görüşmelerin ertelenme kararının Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin önerisi üzerine alındığını duyurdu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 3 Mayıs'ta Roma'da yapılacağı açıklanan İran-ABD arasındaki görüşmelerin ertelenmesine ilişkin açıklama yaptı. Bekayi, görüşmelerin ertelenme kararının Umman Dışişleri Bakanı Busaidi'nin önerisi doğrultusunda alındığını ve yeni tarihin daha sonra açıklanacağını belirtti.

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci

İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan ve tehditler de içeren bir mektubu martta İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti. Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti.

Tahran ile Washington, mektup trafiğinin ardından önce Umman’da 12 Nisan'da daha sonra birer hafta arayla Roma ve tekrar Umman'da dolaylı görüşmeler yapmıştı. Hem İran hem ABD, müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini açıklamıştı. Taraflar dördüncü tur müzakerelerin 3 Mayıs'ta Roma'da yapılması konusunda anlaşmıştı.

ABD'nin İran'a saldırı tehditleri ve yeni yaptırımları

Washington yönetimi, dün İran'a "azami baskı" kampanyası kapsamında, İran petrolünün satışında yer alan ve dördü Birleşik Arap Emirlikleri'nde biri de Türkiye'de bulunan toplam 7 şirkete yaptırım uyguladığını duyurmuştu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de sosyal medya hesabından "İran'a mesaj" başlığıyla paylaştığı mesajında, "Husilere ölümcül desteğinizi görüyoruz. Ne yaptığınızı tam olarak biliyoruz. ABD ordusunun neler yapabileceğini çok iyi biliyorsunuz ve uyarıldınız. Sonucu, bizim seçtiğimiz zaman ve yerde ödeyeceksiniz." ifadelerini kullanmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD'yi iki ülke arasında müzakereler sürerken "çelişkili eylemler ve provokatif açıklamalar" yapmakla suçlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Şimşek, Uluslararası kuruluşlardan 41 milyar dolarlık finansman sağlamayı planlıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-uluslararasi-kuruluslardan-41-milyar-dolarlik-finansman-saglamayi-planliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-uluslararasi-kuruluslardan-41-milyar-dolarlik-finansman-saglamayi-planliyor</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye&#039;nin kalkınma hedeflerine yönelik yürütülen uluslararası işbirliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/v-30.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Şimşek, Uluslararası, kuruluşlardan, milyar, dolarlık, finansman, sağlamayı, planlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin kalkınma hedeflerine yönelik yürütülen uluslararası işbirliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ABD temasları kapsamında sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Şimşek, uluslararası finans kuruluşlarıyla yapılan görüşmelere dair bilgiler verdi.

Türkiye'nin kalkınma finansmanını en etkin kullanan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Şimşek, "Dünya Bankası, Uluslararası Finans Kurumu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası ile işbirliklerimizi güçlendirmek üzere bir araya geldik" dedi.

Şimşek, bu kuruluşlardan önümüzdeki üç yıl içinde uzun vadeli ve düşük maliyetli yaklaşık 41 milyar dolarlık proje finansmanı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.

Sağlanacak kaynakların yeşil ve dijital dönüşüm, afet dayanıklılığı, altyapı yatırımları ve kapsayıcı büyüme projelerinde değerlendirileceğini vurgulayan Şimşek, "Üretkenliği artırarak sürdürülebilir yüksek büyümeyi destekleyeceğiz. Hedefimiz, Türkiye'yi yüksek gelirli ülkeler ligine taşımaktır" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pazarspor&amp;apos;a çirkin saldırı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/pazarspora-cirkin-saldiri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/pazarspora-cirkin-saldiri</guid>
<description><![CDATA[ 3’üncü Lig 3’üncü Grup’ta Ayvalıkgücü Belediyespor evinde Pazarspor ile 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu kaptırdı. Maç sonrası ise Pazarspor saldırıya uğradı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/pazarspor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Pazarspora, çirkin, saldırı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

3’üncü Lig 3’üncü Grup’ta son haftaya lider giren Ayvalıkgücü Belediyespor evinde Pazarspor ile 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu en yakın rakibi Aliağa FK’ya kaptırdı. İlk yarıda gol sesi çıkmazken Pazarspor 78'de Mustafa’nın golüyle 1-0 öne geçti. Bu gole hemen cevap vereb ev sahibi 81’inci dakikada Baha ile skoru eşitlese de maçta başka gol çıkmadı ve Ayvalıkgücü Belediyespor 63 puanla ligi ikinci sırada tamamladı. Şampiyon ise 64 puanla Aliağa FK takımı oldu.



MAÇ SONU PAZARSPOR'A ÇİRKİN SALDIRI

Maçtan sonra yaşananlar ise maçın önüne geçti. Maçın bitiş düdüğü sonrası Pazarspor'lu futbolculara ve yönetime saldırı gerçekleşti. Koridorda ve soyunma odası çevresinde yaşanan saldırı da yaralananlar oldu. Pazarspor Sportif Direktörü Hasan Balta çirkin saldırı sonrası kafasından yaralandı. Pazarspor'lu futbolcu ve idareciler bir süre soyunma odasına rehin kaldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sıtkı Aslanhan: Ailenin birlikte zaman geçirmesi çok önemli</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sitki-aslanhan-ailenin-birlikte-zaman-gecirmesi-cok-oenemli</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sitki-aslanhan-ailenin-birlikte-zaman-gecirmesi-cok-oenemli</guid>
<description><![CDATA[ Isparta Belediyesi Kültür Günleri kapsamında eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan ‘Başarıya Gülümse’ adlı konferansında ailelerle buluştu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5276.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sıtkı, Aslanhan:, Ailenin, birlikte, zaman, geçirmesi, çok, önemli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ISPARTA-BHA

Isparta Belediyesi Kültür Günleri kapsamında eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan ‘Başarıya Gülümse’ adlı konferansında ailelerle buluştu. Isparta Belediyesi Kültür Merkezinde gerçekleşen seminere çok sayıda aile çocuklarıyla katılırken, seminerde Aslanhan ailenin önemi, gençlik, iletişim, değerler gibi konulara yer verdi, mutlu ailelerin ortak özelliklerinden bahsetti. Programa Belediye Başkan Yardımcısı Musa Macit de katıldı.
Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan ‘Başarıya Gülümse’ adlı konferansında salonu dolduran ailelere önemli bilgiler verdi. Konferansında ailenin önemi, toplum olarak öze dönmek gibi konulara değinirken, gönül iletişiminden bahsetti. Her geçen gün toplum olarak değerlerin kaybedildiğinden ve bunun farkında olunmadığına dikkat çeken Aslanhan, mutlu ailelerin ortak özelliklerinden ve ailelerin beraber zaman geçirmesinin öneminden bahsetti.

Isparta’da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan, kendisini vatandaşlarla buluşturan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Aslanhan konferansına ilişkin değerlendirmesinde “Bizler anne baba olarak asli görevlerimizi yerine getirmemiz noktasında gönlümüzden geçenleri yaptık. ‘Kalpler eğitilmeden insan eğitilmez’ diye bir söz var. Önce kalbi, zihni, gönlü eğitmek lazım. Bu anlamda bizde duygu ve düşüncelerimizi Ispartalı dostlarımızla paylaşmaya çalıştık. Bizi davet ettiği için çok değerli Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e, bizleri yalnız bırakmayan gönül dostlarımıza, Ispartalılara çok teşekkür ediyorum” dedi.
Programın sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Musa Macit, eğitimci yazar Sıtkı Aslanhan’a gül tablosu hediye etti.

Macit, “Belediye Başkanımız adına sizlere ve tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Sıtkı bey bizlerle çok güzel konuları paylaştı, kendisine çok teşekkür ederiz” dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Panama Başkonsolosu Delvalle: İyidere Limanı, iki kıtanın bağlantısını güçlendirme taahhüdü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/panama-baskonsolosu-delvalle-iyidere-limani-iki-kitanin-baglantisini-guclendirme-taahhudu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/panama-baskonsolosu-delvalle-iyidere-limani-iki-kitanin-baglantisini-guclendirme-taahhudu</guid>
<description><![CDATA[ Rizeli Hukukçular Derneği ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Hukuk Fakültesi RİHUDER 2. Hukuk Buluşması programı düzenledi. Programda Panama Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Juan Jaime Delvalle önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/a-150.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Panama, Başkonsolosu, Delvalle:, İyidere, Limanı, iki, kıtanın, bağlantısını, güçlendirme, taahhüdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Rizeli Hukukçular Derneği ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin ortak programında “Lojistik ve Taşıma Hukuku Açısından Rize İyidere Lojistik Limanı Projesi Paneli” önemli isimlerin konuşmalarına ev sahipliği yaptı.

Başkanlığını Oturum Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Naim Demirel’in yaptığı oturumda açılış konuşmasını Rizeli Hukukçular Derneği Başkanı Profesör Doktor Murat Balcı gerçekleştirdi.

Oturumda Piri Reis Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Fevzi Topsoy, İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi Lojistik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Turkay Özdemir, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Profesör Doktor İsmail Demir, İMEAK DTO Disiplin Kurulu Bşk. - İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Av.M.Hakan Tüfekçi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.Aslıhan Sevinç Kuyucu ile birlikte Panama Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Juan Jaime Delvalle de konuşma gerçekleştirdi.

Delvalle panel sebebiyle Rize’de bulunmanın mutluluk verdiğini belirtirken Rize İyidere Limanı’nın bölgesel pazarlar ve küresel ticaret yolları için önemini vurguladı.

"İYİDERE LİMANI, TÜRKİYE’NİN KÜRESEL TİCARETE GÜÇLÜ BAĞLANTISI OLACAK"

Delvalle, şunları söyledi; Saygıdeğer misafirler, kıymetli hocalarımız, sevgili öğrenciler ve denizcilik camiasının değerli üyeleri, Hepinizi en içten dileklerimle selamlıyorum. Bugün burada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da memleketi olan Rize’de bulunmaktan — sadece Panama’nın Türkiye Başkonsolosu olarak değil, güçlü bir lojistik altyapının dönüştürücü gücünü iyi bilen bir ülkenin temsilcisi olarak da — büyük bir onur ve kişisel mutluluk duyuyorum. Günümüzde dünya, malların, insanların, sermayenin ve fikirlerin hareketiyle şekilleniyor. Artık mesele küresel ticarete bağlı olup olmadığınız değil, küresel ticarete ne kadar güçlü bir şekilde bağlı olduğunuz. Akıllı, stratejik ve geleceğe dönük altyapı yatırımları yapan ülkeler, önümüzdeki yüzyılın ticaretini şekillendirecek.

Türkiye de böyle bir yatırım yapıyor. Bu da bizi Rize İyidere Lojistik Limanı’na getiriyor — Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir bağlantı merkezi olarak büyüyen rolünü en iyi şekilde yansıtan, iddialı ve ileriye dönük bir proje. Bu liman, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılık, bölgesel entegrasyon ve küresel rekabetçilik vizyonunun bir sembolüdür. Rize İyidere Limanı’nın Stratejik Konumu: Karadeniz’in doğu kıyısında yer alan bu derin deniz limanı, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında bir geçit olması için titizlikle planlanmıştır. Aynı zamanda, Rize İyidere Limanı yerel ekonomileri canlandıracak, binlerce istihdam yaratacak ve Türkiye’nin başta Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgesi olmak üzere, tarım ürünleri, ham maddeler ve sanayi mallarını ihraç etme kapasitesini artıracaktır. Altyapı, ticaret ve küresel hareketten söz ederken, kendi ülkemin tecrübelerine de dayanarak konuşuyorum. Panama, dünyanın en ikonik altyapı projelerinden biri olan Panama Kanalı’na ev sahipliği yapıyor. Ancak biz yalnızca kanalla sınırlı değiliz; iki okyanusta son teknolojiye sahip limanlara, çok modlu bir taşıma sistemine, deniz ticareti için sağlam bir hukuk altyapısına ve Amerika kıtasında önemli bir finans ve ticaret merkezi olarak tanınan bir yapıya sahibiz. Türkiye gibi bizim de gücümüz coğrafi konumumuzda yatıyor. Biz “Amerikaların köprüsü”yüz; Türkiye ise Avrupa ile Asya arasında köprü konumundadır. Her iki ülke de bilir ki yalnızca coğrafya yetmez. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak için stratejik yatırımlar ve uluslararası işbirliği şarttır. İşte Rize İyidere Limanı da tam olarak bunu temsil ediyor: İki kıtanın bağlantısını güçlendirme taahhüdü. Şimdi burada bulunan, lojistik, uluslararası ticaret ve ilgili alanlarda eğitim gören öğrencilere seslenmek istiyorum. Ticaretin geleceği, Rize İyidere Limanı gibi projelerde yazılıyor.

Yarın, tedarik zincirlerini yöneten, sınır ötesi verimliliği artıran ve regülasyonlara uyumu sağlayan profesyoneller sizler olacaksınız. Limanların dinamiklerini anlamak, dünya ticaretinin nasıl işlediğini anlamanın anahtarıdır. Buradaki iş dünyası liderlerine de seslenmek isterim: Rize İyidere Limanı birçok fırsat sunuyor. İster ihracat, ister imalat, ister inşaat, ister taşımacılık alanında olun, bu liman bölgesel pazarlara ve küresel ticaret yollarına erişiminizi güçlendirecek. Lojistik sistemlerini ne kadar entegre edersek, hepimiz o kadar rekabetçi hale geliriz. Diplomaside de, lojistikte de zamanlama ve koordinasyon her şeydir. Rize İyidere Limanı, Türkiye için ve daha geniş bölge için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu sürece bir ortak, bir diplomat ve dönüştürücü altyapının gücünü bilen biri olarak tanıklık etmekten gurur duyuyorum. Unutmayalım ki lojistik yalnızca konteynerler, gemiler ve zaman çizelgelerinden ibaret değildir — aynı zamanda insanlar, bağlantının sunduğu fırsatlar ve daha büyük bir vizyon hakkındadır. Bugün burada bu panelde bana yer verdiğiniz ve vizyonumu sizlerle paylaşma imkanı sunduğunuz için teşekkür ediyorum.



Program sonrası Panama Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Juan Jaime Delvalle'ye plaket takdim edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kumluca’da 26. kez temsili yörük göçü canlandırıldı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kumlucada-26-kez-temsili-yoeruk-goecu-canlandirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kumlucada-26-kez-temsili-yoeruk-goecu-canlandirildi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya’nın Kumluca ilçesinde geleneksel hale gelen Temsili Yörük Göçü etkinliği, bu yıl 26.&#039;sı düzenlendi.. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5277.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kumluca’da, 26., kez, temsili, yörük, göçü, canlandırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Antalya’nın Kumluca ilçesinde geleneksel hale gelen Temsili Yörük Göçü etkinliği, bu yıl 26.'sı düzenlendi. Antalya’nın Kumluca ilçesinde geleneksel hale gelen Temsili Yörük Göçü etkinliği, bu yıl 26. kez gerçekleştirildi.


Yörük kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen etkinlikte yörükler eski geleneklerine uygun kıyafetler giyerek göç sahnesini canlandırdı.

Katılımcılar, kıl çadırlar kurdu, kervanlar oluşturdu ve geleneksel davul-zurna eşliğinde kortej yürüyüşü yaptı.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Halk oyunları ve mehteran gösterileri büyük alkış aldı.



Organizasyon komitesi herhangi bir açıklama yapmazken, vatandaşlar tasarruf tedbirleri Yörük göçüne de yansımış yorumu yaptılar.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yavuz Ağıralioğlu, Kahramanmaraş&amp;apos;ta esnafla buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yavuz-agiralioglu-kahramanmarasta-esnafla-bulustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yavuz-agiralioglu-kahramanmarasta-esnafla-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kahramanmaraş programı kapsamında Kapalı Çarşı ve Trabzon Caddesi&#039;nde esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/anahtar.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yavuz, Ağıralioğlu, Kahramanmaraşta, esnafla, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kahramanmaraş programı kapsamında Kapalı Çarşı ve Trabzon Caddesi'nde esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. Ziyaretlere Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcıları, Kahramanmaraş İl Başkanı Fatin Rüştü Kayıran ve partililer de eşlik etti.



Sıcak bir atmosferde gerçekleşen ziyaretlerde Ağıralioğlu, esnafın sorunlarını ve taleplerini dinledi. Vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştiren Ağıralioğlu, ekonomiye ve yerel kalkınmaya dair görüşlerini paylaştı. Esnafın yaşadığı zorluklara dikkat çeken Ağıralioğlu, esnafa destek olunması gerektiğini belirtti.



Kahramanmaraş'ta vatandaşlar ve esnaf tarafından yoğun ilgi gören Ağıralioğlu, ziyarette vatandaşların ve esnafın taleplerini dinlerken  sorunların çözümü için takipçi olacağını aktardı.



Anahtar Parti'nin yerel temaslarını artırarak sürdürmeye devam edeceği bildirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burdur kick boksçuları 8 madalya ile döndü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/burdur-kick-boksculari-8-madalya-ile-doendu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/burdur-kick-boksculari-8-madalya-ile-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Denizli’de düzenlenen Polis Haftası Kick Boks Şampiyonası&#039;nda Burdur ekibi 8 madalya kazanarak büyük başarı elde etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5278.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Burdur, kick, boksçuları, madalya, ile, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BURDUR-BHA

Denizli’de düzenlenen Polis Haftası Kick Boks Şampiyonası'nda Burdur ekibi 8 madalya kazanarak büyük başarı elde etti.

9-20 Nisan 2025 tarihlerinde Sarayköy İlçe Spor Salonu'nda gerçekleşen şampiyona nefes keserken Burdurlu sporcular 8 madalya ile başarılı bir performans sergiledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmaris Belediyesine &amp;apos;Usulsüzlük&amp;apos; incelemesi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/marmaris-belediyesine-usulsuzluk-incelemesi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/marmaris-belediyesine-usulsuzluk-incelemesi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Marmaris ilçesinde, CHP&#039;li Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilen araç ve iş makinesi kiralama ihalesiyle ilgili usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/a-151.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Marmaris, Belediyesine, Usulsüzlük, incelemesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Muğla'nın Marmaris ilçesinde, CHP'li Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilen araç ve iş makinesi kiralama ihalesiyle ilgili usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, ihale sürecinde kurallara aykırı işlemler yapıldığı yönünde gelen ihbarlar doğrultusunda harekete geçti. Başsavcılığın talimatıyla, söz konusu ihaleye ilişkin tüm evraklar belediyeden temin edilerek bilirkişi incelemesine sunuldu.

Edinilen bilgilere göre, bilirkişi heyetinin ihale dosyası üzerindeki teknik incelemeleri devam ediyor. İncelemenin tamamlanmasının ardından rapor doğrultusunda gerekli adımların atılacağı öğrenildi.

Savcılık soruşturmasının, Marmaris Belediyesi'nde başka ihaleleri de kapsayıp kapsamayacağı ilerleyen süreçte netlik kazanacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da şok olay! CHP&amp;apos;li Meclis Üyesi Atmaca, polisle kavgası sonrası tutuklandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-sok-olay-chpli-meclis-uyesi-atmaca-polisle-kavgasi-sonrasi-tutuklandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-sok-olay-chpli-meclis-uyesi-atmaca-polisle-kavgasi-sonrasi-tutuklandi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;da arkadaşının karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası görevli polis memurlarıyla tartışıp &#039;Cumhurbaşkanına hareket&#039;, &#039;polise mukavemet&#039; ve &#039;kasten yaralama&#039; suçlarından gözaltına alınan Kepez Belediyesi&#039;nin CHP&#039;li Meclis Üyesi Emre Atmaca tutuklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5280.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, şok, olay, CHPli, Meclis, Üyesi, Atmaca, polisle, kavgası, sonrası, tutuklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Antalya'da arkadaşının karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası görevli polis memurlarıyla tartışıp 'Cumhurbaşkanına hareket', 'polise mukavemet' ve 'kasten yaralama' suçlarından gözaltına alınan Kepez Belediyesi'nin CHP'li Meclis Üyesi Emre Atmaca tutuklandı.

Yaşanan tatsız olay, 23 Nisan akşamı saat 23.30 sıralarında Kepez ilçesi Şafak Mahallesi 75. Yıl Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan 17 No'lu sağlık ocağı önünde 07 BNP 334 ve 07 BKF 709 plakalı araçlar maddi hasarlı trafik kazasına karıştı. Kaza sonrası arkadaşına yardım etmek için olay yerine gelen Emre Atmaca kazaya karışan diğer araç sürücüsüyle tartıştı. Olaya müdahale etmek isteyen görevli polis memurlarıyla da tartışan Atmaca, polis memuruna yumruk attığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı.

MECLİS ÜYESİ TUTUKLANDI

Trafik ekiplerinin olay yerine takviye istemesi üzerine bölgeye asayiş ekipleri sevk edildi. Adrese gelen takviye ekipler tarafından gözaltına alınan Emre Atmaca, ifadesi alınmak üzere Sakarya Polis Merkezi'ne götürüldü. Atmaca'nın yumruklu saldırısı sonucu burnu kırılan polis memuru A.T. darp raporu alarak Atmaca'dan şikayetçi oldu.

Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kepez Belediye Meclis üyesi Emre Atmaca, "polise mukavemet", "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "kasten yaralama" suçlarından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Emre Atmaca'nın tutuklanmasına ilişkin araştırmalarının tamamlanmasının ardından yazılı bir açıklama yapacağı bilgisini verdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fenerbahçe, Gaziantep&amp;apos;te 2 dakikada geri döndü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fenerbahce-gaziantepte-2-dakikada-geri-doendu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fenerbahce-gaziantepte-2-dakikada-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Trendyol Süper Lig&#039;in 33. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda karşılaştığı Gaziantep FK&#039;yı ikinci yarıda bulduğu gollerle 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarışındaki iddiasını sürdürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/g-6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fenerbahçe, Gaziantepte, dakikada, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda karşılaştığı Gaziantep FK'yı ikinci yarıda bulduğu gollerle 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarışındaki iddiasını sürdürdü.

Kalyon Stadyumu'nda oynanan mücadelede ev sahibi ekip 13. dakikada Maxim'in golüyle 1-0 öne geçti. İlk yarı bu skorla tamamlanırken, sarı lacivertliler ikinci devrede adeta vites yükseltti.

Fenerbahçe, 68. dakikada Talisca'nın penaltıdan kaydettiği golle eşitliği sağladı. Bu golden sadece bir dakika sonra Edin Dzeko sahneye çıktı ve takımını öne geçirdi. Hızını kesmeyen sarı lacivertliler, 72. dakikada Fred'in golüyle farkı ikiye çıkararak maçı 3-1'e getirdi.

Bu sonuçla puanını 75'e çıkaran Fenerbahçe, maç fazlasıyla lider Galatasaray'la arasındaki puan farkını 2'ye indirdi. Gaziantep FK ise 42 puanda kaldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kumluca‘da 26. Geleneksel Tarım ve Seracılık Festivali heyecanı başladı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kumlucada-26-geleneksel-tarim-ve-seracilik-festivali-heyecani-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kumlucada-26-geleneksel-tarim-ve-seracilik-festivali-heyecani-basladi</guid>
<description><![CDATA[ 26. Geleneksel Tarım ve Seracılık Festivali Antalya&#039;nın Kumluca ilçesinde başladı. Festivale siyaset dünyasından da önemli isimler katıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5281.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kumluca‘da, 26., Geleneksel, Tarım, Seracılık, Festivali, heyecanı, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

26. Geleneksel Tarım ve Seracılık Festivali Antalya'nın Kumluca ilçesinde başladı. Festivale siyaset dünyasından da önemli isimler katıldı. Antalya Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, Yörük Göçü öncesinde Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Demokrat Parti Genel İdare Kurulu Üyeleri, DEVA Partisi GMYK Üyeleri, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Önceki Dönem Antalya Milletvekili Aydın Özer, Demokrat Parti Ankara İl Başkanı Erkin Delikanlı, Demokrat Parti Antalya İl Başkanı Mahmut Çil ve il yönetim kurulu üyeleri, DEVA Partisi İl Başkanı Özlem Arlıer ve il yönetim kurulu üyeleri, Demokrat Parti Aydın İl Başkanı Serhat Emanet, Demokrat Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hikmet Bülbül, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, Antalya Sebze ve Meyveciler Esnaf Odası Başkanı Bülent Kaplan, ilçe protokolü, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve mahalle muhtarları ile birlikte Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

Festivale siyaset dünyası ile birlikte iş dünyası ve tandaşlardan da yoğun ilgi vardı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsunspor, Bodrum deplasmanında altın değerinde 3 puan aldı, 5 maç sonra kazandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/samsunspor-bodrum-deplasmaninda-altin-degerinde-3-puan-aldi-5-mac-sonra-kazandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/samsunspor-bodrum-deplasmaninda-altin-degerinde-3-puan-aldi-5-mac-sonra-kazandi</guid>
<description><![CDATA[ Trendyol Süper Lig&#039;in 33. haftasında Bodrumspor, sahasında Samsunspor&#039;u ağırladı. Kritik mücadeleyi 2-1&#039;lik skorla kazanan Samsunspor, üçüncülük yolunda önemli bir galibiyet aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/g-7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Samsunspor, Bodrum, deplasmanında, altın, değerinde, puan, aldı, maç, sonra, kazandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Bodrumspor, sahasında Samsunspor'u ağırladı. Kritik mücadeleyi 2-1'lik skorla kazanan Samsunspor, üçüncülük yarışında hayati bir 3 puan aldı.

Bodrum İlçe Stadı'nda oynanan karşılaşmada ev sahibi 4. dakikada Ahmet Aslan ile 1-0 öne geçti. Bu gole hemen cevap veren Samsunspor 11. dakikada O. Ntcham ile penaltıdan durumu 1-1 yaptı. 38. dakikada Landry Dimata, Samsunspor'u öne geçirdi. İlk yarı bu skorla sona ererken ikinci yarıda başka gol sesi çıkmadı ve Samsunspor kritik deplasmandan 3 puanla döndü. 5 maç sonra kazanan Samsunspor bu sonuçla puanını 54'e çıkararak, maç fazlasıyla Beşiktaş'ın 2 puan önünde 3. sıradaki konumunu korudu.

Kümede kalma mücadelesi veren Bodrumspor ise 34 puanda kalarak 17. sıradaki yerinden kurtulamadı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın: &amp;apos;Türkiye Yüzyılı&amp;apos; barış ve kardeşliğin yüzyılı olacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-yardimcisi-ahmet-aydin-turkiye-yuzyili-baris-ve-kardesligin-yuzyili-olacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-yardimcisi-ahmet-aydin-turkiye-yuzyili-baris-ve-kardesligin-yuzyili-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda tarihi bir dönüşüm süreci yaşadığını belirterek, birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/2876aeab-1416-4086-8cbc-c83b1ba321a6.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Yardımcısı, Ahmet, Aydın:, Türkiye, Yüzyılı, barış, kardeşliğin, yüzyılı, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ADIYAMAN-BHA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda tarihi bir dönüşüm süreci yaşadığını belirterek, birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı açıklamada Türkiye’nin, tarihinin en kritik eşiklerinden birini kararlılıkla aşmak üzere emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Aydın, sadece bir güvenlik sorununun bertaraf edilmesinden değil, “Terörsüz Türkiye” idealine ulaşmak için köklü bir dönüşüm sürecinden söz ettiklerini vurguladı. Bu sürecin, demokrasinin güçlenmesi, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi ve Türkiye’nin küresel ölçekte oyun kurucu bir aktör olması açısından tarihi bir eşik olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği, milletin kararlı iradesi ve devlet aklının ortaya koyduğu stratejik vizyon sayesinde sürecin her geçen gün daha da olgunlaştığını belirten Aydın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DEM Parti heyeti arasında gerçekleşen son görüşmenin yalnızca siyasi bir temas değil; toplumsal fay hatlarını onarma ve ortak geleceği inşa etme iradesinin bir yansıması olduğunu söyledi.

“SÜREÇ DEVLET POLİTİKASIDIR”

Aydın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bugüne kadar büyük bir sabırla ve hassasiyetle süreci yönettik, netice alana kadar aynı iradeyi muhafaza edeceğiz,” sözlerinin sürecin ciddiyetini ortaya koyduğunu dile getirdi. Ayrıca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de, “Sayın Cumhurbaşkanımızın DEM Parti heyetiyle yaptığı görüşme hem içerik hem ilerleyiş hem de simgesel ifade bakımından takdire şayandır,” ifadeleriyle sürecin bir devlet politikası olduğuna dikkat çektiğini belirtti.

YENİ DÖNEMİN RUHUNU YAKALAMAK

Dünya çok kutuplu bir düzene evrilirken Türkiye’nin de tarihsel hafızasından güç alarak yeni bir rol üstlendiğini ifade eden Ahmet Aydın, Mevlânâ’nın “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” sözüne atıfla, geçmişin yüklerinden sıyrılarak ortak değerler etrafında kapsayıcı ve yenilikçi bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

“ORTAK VİCDANIN SESİ DUYULMALI”

Aydın, tarihsel tecrübelerin dış müdahalelerle içeride körüklenen ayrışmaların huzuru ve geleceği tehdit ettiğini gösterdiğini belirterek, bugün Türkiye’nin elinde geçmişten alınan derslerle şekillenmiş bir devlet aklı, güçlü liderlik ve barış iradesine sahip bir toplum bulunduğunu söyledi. Sürecin dikkatle yürütülmesi, provokasyonlara kapalı tutulması ve her adımda ortak vicdanın sesi duyulması gerektiğini vurguladı.

DEMOKRATİK KAZANIMLAR VE TOPLUMSAL REFAH

Ahmet Aydın, “Terörsüz Türkiye” hedefinin sadece güvenlik odaklı bir politika olmadığını, aynı zamanda demokratik kazanımların güçlenmesini, sivil siyasetin alanının genişlemesini ve toplumsal refahın artmasını sağlayacak stratejik bir adım olduğunu ifade etti.

Öte yandan Aydın, TBMM Başkanvekili ve hemşerisi Sırrı Süreyya Önder’in geçirdiği rahatsızlık nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek, Önder’in sürece katkı sunan yapıcı ve pozitif dilinin önemine dikkat çekti.

Kur’an-ı Kerim’in Âl-i İmrân Suresi 103. ayetinden alınan, “Topyekûn Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın…” emrini hatırlatan Aydın, ayrışmanın değil birleşmenin, düşmanlığın değil kardeşliğin tarafı olunması gerektiğini söyledi. Kardeşliğin korunmasının imani bir zorunluluk ve ahlaki bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burdur’da İl Özel İdaresi yatırımları hız kazandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/burdurda-il-ozel-idaresi-yatirimlari-hiz-kazandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/burdurda-il-ozel-idaresi-yatirimlari-hiz-kazandi</guid>
<description><![CDATA[ Burdur’da köylerde kilit parke çalışmaları hızla sürüyor. Karamanlı’daki Hükümet Konağı inşaatında büyük ilerleme kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-5279.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Burdur’da, İl, Özel, İdaresi, yatırımları, hız, kazandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BURDUR-BHA

Burdur’da köylerde kilit parke çalışmaları hızla sürüyor. Karamanlı’daki Hükümet Konağı inşaatında büyük ilerleme kaydedildi. Karamanlı ilçesinde yapımı süren Hükümet Konağı inşaatında yüzde 70 oranında ilerleme kaydedildi.

Öte yandan engelli vatandaşların yaşamını kolaylaştırmak için köylerde de önemli adımlar atılıyor. Halıcılar Köyü'nde bin 60 metrekare, Kayaaltı Köyü'nde ise bin 200 metrekarelik kilit parke çalışmaları tamamlandı. Kuruçay Köyü'nde ise 750 metrekarelik kilit parke yapımına başlanmış durumda.

Burdur Valiliği, yapılan bu çalışmaların devam edeceğini bildirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp; Ankara hızlı tren hattında iş kazası: 9 işçi yaralandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/izmir-ankara-hizli-tren-hattinda-is-kazasi-9-isci-yaralandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/izmir-ankara-hizli-tren-hattinda-is-kazasi-9-isci-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Manisa&#039;nın Alaşehir ilçesinde İzmir-Ankara hızlı tren projesi kapsamında sürdürülen viyadük çalışmalarında iş kazası meydana geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/b-23.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İzmir-, Ankara, hızlı, tren, hattında, iş, kazası:, işçi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde İzmir-Ankara hızlı tren projesi kapsamında sürdürülen viyadük çalışmalarında iş kazası meydana geldi. Gümüşçay Mahallesi yakınlarında saat 17.00 sıralarında yaşanan olayda 9 işçi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, demiryolu viyadüğünde demir döşeme işlemleri yapılırken, demirlerin yerleştirildiği zemin aniden çöktü. Çökme sırasında bölgede çalışan 9 işçi çeşitli yerlerinden yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralılar, 112 Acil Servis ekipleri tarafından hızla çevredeki hastanelere kaldırıldı. İlk belirlemelere göre yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

Öte yandan, kaza ile ilgili jandarma ekipleri tarafından soruşturma başlatıldığı ve çalışmaların sürdüğü öğrenildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TÜBİTAK Başkanı Ömer Kökçam&amp;apos;dan Vali Polat&amp;apos;a ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/tubitak-baskani-omer-koekcamdan-vali-polata-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/tubitak-baskani-omer-koekcamdan-vali-polata-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, Kars Valisi Ziya Polat&#039;ı makamında ziyaret etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e2-34.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>TÜBİTAK, Başkanı, Ömer, Kökçamdan, Vali, Polata, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, Kars Valisi Ziya Polat'ı makamında ziyaret etti. Vali Ziya Polat, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam'ı makamında ağırladı.

Kabulde; Kars'ta yapılması planlanan Bilim Merkezi ile ilgili yürütülen çalışmalar değerlendirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-kesinlesmis-hapis-cezasi-bulunan-sahis-yakalandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-kesinlesmis-hapis-cezasi-bulunan-sahis-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;ın Kağızman ilçesinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan zanlı yakalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e4-211.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, kesinleşmiş, hapis, cezası, bulunan, şahıs, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars'ın Kağızman ilçesinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan zanlı yakalandı. Kağızman İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, hakkında "Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama" suçundan 4 yıl, 2 ay, 24 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan zanlıyı yakaladı.

Zanlı işlemlerin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta zırhlı polis aracı kaza yaptı: 1 ölü, 5 yaralı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-zirhli-polis-araci-kaza-yapti-1-oelu-5-yarali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-zirhli-polis-araci-kaza-yapti-1-oelu-5-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;ta zırhlı polis aracıyla otomobilin çarpıştığı korkunç kazada 1 kişi öldü, 2&#039;si polis 5 kişi yaraladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e11-19.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, zırhlı, polis, aracı, kaza, yaptı:, ölü, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars'ta zırhlı polis aracıyla otomobilin çarpıştığı korkunç kazada 1 kişi öldü, 2'si polis 5 kişi yaraladı. Kaza, 07.30 sıralarında Kars-Erzurum kara yolu Havaalanı kavşağında meydana geldi. Uygulama noktasında görevli polisleri taşıyan zırhlı araç ile T.Ö. yönetimindeki 36 FH 429 plakalı araç otomobil kavşakta çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Araçlardan çıkarılan polis memurları M.B, ve T.Ö, ile T.Ö., V.E., S.E., D.E. ve F.E. Harakani Devlet Hastanesi ile Kafkas Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezine kaldırıldı.

Kazada ağır yaralanan V.E(45), yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;daki tüm okullarda &amp;quot;Afet Farkındalık Eğitimi&amp;quot; uygulanacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/istanbuldaki-tum-okullarda-afet-farkindalik-egitimi-uygulanacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/istanbuldaki-tum-okullarda-afet-farkindalik-egitimi-uygulanacak</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 28 Nisan Pazartesi günü, kent genelindeki tüm resmi ve özel okullarda ilk ders saatinin &quot;Afet Farkındalık Eğitimi&quot; olarak işlenmesine karar verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/g-8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İstanbuldaki, tüm, okullarda, Afet, Farkındalık, Eğitimi, uygulanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 28 Nisan Pazartesi günü, kent genelindeki tüm resmi ve özel okullarda ilk ders saatinin "Afet Farkındalık Eğitimi" olarak işlenmesine karar verdi.

Müdürlükten yapılan açıklamada, öğrencilerin deprem ve diğer afetlerde nasıl doğru davranmaları gerektiği anlatılacak; "çök–kapan–tutun" uygulaması yapılacak, afet ve acil durum çantası hazırlama, toplanma alanlarının önemi gibi temel bilgiler verilecek.

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, afetlere karşı bilinçli olmanın önemine dikkat çekerek, "En etkili hazırlık eğitimdir. Çocuklarımıza, afet öncesinde, sırasında ve sonrasında alınabilecek önlemleri öğretmeyi amaçlıyoruz." dedi. Yentür, afet bilincinin sadece öğrencilerle sınırlı kalmayacağını, yıl sonuna kadar Okul Aile Birlikleri başkan ve yöneticilerinin de Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı 16 saatlik "Afet Farkındalığı Eğitimi" modülüne dahil edileceğini belirtti.

"Afet anlarında birlik olmayı başaran güçlü bir eğitim camiası olduğumuzun bilinciyle, çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz." diyen Yentür, aileleri de bu sürece dahil ederek afetlere karşı daha dirençli bir toplum oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta sabah namazı buluşmaları geleneği devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-sabah-namazi-bulusmalari-gelenegi-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-sabah-namazi-bulusmalari-gelenegi-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Kars İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü organizesiyle sabah namazı buluşmaları Ebu&#039;l-Hasan El-Harakânî Camii&#039;nde gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e2-33.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:44:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, sabah, namazı, buluşmaları, geleneği, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars'ta vatandaşlar sabah namazı buluşmalarına devam ediyor. Kars İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü organizesiyle sabah namazı buluşmaları Ebu'l-Hasan El-Harakânî Camii'nde gerçekleştirildi.

Buluşmada tesbihatın ardından Din Hizmetleri Uzmanı Mahmut Çağin sohbetlerini gerçekleştirdi. Sohbet sonrası Cami görevlileri Musa Çalışcı, Yasin Yıldız ve hayırseverlerin katkılarıyla hazırlanan ikramlar cami cemaatine sunuldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kötü gün dostu Mustafa Kaplan</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/koetu-gun-dostu-mustafa-kaplan</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/koetu-gun-dostu-mustafa-kaplan</guid>
<description><![CDATA[ Başkent futbolunu en iyi bilen teknik adamlardan birisidir… Gençlerbirliği’nde, Ankaragücü’nde ve çok sevdiği Hacettepe’de de ne zaman sıkıntı olsa akla ilk gelen isim genellikle o olur… Çünkü tek amacı vardır, o da Ankara futboluna hizmet… Kelimenin tam anlamıyla kötü gün dostudur… Kimsenin giymeye cesaret edemediği ateşten gömleği, hiç düşünmeden üzerine geçirir.

Her iki güzide ekibimizde de yıllarca yardımcı antrenörlük yaptı. İlk teknik direktörlük deneyimi de 2011 yılında Zumdick’in istifa etmesinden sonra Gençlerbirliği’nde yaşadı. Bu kulübümüze çeşitli dönemlerde tam 5 kez görev yaptı. Şimdi de daha önce 4 defa görev yaptığı Ankaragücü’nün en zor döneminde gelmekten çekinmedi.

Evet Mustafa Hocadan bahsediyoruz, Mustafa Kaplan’dan…

Bu sefer gerçekten işi çok zor, 115 yıllık koca çınar bir alt lige düştü, düşüyor… Son Manisa deplasmanı kader maçıydı. 1.ligin en kötü savuma yapan ekipleri arasında yer alan Ege temsilcisi karşısında bir puan alsa bile ligde kalma ümidini artırabileceği maçta 18’inci yenilgisini alarak kendini ateşin tam ortasına attı. Kalan Çorum, Keçiörengücü ve Amed maçlarını da Ankara’da oynama gibi fikstür avantajına sahip olması da sarı- lacivertliler için neredeyse bir anlam taşımıyor. Çünkü sarı-lacivertlilerin en büyük handikabı, birkaç istisna dışında takım aidiyetinden bihaber, ruhsuz ve vurdumduymaz futbolcu kadrosunun olması.

O kadar işi salmışlar ki, maaşların ödenmesi ve kulüp tarihinin en büyük primlerinden birinin vaat edilmesi bile kıllarını kıpırdatmaya yetmiyor, o kadar ruhsuzlar… Manisa’da 6 puanlık maçtan yenik ayrılması ve rakiplerinden diğeri olan Şanlıurfa’nın deplasmanda Pendik’i devirmesiyle Ankaragücü’nü bir anda kendini 18.sırada buluverdi.

Elindeki tüm avantajları, son 6 haftada aldığı 5 yenilgi ve bir beraberlikle tam bir mirasyedi zihniyetiyle bir bir kaybeden Başkent ekibi, kendi kaderini belirlemekten bile aciz bir konuma düşerek, rakiplerinin alacağı sonuçlara mahkûm duruma bıraktı.

Mustafa Hocanın moralini daha fazla bozmak istemiyorum ama bu futbolcu topluluğuyla hiçbir şey olmayacak gibi… Önemli olan bence kulübün şanlı tarihine daha fazla darbe vurmadan, bu ruhsuz futbolculardan medet ummadan, takım için savaşacak mert gençlere forma verilmesi en doğru hareket olur.

Düşülecekse de hiç olmazsa şerefini yerlere düşürmeyecek şekilde düşülsün. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kötü, gün, dostu, Mustafa, Kaplan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Başkent futbolunu en iyi bilen teknik adamlardan birisidir… Gençlerbirliği’nde, Ankaragücü’nde ve çok sevdiği Hacettepe’de de ne zaman sıkıntı olsa akla ilk gelen isim genellikle o olur… Çünkü tek amacı vardır, o da Ankara futboluna hizmet… Kelimenin tam anlamıyla kötü gün dostudur… Kimsenin giymeye cesaret edemediği ateşten gömleği, hiç düşünmeden üzerine geçirir.

Her iki güzide ekibimizde de yıllarca yardımcı antrenörlük yaptı. İlk teknik direktörlük deneyimi de 2011 yılında Zumdick’in istifa etmesinden sonra Gençlerbirliği’nde yaşadı. Bu kulübümüze çeşitli dönemlerde tam 5 kez görev yaptı. Şimdi de daha önce 4 defa görev yaptığı Ankaragücü’nün en zor döneminde gelmekten çekinmedi.

Evet Mustafa Hocadan bahsediyoruz, Mustafa Kaplan’dan…

Bu sefer gerçekten işi çok zor, 115 yıllık koca çınar bir alt lige düştü, düşüyor… Son Manisa deplasmanı kader maçıydı. 1.ligin en kötü savuma yapan ekipleri arasında yer alan Ege temsilcisi karşısında bir puan alsa bile ligde kalma ümidini artırabileceği maçta 18’inci yenilgisini alarak kendini ateşin tam ortasına attı. Kalan Çorum, Keçiörengücü ve Amed maçlarını da Ankara’da oynama gibi fikstür avantajına sahip olması da sarı- lacivertliler için neredeyse bir anlam taşımıyor. Çünkü sarı-lacivertlilerin en büyük handikabı, birkaç istisna dışında takım aidiyetinden bihaber, ruhsuz ve vurdumduymaz futbolcu kadrosunun olması.

O kadar işi salmışlar ki, maaşların ödenmesi ve kulüp tarihinin en büyük primlerinden birinin vaat edilmesi bile kıllarını kıpırdatmaya yetmiyor, o kadar ruhsuzlar… Manisa’da 6 puanlık maçtan yenik ayrılması ve rakiplerinden diğeri olan Şanlıurfa’nın deplasmanda Pendik’i devirmesiyle Ankaragücü’nü bir anda kendini 18.sırada buluverdi.

Elindeki tüm avantajları, son 6 haftada aldığı 5 yenilgi ve bir beraberlikle tam bir mirasyedi zihniyetiyle bir bir kaybeden Başkent ekibi, kendi kaderini belirlemekten bile aciz bir konuma düşerek, rakiplerinin alacağı sonuçlara mahkûm duruma bıraktı.

Mustafa Hocanın moralini daha fazla bozmak istemiyorum ama bu futbolcu topluluğuyla hiçbir şey olmayacak gibi… Önemli olan bence kulübün şanlı tarihine daha fazla darbe vurmadan, bu ruhsuz futbolculardan medet ummadan, takım için savaşacak mert gençlere forma verilmesi en doğru hareket olur.

Düşülecekse de hiç olmazsa şerefini yerlere düşürmeyecek şekilde düşülsün.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AKP’nin miadı doldu!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akpnin-miadi-doldu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akpnin-miadi-doldu</guid>
<description><![CDATA[ Değerli dostlar;

Türkiye’nin siyasi gündemi inanılmaz bir kaotik sürece girdi.

Bu sürecin başlangıcı, daha önceki yazılarımda da zaman zaman anımsattığım gibi AKP-FETÖ ortaklığının “devleti ele geçirme” mücadelesi ile başladı.

Mücadele o kadar kanlı oldu ki yaşanan terör eylemlerinde ve toplumsal olaylarda neredeyse bine yakın insan öldü.

İktidar kavgasını AKP kazandı, eski yol arkadaşları ya yurt dışına kaçtı ya da hapiste.

Parlamenter sistem değiştirilip, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi.

Sistem değişikliği ile birlikte her şey daha iyi olacaktı!

Nerde…

Daha kötü oldu.

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar – baskılar o kadar çok  arttı ki…

Muhalefete yargı eliyle başlatılan operasyon toplumsal tepkiyi yükseltti.

Lise öğrencileri bile haksızlıklar nedeniyle eylem yapar hale geldi.

Zaman zaman sorulur, “Meydanlar gösterge midir” diye?

Evet, göstergedir.

Sağın kalesi olarak bilinen Yozgat’ta CHP’nin yaptığı miting sanırım tarihe geçti.

Yüzlerce traktör binlerce çiftçi artık Erdoğan’ı istemediklerini açıkça haykırdılar.

CHP otobüsünün üstünde konuşan çiftçinin “Turpunan şalgam ilen ülke yönetilemez. Ülke adaletle yönetilir” açıklaması iktidarın ne kadar acımasız, halktan uzaklaştığının; acınılası duruma düştüğünün göstergesiydi.

….

Demokrasi, refah ve özgürlük vaadiyle vatandaşın oyunu alan ve 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP için  artık sona yaklaşıldı.

Çünkü, AKP artık halktan uzaklaştı.

Ülke azgın bir azınlık tarafından yönetiliyor.

Toplumsal sefalet Erdoğan’ın umurunda değil.

O nedenle AKP’de daha önce ülkenin kaderinde söz sahibi olup süreç içinde başkalaşan Demokrat Parti,

 Adalet Partisi,

 Anavatan Partisi,

 Doğru Yol Partisi,

 Demokratik Sol Parti gibi

AKP’de önümüzdeki ilk seçimde siyaset tarihinin tozlu rafında yerini alacak.

Bu nedenledir ki iktidar nimetlerinden yararlanan sermaye sahiplerinin büyük bölümü yurt dışında yatırımı tercih ediyor.

İngiltere ve ABD en çok tercih edilen ülkeler arasında yer alıyor.

Ne ilginç!

Tarikatlar da gariban Türk vatandaşından aldığı parayı gayri menkul olarak bu ülkelerde değerlendiriyor.

Gemi terkediliyor.

Çünkü, AKP’nin miadı doldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AKP’nin, miadı, doldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Değerli dostlar;

Türkiye’nin siyasi gündemi inanılmaz bir kaotik sürece girdi.

Bu sürecin başlangıcı, daha önceki yazılarımda da zaman zaman anımsattığım gibi AKP-FETÖ ortaklığının “devleti ele geçirme” mücadelesi ile başladı.

Mücadele o kadar kanlı oldu ki yaşanan terör eylemlerinde ve toplumsal olaylarda neredeyse bine yakın insan öldü.

İktidar kavgasını AKP kazandı, eski yol arkadaşları ya yurt dışına kaçtı ya da hapiste.

Parlamenter sistem değiştirilip, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi.

Sistem değişikliği ile birlikte her şey daha iyi olacaktı!

Nerde…

Daha kötü oldu.

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar – baskılar o kadar çok  arttı ki…

Muhalefete yargı eliyle başlatılan operasyon toplumsal tepkiyi yükseltti.

Lise öğrencileri bile haksızlıklar nedeniyle eylem yapar hale geldi.

Zaman zaman sorulur, “Meydanlar gösterge midir” diye?

Evet, göstergedir.

Sağın kalesi olarak bilinen Yozgat’ta CHP’nin yaptığı miting sanırım tarihe geçti.

Yüzlerce traktör binlerce çiftçi artık Erdoğan’ı istemediklerini açıkça haykırdılar.

CHP otobüsünün üstünde konuşan çiftçinin “Turpunan şalgam ilen ülke yönetilemez. Ülke adaletle yönetilir” açıklaması iktidarın ne kadar acımasız, halktan uzaklaştığının; acınılası duruma düştüğünün göstergesiydi.

….

Demokrasi, refah ve özgürlük vaadiyle vatandaşın oyunu alan ve 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP için  artık sona yaklaşıldı.

Çünkü, AKP artık halktan uzaklaştı.

Ülke azgın bir azınlık tarafından yönetiliyor.

Toplumsal sefalet Erdoğan’ın umurunda değil.

O nedenle AKP’de daha önce ülkenin kaderinde söz sahibi olup süreç içinde başkalaşan Demokrat Parti,

 Adalet Partisi,

 Anavatan Partisi,

 Doğru Yol Partisi,

 Demokratik Sol Parti gibi

AKP’de önümüzdeki ilk seçimde siyaset tarihinin tozlu rafında yerini alacak.

Bu nedenledir ki iktidar nimetlerinden yararlanan sermaye sahiplerinin büyük bölümü yurt dışında yatırımı tercih ediyor.

İngiltere ve ABD en çok tercih edilen ülkeler arasında yer alıyor.

Ne ilginç!

Tarikatlar da gariban Türk vatandaşından aldığı parayı gayri menkul olarak bu ülkelerde değerlendiriyor.

Gemi terkediliyor.

Çünkü, AKP’nin miadı doldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Anadolu Ne Diyor?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/anadolu-ne-diyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/anadolu-ne-diyor</guid>
<description><![CDATA[ CHP&#039;nin Yozgat mitingi uzun zamandır alışkın olduğumuz miting biçimlerinden oldukça farkı gerçekleşti... Parti lideri Özgür Özel miting alanına çiftçilerle birlikte traktörlerle giriş yaparak CHP&#039;nin hep eleştiri aldığı &quot;sahada olmamak&quot; algısını da yerle bir etmiş oldu. Gazetecilerle konuşan çiftçiler ise fiyatlardan, geçim mücadelelerinden bahsederek aslında hayatın akışının ne kadar zorlaştığını bir kez daha gözler önüne serdiler. Bu mitingten çıkarmamız gereken sonuçlar neler?

Öncelikle mitingin AKP&#039;nin kalesi kabul edilen illerden biri olan Yozgat&#039;ta gerçekleşmesi ve halkın yoğun ilgisi oldukça şaşırtıcı bir gelişmeydi. Genel seçimlerde Yozgat&#039;ın verdiği oylara bakılırsa böyle bir mitingi hayal etmek birkaç yıl öncesinde mümkün değildi. Üstelik katılan kitlenin başta çiftçiler olması &quot;CHP sadece beyaz yakalıların partisidir.&quot; algısının kırılması açısından da oldukça değerli bir gelişme. Belki de 1980&#039;lerden beri Anadolu&#039;da destek göremeyen partinin öncelikle yerel seçimlerde şimdiyse mitinglerde Anadolu&#039;dan aldığı destek bir dönüşümün ayak sesleri olabilir.

Bunun haricinde benim dikkatimi çeken asıl şey ise CHP&#039;nin aktif siyaset sahnesine sonunda dönüş yapabilmesi oldu. Aslında burada başarı seçmenin başarısıdır kesinlikle. Kendimizi bildiğimizden beri bize söylenilen ezbere bir &quot;Cumhuriyeti bize altın tepsiyle sundular, bizim millet değerini anlayamadı.&quot; sözü de bu süreçte çürümeye yüz tutumuştur. Seçmen artık partisinin istediği şekle bürünmemektedir aksine partisini kendileştirmektedir. Beklentilerini hiç olmadığı kadar açık beyan eden halk aslında CHP&#039;ye şunu yap dediğinde artık bir karşılığını almaktadır. 

Demokrasimiz için tedirginlik duyduğumuz günlerde halk hiç olmadığı kadar cumhuriyetini ve demokrasisini yönlendirip oy verdiği kişilerden hesap sormakla birlikte &quot;Hayır, sen benim istediğim gibi olacaksın!&quot; talebini siyasilere doğru bir biçimde iletebilmeyi başarmıştır. Biliyorum, hepimiz büyük bir buhran duygusuyla adeta kaybolmuşçasına takip ediyoruz gelişmeleri ama hayır burada bir umutsuzluk yok dostlar. Sonunda demokratik katılımcı zihniyeti sadece büyük kentlerin belirli semtlerine hapseden zihniyetten arınıp hep birlikte siyasete yön verebiliyoruz. Şüphesiz bu halkın gücüdür.

Siyasiler halka emir veren Ortadoğu zihniyetini terk etmek zorundadırlar, çünkü asıl emri artık halk veriyor ve bu klişeleşmiş popülist siyasetten de sonunda arınmamızı başlatacaktır. Tek tipleşen partilerden ziyade bir bütün olmayı öğreniyoruz ve bu ülkenin değerlerine yediden yetmişe, doğudan batıya sahip çıkıyoruz. Bu yüzleşme sürecinin ardından inanıyorum ki kazanan demokrasimiz olacaktır ve daha öncesinde hiç olmadığı kadar yarattığı cumhuriyete sahip çıkacaktır. 

Bu ülkenin insanı her şeyin en güzelini hakettiği gibi demokrasinin de en güzeline layıktır. Önemli olan partici siyaset altında birleşmek de değil üstelik, aksine bu değerlerin farkında olan ve sahip çıkan bir halk yaratabilmek. Sonrasında kimin nereye oy verdiği de kimseyi rahatsız etmeyecektir, bu süreç Türkiye&#039;nin kendi &quot;Toplum Sözleşmesi&quot;ni yazdığı bir zihniyete evrilecektir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Anadolu, Diyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[CHP'nin Yozgat mitingi uzun zamandır alışkın olduğumuz miting biçimlerinden oldukça farkı gerçekleşti... Parti lideri Özgür Özel miting alanına çiftçilerle birlikte traktörlerle giriş yaparak CHP'nin hep eleştiri aldığı "sahada olmamak" algısını da yerle bir etmiş oldu. Gazetecilerle konuşan çiftçiler ise fiyatlardan, geçim mücadelelerinden bahsederek aslında hayatın akışının ne kadar zorlaştığını bir kez daha gözler önüne serdiler. Bu mitingten çıkarmamız gereken sonuçlar neler?

Öncelikle mitingin AKP'nin kalesi kabul edilen illerden biri olan Yozgat'ta gerçekleşmesi ve halkın yoğun ilgisi oldukça şaşırtıcı bir gelişmeydi. Genel seçimlerde Yozgat'ın verdiği oylara bakılırsa böyle bir mitingi hayal etmek birkaç yıl öncesinde mümkün değildi. Üstelik katılan kitlenin başta çiftçiler olması "CHP sadece beyaz yakalıların partisidir." algısının kırılması açısından da oldukça değerli bir gelişme. Belki de 1980'lerden beri Anadolu'da destek göremeyen partinin öncelikle yerel seçimlerde şimdiyse mitinglerde Anadolu'dan aldığı destek bir dönüşümün ayak sesleri olabilir.

Bunun haricinde benim dikkatimi çeken asıl şey ise CHP'nin aktif siyaset sahnesine sonunda dönüş yapabilmesi oldu. Aslında burada başarı seçmenin başarısıdır kesinlikle. Kendimizi bildiğimizden beri bize söylenilen ezbere bir "Cumhuriyeti bize altın tepsiyle sundular, bizim millet değerini anlayamadı." sözü de bu süreçte çürümeye yüz tutumuştur. Seçmen artık partisinin istediği şekle bürünmemektedir aksine partisini kendileştirmektedir. Beklentilerini hiç olmadığı kadar açık beyan eden halk aslında CHP'ye şunu yap dediğinde artık bir karşılığını almaktadır. 

Demokrasimiz için tedirginlik duyduğumuz günlerde halk hiç olmadığı kadar cumhuriyetini ve demokrasisini yönlendirip oy verdiği kişilerden hesap sormakla birlikte "Hayır, sen benim istediğim gibi olacaksın!" talebini siyasilere doğru bir biçimde iletebilmeyi başarmıştır. Biliyorum, hepimiz büyük bir buhran duygusuyla adeta kaybolmuşçasına takip ediyoruz gelişmeleri ama hayır burada bir umutsuzluk yok dostlar. Sonunda demokratik katılımcı zihniyeti sadece büyük kentlerin belirli semtlerine hapseden zihniyetten arınıp hep birlikte siyasete yön verebiliyoruz. Şüphesiz bu halkın gücüdür.

Siyasiler halka emir veren Ortadoğu zihniyetini terk etmek zorundadırlar, çünkü asıl emri artık halk veriyor ve bu klişeleşmiş popülist siyasetten de sonunda arınmamızı başlatacaktır. Tek tipleşen partilerden ziyade bir bütün olmayı öğreniyoruz ve bu ülkenin değerlerine yediden yetmişe, doğudan batıya sahip çıkıyoruz. Bu yüzleşme sürecinin ardından inanıyorum ki kazanan demokrasimiz olacaktır ve daha öncesinde hiç olmadığı kadar yarattığı cumhuriyete sahip çıkacaktır. 

Bu ülkenin insanı her şeyin en güzelini hakettiği gibi demokrasinin de en güzeline layıktır. Önemli olan partici siyaset altında birleşmek de değil üstelik, aksine bu değerlerin farkında olan ve sahip çıkan bir halk yaratabilmek. Sonrasında kimin nereye oy verdiği de kimseyi rahatsız etmeyecektir, bu süreç Türkiye'nin kendi "Toplum Sözleşmesi"ni yazdığı bir zihniyete evrilecektir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayat bu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hayat-bu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hayat-bu</guid>
<description><![CDATA[ Ağzı olan konuşuyor diye bir söz vardır ya…

Doğrusu bize çok uygun düşüyor…

Bize derken, sana, bana, ona…

En çok da politikacılara…

Çok konuşmak, çok yanlışı da beraberinde getiriyor…

O yanlışlar bazen fıkralardan da komik durumlar yaratabiliyor.

Gülmeye hasret kaldığımız bugünlerde yaraya merhem olur, kahkaha attırmaz belki ama en azından tebessüm ettirir düşüncesiyle derlediğimiz birkaç örnek:

Süleyman Demirel

.Türkiye&#039;de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?

·        Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh Ege bir göl değildir.

·        Ya neresini sıksaydım? (İngiltere Dış İşleri Temsilcisi&#039;nin halk tepkisi aldığı bir dönemde, temsilcinin elini sıktığı zaman gazetecilerin sorularına karşılık.)

Tansu Çiller:

·        Cenab-ı Allah&#039;ı size emanet ediyorum

·        “Mesut Yılmaz iktidarsızdır.” (İstikrarsızdır demeye çalışıyor.)

·        Gökhun Yazıtları (Göktürk Yazıtları demeye çalışıyor.)

·        Mübarek kurban şeker bayramınız kutlu olsun.

·        Boğazlıyan Kaymakamı&#039;na: “Boğazlanan kaymakam’’

·        Trabzon&#039;u Akdeniz’in incisi yapacağım.

·        Tansu Çiller halka sesleniyor:

·         Kırat&#039;ın yemini verecek misiniz? (Oy istiyor.)

·        - Vereceğiz.

·        - Biz de sizin yeminizi vereceğiz.

Turgut Özal

·        Benim memurum işini bilir.

·        Biraz da küçük Turgut&#039;la oynasınlar

Recep Tayyip Erdoğan

·        23 Nisan’da geçici olarak koltuğuna oturan çocuğa: Başbakan sensin, ister asar, ister kesersin.

·        Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum. Onun için fırsat eşitliği demeyi tercih ediyorum. Kadınlar ve erkekler farklıdır, birbirinin mütemmimidir.

Kemal Kılıçdaroğlu

·        Kağıttepe&#039;de ev tuttum. (Belediye başkan adayı olduğu İstanbul’un Kağıthane (İçesinden bahsediyor.)

·        Başkan Haliç&#039;i temizleyecek ve İzmirliler Haliç&#039;te yüzecek.

·        Biz sayın başbakan gibi söz verip sözümüzde duran insanlardan değiliz.

·        Devlet Bahçeli:2009&#039;u yazarken de iki sıfır var. Soldaki sıfır ikinin yanında. Attınız. 2. sağdaki sıfır 9&#039;un yanında. Attınız. Kaldı mı dokuz? İki ile dokuz yanyana 29. İki ile 9&#039;u toplayın 11. 29 artı 11 kırk yapar! İşte size Milliyetçi Hareket Partisinin kırkıncı yılı! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ağzı olan konuşuyor diye bir söz vardır ya…

Doğrusu bize çok uygun düşüyor…

Bize derken, sana, bana, ona…

En çok da politikacılara…

Çok konuşmak, çok yanlışı da beraberinde getiriyor…

O yanlışlar bazen fıkralardan da komik durumlar yaratabiliyor.

Gülmeye hasret kaldığımız bugünlerde yaraya merhem olur, kahkaha attırmaz belki ama en azından tebessüm ettirir düşüncesiyle derlediğimiz birkaç örnek:

Süleyman Demirel

.Türkiye'de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?

·        Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh Ege bir göl değildir.

·        Ya neresini sıksaydım? (İngiltere Dış İşleri Temsilcisi'nin halk tepkisi aldığı bir dönemde, temsilcinin elini sıktığı zaman gazetecilerin sorularına karşılık.)

Tansu Çiller:

·        Cenab-ı Allah'ı size emanet ediyorum

·        “Mesut Yılmaz iktidarsızdır.” (İstikrarsızdır demeye çalışıyor.)

·        Gökhun Yazıtları (Göktürk Yazıtları demeye çalışıyor.)

·        Mübarek kurban şeker bayramınız kutlu olsun.

·        Boğazlıyan Kaymakamı'na: “Boğazlanan kaymakam’’

·        Trabzon'u Akdeniz’in incisi yapacağım.

·        Tansu Çiller halka sesleniyor:

·         Kırat'ın yemini verecek misiniz? (Oy istiyor.)

·        - Vereceğiz.

·        - Biz de sizin yeminizi vereceğiz.

Turgut Özal

·        Benim memurum işini bilir.

·        Biraz da küçük Turgut'la oynasınlar

Recep Tayyip Erdoğan

·        23 Nisan’da geçici olarak koltuğuna oturan çocuğa: Başbakan sensin, ister asar, ister kesersin.

·        Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum. Onun için fırsat eşitliği demeyi tercih ediyorum. Kadınlar ve erkekler farklıdır, birbirinin mütemmimidir.

Kemal Kılıçdaroğlu

·        Kağıttepe'de ev tuttum. (Belediye başkan adayı olduğu İstanbul’un Kağıthane (İçesinden bahsediyor.)

·        Başkan Haliç'i temizleyecek ve İzmirliler Haliç'te yüzecek.

·        Biz sayın başbakan gibi söz verip sözümüzde duran insanlardan değiliz.

·        Devlet Bahçeli:2009'u yazarken de iki sıfır var. Soldaki sıfır ikinin yanında. Attınız. 2. sağdaki sıfır 9'un yanında. Attınız. Kaldı mı dokuz? İki ile dokuz yanyana 29. İki ile 9'u toplayın 11. 29 artı 11 kırk yapar! İşte size Milliyetçi Hareket Partisinin kırkıncı yılı!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MB’nin eli zayıflatıldı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mbnin-eli-zayiflatildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mbnin-eli-zayiflatildi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve kurmayları ile bazı belediye başkanlarına yönelik 19 Mart tarihinde başlatılan gözaltı kararlarının ülkeye faturası büyümeye devam ediyor.

Gözaltı kararları ile birlikte piyasalarda döviz kurlarında hareketlilik başladı. Doların 42 TL’leri, Avro’nun 46 TL’leri görecek kadar oluşan volatilitenin düşürülmesi için Merkez Bankası devreye girmek zorunda kaldı.

Merkez Bankası’nın müdahaleleri ile nispeten kurlar yukarılarda dengelense de yaşanan gözaltı kararlarından duyulan endişeler nedeniyle piyasa kendi içerisinde bir kilitlenme yaşadı. Özellikle emtia içerikli ürünlerin fiyatları başta olmak üzere birçok ürünün fiyatlarının artacağı düşüncesiyle piyasaya sürülmediği ya da yüksek fiyattan sürüldüğü gözlenmişti.

Yine muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve gözaltına alınmasının ardından muhalefet tarafından bazı ürün gruplarında ve market zincirlerine yönelik başlatılan boykot kararı oldu. Ancak boykot kararından sonra, boykot edilen kesimlerin rakibi firmalar piyasada tekel oluşturmuş gibi ürün fiyatlarında artışa gittiler. Yani bir kısım esnaf ve market kesimine yönelik alınan boykot kararı onların rakiplerinin ekmeğine yağ sürdü.

Bu durum Merkez Bankası’nın kontrol altına almaya çalıştığı enflasyon üzerinde artış yönlü bir baskı oluşturmaya başladı. Enflasyonun artış yönlü bir sürece geldiği MB’nin Politika Faizi Kararına “Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir” ifadeleri ile yansıdı.

Öte yandan MB piyasalarda yaşanan hareketliliğe döviz kurlarının da eklenmesini önlemek için 19 Mart-15 Nisan arasında yaptığı müdahaleler sonucu rezervlerinde 48 milyar TL erimeye oluştu.

İşte rezervlerde oluşan bu zararı çevirmek zorunda kalan banka, dün ek sıkılaştırma kararları aldı. Politika faizindeki indirim periyodunu ‘şahin’ bir kararla değiştirdi. Faizi 350 baz puan artırdı.

Banka, 22 ayın ardından ilk olarak geçtiğimiz yılın 26 Aralık PPK toplantısında başlattığı faiz indirim sürecini böylece sona erdirmiş oldu. Banka, 2024 yılı Aralık ayında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 50&#039;den 47,5&#039;e düşürmüştü. En son 23 Ocak&#039;ta toplanan Kurul faizi düşürmeyi sürdürerek politika faizinin yüzde 45&#039;e indirilmesine karar vermişti. Banka son olarak geçtiğimiz mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yılın ikinci faiz kararı ile 250 baz puanlık indirimle yüzde 42,5&#039;e düşürmüştü.

17 Nisan tarihli Para Politikası Kurulu (Kurul) toplantısında Nisan ayı politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya yükseltilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46’dan yüzde 49’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41’den yüzde 44,5’e yükseltti. 

Merkezin elinin zayıfladığı bir önceki haftadan ortaya çıktı. Çünkü, 11 Nisan haftasında brüt rezervler 154.3 milyar dolardan 147.5 milyar dolara geriledi. Net rezervler aynı hafta 48.7 miyar dolardan 38.9 dolara geriledi. Swap hariç net rezervlerde de erime sürüyor. 11 Nisan haftasında swap hariç net rezervler 20.8 milyar doları buldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler 31.1 milyar dolar seviyesinde idi.

Alınan bu karar Merkez Bankası’nın faizleri yeniden yükseltmeye başlayacağını ortaya koyuyor. Bu kapsamda enflasyonda gerilemeyi planlayan bütün beklentilerin de boşa çıktığını belirtelim. Çünkü geçtiğimiz yılın son ayında Reuters&#039;ın anketine göre 2025 yıl sonu politika faizi beklentilerinin ortalaması yüzde 28,50 olarak belirlenmişti. Alınan faiz artırım kararı ile artık bu orana 2025 yılında yaklaşılması ihtimalinin zayıfladığını söyleyebiliriz.

Yine faiz artırım kararı ile piyasaların lokomotifi olan inşaat sektörünün hareketlenmesi de duracaktır. Faiz artırımı ile kredili konut satışları düşeceği gibi yaklaşık 200 yan sektörün de faaliyet kabiliyetinin önümüzdeki aylarda yavaşlamaya başlayacağını söyleyebiliriz.

Öte yandan küresel piyasalardaki sıkıntıların ciddi yansıdığı AB ülkelerinin Merkez Bankası ECB ise faizi 25 baz puan indirdi. Merkez Bankası ile aynı gün faiz kararını açıklayan ECB faiz koridorunu 2.50’den 2.25’e geriletti.

Her iki merkez bankası kararlarının bile piyasalarda ekonomik sıkıntıların dalgalanmaya yol açma uzunluğunun, siyasi kararlar karşısında daha az etkili olduğunu ortaya koydu. Trump’ın başlattığı küresel sıkıntıların önümüzdeki aylarda yansımasının beklendiği Türkiye, Mart ayı ortası ile Nisan ayı ortasında aldığı siyasi kararlar nedeniyle ekonomik sıkıntı içerisine düşmüş olan AB ülkelerinden yine olumsuz yönde ayrışmış oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>MB’nin, eli, zayıflatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve kurmayları ile bazı belediye başkanlarına yönelik 19 Mart tarihinde başlatılan gözaltı kararlarının ülkeye faturası büyümeye devam ediyor.

Gözaltı kararları ile birlikte piyasalarda döviz kurlarında hareketlilik başladı. Doların 42 TL’leri, Avro’nun 46 TL’leri görecek kadar oluşan volatilitenin düşürülmesi için Merkez Bankası devreye girmek zorunda kaldı.

Merkez Bankası’nın müdahaleleri ile nispeten kurlar yukarılarda dengelense de yaşanan gözaltı kararlarından duyulan endişeler nedeniyle piyasa kendi içerisinde bir kilitlenme yaşadı. Özellikle emtia içerikli ürünlerin fiyatları başta olmak üzere birçok ürünün fiyatlarının artacağı düşüncesiyle piyasaya sürülmediği ya da yüksek fiyattan sürüldüğü gözlenmişti.

Yine muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve gözaltına alınmasının ardından muhalefet tarafından bazı ürün gruplarında ve market zincirlerine yönelik başlatılan boykot kararı oldu. Ancak boykot kararından sonra, boykot edilen kesimlerin rakibi firmalar piyasada tekel oluşturmuş gibi ürün fiyatlarında artışa gittiler. Yani bir kısım esnaf ve market kesimine yönelik alınan boykot kararı onların rakiplerinin ekmeğine yağ sürdü.

Bu durum Merkez Bankası’nın kontrol altına almaya çalıştığı enflasyon üzerinde artış yönlü bir baskı oluşturmaya başladı. Enflasyonun artış yönlü bir sürece geldiği MB’nin Politika Faizi Kararına “Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir” ifadeleri ile yansıdı.

Öte yandan MB piyasalarda yaşanan hareketliliğe döviz kurlarının da eklenmesini önlemek için 19 Mart-15 Nisan arasında yaptığı müdahaleler sonucu rezervlerinde 48 milyar TL erimeye oluştu.

İşte rezervlerde oluşan bu zararı çevirmek zorunda kalan banka, dün ek sıkılaştırma kararları aldı. Politika faizindeki indirim periyodunu ‘şahin’ bir kararla değiştirdi. Faizi 350 baz puan artırdı.

Banka, 22 ayın ardından ilk olarak geçtiğimiz yılın 26 Aralık PPK toplantısında başlattığı faiz indirim sürecini böylece sona erdirmiş oldu. Banka, 2024 yılı Aralık ayında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 50'den 47,5'e düşürmüştü. En son 23 Ocak'ta toplanan Kurul faizi düşürmeyi sürdürerek politika faizinin yüzde 45'e indirilmesine karar vermişti. Banka son olarak geçtiğimiz mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yılın ikinci faiz kararı ile 250 baz puanlık indirimle yüzde 42,5'e düşürmüştü.

17 Nisan tarihli Para Politikası Kurulu (Kurul) toplantısında Nisan ayı politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya yükseltilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46’dan yüzde 49’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41’den yüzde 44,5’e yükseltti. 

Merkezin elinin zayıfladığı bir önceki haftadan ortaya çıktı. Çünkü, 11 Nisan haftasında brüt rezervler 154.3 milyar dolardan 147.5 milyar dolara geriledi. Net rezervler aynı hafta 48.7 miyar dolardan 38.9 dolara geriledi. Swap hariç net rezervlerde de erime sürüyor. 11 Nisan haftasında swap hariç net rezervler 20.8 milyar doları buldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler 31.1 milyar dolar seviyesinde idi.

Alınan bu karar Merkez Bankası’nın faizleri yeniden yükseltmeye başlayacağını ortaya koyuyor. Bu kapsamda enflasyonda gerilemeyi planlayan bütün beklentilerin de boşa çıktığını belirtelim. Çünkü geçtiğimiz yılın son ayında Reuters'ın anketine göre 2025 yıl sonu politika faizi beklentilerinin ortalaması yüzde 28,50 olarak belirlenmişti. Alınan faiz artırım kararı ile artık bu orana 2025 yılında yaklaşılması ihtimalinin zayıfladığını söyleyebiliriz.

Yine faiz artırım kararı ile piyasaların lokomotifi olan inşaat sektörünün hareketlenmesi de duracaktır. Faiz artırımı ile kredili konut satışları düşeceği gibi yaklaşık 200 yan sektörün de faaliyet kabiliyetinin önümüzdeki aylarda yavaşlamaya başlayacağını söyleyebiliriz.

Öte yandan küresel piyasalardaki sıkıntıların ciddi yansıdığı AB ülkelerinin Merkez Bankası ECB ise faizi 25 baz puan indirdi. Merkez Bankası ile aynı gün faiz kararını açıklayan ECB faiz koridorunu 2.50’den 2.25’e geriletti.

Her iki merkez bankası kararlarının bile piyasalarda ekonomik sıkıntıların dalgalanmaya yol açma uzunluğunun, siyasi kararlar karşısında daha az etkili olduğunu ortaya koydu. Trump’ın başlattığı küresel sıkıntıların önümüzdeki aylarda yansımasının beklendiği Türkiye, Mart ayı ortası ile Nisan ayı ortasında aldığı siyasi kararlar nedeniyle ekonomik sıkıntı içerisine düşmüş olan AB ülkelerinden yine olumsuz yönde ayrışmış oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>e&amp;Yoklama nedir?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/e-yoklama-nedir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/e-yoklama-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yoklama yaptığı haberleri geçen yıl sıkça basında yer aldı. Özellikle günlük hasılatı tespit etmek için yoklama sık başvurulan bir denetim modeli. Artık e-Yoklama da yapılıyor. Peki yoklama, e-Yoklama nedir?

 Yoklama müessesesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenleniyor. Mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olarak tanımlanıyor. Yoklamaya yetkili olanlar vergi dairesi müdürleri, yoklama memurları, yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler, vergi incelenmesine yetkili olanlar ile gelir uzmanları olarak sayılıyor.

Yoklamaya yetkili memurların yetkileri neler diye sorarsanız; ilk sırada gelen yetki, günlük hasılatı tespit etmek. Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların bu zorunluluğa uyup uymadıkları, bu cihazları belirlenmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıkları da denetim konusu yapılabiliyor. Kurallara göre kullanılıp kullanılmadığından yola çıkarak günlük hasılat tespit ediliyor.  Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığı, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği, faturasız mal bulunup bulunmadığını tespit etmek yoklama memurlarının yetkileri arasında yer alıyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı, e-Devlet Uygulamaları çerçevesinde yoklama ve denetim faaliyetlerinin mobil teknolojilerden yararlanarak gerçekleştirilmesi amacıyla “Elektronik Yoklama” projesini de hayata geçirdi.  e-Yoklama Sistemi ile yoklama ve denetim faaliyetleri klasik yoklama anlayışının dışında, mobil cihazlar ile elektronik olarak yerine getiriliyor.  Sistem ile mükelleflere ilişkin istenilen bilgilere her noktadan anlık olarak ulaşabilmenin yanı sıra, elektronik yoklama talebinde bulunan birimlere de doğrudan yoklama sonuçlarına yönelik bilgi aktarımı yapılabiliyor. GPS ile personelin hangi noktada olduğu görülerek denetim ve koordinasyonda etkinlik sağlanıyor. Denetim kanıtı niteliğindeki görsel verilerin dijital ortamda (resim, video vs.) temini ve sisteme aktarılması söz konusu olabiliyor.

Geçen yılın tamamında Gelir İdaresi Başkanlığı 2 milyon 319 bin 134 adet e-yoklama işlemi gerçekleştirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>e-Yoklama, nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yoklama yaptığı haberleri geçen yıl sıkça basında yer aldı. Özellikle günlük hasılatı tespit etmek için yoklama sık başvurulan bir denetim modeli. Artık e-Yoklama da yapılıyor. Peki yoklama, e-Yoklama nedir?

 Yoklama müessesesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenleniyor. Mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olarak tanımlanıyor. Yoklamaya yetkili olanlar vergi dairesi müdürleri, yoklama memurları, yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler, vergi incelenmesine yetkili olanlar ile gelir uzmanları olarak sayılıyor.

Yoklamaya yetkili memurların yetkileri neler diye sorarsanız; ilk sırada gelen yetki, günlük hasılatı tespit etmek. Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların bu zorunluluğa uyup uymadıkları, bu cihazları belirlenmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıkları da denetim konusu yapılabiliyor. Kurallara göre kullanılıp kullanılmadığından yola çıkarak günlük hasılat tespit ediliyor.  Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığı, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği, faturasız mal bulunup bulunmadığını tespit etmek yoklama memurlarının yetkileri arasında yer alıyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı, e-Devlet Uygulamaları çerçevesinde yoklama ve denetim faaliyetlerinin mobil teknolojilerden yararlanarak gerçekleştirilmesi amacıyla “Elektronik Yoklama” projesini de hayata geçirdi.  e-Yoklama Sistemi ile yoklama ve denetim faaliyetleri klasik yoklama anlayışının dışında, mobil cihazlar ile elektronik olarak yerine getiriliyor.  Sistem ile mükelleflere ilişkin istenilen bilgilere her noktadan anlık olarak ulaşabilmenin yanı sıra, elektronik yoklama talebinde bulunan birimlere de doğrudan yoklama sonuçlarına yönelik bilgi aktarımı yapılabiliyor. GPS ile personelin hangi noktada olduğu görülerek denetim ve koordinasyonda etkinlik sağlanıyor. Denetim kanıtı niteliğindeki görsel verilerin dijital ortamda (resim, video vs.) temini ve sisteme aktarılması söz konusu olabiliyor.

Geçen yılın tamamında Gelir İdaresi Başkanlığı 2 milyon 319 bin 134 adet e-yoklama işlemi gerçekleştirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;apos;Dur&amp;apos; ihtarına uymayan sürücü, yola kapan atan polise otomobiliyle çarpıp yaraladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dur-ihtarina-uymayan-surucu-yola-kapan-atan-polise-otomobiliyle-carpip-yaraladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dur-ihtarina-uymayan-surucu-yola-kapan-atan-polise-otomobiliyle-carpip-yaraladi</guid>
<description><![CDATA[ Mardin&#039;in Nusaybin ilçesinde ‘dur’ ihtarına uymayan sürücü, yola kapan atan polis memuruna otomobiliyle çarptı. Polis memuru yaralanırken, o anlar kameraya yansıdı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/d-u-r-i-h-t-a-r-i-n-a-u-y-m-a-y-a-n-s-u-r-u-c-u-y-o-l-a-k-a-p-a-671546-198907.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dur, ihtarına, uymayan, sürücü, yola, kapan, atan, polise, otomobiliyle, çarpıp, yaraladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Olay, öğle saatlerinde Nusaybin ilçesinde uygulama noktasında meydana geldi. Plakası henüz öğrenilemeyen otomobilin sürücüsü, kaçakçılık yaptığı şüphesiyle durdurulmak istendi. Ancak sürücü, ‘dur’ ihtarına uymadı. Takibe alınan sürücü, otomobiliyle, uygulama noktasında yola kapan atan polis memuruna çarparak kaçtı. Polis memuru yaralanırken, bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı polis, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Kaçan sürücü ise polisin takibi sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya Devlet Başkanı Putin: Ukrayna ile ateşkese olumlu bakıyoruz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-devlet-baskani-putin-ukrayna-ile-ateskese-olumlu-bakiyoruz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-devlet-baskani-putin-ukrayna-ile-ateskese-olumlu-bakiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna&#039;da sona eren geçici ateşkes süreciyle ilgili olarak, &quot;(Ukrayna&#039;nın) Genel olarak askeri faaliyetlerinde azalma görüldü. Bunu memnuniyetle karşılıyoruz ve geleceğe doğru bakmaya hazırız.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-20b6b3b0a8d50bdd48a352d71ed8d719.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Devlet, Başkanı, Putin:, Ukrayna, ile, ateşkese, olumlu, bakıyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Putin, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna’da hafta sonu ilan edilen ve bugün 00.00'da sona eren geçici ateşkesi değerlendirdi.

Çatışmaların ateşkesin ardından devam ettiğini belirten Putin, "Ateşkese olumlu bakıyoruz. Bu nedenle böyle bir inisiyatifte bulunduk. Herhangi bir barışçıl inisiyatife olumlu bakıyoruz. Kiev temsilcilerinin de bunu olumlu karşılayacağını umuyorum." diye konuştu.

Putin, Ukrayna tarafının, ilk başta ateşkes teklifini kabul etmediğine işaret ederek, "Ancak sonra orada daha akıllı şahıslar, büyük ihtimalle de yabancı küratörler, bu tür girişimlerin reddedilmesinin Kiev yönetimi için kaybetmek anlamına geldiğini söyledi. Bu nedenle (Ukrayna yetkilileri) onlar hızlı şekilde bunu kabul etti." ifadelerini kullandı.

Bunun devamı için ilan edilen ateşkesin sonuçlarını analiz edeceklerini dile getiren Putin, "(Ukrayna'nın) Genel olarak askeri faaliyetlerinde azalma görüldü. Bunu memnuniyetle karşılıyoruz ve geleceğe doğru bakmaya hazırız. Ancak buna rağmen ateşkes süreci 4 bin 900 kez ihlal edildi." dedi.

"Kiev yönetimi, sivil unsurları kullanıyor"

Sivil altyapı tesislerine saldırılarda vazgeçme ihtimalini değerlendiren Putin, daha önce Rus ordusunun Sumi kentindeki üniversitenin kongre merkezine saldırı düzenlediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu, sivil altyapı unsuru. Ancak burada Kursk bölgesinde suç işleyen Ukraynalı askerlere ödüller veriliyordu. Bunlar, işledikleri suçlardan dolayı cezalandırıldı. Kiev yönetimi, sivil unsurları kullanıyor. Restoranlarda, askeri toplantılar yapılıyor. Bunun çözülmesi ve derinden analiz edilmesi gerekiyor. Bu iki taraflı olarak da yapılabilir. Bunu göz ardı etmiyoruz. Tüm bunları analiz edeceğiz ve gerekli kararları alacağız."

Ukrayna'da geçici ateşkes

Rusya Devlet Başkanı Putin, Paskalya Bayramı nedeniyle Ukrayna'da 19 Nisan saat 18.00'den 21 Nisan saat 00.00'a kadar ateşkes ilan etme kararı aldıklarını duyurmuştu.

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Paskalya Bayramı nedeniyle ilan edilen geçici ateşkesin sona ermesinin ardından çatışmaları sürdürdüklerini bildirmişti.

Her iki taraf da bu süreçte ateşkesin ihlal edilmesi konusunda birbirini suçlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vatikan, Papa Franciscus&amp;apos;un ölüm nedenini ve vasiyetini açıkladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vatikan-papa-franciscusun-oelum-nedenini-ve-vasiyetini-acikladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vatikan-papa-franciscusun-oelum-nedenini-ve-vasiyetini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Vatikan, hayatını kaybeden Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus&#039;un ölüm nedeninin inme geçirme, komaya girme ve geri döndürülemez kalp yetmezliği olduğunu bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-0f1ae7da5f5708178200a7ddb9b34388.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vatikan, Papa, Franciscusun, ölüm, nedenini, vasiyetini, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Vatikan, bu sabah 88 yaşında yaşamını yitiren Papa Franciscus'un ölüm nedenini ve vasiyetini açıkladı. Vatikan Şehir Devleti Sağlık ve Hijyen Birimi Direktörü Prof. Andrea Arcangeli imzasıyla yayımlanan ölüm raporuna göre, Papa bu sabah yerel saatle 07.35'te Vatikan'daki Santa Marta Konukevi'ndeki dairesinde vefat etti.

Papa Franciscus'un ölüm nedeninin inme geçirme, komaya girme ve geri döndürülemez kalp yetmezliği olduğu bildirildi.

Papa'nın buna ek olarak, daha önce geçirdiği akut solunum yetmezliği, polimikrobik çift taraflı zatürre, yüksek tansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıklarının da söz konusu duruma eşlik ettiği belirtildi.

Papa Franciscus, vasiyetinde defin yerini belirtti

Vatikan'dan yapılan bir başka açıklamada da Papa Franciscus'un vasiyeti paylaşıldı.

Papa'nın vasiyetinde, Roma'da her dış seyahati öncesi ve sonrasında gidip özel olarak dua ettiği Azize Büyük Meryem (Santa Maria Maggiore) Bazilikası'nda defnedilmek istediği belirtildi.

Papa Franciscus, mezarının toprakta, sade ve özel bir süsleme bulunmadan ve üzerinde sadece "Franciscus" yazacak şekilde olmasını istediğini kaydetti.

Bu arada, Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'nda akşam saatlerinde Papa Franciscus'un anısına dua etkinliği yapıldı. Meydanda toplananların, Papa Franciscus'u alkışladığı görüldü.

Diğer yandan, İtalya Kültür Bakanlığı da Papa Franciscus'u anmak için Roma'nın simge yapısı Kolezyum'un ışıklarını kapattığını bildirdi.

Cenaze töreni ne zaman olacak?

Kilise kurallarına göre Papa Franciscus'un cenaze töreninin, ölümünden sonra 4. gün ile 6. gün arasında olması gerekiyor.

Bu durumda Papa Franciscus için cenaze töreninin 25 Nisan Cuma ile 27 Nisan Pazar günlerinden birinde olması bekleniyor.

Yine Kilise normlarına göre Papa Franciscus'un ölümünden sonraki 15 ila 20. günde, bu durumda 6-10 Mayıs tarihlerinde Kardinaller Meclisi'nin yeni Papa'yı seçmek üzere ilk oturumunu yapması öngörülüyor.

İtalyan basınında, tüm seçici kardinallerin Roma'ya erken ulaşmış olması durumunda ise Papalık Seçiminin (Konklav) başlangıcının da öne alınabileceği belirtildi.

Papa Franciscus, bir süredir solunum yollarındaki rahatsızlıklarla mücadele ediyordu

Şubat ayında geçirdiği şiddetli bronşit nedeniyle 14 Şubat'ta Roma'daki Gemelli Hastanesine kaldırılan, burada çift taraflı zatürre teşhisiyle 38 gün boyunca tedavi gören Papa Franciscus, 23 Mart'ta taburcu edilmişti.

Papa'nın taburcu edildikten sonra 2 aylık nekahet döneminde kalması gerektiği belirtilmişti.

Papa Franciscus'un doktorlarından Prof. Sergio Alfieri, 25 Mart'ta Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, Papa'nın hastanede yattığı dönemde 2 kez ölümden döndüğünü açıklamıştı.

Kardinal Joseph Farrell, bu sabah yaptığı açıklamada, Papa Franciscus'un yerel saatle 07.35'te yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>23 Nisan 105 yaşında</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/23-nisan-105-yasinda</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/23-nisan-105-yasinda</guid>
<description><![CDATA[ CUMHURİYET’e giden aydınlık yolda atılan en büyük adımdı 23 Nisan. ‘‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı’’ Atatürk’ün çocuklarımıza armağanı olarak bilirdik. İktidar medyası bunun böyle olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. Dünyada bir başka örneği yok bu bayramın. Ne var ki, özellikle iktidar çevrelerince içtenliksiz ve içeriksiz bayramlar yaşadığımız söylenerek; gerekli özen gösterilmiyor.

***

En son bu bayramda çocuklarımla ne zaman beraberdim? Sanıyorum 43 yıl geçmiş o zamandan bugüne. Bugün de çocuklar, ‘‘Bugün 23 Nisan/Neşe doluyor insan” diyorlardır. Ama kendilerinden önce çocuk olan şimdiki gençler gibi yarınlarda neşeli olamayacaklarının da ayırdındalar …

***

Yıllardır bu bayram dünya çocuklarıyla da birlikte kutlanıyordu ülkemizde. Unesco, 23 Nisan’ı ‘‘Dünya Çocuk Kitapları Günü’’ olarak da ilan etti. Böylesi ilgi ve övgüye değer bir bayramın onurunu taşıyan bizler, niye bugünü giderek heyecansız, anlamsız ve resmi bir zorunluluk haline getirdik diye sormaktan da kendimi alamıyorum. Aydınlığa, çağdaşlığa açılan bu ufuk genişliğini niye daralttık? Devletin dayanağı, Ulusal Egemenlik’in temeli bu bayramı niye yozlaştırdık? Aklım almıyor!

***

Çocukları yetiştirirken; evden gittiklerinde okulun, sokağa çıktıklarında sokağın etkisi dikkate alınmalı. Evde, onları bilinçlendirmeli, yanlışlara düşmemelerini öğretmeliyiz. Bunu yaparken de onlara iyi örnek olmalıyız. Hele toplum içinde onları nelerin beklediğini iyi anlatmalı; tehlikelerden nasıl korunacaklarına dair öğütler vermeliyiz. Arkadaşlarını doğru seçmelerini, onlarla ilişkilerini izlemeyi, başarıların nasıl kazanılacağını, büyüklere saygıyı, küçüklere sevgiyi göstermelerini öğütlemeliyiz.

***

Neden Çocuk bayramı? Çünkü çocuk geleceğin simgesidir. Bugünün küçükleridir ama, yarının da büyükleri olacaktır. Bu nedenle birer çiçektir; onları bir bahçıvan özeniyle yetiştirmekle yükümlüyüz. Çocuklar geleceğimizdir diyoruz ama; onları geleceğini ve yarınlarını kuracak güven ve birikimle donatamıyoruz .

***

23 Nisan’da bile büyükler konuşuyor; çocuklara yalnızca şiir okumak kalıyor. Sonuçta üniversitede bile onlara siyaset yapma olanağı vermiyoruz. Ama kamplara bölmek de onları çıkarlara uygun biçimde kullanmak da bize özgü. Çocuklarımızı bir bahçıvan özeniyle yarınlara hazırlamak için hiçbir çabamız yok. Kendi düşünce, duygu ve anlayışımıza göre yönlendirmekten alıkoyamıyoruz kendimizi. Bu ülke için olduğu gibi devletin geleceği için de tehlikeli bir gidiştir. Meclis kavgalarının, vekillerin- liderlerin güdümünde olmasını görmüyor musunuz?

***

Uluslaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı, ulusal egemenliğin tek kaynağının millet olduğunu, mazlum uluslara örnek olacağımızı söyleye söyleye Ankara’ya ulaşıp; TBMM kuran Atatürk ve onun düşünce sistemi, devrim ve ilkeleri dünyanın her yerinde evrensellik boyutunda önem ve anlam kazanmıştır. Hiçbir yurtsever, 23 Nisan’ın hafife alınmasına izin vermez, veremez.

Milletin egemenliğini kendi egemenliğine çevirmek hiçbir iktidara nasip olmamıştır. Çocuklarımıza bilimselliği öğreten, yurtseverlik duygularıyla besleyen, aydınlanmayı ve çağdaşlığı hedeflemiş eğitim /öğretim sisteminden mahrum bırakmak isteyenleri, kınıyorum. Tüm bu olumsuzluklara karşın; bu önemli, anlamlı günün daha nice yıllara ulaşmasını dileyerek, Türk ulusuna kutlu olsun diyorum. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Nisan, 105, yaşında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[CUMHURİYET’e giden aydınlık yolda atılan en büyük adımdı 23 Nisan. ‘‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı’’ Atatürk’ün çocuklarımıza armağanı olarak bilirdik. İktidar medyası bunun böyle olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. Dünyada bir başka örneği yok bu bayramın. Ne var ki, özellikle iktidar çevrelerince içtenliksiz ve içeriksiz bayramlar yaşadığımız söylenerek; gerekli özen gösterilmiyor.

***

En son bu bayramda çocuklarımla ne zaman beraberdim? Sanıyorum 43 yıl geçmiş o zamandan bugüne. Bugün de çocuklar, ‘‘Bugün 23 Nisan/Neşe doluyor insan” diyorlardır. Ama kendilerinden önce çocuk olan şimdiki gençler gibi yarınlarda neşeli olamayacaklarının da ayırdındalar …

***

Yıllardır bu bayram dünya çocuklarıyla da birlikte kutlanıyordu ülkemizde. Unesco, 23 Nisan’ı ‘‘Dünya Çocuk Kitapları Günü’’ olarak da ilan etti. Böylesi ilgi ve övgüye değer bir bayramın onurunu taşıyan bizler, niye bugünü giderek heyecansız, anlamsız ve resmi bir zorunluluk haline getirdik diye sormaktan da kendimi alamıyorum. Aydınlığa, çağdaşlığa açılan bu ufuk genişliğini niye daralttık? Devletin dayanağı, Ulusal Egemenlik’in temeli bu bayramı niye yozlaştırdık? Aklım almıyor!

***

Çocukları yetiştirirken; evden gittiklerinde okulun, sokağa çıktıklarında sokağın etkisi dikkate alınmalı. Evde, onları bilinçlendirmeli, yanlışlara düşmemelerini öğretmeliyiz. Bunu yaparken de onlara iyi örnek olmalıyız. Hele toplum içinde onları nelerin beklediğini iyi anlatmalı; tehlikelerden nasıl korunacaklarına dair öğütler vermeliyiz. Arkadaşlarını doğru seçmelerini, onlarla ilişkilerini izlemeyi, başarıların nasıl kazanılacağını, büyüklere saygıyı, küçüklere sevgiyi göstermelerini öğütlemeliyiz.

***

Neden Çocuk bayramı? Çünkü çocuk geleceğin simgesidir. Bugünün küçükleridir ama, yarının da büyükleri olacaktır. Bu nedenle birer çiçektir; onları bir bahçıvan özeniyle yetiştirmekle yükümlüyüz. Çocuklar geleceğimizdir diyoruz ama; onları geleceğini ve yarınlarını kuracak güven ve birikimle donatamıyoruz .

***

23 Nisan’da bile büyükler konuşuyor; çocuklara yalnızca şiir okumak kalıyor. Sonuçta üniversitede bile onlara siyaset yapma olanağı vermiyoruz. Ama kamplara bölmek de onları çıkarlara uygun biçimde kullanmak da bize özgü. Çocuklarımızı bir bahçıvan özeniyle yarınlara hazırlamak için hiçbir çabamız yok. Kendi düşünce, duygu ve anlayışımıza göre yönlendirmekten alıkoyamıyoruz kendimizi. Bu ülke için olduğu gibi devletin geleceği için de tehlikeli bir gidiştir. Meclis kavgalarının, vekillerin- liderlerin güdümünde olmasını görmüyor musunuz?

***

Uluslaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı, ulusal egemenliğin tek kaynağının millet olduğunu, mazlum uluslara örnek olacağımızı söyleye söyleye Ankara’ya ulaşıp; TBMM kuran Atatürk ve onun düşünce sistemi, devrim ve ilkeleri dünyanın her yerinde evrensellik boyutunda önem ve anlam kazanmıştır. Hiçbir yurtsever, 23 Nisan’ın hafife alınmasına izin vermez, veremez.

Milletin egemenliğini kendi egemenliğine çevirmek hiçbir iktidara nasip olmamıştır. Çocuklarımıza bilimselliği öğreten, yurtseverlik duygularıyla besleyen, aydınlanmayı ve çağdaşlığı hedeflemiş eğitim /öğretim sisteminden mahrum bırakmak isteyenleri, kınıyorum. Tüm bu olumsuzluklara karşın; bu önemli, anlamlı günün daha nice yıllara ulaşmasını dileyerek, Türk ulusuna kutlu olsun diyorum.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye yalanlarını patlatan ABD’li Jeffrey Sachs</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/suriye-yalanlarini-patlatan-abdli-jeffrey-sachs</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/suriye-yalanlarini-patlatan-abdli-jeffrey-sachs</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs, Suriye ile ilgili söylediği sözlerle foruma damga vurdu ve herkesi dumura uğrattı adeta. Söyledikleri çok ses getirdi. Yıllardır yayılan yalanları, yürütülen kara propagandayı çürüten ifşaları çok değerliydi, haliyle dinleyenler buz kestiği gibi kamuoyunda da çok ses getirdi.

Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, emperyalist ve bölgesel güçlerin bölgeyi lime lime ettiği düşünülürse söyledikleri karşısında kahretmemek mümkün değil. Tıpkı Irak’ın kimyasal silah yalanlarıyla parçalanması ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesi gibi bile isteye Suriye’nin de aynı akıbete uğratıldığını bilmek kadar kahredici bir durum olamaz.Ama emperyalizm bir kez daha bir bölgenin halklarını, devletlerini birbirine düşürdü ne yazık ki... 
Sachs, savaşın sebebinin Esad olmadığını, ABD’nin kararıyla çıktığını söyledi. Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın başlattığı Timber Sycamore Operasyonu&#039;yla Suriye’deki grupların eğitilip savaştırıldığını, 2012’de hazırlanan barış anlaşmasının da ABD’nin itirazıyla rafa kalktığını, bu savaşın köklerinin 2001’e uzandığını, İsrail’in güçlenmesi için bölgede bazı ülkelerle savaşın NATO ve Pentagon tarafından planlandığını açıkladı. Konuşmasının bazı bölümleri şöyle:

“Listeyi 2001 yılında Wesley Clark’tan (eski NATO eski Başkomutanı, emekli Orgeneral) almıştık. Pentagon’da kendisine verilen belgede ‘beş yıl içinde yedi savaş’ hedeflenmişti.” dedi. “Bu savaşın tamamı, Beşar Esad&#039;dan kaynaklanmadı. Washington’da 2011 yılında Esad’ı devirmek üzere bir karar alındı. Aslında bu karar İsrail’den çıktı. Bu, İsrail hükümetinin 25 yıldan uzun süredir taşıdığı bir arzuydu.”

“Netanyahu’nun fikri, Orta Doğu’yu İsrail’in isteğine göre şekillendirmekti. İsrail’e karşı olan her hükümeti devirmek istiyor. Bu süreçte bir dostu da vardı: CIA ve ABD hükümeti. Yani Suriye’deki bu savaş, Esad’ın baskısından ya da diktatörlüğünden çıkmadı.
“Bu savaş, 2011 baharında Obama tarafından verilen Esad’ı devirme emriyle başladı. Bu programın bir adı bile vardı: Operation Timber Sycamore. ABD, bu bölgedeki diğer ülkelerle birlikte, özellikle cihatçı olan savaşçıları eğiterek rejimi devirmek için hazırladı. Bu süreç, Suriye’de 600 binden fazla insanın ölümüne yol açtı ve savaş 14 yıldır sürüyor. Bu savaşın sonucu, CIA’nın 2011’de istediği şeydi. ABD tarafından silahlandırılan cihatçı gruplar iktidarı ele geçirdi. Bunu net bir şekilde söylemek istiyorum çünkü bölgede barış, gerçek diplomasiye dayalı kamu diplomasisi olmadan mümkün değil; CIA operasyonlarına dayalı bir sistemle barış sağlanamaz.”
“İsrail, tüm Orta Doğu’yu militarize ettiği sürece barış olmayacaktır. Çünkü Suriye savaşı, İsrail’in teşvik ettiği altı savaşın sadece biridir. Bunlar arasında Lübnan, Irak, Suriye, Libya, Somali ve Sudan da yer alıyor.
“Liste bizde vardı. Bu listeyi 2001 yılında Wesley Clark’tan (NATO eski Başkomutanı emekli Orgeneral) almıştık. Pentagon’da kendisine verilen belgede ‘beş yıl içinde yedi savaş’ hedeflenmişti. Bu yedi savaşın sadece biri hâlâ gerçekleşmedi; o da İsrail’in büyük bir arzu duyduğu İran’a karşı ABD savaşı. Bugün bile İsrail bu savaşı kışkırtmaya çalışıyor.”
Konuşmada daha pek çok ayrıntı var. Gelecek adına ders çıkarmak adına satır satır sindirmek lazım. 
Aslında, ABD’li ekonomistin söylediğini yıllardır dillendirenler vardı, ancak onların sesi duyulmuyordu bile. Kurt, kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” demiş misali, kurt kuzuyu yemeye karar vermişti de bahane arıyordu. Ortada bir halk muhalefeti olduğu da yalandı. ABD’nin İsrail’in, sonradan aynı projeye dahil olan ve YeniOsmanlıcılık hayallerine kapılan Türkiye’nin besleyip büyüttüğü, radikal İslamcı grupların muhalefeti de bir halk muhalefeti değildi. 
Siyasal İslamcılık her zaman o çok karşı çıkıyormuş gibi göründüğü batının kullandığı bir aparat olmanın ötesine gitmedi, gidemedi. Suriye’de olan da budur.
Bir yalan sonsuza kadar devam ettirilemiyor; tıpkı Irak yalanlarının çöküşü gibi Suriye yalanı da bitti. Bitti bitmesine ama ya yaşanan onca acı, onca zulüm… 
Tarih, elbette ki yazacak hepsini… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Suriye, yalanlarını, patlatan, ABD’li, Jeffrey, Sachs</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs, Suriye ile ilgili söylediği sözlerle foruma damga vurdu ve herkesi dumura uğrattı adeta. Söyledikleri çok ses getirdi. Yıllardır yayılan yalanları, yürütülen kara propagandayı çürüten ifşaları çok değerliydi, haliyle dinleyenler buz kestiği gibi kamuoyunda da çok ses getirdi.

Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, emperyalist ve bölgesel güçlerin bölgeyi lime lime ettiği düşünülürse söyledikleri karşısında kahretmemek mümkün değil. Tıpkı Irak’ın kimyasal silah yalanlarıyla parçalanması ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesi gibi bile isteye Suriye’nin de aynı akıbete uğratıldığını bilmek kadar kahredici bir durum olamaz.Ama emperyalizm bir kez daha bir bölgenin halklarını, devletlerini birbirine düşürdü ne yazık ki... 
Sachs, savaşın sebebinin Esad olmadığını, ABD’nin kararıyla çıktığını söyledi. Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın başlattığı Timber Sycamore Operasyonu'yla Suriye’deki grupların eğitilip savaştırıldığını, 2012’de hazırlanan barış anlaşmasının da ABD’nin itirazıyla rafa kalktığını, bu savaşın köklerinin 2001’e uzandığını, İsrail’in güçlenmesi için bölgede bazı ülkelerle savaşın NATO ve Pentagon tarafından planlandığını açıkladı. Konuşmasının bazı bölümleri şöyle:

“Listeyi 2001 yılında Wesley Clark’tan (eski NATO eski Başkomutanı, emekli Orgeneral) almıştık. Pentagon’da kendisine verilen belgede ‘beş yıl içinde yedi savaş’ hedeflenmişti.” dedi. “Bu savaşın tamamı, Beşar Esad'dan kaynaklanmadı. Washington’da 2011 yılında Esad’ı devirmek üzere bir karar alındı. Aslında bu karar İsrail’den çıktı. Bu, İsrail hükümetinin 25 yıldan uzun süredir taşıdığı bir arzuydu.”

“Netanyahu’nun fikri, Orta Doğu’yu İsrail’in isteğine göre şekillendirmekti. İsrail’e karşı olan her hükümeti devirmek istiyor. Bu süreçte bir dostu da vardı: CIA ve ABD hükümeti. Yani Suriye’deki bu savaş, Esad’ın baskısından ya da diktatörlüğünden çıkmadı.
“Bu savaş, 2011 baharında Obama tarafından verilen Esad’ı devirme emriyle başladı. Bu programın bir adı bile vardı: Operation Timber Sycamore. ABD, bu bölgedeki diğer ülkelerle birlikte, özellikle cihatçı olan savaşçıları eğiterek rejimi devirmek için hazırladı. Bu süreç, Suriye’de 600 binden fazla insanın ölümüne yol açtı ve savaş 14 yıldır sürüyor. Bu savaşın sonucu, CIA’nın 2011’de istediği şeydi. ABD tarafından silahlandırılan cihatçı gruplar iktidarı ele geçirdi. Bunu net bir şekilde söylemek istiyorum çünkü bölgede barış, gerçek diplomasiye dayalı kamu diplomasisi olmadan mümkün değil; CIA operasyonlarına dayalı bir sistemle barış sağlanamaz.”
“İsrail, tüm Orta Doğu’yu militarize ettiği sürece barış olmayacaktır. Çünkü Suriye savaşı, İsrail’in teşvik ettiği altı savaşın sadece biridir. Bunlar arasında Lübnan, Irak, Suriye, Libya, Somali ve Sudan da yer alıyor.
“Liste bizde vardı. Bu listeyi 2001 yılında Wesley Clark’tan (NATO eski Başkomutanı emekli Orgeneral) almıştık. Pentagon’da kendisine verilen belgede ‘beş yıl içinde yedi savaş’ hedeflenmişti. Bu yedi savaşın sadece biri hâlâ gerçekleşmedi; o da İsrail’in büyük bir arzu duyduğu İran’a karşı ABD savaşı. Bugün bile İsrail bu savaşı kışkırtmaya çalışıyor.”
Konuşmada daha pek çok ayrıntı var. Gelecek adına ders çıkarmak adına satır satır sindirmek lazım. 
Aslında, ABD’li ekonomistin söylediğini yıllardır dillendirenler vardı, ancak onların sesi duyulmuyordu bile. Kurt, kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” demiş misali, kurt kuzuyu yemeye karar vermişti de bahane arıyordu. Ortada bir halk muhalefeti olduğu da yalandı. ABD’nin İsrail’in, sonradan aynı projeye dahil olan ve YeniOsmanlıcılık hayallerine kapılan Türkiye’nin besleyip büyüttüğü, radikal İslamcı grupların muhalefeti de bir halk muhalefeti değildi. 
Siyasal İslamcılık her zaman o çok karşı çıkıyormuş gibi göründüğü batının kullandığı bir aparat olmanın ötesine gitmedi, gidemedi. Suriye’de olan da budur.
Bir yalan sonsuza kadar devam ettirilemiyor; tıpkı Irak yalanlarının çöküşü gibi Suriye yalanı da bitti. Bitti bitmesine ama ya yaşanan onca acı, onca zulüm… 
Tarih, elbette ki yazacak hepsini…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NATO müttefikleri, 2024&amp;apos;te savunma harcamalarını önceki yıla göre yüzde 10 civarında artırdı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/nato-muttefikleri-2024te-savunma-harcamalarini-oenceki-yila-goere-yuzde-10-civarinda-artirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/nato-muttefikleri-2024te-savunma-harcamalarini-oenceki-yila-goere-yuzde-10-civarinda-artirdi</guid>
<description><![CDATA[ NATO müttefikleri, geçen yıl savunma harcamalarını önceki yıla kıyasla yüzde 10,43 oranında artırırken, 23 ülke Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarının (GSYH) yüzde 2’sini savunmaya harcama hedefini tutturdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-41cb04fdc6a01811e0a54d97f7e06c0a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>NATO, müttefikleri, 2024te, savunma, harcamalarını, önceki, yıla, göre, yüzde, civarında, artırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tarafından hazırlanan 2024 Yıllık Raporu'nda, İttifak'ın "daha tehlikeli ve öngörülemez bir küresel güvenlik ortamına hızla uyum sağlaması gerektiğine" dikkat çekildi.

"Çevik ve Yenilikçi Bir İttifak" başlıklı raporda "Ukrayna'da devam eden savaş, Çin, Kuzey Kore, İran ve Rusya'dan gelen tehditlerin artması ve teknolojik savaş" karşısında NATO'nun caydırıcılık, savunma ve dayanıklılık konularına yoğunlaştığı ifade edildi.

Kaleme aldığı önsözde 2024 yılının NATO için "derin bir dönüşüm yılı olduğunu" belirten Rutte, "2024'te NATO, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana kabul edilen en kapsamlı ve iddialı yeni savunma planını temel alarak kolektif caydırıcılığını ve savunma pozisyonunu güçlendirmeye devam etmiştir." ifadesini kullandı.

500 bin asker teyakkuzda

Rutte, 2024'ün en önemli kilometre taşlarından birinin NATO'nun yeni bölgesel savunma planlarının tam olarak faaliyete geçmesi ile kara, deniz, hava, siber ve uzay olmak üzere tüm alanlarda savaşa hazır 500 bin askerin konuşlandırılması olduğunu aktardı.

Bu kuvvetlerin, 90 binden fazla askerin katıldığı NATO'nun Soğuk Savaş'tan bu yana en büyük askeri tatbikatı olan "Steadfast Defender 2024"te test edildiğini hatırlatan Rutte, NATO topraklarının herhangi bir yerindeki krizlere müdahale etmek üzere 10 gün içinde konuşlanabilen yeni Müttefik Reaksiyon Gücü'nün aktif hale getirildiğini anımsattı.

Savunma harcamalarında artış

Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın 2023'e kıyasla savunma harcamalarını yüzde 19,4 artırdığına işaret eden Rutte, toplam 486 milyar dolar yatırım yapıldığı bilgisini paylaştı.

Müttefiklerin üst üste 10 yıl boyunca savunma harcamalarını artırarak daha fazla sorumluluk üstlendiğini aktaran Rutte, "Bu çabaları 2025 yılında önemli ölçüde hızlandırmamız gerekiyor. Avrupalı müttefikler ve Kanada, sağladıkları katkı ve kabiliyetler konusunda önemli bir atılım yapmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna'ya destek

Ukrayna'da 3 yıldır devam eden savaşta NATO'nun Kiev'e desteğini 2024 yılında da artarak sürdüğünü belirten Rutte, müttefiklerin Ukrayna'nın savunma kabiliyetini güçlendirmek ve gelecekte caydırıcılığını artırmasına yardımcı olmak amacıyla 55 milyar doların üzerinde askeri yardım taahhüdünde bulunduğunu hatırlattı.

Rutte, Ukrayna'ya yapılan yardımın yüzde 60'nın Avrupalı müttefikler ve Kanada tarafından yapıldığına dikkati çekerek Kiev ile savunma sanayi ve askeri alanlarında işbirliğin derinleştiğini kaydetti.

Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore arasındaki işbirliği

2024'te Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore arasında artan işbirliğine işaret eden Rutte, Ukrayna'da savaşması amacıyla binlerce Kuzey Kore askerinin Avrupa’ya konuşlandırıldığını belirtti.

Rutte, bu işbirliğine karşı Hint-Pasifik'teki ortaklarla ilişkilerin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu ifade ederek, Çin'e ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu pervasız tırmanış, Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik bölgelerindeki güvenlik sorunları arasındaki bağlantıları göstermekte ve Hint-Pasifik de dahil olmak üzere ortaklarla çalışmanın önemini vurgulamaktadır. Buna ek olarak Pekin'in hırsları ve zorlayıcı politikaları müttefiklerin çıkarlarına, güvenliğine ve değerlerine meydan okumaya devam etmekte ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği için sistemik bir sorun teşkil etmektedir."

GSYH'nin yüzde 2'sini savunmaya harcama hedefi

Rapora göre, 2024'te Kanada, İspanya, İtalya, Belçika, Lüksemburg, Portekiz, Slovenya, Hırvatistan ve Karadağ dışındaki tüm müttefikler GSYH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya harcama hedefini tutturdu. Böylece İttifak'ın genelinde savunma harcamalarında yüzde 10,43'lük artış kaydedildi.

2014'te bu hedefi yerine getirebilen ülke sayısı yalnızca 3’tü. Toplam savunma harcamalarının yüzde 64'ü yalnızca ABD tarafından karşılandı.

NATO'nun geçen yıl toplam askeri harcamalarının ise 1,3 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En Büyük Sorunumuz Yozlaşmadır (!)</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/en-buyuk-sorunumuz-yozlasmadir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/en-buyuk-sorunumuz-yozlasmadir</guid>
<description><![CDATA[ Yozlaşma nedir? Kısaca tanımlayacak olursak bir şeyin bozulması anlamına gelen bu sözcük ahlaki yozlaşma ve kültürel yozlaşma için de kullanılmaktadır. Özellikle ahlaki ve kültürel yozlaşma ne demek diye bakıldığında ise buradaki iyi niteliklerin kaybedilmesi durumudur da diyebiliriz. Yozlaşma sözcük olarak özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenler nedeniyle  zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak diye de tanımlanmaktadır.

Sosyolojik olarak kültür bizi saran, geçmişte yaşayan insanlardan öğrendiğimiz toplumsal bir mirastır. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere aktarmada kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütününe de kültür denir. Bu noktada da kültürel yozlaşma toplumun köklü geleneklerinin, kültürünün ve iyi niteliklerinin yok olması şeklinde açıklanır. Bu nedenle ahlaki ve kültürel yozlaşma toplumsal yozlaşmanın parçalarını oluşturur.

Örneğin; günümüz gençlerinin batı kültürüne özenmesi, yardımlaşmanın yerini çıkarcılığın ve duyarsızlığın alması, anadilin yabancı kelimelerle yozlaşması, dini bayramların özünden uzaklaşıp tatile dönüşmesi, işyeri isimlerinin yabancı kelimelerden seçilmesi, Türkçenin yabancı kelimelerle kullanılması yozlaşmaya örneklerden sadece bazılarıdır. Eskiler, “Her şey zıddıyla kaimdir” derlerdi. Yani bir şeyin zıddının olması, bir anlamda onun varlığını sürdürmesini sağlayan bir etkendi. Tam aksine, üzerinde en çok durulan ve durulması gereken ahlâk, etik ve değer gibi hususlar ya kayboluyor ya da önemini yitiriyor. Kaybolan ya da önemini yitiren hususlar ne zıddıyla kaim oluyor ne de çok söylendiği için varlıklarını koruyabiliyor. Bunlar kaybolunca ne oluyor? Bunlar kaybolunca yozlaşma başlıyor. Sözünü ettiğimiz akıl tutulmasının altında saklı olan şey de budur.

Ahlâkın, toplumu yöneten, diri tutan, hatta var eden, topluma ait değerler sistemi olduğunu biliyoruz. Ahlâk, etik ve değer; “toplum” denilen organizmanın hem bir arada oluşunun temeli hem de geçmişle bugünün, bugünle yarının arasındaki köprüdür. Tutum ve davranışlardan düşünceye kadar hayatımızı belirleyip düzenleyen değerler, ahlâk kaynağından beslenmektedir. Değerler, aynı zamanda toplumun dinamizmidir; toplumu yaşatır ve gelecek nesillere emanet edilir. Yozlaşmanın nereden ve nasıl başladığı ve nasıl bütün her şeye yayıldığı konusu kesinlik kazanmış değilse de; kültürel değerlerin yitiminin başlangıç noktası olduğu görüşü daha ağır basmaktadır. Kültürel değerlerin yitimi, birçok yitiminin habercisi de sayılabilir.

Ne yazık ki bugün, nefislerin şımartıldığı, iştahların kabartıldığı, şehvetlerin kamçılandığı, doyumsuzluğun arttığı, hızın ve hazzın olabildiğince yaygınlaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunun içindir ki, çocuklarımızı, gençlerimizi, gelecek nesillerimizi hatta tüm insanlığı tehdit eden zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılıkları maalesef gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Taklit, özenti, arkadaş, çevre, merak, kişilik ve irade zafiyeti gibi sebeplerle nesiller, bu kötülüklere kolayca müptela olabiliyorlar.

İnsan hayatını şekillendirme konusunda özgür bir iradeye sahiptir. İyilik de yapabilir, kötülük de, bir başka deyişle, topluma faydalı bir kişi de olabilir, zararlı da. Kısaca söylemek gerekirse; kim olursa olsun hakka, adalete ve güzel ahlâka uygun davranmak zorundadır. Ne mutlu ahlâkî yozlaşmadan korunarak güzel ahlâk sahibi olmaya özen gösterenlere! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Büyük, Sorunumuz, Yozlaşmadır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yozlaşma nedir? Kısaca tanımlayacak olursak bir şeyin bozulması anlamına gelen bu sözcük ahlaki yozlaşma ve kültürel yozlaşma için de kullanılmaktadır. Özellikle ahlaki ve kültürel yozlaşma ne demek diye bakıldığında ise buradaki iyi niteliklerin kaybedilmesi durumudur da diyebiliriz. Yozlaşma sözcük olarak özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenler nedeniyle  zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak diye de tanımlanmaktadır.

Sosyolojik olarak kültür bizi saran, geçmişte yaşayan insanlardan öğrendiğimiz toplumsal bir mirastır. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere aktarmada kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütününe de kültür denir. Bu noktada da kültürel yozlaşma toplumun köklü geleneklerinin, kültürünün ve iyi niteliklerinin yok olması şeklinde açıklanır. Bu nedenle ahlaki ve kültürel yozlaşma toplumsal yozlaşmanın parçalarını oluşturur.

Örneğin; günümüz gençlerinin batı kültürüne özenmesi, yardımlaşmanın yerini çıkarcılığın ve duyarsızlığın alması, anadilin yabancı kelimelerle yozlaşması, dini bayramların özünden uzaklaşıp tatile dönüşmesi, işyeri isimlerinin yabancı kelimelerden seçilmesi, Türkçenin yabancı kelimelerle kullanılması yozlaşmaya örneklerden sadece bazılarıdır. Eskiler, “Her şey zıddıyla kaimdir” derlerdi. Yani bir şeyin zıddının olması, bir anlamda onun varlığını sürdürmesini sağlayan bir etkendi. Tam aksine, üzerinde en çok durulan ve durulması gereken ahlâk, etik ve değer gibi hususlar ya kayboluyor ya da önemini yitiriyor. Kaybolan ya da önemini yitiren hususlar ne zıddıyla kaim oluyor ne de çok söylendiği için varlıklarını koruyabiliyor. Bunlar kaybolunca ne oluyor? Bunlar kaybolunca yozlaşma başlıyor. Sözünü ettiğimiz akıl tutulmasının altında saklı olan şey de budur.

Ahlâkın, toplumu yöneten, diri tutan, hatta var eden, topluma ait değerler sistemi olduğunu biliyoruz. Ahlâk, etik ve değer; “toplum” denilen organizmanın hem bir arada oluşunun temeli hem de geçmişle bugünün, bugünle yarının arasındaki köprüdür. Tutum ve davranışlardan düşünceye kadar hayatımızı belirleyip düzenleyen değerler, ahlâk kaynağından beslenmektedir. Değerler, aynı zamanda toplumun dinamizmidir; toplumu yaşatır ve gelecek nesillere emanet edilir. Yozlaşmanın nereden ve nasıl başladığı ve nasıl bütün her şeye yayıldığı konusu kesinlik kazanmış değilse de; kültürel değerlerin yitiminin başlangıç noktası olduğu görüşü daha ağır basmaktadır. Kültürel değerlerin yitimi, birçok yitiminin habercisi de sayılabilir.

Ne yazık ki bugün, nefislerin şımartıldığı, iştahların kabartıldığı, şehvetlerin kamçılandığı, doyumsuzluğun arttığı, hızın ve hazzın olabildiğince yaygınlaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunun içindir ki, çocuklarımızı, gençlerimizi, gelecek nesillerimizi hatta tüm insanlığı tehdit eden zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılıkları maalesef gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Taklit, özenti, arkadaş, çevre, merak, kişilik ve irade zafiyeti gibi sebeplerle nesiller, bu kötülüklere kolayca müptela olabiliyorlar.

İnsan hayatını şekillendirme konusunda özgür bir iradeye sahiptir. İyilik de yapabilir, kötülük de, bir başka deyişle, topluma faydalı bir kişi de olabilir, zararlı da. Kısaca söylemek gerekirse; kim olursa olsun hakka, adalete ve güzel ahlâka uygun davranmak zorundadır. Ne mutlu ahlâkî yozlaşmadan korunarak güzel ahlâk sahibi olmaya özen gösterenlere!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara’nın rengi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankaranin-rengi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankaranin-rengi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara’ya ‘’gri şehir’’ yaftasını yapıştıranlar, bu tanımlamanın gerekçesini de üç kelimeyle özetlerler:

‘’Resmi, kasvetli, monoton’’

Doğma büyüme Ankaralı olanların çoğu bu tanımlamaya katılmasalar da bazı gerekçelerle zorunlu olarak Ankara’da yaşayanlar, yapısı itibariyle kenti bu şekilde tanımlarlar.

Kentin yerlisi olmayanlar Ankara’nın renkli yüzünden çok resmi yüzünü, görürler. O nedenle de ‘’Gri’’ yaftasının uygun düştüğünü söylerler.

Ankara gibi resmi hüviyetli bir kentte bazı aktivitelerin sınırlı kalması, söz konusu yaftaya güç katıyor.

Turizm kaynaklarının sınırlı olması da Ankara için olumsuz bir durum yaratıyor. Kente renk katacak turizm faaliyetlerinin istenilen seviyede olmaması da ‘’gri’ yakıştırmasını yapanların bu yöndeki görüşlerini güçlendiriyor.

Turizmde ulaşım olanaklarının büyük önem taşıması ve Ankara’nın bu konuda istenilen düzeyde olmaması nedeniyle uluslararası pek çok fuarın düzenlenmesinde İstanbul ön plana çıkıyor.  Başkent Ankara’ya, halen pek çok Avrupa kentinden direkt uçuş olmaması bu olumsuzluğun en önemli en önemli bir nedeni olarak gösteriliyor.

Ankara’da uluslararası büyüklükte bir fuara ev sahipliği yapabilecek kapasite ve yeterlilikte bir kongre merkezi olmaması da en önemli nedenlerden biri olarak görülüyor.

Ankara’nın tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ilgili tanıtım faaliyetlerinin yetersiz kalmasının da Başkent’in turizm alanında istenilen seviyenin gerisinde kalmasına neden oluyor.

Bu yönde yapılacak çalışmaların Ankara’yı, turizm konusunda ileri noktalara taşıyacağı belirtiliyor.

Yapılacak tanıtım çalışmalarının Başkenti, tarihi ve kültürel zenginlikler bakımından İstanbul’la boy ölçüşecek duruma getirmeye yetmeyeceği, ancak önemli bir seviyeye getireceği belirtiliyor.

Yabancı turistleri cezbedecek tarihi ve kültürel zenginliklerin dış tanıtımının istenilen seviyelere ulaşması, kent yaşamına hareket getirecek cezbedici uygulamaların yaygınlaştırılması başkenti turizm alanında ileri noktalara taşıyacaktır.

Ankara bu sürecin sonunda ‘’kasvetli’’ ve ‘’monoton’’ yaftasından kurtulacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankara’nın, rengi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara’ya ‘’gri şehir’’ yaftasını yapıştıranlar, bu tanımlamanın gerekçesini de üç kelimeyle özetlerler:

‘’Resmi, kasvetli, monoton’’

Doğma büyüme Ankaralı olanların çoğu bu tanımlamaya katılmasalar da bazı gerekçelerle zorunlu olarak Ankara’da yaşayanlar, yapısı itibariyle kenti bu şekilde tanımlarlar.

Kentin yerlisi olmayanlar Ankara’nın renkli yüzünden çok resmi yüzünü, görürler. O nedenle de ‘’Gri’’ yaftasının uygun düştüğünü söylerler.

Ankara gibi resmi hüviyetli bir kentte bazı aktivitelerin sınırlı kalması, söz konusu yaftaya güç katıyor.

Turizm kaynaklarının sınırlı olması da Ankara için olumsuz bir durum yaratıyor. Kente renk katacak turizm faaliyetlerinin istenilen seviyede olmaması da ‘’gri’ yakıştırmasını yapanların bu yöndeki görüşlerini güçlendiriyor.

Turizmde ulaşım olanaklarının büyük önem taşıması ve Ankara’nın bu konuda istenilen düzeyde olmaması nedeniyle uluslararası pek çok fuarın düzenlenmesinde İstanbul ön plana çıkıyor.  Başkent Ankara’ya, halen pek çok Avrupa kentinden direkt uçuş olmaması bu olumsuzluğun en önemli en önemli bir nedeni olarak gösteriliyor.

Ankara’da uluslararası büyüklükte bir fuara ev sahipliği yapabilecek kapasite ve yeterlilikte bir kongre merkezi olmaması da en önemli nedenlerden biri olarak görülüyor.

Ankara’nın tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ilgili tanıtım faaliyetlerinin yetersiz kalmasının da Başkent’in turizm alanında istenilen seviyenin gerisinde kalmasına neden oluyor.

Bu yönde yapılacak çalışmaların Ankara’yı, turizm konusunda ileri noktalara taşıyacağı belirtiliyor.

Yapılacak tanıtım çalışmalarının Başkenti, tarihi ve kültürel zenginlikler bakımından İstanbul’la boy ölçüşecek duruma getirmeye yetmeyeceği, ancak önemli bir seviyeye getireceği belirtiliyor.

Yabancı turistleri cezbedecek tarihi ve kültürel zenginliklerin dış tanıtımının istenilen seviyelere ulaşması, kent yaşamına hareket getirecek cezbedici uygulamaların yaygınlaştırılması başkenti turizm alanında ileri noktalara taşıyacaktır.

Ankara bu sürecin sonunda ‘’kasvetli’’ ve ‘’monoton’’ yaftasından kurtulacaktır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Narin, Abdürrahim, Sıla, Ahmet...</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/narin-abdurrahim-sila-ahmet</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/narin-abdurrahim-sila-ahmet</guid>
<description><![CDATA[ Öyle ağır bir başlıkla yazıma başladım ki ne yalan söyleyeyim uzunca bir süre konuya nasıl gireceğimi bile bulamadım. İnsanı bazen böyle duydukları, gördükleri acıdan kıvrılmış bir yılan gibi büküp eziliverir, bugün ben bu kıvranmalarımla yazıyorum bu satırları. Keşke çocuklar, keşke sizlerin hayatta olduğu bayramları olsaydı bu memleketin. Her biri kalbimizde unutamayacağımız bir yara. Bu ülkenin çocuklarının çocuk olmaya hakları yok adeta, Abdürrahim daha 14 yaşında bir çocukcağız. Kolunu iş makinesine kaptırarak can veriyor. Narin, Sıla ceylan gözlü nasıl tatlılar, sevmeye kıyamazsınız! Ahmet, ah güzel çocuk davası halen sürüyor...

Bu memlekette TÜİK raporlarına göre çocukların işgücüne katılma oranı yani çocuk işçilik %24.9. Her dört çocuktan bir tanesi işe gidiyor. Nisan ayında 5 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu iş kazası mıdır? Hayır, alenen cinayet! 17 yaşındaki Yakup Taşar, 14 yaşındaki Yusuf Mısri (sondaj borusunun yüzüne çarpmasıyla), 17 yaşındaki Necip Fazıl Çırak (seyyar merdivenden 2. kattan düşerek) can verdiler. ÇOCUKLARI YILLARDIR KORUYAMIYORUZ! ÇOCUKLAR ÖLÜYOR ÇOCUKLAR!

Cinsel istismar raporları rezalet durumda. 2024 yılı için hazırlanan kapsamlı bir rapor yok ancak 2023 yılında 40.000 adet çocuk istismarı davası açılıyor. 2015-2023 yılları arasında çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarına ilişkin açılan dosya endeksi %94 artış gösterdi. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği&#039;nin yayınladığı verilere göre bu çocukların %63.5&#039;i &quot;ev ortamında&quot; istismara uğruyor. Son yılların istismar raporlarında ise &quot;Dijital Ortamda İstismar&quot; oldukça artış gösteriyor. 

Cinsel istismara uğramayan veya emeği sömürülmeyen &quot;şanslı çocuklar&quot; gününü gün etmiyorlar bunun da altını çizelim. İstanbul Planlama Ajansı&#039;nın verilerine göre okul çağındaki çocukların en az dörtte biri okula aç gidiyor. Yine TÜİK&#039;in verilerine bakalım, çocukların en az %17&#039;si&#039;nin yetersiz beslendiğini belirtmişler. Çocukların %62.4&#039;ü her gün makarna ve ekmek tüketiyor. 

Yani çok şey mi istiyoruz? Çocukların düzgün muamele gördüğü, her şeyden önce hayatta kaldığı bir ülke istiyoruz! Okula aç gitmesinler istiyoruz. Şiddetin hiçbir türlüsüyle yüzleşmesinler istiyoruz. Eğitim alabilsinler istiyoruz. Eğitimde adil olunsun, çocukların beyni yıkanmadan bilimsellikle yetişsinler istiyoruz. Sokağa, parka, bahçeye çocuğu yolladığımızda elli defa paranoyak bir şekilde kontrol etmek zorunda kalmayacağımız bir ülke istiyoruz. Yani özetle çocuklar çocuk kalsın, ekonomi konuşmasınlar istiyoruz. Bıktım artık akıllı çocuk görmekten,  enflasyondan-pahalılıktan bahseden çocukları görmekten bıktım artık!

Kahkahalar atan, zile basmak yerine mahalleyi inleterek ANNEEEEE! diyip annesinden para isteyen sonra da koşa koşa bakkala giden çocukları özledim, özledik... ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Narin, Abdürrahim, Sıla, Ahmet...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Öyle ağır bir başlıkla yazıma başladım ki ne yalan söyleyeyim uzunca bir süre konuya nasıl gireceğimi bile bulamadım. İnsanı bazen böyle duydukları, gördükleri acıdan kıvrılmış bir yılan gibi büküp eziliverir, bugün ben bu kıvranmalarımla yazıyorum bu satırları. Keşke çocuklar, keşke sizlerin hayatta olduğu bayramları olsaydı bu memleketin. Her biri kalbimizde unutamayacağımız bir yara. Bu ülkenin çocuklarının çocuk olmaya hakları yok adeta, Abdürrahim daha 14 yaşında bir çocukcağız. Kolunu iş makinesine kaptırarak can veriyor. Narin, Sıla ceylan gözlü nasıl tatlılar, sevmeye kıyamazsınız! Ahmet, ah güzel çocuk davası halen sürüyor...

Bu memlekette TÜİK raporlarına göre çocukların işgücüne katılma oranı yani çocuk işçilik %24.9. Her dört çocuktan bir tanesi işe gidiyor. Nisan ayında 5 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu iş kazası mıdır? Hayır, alenen cinayet! 17 yaşındaki Yakup Taşar, 14 yaşındaki Yusuf Mısri (sondaj borusunun yüzüne çarpmasıyla), 17 yaşındaki Necip Fazıl Çırak (seyyar merdivenden 2. kattan düşerek) can verdiler. ÇOCUKLARI YILLARDIR KORUYAMIYORUZ! ÇOCUKLAR ÖLÜYOR ÇOCUKLAR!

Cinsel istismar raporları rezalet durumda. 2024 yılı için hazırlanan kapsamlı bir rapor yok ancak 2023 yılında 40.000 adet çocuk istismarı davası açılıyor. 2015-2023 yılları arasında çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarına ilişkin açılan dosya endeksi %94 artış gösterdi. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği'nin yayınladığı verilere göre bu çocukların %63.5'i "ev ortamında" istismara uğruyor. Son yılların istismar raporlarında ise "Dijital Ortamda İstismar" oldukça artış gösteriyor. 

Cinsel istismara uğramayan veya emeği sömürülmeyen "şanslı çocuklar" gününü gün etmiyorlar bunun da altını çizelim. İstanbul Planlama Ajansı'nın verilerine göre okul çağındaki çocukların en az dörtte biri okula aç gidiyor. Yine TÜİK'in verilerine bakalım, çocukların en az %17'si'nin yetersiz beslendiğini belirtmişler. Çocukların %62.4'ü her gün makarna ve ekmek tüketiyor. 

Yani çok şey mi istiyoruz? Çocukların düzgün muamele gördüğü, her şeyden önce hayatta kaldığı bir ülke istiyoruz! Okula aç gitmesinler istiyoruz. Şiddetin hiçbir türlüsüyle yüzleşmesinler istiyoruz. Eğitim alabilsinler istiyoruz. Eğitimde adil olunsun, çocukların beyni yıkanmadan bilimsellikle yetişsinler istiyoruz. Sokağa, parka, bahçeye çocuğu yolladığımızda elli defa paranoyak bir şekilde kontrol etmek zorunda kalmayacağımız bir ülke istiyoruz. Yani özetle çocuklar çocuk kalsın, ekonomi konuşmasınlar istiyoruz. Bıktım artık akıllı çocuk görmekten,  enflasyondan-pahalılıktan bahseden çocukları görmekten bıktım artık!

Kahkahalar atan, zile basmak yerine mahalleyi inleterek ANNEEEEE! diyip annesinden para isteyen sonra da koşa koşa bakkala giden çocukları özledim, özledik...]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Başkanı Trump: Çin ile adil bir anlaşma yapacağız</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-cin-ile-adil-bir-anlasma-yapacagiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-baskani-trump-cin-ile-adil-bir-anlasma-yapacagiz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, birçok ülkeyle aktif şekilde gümrük tarifeleri konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirterek, &quot;Çin ile adil bir anlaşma yapacağız.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-413fa551a42ba2a1dabd3444348bda2d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Başkanı, Trump:, Çin, ile, adil, bir, anlaşma, yapacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde sürpriz bir şekilde düzenlediği kısa basın brifinginde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Trump, bugüne kadar gerek Çin, gerek Avrupa Birliği (AB) gerekse diğer ülkelerin, gümrük tarifeleri üzerinden ABD'yi istismar ettiklerini savunarak, "Artık o günler bitti. Bu ülke artık ticaretten para kaybetmeyecek." dedi.

Şu anda birçok ülke ile gümrük ve ticaret anlaşmaları yapmak üzere aktif şekilde görüşmeler yaptıklarını kaydeden Trump, bu görüşmelerin sonunda birçok anlaşma yapacaklarını ve bu anlaşmaların hem ABD hem de diğer ülkeler için adil olacağını belirtti.

ABD Başkanı Trump, "Çin ile adil bir anlaşma yapacağız. Adil olacak. Şu anda her şey (görüşmeler) aktif. Herkes yaptığımız şeyin bir parçası olmak istiyor." şeklinde konuştu.

Trump, söz konusu anlaşmalar sayesinde ülkedeki gelirleri artıracaklarını ve kendi vatandaşlarının ödediği vergileri düşüreceklerini vurguladı.

ABD Başkanı Trump, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a ve Çin'e yönelik söylemlerinin tonunu son birkaç gündür yumuşatmış ve bu durum piyasalarda gümrük savaşlarının çözülebileceğine ilişkin olumlu yaklaşımı güçlendirmişti.

Trump, dünkü açıklamasında, gümrük tarifeleri konusunda Çin'e karşı sert oynamayacağı mesajını verirken, "Biz çok nazik olacağız. Onlar da çok nazik olacaklar. Sonra ne olacağını göreceğiz. Ama nihayetinde bir anlaşma yapmak zorundalar çünkü aksi takdirde ABD ile iş yapamayacaklar." ifadelerini kullanmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: ABD ile Ukrayna krizinin çözümüne dair çalışmaları sürdürüyoruz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-ukrayna-krizinin-coezumune-dair-calismalari-surduruyoruz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-abd-ile-ukrayna-krizinin-coezumune-dair-calismalari-surduruyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD&#039;nin Ukrayna krizinin çözüm sürecindeki arabuluculuk girişimlerini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, &quot;Meselenin çözümüyle ilgili çok nüans var. Çalışmalar sürüyor.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-986f994760078df43d645ce795401a5d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, ABD, ile, Ukrayna, krizinin, çözümüne, dair, çalışmaları, sürdürüyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin güncel konulara dair sorularını cevapladı.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in, "Rusya ile Ukrayna'nın Washington'un tekliflere olumlu yanıt vermemesi durumunda çözüm sürecinden ayrılacakları" yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, bu açıklamayı ültimatom olarak değerlendirmediklerini söyledi.

Peskov, "ABD, Ukrayna krizinin çözüm sürecindeki arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. Bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Temaslarımızı sürdürüyoruz. Elbette, meselenin çözümüyle ilgili çok nüans var. Çalışmalar sürüyor." ifadelerini kullandı.

"Avrupalılar ve Ukraynalılar ile temasımız yok"

Sözcü Peskov, İngiltere'nin başkenti Londra'da, Avrupa ve ABD dışişleri bakanları düzeyinde Ukrayna ile ilgili toplantının ertelenmesine ilişkin şunları kaydetti:

"Anladığımız kadarıyla bazı konularda pozisyonlar yakınlaştırılamadı. Bu nedenle bu toplantı gerçekleşmedi. Amerikalılarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Avrupalılar ve Ukraynalılar ile temasımız yok. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, meselenin çözümü için temaslara açık."

Avrupa'nın Ukrayna'da barış gücü konuşlandırmasına karşı çıktıklarını vurgulayan Peskov, "Bunlar NATO askerleri olur. Bu da krizin temel nedenlerinden biri." dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Guterres: Bu zor zamanlarda Türk devleti ve halkıyla tam dayanışma içindeyiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/guterres-bu-zor-zamanlarda-turk-devleti-ve-halkiyla-tam-dayanisma-icindeyiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/guterres-bu-zor-zamanlarda-turk-devleti-ve-halkiyla-tam-dayanisma-icindeyiz</guid>
<description><![CDATA[ BM Genel Sekreteri Guterres, İstanbul&#039;da meydana gelen depremlerin ardından &quot;Bu zor zamanlarda Türk devleti ve halkıyla tam dayanışma içindeyiz&quot; açıklamasında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-66dbbd72fd8a991209da460b68be3347.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Guterres:, zor, zamanlarda, Türk, devleti, halkıyla, tam, dayanışma, içindeyiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Guterres, BM binasında basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasına İstanbul'da meydana gelen depremlere değinerek başlayan Guterres, "Bu zor zamanlarda Türk devleti ve halkıyla tam dayanışma içindeyiz." mesajını verdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Katolik Kilisesinde gözler, bir sonraki Papa&amp;apos;yı seçecek Kardinaller Meclisine çevrildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/katolik-kilisesinde-goezler-bir-sonraki-papayi-sececek-kardinaller-meclisine-cevrildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/katolik-kilisesinde-goezler-bir-sonraki-papayi-sececek-kardinaller-meclisine-cevrildi</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus&#039;un 21 Nisan&#039;da hayatını kaybetmesinin ardından Katolik Kilisesinde gözler, bir sonraki Papa&#039;yı seçecek Kardinaller Meclisine çevrildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-cf317e3dbcfc473c552e2fd14d4f9bcd.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Katolik, Kilisesinde, gözler, bir, sonraki, Papayı, seçecek, Kardinaller, Meclisine, çevrildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[AA muhabiri, Papalık Seçimi (Konklav) öncesinde Kardinaller Meclisinde yer alacak seçici Kardinallerin kıtalara göre dağılımı başta olmak üzere, öne çıkan bilgileri derledi.

Katolik Kilisesinin ruhban sınıfında Papa'dan sonra gelen en önemli din adamı konumundaki kardinallerden yaşı 80'in altında olanlar, gelenek ve teamüllere göre yine kendi aralarından bir ismi Papa olarak seçecek.

Vatikan'ın resmi verilerine göre, halihazırda 252 kardinal bulunuyor. Bunlardan Papalık Seçimi'ne katılabileceklerin sayısı nisan ayı başında 136 iken Hint Kardinal George Alencherry'nin Papa Franciscus'un ölümünden iki gün önce, 19 Nisan'da 80 yaşını doldurması sebebiyle seçici kardinal sayısı 135 olmuş durumda.

Bu 135 kardinalden biri, Konklav'da 3'te 2 yani 90 kardinalin oyunu aldığında, Katolik Kilisesinin 267'nci Papası olacak.

135 seçici kardinal arasında, 59 kardinalle Avrupa kıtası baskın şekilde öne çıkıyor. Avrupa'yı, 20'şer kardinalle Asya ve Kuzey Amerika, 17 kardinalle Güney Amerika, 16 kardinalle Afrika, 3 kardinalle de Okyanusya takip ediyor. Kardinaller Meclisindeki bu durum, kıtaların arasında da bir mücadeleye işaret ediyor. Örneğin son Papa Franciscus, tarih boyunca Amerika kıtasında seçilen ilk Papa olma özelliği taşırken Katoliklerin bir sonraki liderinin hangi kıtadan olacağı merak unsuru olmaya devam ediyor.

Söz konusu verilerde öne çıkan bir diğer önemli detay ise mevcut kardinallerin, hangi Papa döneminde kardinallik mertebesine getirildiğiyle alakalı.

Hafta başında hayatını kaybeden Papa Franciscus, 12 yıllık papalığı döneminde, sonuncusu Aralık 2024'te olmak üzere toplamda 10 kez kardinal atadı. Aslen Arjantinli olan Papa Franciscus, kardinal atamalarıyla Kardinal Meclisinin daha az Avrupa ağırlıklı ve daha heterojen bir yapıda olmasına öncülük etti.

Papa Franciscus'un kardinal yaptığı isimler, kendisinin halefini seçecek Kardinaller Meclisinde büyük çoğunluğu oluşturuyor.

Vatikan'ın verilerine göre, Kardinaller Meclisi'nde Papa Franciscus'un atadığı 108 kardinal bulunuyor. Franciscus'un önceki iki selefi Papa 16. Benediktus'un döneminden 22, Papa 2. Ioannes Paulus'un döneminden ise 5 kardinal, mayıs ayında toplanacak Kardinaller Meclisine katılacak.

Kardinaller Meclisindeki bu tablo, Papa Franciscus'un halefinin de kendisinin çizgisinde olma ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bununla beraber, yapılan yorumlarda, Papa Franciscus'un seçildiği 2013'teki Konklav sürecine işaret edilerek Kilisenin yönetiminde attığı adımlarla, selefi Papa 16. Benediktus'tan çok farklı bir profil çizdiğine dikkat çekiliyor.

Bu Konklav'da, Papa Franciscus gibi Kilisede daha farklı ve yeniliklere açık çizgide bir papa mı yoksa Kilisenin muhafazakar kanadından bir ismin mi seçileceği en büyük merak konusu. Muhafazakar bir ismin seçilmesinin, Papa Franciscus'un çizgisinde kırılma yaşanacağı anlamına gelecek.

Papa Franciscus'un 26 Nisan Cumartesi günü cenaze töreni ve defin işlemlerinden sonra başlayacak 9 günlük yas sürecinin bitimine denk gelen 6-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Konklav'ın ilk oturumunun Vatikan'ın ünlü Sistine Şapeli'nde yapılması bekleniyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meğer başkan doğruyu söylememiş!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/meger-baskan-dogruyu-soeylememis</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/meger-baskan-dogruyu-soeylememis</guid>
<description><![CDATA[ Gençlerbirliği tarihini bilenler, başkan ve yöneticilerinin kelimenin tam anlamıyla aristokratlardan oluştuğunu söyleyebiliriz.

Orhan Şeref Apak’tan tutun da İsmet Sezgin, Muslihittin Mete Yılmaz, Hasan Polat, Halim Çorbalı, Rahmi Magat, Kemal Kaya’ya kadar bakanlar, üst düzey bürokratlar, spor hukukçuları ve Türk futboluna damga vurmuş isimlerin, cumhuriyetimizle yaşıt kulübü Gençlerbirliği’ne gönülden bağlı olduğunu herkesi malumudur.

Bir de kulübün en zor dönemlerinde başkanlık yapmış camianın birleştirici unsuru, gerçekten fedakarlık efsanesi, “3 gün de olsa hapis yatan adam, Gençlerbirliği&#039;nde başkanlık yapamaz&quot; diyerek, görevi 40 yıla yakın sürdürüp kırılması güç bir rekora ulaşan, kulübü denizaltı denilen bir yerden ülkemizin en modern tesislerine ve en büyük altyapısına sahip bir konuma getiren İlhan Cavcav’a devrederek, bir başka efsanenin yetişmesinde katkısı olan Hasan Şengel gibi başkanlık yapan çok önemli isimlerin oturduğu koltukta bulanan bir kişinin doğruyu söylememiş olması son derece vahim bir olaydır.

Başlangıçta rahmetli Cavcav’ın ilk başkan olduğu 1978 yılında gazeteciliğe başlamış, bu çok önemli değerlerin büyük bir bölümünün yanı sıra Ayhan Sümer, Ekrem Üstündağ, Atilla Aytek gibi Gençlerbirliği’ne ömür vermiş kaliteli futbol adamlarını tanıma şerefine erişmiş bir kişi olarak, 102 yıllık koca çınara başkanlık yapan bir kişinin doğruyu söylememesini doğrusu camiaya yakıştıramadım.

Peki hangi konuda doğruyu söylememiş…

Futbolcular ve kulüp personelinin tüm alacaklarını ve primlerinin ödenmesi konusunda…

Ne zaman söylemiş, tüm camianın Süper lige çıkmak için avantajlı konuma geldiği, hayati maçların oynanacağı dönemde…

Üstelik; “Futbolcularımızın prim, bonus, tüm alacakları hesaplarına yatıyor, personel maaşları gününde ödeniyor. Geçmişten gelen tüm sorunları temizliyoruz” gibi çok iddialı sözcüklerle…

Sonra bir duyumlar alıyoruz ki, meğerse başkan doğruları söylemiyormuş, yaptığı açıklamalarla, eşe- dosta borcu olanları, ailesine para alamadıklarını söyleyen futbolcular ve kulüp personelini yerin dibine sokarcasına…

Daha vahimi, sezonun ikinci yarısının başlamasıyla kendi aralarında bir toplantı yaparak, Süper Lig yolunda sezon sonuna kadar yaşanabilecek maaş sıkıntılarını gündeme getirmeme kararı alan futbolcularının tertemiz duygularıyla dalga geçercesine…

Hayal kırıklığı ve şaşkınlıklarının ardından ilk patlama, 8 Nisan’da Ankaragücü galibiyetinin hemen ardından yaşandı… Futbolcular, aylardır ödenmeyen maaşlarının başkan tarafından ödenmiş gibi açıklama yapmasını protesto etmek için antrenmana çıkmadılar.

Başkanın yaptığı en doğru iş, Hüseyin Eroğlu’nu göreve getirmesiydi, ancak bu davranışıyla takımı süper lige çıkma konusunda iddialı duruma getiren tecrübeli hocayı da çok zor duruma soktu.

Bundan sonra da futbolcuları toparlamak çok zordu. Vaatler, bir bölüm ödeme de yapıldıysa da (bu da doğru mu bilmiyorum) bir kere araya soğukluk girmişti… Zaten son dakikalarda Ümraniye karşısındaki zorlu geri dönüş ilk sinyaldi. Ardından 2’ncilik için en büyük rakibi Karagümrük ile deplasmanda alınan beraberlik ve en önemlisi de Karagümrük’ün Bolu’ya, Erzurum’un da evinde İstanbul’a yenildiği haftada, Eryaman’da Bandırma beraberliğiyle, altın tepside sunulan avantajı da elinin tersiyle itti.

Son 2 haftada kaybedilen 4 puanın, direkt olarak yükselmeyi sağlayan ikincilik şansının mucizeler bırakmanın tek sorumlusu, futbolcu ve personelin alacakları konusunda iyi niyetli davranışlarını açıklamalarıyla suistimal eden başkandır.

Yazının başındaki Gençlerbirliği’nin örnek insanlarının aslında çoğu kişinin bildiği davranışlarından belki de bazıları kendilerine bir ders çıkarır mı diye bir kez daha dile getirme gereğini duydum. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Meğer, başkan, doğruyu, söylememiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Gençlerbirliği tarihini bilenler, başkan ve yöneticilerinin kelimenin tam anlamıyla aristokratlardan oluştuğunu söyleyebiliriz.

Orhan Şeref Apak’tan tutun da İsmet Sezgin, Muslihittin Mete Yılmaz, Hasan Polat, Halim Çorbalı, Rahmi Magat, Kemal Kaya’ya kadar bakanlar, üst düzey bürokratlar, spor hukukçuları ve Türk futboluna damga vurmuş isimlerin, cumhuriyetimizle yaşıt kulübü Gençlerbirliği’ne gönülden bağlı olduğunu herkesi malumudur.

Bir de kulübün en zor dönemlerinde başkanlık yapmış camianın birleştirici unsuru, gerçekten fedakarlık efsanesi, “3 gün de olsa hapis yatan adam, Gençlerbirliği'nde başkanlık yapamaz" diyerek, görevi 40 yıla yakın sürdürüp kırılması güç bir rekora ulaşan, kulübü denizaltı denilen bir yerden ülkemizin en modern tesislerine ve en büyük altyapısına sahip bir konuma getiren İlhan Cavcav’a devrederek, bir başka efsanenin yetişmesinde katkısı olan Hasan Şengel gibi başkanlık yapan çok önemli isimlerin oturduğu koltukta bulanan bir kişinin doğruyu söylememiş olması son derece vahim bir olaydır.

Başlangıçta rahmetli Cavcav’ın ilk başkan olduğu 1978 yılında gazeteciliğe başlamış, bu çok önemli değerlerin büyük bir bölümünün yanı sıra Ayhan Sümer, Ekrem Üstündağ, Atilla Aytek gibi Gençlerbirliği’ne ömür vermiş kaliteli futbol adamlarını tanıma şerefine erişmiş bir kişi olarak, 102 yıllık koca çınara başkanlık yapan bir kişinin doğruyu söylememesini doğrusu camiaya yakıştıramadım.

Peki hangi konuda doğruyu söylememiş…

Futbolcular ve kulüp personelinin tüm alacaklarını ve primlerinin ödenmesi konusunda…

Ne zaman söylemiş, tüm camianın Süper lige çıkmak için avantajlı konuma geldiği, hayati maçların oynanacağı dönemde…

Üstelik; “Futbolcularımızın prim, bonus, tüm alacakları hesaplarına yatıyor, personel maaşları gününde ödeniyor. Geçmişten gelen tüm sorunları temizliyoruz” gibi çok iddialı sözcüklerle…

Sonra bir duyumlar alıyoruz ki, meğerse başkan doğruları söylemiyormuş, yaptığı açıklamalarla, eşe- dosta borcu olanları, ailesine para alamadıklarını söyleyen futbolcular ve kulüp personelini yerin dibine sokarcasına…

Daha vahimi, sezonun ikinci yarısının başlamasıyla kendi aralarında bir toplantı yaparak, Süper Lig yolunda sezon sonuna kadar yaşanabilecek maaş sıkıntılarını gündeme getirmeme kararı alan futbolcularının tertemiz duygularıyla dalga geçercesine…

Hayal kırıklığı ve şaşkınlıklarının ardından ilk patlama, 8 Nisan’da Ankaragücü galibiyetinin hemen ardından yaşandı… Futbolcular, aylardır ödenmeyen maaşlarının başkan tarafından ödenmiş gibi açıklama yapmasını protesto etmek için antrenmana çıkmadılar.

Başkanın yaptığı en doğru iş, Hüseyin Eroğlu’nu göreve getirmesiydi, ancak bu davranışıyla takımı süper lige çıkma konusunda iddialı duruma getiren tecrübeli hocayı da çok zor duruma soktu.

Bundan sonra da futbolcuları toparlamak çok zordu. Vaatler, bir bölüm ödeme de yapıldıysa da (bu da doğru mu bilmiyorum) bir kere araya soğukluk girmişti… Zaten son dakikalarda Ümraniye karşısındaki zorlu geri dönüş ilk sinyaldi. Ardından 2’ncilik için en büyük rakibi Karagümrük ile deplasmanda alınan beraberlik ve en önemlisi de Karagümrük’ün Bolu’ya, Erzurum’un da evinde İstanbul’a yenildiği haftada, Eryaman’da Bandırma beraberliğiyle, altın tepside sunulan avantajı da elinin tersiyle itti.

Son 2 haftada kaybedilen 4 puanın, direkt olarak yükselmeyi sağlayan ikincilik şansının mucizeler bırakmanın tek sorumlusu, futbolcu ve personelin alacakları konusunda iyi niyetli davranışlarını açıklamalarıyla suistimal eden başkandır.

Yazının başındaki Gençlerbirliği’nin örnek insanlarının aslında çoğu kişinin bildiği davranışlarından belki de bazıları kendilerine bir ders çıkarır mı diye bir kez daha dile getirme gereğini duydum.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Faturalarda ‘devlet desteği’ kafa karıştırdı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/faturalardadevlet-destegikafa-karistirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/faturalardadevlet-destegikafa-karistirdi</guid>
<description><![CDATA[ Mart ayına ilişkin elektrik ve doğalgaz faturaları nisanda gelmeye başladı. Ancak gelen faturalardaki anormal artışlar ülkenin birçok yerinde herkesin dikkatini çekti ki; itirazlar da yükselmeye başladı.

Özellikle zam yapılmadığının açıklandığı doğalgazda metreküp fiyatına gizli bir zam yapıldığı, şimdi eldeki faturalara bakarak herkes tarafından dile getiriliyor. Artış yüzdesinin bölgelere göre yüzde 140’lar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Faturalar üzerinde tutarlar önce yüksek oranlı gösteriliyor. Ardından aynı fatura üzerinden yüzde 59-60 gibi bir oranda ‘devlet desteği’ indirimi yapıldığı yazılıyor. Faturanın sonunda da, “Devlet desteği sonrasında ödenmesi gereken fatura tutarı” yazısı yer alıyor.

İşte kafalar da burada karışmaya başladı!

Tedarik şirketlerine Son Kaynak Tedarik Tarifesi ile tüketicilere satacakları elektriğin en az yüzde 50’sini bir kamu kurumu olan Elektrik Üretim A.Ş’den (EÜAŞ) temin etme fırsatı verildi. Böylece EÜAŞ artık görevli tedarik şirketlerine aktif elektrik enerji bedelini kilovatsaati 48,21 kuruştan satabiliyor.

Öte yandan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) bu formüle dayanarak Mart ayı son kaynak tedarik tarifesindeki enerji fiyatlarının meskenler için kilovatsaat başına 2,68 TL, diğer abone grupları içinse 2,80 TL olacağı tahmini yapıyor. EMO’nun belirlemelerine göre tedarik şirketleri piyasadan aldığı elektriğin üzerine kar koyup satarken, bir de EÜAŞ’tan ucuz elektrikle destekleniyor. 

O nedenle bazı bölgelerde yapılan yüzde 140’lık zam, ardından yüzde 59-60’lık devlet desteği indirimi ile aslında kamu kaynaklarının vatandaşa değil de; doğalgaz dağıtım şirketlerine mi aktarıldığı soruları başladı.

Bütün bu fiyat ayarlamalarının faturalara yansıması nasıl oluşuyor?

Mart ayında havaların ısınmaya başladığı biliniyor. Birkaç gün soğuk olsa da bölgesel olarak mart ayının genelinde ısınma başladı. Isınma nedeniyle vatandaşlar kombi gibi cihazlarını kapattıkları için doğalgaz ve ona bağlı elektrik tüketim faturalarında düşüş bekliyordu.

Fakat nisan ayında gelen doğalgaz ve elektrik faturaları: en soğuk aylar ocak-şubat faturalarının da üzerinde ‘dudak uçuklatan’ tutarlarda geldi.

Ankara’da Başkent Doğalgaz tarafından doğalgazın metreküp fiyatı ocak ayında 8,04 TL iken Nisan ayında 8,235 TL’ye çıkarıldı. Aradaki zam vatandaşa yansıtıldıktan sonra faturada devlet desteği uygulanarak indirim yapıldığı belirtiliyor.

Elimize gelen bir vatandaşın şubat ve mart aylarına ilişkin doğalgaz faturalarını incelendiğimizde şubat ayında 208 metreküp tüketim karşılığı 1965 TL faturalanıyor. Havaların ısındığı Mart ayına ilişkin doğalgaz tüketimi 108 metreküp oluyor. Ancak mart faturasında “Bu fatura döneminde ilgili tüketim bedeli 2260,16 TL olup, 1245.84 TL’si ‘devlet desteği’ sonrasında ödenmesi gereken tutar 1014 TL’dir” yazılıyor.

Bir önceki aydan 100 metreküp daha az tükettiği halde vatandaşın faturası önce 2260 TL’ye çıkarılıyor, ardından 1245 TL devlet desteği adı altında indirilip, 1014 TL faturaya dönüştürülüyor.

Faturalarda oluşan yüksek oranlı hareketler ‘Şikayetvar’ isimli siteye de yansımış durumda.

Ankaralı yurttaşlar Başkent Doğalgaza itirazlarını yaparken, ağırlıklı olarak mart ayında başlayan artışların anormalliğinden bahsediyorlar. Mesela mart ayında il dışında olduğu halde 2 aydır 950 lira fatura geldiği için itiraz eden vatandaş da var, mart ayında havaların sıcaklığından dolayı sadece 10 gün kombiyi çalıştırdığı için anormal bir faturaya itiraz eden de. Yine şubat ayında 1087 lira gelen fatura tutarının mart ayında 4 katı olarak 5 bin 400 lira olarak geldiğini de dile getiren de var.

Bu durum sadece Ankara’da olmuyor. Doğu Anadolu’nun en soğuk illeri arasında olan Van’da da faturalardaki anormallikler dile getiriliyor. Medyaya düştüğü kadarıyla, Van’da ocak ayında 7.3 TL olan doğalgaz metreküp fiyatı Nisan ayında 17.3 TL’ye çıkarıldı. Van’da 160 bin doğalgaz abonesine ortalama 1180 TL devlet desteği eklenmesi üzerinden bir hesaplama yapıldığında, sadece Van ilinde doğalgaz firmalarına 188.8 milyon lira ödeme yapıldığı ortaya çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Faturalarda ‘devlet, desteği’ kafa, karıştırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mart ayına ilişkin elektrik ve doğalgaz faturaları nisanda gelmeye başladı. Ancak gelen faturalardaki anormal artışlar ülkenin birçok yerinde herkesin dikkatini çekti ki; itirazlar da yükselmeye başladı.

Özellikle zam yapılmadığının açıklandığı doğalgazda metreküp fiyatına gizli bir zam yapıldığı, şimdi eldeki faturalara bakarak herkes tarafından dile getiriliyor. Artış yüzdesinin bölgelere göre yüzde 140’lar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Faturalar üzerinde tutarlar önce yüksek oranlı gösteriliyor. Ardından aynı fatura üzerinden yüzde 59-60 gibi bir oranda ‘devlet desteği’ indirimi yapıldığı yazılıyor. Faturanın sonunda da, “Devlet desteği sonrasında ödenmesi gereken fatura tutarı” yazısı yer alıyor.

İşte kafalar da burada karışmaya başladı!

Tedarik şirketlerine Son Kaynak Tedarik Tarifesi ile tüketicilere satacakları elektriğin en az yüzde 50’sini bir kamu kurumu olan Elektrik Üretim A.Ş’den (EÜAŞ) temin etme fırsatı verildi. Böylece EÜAŞ artık görevli tedarik şirketlerine aktif elektrik enerji bedelini kilovatsaati 48,21 kuruştan satabiliyor.

Öte yandan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) bu formüle dayanarak Mart ayı son kaynak tedarik tarifesindeki enerji fiyatlarının meskenler için kilovatsaat başına 2,68 TL, diğer abone grupları içinse 2,80 TL olacağı tahmini yapıyor. EMO’nun belirlemelerine göre tedarik şirketleri piyasadan aldığı elektriğin üzerine kar koyup satarken, bir de EÜAŞ’tan ucuz elektrikle destekleniyor. 

O nedenle bazı bölgelerde yapılan yüzde 140’lık zam, ardından yüzde 59-60’lık devlet desteği indirimi ile aslında kamu kaynaklarının vatandaşa değil de; doğalgaz dağıtım şirketlerine mi aktarıldığı soruları başladı.

Bütün bu fiyat ayarlamalarının faturalara yansıması nasıl oluşuyor?

Mart ayında havaların ısınmaya başladığı biliniyor. Birkaç gün soğuk olsa da bölgesel olarak mart ayının genelinde ısınma başladı. Isınma nedeniyle vatandaşlar kombi gibi cihazlarını kapattıkları için doğalgaz ve ona bağlı elektrik tüketim faturalarında düşüş bekliyordu.

Fakat nisan ayında gelen doğalgaz ve elektrik faturaları: en soğuk aylar ocak-şubat faturalarının da üzerinde ‘dudak uçuklatan’ tutarlarda geldi.

Ankara’da Başkent Doğalgaz tarafından doğalgazın metreküp fiyatı ocak ayında 8,04 TL iken Nisan ayında 8,235 TL’ye çıkarıldı. Aradaki zam vatandaşa yansıtıldıktan sonra faturada devlet desteği uygulanarak indirim yapıldığı belirtiliyor.

Elimize gelen bir vatandaşın şubat ve mart aylarına ilişkin doğalgaz faturalarını incelendiğimizde şubat ayında 208 metreküp tüketim karşılığı 1965 TL faturalanıyor. Havaların ısındığı Mart ayına ilişkin doğalgaz tüketimi 108 metreküp oluyor. Ancak mart faturasında “Bu fatura döneminde ilgili tüketim bedeli 2260,16 TL olup, 1245.84 TL’si ‘devlet desteği’ sonrasında ödenmesi gereken tutar 1014 TL’dir” yazılıyor.

Bir önceki aydan 100 metreküp daha az tükettiği halde vatandaşın faturası önce 2260 TL’ye çıkarılıyor, ardından 1245 TL devlet desteği adı altında indirilip, 1014 TL faturaya dönüştürülüyor.

Faturalarda oluşan yüksek oranlı hareketler ‘Şikayetvar’ isimli siteye de yansımış durumda.

Ankaralı yurttaşlar Başkent Doğalgaza itirazlarını yaparken, ağırlıklı olarak mart ayında başlayan artışların anormalliğinden bahsediyorlar. Mesela mart ayında il dışında olduğu halde 2 aydır 950 lira fatura geldiği için itiraz eden vatandaş da var, mart ayında havaların sıcaklığından dolayı sadece 10 gün kombiyi çalıştırdığı için anormal bir faturaya itiraz eden de. Yine şubat ayında 1087 lira gelen fatura tutarının mart ayında 4 katı olarak 5 bin 400 lira olarak geldiğini de dile getiren de var.

Bu durum sadece Ankara’da olmuyor. Doğu Anadolu’nun en soğuk illeri arasında olan Van’da da faturalardaki anormallikler dile getiriliyor. Medyaya düştüğü kadarıyla, Van’da ocak ayında 7.3 TL olan doğalgaz metreküp fiyatı Nisan ayında 17.3 TL’ye çıkarıldı. Van’da 160 bin doğalgaz abonesine ortalama 1180 TL devlet desteği eklenmesi üzerinden bir hesaplama yapıldığında, sadece Van ilinde doğalgaz firmalarına 188.8 milyon lira ödeme yapıldığı ortaya çıkıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin, Çin&amp;apos;in uydu hizmetlerini kullanmamaları konusunda diğer ülkeleri uyardığı iddia edildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-cinin-uydu-hizmetlerini-kullanmamalari-konusunda-diger-ulkeleri-uyardigi-iddia-edildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdnin-cinin-uydu-hizmetlerini-kullanmamalari-konusunda-diger-ulkeleri-uyardigi-iddia-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD yönetiminin, diğer ülkelere Çinli şirketlerin uydularla sağladığı hizmetleri kullanmamasını telkin ettiği ileri sürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-7153ea0520e0d1090e7e5a778269c74b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, Çinin, uydu, hizmetlerini, kullanmamaları, konusunda, diğer, ülkeleri, uyardığı, iddia, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Merkezi Washington'da bulunan "Defense One" internet sitesinin haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığına ait olduğu iddia edilen bir iç yazışma belgesinde bakanlık yetkililerinin diğer ülkelerle yaptıkları görüşmelerde muhataplarına bu konuda uyarıda bulunmaları istendi.

Belgede, ülkelere, Çinli şirketler gibi "güvenilmez tedarikçilerin" uydu hizmetlerinden dışlanması önerilirken, ulusal güvenlik, ticari sırlar ve yurttaş mahremiyetine tehdit oluşturabileceğine işaret edildi.

Ülkelerin Alçak Yer Yörüngesi'nde faal Çinli uzay tedarikçilerinden hizmet almasının, hassas nitelikteki bilgilerin Çin hükümetinin eline geçmesine ve onların dış politika hedeflerini ilerletmesine yardımcı olabileceğine dikkat çekilen belgede, Çin şirketlerinin diğer oyuncuları saf dışı bırakarak piyasayı kendi kontrollerinde bir tekel haline getirebileceği uyarısı yapıldı.

Öte yandan, belgede, yetkililerden, ABD Başkanı Donald Trump'a danışmanlık yapan Elon Musk'ın sahibi olduğu Starlink uydu interneti hizmeti hakkında sorulan sorularda, söz konusu hizmetin özel bir şirkete ait olduğu, şirketin istediği gibi karar verebileceği, hükümetin hizmeti kısıtlamaya veya yasaklamaya kanunen hakkı olmadığının hatırlatılması gerektiği belirtildi.

Belgede, dışişleri yetkililerinin görüştükleri söz konusu ülkelerin ABD müttefikleri mi yoksa ABD'nin ticaret yaptığı ülkeler mi olduğuna dair bilgi verilmediği aktarıldı.

Jeopolitik rekabetin yeni bir unsuru

Dünya yörüngesinde 8 binden fazla uyduya sahip olan ABD, açık ara en büyük kapasiteye sahip ülke konumunda bulunuyor.

Yörüngedeki uydu sayısı 800'den az olan Çin ise son yıllarda yılda ortalama 50'den fazla uydu fırlatarak hem bu alandaki kapasitesini hem de teknolojisini hızla geliştiren bir ülke olarak öne çıkıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığına ait olduğu iddia edilen iç yazışma, uydu teknolojileri ve bağlantılı hizmetlerin de Washington ile Pekin arasında jeopolitik rekabetin bir unsuru olarak görülmeye başlandığına işaret ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>IMF, artan belirsizliğin küresel finansal istikrara etkileri konusunda uyarıda bulundu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/imf-artan-belirsizligin-kuresel-finansal-istikrara-etkileri-konusunda-uyarida-bulundu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/imf-artan-belirsizligin-kuresel-finansal-istikrara-etkileri-konusunda-uyarida-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ IMF, ABD&#039;nin tarife kararları sonrası finansal piyasalarda oynaklığın arttığını belirterek, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-b176321cacdb2c105b8318d1c35c7b20.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>IMF, artan, belirsizliğin, küresel, finansal, istikrara, etkileri, konusunda, uyarıda, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD'nin tarife kararları sonrası finansal piyasalarda oynaklığın arttığını belirterek, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtığını ve finansal istikrar risklerini keskin biçimde yükselttiğini bildirdi.

IMF, Küresel Finansal İstikrar Raporu'nun "Belirsizlik Ortamında Dayanıklılığı Artırmak" başlıklı Nisan 2025 sayısını yayımladı.

Raporda, ABD'nin bir dizi tarife duyurusunun ardından şubat ayından bu yana risk varlıklarının keskin bir şekilde yeniden fiyatlandırıldığına işaret edilerek, bunun 2 Nisan'da beklenenden daha yüksek oranda tarife planlarının açıklanmasının ardından hız kazandığı belirtildi.

Hisse senedi, döviz ve tahvil piyasalarındaki finansal piyasa oynaklığının belirgin şekilde arttığı vurgulanan raporda, diğer ülkelerin tepkisinin belirsizlikleri daha da yükselttiği ifade edildi.

Raporda, varlık fiyatlarındaki bu yüksek oynaklık karşısında küresel finansal istikrar risklerinin özellikle finansal koşulların sıkılaşması nedeniyle önemli ölçüde arttığı, büyümeye yönelik makro-finansal aşağı yönlü risklerin anlamlı ölçüde yükseldiği bildirildi.

Piyasalardaki son çalkantılara rağmen hisse senedi ve şirket tahvil piyasalarının bazı önemli segmentlerinde değerlemelerin yüksek kalmaya devam ettiği belirtilen raporda, bunun, görünümün kötüleşmesi halinde değerlemelerdeki yeniden ayarlamaların daha da ileri gidebileceği anlamına geldiğine işaret edildi.

Raporda, politika belirsizliğinin yüksek olmaya devam etmesi ve bazı makroekonomik göstergelerin aşağı yönlü sürpriz yapmasının varlık fiyatlarında düzeltme olasılığını artırdığı belirtildi.

"Varlık fiyatlarında aşağı yönlü hareketler, gelişmekte olan piyasaları önemli ölçüde etkileyebilir"

Varlık fiyatlarında aşağı yönlü hareketlerin gelişmekte olan piyasaları önemli ölçüde etkileyebileceği aktarılan raporda, özellikle yüksek kaldıraçlı olan bazı finansal kurumların, oynak piyasa koşullarında baskı altına girebileceği ifade edildi.

Bazı hedge fon stratejilerinde kaldıraçların son dönemde istikrarlı şekilde arttığına dikkatin çekildiği raporda, bu durumun satışların şiddetlenmesine ve finansal sistem açısından riske yol açabileceği bilgisi verildi.

Özellikle kamu borç seviyelerinin yüksek olduğu ülkelerde devlet tahvili piyasalarında daha fazla türbülans yaşanabileceği, halihazırda son 10 yılın en yüksek reel finansman maliyetleriyle karşı karşıya bulunan gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin mali harcamalarını daha yüksek maliyetlerle finanse etmek zorunda kalabileceği belirtildi.

Raporda, "Genel olarak, yatırımcıların kamu borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri ve finans sektöründeki diğer kırılganlıklar, birbirini güçlendiren bir şekilde daha da kötüleşebilir." değerlendirmesi yapıldı.

Artan politika belirsizliğinin şirketleri ve hanehalklarını da etkileyebileceğine işaret edilen raporda, büyük jeopolitik risk olaylarının hisse senedi fiyatlarında önemli düşüşlere ve devlet risk primlerinde artışlara neden olabileceği belirtildi.

Raporda, bu etkilerin, özellikle mali ve uluslararası rezerv tamponları sınırlı olan ülkelerde daha belirgin olabileceği, ayrıca bu tür olayların ticaret ve finansal bağlantılar yoluyla sınır ötesi yayılma etkileri yaratabileceği kaydedildi.

"Yetkililer müdahaleye hazır olmalı"

Finansal kırılganlıkların azaltılması ve kriz yönetimi için hazırlığın, finansal sektör gelişmelerinin makroekonomik sonuçlar üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak açısından kilit önemde olduğuna işaret edilen raporda, "Varlık fiyatlarının daha da düzeltilebileceği, yüksek kaldıraçlı finansal kurumların baskı altına girebileceği ve temel devlet tahvili piyasalarında türbülans yaşanabileceği ihtimali, finansal istikrar risklerini artırmaktadır." ifadesi kullanıldı.

Raporda, yetkililerin finansal kurumların merkez bankası likidite kaynaklarına erişime hazır olmalarını sağlaması ve özellikle temel tahvil ve fonlama piyasalarında ciddi likidite ya da piyasa işlev bozukluklarına müdahale etmeye hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı.

Finansal kurumlar ve denetleme organlarının jeopolitik risklerden kaynaklanabilecek finansal istikrar risklerine karşı senaryo analizleri ve stres testleri için yeterli kaynak ayırması gerektiği kaydedilen raporda, banka dışı kaldıraç ve diğer kırılganlıkları azaltmaya yönelik politikaların güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığı belirtildi.

Raporda, uygun fırsatlar oluştuğunda, ülkelerin borç yeniden yapılandırma ve vade yönetimi operasyonlarını proaktif şekilde değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filipinler açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/filipinler-aciklarinda-62-buyuklugunde-deprem</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/filipinler-aciklarinda-62-buyuklugunde-deprem</guid>
<description><![CDATA[ Filipinler&#039;in güneyindeki Mindanao bölgesi açıklarında, Endonezya&#039;nın Kuzey Sulawesi eyaletine bağlı Talaud Adaları yakınlarında 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2024/05/deprem-deprem-t6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Filipinler, açıklarında, 6, 2, büyüklüğünde, deprem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün güneydeki Mindanao'daki Pondaguitan bölgesinin 269 kilometre açıklarında ve Talaud Adaları yakınlarında olduğunu duyurdu.

Yaklaşık 117 kilometre derinlikte kaydedilen 6,2 büyüklüğündeki depremde, henüz can veya mal kaybı bildirilmedi.

Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

Dünyada sismik hareketlerin en fazla görüldüğü ülkelerden Filipinler, "ateş çemberi" olarak da bilinen Pasifik Deprem Kuşağı'nda yer alıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 milyon mükellef beyanını Hazır Beyan Sistemi&amp;apos;nden yaptı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/2-milyon-mukellef-beyanini-hazir-beyan-sisteminden-yapti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/2-milyon-mukellef-beyanini-hazir-beyan-sisteminden-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Sadece ücret, kira geliri, menkul sermaye iradı gibi gelirleri olanlar için beyannamelerini verebildikleri Hazır Beyan Sistemi’nden geçen yıl 2 milyon kişinin beyanname verdiği anlaşıldı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre geçen yıl 2 milyon 4 bin 962 mükellef Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyannamesini verdi.

Hazır Beyan Sistemi mükelleflerin daha kolay beyannamesini vermek amacıyla tasarlandı. Sistem;  gelirleri kira geliri, ücret, menkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iratlardan ibaret olan mükelleflerin  beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak internet ortamında mükelleflerin onayına sunulduğu, kullanımı çok kolay bir sistem. Mükelleflerin gönüllü uyumunu amaçlıyor.

 Ayrıca gelişen bilgi işlem teknolojilerinden yararlanarak hızlı, kolay, ekonomik ve güvenilir bir şekilde idareye intikalinin sağlanması, vergi beyannamelerinin doldurulması sırasında meydana gelen hataları da asgariye indirerek mükellef mağduriyetinin önlenmesini hedefliyor. Hazır Beyan Sistemi’ne girildikten sonra adınıza bankalar üzerinden yapılan kira ödemelerini görüntüleyebiliyorsunuz. Ya da ücret üzerinden yapılan prim kesintilerini.  

2024 yılında Hazır Beyan Sistemi üzerinden yaklaşık 2 milyon mükellefin beyanname verdiği görülüyor. Beyan edilen gelir ise 359 milyar 998 milyon lira. Bu gelirin 225 milyar 511 milyon lirasını ev sahipleri beyan etmiş. Beyan edilen ücret geliri se 105 milyar 889 milyon lira. Başta faiz geliri gibi gelirleri kapsayan menkul sermaye iradı için de 24 milyar liralık beyanda bulunulmuş. Diğer kazanç ve iratlar için de 4.5 milyar lira beyanda bulunulmuş.  

Kanuni süresi içerisinde verilmeyen beyannamelerin de Dijital Vergi Dairesi Hazır Beyan Sistemi üzerinden pişmanlık talepli veya kanuni süresinden sonra seçenekleri ile verebileceğinizi tekrar hatırlatmak isterim. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>milyon, mükellef, beyanını, Hazır, Beyan, Sisteminden, yaptı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sadece ücret, kira geliri, menkul sermaye iradı gibi gelirleri olanlar için beyannamelerini verebildikleri Hazır Beyan Sistemi’nden geçen yıl 2 milyon kişinin beyanname verdiği anlaşıldı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre geçen yıl 2 milyon 4 bin 962 mükellef Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyannamesini verdi.

Hazır Beyan Sistemi mükelleflerin daha kolay beyannamesini vermek amacıyla tasarlandı. Sistem;  gelirleri kira geliri, ücret, menkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iratlardan ibaret olan mükelleflerin  beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak internet ortamında mükelleflerin onayına sunulduğu, kullanımı çok kolay bir sistem. Mükelleflerin gönüllü uyumunu amaçlıyor.

 Ayrıca gelişen bilgi işlem teknolojilerinden yararlanarak hızlı, kolay, ekonomik ve güvenilir bir şekilde idareye intikalinin sağlanması, vergi beyannamelerinin doldurulması sırasında meydana gelen hataları da asgariye indirerek mükellef mağduriyetinin önlenmesini hedefliyor. Hazır Beyan Sistemi’ne girildikten sonra adınıza bankalar üzerinden yapılan kira ödemelerini görüntüleyebiliyorsunuz. Ya da ücret üzerinden yapılan prim kesintilerini.  

2024 yılında Hazır Beyan Sistemi üzerinden yaklaşık 2 milyon mükellefin beyanname verdiği görülüyor. Beyan edilen gelir ise 359 milyar 998 milyon lira. Bu gelirin 225 milyar 511 milyon lirasını ev sahipleri beyan etmiş. Beyan edilen ücret geliri se 105 milyar 889 milyon lira. Başta faiz geliri gibi gelirleri kapsayan menkul sermaye iradı için de 24 milyar liralık beyanda bulunulmuş. Diğer kazanç ve iratlar için de 4.5 milyar lira beyanda bulunulmuş.  

Kanuni süresi içerisinde verilmeyen beyannamelerin de Dijital Vergi Dairesi Hazır Beyan Sistemi üzerinden pişmanlık talepli veya kanuni süresinden sonra seçenekleri ile verebileceğinizi tekrar hatırlatmak isterim.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa Franciscus için cenaze töreni</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/papa-franciscus-icin-cenaze-toereni</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/papa-franciscus-icin-cenaze-toereni</guid>
<description><![CDATA[ Papa Franciscus için Vatikan’da başlayan cenaze törenine aralarında dünya liderlerinin de olduğu 140 bin kişinin katıldığı açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/p-a-p-a-f-r-a-n-c-i-s-c-u-s-i-c-i-n-c-e-n-a-z-e-t-o-r-e-n-i-v-i-d-680483-201528.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Papa, Franciscus, için, cenaze, töreni</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus için bugün Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'nda cenaze merasimi düzenleniyor. Merasim, Türkiye saatiyle 11.00 sıralarında başladı. Törende Türkiye’yi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş temsil ederken, törene katılanlar arasında ABD Başkanı Donald Trump, eski başkan Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni gibi isimler de yer alıyor.

İtalya polisinin verdiği bilgiye göre, Papa’nın cenazesine 140 bin kişi katılıyor. Cenaze merasimi öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump, Papa’nın tabutunun bulunduğu Aziz Petrus Bazilikası’nı ziyaret ettiği bildirildi. Trump, ardından bazilikadan ayrılarak dünya liderlerinin yanında yerini aldı.

İngiltere Kraliyet Ailesi’nden Galler Prensi William da babası Kral 3’üncü Charles’ı temsilen katıldığı cenaze töreninde bazilikada Papa’nın tabutunun yanına geldi. İngiltere’yi törende ayrıca Başbakan Keir Starmer temsil ediyor. Törene Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de katılıyor.

Papa Francis’in naaşı, vasiyeti üzerine Roma'da Azize Büyük Meryem Bazilikası'na defnedilecek. Aziz Petrus Meydanı'ndaki cenaze ayini sonrasında Papa'nın naaşı buradan alınarak özel bir araçla yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Azize Büyük Meryem Bazilikası'na taşınacak. Papa'nın naaşını taşıyacak cenaze aracının Vatikan'dan çıktıktan sonra sırasıyla; Vittorio Emanuele Caddesi, Venedik Meydanı, Kolezyum ve Merulana Caddesi’nden Azize Büyük Meryem Bazilikası'na ulaşması bekleniyor.

Vatikan Sözcüsü Mattero Bruni, Papa'nın naaşının, Azize Büyük Meryem Bazilikası'na defnedildikten sonra yarın halkın ziyaretine açılacağını söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li aktör Gere, Filistinli şair Derviş&amp;apos;in &amp;quot;Başkalarını Da Düşün&amp;quot; şiirini okudu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abdli-aktoer-gere-filistinli-sair-dervisin-baskalarini-da-dusun-siirini-okudu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abdli-aktoer-gere-filistinli-sair-dervisin-baskalarini-da-dusun-siirini-okudu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li aktör ve yapımcı Richard Gere, Filistinli şair ve yazar Mahmud Derviş&#039;in &quot;Başkalarını Da Düşün&quot; şiirini okuyarak Filistin&#039;e destek gösterdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-2960c7a2ccb6b8edd4917a16193edb4d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, aktör, Gere, Filistinli, şair, Dervişin, Başkalarını, Düşün, şiirini, okudu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sosyal medyada paylaşılan bir videoya göre ABD'li aktör Gere, Filistinli şair Derviş'in "Başkalarını Da Düşün" şiirini okuyarak Filistinlilere destek oldu.

Gere, "Kendi savaşının içindeyken bile başkalarını düşün. Barış isteyenleri unutma." dizelerini seslendirdi.

Derviş'in, "Evine dönerken başkalarını düşün. Kamplardaki insanları unutma. Uyuyacak yeri olmayanları düşün. Konuşma hakkını kaybetmiş olanları düşün." dizelerini dile getiren Gere, şiirin sonundaki "Uzaktakileri düşünürken, kendini düşün ve 'karanlıkta bir mum olsaydım.' de." dizelerini de okudu.

Derviş'in şiiri, insanların sahip oldukları için minnettar olmaya ve aynı zamanda daha az şanslı olanlara da yardım etme mesajı olarak yorumlandı.

Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentini 2017'de ziyaret eden Gere, kentteki durumu Jim Crow dönemi ABD'sinin güneyindeki ayrımcılığa benzetmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TIR’lattıran garaj</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/tirlattiran-garaj</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/tirlattiran-garaj</guid>
<description><![CDATA[ Etimesgut ilçesinin Bağlıca sakinleri kızgın.

Tepkili…

Sorunlarına çözüm getirecek çare peşinde…

Onlara bu huzursuzluğu yaratan neden ise semtin yanı başına yapılacak TIR parkı.

Semt sakinleri böyle bir parkı dolduracak yüzlerce TIR’ın hem estetik, hem de hem de neden olacağı gürültü nedeniyle sağlığa zarar vereceğini belirterek bu yöndeki çalışmaların durdurulmasını istiyor.

Semt sakinleri bu amaçla topladıkları 1500’ü aşkın imzalı dilekçe ile Etimesgut Belediye Başkanlığı’na başvurmuşlar. Ancak bu başvurudan olumlu bir sonuç alamamışlar.

52 dönümlük alanda sürdürülen 210 araçlık TIR Parkı düzenleme çalışmaları ise sürdürülüyor. Belediye yetkilileri, yeni düzenlemeyle bir yandan şoförlerin araçlarını park ederek ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir alan yaratılırken bir yandan da yol kenarına gelişigüzel parklar engellenerek trafik sıkışıklığının önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirtiyor.

Belediye yetkilileri TIR Parkı’nda binek araç otoparkı Etimesgut merkez noktalarına servisler, 7/24 güvenlik hizmeti ve şoförlerin rahat edebilecekleri alanlar yer alacağını söylüyor.

Bir yanda TIR Parkı’na methiyeler,

Öte yanda ‘’TIR’latmaya az kaldı’’ diyerek yakınan Etimesgut halkı.

Bakalım bu işin sonu nereye varacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>TIR’lattıran, garaj</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Etimesgut ilçesinin Bağlıca sakinleri kızgın.

Tepkili…

Sorunlarına çözüm getirecek çare peşinde…

Onlara bu huzursuzluğu yaratan neden ise semtin yanı başına yapılacak TIR parkı.

Semt sakinleri böyle bir parkı dolduracak yüzlerce TIR’ın hem estetik, hem de hem de neden olacağı gürültü nedeniyle sağlığa zarar vereceğini belirterek bu yöndeki çalışmaların durdurulmasını istiyor.

Semt sakinleri bu amaçla topladıkları 1500’ü aşkın imzalı dilekçe ile Etimesgut Belediye Başkanlığı’na başvurmuşlar. Ancak bu başvurudan olumlu bir sonuç alamamışlar.

52 dönümlük alanda sürdürülen 210 araçlık TIR Parkı düzenleme çalışmaları ise sürdürülüyor. Belediye yetkilileri, yeni düzenlemeyle bir yandan şoförlerin araçlarını park ederek ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir alan yaratılırken bir yandan da yol kenarına gelişigüzel parklar engellenerek trafik sıkışıklığının önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirtiyor.

Belediye yetkilileri TIR Parkı’nda binek araç otoparkı Etimesgut merkez noktalarına servisler, 7/24 güvenlik hizmeti ve şoförlerin rahat edebilecekleri alanlar yer alacağını söylüyor.

Bir yanda TIR Parkı’na methiyeler,

Öte yanda ‘’TIR’latmaya az kaldı’’ diyerek yakınan Etimesgut halkı.

Bakalım bu işin sonu nereye varacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yereli kazanan, vatandaşı kazanıyor!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yereli-kazanan-vatandasi-kazaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yereli-kazanan-vatandasi-kazaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin ‘erken seçim olur mu olmaz mı’ tartışmaları arasında ekonomisindeki kaybı her geçen gün artıyor.

Bir erken seçime ihtiyaç var mı? sorusu gittiğimiz her ortamda sorulup duruluyor. Biz de ekonomide ve siyasette yaşananlara bakarak, “Oy verme zamanına kadar vatandaşı nasıl kazanabiliriz mantığı ile adımlar atılıyor” yanıtı veriyoruz.

Vatandaşın kazanılması ise kasanın vatandaş lehine açılmasıyla, sosyal devletin vatandaşın arkasında olduğunun hissettirilmesiyle olacağı biliniyor.

Ancak gelin görün ki genel bütçedeki açık o kadar büyük ki; vatandaş lehine kasanın açılması işleri biraz daha içinden çıkılmaz hale getirebilir. Hiperenflasyon sürecinin tetiklenmesi bile bir olasılık.

Yani kasa, 2018’den bu yana alınan yanlış kararlar sonucu cendere altında ezilen dar ve sabit gelirliler lehine açılmadan normal zamanı olan 2028’de yapılacak seçimleri almak da ciddi sorunlu görünüyor.

Bu nedenle genel bütçeden kaynak aktaramayan iktidar, erken ya da zamanında yapılacak seçime kadar vatandaşa doğrudan destekleme yapabileceği bir kaynak yaratma derdinde.

Son aylardaki siyasi hamlelerin tamamında da bu mantık yatıyor.

Bu kaynağın en önemli yollarından biri, yerel yönetimleri almaktan geçiyor. Çünkü 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o tarihlerden itibaren İstanbul’un kaynağını vatandaşlarla paylaşmasından dolayı önemli kazanımlar elde etti. Bugünlere onu taşıyan kaynak, yerel yönetimler üzerinden vatandaşlara pay edilen ekonomik olanaklar idi.

Nitekim Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı 2019 seçimlerini vermemek için yapılan ‘Hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler olmuştur’ mantıksızlığına kadar giden siyasi hamlelerin altında da yine yerel yönetim kaynağının el değiştirmesinin önlenmesi vardı.

Şimdilerde iktidar ve ortağı cenahtan ‘erken seçim hayali kuranlar boşuna heveslenmesin, zamanında yapılacak diye tepki gösteriliyorsa da erken seçim olasılığının ekonomide göstergeleri de var.

Mesela girin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesine, süt yardımından, suni tohumlamaya, kaba yem desteğinden, sıvı gübre desteğine, sebze fidesi desteğinden afetzedeler saman desteğine, mısır silajından nohut tohum, mazota kadar destekler veriliyor. Ama bunlar genel bütçe üzerinden yapılamıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçesi ile yapılanlara bakarsak ne kadar başarılı olunduğu ortada…

Dolayısıyla ‘erken seçime ihtiyaç var mı’ sorusunun cevabı bu anlattıklarımızda gizli.

2028 yılına kadar süreceği bugünden belli olan küresel ekonomideki yavaşlamanın yanı sıra, Türkiye ekonomisinde atılan adımların yeterli olmayacağı şimdiden görülüyor. Bu nedenle 2028 seçimlerinin kaybedilme riski var.

O zaman; 2028 martına kadar ‘her gün ölmektense’ vatandaşı kazanıp iktidarı sürdürmek adına yerel yönetimleri alma riski denenmek zorunda.

Bu da ancak bir erken seçimle olacak…

Ha bu arada kurallara uymayan sürücülere verilen idari para cezalarını artıracak yeni bir yasal düzenleme gündemde... Bu ne demek?

Trafik para cezası hasılatının yüzde 50’si Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’na (eski adıyla fak-fuk-fona) aktarılıyor. Bu fona ayrıca, muhalif medyaya ceza uygulamak için uykusuz kalan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) reklam gelirlerinin yüzde 15’lik kısmı ve Gelir ile Kurumlar Vergisi tahsilat toplamının yüzde 2,8&#039;i ile her nevi bağış ve yardımlar ile diğer gelirler de aktarılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yereli, kazanan, vatandaşı, kazanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ‘erken seçim olur mu olmaz mı’ tartışmaları arasında ekonomisindeki kaybı her geçen gün artıyor.

Bir erken seçime ihtiyaç var mı? sorusu gittiğimiz her ortamda sorulup duruluyor. Biz de ekonomide ve siyasette yaşananlara bakarak, “Oy verme zamanına kadar vatandaşı nasıl kazanabiliriz mantığı ile adımlar atılıyor” yanıtı veriyoruz.

Vatandaşın kazanılması ise kasanın vatandaş lehine açılmasıyla, sosyal devletin vatandaşın arkasında olduğunun hissettirilmesiyle olacağı biliniyor.

Ancak gelin görün ki genel bütçedeki açık o kadar büyük ki; vatandaş lehine kasanın açılması işleri biraz daha içinden çıkılmaz hale getirebilir. Hiperenflasyon sürecinin tetiklenmesi bile bir olasılık.

Yani kasa, 2018’den bu yana alınan yanlış kararlar sonucu cendere altında ezilen dar ve sabit gelirliler lehine açılmadan normal zamanı olan 2028’de yapılacak seçimleri almak da ciddi sorunlu görünüyor.

Bu nedenle genel bütçeden kaynak aktaramayan iktidar, erken ya da zamanında yapılacak seçime kadar vatandaşa doğrudan destekleme yapabileceği bir kaynak yaratma derdinde.

Son aylardaki siyasi hamlelerin tamamında da bu mantık yatıyor.

Bu kaynağın en önemli yollarından biri, yerel yönetimleri almaktan geçiyor. Çünkü 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o tarihlerden itibaren İstanbul’un kaynağını vatandaşlarla paylaşmasından dolayı önemli kazanımlar elde etti. Bugünlere onu taşıyan kaynak, yerel yönetimler üzerinden vatandaşlara pay edilen ekonomik olanaklar idi.

Nitekim Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı 2019 seçimlerini vermemek için yapılan ‘Hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler olmuştur’ mantıksızlığına kadar giden siyasi hamlelerin altında da yine yerel yönetim kaynağının el değiştirmesinin önlenmesi vardı.

Şimdilerde iktidar ve ortağı cenahtan ‘erken seçim hayali kuranlar boşuna heveslenmesin, zamanında yapılacak diye tepki gösteriliyorsa da erken seçim olasılığının ekonomide göstergeleri de var.

Mesela girin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesine, süt yardımından, suni tohumlamaya, kaba yem desteğinden, sıvı gübre desteğine, sebze fidesi desteğinden afetzedeler saman desteğine, mısır silajından nohut tohum, mazota kadar destekler veriliyor. Ama bunlar genel bütçe üzerinden yapılamıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçesi ile yapılanlara bakarsak ne kadar başarılı olunduğu ortada…

Dolayısıyla ‘erken seçime ihtiyaç var mı’ sorusunun cevabı bu anlattıklarımızda gizli.

2028 yılına kadar süreceği bugünden belli olan küresel ekonomideki yavaşlamanın yanı sıra, Türkiye ekonomisinde atılan adımların yeterli olmayacağı şimdiden görülüyor. Bu nedenle 2028 seçimlerinin kaybedilme riski var.

O zaman; 2028 martına kadar ‘her gün ölmektense’ vatandaşı kazanıp iktidarı sürdürmek adına yerel yönetimleri alma riski denenmek zorunda.

Bu da ancak bir erken seçimle olacak…

Ha bu arada kurallara uymayan sürücülere verilen idari para cezalarını artıracak yeni bir yasal düzenleme gündemde... Bu ne demek?

Trafik para cezası hasılatının yüzde 50’si Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’na (eski adıyla fak-fuk-fona) aktarılıyor. Bu fona ayrıca, muhalif medyaya ceza uygulamak için uykusuz kalan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) reklam gelirlerinin yüzde 15’lik kısmı ve Gelir ile Kurumlar Vergisi tahsilat toplamının yüzde 2,8'i ile her nevi bağış ve yardımlar ile diğer gelirler de aktarılıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Zelenskiy&amp;apos;e &amp;quot;nadir toprak elementleri anlaşmasını hemen imzala&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trumptan-zelenskiye-nadir-toprak-elementleri-anlasmasini-hemen-imzala-cagrisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trumptan-zelenskiye-nadir-toprak-elementleri-anlasmasini-hemen-imzala-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, nadir toprak elementleri anlaşmasını bir an önce imzalaması için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy&#039;e çağrıda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-29a27f0c0a29741dd46f9a6dcd580477.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Zelenskiye, nadir, toprak, elementleri, anlaşmasını, hemen, imzala, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna'nın nadir toprak elementleri anlaşmasını henüz imzalamamasından şikayet etti. Paylaşımında Trump, "Ukrayna, ABD ile imzalanan çok önemli nadir toprak elementleri anlaşmasına ilişkin nihai belgeleri henüz imzalamadı. En az üç hafta gecikti. Umarım bu anlaşma hemen imzalanır." ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki barış sürecinin şu ana dek sorunsuz ilerlediğini ve bu konuda çalışmaya devam edeceklerini belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kremlin: ABD, Ukrayna konusunda mekik diplomasisi yapıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kremlin-abd-ukrayna-konusunda-mekik-diplomasisi-yapiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kremlin-abd-ukrayna-konusunda-mekik-diplomasisi-yapiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD&#039;nin Ukrayna konusunda mekik diplomasisi yaptığını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-c0716d985b890c0ed283c0543fc3d4ab.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kremlin:, ABD, Ukrayna, konusunda, mekik, diplomasisi, yapıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Peskov, Rossiya devlet televizyonu kanalına yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un görüşmesini değerlendirdi.

ABD'nin Ukrayna konusundaki çabalarını "mekik diplomasisi" olarak nitelendiren Peskov, "Bunlar ABD'nin gerçekleştirdiği aracılık hizmetleridir." ifadesini kullandı.

Witkoff'un ABD Başkanı Trump'tan özel mesaj getiren aracı olduğunu kaydeden Peskov, bu yöntemin uygun olduğunu ve tüm nüansların yüz yüze bir sohbette anlatılmasının daha kolay olduğunu aktardı.

Görüşme ile aynı gün içinde Moskova'da bir Rus generale suikast yapılmasını da değerlendiren Peskov, "Kiev rejimi, bir kez daha özünü gösteriyor. Kiev rejimi, Rusya Federasyonu topraklarında terör faaliyetlerine devam ediyor. Bu durum, uluslararası müzakerelere rağmen uyanık olmamız gerektiğini bir kez daha gösteriyor." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cammu Keşmir, Hindistan ve Pakistan arasında 60 yıldır gerilimin merkezi oldu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cammu-kesmir-hindistan-ve-pakistan-arasinda-60-yildir-gerilimin-merkezi-oldu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cammu-kesmir-hindistan-ve-pakistan-arasinda-60-yildir-gerilimin-merkezi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan ve Pakistan arasında ihtilafa neden olan Keşmir sorununda taraflar son 60 yılda 4 kez savaşırken sorunun çözümü yönünde mesafe kat edilemedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-30f5cbce03785bb5b24d41734d67eca6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cammu, Keşmir, Hindistan, Pakistan, arasında, yıldır, gerilimin, merkezi, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hindistan'ın idaresindeki Cammu Keşmir'in Pahalgam bölgesinde silahlı kişilerin 22 Nisan'da düzenlediği terör saldırısında 26 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Hint yetkililerin saldırıyı düzenleyenlerin "Pakistan'dan geldiği" suçlamasında bulunması üzerine iki ülke arasındaki gerilim yeniden tırmandı.

Hindistan ve Pakistan arasında özellikle Keşmir meselesi nedeniyle uzun bir döneme damgasını vuran krizleri derledi. Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginlikler, iki ülkenin de bağımsızlıklarını kazandığı 1947'de başladı.

İngiliz sömürgesinden kurtulan Hint Yarımadası'nda Pakistan ve Hindistan, iki ayrı ülke olarak Ağustos 1947'de bağımsızlıklarını ilan etti.

Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeler Pakistan'a, Hinduların yoğun yaşadığı yerler ise Hindistan'a bırakıldı.

İngiltere, 1947'de Hindistan'dan çekilirken, nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi Maharaja Hari Singh, Hindistan ile birleşmeye karar verdi.

Müslüman Keşmir halkı, Hindistan ile birleşme kararına karşı çıktı

Bu karar, iki ülke arasında büyük sorunlara yol açan Keşmir sorununun başlamasına neden oldu.

Hindistan ile birleşme kararına Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Artan protestolar nedeniyle kontrolü kaybeden Maharaja, isyanı bastırmak için Hindistan'dan yardım istedi. Keşmir prensinin yardım talebine olumlu cevap veren Yeni Delhi yönetimi isyanı bastırmak için askerleriyle bölgeyi işgal etti.

Böylece iki ülke arasındaki ilk savaş, bağımsızlıklarından kısa bir süre sonra 22 Ekim 1947'de Keşmir yüzünden başladı.

Savaş, Birleşmiş Milletler'in (BM) ara buluculuğunda 1 Ocak 1949'da imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sona erdi.

Birleşmiş Milletler (BM), taraflar arasında bir ateşkes sağlarken 21 Nisan 1948'de bölgedeki halkın özgürce hangi ülkeye katılmak istediğine dair bir plebisit yapılması çağrısında bulundu.

Ancak Hindistan bu referanduma karşı çıkarak bölgedeki askerlerini geri çekmeyip kontrolü altındaki toprakları “Cammu Keşmir” adıyla kendine bağladı ve Keşmir üzerindeki kontrolünü pekiştirdi.

Pakistan da Hindistan’ın bu hareketine karşılık olarak Keşmir’de kontrol ettiği bölgelere "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak iki özerk bölge statüsü verdi.

Hindistan ile Pakistan arasında Keşmir meselesi sebebiyle, 1965, 1971 ve son olarak 1999'da da savaşlar yaşandı.

Şimla Anlaşmasıyla oluşan statüko

1947'de bağımsızlığın kazanılmasının ardından Pakistan'da Bengal nüfusla ilgili sorunlar baş gösterdi.

Yeni Delhi yönetiminin bugünkü Bangladeş topraklarını oluşturan Doğu Pakistan'da ortaya çıkan bağımsızlık hareketlerini desteklemesi üzerine iki ülke arasındaki üçüncü savaş çıktı.

Pakistan, doğudaki bağımsızlık hareketlerine destek verdiği gerekçesiyle Hindistan'a hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Pakistan'ın 1971'de Hindistan'la yaptığı savaşın ardından Doğu Pakistan, "Bangladeş" adıyla bağımsızlığını ilan etti.

Savaşın ardından 1972'de imzalanan Şimla Antlaşması ile "Sınır Kontrol Hattı" oluşturuldu.

Şimla Anlaşması ile belirlenen Kontrol Hattı (LoC), Keşmir'in Hindistan ve Pakistan kontrolündeki bölgelere ayrılmasını sağladı.

1980'li yılların sonlarında gerginlikler yeniden tırmandı

1980'li yılların sonuna doğru Hindistan'ın kontrolü altındaki Cammu Keşmir'de kitlesel halk ayaklanmaları da baş gösterirken, şiddet eylemleri, siyasetçilere yönelik suikastlar, adam kaçırma gibi olaylar had safhaya çıktı.

Hindistan, bölgedeki olayların Pakistan tarafından desteklendiğini iddia ederken, bölgeye de ilave güvenlik gücü konuşlandırdı.

Taraflar arasında 1999'da Kargil bölgesindeki sınır ihlalleri nedeniyle 7 hafta süren Kargil Savaşı yaşandı. İki ülke nükleer savaşın eşiğine geldi.

Keşmir meselesi de bu süreçte çözümü zor bir ihtilafa dönüştü. Bölgedeki askeri gerilim giderek tırmandı.

Sınırlı çatışma

Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilim, Hindistan idaresindeki Cammu Keşmir'de 14 Şubat 2019'da polis teşkilatına bağlı milis gücüne yapılan ve 44 kişinin öldüğü bombalı saldırıyla yeniden başladı.

Yeni Delhi yönetimi, saldırıyla ilgili Pakistan'ı suçladı. Saldırıyı kınayan Pakistan ise suçlamayı reddetti.

Hindistan, 26 Şubat 2019'da "Keşmir Kontrol Hattı'nın Pakistan tarafında bulunan terör örgütü hedeflerine" hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Pakistan da 27 Şubat 2019'da, hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Hindistan'a ait 2 savaş uçağını düşürdüğünü bildirdi.

Pakistanlı yetkililer, düşen uçağın Hint pilotu Abhinandan Varthaman'ı linç edilmekten kurtarıp iyi niyet göstergesi olarak Hint yetkililere teslim etti.

Gelişmeler üzerine Pakistan tüm hava sahasını kapatırken, Hindistan bazı havaalanlarında uçuşları durdurdu.

Hindistan 2019'da Cammu Keşmir'in statüsünü değiştirdi

5 Ağustos 2019'a gelindiğinde ise Hindistan, yaptığı değişiklikle yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir'e ayrıcalık tanıyan anayasanın 370'inci maddesini iptal ederek bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırdı ve eyaleti ikiye böldü.

Eyalet, 31 Ekim 2019'da resmi olarak merkeze bağlı Cammu Keşmir ve Ladakh "Birlik Toprağı" statüsünde iki bölgeye ayrıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran, Azerbaycan üzerinden Rusya&amp;apos;dan yıllık 55 milyar metreküp doğal gaz ithal edecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iran-azerbaycan-uzerinden-rusyadan-yillik-55-milyar-metrekup-dogal-gaz-ithal-edecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iran-azerbaycan-uzerinden-rusyadan-yillik-55-milyar-metrekup-dogal-gaz-ithal-edecek</guid>
<description><![CDATA[ İran, Azerbaycan üzerinden Rusya&#039;dan yılda 55 milyar metreküp doğal gaz alacağını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-18799d599115236d08e3986edf58e736.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran, Azerbaycan, üzerinden, Rusyadan, yıllık, milyar, metreküp, doğal, gaz, ithal, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İran-Rusya Ortak Ekonomik Komisyonu Toplantısı için Moskova'da bulunan İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, Azerbaycan üzerinden Rusya'dan doğal gaz alınması konusunda Rus yetkililerle mutabakata vardıklarını belirtti.

Paknejad, Rusya'dan İran'a yıllık 55 milyar metreküp doğal gaz ithalatı için daha önce bu ülkeyle mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatarak, "Ulaşım güzergahlarının incelenmesi yapılarak gazın Azerbaycan topraklarından kara yolu üzerinden İran'a ulaşımının sağlanması konusunda mutabakat sağlandı." dedi.

Petrol Bakanı, Rus gazının İran'a Azerbaycan sınırında ve Hazar Denizi kıyısındaki Astara bölgesinden ulaştırılacağını belirterek "Rusya ile Azerbaycan arasında gerekli koordinasyon sağlanıyor ve bu planın ikinci aşaması da olacak ve o da ileride tamamlanacak." ifadelerini kullandı.

Doğal gaz rezervleri açısından Rusya'dan sonra ikinci sırada olan İran, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarından kaynaklı sermaye, yatırım ve teknoloji eksikliği gibi nedenlerle yeterli düzeyde üretim yapamıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 51 bin 439’a yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-51-bin-439a-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-51-bin-439a-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İSRAİL&#039;in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 51 bin 439’a yükseldiği duyuruldu.

Filistin Sağlık Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Gazze’ye 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 51 bin 439’a, yaralı sayısının ise 117 bin 416&#039;ya yükseldiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/g-a-z-z-e-d-e-h-a-y-a-t-i-n-i-k-a-y-b-e-d-e-n-l-e-r-i-n-s-a-y-i-s-i-5-679782-201294.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gazze’de, hayatını, kaybedenlerin, sayısı, bin, 439’a, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSRAİL'in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 51 bin 439’a yükseldiği duyuruldu.

Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze’ye 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 51 bin 439’a, yaralı sayısının ise 117 bin 416'ya yükseldiği ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bu ekonomi dikiş tutmaz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bu-ekonomi-dikis-tutmaz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bu-ekonomi-dikis-tutmaz</guid>
<description><![CDATA[ Dört mevsimi aynı anda yaşayan güzelim ülkede sefaletin baştan aşması olacak iş değil ama tek kaygısı kendi iktidarının devamlılığını sağlamak olan AKP açısından Türkiye, toz pembe görünüyor. Peki rakamlar, istatistikler neler söylüyor; hem de olabildiği kadar oynanmış resmi veriler, memleketin hal ve gidişatı hakkında nasıl bir fikir veriyor? 
Hali pür melalimizi anlamaya bir ekonomi gazetesinin tek bir günlük sayısında yer alanları sıralamak dahi yeter de artar. Hepsini değil ama birkaç veriyi peş peşe sıralayayım:

TEPAV Doğrudan Yatırımlar Bülteni’nin 2024 Dördüncü Çeyrek sayısı yayımlandı. Buna göre, 2024&#039;ün dördüncü çeyreğinde kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30,8 azalarak dikkat çekici bir gerileme gösterdi. Doğrudan yabancı yatırım net girişleri 1,3 milyar dolara gerileyerek geçen yılki seviyenin yüzde 35,6 altında kaldı. Bu dönemde doğrudan yatırım girişleri 3,7 milyar dolar olurken yurt dışına çıkan doğrudan yatırım miktarı 2,4 milyar doları buldu.

Türkiye&#039;den yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlar içinde gayrimenkul sektörü ağırlık taşımaya devam etti. 2024&#039;ün son çeyreğinde bu alandaki yatırım payı gerilese de Yunanistan, Cezayir, Özbekistan ve Kazakistan’a yapılan yatırımlarda çarpıcı artışlar yaşandı. Özellikle Cezayir&#039;e yapılan yatırımlar sıfırdan 150 milyon dolara yükselirken, Kazakistan, Özbekistan ve Yunanistan’a yapılan yatırımlar da katlanarak arttı.

BDDK’nın haftalık verilerine göre takipteki alacaklar artmaya başladı. 2024 yılı sonu itibariyle 294 milyar TL olan tahsili gecikmiş alacaklar (TGA) 4 Nisan 2025 haftalık bankacılık verilerine göre 358,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılbaşından bu yana %22 artış var.

2025 yılı 15 Nisan itibarıyla mahkemelerdeki icra iflas dosyası sayısı 23 milyon 147 bin 955’e ulaştı. Dosya sayısı mart sonuna göre 162 bin adet artış gösterdi. Yılbaşından bu yana ise mahkemelerdeki icra iflas dosyası sayısı 891 bin 835 adet arttı. İcra dosyası sayısı 31 Ocak 2025’te 22 milyon 295 bin 455’e, 28 Şubat 2025’te ise 22 milyon 604 bin 890’a ulaştı.

Bir başka veri de istihdamla ilgili. Yine TEPAV’ın verilerine göre kayıtlı çalışan sayısı da azaldı. Ocak 2025 verilerine göre toplam istihdamda Ağustos 2024’ten bu yana gözlenen gerileme eğilimi Ocak 2025’te de devam etti ve son dört aydaki düşüş 542.013’e yükseldi. İstihdam özellikle imalatta daralmaya devam etti.

İflaslar, konkordatolar patladı; ev sahibi kiracı anlaşmazlıkları had safhada. Asgari ücretli açlıkla boğuşurken milyonlarca işsizi hatırlayan dahi yok.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ile başlayan, tutuklanmasıyla devam eden süreçte borsa çöktü, rivayet odur ki Merkez Bankası rezervlerinden 50 milyar dolar, sırf dövizi tutmak için harcandı. O da yetmedi,  Merkez Bankası faizleri yüzde 50’lere kadar çıkardı. Birçok yorumcu bunun da yetmeyeceğini, ani bir kur şokunun yaşanabileceğini belirtiyor.

Ve bu faiz kararının, reel sektörü tamamen boğacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Çünkü, kredi faizlerindeki her yükseliş, firmaların finansmana erişimini daha da zorlaştırıyor. Nitekim, iflas ve konkordatolar, tarihinde rekor üstüne rekor kırıyor.

TOBB’un her ay açıkladığı açılan ve kapanan işyerleriyle ilgili istatistikleri de kapanmaların arttığını,yeni işyeri açma oranlarının da gerilediğini gösteriyor bize… Nitekim, eskiden hava parası ödenerek ancak kiralanabilen işyerlerinin birer birer tabelasını indirdiklerini, dükkanların aylarca boş kaldıklarını görmek artık hiç birimizi şaşırtmıyor.

Şu çok açık, AKP milyonların cebinden aldıklarıyla bir avuç zümreyi zenginleştirmeye devam ediyor. Yaşanan bölüşüm sorunlarına ve gelir dağılımı adaletsizlerine kırıklarla dolu demokrasi karnesi de eklenince ortaya bir büyük buhran çıkıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ekonomi, dikiş, tutmaz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Dört mevsimi aynı anda yaşayan güzelim ülkede sefaletin baştan aşması olacak iş değil ama tek kaygısı kendi iktidarının devamlılığını sağlamak olan AKP açısından Türkiye, toz pembe görünüyor. Peki rakamlar, istatistikler neler söylüyor; hem de olabildiği kadar oynanmış resmi veriler, memleketin hal ve gidişatı hakkında nasıl bir fikir veriyor? 
Hali pür melalimizi anlamaya bir ekonomi gazetesinin tek bir günlük sayısında yer alanları sıralamak dahi yeter de artar. Hepsini değil ama birkaç veriyi peş peşe sıralayayım:

TEPAV Doğrudan Yatırımlar Bülteni’nin 2024 Dördüncü Çeyrek sayısı yayımlandı. Buna göre, 2024'ün dördüncü çeyreğinde kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30,8 azalarak dikkat çekici bir gerileme gösterdi. Doğrudan yabancı yatırım net girişleri 1,3 milyar dolara gerileyerek geçen yılki seviyenin yüzde 35,6 altında kaldı. Bu dönemde doğrudan yatırım girişleri 3,7 milyar dolar olurken yurt dışına çıkan doğrudan yatırım miktarı 2,4 milyar doları buldu.

Türkiye'den yurt dışına yapılan doğrudan yatırımlar içinde gayrimenkul sektörü ağırlık taşımaya devam etti. 2024'ün son çeyreğinde bu alandaki yatırım payı gerilese de Yunanistan, Cezayir, Özbekistan ve Kazakistan’a yapılan yatırımlarda çarpıcı artışlar yaşandı. Özellikle Cezayir'e yapılan yatırımlar sıfırdan 150 milyon dolara yükselirken, Kazakistan, Özbekistan ve Yunanistan’a yapılan yatırımlar da katlanarak arttı.

BDDK’nın haftalık verilerine göre takipteki alacaklar artmaya başladı. 2024 yılı sonu itibariyle 294 milyar TL olan tahsili gecikmiş alacaklar (TGA) 4 Nisan 2025 haftalık bankacılık verilerine göre 358,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılbaşından bu yana %22 artış var.

2025 yılı 15 Nisan itibarıyla mahkemelerdeki icra iflas dosyası sayısı 23 milyon 147 bin 955’e ulaştı. Dosya sayısı mart sonuna göre 162 bin adet artış gösterdi. Yılbaşından bu yana ise mahkemelerdeki icra iflas dosyası sayısı 891 bin 835 adet arttı. İcra dosyası sayısı 31 Ocak 2025’te 22 milyon 295 bin 455’e, 28 Şubat 2025’te ise 22 milyon 604 bin 890’a ulaştı.

Bir başka veri de istihdamla ilgili. Yine TEPAV’ın verilerine göre kayıtlı çalışan sayısı da azaldı. Ocak 2025 verilerine göre toplam istihdamda Ağustos 2024’ten bu yana gözlenen gerileme eğilimi Ocak 2025’te de devam etti ve son dört aydaki düşüş 542.013’e yükseldi. İstihdam özellikle imalatta daralmaya devam etti.

İflaslar, konkordatolar patladı; ev sahibi kiracı anlaşmazlıkları had safhada. Asgari ücretli açlıkla boğuşurken milyonlarca işsizi hatırlayan dahi yok.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ile başlayan, tutuklanmasıyla devam eden süreçte borsa çöktü, rivayet odur ki Merkez Bankası rezervlerinden 50 milyar dolar, sırf dövizi tutmak için harcandı. O da yetmedi,  Merkez Bankası faizleri yüzde 50’lere kadar çıkardı. Birçok yorumcu bunun da yetmeyeceğini, ani bir kur şokunun yaşanabileceğini belirtiyor.

Ve bu faiz kararının, reel sektörü tamamen boğacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Çünkü, kredi faizlerindeki her yükseliş, firmaların finansmana erişimini daha da zorlaştırıyor. Nitekim, iflas ve konkordatolar, tarihinde rekor üstüne rekor kırıyor.

TOBB’un her ay açıkladığı açılan ve kapanan işyerleriyle ilgili istatistikleri de kapanmaların arttığını,yeni işyeri açma oranlarının da gerilediğini gösteriyor bize… Nitekim, eskiden hava parası ödenerek ancak kiralanabilen işyerlerinin birer birer tabelasını indirdiklerini, dükkanların aylarca boş kaldıklarını görmek artık hiç birimizi şaşırtmıyor.

Şu çok açık, AKP milyonların cebinden aldıklarıyla bir avuç zümreyi zenginleştirmeye devam ediyor. Yaşanan bölüşüm sorunlarına ve gelir dağılımı adaletsizlerine kırıklarla dolu demokrasi karnesi de eklenince ortaya bir büyük buhran çıkıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deprem  ve devlet !</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/deprem-ve-devlet</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/deprem-ve-devlet</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye bulunduğu coğrafya itibariyle en doğusundan batısına kadar bir deprem ülkesi.

Çocuktum… evde akşamları “ajans” dinlenmek üzere açılan bir pilli radyomuz vardı.  Bir akşam ilk haber olarak Gediz’de zelzele meydana geldiği ve çok sayıda köy evlerinin yıkıldığı, ölü yaralı olduğu anons edildi.

Zelzelenin ne olduğunu bilmiyordum.

Çıt çıkarmadan 19.00 “ajansını dinledikten sonra Arif Dedem’e sormuştum:

-Dede zelzele ne, niye ölmüşler?

Bu gün gibi anımsıyorum:

Arif Dedem, “Yer sallanır, evler yıkılır,  eğer evler kerpiç ise toprak altında kalanlar ölür…”

Bizim evlerimiz ahşap ve çatısı da çinko! Deprem olsa bile ölmeyiz diye aklımdan geçirip rahatlamıştım. Ama evi kötü olanın zelzelede ölebileceğini hala anlayamamıştım.

Sonra biraz daha büyüyüp daha çok “Ajans” dinleyince, okuma yazma öğrendikten sonra eve gelen gazetelerden deprem haberlerini daha bir  dikkatle okumaya başladım.

Aradan yıllar geçmişti.

Ama beni en çok etkileyen, ilkokul öğrencisiyken radyodan duyduğum depremin etkisinin ne olduğunu, gazeteci olarak 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde hissettim üstelik Ankara’dan…  7,5 şiddetinde depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetmiş, resmi verilere göre 48 bin 901 kişi de yaralanmıştı. Evsiz kalanların sayısı ise 600 binden fazla olmuştu.

Görevli olarak bölgede çalıştım…

Çok geçmeden, 12 Kasım 1999 Düzce’de deprem oldu.7,2 büyüklüğündeki depremde 894 vatandaş hayatını kaybetti.  İHA’nın geçtiği depremde ölen bir vatandaşın yanan görüntüsü halâ belleğimde. 2011 yılında ise Van’da önce, 7.2 sonra 5,6 büyüklüğündeki depremde 684 kişi hayatını kaybetmişti.

Arada yine depremler oldu…

Çocukluğumda duyduğum deprem haberlerinin en korkuncu ise 6 Şubat Kahramanmaraş depremiydi.  Çalıştığım iş yeri Söğütözü’ndeki Koç Kulelerinin 9. katındaydı. Deprem anında bina mehteran bölüğü gibi iki ileri bir geri gidip gelince…

Efeliğe dokundurtmasam da arkadaşların çığlıklarını  “Bu binalar depreme dayanıklı, Ankara yıkılsa bunlar ayakta kalır, bir şey olmaz…” diye teselli etmiştim.

6 Şubat Pazarcık ve Elbistan merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki iki depremde 52 binden fazla insan yaşamını kaybederken yüz binden fazla kişinin de yaralandığı açıklandı.

Peki iktidar ne yaptı?

Hiçbir şey..

Sadece laf üretti.

Hamaset yaptı…

Gölcük Depremi’nden sonra geçici olacağı açıklanan özel iletişim vergileri ve diğerlerinden toplanan vergi kalıcı hale getirildi.

Peki o vergiler deprem için mi harcandı?

Hayır?

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek muhalefetin sorusu üzerine “O paralarla otoyol, köprü, tünel” yaptıkların açıkladı.

…

Bu gün Silivri’de hapsedilen Ekrem İmamoğlu belediye başkanı seçilince ilk iş olarak depreme dayanıksız binaların tespiti ve dönüştürülmesi için proje geliştirdi.

Proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ulaştırıldı. Dönemin Bakanı ortak çalışma yapılabileceğini açıkladı. Sonra bakanlıktan alındı.

…

İmamoğlu Belediye olarak projeyi ayakta tuttu.

Hak sahipleri adına  kredi talebinde bulundu. Teminat olarak da KİPTAŞ’ı gösterdi.

Heyhaatt!

İktidar beklemediği yerden öneri gelince geliştirilen projeyi  engelledi.

Nasıl mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, Kentsel dönüşüm projesinde yer alan hak sahiplerine kamu bankalarının kredi vermesini engelleyerek.

Parası olan belediyenin de katkısıyla devam etti.

Olmayanlar ölmezlerse Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesini bekliyor!

Bu arada Ankara Valisi Vasip Şahin, CHP’nin İlk Meclis’ten Ata’nın ebedi İstiratgâhına yürüyüşünün yasak olduğunu ve izin verilmeyeceğini açıkladı!

Sayın Valiye iki sözüm var:

Bir;

Kanunsuz emir olmaz, (Gösteri ve yürüyüş hakkı anayasal bir haktır)

İki;

Kanunsuz emirde ısrar ederseniz devletin valisi değil AKP’nin valisi olursunuz!

Yazık! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Deprem , devlet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye bulunduğu coğrafya itibariyle en doğusundan batısına kadar bir deprem ülkesi.

Çocuktum… evde akşamları “ajans” dinlenmek üzere açılan bir pilli radyomuz vardı.  Bir akşam ilk haber olarak Gediz’de zelzele meydana geldiği ve çok sayıda köy evlerinin yıkıldığı, ölü yaralı olduğu anons edildi.

Zelzelenin ne olduğunu bilmiyordum.

Çıt çıkarmadan 19.00 “ajansını dinledikten sonra Arif Dedem’e sormuştum:

-Dede zelzele ne, niye ölmüşler?

Bu gün gibi anımsıyorum:

Arif Dedem, “Yer sallanır, evler yıkılır,  eğer evler kerpiç ise toprak altında kalanlar ölür…”

Bizim evlerimiz ahşap ve çatısı da çinko! Deprem olsa bile ölmeyiz diye aklımdan geçirip rahatlamıştım. Ama evi kötü olanın zelzelede ölebileceğini hala anlayamamıştım.

Sonra biraz daha büyüyüp daha çok “Ajans” dinleyince, okuma yazma öğrendikten sonra eve gelen gazetelerden deprem haberlerini daha bir  dikkatle okumaya başladım.

Aradan yıllar geçmişti.

Ama beni en çok etkileyen, ilkokul öğrencisiyken radyodan duyduğum depremin etkisinin ne olduğunu, gazeteci olarak 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde hissettim üstelik Ankara’dan…  7,5 şiddetinde depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetmiş, resmi verilere göre 48 bin 901 kişi de yaralanmıştı. Evsiz kalanların sayısı ise 600 binden fazla olmuştu.

Görevli olarak bölgede çalıştım…

Çok geçmeden, 12 Kasım 1999 Düzce’de deprem oldu.7,2 büyüklüğündeki depremde 894 vatandaş hayatını kaybetti.  İHA’nın geçtiği depremde ölen bir vatandaşın yanan görüntüsü halâ belleğimde. 2011 yılında ise Van’da önce, 7.2 sonra 5,6 büyüklüğündeki depremde 684 kişi hayatını kaybetmişti.

Arada yine depremler oldu…

Çocukluğumda duyduğum deprem haberlerinin en korkuncu ise 6 Şubat Kahramanmaraş depremiydi.  Çalıştığım iş yeri Söğütözü’ndeki Koç Kulelerinin 9. katındaydı. Deprem anında bina mehteran bölüğü gibi iki ileri bir geri gidip gelince…

Efeliğe dokundurtmasam da arkadaşların çığlıklarını  “Bu binalar depreme dayanıklı, Ankara yıkılsa bunlar ayakta kalır, bir şey olmaz…” diye teselli etmiştim.

6 Şubat Pazarcık ve Elbistan merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki iki depremde 52 binden fazla insan yaşamını kaybederken yüz binden fazla kişinin de yaralandığı açıklandı.

Peki iktidar ne yaptı?

Hiçbir şey..

Sadece laf üretti.

Hamaset yaptı…

Gölcük Depremi’nden sonra geçici olacağı açıklanan özel iletişim vergileri ve diğerlerinden toplanan vergi kalıcı hale getirildi.

Peki o vergiler deprem için mi harcandı?

Hayır?

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek muhalefetin sorusu üzerine “O paralarla otoyol, köprü, tünel” yaptıkların açıkladı.

…

Bu gün Silivri’de hapsedilen Ekrem İmamoğlu belediye başkanı seçilince ilk iş olarak depreme dayanıksız binaların tespiti ve dönüştürülmesi için proje geliştirdi.

Proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ulaştırıldı. Dönemin Bakanı ortak çalışma yapılabileceğini açıkladı. Sonra bakanlıktan alındı.

…

İmamoğlu Belediye olarak projeyi ayakta tuttu.

Hak sahipleri adına  kredi talebinde bulundu. Teminat olarak da KİPTAŞ’ı gösterdi.

Heyhaatt!

İktidar beklemediği yerden öneri gelince geliştirilen projeyi  engelledi.

Nasıl mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, Kentsel dönüşüm projesinde yer alan hak sahiplerine kamu bankalarının kredi vermesini engelleyerek.

Parası olan belediyenin de katkısıyla devam etti.

Olmayanlar ölmezlerse Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesini bekliyor!

Bu arada Ankara Valisi Vasip Şahin, CHP’nin İlk Meclis’ten Ata’nın ebedi İstiratgâhına yürüyüşünün yasak olduğunu ve izin verilmeyeceğini açıkladı!

Sayın Valiye iki sözüm var:

Bir;

Kanunsuz emir olmaz, (Gösteri ve yürüyüş hakkı anayasal bir haktır)

İki;

Kanunsuz emirde ısrar ederseniz devletin valisi değil AKP’nin valisi olursunuz!

Yazık!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vergiye uyumlu mükelleflerin yüzde 5 indirim hakkı var</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vergiye-uyumlu-mukelleflerin-yuzde-5-indirim-hakki-var</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vergiye-uyumlu-mukelleflerin-yuzde-5-indirim-hakki-var</guid>
<description><![CDATA[ Vergi borçlarının yapılandırılmasına yönelik şimdiye kadar pek çok düzenleme yapıldı. Ne zaman vergi borçlarının yapılandırılması gündeme gelse düzenli ödeyenlerin durumu da tartışmaya açılır. 2018 yılından itibaren vergilerini düzenli ödeyenlerin belli şartları taşımaları halinde yüzde 5’lik indirimden yararlanmalarına yönelik bir düzenleme getirildi. Kurumlar vergisi beyan dönemi devam ediyor. 30 Nisan’da sona erecek. Peki yüzde 5’lik indirim hangi şartlarda kullanılabiliyor?

Yüzde 5’lik uyumlu mükellef indirimine ilişkin düzenleme 2018 yılında  devreye girdi.  2022 yılından  itibaren de 7338 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerle indirimden yararlanmak biraz daha kolaylaştırıldı. (Kimler yararlanabilir?) sorusunun yanıtı ise “ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri, kurumlar vergisi mükellefleri”. Ancak kurumlar vergisi mükellefleri içinde, finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları  indirimden yararlanamıyor. Yüzde 5’lik uyumlu mükellef indirimi sadece yıllık olarak verilen gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerine göre hesaplanan vergi için geçerli.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin indirimden yararlanması için bazı şartlar var. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerekiyor. Bu yıl için 2022, 2023 ve 2024 hesap dönemlerine ait vergi beyannamelerinin kanuni süre içinde verilmiş ve bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin de yine süresi içinde ödenmiş olması gerekiyor. Kesinleşmiş olması koşuluyla vergi beyannamelerindeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, re&#039;sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması şart. Ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer&#039;i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Geriye dönük 5 yıllık dönemde de kaçakçılık suçlarını işlememiş olmaları gerekiyor.

İndirimde bir sınır da var. Hesaplanan indirim tutarı, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 9 milyon 900 bin liradan fazla olamıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vergiye, uyumlu, mükelleflerin, yüzde, indirim, hakkı, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Vergi borçlarının yapılandırılmasına yönelik şimdiye kadar pek çok düzenleme yapıldı. Ne zaman vergi borçlarının yapılandırılması gündeme gelse düzenli ödeyenlerin durumu da tartışmaya açılır. 2018 yılından itibaren vergilerini düzenli ödeyenlerin belli şartları taşımaları halinde yüzde 5’lik indirimden yararlanmalarına yönelik bir düzenleme getirildi. Kurumlar vergisi beyan dönemi devam ediyor. 30 Nisan’da sona erecek. Peki yüzde 5’lik indirim hangi şartlarda kullanılabiliyor?

Yüzde 5’lik uyumlu mükellef indirimine ilişkin düzenleme 2018 yılında  devreye girdi.  2022 yılından  itibaren de 7338 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerle indirimden yararlanmak biraz daha kolaylaştırıldı. (Kimler yararlanabilir?) sorusunun yanıtı ise “ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri, kurumlar vergisi mükellefleri”. Ancak kurumlar vergisi mükellefleri içinde, finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları  indirimden yararlanamıyor. Yüzde 5’lik uyumlu mükellef indirimi sadece yıllık olarak verilen gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerine göre hesaplanan vergi için geçerli.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin indirimden yararlanması için bazı şartlar var. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerekiyor. Bu yıl için 2022, 2023 ve 2024 hesap dönemlerine ait vergi beyannamelerinin kanuni süre içinde verilmiş ve bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin de yine süresi içinde ödenmiş olması gerekiyor. Kesinleşmiş olması koşuluyla vergi beyannamelerindeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması şart. Ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer'i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Geriye dönük 5 yıllık dönemde de kaçakçılık suçlarını işlememiş olmaları gerekiyor.

İndirimde bir sınır da var. Hesaplanan indirim tutarı, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 9 milyon 900 bin liradan fazla olamıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya, Kursk bölgesini Ukrayna ordusundan tamamen geri aldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-kursk-boelgesini-ukrayna-ordusundan-tamamen-geri-aldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusya-kursk-boelgesini-ukrayna-ordusundan-tamamen-geri-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e, Kursk bölgesinin Ukrayna ordusundan tamamen kurtarıldığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-4ceb8e450a1849c5576de44ec1b71d6a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Kursk, bölgesini, Ukrayna, ordusundan, tamamen, geri, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Gerasimov, Putin'e Kursk bölgesinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri birliklerinin tamamen yenilgiye uğratıldığı yönünde rapor verdi.

Gerasimov, bölgede Ukrayna ordusunun kontrolünde olan Gornal isimli son yerleşim biriminin kurtarıldığını bildirerek “Böylece Kursk bölgesini işgal eden Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin birlikleri tamamen yenildi.” ifadesini kullandı.

Devlet Başkanı Putin, zafer kazanan askeri birlikleri tebrik ederek “Kiev rejiminin macerası tamamen başarısızlıkla sonuçlandı.” dedi.

Ukrayna ordusunun uğradığı kayıpların tüm muharebe temas hattına yansıyacağını belirten Putin, “Düşmanın Kursk sınır bölgesinde tamamen yenilgiye uğratılması, birliklerimizin cephenin diğer önemli bölgelerinde başarılı eylemler gerçekleştirmesinin koşullarını oluşturmakta ve Neonazi rejiminin yenilgisini daha da yakınlaştırmaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

Ukrayna ordusu, geçen yıl 6 Ağustos'ta Rusya'nın güneyindeki Kursk bölgesine girerek savaşta yeni bir cephe açmıştı. Rus ordusuyla şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede Ukrayna ordusu hızla ilerleyerek 1268 kilometrekarelik alanı kısa sürede kontrolü altına almıştı. Aradan geçen bir aylık süre sonunda Rus ordusu Ukrayna ordusunun kontrolündeki yerleşim yerlerini yavaş yavaş geri almaya başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Titanik&amp;apos;te yazılan mektup yaklaşık 400 bin dolardan alıcı buldu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/titanikte-yazilan-mektup-yaklasik-400-bin-dolardan-alici-buldu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/titanikte-yazilan-mektup-yaklasik-400-bin-dolardan-alici-buldu</guid>
<description><![CDATA[ Titanik kazazedelerinden Archibald Gracie tarafından geminin batmasından günler önce yazılan mektup, açık arttırmada yaklaşık 400 bin dolara satıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-1e19f0426b0f5dd088be4bd042314c4c.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 23:42:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Titanikte, yazılan, mektup, yaklaşık, 400, bin, dolardan, alıcı, buldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İngiltere'deki Henry Aldridge & Son müzayede evinde, Titanik kazazedelerinden Gracie tarafından yolculuk sırasında yazılmış mektup görücüye çıktı. Geminin batmasından 5 gün önce yazılan mektup, ABD'li bir koleksiyoncu tarafından 399 bin dolara satın alındı.

"Kehanet niteliğinde" olarak tanımlanan mektupta ise Gracie'nin Titanik hakkında, "Güzel bir gemi, ancak bir yargıya varmadan önce yolculuğumun bitmesini bekleyeceğim." ifadelerini kullandığı belirtildi.

İlk tahminlere göre, yaklaşık 80 bin dolardan alıcı bulması beklenen mektubun satış fiyatı ise dikkati çekti.

Mektubu kaleme alan Gracie kazayı atlattıktan sonra, yaşadıklarını anlattığı "Titanik Hakkındaki Gerçekler" isimli bir kitap yazmıştı. Kaza günü geçirdiği hipotermiyi tam anlamıyla atlatamayan Gracie, Titanik'in batmasından 8 ay sonra diyabete bağlı komplikasyonlardan hayatını kaybetmişti.

TİTANİK, ATLANTİK'İN SULARINA GÖMÜLMÜŞTÜ

Lüks yolcu gemisi Titanik, 10 Nisan 1912'de 2 bin 224 yolcu ve mürettebatla New York'a gitmek üzere İngiltere'nin Southampton kentinden yola çıkmıştı.

Gemi, 15 Nisan 1912'de bir buzdağına çarptıktan sonra Kuzey Atlantik'in sularına gömülmüştü.

Kazada 1500'den fazla kişi yaşamını yitirmişti. Birkaç saat sonra kaza yerine ulaşan Carpathia gemisi 710 kişiyi kurtarmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gençlik ve Spor Bakanı Bak, özel sporcuların başarılarını kutladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/genclik-ve-spor-bakani-bak-oezel-sporcularin-basarilarini-kutladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/genclik-ve-spor-bakani-bak-oezel-sporcularin-basarilarini-kutladi</guid>
<description><![CDATA[ Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Finlandiya&#039;da düzenlenen VIRTUS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonasında toplam 29 madalya kazanan Özel Sporcular Para Atletizm Milli Takımıyla bir araya geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/genclik-spor.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gençlik, Spor, Bakanı, Bak, özel, sporcuların, başarılarını, kutladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, 27-31 Mart tarihleri arasında Finlandiya'nın Espoo kentinde yapılan VIRTUS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda 12'si altın, 10'u gümüş ve 7'si bronz olmak üzere toplamda 29 madalya kazanan Özel Sporcular Para Atletizm Milli Takımını kabul etti.

Bakanlık merkez binada gerçekleşen görüşmede milli sporcuların yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın ve antrenörler de yer aldı.

Kabulde milli sporcular, Bakan Dr. Osman Aşkın Bak'a Kadın Milli Takımının Avrupa Şampiyonluk Kupası ile Erkek Milli Takımının Avrupa İkinciliği Kupasını takdim etti.

"Ülkemiz için ne kadar gayret gösterdiğinize hepimiz şahidiz"

Bakan Bak, milli sporcuları kazandıkları başarıdan dolayı tebrik ederek, "Paris 2024 Paralimpik Oyunlarında da sizlerle beraberdik. Paris'te güzel sonuçlar elde ettiniz. Aynı başarıyı 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunlarında da kazanacağınıza inanıyorum. Bizler için çok özel önem arz ediyorsunuz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Ülkemiz için ne kadar büyük gayret gösterdiğinize hepimiz şahidiz. Elde ettiğiniz madalyalarla bizleri, milletimizi gururlandırdınız. Sizlere, federasyon yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Bakanlığımız emrinizde. Her zaman yanınızdayız. Tekrar kutluyorum." dedi.

"Sayın Cumhurbaşkanımız müsabakaları yakından izliyor, sporcuları ismen takip ediyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sporun içinden gelmesinin kendileri için büyük şans olduğunu vurgulayan Bakan Bak, "Sayın Cumhurbaşkanımız sizlere çok ayrı bir önem veriyor. Cumhurbaşkanımızın ülkemizin dört bir yanına spor tesisleri yapması çok kıymetli, bundan dolayı çok şanslıyız. Kendisi şampiyonaları, müsabakaları yakından izliyor. Sporcuları ismen takip ediyor. Şükranlarımızı arz ediyoruz." diye konuştu.

Kabulün ardından milli sporcular, Bakan Bak'a üzerinde imzalarının bulunduğu milli forma hediye etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ağrı’daki kazada 3 kişi yaralandı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/agridaki-kazada-3-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/agridaki-kazada-3-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Ağrı, Hamur ilçesi otoyolunda meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/screenshot-20250411-130221-commicrosoftofficeofficehubrow-edit-119420283811524.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ağrı’daki, kazada, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[AĞRI-BHA

Ağrı Hamur ilçesi otoyolunda meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Ağrı- Hamur otoyolu üzerinde seyir halinde olan iki aracın çarpışması sonucu yaşanan kazada bir kadın ağır yaralandı. Kazanın ardından olay yerine hızla intikal eden Ağrı Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, araçta sıkışan yaralılara ilk müdahaleyi yaptı. Ekiplerin titiz çalışmasıyla yaralılar bulundukları yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.

Ambulanslarla Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen yaralıların tedavisine başlandığı, ağır yaralı kadının durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>IDGEP öncülüğünde Görkem Efe için rekor bağış</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/idgep-oenculugundegoerkem-efe-icin-rekor-bagis</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/idgep-oenculugundegoerkem-efe-icin-rekor-bagis</guid>
<description><![CDATA[ IDGEP öncülüğünde Görkem Efe için rekor bağış gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4476.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>IDGEP, öncülüğünde Görkem, Efe, için, rekor, bağış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ISPARTA-BHA

Isparta’nın evladı 16 yaşındaki DMD kas hastası Görkem Efe’nin tedavi masrafı için başlatılan kampanyaya bir destek de  Isparta Değişim ve Gelişim Platformu Derneği’nden (IDGEP) geldi. 

Görkem Efe içi Instagram hesabı üzerinden yapılan canlı yayına katılan IDGEP Başkanı Nazmi Esen,  platform üyeleri başta olmak üzere Isparta iş dünyasını destek olmaya çağırdı.  Canlı yayın üzerinde toplaman bağış şu ana kadar tek seferde yapılan en büyük miktar oldu. Tedavi için gereken miktarın yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükseldi. Bu büyük bağış Görkem Efe ve ailesini mutlu etti. 
IDGEB Başkanı Nazmi Esen, tüm sivil toplum kuruluşlarını Görkem Efe’ye  destek olamaya çağırdı. Esen “Kardeşimiz Görkem Efe’nin tedavisi için düzenlenen kampanya da bir tuğla da biz koymak istedik.  Isparta halkının, sivil toplumun duyarlılığı sayesinde ihtiyaç duyulan paranın toplanacağına ve Görkem Efe’nin sağlına kavuşacağına inancımız tam” diye konuştu.
Bu arada IDGEP Başkanı Esen ve yönetimi Görkem Efe’yi evinde ziyaret ederek, kampanya için her türlü desteğe hazır olduklarını sözlerine ekledi]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk havacılığının önde gelen isimlerinden Temel Kotil’in annesi vefat etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/turk-havaciliginin-oende-gelen-isimlerinden-temel-kotilin-annesi-vefat-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/turk-havaciliginin-oende-gelen-isimlerinden-temel-kotilin-annesi-vefat-etti</guid>
<description><![CDATA[ TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil’in annesi Fatma Kotil, hayatını kaybetti. Cenaze töreni yarın memleketi Rize’de yapılacak. Kotil ve ailesine başsağlığı dilekleri iletildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/temel-kotil.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Türk, havacılığının, önde, gelen, isimlerinden, Temel, Kotil’in, annesi, vefat, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Bir dönem Türk Hava Yolları ve TUSAŞ’ta genel müdürlük görevlerini yürüten Prof. Dr. Temel Kotil’in annesi Fatma Kotil, hayatını kaybetti. Acı haber, TUSAŞ tarafından duyuruldu. Anne Kotil’in cenazesi, yarın memleketi Rize’de toprağa verilecek. Temel Kotil ve ailesine başsağlığı dilekleri iletildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Son dakika… Başakşehir’de kimyevi madde deposu yandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/son-dakika-basaksehirde-kimyevi-madde-deposu-yandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/son-dakika-basaksehirde-kimyevi-madde-deposu-yandi</guid>
<description><![CDATA[ Başakşehir&#039;de İkitelli Organize Sanayi Bölgesi&#039;nde yer alan kimyasal madde deposunda yangın çıktı. Alevlere müdahale eden itfaiye ekiplerinin çalışmaları devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/01/son-dakika-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Son, dakika…, Başakşehir’de, kimyevi, madde, deposu, yandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL-BHA

İstanbul’un Başakşehir ilçesinde, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan bir kimyasal madde deposunda yangın çıktı.

Ziya Gökalp Mahallesi Milas Caddesi üzerinde bulunan ve çeşitli kimyevi maddelerin depolandığı alanda, nedeni henüz tespit edilemeyen bir yangın meydana geldi.

Yangın ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi yönlendirildi. Ekipler, yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sivil Havacılık Genel Müdürü Yüksek: İstanbul Havalimanı kargo anlamında bir dağıtım merkezi olarak hızla büyüyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sivil-havacilik-genel-muduru-yuksek-istanbul-havalimani-kargo-anlaminda-bir-dagitim-merkezi-olarak-hizla-buyuyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sivil-havacilik-genel-muduru-yuksek-istanbul-havalimani-kargo-anlaminda-bir-dagitim-merkezi-olarak-hizla-buyuyor</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Havalimanı&#039;nın kargo taşımacılığındaki büyümesi sürerken, Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek, Türkiye&#039;nin hava kargo sektöründe dünya çapında bir dağıtım merkezi olma hedefine adım adım yaklaştığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/02/istanbul-havalimani.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sivil, Havacılık, Genel, Müdürü, Yüksek:, İstanbul, Havalimanı, kargo, anlamında, bir, dağıtım, merkezi, olarak, hızla, büyüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek, Türkiye'nin hava kargo taşımacılığında önemli bir aşama kaydettiğini belirterek, İstanbul Havalimanı'nın hızla büyüyen bir dağıtım merkezi olma hedefini vurguladı.

Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek, Antalya'da düzenlenen ICAO Küresel Hava Kargo Zirvesi'ne katılarak, Türkiye'nin hava kargo taşımacılığında geldiği noktayı anlattı. Yüksek, İstanbul Havalimanı’nın hızla büyüyen kargo kapasitesiyle, hava kargo taşımacılığında dünya çapında önemli bir oyuncu olma hedefinde olduğunu söyledi.

Yüksek, hava kargo taşımacılığının yıllık 2,7 milyon tona ulaştığını belirterek, İstanbul’un coğrafi konumunun bu alanda büyük avantaj sunduğunu ifade etti. Ayrıca, güvenlik tarama sistemlerinin yerli olarak geliştirilmesi ve kalifiye personel yetiştirilmesi konusunda Türkiye'nin önemli adımlar attığını vurguladı.

Yüksek, ayrıca küresel salgın ve doğal afetlerde hava kargonun önemini hatırlatarak, Türkiye'nin kargo taşımacılığı alanındaki güçlü altyapısının stratejik bir avantaj sağladığını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi, Nisan Ayı Olağan Toplantısı’nı gerçekleştirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-buyuksehir-belediye-meclisi-nisan-ayi-olagan-toplantisini-gerceklestirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-buyuksehir-belediye-meclisi-nisan-ayi-olagan-toplantisini-gerceklestirdi</guid>
<description><![CDATA[ Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda önemli projeleri kamuoyuyla paylaştı. Fındık kabuğundan üretilecek aktif karbon tesisi için makinelerin geldiğini açıklayan Başkan Güler, sokak hayvanları konusunda çağdaş çözümler, dezavantajlı vatandaşlar için Hukuk Komisyonu ve turizmi canlandıracak mahalle projeleriyle Ordu’yu geleceğe taşıyacak adımlar attıklarını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/ordu-bb-1.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ordu, Büyükşehir, Belediye, Meclisi, Nisan, Ayı, Olağan, Toplantısı’nı, gerçekleştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ORDU-BHA

Gündem maddelerine geçmeden önce bir konuşma gerçekleştiren Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, gündeme dair açıklamalarda bulunurken yapılacak ve planlanan yatırımlar hakkında meclis üyelerine bilgilendirdi.

Başkan Güler, özellikle fındığın alternatif ürüne dönüştürülmesi için kurulan Aktif Karbon Tesisi’nin araç ve gereçlerinin Ordu’ya geldiğinin müjdesini verirken, sokak hayvanları konusunda İç İşleri Bakanlığından gönderilen genelgeye göre belediyelere düşen görevler hakkında meclis üyelerine bilgilendirmelerde bulundu.

 “Ordu, Karadeniz’in parlayan yıldızlarından bir tanesi”

 Ordu’nun Karadeniz’in parlayan yıldızı olduğuna dikkat çeken Başkan Güler, devam eden savaşların ardından yeni dönemde önemli bir rol alacaklarını söyledi.

Ordu’nun lojistik merkez olma yolunda hedefine ulaşacağını aktaran Başkan Güler, şöyle konuştu:

“Güzel bir Ramazan ayı geçirdik. Bunun yanı sıra yurt dışında da önemli temaslarda bulunduk. Yeni dönemde savaşların bitmesi ile Ordu’nun lojistik merkezi olması hedefine ulaşacağız. Şu anda Karadeniz’in parlayan yıldızlarından bir tanesiyiz. Bu herkesin katkısı ile oluyor. Günlük tarifelerin değişmesi, vergilerin azalması çoğalması bizi çok avantajlı hale getiriyor. Biz Avrupa’nın Çin’i olabiliriz. Ordu’da buradan payını alabilir.”

 Ordu fındığından alternatif ürün üretmek için Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi’ne kurulan Aktif Karbon Tesisi’nin araç ve gereçlerinin yurt dışından Ordu’ya geldiğini ifade eden Başkan Güler, “Yakın zamanda dünyada ilk defa fındık kabuğundan aktif karbon üretmiş olacağız” dedi.

 Başkan Güler konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

 “Bir güzel haber vermek isterim. Aktif Karbon Tesisi için 21 tır makine geldi. Perşembe’ye kurulacak alana boşaltımını yaptık. Teknik elamanlarda geldi, en kısa sürede kurulumuna başlıyoruz. Dünyada ilk defa fındık kabuğundan aktif karbon üretmiş olacağız. Daha önceleri bu ürün dışarıdan ithal ediliyordu. Bu çalışma ile katma değeri yüksek bir çalışmayı yapmış olacağız. Daha sonrasında da bu alanda yeni çalışmaları da hayata geçireceğiz. Ordu’muza hayırlı olsun.”

 “Sokak hayvanları konusunda ordu’ya yakışır, uygarca çalışmalar yapacağız”

 Başkan Güler özellikle sokak hayvanları için gerek ilçe belediyeleri gerekse Büyükşehir Belediyesinin üzerine düşen görevleri layıkıyla yapılması konusuna da dikkat çekti.

 Ordu’ya yakışır, uygarca bir çalışma yapacaklarını söyleyen Başkan Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:

 “Sokak hayvanları canlarımız ama aynı zamanda da tehdit konusunda da kontrol edilmeli. Bu konuda çok ciddi adımlar atılmalı. Maalesef bir hemşehrimizi kaybettik. Bir sokak hayvanının peşine düşmesi ile motosikletin çarptığı bir vatandaşımız ağır yaralanıyor ve kaybediyoruz. Çok üzücü bir olay. Soruşturma başlatıldı. Bunların tekerrür etmemesi için hepimize herkese bir rol düşüyor. Burada çok ciddi tedbirler almamız lazım. Nüfusumuza bakmadan herkes çalışmasını yapmalı. Bu işi aksatmayalım. Bu işi Ordu’ya yakışır bir şekilde gayet uygarca bunu halletmemiz lazım. İktidar muhalefet demeden örnek çalışmalarımızı yapalım. Büyükşehir olarak biz her zaman bütün çalışmalarınızda sizin hizmetinizdeyiz.”

 “Dezavantajlı vatandaşlarımız için hukuk komisyonu kuracağız”

 Dezavantajlı vatandaşlar için Ordu Büyükşehir bünyesinde Hukuk Komisyonun kurulacağını ve vatandaşların buradan kolaylıkla yararlanacağını ifade eden Başkan Güler, “Hukuk Komisyonu kuruyoruz. Burada Ordu Barosu ile birlikte çalışma yapacağız. Bazı kimsesizler ve dar gelirliler avukat tutmakta zorluk çekiyordu. Onlar için bir çalışma yapıp destek çıkacağız. Hak hukuk konusunda onlar temsil edilsin” diye konuştu.

 “İlimizde en güzel mahalleleri belirleyerek turizmi hareketlendireceğiz”

Kültür-sanat alanında da çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Başkan Güler Ordu’da görülmeye değer mahalleler seçilerek buralarda turizmi hareketlendireceklerini açıkladı.

 Başkan Güler şöyle konuştu:

 “772 mahallemizden 576 tanesi kırsal mahalle. Bu mahallerden 41 tanesini görülmeye değer mahalle olarak seçeceğiz. Her ilçenin bir tanesi belediyelerimiz belirleyecek geri kalan 22 mahalle ise oluşturulacak komisyon tarafından seçilecek. Biz seçilen mahallelerle özel ilgilenerek turizme kazandıracağız ve ekonomiyi güçlendireceğiz. 20 Mayıs’a kadar bu mahallelerimizi belirlemiş olacağız.”

 “Ordu Kalkınma Atağı Şirketi’ni kurmaya planlıyoruz”

 Ordu’da Kalkınma Atağı Şirketi’ni kuracaklarını da ifade eden Başkan Güler, “Şu anda düşündüğümüz bir proje var. Ordu Kalkınma Atağı Şirketi’ni kurmak istiyoruz. Burada bir dinamizm oluşmasını istiyoruz. Bizim üç tane vadimiz var. Melet, Bolaman ve Cevizdere. Buralarda kalkınmayı hızlandıracağız. Bu çalışmada tüm kurum ve kuruluşlarla iş birlikleri yapacağız. Burada şirket aracılığı ile kaynakların tespiti, yapılacak işler, eksikler ne ise dinamik bir hareketle bu atağı sürdüreceğiz. 3 yılın ardından da bunları bağımsız şirket haline getireceğiz” dedi.

Meclis komisyonlarına üye seçimleri yapıldı

 Konuşmaların ardından meclis bünyesinde kurulması zorunlu olan İmar ve Bayındırlık- Çevre ve Sağlık- Plân ve Bütçe- Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Ulaşım Komisyonlarına üye seçimi yapıldı.

Buna göre yapılan seçimle komisyon üyeleri şöyle belirlendi:

İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Aşkın Baş, Hüsnü Atakan Kılıç, Tuncay Uzunçakmak, Mehmet Murad Yıldız, Ziya Sarıkaya

Çevre ve Sağlık Komisyonu: Murat İkiz, Nihat Dursun Ersin, Eyüp Bellice, Olgun Çelik, Hüseyin Avni Şeker

Plân ve Bütçe Komisyonu: Hüseyin İnanır, Murat Çavuş, Hasan Baday, Hasan Karamustafaoğlu, Yunus Çökük

Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu: Uğur Yahşi, Macit Çoşgun, İbrahim Demirci, Sakine Kuzu, Yunus Çökük

Ulaşım Komisyonu: Kadir Öksüz, Hüseyin Korkmaz, Halil İbrahim Emek, Zeki Alevli, Yakup Gürler

Yine meclis bünyesinde görev yapmak üzere ihtiyaca binaen Hukuk, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği- Esnaf ve Sanatkarlar- Sanayi, Tarım ve Denizcilik- Engelli ve Yaşlı Bireyler-Hayvan Hakları - Kadın Aile ve Çocuk- Şehit Yakınları ve Gaziler Komisyonlarına üye seçimleri yapıldı.

Buna göre yapılan seçimle komisyon üyeleri şöyle belirlendi:

Hukuk Komisyonu: Deniz Benli, Namık Paç, Macit Çoşgun, Serkan Kara, Şengül Ağcane

Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu: Neşe Akgül Tiyaloğlu, Nurettin Aydoğdu, M. Okyay Sarıhan, Leyla Çıtır, Ayşe Can Solakoğlu

Esnaf ve Sanatkarlar Komisyonu: Hürbay Duran, Mehmet Güleç, Mustafa Pişmek, Fahrettin Emir, Şengül Ağca

Sanayi, Tarım ve Denizcilik Komisyonu: Aydın Gündoğdu, Mehmet Ali Öztop, M. Okyay Sarıhan, Ali Güven, Ziya Sarıkaya

Engelli ve Yaşlı Bireyler Komisyonu: Hürbay Duran, Aydın Şimşek, Ali Akkaya, Leyla Çıtır, Şengül Ağça

Hayvan Hakları Komisyonu: Murat İkiz, Adem Duman, Ethem Rasim Uysal, Fahrettin Emir, Ayşe Can Solakoğlu

Kadın, Aile ve Çocuk Komisyonu: Neşe Akgül Tiyaloğlu, Hüseyin Korkmaz, Üzeyir Erdoğan, Sakine Kuzu, Ayşe Can Solakoğlu

Şehit Yakınları ve Gaziler Komisyonu: Halil Çetinkaya, Ayhan Usta, Ethem Rasim Uysal, Bülent Güney, Yunus Çökük

Encümen üyesi seçildi

Meclis Komisyonlarına üye seçimleri sonrası encümen üyesi seçimleri de yapıldı.

Buna göre encümen üyeleri Celal Tezcan, Halil Çetinkaya, Neşe Akgül Tiyaloğlu, Furkan Erçal, Hüseyin Hakkı Serdar oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dijital medyanın yeni oyuncusu: yedi23haber.com yayın hayatında</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dijital-medyanin-yeni-oyuncusu-yedi23habercom-yayin-hayatinda</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dijital-medyanin-yeni-oyuncusu-yedi23habercom-yayin-hayatinda</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ merkezli olarak yayın hayatına başlayan yedi23haber.com, ulusal medya adım atarak Türkiye’nin dört bir yanındaki okuyucularına hizmet sunacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/1-84.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dijital, medyanın, yeni, oyuncusu:, yedi23haber.com, yayın, hayatında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ELAZIĞ-BHA

Yedi23haber.com Yerel medya sektörü, güçlü bir adım atarak ulusal çapta sesini duyurmayı hedefleyen bir yeni oyuncuyla daha geniş bir kitleye ulaşma yolunda önemli bir hamle yaptı.

Elazığ merkezli olarak yayın hayatına başlayan yedi23haber.com, bölgesel medya anlayışını ulusal arenaya taşımayı amaçlıyor. Hızla büyüyen bir dijital medya platformu olan yedi23haber.com, hem Elazığ hem de Türkiye’nin dört bir yanındaki okuyucularına kaliteli, hızlı ve tarafsız haberler sunmayı hedefliyor.



SEKTÖRE GÜÇLÜ BİR GİRİŞ

Yedi23haber.com, kurucularının medya sektöründeki deneyimi ve güçlü altyapısı sayesinde sektöre "biz de varız" diyerek iddialı bir giriş yaptı. Burak Yılmaz’ın liderliğinde, deneyimli ekip yedi23haber.com’u sağlam adımlarla büyütmeyi planlıyor. Özellikle dijital medyanın dinamiklerine uygun olarak içerik üretimi ve dağıtımına yönelik yenilikçi stratejiler geliştiren platform, medya dünyasında kendine sağlam bir yer edinmeye aday.

YEDİ23HABER.COM: ELAZIĞ’IN ULUSAL VİZYONU

Yeni medya girişimi yedi23haber.com, Elazığ’ın 23 plaka kodunu ismine taşıyarak şehrin kültürel kimliğine ve yerel halkın gücüne saygı gösteriyor. Elazığ’da “Çevirme Radar” gibi güçlü sosyal medya platformlarıyla adını duyuran ekip, şimdi bu gücü ulusal çapta daha da büyütmeye kararlı. İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Burak Yılmaz, beş yıllık deneyimiyle Elazığ yerel basınında önemli bir iz bırakmış bir isim. Yılmaz, platformunun hem Elazığ’daki güçlü yerel sesini hem de ulusal haberciliği daha geniş bir kitleye ulaştırmayı amaçladığını belirtiyor.



ALTI PLATFORMDA AYNI ANDA YAYIN

Yedi23haber.com, sadece web sitesi üzerinden değil, Instagram, Facebook, X, TikTok gibi popüler sosyal medya platformlarında da yayın yaparak geniş bir erişim sağlıyor. Bu çoklu platform stratejisi, okuyucularına haberleri anlık, hızlı ve her ortamda takip etme imkânı sunuyor. Yedi23haber.com, sektördeki dijital dönüşüme uyum sağlayarak haber içeriklerini farklı mecralarda etkili bir şekilde sunmaya odaklanıyor. Bu stratejiyle, içerik üretiminden dağıtıma kadar her aşamada başarıyı hedefliyor.

TARAFSIZ, HIZLI VE GERÇEK HABER ANLAYIŞI

Hızlı ve doğru habercilik anlayışını benimseyen platform, sadece Elazığ’a değil, tüm Türkiye’ye yönelik güncel ve doğru bilgiler sunmayı amaçlıyor. Burak Yılmaz, yedi23haber.com’un temel misyonunu “tarafsız, hızlı ve gerçek habercilik” olduklarını ve bu doğrultuda sektöre sağlam bir giriş yapacaklarını belirtti. Yılmaz, platformunun Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti üyesi olduğunu ve marka tescil belgeli bir yayın organı olarak güvenilirliklerini pekiştirdiklerini söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>23 Nisan’a özel, genç yeteneklere resim yarışması! Başvuru şartları</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/23-nisana-oezel-genc-yeteneklere-resim-yarismasi-basvuru-sartlari</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/23-nisana-oezel-genc-yeteneklere-resim-yarismasi-basvuru-sartlari</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel “Senin Çizimlerinle Geleceğin Şehirleri” temalı resim yarışmasını başlattı. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik bu yarışma, geleceğin şehirlerini hayal etmeye ve resimle ifade etmeye davet ediyor. Katılımcılar, 16 Nisan’a kadar başvurularını yapabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/resim-yarismasi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Nisan’a, özel, genç, yeteneklere, resim, yarışması, Başvuru, şartları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, çocukların hayal gücünü kutlayarak özel bir etkinlik düzenliyor. “Senin Çizimlerinle Geleceğin Şehirleri” temalı resim yarışması, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini geleceğin şehirlerini hayal etmeye ve bu hayalleri sanatsal bir biçimde ifade etmeye davet ediyor.

T3 Vakfı, milli ve özgün teknolojilerin gelişimini desteklemeyi amaçlayarak, çocukların teknolojik farkındalıklarını artırmayı ve onları geleceğin dünyasına hazırlamayı hedefliyor. Bu doğrultuda, “Senin Çizimlerinle Geleceğin Şehirleri Akıllı Şehirler” resim yarışması başlatıldı.

Katılımcılar, uçan arabalar, doğayla uyumlu akıllı binalar, robotlarla dolu caddeler ve kendi kendine yeten ekolojik alanlar gibi geleceğin şehirlerine dair fikirlerini sanatsal bir şekilde hayata geçirecekler.

Öğrenciler, eserlerini istedikleri resim teknikleriyle hazırlayabilecekler. Sulu boya, pastel, akrilik gibi farklı malzemelerle hayal dünyalarını tuvale yansıtarak, eserlerini başvuru formu ile birlikte sisteme yükleyip yarışmaya katılabilecekler.

Son başvuru tarihi: 16 Nisan Yarışmaya gönderilen eserler, belirlenen kriterler doğrultusunda jüri tarafından değerlendirilecek. En başarılı üç eser ödüllendirilecek. Birinciye elektrikli bisiklet, ikinciye bisiklet, üçüncüye ise akıllı saat hediye edilecek.

Yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler, son başvuru tarihi olan 16 Nisan’a kadar başvurularını tamamlayabilecekler. Çocukların hayal gücünü teşvik eden bu yarışma, katılımcılara geleceğin şehirlerini kendi bakış açılarıyla resmetme fırsatı sunuyor.

Yarışmaya dair tüm ayrıntılar ve başvuru formu için www.t3vakfi.org adresinden erişim sağlanabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Karadeniz’de yağışlar etkisini artıracak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bati-karadenizde-yagislar-etkisini-artiracak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bati-karadenizde-yagislar-etkisini-artiracak</guid>
<description><![CDATA[ Batı Karadeniz için sağanak yağış uyarısı yapıldı. Meteoroloji, yağışların sabah saatlerinden itibaren yeniden etkili olacağını, kıyı kesimlerinde karla karışık yağmur, iç bölgelerde ise yoğun kar beklendiğini duyurdu. Ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/02/karadeniz-firtina.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Karadeniz’de, yağışlar, etkisini, artıracak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Batı Karadeniz için sağanak uyarısı yapıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, Batı Karadeniz'de yarın kuvvetli yağışların etkili olması bekleniyor. Yağışların akşam saatlerinde etkisini kaybedeceği, ancak yarın sabah saatlerinden itibaren tekrar etkili olacağı tahmin ediliyor.

Kıyı kesimlerinde kuvvetli ve karla karışık yağmur, iç bölgelerde ise yoğun kar şeklinde yağışlar görülecek. Bu yağışların Bartın, Karabük, Kastamonu'nun batısı, Bolu'nun doğusu ve Zonguldak'ın iç kesimlerinde kuvvetli olması öngörülüyor.

Yağışların yol açabileceği sel, su baskını, kuvvetli rüzgar, tipi, buzlanma ve don olayları gibi durumlar nedeniyle ulaşımda aksama riski bulunuyor. Vatandaşların tedbirli olmaları ve dikkatli hareket etmeleri gerektiği vurgulandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MHP Isparta teşkilatından baroya ziyaret</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mhp-isparta-teskilatindan-baroya-ziyaret</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mhp-isparta-teskilatindan-baroya-ziyaret</guid>
<description><![CDATA[ MHP Isparta İl Başkanı A. Önder Topçu ve Merkez İlçe Başkanı A. Oğuzhan Pesen, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz’i ziyaret ederek, avukatların mesleklerinin önemine vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4477.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>MHP, Isparta, teşkilatından, baroya, ziyaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Milliyetçi Hareket Parti (MHP) Isparta İl Başkanı A. Önder Topçu, Merkez İlçe Başkanı A. Oğuzhan Pesen ve teşkilat Üyeleri ile birlikte 5 Nisan Avukatlar günü vesilesi ile Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz’i ziyaret ettiler.

MHP Isparta İl Başkanı A. Önder Topçu, Merkez İlçe Başkanı A. Oğuzhan Pesen ve parti teşkilat üyeleri, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz’i ziyaret etti. Ziyaret, avukatlık mesleğinin ve hukuk camiasının önemine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta uluslararası uyuşturucu madde ticareti yapan kurye yakalandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-uluslararasi-uyusturucu-madde-ticareti-yapan-kurye-yakalandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-uluslararasi-uyusturucu-madde-ticareti-yapan-kurye-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;ta, polisin durdurduğu yolcu otobüsünde hareketinden şüphelenilen İran uyruklu F.H.&#039;nin hastanede çekilen röntgeninde, makatında uyuşturucu tespit edildi. Uyuşturucu cerrahi operasyonla çıkarılırken, şüpheli tutuklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e9-9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, uluslararası, uyuşturucu, madde, ticareti, yapan, kurye, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, uluslararası uyuşturucu madde ticareti yapan kurye şahıslara yönelik çalışmaları aralıksız sürüyor.

Ekipler, Digor-Kars kara yolundaki uygulamada, yolcu otobüsünde arama yaptı. Polis, hareketlerinden şüphelendiği İran uyruklu F.H.'yi gözaltına aldı.

Kars Harakani Devlet Hastanesi'ne götürülen F.H.'nin çekilen röntgeninde, makatında uyuşturucu tespit edildi. Cerrahi operasyonla makatından 105,98 gram metamfetamin çıkarıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dışişleri Bakanı Fidan: Filistinlilerin direnci devam ediyor, barış umutluyuz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/disisleri-bakani-fidan-filistinlilerin-direnci-devam-ediyor-baris-umutluyuz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/disisleri-bakani-fidan-filistinlilerin-direnci-devam-ediyor-baris-umutluyuz</guid>
<description><![CDATA[ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Filistinlileri ana vatanlarını terk etmeye zorlayan her türlü planı reddettiklerini, Gazze&#039;nin yeniden inşasına yönelik Arap Ligi planını desteklediklerini açıkladı. Fidan, İsrail&#039;e ateşkes çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun barış sürecine destek vermesi gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2024/12/hakan-fidan.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dışişleri, Bakanı, Fidan:, Filistinlilerin, direnci, devam, ediyor, barış, umutluyuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Filistinlileri ana vatanlarını terk etmeye zorlayan planlara karşı durduklarını belirterek, Arap Ligi'nin kabul ettiği Gazze'nin yeniden inşası planını desteklediklerini ifade etti.

Fidan, "İki Devletli Çözüm ve Orta Doğu'da Kalıcı Barış" temasıyla gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi Toplantısı sonrası bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Gazze'deki insani durum, ateşkesin yeniden sağlanmasına yönelik çabalar ve işgal altındaki topraklardaki gelişmelerin ele alındığını belirten Fidan, İsrail'in artan saldırganlığının bölgesel etkilerini değerlendirdiklerini söyledi.

Uluslararası toplumun, kalıcı barış ve iki devletli çözüm için adımlar atması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Uluslararası toplumu barışın tesisi için her türlü desteği vermeye çağırıyoruz" dedi. Ayrıca, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz bir şekilde ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, Filistinlilerin ana vatanlarını terk etmeye zorlayan planların reddedilmesi gerektiğini ifade etti.

Fidan, Filistin'de yaşanan zulmün uluslararası hukuka ve evrensel değerlere zarar verdiğini belirterek, İsrail'in saldırgan tavırlarının bölgesel istikrarsızlığa yol açtığını söyledi. Ancak, 80 yıldır uygulanan şiddetin Filistinlilerin direncini kırmadığını, Filistinlilerin kendi yurtlarını terk etmediklerini ve davalarından vazgeçmediklerini dile getirdi. Fidan, "Filistinlilerin kendi devletlerinde barış ve huzur içinde yaşayacaklarından eminiz" diyerek umutlarını dile getirdi.

İki devletli çözümün İsrail'in güvenliği için de bir garanti olacağına dikkat çeken Fidan, İsrail'e ateşkes ilan etme ve Filistinlilerle barış yapma çağrısında bulundu. Türkiye'nin Filistinlilerin sorunlarını her platformda dile getirmeye devam edeceğini belirten Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nda da Filistin ile ilgili birçok toplantı yapılacağını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta “Türkiye Kaçak/Sahte Alkollü İçki Uygulaması” gerçekleştirildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-turkiye-kacaksahte-alkollu-icki-uygulamasi-gerceklestirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-turkiye-kacaksahte-alkollu-icki-uygulamasi-gerceklestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Kars İl Jandarma Komutanlığınca, düzenlenen sahte içki operasyonlarında, 89 işletmenin denetlendiği ve çeşitli suçlardan 8 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e4-192.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, “Türkiye, KaçakSahte, Alkollü, İçki, Uygulaması”, gerçekleştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars İl Jandarma Komutanlığınca kent genelinde 49 ekip ve 153 personelin katılımıyla “Türkiye Kaçak/Sahte Alkollü İçki Uygulaması” gerçekleştirildi.

Uygulama kapsamında; 89 işletme kontrol edilerek, 1284 şahıs sorgulandı. Kontrol ve sorgulamalar sonucunda 4 Yoklama Kaçağı, 1 Hırsızlık, 1 Kasten Yaralama, 1 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve 1 Basit Yaralama suçlarından olmak üzere, aranma kaydı bulunan toplam 8 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kozmetik firmalarına Rekabet Kurulu&amp;apos;ndan 31,4 milyon lira ceza</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kozmetik-firmalarina-rekabet-kurulundan-314-milyon-lira-ceza</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kozmetik-firmalarina-rekabet-kurulundan-314-milyon-lira-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Rekabet Kurulu, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren üç şirkete, satış fiyatlarını belirleyerek rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle toplam 31,4 milyon lira idari para cezası verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/rekabet-kurumu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kozmetik, firmalarına, Rekabet, Kurulundan, 31, 4, milyon, lira, ceza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Rekabet Kurulu, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren üç şirkete, uzlaşma çerçevesinde 31 milyon 395 bin 634 lira idari para cezası verilmesini kararlaştırdı.

Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Biota Bitkisel İlaç ve Kozmetik Laboratuarları AŞ, Derma Cos İlaç Medikal ve Kozmetik Sanayii ve İç Ticaret AŞ ile Derma-Cos Kozmetik Sanayi Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi, Bioxin, Bioder, Biobaby ve Nutraxin markalarıyla faaliyet göstermekte ve bu şirketler hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Söz konusu şirketlerin, satıcıların satış fiyatlarını belirleyerek Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettikleri iddia ediliyordu. Yapılan incelemeler sonucunda, bu ekonomik bütünlüğe 31 milyon 395 bin 634 lira tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Şimşek&amp;apos;ten Özel&amp;apos;e yanıt: Daha seviyeli bir dil kullanmalı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsekten-ozele-yanit-daha-seviyeli-bir-dil-kullanmali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsekten-ozele-yanit-daha-seviyeli-bir-dil-kullanmali</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#039;in kendisine yönelik iddialarını &quot;itibar suikastı&quot; olarak nitelendirerek, daha seviyeli bir dil kullanması gerektiğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/mehmet-simsek-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Şimşekten, Özele, yanıt:, Daha, seviyeli, bir, dil, kullanmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'e tepki gösterdi. Bakan Şimşek, "Mesnetsiz iddialarına ve suçlamalarına ilişkin yapılan birçok açıklamaya rağmen ana muhalefet liderinin şahsıma yönelik devam eden söylemleri doğrudan bir itibar suikastı olup siyaset kisvesi altında sunulamaz" dedi.

Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Mesnetsiz iddialarına ve suçlamalarına ilişkin yapılan birçok açıklamaya rağmen ana muhalefet liderinin şahsıma yönelik devam eden söylemleri doğrudan bir itibar suikastı olup siyaset kisvesi altında sunulamaz.

Ceza Muhakemesi Kanununun soruşturmanın gizliliğine ilişkin bağlayıcı hükmü gereğince, Savcılık tarafından talep edilen bilgileri MASAK hiçbir makamın görüşünü, direktifini veya olurunu almadan doğrudan Savcılığa iletir.

Sayın Özel’in bahsettiği rapor, sadece veri içeren teknik bir doküman olup herhangi bir yorum içermemektedir. MASAK’ın mevzuatı uyarınca uzman/uzman yardımcısı unvanı fark etmeksizin hazırladığı tüm raporlar aynı hukuki etkiye ve geçerliliğe sahiptir. Ana muhalefet partisi liderinin daha seviyeli bir dil kullanması gerekir, Sayın Özel’e yalan söylemek ve iftira atmak yakışmıyor."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu Dağı&amp;apos;nda zincirleme kaza: İstanbul yönü ulaşıma kapandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bolu-daginda-zincirleme-kaza-istanbul-yoenu-ulasima-kapandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bolu-daginda-zincirleme-kaza-istanbul-yoenu-ulasima-kapandi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Dağı geçişinde kar yağışı nedeniyle meydana gelen zincirleme trafik kazası, İstanbul yönündeki ulaşımı durdurdu. Olay yerine sevk edilen ekipler, yolu açmak için çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/bolu-dagi.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bolu, Dağında, zincirleme, kaza:, İstanbul, yönü, ulaşıma, kapandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BOLU-BHA

Anadolu Otoyolu’nun Bolu Dağı geçişinde kar yağışının etkisiyle zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada çok sayıda araç birbirine girdi. Olayın ardından İstanbul yönü ulaşıma kapandı.

Kar yağışının etkili olduğu otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminde yaşanan kazaya polis, jandarma, sağlık, itfaiye ve kara yolları ekipleri sevk edildi.

Kaza nedeniyle İstanbul yönündeki ulaşımda aksama yaşanıyor ve yolun tekrar açılması için çalışmalar sürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta şehit ve gazi aileleri onuruna yemek verildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-sehit-ve-gazi-aileleri-onuruna-yemek-verildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-sehit-ve-gazi-aileleri-onuruna-yemek-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Polis Teşkilatı&#039;nın kuruluş yıl dönümü ve polis haftası münasebetiyle şehit aileleri onuruna Kars polisevinde yemek programı düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/e4-193.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, şehit, gazi, aileleri, onuruna, yemek, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Düzenlenen programa şehit aileleri ve Emniyet mensuplarının yanı sıra protokol erkanı katıldı.

Vali Ziya Polat ve Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka ailelerle tek tek ilgilenerek, istek ve taleplerini sordular.

Programda bir konuşma gerçekleştiren Vali Polat, her zaman şehit ailelerimizin yanındayız, devletimizin şefkatli elleri daima şehit ailelerinin üstündedir düzenlemiş olduğumuz yemeğe katılımlarından dolayı ailelerimize şükranlarımı sunuyorum.

Emniyet Müdürü Saka da, şehit ailelerine katılımlarından dolayı teşekkür etti.

Program daha sonra dilek ve temennilerin ardından son buldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep’te otomobil&amp;hafif ticari araç çarpıştı: 2 ölü, 2 yaralı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gaziantepte-otomobil-hafif-ticari-arac-carpisti-2-oelu-2-yarali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gaziantepte-otomobil-hafif-ticari-arac-carpisti-2-oelu-2-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Gaziantep&#039;in İslahiye ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Olayda, aracın alev almasının ardından itfaiye ekipleri yangını söndürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/gaziantep-kaza.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantep’te, otomobil-hafif, ticari, araç, çarpıştı:, ölü, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[GAZİANTEP-BHA

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde, bir otomobilin hafif ticari araçla çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı.

Olay, Seyfettin Çimen'in (57) kullandığı otomobilin, İslahiye-Kilis kara yolu Yolbaşı Mahallesi mevkisinde, İsa Kıllı'nın (22) kullandığı hafif ticari araçla çarpışmasıyla meydana geldi.

İhbar üzerine, bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi.
Ekiplerin olay yerindeki incelemeleri sonucunda, sürücülerden İsa Kıllı ile Mustafa Kadan'ın (37) yaşamını yitirdiği belirlendi.

Yaralı durumda olan diğer sürücü ile Kübra İnci (28), ambulanslarla Hassa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri ise Gaziantep Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Bu arada, kaza sonrası alev alan hafif ticari araca, itfaiye ekiplerinin müdahale ederek yangını söndürdüğü öğrenildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi üçüncü etap toplantısı gerçekleşti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/isparta-deri-ihtisas-ve-karma-organize-sanayi-boelgesi-ucuncu-etap-toplantisi-gerceklesti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/isparta-deri-ihtisas-ve-karma-organize-sanayi-boelgesi-ucuncu-etap-toplantisi-gerceklesti</guid>
<description><![CDATA[ Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi üçüncü etap toplantısı, üçüncü etap ilave alan yer seçim komisyonu raporunun hazırlanması amacıyla gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4478.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:14:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Isparta, Deri, İhtisas, Karma, Organize, Sanayi, Bölgesi, üçüncü, etap, toplantısı, gerçekleşti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ISPARTA-BHA

Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi için önemli bir adım atıldı. Üçüncü etap ilave alan yer seçim komisyonu raporunun hazırlanması amacıyla gerçekleştirilen toplantı, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nda düzenlendi. Toplantıya, Ankara’dan Bakanlık temsilcisi ve daire başkanlarının yanı sıra, 15 farklı kurumun başkan, müdür ve temsilcileri katıldı.

Sanayi bölgesinin geleceği için kritik bir aşamaya gelindiği bu toplantıda, Isparta’nın kalkınması ve Organize Sanayi Bölgesinin güçlendirilmesi adına kurum temsilcilerinden görüşleri alındı. Üçüncü etap alanlarının yer seçim süreçleri, bölgenin daha da büyüyerek istihdam yaratacak ve ekonomik gelişime katkı sağlayacak projelere dönüşmesi için büyük bir fırsat sunuyor.

Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi olarak, şehir ve sanayi arasındaki güçlü iş birliğini sürdürecek, tüm paydaşlarımızla el birliğiyle kalkınmaya katkıda bulunacağız. 

Başta müracaatta bulunan 192 firmaya şehrimize yapacakları yatırımlardan dolayı ve toplantıya katılım gösteren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eder, şehrimizin ve bölgemizin kalkınmasına yönelik bu önemli toplantının hayırlı sonuçlar doğurmasını dileriz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şeyh uçamıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/seyh-ucamiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/seyh-ucamiyor</guid>
<description><![CDATA[ Genelde adalet ve demokrasi kültürü gelişmemiş toplumlarda sık görülen kişiler veya organizasyonlar üzerinden kamu kaynaklarını transfer etme yönteminin en acımasız uygulandığı ülkelerden biri Türkiye.

Bu aktarma yöntemi bazen açık bazen de gizli olarak yapılıyor. Açıktan yapılma işi “kılıfına uydurularak”, gizli yapılma ise “örtülü ödenek” aracılığı ile  yapılıyor.

Yaparken lidere müthiş bir güç atfedilir. Etrafında toplandıkları kişiye, (lider, önder, başkan)  olmadığını bildikleri halde  müthiş yetenek,  üstün değerler atfedilir. Kişi adeta yüceltir, dokunulmaz uçurulur.

Bu uçurma işini  “Şeyh uçmaz müritleri uçurur” diye açıklamış atalar.

Türkiye’de yıllardır uygulanan bu “uçurma” işinin sonuna gelindi.

Şeyh artık uçamıyor!

Müritlerin bir kısmı doydu,

Bir kısmı gördü

Geri kalanı da yoruldu!

…

Yasak, yolsuzluk ve yoksulluğu ortadan kaldırma iddiasıyla, yani  refah ve demokrasi vaadiyle iktidar olan AKP;  22 yıl içinde rüşvetin, yolsuzluğun, yasakların, baskının en çok arttığı ülkeler arasında yer aldı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2024 raporuna göre Türkiye  (Transparenency international)  şeffaf ülkeler sıralamasında  180 ülke içinde 107 sıraya düşmüş. Yolsuzluğun en az olduğu ülkeler sıralaması ise Danimarka, Finlandiya, Singapur, Yeni Zelanda vb. olarak  belirlenmiş. 

Bunun sonucudur ki şubat ayında bireysel kredi kartlarında yüzde 4’e dayanan takipteki alacak oranı tüketici kredilerinde de yüzde 3,5’e ulaşmış Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık verilerine göre KOBİ kredilerinde takipteki alacak miktarı 100.6 milyar liraya çıktı, takipteki alacak oranı da yüzde 2,20 ile 2 yılın zirvesine geldi. Prof Dr. Esfender Korkmaz hocam anımsatmış, 2005 yılında 6 sıfırın atıldığı 200 TL’nin satın alma gücü bu günkü enflasyon karşısında 5.161 TL7ye çıkmış. Yani 2005 yılında 200 Tl ile alabildiğimiz bir ürün için bu gün 5 bin 161  TL. ödüyoruz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 4 milyon aileye sosyal yardım yapıyor.

CHP’li belediyelerin yaptığı yardımlar hariç.

 

Peki yasaklar…

Cezaevlerinde yer kalmadı.

Hükümetin oto yoldan sonra en çok yaptığı inşaat cezaevi oldu.

Sesini çıkarana soruşturma açılıyor.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, onlarca Belediye Meclis üyesi ve Belediye Başkanları neden tutuklandı…

İmamoğlu’na destek eylemine katılan yüzlerce genç  niye gözaltına alındı?

Muhalif yayın yapan radyo, televizyon ve internet sitelerine akıl almaz boyutlarda ceza verilmesi, gazetecilerin içeri tıkılmasının demokrasiyle ilgisi var mı?

Artık gerçekler ortaya çıktı.

AKP ülkeyi yönetemiyor.

Müritlerin uçuramadığı şeyhi MHP ve DEM ortaklığı uçurmaya çalışıyor.

Ama şeyh çakıldı.

Uçurulamıyor!. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Şeyh, uçamıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Genelde adalet ve demokrasi kültürü gelişmemiş toplumlarda sık görülen kişiler veya organizasyonlar üzerinden kamu kaynaklarını transfer etme yönteminin en acımasız uygulandığı ülkelerden biri Türkiye.

Bu aktarma yöntemi bazen açık bazen de gizli olarak yapılıyor. Açıktan yapılma işi “kılıfına uydurularak”, gizli yapılma ise “örtülü ödenek” aracılığı ile  yapılıyor.

Yaparken lidere müthiş bir güç atfedilir. Etrafında toplandıkları kişiye, (lider, önder, başkan)  olmadığını bildikleri halde  müthiş yetenek,  üstün değerler atfedilir. Kişi adeta yüceltir, dokunulmaz uçurulur.

Bu uçurma işini  “Şeyh uçmaz müritleri uçurur” diye açıklamış atalar.

Türkiye’de yıllardır uygulanan bu “uçurma” işinin sonuna gelindi.

Şeyh artık uçamıyor!

Müritlerin bir kısmı doydu,

Bir kısmı gördü

Geri kalanı da yoruldu!

…

Yasak, yolsuzluk ve yoksulluğu ortadan kaldırma iddiasıyla, yani  refah ve demokrasi vaadiyle iktidar olan AKP;  22 yıl içinde rüşvetin, yolsuzluğun, yasakların, baskının en çok arttığı ülkeler arasında yer aldı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2024 raporuna göre Türkiye  (Transparenency international)  şeffaf ülkeler sıralamasında  180 ülke içinde 107 sıraya düşmüş. Yolsuzluğun en az olduğu ülkeler sıralaması ise Danimarka, Finlandiya, Singapur, Yeni Zelanda vb. olarak  belirlenmiş. 

Bunun sonucudur ki şubat ayında bireysel kredi kartlarında yüzde 4’e dayanan takipteki alacak oranı tüketici kredilerinde de yüzde 3,5’e ulaşmış Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık verilerine göre KOBİ kredilerinde takipteki alacak miktarı 100.6 milyar liraya çıktı, takipteki alacak oranı da yüzde 2,20 ile 2 yılın zirvesine geldi. Prof Dr. Esfender Korkmaz hocam anımsatmış, 2005 yılında 6 sıfırın atıldığı 200 TL’nin satın alma gücü bu günkü enflasyon karşısında 5.161 TL7ye çıkmış. Yani 2005 yılında 200 Tl ile alabildiğimiz bir ürün için bu gün 5 bin 161  TL. ödüyoruz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 4 milyon aileye sosyal yardım yapıyor.

CHP’li belediyelerin yaptığı yardımlar hariç.

 

Peki yasaklar…

Cezaevlerinde yer kalmadı.

Hükümetin oto yoldan sonra en çok yaptığı inşaat cezaevi oldu.

Sesini çıkarana soruşturma açılıyor.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, onlarca Belediye Meclis üyesi ve Belediye Başkanları neden tutuklandı…

İmamoğlu’na destek eylemine katılan yüzlerce genç  niye gözaltına alındı?

Muhalif yayın yapan radyo, televizyon ve internet sitelerine akıl almaz boyutlarda ceza verilmesi, gazetecilerin içeri tıkılmasının demokrasiyle ilgisi var mı?

Artık gerçekler ortaya çıktı.

AKP ülkeyi yönetemiyor.

Müritlerin uçuramadığı şeyhi MHP ve DEM ortaklığı uçurmaya çalışıyor.

Ama şeyh çakıldı.

Uçurulamıyor!.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD, Güney Sudan vatandaşlarının vizesini iptal ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-guney-sudan-vatandaslarinin-vizesini-iptal-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-guney-sudan-vatandaslarinin-vizesini-iptal-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan vatandaşlarının vizelerinin iptal edilmesi için çalışmalara başladıklarını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/a-b-d-g-u-n-e-y-s-u-d-a-n-v-a-t-a-n-d-a-s-l-a-r-i-n-i-n-v-i-z-e-s-i-n-645185-191144.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Güney, Sudan, vatandaşlarının, vizesini, iptal, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan hükümetini ‘ABD'den faydalanmakla’ itham ederek, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin vizelerinin iptal edilmesi için çalışmalara başladıklarını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio'nun konuya ilişkin açıklamasını yayımladı. Açıklamada, “Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, ABD'nin ulusal güvenliği ve halk emniyeti açısından kritik önem taşımaktadır. Her ülke, ABD de dahil olmak üzere başka bir ülke vatandaşlarını sınır dışı ettiğinde, vatandaşlarının dönüşünü zamanında kabul etmelidir” denildi.

Açıklamada, Güney Sudan'ın bu ilkeye uymadığına vurgulanarak, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin tüm vizelerinin iptal edilmesi ve ABD'ye girişlerinin önlenmesi için ek düzenlemeler getirilmesi için harekete geçildiği belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in Gazze&amp;apos;ye saldırılarında can kaybı 50 bin 695&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-50-bin-695e-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-50-bin-695e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği saldırılarda can kaybı son 24 saatte 26 artarak 50 bin 695&#039;e çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-10df2bc9685a98b12f155cab70838fbd.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, Gazzeye, saldırılarında, can, kaybı, bin, 695e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

Son 24 saatte hastanelere 26 ölü, 113 yaralı getirildiği kaydedildi.

İsrail ordusunun 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1335 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 297 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa, hastalığının ardından ilk kez Aziz Petrus Meydanı&amp;apos;nda halkı selamladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/papa-hastaliginin-ardindan-ilk-kez-aziz-petrus-meydaninda-halki-selamladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/papa-hastaliginin-ardindan-ilk-kez-aziz-petrus-meydaninda-halki-selamladi</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, solunum yollarından geçirdiği hastalıkların ardından bugün ilk kez Vatikan&#039;ın Aziz Petrus Meydanı&#039;na çıkarak, halkı selamladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-cf3342e6647ae26071546452923ab536.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Papa, hastalığının, ardından, ilk, kez, Aziz, Petrus, Meydanında, halkı, selamladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Katolik aleminin her 25 yılda bir kutladığı geleneksel "Jübile" yılı çerçevesinde bugün Vatikan'da hastalara ve sağlık sektörü çalışanları için düzenlenen törenin son bölümünde bir sürpriz yaşandı.

Şubat ayında geçirdiği şiddetli bronşit nedeniyle 38 gün boyunca Roma'daki Gemelli Hastanesinde tedavi gördükten sonra 23 Mart'ta taburcu edilen ve halihazırda nekahet döneminde olan Papa Franciscus, hastalığının ardından bugün ilk kez Aziz Petrus Meydanı'na çıktı.

Meydana tekerlekli sandalyeyle getirilen 88 yaşındaki Papa, burada halkı selamladı ve "Herkese iyi pazarlar. Çok teşekkür ederim." dedi.

Papa'nın konuşmakta zorlandığı ve burnunda da oksijen desteği için nazal kateter olduğu görüldü.

Bu arada, pazar günü olması sebebiyle Vatikan, Papa Franciscus'un geleneksel pazar günü duası sonrasındaki mesajını da yazılı olarak paylaştı.

Papa mesajında, "Aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği saldırıların yaşandığı Ukrayna'da barış için dua etmeye devam edelim. Aynı şey Gazze'de de yaşanıyor. İnsanlar barınaksız, yiyeceksiz, temiz susuz, akıl almaz koşullarda yaşamaya zorlanıyor. Silahlar sussun, diyalog başlasın. Tüm rehineler serbest bırakılmalı ve halka yardım edilmelidir." ifadelerini kullandı.

Papa, ayrıca Vatikan'daki törene yönelik mesajında da sağlık çalışanlarına şiddeti kınadı.

Papa'nın hastaneye kaldırıldığı ve tedavi gördüğü dönem

Papa Franciscus, 9 ve 12 Şubat'taki halka açık iki etkinlikte, bronşit geçirdiğini ve nefes almakta güçlük çektiğini belirterek konuşma yapamamış ve yardımcılarından konuşma metinlerini okumalarını istemişti.

14 Şubat'ta hastaneye kaldırılan Papa'nın solunum yollarında polimikrobiyal enfeksiyon olduğu bildirilmişti.

Vatikan, 18 Şubat'ta Papa'da çift taraflı zatürre geliştiğini ve klinik durumunun karmaşık tablo çizdiğini açıklamıştı.

Vatikan, 28 Şubat'ta da bronkospazm krizi geçiren Papa'ya bronkoaspirasyon yapıldığını, mekanik ventilasyon başlatıldığını ve tedaviye olumlu yanıt alındığını kaydetmişti.

Katoliklerin ruhani lideri, 3 Mart'ta da iki kez akut solunum yetmezliği geçirmiş ve invaziv olmayan mekanik ventilasyona yeniden başlanmıştı.

4 Mart'tan itibaren hafif iyileşme belirtileri göstermeye başlayan Papa'nın 12 Mart'ta çekilen son göğüs röntgeninin önceki günlerde kaydedilen iyileşmeleri radyolojik olarak doğruladığı bildirilmişti. Papa Franciscus, 23 Mart'ta hastane balkonundan halkı selamladıktan sonra taburcu edilmişti.

Prof. Sergio Alfieri, 25 Mart'ta Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, Papa'nın hastanede yattığı dönemde 2 kez ölümden döndüğünü açıklamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Otokrasinin Normalleşmesi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/otokrasinin-normallesmesi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/otokrasinin-normallesmesi</guid>
<description><![CDATA[ Günümüzde dünya genelinde artan protesto hareketleri, otokrasinin normalleşmesinin de bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomik adaletsizlik, yolsuzluk ve toplumda derinleşen eşitsizlikler, halkların seslerini yükseltmesine ve otoriter rejimlere karşı meydan okumasına neden oluyor. Bu durum, sadece geleneksel otoriter yönetimlerle sınırlı kalmayıp, &quot;demokratik&quot; ülkelerde bile ciddi protesto dalgalarına yol açıyor.

Özellikle son aylarda Sırbistan, Güney Kore ve ABD gibi ülkelerde yaşanan protestolar, toplumların ekonomik ve siyasi sistemlerdeki bozulmalara karşı ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bu ülkelerde yaşanan protestoların temelinde, ekonomik adaletsizlik ve yolsuzluk iddiaları bulunuyor. İnsanlar, yaşam standartlarının düşmesi, artan işsizlik, gelir dağılımındaki uçurum ve devlet kaynaklarının kötüye kullanılması gibi konulara karşı seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu bağlamda, protestolar sadece yerel bir sorun olarak kalmıyor; küresel ölçekte ortak bir tepki olarak değerlendirilebiliyor.

ABD’de, özellikle Trump yönetimi döneminde baş gösteren protesto hareketleri, halkın demokratik değerler ve ekonomik adalet arzusunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Trump karşıtı eylemler, sadece bir liderin politikalarına değil, aynı zamanda sistemdeki genel adaletsizliğe karşı duyulan öfkenin bir ifadesi olarak değerlendiriliyor. Bu protestolar, halkın demokratik normlardan sapma ve otoriter eğilimlere doğru kayma konusunda endişelerini yansıtırken, aynı zamanda ekonomik politikaların da yeniden sorgulanmasına yol açıyor.

Güney Kore örneğinde ise, uzun yıllar boyunca ekonomik kalkınma ve teknolojik başarı öyküsüyle anılan ülke, son dönemlerde sosyal eşitsizlikler ve genç işsizlik gibi sorunlarla yüzleşmeye başladı. Genç nüfus, geleceğe dair umutlarını yitirirken, ekonomik adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği, toplumda huzursuzluk yarattı. Bu durum, sokaklara dökülme ve değişim taleplerinin artması şeklinde kendini gösterdi. Güney Kore’deki protestolar, bir yandan ekonomik reform taleplerini dile getirirken, diğer yandan demokratik değerlere olan inancı pekiştirme çabası olarak değerlendiriliyor.

Sırbistan’da ise, tarihsel olarak otoriter yönetim biçimleriyle tanınan bir ülkede, halkın demokrasi ve şeffaflık talebi ön plana çıkıyor. Ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve devlet yönetiminde şeffaflık eksikliği, Sırbistan halkının protesto etme iradesini güçlendiriyor. Bu protestolar, aynı zamanda Avrupa Birliği üyeliği gibi uluslararası entegrasyon hedeflerinin de sorgulanmasına neden oluyor. Halk, sadece ekonomik refahı değil, aynı zamanda demokratik değerleri de yeniden tesis etmek istiyor.

Tüm bu örnekler, protestoların aslında otokrasinin normalleşmesine karşı bir duruş olduğunu gösteriyor. İnsanlar, otoriter uygulamaların ve ekonomik adaletsizliklerin artmasıyla, demokratik haklarının kısıtlandığını düşünüyor. Bu durum, halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkını savunmaları için güçlü bir mobilizasyon aracı haline geliyor. Ekonomik adaletsizlik ve yolsuzluk gibi temel sorunlar, toplumların öfkesini ve direniş gücünü artırıyor; bu da daha demokratik ve adaletli bir sisteme geçiş çağrısının temelini oluşturuyor.

Sonuç olarak, otokrasinin normalleşmesi ve protesto hareketlerinin küresel çapta artışı, dünya genelinde demokratik değerlere ve ekonomik adalete duyulan ihtiyacın bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Halklar, yolsuzluk ve adaletsizlikle mücadele etmek adına seslerini yükseltirken, ülkelerin de bu talepleri ciddiye alarak demokratik kurumlarını güçlendirmesi büyük önem taşıyor. Bu süreç, hem yerel hem de küresel düzeyde toplumsal dönüşümün başlangıcı olabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Otokrasinin, Normalleşmesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Günümüzde dünya genelinde artan protesto hareketleri, otokrasinin normalleşmesinin de bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomik adaletsizlik, yolsuzluk ve toplumda derinleşen eşitsizlikler, halkların seslerini yükseltmesine ve otoriter rejimlere karşı meydan okumasına neden oluyor. Bu durum, sadece geleneksel otoriter yönetimlerle sınırlı kalmayıp, "demokratik" ülkelerde bile ciddi protesto dalgalarına yol açıyor.

Özellikle son aylarda Sırbistan, Güney Kore ve ABD gibi ülkelerde yaşanan protestolar, toplumların ekonomik ve siyasi sistemlerdeki bozulmalara karşı ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bu ülkelerde yaşanan protestoların temelinde, ekonomik adaletsizlik ve yolsuzluk iddiaları bulunuyor. İnsanlar, yaşam standartlarının düşmesi, artan işsizlik, gelir dağılımındaki uçurum ve devlet kaynaklarının kötüye kullanılması gibi konulara karşı seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu bağlamda, protestolar sadece yerel bir sorun olarak kalmıyor; küresel ölçekte ortak bir tepki olarak değerlendirilebiliyor.

ABD’de, özellikle Trump yönetimi döneminde baş gösteren protesto hareketleri, halkın demokratik değerler ve ekonomik adalet arzusunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Trump karşıtı eylemler, sadece bir liderin politikalarına değil, aynı zamanda sistemdeki genel adaletsizliğe karşı duyulan öfkenin bir ifadesi olarak değerlendiriliyor. Bu protestolar, halkın demokratik normlardan sapma ve otoriter eğilimlere doğru kayma konusunda endişelerini yansıtırken, aynı zamanda ekonomik politikaların da yeniden sorgulanmasına yol açıyor.

Güney Kore örneğinde ise, uzun yıllar boyunca ekonomik kalkınma ve teknolojik başarı öyküsüyle anılan ülke, son dönemlerde sosyal eşitsizlikler ve genç işsizlik gibi sorunlarla yüzleşmeye başladı. Genç nüfus, geleceğe dair umutlarını yitirirken, ekonomik adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği, toplumda huzursuzluk yarattı. Bu durum, sokaklara dökülme ve değişim taleplerinin artması şeklinde kendini gösterdi. Güney Kore’deki protestolar, bir yandan ekonomik reform taleplerini dile getirirken, diğer yandan demokratik değerlere olan inancı pekiştirme çabası olarak değerlendiriliyor.

Sırbistan’da ise, tarihsel olarak otoriter yönetim biçimleriyle tanınan bir ülkede, halkın demokrasi ve şeffaflık talebi ön plana çıkıyor. Ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve devlet yönetiminde şeffaflık eksikliği, Sırbistan halkının protesto etme iradesini güçlendiriyor. Bu protestolar, aynı zamanda Avrupa Birliği üyeliği gibi uluslararası entegrasyon hedeflerinin de sorgulanmasına neden oluyor. Halk, sadece ekonomik refahı değil, aynı zamanda demokratik değerleri de yeniden tesis etmek istiyor.

Tüm bu örnekler, protestoların aslında otokrasinin normalleşmesine karşı bir duruş olduğunu gösteriyor. İnsanlar, otoriter uygulamaların ve ekonomik adaletsizliklerin artmasıyla, demokratik haklarının kısıtlandığını düşünüyor. Bu durum, halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkını savunmaları için güçlü bir mobilizasyon aracı haline geliyor. Ekonomik adaletsizlik ve yolsuzluk gibi temel sorunlar, toplumların öfkesini ve direniş gücünü artırıyor; bu da daha demokratik ve adaletli bir sisteme geçiş çağrısının temelini oluşturuyor.

Sonuç olarak, otokrasinin normalleşmesi ve protesto hareketlerinin küresel çapta artışı, dünya genelinde demokratik değerlere ve ekonomik adalete duyulan ihtiyacın bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Halklar, yolsuzluk ve adaletsizlikle mücadele etmek adına seslerini yükseltirken, ülkelerin de bu talepleri ciddiye alarak demokratik kurumlarını güçlendirmesi büyük önem taşıyor. Bu süreç, hem yerel hem de küresel düzeyde toplumsal dönüşümün başlangıcı olabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zor yaşam</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zor-yasam</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zor-yasam</guid>
<description><![CDATA[ Yaşamın bir parçasıdır zorluklar…

Cesaretin, umudun ve kararlılığın kaynağıdır…

İnsana içsel gücünü keşfetme imkanı sağlayan ilham kaynağıdır…

Doğumla başlayan, ölümle noktalanan zorluklarla dolu maratonun ilk sinyalidir o minik yürekten gelen ağlama sesi…

Yaşamın özetidir inişler çıkışlar, zorluklar engeller…

Ve her engelin aşımında tüm bedeni saracak mutluluklar…

Zordur ama imkansız değildir hedefe ulaşmak.…

İşte mutluluğa ulaştıracak yolu gösteren pusuladan birkaç örnek:

-“Zorluklar, içimizdeki gücü keşfetmemiz için bize verilen fırsatlardır.”

“Her zorluğun ardında bir kolaylık saklıdır.”

”En karanlık an, şafağın en yakın olduğu andır.”

‘’Her zorluk, içinde yeni bir başlangıcın tohumlarını taşır.”

“Zorluklar, bize kim olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi gösteren sınavlardır.”

‘’Her zorluk, içinde bir fırsat barındırır.

“Zorluklar, hayatın bir parçasıdır. Onlarla nasıl başa çıktığımız, kim olduğumuzu belirler.”

‘’Zorluklarla başa çıkmak, cesaret ve azim gerektirir.”

   “En karanlık anlar, en parlak yıldızları doğurur. Zorluklar, bizi daha güçlü kılar.”

  ‘‘Gerçek güç, pes etmemekte ve yoluna devam etmektedir.”

‘’Her karanlık tünelin sonunda bir ışık vardır; yeter ki pes etmeyin.”

Zor günler geçecektir elbet.

Doğumla başlayan ağlama, yerini gülücüklere bırakacaktır.

Bak;

Belli belirsiz de olsa hala ışıldıyor gözler.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zor, yaşam</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaşamın bir parçasıdır zorluklar…

Cesaretin, umudun ve kararlılığın kaynağıdır…

İnsana içsel gücünü keşfetme imkanı sağlayan ilham kaynağıdır…

Doğumla başlayan, ölümle noktalanan zorluklarla dolu maratonun ilk sinyalidir o minik yürekten gelen ağlama sesi…

Yaşamın özetidir inişler çıkışlar, zorluklar engeller…

Ve her engelin aşımında tüm bedeni saracak mutluluklar…

Zordur ama imkansız değildir hedefe ulaşmak.…

İşte mutluluğa ulaştıracak yolu gösteren pusuladan birkaç örnek:

-“Zorluklar, içimizdeki gücü keşfetmemiz için bize verilen fırsatlardır.”

“Her zorluğun ardında bir kolaylık saklıdır.”

”En karanlık an, şafağın en yakın olduğu andır.”

‘’Her zorluk, içinde yeni bir başlangıcın tohumlarını taşır.”

“Zorluklar, bize kim olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi gösteren sınavlardır.”

‘’Her zorluk, içinde bir fırsat barındırır.

“Zorluklar, hayatın bir parçasıdır. Onlarla nasıl başa çıktığımız, kim olduğumuzu belirler.”

‘’Zorluklarla başa çıkmak, cesaret ve azim gerektirir.”

   “En karanlık anlar, en parlak yıldızları doğurur. Zorluklar, bizi daha güçlü kılar.”

  ‘‘Gerçek güç, pes etmemekte ve yoluna devam etmektedir.”

‘’Her karanlık tünelin sonunda bir ışık vardır; yeter ki pes etmeyin.”

Zor günler geçecektir elbet.

Doğumla başlayan ağlama, yerini gülücüklere bırakacaktır.

Bak;

Belli belirsiz de olsa hala ışıldıyor gözler. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göz yaşlarını gizleyen baba psikolojisi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/goez-yaslarini-gizleyen-baba-psikolojisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/goez-yaslarini-gizleyen-baba-psikolojisi</guid>
<description><![CDATA[ Daha önce de yazdığım gibi savaş hali yoksa bir ülkede enflasyonu iktidar yaratır. Sebebi de boşalttığı hazineyi doldurmak ve enflasyonsuz dönemde karları azalan şirketlerin yeniden kar etmelerinin sağlanmasıdır.

Şirketler kazandıkça, istihdam politikalarına destek olmaları istenir. Hatta daha da ileri gidilir, bizde de olduğu gibi istihdam başına kamu desteği bile verilir. Ayrıca, el altından istihdam sağlanması baskısı yapılır. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu açıktan yapmıştı. TOBB üyelerine ‘birer kişi alırsanız, 1.5 milyon kişi istihdam sağlarsınız’ demişti hatırlanırsa.

İstihdam sağlanmasının istemesi ise enflasyon altında ezilen dar ve sabit gelirli yurttaş üzerinde ‘göreceli olarak’ rahatlık varmış ortamı yaratmaktır.

Şöyle bir örnekle daha iyi anlatmış oluruz.

Eskiden kilogramı 100 TL olan peynirin fiyatının 400 TL olduğunu gören bir dar gelirli baba evine peynir dahi artık götürememenin öfkesi içerisindedir. Ancak, iktidarın istihdam politikaları ile kızı ya da oğlu geçinme imkanı olmasa da asgari ücretten işe girmişse, işte o baba biraz olsun yutkunur öfkesini…

O nedenle bu duruma ‘göz yaşlarını gizleyen baba’ psikolojisi diyorum.

Tarihler 1 Ocak 2005’i gösterdiğinde 2 yılını yeni geçmiş olan AK Parti paradan 6 sıfır attı. Bir milyon lira 1 liraya düştü. En büyük banknot 100 lira oldu. 2009 yılında ise 200 TL tedavüle girdi. 200 TL yürürlüğe girdiğinde dolar 1,53 lira idi ve 130 dolar alınabiliyordu.

Yine sıfırlar atılmadan önce bir buçuk milyon lira olan ekmek de 15 kuruşa düştü.

Şimdi atılan sıfırların üç tanesi geri geldi bile…

200 TL ile şimdi 5.50 dolar alınabiliyor.

Ekmek ise 12.5 lira…

Bugün yaşanılan ekonomik duruma bakıldığında sıfırlar yeniden artmaya başlayacak.

Etin kilosu bin liraya, peynirin kilosu 700 liralara dayandığında; tedavüle daha yüksek tutarlı banknotların eklenmesi gerekecek.

Tabi et ve peynirin kilosu bu rakamlara çıktığında için yeni banknotlar gelecek anlamında söylemiyorum.

Son siyasi söylem ve hamleler ile enflasyonun düşüş trendinin artık durduğu, hatta çıkış yönlü bir gelişmeye girdiği gözlendiği için söylüyorum.

Emin olun TÜİK’in de daha fazla enflasyonu düşük gösteremeyeceği bir sürece doğru evriliyoruz.

Enflasyonun neden yükseleceğini de tahmin ediyorsunuzdur. Enflasyonu yaratan kamu tarafının attığı siyasi ve ekonomik hamlelerinin en azından erken seçime kadar durmayacağını düşündüğüm için söylüyorum.

Öte yandan bugün içeride yaşanılan siyasi ve ekonomik karışıklığın oluşturduğu atmosfere, yakında dışarıdan gelecek tepkilerin eklenmeyeceğini hiç kimse söyleyemez. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Göz, yaşlarını, gizleyen, baba, psikolojisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Daha önce de yazdığım gibi savaş hali yoksa bir ülkede enflasyonu iktidar yaratır. Sebebi de boşalttığı hazineyi doldurmak ve enflasyonsuz dönemde karları azalan şirketlerin yeniden kar etmelerinin sağlanmasıdır.

Şirketler kazandıkça, istihdam politikalarına destek olmaları istenir. Hatta daha da ileri gidilir, bizde de olduğu gibi istihdam başına kamu desteği bile verilir. Ayrıca, el altından istihdam sağlanması baskısı yapılır. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu açıktan yapmıştı. TOBB üyelerine ‘birer kişi alırsanız, 1.5 milyon kişi istihdam sağlarsınız’ demişti hatırlanırsa.

İstihdam sağlanmasının istemesi ise enflasyon altında ezilen dar ve sabit gelirli yurttaş üzerinde ‘göreceli olarak’ rahatlık varmış ortamı yaratmaktır.

Şöyle bir örnekle daha iyi anlatmış oluruz.

Eskiden kilogramı 100 TL olan peynirin fiyatının 400 TL olduğunu gören bir dar gelirli baba evine peynir dahi artık götürememenin öfkesi içerisindedir. Ancak, iktidarın istihdam politikaları ile kızı ya da oğlu geçinme imkanı olmasa da asgari ücretten işe girmişse, işte o baba biraz olsun yutkunur öfkesini…

O nedenle bu duruma ‘göz yaşlarını gizleyen baba’ psikolojisi diyorum.

Tarihler 1 Ocak 2005’i gösterdiğinde 2 yılını yeni geçmiş olan AK Parti paradan 6 sıfır attı. Bir milyon lira 1 liraya düştü. En büyük banknot 100 lira oldu. 2009 yılında ise 200 TL tedavüle girdi. 200 TL yürürlüğe girdiğinde dolar 1,53 lira idi ve 130 dolar alınabiliyordu.

Yine sıfırlar atılmadan önce bir buçuk milyon lira olan ekmek de 15 kuruşa düştü.

Şimdi atılan sıfırların üç tanesi geri geldi bile…

200 TL ile şimdi 5.50 dolar alınabiliyor.

Ekmek ise 12.5 lira…

Bugün yaşanılan ekonomik duruma bakıldığında sıfırlar yeniden artmaya başlayacak.

Etin kilosu bin liraya, peynirin kilosu 700 liralara dayandığında; tedavüle daha yüksek tutarlı banknotların eklenmesi gerekecek.

Tabi et ve peynirin kilosu bu rakamlara çıktığında için yeni banknotlar gelecek anlamında söylemiyorum.

Son siyasi söylem ve hamleler ile enflasyonun düşüş trendinin artık durduğu, hatta çıkış yönlü bir gelişmeye girdiği gözlendiği için söylüyorum.

Emin olun TÜİK’in de daha fazla enflasyonu düşük gösteremeyeceği bir sürece doğru evriliyoruz.

Enflasyonun neden yükseleceğini de tahmin ediyorsunuzdur. Enflasyonu yaratan kamu tarafının attığı siyasi ve ekonomik hamlelerinin en azından erken seçime kadar durmayacağını düşündüğüm için söylüyorum.

Öte yandan bugün içeride yaşanılan siyasi ve ekonomik karışıklığın oluşturduğu atmosfere, yakında dışarıdan gelecek tepkilerin eklenmeyeceğini hiç kimse söyleyemez.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gelir vergisini ödemek için evden çıkmanıza gerek yok</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gelir-vergisini-oedemek-icin-evden-cikmaniza-gerek-yok</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gelir-vergisini-oedemek-icin-evden-cikmaniza-gerek-yok</guid>
<description><![CDATA[ Mart ayının ilk gününden itibaren başlayan gelir vergisi beyan döneminde artık son 3 gün. Uzun bir bayram tatilinin sonuna geliyoruz. Ramazan Bayramı nedeniyle aslında 2 Nisan’da sona eren beyanname dönemi uzatıldı. Beyanname vermek için 7 Nisan son gün olarak belirlendi. Pazartesi günü vergi dairelerinde yığılma olabileceğini tahmin ediyorum. Beyanda bulunmak için vergi dairesine gitmek şart değil.  Evden çıkmadan da beyanname verebilirsiniz.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde bulunan Dijital Vergi Dairesi üzerinden birçok işlem evden çıkmadan yapılabiliyor. Sisteme 7/24 gib.gov.tr adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Sadece kira geliri elde eden ev sahipleri, ücret, menkul sermaye iradı elde eden mükellefler Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname verebiliyor. Sisteme giriş yapıldığında mükellef adına yapılmış ödemeler ekranda görülebiliyor. Yıllık gelir vergisi beyannamesi ekrana yansıyor. Beyannamede eğer indirimler varsa eklenerek onaylandığında elektronik ortamda kayıtlara alınıyor ve vergi sistem tarafından hesaplanarak otomatik tahakkuk ettiriliyor. Beyannameler hazırlanırken kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratları elde eden kişilere ilişkin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi, tapu, banka, PTT, inşaat ve sigorta şirketleri, TOKİ, elektrik, su, doğalgaz şirketleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurum ve kuruluşlardan edinilen bilgiler kullanılıyor. Hazır Beyan Sistemine; hazirbeyan.gib.gov.tr adresinden (Kullanıcı Kodu ile Giriş, e-Devlet Yöntemi ile Giriş veya Yabancı Kimlik Numarası ile Giriş), Dijital Vergi Dairesinden (Hazır Beyan Sistemi) giriş yapılabiliyor. Böylece evden çıkmadan beyanname vermiş oluyorsunuz.

Ev sahipleri için de son bir hatırlatma yapalım. 2024 yılının tamamında kira geliriniz  33 bin lirayı aşmışsa beyanname vermek zorundasınız. Verginizi iki taksitte ödeyebilirsiniz. İlk taksit ödemesi için de son gün 7 Nisan. Ödemelerinizi de yine Dijital Vergi Dairesi üzerinden yapabilirsiniz. İkinci taksit temmuz ayında ödenecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gelir, vergisini, ödemek, için, evden, çıkmanıza, gerek, yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mart ayının ilk gününden itibaren başlayan gelir vergisi beyan döneminde artık son 3 gün. Uzun bir bayram tatilinin sonuna geliyoruz. Ramazan Bayramı nedeniyle aslında 2 Nisan’da sona eren beyanname dönemi uzatıldı. Beyanname vermek için 7 Nisan son gün olarak belirlendi. Pazartesi günü vergi dairelerinde yığılma olabileceğini tahmin ediyorum. Beyanda bulunmak için vergi dairesine gitmek şart değil.  Evden çıkmadan da beyanname verebilirsiniz.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde bulunan Dijital Vergi Dairesi üzerinden birçok işlem evden çıkmadan yapılabiliyor. Sisteme 7/24 gib.gov.tr adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Sadece kira geliri elde eden ev sahipleri, ücret, menkul sermaye iradı elde eden mükellefler Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname verebiliyor. Sisteme giriş yapıldığında mükellef adına yapılmış ödemeler ekranda görülebiliyor. Yıllık gelir vergisi beyannamesi ekrana yansıyor. Beyannamede eğer indirimler varsa eklenerek onaylandığında elektronik ortamda kayıtlara alınıyor ve vergi sistem tarafından hesaplanarak otomatik tahakkuk ettiriliyor. Beyannameler hazırlanırken kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratları elde eden kişilere ilişkin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi, tapu, banka, PTT, inşaat ve sigorta şirketleri, TOKİ, elektrik, su, doğalgaz şirketleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurum ve kuruluşlardan edinilen bilgiler kullanılıyor. Hazır Beyan Sistemine; hazirbeyan.gib.gov.tr adresinden (Kullanıcı Kodu ile Giriş, e-Devlet Yöntemi ile Giriş veya Yabancı Kimlik Numarası ile Giriş), Dijital Vergi Dairesinden (Hazır Beyan Sistemi) giriş yapılabiliyor. Böylece evden çıkmadan beyanname vermiş oluyorsunuz.

Ev sahipleri için de son bir hatırlatma yapalım. 2024 yılının tamamında kira geliriniz  33 bin lirayı aşmışsa beyanname vermek zorundasınız. Verginizi iki taksitte ödeyebilirsiniz. İlk taksit ödemesi için de son gün 7 Nisan. Ödemelerinizi de yine Dijital Vergi Dairesi üzerinden yapabilirsiniz. İkinci taksit temmuz ayında ödenecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Volkan Konak memlekettir</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/volkan-konak-memlekettir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/volkan-konak-memlekettir</guid>
<description><![CDATA[ Halk müziğimizde her yörenin ayrı bir lezzeti vardır; Karadeniz’den Trakya’ya, Orta Anadolu’dan Ege’ye Anadolu’nun müziği derya denizdir. Karadeniz müziği de kullanılan çalgıları, kendine özgü ağzı ile sahip olduğumuz zengin müzik kültürü içerisinde ayrı bir yer tutar.
Kuşak itibariyle benim çocukluğum, Kamil Sönmez, Süreyya Davulcuoğlu, Ümit Tokcan, Fuat Saka gibi isimleri dinleyerek geçti. Genellikle hep bir neşe bırakmıştır o türküler. Orta Anadolu’nun Doğu’nun kasvetli, çoğu soyut içerik taşıyan türküleriyle karşılaştırdığımda Karadeniz müziğini şen şakrak, eğlenceli bulmuşumdur; tıpkı Karadeniz insanı gibi… Saz ile büyüyen biri olarak kemençenin tulumun sesi kulağımın aşina olduğu bir ses değildi ama müziğin o evrensel dili, kemençenin de tulumun da gitarın da büyülü dünyasına kolayca çekip aldı.

Kamil Sönmez’ler, Ümit Tokcan’lar devlete ait radyo ve televizyonlarda ister istemez o resmi havayı yansıtırlardı. Ancak o ciddi hava, 1980 sonrasının küreselleşen dünyasında epeyce dağıldı;  Türkiye’de de 90’lardan itibaren,  yerel kimliklerin, kültürlerin, etnik müziğin önem kazanmasına bağlı olarak Karadeniz müziği farklı bir ivme kazandı. Karadeniz müziğinin özellikle genç nesil arasında popülerleşmeye, büyük bir ilgi görmeye başladığı dönem de bu dönemdir.

Volkan Konak, genellikle kemençe ve tulum ile icra edilen Karadeniz müziğine, gitarıyla farklı bir ses kazandırdı. Dönemin kültürel iklimine uygun şekilde müzik hayatına memleketi Maçka’da yaptığı derleme çalışmalarıyla çıkardığı “Suların Horon Yeri” adlı albümüyle başlarken, ünlü şairlerin şiirlerini besteledi ve bunu yaparken de yöresel motifleri ustalıkla kullandı. Alışıla gelmişin dışında yaptığı düzenlemeler, özellikle kentli gençler arasında büyük rağbet görürken, besteci ve söz yazarı kimliğinin dışında toplumsal konulara olan duyarlılığı ile de halkı etkiledi.

Özellikle Çernobil araştırması ve kanserden hayatını kaybeden babası için kız kardeşinin söz yazarlığı yaptığı kendisinin ise bestelediği Cerrahpaşa şarkısı, unutulmaz izler bıraktı. Cerrahpaşa’yı öyle bir söylerdi ki, her seferinde gözlerinden yaşlar boşanırdı ve ben bu şarkıyı her söyleyişinde babasını daha dün toprağa vermiş gibi acı çektiğini düşünür, onunla birlikte kahrolurdum.

Volkan Konak, KKTC’de verdiği konser sırasında kalp krizi geçirdi ve 58 yaşında, ölümün hiç yakışmadığı bir yaşta bu dünyadan göçtü. Bazı insanların ölümleri,  evinizdeki bir yakınınızın kaybı kadar acı verir. Volkan Konak’ın aramızdan ayrılışı da öyle bir etki yarattı. Milyonlarca insan, ağabeyini, babasını, eşini, oğlunu kaybetmiş gibi büyük bir acı yaşadı.

Çünkü o bir tavır insanıydı, muktedir sofrasında kaşık sallayanlardan değildi. Şöhrete yenilmedi, savrulmadı, şımarmadı. Sağlam karakteri ile duruşunu ve duyarlılıklarını hiç kaybetmeden halkın türkülerini söyledi. Ayrıca, özel yaşamıyla da örneğine az rastlanacak bir sadelik ve dürüstlükte yaşadı. “Biriktirdikleriniz değil paylaştıklarınız servetinizdir” diyerek onlarca öğrenciyi okutan, sokak hayvanlarına yardım eden, ülkesinin güzelliklerine sahip çıkan Volkan Konak, mimoza çiçeklerinde yaşayacak ve şarkıları dilden dile nesilden nesile söylenmeye devam edecek.

 Hal böyle iken adını anmak bile gerekmez, Çatalca Müftüsü’nün “Sahnede gebermiş. Şimdi bize soracaklar; nasıl bilirdiniz? Cevabımız bu. Böyle bilirdik. Bizim için içen bizim için yanar da elbet” diye bir paylaşım yaptı. Devletin resmi görevlisinin ağzından dökülen laflara bakıldığında Volkan Konak’ın Diyanet eleştirisinin ne kadar yerinde olduğu da anlaşılıyor. Hiçbir insani değer taşımayan, insanlıktan çıkmış bu insanlarla aynı ülkede yaşıyor olmak başlı başına zulüm. Ama neylersin ki, türkülerimizi söyleyen nice Volkan Konak’lar var da direniyoruz. Çünkü, düşünceleri üzerinden onun hakkında ileri geri laf edenler, kendi kör kuyularında ve zavallılıklarında hiçleşmiş varlıklardır.

Halasının oğlunun dediği gibi Volkan Konak sadece Kuzey&#039;in değil, Güney&#039;in, Doğu&#039;nun, Batı&#039;nın da oğludur. Volkan Konak, memlekettir; ölümün öldüremeyeceği candır.

Şarkılarıyla, gönlümüzdeki makamıyla baki kalan bu kubbe altında hoş bir seda bırakıp gitti.

 
Seni unutmayacağız güzel insan…  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Volkan, Konak, memlekettir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Halk müziğimizde her yörenin ayrı bir lezzeti vardır; Karadeniz’den Trakya’ya, Orta Anadolu’dan Ege’ye Anadolu’nun müziği derya denizdir. Karadeniz müziği de kullanılan çalgıları, kendine özgü ağzı ile sahip olduğumuz zengin müzik kültürü içerisinde ayrı bir yer tutar.
Kuşak itibariyle benim çocukluğum, Kamil Sönmez, Süreyya Davulcuoğlu, Ümit Tokcan, Fuat Saka gibi isimleri dinleyerek geçti. Genellikle hep bir neşe bırakmıştır o türküler. Orta Anadolu’nun Doğu’nun kasvetli, çoğu soyut içerik taşıyan türküleriyle karşılaştırdığımda Karadeniz müziğini şen şakrak, eğlenceli bulmuşumdur; tıpkı Karadeniz insanı gibi… Saz ile büyüyen biri olarak kemençenin tulumun sesi kulağımın aşina olduğu bir ses değildi ama müziğin o evrensel dili, kemençenin de tulumun da gitarın da büyülü dünyasına kolayca çekip aldı.

Kamil Sönmez’ler, Ümit Tokcan’lar devlete ait radyo ve televizyonlarda ister istemez o resmi havayı yansıtırlardı. Ancak o ciddi hava, 1980 sonrasının küreselleşen dünyasında epeyce dağıldı;  Türkiye’de de 90’lardan itibaren,  yerel kimliklerin, kültürlerin, etnik müziğin önem kazanmasına bağlı olarak Karadeniz müziği farklı bir ivme kazandı. Karadeniz müziğinin özellikle genç nesil arasında popülerleşmeye, büyük bir ilgi görmeye başladığı dönem de bu dönemdir.

Volkan Konak, genellikle kemençe ve tulum ile icra edilen Karadeniz müziğine, gitarıyla farklı bir ses kazandırdı. Dönemin kültürel iklimine uygun şekilde müzik hayatına memleketi Maçka’da yaptığı derleme çalışmalarıyla çıkardığı “Suların Horon Yeri” adlı albümüyle başlarken, ünlü şairlerin şiirlerini besteledi ve bunu yaparken de yöresel motifleri ustalıkla kullandı. Alışıla gelmişin dışında yaptığı düzenlemeler, özellikle kentli gençler arasında büyük rağbet görürken, besteci ve söz yazarı kimliğinin dışında toplumsal konulara olan duyarlılığı ile de halkı etkiledi.

Özellikle Çernobil araştırması ve kanserden hayatını kaybeden babası için kız kardeşinin söz yazarlığı yaptığı kendisinin ise bestelediği Cerrahpaşa şarkısı, unutulmaz izler bıraktı. Cerrahpaşa’yı öyle bir söylerdi ki, her seferinde gözlerinden yaşlar boşanırdı ve ben bu şarkıyı her söyleyişinde babasını daha dün toprağa vermiş gibi acı çektiğini düşünür, onunla birlikte kahrolurdum.

Volkan Konak, KKTC’de verdiği konser sırasında kalp krizi geçirdi ve 58 yaşında, ölümün hiç yakışmadığı bir yaşta bu dünyadan göçtü. Bazı insanların ölümleri,  evinizdeki bir yakınınızın kaybı kadar acı verir. Volkan Konak’ın aramızdan ayrılışı da öyle bir etki yarattı. Milyonlarca insan, ağabeyini, babasını, eşini, oğlunu kaybetmiş gibi büyük bir acı yaşadı.

Çünkü o bir tavır insanıydı, muktedir sofrasında kaşık sallayanlardan değildi. Şöhrete yenilmedi, savrulmadı, şımarmadı. Sağlam karakteri ile duruşunu ve duyarlılıklarını hiç kaybetmeden halkın türkülerini söyledi. Ayrıca, özel yaşamıyla da örneğine az rastlanacak bir sadelik ve dürüstlükte yaşadı. “Biriktirdikleriniz değil paylaştıklarınız servetinizdir” diyerek onlarca öğrenciyi okutan, sokak hayvanlarına yardım eden, ülkesinin güzelliklerine sahip çıkan Volkan Konak, mimoza çiçeklerinde yaşayacak ve şarkıları dilden dile nesilden nesile söylenmeye devam edecek.

 Hal böyle iken adını anmak bile gerekmez, Çatalca Müftüsü’nün “Sahnede gebermiş. Şimdi bize soracaklar; nasıl bilirdiniz? Cevabımız bu. Böyle bilirdik. Bizim için içen bizim için yanar da elbet” diye bir paylaşım yaptı. Devletin resmi görevlisinin ağzından dökülen laflara bakıldığında Volkan Konak’ın Diyanet eleştirisinin ne kadar yerinde olduğu da anlaşılıyor. Hiçbir insani değer taşımayan, insanlıktan çıkmış bu insanlarla aynı ülkede yaşıyor olmak başlı başına zulüm. Ama neylersin ki, türkülerimizi söyleyen nice Volkan Konak’lar var da direniyoruz. Çünkü, düşünceleri üzerinden onun hakkında ileri geri laf edenler, kendi kör kuyularında ve zavallılıklarında hiçleşmiş varlıklardır.

Halasının oğlunun dediği gibi Volkan Konak sadece Kuzey'in değil, Güney'in, Doğu'nun, Batı'nın da oğludur. Volkan Konak, memlekettir; ölümün öldüremeyeceği candır.

Şarkılarıyla, gönlümüzdeki makamıyla baki kalan bu kubbe altında hoş bir seda bırakıp gitti.

 
Seni unutmayacağız güzel insan… ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adalet İktidarın Sopası Olursa...</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/adalet-iktidarin-sopasi-olursa</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/adalet-iktidarin-sopasi-olursa</guid>
<description><![CDATA[ Hak arayışı insanlık tarihi kadar eski

Avcı-toplayıcılıktan  yerleşik yaşama geçince insanlar arasındaki ilişki evrimleşti, görevler tanımlandı, yazılı olmasa da kurallar belirlendi.

En başa &quot;adalet&quot;i koydular.

Böylece güçlünün güçsüzü; haksızın haklıyı ezmesinin önüne geçildi.

Bunun yazılı kural haline getirilmesi  ise 1215 yılında İngiltere Kralı John ile baronlar arasında  imzalanan Magna Carta Libertatum (Büyük sözleşme) ile sağlandı. Bu anlaşma  bireysel özgürlüklerden çok, egemenler arasındaki bir tür  dengeydi. Önemli olan tarafı kralın sonsuz olan yetkilerini derebeyler ve din adamları adına sınırlamış olmasıydı. Günümüz hukuk sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilen 39. maddesi şöyle: Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke yasalarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden mahrum bırakılmayacak, yasadışı ilan edilmeyecek,sürgüne gönderilmeyecek, zarara uğratılmayacaktır.

...

Osmanlı&#039;da 2. Mahmut Döneminde başlayan  &quot;birey ile devlet&quot; arasındaki hak ve özgürlük düzenlemesi çok kez yenilendi. Dünyadaki özgürlük akımının da etkisiyle  1961 Anayasası en özgürlükçü Anayasa olarak düzenlendi. Ancak ömrü uzun olmadı. &#039;80 darbesi ile büyük ölçüde törpülendi. Daha sonra gelen iktidarlar tarafından siyasi yapılarına uygun olarak maddeleri defalarca değiştirildi.

En çok da AKP iktidarı döneminde değiştirildi. Yetmemiş olacak ki bir süredir  yine değiştirilmek isteniyor.

Nedenini aslında hepimiz biliyoruz.

....

Demokrasiyi tramvay olarak gören siyası organizasyonun, CIA&#039;nın Türkiye&#039;deki &quot;din soslu&quot; kuruluşu FETÖ ile devleti devlet yapan kurumları (TSK, yargı, güvenlik, eğitim, STK&#039;lar)  ele geçirmesinden sonra hedef için önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu.

Darbe girişimi ve ardından yapılan halkoylaması ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesine rağmen istenilen sonuç tam olarak sağlanamadı. 

Ekonomi yönetilemez oldu.    

En temel haklar konusunda bile görüş bildiremeyen iktidar güdümlü akademi,

Kamu kaynakları ile beslenen okunmayan-izlenmeyen medya desteği

Algı operasoyonları işe yaramaz oldu...

Çünkü tek aklın egemenliği Türkiye&#039;ye dar geldi.

...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun adaylığını açıklaması...

Yargının sopa olarak kullanılmasıyla yaşanan akıl dışı gelişmeler.

Muhalefet lideri Özgür Özel&#039;in cesur çıkışı....

Ve en önemlisi üniversite gençliğinin başlattığı hak arama mücadelesi ülke geneline yayıldı.

Sorunu anlamak ve çözüm bulmak yerine şiddetle bastırmayı seçen iktidar adeta cadı avı başlattı.

12 darbe günlerini anımsatan uygulamalara tanık oluyoruz.

20 yaşındaki gençler gözaltına alınıp günlerce izi bulunamıyor.

Yabancı sermaye kaçıyor.

Araplar da para vermiyor.

Türkiye diken üstünde.

Çare...

Halka gitmektir ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Adalet, İktidarın, Sopası, Olursa...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hak arayışı insanlık tarihi kadar eski

Avcı-toplayıcılıktan  yerleşik yaşama geçince insanlar arasındaki ilişki evrimleşti, görevler tanımlandı, yazılı olmasa da kurallar belirlendi.

En başa "adalet"i koydular.

Böylece güçlünün güçsüzü; haksızın haklıyı ezmesinin önüne geçildi.

Bunun yazılı kural haline getirilmesi  ise 1215 yılında İngiltere Kralı John ile baronlar arasında  imzalanan Magna Carta Libertatum (Büyük sözleşme) ile sağlandı. Bu anlaşma  bireysel özgürlüklerden çok, egemenler arasındaki bir tür  dengeydi. Önemli olan tarafı kralın sonsuz olan yetkilerini derebeyler ve din adamları adına sınırlamış olmasıydı. Günümüz hukuk sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilen 39. maddesi şöyle: Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke yasalarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden mahrum bırakılmayacak, yasadışı ilan edilmeyecek,sürgüne gönderilmeyecek, zarara uğratılmayacaktır.

...

Osmanlı'da 2. Mahmut Döneminde başlayan  "birey ile devlet" arasındaki hak ve özgürlük düzenlemesi çok kez yenilendi. Dünyadaki özgürlük akımının da etkisiyle  1961 Anayasası en özgürlükçü Anayasa olarak düzenlendi. Ancak ömrü uzun olmadı. '80 darbesi ile büyük ölçüde törpülendi. Daha sonra gelen iktidarlar tarafından siyasi yapılarına uygun olarak maddeleri defalarca değiştirildi.

En çok da AKP iktidarı döneminde değiştirildi. Yetmemiş olacak ki bir süredir  yine değiştirilmek isteniyor.

Nedenini aslında hepimiz biliyoruz.

....

Demokrasiyi tramvay olarak gören siyası organizasyonun, CIA'nın Türkiye'deki "din soslu" kuruluşu FETÖ ile devleti devlet yapan kurumları (TSK, yargı, güvenlik, eğitim, STK'lar)  ele geçirmesinden sonra hedef için önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu.

Darbe girişimi ve ardından yapılan halkoylaması ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesine rağmen istenilen sonuç tam olarak sağlanamadı. 

Ekonomi yönetilemez oldu.    

En temel haklar konusunda bile görüş bildiremeyen iktidar güdümlü akademi,

Kamu kaynakları ile beslenen okunmayan-izlenmeyen medya desteği

Algı operasoyonları işe yaramaz oldu...

Çünkü tek aklın egemenliği Türkiye'ye dar geldi.

...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını açıklaması...

Yargının sopa olarak kullanılmasıyla yaşanan akıl dışı gelişmeler.

Muhalefet lideri Özgür Özel'in cesur çıkışı....

Ve en önemlisi üniversite gençliğinin başlattığı hak arama mücadelesi ülke geneline yayıldı.

Sorunu anlamak ve çözüm bulmak yerine şiddetle bastırmayı seçen iktidar adeta cadı avı başlattı.

12 darbe günlerini anımsatan uygulamalara tanık oluyoruz.

20 yaşındaki gençler gözaltına alınıp günlerce izi bulunamıyor.

Yabancı sermaye kaçıyor.

Araplar da para vermiyor.

Türkiye diken üstünde.

Çare...

Halka gitmektir]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Titanik&amp;apos;te yapılan yeni incelemeler buzdağı parçalarının yolcu kabinlerine girdiğini gösterdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/titanikte-yapilan-yeni-incelemeler-buzdagi-parcalarinin-yolcu-kabinlerine-girdigini-goesterdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/titanikte-yapilan-yeni-incelemeler-buzdagi-parcalarinin-yolcu-kabinlerine-girdigini-goesterdi</guid>
<description><![CDATA[ Titanik gemisine yapılan dijital taramada, batmaya neden olan unsurlardan birinin, gövdesinde A4 kâğıdı boyutlarında oluşan delikler olduğu belirlendi. Çarpışma sırasında buzdağı parçalarının bazı yolcu kabinlerinin içine kadar girdiği ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-9ea1ddbe98ad8e7eb6f3e45dd8184688.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Titanikte, yapılan, yeni, incelemeler, buzdağı, parçalarının, yolcu, kabinlerine, girdiğini, gösterdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Titanik gemisine yapılan tam kapsamlı dijital taramada, batmaya neden olan unsurlardan birinin, gövdesinde A4 kâğıdı boyutlarında oluşan delikler olduğu belirlendi. Ayrıca, çarpışma sırasında buzdağı parçalarının bazı yolcu kabinlerinin içine kadar girdiği ortaya çıktı.

BBC'nin haberine göre, Titanik’e yapılan ilk tam kapsamlı taramada elde edilen üç boyutlu dijital görüntüler, geminin sulara gömülmeden önceki sürece dair yeni ayrıntıları gün yüzüne çıkardı.Buzdağına çarpmasının ardından ortadan ikiye ayrılan geminin 3 boyutlu görüntülerinde, 3 bin 800 metre derinlikte yer alan geminin enkazı ilk defa tamamıyla görüntülendi.

 Elde edilen görüntülerde A4 kağıdı boyutundaki çok sayıda deliğin geminin batmasına yol açan nedenlerden biri olduğu saptanırken, buzdağının parçalarının çarpışma sırasında bazı yolcu kabinlerinin içine girdiği belirlendi.

Titanik uzmanı Parks Stephenson, yeni rastlanan bulgulara ilişkin, "Titanik gemisi, bu felaketin yaşayan son görgü tanığı ve onun hala anlatacak hikayeleri var." ifadesini kullandı.

KAZAN DAİRESİNDEKİ İŞÇİLER KAHRAMANCA DAVRANDI

Geminin kazan dairesinin incelendiği yeni görüntülerde işçilerin, geminin ışıklarının açık kalması için sonuna kadar mücadele ettikleri anlaşıldı. Stephenson, ışıkları açık tutmak için fırınlara kömür depolayan mühendis ekibinin çabaları sayesinde birçok kişinin hayatının kurtulduğunu belirtti.

İşçilerin ışıkları ve elektriği sonuna kadar çalışır durumda tuttuklarını kaydeden Stephenson, "Böylece mürettebata cankurtaran botlarını zifiri karanlıkta değil, az ışıkla güvenli bir şekilde suya indirmeleri için zaman tanıdılar." dedi.

Stephenson, incelenen görüntülerde buhar vanasının gemi battıktan sonra açık halde bulunmasının bu durumu kanıtladığını söyleyerek, bu ekibin kahramanca davrandığını kaydetti.

TİTANİK, ATLANTİK'İN SULARINA GÖMÜLMÜŞTÜ

Lüks yolcu gemisi Titanik, 10 Nisan 1912'de 2 bin 224 yolcu ve mürettebatla New York'a gitmek üzere İngiltere'nin Southampton kentinden yola çıkmıştı. Gemi, 15 Nisan 1912'de bir buzdağına çarptıktan sonra Kuzey Atlantik'in sularına gömülmüştü. Kazada 1500'den fazla kişi yaşamını yitirmişti. Birkaç saat sonra kaza yerine ulaşan Carpathia gemisi 710 kişiyi kurtarmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin, AB&amp;apos;ye, Trump döneminin ekonomik şoklarına hazırlıklı olduğu mesajını verdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cin-abye-trump-doeneminin-ekonomik-soklarina-hazirlikli-oldugu-mesajini-verdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cin-abye-trump-doeneminin-ekonomik-soklarina-hazirlikli-oldugu-mesajini-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Çin, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın &quot;karşılıklı tarifeler&quot; kapsamındaki gümrük vergisi artışına ek olarak yüzde 50 ek tarife getirme tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, dış ekonomik şoklara hazırlıklı olduğunu bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-90f224084dfcebcf02f7e8e8384c74c7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, ABye, Trump, döneminin, ekonomik, şoklarına, hazırlıklı, olduğu, mesajını, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Çin'de kabine işlevini yerine getiren Devlet Konseyinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Li Çiang, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile telefon görüşmesinde, Çin ve AB'nin, ABD'nin tarife politikasının yol açacağı sarsıntılara karşı küresel ekonomiye istikrar ve öngörülebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı.

Çin'in bu yılın makro politikasında çeşitli belirsizlik faktörlerini hesaba kattığını ifade eden Li, "Dış şokları karşılamaya hazırlıklıyız, bunun için elimizde yeterli politika araçları mevcut." dedi.

Li, Çin'in tarifelere karşı aldığı tedbirlerin yalnızca kendi egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumaya yönelik olmadığını, aynı zamanda uluslararası ticaret kurallarını, eşitliği ve adaleti savunduğunu belirtti.

Çin Başbakanı, Trump'ın yüzde 50 ek tarife tehdidi sonrası Çin adına açıklama yapan ilk üst düzey yetkili oldu.

Bundan önce Çin Ticaret Bakanlığından ve Dışişleri Bakanlığından açıklamalar yapılmıştı.

ABD'NİN UYGULADIĞI "KARŞILIKLI TARİFELER" VE ÇİN'İN TEPKİSİ

Trump, 2 Nisan'da ABD'ye ithal edilen tüm ürünlere ek gümrük vergileri getiren kararnameyi imzalamıştı. Beyaz Saray, söz konusu tarifelerin 9 Nisan'da uygulamaya geçeceğini açıklamıştı.

Washington yönetimi, Çin'e yüzde 10 baz tarifeye ilave olarak yüzde 24 "karşılıklı tarife" olmak üzere toplamda yüzde 34 ek gümrük tarifesi getirilmesine karar vermişti.

Yeni tarife artışlarıyla ABD'nin Çin'den ithal ürünlere uyguladığı asgari gümrük tarifesi yüzde 54'e kadar çıkmıştı.

Çin, ABD'nin tarife artışlarına tepki gösteren ilk ülke olmuş, yüzde 34'lük tarife artışına karşı aynı oranda ek tarife uygulayacağını duyurmuştu.

Pekin yönetimi, ayrıca Dünya Ticaret Örgütünde ABD aleyhine dava açmış, bazı nadir toprak elementlerinin ihracatına kısıtlama getirmiş ve ABD şirketlerine yönelik yaptırımlar açıklamıştı.

Trump da buna karşılık Çin'in, karşılıklı tarifelere misilleme olarak getirdiği yüzde 34 ek tarife artışını 8 Nisan'a kadar geri çekmediği takdirde yüzde 50 ek tarife daha getireceğini ve Çin ile planlanan görüşmeleri iptal edeceğini açıklamıştı.

Çin ise Trump'ın yüzde 50 ek gümrük tarifesi getirme tehdidine karşı geri adım atmayacağını, haklarını ve çıkarlarını korumak için kararlı tedbirler alacağını bildirmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Myanmar&amp;apos;daki depremlerde can kaybı 3 bin 645&amp;apos;e çıktı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-3-bin-645e-cikti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-3-bin-645e-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Myanmar&#039;da 28 Mart&#039;ta meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 3 bin 645&#039;e yükseldi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-a0d0f96df24380074c2dac2208ae07ba.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Myanmardaki, depremlerde, can, kaybı, bin, 645e, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Xinhua ajansının haberine göre, Myanmar'da askeri yönetimin idari organı olan Myanmar Devlet İdare Konseyinden (SAC) konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 3 bin 645'e, yaralananların sayısının da 5 bin 17'ye çıktığı belirtildi. Arama kurtarma ekipleri, kayıp olduğu bildirilen 150'ye yakın kişi için çalışmalarını sürdürüyor.

MYANMAR'DAKİ DEPREMLER

Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında 28 Mart'ta 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmişti.

Komşu ülkeler Tayland ve Çin'de de şiddetli biçimde hissedilen depremler, ülkede büyük yıkıma yol açmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa&amp;apos;da Le Pen davasında karar veren yargıcı tehdit eden kişi gözaltına alındı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/fransada-le-pen-davasinda-karar-veren-yargici-tehdit-eden-kisi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/fransada-le-pen-davasinda-karar-veren-yargici-tehdit-eden-kisi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;da siyasetçi Marine Le Pen&#039;in yolsuzluktan suçlu bulunduğu davada karar veren yargıçlardan birini tehdit ettiği gerekçesiyle bir kişi gözaltına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-7b07463349102afed017bf0f14d793fc.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Fransada, Pen, davasında, karar, veren, yargıcı, tehdit, eden, kişi, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ulusal basında yer alan haberlere göre, Fransa'nın Hauts-de-Seine vilayetine bağlı Garenne-Colombes'da 76 yaşındaki bir kişi, sosyal medya paylaşımları nedeniyle "yargıç veya jüri üyesine, görevini yaparken sözlü, yazılı veya görüntülü olarak hakaret etmek ve öldürme veya zarar verme tehdidinde bulunmakla" suçlandı.

Paris Başsavcısı Marie-Suzanne Le Queau, Le Pen davası kapsamında yargıçları tehdit mesajları gönderen beş kişinin tespit edildiğini ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.

Söz konusu davada, mahkemenin 31 Mart'ta kararını açıklamasının ardından sosyal medyada davaya bakan yargıçlara yönelik tehdit mesajları paylaşılmıştı.

Fransa'da Ulusal Barolar Konseyi (CNB), davaya bakan Paris Mahkemesi 11. Daire Başkanı'na yönelik saldırıları kınamıştı.

Olay

Le Pen'in, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilli olduğu dönemde, hayali danışmanlık hizmetleri nedeniyle 2 kişiye AP fonlarıyla maaş ödediği iddia ediliyor.

Fransa'da Marine Le Pen'in de aralarında bulunduğu, eski adıyla Ulusal Cephe Partisinden seçilmiş bazı AP milletvekilleri hakkında 2004-2016 yıllarında AP'de "hayali istihdam" oluşturdukları iddiasıyla 2015'te soruşturma açılmıştı.

Paris savcılığı, Le Pen ve babası Jean-Marie Le Pen dahil partinin bazı AP üyeleri hakkında, AB'ye ait fonları kötüye kullandıkları ve "suçu gizledikleri" gerekçesiyle dava açılmasını istemişti.

2018'de adı Ulusal Birlik (RN) olarak değiştirilen oluşumun önde gelen ismi ve eski cumhurbaşkanı adayı Le Pen ile babası Jean-Marie Le Pen ve Louis Aliot ile Bruno Gollnisch'in de aralarında bulunduğu 27 partilinin AB fonlarını kötüye kullanmaktan yargılandığı dava, Eylül 2024'te Paris Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanmıştı.

Marine Le Pen'in AB fonlarını zimmetine geçirmekten yargılandığı davada Paris Ceza Mahkemesi, 31 Mart günü açıkladığı kararda, aşırı sağcı lider hakkında 5 yıl siyasi men yasağının derhal uygulanmasına, 2 yılı ertelenmiş, 2 yılı elektronik kelepçeyle gözetim altında geçirilmek üzere 4 yıl hapis ve 100 bin avro para cezası verilmesine hükmetmişti.

Mahkemenin kararı, Le Pen'in cezasını hapishanede çekmeyeceği anlamına gelirken, avukatları kararı temyize götüreceklerini duyurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kurumlar vergisi beyan dönemi başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kurumlar-vergisi-beyan-doenemi-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kurumlar-vergisi-beyan-doenemi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Vergi gelirlerinin iki büyük kalemi için mart ve nisan kritik aylar. Gelir vergisinde beyan dönemi mart ayı, kurumlar için ise nisan ayı beyan dönemi. 1 Nisan tarihinde başlayan kurumlar vergisi beyan dönemi 30 Nisan 2025 tarihine kadar devam edecek.

Gelir vergisi daha çok kişileri ilgilendiriyor. Ayşe teyzenin kira geliri, Ahmet beyin belli sınırı aşan ücret geliri gibi gelirler gelir vergisi olarak beyan ediliyor. Kurumlar vergisi ise şirketleri ilgilendiriyor. Yani ticari kazanç elde eden şirketler için nisan ayı beyan dönemi. Kurumlar vergisi mükellefleri kim diye sorarsanız; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıkları kurumlar vergisi mükellefi kabul ediliyor. Sadece özel şirketler olarak düşünülmesin örneğin Merkez Bankası da kurumlar vergisi mükellefi.

Kurumlar vergisinde tam mükellef ve dar mükellef tanımları da var. Kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, tam mükellef olarak değerlendiriliyor. Tam mükellef, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendiriliyor. Kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar da dar mükellef olarak sayılıyor.

Kurumlar vergisinde oran kurumlara göre farklı uygulanabiliyor.  Genel oran 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren yüzde 25. Bankalar, elektronik ödeme ve para kuruluşları, döviz büfeleri için oran yüzde 30, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumlar için yüzde 23, ihracat yapan kurumlar ve aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için yüzde 20 olarak uygulanıyor.

2024 yılında kapsamlı bir vergi paketi TBMM’de görüşülerek yasalaşmıştı. Bu yasayla  yap-işlet-devret modeli ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında yürütülen projelerde sözleşme tarafı şirketler için oran yüzde 30’a çıkarıldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kurumlar, vergisi, beyan, dönemi, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Vergi gelirlerinin iki büyük kalemi için mart ve nisan kritik aylar. Gelir vergisinde beyan dönemi mart ayı, kurumlar için ise nisan ayı beyan dönemi. 1 Nisan tarihinde başlayan kurumlar vergisi beyan dönemi 30 Nisan 2025 tarihine kadar devam edecek.

Gelir vergisi daha çok kişileri ilgilendiriyor. Ayşe teyzenin kira geliri, Ahmet beyin belli sınırı aşan ücret geliri gibi gelirler gelir vergisi olarak beyan ediliyor. Kurumlar vergisi ise şirketleri ilgilendiriyor. Yani ticari kazanç elde eden şirketler için nisan ayı beyan dönemi. Kurumlar vergisi mükellefleri kim diye sorarsanız; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıkları kurumlar vergisi mükellefi kabul ediliyor. Sadece özel şirketler olarak düşünülmesin örneğin Merkez Bankası da kurumlar vergisi mükellefi.

Kurumlar vergisinde tam mükellef ve dar mükellef tanımları da var. Kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, tam mükellef olarak değerlendiriliyor. Tam mükellef, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendiriliyor. Kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar da dar mükellef olarak sayılıyor.

Kurumlar vergisinde oran kurumlara göre farklı uygulanabiliyor.  Genel oran 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren yüzde 25. Bankalar, elektronik ödeme ve para kuruluşları, döviz büfeleri için oran yüzde 30, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumlar için yüzde 23, ihracat yapan kurumlar ve aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için yüzde 20 olarak uygulanıyor.

2024 yılında kapsamlı bir vergi paketi TBMM’de görüşülerek yasalaşmıştı. Bu yasayla  yap-işlet-devret modeli ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında yürütülen projelerde sözleşme tarafı şirketler için oran yüzde 30’a çıkarıldı]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;de Türkiye&amp;İsrail gerginliği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/suriyede-turkiye-israil-gerginligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/suriyede-turkiye-israil-gerginligi</guid>
<description><![CDATA[ Büyük Ortadoğu Projesi doğrultusunda bölgeyi paramparça eden güçler, şimdi Suriye sahasında etkin olma mücadelesi veriyor. 13 yıldır Esad&#039;ı devirecek küresel ve bölgesel güçlere her türlü desteği veren Türkiye, şimdi Suriye sahasında İsrail ile karşı karşıya gelmiş bulunuyor.

Hatırlanacağı üzere Şam&#039;ın düşmesinin ardından önce MİT Başkanı İbrahim Kalın, siyasal İslamcıların motivasyon kaynağı Emevi Camii&#039;nde namaz kılmış, ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kusay Dağından Colani ile birlikte Şam manzarası eşliğinde birlikte çay-kahve içmişlerdi. Ardından Colani Türkiye&#039;ye gelmiş, bu arada Türkiye ile bir şekilde irtibatlı isimler, güvenlik ve sivil bürokraside önemli makamlarda görevlendirilmişti.

Yeni Osmanlıcı siyaseti gereği Suriye&#039;de İran&#039;dan boşalan alanı doldurmak isteyen Türkiye, biri hava ikisi deniz olmak üzere üç üs kurmak için harekete geçti.

Şam&#039;ın düşmesinden itibaren Suriye&#039;nin bütün altyapısını, savunma sistemlerini vuran İsrail, güneyde yeni alanları da işgal etmişti. Ne gariptir ki HTŞ lideri Colani, İsrail saldırganlığı karşısında lal olmuş, hatta öncelikli düşmanlarının İran ve Şiiler olduğunu ifade ederek İsrail&#039;le ters düşmemeye özen göstermişti.

İsrail&#039;in stratejisi, güçsüzleşmiş, zayıf düşmüş, kendisine herhangi bir güvenlik riski doğurmayan Suriye... Dolayısıyla kendisine rakip olabilecek bir güç istemiyor.

Turkiye&#039;nin niyeti ise Yeni Osmanlıcı hayallerle Suriye&#039;de kalıcı olmak... Suriye&#039;nin yeniden yapılandırılması sürecinde etkili olmak... Haliyle Türkiye ve İsrail, iç savaşın perişan ettiği Suriye&#039;de şimdi karşı karşıya gelen iki güç oldu. İsrail&#039;in, Türkiye&#039;nin üslerini vurması iki ülkenin çatışmasına yol açar mı sorusunun cevabı şimdilik belirsiz ancak bölgede gerilimi arttıracağı aşikar.

Bir süre önce İsrail güvenlik bürokrasisi Türkiye ile karşı karşıya gelinebileceğini ifade etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha Şam düşmeden aylar önce İsrail&#039;in Türkiye&#039;ye saldırabileceğini dillendirmişti. Şimdi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan &quot;Suriye&#039;de İsrail ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz&quot; diyor ama denklemler çok karmaşık... ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Suriyede, Türkiye-İsrail, gerginliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Büyük Ortadoğu Projesi doğrultusunda bölgeyi paramparça eden güçler, şimdi Suriye sahasında etkin olma mücadelesi veriyor. 13 yıldır Esad'ı devirecek küresel ve bölgesel güçlere her türlü desteği veren Türkiye, şimdi Suriye sahasında İsrail ile karşı karşıya gelmiş bulunuyor.

Hatırlanacağı üzere Şam'ın düşmesinin ardından önce MİT Başkanı İbrahim Kalın, siyasal İslamcıların motivasyon kaynağı Emevi Camii'nde namaz kılmış, ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kusay Dağından Colani ile birlikte Şam manzarası eşliğinde birlikte çay-kahve içmişlerdi. Ardından Colani Türkiye'ye gelmiş, bu arada Türkiye ile bir şekilde irtibatlı isimler, güvenlik ve sivil bürokraside önemli makamlarda görevlendirilmişti.

Yeni Osmanlıcı siyaseti gereği Suriye'de İran'dan boşalan alanı doldurmak isteyen Türkiye, biri hava ikisi deniz olmak üzere üç üs kurmak için harekete geçti.

Şam'ın düşmesinden itibaren Suriye'nin bütün altyapısını, savunma sistemlerini vuran İsrail, güneyde yeni alanları da işgal etmişti. Ne gariptir ki HTŞ lideri Colani, İsrail saldırganlığı karşısında lal olmuş, hatta öncelikli düşmanlarının İran ve Şiiler olduğunu ifade ederek İsrail'le ters düşmemeye özen göstermişti.

İsrail'in stratejisi, güçsüzleşmiş, zayıf düşmüş, kendisine herhangi bir güvenlik riski doğurmayan Suriye... Dolayısıyla kendisine rakip olabilecek bir güç istemiyor.

Turkiye'nin niyeti ise Yeni Osmanlıcı hayallerle Suriye'de kalıcı olmak... Suriye'nin yeniden yapılandırılması sürecinde etkili olmak... Haliyle Türkiye ve İsrail, iç savaşın perişan ettiği Suriye'de şimdi karşı karşıya gelen iki güç oldu. İsrail'in, Türkiye'nin üslerini vurması iki ülkenin çatışmasına yol açar mı sorusunun cevabı şimdilik belirsiz ancak bölgede gerilimi arttıracağı aşikar.

Bir süre önce İsrail güvenlik bürokrasisi Türkiye ile karşı karşıya gelinebileceğini ifade etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha Şam düşmeden aylar önce İsrail'in Türkiye'ye saldırabileceğini dillendirmişti. Şimdi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan "Suriye'de İsrail ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz" diyor ama denklemler çok karmaşık...]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sanatın İtici Gücü …</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sanatin-itici-gucu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sanatin-itici-gucu</guid>
<description><![CDATA[ Yaşamla sanat iç içedir, sanat bir bakıma yaşamda karşılaştığımız güzellikleri yaşatma biçimidir. Sanat; insanın yaşama bakışını güzelleştiren, ufkunu genişleten, dünyayı algılama tekniğidir.Bilimin ışığında insan yaşamına zenginlik katan sanat, dokunduğu yaşamlara değişik güzellikleri de yansıtır.Sanat, insan ruhuna dokunmakla kalmaz, duyularımıza da  harekete geçirir.

Sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Sanatı güçlü kılan, yalnızca resim veya mimari alanda gerçekleştirilen eserler değildir. Konuşmak, yazmak, şarkı sözü bestelemek özgür insan ruhunu ortaya çıkarmaya yarayan diğer sanatsal etkinliklerdir.İnsan, yaşadığı tabiatta tanık olduğu güzellikleri değişik yöntemlerle ifade etmeye çalıştığında da kendini bir sanatsal etkinliğin içinde bulur. Yaşama damgasını vuran sanat, sağlıklı bir toplumun oluşumuna zemin hazırladığı gibi, ülkeler arasındaki ilişkilerde güçlü bir bağ oluşturan bir dostluk köprüsüdür. 

İnsanların özgürlükten yoksun olduğu; yazmanın, okumanın, çizmenin veya benzeri bir sanatsal etkinliğin sıkı kurallara bağlı olduğu rejimlerde özgür sanatçıların yetişmesini beklemek boşunadır. Çünkü özgür olmayan bir ortamda sanatsal faaliyetler gelişemez. Demokratik, çoğulcu ve özgür ortam, sanatın gelişip kökleşmesine zemin hazırlayan ortamdır. Sanatın itici gücü, insan hayatında çok yönlü bir rol oynar. İnsanların duygusal, sosyal, zihinsel ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamada da önemli bir araçtır. Sanat, insanların yaşamlarını zenginleştirir, derinleştirir ve anlamlandırır. Sanatın yaratıcı süreçleri, bireylerin kendilerini ifade etmelerine ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmalarına yardımcı olur.

Sanat eğitimi, genel eğitimin önemli bir parçası olarak kabul edilmelidir. Ancak, sanatın bir özgünlük ve bireysel yaratıcılık olgusu olduğunu dikkate alırsak sanat eğitiminin kendine özgü çok özel yasalarının ve ilkelerinin varlığını da kabul etmek zorundayız. Bu nedenle, sanat eğitiminin eğitim dizgesi içerisindeki yerinin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Örneğin;1940 yılı başında açılan Köy Enstitüleri buna bir örnek olarak gösterilebilir. 1954 tarihinde, Demokrat Parti Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri&#039;nin teklifiyle dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından tamamen kapatıldı.Ne yazık ki günümüzde 22 yıldır mevcut iktidar tarafından da buna benzer yaklaşımlarla eğitimde bir karmaşa yaşanmaktadır.

Sanat, toplumsal dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alır. Toplumsal dönüşümde sanatın rolü, sadece bir farkındalık yaratmakla kalmaz; aynı zamanda değişimi de özendirir. Farklı kültürlerden gelen bireylerin birlikte çalışması, sanatın en zengin yönlerinden biridir. Örneğin, Birleşmiş Milletler&#039;in düzenlediği çeşitli sanat etkinlikleri, farklı kültürel geçmişlere sahip bireylerin bir araya gelmesini sağlar. Dünya genelinde birçok sanatçının bir araya gelerek oluşturduğu kolektif projeler, kültürler arasındaki etkileşimi de artırır. Sanat, toplumsal dönüşümde önemli bir rol oynar demiştik. Farklı kültürlerden gelen katılımlar, sanatı evrensel bir çatı altında buluşturur. Bireyler için sanat projeleri, sosyal etkileşim ve dayanışma fırsatları sunar. Yerel sanatın katkısı, toplulukların kültürel kimliğini güçlendirir. Tüm bu unsurlar, sanatın itici bir güç olduğunu bir kez daha kanıtlar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sanatın, İtici, Gücü, …</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaşamla sanat iç içedir, sanat bir bakıma yaşamda karşılaştığımız güzellikleri yaşatma biçimidir. Sanat; insanın yaşama bakışını güzelleştiren, ufkunu genişleten, dünyayı algılama tekniğidir.Bilimin ışığında insan yaşamına zenginlik katan sanat, dokunduğu yaşamlara değişik güzellikleri de yansıtır.Sanat, insan ruhuna dokunmakla kalmaz, duyularımıza da  harekete geçirir.

Sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Sanatı güçlü kılan, yalnızca resim veya mimari alanda gerçekleştirilen eserler değildir. Konuşmak, yazmak, şarkı sözü bestelemek özgür insan ruhunu ortaya çıkarmaya yarayan diğer sanatsal etkinliklerdir.İnsan, yaşadığı tabiatta tanık olduğu güzellikleri değişik yöntemlerle ifade etmeye çalıştığında da kendini bir sanatsal etkinliğin içinde bulur. Yaşama damgasını vuran sanat, sağlıklı bir toplumun oluşumuna zemin hazırladığı gibi, ülkeler arasındaki ilişkilerde güçlü bir bağ oluşturan bir dostluk köprüsüdür. 

İnsanların özgürlükten yoksun olduğu; yazmanın, okumanın, çizmenin veya benzeri bir sanatsal etkinliğin sıkı kurallara bağlı olduğu rejimlerde özgür sanatçıların yetişmesini beklemek boşunadır. Çünkü özgür olmayan bir ortamda sanatsal faaliyetler gelişemez. Demokratik, çoğulcu ve özgür ortam, sanatın gelişip kökleşmesine zemin hazırlayan ortamdır. Sanatın itici gücü, insan hayatında çok yönlü bir rol oynar. İnsanların duygusal, sosyal, zihinsel ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamada da önemli bir araçtır. Sanat, insanların yaşamlarını zenginleştirir, derinleştirir ve anlamlandırır. Sanatın yaratıcı süreçleri, bireylerin kendilerini ifade etmelerine ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmalarına yardımcı olur.

Sanat eğitimi, genel eğitimin önemli bir parçası olarak kabul edilmelidir. Ancak, sanatın bir özgünlük ve bireysel yaratıcılık olgusu olduğunu dikkate alırsak sanat eğitiminin kendine özgü çok özel yasalarının ve ilkelerinin varlığını da kabul etmek zorundayız. Bu nedenle, sanat eğitiminin eğitim dizgesi içerisindeki yerinin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Örneğin;1940 yılı başında açılan Köy Enstitüleri buna bir örnek olarak gösterilebilir. 1954 tarihinde, Demokrat Parti Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'nin teklifiyle dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından tamamen kapatıldı.Ne yazık ki günümüzde 22 yıldır mevcut iktidar tarafından da buna benzer yaklaşımlarla eğitimde bir karmaşa yaşanmaktadır.

Sanat, toplumsal dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alır. Toplumsal dönüşümde sanatın rolü, sadece bir farkındalık yaratmakla kalmaz; aynı zamanda değişimi de özendirir. Farklı kültürlerden gelen bireylerin birlikte çalışması, sanatın en zengin yönlerinden biridir. Örneğin, Birleşmiş Milletler'in düzenlediği çeşitli sanat etkinlikleri, farklı kültürel geçmişlere sahip bireylerin bir araya gelmesini sağlar. Dünya genelinde birçok sanatçının bir araya gelerek oluşturduğu kolektif projeler, kültürler arasındaki etkileşimi de artırır. Sanat, toplumsal dönüşümde önemli bir rol oynar demiştik. Farklı kültürlerden gelen katılımlar, sanatı evrensel bir çatı altında buluşturur. Bireyler için sanat projeleri, sosyal etkileşim ve dayanışma fırsatları sunar. Yerel sanatın katkısı, toplulukların kültürel kimliğini güçlendirir. Tüm bu unsurlar, sanatın itici bir güç olduğunu bir kez daha kanıtlar.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara’nın eksileri</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankaranin-eksileri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankaranin-eksileri</guid>
<description><![CDATA[ Ankara, Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri…

Üstelik başkent…

Aslında bu özellik bile cazibe merkezi olması için yeterli bir neden olarak görülebilir…

Öyle ya başkentte yaşamanın sağladığı pek çok avantaj var…

Adı üstünde; başkent

Büyükşehir olmanın da pek çok avantajına sahip…

Ülkenin diğer kentleriyle karşılaştırıldığında artıları eksilere fark atar…

Ama bir türlü cazibe merkezi olamadı Ankara…

Göç aldı elbette,

Alıyor da…

Ama kaçış planları yapanların sayısı da az değil hani…

Bir şeyi kırk kere söylersen gerçekleşir yollu ianış, sanki Ankara için söylenmiş…

‘’Gri kent’’ yaftası yerlisi için de yabancısı için de kanıksanmış neredeyse…

Bence kent değil de kent sakinlerine sunulanlar gri.

Daha doğrusu sunulmayanlar…

İnsan gibi yaşama olanakları örneğin…

Nüfusun önemli kesimi kazandığıyla geçinemeyecek durumdaysa,

Ay sonunu nasıl getireceğine dair hesaplar yapmaktan bıkıp usandıysa kentin rengi de grileşiyor gitgide…

Yoksulluk yeşili bile griye çeviriyor…

Hoş o da pek yoktu ya…

Peki, Ankara’dan kaçış, yerini Ankara’ya koçuşa bırakır mı?

Zor ama imkansız da değil…

Ulaşım sorunu, yeşil alan eksikliği, plansız büyüme ve yapılaşma, alt yapı konusunda karşılaşılan sıkıntılar, insan odaklı yatırımlar, kent estetiği imkansızı aşma yolundaki engellerden bazıları.

Başkent, hak ettiği güzelliklere bir an önce kavuşmalı…

Belediyelere, yetkili yetkisiz herkese önemli görevler düşüyor bu hedefe ulaşmada…

Denizi yok ama ‘’Gri’’ ye mahkum olmayı da hak etmiyor Ankara… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankara’nın, eksileri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara, Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri…

Üstelik başkent…

Aslında bu özellik bile cazibe merkezi olması için yeterli bir neden olarak görülebilir…

Öyle ya başkentte yaşamanın sağladığı pek çok avantaj var…

Adı üstünde; başkent

Büyükşehir olmanın da pek çok avantajına sahip…

Ülkenin diğer kentleriyle karşılaştırıldığında artıları eksilere fark atar…

Ama bir türlü cazibe merkezi olamadı Ankara…

Göç aldı elbette,

Alıyor da…

Ama kaçış planları yapanların sayısı da az değil hani…

Bir şeyi kırk kere söylersen gerçekleşir yollu ianış, sanki Ankara için söylenmiş…

‘’Gri kent’’ yaftası yerlisi için de yabancısı için de kanıksanmış neredeyse…

Bence kent değil de kent sakinlerine sunulanlar gri.

Daha doğrusu sunulmayanlar…

İnsan gibi yaşama olanakları örneğin…

Nüfusun önemli kesimi kazandığıyla geçinemeyecek durumdaysa,

Ay sonunu nasıl getireceğine dair hesaplar yapmaktan bıkıp usandıysa kentin rengi de grileşiyor gitgide…

Yoksulluk yeşili bile griye çeviriyor…

Hoş o da pek yoktu ya…

Peki, Ankara’dan kaçış, yerini Ankara’ya koçuşa bırakır mı?

Zor ama imkansız da değil…

Ulaşım sorunu, yeşil alan eksikliği, plansız büyüme ve yapılaşma, alt yapı konusunda karşılaşılan sıkıntılar, insan odaklı yatırımlar, kent estetiği imkansızı aşma yolundaki engellerden bazıları.

Başkent, hak ettiği güzelliklere bir an önce kavuşmalı…

Belediyelere, yetkili yetkisiz herkese önemli görevler düşüyor bu hedefe ulaşmada…

Denizi yok ama ‘’Gri’’ ye mahkum olmayı da hak etmiyor Ankara…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump ile Netanyahu arasındaki ortak basın toplantısı iptal edildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-ile-netanyahu-arasindaki-ortak-basin-toplantisi-iptal-edildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-ile-netanyahu-arasindaki-ortak-basin-toplantisi-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında bugün yapılması beklenen ortak basın toplantısının &quot;gerçekleşmeyeceğini&quot;, ikilinin Oval Ofis&#039;te soruları yanıtlayacağını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-b4f1d517e6a8a7af0d1bade4c07388f6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, ile, Netanyahu, arasındaki, ortak, basın, toplantısı, iptal, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu bugün Beyaz Saray'da yeni görev döneminde ikinci kez ağırlıyor.

Beyaz Saray'dan kısa süre önce yapılan açıklamaya göre, bugün Trump'ın programında gözüken ortak basın toplantısının "gerçekleşmeyeceği", onun yerine iki ismin Oval Ofis'te soruları yanıtlayacağı kaydedildi.

Beyaz Saray, Trump-Netanyahu ortak basın toplantısının neden iptal edildiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyaz Saray, Trump&amp;apos;ın tarifeleri 90 gün durdurmayı değerlendirdiğine dair haberleri yalanladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-trumpin-tarifeleri-90-gun-durdurmayi-degerlendirdigine-dair-haberleri-yalanladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/beyaz-saray-trumpin-tarifeleri-90-gun-durdurmayi-degerlendirdigine-dair-haberleri-yalanladi</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın karşılıklılık esasına dayalı tarifeleri 90 gün durdurmayı değerlendirdiğine ilişkin haberlerin doğru olmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-0ad09acb4f0ae10ac5a32dc8b215371f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beyaz, Saray, Trumpın, tarifeleri, gün, durdurmayı, değerlendirdiğine, dair, haberleri, yalanladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, CNBC'ye yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ın tarifeleri 90 gün durdurmayı değerlendirdiğine dair haberlerin "yalan haber" olduğunu söyledi.

Sosyal medyada, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett'e atfedilerek Trump'ın tarifeleri 90 gün durdurmayı değerlendirdiğine dair haber çıkmıştı.

Söz konusu haber, ABD’de hisse senedi yatırımcılarının birkaç dakikalığına iyimserliğe kapılmasına sebep olarak, endekslerde kısa süreli toparlanmaya neden olmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Audi, Trump&amp;apos;ın ek gümrük tarifeleri nedeniyle ABD&amp;apos;ye araç teslimatını askıya aldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/audi-trumpin-ek-gumruk-tarifeleri-nedeniyle-abdye-arac-teslimatini-askiya-aldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/audi-trumpin-ek-gumruk-tarifeleri-nedeniyle-abdye-arac-teslimatini-askiya-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Otomobil üreticisi Volkswagen Grubunun (VW) lüks otomobil markası Audi&#039;nin ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın uygulamaya koyduğu ek tarifeler nedeniyle ABD&#039;ye araç teslimatını askıya aldığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-ff3784088dc04caa0f26c9f2dfb882c1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Audi, Trumpın, gümrük, tarifeleri, nedeniyle, ABDye, araç, teslimatını, askıya, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Almanya'nın önde gelen otomobil dergisi Automobilwoche’nin haberine göre, Audi, bayilerine mektup göndererek, 2 Nisan'dan sonra ABD'ye giren tüm araçların şimdilik bekletileceğini ve bayilere teslim edilmeyeceğini bildirdi.

Bayilerden stoklarını azaltmaya odaklanmaları istendi. Audi'nin şu anda ABD'de yeni tarifelerden etkilenmeyen 37 bin otomobili bulunduğu belirtildi.

Audi'nin ABD'de fabrikası bulunmuyor ve şirket bu ülkede satılan tüm araçlarını yurt dışından getiriyor. ABD'de en çok satılan Q5 model araç, Meksika'daki Audi fabrikasında üretilirken, geri kalan modeller Almanya, Macaristan ve Slovakya'daki fabrikalardan geliyor.

Alman basınında yer alan haberlerde, Audi’nin ana şirketi Volkswagen ise Meksika'dan ve limanlardan trenle araç teslimatını geçici olarak durdurdu. Şirket, fiyatlandırma konusunda nisan ortasına kadar netlik sağlanmasını bekliyor.

Öte yandan, 3 Nisan'dan bu yana ABD'de otomobil ithalatında önceki yüzde 2,5'lik orana ek olarak yüzde 25'lik gümrük vergisi uygulanıyor. Mayıs ayından itibaren 150 otomobil parçası kategorisi de ek ücrete tabi olacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mercedes&amp;Benz&amp;apos;in satışları ilk çeyrekte Çin ve Avrupa’da zayıflayan taleple yüzde 7 düştü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mercedes-benzin-satislari-ilk-ceyrekte-cin-ve-avrupada-zayiflayan-taleple-yuzde-7-dustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mercedes-benzin-satislari-ilk-ceyrekte-cin-ve-avrupada-zayiflayan-taleple-yuzde-7-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Şirketin en büyük pazarı olan Çin’deki araç teslimatları, ilk çeyrekte yüzde 10 azalarak 152 bin 800’e geriledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-95082edb092f2675bc34caecf0d96d77.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Mercedes-Benzin, satışları, ilk, çeyrekte, Çin, Avrupa’da, zayıflayan, taleple, yüzde, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Alman otomotiv üreticisi Mercedes-Benz'in otomobil ve hafif ticari araç satışları, yılın ilk çeyreğinde Çin ve Avrupa'da azalan talep nedeniyle yüzde 7 düştü.

Mercedes markasını bünyesinde bulunduran Daimler AG Grubu, Mercedes Benz'in yılın ocak-mart dönemine ilişkin otomobil ve hafif ticari araç teslimat rakamlarını açıkladı.

Buna göre, markanın ilk çeyrekteki teslimatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 düşüşle 529 bin 200’e geriledi. Alman üretici, geçen yıl ocak-mart döneminde 568 bin 400 araç teslimatı yapılmıştı.

Şirketin en büyük pazarı olan Çin’deki araç teslimatları ilk çeyrekte yüzde 10 azalarak 152 bin 800’e indi.

Mercedes Benz'in söz konusu dönemde Avrupa’daki teslimatları yüzde 7 düşerek 148 bin 700’e, Almanya’daki teslimatları yüzde 10 gerileyerek 45 bin 300’e inerken, ABD’deki teslimatları ise yüzde 1 artarak 67 bin 400’e ulaştı.

Şirketin söz konusu dönemde elektrikli otomobil satışları yüzde 10 azalarak 45 bin 500 adede indi.

Mercedes Benz’in ilk çeyrekte sadece otomobil satışları ise yüzde 4 düşerek 446 bin 300 oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg&amp;apos;in, Beyaz Saray yakınlarında 23 milyon dolarlık malikane satın aldığı ortaya çıktı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zuckerbergin-beyaz-saray-yakinlarinda-23-milyon-dolarlik-malikane-satin-aldigi-ortaya-cikti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zuckerbergin-beyaz-saray-yakinlarinda-23-milyon-dolarlik-malikane-satin-aldigi-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Meta&#039;nın Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg&#039;in Beyaz Saray yakınlarında 23 milyon dolar değerinde malikane satın aldığı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-08fd52b27a023902d7d5c9e8787f22f9.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerbergin, Beyaz, Saray, yakınlarında, milyon, dolarlık, malikane, satın, aldığı, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[New York Post gazetesinin, ismi açıklanmayan Meta sözcüsüne dayandırdığı habere göre, Zuckerberg, başkent Washington DC'de 23 milyon dolara ev satın aldı.

Sözcü, Meta Amerikan teknoloji liderliğine ilişkin politikalar üzerinde çalıştığı sürece Zuckerberg'in bu malikanede daha fazla zaman geçireceğini belirtti.

Beyaz Saray'a arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan malikane, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in resmi konutuna da yürüme mesafesinde yer alıyor.

Amerikan Politico dergisinde, 15 bin 400 metrekarelik malikane, "Washington tarihinde satılan en pahalı üçüncü ev" olarak nitelendirildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 Ocak'taki yemin törenine katılan iş insanları arasında yer alan Amazon'un kurucusu Jeff Bezos dahil birçok ABD'li teknoloji devinin, Washington'da milyon dolarlık evlere sahip olduğu biliniyor.

Trump'ın 6 Ocak 2021'deki Kongre baskını nedeniyle Facebook hesabının kapatılmasının ardından kendisine "sansür uygulandığı" gerekçesiyle açtığı davada Meta ile anlaşmaya varıldığı ve Meta'nın yaklaşık 25 milyon dolar ödemeyi kabul ettiği bildirilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keçiören hem kendine hem de A.Gücü’ne çalıştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kecioeren-hem-kendine-hem-de-agucune-calisti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kecioeren-hem-kendine-hem-de-agucune-calisti</guid>
<description><![CDATA[ Son 4 haftada bir puan çıkararak, play-off hattından 13.sıraya kadar düşen Keçiörengücü’nün Manisa deplasmanından aldığı galibiyet, kelimenin tam anlamıyla çok fonksiyonlu nitelikteydi.

Başkent ekibi, geriye düşmesine karşın aldığı 3 puanla galibiyet hasretini didindirirken hem yeni teknik direktörü Sedat Ağçay’a ‘hoş geldin’ dedi hem de puan cetvelinde düştüğü 13’üncülükten 9.sıraya yükseldiği gibi rakibinin ateş hattının üstüne çıkmasını da engelledi. Böylelikle mor-beyazlılar bu galibiyetle, Ankaragücü’nü de düşme potasının üzerinde tutarak bir nevi hemşerisi için de çalışmış oldu.

Aslında Keçiörengücü, Manisa deplasmanında her iki yarıda da çok değişik futbol sergiledi… İlk devrenin 4l.dakikasında Diallo’nun ayağından yediği gol, Başkent ekibi için bir kırılma noktasıydı… Tam 3 dakika sonra ürettiği ilk etkili pozisyonda Traore’nin pasını alan Diouf, savunmadan sıyrılarak kaydettiği golle hemen cevap vererek skoru eşitlediği gibi takımının soyunma odasına moralle girmesini sağladı.

İkinci yarı özellikle 70’ten sonra sahada çok farklı bir Keçiörengücü vardı. 74’te Ezeh, Uğur’dan aldığı pası iyi değerlendirerek takımı öne geçirdi. Başkent ekibi bundan sonra 76 ve 85’te Camara ve Ezeh’in direklere takılan şutları dışında 2 net pozisyondan da yararlanamadı. Bunda yediği 2 gole rağmen 5 kurtarışla farkın artmasını önleyen Manisa kalecisi Alperen büyük rol oynadı.

İşin ilginç yanı mor- beyazlıların istatistiklerdeki bu üstünlüğünü maç süresince yüzde 33 ile topa olmasıyla gerçekleştirmesiydi. Rakibin 2’si isabetli 9 şutuna karşın 7’si isabetli 14 şutla karşılık veren Keçiörengücü, aynı isabet oranını yaptığı ortalarda da sağladı. Üstelik 2.51’lik gol beklentisi de ürettiği pozisyonların etkinliğinin de göstergesiydi.

Her zaman belirttiğim gibi Başkent ekipleri içinde en iyi ofans oyuncularına sahip olan Keçiörengücü’nün, bu silahlarından tam anlamıyla verim alamamasının sistemden ziyade bu futbolcuların içinde bulundukları psikolojik durumlarının rol oynadığına inanıyorum. Eğer yeni hoca Sedat Ağçay, bu sorunu giderebilirse evinde ağırlayacağı Şanlıurfa dışında kalan zorlu İstanbulspor (D), Ümraniye, Karagümrük (D), Ankaragücü ve Kocaeli (D), maçlarından çok farklı skorlarla ayrılabilir ki bu da play-off hedefinin gerçekleşmesi anlamına gelir.

ZİRAAT CEV KUPASI YOLUNU YARILADI

Bu sezon eski parlak günlerine dönme sinyalleri veren Ziraat Bankkart, geçen sezon 3 yıllık üst üste şampiyonluğunun ardından Halkbank’a kaptırdığı Efeler ligi birinciliğini yeniden alma şansını lig etabını ilk sırada bitirerek elde etti. Başkent ekibi, bu başarısıyla gelecek sezon CEV Şampiyonlar liginde mücadele etme hakkını da kazandı. Şimdi gözler Play-off’ta… Ziraat Bankkart, G.Saray, F.Bahçe ve Arkas ile 13-16 ve 19 Nisan tarihlerinde oynanacak Play-off 1.etabında şampiyonluk mücadelesi verecek.

Başkent ekibinin bu sezonki Avrupa macerası da CEV Cup’ta başarıyla sürüyor. İtalyan temsilcisi Trentino&#039;yu yenerek adını finale yazdıran temsilcimiz final karşılaşmasında son şampiyonu Asseco Resovia ile karşılaştı.

Polonya&#039;da oynanan ilk mücadelenin oldukça çekişmeli geçen final setini 19/17 geçen temsilcimiz maçı da 3-2 kazanarak yolu yarıladı…

Ziraat Bankkart, 9 Nisan’da Ankara’daki mücadeleyi de kazanması durumunda CEV Kupasını müzesine götürecek.

HALKBANK’TA KOLAKOVİÇ İLE YOLLAR AYRILDI

Efeler Ligi beşincisini belirleyecek eşleşmenin ilk maçında Halkbank evinde Alanya Belediyesine 3-1 yenilince, fatura başantrenör Kolakovic’e kesildi.

Halkbank’ın Karadağlı başantrenörünü, lig etabını 5.bitirmesi ve Kupa Voley finalini kaybetmesi, CEV Şampiyonlar liginde dörtlü final oynayacak olması bile kurtaramadı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Keçiören, hem, kendine, hem, A.Gücü’ne, çalıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Son 4 haftada bir puan çıkararak, play-off hattından 13.sıraya kadar düşen Keçiörengücü’nün Manisa deplasmanından aldığı galibiyet, kelimenin tam anlamıyla çok fonksiyonlu nitelikteydi.

Başkent ekibi, geriye düşmesine karşın aldığı 3 puanla galibiyet hasretini didindirirken hem yeni teknik direktörü Sedat Ağçay’a ‘hoş geldin’ dedi hem de puan cetvelinde düştüğü 13’üncülükten 9.sıraya yükseldiği gibi rakibinin ateş hattının üstüne çıkmasını da engelledi. Böylelikle mor-beyazlılar bu galibiyetle, Ankaragücü’nü de düşme potasının üzerinde tutarak bir nevi hemşerisi için de çalışmış oldu.

Aslında Keçiörengücü, Manisa deplasmanında her iki yarıda da çok değişik futbol sergiledi… İlk devrenin 4l.dakikasında Diallo’nun ayağından yediği gol, Başkent ekibi için bir kırılma noktasıydı… Tam 3 dakika sonra ürettiği ilk etkili pozisyonda Traore’nin pasını alan Diouf, savunmadan sıyrılarak kaydettiği golle hemen cevap vererek skoru eşitlediği gibi takımının soyunma odasına moralle girmesini sağladı.

İkinci yarı özellikle 70’ten sonra sahada çok farklı bir Keçiörengücü vardı. 74’te Ezeh, Uğur’dan aldığı pası iyi değerlendirerek takımı öne geçirdi. Başkent ekibi bundan sonra 76 ve 85’te Camara ve Ezeh’in direklere takılan şutları dışında 2 net pozisyondan da yararlanamadı. Bunda yediği 2 gole rağmen 5 kurtarışla farkın artmasını önleyen Manisa kalecisi Alperen büyük rol oynadı.

İşin ilginç yanı mor- beyazlıların istatistiklerdeki bu üstünlüğünü maç süresince yüzde 33 ile topa olmasıyla gerçekleştirmesiydi. Rakibin 2’si isabetli 9 şutuna karşın 7’si isabetli 14 şutla karşılık veren Keçiörengücü, aynı isabet oranını yaptığı ortalarda da sağladı. Üstelik 2.51’lik gol beklentisi de ürettiği pozisyonların etkinliğinin de göstergesiydi.

Her zaman belirttiğim gibi Başkent ekipleri içinde en iyi ofans oyuncularına sahip olan Keçiörengücü’nün, bu silahlarından tam anlamıyla verim alamamasının sistemden ziyade bu futbolcuların içinde bulundukları psikolojik durumlarının rol oynadığına inanıyorum. Eğer yeni hoca Sedat Ağçay, bu sorunu giderebilirse evinde ağırlayacağı Şanlıurfa dışında kalan zorlu İstanbulspor (D), Ümraniye, Karagümrük (D), Ankaragücü ve Kocaeli (D), maçlarından çok farklı skorlarla ayrılabilir ki bu da play-off hedefinin gerçekleşmesi anlamına gelir.

ZİRAAT CEV KUPASI YOLUNU YARILADI

Bu sezon eski parlak günlerine dönme sinyalleri veren Ziraat Bankkart, geçen sezon 3 yıllık üst üste şampiyonluğunun ardından Halkbank’a kaptırdığı Efeler ligi birinciliğini yeniden alma şansını lig etabını ilk sırada bitirerek elde etti. Başkent ekibi, bu başarısıyla gelecek sezon CEV Şampiyonlar liginde mücadele etme hakkını da kazandı. Şimdi gözler Play-off’ta… Ziraat Bankkart, G.Saray, F.Bahçe ve Arkas ile 13-16 ve 19 Nisan tarihlerinde oynanacak Play-off 1.etabında şampiyonluk mücadelesi verecek.

Başkent ekibinin bu sezonki Avrupa macerası da CEV Cup’ta başarıyla sürüyor. İtalyan temsilcisi Trentino'yu yenerek adını finale yazdıran temsilcimiz final karşılaşmasında son şampiyonu Asseco Resovia ile karşılaştı.

Polonya'da oynanan ilk mücadelenin oldukça çekişmeli geçen final setini 19/17 geçen temsilcimiz maçı da 3-2 kazanarak yolu yarıladı…

Ziraat Bankkart, 9 Nisan’da Ankara’daki mücadeleyi de kazanması durumunda CEV Kupasını müzesine götürecek.

HALKBANK’TA KOLAKOVİÇ İLE YOLLAR AYRILDI

Efeler Ligi beşincisini belirleyecek eşleşmenin ilk maçında Halkbank evinde Alanya Belediyesine 3-1 yenilince, fatura başantrenör Kolakovic’e kesildi.

Halkbank’ın Karadağlı başantrenörünü, lig etabını 5.bitirmesi ve Kupa Voley finalini kaybetmesi, CEV Şampiyonlar liginde dörtlü final oynayacak olması bile kurtaramadı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sosyal Demokrasinin Sonu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sosyal-demokrasinin-sonu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sosyal-demokrasinin-sonu</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Tarihin Sonu&quot; tezi Fukuyama tarafından ortaya atıldığında pek çok siyaset bilimci tarafından haklı gerekçelerle eleştirilmişti. Sovyetler Birliği&#039;nin dağılmasının ardından kapitalist hegemonyanın çift kutuplu dünyanın galibi olduğunu ve liberal demokrasinin kronolojik bir sıralamadan ziyade insanlığın ulaşabileceği son nokta olduğunu iddia etmişti. Peki bu liberal demokrasiler tabiri yerindeyse ne oldu da attan inip eşşeğe binmeyi tercih ediyorlar ve halkın tabanının kazanımları birer birer yitiyor?

Burada otoriterleşme ve kapitalizmin doğrudan bağlantısını incelemekle işe başlamalıyız. Sosyal demokrasi, başlangıçtan beri aslında adeta ara sıcak rolü üstlenen, sömürülen kesimde sınıfsal bilinç uyandığında patronların &quot;Ya işçi sermaye uzlaşısı da mümkün, tamam tamam siz çok komonost oldunuz.&quot; diyip tavizler verdiği bir sistemdir. Bu sosyal demokrasiyi kötü bir şey mi yapar? Aslında hayır, sosyal demokrat kalınabilse gayet muhteşem bir hayat standardı yaratılır ancak unutulan şey şu, sosyal demokrasinin yükselişi aslında yüksek bir oranda dışta Sovyetler Birliği&#039;nin tehdidi içteyse işçiler ve sendikaların örgütlenmesinden kaynaklanıyordu. Sosyal demokrasi bu yüzden sıklıkla dünya genelinde başarılar elde etmiş bir ideoloji olmasına rağmen bu başarıların hiçbiri kendisine ait değildir.

Sermaye sosyal demokratlaşmayı ne zaman daha cazip bulur? Ortada sermaye için daha büyük bir tehdit varsa sosyal demokrasinin birden yıldızı parlayıverir (1960-70 dönemi hareketlerine bakınız, içi boş yüceltilen ideolojisizleşmenin temellerinin atıldığı yıllardır, dünya genelindeki deneyimi Türkiye’deki 68 kuşağı ile karıştırmamakta fayda var). Geldiğimiz son noktada dünya genelinde demokratlar oldukça zor bir dönemden geçiyor. Önceki yazımda bahsettiğim gibi ABD, Güney Kore, Sırbistan, Almanya, Gürcistan... Dünya kazanı demokratları kaynatıyor çünkü ekonomik temelde sadece refah devletini arzulayan politikalar oluşturmak bir refah devleti yaratmayacaktır. Bu aslında bir varoluş mücadelesi haline geldi, neoliberal sistem demokrasiye müsade etmez. Bunu otokrasi diyip geçiştirmek sadece indirgemecilik olacaktır. Neoliberal ekonomik model doğası gereği bir virüs gibi diğer hiçbir şeyin varlığına müsaade etmeyecektir ve etmemektedir. 

Peki demokratlar neden son 20 yıldır bu şoku üstlerinden atamıyorlar? Şaşırılacak hiçbir şey yaşanmıyor aslıda, her şey tam da beklenildiği gibi... Sosyal demokrasi varlığını ve başarısını kendisinden çok daha solda konumlanmış ideolojilere borçludur. Bu borcu kavramayı reddeden doğası hatayı yanlış yerlerde aramaktadır. Siyasi minder evet İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal demokratlara aitti ama başarı kendilerinin değildi. Tatlı tatlı sermaye ile anlaşırken ve işçi sınıfı bilincini kaybederken sosyal demokratlar oy kazanıyoruz diye seviniyordu. Bugün aynı gelir grubuna hitap edemiyorlar, beyaz yakalıların ideolojisi olmanın ötesine geçemiyorlar ve tabandaki sağcılaşmayı doğru analiz edemiyorlar. 

Mevcut siyasi atmosferde demokratlar bu siyasi sancıyı ne yazık ki tecrübelemeye devam edeceklerdir.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sosyal, Demokrasinin, Sonu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA["Tarihin Sonu" tezi Fukuyama tarafından ortaya atıldığında pek çok siyaset bilimci tarafından haklı gerekçelerle eleştirilmişti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kapitalist hegemonyanın çift kutuplu dünyanın galibi olduğunu ve liberal demokrasinin kronolojik bir sıralamadan ziyade insanlığın ulaşabileceği son nokta olduğunu iddia etmişti. Peki bu liberal demokrasiler tabiri yerindeyse ne oldu da attan inip eşşeğe binmeyi tercih ediyorlar ve halkın tabanının kazanımları birer birer yitiyor?

Burada otoriterleşme ve kapitalizmin doğrudan bağlantısını incelemekle işe başlamalıyız. Sosyal demokrasi, başlangıçtan beri aslında adeta ara sıcak rolü üstlenen, sömürülen kesimde sınıfsal bilinç uyandığında patronların "Ya işçi sermaye uzlaşısı da mümkün, tamam tamam siz çok komonost oldunuz." diyip tavizler verdiği bir sistemdir. Bu sosyal demokrasiyi kötü bir şey mi yapar? Aslında hayır, sosyal demokrat kalınabilse gayet muhteşem bir hayat standardı yaratılır ancak unutulan şey şu, sosyal demokrasinin yükselişi aslında yüksek bir oranda dışta Sovyetler Birliği'nin tehdidi içteyse işçiler ve sendikaların örgütlenmesinden kaynaklanıyordu. Sosyal demokrasi bu yüzden sıklıkla dünya genelinde başarılar elde etmiş bir ideoloji olmasına rağmen bu başarıların hiçbiri kendisine ait değildir.

Sermaye sosyal demokratlaşmayı ne zaman daha cazip bulur? Ortada sermaye için daha büyük bir tehdit varsa sosyal demokrasinin birden yıldızı parlayıverir (1960-70 dönemi hareketlerine bakınız, içi boş yüceltilen ideolojisizleşmenin temellerinin atıldığı yıllardır, dünya genelindeki deneyimi Türkiye’deki 68 kuşağı ile karıştırmamakta fayda var). Geldiğimiz son noktada dünya genelinde demokratlar oldukça zor bir dönemden geçiyor. Önceki yazımda bahsettiğim gibi ABD, Güney Kore, Sırbistan, Almanya, Gürcistan... Dünya kazanı demokratları kaynatıyor çünkü ekonomik temelde sadece refah devletini arzulayan politikalar oluşturmak bir refah devleti yaratmayacaktır. Bu aslında bir varoluş mücadelesi haline geldi, neoliberal sistem demokrasiye müsade etmez. Bunu otokrasi diyip geçiştirmek sadece indirgemecilik olacaktır. Neoliberal ekonomik model doğası gereği bir virüs gibi diğer hiçbir şeyin varlığına müsaade etmeyecektir ve etmemektedir. 

Peki demokratlar neden son 20 yıldır bu şoku üstlerinden atamıyorlar? Şaşırılacak hiçbir şey yaşanmıyor aslıda, her şey tam da beklenildiği gibi... Sosyal demokrasi varlığını ve başarısını kendisinden çok daha solda konumlanmış ideolojilere borçludur. Bu borcu kavramayı reddeden doğası hatayı yanlış yerlerde aramaktadır. Siyasi minder evet İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal demokratlara aitti ama başarı kendilerinin değildi. Tatlı tatlı sermaye ile anlaşırken ve işçi sınıfı bilincini kaybederken sosyal demokratlar oy kazanıyoruz diye seviniyordu. Bugün aynı gelir grubuna hitap edemiyorlar, beyaz yakalıların ideolojisi olmanın ötesine geçemiyorlar ve tabandaki sağcılaşmayı doğru analiz edemiyorlar. 

Mevcut siyasi atmosferde demokratlar bu siyasi sancıyı ne yazık ki tecrübelemeye devam edeceklerdir. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rüştü Onur’u yaşatmak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rustu-onuru-yasatmak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rustu-onuru-yasatmak</guid>
<description><![CDATA[ Rüştü Onur, kendisi gibi kötü kader sahibi iki arkadaşı Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser’le birlikte Zonguldak&#039;ın, 40’lı yıllara doğru yetiştirdiği üç büyük yetenekten biriydi. Ne ki, üçü de arka arkaya öldüler. Öldüler ama, arkalarında şiirler, yazılar, mektuplar bıraktılar. Birer sanatçı olarak öldüler. Unutmadık onları, unutmayacağız da... 

Yaşarken: “Şiir varsa, ben varım” diyordu, Rüştü Onur. Bugün O, gerçekten de şiirleriyle var; var olacak da... Çünkü, kısacık ömründe şiirle yaşadı hep. Zaten şiirle doğmuş, şiirle de ölmüştü. Bu tutkusu Onu, yaşamı boyunca hep mes’ut kılmıştı... 

Devrek’te doğmuştu. Zonguldak’ta yaşadı. İkinci Makas&#039;ta, Çingeneler arasında gerçek yaşamı buldu. Mektuplar yazmıştı isteyene, bir dörtyol ağzında oturup. Oktay Rıfat’ı orda tanımış, Necati Cumalı ve Salâh Birsel’le mektuplaşmıştı. Çelikel Lisesi’nde, öğrencilik etmişti Necatigil’e... 

“Ben ölecek adam değilim Salâh” demesine, yaşamak ve yaşadığınca mutlu olmak için elinden geleni yapmasına karşın, kaderine yenildi.” Alnının yazısıydı yaşamak.” Ne ki, “içinde, dışında talihsiz aşında, kuru başında ve genç yaşındaydı ölüm... Oysa, koklayamadığı çiçekler, tadamadığı meyveler, gezemediği şehirler vardı. Renklerle sesleri ördü mevsimler; bir Kuşluk Vakti, İstanbul’a düştü yolu. 229 Yüzüm Bana Benzer Şair Leyla sokağında oturdu. Sebze sattılar, bir tabla başında karısı Mediha’yla; şiirler yazdı durmaz. Bir gün, ansızın gidiverince dal gibi karısı, yabani otlarla dolu bahçesi; zehir oldu içine akan yaşlar... 

Ciğerlerinden çok fazla kan geldiği gün, yıl 1942 ve Aralık’ın ikisiydi. 1920’de, ölümle Devrek’te tutuştuğu Lades&#039;e yenildi ve daha 22 yaşındayken, İstanbul’da yaşamını yitirdi. 

Sessiz, sevecen, uzunca boylu, esmer, yağız yüzlü bir delikanlıydı Rüştü Onur. Hiç sınır çizmedi sevgisine. Olabildiğince sundu insanlara. Mevsimleri, kuşları, dalları, ağaçları, çiçekleri, akşamları, bulutları, şarkıları, acıları, umutları güzelledi dizelerinde. Ne ki, tuttuğu her kapının kulpu elinde kalmış, güvendiği dağlara kar yağmıştı. Ne evi olmuştu ne bahçesi ne de Okyanus’ta bir kayığı. Çıplak doğurmuştu anası, çıplak gitmişti Ortaköy’deki gömütüne. 

Dallarda kuşu ötmedi. Akşam, bacası tütmedi... Şiir yazdığı için anası bile bakmadı yüzüne... Kimden sual ettiyse halini, güldüler. Yağmurlu gecelerde, uykusuz dolaştı sokaklarda mızıka çalarak. Resim çizdi bulutlara...

Susamazdı öyle ölüler gibi bu güzel dünya ortasında: Şiirler yazdı... Memnuniyetindendi sebepsiz gülüşleri caddelerde. Zarar gelmedi ondan, kovanındaki Arı’ya, yuvasındaki Kuş’a... Kendi halinde yaşayıp gitti, şapkasının altında... Bir şiirinde şöyle diyordu: “Bir hastalıktan sonra / Mektup yazdım eşe dosta / ve yıldırım telgraf çektim yâre / Neler olmuş Rabbim neler / Ben tüberkülozdan yatarken hastanede / Dostlar unutmuş adımı”. Dostları hiç unutmadı Onu, unutmayacaklar da... 

230 Yüzüm Bana Benzer Ölümünden bu yana 50 yıl geçti: Yaşasaydı, 72 yaşında olacaktı. Bugüne kadar unutulmadıysa Rüştü Onur, bunu, şiirlerine, insanlık için çarpan o soylu yüreğine ve değerbilir dostlarına borçludur... 

Şairler, yazarlar, sanatçılar, doğdukları şehirlerle özdeştirler. Rüştü Onur da Devrekli şair olarak bilinir. Bu nedenle de Rüştü Onur’u yaşatmak, Devrekli’nin boynunun borcudur. Çünkü şehirler, böylesi güzel insanlarla güzelleşti; güzeldir...

 HÜLÂSA

Ben ölsem be anacığım 

Nem var ki sana kalacak 

Ceketimi kasap alacak, 

Pardesümü bakkal 

Borcuma mahsuben... 

Ya aşklarım 

Ya şiirlerim n’olacak 

Ya sen ele güne karşı

Nasıl bakacaksın insan yüzüne. 

Hülâsa anacığım

Ne ambarda darım 

Ne evde karım var. 

Çıplak doğurdun beni

Çıplak gideceğim...  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rüştü, Onur’u, yaşatmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Rüştü Onur, kendisi gibi kötü kader sahibi iki arkadaşı Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser’le birlikte Zonguldak'ın, 40’lı yıllara doğru yetiştirdiği üç büyük yetenekten biriydi. Ne ki, üçü de arka arkaya öldüler. Öldüler ama, arkalarında şiirler, yazılar, mektuplar bıraktılar. Birer sanatçı olarak öldüler. Unutmadık onları, unutmayacağız da... 

Yaşarken: “Şiir varsa, ben varım” diyordu, Rüştü Onur. Bugün O, gerçekten de şiirleriyle var; var olacak da... Çünkü, kısacık ömründe şiirle yaşadı hep. Zaten şiirle doğmuş, şiirle de ölmüştü. Bu tutkusu Onu, yaşamı boyunca hep mes’ut kılmıştı... 

Devrek’te doğmuştu. Zonguldak’ta yaşadı. İkinci Makas'ta, Çingeneler arasında gerçek yaşamı buldu. Mektuplar yazmıştı isteyene, bir dörtyol ağzında oturup. Oktay Rıfat’ı orda tanımış, Necati Cumalı ve Salâh Birsel’le mektuplaşmıştı. Çelikel Lisesi’nde, öğrencilik etmişti Necatigil’e... 

“Ben ölecek adam değilim Salâh” demesine, yaşamak ve yaşadığınca mutlu olmak için elinden geleni yapmasına karşın, kaderine yenildi.” Alnının yazısıydı yaşamak.” Ne ki, “içinde, dışında talihsiz aşında, kuru başında ve genç yaşındaydı ölüm... Oysa, koklayamadığı çiçekler, tadamadığı meyveler, gezemediği şehirler vardı. Renklerle sesleri ördü mevsimler; bir Kuşluk Vakti, İstanbul’a düştü yolu. 229 Yüzüm Bana Benzer Şair Leyla sokağında oturdu. Sebze sattılar, bir tabla başında karısı Mediha’yla; şiirler yazdı durmaz. Bir gün, ansızın gidiverince dal gibi karısı, yabani otlarla dolu bahçesi; zehir oldu içine akan yaşlar... 

Ciğerlerinden çok fazla kan geldiği gün, yıl 1942 ve Aralık’ın ikisiydi. 1920’de, ölümle Devrek’te tutuştuğu Lades'e yenildi ve daha 22 yaşındayken, İstanbul’da yaşamını yitirdi. 

Sessiz, sevecen, uzunca boylu, esmer, yağız yüzlü bir delikanlıydı Rüştü Onur. Hiç sınır çizmedi sevgisine. Olabildiğince sundu insanlara. Mevsimleri, kuşları, dalları, ağaçları, çiçekleri, akşamları, bulutları, şarkıları, acıları, umutları güzelledi dizelerinde. Ne ki, tuttuğu her kapının kulpu elinde kalmış, güvendiği dağlara kar yağmıştı. Ne evi olmuştu ne bahçesi ne de Okyanus’ta bir kayığı. Çıplak doğurmuştu anası, çıplak gitmişti Ortaköy’deki gömütüne. 

Dallarda kuşu ötmedi. Akşam, bacası tütmedi... Şiir yazdığı için anası bile bakmadı yüzüne... Kimden sual ettiyse halini, güldüler. Yağmurlu gecelerde, uykusuz dolaştı sokaklarda mızıka çalarak. Resim çizdi bulutlara...

Susamazdı öyle ölüler gibi bu güzel dünya ortasında: Şiirler yazdı... Memnuniyetindendi sebepsiz gülüşleri caddelerde. Zarar gelmedi ondan, kovanındaki Arı’ya, yuvasındaki Kuş’a... Kendi halinde yaşayıp gitti, şapkasının altında... Bir şiirinde şöyle diyordu: “Bir hastalıktan sonra / Mektup yazdım eşe dosta / ve yıldırım telgraf çektim yâre / Neler olmuş Rabbim neler / Ben tüberkülozdan yatarken hastanede / Dostlar unutmuş adımı”. Dostları hiç unutmadı Onu, unutmayacaklar da... 

230 Yüzüm Bana Benzer Ölümünden bu yana 50 yıl geçti: Yaşasaydı, 72 yaşında olacaktı. Bugüne kadar unutulmadıysa Rüştü Onur, bunu, şiirlerine, insanlık için çarpan o soylu yüreğine ve değerbilir dostlarına borçludur... 

Şairler, yazarlar, sanatçılar, doğdukları şehirlerle özdeştirler. Rüştü Onur da Devrekli şair olarak bilinir. Bu nedenle de Rüştü Onur’u yaşatmak, Devrekli’nin boynunun borcudur. Çünkü şehirler, böylesi güzel insanlarla güzelleşti; güzeldir...

 HÜLÂSA

Ben ölsem be anacığım 

Nem var ki sana kalacak 

Ceketimi kasap alacak, 

Pardesümü bakkal 

Borcuma mahsuben... 

Ya aşklarım 

Ya şiirlerim n’olacak 

Ya sen ele güne karşı

Nasıl bakacaksın insan yüzüne. 

Hülâsa anacığım

Ne ambarda darım 

Ne evde karım var. 

Çıplak doğurdun beni

Çıplak gideceğim... ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayat pahalılığı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hayat-pahaliligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hayat-pahaliligi</guid>
<description><![CDATA[ Yaşam koşullarının ağırlığı giderek artıyor.

Kentlisi de, köylüsü de ağır ekonomik koşullar yüzünden ayakta durmakta zorlanıyor.

Ankara’da söz konusu ekonomik olumsuzluktan nasibini alıyor.

Hem de fazlasıyla…

Yollarda dalgın dalgın yürüyen, otobüs duraklarında bekleşen, çarşı-Pazar alış-verişinden eli boş dönen insanların yüz ifadeleri, hoşnutsuzluğu tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.

Başta dar ve sabit gelirliler olmak üzere çaresizlik hemen her ailenin yakasına yapışmış durumda….

Yüzler asık, moraller bozuk…

Gıda fiyatlarındaki baş döndürücü yükseliş, her geçen gün sofralardaki çeşitliliği tırpanlıyor. Etin tadını çoktan unutan aileler için meyve bile lüks olmuş durumda.

Marketlere göre nispeten uzuz olduğu bilinen semt pazarlarındaki etiketler de fileleri dolmasına yetmiyor. 

Konut kiraları ise ayrı bir dert.

Araştırmalar, 2023 ile 2024 yılları arasında, konut kiralama fiyatlarında ortalama artışın yüzde 141&#039;lere ulaştığını gösteriyor.

Konut kiralarının yüksekliğine ilişkin şikayetler daha çok Çankaya, Gazi Osman Paşa, Kavaklıdere semtlerinde yoğunlaşıyor. Kentin diğer semtleri ile ilgili olarak da benzer şikayetlerin çokluğu dikkat çekiyor.

Ekonomideki kötü gidiş en çok da emeklileri etkiliyor.

Kısa süre önce emekli aylıklarında yapılan zamlar da yüksek oranlı enflasyon nedeniyle büyük oranda erimiş durumda.

Emekli de, dar gelirli de SOS veriyor…

Bu sese kulak verilmeli…. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hayat, pahalılığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaşam koşullarının ağırlığı giderek artıyor.

Kentlisi de, köylüsü de ağır ekonomik koşullar yüzünden ayakta durmakta zorlanıyor.

Ankara’da söz konusu ekonomik olumsuzluktan nasibini alıyor.

Hem de fazlasıyla…

Yollarda dalgın dalgın yürüyen, otobüs duraklarında bekleşen, çarşı-Pazar alış-verişinden eli boş dönen insanların yüz ifadeleri, hoşnutsuzluğu tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.

Başta dar ve sabit gelirliler olmak üzere çaresizlik hemen her ailenin yakasına yapışmış durumda….

Yüzler asık, moraller bozuk…

Gıda fiyatlarındaki baş döndürücü yükseliş, her geçen gün sofralardaki çeşitliliği tırpanlıyor. Etin tadını çoktan unutan aileler için meyve bile lüks olmuş durumda.

Marketlere göre nispeten uzuz olduğu bilinen semt pazarlarındaki etiketler de fileleri dolmasına yetmiyor. 

Konut kiraları ise ayrı bir dert.

Araştırmalar, 2023 ile 2024 yılları arasında, konut kiralama fiyatlarında ortalama artışın yüzde 141'lere ulaştığını gösteriyor.

Konut kiralarının yüksekliğine ilişkin şikayetler daha çok Çankaya, Gazi Osman Paşa, Kavaklıdere semtlerinde yoğunlaşıyor. Kentin diğer semtleri ile ilgili olarak da benzer şikayetlerin çokluğu dikkat çekiyor.

Ekonomideki kötü gidiş en çok da emeklileri etkiliyor.

Kısa süre önce emekli aylıklarında yapılan zamlar da yüksek oranlı enflasyon nedeniyle büyük oranda erimiş durumda.

Emekli de, dar gelirli de SOS veriyor…

Bu sese kulak verilmeli….]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Çin’e yönelik tarifeleri yüzde 125’e çıkardı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-cine-yoenelik-tarifeleri-yuzde-125e-cikardi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-cine-yoenelik-tarifeleri-yuzde-125e-cikardi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Çin hariç diğer ülkelere yönelik vergilerin 90 gün askıya alındığını duyururken, Çin&#039;e uygulanacak verginin yüzde 125&#039;e çıktığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/t-r-u-m-p-c-i-n-e-y-o-n-e-l-i-k-t-a-r-i-f-e-l-e-r-i-y-u-z-d-e-12-650730-192804.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Çin’e, yönelik, tarifeleri, yüzde, 125’e, çıkardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çin’in dünya piyasalarına göstermiş olduğu saygısızlık nedeniyle Çin'e karşı uygulanan tarife oranını yüzde 125’e yükselttiğini duyurdu. Trump, “Umuyorum ki Çin, yakında bir gün, ABD’yi ve diğer ülkeleri sömürme devrinin artık sürdürülemez ve kabul edilemez olduğunu anlayacaktır. Ticaret, ticaret engelleri, gümrük tarifeleri, para birimi manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularla ilgili çözüm arayışı doğrultusunda, Ticaret Bakanlığı, Hazine Bakanlığı ve ABD Ticaret Temsilciliği dahil olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri temsilcileriyle müzakere yapmak için 75’ten fazla ülke bizimle temasa geçmiş bulunuyor. Bu ülkelerin hiçbiri, ABD’ye karşı herhangi bir misillemede bulunmadığı için 90 günlük bir ara verilmesini ve bu süre boyunca önemli ölçüde düşürülmüş karşılıklı bir gümrük vergisi -yüzde 10- derhal geçerli olacak şekilde onayladım” ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Hazine Bakanı Bessent, tarifeler konusunda müttefiklerle anlaşma yapabileceklerini belirtti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-hazine-bakani-bessent-tarifeler-konusunda-muttefiklerle-anlasma-yapabileceklerini-belirtti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-hazine-bakani-bessent-tarifeler-konusunda-muttefiklerle-anlasma-yapabileceklerini-belirtti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, tarifeler konusunda muhtemelen müttefiklerle anlaşmaya varabileceklerini ifade ederek, daha sonra bir grup olarak Çin&#039;e yaklaşabileceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-f9a22783eb84ca685e9541495e693ddb.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Hazine, Bakanı, Bessent, tarifeler, konusunda, müttefiklerle, anlaşma, yapabileceklerini, belirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bessent, başkent Washington'da düzenlenen Amerikan Bankacılar Birliği etkinliğinde konuştu.

Piyasalarda biraz belirsizlik olduğuna işaret eden Bessent, "Ama genel olarak konuştuğum şirketler bana ekonominin çok sağlam olduğunu söylüyor. Geçtiğimiz cuma günü çok iyi istihdam rakamları aldık. Yani bence oldukça iyi durumdayız." değerlendirmesinde bulundu.

Bessent, diğer ülkelerin misilleme yapmamaları gerektiğini belirterek, eğer misilleme yapılmazsa geçen hafta açıklanan tarife seviyelerinin tavan olduğunu anımsattı.

ABD ile birçok ülkenin tarifeler konusunda müzakere yürütmek istediğini vurgulayan Bessent, ABD Başkanı Donald Trump'ın Japonya ve Güney Kore liderleriyle konuştuğunu, Vietnam'dan da bir heyetin geldiğini söyledi.

Bessent, Çin'in misillemelerine işaret ederek, "Ancak tırmandırma konusunda ne yazık ki küresel ticaret sistemindeki en büyük suçlu Çin ve tırmandıran tek ülke de onlar." diye konuştu.

AB'YE ÇİN'LE YAKINLAŞMA KONUSUNDA UYARI

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in Avrupa Birliği'nin (AB) Çin'le yakınlaşması konusundaki sözlerini eleştiren Bessent, "Bu kendi boğazınızı kesmek olur." uyarısında bulundu.

Bessent, muhtemelen müttefiklerle anlaşmaya varabileceklerini belirterek, "Askeri açıdan iyi müttefikler ama ekonomik açıdan mükemmel değiller. Daha sonra Çin'e bir grup olarak yaklaşabiliriz." ifadesini kullandı.

Vergi tasarısı görüşmelerinin de beklenenden daha iyi gittiğini söyleyen Bessent, kamuyu kaldıraç olmaktan çıkarıp, özel sektörü yeniden kaldıraç haline getirmek istediklerini vurguladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB, genetiği değiştirilmiş mısıra onay verdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-genetigi-degistirilmis-misira-onay-verdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-genetigi-degistirilmis-misira-onay-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genetiği değiştirilmiş mısırın gıda ve hayvan yemi olarak kullanılmasına izin verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-f9dcbace91dfd84b4e1c399fcb0fef0f.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AB, genetiği, değiştirilmiş, mısıra, onay, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[AB Komisyonu, genetiği değiştirilmiş 3 mısır mahsulünün geleneksel muadilleri kadar güvenli bulunduğunu, bunlara gıda ve hayvan yemi olarak kullanım izni verildiğini açıkladı.

Açıklamada, Komisyonun izin kararları ile genetiği değiştirilmiş mısır türlerinin yalnızca gıda ve hayvan yemi olarak kullanılmak üzere ithal edilebileceği, bunların AB'de yetiştirilmesine ise izin verilmediği ifade edildi.

Onaylanan mısır türlerinin, insan ve hayvan sağlığı ile çevrenin yüksek düzeyde korunmasını sağlayan kapsamlı ve sıkı bir değerlendirme prosedüründen geçtiği vurgulanan açıklamada, mısır türlerine verilen izinlerin 10 yıl süreyle geçerli olacağı kaydedildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Başkent derbisinin yönetimsel analizi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/baskent-derbisinin-yoenetimsel-analizi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/baskent-derbisinin-yoenetimsel-analizi</guid>
<description><![CDATA[ Başkent’in spordaki en önemli değerleri olan, biri 115, diğeri 102 yıllık koca çınarları Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nin durumlarını iyi değerlendirmek için sezon başından bugüne geliş öykülerini iyi irdelemek gerekli.

Bir kere her iki ekibin de sezon başında hedefleri çok farklıydı.

Özetle Ankaragücü’nün süper ligden umulmadık düşüşü, camiada bir şaşkınlık yaratmıştı. Yeni yönetim ve camia düşmeyi, eski Başkan Faruk Koca’nın Halil Umut Meler’i yumruklamasına bağlamış, eldeki 1.ligin en pahalı ve güçlü kadrosuna güvenerek 54 sezon yer aldığı süper lige hemen geri dönüş konusunda çok umutluydu. Ancak 1.ligde oynamayı sindiremeyenlerin ayrılık isteği, krizin yönetilememesi sonucu 3 kez el değiştiren futbol şube sorumluğunun neden olduğu istikrarsızlık, 6 teknik adam değişikliği, kadro dışı bırakılmalar ve ara transferde takımın yarısının değişmesiyle yaşanan güç kaybıyla sonuçlanınca çöküş başladı. Küme hattının hemen 1 puan üzerinde yer almasına neden olan Faruk Koca ve devamı İsmail Mert Fırat’ın genel kurul kararı almasına rağmen paralarını kurtarma garantisi verecek başkan adayı bulamamaları yüzünden tarih belirlemeyerek, adeta sarı-lacivertli kulübün idam fermanını imzaladılar.

Gençlerbirliği’ne gelince tarihinin en büyük yönetim (3 yılda 8.kongre) kaosunu, 2 Mart 2024’te rakibi Serkan Aydın’ı sadece 1 oy fazlasıyla geçen Osman Sungur’un başkanlığa seçilmesiyle sonlandırmayı başardı. Borç ve hacizler içindeki koca çınarı, efsane başkan rahmetli İlhan Cavcav’ın kazandırdığı mülkleri PORTAŞ’a satarak elde ettiği 285 milyon TL ile kurtaran Başkan Sungur, yeni sezona Play-off’u son anda kaçırarak tepki çeken Sinan Kaloğlu’nun yerine tecrübesiz Recep Karatepe’yi takımın başına getirerek başarı için ilk neşteri vurdu. Ancak bu hatasından 17 hafta sonra dönen Başkan Sungur, geçen sezon Samsun’u süper lige çıkaran tecrübeli Hüseyin Eroğlu’na takımı teslim ederek, oldukça mütevazi kadrosunu da nokta transferlerle güçlendirip Gençlerbirliği’ni eski ayarlarına geri döndürdü. 18.haftada göreve başlayan Eroğlu Hocayla bu sürede oynadığı 15 maçta, 9 galibiyet, 4 beraberlikle alınan 31 puanla ligin en çok puan toplayan ekibi konumuna gelen kırmızı-siyahlılar, 6 maç kala süper lige direkt çıkma konusunda oldukça iddialı.

Bu yönetimsel analiz sonucu bize gösterdi ki lafla peynir yürümez… Bir taraf; tüm acemiliğiyle, taraftarları küstürüp takımın gücünü emip, istikrarsızlıklarıyla da futbolcuların ruhunu yok ederek 115 yıllık koca bir pınarı bir bilinmezliğe sürüklerken, diğer taraf da yeniden sorunsuz bir kulüp mücadelesine yoğunlaşıp takımı işin ehline teslim ederek yeniden layık olduğu yere, süper lige çıkmayı hedefliyor.

Yani bir yanda ruhsuz ve tepki vermekten aciz bir futbolcu topluluğu, diğer yanda ise istim üzerinde, aidiyet duygusu yüksek ve ufak-tefek sıkıntıları sorun etmeyen bir ekip…

Üstelik bir takım en büyük gücünü aldığı 12.adam desteğini süratle yitirirken, Gençler de taraftar sayısını her geçen gün artırıyor ve eminim ki perşembe günü yeni bir taraftar rekorunu kıracak…

Başkent derbisinin sonucunu belirleyen en önemli faktörler bunlar.

Yıllardır tanıdığım, futbol bilgisine güvendiğim Mesut Bakkal, eminim ki bu kadar kötü bir miras devraldığını aklının ucundan bile geçirmiyordu. Takımın da bir nevi kaderini belirleyecek çift maç haftası hem onun hem de Başkent’in sarı-lacivertli ekibi içinde son derece önemli… Çünkü deplasmandaki Pendik ve içerdeki Bolu maçlarında alınacak sonuçlar, Ankaragücü’nün de yol haritasını belirleyecek.

Benzer durum da Gençlerbirliği için farklı güzergahta geçerli… Perşembe Ümraniye ile Eryaman’da, pazar günü de 2’ncilik için en büyük rakibi Karagümrük ile deplasmanda yapacağı maçlardan alacağı 6 puan ile hedefine ulaşmadaki en büyük engelleri aşacak. Bugüne kadar İstanbul ekipleriyle oynadığı 8 maçta sadece İstanbulspor’a yenilen kırmızı -siyahlılar, 5 galibiyet ve 2 beraberlik aldı. Başkent ekibi ilk yarıda, Karagümrük’ü evinde 1-0 yenerken, Ümraniye ile deplasmanda 3-3 berabere kaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Başkent, derbisinin, yönetimsel, analizi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Başkent’in spordaki en önemli değerleri olan, biri 115, diğeri 102 yıllık koca çınarları Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nin durumlarını iyi değerlendirmek için sezon başından bugüne geliş öykülerini iyi irdelemek gerekli.

Bir kere her iki ekibin de sezon başında hedefleri çok farklıydı.

Özetle Ankaragücü’nün süper ligden umulmadık düşüşü, camiada bir şaşkınlık yaratmıştı. Yeni yönetim ve camia düşmeyi, eski Başkan Faruk Koca’nın Halil Umut Meler’i yumruklamasına bağlamış, eldeki 1.ligin en pahalı ve güçlü kadrosuna güvenerek 54 sezon yer aldığı süper lige hemen geri dönüş konusunda çok umutluydu. Ancak 1.ligde oynamayı sindiremeyenlerin ayrılık isteği, krizin yönetilememesi sonucu 3 kez el değiştiren futbol şube sorumluğunun neden olduğu istikrarsızlık, 6 teknik adam değişikliği, kadro dışı bırakılmalar ve ara transferde takımın yarısının değişmesiyle yaşanan güç kaybıyla sonuçlanınca çöküş başladı. Küme hattının hemen 1 puan üzerinde yer almasına neden olan Faruk Koca ve devamı İsmail Mert Fırat’ın genel kurul kararı almasına rağmen paralarını kurtarma garantisi verecek başkan adayı bulamamaları yüzünden tarih belirlemeyerek, adeta sarı-lacivertli kulübün idam fermanını imzaladılar.

Gençlerbirliği’ne gelince tarihinin en büyük yönetim (3 yılda 8.kongre) kaosunu, 2 Mart 2024’te rakibi Serkan Aydın’ı sadece 1 oy fazlasıyla geçen Osman Sungur’un başkanlığa seçilmesiyle sonlandırmayı başardı. Borç ve hacizler içindeki koca çınarı, efsane başkan rahmetli İlhan Cavcav’ın kazandırdığı mülkleri PORTAŞ’a satarak elde ettiği 285 milyon TL ile kurtaran Başkan Sungur, yeni sezona Play-off’u son anda kaçırarak tepki çeken Sinan Kaloğlu’nun yerine tecrübesiz Recep Karatepe’yi takımın başına getirerek başarı için ilk neşteri vurdu. Ancak bu hatasından 17 hafta sonra dönen Başkan Sungur, geçen sezon Samsun’u süper lige çıkaran tecrübeli Hüseyin Eroğlu’na takımı teslim ederek, oldukça mütevazi kadrosunu da nokta transferlerle güçlendirip Gençlerbirliği’ni eski ayarlarına geri döndürdü. 18.haftada göreve başlayan Eroğlu Hocayla bu sürede oynadığı 15 maçta, 9 galibiyet, 4 beraberlikle alınan 31 puanla ligin en çok puan toplayan ekibi konumuna gelen kırmızı-siyahlılar, 6 maç kala süper lige direkt çıkma konusunda oldukça iddialı.

Bu yönetimsel analiz sonucu bize gösterdi ki lafla peynir yürümez… Bir taraf; tüm acemiliğiyle, taraftarları küstürüp takımın gücünü emip, istikrarsızlıklarıyla da futbolcuların ruhunu yok ederek 115 yıllık koca bir pınarı bir bilinmezliğe sürüklerken, diğer taraf da yeniden sorunsuz bir kulüp mücadelesine yoğunlaşıp takımı işin ehline teslim ederek yeniden layık olduğu yere, süper lige çıkmayı hedefliyor.

Yani bir yanda ruhsuz ve tepki vermekten aciz bir futbolcu topluluğu, diğer yanda ise istim üzerinde, aidiyet duygusu yüksek ve ufak-tefek sıkıntıları sorun etmeyen bir ekip…

Üstelik bir takım en büyük gücünü aldığı 12.adam desteğini süratle yitirirken, Gençler de taraftar sayısını her geçen gün artırıyor ve eminim ki perşembe günü yeni bir taraftar rekorunu kıracak…

Başkent derbisinin sonucunu belirleyen en önemli faktörler bunlar.

Yıllardır tanıdığım, futbol bilgisine güvendiğim Mesut Bakkal, eminim ki bu kadar kötü bir miras devraldığını aklının ucundan bile geçirmiyordu. Takımın da bir nevi kaderini belirleyecek çift maç haftası hem onun hem de Başkent’in sarı-lacivertli ekibi içinde son derece önemli… Çünkü deplasmandaki Pendik ve içerdeki Bolu maçlarında alınacak sonuçlar, Ankaragücü’nün de yol haritasını belirleyecek.

Benzer durum da Gençlerbirliği için farklı güzergahta geçerli… Perşembe Ümraniye ile Eryaman’da, pazar günü de 2’ncilik için en büyük rakibi Karagümrük ile deplasmanda yapacağı maçlardan alacağı 6 puan ile hedefine ulaşmadaki en büyük engelleri aşacak. Bugüne kadar İstanbul ekipleriyle oynadığı 8 maçta sadece İstanbulspor’a yenilen kırmızı -siyahlılar, 5 galibiyet ve 2 beraberlik aldı. Başkent ekibi ilk yarıda, Karagümrük’ü evinde 1-0 yenerken, Ümraniye ile deplasmanda 3-3 berabere kaldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye’yi bekleyen yeni tehlike</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyeyi-bekleyen-yeni-tehlike</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/turkiyeyi-bekleyen-yeni-tehlike</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin geçen yılın 6 Kasım tarihindeki seçimlerinin ardından 2025’in 20 Ocak tarihinde masaya oturan Donald Trump’ın gelişinden sonra dünya ekonomilerinde yaşanılanlar aslında bize önümüzdeki döneme ilişkin birçok şey anlatıyor. ABD, İngiltere ve önemli ihracat pazarımız olan AB ülkelerindeki ekonomilerin çok sağlıklı bir süreçte olmadıkları gerçeğini görmeliyiz.

Trilyon dolarlık dış açığı olan ABD, üretim maliyetlerinde özellikle Çin’e karşı ciddi zararda olduğunu artık görüyor. Son 30 yıldır Ortadoğu’daki Irak, Libya gibi ülkelerin yeraltı kaynaklarına çökerken, ‘demokrasi getireceğim’ yalanı ile başlattığı istila politikalarının aslında kendisine ne kadar büyük bir maliyet yarattığını görmeye başladı.

Yine ayağının tozuyla Suudi Arabistan’ın ABD’ye yatırım adı altında aslında bu ülkeye kestiği 1 trilyon dolarlık yatırım faturasının da ekonomisindeki çöküntüyü kurtarmada devede kulak olduğunu da biliyor.

Özellikle uzun yıllar kapitalist sistemin rakibi sosyalist sistemin çökmesiyle kapitalist politikalarının patinaj yaptığını gördüğü için artık emperyalist politikalar ile ülkelerin kaynaklarına çökme biçiminde süreci götürmeye başladığı da herkesin malumu. Nitekim, Rusya’ya karşı kışkırttığı Ukrayna’yı bugün yarı yolda bırakırken, yer altı kaynaklarının yarısını talep edecek kadar da cüretkâr bir emperyalist.

Dünya genelinde son 30 yıldır yarattığı kaosun artık kendi ekonomisindeki çöküşü de sağladığını gördüğü için ABD Başkanı Trump, bugünlerde ülkelere koyduğu gümrük vergisi oranlarının da yetersiz kalacağını biliyor. O nedenle yeni bir yöntem daha geliştirmeye başladı, artık ‘eşkıya’ misali ülkelere vergi uygulamaları ile salma salıyor.

Hatta bu yazının yazıldığı saatlerde Trump, “Çin yüzde 34’lük vergi artışını yarın geri çekmezse, ABD, 9 Nisan’dan itibaren Çin’e yüze 50’lik ek tarifeler uygulayacak” tehdidini de dile getirdi.

Bu ‘salma salma’ kelimesini gençlerimiz için hatırlatalım…

Türkiye’de vergi kanunlarında böyle bir düzenleme bulunmuyor. Ancak, yasadan türetilmiş bir terim olduğunu belirtelim. 1924 tarihli Köy Kanunu’nda düzenleniyor. Kanunun 16/2 fıkrasında şöyle deniliyor: “En yüksek haddi yirmi lirayı aşmamak üzere herkesin hal ve vaktine göre köy ihtiyar meclisi kararıyla köyde oturanlara ve köyde maddi alakası bulunanlara salma salınır.”

Dolayısıyla salma; köyün kimi ihtiyaçlarının görülmesinde kullanılmak üzere köylülerce ödenen para olmuş oluyor. Salma salma yetkisi, ihtiyar meclisinde olurken, salmayı toplama görevi de köy muhtarında oluyor. Yani dünyanın yeni ‘muhtarı’ Trump artık köyün (ABD’nin) ihtiyaçlarını karşılamak için her eve (ülkeye) vergi salıyor.

Öte yandan sadece eşkıya misali vergi salarak ekonomisini düzeltmeye çalışmıyor. Bir yandan da Çin, Rusya gibi ekonomide üretim kabiliyeti açısından maliyet unsuru düşük ülkelerle işbirliğine doğru bir yelken açmış da görünüyor.

Öte yandan AB ülkelerinin kötüleşen ekonomilerinin daha da maliyetlemesi ve kendisine bağımlı hale getirecek adımları da atıyor. Bu kapsamda AB ülkelerini ileride kontrol edebilmek için şimdiden özellikle emtia piyasalarını ele geçirmeye yönelik adımlar atıyor.

Bu anlattıklarımın bizimle alakasına gelince…

Bizdeki bazı aklı evveller, bunca zamandır üyelik yolunda yarım asırdan fazla zamandır bizi oyalayan Avrupa Birliği’ne şimdi üyelik fırsatının doğduğu sarmalına sokmaya çalıştığı görülüyor. AB’nin ekonomik sıkıntıları aşmasında ‘Türkiye’ye muhtaç’ olduğunu ballandırarak anlatan kafalar, ülkeyi yeni bir fasit daire içerisine sokacaklarını görmüyor.

Türkiye’nin yeni döneme ilişkin atacağı adım Çin, Rusya, ABD eksenli blok olmalı. Artık AB üyelik treninin peşinin bırakılması gerekiyor. Yoksa, biz önümüzdeki bir 50 yıl da ekonomisinde pahalı üretimi nedeniyle daha da çöküntü yaşayacak olan AB’nin demode olacak ürünlerinin pazarı olma riskine gireceğiz… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye’yi, bekleyen, yeni, tehlike</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD’nin geçen yılın 6 Kasım tarihindeki seçimlerinin ardından 2025’in 20 Ocak tarihinde masaya oturan Donald Trump’ın gelişinden sonra dünya ekonomilerinde yaşanılanlar aslında bize önümüzdeki döneme ilişkin birçok şey anlatıyor. ABD, İngiltere ve önemli ihracat pazarımız olan AB ülkelerindeki ekonomilerin çok sağlıklı bir süreçte olmadıkları gerçeğini görmeliyiz.

Trilyon dolarlık dış açığı olan ABD, üretim maliyetlerinde özellikle Çin’e karşı ciddi zararda olduğunu artık görüyor. Son 30 yıldır Ortadoğu’daki Irak, Libya gibi ülkelerin yeraltı kaynaklarına çökerken, ‘demokrasi getireceğim’ yalanı ile başlattığı istila politikalarının aslında kendisine ne kadar büyük bir maliyet yarattığını görmeye başladı.

Yine ayağının tozuyla Suudi Arabistan’ın ABD’ye yatırım adı altında aslında bu ülkeye kestiği 1 trilyon dolarlık yatırım faturasının da ekonomisindeki çöküntüyü kurtarmada devede kulak olduğunu da biliyor.

Özellikle uzun yıllar kapitalist sistemin rakibi sosyalist sistemin çökmesiyle kapitalist politikalarının patinaj yaptığını gördüğü için artık emperyalist politikalar ile ülkelerin kaynaklarına çökme biçiminde süreci götürmeye başladığı da herkesin malumu. Nitekim, Rusya’ya karşı kışkırttığı Ukrayna’yı bugün yarı yolda bırakırken, yer altı kaynaklarının yarısını talep edecek kadar da cüretkâr bir emperyalist.

Dünya genelinde son 30 yıldır yarattığı kaosun artık kendi ekonomisindeki çöküşü de sağladığını gördüğü için ABD Başkanı Trump, bugünlerde ülkelere koyduğu gümrük vergisi oranlarının da yetersiz kalacağını biliyor. O nedenle yeni bir yöntem daha geliştirmeye başladı, artık ‘eşkıya’ misali ülkelere vergi uygulamaları ile salma salıyor.

Hatta bu yazının yazıldığı saatlerde Trump, “Çin yüzde 34’lük vergi artışını yarın geri çekmezse, ABD, 9 Nisan’dan itibaren Çin’e yüze 50’lik ek tarifeler uygulayacak” tehdidini de dile getirdi.

Bu ‘salma salma’ kelimesini gençlerimiz için hatırlatalım…

Türkiye’de vergi kanunlarında böyle bir düzenleme bulunmuyor. Ancak, yasadan türetilmiş bir terim olduğunu belirtelim. 1924 tarihli Köy Kanunu’nda düzenleniyor. Kanunun 16/2 fıkrasında şöyle deniliyor: “En yüksek haddi yirmi lirayı aşmamak üzere herkesin hal ve vaktine göre köy ihtiyar meclisi kararıyla köyde oturanlara ve köyde maddi alakası bulunanlara salma salınır.”

Dolayısıyla salma; köyün kimi ihtiyaçlarının görülmesinde kullanılmak üzere köylülerce ödenen para olmuş oluyor. Salma salma yetkisi, ihtiyar meclisinde olurken, salmayı toplama görevi de köy muhtarında oluyor. Yani dünyanın yeni ‘muhtarı’ Trump artık köyün (ABD’nin) ihtiyaçlarını karşılamak için her eve (ülkeye) vergi salıyor.

Öte yandan sadece eşkıya misali vergi salarak ekonomisini düzeltmeye çalışmıyor. Bir yandan da Çin, Rusya gibi ekonomide üretim kabiliyeti açısından maliyet unsuru düşük ülkelerle işbirliğine doğru bir yelken açmış da görünüyor.

Öte yandan AB ülkelerinin kötüleşen ekonomilerinin daha da maliyetlemesi ve kendisine bağımlı hale getirecek adımları da atıyor. Bu kapsamda AB ülkelerini ileride kontrol edebilmek için şimdiden özellikle emtia piyasalarını ele geçirmeye yönelik adımlar atıyor.

Bu anlattıklarımın bizimle alakasına gelince…

Bizdeki bazı aklı evveller, bunca zamandır üyelik yolunda yarım asırdan fazla zamandır bizi oyalayan Avrupa Birliği’ne şimdi üyelik fırsatının doğduğu sarmalına sokmaya çalıştığı görülüyor. AB’nin ekonomik sıkıntıları aşmasında ‘Türkiye’ye muhtaç’ olduğunu ballandırarak anlatan kafalar, ülkeyi yeni bir fasit daire içerisine sokacaklarını görmüyor.

Türkiye’nin yeni döneme ilişkin atacağı adım Çin, Rusya, ABD eksenli blok olmalı. Artık AB üyelik treninin peşinin bırakılması gerekiyor. Yoksa, biz önümüzdeki bir 50 yıl da ekonomisinde pahalı üretimi nedeniyle daha da çöküntü yaşayacak olan AB’nin demode olacak ürünlerinin pazarı olma riskine gireceğiz…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;ya e&amp;Vize ile gelen yabancı uyruklular, ülkede 30 gün kalabilecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rusyaya-e-vize-ile-gelen-yabanci-uyruklular-ulkede-30-gun-kalabilecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rusyaya-e-vize-ile-gelen-yabanci-uyruklular-ulkede-30-gun-kalabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rusya&#039;ya elektronik vizeyle (e-Vize) gelen yabancı uyrukluların, ülkede kalma süresinin 16&#039;dan 30 güne çıkarıldığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-b311a9b2fb65080bd89b129f2baca699.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Rusyaya, e-Vize, ile, gelen, yabancı, uyruklular, ülkede, gün, kalabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mişustin, başkent Moskova'da hükümetle yaptığı toplantıda, e-Vize sistemine dair açıklamalarda bulundu.

İki yıldır 64 ülke vatandaşının Rusya'yı e-Vize ile ziyaret edebildiğini dile getiren Mişustin, bu sürede e-Vize'den milyondan fazla kişinin yararlandığını belirtti. Mişustin, "E-Vize ile ülkede kalma süresinin artırılmasıyla ilgili mevzuatta değişiklik yapılacak. Bu süre 16 gün yerine 30 gün olacak." dedi.

E-Vize'nin geçerlilik süresinin 60 yerine 120 gün olacağı bilgisini paylaşan Mişustin, bunun, yabancı uyruklu vatandaşların Rusya'yı daha fazla gezmelerini sağlayacağını söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD, Çin&amp;apos;e uygulanan vergiyi yüzde 145&amp;apos;e yükseltti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/abd-cine-uygulanan-vergiyi-yuzde-145e-yukseltti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/abd-cine-uygulanan-vergiyi-yuzde-145e-yukseltti</guid>
<description><![CDATA[ ABD, Çin&#039;e uygulanan verginin yüzde 125&#039;ten yüzde 145&#039;e çıkarıldığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/cin-ve-ab-ticari-is-birligini-guclendirme-arayisinda-2025-04-10-09-48-13.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Çine, uygulanan, vergiyi, yüzde, 145e, yükseltti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD, Çin'e uygulanan verginin yüzde 125'ten yüzde 145'e çıkarıldığını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Çin'e uygulanan yüzde 125'lik gümrük vergisi oranının yüzde 145'e çıkarıldığı bildirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DSÖ, Myanmar&amp;apos;da depremden etkilenenlerin büyük sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dso-myanmarda-depremden-etkilenenlerin-buyuk-saglik-sorunlariyla-karsi-karsiya-oldugunu-bildirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dso-myanmarda-depremden-etkilenenlerin-buyuk-saglik-sorunlariyla-karsi-karsiya-oldugunu-bildirdi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Myanmar&#039;da 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremden etkilenen bölgelerdeki insanların büyük sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-6bb9ef858f55bb727de22c31b560e9b5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>DSÖ, Myanmarda, depremden, etkilenenlerin, büyük, sağlık, sorunlarıyla, karşı, karşıya, olduğunu, bildirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. "Myanmar'ı vuran depremlerden 10 gün sonra 3 bin 600'den fazla kişinin öldüğü, 5 bin kişinin yaralandığı ve yaklaşık 200 kişinin kayıp olduğu bildirildi." diyen Ghebreyesus, depremden etkilenen bölgelerdeki insanların büyük sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Ghebreyesus, bu bölgelerde güvenli su, sanitasyon ve hijyene sınırlı erişimin olduğunu vurgulayarak, bu nedenle kolera, sıtma ve deng humması gibi salgın hastalıkların riskinin arttığına işaret etti. DSÖ ve ortaklarının hastalık gözetimini güçlendirdiğini ve müdahale operasyonlarını desteklemek için uzmanları konuşlandırdığının altını çizen Ghebreyesus, "Depremlerde 5 sağlık tesisi yıkıldı ve 61'i hasar gördü." dedi.

Ghebreyesus, şu ana kadar Myanmar'a 140 ton tıbbi malzeme teslim ettiklerini ve daha fazlasının da gönderilmesinin beklendiğini bildirdi.

Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında 28 Mart'ta 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmişti. Komşu ülkeler Tayland ve Çin'de de şiddetli biçimde hissedilen depremler, ülkede büyük yıkıma yol açarak şimdiye kadar 3 bin 645 kişinin ölümüne sebep oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB, Ukrayna&amp;apos;ya sağlanacak destek ve güvenlik garantileri sürecinde ABD&amp;apos;nin de olmasını istiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ab-ukraynaya-saglanacak-destek-ve-guvenlik-garantileri-surecinde-abdnin-de-olmasini-istiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ab-ukraynaya-saglanacak-destek-ve-guvenlik-garantileri-surecinde-abdnin-de-olmasini-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Ukrayna&#039;da barışın sağlanması halinde bu ülkeye sağlanacak destek ve güvenlik garantileri tartışmaları içerisinde ABD&#039;nin de yer alması için çalıştıklarını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-d08936ef7f307bd03cf67798a68fd331.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AB, Ukraynaya, sağlanacak, destek, güvenlik, garantileri, sürecinde, ABDnin, olmasını, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Ukrayna'da barışın sağlanması halinde bu ülkeye sağlanacak destek ve güvenlik garantileri tartışmaları içerisinde ABD'nin de yer alması için çalıştıklarını söyledi.

Kallas, Brüksel'deki NATO Karargahında düzenlenen Ukrayna'ya destek için oluşturulan "Gönüllüler Koalisyonu"nun savunma bakanları düzeyindeki toplantısının girişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İlk kez bu yeni oluşum çerçevesinde savunma bakanları düzeyinde bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Kallas, Ukrayna’ya desteğin artırılması için neler yapılabileceğini ele alacaklarını aktardı.

Bir basın mensubu, Kallas’a, ABD’nin 11 Nisan’da düzenlenecek Ukrayna Savunma Temas Grubu toplantısına katılmayacağını hatırlatarak ateşkes olması halinde Washington’ın Ukrayna’ya destek sağlaması konusunda iyimser olup olmadığını sordu.

Kallas, "Bu konuda sürekli çalışıyoruz. Avrupa'da istikrar ve barışın olması ABD’nin de çıkarınadır çünkü Ukrayna'da olanlar ve bu savaşın nasıl sona ereceği, Asya-Pasifik gibi diğer güvenlik tehditlerini de etkileyecektir." diye konuştu.

ABD'nin sürece dahline ilişkin ise Kallas, "ABD'yi de işin içinde tutmaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

"NATO, Gönüllüler Koalisyonunun tartışmalarına dahil"

NATO'nun, 2 Mart'ta Londra'da düzenlenen toplantıda oluşturulan "Gönüllüler Koalisyonu"nun tartışmalarına dahil olduğuna değinen Kallas, toplantının da İttifak’ın karargahında yapıldığına dikkati çekti.

Ukrayna'da barışın sağlanması halinde sağlanacak güvenlik garantilerinin ne olacağının da bugünkü toplantıda tartışılacağını aktaran Kallas, bu garantilerin caydırıcılık, izleme veya barışı koruma gibi amaçlardan hangisini önceleyeceğini taraflar arasında yapılacak tartışmaların göstereceğini dile getirdi.

Kallas Ukrayna'ya konuşlandırılacak olası barış misyonuna kaç askerin gönderileceğinin taraf ülkelerin inisiyatifine bağlı olduğunu, bazı ülkelerin ise asker gönderme fikrine sıcak bakmadığını kaydetti.

Ukrayna'da barışı Rus tarafının istemediğini savunan Kallas, "Ukrayna dört hafta önce koşulsuz olarak ateşkesi kabul ettiğini çok net şekilde ifade etti ve Rusya ateşkesi kabul etmedi. Dolayısıyla Ukrayna’nın barış istediği açık ancak Rusya şu ana kadar bunu kabul etmedi." şeklinde konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin, tarife gerilimi nedeniyle ABD&amp;apos;den film ithalatını azaltacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cin-tarife-gerilimi-nedeniyle-abdden-film-ithalatini-azaltacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cin-tarife-gerilimi-nedeniyle-abdden-film-ithalatini-azaltacak</guid>
<description><![CDATA[ Çin, ABD ile karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanan gerilim nedeniyle bu ülkeden film ithalatını azaltacağını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/thumbs-b-c-8c1889282222d05ac051b261d9820979.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Çin, tarife, gerilimi, nedeniyle, ABDden, film, ithalatını, azaltacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Çin'de vizyona girecek yabancı filmlerin seçilmesi ve uygulanan kotalardan sorumlu Çin Film İdaresi (CFA), ABD'nin tarife artışlarının sinema sektöründeki alışverişi nasıl etkileyeceğine dair açıklama yaptı.

Açıklamada, ABD'nin Çin'e karşı tarifeleri istismar ederek "yanlış tercih" yaptığı, bu durumun "Çinli izleyicilerin ABD filmlerine ilgisini kaçınılmaz olarak azaltacağı" belirtildi. CFA'nın piyasa kurallarına uygun hareket ederek izleyicilerin tercihine saygı duyacağının ifade edildiği açıklamada, ABD filmlerinin ithalatının "makul ölçüde azaltılacağı" bilgisi verildi.

Açıklamada, Çin'in dünyanın en büyük ikinci sinema pazarı olduğu belirtilerek, piyasadaki talebi karşılamak üzere kaliteli yabancı yapımların seyirciyle buluşturulmaya devam edileceği vurgulandı.

Mevcut ticaret anlaşmaları uyarınca Çin'de her yıl 34 yabancı film gösterime giriyor. Gelir paylaşımı esasına göre yapılan gösterimlerde filmin sahibi olan stüdyo bilet gelirlerinin yüzde 25'ini alıyor.

ABD İLE ÇİN ARASINDA TARİFE RESTLEŞMESİ

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan'da aralarında Çin'in de olduğu ticaret ortaklarına "karşılıklı tarifeler" kapsamında ek gümrük vergileri açıklamıştı. Çin'in karşılık vermesiyle iki ülke arasında başlayan tarife restleşmesi sonunda ABD, Çin'e uyguladığı gümrük tarifesini yüzde 125'e kadar çıkarmış, Çin de ABD'ye yüzde 84 gümrük tarifesi getirmişti.

Washington yönetimi, diğer ülkelerde getirdiği ek tarifeleri 90 gün ertelerken, Çin'e yönelik tarifler yürürlüğe girmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeter</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yeter</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yeter</guid>
<description><![CDATA[ Tek adam yönetimine geçtikten sonra Türkiye en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşıyor.

İçeride yönetme, dışarıda  temsil yetkisi sıkıntıya giren iktidar  parti devletlerinde veya tek adam yönetimlerinde sıklıkla görülen  “baskı yöntemini” çözüm olarak  görüyor. Bu çok yanlış bir tercih.  

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür. Muallim (Öğretmen) Naci’ye ait olduğu sanılan bu sözün günümüzdeki anlamı  İnsan hafızasının geçmişte yapılanları unutması anlamındadır.

….

İktidar 31 Mart seçimini kaybettikten sonra “aklı-selim” düşünme yetisini de kaybetti.

İktidar diyorum alışkanlıktan… Normal koşullarda iktidar, ortak aklın egemen olduğu yönetim erkidir.

Bizdeki yönetim tek adam yönetimidir.

Güç tek adamda olduğu için etrafındakilerin itiraz veya öneri hakkı yoktur. Biat kültürü hakimdir.Sağlıklı ve mantıklı düşünme yetisi yok olunca örnekleri  1950’li yıllarda görülen yöntemlere başvurulmaya başlandı.

Rakipleri içeri attırmak, aleyhte yazan gazetecileri hapse tıktırmak, gazeteleri kapattırmaktı.

Bu yazının yazıldığı saatlerde sosyal medyada en çok atılan başlık “Yeter”, “Yeter artık. Gazetecilik suç değildir” tepkisiydi.  Çünkü genç kuşağın en önemli isimlerinden Murat Ağırel ve Timur Soykan yine bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmışlardı.

Her iki gazetecinin suçu “habercilik” yapmalarıydı.

Murat Ağırel  “İBB’de 564 milyon TL” yolsuzluk suçlamasının “yalan olduğunu ortaya çıkarmış, Timur Soykan da Muğla’da bir devlet hastanesinin özel  sektöre kiralanan görüntüleme biriminde hastalara gereğinden çok fazla radyoaktif madde yüklendiğini belgelemişti.

Sadece iki meslektaş mı…

Hayır.

Onlarca gazeteci içeride yüzlercesi hakkında da soruşturma ve yargılama devam ediyor.

Bilmeyenler için anımsatayım Andan Menderes iktidarının son döneminde Anayasa ve yasaların üstünde görev tanımlamasıyla TBMM’de bir tahkikat komisyonu kurdurmuştu.

…

18 Nisan 1960&#039;ta kurulan ve tamamı DP’li milletvekillerinden oluşan 15 üyeli  komisyonun görevi  muhalefet ve basının faaliyetlerinin denetlenmesiydi.

27 Mayıs 1960 ihtilali ile kaldırılan komisyonun görevi özetle şöyleydi.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri ve naib olarak vazifelendirecekleri tali encümenler; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Askeri Muhakeme Usulü Kanunu, Basın Kanunu ile diğer kanunlarda Cumhuriyet Müddeiumumisine, sorgu hakimine, sulh hakimine ve askeri adli amirlere tanınmış olan bilcümle hak ve selahiyetleri haizdir.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri:

 -Tahkikatın selametle cereyanını temin maksadıyla her türlü neşriyatın yasak edilmesine,

 -Neşir yasağına riayet edilmemesi halinde mevkute veya gayrimevkutenin tabı veya tevziinin men’ine,

 -Mevkute veya gayrimevkutenin toplatılmasına, mevkutenin neşriyatının tatiline veya matbaanın kapatılmasına,

- Tahkikat için lüzumlu görülen veya sübut vasıtalarından olan her türlü evrak, vesika veya eşyanın zaptına,

-Siyasi mahiyet arzeden toplantı, hareket, gösteri ve emsali faaliyetler hakkında tedbir ve karar almaya,

-Tahkikatın selametle intacı için lüzumlu göreceği bilcümle tedbir ve kararları ittihaz etmeye ve Hükümetin bütün vasıtalarından istifade eylemeye, Dahi selahiyetlidir.

-Türkiye Büyük Millet meclisi Tahkikat encümenlerince ittihaz olunan tedbir ve kare kararlara her ne suretle olursa olsun muhalefet edenler bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerinin yaptığı tahkikat gizlidir. Bu gizliliğe riayet etmeyenler veya malumatlarına müracaat suretiyle yahut sair suretlerle muttali oldukları tahkikatla ilgili hususları veya hadiseleri ifşa edenler altı aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerince ittihaz olunan karar veya tedbirler kati olup aleyhine itiraz olunamaz.

Günümüzün tahkikat komisyonları da özel olarak görevlendirilen kişiler ve birimler…

Gazetecilik bir kamu görevidir ve halkın hakkını, hukukunu savunur. Haber alma hakkı anayasal bir haktır. Engellenemez.

Gerçekten yeter artık! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yeter</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tek adam yönetimine geçtikten sonra Türkiye en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşıyor.

İçeride yönetme, dışarıda  temsil yetkisi sıkıntıya giren iktidar  parti devletlerinde veya tek adam yönetimlerinde sıklıkla görülen  “baskı yöntemini” çözüm olarak  görüyor. Bu çok yanlış bir tercih.  

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür. Muallim (Öğretmen) Naci’ye ait olduğu sanılan bu sözün günümüzdeki anlamı  İnsan hafızasının geçmişte yapılanları unutması anlamındadır.

….

İktidar 31 Mart seçimini kaybettikten sonra “aklı-selim” düşünme yetisini de kaybetti.

İktidar diyorum alışkanlıktan… Normal koşullarda iktidar, ortak aklın egemen olduğu yönetim erkidir.

Bizdeki yönetim tek adam yönetimidir.

Güç tek adamda olduğu için etrafındakilerin itiraz veya öneri hakkı yoktur. Biat kültürü hakimdir.Sağlıklı ve mantıklı düşünme yetisi yok olunca örnekleri  1950’li yıllarda görülen yöntemlere başvurulmaya başlandı.

Rakipleri içeri attırmak, aleyhte yazan gazetecileri hapse tıktırmak, gazeteleri kapattırmaktı.

Bu yazının yazıldığı saatlerde sosyal medyada en çok atılan başlık “Yeter”, “Yeter artık. Gazetecilik suç değildir” tepkisiydi.  Çünkü genç kuşağın en önemli isimlerinden Murat Ağırel ve Timur Soykan yine bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmışlardı.

Her iki gazetecinin suçu “habercilik” yapmalarıydı.

Murat Ağırel  “İBB’de 564 milyon TL” yolsuzluk suçlamasının “yalan olduğunu ortaya çıkarmış, Timur Soykan da Muğla’da bir devlet hastanesinin özel  sektöre kiralanan görüntüleme biriminde hastalara gereğinden çok fazla radyoaktif madde yüklendiğini belgelemişti.

Sadece iki meslektaş mı…

Hayır.

Onlarca gazeteci içeride yüzlercesi hakkında da soruşturma ve yargılama devam ediyor.

Bilmeyenler için anımsatayım Andan Menderes iktidarının son döneminde Anayasa ve yasaların üstünde görev tanımlamasıyla TBMM’de bir tahkikat komisyonu kurdurmuştu.

…

18 Nisan 1960'ta kurulan ve tamamı DP’li milletvekillerinden oluşan 15 üyeli  komisyonun görevi  muhalefet ve basının faaliyetlerinin denetlenmesiydi.

27 Mayıs 1960 ihtilali ile kaldırılan komisyonun görevi özetle şöyleydi.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri ve naib olarak vazifelendirecekleri tali encümenler; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Askeri Muhakeme Usulü Kanunu, Basın Kanunu ile diğer kanunlarda Cumhuriyet Müddeiumumisine, sorgu hakimine, sulh hakimine ve askeri adli amirlere tanınmış olan bilcümle hak ve selahiyetleri haizdir.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenleri:

 -Tahkikatın selametle cereyanını temin maksadıyla her türlü neşriyatın yasak edilmesine,

 -Neşir yasağına riayet edilmemesi halinde mevkute veya gayrimevkutenin tabı veya tevziinin men’ine,

 -Mevkute veya gayrimevkutenin toplatılmasına, mevkutenin neşriyatının tatiline veya matbaanın kapatılmasına,

- Tahkikat için lüzumlu görülen veya sübut vasıtalarından olan her türlü evrak, vesika veya eşyanın zaptına,

-Siyasi mahiyet arzeden toplantı, hareket, gösteri ve emsali faaliyetler hakkında tedbir ve karar almaya,

-Tahkikatın selametle intacı için lüzumlu göreceği bilcümle tedbir ve kararları ittihaz etmeye ve Hükümetin bütün vasıtalarından istifade eylemeye, Dahi selahiyetlidir.

-Türkiye Büyük Millet meclisi Tahkikat encümenlerince ittihaz olunan tedbir ve kare kararlara her ne suretle olursa olsun muhalefet edenler bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerinin yaptığı tahkikat gizlidir. Bu gizliliğe riayet etmeyenler veya malumatlarına müracaat suretiyle yahut sair suretlerle muttali oldukları tahkikatla ilgili hususları veya hadiseleri ifşa edenler altı aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Tahkikat encümenlerince ittihaz olunan karar veya tedbirler kati olup aleyhine itiraz olunamaz.

Günümüzün tahkikat komisyonları da özel olarak görevlendirilen kişiler ve birimler…

Gazetecilik bir kamu görevidir ve halkın hakkını, hukukunu savunur. Haber alma hakkı anayasal bir haktır. Engellenemez.

Gerçekten yeter artık!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Kötü ve zalim bilirdik” sizi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/koetu-ve-zalim-bilirdik-sizi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/koetu-ve-zalim-bilirdik-sizi</guid>
<description><![CDATA[ Sesi Karadeniz yaylalarından tüm Türkiye’ye ulaşan, geniş kitlelere sevdirdiği Karadeniz müziğine getirdiği yeni yorum ve seslerle bu müziğe büyük katkılar veren ayrıca toplumsal konulardaki duyarlılığı ile de milyonlarca insanın kalbinde taht kuran sanatçı Volkan Konak’ı çok genç yaşta kaybettik. Ardından milyonların ağladığı sanatçı, sessiz sedasız bir şekilde, yüzlerce öğrencinin eğitim hayatını sürdürmesine yardımcı olan biriydi.

Özel yaşamıyla da müziğiyle de toplumun sevilen bir şahsiyeti olan Volkan Konak’ın ölümü, kutuplaşmış Türkiye’ye birleştirebilirdi ama yine olmadı. Çünkü bir toplumu en iyi buluşturanların genellikle sanatçılardır. Gelin görün ki, Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu, sosyal medya hesabından yaşamını yitiren sanatçı için &quot;Sahnede gebermiş. Şimdi bize soracaklar; nasıl bilirdiniz? Cevabımız bu. Böyle bilirdik. Bizim için içen bizim için yanar da elbet&quot; ifadelerini kullandı. Aynı cenahtan daha pek çok isim bu nefret korosuna katıldı ve sanatçıyı sağlığında yaptığı Diyanet eleştirisi veya ifade ettiği Atatürk sevgisi üzerinden linç etti. Hep bir ağızdan konuştular hem de çok rezilce… Güya, inandıkları din onlara “ölenin arkasından konuşulmaz” diyordu.
Heyhat!!!! Heyhat!!!

İlahiyat Profesörü Mustafa Öztürk hocamız bu zevatı ne de güzel tanımlıyor. Volkan Konak hakkında yaptığı youtube yayınında İslamcı kesimi, muhafazakârları, onları zehirleyen Necip Fazıl’ın fikirlerinden hareketle yerden yere vuruyor.

“Dilde din, kalpte kin var” diyor.

Sahiden de 23 yıldır bitmek bilmeyen ve çoğu da yalandan ibaret mağduriyet edebiyatı ile toplumun en temiz duygularını, gücü korumak adına istismar ettiler. Her durumda haklı oldukları iddiasını ortaya attılar ve asla utanmadılar. Arsızlığı, rezilliği, adaletsizliği vicdansızlığı bir rozet gibi yakalarına takmaktan çekinmek şöyle dursun övündüler, şereflendiler.

Oysa sadece Kuzey’in değil, Güney’in, Doğu’nun, Batı’nın da bir evladı olan Volkan Konak, memleketin öz değeridir. Bilmiyorlar ki, baki kalan bu kubbe altında onun hoş sedası hiç kesilmeyecek ve duyarlılıkları her zaman takdir edilecek. Çatalca müftüsü ve benzerleri de kendi zavallılıklarında yok olup gidecekler; hiçbir esamileri dahi okunmayacak.

Çatalca müftüsüne en iyi yanıtı veren Çatalca Belediyesi oldu. Belediye Meclisi, ilçe müftülük binasının bulunduğu sokağın adını &#039;Volkan Konak Sokağı&#039; olarak değiştirdi. Müftüye en güçlü cevap niteliği taşıyan bu anlamlı girişimden dolayı Çatalca Belediyesi’ni kutluyoruz.

Aslında, bir toplumu birleştiren en önemli unsurlardan birisi acılardır ama Türkiye öylesine bölündü ve iktidar ile siyasal İslamcı taban öyle bir güç sarhoşluğuna kapıldı ki, muktedir olmanın hıncıyla ayaklar altına almadığı değer kalmadı. Tuz koktu, Diyanet kokuştu, yargı mekanizmaları çürüdü, vicdan, merhamet, ahlak kullanılıp çöpe atıldı.

Huzur İslam’da diyenlerin bütün iddiaları geçerliliğini kaybetti. Çünkü İslam, en azından bizim ülkemizde kendini bu dinden sayanların kahir ekseriyeti için huzur değil huzursuzluk kaynağı oldu.

 Gün gelecek sizi de soracaklar. Nasıl bilirdiniz diyecekler.
“Kötü ve zalim bilirdik” diye cevap vereceğiz. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>“Kötü, zalim, bilirdik”, sizi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sesi Karadeniz yaylalarından tüm Türkiye’ye ulaşan, geniş kitlelere sevdirdiği Karadeniz müziğine getirdiği yeni yorum ve seslerle bu müziğe büyük katkılar veren ayrıca toplumsal konulardaki duyarlılığı ile de milyonlarca insanın kalbinde taht kuran sanatçı Volkan Konak’ı çok genç yaşta kaybettik. Ardından milyonların ağladığı sanatçı, sessiz sedasız bir şekilde, yüzlerce öğrencinin eğitim hayatını sürdürmesine yardımcı olan biriydi.

Özel yaşamıyla da müziğiyle de toplumun sevilen bir şahsiyeti olan Volkan Konak’ın ölümü, kutuplaşmış Türkiye’ye birleştirebilirdi ama yine olmadı. Çünkü bir toplumu en iyi buluşturanların genellikle sanatçılardır. Gelin görün ki, Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu, sosyal medya hesabından yaşamını yitiren sanatçı için "Sahnede gebermiş. Şimdi bize soracaklar; nasıl bilirdiniz? Cevabımız bu. Böyle bilirdik. Bizim için içen bizim için yanar da elbet" ifadelerini kullandı. Aynı cenahtan daha pek çok isim bu nefret korosuna katıldı ve sanatçıyı sağlığında yaptığı Diyanet eleştirisi veya ifade ettiği Atatürk sevgisi üzerinden linç etti. Hep bir ağızdan konuştular hem de çok rezilce… Güya, inandıkları din onlara “ölenin arkasından konuşulmaz” diyordu.
Heyhat!!!! Heyhat!!!

İlahiyat Profesörü Mustafa Öztürk hocamız bu zevatı ne de güzel tanımlıyor. Volkan Konak hakkında yaptığı youtube yayınında İslamcı kesimi, muhafazakârları, onları zehirleyen Necip Fazıl’ın fikirlerinden hareketle yerden yere vuruyor.

“Dilde din, kalpte kin var” diyor.

Sahiden de 23 yıldır bitmek bilmeyen ve çoğu da yalandan ibaret mağduriyet edebiyatı ile toplumun en temiz duygularını, gücü korumak adına istismar ettiler. Her durumda haklı oldukları iddiasını ortaya attılar ve asla utanmadılar. Arsızlığı, rezilliği, adaletsizliği vicdansızlığı bir rozet gibi yakalarına takmaktan çekinmek şöyle dursun övündüler, şereflendiler.

Oysa sadece Kuzey’in değil, Güney’in, Doğu’nun, Batı’nın da bir evladı olan Volkan Konak, memleketin öz değeridir. Bilmiyorlar ki, baki kalan bu kubbe altında onun hoş sedası hiç kesilmeyecek ve duyarlılıkları her zaman takdir edilecek. Çatalca müftüsü ve benzerleri de kendi zavallılıklarında yok olup gidecekler; hiçbir esamileri dahi okunmayacak.

Çatalca müftüsüne en iyi yanıtı veren Çatalca Belediyesi oldu. Belediye Meclisi, ilçe müftülük binasının bulunduğu sokağın adını 'Volkan Konak Sokağı' olarak değiştirdi. Müftüye en güçlü cevap niteliği taşıyan bu anlamlı girişimden dolayı Çatalca Belediyesi’ni kutluyoruz.

Aslında, bir toplumu birleştiren en önemli unsurlardan birisi acılardır ama Türkiye öylesine bölündü ve iktidar ile siyasal İslamcı taban öyle bir güç sarhoşluğuna kapıldı ki, muktedir olmanın hıncıyla ayaklar altına almadığı değer kalmadı. Tuz koktu, Diyanet kokuştu, yargı mekanizmaları çürüdü, vicdan, merhamet, ahlak kullanılıp çöpe atıldı.

Huzur İslam’da diyenlerin bütün iddiaları geçerliliğini kaybetti. Çünkü İslam, en azından bizim ülkemizde kendini bu dinden sayanların kahir ekseriyeti için huzur değil huzursuzluk kaynağı oldu.

 Gün gelecek sizi de soracaklar. Nasıl bilirdiniz diyecekler.
“Kötü ve zalim bilirdik” diye cevap vereceğiz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Maliye 85 bin mükellefi izaha çağırdı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/maliye-85-bin-mukellefi-izaha-cagirdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/maliye-85-bin-mukellefi-izaha-cagirdi</guid>
<description><![CDATA[ Maliye son dönemde kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başta yapay zeka olmak üzere birçok tekniği kullanıyor. Bu teknikleri kullanarak gelirlerini Maliye’ye bildirmeyen mükellefleri çağırarak, elde ettiği geliri neden eksik beyan ettiğini soruyor. İzaha davet denilen bu sistem çerçevesinde 2024 yılında 85 bin 613 mükellef izaha davet edildi.

Gelir İdaresi Başkanlığı veriler üzerinden analizler yapıyor ve vergisini ödemeyenlerle ilgili izaha davet sürecini başlatıyor. Yapılan ilk tespitler komisyonlarda ele alınıyor. Yapılan analiz çalışmaları sonucunda izaha davet kapsamında değerlendirilmesine karar verilen konularda vergi kaybına neden olduğuna dair emareler bulunan mükelleflere yönelik ön tespit yapılıyor. Bu mükellefler izaha davet ediliyor. İzaha davet edilen mükellefler Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonuna açıklamada bulunuyor. Komisyon mükellefler tarafından yapılan açıklamaları yeterli bulursa başka bir işleme gerek kalmıyor. Denetim de yapılmıyor.

Eğer yapılan açıklamalar kabul edilmezse mükelleften beyanlarını düzeltmesi isteniyor. İzaha davet edilen mükelleflerden izahı kabul edilmeyenlerin beyannamelerini vermeleri ve süresi içerisinde ödemeleri halinde vergi ziyaı cezası yüzde 20 olarak uygulanıyor. Diğer taraftan süresi içerisinde izahta bulunmayanlar, izahı kabul edilmeyenler ve ön tespit konusuyla ilgili olarak tespit edilen vergi veya matrah farkına göre beyannamelerini düzeltmeyenler hakkında vergi incelemesine veya takdire sevk süreci işletilmesine karar veriliyor.

Geçen yıl 26 bin 14 mükellef vergi ziyaına neden olduğu yönünde emareler bulunması sebebiyle izaha davet edildi.  59 bin 599 mükellefe sahte ve muhteviyat itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiili bakımından ön tespit yazısı tebliğ edildi. Böylece toplam 85 bin 613 mükellef izaha davet edildi. Mükellefler 117 bin 565 adet de beyanname verdiler.

Yine Gelir İdaresi Başkanlığı yaptığı analizler sonucunda gönüllü uyum kapsamında mükelleflerin bilgisine başvurabiliyor. Bu durumda, defter ve belgeler kontrol ediliyor, ibraz edilen bilgi-belgeler değerlendiriliyor, mükellefler gönüllü uyuma davet ediliyor ve beyanlarını düzeltme imkanı veriliyor.  2024 yılında bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda da 43 bin 620 mükellef gönüllü uyuma davet edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 16:13:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Maliye, bin, mükellefi, izaha, çağırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Maliye son dönemde kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başta yapay zeka olmak üzere birçok tekniği kullanıyor. Bu teknikleri kullanarak gelirlerini Maliye’ye bildirmeyen mükellefleri çağırarak, elde ettiği geliri neden eksik beyan ettiğini soruyor. İzaha davet denilen bu sistem çerçevesinde 2024 yılında 85 bin 613 mükellef izaha davet edildi.

Gelir İdaresi Başkanlığı veriler üzerinden analizler yapıyor ve vergisini ödemeyenlerle ilgili izaha davet sürecini başlatıyor. Yapılan ilk tespitler komisyonlarda ele alınıyor. Yapılan analiz çalışmaları sonucunda izaha davet kapsamında değerlendirilmesine karar verilen konularda vergi kaybına neden olduğuna dair emareler bulunan mükelleflere yönelik ön tespit yapılıyor. Bu mükellefler izaha davet ediliyor. İzaha davet edilen mükellefler Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonuna açıklamada bulunuyor. Komisyon mükellefler tarafından yapılan açıklamaları yeterli bulursa başka bir işleme gerek kalmıyor. Denetim de yapılmıyor.

Eğer yapılan açıklamalar kabul edilmezse mükelleften beyanlarını düzeltmesi isteniyor. İzaha davet edilen mükelleflerden izahı kabul edilmeyenlerin beyannamelerini vermeleri ve süresi içerisinde ödemeleri halinde vergi ziyaı cezası yüzde 20 olarak uygulanıyor. Diğer taraftan süresi içerisinde izahta bulunmayanlar, izahı kabul edilmeyenler ve ön tespit konusuyla ilgili olarak tespit edilen vergi veya matrah farkına göre beyannamelerini düzeltmeyenler hakkında vergi incelemesine veya takdire sevk süreci işletilmesine karar veriliyor.

Geçen yıl 26 bin 14 mükellef vergi ziyaına neden olduğu yönünde emareler bulunması sebebiyle izaha davet edildi.  59 bin 599 mükellefe sahte ve muhteviyat itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiili bakımından ön tespit yazısı tebliğ edildi. Böylece toplam 85 bin 613 mükellef izaha davet edildi. Mükellefler 117 bin 565 adet de beyanname verdiler.

Yine Gelir İdaresi Başkanlığı yaptığı analizler sonucunda gönüllü uyum kapsamında mükelleflerin bilgisine başvurabiliyor. Bu durumda, defter ve belgeler kontrol ediliyor, ibraz edilen bilgi-belgeler değerlendiriliyor, mükellefler gönüllü uyuma davet ediliyor ve beyanlarını düzeltme imkanı veriliyor.  2024 yılında bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda da 43 bin 620 mükellef gönüllü uyuma davet edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OpenAI ve SoftBank&amp;apos;tan 40 milyar dolarlık rekor anlaşma</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/openai-ve-softbanktan-40-milyar-dolarlik-rekor-anlasma</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/openai-ve-softbanktan-40-milyar-dolarlik-rekor-anlasma</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI, Japon yatırım devi SoftBank’tan 40 milyar dolarlık yatırım aldı. Bu, girişim dünyasındaki en büyük sermaye artırımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Yatırımla birlikte OpenAI’nin piyasa değeri 300 milyar dolara yükseldi. Şirket, fonlamanın yapay genel zeka (AGI) çalışmalarında kritik bir rol oynayacağını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/yapay-zeka-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, SoftBanktan, milyar, dolarlık, rekor, anlaşma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA 

SoftBank, OpenAI'nin "insan zekasını aşan yapay süper zeka" (ASI) hedefini gerçekleştirmeye en yakın teknoloji şirketlerinden biri olduğunu vurguladı. Japon yatırım grubu, ilk aşamada 10 milyar dolarlık bir finansman sağlayacağını ve belirlenen şartların yerine getirilmesi durumunda 2025 sonuna kadar 30 milyar dolar daha yatırım yapacağını duyurdu.

OpenAI’den açık kaynak hamlesi

OpenAI, pazartesi günü yaptığı açıklamada, giderek artan rekabet karşısında daha açık bir üretken yapay zeka modeli geliştirdiğini duyurdu. Şirket, geçmişte kapalı ve tescilli modelleri savunan bir strateji izlemesine rağmen, artık açık kaynak yaklaşımına daha sıcak baktığını belirtti. CEO Sam Altman, "Uzun zamandır bunu değerlendiriyorduk, ancak önceliklerimiz farklıydı. Şimdi bu adımı atmanın önemli olduğuna inanıyoruz" dedi.

Teknoloji dünyasında Google gibi bazı şirketler, açık kaynak modellerin kötü niyetli kullanımlara ve yabancı hükümetlerin kontrolüne daha açık olduğunu savunuyor. Buna karşılık Meta ve DeepSeek gibi firmalar, kendi yapay zeka modellerini indirilebilir ve özelleştirilebilir hale getirerek farklı bir strateji benimsiyor. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Llama modelinin 1 milyar kez indirildiğini açıklarken, DeepSeek’in ocak ayında piyasaya sürdüğü R1 modeli büyük yankı uyandırmıştı.

ChatGPT’nin yeni özellikleri yoğun ilgi görüyor

OpenAI, ChatGPT'nin son görüntü oluşturma özelliklerinin kullanıcılar tarafından büyük ilgi gördüğünü açıkladı. CEO Sam Altman, yeni özelliklerin piyasaya sürülmesinin ardından "bir saat içinde bir milyon kullanıcı" kazandıklarını ve şirketin grafik işleme birimlerinin (GPU) yoğun talep nedeniyle aşırı yüklendiğini belirtti. OpenAI, SoftBank’tan gelen yatırımla birlikte yapay zeka alanındaki liderliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: CHP Genel Başkanına ülkesini şikayet etmek yakışıyor mu?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-chp-genel-baskanina-ulkesini-sikayet-etmek-yakisiyor-mu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-chp-genel-baskanina-ulkesini-sikayet-etmek-yakisiyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’yi Batı’ya şikayet etmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/6-a-a-d-a999-a-b12-43-c-a-8959-91-a-a-c131322-a.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Parti, Genel, Başkan, Yardımcısı, Yayman:, CHP, Genel, Başkanına, ülkesini, şikayet, etmek, yakışıyor, mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’yi Batı’ya şikayet etmesine ateş püskürdü. Yayman, Atatürk’ün manda ve himayeyi reddeden yaklaşımını hatırlattı, “Atatürk’ün koltuğunda oturmaktan hiç mi utanmıyorsunuz? Utanma duygunuzu da kaybetmişsiniz.” dedi. Yayman, CHP’deki yolsuzluk skandallarının temelinde yine CHP’lilerin olduğuna dikkat çekerek, “Gidin, kendi kum havuzunuzda oynayın. Kendi çamurunuzu bizlere bulaştırmaya çalışmayın.” ifadelerini kullandı.

“ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNDA MANDACILIK YAPMAYA UTANMIYOR MUSUN!”

Hatay il başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman,  CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Batı medyasına Türkiye’yi şikayet etmesine sert tepki gösterdi. Yayman, “Manda ve himayeyi kabul etmeyen Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturmaktan hiç mi utanmıyorsunuz? Utanma duygunuzu da kaybetmişsiniz. Bırakın CHP’lileri Türk Demokrasisi adına vebaldir, Ayıptır.” dedi 

“CHP GENEL BAŞKANINA ÜLKESİNİ ŞİKAYET ETMEK YAKIŞIYOR MU!”

Yayman, sözlerine şöyle devam etti:

 Sayın Özgür Özel, yabancı medyaya çıktı, CNN International'ına ve BBC'ye mülakat verdi. ‘Kendimizi terk edilmiş hissettik’ dedi. Türkiye’yi şikâyet etti. Batı’dan yardım beklemek CHP Genel başkanına yakışıyor mu?      

                             

Sayın Özel Ne dedi? Dostlarımız bizi yanlız bıraktı” dedi. Ya sen hangi Parti’nin genel başkanısın? Manda ve himayeyi kabul etmeyen Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturmaktan hiç mi utanmıyorsun? Bu nasıl bir mandacı zihniyet? 

Bu nasıl bir katiline aşık olmak psikolojisi? Bunu anlamak mümkün değil. 

“PARAYI ALAN CHP’Lİ VEREN CHP’Lİ ÇAMURUNUZU BİZE SIÇRATMAYA ÇALIŞMAYIN”

Yayman, İBB’deki ve CHP kurultayındaki yolsuzluk ile rüşvet olaylarına dair de çarpıcı ifadeler kullandı. Yayman, “Rüşveti alan CHP’li, rüşveti veren CHP’li, bunu mahkemeye götüren CHP’li, gizli tanık CHP’li, savcıya suç duyurusunda bulunan CHP’li. Bu iddiaları dile getirenlerin bir kısmı eski milletvekilleri, eski belediye başkanlarıdı. Bu kurultay şaibelidir diyenler kimlerdir? İstanbul kongresindeki para sayma makinalarını hep beraber izledik değil mi? Bu görüntüleri kim servis etti. Tabiki CHP’liler servis etti.” dedi.

“Parayı alan CHP’li, parayı veren CHP’li, suç duyurusunda bulunan CHP’li, Sayın Özel’e göre suçlu AK Parti, yok öyle yağma.” diyen Yayman, sözlerine şöyle devam etti:

Sayın Özel, Bu sizin kendi meseleniz, biz bu meselenin ne önündeyiz ne arkasındayız. Öteye Gidin! 

Hatay'ın tabiriyle “ıstıfıl” olun. Gidin, kendi kum havuzunuzda oynayın. Kendi çamurunuzu bizlere bulaştırmaya çalışmayın. 



HATAY MODELİ KAZANDI 

Genel Başkan Yardımcısı Yayman, “Hatay 10 yıl CHP zihniyeti tarafından yönetildi. Tek bir tane belediyecilik hizmeti görmedi. Cumhur ittifakı olarak birlik ve beraberlik içerisinde Hatay’ı kazandık. Hatay’ın kardeşliği kazandı. Hatay modeli kazandı.” şeklinde konuştu.

“KORKAKLAR ZAFER ANITI DİKEMEZ”

Yayman, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

Cumhurbaşkanımızın dediği gibi korkaklar zafer anıtı dikemezler. Biz kazanacağımıza inandık, çalıştık, doğru adımlar attık ve seçimi kazandık. Tüm Hataylılara birkez daha teşekkür ederiz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>LGS başvuruları için geri sayım başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/lgs-basvurulari-icin-geri-sayim-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/lgs-basvurulari-icin-geri-sayim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Ortaokul öğrencileri için önemli bir dönüm noktası olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) başvuruları yarın başlıyor. 15 Haziran&#039;da gerçekleştirilecek merkezi sınav için başvurular, 2-16 Nisan tarihleri arasında e-Okul sistemi üzerinden yapılabilecek. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrencilerin sınav başvurularını ücretsiz olarak gerçekleştirebileceğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/03172304-l-g-s-m-e-b-a-n-a-s-a-y-f-a.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>LGS, başvuruları, için, geri, sayım, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA

Başvuru sürecinde herhangi bir aksaklık yaşanmaması için öğrencilerin, kayıtlı oldukları okul müdürlükleri aracılığıyla bilgilerini kontrol ettirmeleri gerekiyor. Okul yönetimleri, öğrenci bilgilerinin doğruluğundan sorumlu olacak.

Sınav düzeni ve süreleri

LGS, iki oturum halinde uygulanacak. Sabah saat 09.30’da başlayacak olan ilk oturumda, öğrenciler sözel alanda 50 soruya yanıt verecek ve 75 dakika süreleri olacak. Sayısal oturum ise saat 11.30’da başlayacak; 40 sorunun yer aldığı bu oturum için öğrencilere 80 dakika süre tanınacak.

Sonuçlar ve tercih süreci

LGS sonuçları, 11 Temmuz'da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulacak. Sonuçların açıklanmasının ardından öğrenciler, 14-24 Temmuz tarihleri arasında lise tercihlerini yapabilecek. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjan bilgileri ise 4 Ağustos’ta ilan edilecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2025 ai̇le yılında bakanlığımız’dan hassasi̇yet ve duyarlılık bekli̇yoruz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/2025-ai%CC%87le-yilinda-bakanligimizdan-hassasi%CC%87yet-ve-duyarlilik-bekli%CC%87yoruz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/2025-ai%CC%87le-yilinda-bakanligimizdan-hassasi%CC%87yet-ve-duyarlilik-bekli%CC%87yoruz</guid>
<description><![CDATA[ TUTAP Başkanı Fikret Yıldız, Türkiye’nin Kültür Yolu Festivalleri maalesef amacının dışına çıkarılıp, ruhuna uygun olarak yapılmamakta, etkinliklerin içerisine bir takım sanatsal çalışmalar ile Kültürel gösteriler entegre edilip kılıflar giydirilmesi neticesinde, özündeki yanlışlıkları kamufle etme reflekslerini gözlemlemekteyiz. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/9eaa7219-1e60-4501-bc5f-d49e73d15f51.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>2025, ai̇le, yılında, bakanlığımız’dan, hassasi̇yet, duyarlılık, bekli̇yoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA 

TUTAP  Başkanı Fikret Yıldız, Son olarak 2024 Yılı içerisinde gerçekleştirilen Festivallerde, LGBT ikonu, destekleyicisi bir Ressamın eserlerine yer verilmesini, çıplak sahne kıyafetleri ile çocuklarımıza ve gençlerimize kötü örnek olan ve özel yaşamındaki magazinsel, gayri Ahlaki paylaşımları bilinen bir şarkıcının en büyük şehirlerimizdeki devasa konserlerine şahit olduk. 
 

TUTAP olarak bunları en fazla eleştiren bir duruş sergiledik. Amacımız burada yasaklayıcı, engelleyici ve ayrıştırıcı bir tepkiden öte, asıl misyonu Türk Kültürünü Korumak, yaşatmak ve tanıtmak olan Kültür ve Turizm Bakanlığımızın tam tersine bu organizasyonu yürütmesidir” dedi. 

Başkan Yıldız açıklamasında, LGBT Yanlısı yabancı ressamın sergisine, etek giyen erkek Reap’çıya ve eserlerine yer veren Bakanlık Festival komitesi, Türkiye’nin UNESCO da yer alan ve Dünya insanlarının ortak değeri olan eserlerimizin sergilenmesine, filmlerinin gösterilmesine ve kitapçıklarının dağıtılması önerimize 2024 de olduğu gibi 2025 de planlanan 20 festivalde yer almasına izin vermemiştir ifadelerine yer verdi.  


Başkan Yıldız, Filistin de yaşanan soykırımın devam ettiği bir süreçte, Bakanlığımızın Dahli olduğu komisyon raporunda belirtilen Kartalkaya da yaşanan 79 canımızı kaybettiğimiz canlarımızın ve Ailelerinin anısına, ayrıca tasarruf tedbirleri duyarlılığına göre bu yıl Festival kapsamında Konserlerin iptal edilerek saygı gösterilmesi önerimizi de hiç dikkate almadılar”dedi.
 

Başkan Yıldız, “Müzikal etkinlikler illaki yapılacaksa Bakanlığımızın en seçkin ve değerli Müzisyenlerinin yer aldığı, birçok kategoride toplulukları var. İsrail menşeli ürünlerin boykot edildiği, Müslüman kardeşlerimize yapılan soykırımın devam ettiği bir süreçte, sembolikte olsa ( kesinlikle ırkçılık düşüncesi ile değil ) Yahudi kökenli bir sanatçıya etkinliklerde yer verilmesine tarafımızdan tepki gösterilmesi gayet doğal bir yaklaşımdır “dedi.

TUTAP Başkanı Fikret Yıldız açıklamasında, Bakanlığımız bünyesindeki Yaşayan Miras ve Etkinlikler Genel Müdürlüğünün bir organizatör firma mantığında, devasa sahneler kurarak birçok sanatçıya astronomik rakamlar ödemesine, ilgili STK’lar ile istişare edilmeden kamuoyunun büyük tepkisini çeken bu tür bir duruma düşürülmesini anlamakta güçlük çekiyoruz.
 

Bu eleştirileri yaparken kesinlikle siyasi ve ideolojik bir düşünce ile değil, Geleneksel Türk Kültürümüze verilen zararlar, toplumun milli ve manevi değerlerine hassasiyet gösterilmemesi adına tavrımızı ortaya koymaktayız. 
Ayrıca siyasi yakıştırma yapılacaksa, kimlerin aslında nerede durduğu konusunda da ispatlarımız mevcut tur ifadelerine yer verdi.Hangi sanatçıya ve firmalara ne kadar ödeme yapıldığı da şeffaf biçimde belgeleri ile ortaya konması, kamuoyu vicdanını çok rahatsız eden ve son zamanlarda yaşanan bir takım yolsuzluk soruşturmalarının olduğu bir dönemde büyük önem arz etmektedir vurgusunu dile getiren TUTAP Başkanı Yıldız, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın LGBT konusundaki hassasiyeti, Milli ve manevi değerlere verdiği önem ile özellikle Aile yılı olarak ilan ettiği bir yılda bunların gerçekleşmesine izin vermeyeceğine, Bakanlığımızın mevcut tutumuna karşı tavrını ortaya koyacağına ve gerekli ikazları yapacağı inancımız tamdır dedi.




TUTAP Başkanı Fikret Yıldız, Babam Peygamber diye güvenme, Rabbine karşı kulluk vazifeni yap, Eğer Allah'tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile senin namına hiçbir şey yapamam diyen Peygamber Efendimizin ümmetleriyiz bizler. 
 Haksızlık, yolsuzluk, hırsızlık yapan tüyü bitmemiş hakkına göz diken kim olursa olsun, ister evladın olsun, ister baban, ister siyaseten desteklediğin olsun. Haykırmak onu eleştirmek, karşı durmak, insanlığımızın, vicdanımızın ve ahlaki değerlere sahip olmamızın bir gereğidir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan taziye mesajı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogandan-taziye-mesaji</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogandan-taziye-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Kocaeli İl İstişare Kurulu Üyesi Ulaşlı eski Belediye Başkanı Burhan Abiş için taziye mesajı yayımladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/erdogann-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan’dan, taziye, mesajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA 

Cumhurbaşkanın Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda taziye mesajı için şu ifadelere yer verdi: 

“Dün gece vefat haberinin üzüntüsüyle, AK Parti'mizin Kocaeli İl İstişare Kurulu Üyesi, kadim yol arkadaşımız, Ulaşlı Eski Belediye Başkanı, Millî Görüş Hareketi'nin önemli isimlerinden Sayın Burhan Abiş'e Allah'tan rahmet diliyorum. Merhum Burhan ağabeyimizin ailesi sabricemil; Yakınlarına, sevenlerine ve AK Parti camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.” ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antakya yeniden hayat buluyor: uzun çarşı esnafı umutla bekliyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antakya-yeniden-hayat-buluyor-uzun-carsi-esnafi-umutla-bekliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antakya-yeniden-hayat-buluyor-uzun-carsi-esnafi-umutla-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat 2023&#039;teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay&#039;da yürütülen yeniden inşa çalışmalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, depremden büyük zarar gören illerde konut ve iş yerleri hızla yeniden inşa ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/murat-kurum-4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antakya, yeniden, hayat, buluyor:, uzun, çarşı, esnafı, umutla, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA 

Hatay'da şu ana kadar 40 bin 586’sı konut, 27’si iş yeri ve 5 bin 554’ü köy evi olmak üzere toplam 46 bin 167 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edildi. Yıl sonuna kadar bu sayının 153 bin 248’e ulaşması hedefleniyor.

Tarihi dokusuyla kentin önemli simgelerinden olan Uzun Çarşı'da da TOKİ ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 69 konut ve 845 iş yerinden oluşan 914 bağımsız bölüm yapılıyor. Çarşı esnafı, bu süreç tamamlanana kadar bakanlığın desteğiyle tahsis edilen geçici iş yerlerinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Esnafın umudu yeniden inşa edilen çarşı

Bakan Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ramazan Bayramı’nı geçici iş yerinde karşılayan künefe ustası Nurettin İmren’in hikayesini paylaştı.

Kurum, paylaşımında, “İyi günde de kötü günde de… Acıda da bayram sevinçlerimizde de… 11 ilimizden asla ayrılmıyoruz. Nurettin Usta'nın ‘dünyanın cenneti’ dediği Uzun Çarşı'ya kavuşacağı günler çok yakın. Antakya’mızı yine kadim medeniyetlerin merkezi yapacağız.” ifadelerini kullandı.

"Bir taş bile umut veriyor"

Deprem felaketinin kentin kaderini değiştirdiğini belirten Uzun Çarşı esnafı Nurettin İmren, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

"6 Şubat, Hatay’ın kaderini değiştiren bir gün oldu. Ne askerlik anısı ne çocukluk hatırası kaldı. Her şey tam bir dakikada yok oldu."

Ancak çalışmaların hızla ilerlediğini belirten İmren, kentteki yeniden yapılanmanın kendilerine umut verdiğini söyledi:

"Her yer şantiye, her yer inşaat alanı. Şehir yeniden inşa ediliyor. Bir taş bile eklendiğinde fark ediyorum. Bize güç veren şey, bir gün yeniden orada çalışabilme umudu. Çarşımızın eski günlerinden bile daha güzel olacağına inanıyoruz. Burası bizim için dünyanın cenneti."

Uzun Çarşı’nın tamamlanmasıyla birlikte esnafın eski iş yerlerine geri döneceğini belirten İmren, devletin yürüttüğü çalışmalar için teşekkürlerini dile getirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bayram trafiğinde 27 can kaybı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bayram-trafiginde-27-can-kaybi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bayram-trafiginde-27-can-kaybi</guid>
<description><![CDATA[ İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ramazan Bayramı tatilinin ilk üç gününde (Cumartesi, Pazar ve Pazartesi) yaşanan trafik kazalarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, bu süreçte meydana gelen kazalarda toplam 27 kişi hayatını kaybederken, 3 bin 619 kişi ise yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/02/ankara-trafik.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bayram, trafiğinde, can, kaybı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA

Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bayram tatilinin üçüncü günü olan 31 Mart 2025 Pazartesi günü Türkiye genelinde 663 trafik kazası yaşandığını duyurdu. Bu kazalarda 8 kişi yaşamını yitirirken, bin 120 kişi yaralandı.

Yerlikaya, trafik kurallarına uyulması gerektiğine dikkat çekerek, “Bayram sabahlarımız gözyaşıyla değil, sevinçle dolsun. Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için lütfen trafik kurallarına uyalım. Unutmayalım ki yollar bizleri sevdiklerimize kavuşturmak için var, ayırmak için değil.” ifadelerini kullandı.

Trafik denetimleri aralıksız devam ediyor

Bakan Yerlikaya, bayram tatili boyunca trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerin sıkı bir şekilde sürdüğünü belirtti. 31 Mart 2025 Pazartesi günü yapılan denetimlerde toplam 528 bin 654 araç kontrol edilirken, 27 bin 387 araca hız ve radar ihlali nedeniyle, 29 bin 616 araca ise çeşitli trafik ihlallerinden dolayı işlem yapıldı.

“Denetimlerin amacı sadece işlem yapmak değil, kazaları önleyerek can kayıplarını sıfıra indirmektir.” diyen Yerlikaya, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diğer şehirlerde 5 lira Isparta&amp;apos;da ücretsiz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/diger-sehirlerde-5-lira-ispartada-ucretsiz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/diger-sehirlerde-5-lira-ispartada-ucretsiz</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;da, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen&#039;in talimatlarıyla cami tuvaletleri yenilendi ve vatandaşların kullanımına sunuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4294.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Diğer, şehirlerde, lira, Ispartada, ücretsiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Isparta - BHA

Isparta'daki tuvaletler izbe, karanlık ve bakımsızdı. Tuvalet kağıdı ve sabun gibi temel ihtiyaçlar eksikti, bazı tuvaletler ise sadece işletmecilerin istediği zamanlarda açılıp kapanabiliyordu. Bu durumda olan tuvaletler, kış aylarında ise çelik gibi soğuk suyla kullanılıyordu ve bu durum halk için oldukça rahatsız ediciydi.

Başkan Başdeğirmen, seçim dönemi boyunca vatandaşların taleplerini dikkatle dinleyerek tuvaletlerin yenilenmesi gerektiğini fark etti. Başkan seçilmesinin ardından, Isparta'nın bu sosyal sorunu çözmek adına hemen harekete geçti.

Modern Tuvaletlerle Yeni Bir Dönem Başladı

Başkan Başdeğirmen'in liderliğinde, Isparta'daki cami ve umumi tuvaletler baştan aşağıya yenilenerek modernize edildi. 24 saat açık, klimalı, temizliği için personel bulunan, sıcak suyu olan bu yeni tuvaletler, hem hijyenik hem de ücretsiz hizmet sunuyor. Isparta, bu yenilikle, birçok büyük şehirden daha ileride bir konuma geldi.

Diğer Şehirlerle Kıyaslandığında Isparta Fark Yaratıyor

Isparta'nın tuvaletleri, bazı illerdeki tuvaletlerle kıyaslandığında oldukça modern. Örneğin, Uşak ilindeki Ulu Camii tuvaleti ve şadırvanı Isparta’daki yenilenen tuvaletlerle karşılaştırıldığında oldukça kötü bir durumda. Bolu’da ise merkez cami tuvaleti 5 TL ücretle hizmet verirken, Isparta'da vatandaşlar ücretsiz olarak temiz ve hijyenik tuvaletlerden yararlanabiliyor.

Başkan Başdeğirmen'in yaptığı bu yenilik, hem şehre gelen ziyaretçiler hem de Isparta halkı tarafından büyük takdirle karşılanıyor. Ispartalılar, Başkan Başdeğirmen'e bu hizmetleri sunduğu için teşekkürlerini iletiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, huzur evinde</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/beypazari-belediye-baskani-dr-ozer-kasap-huzur-evinde</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/beypazari-belediye-baskani-dr-ozer-kasap-huzur-evinde</guid>
<description><![CDATA[ Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, bayramın 3&#039;üncü gününde huzur evine ziyarette bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/yaslilar-10.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beypazarı, Belediye, Başkanı, Dr., Özer, Kasap, huzur, evinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK / ANKARA - BHA

Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Beypazarı Huzur evine ziyarette bulundu.

Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, yaşlıların çoğunun elini öperek Bayramlarını tebrik ederken, "yaşlılar, kendilerine ziyarette bulunan Belediye Başkanına teşekkürlerini sundu ve Huzur evini yaptırandan, kendilerine kol kanat gerenlerden, Allah razı olsun" ifadesinde bulundular.

Çoğunluğunun erkek olduğu 40 dolayında yaşlının barında Beypazarı Huzur evinde, yaşlılarla yakından ilgilenen Belediye Başkanı, hekim olduğu için yaşlıların sağlık sorununun bulunup bulunmadığını da sordu.

Oturdukları salonda, hepsine ayrı ayrı masalarında ziyaret eden Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Bayramlar neşenin sevincin ve paylaşmanın bir güzelliği olduğunu söyledi.

Bu günde Huzur evine ziyarette bulunduğuna değinen Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, şunları kaydetti:

“Havaların ısınmasının akabinde yaşlılarımızı Beypazarı’nın çevre ilçelerine geziye götüreceğiz. Bu ilçeleri de görmesini sağlayacağız. Yaşlılarımız, geneli huzur evinden oldukça memnunlar. Bizlerin ziyaretiyle de yaşlılarımız oldukça memnun kaldılar. Bizleri evlatları yerine koydular ve ellerini öperek bayramlarını kutladık. Sağlıklı yaşamlar diledik.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Isparta 32 Spor Kepezspor’u ağırlıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/isparta-32-spor-kepezsporu-agirliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/isparta-32-spor-kepezsporu-agirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Nesine 2. Futbol Ligi Beyaz Grupta mücadele eden Ekoleji Isparta 32 Spor, Çarşamba günü Kepezspor’u ağırlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4293.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Isparta, Spor, Kepezspor’u, ağırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Isparta - BHA 

Türkiye Nesine 2. Futbol Ligi Beyaz Grupta mücadele eden Ekoleji Isparta 32 Spor, Çarşamba günü Kepezspor’u ağırlıyor. Karşılaşma saat 14.00’de Atatürk Stadında oynanacak. Erteleme Müsabakasını Manisa Bölgesinden Yunus Emre Çakar, Buğra Can Semercioğlu ve Furkan Şekerci isimli hakemler yönetecek. 30 puanla 12. Sırada yer alan Isparta 32 Spor, kazanıp tehlike potasından uzaklaşmak istiyor. Ercüment Coşkundere ile anlaşan Antalya temsilcisinin ise 25 puanı var.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp krizi geçiren hastanın imdadına helikopter ambulans yetişti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kalp-krizi-geciren-hastanin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti</guid>
<description><![CDATA[ Ankara&#039;nın Beypazarı İlçesinde kalp krizi geçiren hastanın idmanına helikopter ambulans yetişti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/406-bha.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, krizi, geçiren, hastanın, imdadına, helikopter, ambulans, yetişti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK / ANKARA - BHA

İlçede evinde bayramını geçirmekte olan (46) yaşındaki İlyas Ö, evinde birden fenalaştı. Yakınları tarafından Beypazarı Devlet hastanesine kaldırılan Hasta, İlyas Ö’nün, yapılan muayenesinde kalp krizi geçirmesi üzerine, ileti tetkik ve tedavisi için hemen helikopter ambulans istendi. Hastaya Beypazarı Devlet hastanesinde ilk müdahalenin yapılması sonrasında Gelen Helikopter ambulansa verilen hasta, Ankara Şehir hastanesine gönderildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya Alanya karayolu yapımı resmi Gazete’de yayınlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-alanya-karayolu-yapimi-resmi-gazetede-yayinlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-alanya-karayolu-yapimi-resmi-gazetede-yayinlandi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya-Alanya Otoyolu (Serik ile Alanya arası) ve bağlantı yolları projesi kapsamında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, 30 Mart 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4297.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, Alanya, karayolu, yapımı, resmi, Gazete’de, yayınlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 9708 sayılı karara göre, Antalya’nın Serik, Manavgat ve Alanya ilçelerinde proje güzergahında kalan bazı mahallelerde kamulaştırma işlemleri gerçekleştirilecek. Karar, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi gereğince alındı.

Proje kapsamında kamulaştırma işlemleri Antalya’nın şu ilçelerinde ve mahallelerinde gerçekleştirilecek:

Serik : Deniztepesi, Sarıabalı, Üründü, Belpınar, Burmahancı, Cumalı, Aşağıçatma, Çandır, Kayaburnu, Aşağıkocayatak, Yukarıkocayatak, Abdurrahmanlar

Manavgat: Çakış, Taşağıl, Hocalar, Gündoğdu, Yavrudoğan, Çolaklı, Seki, Kalemler, Yeniköy, Şişeler, Evrenleryavşı, Dolbazlar, Yukarıışıklar, Dikmen, Evrenseki, Ilıca, Kızılot, Bucakşeyhler, Ulukapı, Aşağıışıklar, Demirciler, Karaöz, Aksaz, Hacılar, Cevizler, Sülek, Hacıisali, Hacıobası, Uzunlar, Kadılar, Örenşehir, Yalçıdibi, Odaönü, Karakaya

Alanya: Alara, Çakallar, İncekum, Avsallar, Akdam, Türkler, Payallar, Emişbeleni, Toslak, Elikesik, Telatiye


Karar kapsamında, proje güzergahında kalan arazilerde otoyol yapım çalışmaları, şantiye ve bakım hizmetleri, otoyol hizmet tesisleri, malzeme ocakları ve yol yapım alanları için ihtiyaç duyulan taşınmazlar Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan karar, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uygulanmaya başlanacak. Kararın hükümlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yürütecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Isparta’ya çamur yağmuru uyarısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ispartaya-camur-yagmuru-uyarisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ispartaya-camur-yagmuru-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Meteoroloji, bu gece saatlerinden itibaren etkili olacak toz taşımına karşılık uyarıda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4295.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Isparta’ya, çamur, yağmuru, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA

Meteoroloji, bu gece saatlerinden itibaren etkili olacak toz taşımına karşılık uyarıda bulundu. Yapılan son değerlendirmeye göre bu gece saatlerinden itibaren toz taşınımı bölgemizi etkisi altına alacak. Yarın öğle saatlerine kadar da etkili olması bekleniyor. Yetkililer ulaşımda aksamalar yaşaması, görüş mesafesinin azalması,  hava kalitesinde azalma ve çamur şeklinde yağışa karşı dikkatli olunmasını istedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babasının kabirlerini ziyaret etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde anne ve babasının kabirlerini ziyaret etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/a-133.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, anne, babasının, kabirlerini, ziyaret, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde anne ve babasının kabirlerini ziyaret etti.

Bayramı İstanbul’da geçiren Erdoğan, Karacaahmet Mezarlığı’na gelerek annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan’ın mezarları başında dua etti. Ziyaret sırasında Erdoğan’a yakınları ve koruma ekibi eşlik etti.

AK Parti'nin resmi X hesabından yapılan açıklamada "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Karacaahmet Mezarlığı'nda annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan'ın kabirlerini ziyaret etti." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Siirt’teki rekabet Batman’ı etkiledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/siirtteki-rekabet-batmani-etkiledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/siirtteki-rekabet-batmani-etkiledi</guid>
<description><![CDATA[ Ramazan Bayramı tatilinde durgunluktan yakınan Batman’daki otobüs firmaları; “Komşu Siirt’teki otobüs firmaları arasındaki rekabetten etkilendik. Aylardır süren indirim kampanyasından olumsuz etkilendik. En durgun bayramı yaşıyoruz” diyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4307.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Siirt’teki, rekabet, Batman’ı, etkiledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[SİİRT-BHA



Siirt’in ulaşım sektöründe başlattığı rekabet, Batman’daki otobüs firmalarını bir hayli zor durumda bırakmış durumda. Siirt’ten Batı illerine yapılan seyahatlerde uygulanan düşük fiyatlar, Batman’daki otobüs firmalarının müşterilerini kaybetmesine neden olmuş.

Batman Otogarı'nda görev yapan bazı otobüs firması yetkilileri, bu rekabetin etkisiyle bilet satışlarının büyük ölçüde düştüğünü ifade ediyor.

Birçok firma işletmecisi, bayram öncesi yoğunluk beklediklerini ancak özellikle bayram arifesi ile birlikte otogarda daha çok yük ve eşya taşıyan araçların hareket ettiğini söylüyor. Giderek artan rekabet ortamının sektördeki dinamikleri değiştirdiğini vurgulayan işletmeciler, perşembe gününden itibaren otogar alanında bir hareketlilik yaşanmasını bekliyorlar. Bu dönemde, otobüs firmalarının yeniden batı illerine sefer düzenlemeye başlayacağı ve talebin artacağı öngörülüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Yumaklı&amp;apos;dan orman köylülerine müjde</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-yumaklidan-orman-koeylulerine-mujde</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-yumaklidan-orman-koeylulerine-mujde</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 Aile Yılı kapsamında orman köylerinde yaşayan ailelere yönelik yeni destekleri açıkladı. Evlenen veya çocuk sahibi olan kadınlara mikrokredi hibesi, çiftçilere ücretsiz ve indirimli fidan desteği ile kooperatiflere tesis kurma yardımı gibi birçok müjde verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/ibrahim-yumakli-kirsehirre-geliyor.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Yumaklıdan, orman, köylülerine, müjde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara - BHA

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 Aile Yılı kapsamında orman köylerinde ikamet eden ailelere yönelik önemli müjdeleri açıkladı. Bakan Yumaklı, bu yıl içinde evlenen veya çocuk sahibi olan kadınlara yönelik mikrokredi uygulamasında yüzde 50 hibe sağlanacağını duyurdu. Bu destekle, 70 bin liraya kadar kullanılabilecek kredilerin yarısını hibe olarak vereceklerini belirten Bakan Yumaklı, geri kalan kısmın ise faizsiz ve 4 yıl geri ödemeli olacağını ifade etti.

Ayrıca, süne böceğiyle mücadele eden çiftçilere ücretsiz fidan sağlanacağı ve tarlalarının kenarına rüzgâr perdesi yapmak isteyenlere destek olunacağı müjdesini verdi. Orman köylerindeki çiftçilere gelir getirici ve tıbbi aromatik tür fidanlarının yüzde 80 indirimle sunulacağını da belirten Bakan Yumaklı, çiftçi kooperatiflerinin ürünlerini paketleme, pazarlama ve depolama konularında destekleneceğini vurguladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da 4,1 büyüklüğünde deprem</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-41-buyuklugunde-deprem</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalyada-41-buyuklugunde-deprem</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Kumluca ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) depremin detaylarını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/depremm-2-9.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, 4, 1, büyüklüğünde, deprem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Antalya'nın Kumluca ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, deprem saat 16.52’de, yerin 24,21 kilometre derinliğinde kaydedildi. Merkez üssü Kumluca ilçesine 41 kilometre mesafede meydana gelen sarsıntı, çevre ilçelerde de hissedildi.

Öte yandan, dün Antalya’nın Alanya ilçesinde 3,9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mardin Midyat’a Ramazan Bayramı&amp;apos;nda yerli ve yabancı turist akını</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-midyata-ramazan-bayraminda-yerli-ve-yabanci-turist-akini</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-midyata-ramazan-bayraminda-yerli-ve-yabanci-turist-akini</guid>
<description><![CDATA[ Mardin, tarihi yapıları, kültürel mirası ve benzersiz atmosferiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Medeniyetler şehri olarak bilinen Mardin, her yıl olduğu gibi Ramazan Bayramı&#039;nda da yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4317.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Mardin, Midyat’a, Ramazan, Bayramında, yerli, yabancı, turist, akını</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MARDİN-BHA

Mardin, tarihi yapıları, kültürel mirası ve benzersiz atmosferiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Medeniyetler şehri olarak bilinen Mardin, her yıl olduğu gibi Ramazan Bayramı'nda da yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti. Bu bayram, özellikle Midyat ve çevresindeki bölgelerde büyük bir turist akını yaşandı. Hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen misafirler, Mardin’in mistik havasını solumak için adeta yarıştı.



OTELLER TAMAMEN DOLDU

Mardin, turizmin her geçen yıl artan bir ivme kazandığı şehirlerden biri. Ramazan Bayramı tatilinde, kentteki 60’ın üzerinde otelde doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı. 22 bin yatak kapasitesine sahip Mardin, turistlerin yoğun ilgisi karşısında büyük bir başarı elde etti. Başta Midyat olmak üzere, Mardin’in farklı bölgelerinde konaklama tesislerinin tamamen dolması, şehrin turizmdeki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.



Mardin halkı tarafından turistlere sunulan sıcak ve samimi karşılama, şehre gelenlerin burayı her yıl tekrar ziyaret etme isteğini artırıyor. Mardinliler, misafirperverlikleriyle ünlü olup, şehri ziyaret eden turistlere hem kültürel hem de tarihsel mirası daha yakından tanıtmaktan büyük bir mutluluk duyuyorlar. Özellikle Midyat’ta taş evlerde konaklama deneyimi ve taş işlemeciliği gibi yerel gelenekler, turistlerin ilgisini çekiyor.



MARDİN VE ÇEVRESİNDE TARİHİ GÜZELLİKLER

Mardin, sadece kendisiyle değil, çevresindeki illerle de büyük bir turistik çekim merkezi haline geliyor. Turistler, Mardin’i gezdikten sonra sırasıyla Batman, Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki tarihi yerleri de ziyaret ediyorlar. Bu şehirlerin tarihi yapıları, yöresel mutfağı ve kültürel dokusu, turistlerin hayranlıkla dile getirdiği unsurlar arasında. Mardin’in tarihi atmosferi, bölgedeki diğer illerle birleştirildiğinde, büyük bir medeniyetler turizmi potansiyeli ortaya çıkıyor.

Ramazan Bayramı tatilinde Mardin’i ziyaret eden turistler, Doğu Anadolu’nun farklı ve büyüleyici atmosferine hayran kalıyorlar. Doğu’nun mistik havası, geleneksel taş yapılar, dar sokaklar ve renkli pazarlar, gezginlerin fotoğraf karelerine yansıyan unutulmaz anılar arasında yer alıyor. Aynı zamanda, Mardin’in çok kültürlü yapısı, farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir şehir olarak ziyaretçilere farklı yaşam biçimlerini gözlemleme fırsatı sunuyor.



Mardin, tarih, kültür ve misafirperverliğin buluştuğu nadir şehirlerden biri olarak her geçen yıl daha fazla turistin ilgisini çekiyor. Ramazan Bayramı tatili, hem yerli hem de yabancı turistlerin bu kadim şehri keşfetmeleri için mükemmel bir fırsat sunuyor. Mardin’in büyülü atmosferi, sıcak halkı ve tarihi zenginlikleriyle, bölgedeki diğer illerle birlikte, Türk turizminin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu ilgi artışı, Mardin’in gelecekteki turizm potansiyelini daha da yükseltecektir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Şimşek memleketi Batman’da bayramı yaşadı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-memleketi-batmanda-bayrami-yasadi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-memleketi-batmanda-bayrami-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Arıca Köyü, komşu İlçe Midyat ve Batman’da ziyaretlerde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/i-m-g-4303.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Şimşek, memleketi, Batman’da, bayramı, yaşadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BATMAN-BHA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Arıca Köyü, komşu İlçe Midyat ve Batman’da ziyaretlerde bulundu. Ramazan Bayramı öncesinde memleketi Batman’a gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, önce Gercüş ilçe mezarlığında babası H. Hüseyin Şimşek’in mezarı başında dua etti.


Beraberinde ağabeyleri Ekrem ve Ahmet Şimşek ile babasının mezarını ziyaret etti.  Bakan Şimşek, daha sonra Arıca (Kefre) köyünde annesi Mehdiye Şimşek’in mezarında okunan Yasin-i Şerif’in ardından dua etti. Köy sakinleriyle de bir arya gelen Bakan Şimşek sohbet etti. Köydeki çocuklarla da hatıra fotoğrafı çeken Bakan Şimşek, komşu İlçe Midyat’ta oturan ağabeyi Ekrem Şimşek’in evine de konuk oldu. Midyat ilçe Kaymakamlığı ve Belediye’ye de ziyaret gerçekleştiren Bakan Şimşek, iftarı Gercüş ilçesinde Belediye Başkanı Gündüz Günaydın’ın evinde açtı.



BAYRAM ARİFESİ BAŞKENT'E GİTTİ

Arıca Köyü'nde, köy sakinleri ve çocuklarla bir araya gelen Bakan Şimşek, çocukluğunun geçtiği köyde hasret giderdi. Yaşlı vatandaşlarla da sohbet eden Bakan Şimşek, Batman’da da bir dizi incelemelerde bulundu. Bakan Şimşek, bayram arifesinde Necat Nasıroğlu Külliyesi çevresindeki ikinci Millet Bahçesi’nde Vali ve Belediye Başkan Vekili Ekrem Canalp, Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ve bazı yöneticilerle incelemelerde bulundu. Vali Canalp, ikinci Millet Bahçesi projesi çalışmaları hakkında brifing verdiği Bakan Şimşek’e, Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya da eşlik etti. Memleketi Batman’da moral bulan Bakan Şimşek, bayram arifesinde Ankara’ya gitti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzonspor U19, UEFA Gençlik Ligi&amp;apos;nde Inter’i 1&amp;0 yenerek yarı finale yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trabzonspor-u19-uefa-genclik-liginde-interi-1-0-yenerek-yari-finale-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trabzonspor-u19-uefa-genclik-liginde-interi-1-0-yenerek-yari-finale-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzonspor U19 Takımı, UEFA Gençlik Ligi çeyrek finalinde İtalya’nın köklü kulübü Inter U19’u 1-0 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/04/c-6.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:53:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trabzonspor, U19, UEFA, Gençlik, Liginde, Inter’i, 1-0, yenerek, yarı, finale, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Trabzonspor U19 Takımı, UEFA Gençlik Ligi çeyrek finalinde İtalya’nın köklü kulübü Inter U19’u 1-0 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Papara Park’ta saat 18.00’de başlayan tarihi karşılaşma, Türkiye genelindeki futbolseverler tarafından büyük ilgiyle takip edildi. TRT SPOR’dan canlı yayınlanan mücadelede Trabzonspor, seyircisi önünde etkileyici bir galibiyet elde etti.

İlk yarısı 0-0 berabere tamamlanan maçta, Inter U19 39. dakikada penaltı kazandı. Ancak Trabzonspor’un genç kalecisi Erol Can Çolak, harika bir refleksle topu kurtararak gol şansına izin vermedi. Bu kritik an, maçın kaderini belirleyen faktörlerden biri oldu.

İkinci yarıda sahaya giren Ekrem Terzi, 77. dakikada attığı golle Trabzonspor U19’un 1-0’lık üstünlüğü yakalamasını sağladı. Bu gol, bordo-mavili ekibi UEFA Gençlik Ligi yarı finaline taşıyan gol olarak kayıtlara geçti.

SEYİRCİ REKORU KIRILDI

Bu unutulmaz gece, Trabzonspor taraftarlarının büyük desteğiyle taçlandı. UEFA Gençlik Ligi'nde seyirci rekoru kırıldı. Trabzonspor taraftarları, 40.368 kişilik coşkulu bir kalabalıkla yeni bir rekora imza atarak önceki rekoru, 32.510 seyirciyle Krasnodar ve Real Madrid arasındaki maçta kıran sayıyı geride bıraktı. Bu da Trabzonspor’un genç takımının başarısının sadece sahada değil, tribünlerde de büyük yankı uyandırdığını gösterdi.

YARI FŞNALDE RAKİP SALZBURG

Trabzonspor U19, bu zaferin ardından UEFA Gençlik Ligi yarı finalinde Avusturya'nın Salzburg U19 takımıyla karşılaşacak. Yarı final mücadelesi, 25 Nisan 2025 tarihinde İsviçre’nin Nyon şehrinde tarafsız sahada oynanacak. 

Trabzonsporlu futbolcular maçtan sonra kısa süre önce hayatını kaybeden Volkan Konak'ı andı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara’da yaşamak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankarada-yasamak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankarada-yasamak</guid>
<description><![CDATA[ Büyük kentlerde yaşamanın artıları saymakla bitmez.

Tabii eksileri de…

Artı yönlere verilecek örneğin başında, hatta ilk sırasında kentin sunduğu ekonomik fırsatlar gelir.

Büyük kentlerin sunduğu ekonomik fırsatlar. İş olanakları, kariyer gelişimi ve finansal kazançlar, büyük kentlerde yaşamak için cazip birer nedendir.

İş olanakları ve ekonomik büyüme açısından zengin kaynaklar sunan büyük kentler, kültürel etkinlikler ve sosyal yaşam olanakları bakımından da öne çıkar.

Söz konusu zenginliklerin yanı sıra bazı olumsuz yanları da vardır büyük kentte yaşamanın.

Örneğin ulaşım sorunu.

Ankara özelinde toplu taşıma sisteminin yetersizliği, trafikte yaşanan kaos bu olumsuzluğa örnek teşkil eder

Bir başka sorun da aile bütçesi ile ilgilidir: Büyük kentlerde yaşam maliyeti genellikle daha yüksektir. Kira, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanması, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için sorun oluşturur.

Pek çok aile söz konusu sorunların ağırlığı yüzünden çareyi yaşam koşullarının daha elverişli olduğu kentlere göçte aramaktadır.

Ankara özelinde bu durumdaki aileleri göçe zorlayan nedenleri şöyle sıralamak mümkün:

-Konut kiralarının yüksekliği: Ankara&#039;da kiralar aile bütçelerini sarsacak boyutlara ulaşmış durumda.

-İklim koşulları: Ankara&#039;da karasal iklim hakim olduğu için kış mevsimi oldukça sert geçer. Bu da, özellikle kış aylarında ısınma giderlerinin artmasına, dolayısıyla ekonomik zorluklara neden olur.

-İş imkanlarının yetersizliği: Ankara’daki, iş fırsatları İstanbul ve bazı diğer büyük şehirlerle karşılaştırıldığında daha sınırlıdır.

-Sağlık hizmetleri: Ankara, sağlık hizmetleri açısından genellikle iyi bir altyapıya sahip olsa da, bu hizmetlere erişimde bazen zorluklarla karşılaşılabiliyor. Hastane koridorlarında zaman zaman kuyruklar oluşabiliyor. Yoğunluk nedeniyle randevu sistemi yetersiz kalıyor.

Büyük kentlerde yaşamak zordur…

Ankara’da yaşamak da…

Ekonomik koşulların ağırlığı yüzünden Ankara cazibe merkezi olma hüviyetinden giderek uzaklaşmaktadır.

Yaşam koşullarının ağırlığı özellikle dar gelirli kesimleri yeni diyarlara göçe zorlamaktadır.

Çaresizlik, zorunlu kaçışı körüklemektedir.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankara’da, yaşamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Büyük kentlerde yaşamanın artıları saymakla bitmez.

Tabii eksileri de…

Artı yönlere verilecek örneğin başında, hatta ilk sırasında kentin sunduğu ekonomik fırsatlar gelir.

Büyük kentlerin sunduğu ekonomik fırsatlar. İş olanakları, kariyer gelişimi ve finansal kazançlar, büyük kentlerde yaşamak için cazip birer nedendir.

İş olanakları ve ekonomik büyüme açısından zengin kaynaklar sunan büyük kentler, kültürel etkinlikler ve sosyal yaşam olanakları bakımından da öne çıkar.

Söz konusu zenginliklerin yanı sıra bazı olumsuz yanları da vardır büyük kentte yaşamanın.

Örneğin ulaşım sorunu.

Ankara özelinde toplu taşıma sisteminin yetersizliği, trafikte yaşanan kaos bu olumsuzluğa örnek teşkil eder

Bir başka sorun da aile bütçesi ile ilgilidir: Büyük kentlerde yaşam maliyeti genellikle daha yüksektir. Kira, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanması, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için sorun oluşturur.

Pek çok aile söz konusu sorunların ağırlığı yüzünden çareyi yaşam koşullarının daha elverişli olduğu kentlere göçte aramaktadır.

Ankara özelinde bu durumdaki aileleri göçe zorlayan nedenleri şöyle sıralamak mümkün:

-Konut kiralarının yüksekliği: Ankara'da kiralar aile bütçelerini sarsacak boyutlara ulaşmış durumda.

-İklim koşulları: Ankara'da karasal iklim hakim olduğu için kış mevsimi oldukça sert geçer. Bu da, özellikle kış aylarında ısınma giderlerinin artmasına, dolayısıyla ekonomik zorluklara neden olur.

-İş imkanlarının yetersizliği: Ankara’daki, iş fırsatları İstanbul ve bazı diğer büyük şehirlerle karşılaştırıldığında daha sınırlıdır.

-Sağlık hizmetleri: Ankara, sağlık hizmetleri açısından genellikle iyi bir altyapıya sahip olsa da, bu hizmetlere erişimde bazen zorluklarla karşılaşılabiliyor. Hastane koridorlarında zaman zaman kuyruklar oluşabiliyor. Yoğunluk nedeniyle randevu sistemi yetersiz kalıyor.

Büyük kentlerde yaşamak zordur…

Ankara’da yaşamak da…

Ekonomik koşulların ağırlığı yüzünden Ankara cazibe merkezi olma hüviyetinden giderek uzaklaşmaktadır.

Yaşam koşullarının ağırlığı özellikle dar gelirli kesimleri yeni diyarlara göçe zorlamaktadır.

Çaresizlik, zorunlu kaçışı körüklemektedir. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Köln&amp;apos;ün Türk caddesinde Türkler ve Almanlar sokak iftarında bir araya geldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/koelnun-turk-caddesinde-turkler-ve-almanlar-sokak-iftarinda-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/koelnun-turk-caddesinde-turkler-ve-almanlar-sokak-iftarinda-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;nın Köln kentinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı, &quot;Küçük İstanbul&quot; olarak bilinen Keup Caddesi&#039;nde düzenlenen sokak iftarında, Türkler ve Almanlar aynı sofrada buluştu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-8a00254ff15919327989866383be4c50.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kölnün, Türk, caddesinde, Türkler, Almanlar, sokak, iftarında, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İftar programı, 8'i Türk 10 kişinin ölümüne neden olan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün 9 Haziran 2004'te bombalı saldırı düzenlediği Keup Caddesi'nde yapıldı.

Caddenin Türk esnafının katkısıyla düzenlenen, şehrin yerel yöneticilerinin de katıldığı iftarda yaklaşık 1500 kişi bir araya geldi.

Keup Caddesi Esnaf Birliği Başkanı Bünyamin Köksoy, yaptığı konuşmada, toplumun farklı kesimlerinden insanların burada barış ve hoşgörü için bir araya geldiğini ancak birçok insanın hala ırkçılık ve ayrımcılıkla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Irkçılık ve ayrımcılığa karşı durmanın ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Köksoy, NSU terör saldırılarında yaşamını yitirenleri andı.

500 metre uzunluğundaki alana kurulan masalarda yemekler yenildi, konuşmalarda birlik, beraberlik mesajları verildi.

CADDEDE TERÖR SALDIRISI DÜZENLENMİŞTİ

Terör örgütü NSU, 2000-2007 yıllarında işlediği ırkçı cinayetlerin yanı sıra Keup Caddesi'nde bombalı saldırı düzenleyerek, Türklerin yoğun olarak yaşadığı bu bölgede kitlesel ölümler planlamıştı.

NSU tarafından 9 Haziran 2004 tarihinde düzenlenen çivili bomba saldırısında ölen olmamış ancak 5,5 kilogram ağırlığındaki bombayla etrafa saçılan yaklaşık 700 çivinin isabet etmesi sonucu 6'sı ağır 22 kişi yaralanmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekonomide yaşananlar burada kalır mı?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomide-yasananlar-burada-kalir-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomide-yasananlar-burada-kalir-mi</guid>
<description><![CDATA[ 10 Mart 2025 günü Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı&#039;nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide önemli gelişmeler kaydedildiğini belirterek, &quot;Cari açığımız azaldı, işsizlik düştü, kişi başı milli gelir 15 bin doları geçti, inşallah enflasyonu yine tek haneli rakamlara indireceğiz&quot; dedi.

Ekonomide umut verici haberlerin alındığını söyleyen Erdoğan. &quot;Milli gelirimiz 1,3 trilyon doları kişi başı milli gelir 15 bin doları geçti. Türkiye 2024&#039;te yüzde 3,2 büyüdü. Merkez Bankamızın rezervleri 165 milyar doları aştı. Deprem yaralarını sarmak için 75 milyar dolar harcandı. 2024&#039;te cari açık milli gelirin binde 8&#039;ine indirdik. Borç yükümüz hafifledi, risk primimiz düştü. Reel sektörün ekonomiye güveni yükselmeye başladı. İstihdam oranlarımız yükseliyor. Mayıs 2023&#039;ten bu yana 1 milyondan fazla yeni istihdam oluşturduk. Şubat ayında enflasyon yüzde 39&#039;a geriledi” diye devam etti.

8 gün sonra 18 Mart tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasi ile başlayan ve 23 Mart tarihindeki tutuklanmasına kadar giden süredeki haftadan itibaren aylardır 36 TL seviyesinde tutulan dolar/TL kuru hızla yükselerek önce 39, ardından 41 TL&#039;yi gördü. Euro/TL kuru 45 TL&#039;ye çıkarken, gram altın 4000 TL’yi aştı. Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcıların sert satışları nedeniyle devre kesici devreye girdi ve işlemler aralıklı olarak durduruldu. TL’nin hızla değer kaybetmesi, Türkiye’nin ekonomik görünümünü de olumsuz etkiledi.

Böylece söz konusu tarihlerde yaşananlar piyasalar üzerinde ciddi riskler yarattı. En önemlisi ise borsada yaşandı.

Çünkü borsa ilk gün yüzde 8.72’lerde olmak üzere hafta sonuna kadar yüzde 16’larda küçük yatırımcılara zarar ettirdi. Şirketlerin piyasadan faizsiz elde ettiği borsaya giren kaynakları eridi. Böylece şirketlerin varlıkları zarar görürken, piyasa değerlerinin 2 trilyon lira o günkü kurla yaklaşık 50 milyar dolar dolar eridiği dile getirildi.

Daha önemlisi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in son 2 yıldır düzeltmeye çalıştığı ekonomideki bütün birikimler yerle yeksan oldu. Yabancı yatırımcı çekmeye çalışalım diye yaptığı bütün uğraşlar, yaşananlar nedeniyle yabancıların gözünde ‘hukukunuz sorunlu’ya dönüştü.

Bir önemli durum ise yabancılardan yapılacak olan borçlanma faizinde oluştu. Ciddi şekilde yükseldi. Gösterge faizi yüzde 37,09’dan yüzde 44,60’a yükseldi. Bu durumun Hazine’nin borçlanma maliyetini 7,51 puan arttırmasına yol açtığı hesap ediliyor.

Türkiye’nin risk primindeki (CDS) yükselişe ne demeli. CDS priminin 250 baz puandan 328 baz puana çıktı. Bu da dış borçlanma maliyetlerini artırdı, artırmaya da devam edecek.

Merkez Bankası kuru kontrol altında tutmak için piyasaya 25 milyar dolar arası söylenen döviz satışı yapmak zorunda kaldı. Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği Merkez Bankası’nın 165 milyar dolar rezervinden yaklaşık 25 milyar dolarlık bir azalma yaşandı. Merkez Bankası, rezervlerdeki erimeyi ve risk primindeki yükselişi frenlemek için olağan dışı toplantılar yaparak faiz koridorunu genişletmek zorunda kaldı. Gecelik borç verme faizini yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükseltti.

Borsada daha ilk haftada bankacılık sektörünün hisselerinde yüzde 9’lar seviyesinde düşüşler oldu. Bu da sektörün toplamda yüzde 25 civarında değer kaybına uğraması anlamına geldi.

Şimdi önümüzdeki günlerde uzun bir süredir Türkiye ekonomisini ‘yatırım yapılması riskli ülke’ notuna getirmek için fırsat kollayan, böylece daha yüksek oranlar üzerinden para satma fırsatçılığı için el ovuşturan kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları gelecek.

Söyleyin, ekonomide yaşananlar burada kalır mı? ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ekonomide, yaşananlar, burada, kalır, mı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[10 Mart 2025 günü Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide önemli gelişmeler kaydedildiğini belirterek, "Cari açığımız azaldı, işsizlik düştü, kişi başı milli gelir 15 bin doları geçti, inşallah enflasyonu yine tek haneli rakamlara indireceğiz" dedi.

Ekonomide umut verici haberlerin alındığını söyleyen Erdoğan. "Milli gelirimiz 1,3 trilyon doları kişi başı milli gelir 15 bin doları geçti. Türkiye 2024'te yüzde 3,2 büyüdü. Merkez Bankamızın rezervleri 165 milyar doları aştı. Deprem yaralarını sarmak için 75 milyar dolar harcandı. 2024'te cari açık milli gelirin binde 8'ine indirdik. Borç yükümüz hafifledi, risk primimiz düştü. Reel sektörün ekonomiye güveni yükselmeye başladı. İstihdam oranlarımız yükseliyor. Mayıs 2023'ten bu yana 1 milyondan fazla yeni istihdam oluşturduk. Şubat ayında enflasyon yüzde 39'a geriledi” diye devam etti.

8 gün sonra 18 Mart tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasi ile başlayan ve 23 Mart tarihindeki tutuklanmasına kadar giden süredeki haftadan itibaren aylardır 36 TL seviyesinde tutulan dolar/TL kuru hızla yükselerek önce 39, ardından 41 TL'yi gördü. Euro/TL kuru 45 TL'ye çıkarken, gram altın 4000 TL’yi aştı. Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcıların sert satışları nedeniyle devre kesici devreye girdi ve işlemler aralıklı olarak durduruldu. TL’nin hızla değer kaybetmesi, Türkiye’nin ekonomik görünümünü de olumsuz etkiledi.

Böylece söz konusu tarihlerde yaşananlar piyasalar üzerinde ciddi riskler yarattı. En önemlisi ise borsada yaşandı.

Çünkü borsa ilk gün yüzde 8.72’lerde olmak üzere hafta sonuna kadar yüzde 16’larda küçük yatırımcılara zarar ettirdi. Şirketlerin piyasadan faizsiz elde ettiği borsaya giren kaynakları eridi. Böylece şirketlerin varlıkları zarar görürken, piyasa değerlerinin 2 trilyon lira o günkü kurla yaklaşık 50 milyar dolar dolar eridiği dile getirildi.

Daha önemlisi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in son 2 yıldır düzeltmeye çalıştığı ekonomideki bütün birikimler yerle yeksan oldu. Yabancı yatırımcı çekmeye çalışalım diye yaptığı bütün uğraşlar, yaşananlar nedeniyle yabancıların gözünde ‘hukukunuz sorunlu’ya dönüştü.

Bir önemli durum ise yabancılardan yapılacak olan borçlanma faizinde oluştu. Ciddi şekilde yükseldi. Gösterge faizi yüzde 37,09’dan yüzde 44,60’a yükseldi. Bu durumun Hazine’nin borçlanma maliyetini 7,51 puan arttırmasına yol açtığı hesap ediliyor.

Türkiye’nin risk primindeki (CDS) yükselişe ne demeli. CDS priminin 250 baz puandan 328 baz puana çıktı. Bu da dış borçlanma maliyetlerini artırdı, artırmaya da devam edecek.

Merkez Bankası kuru kontrol altında tutmak için piyasaya 25 milyar dolar arası söylenen döviz satışı yapmak zorunda kaldı. Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği Merkez Bankası’nın 165 milyar dolar rezervinden yaklaşık 25 milyar dolarlık bir azalma yaşandı. Merkez Bankası, rezervlerdeki erimeyi ve risk primindeki yükselişi frenlemek için olağan dışı toplantılar yaparak faiz koridorunu genişletmek zorunda kaldı. Gecelik borç verme faizini yüzde 44’ten yüzde 46’ya yükseltti.

Borsada daha ilk haftada bankacılık sektörünün hisselerinde yüzde 9’lar seviyesinde düşüşler oldu. Bu da sektörün toplamda yüzde 25 civarında değer kaybına uğraması anlamına geldi.

Şimdi önümüzdeki günlerde uzun bir süredir Türkiye ekonomisini ‘yatırım yapılması riskli ülke’ notuna getirmek için fırsat kollayan, böylece daha yüksek oranlar üzerinden para satma fırsatçılığı için el ovuşturan kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları gelecek.

Söyleyin, ekonomide yaşananlar burada kalır mı?]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kremlin: Rusya ve ABD Karadeniz&amp;apos;de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması konusunda anlaşmaya vardı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kremlin-rusya-ve-abd-karadenizde-seyrusefer-guvenliginin-saglanmasi-konusunda-anlasmaya-vardi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kremlin-rusya-ve-abd-karadenizde-seyrusefer-guvenliginin-saglanmasi-konusunda-anlasmaya-vardi</guid>
<description><![CDATA[ Kremlin, Rusya ile ABD&#039;nin Karadeniz&#039;de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve Rus gıda ürünlerine yönelik kısıtlamaların hafifletilmesi konusunda anlaşmaya vardığını, uygulama için bazı yaptırımların hafifletilmesi gerektiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-e9e6ac041577df607cb9b471ccab76fb.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kremlin:, Rusya, ABD, Karadenizde, seyrüsefer, güvenliğinin, sağlanması, konusunda, anlaşmaya, vardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kremlin, Rusya ve ABD uzmanları arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da dün yapılan müzakerelerin ardından yazılı açıklama yaptı.

Rusya ve ABD'nin, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve ticari gemilerin askeri amaçlarla kullanılmasının önlenmesini içeren Karadeniz Girişiminin uygulanmasını kabul ettiğine dikkat çekilen açıklamada, ABD'nin, Rus tarım ve gübre ihracatının dünya pazarına erişiminin yeniden sağlanmasına yardımcı olması konusunda destek vereceği kaydedildi.

ABD'nin Rusya için nakliye sigortası maliyetini düşüreceği, bu tür işlemler için limanlara ve ödeme sistemlerine erişimi kolaylaştıracağı ifadesine yer verilen açıklamada, üzerinde anlaşma sağlanan söz konusu maddelerin yürürlüğe girmesi için bazı yerine getirilmesi gereken şartlar bulunduğu belirtildi.

Rusya Tarım Bankası (Rosselkhozbank) ve tarım ürünlerinin ticaretinde yer alan diğer finans kurumlarına yönelik kısıtlamaların kaldırılması gerektiğine işaret edilen açıklamada, ABD'nin ticarete yönelik finansmanla ilgili kısıtlamaları iptal etmesinin de şartlar arasında yer aldığı aktarıldı.

Açıklamada, Rusya'ya yönelik liman hizmetlerinin, tarım makinelerinin yanı sıra gıda ve gübre üretiminde yer alan diğer malların tedarikine ilişkin kısıtlamaların kaldırılmasının da şartlar arasında bulunduğunun altı çizildi.

İki ülke liderleri arasında Rusya ve Ukrayna'daki enerji tesislerine yapılan saldırıların durdurulmasına yönelik önlemler alınması konusunda da anlaşmaya varıldığının kaydedildiği açıklamada, anlaşmaya uyulmaması halinde tarafların anlaşmadan çekilebileceği belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM&amp;apos;den Suriye&amp;apos;ye yönelik yaptırımların yumuşatılması için uluslararası topluma çağrı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bmden-suriyeye-yoenelik-yaptirimlarin-yumusatilmasi-icin-uluslararasi-topluma-cagri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bmden-suriyeye-yoenelik-yaptirimlarin-yumusatilmasi-icin-uluslararasi-topluma-cagri</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), Suriye&#039;de ekonomik toparlanma için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç olduğunu belirterek, ülkeye yönelik yaptırımların yumuşatılması çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-1147ddb9b2246353a56e0c5f4c9e24e3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>BMden, Suriyeye, yönelik, yaptırımların, yumuşatılması, için, uluslararası, topluma, çağrı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BM Güvenlik Konseyinde (BMGK), Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen’in başkanlığında Suriye’deki insani ve siyasi duruma ilişkin oturum düzenlendi.

Burada üye ülkeleri Suriye'deki gelişmelere ilişkin bilgilendiren BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Suriye'de Beşşar Esed rejiminin düşüşü ve tarihte yeni bir sayfa açılmasının üzerinden yaklaşık 4 ay geçtiğini belirtti.

Pedersen, 14 yıl süren ihtilaf ile "tek adam yönetiminin" etkilerinin çok büyük olduğuna dikkati çekerek, aynı zamanda Suriye halkının karşılaştığı mevcut sınamaların da büyük olduğunu ifade etti.

Devrik Beşşar Esed rejimi unsurlarının Suriye güvenlik güçlerine saldırdığını anımsatan Pedersen, aynı zamanda İsrail'in Suriye'nin farklı bölgelerine yönelik saldırılarının sürdüğünü bildirdi.

Pedersen, İsrail'in tampon bölgesinde bazı noktalar inşa ettiğini de duyurduğunu belirterek, bunun 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın ihlali olduğunun altını çizdi.

İsrailli yetkililerin "Suriye'de kalmaya yönelik beyanlarının" endişe verici olduğunu kaydeden Pedersen, "BMGK'nin İsrail'in yükümlülüklerini yerine getirmesini, mevcudiyetinin geçici olmasını ve Suriye'nin egemenlik, toprak bütünlüğü, birliği ve bağımsızlığına saygı duymasını sağlamaları çağrısında bulunuyorum." ifadesini kullandı.

Pedersen, "Suriye halkının ekonomik toparlanma için uluslararası toplumun desteğine ihtiyacı var. Bunun için de yaptırımların hızlı ve geniş bir şekilde yumuşatılması gerekiyor." vurgusunda bulundu.

Enerji, yatırım, finans, sağlık ve eğitim alanlarına yönelik yaptırımların yumuşatılması gerektiğine işaret eden Pedersen, bazı adımların atıldığını ancak çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Pedersen, Suriye'ye yaptırım uygulayan ülkelerin kısıtlamaların etkisini gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

"Çok daha fazla finansmana ihtiyaç var"

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher ise Suriye’deki gelişmelerin geçiş sürecinin kırılganlığını ve umutlarını gözler önüne serdiğini belirterek, "Kritik bir eşikteyiz." uyarısında bulundu.

İnsani yardımların genişletilmesi konusunda ilerleme kaydettiklerini aktaran Fletcher, "Sahadaki ekiplerimizin ve bizi destekleyenlerin çabaları sayesinde, kapsamlı insani yardımları genişletme konusunda ilerleme kaydediyoruz. Daha fazla güzergah üzerinden yardım ulaştırıyoruz." dedi.

Fletcher, düzenlenen operasyonlarla ciddi boyutta patlamamış mühimmat temizlendiğini kaydederek, bu çalışmaların Suriyelilerin evlerine geri dönebilmesi için hayati önem taşıdığını belirtti.

İnsani yardımlar için çok daha fazla finansmana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Fletcher, şunları ifade etti:

"Bu yıl hazirana kadar en zor durumda olan 8 milyon kişiye ulaşabilmek için 2 milyar dolar talep ettik. Ancak şu ana kadar yalnızca 155 milyon dolar, yani ihtiyaç duyulan miktarın yüzde 13’ü sağlandı. Finansman kesintileri, insani ihtiyaçların ortadan kalktığı anlamına gelmez."

Fletcher, Suriye'de 16 milyon insanın yeterli gıda, su, barınak ve ilaca erişimi olmadığına işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"14 yıl süren ihtilaf ve yıkımın ardından Suriyeliler ancak 14 haftadır daha iyi bir gelecek inşa etme yolunda ilerliyor. Kaydettikleri mesafe, umutlanmak için gerçek bir neden sunuyor. Ancak vakit daralıyor. Sorunları gözlemlemek yerine çözüm üretelim. Tereddüdün bedeli, kararlı hareket etmenin riskinden daha ağırdır."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Layığımızı bulduk!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/layigimizi-bulduk</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/layigimizi-bulduk</guid>
<description><![CDATA[ Layığını bulmak, çok sevdiğim bir deyimdir. Aslında hem olumsuz hem de olumlu iki anlam taşıyan bu deyimi Altın jenerasyonunu yakalamış millilerimiz için olumsuzunu kullanmak yaraşır mı? Elbette ki hayır.

İlki 2018’de düzenlenen Uluslar Ligine B klasmanında başladık. 2020-21’de maalesef C ligine düştük, şöyle bir kendimize geldik ve bir sezon sonra yeniden B’ye terfi ettik. Aslında 2024-25 Uluslar Liginin 4. Grubunda son 2 haftaya kadar liderken son 2 maçımızda Galler beraberliği ve Karadağ karşısındaki şok yenilgiyle A klasmanına direkt çıkma şansımızı kendi elimizle tepmiştik.

Ama bir şansımız daha vardı. A ligi 3. Grubunu 3.sırada bitiren son dönemlerin başarılı ekibi Macaristan ile Avrupa’nın layık olduğumuz üst klasmanında yer almak için play-off mücadelesi verecektik. İlk maçımızda kora kor mücadeleyi seven Macarlara İstanbul’da öyle kolay lokma olmadığımızı 3-1 ile göstermiştik.

3 gün sonra Budapeşte’nin 67 bin kişilik Puskas Arenasında müthiş bir atmosfer bekliyordu. Macarların da daha temaslı ve sertlik derecesi daha yüksek bir mücadele ile bizi yıldırarak, yitirdikleri avantajı lehlerine çevirme amacındaydı.

Nitekim maça başlangıç aynen beklediğimiz gibi oldu. İnanılmaz sert bir futbolla bizim çocukları sindirmek istediler…İlk 30 dakika, çok iyi savunma yaptık, Eren Elmalı ve Uğurcan’ın bir dakika içinde arka arkaya önemli müdahaleleriyle gole izin vermemeleri skoru sabit tutmamızı sağladı. Arda Güler’in de dediği gibi Türk milli formasını giyeni kimsenin korkutamayacağını sahada ön plana çıkaran İsmail’in kazandırdığı penaltıyı, oyun liderliğini üstlenmiş maestromuz Hakan, kritik anda gole çevirince rahatladık. Bu da bize hemen ardından Oğuz’un müthiş asistiyle korkusuz Ardamızın ayağıyla ikinci golü getirdi. Yani 2 dakika içinde attığımız gollerle gaddar Macarların ipini çekip, Puskas Arenasının da sesini kısmış olduk.

Sonra ne mi yaptık… Son derece akıllı bir şekilde oynadık, geriye yaslanmadık, Kaptan Hakan’ın önderliğinde oyunu istediğimiz gibi yönlendirdik, Oğuz ve Mert’in getirdiği toplarla kaleyi yokladık. Montella’nın 2.yarıda ki hamleleri de çok yerindeydi. Sarı kartlı İsmail’i Salih Özcan ile, Arda ve Kerem’i İrfan Can ve Barış Alper’le, ilk 2 maçında 3 asist yapma başarısı gösteren Oğuz’u da Deniz Gül ile değiştirmesi de son derece akıllıcaydı. Son dakikada Barış -Abdülkerim ortaklığı da maçın skorunu belirledi.

Bizim çocuklardan oynadığının hakkını vermeyen hiçbir kimse yoktu.  En az görüneni dahi son derece yararlı katkı verdi, maçın seyrini değiştirdi. Ama Hakan Çalhanoğlu’nu en yükseğe çıkarmazsak hakkını yemiş oluruz, sahada kaptanımız kadar dört dörtlük olan bir isim de Alman hakem Felix Zwayer’dı. Dürüst, tarafsız ve iyi yönetim, bizim çocukların da kalitesi de o oranda yükseliyor.

Bu arada genelde eleştirdiğimiz A Milli Takım Teknik Direktörümüz Vincenzo Montella’yı da her iki maçta da gerek kadro tercihlerinde, oyun anlayışında ve yaptığı yerinde müdahalelerle, gerekse genç yetenekleri monte etmekle gösterdiği başarıdan dolayı yürekten kutluyorum. Grupta son 2 maçtaki hatalarıyla A ligine direkt yükselmemizi engellemesini de, 19 yıldır deplasmanda yenemediğimiz Macarlara karşı aldığı bu müthiş zaferle affettirmiş oldu.

Sonunda altın jenerasyonumuz layığını buldu ve ülkemizi de olması gereken yere, A ligine yükseltti. Avrupa’nın en iyi 16 futbol ülkesi arasında olmak sadece itibar kazandırmayacak hem FİFA’da sıralamamızı yükseltecek ve hem de gelecek Avrupa şampiyonasında alacağı sonuçlarla ilk 2 torbanın içinde yer almamızı sağlayacak.

Darısı Dünya Kupası elemelerindeki maçlarımıza…                                                                   ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Layığımızı, bulduk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Layığını bulmak, çok sevdiğim bir deyimdir. Aslında hem olumsuz hem de olumlu iki anlam taşıyan bu deyimi Altın jenerasyonunu yakalamış millilerimiz için olumsuzunu kullanmak yaraşır mı? Elbette ki hayır.

İlki 2018’de düzenlenen Uluslar Ligine B klasmanında başladık. 2020-21’de maalesef C ligine düştük, şöyle bir kendimize geldik ve bir sezon sonra yeniden B’ye terfi ettik. Aslında 2024-25 Uluslar Liginin 4. Grubunda son 2 haftaya kadar liderken son 2 maçımızda Galler beraberliği ve Karadağ karşısındaki şok yenilgiyle A klasmanına direkt çıkma şansımızı kendi elimizle tepmiştik.

Ama bir şansımız daha vardı. A ligi 3. Grubunu 3.sırada bitiren son dönemlerin başarılı ekibi Macaristan ile Avrupa’nın layık olduğumuz üst klasmanında yer almak için play-off mücadelesi verecektik. İlk maçımızda kora kor mücadeleyi seven Macarlara İstanbul’da öyle kolay lokma olmadığımızı 3-1 ile göstermiştik.

3 gün sonra Budapeşte’nin 67 bin kişilik Puskas Arenasında müthiş bir atmosfer bekliyordu. Macarların da daha temaslı ve sertlik derecesi daha yüksek bir mücadele ile bizi yıldırarak, yitirdikleri avantajı lehlerine çevirme amacındaydı.

Nitekim maça başlangıç aynen beklediğimiz gibi oldu. İnanılmaz sert bir futbolla bizim çocukları sindirmek istediler…İlk 30 dakika, çok iyi savunma yaptık, Eren Elmalı ve Uğurcan’ın bir dakika içinde arka arkaya önemli müdahaleleriyle gole izin vermemeleri skoru sabit tutmamızı sağladı. Arda Güler’in de dediği gibi Türk milli formasını giyeni kimsenin korkutamayacağını sahada ön plana çıkaran İsmail’in kazandırdığı penaltıyı, oyun liderliğini üstlenmiş maestromuz Hakan, kritik anda gole çevirince rahatladık. Bu da bize hemen ardından Oğuz’un müthiş asistiyle korkusuz Ardamızın ayağıyla ikinci golü getirdi. Yani 2 dakika içinde attığımız gollerle gaddar Macarların ipini çekip, Puskas Arenasının da sesini kısmış olduk.

Sonra ne mi yaptık… Son derece akıllı bir şekilde oynadık, geriye yaslanmadık, Kaptan Hakan’ın önderliğinde oyunu istediğimiz gibi yönlendirdik, Oğuz ve Mert’in getirdiği toplarla kaleyi yokladık. Montella’nın 2.yarıda ki hamleleri de çok yerindeydi. Sarı kartlı İsmail’i Salih Özcan ile, Arda ve Kerem’i İrfan Can ve Barış Alper’le, ilk 2 maçında 3 asist yapma başarısı gösteren Oğuz’u da Deniz Gül ile değiştirmesi de son derece akıllıcaydı. Son dakikada Barış -Abdülkerim ortaklığı da maçın skorunu belirledi.

Bizim çocuklardan oynadığının hakkını vermeyen hiçbir kimse yoktu.  En az görüneni dahi son derece yararlı katkı verdi, maçın seyrini değiştirdi. Ama Hakan Çalhanoğlu’nu en yükseğe çıkarmazsak hakkını yemiş oluruz, sahada kaptanımız kadar dört dörtlük olan bir isim de Alman hakem Felix Zwayer’dı. Dürüst, tarafsız ve iyi yönetim, bizim çocukların da kalitesi de o oranda yükseliyor.

Bu arada genelde eleştirdiğimiz A Milli Takım Teknik Direktörümüz Vincenzo Montella’yı da her iki maçta da gerek kadro tercihlerinde, oyun anlayışında ve yaptığı yerinde müdahalelerle, gerekse genç yetenekleri monte etmekle gösterdiği başarıdan dolayı yürekten kutluyorum. Grupta son 2 maçtaki hatalarıyla A ligine direkt yükselmemizi engellemesini de, 19 yıldır deplasmanda yenemediğimiz Macarlara karşı aldığı bu müthiş zaferle affettirmiş oldu.

Sonunda altın jenerasyonumuz layığını buldu ve ülkemizi de olması gereken yere, A ligine yükseltti. Avrupa’nın en iyi 16 futbol ülkesi arasında olmak sadece itibar kazandırmayacak hem FİFA’da sıralamamızı yükseltecek ve hem de gelecek Avrupa şampiyonasında alacağı sonuçlarla ilk 2 torbanın içinde yer almamızı sağlayacak.

Darısı Dünya Kupası elemelerindeki maçlarımıza…                                                                  ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kavga</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kavga</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kavga</guid>
<description><![CDATA[ Ne zaman bir kavgaya tanık olsam, bizim mahallenin hızlı delikanlılarının, yaşıtları olan melek yüzlü çocuktan yedikleri dayak gelir aklıma….

Hem de ne dayak…

Gözleri mosmor, dudaklar patlak…

Gülerek anlatmışlardı….

Beşe karşı, bir…

“Ulan, oğlanın içinden canavar çıktı’’ diyorlar, bunu söylerken de kahkahalar atıyorlar, yere düşmemek için birbirlerine sarılıyorlardı.

Eee. Tanımadığın birine, hem de hiçbir neden yokken sataşırsan, bu tür sonuçlara da katlanacaksın.

Ummadığın taş baş yarar diye bir söz vardır ya o misal.

Bisikletiyle kendi halinde bir aşağı, bir yukarı turlayan melek yüzlü yaşıtına hiçbir sebep olmaksızın sataşırsan sonun böyle olur işte.

Sanki sokağın tapusu cebinizde…

Gözünüze kestirdiğiniz sarı saçlı oğlanın içinden bir canavar çıkar, alayınızı yerle bir eder…

Öyle balıklama dalmamak lazım her gördüğüne…

Bunun çetin ceviziyle karşılaşmak da var.

Bakın uzmanlar ne tavsiye ediyor böyle durumlar için:

-Sadece karşı tarafı ezmeye, küçük düşürmeye odaklanırsanız hedefinizden uzaklaşırsınız.

-Yüksek bir sesle, karşı tarafı suçlayarak başlıyorsanız bu tartışma alevlenerek büyük bir kavgaya dönüşecek demektir. Oysa yumuşak bir ses tonuyla istediğiniz şeyi dile getirerek başlamak tartışmanın büyük bir kavgaya dönüşmesini engeller.

-Niyetinizin ve isteğinizin ne olduğunu açık bir şekilde ifade edin.

- Mümkün olduğunca kendinizi dinlemeye ve ağzınızdan çıkan kelimeleri duymaya çalışın.

-Öfkeliyken önce derin bir nefes almaya, iş kötü bir noktaya doğru gidiyorsa en az beş dakikalık bir mola vermeye gayret edin.

-Ortak bir konuda buluşun. Esneyebileceğiniz ve esneyemeyeceğiniz alanları karşı tarafla paylaşın.

Yok hala inadım inat diyorsanız.

Aynaya bakıp son kavgadan sonraki halinizi görün…

Gördükçe gülün…

Güldükçe sarı saçlı çocuğu anımsayın ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kavga</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ne zaman bir kavgaya tanık olsam, bizim mahallenin hızlı delikanlılarının, yaşıtları olan melek yüzlü çocuktan yedikleri dayak gelir aklıma….

Hem de ne dayak…

Gözleri mosmor, dudaklar patlak…

Gülerek anlatmışlardı….

Beşe karşı, bir…

“Ulan, oğlanın içinden canavar çıktı’’ diyorlar, bunu söylerken de kahkahalar atıyorlar, yere düşmemek için birbirlerine sarılıyorlardı.

Eee. Tanımadığın birine, hem de hiçbir neden yokken sataşırsan, bu tür sonuçlara da katlanacaksın.

Ummadığın taş baş yarar diye bir söz vardır ya o misal.

Bisikletiyle kendi halinde bir aşağı, bir yukarı turlayan melek yüzlü yaşıtına hiçbir sebep olmaksızın sataşırsan sonun böyle olur işte.

Sanki sokağın tapusu cebinizde…

Gözünüze kestirdiğiniz sarı saçlı oğlanın içinden bir canavar çıkar, alayınızı yerle bir eder…

Öyle balıklama dalmamak lazım her gördüğüne…

Bunun çetin ceviziyle karşılaşmak da var.

Bakın uzmanlar ne tavsiye ediyor böyle durumlar için:

-Sadece karşı tarafı ezmeye, küçük düşürmeye odaklanırsanız hedefinizden uzaklaşırsınız.

-Yüksek bir sesle, karşı tarafı suçlayarak başlıyorsanız bu tartışma alevlenerek büyük bir kavgaya dönüşecek demektir. Oysa yumuşak bir ses tonuyla istediğiniz şeyi dile getirerek başlamak tartışmanın büyük bir kavgaya dönüşmesini engeller.

-Niyetinizin ve isteğinizin ne olduğunu açık bir şekilde ifade edin.

- Mümkün olduğunca kendinizi dinlemeye ve ağzınızdan çıkan kelimeleri duymaya çalışın.

-Öfkeliyken önce derin bir nefes almaya, iş kötü bir noktaya doğru gidiyorsa en az beş dakikalık bir mola vermeye gayret edin.

-Ortak bir konuda buluşun. Esneyebileceğiniz ve esneyemeyeceğiniz alanları karşı tarafla paylaşın.

Yok hala inadım inat diyorsanız.

Aynaya bakıp son kavgadan sonraki halinizi görün…

Gördükçe gülün…

Güldükçe sarı saçlı çocuğu anımsayın]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kirada beyannamesinde “götürü” yöntemi seçilirse …</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kirada-beyannamesinde-goeturu-yoentemi-secilirse</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kirada-beyannamesinde-goeturu-yoentemi-secilirse</guid>
<description><![CDATA[ Gelir vergisi beyan döneminde en çok tartışılan, merak edilen konuların başında kira gelirlerinin beyanı geliyor. Son yıllarda ev sahiplerinin kira gelirlerini beyan etmesine yönelik de yoğun çalışmalar yapılıyor.

Yazılarımda kira gelirinin beyanına yönelik detaylı bilgilendirme yapmaya çalışıyorum. Kira geliri beyan edilirken gerçek ya da götürü model seçilebiliyor. Eğer kiraya verdiğiniz konutla ilgili gösterebileceğiniz masraf, gider varsa gerçek gider yöntemini seçmek daha mantıklı. Ama eğer yoksa yüzde 15’lik götürü indirimi kullanarak beyanda bulunabilirsiniz. Bu yazımda kira gelirinin beyanında götürü modelin seçilmesine yönelik bir örnek vereceğim.

Ali bey, 2024 yılında konut olarak kiraya verdiği dairesinden 288 bin lira kazanmış olsun. Yine iş yeri olarak kiraya verdiği dairesinden aylık brüt 40 bin lira (aylık net kira tutarı 32 bin lira) toplamda brüt 480 bin lira kira geliri elde etsin. İş yeri için ödenen kira bedelleri üzerinden yüzde 20 stopaj kesiliyor. Bu durumda 96 bin lira kesinti yapılmış oluyor.

Ali bey bu geliri beyan ederken götürü gider yöntemini seçmeye karar veriyor. İşyeri kira gelirinde 2024 yılı için beyan sınırı 230 bin lira. Yani elde edilen gelir 230 bin lirayı aşarsa beyanname veriliyor. Ali beyin elde ettiği gelir toplamı (ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının toplamı) 2024 yılı için belirlenen 870 bin lirayı aşmadığı için kira gelirindeki 33 bin liralık istisnadan yararlanabiliyor.

İş yeri ile konuttan elde ettiği gelir toplamı 768 bin lira. 33 bin liralık istisna düşüldükten sonra 735 bin lira kalıyor. Götürü indirimi yüzde 15. 110 bin 250 lira da böylece düşüyor. Geriye 624 bin 750 lira kalıyor. Girdiği vergi dilimine göre yapılan hesaplama sonucunda gelir vergisi  150 bin 662 lira oluyor. İşyeri için ödediği 96 bin liralık stopaj düşüldükten sonra ödenecek vergi 54 bin 662 lira olarak belirleniyor. Tabii 672.40 liralık damga vergisinin ödenmesi gerektiği de hatırlatalım.   ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kirada, beyannamesinde, “götürü”, yöntemi, seçilirse, …</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Gelir vergisi beyan döneminde en çok tartışılan, merak edilen konuların başında kira gelirlerinin beyanı geliyor. Son yıllarda ev sahiplerinin kira gelirlerini beyan etmesine yönelik de yoğun çalışmalar yapılıyor.

Yazılarımda kira gelirinin beyanına yönelik detaylı bilgilendirme yapmaya çalışıyorum. Kira geliri beyan edilirken gerçek ya da götürü model seçilebiliyor. Eğer kiraya verdiğiniz konutla ilgili gösterebileceğiniz masraf, gider varsa gerçek gider yöntemini seçmek daha mantıklı. Ama eğer yoksa yüzde 15’lik götürü indirimi kullanarak beyanda bulunabilirsiniz. Bu yazımda kira gelirinin beyanında götürü modelin seçilmesine yönelik bir örnek vereceğim.

Ali bey, 2024 yılında konut olarak kiraya verdiği dairesinden 288 bin lira kazanmış olsun. Yine iş yeri olarak kiraya verdiği dairesinden aylık brüt 40 bin lira (aylık net kira tutarı 32 bin lira) toplamda brüt 480 bin lira kira geliri elde etsin. İş yeri için ödenen kira bedelleri üzerinden yüzde 20 stopaj kesiliyor. Bu durumda 96 bin lira kesinti yapılmış oluyor.

Ali bey bu geliri beyan ederken götürü gider yöntemini seçmeye karar veriyor. İşyeri kira gelirinde 2024 yılı için beyan sınırı 230 bin lira. Yani elde edilen gelir 230 bin lirayı aşarsa beyanname veriliyor. Ali beyin elde ettiği gelir toplamı (ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının toplamı) 2024 yılı için belirlenen 870 bin lirayı aşmadığı için kira gelirindeki 33 bin liralık istisnadan yararlanabiliyor.

İş yeri ile konuttan elde ettiği gelir toplamı 768 bin lira. 33 bin liralık istisna düşüldükten sonra 735 bin lira kalıyor. Götürü indirimi yüzde 15. 110 bin 250 lira da böylece düşüyor. Geriye 624 bin 750 lira kalıyor. Girdiği vergi dilimine göre yapılan hesaplama sonucunda gelir vergisi  150 bin 662 lira oluyor. İşyeri için ödediği 96 bin liralık stopaj düşüldükten sonra ödenecek vergi 54 bin 662 lira olarak belirleniyor. Tabii 672.40 liralık damga vergisinin ödenmesi gerektiği de hatırlatalım.  ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekonomide neler yaşanıyor?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomide-neler-yasaniyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ekonomide-neler-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaşamda en büyük değer zamandır. Ne yazık ki bizim toplum, zamanı en kötü biçimde tüketmeye en somut örnektir. Yıllar yorgun, biz de yorgunuzdur bu nedenle. Yakınırız sıklıkla; “Yıllar ne çabuk geçti o günler arasından” diyerek. Oysa zaman, gün, hafta, ay, yıl gibi dilimlere bölünmüştür.86 milyonluk ülkemde; “bugün ne yaptım” sorusuna yanıt arayanımız çok azdır. Eşim yakınır: ‘‘Günler bir lokma, koca hafta ne çabuk geçti!” Kimileri de ayları bekler, sayar. Ücrettir, maaştır, asker yolu beklemektir, okul kapanmasıdır hesabın konusu. Ya yıllar? Onu da en güzel şu şarkı sözü anlatır: “Erken ağardı saçlar, yılların günahı ne?

Zamlardan bu yıl da başımızı kaldıramadık. “Çok güzel şeyler olacak” dediler. “Çok güzel günler göreceğiz” dediler. Olmadı. Donkişot’un bile hayal edemeyeceği günlerden geçiyoruz. İşçi, memur, emekli, dul yetim, yılların ezilenleriydi. Bu ne karamsarlık demeyin! Bundan sonra daha da koşulların ağırlaşacağını, kurulacak düzenin bize daha neler yaşatacağının belirsizliği de belli oldu. Umarım yanılan ben olurum.

Türkiye’de sosyal ve siyasal yaşam giderek bir karabasana döndü “Bilinmezliklerle” kuşatılmış durumdayız. Olayları, olguları ne kadar kontrol edebiliyoruz? Hangi olasılıkları öngörebiliyoruz? Hiçbir şeyi kestirmenin olanağı yok. Bahtımızın rüzgârına pupa yelken açmış gidiyoruz. Gidiyoruz ama nereye? “Ah, bunu bir bilebilseydik!” Yeni kuşaklar ülkelerini felaketlerle anımsayacaklar gelecekte…

Aslında derin çelişkiler ülkesinin “zavallı bireyleri” durumundayız. Hukukun üstünlüğüne inanmış ülkemde, yasal süreçler derin girdaplarla dolu. Akıntının neresinde boğulma tehlikesi geçireceğimiz gizemini hâlâ koruyor.

Geleneksel kültürümüzün en uç dışavurumu kadın cinayetlerini nereye koyacağız? Hem insafsız zamların, hem de hudutsuz harcamaların kıskacındayız. Hatta fakirle zenginin bile aynı vergiyi ödediği bir ülke olduk. Geçmişte “Ekmek bulamazsanız pasta yiyin” öğüdünü verenlere; ülkemizdeki ekmek kuyruklarını hangi iktidar reva gördü diye sormak gerekiyor…

OECD raporu bakın biz Türkler için ne diyor? “Türkler mutsuz; çünkü çok çalışıyor, az kazanıyor, çok vergi ödüyor.” Bu da mı yalan? Bir hafta içinde Türkiye ekonomisine olan güveni yeniden artırmak için yapılan bütün hamleler boşa gitti. Borsada Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi Devreye girdi. Borsamız Pay Piyasasındaki tüm sıralarda, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören pay ve pay endekslerine dayalı sözleşmelerde ve Borçlanma Araçları Piyasası Pay Repo Pazarı’nda işlemler geçici olarak durduruldu. Borsa çöktü. Dolar ve altın uçtu. Yaşanan olaylar nedeniyle yükselen dövizi frenleyebilmek için Merkez Bankası son 3 günde yaklaşık 23 milyar dolar satmış. Bu nedenle önümüzdeki dönemde enflasyon ve işsizlikte artış olabileceğine işaret ediliyor. Yoksullaşmanın artacağı, iktidarın uyguladığı ekonomik programdan beklediği sonucun ortaya çıkmasının imkânsız hale geldiği de ifade ediliyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde geçen yıl, ‘‘İnsan Hakları İhlalleri’’ nedeniyle en çok mahkum edilen ülke Türkiye olmuş. Basın özgürlüğü konusunda da 148. sıradayız. Yıllar geçip giderken yılların değerini bilirsek, ömrümüzün değerini de korumuş oluruz. Bu lafla değil; bilgiyle, eylemle ve sabırla gerçekleşir. Dilerim ki 1994 ve 2001 yılı krizlerinin yarattığı olumsuz sonuçlarla bir kez daha karşı karşıya gelmek durumunda kalmayız. Gelecek yıllar yeniliklere açık olsun diyorum. Ancak kamuoyu-medyada bunu bile engelleyecek haber ve yorumlarla dolu. Bireysel olduğu kadar, toplumsalda da böyledir bu. Bunun için iyimser olmak gerekir. Yine de umutlu olalım, karamsarlık içinde olsak bile… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ekonomide, neler, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaşamda en büyük değer zamandır. Ne yazık ki bizim toplum, zamanı en kötü biçimde tüketmeye en somut örnektir. Yıllar yorgun, biz de yorgunuzdur bu nedenle. Yakınırız sıklıkla; “Yıllar ne çabuk geçti o günler arasından” diyerek. Oysa zaman, gün, hafta, ay, yıl gibi dilimlere bölünmüştür.86 milyonluk ülkemde; “bugün ne yaptım” sorusuna yanıt arayanımız çok azdır. Eşim yakınır: ‘‘Günler bir lokma, koca hafta ne çabuk geçti!” Kimileri de ayları bekler, sayar. Ücrettir, maaştır, asker yolu beklemektir, okul kapanmasıdır hesabın konusu. Ya yıllar? Onu da en güzel şu şarkı sözü anlatır: “Erken ağardı saçlar, yılların günahı ne?

Zamlardan bu yıl da başımızı kaldıramadık. “Çok güzel şeyler olacak” dediler. “Çok güzel günler göreceğiz” dediler. Olmadı. Donkişot’un bile hayal edemeyeceği günlerden geçiyoruz. İşçi, memur, emekli, dul yetim, yılların ezilenleriydi. Bu ne karamsarlık demeyin! Bundan sonra daha da koşulların ağırlaşacağını, kurulacak düzenin bize daha neler yaşatacağının belirsizliği de belli oldu. Umarım yanılan ben olurum.

Türkiye’de sosyal ve siyasal yaşam giderek bir karabasana döndü “Bilinmezliklerle” kuşatılmış durumdayız. Olayları, olguları ne kadar kontrol edebiliyoruz? Hangi olasılıkları öngörebiliyoruz? Hiçbir şeyi kestirmenin olanağı yok. Bahtımızın rüzgârına pupa yelken açmış gidiyoruz. Gidiyoruz ama nereye? “Ah, bunu bir bilebilseydik!” Yeni kuşaklar ülkelerini felaketlerle anımsayacaklar gelecekte…

Aslında derin çelişkiler ülkesinin “zavallı bireyleri” durumundayız. Hukukun üstünlüğüne inanmış ülkemde, yasal süreçler derin girdaplarla dolu. Akıntının neresinde boğulma tehlikesi geçireceğimiz gizemini hâlâ koruyor.

Geleneksel kültürümüzün en uç dışavurumu kadın cinayetlerini nereye koyacağız? Hem insafsız zamların, hem de hudutsuz harcamaların kıskacındayız. Hatta fakirle zenginin bile aynı vergiyi ödediği bir ülke olduk. Geçmişte “Ekmek bulamazsanız pasta yiyin” öğüdünü verenlere; ülkemizdeki ekmek kuyruklarını hangi iktidar reva gördü diye sormak gerekiyor…

OECD raporu bakın biz Türkler için ne diyor? “Türkler mutsuz; çünkü çok çalışıyor, az kazanıyor, çok vergi ödüyor.” Bu da mı yalan? Bir hafta içinde Türkiye ekonomisine olan güveni yeniden artırmak için yapılan bütün hamleler boşa gitti. Borsada Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi Devreye girdi. Borsamız Pay Piyasasındaki tüm sıralarda, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören pay ve pay endekslerine dayalı sözleşmelerde ve Borçlanma Araçları Piyasası Pay Repo Pazarı’nda işlemler geçici olarak durduruldu. Borsa çöktü. Dolar ve altın uçtu. Yaşanan olaylar nedeniyle yükselen dövizi frenleyebilmek için Merkez Bankası son 3 günde yaklaşık 23 milyar dolar satmış. Bu nedenle önümüzdeki dönemde enflasyon ve işsizlikte artış olabileceğine işaret ediliyor. Yoksullaşmanın artacağı, iktidarın uyguladığı ekonomik programdan beklediği sonucun ortaya çıkmasının imkânsız hale geldiği de ifade ediliyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde geçen yıl, ‘‘İnsan Hakları İhlalleri’’ nedeniyle en çok mahkum edilen ülke Türkiye olmuş. Basın özgürlüğü konusunda da 148. sıradayız. Yıllar geçip giderken yılların değerini bilirsek, ömrümüzün değerini de korumuş oluruz. Bu lafla değil; bilgiyle, eylemle ve sabırla gerçekleşir. Dilerim ki 1994 ve 2001 yılı krizlerinin yarattığı olumsuz sonuçlarla bir kez daha karşı karşıya gelmek durumunda kalmayız. Gelecek yıllar yeniliklere açık olsun diyorum. Ancak kamuoyu-medyada bunu bile engelleyecek haber ve yorumlarla dolu. Bireysel olduğu kadar, toplumsalda da böyledir bu. Bunun için iyimser olmak gerekir. Yine de umutlu olalım, karamsarlık içinde olsak bile…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meydanların gücü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/meydanlarin-gucu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/meydanlarin-gucu</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin siyasal, hukuksal, ekonomik sorunlarının tümünün yansıması niteliğindeki son İstanbul operasyonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık tutuklandı. Sadece belediye başkanları değil, çok sayıda bürokrat da cezaevine konuldu.

Daha önce DEM’li belediyelere yönelik kayyım atamaları, özellikle 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği başarı ile bu partiye uzandı. Önce Esenyurt, sonra Beşiktaş, ardından Beykoz belediyeleri operasyon yedi. Önceki operasyonlarda tepkiler daha çok parti tabanıyla sınırlıydı; ancak dünyada da çok ses getiren son operasyon farklı etkiler doğurmuş gibi gözüküyor. Çünkü, protestolar sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin pek çok ilinde gerçekleşti. Özellikle büyükşehirlerdeki yoğunluk dikkat çekiciydi.

2013 yılında Gezi Parkı’nda olaylar başladığında Türkiye’nin değişen sosyolojisine ve AKP iktidarı karşısındaki farklı muhalefet gruplarının bir araya gelişine tanıklık etmiştik. Herhangi bir hiyerarşik örgütlenme içinde olmayan milyonlarca insan, genç yaşlı, kadın erkek demeden meydanları doldurmuştu.

O günlerden kalan, hafızalarımızda yer eden bir fotoğrafta zafer işareti yapan bir solcu, Atatürk Posteri taşıyan bir genç, bozkurt işaretiyle poz veren bir milliyetçi aynı karede görünmüştü. Alıştığımız bir manzara değildi bu. O güne kadar her ideolojik çevre kendi sloganları, afiş ve posterleriyle eylem yapardı. Oysa anti kapitalist Müslümanlardan solculara, milliyetçilerden liberallere kadar yelpazesi geniş bir protestocu kitlesi, Gezi’de siyasal İslamcı iktidarın karşısında yekvücut oldu.

2013 yılının üzerinden 12 yıl geçti; yaşam tarzı dayatmaları, dinselleştirme, eğitim ve sağlıkta çöküş, hukuksuzluk, dahası yediden yetmişe herkesi ezip geçen yoksulluk kaynaklı memnuniyetsizlik Gezi döneminin fersah fersah ötesine geçti. Öyle ki, AKP’nin kendi tabanından bile kopuşlar oldu. Umutsuzlaşan, yaşama sevincini kaybeden, yurtdışına gitmenin fırsatını kollayan milyonlarca insanın üzerinde atalet ve sokak korkusu vardı; uzun zamandır da kitlesel bir itiraz yükselmemişti.  

Son gelişmeleri bu prespektiften değerlendirdiğimizde belki de yapacağımız ilk saptama, toplumun üzerine sinmiş sokak korkusunun aşılmış olmasıdır. Çünkü yüzbinlerce insan, tazyikli suya, biber gazına aldırmadan meydanları doldurdu. Sadece CHP’nin tabanı konsolide olmadı, tek adam rejiminden rahatsızlık duyan farklı muhalefet grupları da protestoların içinde yeraldı. Milliyetçilerden muhafazakarlara, sosyalistlerden liberallere kadar birbirine benzemeyen karşıt çevreler, aynı muhalefet cephesinde buluştu. Özellikle depolitize oldukları düşünülen Z kuşağı, pankartlarıyla, sloganlarıyla gösterilerin en dikkat çekici kesimiydi.

 İstanbul’dan Sivas’a, Ankara’dan Almanya’ya, İsviçre’ye kadar dünyanın her yerinde eylemler yapıldığı gibi önseçimde oy kullanmak için de yediden yetmişe herkes uzun kuyruklar oluşturdu. Oy kullananlardan CHP üyesi olmayanların sayısı, üyeliği bulunanlardan daha fazla idi. Dayanışma sandığına oy atanlar arasında Saadet’li, İyi Partili hatta MHP’lilerin olduğu da dikkate alınırsa bir büyük muhalefet koalisyonunun tabanda oluştuğunu, uyuyan devin uyandığını, bunun da iktidar eliyle gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz.

Sosyal medyada paylaşılan şu mesaj sizce de ilginç değil mi?

“Türk Milliyetçileri olarak Saraçhane parkında birbirimizi bulduk. Kendi aramızda slogan atmak dışında bir şey yapmadık. Polise bir şeyler fırlatanları dahil engellemeye çalıştık. Biz Türk Milliyetçileriyiz, polise saldırmayız. Sonuç ne oldu, bize saldırdılar.”

Yani, meydanları dolduranlar 23 yılın birikmiş öfkesini taşıdılar; çalınan geleceklerini, hayallerini aradı, hak, hukuk, adalet istedi.  İmamoğlu, dip dalgayı yeryüzüne çıkaran bahaneydi, taşan bardağın son damlasıydı sadece.  Çünkü, nasıl ki Gezi üç-beş ağaç meselesi değilse Türkiye’nin her yerine yayılan protesto dalgası da İmamoğlu’na, CHP’li belediyelere yapılan operasyona tepkinin çok daha ötesinde bir anlam barındırıyor.

Nitekim meydanlardan yükselen güçlü itiraz dalgasının, İstanbul Belediyesi’ne kayyım atanmasına engel olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Meydanın gücü, kayyım siyasetini şimdilik yendi. Ama maç bitmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Meydanların, gücü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin siyasal, hukuksal, ekonomik sorunlarının tümünün yansıması niteliğindeki son İstanbul operasyonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık tutuklandı. Sadece belediye başkanları değil, çok sayıda bürokrat da cezaevine konuldu.

Daha önce DEM’li belediyelere yönelik kayyım atamaları, özellikle 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği başarı ile bu partiye uzandı. Önce Esenyurt, sonra Beşiktaş, ardından Beykoz belediyeleri operasyon yedi. Önceki operasyonlarda tepkiler daha çok parti tabanıyla sınırlıydı; ancak dünyada da çok ses getiren son operasyon farklı etkiler doğurmuş gibi gözüküyor. Çünkü, protestolar sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin pek çok ilinde gerçekleşti. Özellikle büyükşehirlerdeki yoğunluk dikkat çekiciydi.

2013 yılında Gezi Parkı’nda olaylar başladığında Türkiye’nin değişen sosyolojisine ve AKP iktidarı karşısındaki farklı muhalefet gruplarının bir araya gelişine tanıklık etmiştik. Herhangi bir hiyerarşik örgütlenme içinde olmayan milyonlarca insan, genç yaşlı, kadın erkek demeden meydanları doldurmuştu.

O günlerden kalan, hafızalarımızda yer eden bir fotoğrafta zafer işareti yapan bir solcu, Atatürk Posteri taşıyan bir genç, bozkurt işaretiyle poz veren bir milliyetçi aynı karede görünmüştü. Alıştığımız bir manzara değildi bu. O güne kadar her ideolojik çevre kendi sloganları, afiş ve posterleriyle eylem yapardı. Oysa anti kapitalist Müslümanlardan solculara, milliyetçilerden liberallere kadar yelpazesi geniş bir protestocu kitlesi, Gezi’de siyasal İslamcı iktidarın karşısında yekvücut oldu.

2013 yılının üzerinden 12 yıl geçti; yaşam tarzı dayatmaları, dinselleştirme, eğitim ve sağlıkta çöküş, hukuksuzluk, dahası yediden yetmişe herkesi ezip geçen yoksulluk kaynaklı memnuniyetsizlik Gezi döneminin fersah fersah ötesine geçti. Öyle ki, AKP’nin kendi tabanından bile kopuşlar oldu. Umutsuzlaşan, yaşama sevincini kaybeden, yurtdışına gitmenin fırsatını kollayan milyonlarca insanın üzerinde atalet ve sokak korkusu vardı; uzun zamandır da kitlesel bir itiraz yükselmemişti.  

Son gelişmeleri bu prespektiften değerlendirdiğimizde belki de yapacağımız ilk saptama, toplumun üzerine sinmiş sokak korkusunun aşılmış olmasıdır. Çünkü yüzbinlerce insan, tazyikli suya, biber gazına aldırmadan meydanları doldurdu. Sadece CHP’nin tabanı konsolide olmadı, tek adam rejiminden rahatsızlık duyan farklı muhalefet grupları da protestoların içinde yeraldı. Milliyetçilerden muhafazakarlara, sosyalistlerden liberallere kadar birbirine benzemeyen karşıt çevreler, aynı muhalefet cephesinde buluştu. Özellikle depolitize oldukları düşünülen Z kuşağı, pankartlarıyla, sloganlarıyla gösterilerin en dikkat çekici kesimiydi.

 İstanbul’dan Sivas’a, Ankara’dan Almanya’ya, İsviçre’ye kadar dünyanın her yerinde eylemler yapıldığı gibi önseçimde oy kullanmak için de yediden yetmişe herkes uzun kuyruklar oluşturdu. Oy kullananlardan CHP üyesi olmayanların sayısı, üyeliği bulunanlardan daha fazla idi. Dayanışma sandığına oy atanlar arasında Saadet’li, İyi Partili hatta MHP’lilerin olduğu da dikkate alınırsa bir büyük muhalefet koalisyonunun tabanda oluştuğunu, uyuyan devin uyandığını, bunun da iktidar eliyle gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz.

Sosyal medyada paylaşılan şu mesaj sizce de ilginç değil mi?

“Türk Milliyetçileri olarak Saraçhane parkında birbirimizi bulduk. Kendi aramızda slogan atmak dışında bir şey yapmadık. Polise bir şeyler fırlatanları dahil engellemeye çalıştık. Biz Türk Milliyetçileriyiz, polise saldırmayız. Sonuç ne oldu, bize saldırdılar.”

Yani, meydanları dolduranlar 23 yılın birikmiş öfkesini taşıdılar; çalınan geleceklerini, hayallerini aradı, hak, hukuk, adalet istedi.  İmamoğlu, dip dalgayı yeryüzüne çıkaran bahaneydi, taşan bardağın son damlasıydı sadece.  Çünkü, nasıl ki Gezi üç-beş ağaç meselesi değilse Türkiye’nin her yerine yayılan protesto dalgası da İmamoğlu’na, CHP’li belediyelere yapılan operasyona tepkinin çok daha ötesinde bir anlam barındırıyor.

Nitekim meydanlardan yükselen güçlü itiraz dalgasının, İstanbul Belediyesi’ne kayyım atanmasına engel olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Meydanın gücü, kayyım siyasetini şimdilik yendi. Ama maç bitmedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Hyundai&amp;apos;nin ABD&amp;apos;ye 21 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-hyundainin-abdye-21-milyar-dolar-yatirim-yapacagini-duyurdu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-hyundainin-abdye-21-milyar-dolar-yatirim-yapacagini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump,&quot;Hyundai çeliği Amerika&#039;da üretecek ve arabalarını Amerika&#039;da yapacak. Sonuç olarak herhangi bir gümrük vergisi ödemek zorunda kalmayacak.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-135f843145584391e164ba95a92b24b7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Hyundainin, ABDye, milyar, dolar, yatırım, yapacağını, duyurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Güney Koreli şirket Hyundai'nin ABD'ye 21 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.

Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, Hyundai'nin ABD imalat endüstrisine 5,8 milyar dolarlık yatırım yapacağını belirtti.

Bu kapsamda şirketin Louisiana'da kuracağı fabrikada yılda 2,7 milyon metrik tondan fazla çelik üreteceğini ve 1400'den fazla istihdam sağlayacağını aktaran Trump, daha sonra genişletilecek tesisin Hyundai'nin ABD'deki ilk çelik fabrikası olacağını kaydetti.

Trump, Hyundai'nin Alabama ve Georgia'daki otomobil parçaları ve otomobil fabrikaları için çelik tedarik edeceğini, yakında her yıl 1 milyondan fazla ABD yapımı otomobil üreteceğini bildirdi.

Bu yatırımın tarifelerin güçlü bir şekilde işe yaradığının göstergesi olduğunu öne süren Trump, "Hyundai çeliği Amerika'da üretecek ve arabalarını Amerika'da yapacak. Sonuç olarak herhangi bir gümrük vergisi ödemek zorunda kalmayacak. Biliyorsunuz, ürününüzü Amerika'da yaparsanız tarife yok, bu yüzden bu kadar çok insan geliyor." dedi.

Trump, Louisiana'daki yeni çelik fabrikasının, Hyundai'nin gelecek birkaç yılda ABD'de yapacağı 21 milyar dolarlık yatırımın bir parçası olduğunu ifade ederek, şirketin ayrıca Georgia'daki otomobil üretimini büyük ölçüde arttıracağını ve ileri Amerikan teknoloji şirketlerine milyarlarca dolar yatırım yapacağını kaydetti.

Hyundai, 3 milyar dolarlık LNG de satın alacak

Hyundai Yönetim Kurulu Başkanı Euisun Chung da 1986 yılından bu yana ABD'ye 20 milyar doların üzerinde yatırım yaptıklarını ve 570 binden fazla Amerikan istihdamını desteklediklerini aktardı.

Gelecek 4 yıl içinde 21 milyar dolarlık yeni yatırım yapacaklarını bildiren Chung, bunun ABD'ye şimdiye kadar yaptıkları en yüksek tutarda yatırım olacağını söyledi.

Chung, ABD'den 3 milyar dolarlık sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) satın alacaklarını da belirterek, "Tüm bu çabalarımız ABD'deki tedarik zincirimizin yerelleşmesini hızlandıracak, operasyonlarımızı genişletecek ve Başkan Trump'ın liderliğinde Amerikalı iş gücümüzü büyütecek." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güç zehirlenmesi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/guc-zehirlenmesi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/guc-zehirlenmesi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin 1808&#039;de Sened-i ittifak ile başlayan demokrasi mücadelesinde inişli çıkışlı çok süreç yaşandı, çok badireler atlatıldı. Ancak bu kez durum çok vahim. Amacının demokrasiyi geniş kesimlere yaymak, toplumu muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak olmadığını anladığımız bir iktidar var. Siyasal İslamcı bu iktidar asıl amacını çok ustaca gizledi. 15 Temmuz darbe girişimi ile hedefin çok önemli bir aşaması başarıyla geçilmişti. Geriye sadece ‘mutlak iktidar’ için  son adım kalmıştı. 31 Mart Seçiminden sonra başlayan süreç son adım için yapılması gerekenlerdi.

Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın cezaevinde tutulması, yerel Mahkemenin üst mahkeme kararına uymaması, Yargıtay ile AYM arasında yetki karmaşası yaratılması… önemli ilerlere  partili savcı atanması. CHP’li belediyelere operasyon başlatılması planın parçasıydı.

 Ancak hesap hatası yapılmıştı. ‘Turpun büyüğü heybede’ açıklamasından sonra savcının İmamoğlu  hakkında gözaltı kararı vermeseydi

Karardan sonra Ekrem  İmamoğlu direneceğini açıkladı. CHP yönetiminin inisiyatifi ele alması son yıllarda görmediğimiz bir siyasi hareketi başlattı

 Türkiye günlerdir bütün muhalif güçleri ve iktidarın yönetim anlayışı nedeniyle yoksullaşan, umudunu yitirmek üzere olan herkesi bir araya getirdi.

Kendi içinde üç parçaya ayrılan CHP tek yumruk oldu, muhalefete önderlik etmeye başladı.

Uzun yıllar sonra Cumhuriyetin kurucu partisi yeniden umut oldu.

Demokrasi kültürü olmayan, demokrasiyi ‘’amaç için araç’’ olarak görenlerin  yaşadığı güç zehirlenmesinin  bedelini toplumun çoğunluğu  olarak ödüyoruz.

Her şerde olmasa da iktidarın 19 Mart  hukuksuzluk şerrinden hayır çıkmış gibi görünüyor.

Toplamsal mücadeleyi ve birlikteliği görünce demokrasi umudum yeniden filizlendi.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güç, zehirlenmesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin 1808'de Sened-i ittifak ile başlayan demokrasi mücadelesinde inişli çıkışlı çok süreç yaşandı, çok badireler atlatıldı. Ancak bu kez durum çok vahim. Amacının demokrasiyi geniş kesimlere yaymak, toplumu muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak olmadığını anladığımız bir iktidar var. Siyasal İslamcı bu iktidar asıl amacını çok ustaca gizledi. 15 Temmuz darbe girişimi ile hedefin çok önemli bir aşaması başarıyla geçilmişti. Geriye sadece ‘mutlak iktidar’ için  son adım kalmıştı. 31 Mart Seçiminden sonra başlayan süreç son adım için yapılması gerekenlerdi.

Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın cezaevinde tutulması, yerel Mahkemenin üst mahkeme kararına uymaması, Yargıtay ile AYM arasında yetki karmaşası yaratılması… önemli ilerlere  partili savcı atanması. CHP’li belediyelere operasyon başlatılması planın parçasıydı.

 Ancak hesap hatası yapılmıştı. ‘Turpun büyüğü heybede’ açıklamasından sonra savcının İmamoğlu  hakkında gözaltı kararı vermeseydi

Karardan sonra Ekrem  İmamoğlu direneceğini açıkladı. CHP yönetiminin inisiyatifi ele alması son yıllarda görmediğimiz bir siyasi hareketi başlattı

 Türkiye günlerdir bütün muhalif güçleri ve iktidarın yönetim anlayışı nedeniyle yoksullaşan, umudunu yitirmek üzere olan herkesi bir araya getirdi.

Kendi içinde üç parçaya ayrılan CHP tek yumruk oldu, muhalefete önderlik etmeye başladı.

Uzun yıllar sonra Cumhuriyetin kurucu partisi yeniden umut oldu.

Demokrasi kültürü olmayan, demokrasiyi ‘’amaç için araç’’ olarak görenlerin  yaşadığı güç zehirlenmesinin  bedelini toplumun çoğunluğu  olarak ödüyoruz.

Her şerde olmasa da iktidarın 19 Mart  hukuksuzluk şerrinden hayır çıkmış gibi görünüyor.

Toplamsal mücadeleyi ve birlikteliği görünce demokrasi umudum yeniden filizlendi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arendt&amp;apos;e Göre Totaliter Rejimler Nasıldır?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/arendte-goere-totaliter-rejimler-nasildir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/arendte-goere-totaliter-rejimler-nasildir</guid>
<description><![CDATA[ Demokrasi demokrasi dediğimiz şey aslında belirli güç grupları tarafından kolaylıkla manipüle edilip &quot;demokrasi fetişizmine&quot; dönüştürülüp halka sunulan içi boş bir kavrama dönüştürülebilir. Demokrasi maskesi,  totaliter rejimlerce ustalıkla takılır ve bu rejimler kendilerini dünyanın en demokrat insanları olarak tabir ederler. Kendine müslüman, deyimini evirip çevirirsek kendine demokratlar da vardır.  Bu rejimler alenen &quot;Ben TOTALİTER Bir Rejimim!&quot; beyanında bulunmazlae elbette, herkesin kendince yasal bir zemine ihtiyacı var... Peki bu rejimleri biz nasıl anlarız? 

1) Mutlak Hakikat İddiaları: Totaliter rejimler mutlak, tek bir ideolojiye inanır ve bu ideoloji oldukça özcüdür. Kendisinden başka hiçbir şey hakikat sahasına giremez ve çarpıktır. Bu ideoloji adeta kafaya tas vurarak kitlelere öğretilmeye çalışılır bu yüzden de sıklıkla ters teper. Ancak bu son aşamadır, totaliter rejimler güç kazanana kadar oldukça yumuşak siyaset uygularlar ve totaliter eğilimleri halk okumakta güçlük çeker. Son aşamaya gelene kadar bunun totaliter olmadığına kendisini inandırmaya çalışan kitle devekuşu misalidir.

2) Propaganda ve Manipülasyon:  Kitlelerin algısını kontrol etmek için medya kanalları ele geçirilir ve propaganda kanallarına dönüştürülür. Bu eğilim tek bir ideolojiye özgü değildir, aslında herkes kendi görüşünün medyasına eleştirel bakmalı, teyit etmeye çalışmalı ve ideolojik bir bağnazlığa düşmemelidir. Medya bizlerin size ulaşmak için kullandığı kanaldır ancak araçsallaştırıldığı gerçeği unutulmamalıdır. Evet, size bir mesajımız var, bu mesajı kendi eleştirel eleklerinizden geçirmeden almayınız!

3) Korku ve Terör Mekanizması: Hakikat sahasının dışında kalan herkes ve her şey kolaylıkla terör çemberinde kendisini bulabilir. 

4) Kitle Toplumu ve Atomizasyon: Kitlelerin totaliter rejime karşı bir mücadeleye girişmemeleri için atomlaştırılırlar yani birey merkezli bir siyaset vardır. Buradaki amaç toplumun yalnız bireyler bütününe çevrilmesi, hakkını savunamayan kitleler yaratılmasıdır. 

5) Düşman Yaratma Algısı: Rejim halkın dikkatini sıklıkla (zaman zaman değişen) iç ve dış düşmanlara çevirir. Bir düşman algısı aslında toplumdaki bir hayalet gibidir, asla net değildir. Dikkatler bir yöne çevrildiğinde orantısız güç kullanmak daha da meşru bir hâl alır.

Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya  bu kriterlerin hepsini yerine getirmekte olan ve demokratik kazanım konusunda oldukça büyük sıkıntılar yaşayan devletlerdir. Totaliter eğilimler toplumdaki her birey için geçerli, korkunç bir baskı mekanizmasını beraberinde getirir.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Arendte, Göre, Totaliter, Rejimler, Nasıldır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Demokrasi demokrasi dediğimiz şey aslında belirli güç grupları tarafından kolaylıkla manipüle edilip "demokrasi fetişizmine" dönüştürülüp halka sunulan içi boş bir kavrama dönüştürülebilir. Demokrasi maskesi,  totaliter rejimlerce ustalıkla takılır ve bu rejimler kendilerini dünyanın en demokrat insanları olarak tabir ederler. Kendine müslüman, deyimini evirip çevirirsek kendine demokratlar da vardır.  Bu rejimler alenen "Ben TOTALİTER Bir Rejimim!" beyanında bulunmazlae elbette, herkesin kendince yasal bir zemine ihtiyacı var... Peki bu rejimleri biz nasıl anlarız? 

1) Mutlak Hakikat İddiaları: Totaliter rejimler mutlak, tek bir ideolojiye inanır ve bu ideoloji oldukça özcüdür. Kendisinden başka hiçbir şey hakikat sahasına giremez ve çarpıktır. Bu ideoloji adeta kafaya tas vurarak kitlelere öğretilmeye çalışılır bu yüzden de sıklıkla ters teper. Ancak bu son aşamadır, totaliter rejimler güç kazanana kadar oldukça yumuşak siyaset uygularlar ve totaliter eğilimleri halk okumakta güçlük çeker. Son aşamaya gelene kadar bunun totaliter olmadığına kendisini inandırmaya çalışan kitle devekuşu misalidir.

2) Propaganda ve Manipülasyon:  Kitlelerin algısını kontrol etmek için medya kanalları ele geçirilir ve propaganda kanallarına dönüştürülür. Bu eğilim tek bir ideolojiye özgü değildir, aslında herkes kendi görüşünün medyasına eleştirel bakmalı, teyit etmeye çalışmalı ve ideolojik bir bağnazlığa düşmemelidir. Medya bizlerin size ulaşmak için kullandığı kanaldır ancak araçsallaştırıldığı gerçeği unutulmamalıdır. Evet, size bir mesajımız var, bu mesajı kendi eleştirel eleklerinizden geçirmeden almayınız!

3) Korku ve Terör Mekanizması: Hakikat sahasının dışında kalan herkes ve her şey kolaylıkla terör çemberinde kendisini bulabilir. 

4) Kitle Toplumu ve Atomizasyon: Kitlelerin totaliter rejime karşı bir mücadeleye girişmemeleri için atomlaştırılırlar yani birey merkezli bir siyaset vardır. Buradaki amaç toplumun yalnız bireyler bütününe çevrilmesi, hakkını savunamayan kitleler yaratılmasıdır. 

5) Düşman Yaratma Algısı: Rejim halkın dikkatini sıklıkla (zaman zaman değişen) iç ve dış düşmanlara çevirir. Bir düşman algısı aslında toplumdaki bir hayalet gibidir, asla net değildir. Dikkatler bir yöne çevrildiğinde orantısız güç kullanmak daha da meşru bir hâl alır.

Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya  bu kriterlerin hepsini yerine getirmekte olan ve demokratik kazanım konusunda oldukça büyük sıkıntılar yaşayan devletlerdir. Totaliter eğilimler toplumdaki her birey için geçerli, korkunç bir baskı mekanizmasını beraberinde getirir. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eski&amp;yeni Ankara</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/eski-yeni-ankara</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/eski-yeni-ankara</guid>
<description><![CDATA[ Kentin dört bir yanını işgal eden çok katlı binalara baktıkça ruhu daralıyor insanın…

‘’Nerede eski Ankara’’ diye söze başlayanların hüzünlü bakışları geliyor akla.

Aslında o da biliyor özlemle andığı kentin beton yığınlarının altında kaldığını…

Bağların, bahçelerin, meyve ağaçlarının, yemyeşil çayırların nasıl da yok edildiğini…

Doğanın sunduğu güzelliklere hoyratça kıyıldığını…

Başta da eski kuşaklar…

Doğal güzelliklerle birlikte dostlukların da beton yığınlarının altında kaldığını en iyi onlar biliyor…

Yüksek binalara hapsolmuş komşular…

Selamlaşmayı, kucaklaşmayı, hatta bayramlaşmayı unutmuş aileler…

Beton sütunlar gibi katılaşmış yürekler…

Eski günlerin özlemi var yaşlı yüreklerde…

Ve anlatılanların seline kapılan gençlerde…

Ne eskiler memnun bugünden ne de yeniler hoşnut çok katlı gelişimden.

Ankara’nın geleceğine dair neler söylenebilir?

Başkentin geleceği birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir.

Söz konusu faktörleri şöyle özetlemek mümkün:

-Kentsel dönüşüm ve alt yapı projeleri: Ankara&#039;da kentsel dönüşüm projeleri artmaktadır. Altyapı projeleriyle şehir daha çağdaş bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bu dönüşümün, kentin daha yaşanabilir hale gelmesine olanak tanıyacağı belirtilmektedir.

-Ekonomik büyüme: Ankara, birçok kamu yatırımı almaktadır. Teknoloji ve sanayi alanlarında yapılacak yatırımların, kenti daha cazip bir iş merkezi haline getirebileceği ifade ediliyor.

-Ulaşım ve iletişim:Metro hatları ve yüksek hızlı tren projeleriyle ulaşım daha da kolaylaşacağı ve Ankara&#039;nın büyüyen nüfusuna daha iyi hizmet verilebileceği belirtiliyor...

-Eğitim ve teknoloji: Üniversiteler ve araştırma merkezlerinin, özellikle teknoloji ve inovasyon alanında adımlar atmaya devam etmesi, kentin gelişimi açısından büyük önem taşıyor.

- Sosyal ve kültürel gelişme: Ankara&#039;nın kültürel yaşamı oldukça zengindir. Genç nüfusun artışıyla birlikte kültürel çeşitlilik ve etkinlikler daha da önem kazanacaktır.

Özellikle yaşlı kuşaklarda Ankara’ya dair hakim düşünce şöyle özetlenebilir:

‘’Keşke olanaklar sınırlı mutluluk eskisi gibi sınırsız olsa…

Umalım da Ankaralılar, olanakların da mutlulukların da sınırsız olduğu günlere kavuşsun. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Eski-yeni, Ankara</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kentin dört bir yanını işgal eden çok katlı binalara baktıkça ruhu daralıyor insanın…

‘’Nerede eski Ankara’’ diye söze başlayanların hüzünlü bakışları geliyor akla.

Aslında o da biliyor özlemle andığı kentin beton yığınlarının altında kaldığını…

Bağların, bahçelerin, meyve ağaçlarının, yemyeşil çayırların nasıl da yok edildiğini…

Doğanın sunduğu güzelliklere hoyratça kıyıldığını…

Başta da eski kuşaklar…

Doğal güzelliklerle birlikte dostlukların da beton yığınlarının altında kaldığını en iyi onlar biliyor…

Yüksek binalara hapsolmuş komşular…

Selamlaşmayı, kucaklaşmayı, hatta bayramlaşmayı unutmuş aileler…

Beton sütunlar gibi katılaşmış yürekler…

Eski günlerin özlemi var yaşlı yüreklerde…

Ve anlatılanların seline kapılan gençlerde…

Ne eskiler memnun bugünden ne de yeniler hoşnut çok katlı gelişimden.

Ankara’nın geleceğine dair neler söylenebilir?

Başkentin geleceği birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir.

Söz konusu faktörleri şöyle özetlemek mümkün:

-Kentsel dönüşüm ve alt yapı projeleri: Ankara'da kentsel dönüşüm projeleri artmaktadır. Altyapı projeleriyle şehir daha çağdaş bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bu dönüşümün, kentin daha yaşanabilir hale gelmesine olanak tanıyacağı belirtilmektedir.

-Ekonomik büyüme: Ankara, birçok kamu yatırımı almaktadır. Teknoloji ve sanayi alanlarında yapılacak yatırımların, kenti daha cazip bir iş merkezi haline getirebileceği ifade ediliyor.

-Ulaşım ve iletişim:Metro hatları ve yüksek hızlı tren projeleriyle ulaşım daha da kolaylaşacağı ve Ankara'nın büyüyen nüfusuna daha iyi hizmet verilebileceği belirtiliyor...

-Eğitim ve teknoloji: Üniversiteler ve araştırma merkezlerinin, özellikle teknoloji ve inovasyon alanında adımlar atmaya devam etmesi, kentin gelişimi açısından büyük önem taşıyor.

- Sosyal ve kültürel gelişme: Ankara'nın kültürel yaşamı oldukça zengindir. Genç nüfusun artışıyla birlikte kültürel çeşitlilik ve etkinlikler daha da önem kazanacaktır.

Özellikle yaşlı kuşaklarda Ankara’ya dair hakim düşünce şöyle özetlenebilir:

‘’Keşke olanaklar sınırlı mutluluk eskisi gibi sınırsız olsa…

Umalım da Ankaralılar, olanakların da mutlulukların da sınırsız olduğu günlere kavuşsun.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kış onun için geliyor!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kis-onun-icin-geliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kis-onun-icin-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Geçen hafta yaşanan siyasetteki karışıklıkların ekonomide yarattığı 25 milyar dolarlık türbülansı herkes gördü. Yaşananlar sonrası siyaset denkleminde ‘kartlar yeniden dağıtılacak’. Arenadakiler önümüzdeki dönem pozisyonlarında değişiklikler olacağını görüyor.

Ancak çok daha önemlisi, hem iktidar hem muhalefet kanadının attığı adımların toplumdaki karşılığı.

İktidar cephesi rakibi bertaraf etmek uğruna 35 yıl önceki diplomayı gündeme getirdi. Ama insanımızın hakkaniyet terazisini unutmuşa benziyor.

Tutuklama gibi hallerde ‘mazlum’ imajı oluşturanların arkasında durduğu unutuldu. Erdoğan’ın da bir tutuklama sonrası başbakan ve cumhurbaşkanı olduğunu hatırlayalım.

İşte ‘mazlum’ imajı Ekrem İmamoğlu’nu siyasi denklemde farklı bir yere taşıyacak artık...

Ancak kendisinin de 35 yıl önce Kıbrıs’ta ABD dışında başka ülkede denkliği olmayan Girne Amerikan Üniversitesi’ne kayıt yapıp, Türkiye’ye yatay geçiş yaparken ‘Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden geçiş yapıyorum’ demesi ne ile izah edilir onu kamuoyu takdir edecek.

Ama diploması iade edilecek bunu belirtelim.

Eski Genelkurmay Başkanı AK Parti Milletvekili Hulusi Akar’ın ABD’de biyoloji okuyup, Hacettepe Üniversitesi’nin tıp bölümüne kayıt yaptıran kızı ile ilgili mezuniyeti üzerinden 11 yıl geçtikten sonra yapılan itiraz, ‘idari hata’ olarak görülmüş ve Akar’ın kızının doktor olması kabul edilmişti. İmamoğlu’nun da diploması Danıştay’a açacağı davanın sonuçlanması ile iade edilecek.

Ancak, o dava ne zaman sonuçlanır?

O arada erken seçim yapılması halinde, İmamoğlu’nun katılması mümkün görünmüyor.

Yeni siyasi denklemde Mansur Yavaş’ın yer alması beklenmiyor. Onun cumhurbaşkanlığı gibi bir iddiası yok. Yavaş, acemi pokerci misali elinde beş benzemez kağıtla el yükseltmekten başka bir şey yapmıyor. Oy alacağı kesimleri rencide eden açıklamaları bu iddiayı doğruluyor.

Özgür Özel 6 Nisan 2025 olağanüstü kongresinden daha güçlü CHP Genel Başkanı olarak çıkacak. Böylece önümüzdeki 1 yıl boyunca Danıştay’ın karar verme ihtimali olmayacağı beklendiği için seçime girememe ihtimali olan İmamoğlu’na göre de çok şanslı. 

Ama bu durum, 6 Nisan’a kadar yapılan bazı pazarlıklarla bağlantılı onu da belirtelim.

Ankara kulislerinde ayrıca ‘mazlum’ imajı oluşan İmamoğlu’nun önümüzdeki dönem CHP Genel Başkanı olması da konuşuluyor. Tutukluluğunun devamı halinde Silivri’den partiyi yöneten imajının da toplumda yaratacağı etkiye dikkat çekiliyor.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı için 23 Mart Pazar günü yapılan seçim sonuçlarına bakıldığında; 1.7 milyon civarında üyesi olan CHP’ye ayrıca 15 milyon civarında katılım oldu. En az 25-30 milyon katılımcıyı bekliyordum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçildiği 2023 seçimlerinde aldığı oy 27.5 milyon civarıydı. Bunu geçmesi gerekirdi. 10-12 milyon eksik kaldı. Bu durum, geçen hafta ortaya atılan davalardaki iddialar konusunda bir kısım vatandaşın temkinli yaklaşarak seçim sandığına gitmemesi miydi?

Ancak gençlerin ve yaşlıların gidip oy vermesi dikkat çekiciydi. Ortalama seçmen sayısının 55 milyon olduğunu varsayarsak, ülkenin geçmişi ile geleceğini temsil eden 15 milyon çok huzursuz. Bu genç ve eski kesimin bir özelliği de çevrelerini kolaylıkla etkileyebilmeleri.

Yani seçime kadar gençler kendi aralarında bu konuda ciddi tartışmalar yapacak. Hatta şu sıralar başta Milli Eğitim Bakanı (MEB) olmak üzere, bazı AK Partili vekillerin eylemlere katılan gençlerin ileride kamuya atama taleplerinde bugün katıldıkları eylemlerin önlerine geleceği yönündeki tehditlerin de gençler tarafından ayrıca bir kenara yazıldığını söyleyeyim.

Çünkü zaten bu çocuklar atamalardaki particilik nedeniyle olan hukuksuzlukların da birikimi ile bir patlama noktasındalar. Bir de ‘atanamazsınız’ tehdidinin bir faturası olursa şaşırmam.

Erken doğanlarımız (Yaşlılar) ise aldığı yaşlılık maaşları ile torunlarına bakacak yüzlerinin olmamasının bir faturasını kesmeye çalışıyorlar.

Anlayacağınız, bu iki kesim önümüzdeki seçimleri etkileyecek kabiliyette… Ama hangi tarafı etkilerler onu bekleyip göreceğiz.

Son söz: Winter is coming for him…

Not: Mutlu, huzurlu bir bayramı sevdiklerinizle geçirmenizi dilerim...  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kış, onun, için, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Geçen hafta yaşanan siyasetteki karışıklıkların ekonomide yarattığı 25 milyar dolarlık türbülansı herkes gördü. Yaşananlar sonrası siyaset denkleminde ‘kartlar yeniden dağıtılacak’. Arenadakiler önümüzdeki dönem pozisyonlarında değişiklikler olacağını görüyor.

Ancak çok daha önemlisi, hem iktidar hem muhalefet kanadının attığı adımların toplumdaki karşılığı.

İktidar cephesi rakibi bertaraf etmek uğruna 35 yıl önceki diplomayı gündeme getirdi. Ama insanımızın hakkaniyet terazisini unutmuşa benziyor.

Tutuklama gibi hallerde ‘mazlum’ imajı oluşturanların arkasında durduğu unutuldu. Erdoğan’ın da bir tutuklama sonrası başbakan ve cumhurbaşkanı olduğunu hatırlayalım.

İşte ‘mazlum’ imajı Ekrem İmamoğlu’nu siyasi denklemde farklı bir yere taşıyacak artık...

Ancak kendisinin de 35 yıl önce Kıbrıs’ta ABD dışında başka ülkede denkliği olmayan Girne Amerikan Üniversitesi’ne kayıt yapıp, Türkiye’ye yatay geçiş yaparken ‘Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden geçiş yapıyorum’ demesi ne ile izah edilir onu kamuoyu takdir edecek.

Ama diploması iade edilecek bunu belirtelim.

Eski Genelkurmay Başkanı AK Parti Milletvekili Hulusi Akar’ın ABD’de biyoloji okuyup, Hacettepe Üniversitesi’nin tıp bölümüne kayıt yaptıran kızı ile ilgili mezuniyeti üzerinden 11 yıl geçtikten sonra yapılan itiraz, ‘idari hata’ olarak görülmüş ve Akar’ın kızının doktor olması kabul edilmişti. İmamoğlu’nun da diploması Danıştay’a açacağı davanın sonuçlanması ile iade edilecek.

Ancak, o dava ne zaman sonuçlanır?

O arada erken seçim yapılması halinde, İmamoğlu’nun katılması mümkün görünmüyor.

Yeni siyasi denklemde Mansur Yavaş’ın yer alması beklenmiyor. Onun cumhurbaşkanlığı gibi bir iddiası yok. Yavaş, acemi pokerci misali elinde beş benzemez kağıtla el yükseltmekten başka bir şey yapmıyor. Oy alacağı kesimleri rencide eden açıklamaları bu iddiayı doğruluyor.

Özgür Özel 6 Nisan 2025 olağanüstü kongresinden daha güçlü CHP Genel Başkanı olarak çıkacak. Böylece önümüzdeki 1 yıl boyunca Danıştay’ın karar verme ihtimali olmayacağı beklendiği için seçime girememe ihtimali olan İmamoğlu’na göre de çok şanslı. 

Ama bu durum, 6 Nisan’a kadar yapılan bazı pazarlıklarla bağlantılı onu da belirtelim.

Ankara kulislerinde ayrıca ‘mazlum’ imajı oluşan İmamoğlu’nun önümüzdeki dönem CHP Genel Başkanı olması da konuşuluyor. Tutukluluğunun devamı halinde Silivri’den partiyi yöneten imajının da toplumda yaratacağı etkiye dikkat çekiliyor.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı için 23 Mart Pazar günü yapılan seçim sonuçlarına bakıldığında; 1.7 milyon civarında üyesi olan CHP’ye ayrıca 15 milyon civarında katılım oldu. En az 25-30 milyon katılımcıyı bekliyordum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçildiği 2023 seçimlerinde aldığı oy 27.5 milyon civarıydı. Bunu geçmesi gerekirdi. 10-12 milyon eksik kaldı. Bu durum, geçen hafta ortaya atılan davalardaki iddialar konusunda bir kısım vatandaşın temkinli yaklaşarak seçim sandığına gitmemesi miydi?

Ancak gençlerin ve yaşlıların gidip oy vermesi dikkat çekiciydi. Ortalama seçmen sayısının 55 milyon olduğunu varsayarsak, ülkenin geçmişi ile geleceğini temsil eden 15 milyon çok huzursuz. Bu genç ve eski kesimin bir özelliği de çevrelerini kolaylıkla etkileyebilmeleri.

Yani seçime kadar gençler kendi aralarında bu konuda ciddi tartışmalar yapacak. Hatta şu sıralar başta Milli Eğitim Bakanı (MEB) olmak üzere, bazı AK Partili vekillerin eylemlere katılan gençlerin ileride kamuya atama taleplerinde bugün katıldıkları eylemlerin önlerine geleceği yönündeki tehditlerin de gençler tarafından ayrıca bir kenara yazıldığını söyleyeyim.

Çünkü zaten bu çocuklar atamalardaki particilik nedeniyle olan hukuksuzlukların da birikimi ile bir patlama noktasındalar. Bir de ‘atanamazsınız’ tehdidinin bir faturası olursa şaşırmam.

Erken doğanlarımız (Yaşlılar) ise aldığı yaşlılık maaşları ile torunlarına bakacak yüzlerinin olmamasının bir faturasını kesmeye çalışıyorlar.

Anlayacağınız, bu iki kesim önümüzdeki seçimleri etkileyecek kabiliyette… Ama hangi tarafı etkilerler onu bekleyip göreceğiz.

Son söz: Winter is coming for him…

Not: Mutlu, huzurlu bir bayramı sevdiklerinizle geçirmenizi dilerim... ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın tarife kararı otomotiv yedek parça üreticilerini de etkileyecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trumpin-tarife-karari-otomotiv-yedek-parca-ureticilerini-de-etkileyecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trumpin-tarife-karari-otomotiv-yedek-parca-ureticilerini-de-etkileyecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ithal otomobillere yönelik açıkladığı yeni tarifelerin, ülkeye otomotiv ve yedek parça ihraç eden şirketleri olumsuz etkilemesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-59b5030ab34b0d1f1204b157331ed2d7.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, tarife, kararı, otomotiv, yedek, parça, üreticilerini, etkileyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Trump'ın izlediği korumacı politikalar, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok küresel endüstriyi derinden etkiliyor. Trump'ın son olarak "yerli üretimin artırılması amacıyla" ithal otomobil ve kamyonlara yüzde 25 gümrük vergisi uygulanmasına yönelik kararnameyi imzalaması, dünya otomotiv pazarında endişeleri artırdı.

Yeni yönetimle birlikte ABD'de hayata geçirilen yüksek gümrük tarifeleri ve ticaret kısıtlamaları, sadece bu ülke pazarını değil, küresel tedarik zincirlerini de zorlayan bir süreci beraberinde getiriyor.

Artan korumacılık eğilimi, globalleşmeden yerelleşmeye doğru bir kaymayı da hızlandırıyor. Bu durum, Türkiye gibi üretim kabiliyeti güçlü ülkeler için yeni fırsatlar yaratırken, aynı zamanda ticaret dengelerinde dalgalanma, dış pazarlara erişimde yaşanabilecek kısıtlamalar gibi riskleri de gündeme taşıyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği endişeli

Uzmanlar, bu politikalardan özellikle otomotiv endüstrisinin etkilenmeye devam edeceğini, küresel markaların maliyetlerini ve yatırım planlarını yeniden gözden geçirdiğini vurguluyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Müdürü Sigrid de Vries, dün konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD'nin yeni otomobil tarifelerinin küresel otomobil üreticilerini ve ABD'deki imalatı olumsuz etkileyeceğine işaret ederek, Trump'ın sektöre yönelik ek tarifelerinden derin endişe duyduklarını bildirdi.

"Otomotiv yedek parça ihracatını da olumsuz etkileyecek"

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete de ABD Başkanı Donald Trump'ın ithal otomobillere yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulanacağına dair yaptığı açıklamanın özellikle otomotiv ve otomotiv satış sonrası ürün ve hizmet ihracatçısı tüm ülkelere olumsuz yönde etki edeceğini söyledi.

Küresel tedarik zinciri dengelerini doğrudan etkileyecek bu kararın satış rakamlarını geriye çekeceğini, dolayısıyla otomotiv yedek parça ihtiyacının da benzer şekilde düşeceğini dile getiren Özçete, şu değerlendirmelerde bulundu.

"Bu durum ihracat rakamlarını doğrudan etkileyecektir. ABD'ye doğrudan otomotiv ihracatı yapan Avrupa ülkelerine yedek parça ihracatı yapmamız ve bu ülkelerin ihraç adetlerinin azalacak olması nedeniyle otomotiv satış sonrası ihracatçısı olan Türkiye gibi ülkeleri doğrudan etkileyecektir. Bu da yedek parça montaj hattına üretim yapan fabrikalara olumsuz yönde etki edecektir. ABD'ye otomotiv yedek parça ihracatımız 2024'te önceki yıla göre yüzde 20,34'lük artışla 1 milyar 37 milyon dolar seviyesine ulaşmıştı."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna: Rusya, savaşta yaşamını yitiren 909 Ukraynalı askerin cenazesini iade etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-rusya-savasta-yasamini-yitiren-909-ukraynali-askerin-cenazesini-iade-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-rusya-savasta-yasamini-yitiren-909-ukraynali-askerin-cenazesini-iade-etti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya-Ukrayna savaşında yaşamını yitiren 909 Ukraynalı askerin cenazesinin Rusya tarafından Ukrayna&#039;ya iade edildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-57f5dcc7b4573d6f63cd572d5da40852.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna:, Rusya, savaşta, yaşamını, yitiren, 909, Ukraynalı, askerin, cenazesini, iade, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi'ne bağlı Telegram hesabı üzerinden yapılan yazılı açıklamada, savaşta yaşamını yitiren Ukraynalı askerlerin cenazelerinin iadesine ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, Rusya'nın 909 askerin cenazesini Ukrayna'ya teslim etiği aktarıldı.

Cenazelerin iadesinde Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin (ICRC) yardım sağladığı bildirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM: Yardım fonu kesintileri yaklaşık 13 milyon yerinden edilmiş kişinin sağlığı için tehdit</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bm-yardim-fonu-kesintileri-yaklasik-13-milyon-yerinden-edilmis-kisinin-sagligi-icin-tehdit</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bm-yardim-fonu-kesintileri-yaklasik-13-milyon-yerinden-edilmis-kisinin-sagligi-icin-tehdit</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Halk Sağlığı Şefi Allen Maina, küresel yardım fonu kesintilerinin dünya genelinde yaklaşık 13 milyon yerinden edilmiş kişinin sağlığını tehdit ettiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-d39d1ff9be7b6f1b2878d675a065fd04.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>BM:, Yardım, fonu, kesintileri, yaklaşık, milyon, yerinden, edilmiş, kişinin, sağlığı, için, tehdit</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Maina, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

"Yardım fonu kesintileri yaklaşık 13 milyon yerinden edilmiş kişinin sağlığını tehdit ediyor." ifadesini kullanan Maina, yeterli kaynaklar olmadan, 6 milyon 300 bini çocuk olan yaklaşık 13 milyon yerinden edilmiş kişinin 2025'te hayat kurtarıcı sağlık müdahalelerinden mahrum kalabileceği uyarısında bulundu.

Maina, "Ev sahibi ülkelerde sağlık harcamalarının azalmasıyla daha da kötüleşen mevcut insani fon krizi, mülteciler ve ev sahibi topluluklar için halk sağlığı ve beslenme programlarının kapsamını ve kalitesini etkiliyor. Bu temel hizmetlere erişimi aksatıyor ve hastalık salgınları, yetersiz beslenme, tedavi edilmeyen kronik rahatsızlıklar ve ruh sağlığı sorunları riskini artırıyor." diye konuştu.

Yerinden edilmiş kişilerin sağlık hizmetlerine verilen desteğin kesilmesi halinde bu kişilerin kendi ceplerinden ödeme yapmak zorunda kalacağını belirten Maina, yerinden edilmişlerin, kamu hizmetlerine erişimde daha da zorlanacaklarının altını çizdi.

Maina, "Fon kesintileri su temin sistemlerini, sanitasyon tesislerini ve atık yönetimini de etkilediği için kolera, dizanteri, hepatit ve sıtma gibi bulaşıcı hastalık salgınları büyük nüfusları tehdit edebilir. Bu ölümcül sonuçlara yol açabilir. Fon kesintisi, insani ortamlarda HIV müdahalelerindeki ilerlemeyi önemli ölçüde tersine çevirebilir." dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burası cehennem mi?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/burasi-cehennem-mi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/burasi-cehennem-mi</guid>
<description><![CDATA[ Sadece Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediye başkanlarının tutuklanıp, belediyelere kayyım atamalarına tepki değil 23 yıllık birikmiş öfkenin yansıması niteliğindeki son kitlesel protestoları, iktidar da muhalefet de iyi okumalı. Çünkü bildiğimiz tüm ezberleri bozacak nitelikte. İktidar, İmamoğlu’nu ve diğer belediye başkanlarını yolsuzluk yaptıkları için tutuklattıkları algısını yerleştirmek istiyorsa büyük yanılgı içine girer, çünkü kamuoyu buna inanacak gibi gözükmüyor;  muhalefet de meydanları dolduran kitleyi kendi hanesinden sayarsa hata eder. Bu protestolar, herhangi bir adrese teslim edilebilecek sadelik ve türde değil.

Türkiye’nin değişen sosyolojisinin ve Z kuşağının imzasını taşıyor; dolayısıyla anlamak için belki de hepimizin bildiği tüm kalıpları kırması gerekiyor.

Nereden nereye geldik? Cezaevlerinin tıka basa dolduğunu, yer kalmadığı için mahkumiyet kararı alanların sıraya girdiklerini ve sıranın kendilerine gelmesini beklediklerini hayal edebilir miydiniz. Haklarında mahkumiyet veya tutukluluk kararı verilmiş olanların yine yatak olmadığı için emniyet binalarında tutulduklarını düşünebilir miydiniz?

Ama oldu; hem de AKP iktidarında oldu bunlar… Birisi, 23 yıl önce bu sonu anlatsaydı, adım kadar eminim, “akıl mantık sınırlarını bu kadar zorlama” derdik.

Belediyelere yönelik son operasyonun, demokrasi, hukuk, gösteri, kendini ifade hakkı, düşünce özgürlüğü gibi pek çok alanda ağır bir hasar bıraktığı aşikâr…  Adalete karşı yitirilmiş güvenin ne zaman tekrar kazanılacağı belirsiz… “Heybede daha ne turplar var” söyleminin yarattığı tedirginlik, huzurlu bir yaşama yönelik oluşturduğu tehlike göz ardı edilebilecek gibi değil.

Ama bir o kadar da ekonomi alanında tahribat var. Nitekim, İstanbul’da CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından ekonomide peşpeşe olumsuz gelişmeler yaşandı. İlk şok, döviz kurunun fırlaması oldu; tahminlere göre 25 milyar dolar civarındaki bir rezerv, sırf doları dizginlemek adına satıldı ama yine de dolar 36 liradan 38 liraya çıktı. Faizler yeniden yüzde 50’lere yaklaştı, borsada yine tahminlere göre 55 milyar dolarlık bir değer kaybı yaşandı; risk primi yükseldi.

ABD’nin yatırımcı kuruluşu Morgan Stanley, İstanbul Borsası’ndan çıktığı gibi Türkiye&#039;nin borçlanmalarına yönelik &quot;beğen&quot; duruşunu da kaldırdı.

Göreve geldiği tarihten beri Türkiye’ye döviz kazandırmak için uğraşan, elinde çanta ABD’den Katar’a ülke ülke dolaşan, dünyayı bilmem kaç kere turlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in izlediği politika da böylece iflas etti. Uzun bir zamandır, halkı yoksullaştıran, açlık ve sefalet içinde bırakan, iflaslara yol açan politika için ödenen toplumsal maliyet de berhava oldu.

Uçan kuşa vergi koyan, soluduğumuz havadan, içtiğimiz sudan pay isteyen, işi falcılara vergi kesmeye kadar vardıran Şimşek, belki de bu süreçten en fazla rahatsızlık duyan kişidir. Nitekim, kendisi reddetse de istifa ettiği/edeceğine dair dedikodular eksik olmuyor kulislerde.

Nasıl ki, demokrasimiz, hukukumuz kan kaybediyorsa ekonominin de hayat damarları kuruyor, canlılık kayboluyor; belirsizlikler, “daha büyük turpun ne olacağı” soruları, her türlü girişimi, yatırım hevesini, heyecanını yok ediyor. Üstelik görev ve sorumlulukları ortamı sakinleştirmek olanların tam tersine gerginliği artırıcı, nefreti körükleyici söylem ve tutumları memleketi bir uçtan diğer uca cenaze evinin kasvetine sokuyor.

Bu ülkenin doktoru da hastası da kaçmak istiyor. İşçisi de işvereni de gitmenin planlarını yapıyor. Genci de yaşlısı da fırsat kolluyor; Türkiye’den kurtulmak için…

Söyleyin! Burası cehennem mi? ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Burası, cehennem, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sadece Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediye başkanlarının tutuklanıp, belediyelere kayyım atamalarına tepki değil 23 yıllık birikmiş öfkenin yansıması niteliğindeki son kitlesel protestoları, iktidar da muhalefet de iyi okumalı. Çünkü bildiğimiz tüm ezberleri bozacak nitelikte. İktidar, İmamoğlu’nu ve diğer belediye başkanlarını yolsuzluk yaptıkları için tutuklattıkları algısını yerleştirmek istiyorsa büyük yanılgı içine girer, çünkü kamuoyu buna inanacak gibi gözükmüyor;  muhalefet de meydanları dolduran kitleyi kendi hanesinden sayarsa hata eder. Bu protestolar, herhangi bir adrese teslim edilebilecek sadelik ve türde değil.

Türkiye’nin değişen sosyolojisinin ve Z kuşağının imzasını taşıyor; dolayısıyla anlamak için belki de hepimizin bildiği tüm kalıpları kırması gerekiyor.

Nereden nereye geldik? Cezaevlerinin tıka basa dolduğunu, yer kalmadığı için mahkumiyet kararı alanların sıraya girdiklerini ve sıranın kendilerine gelmesini beklediklerini hayal edebilir miydiniz. Haklarında mahkumiyet veya tutukluluk kararı verilmiş olanların yine yatak olmadığı için emniyet binalarında tutulduklarını düşünebilir miydiniz?

Ama oldu; hem de AKP iktidarında oldu bunlar… Birisi, 23 yıl önce bu sonu anlatsaydı, adım kadar eminim, “akıl mantık sınırlarını bu kadar zorlama” derdik.

Belediyelere yönelik son operasyonun, demokrasi, hukuk, gösteri, kendini ifade hakkı, düşünce özgürlüğü gibi pek çok alanda ağır bir hasar bıraktığı aşikâr…  Adalete karşı yitirilmiş güvenin ne zaman tekrar kazanılacağı belirsiz… “Heybede daha ne turplar var” söyleminin yarattığı tedirginlik, huzurlu bir yaşama yönelik oluşturduğu tehlike göz ardı edilebilecek gibi değil.

Ama bir o kadar da ekonomi alanında tahribat var. Nitekim, İstanbul’da CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından ekonomide peşpeşe olumsuz gelişmeler yaşandı. İlk şok, döviz kurunun fırlaması oldu; tahminlere göre 25 milyar dolar civarındaki bir rezerv, sırf doları dizginlemek adına satıldı ama yine de dolar 36 liradan 38 liraya çıktı. Faizler yeniden yüzde 50’lere yaklaştı, borsada yine tahminlere göre 55 milyar dolarlık bir değer kaybı yaşandı; risk primi yükseldi.

ABD’nin yatırımcı kuruluşu Morgan Stanley, İstanbul Borsası’ndan çıktığı gibi Türkiye'nin borçlanmalarına yönelik "beğen" duruşunu da kaldırdı.

Göreve geldiği tarihten beri Türkiye’ye döviz kazandırmak için uğraşan, elinde çanta ABD’den Katar’a ülke ülke dolaşan, dünyayı bilmem kaç kere turlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in izlediği politika da böylece iflas etti. Uzun bir zamandır, halkı yoksullaştıran, açlık ve sefalet içinde bırakan, iflaslara yol açan politika için ödenen toplumsal maliyet de berhava oldu.

Uçan kuşa vergi koyan, soluduğumuz havadan, içtiğimiz sudan pay isteyen, işi falcılara vergi kesmeye kadar vardıran Şimşek, belki de bu süreçten en fazla rahatsızlık duyan kişidir. Nitekim, kendisi reddetse de istifa ettiği/edeceğine dair dedikodular eksik olmuyor kulislerde.

Nasıl ki, demokrasimiz, hukukumuz kan kaybediyorsa ekonominin de hayat damarları kuruyor, canlılık kayboluyor; belirsizlikler, “daha büyük turpun ne olacağı” soruları, her türlü girişimi, yatırım hevesini, heyecanını yok ediyor. Üstelik görev ve sorumlulukları ortamı sakinleştirmek olanların tam tersine gerginliği artırıcı, nefreti körükleyici söylem ve tutumları memleketi bir uçtan diğer uca cenaze evinin kasvetine sokuyor.

Bu ülkenin doktoru da hastası da kaçmak istiyor. İşçisi de işvereni de gitmenin planlarını yapıyor. Genci de yaşlısı da fırsat kolluyor; Türkiye’den kurtulmak için…

Söyleyin! Burası cehennem mi?]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AKP iktidar olduğunda...</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akp-iktidar-oldugunda</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akp-iktidar-oldugunda</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Beyaz adam geldiğinde ellerinde İncil vardı. Bizimse topraklarımız. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı&quot;. Bu sözler

Önce Almanların sonra İngilizlerin sömürgesi olan ve uzun süren bir savaş sonucu 1963 yılında bağımsızlığına kavuşan Kenya&#039;nın kurucu Başbakanı Joma Kenyatta&#039;ya ait.

Evet, sömürgeci emperyalizm girdiği her ülkeyi maalesef çekirge sürüsü gibi sömürüyor.

Genellikle, ekonomik varlıkların ülke dışına transferi olarak tanımlanan sömürgeciliğin alanı aslında daha geniş.

Özellikle siyasal ve kültürel sömürgecilik, ekonomik sömürgecilikten çok daha yıkıcı.

Çünkü siyasal (ideolojik anlayış) sömürgecilik olmadan ekonomik sömürgecilik sürdürülebilir olmuyor.

Birinci paylaşım savaşından sonra bağımsızlıklarını elde eden ülkeler bunun açık örnekleri. 

Bu örnek ülkelerden birisi de Türkiye.

Bir dönemin Muhteşem İmparatorluğu Osmanlı, Fatih&#039;ten sonra padişah olanların bilim ve çağın gereklerini kavrayamadıkları için önce duraklama dönemine girmiş sonra gerileme ve nihayetinde sömürge haline getirilmişti. 

Batılıların &quot;Hasta adam olarak&quot; tanımladığı üzerinde ağırlıklı olarak Türklerin yaşadığı  Anadolu&#039;ya hapsolan Osmanlı toprakları paylaşılmıştı.

Onlarca cephede savaşan, Çanakkale&#039;de üstün zekası ve öngörüsüyle Komutanlığını kabul ettiren Mustafa Kemal tarih sahnesine çıkıp Türk halkının makûs talihini değiştirmiş, Türkiye Cumhuriyeti&#039;ni kurmuştu.

...

102 yıllık Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin basiretsizliği, yetersizliği, hırsı yüzünden zaman zaman sıkıntılı süreçler yaşadı, yaşıyor.

Kan tatmış kurt nasıl öldürmeden yaşayamıyorsa, içeriden devşirilen işbirlikçi ile sömürmenin, kolay elde etmenin rahatlığını bilen batılı emperyalistler Türkiye&#039;yi yüzyıldır rahat bırakmıyor.

...

Her türlü yöntemi deniyorlar..

Kimi zaman etnik ayrılıkçılık, 

Kimi zaman din (mezhep inanç) üzerinden ayrıştırma

Kimi zaman ideoljik isyan.

Kimi zaman da  &quot;ekonomik tetikçiler&quot; satın alınarak sömürgeleştirme amaçlarından vazgeçmeye niyetleri olmadığını gösterdiler.

...

Etnik ayrılıkçılık yöntemiyle Türkiye&#039;nin ekonomik olarak geri kalmış doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde Cumhuriyetin ilanından itibaren satın alınan ağaların ve din adamı kisvesi altında yapılan örgütlü çalışma sonucu gelinen nokta ortada.

Çorum, Malatya, Sivas olayları nasıl unutulur?

Bunların yeterli olmadığı yerde ekonomik tetikçiler aracılığı ile her 10 yılda bir yaşadığımız ekonomik krizle emperyalistlere ödediğimiz paranın miktarı kim hesap edebilir?  

...

Merhum Bülent Ecevit&#039;in Başbakanlığındaki DSP, ANAP, MHP hükümetinin neden bozulduğunu biliyor musunuz? 

Bilmeyenler için anımsatayım; Irak&#039;ın enerji kaynaklarına el koymak isteyen ABD dönemin başbakan Bülent Ecevit&#039;i ikna etmeye çalışmış Ecevit karşı çıkınca da koalisyondaki ortağı istifa ettirilmiş böylece hükümet dağılmıştı.

Ardından 3 Kasım 2002’de gerçekleştirilen erken genel seçimde, &quot;Milli Görüş Gömleğini&quot; çıkaranların kurduğu AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde ederek TBMM&#039;ye girmişti. Muhalefet görevi ise CHP&#039;ye verilmişti..

Sonraki süreci  biliyorsunuz. 

TBMM&#039;de 1 Mart tezkeresinin reddi ve ardından yaşanılanlar...

....



Demokratikleşme, Avrupa Birliği, vesayet, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile mücadele vaadinde bulunan AKP iktidar olmadan önce memur ve işçi ay sonunu nasıl getireceğini kara kara düşünmüyordu. 

Hatta aldığı tazminatla ev hatta araba bile alabiliyordu. 

Emekliler ay başlarında torunlarına harçlık verebiliyordu.

Devlette işe başlayacak olanlarda liyakat aranıyordu.

Üniversite sınavlarında sorular çalınmıyordu...

Kamuda yöneticilik yapanların diplomaları tartışılmıyordu...

Yargıda iki başlılık yoktu. Alt mahkeme üst mahkemenin kararına kesin uyuyordu.

Sendikal örgütlenmede baskı ve yönlendirme yoktu.

Eğitim sistemimiz bilimsel ve laikti... 

Kamu kaynakları tarikat ve cemaatlere aktarılmıyordu.

İktidarların kayırdığı işadamları elbette vardı ama açıktan kayırma yoktu.

Devletin bütçe ayıramadığı projelere özel sektör ortak edilip, Yap-İşlet -Devret yöntemi ile altyapı yatırımları yapılıyordu.

Otoyol ve köprüler soygun aracı değildi.

Merkez Bankası bağımsızdı..

Bakanlar Türk vatandaşıydı!

TBMM&#039;nin yetkileri devredilmemişti.

Eleştirilse de herkesin uyduğu bir Anayasamız vardı.

Çok uzatmaya gerek yok dostlar...

Az ya da çok bir demokrasimiz vardı...   ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AKP, iktidar, olduğunda...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA["Beyaz adam geldiğinde ellerinde İncil vardı. Bizimse topraklarımız. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı". Bu sözler

Önce Almanların sonra İngilizlerin sömürgesi olan ve uzun süren bir savaş sonucu 1963 yılında bağımsızlığına kavuşan Kenya'nın kurucu Başbakanı Joma Kenyatta'ya ait.

Evet, sömürgeci emperyalizm girdiği her ülkeyi maalesef çekirge sürüsü gibi sömürüyor.

Genellikle, ekonomik varlıkların ülke dışına transferi olarak tanımlanan sömürgeciliğin alanı aslında daha geniş.

Özellikle siyasal ve kültürel sömürgecilik, ekonomik sömürgecilikten çok daha yıkıcı.

Çünkü siyasal (ideolojik anlayış) sömürgecilik olmadan ekonomik sömürgecilik sürdürülebilir olmuyor.

Birinci paylaşım savaşından sonra bağımsızlıklarını elde eden ülkeler bunun açık örnekleri. 

Bu örnek ülkelerden birisi de Türkiye.

Bir dönemin Muhteşem İmparatorluğu Osmanlı, Fatih'ten sonra padişah olanların bilim ve çağın gereklerini kavrayamadıkları için önce duraklama dönemine girmiş sonra gerileme ve nihayetinde sömürge haline getirilmişti. 

Batılıların "Hasta adam olarak" tanımladığı üzerinde ağırlıklı olarak Türklerin yaşadığı  Anadolu'ya hapsolan Osmanlı toprakları paylaşılmıştı.

Onlarca cephede savaşan, Çanakkale'de üstün zekası ve öngörüsüyle Komutanlığını kabul ettiren Mustafa Kemal tarih sahnesine çıkıp Türk halkının makûs talihini değiştirmiş, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştu.

...

102 yıllık Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin basiretsizliği, yetersizliği, hırsı yüzünden zaman zaman sıkıntılı süreçler yaşadı, yaşıyor.

Kan tatmış kurt nasıl öldürmeden yaşayamıyorsa, içeriden devşirilen işbirlikçi ile sömürmenin, kolay elde etmenin rahatlığını bilen batılı emperyalistler Türkiye'yi yüzyıldır rahat bırakmıyor.

...

Her türlü yöntemi deniyorlar..

Kimi zaman etnik ayrılıkçılık, 

Kimi zaman din (mezhep inanç) üzerinden ayrıştırma

Kimi zaman ideoljik isyan.

Kimi zaman da  "ekonomik tetikçiler" satın alınarak sömürgeleştirme amaçlarından vazgeçmeye niyetleri olmadığını gösterdiler.

...

Etnik ayrılıkçılık yöntemiyle Türkiye'nin ekonomik olarak geri kalmış doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde Cumhuriyetin ilanından itibaren satın alınan ağaların ve din adamı kisvesi altında yapılan örgütlü çalışma sonucu gelinen nokta ortada.

Çorum, Malatya, Sivas olayları nasıl unutulur?

Bunların yeterli olmadığı yerde ekonomik tetikçiler aracılığı ile her 10 yılda bir yaşadığımız ekonomik krizle emperyalistlere ödediğimiz paranın miktarı kim hesap edebilir?  

...

Merhum Bülent Ecevit'in Başbakanlığındaki DSP, ANAP, MHP hükümetinin neden bozulduğunu biliyor musunuz? 

Bilmeyenler için anımsatayım; Irak'ın enerji kaynaklarına el koymak isteyen ABD dönemin başbakan Bülent Ecevit'i ikna etmeye çalışmış Ecevit karşı çıkınca da koalisyondaki ortağı istifa ettirilmiş böylece hükümet dağılmıştı.

Ardından 3 Kasım 2002’de gerçekleştirilen erken genel seçimde, "Milli Görüş Gömleğini" çıkaranların kurduğu AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde ederek TBMM'ye girmişti. Muhalefet görevi ise CHP'ye verilmişti..

Sonraki süreci  biliyorsunuz. 

TBMM'de 1 Mart tezkeresinin reddi ve ardından yaşanılanlar...

....



Demokratikleşme, Avrupa Birliği, vesayet, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile mücadele vaadinde bulunan AKP iktidar olmadan önce memur ve işçi ay sonunu nasıl getireceğini kara kara düşünmüyordu. 

Hatta aldığı tazminatla ev hatta araba bile alabiliyordu. 

Emekliler ay başlarında torunlarına harçlık verebiliyordu.

Devlette işe başlayacak olanlarda liyakat aranıyordu.

Üniversite sınavlarında sorular çalınmıyordu...

Kamuda yöneticilik yapanların diplomaları tartışılmıyordu...

Yargıda iki başlılık yoktu. Alt mahkeme üst mahkemenin kararına kesin uyuyordu.

Sendikal örgütlenmede baskı ve yönlendirme yoktu.

Eğitim sistemimiz bilimsel ve laikti... 

Kamu kaynakları tarikat ve cemaatlere aktarılmıyordu.

İktidarların kayırdığı işadamları elbette vardı ama açıktan kayırma yoktu.

Devletin bütçe ayıramadığı projelere özel sektör ortak edilip, Yap-İşlet -Devret yöntemi ile altyapı yatırımları yapılıyordu.

Otoyol ve köprüler soygun aracı değildi.

Merkez Bankası bağımsızdı..

Bakanlar Türk vatandaşıydı!

TBMM'nin yetkileri devredilmemişti.

Eleştirilse de herkesin uyduğu bir Anayasamız vardı.

Çok uzatmaya gerek yok dostlar...

Az ya da çok bir demokrasimiz vardı...  ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gelir vergisi beyannameleri son tarih 7 Nisan</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gelir-vergisi-beyannameleri-son-tarih-7-nisan</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gelir-vergisi-beyannameleri-son-tarih-7-nisan</guid>
<description><![CDATA[ 1 Mart tarihinde başlayan gelir vergisi beyan dönemi devam ediyor.  Ramazan Bayramı 9 güne çıkarılınca beyan dönemi de uzatıldı. Son gün 7 Nisan.  Hem beyannameyi vermek hem de ilk taksit ödemesi için süre 7 Nisan tarihinde dolacak.

Ticari, zirai gibi mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, kira, ücret geliri elde edenler için 1 Mart tarihinde beyanname verme dönemi başlamıştı. Normalde süre mart ayının sonunda bitiyor. Ancak mart ayının son günleri Ramazan Bayramı’na denk geldiği için beyanname vermek için son gün bayramın sonu yani 2 Nisan 2025 olarak belirlenmişti. Ancak Ramazan Bayramı tatili uzatıldı. 2, 3 ve 4 Nisan tarihleri de tatil ilan edildi. Böylece beyanname vermek için süre de 7 Nisan 2025 tarihine uzamış oldu

Gelir vergisi beyan döneminde beyanname verdikten sonra ilk taksit ödemesinin de yapılması gerekiyor. Bunun da süresi 7 Nisan 2025’e uzadı. İkinci taksit ödemesi temmuz ayında yapılacak. İkinci taksit ödemesinin süresi ile ilgili bir değişiklik yok. 31 Temmuz 2025 son gün.

Şu uyarıyı da yapmadan geçmeyelim. Bayram tatili 9 gün olunca beyannamenizi Dijital Vergi Dairesi  (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden verebilirsiniz. Geliri sadece kira, menkul sermaye iradı, ücret olan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden verebilirler.  Vergi dairesine gitmenize gerek yok. Beyannameler gib.gov.tr üzerinden rahatlıkla verilebilir.  Hazır Beyan Sistemine;  “hazirbeyan.gib.gov.tr” adresinden (Kullanıcı Kodu ile Giriş,  e-Devlet Yöntemi ile Giriş veya Yabancı Kimlik Numarası ile Giriş), giriş yapabilirsiniz. Bu kadar uzun tatilinden sonra pazartesi kuyruğa girmek istemeyenler için bu hatırlatmayı yapmak istedim. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda gönderecekler. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gelir, vergisi, beyannameleri, son, tarih, Nisan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[1 Mart tarihinde başlayan gelir vergisi beyan dönemi devam ediyor.  Ramazan Bayramı 9 güne çıkarılınca beyan dönemi de uzatıldı. Son gün 7 Nisan.  Hem beyannameyi vermek hem de ilk taksit ödemesi için süre 7 Nisan tarihinde dolacak.

Ticari, zirai gibi mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, kira, ücret geliri elde edenler için 1 Mart tarihinde beyanname verme dönemi başlamıştı. Normalde süre mart ayının sonunda bitiyor. Ancak mart ayının son günleri Ramazan Bayramı’na denk geldiği için beyanname vermek için son gün bayramın sonu yani 2 Nisan 2025 olarak belirlenmişti. Ancak Ramazan Bayramı tatili uzatıldı. 2, 3 ve 4 Nisan tarihleri de tatil ilan edildi. Böylece beyanname vermek için süre de 7 Nisan 2025 tarihine uzamış oldu

Gelir vergisi beyan döneminde beyanname verdikten sonra ilk taksit ödemesinin de yapılması gerekiyor. Bunun da süresi 7 Nisan 2025’e uzadı. İkinci taksit ödemesi temmuz ayında yapılacak. İkinci taksit ödemesinin süresi ile ilgili bir değişiklik yok. 31 Temmuz 2025 son gün.

Şu uyarıyı da yapmadan geçmeyelim. Bayram tatili 9 gün olunca beyannamenizi Dijital Vergi Dairesi  (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden verebilirsiniz. Geliri sadece kira, menkul sermaye iradı, ücret olan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden verebilirler.  Vergi dairesine gitmenize gerek yok. Beyannameler gib.gov.tr üzerinden rahatlıkla verilebilir.  Hazır Beyan Sistemine;  “hazirbeyan.gib.gov.tr” adresinden (Kullanıcı Kodu ile Giriş,  e-Devlet Yöntemi ile Giriş veya Yabancı Kimlik Numarası ile Giriş), giriş yapabilirsiniz. Bu kadar uzun tatilinden sonra pazartesi kuyruğa girmek istemeyenler için bu hatırlatmayı yapmak istedim. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda gönderecekler.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;apos;Ukrayna konulu liderler zirvesi&amp;apos; Fransa&amp;apos;da başladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-konulu-liderler-zirvesi-fransada-basladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-konulu-liderler-zirvesi-fransada-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;da 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren &#039;Ukrayna konulu liderler zirvesi&#039;nin başladığı belirtildi.

Fransa’nın başkenti Paris’te, Ukrayna’daki savaşı sonlandıracak ateşkes planı ve güvenlik garantilerini ele almak üzere 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren &#039;Ukrayna konulu liderler zirvesi&#039; yerel saatle 10.00’da başladı.

Elysee Sarayı&#039;nda düzenlenen zirvenin ana gündem maddeleri, Ukrayna’da kalıcı barış ve asker gönderilmesi dahil sağlanacak güvenlik garantileri ile Avrupa güvenliği olacak.

Zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/u-k-r-a-y-n-a-k-o-n-u-l-u-l-i-d-e-r-l-e-r-z-i-r-v-e-s-i-f-r-a-n-s-a-631103-186932.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, konulu, liderler, zirvesi, Fransada, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Fransa'da 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren 'Ukrayna konulu liderler zirvesi'nin başladığı belirtildi.

Fransa’nın başkenti Paris’te, Ukrayna’daki savaşı sonlandıracak ateşkes planı ve güvenlik garantilerini ele almak üzere 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren 'Ukrayna konulu liderler zirvesi' yerel saatle 10.00’da başladı.

Elysee Sarayı'nda düzenlenen zirvenin ana gündem maddeleri, Ukrayna’da kalıcı barış ve asker gönderilmesi dahil sağlanacak güvenlik garantileri ile Avrupa güvenliği olacak.

Zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evdeki Uzaylı: Z Kuşağı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/evdeki-uzayli-z-kusagi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/evdeki-uzayli-z-kusagi</guid>
<description><![CDATA[ Protestoları tüm Türkiye gibi ben de yakından takip ediyorum ve alanda oldukça ilginç görüntülere şahit olduğumu belirtmeliyim... Solcular, Türkçüler, muhafazakarlar, feministler, sokak hayvanlarını koruma dernekleri, çevreciler... İnanılmaz karma ve ideolojiler üstü bir protesto dili söz konusu. Bunun kesinlikle sosyolojik analizinin yapılması gerekmekte. Toplanıp yazılan dövizler yok, herkesin söyleyecek bir şeyi var ve ortak bir parti altında birleşilmediği gibi ortak bir slogan altında da birleşmek istemeyen gençleri görüyoruz. Bu ideolojiler üstü kavramı bence oldukça önemli çünkü bu eylemin doğasını anlamak için gururla mensubu olduğum Z kuşağının doğasını anlamak gerek.

Öncelikle karşınızda neoliberal sistemin kalbinde doğmuş bir nesil var; dolayısıyla oldukça bireysel, otoriteyle arası doğduğundan beri iyi değil ve herhangi bir hiyerarşik ilişkiye girme konusunda önceki nesillere kıyasla oldukça isteksizler. Biliyorum, bizlerle çalışmak bu yüzden çok zor, köşe yazarımız ben değil de editörümüz olsa benim için de eli maşalı bir şathiye yazar muhtemelen (dünyalar tatlısı birisi) nitekim haklıdır da... Bu bireyselliğimiz sıklıkla yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır. Küstah, bencil veya terbiyesiz değiliz sadece birey olarak var olabilmek istiyoruz, sizlerin normlarını kökten reddetmiyoruz ancak bütünüyle kabul etmemizi beklemeniz oldukça gerçeklikten uzak... Ailelerimizden, doğduğumuz yerden, ait olduğumuz sınıftan veya inançlarımızdan arınmak, sadece biz kalmak istiyoruz. Burada kastedilen şey inançsızlaşmak veya kimliksizleşmek değil ancak kendimizi ifade etmek için bir kimliğin altına girmek istemiyoruz. Kuşağıma bu kadar vurgu yapmamın sebebi eylemlerden görüntüler geldikçe sizlerin eylem anlayışından ne kadar farklı olduğunu fark etmem oldu. Alandaki görüntüleri birlikte inceleyelim…

Örneğin sporcular eylem sırasında mekik çekiyor, sanatçılar şarkı söylüyor, uzun eşek ve okey oynayanlar bile var... İntenette en çok söylenilen şey ise provakatörlere gençlerin izin vermediği, etraflarını sürekli kolaçan ettiği ve anayasaya aykırı herhangi bir vandallığa müsaade etmemek için çabaladıkları yönünde.  Dövizler ise oturulup üstüne makale yazılacak cinsten. Kimisi en sevdiği dizilere vurgu yapmış, kimisi oynadığı bilgisayar oyununa, kimisi sevdiği bir şarkıya... İdeolojiler üstü bir duruş derken kastettiğim şey tam da bu aslında, eylemleşen veya ideolojileşen gençler yok aksine eylemleri kendileştiriyorlar. Aslında bu eylem biçimi hayatı nasıl yaşamak istediklerinin de açık bir beyanı gibi gözüküyor: Hayır, ciddi hassasiyetlerimiz var ancak hayatı sizler gibi ciddiye alma şeklimiz yok, arabesk veya melankolik değiliz aksine pek çoğunun karalar bağlayacağı durumlarda bile halen komiğiz, mesajını veriyor gençler...

Her türlü &quot;zor ve emir&quot; Z kuşağının korkulu rüyası. Mikro olaylarla konuyu ele alalım: Odasını zaten toplayacak olan birine odanı topla derseniz toplamaz. Birçoğunuz çocuklarıyla bunu yaşıyor biliyorum, yap dediğiniz her şey elinizde patlıyor çünkü içimizden yapmak gelmiyor ve evet sırf siz yapın dediğiniz için gelmiyor. Benzer bir şekilde hükümetin oluşturmaya çalıştığı neslin de aslında bu yüzden ters teptiğini düşünüyorum, o kadar yoğun bir şekilde bir proje nesil yaratılmaya çalışıldı ki ne ailelerine ne topluma ne hükümete uyan, her tür kimlik ve ideolojiden yorulmuş sadece siyasal kazanımlara odaklanan bir nesil yaratıldı. Ve hayır pek çoğunuzun iddia ettiği gibi apolitik değiliz, bizlerin anne babaları yani Özal nesli yani aslında sizlerin nesli apolitikler ve siyasetin her türlüsünden çekiniyorlar. Etrafınıza bir bakın, kendi yaş grubunuza, particilikten başka bir siyaset anlayışları var mı? İşte bu yüzden sizlerin çocukları olan bizler partifobik insanlarız. Hayır, yirminci yüzyılın putperestliği olan particiliği reddediyoruz ve demode buluyoruz ayrıca sizlerin kalplerinde biriktirdiği kinle birbirimize bakmayacağız, insanımızı seviyoruz. 

Aslında sadece hükümetin değil muhalefetin de gençlerden öğrenmesi gereken çok şey var bunu eylem bazında söylemiyorum genel olarak Z kuşağına yabancısınız ve evinizdeki uzaylı muamelesini görüyoruz, peki ya toplumun geneli? Sahi ne zaman bizi ciddiye alacaksınız? Halen &quot;Evde su bardağını bile kaldırmaz bunlar, anca telefon-bilgisayar başında.&quot; argümanlarınızı mı sunuyorsunuz hakkımızda?  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Evdeki, Uzaylı:, Kuşağı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Protestoları tüm Türkiye gibi ben de yakından takip ediyorum ve alanda oldukça ilginç görüntülere şahit olduğumu belirtmeliyim... Solcular, Türkçüler, muhafazakarlar, feministler, sokak hayvanlarını koruma dernekleri, çevreciler... İnanılmaz karma ve ideolojiler üstü bir protesto dili söz konusu. Bunun kesinlikle sosyolojik analizinin yapılması gerekmekte. Toplanıp yazılan dövizler yok, herkesin söyleyecek bir şeyi var ve ortak bir parti altında birleşilmediği gibi ortak bir slogan altında da birleşmek istemeyen gençleri görüyoruz. Bu ideolojiler üstü kavramı bence oldukça önemli çünkü bu eylemin doğasını anlamak için gururla mensubu olduğum Z kuşağının doğasını anlamak gerek.

Öncelikle karşınızda neoliberal sistemin kalbinde doğmuş bir nesil var; dolayısıyla oldukça bireysel, otoriteyle arası doğduğundan beri iyi değil ve herhangi bir hiyerarşik ilişkiye girme konusunda önceki nesillere kıyasla oldukça isteksizler. Biliyorum, bizlerle çalışmak bu yüzden çok zor, köşe yazarımız ben değil de editörümüz olsa benim için de eli maşalı bir şathiye yazar muhtemelen (dünyalar tatlısı birisi) nitekim haklıdır da... Bu bireyselliğimiz sıklıkla yanlış anlaşılmalara sebep olmaktadır. Küstah, bencil veya terbiyesiz değiliz sadece birey olarak var olabilmek istiyoruz, sizlerin normlarını kökten reddetmiyoruz ancak bütünüyle kabul etmemizi beklemeniz oldukça gerçeklikten uzak... Ailelerimizden, doğduğumuz yerden, ait olduğumuz sınıftan veya inançlarımızdan arınmak, sadece biz kalmak istiyoruz. Burada kastedilen şey inançsızlaşmak veya kimliksizleşmek değil ancak kendimizi ifade etmek için bir kimliğin altına girmek istemiyoruz. Kuşağıma bu kadar vurgu yapmamın sebebi eylemlerden görüntüler geldikçe sizlerin eylem anlayışından ne kadar farklı olduğunu fark etmem oldu. Alandaki görüntüleri birlikte inceleyelim…

Örneğin sporcular eylem sırasında mekik çekiyor, sanatçılar şarkı söylüyor, uzun eşek ve okey oynayanlar bile var... İntenette en çok söylenilen şey ise provakatörlere gençlerin izin vermediği, etraflarını sürekli kolaçan ettiği ve anayasaya aykırı herhangi bir vandallığa müsaade etmemek için çabaladıkları yönünde.  Dövizler ise oturulup üstüne makale yazılacak cinsten. Kimisi en sevdiği dizilere vurgu yapmış, kimisi oynadığı bilgisayar oyununa, kimisi sevdiği bir şarkıya... İdeolojiler üstü bir duruş derken kastettiğim şey tam da bu aslında, eylemleşen veya ideolojileşen gençler yok aksine eylemleri kendileştiriyorlar. Aslında bu eylem biçimi hayatı nasıl yaşamak istediklerinin de açık bir beyanı gibi gözüküyor: Hayır, ciddi hassasiyetlerimiz var ancak hayatı sizler gibi ciddiye alma şeklimiz yok, arabesk veya melankolik değiliz aksine pek çoğunun karalar bağlayacağı durumlarda bile halen komiğiz, mesajını veriyor gençler...

Her türlü "zor ve emir" Z kuşağının korkulu rüyası. Mikro olaylarla konuyu ele alalım: Odasını zaten toplayacak olan birine odanı topla derseniz toplamaz. Birçoğunuz çocuklarıyla bunu yaşıyor biliyorum, yap dediğiniz her şey elinizde patlıyor çünkü içimizden yapmak gelmiyor ve evet sırf siz yapın dediğiniz için gelmiyor. Benzer bir şekilde hükümetin oluşturmaya çalıştığı neslin de aslında bu yüzden ters teptiğini düşünüyorum, o kadar yoğun bir şekilde bir proje nesil yaratılmaya çalışıldı ki ne ailelerine ne topluma ne hükümete uyan, her tür kimlik ve ideolojiden yorulmuş sadece siyasal kazanımlara odaklanan bir nesil yaratıldı. Ve hayır pek çoğunuzun iddia ettiği gibi apolitik değiliz, bizlerin anne babaları yani Özal nesli yani aslında sizlerin nesli apolitikler ve siyasetin her türlüsünden çekiniyorlar. Etrafınıza bir bakın, kendi yaş grubunuza, particilikten başka bir siyaset anlayışları var mı? İşte bu yüzden sizlerin çocukları olan bizler partifobik insanlarız. Hayır, yirminci yüzyılın putperestliği olan particiliği reddediyoruz ve demode buluyoruz ayrıca sizlerin kalplerinde biriktirdiği kinle birbirimize bakmayacağız, insanımızı seviyoruz. 

Aslında sadece hükümetin değil muhalefetin de gençlerden öğrenmesi gereken çok şey var bunu eylem bazında söylemiyorum genel olarak Z kuşağına yabancısınız ve evinizdeki uzaylı muamelesini görüyoruz, peki ya toplumun geneli? Sahi ne zaman bizi ciddiye alacaksınız? Halen "Evde su bardağını bile kaldırmaz bunlar, anca telefon-bilgisayar başında." argümanlarınızı mı sunuyorsunuz hakkımızda? ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Halkbank Bir Tek Avrupa’da Var</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/halkbank-bir-tek-avrupada-var</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/halkbank-bir-tek-avrupada-var</guid>
<description><![CDATA[ Türk voleybolu bu sezon özellikle Uluslararası platformda çok ilginç bir sezon geçiriyor.

Avrupa’da 4’lü final ve finale kalan Türk takımları netleşti. CEV Şampiyonlar liginde erkeklerde Halkbank, kadınlarda ise Vakıfbank 4’lü finale, CEV Kupasında ise Ziraat Bankkart finale kalma başarısını gösterdi.

Avrupa arenasında mücadele verecek takımların üçünün de Banka kulüpleri olması dikkat çekerken, bu durum 2 takımla Avrupa kupalarında da var olan erkek voleybolunun, her zaman gerisinde kaldığı kadınlar voleybolu karşısında daha başarılı bir sezon geçirdiği anlamını da taşıyor.

Özellikle müthiş bir kadroya sahip olan ve her zaman başarılı olmayı alışkanlık haline getirmiş olan Fenerbahçe ve Eczacıbaşı kadın takımlarının beklenmedik bir şekilde bu kulvardan elenmesi de camiada büyük şok yarattı. Çeyrek finalde karşılaştıkları Fenerbahçe için Vakıfbank Baş antrenörü Guidetti’nin, &quot;Türkiye&#039;de Fenerbahçe favori takım çünkü Vargas&#039;la birlikte üç yabancıya karşı dört yabancıyla oynamak gibi kimsenin sahip olmadığı bir avantaja sahipler&quot; demesine rağmen onları altın setle devre dışı bırakarak 4’lü finale tek Türk ekibi olma başarısı göstermesi, bence sezonun sürprizi oldu.

Erkek takımlarımıza gelince, Sezon başındaki performansına bakarak, dörtlü finale kalması mucize olan Halkbank’ın kaderini belirleyecek son iki rakibi önünde tüm engelleri inanılmaz bir şekilde aştı. Önce CEV Şampiyonlar Ligi Play-off maçında Allianz Milano ile karşılaşan ve rövanş maçını 3-1 kaybederek durumu eşitleyen Halkbank altın seti, sakat birçok oyuncusundan yoksun olmasına karşın kazanarak üçüncü kez üst üste çeyrek finale çıktı ve Polonya’dan PGE Projekt takımının rakibi oldu. Ankara’da 3-1 yendiği rakibine Polonya’da oynanan rövanşta aynı skorla mağlup olduktan sonra altın sette geri dönüşün tarihini yazan Başkent ekibi, dörtlü finale kalmayı başardı. 16 - 18 Mayıs 2025 tarihlerinde Polonya’nın Lodz kentinde düzenlenecek dörtlü finalde Halkbank, ilk rakibi İtalya&#039;nın Sir Sicoma Monini Perugia ile karşılaşarak, Türk voleybol tarihinin en önemli başarısını ikinci kez yaşamak için sahne alacak. Temsilcimiz 2014 yılında da dörtlü finale kalmış, Polonya ekibi Jastrzebski Wegiel’i geçerek finale yükselmişti.

İkinci Kupa CEV Cup’ta mücadele veren Ziraat Bankkart, finalde son şampiyon Polonya ekibi Asseco Resovia ile karşılaşacak. İlk maç Polonya&#039;nın Rzeszow şehrinde 2 Nisan’da oynanacak. Şampiyonun belli olacağı rövanş maçı ise 9 Nisan Ankara&#039;da yapılacak. Başkent ekibi bu organizasyonda 2018’de de final oynamayı başarısını göstermişti.

Böylece erkekler voleyboluna son yıllarda damgasını vuran Başkent ekipleri Ziraat Bankkart ve Halkbank arasındaki müthiş çekişmenin, Efeler Ligindeki Seymenlerin güç savaşından çıkıp, Avrupa’da başarıya dönüşmesine bu sezon tanıklık etme noktasındayız.

Avrupa’da durum bu şekildeyken, gelelim Türkiye’ye… Ziraat Bankkart, geçen sezon 3 yıllık üst üste şampiyonluğunun ardından Halkbank’a kaptırdığı Efeler ligi birinciliğini yeniden alma şansını normal sezonu ilk sırada bitirerek elde etti. Başkent ekibi, bu başarıyla gelecek sezon CEV Şampiyonlar liginde mücadele etme hakkını da kazandı. Şimdi gözler Play-off’ta… Ziraat Bankkart, G.Saray, F.Bahçe ve Arkas ile 13-16 ve 19 Nisan tarihlerinde oynanacak Play-off ¼ etabında şampiyonluk mücadelesi verecek.

Halkbank ise Efeler ligi ilk etabını 5.sırada bitirdi ve 5/8 etabında yer alacak. 2025 Erkekler AXA Sigorta Kupa Voley finalinde Fenerbahçe’ye 3-0 mağlup olan Halkbank, ikincilikle yetindi. Başkent ekibi bu sonuçla da hem 10.şampiyonluk şansını hem de CEV Kupasına katılma hakkını da kaçırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Halkbank, Bir, Tek, Avrupa’da, Var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Türk voleybolu bu sezon özellikle Uluslararası platformda çok ilginç bir sezon geçiriyor.

Avrupa’da 4’lü final ve finale kalan Türk takımları netleşti. CEV Şampiyonlar liginde erkeklerde Halkbank, kadınlarda ise Vakıfbank 4’lü finale, CEV Kupasında ise Ziraat Bankkart finale kalma başarısını gösterdi.

Avrupa arenasında mücadele verecek takımların üçünün de Banka kulüpleri olması dikkat çekerken, bu durum 2 takımla Avrupa kupalarında da var olan erkek voleybolunun, her zaman gerisinde kaldığı kadınlar voleybolu karşısında daha başarılı bir sezon geçirdiği anlamını da taşıyor.

Özellikle müthiş bir kadroya sahip olan ve her zaman başarılı olmayı alışkanlık haline getirmiş olan Fenerbahçe ve Eczacıbaşı kadın takımlarının beklenmedik bir şekilde bu kulvardan elenmesi de camiada büyük şok yarattı. Çeyrek finalde karşılaştıkları Fenerbahçe için Vakıfbank Baş antrenörü Guidetti’nin, "Türkiye'de Fenerbahçe favori takım çünkü Vargas'la birlikte üç yabancıya karşı dört yabancıyla oynamak gibi kimsenin sahip olmadığı bir avantaja sahipler" demesine rağmen onları altın setle devre dışı bırakarak 4’lü finale tek Türk ekibi olma başarısı göstermesi, bence sezonun sürprizi oldu.

Erkek takımlarımıza gelince, Sezon başındaki performansına bakarak, dörtlü finale kalması mucize olan Halkbank’ın kaderini belirleyecek son iki rakibi önünde tüm engelleri inanılmaz bir şekilde aştı. Önce CEV Şampiyonlar Ligi Play-off maçında Allianz Milano ile karşılaşan ve rövanş maçını 3-1 kaybederek durumu eşitleyen Halkbank altın seti, sakat birçok oyuncusundan yoksun olmasına karşın kazanarak üçüncü kez üst üste çeyrek finale çıktı ve Polonya’dan PGE Projekt takımının rakibi oldu. Ankara’da 3-1 yendiği rakibine Polonya’da oynanan rövanşta aynı skorla mağlup olduktan sonra altın sette geri dönüşün tarihini yazan Başkent ekibi, dörtlü finale kalmayı başardı. 16 - 18 Mayıs 2025 tarihlerinde Polonya’nın Lodz kentinde düzenlenecek dörtlü finalde Halkbank, ilk rakibi İtalya'nın Sir Sicoma Monini Perugia ile karşılaşarak, Türk voleybol tarihinin en önemli başarısını ikinci kez yaşamak için sahne alacak. Temsilcimiz 2014 yılında da dörtlü finale kalmış, Polonya ekibi Jastrzebski Wegiel’i geçerek finale yükselmişti.

İkinci Kupa CEV Cup’ta mücadele veren Ziraat Bankkart, finalde son şampiyon Polonya ekibi Asseco Resovia ile karşılaşacak. İlk maç Polonya'nın Rzeszow şehrinde 2 Nisan’da oynanacak. Şampiyonun belli olacağı rövanş maçı ise 9 Nisan Ankara'da yapılacak. Başkent ekibi bu organizasyonda 2018’de de final oynamayı başarısını göstermişti.

Böylece erkekler voleyboluna son yıllarda damgasını vuran Başkent ekipleri Ziraat Bankkart ve Halkbank arasındaki müthiş çekişmenin, Efeler Ligindeki Seymenlerin güç savaşından çıkıp, Avrupa’da başarıya dönüşmesine bu sezon tanıklık etme noktasındayız.

Avrupa’da durum bu şekildeyken, gelelim Türkiye’ye… Ziraat Bankkart, geçen sezon 3 yıllık üst üste şampiyonluğunun ardından Halkbank’a kaptırdığı Efeler ligi birinciliğini yeniden alma şansını normal sezonu ilk sırada bitirerek elde etti. Başkent ekibi, bu başarıyla gelecek sezon CEV Şampiyonlar liginde mücadele etme hakkını da kazandı. Şimdi gözler Play-off’ta… Ziraat Bankkart, G.Saray, F.Bahçe ve Arkas ile 13-16 ve 19 Nisan tarihlerinde oynanacak Play-off ¼ etabında şampiyonluk mücadelesi verecek.

Halkbank ise Efeler ligi ilk etabını 5.sırada bitirdi ve 5/8 etabında yer alacak. 2025 Erkekler AXA Sigorta Kupa Voley finalinde Fenerbahçe’ye 3-0 mağlup olan Halkbank, ikincilikle yetindi. Başkent ekibi bu sonuçla da hem 10.şampiyonluk şansını hem de CEV Kupasına katılma hakkını da kaçırdı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bayramlar Yaşamımızın Ayrıcalıklı Günleriydi…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bayramlar-yasamimizin-ayricalikli-gunleriydi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bayramlar-yasamimizin-ayricalikli-gunleriydi</guid>
<description><![CDATA[ Çocuktuk …

Çocukluğumun bayramlarında gece uyumaz, sabahleyin erkenden kalkar önce ailemle bayramlaşır daha sonra da mahallemizin teyzelerini, amcalarını ziyaret ederdik. Hebiş Teyze lokum verir; Rıfat Amca da beni sever. Harçlığımı hazırlamıştır derdim…

Topladığımız onca harçlıkla sinemanın 10.30 çocuk matinesine, anlamadığımız alt yazılı bir filme giderdik. Ardından da ver elini Luna Park. Çarpışan arabalarda parayı bitirir, onca yolu yaya dönerdik geriye bacak kadar halimizle. Ne güzel bayramlardı onlar…

Bayramlar, sıradanlaşan günlerimizi renklendiren, gündelik yaşamın sıkıntılarını unutturan; insanları hoşgörü ve sevecenlikle birbirine yakınlaştıran ayrıcalıklı günlerdi. Yıllar geçtikçe bayramlara bakış açımız değişmeye başladı. Değişen bayramlar değil, bizleriz aslında. Hayattan beklentilerimizin çokluğu, alabildiklerimizin ise yetersizliğidir bana göre…

Bayramlar ayrıcalıklı günlerdir. Ne ki, o güzelim günleri sıradanlaştırdığımızın ayırdına varamıyor; bunun tedirginliğini bile duymuyoruz. Coşkulu ve arzulu, konulu komşulu ziyaretleriyle mutlu bayram günlerini gerilerde bıraktığımızı düşünüyor; o güzelim yıllara özlem duyuyorum. Bayramlara özgü gelenek ve görenekleri özlüyorum. Eskiye bağlılık değil bu; onları çağcıl kılamaz mıydık, diye düşünüyorum. Pek çok ananeyi yok ettik. Bayramlar, bu yüzden hüzün veriyor bana…

Hayatın bir bayram olmadığı kesin. Ama her günümüzü, bayram günlerinin coşkusuyla, sevinciyle yaşayabilir; pekâlâ mutlu olabiliriz. Bu bizim elimizde. Yeter ki, sevmesini, paylaşmasını ve dayanışmayı bilelim. Başkalarının mutluluğunu kıskanmaz, kendimiz gibi yaşamayı öğrenir ve benimsersek, küçük şeylerle yetinmeyi ve mutlu olmayı başarırsak asıl bayramın bu olduğunu o zaman anlarız.

Bayramlar toplumda sevgi ve saygıyı geliştiren, dostlukları pekiştiren, gelenek ve görenekleri yaşattığımız sayılı günlerdir. Nicedir, bu hasletleri unutup bayramları da sıradan günlere çevirdiğimizi kim yadsıyabilir?

İçtenlikli sevgi ve saygıyla yüklü, dostlukları pekiştiren, günlerimizi güzelleştiren bayramları özlüyorum. Yere bakan yürek yakan, yüze gülüp arkadan kuyu kazan, içten pazarlıklı insanlarla bayramların güzelliğine gölge düşüyor. Ve kavgasız bayramlara özlem duyuyorum.

Önümüz bayram. Çocukları unutmayın, büyüklerinizi ziyaret edin. Tabii şunu da unutmayın; yalnızca bayram eden değil, bayram ettiren de olmak önemli. En içtenlikli sevgi ve saygılarımı sunuyor, daha nice bayramlara diyorum…
  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bayramlar, Yaşamımızın, Ayrıcalıklı, Günleriydi…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Çocuktuk …

Çocukluğumun bayramlarında gece uyumaz, sabahleyin erkenden kalkar önce ailemle bayramlaşır daha sonra da mahallemizin teyzelerini, amcalarını ziyaret ederdik. Hebiş Teyze lokum verir; Rıfat Amca da beni sever. Harçlığımı hazırlamıştır derdim…

Topladığımız onca harçlıkla sinemanın 10.30 çocuk matinesine, anlamadığımız alt yazılı bir filme giderdik. Ardından da ver elini Luna Park. Çarpışan arabalarda parayı bitirir, onca yolu yaya dönerdik geriye bacak kadar halimizle. Ne güzel bayramlardı onlar…

Bayramlar, sıradanlaşan günlerimizi renklendiren, gündelik yaşamın sıkıntılarını unutturan; insanları hoşgörü ve sevecenlikle birbirine yakınlaştıran ayrıcalıklı günlerdi. Yıllar geçtikçe bayramlara bakış açımız değişmeye başladı. Değişen bayramlar değil, bizleriz aslında. Hayattan beklentilerimizin çokluğu, alabildiklerimizin ise yetersizliğidir bana göre…

Bayramlar ayrıcalıklı günlerdir. Ne ki, o güzelim günleri sıradanlaştırdığımızın ayırdına varamıyor; bunun tedirginliğini bile duymuyoruz. Coşkulu ve arzulu, konulu komşulu ziyaretleriyle mutlu bayram günlerini gerilerde bıraktığımızı düşünüyor; o güzelim yıllara özlem duyuyorum. Bayramlara özgü gelenek ve görenekleri özlüyorum. Eskiye bağlılık değil bu; onları çağcıl kılamaz mıydık, diye düşünüyorum. Pek çok ananeyi yok ettik. Bayramlar, bu yüzden hüzün veriyor bana…

Hayatın bir bayram olmadığı kesin. Ama her günümüzü, bayram günlerinin coşkusuyla, sevinciyle yaşayabilir; pekâlâ mutlu olabiliriz. Bu bizim elimizde. Yeter ki, sevmesini, paylaşmasını ve dayanışmayı bilelim. Başkalarının mutluluğunu kıskanmaz, kendimiz gibi yaşamayı öğrenir ve benimsersek, küçük şeylerle yetinmeyi ve mutlu olmayı başarırsak asıl bayramın bu olduğunu o zaman anlarız.

Bayramlar toplumda sevgi ve saygıyı geliştiren, dostlukları pekiştiren, gelenek ve görenekleri yaşattığımız sayılı günlerdir. Nicedir, bu hasletleri unutup bayramları da sıradan günlere çevirdiğimizi kim yadsıyabilir?

İçtenlikli sevgi ve saygıyla yüklü, dostlukları pekiştiren, günlerimizi güzelleştiren bayramları özlüyorum. Yere bakan yürek yakan, yüze gülüp arkadan kuyu kazan, içten pazarlıklı insanlarla bayramların güzelliğine gölge düşüyor. Ve kavgasız bayramlara özlem duyuyorum.

Önümüz bayram. Çocukları unutmayın, büyüklerinizi ziyaret edin. Tabii şunu da unutmayın; yalnızca bayram eden değil, bayram ettiren de olmak önemli. En içtenlikli sevgi ve saygılarımı sunuyor, daha nice bayramlara diyorum…
 ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;da durgun ekonomi işten çıkarma dalgasını büyütüyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/avrupada-durgun-ekonomi-isten-cikarma-dalgasini-buyutuyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/avrupada-durgun-ekonomi-isten-cikarma-dalgasini-buyutuyor</guid>
<description><![CDATA[ Zorlu ekonomik koşullar, jeopolitik gerilimlere bağlı artan belirsizlik, zayıf seyreden talep ve Çin&#039;den gelen şiddetli rekabet Avrupalı şirketleri yeniden yapılanmaya iterek işe alımları dondurma veya işten çıkarmaya zorluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-680cfef6bb1b64e7780cda4f3ff30508.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Avrupada, durgun, ekonomi, işten, çıkarma, dalgasını, büyütüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kıtada başta otomotiv olmak üzere finanstan teknolojiye, mühendislikten havacılık ve uzay sektörüne kadar pek çok sektörü etkisi altına alan işten çıkarma dalgası, yavaşlayan ekonomide küresel işgücünün karşılaştığı zorlukların arttığını gösteriyor.

Avrupa Birliği'nde (AB) 2008 ile 2023 arasında 2,3 milyon imalat işi kaybedilirken, bunun neredeyse bir milyonu 2019'dan bu yana gerçekleşti. Krizin tam boyutu, kısa süreli sözleşmeler ve azaltılmış çalışma saatleri ile gölgelenirken, gerçek iş kaybının ise 4,3 milyonu bulabileceği ifade ediliyor.

Sendikalar, Avrupa'nın sanayi politikasından yoksun olmasıyla daha da kötüleşen istihdam kriziyle başa çıkabilmek için zorunlu işten çıkarmalar konusunda bir moratoryum çağrısında bulunuyor.

Avrupa'da bankacılık, otomotiv, endüstri ve mühendislik, teknoloji, telekomünikasyon, finans ve diğer sektörlerdeki işten çıkarma kararlarına her gün yenileri ekleniyor.

Buna son olarak, Alman mühendislik şirketi Siemens'in 2027'ye kadar başta otomasyon alanında olmak üzere 6 binden fazla kişiyi işten çıkarma kararı eklendi.

Yaklaşık son 6 aydır işten çıkarma kararı alan şirketler

Geçen yılın son çeyreğinden itibaren işten çıkarma kararları alan büyük çaplı Avrupalı şirketler şu şekilde:

Otomotiv

Alman otomobil üreticisi Volkswagen Grubunun lüks otomobil markası Audi, 17 Mart'ta 2029'a kadar Almanya'da 7 bin 500 civarında kişinin işten çıkarılacağını duyurdu.

Audi'nin ana şirketi Volkswagen de Aralık 2024'te 35 bin kişinin işten çıkarılmasını içeren bir maliyet düşürme programı başlatmıştı. Alman basınına göre Volkswagen, bu yıl sonuna kadar Cariad yazılım bölümünde 1600 personeli işten çıkarmayı planlıyor.

Volkswagen Grubunun diğer lüks markası Porsche ise 3 bin 900 kişiyi işten çıkarmayı planlarken, 2025'in ikinci yarısında sendikalarla daha fazla işten çıkarma için müzakerelere başlayacağını duyurdu.

Alman otomotiv ve sanayi tedarikçisi Schaeffler, 5 Kasım'da otomobil üreticilerinden gelen zayıf talep nedeniyle yeniden yapılanmaya giderek, 2 bin 800'ü Almanya'da olmak üzere Avrupa'da toplam 4 bin 700 kişiyi işten çıkaracağını duyurdu.

Alman menşeli lastik ve otomobil parçaları üreticisi Continental, 18 Şubat'ta 2026 sonuna kadar araştırma ve geliştirme bölümünde 3 bin kişiyi işten çıkarma kararı aldı.

Otomotiv sektörünün önemli tedarikçilerinden Bosch, 23 Kasım 2024'te, otomotiv biriminde 3 bin 800'ü Almanya'da olmak üzere, dünya genelinde 5 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını, ayrıca üretim tesislerinde kısa mesaiye gidileceğini bildirdi.

Diğer Alman otomobil üreticileri de şimdiye kadar işten çıkarmalar konusunda temkinli kalırken, kasım ayında Mercedes-Benz, gelecek yıllarda yıllık maliyetleri birkaç milyar avro azaltmayı planladığını açıkladı. Şirket iş gücünü azaltmanın da bu stratejinin bir parçası olduğuna işaret etti.

Fransız otomobil üreticisi Renault 11 Mart'ta, artan ekonomik belirsizlik karşısında Avrupa'da ticari araçlara yönelik talebin yavaşlaması nedeniyle Fransa'nın kuzeyindeki Sandouville'de bulunan kamyonet fabrikasında 300 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.

Bankacılık

Almanya'nın ikinci büyük bankası Commerzbank 13 Şubat'ta 2028'e kadar çoğunluğu Almanya'da olmak üzere 3 bin 900 kişinin işine son vereceğini duyurdu.

İspanyol Banco Santander'in İngiltere kolu Sandanter İngiltere, 19 Mart'ta yaptığı, İngiltere'deki yeni şube kapanışlarının yaklaşık 750 personelin işini kaybedebileceği anlamına geldiğini bildirdi.

Deutsche Bank da geçen yıl maliyetleri düşürmek için 3 bin 500 destek personelini işten çıkarmasının ardından, 20 Mart'ta bu yıl 2 bin kişinin işine son verme kararı aldı.

Sanayi ve mühendislik

Alman mühendislik şirketi Siemens, 2027'ye kadar başta otomasyon alanında olmak üzere 6 binden fazla kişiyi işten çıkarma kararı aldı.

Alman çelik üreticisi ve teknoloji firması ThyssenKrupp 25 Kasım'da çelik biriminde 2030'a kadar 5 bin kişinin işten çıkarılmasının planlandığını bildirdi. Şirket, buna ek olarak ticari faaliyetlerin satışı veya dış hizmet sağlayıcılara devri yoluyla 6 bin kişinin daha işten çıkarılmasının planlandığını duyurdu.

ThyssenKrupp, 6 Mart'ta da küresel otomotiv endüstrisindeki sürekli zorlu piyasa koşullarına atıfta bulunarak, işe alımları donduracaklarını ve otomotiv bölümünde 1800 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.

Perakende

Alman spor giyim üreticisi Puma 12 Mart'ta maliyet azaltma programı çerçevesinde dünya çapında 500 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.

İngiltere'nin en büyük süpermarket grubu Tesco, 29 Ocak'ta, tasarruf arayışı nedeniyle mağazalardan ve merkez ofisinden yaklaşık 400 kişiyi işten çıkarma kararı aldı.

Yine İngiltere'nin büyük süpermarket zincirlerinden Sainsbury's ocakta zorlu maliyet ortamına karşı tasarruf sağlama hedefiyle çalışan sayısını 3 binin üzerinde azaltma yoluna gideceğini duyurdu.

Diğer sektörlerdeki işten çıkarma kararları

Hollanda merkezli boya üretim şirketi Akzonobel bu yıl yaklaşık 2 bin 200 çalışanıyla yollarını ayıracağını açıkladı.

Fransız özel kimyasallar grubu Arkema ülkedeki Jarrie tesisinde üretimin bir kısmını durdurma kararı almasının ardından 154 pozisyonu azaltacağını bildirdi.

Alman biyoteknoloji firması BioNTech, 10 Mart'ta 2027'ye kadar 950 ila 1350 tam zamanlı pozisyonda kesintiye gitmeyi planladığını duyurdu.

Alman Posta İdaresi'nin (Deutsche Post) iştiraki DHL, 6 Mart 2025'te karındaki düşüşün ardından tasarruf etmek için Almanya'da bu yıl yaklaşık 8 bin kişiyi işten çıkarmayı planladığını açıkladı.

Enerji şirketi bp, şirketin Üst Yöneticisi Murray Auchincloss'un maliyetleri düşürme çabası kapsamında toplam iş gücünün yüzde 5'inden fazlasına karşılık gelen 4 bin 700 çalışanını işten çıkarma kararı aldı.

Finlandiya merkezli petrol rafinerisi ve biyoyakıt üretim şirketi Neste de 600 kişiyi işten çıkaracağını duyurdu.

İsveçli telekomünikasyon grubu Tele2 bu yıl boyunca 600 çalışanını işten çıkarma kararı açıklarken, Finlandiyalı ormancılık şirketi UPM de maliyetlerini düşürmek amacıyla 462 çalışanının işine son verileceğini bildirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Danimarka, ABD Başkan Yardımcısı Vance&amp;apos;in Grönland hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/danimarka-abd-baskan-yardimcisi-vancein-groenland-hakkindaki-aciklamalarina-tepki-goesterdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/danimarka-abd-baskan-yardimcisi-vancein-groenland-hakkindaki-aciklamalarina-tepki-goesterdi</guid>
<description><![CDATA[ Danimarka, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in Grönland&#039;a yaptığı ziyaret sırasında, Kopenhag hükümetinin Ada güvenliği için yeterince yatırım yapmadığı yönündeki yorumlarına karşı çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-3e52836f0cd6490c72bdf55c314c6ccc.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Danimarka, ABD, Başkan, Yardımcısı, Vancein, Grönland, hakkındaki, açıklamalarına, tepki, gösterdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, X hesabından paylaştığı videoda, Vance'in Grönland üzerinden Kopenhag hükümetini eleştirirken kullandığı tonu ve üslubu beğenmediklerini belirtti. 

Vance'in, Danimarka yönetiminin Grönland'ın güvenliği için yeterli finansmanı sağlamadığına ilişkin yorumuna tepki gösteren Rasmussen, ülkesinin halihazırda Arktik bölgesinin güvenliği için daha fazla yatırım yaptığını ve ABD ile bu konuda işbirliğine de açık olduğunu söyledi.

Rasmussen, "Birçok suçlama ve iddia ortaya atıldı. Elbette eleştirilere açığız. Ancak bu eleştirilerin tonunu takdir etmiyoruz. Yakın müttefiklerinizle bu şekilde konuşamazsınız." dedi.

Trump'ın Grönland ile ilgili açıklamaları

ABD Başkanı Donald Trump, göreve yeniden gelmesinden bu yana Grönland'ı ülkesinin kontrolüne alma isteğini sıkça dile getiriyor.

ABD lideri, 23 Aralık 2024'te Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Grönland'ın ABD'nin kontrolünde olması gerektiğini savunarak, adanın mülkiyet ve kontrolünün sağlanmasını "mutlak bir zorunluluk" olarak nitelendirmişti.

Trump, 13 Mart'ta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi ağırladığı Oval Ofis'te de benzer açıklamalarda bulunarak, "(Grönland'ın ABD tarafından ilhakı) Bence bu gerçekleşecek. Bu konuda bir anlaşma yapmak zorundayız ve Danimarka bunu yapamıyor. Danimarka ile görüşüyoruz. Ulusal güvenliğimiz için buna gerçekten ihtiyacımız var." ifadelerini kullanmıştı.

Grönland yönetimi ise bu söylemlere karşı adanın "satılık olmadığı ve olmayacağı" yönünde açıklamalar yaparken, Danimarka da Grönland'ın yanında durduğunu vurgulamaya devam ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanada Başbakanı Carney, Trump&amp;apos;ın ülkesinin egemenliğine &amp;quot;saygı duyduğunu&amp;quot; belirtti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kanada-basbakani-carney-trumpin-ulkesinin-egemenligine-saygi-duydugunu-belirtti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kanada-basbakani-carney-trumpin-ulkesinin-egemenligine-saygi-duydugunu-belirtti</guid>
<description><![CDATA[ Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Kanada&#039;nın egemenliğine &quot;saygı duyduğunu&quot; belirterek, iki ülkenin &quot;geniş kapsamlı ekonomik ve güvenlik ortaklığı müzakeresi&quot; başlatma konusunda anlaştığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-f3d4036aec4ec17b6fdd3170192279a3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kanada, Başbakanı, Carney, Trumpın, ülkesinin, egemenliğine, saygı, duyduğunu, belirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Carney, Trump ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin Kanada'nın Montreal kentinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Trump'ın Kanada'nın egemenliğine yönelik tavrına dikkati çeken Carney, "Başkan Trump, hem özel hem de kamuya açık açıklamalarında Kanada'nın egemenliğine saygı duyduğunu ifade etti." dedi.

Carney, ABD'nin Kanada menşeli çelik, alüminyum ve otomobil ürünlerine uyguladığı gümrük tarifelerine ilişkin, "Başkan Trump, tarifeleri geri çekme yönünde bir beyanda bulunmadı. Ancak bu sürecin bir başlangıç olduğunu vurguladım. Yoğun görüşmelerin önemini bir kez daha gördük." ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin değişim sürecinde olduğunu anlatan Carney, Kanada'nın hızla değişen küresel dinamiklere uyum sağlamasının garanti altına alınması gerektiğini vurguladı.

Carney, iki ülkenin daha önce sahip oldukları, derin ekonomik entegrasyona ve askeri işbirliğine dayalı eski ilişkisinin sona erdiğini belirterek, Kanada ekonomisinin "temelden yeniden tasarlanması" gerektiğini kaydetti.

ABD ekonomisinde Trump yönetimiyle büyük değişimler yaşandığını aktaran Carney, "Trump, ABD ekonomisinde köklü bir dönüşüm hedefliyor. Bazı sektörlerin yeniden yapılandırılması kaçınılmaz olacak. Bu süreç, ekonomik dalgalanmalara, enflasyon riskine ve muhtemelen büyümede yavaşlamaya yol açabilir." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Chewbacca’nın ‘yaylı tüfeği’ açık artırmada satıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/chewbaccanin-yayli-tufegi-acik-artirmada-satildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/chewbaccanin-yayli-tufegi-acik-artirmada-satildi</guid>
<description><![CDATA[ Orijinal ‘Star Wars’ üçlemesinde Chewbacca’nın kullandığı ikonik ‘yaylı tüfek’, açık artırmada 750 bin dolardan fazla bir fiyata satıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/c-h-e-w-b-a-c-c-a-n-i-n-y-a-y-l-i-t-u-f-e-g-i-a-c-i-k-a-r-t-i-r-m-635967-188370.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Chewbacca’nın, ‘yaylı, tüfeği’, açık, artırmada, satıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[1977 ile 1983 yılları arasında çekilen ilk üç ‘Star Wars’ filminde kullanılan silaha, tahmini 250 bin ila 500 bin dolar arasında bir fiyat tahmin edilmesine rağmen 768 bin 600 dolara satıldı. Açık artırmada satılan bir diğer önemli parça ise 370 bin doları aşan bir fiyatla ‘Yeni Bir Umut’ filminin sonunda Luke Skywalker’a verilen madalya oldu.

Londra doğumlu aktör Peter Mayhew tarafından canlandırılan devasa ve tüylü Wookie karakteri Chewbacca, ‘Star Wars’ serisinin en ikonik figürlerinden biri olarak kabul ediliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Myanmar&amp;apos;daki depremlerde can kaybı 1644&amp;apos;e ulaştı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-1644e-ulasti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-1644e-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Myanmar&#039;da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde can kaybının 1644&#039;e, yaralıların sayısının ise 3 bin 408&#039;e çıktığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-0bad7ab6d885461ff1aadb60c0003895.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Myanmardaki, depremlerde, can, kaybı, 1644e, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Myanmar'daki askeri yönetimin enformasyon ekibi, ülkede dün meydana gelen depremlere ilişkin açıklamada bulundu.

Açıklamada, depremlerde şu ana dek 1644 kişinin öldüğü, 3 bin 408 kişinin yaralandığı, 68 kişinin ise halen kayıp olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Öte yandan depremin şiddetli hissedildiği Tayland'ın başkenti Bangkok'ta çöken yüksek katlı binanın inşaatında 6 kişinin öldüğü, 22 kişinin yaralandığı belirtildi.



Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmişti.

Depremler ülkede büyük yıkıma yol açarken, can kaybı sayısının artmasından endişe ediliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Çin Denizi&amp;apos;nde büyük petrol sahası keşfedildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/guney-cin-denizinde-buyuk-petrol-sahasi-kesfedildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/guney-cin-denizinde-buyuk-petrol-sahasi-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Çin Ulusal Açık Deniz Petrol Şirketi, Güney Çin Denizi&#039;nin doğusunda rezervi 100 milyon tonu aşan büyük bir petrol sahasının keşfedildiğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/g-u-n-e-y-c-i-n-d-e-n-i-z-i-n-d-e-b-u-y-u-k-p-e-t-r-o-l-s-a-h-a-s-i-637702-188882.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Çin, Denizinde, büyük, petrol, sahası, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Çin Ulusal Açık Deniz Petrol Şirketi (CNOOC) tarafından yapılan açıklamada, Güney Çin Denizi'nin doğusunda kanıtlanmış rezervi 100 milyon tonu aşan büyük bir petrol sahasının keşfedildiği bildirildi. CNOOC, petrol sahasının Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletine bağlı Shenzhen kentinin yaklaşık 170 kilometre açığında ve ortalama 100 metre su derinliğinde yer aldığını belirtti. Açıklamada, petrol sahasında yapılan test sondajının günlük 413 varil ham petrol ve 68 bin metreküp doğal gaz üretimi sağladığı kaydedildi.

Güney Çin Denizi'nin doğusunda gerçekleşen petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde önemli ilerlemelerin kaydedildiği vurgulanan açıklamada, son iki yılda, art arda kanıtlanmış rezervi 100 milyon tonu aşan petrol sahalarının keşfedildiği de aktarıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Myanmar&amp;apos;daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 56&amp;apos;ya yükseldi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-2-bin-56ya-yukseldi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/myanmardaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-2-bin-56ya-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Myanmar&#039;da meydana gelen 7.7 ve 6.4 büyüklüğündeki iki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 56&#039;ya, yaralı sayısının ise 3 bin 900&#039;e yükseldiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/m-y-a-n-m-a-r-d-a-k-i-d-e-p-r-e-m-l-e-r-d-e-h-a-y-a-t-i-n-i-k-a-y-b-e-d-637668-188876.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Myanmardaki, depremlerde, hayatını, kaybedenlerin, sayısı, bin, 56ya, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Myanmar yetkilileri yaptıkları açıklamada, depremlerde 2 bin 56 kişinin yaşamını yitirdiğini, 3 bin 900 kişinin yaralandığını ve yaklaşık 270 kişinin ise halen kayıp olduğunu belirtti.

Öte yandan, depremin hissedildiği Tayland'ın başkenti Bangkok'ta da 17 kişinin hayatını kaybettiği, 32 kişinin yaralandığı ve 83 kişinin kayıp olduğu aktarıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kral Selman’dan Ramazan Bayramı mesajı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kral-selmandan-ramazan-bayrami-mesaji</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kral-selmandan-ramazan-bayrami-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak tüm Müslümanların bayramını kutladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/k-r-a-l-s-e-l-m-a-n-d-a-n-r-a-m-a-z-a-n-b-a-y-r-a-m-i-m-e-s-a-j-i-636417-188479.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kral, Selman’dan, Ramazan, Bayramı, mesajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kral Selman mesajında, “Bu yıl mübarek Ramazan ayında milyonlarca hacıya Umre’yi görme ve kutsal mekanları ziyaret etme imkanı verdiği için Yüce Allah'a şükrediyoruz. Bayram, şefkat ve birlik değerlerinin parladığı bir sevinç ve mutluluk günüdür” dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, bir sonraki seçimde Obama ile yarışmak istiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bir-sonraki-secimde-obama-ile-yarismak-istiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bir-sonraki-secimde-obama-ile-yarismak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, üçüncü dönem için adaylığına izin verilmesi durumunda, eski ABD Başkanı Barack Obama&#039;yı rakip olarak görmeyi çok istediğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/t-r-u-m-p-b-i-r-s-o-n-r-a-k-i-s-e-c-i-m-d-e-o-b-a-m-a-i-l-e-y-a-r-638380-189080.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, bir, sonraki, seçimde, Obama, ile, yarışmak, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, iç ve dış politikaya yönelik değerlendirmede bulundu. Trump, bir sebeple üçüncü dönem için adaylığına izin verilmesi durumunda karşısına, Demokratların Barack Obama'yı rakip olarak çıkarmasını tercih edeceğini söyleyerek, “Bunu çok isterdim. Bu iyi olurdu. İnsanlar benden aday olmamı istiyor” dedi.

Trump, Kuzey Kore-ABD ilişkilerine yönelik bir soruya, “Kim Jong-un ile çok iyi bir ilişkim var. Şimdi bunu duymaktan nefret ediyorsunuz ama bu çok önemli. Onunla harika anlaşıyorum” yanıtını verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği için birçok kişinin istekli olduğunu vurgulayan Trump, bu pozisyon için, ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi David Friedman ve özel temsilci Ric Grenell'i adayları arasında gösterdi.

Donald Trump, ayrıca, gelecek ay veya sonrasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ı ziyaret edeceğini söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy: &amp;quot;Ukrayna, kendi halkının yaşamı için mücadele veriyor&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-ukrayna-kendi-halkinin-yasami-icin-mucadele-veriyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-ukrayna-kendi-halkinin-yasami-icin-mucadele-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna&#039;nın kendi halkının yaşamını ve güvenliğini savunmak için mücadele verdiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-348d8e858c42e544cf216f0cafac78f4.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiy:, Ukrayna, kendi, halkının, yaşamı, için, mücadele, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Zelenskiy, Kiev bölgesindeki Buça kentinin Rus ordusundan geri alınmasının üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya, Rus işgalinin ne olduğunu gördü. Sokaklarda öldürülen insanlar, işkence gören insanlar. Sıradan evlerin avlularında bulunan mezarlar. Ukrayna, kendi halkının yaşamı için mücadele veriyor."

Ukrayna Devlet Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada da Zelenskiy'nin, eşi ve hükümet yetkilileri ile Buça'daki "Buça Kurbanları" anıtını ziyaret ettiği belirtildi.

Açıklamada, törene, Belçika, İngiltere, Danimarka, Estonya, İzlanda, İspanya, Litvanya, Lüksemburg, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovenya, Finlandiya, Hırvatistan, Çekya ve İsveç parlamentolarının başkanları, yardımcıları ve milletvekillilerinin de katıldığı ifade edildi.

Buça'nın 33 gün boyunca Rus ordusunun kontrolünde kaldığı aktarılan açıklamada, "Rus saldırganlığı bu sürede 12'si çocuk 561 sivilin hayatına mal oldu." değerlendirmesi yer aldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UNICEF: Gazze&amp;apos;de 10 günde 322 çocuk hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/unicef-gazzede-10-gunde-322-cocuk-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/unicef-gazzede-10-gunde-322-cocuk-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ UNICEF, Gazze&#039;de 10 günde 322 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze&#039;deki gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yoğun ve ayrım gözetmeksizin yapılan bombalamaların yanı sıra Gazze&#039;ye insani yardımların tamamen durdurulmuş olmasının, çocuklar başta olmak üzere sivilleri riske soktuğu belirtilerek, temel ihtiyaçların sağlanmaması halinde çocuk ölümlerinin artacağı uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, İsrail&#039;in Gazze&#039;de ateşkesi bozmasının ardından ‘yoğun bombardıman ve kara operasyonu’ nedeniyle 10 günde 322 çocuğun hayatını kaybettiği ve 609 çocuğun da yaralandığı aktarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/u-n-i-c-e-f-g-a-z-z-e-d-e-10-g-u-n-d-e-322-c-o-c-u-k-h-a-y-a-638446-189103.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>UNICEF:, Gazzede, günde, 322, çocuk, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[UNICEF, Gazze'de 10 günde 322 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze'deki gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yoğun ve ayrım gözetmeksizin yapılan bombalamaların yanı sıra Gazze'ye insani yardımların tamamen durdurulmuş olmasının, çocuklar başta olmak üzere sivilleri riske soktuğu belirtilerek, temel ihtiyaçların sağlanmaması halinde çocuk ölümlerinin artacağı uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, İsrail'in Gazze'de ateşkesi bozmasının ardından ‘yoğun bombardıman ve kara operasyonu’ nedeniyle 10 günde 322 çocuğun hayatını kaybettiği ve 609 çocuğun da yaralandığı aktarıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore ve Rusya 4 kilometrelik köprüyle birleşiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kuzey-kore-ve-rusya-4-kilometrelik-koepruyle-birlesiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kuzey-kore-ve-rusya-4-kilometrelik-koepruyle-birlesiyor</guid>
<description><![CDATA[ RUSYA ile Kuzey Kore arasında 4 kilometrelik bir köprünün yapımına başlanacağı açıklandı.

Rusya ve Kuzey Kore arasında 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması beklenen 4 kilometre uzunluğundaki köprünün, Kuzey Kore&#039;nin kuzeyi ile doğu Rusya arasında bir bağlantı oluşturacağı belirtildi. Köprü, 1959’da hizmete giren mevcut ‘Dostluk Köprüsü’ demir yolu bağlantısının yakınında yer alacak.

Rusya’nın Pyongyang Büyükelçisi Aleksandr Matsegora, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Taraflar şu anda tasarım belgelerini tamamlıyor, inşaat ekiplerini oluşturuyor ve gerekli teçhizatı topluyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/04/k-u-z-e-y-k-o-r-e-v-e-r-u-s-y-a-4-k-i-l-o-m-e-t-r-e-l-i-k-k-o-p-r-u-638498-189125.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:52:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Kore, Rusya, kilometrelik, köprüyle, birleşiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[RUSYA ile Kuzey Kore arasında 4 kilometrelik bir köprünün yapımına başlanacağı açıklandı.

Rusya ve Kuzey Kore arasında 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması beklenen 4 kilometre uzunluğundaki köprünün, Kuzey Kore'nin kuzeyi ile doğu Rusya arasında bir bağlantı oluşturacağı belirtildi. Köprü, 1959’da hizmete giren mevcut ‘Dostluk Köprüsü’ demir yolu bağlantısının yakınında yer alacak.

Rusya’nın Pyongyang Büyükelçisi Aleksandr Matsegora, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Taraflar şu anda tasarım belgelerini tamamlıyor, inşaat ekiplerini oluşturuyor ve gerekli teçhizatı topluyor” dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara Valiliği&amp;apos;nden zirai don uyarısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak bu gece saatlerinden itibaren il genelinde zirai don beklendiğini duyurdu. Tarımsal üretim yapan vatandaşlara tedbirli olmaları çağrısında bulunuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2024/12/meteoroloji-h64-g-cover.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankara, Valiliğinden, zirai, don, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Ankara Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi verilerine göre, il genelinde bu gece saatlerinden itibaren zirai don beklendiğini açıkladı.

Valiliğin sosyal medya hesaplarından yapılan duyuruda, zirai donun hafif ve yer yer orta kuvvette olabileceği belirtilerek, özellikle tarımsal faaliyet gösteren vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından il ve ilçeler için hazırlanan sıcaklık tahminlerinin dikkatle takip edilmesi ve zirai don riskine karşı gerekli önlemlerin alınması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Uzmanlar, çiftçilerin don riskine karşı bitkilerini koruyacak önlemleri almaları, sera ve açık tarım alanlarında uygun tedbirleri uygulamaları gerektiğini belirtiyor. Özellikle sebze ve meyve üreticilerinin, tarım ürünlerinde oluşabilecek zararları en aza indirmek için örtüleme ve sulama gibi yöntemleri kullanmaları öneriliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul Valisi Gül: Bu kirli tezgaha geçit yok</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/istanbul-valisi-gul-bu-kirli-tezgaha-gecit-yok</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/istanbul-valisi-gul-bu-kirli-tezgaha-gecit-yok</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk ve kent uzlaşısı soruşturmalarını protesto etmek amacıyla düzenlenen izinsiz gösteri ve eylemlere ilişkin açıklama yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/davut-gul-istanbul-valisi.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, Valisi, Gül:, kirli, tezgaha, geçit, yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL-BHA

İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. Vali Gül, "Vatandaşlarımızı kışkırtıp güvenlik güçlerimizle çatıştıran provokatörler ve onlara alet olanlar açık bir suç işlemektedir.

Güvenlik kuvvetlerimiz, hemşehrilerimizin huzuru için gerekli durumlarda, gereken ölçüde müdahalede bulunmaktadır. Bu kirli tezgaha asla geçit yok! Hem maşalar hem kuklalar yargı önünde hesap verecek." dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DMM’den ‘Türkiye’yi terk edin’ iddialarına yalanlama</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dmmden-turkiyeyi-terk-edin-iddialarina-yalanlama</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dmmden-turkiyeyi-terk-edin-iddialarina-yalanlama</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Fransa ve İngiltere’nin vatandaşlarına Türkiye’yi derhal terk etmeleri yönünde bir çağrıda bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/01/iletisim-baskanligi-1.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>DMM’den, ‘Türkiye’yi, terk, edin’, iddialarına, yalanlama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada yayılan "Fransa ve İngiltere, vatandaşlarına Türkiye'yi derhal terk etmeleri çağrısında bulundu" iddiasının asılsız olduğunu duyurdu.

DMM'nin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların İsrail menşeli propaganda hesapları tarafından yayıldığı belirtilerek, kamuoyunun bu tür yanıltıcı bilgilere itibar etmemesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, "İddia edilenin aksine Fransa veya İngiltere'nin Türkiye'deki vatandaşlarına yönelik herhangi bir çağrısı bulunmamaktadır. Ülkemizde devam eden yargı süreçlerine ilişkin bazı illerde düzenlenen gösterilerde, kolluk kuvvetlerimiz sabır ve sağduyu ile herkes için huzur ve güven ortamını sağlamaktadır. Uluslararası kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan mesnetsiz iddialara itibar etmeyiniz" ifadelerine yer verildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de kalıcı ateşkes: 8 ülke bir araya geliyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-kalici-ateskes-8-ulke-bir-araya-geliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/gazzede-kalici-ateskes-8-ulke-bir-araya-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin de içinde yer aldığı İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Gazze Temas Grubu, Mısır’ın başkenti Kahire’de bir araya geliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın katılacağı toplantıda, Gazze’de kalıcı ateşkes ve yeniden imar süreci ele alınacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2024/12/hakan-fidan.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, kalıcı, ateşkes:, ülke, bir, araya, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Gazze’de süregelen insani kriz ve ateşkes müzakereleri kapsamında, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Ligi öncülüğünde oluşturulan Gazze Temas Grubu, bir kez daha masaya oturuyor. Türkiye, Filistin, Endonezya, Katar, Mısır, Nijerya, Suudi Arabistan ve Ürdün’den oluşan 8 ülkenin dışişleri bakanları, yarın Mısır’ın başkenti Kahire’de bir araya gelecek.

Fidan, Türkiye’nin desteğini vurgulayacak

Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katılacak. Fidan’ın, Türkiye’nin 4 Mart’ta Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’nde kabul edilen Gazze’nin yeniden imarına yönelik plana desteğini yinelemesi bekleniyor.

Gazze’de ateşkes sürecinin hızlandırılması ve kalıcı hale getirilmesinin gerekliliğine dikkat çekmesi beklenen Fidan, insani yardımların kesintisiz şekilde bölgeye ulaştırılmasının hayati öneme sahip olduğunu da vurgulayacak.

Filistin’in tanınması da gündemde

Toplantının bir diğer kritik başlığı ise Filistin’in bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınmasına yönelik ortak çabalar olacak. Türkiye ve diğer üye ülkeler, uluslararası toplum nezdinde Filistin’in diplomatik tanınırlığını artırmaya yönelik adımları değerlendirecek.

Temas Grubu 18 diplomatik girişimde bulundu

11 Kasım 2023’te kurulan Gazze Temas Grubu, o tarihten bu yana diplomasi trafiğini hız kesmeden sürdürüyor. Grup, Londra, Paris, New York, Washington, Ottawa, Brüksel, Oslo, Madrid ve Amman’ın da aralarında bulunduğu çeşitli başkentlerde toplam 18 girişimde bulundu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eczacılara yeni düzenleme: İlaç fiyat artışları kar oranlarına yansıtılacak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/eczacilara-yeni-duzenleme-ilac-fiyat-artislari-kar-oranlarina-yansitilacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/eczacilara-yeni-duzenleme-ilac-fiyat-artislari-kar-oranlarina-yansitilacak</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı&#039;nın yeni düzenlemesiyle eczacıların gelir kayıplarının önüne geçilecek. Artık ilaç fiyatlarındaki kur güncellemeleri, eczacıların kar oranlarına da aynı oranda yansıtılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/eczaci.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Eczacılara, yeni, düzenleme:, İlaç, fiyat, artışları, kar, oranlarına, yansıtılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Sağlık Bakanlığı, ilaç fiyatlandırma sisteminde önemli bir değişikliğe gitti. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle birlikte, ilaç fiyatlarındaki kur güncellemeleri eczacıların kar marjlarına da yansıtılacak. Böylece, her yıl güncellenen ilaç fiyatları karşısında eczacıların gelir kaybı yaşaması engellenecek.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ilaç fiyatlarının her yıl "Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ" çerçevesinde, belirlenen avro kuru üzerinden güncellendiği hatırlatıldı. Ancak bu süreçte eczane kar baremleri sabit kaldığı için bazı ilaçların düşük karlılık oranına geçtiği vurgulandı.

Kar marjları güncellenecek

Mevcut sistemde, eczacıların karlılık oranları şu şekilde uygulanıyordu:


 
 328 TL'ye kadar olan ilaçlarda %28
 
 
 328-657 TL arasındaki ilaçlarda %18
 
 
 657 TL üstü ilaçlarda %13
 


Yeni düzenlemeyle birlikte bu oranlar, ilaç fiyatlarına yapılan her kur güncellemesiyle birlikte yeniden belirlenecek. Böylece eczacıların karlılık baremleri de aynı oranda artacak.

Sağlık Bakanlığı, yapılan düzenlemeyle eczacıların gelir kaybının önüne geçileceğini belirterek, “İlaç fiyatlarına gelen güncellemeler doğrultusunda eczacıların kar baremleri de yükselecek. Böylece, eczacılar ilaç fiyat artışlarından aynı oranda faydalanabilecek.” açıklamasında bulundu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Milas Süt Birliği Flake Yem Üretim Tesisi’nin temeli atıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/milas-sut-birligi-flake-yem-uretim-tesisinin-temeli-atildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/milas-sut-birligi-flake-yem-uretim-tesisinin-temeli-atildi</guid>
<description><![CDATA[ Milas Süt Birliği tarafından hayata geçirilecek olan Flake Yem Üretim Tesisi&#039;nin temel atma töreni gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/whatsapp-image-2025-03-21-at-152748.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Milas, Süt, Birliği, Flake, Yem, Üretim, Tesisi’nin, temeli, atıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MUĞLA-BHA

Milas Süt Birliği tarafından hayata geçirilecek olan Flake Yem Üretim Tesisi'nin temel atma töreni, Milas Organize Sanayi Bölgesi'nde düzenlenen geniş katılımlı bir programla gerçekleştirildi. Tören, bölgedeki hayvancılık sektörüne katkı sağlayacak bu önemli yatırımın başlangıcı olarak büyük bir coşkuyla kutlandı.

Törene Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Milas Süt Birliği Başkanı Ali İhsan Gezgin ile birlikte daire amirleri, kurum müdürleri, STK temsilcileri, Oda ve Dernek Başkanları, süt üreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Yörük kültürü renk kattı

Tören, Milas Yörük Derneği'nin halk oyunları gösterisiyle başladı. Yörük kültürüne özgü danslar, katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Etkinlikte Milas’ın tarım ve hayvancılık geleneğinin yaşatılması ve geliştirilmesine yönelik bu tür projelerin önemine dikkat çekildi.

Konuşmalarda birliğin önemi vurgulandı

Törende, Milas Süt Birliği Başkanı Ali İhsan Gezgin, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke birer konuşma yaparak projenin önemine vurgu yaptılar.

Milas Süt Birliği Başkanı Ali İhsan Gezgin, üreticilere daha kaliteli ve uygun maliyetli yem sağlamak amacıyla bu yatırımı hayata geçirdiklerini belirterek, tesisin bölgedeki süt üretimini daha verimli hale getireceğini söyledi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kırsal kalkınmaya yönelik projelerin desteklenmesi gerektiğini belirterek, üreticilerin daha güçlü hale gelmesi için iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Milas’ın tarım ve hayvancılıktaki önemine vurgu yaparak, üreticilere yönelik projelerin her zaman destekçisi olacaklarını belirtti.

Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ise, tesisin bölgeye sağlayacağı ekonomik katkının altını çizerek, üreticilere yönelik yapılan yatırımların sürdürülebilir kalkınma için büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Bölge ekonomisine katkı sağlayacak

Flake Yem Üretim Tesisi’nin tamamlanmasıyla, bölgedeki süt üreticileri kaliteli ve uygun fiyatlı yem temin edebilecek. Bu durum hem üretim maliyetlerini düşürecek hem de süt verimini artırarak hayvancılık sektörünün gelişmesine katkıda bulunacak.

Konuşmaların ardından butona basılarak tesisin temeli atıldı. Törenin ardından katılımcılar, bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projeleri hakkında fikir alışverişinde bulunarak programı tamamladı.

Milas Süt Birliği'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu yatırım, bölgedeki hayvancılık sektörüne büyük katkı sağlayarak üreticilerin yüzünü güldürecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AKK Başkanı Yılmaz&amp;apos;dan Dünya Su Günü mesajı: &amp;quot;Hayat Su&amp;apos;dan İşler&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akk-baskani-yilmazdan-dunya-su-gunu-mesaji-hayat-sudan-isler</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akk-baskani-yilmazdan-dunya-su-gunu-mesaji-hayat-sudan-isler</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ‘Dünya Su Günü’ nedeniyle yayınladığı mesajda, ‘İklim Krizi’ ile ‘Su Kısıtı’ ve Ankara’nın su potansiyeline dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/adsiz-tasarim-12.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>AKK, Başkanı, Yılmazdan, Dünya, Günü, mesajı:, Hayat, Sudan, İşler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

“Hayat Su’dan İşler”

‘Hayat Su’dan İşler’ vurgusuyla yazılı bir açıklama yapan Yılmaz, “Yaşadığımız iklim değişikliği ve buna bağlı krizlerin sonuçları karşısında Ankara, 2024 yılı itibarıyla ciddi bir su krizi ile karşı karşıya kalmış durumda. Geçen yıla baktığımızda, Mart 2024 itibariyle başkentin barajlarındaki su miktarı 750.654.000 m³ iken; içinde olduğumuz 2025 yılı Mart ayında bu rakam yalnızca 431.264.000 m³ olarak kayıtlara geçti ve 319.390.000 m³ geriledi” dedi.

Elde edilen veriler doğrultusunda Ankara'nın 6 aylık, yani yaklaşık 180 gün süresince yetecek suyu kaldığına işaret eden AKK Başkanı Yılmaz, “Bu durum karşısında, Dünya Su Günü'nü kutlamak yerine, yaşadığımız küresel iklim değişikliğinin önüne geçecek önlemler alınması konusunda çaba sarf etmeli, birlikte çalışmalarla su krizinin önüne geçecek adımlar atmalı ve alınması gereken önlemleri birlikte oluşturmalıyız” diye konuştu.

Suyun önemi ve durumun ciddiyeti

Ankara’da su potansiyelinin ciddi boyutlarda azaldığına dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ankara'nın su ihtiyacı, son yıllarda yaşanan kuraklık, azalan yağışlar ve barajlardaki su seviyesinin düşmesi nedeniyle kritik bir seviyeye gelmiş durumda.

Özellikle son iki kış mevsiminde, başkentimizde kar yağışının neredeyse hiç olmamış olması, su rezervlerinin beklenenin çok altında kalmasına neden oldu.

Mevsimsel değişiklikler ve iklim değişikliği etkisiyle birlikte, bu durumun daha da kötüleşmesi bekleniyor.”

Suyu verimli kullanmanın önemi

“Ankara’nın yaşadığı bu su krizine karşılık, suyun daha verimli ve bilinçli kullanılmasının gerekliliği her zamankinden daha fazla ön plana çıkıyor.”

Su tasarrufu çağrısı

“Birçok uzman, su tasarrufunun yalnızca bireysel çabalarla değil, toplumsal bir hareket haline gelerek mümkün olacağını vurguluyor. Bu kapsamda, su kullanım alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli ve her alanda su tasarrufu yapmayı hedeflemeliyiz.”

Alınabilecek basit önlemler

Açıklamasında su tasarrufuna yönelik bazı başlıklar da sıralayan Yılmaz, genel  olarak şu ifadelere yer verdi:

1. Evde su tasarrufu:

   - Muslukları kapalı tutun: Diş fırçalarken, elleri yıkarken veya bulaşık yıkarken suyu gereksiz yere akıtmayın. Bu şekilde, her gün birkaç litre su tasarrufu yapabilirsiniz.

   - Düşük akışlı musluklar ve duş başlıkları kullanın: Su tasarrufu sağlayan musluk başlıkları ve duş başlıkları ile suyu %40’a kadar daha az harcayabilirsiniz.

   - Bulaşık ve çamaşır makinelerini tam doluyken çalıştırın: Bu makineler, tam dolu çalıştırıldığında daha verimli çalışır ve daha az su harcar.

2. Bahçe sulama:

   - Gün içinde sulama yapmayın: Güneşin yoğun olduğu saatlerde yapılan sulamalar, suyun hızla buharlaşmasına sebep olur. Sabah veya akşam saatlerinde sulama yaparak suyun verimli kullanılmasını sağlayabilirsiniz.

- Yağmur suyu toplama sistemleri kullanın: Yağmur suyu toplama sistemleri, bahçelerinizi sulamak için ekstra su kaynağı sağlar. Böylece içme suyu kullanımını azaltabilirsiniz.

3. Sanayide ve tarımda su tasarrufu:

   - Verimli sulama teknikleri uygulayın: Tarımda damla sulama veya yağmurlama gibi verimli sulama yöntemleri kullanılmalıdır.

   - Sanayide su geri dönüşüm sistemleri kurun: Üretim süreçlerinde kullanılan suyun geri dönüştürülmesi, büyük miktarlarda su tasarrufu sağlar.

Krizle mücadelede toplumsal farkındalık

Dünya Su Günü’nün, suyun önemini hatırlatmak için önemli bir fırsat olduğunu, bu fırsatın aynı zamanda ‘Su’ya Saygı’ çerçevesinde gelişmesi gerektiğine de dikkat çeken AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Unutmamalıyız ki, Hayat Su’dan İşler! Ankara’da ve Türkiye’nin birçok yerinde suyun geleceğini korumak için kamuoyunu bilinçlendirmek ve su tasarrufunu teşvik etmek adına çeşitli kampanyalar yapılması gerekmektedir.

“Belediyeler ve yerel yönetimler, vatandaşları su tasarrufu konusunda eğitici çalışmalarla bilgilendirerek toplumsal bir seferberlik başlatmalıdır. Ankara Büyükşehir Belediyesi bunun öncülüğünü yapıyor. Ankara Kent Konseyi, Suya Saygı Buluşmalarıyla başlattığı duyarlılığı Eko İklim Zirvesine taşıdı ve farkındalık oluşturmaya devam ediyor.”

“Sonuç olarak Ankara’da barajlardaki su seviyeleri, başkent için büyük bir tehdide işaret ediyor. Su kaynakları hızla tükeniyor ve önümüzdeki 6 ay, bu konuda atılacak adımların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.”

“Su tasarrufu, sadece bu krizle başa çıkmak için değil, aynı zamanda geleceğimizin korunması adına önemli bir sorumluluktur. Bu zorlu dönemde, her bir birey ve toplum olarak daha dikkatli ve bilinçli su kullanımı alışkanlıkları edinmeliyiz.”

“Tekrar vurgulamak gerekirse ‘Hayat Su’dan İşler.’ Unutmayalım ki, suyun geleceği bizim elimizde!”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belediyeden öğrencilere su farkındalığı semineri</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/belediyeden-oegrencilere-su-farkindaligi-semineri</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/belediyeden-oegrencilere-su-farkindaligi-semineri</guid>
<description><![CDATA[ Bodrum Belediyesi tarafından 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında, öğrencilere su farkındalığı semineri düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/bodrum-belediyesi-belediyeden-ogrencilere-su-farkindaligi-semineri-8.JPG" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Belediyeden, öğrencilere, farkındalığı, semineri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MUĞLA-BHA

Bodrum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Filiz Hekimoğlu ve Selen Şahin tarafından 20 Mart Perşembe günü Turgutreis Uğur Okullarında, 21 Mart Cuma günü ise TED Bodrum Kolejinde su farkındalığını artırmak amacıyla seminer düzenlendi.

Seminerde öğrencilere; suyun yaşam için önemi, dünyada ve ülkemizde yaşanan su krizleri, su kaynaklarının korunması ve bireysel tasarruf yöntemleri interaktif sunumlar ve videolar eşliğinde aktarıldı. Ayrıca suyun israfı ve iklim değişikliği arasındaki ilişki de örneklerle anlatıldı. Etkinliğin sonunda, su tasarrufunun günlük yaşamda uygulanabilirliğini artırmak amacıyla öğrencilere tasarruflu su perlatörleri dağıtıldı.

Bodrum Belediyesi yetkilileri, eğitimlerin çevre bilincini küçük yaşlarda aşılamak için büyük önem taşıdığını belirterek farkındalık etkinliklerinin yıl boyunca farklı okullarda da devam edeceği bilgisini verdi.

Karbon ayak izi ile su ayak izi hesaplamaları hakkında bilgi edinmek için Bodrum Belediyesi’nin https://iklim.bodrum.bel.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ali Yerlikaya: Gösterilerde 343 şüpheli gözaltına alındı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ali-yerlikaya-goesterilerde-343-supheli-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ali-yerlikaya-goesterilerde-343-supheli-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etmek için düzenlenen gösterilerde 343 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/02/ali-yerlikaya-2.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ali, Yerlikaya:, Gösterilerde, 343, şüpheli, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto ederek İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Çanakkale, Eskişehir, Konya ve Edirne’de düzenlenen izinsiz gösterilerde toplam 343 kişi gözaltına alındı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması ile ilgili dün gece İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Çanakkale, Eskişehir, Konya ve Edirne’de meydana gelen eylemlerde 343 şüpheli yakalandı.

Toplumsal düzeni bozmaya, milletimizin huzurunu ve güvenliğini tehdit etmeye, kargaşa ve provokasyon peşinde koşanlara asla fırsat verilmeyecek, kesinlikle göz yumulmayacaktır.

Huzur ve güvenliğimizin teminatı olan polislerimiz gece gündüz demeden görevlerinin başındalar."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özgür Özel: Kanıt yok gizli tanık var</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ozgur-ozel-kanit-yok-gizli-tanik-var</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ozgur-ozel-kanit-yok-gizli-tanik-var</guid>
<description><![CDATA[ İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da gözaltına alındığı soruşturmayla ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yaptı. Özel, &quot;Dosyada somut kanıt yok. Elde işlemleri şaibeli hale getirecek gizli tanık var.&quot; dedi. Özel, soruşturma dosyasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/ozgur-ozel-6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Özgür, Özel:, Kanıt, yok, gizli, tanık, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL-BHA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da gözaltına alındığı yolsuzluk ve terör soruşturmasına ilişkin tartışmalar sürerken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’daki İBB binasında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Özgür Özel şunları söyledi: 

"Ekrem İmamoğlu'na bükemediği bileği yargı sopasıyla kırmak için saldırıyorlar. Öyle isimler var ki, Ekrem başkana da soruyorlar ‘bunu tanıyor musun?’ Herkes birbirine soruyor, bu nerden çıktı bu kim diye. İBB’nin ismi anılan şirketlerine, ihale alan kim varsa, bunların isimleri alınmış ve hepsi evlerinden toplanmış. 106 kişilik suç örgütü bir basit tanımdan ibaret. Ekrem beyin bu ihalelerde hiç imzası yok. Normalde belediye başkanları imza atmadıkları hiçbir ihale sorumlu tutulamaz. Tutarsanız Türkiye'de hiçbir belediye başkanı görevine devam edemez. Elde işlemleri şaibeli hale getirecek gizli tanık var. Bazılarına hiçbir şey dememiş, o çocuğa soru da soramıyorlar. Tek suçu yönetim kurulunda olmak." 

Özel, naylon fatura kesen bir firma olduğunu söyleyen gizli tanığın ifadesine ilişkin ise konuşmasında şunlara yer verdi:

"Serdar Haydanlı şubeden serbest bırakılmış"

"Bunlar nasıl suçlanacak? Allah için bir kanıt yok. İşlemleri şaibeli hale getirecek gizli tanık var. Gizli tanığın verdiği isim algı operasyonlarını yapıyormuş. İmamoğlu soruşturmasının kilit ismiymiş. Bu firmanın adı belli. Sayın Cumhurbaşkanı, 100'üncü yıl kutlamalarında İletişim Başkanlığı'nca uygun görülen firmalarla iş yapılacağı genelgesi yayınladı. Fahrettin Altun da bir firmaya yetki vermiş. Bu firmanın sahibi olan arkadaşımız Türkiye Yüzyılı kampanyalarını yapan firma. Bu arkadaşımız 2015'ten bu yana İBB'de çalışıyor. Bu arkadaşımızı da sabah 06.00'da almışlar, getirmişler. Bir kişi şubeden serbest kalmış. Serdar Haydanlı şubeden bırakılmış. Gizli tanığın bütün suçlamalar içerisinde naylon faturaları kesen isim dediği kişi, İBB'nin bütün algı operasyonlarını yapan kişi. Bunu Ekrem Bey'e sordular, bu arkadaşı Ekrem Bey ve biz tanımıyoruz. Ama Cumhurbaşkanlığı ve İletişim Başkanlığı tanıyor.

Ben karşıma Adalet Bakanı olur, İletişim Başkanı olur... Eğer cesareti varsa Sayın Cumhurbaşkanı olur, birisini istiyorum. Hepsini aldılar. İBB Başkanımla gözaltındayken bir kez görüşemedim, Serdar Haydanlı kimlerle görüşmüş bir bakalım. Akın Gürlek de şubeye hangi talimatı vermiş?"

Özel, merkez medyaya da şu şekilde seslendi:

"Buradan merkez medyaya sesleniyorum. Bütün reklamları belli bir gelir seviyesinin, belli bir eğitim seviyesinin üzerinden alırsın. Cumhuriyet Halk Partisi seçmeni yüzde 70 seni izler. Oraya çıkardığın iki yorumcuyla denge kurar gibi yaparsın. Bu soruşturmada bütün suçu bize yıkarsın. Daha hiçbir şey yokken gizliyken. Burada söylüyorum; merkez medyaya, haber kanallarına. Bu haberleri görmeyin, yapmayın. Tüketimden gelen gücünü kullanmayan, sizi izleyen bize oy veren yüzde 70, sizi izleyenin yüzde 70'i. Tüketimden gelen gücünüzü diğer firmalarınızın ürünlerini tüketirsem, reklamlarınızı izletirsem namerdim.

Hadi bakalım, görmeyin. Hadi penguen devam edin. Hadi penguen göstermeye devam edin. Gezinin ilk 2 günü 3 günü olduğu gibi. Hadi bana diyor çok telefon geliyormuş yukarıdan. Aşağıdan telefon getireceğim size, aşağıdan, milyonlardan, 10 milyonlardan. Restoranını açacaksın, yemeği bize satacaksın. Marketinden bize alışveriş yapacaksın. Yurt dışından getirdiğin arabayı benim seçmene satacaksın. Sonra bu iğrençlikler olunca da karşı tarafa geçeceksin. Herkes tarafını bilecek. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız. Haber kanalıyım diye ortaya çıkan yukarıdan telefon geliyor diye rezillik yapanlara söylüyorum. Sen 1 milyonluk gece mitingini görme, ondan sonra gel yarın öbür gün genel yayın yönetmenimiz bir kahvenizi içmek istiyor. Bir kahvenin 40 yıl hatırı var. Bir alçaklığın 40 yıl hafızamda yeri var. Büyük alçaklık yapılıyor."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İhtiyaç sahibi vatandaşların veresiye defterleri kapatıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ihtiyac-sahibi-vatandaslarin-veresiye-defterleri-kapatildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ihtiyac-sahibi-vatandaslarin-veresiye-defterleri-kapatildi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta’da ihtiyaç sahibi 100 vatandaşın veresiye defterlerindeki borcu TDV Isparta Şubesi tarafından ödendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-481.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İhtiyaç, sahibi, vatandaşların, veresiye, defterleri, kapatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ISPARTA-BHA

Isparta Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Isparta Şubesi işbirliği ile ecdadımızdan miras kalan Zimem Defteri Kapatma geleneğini bu Ramazan ayında da devam ettirdi.

Isparta’da 17 ayrı işletmeye, bakkala borcu olan ve geri ödeme zorluğu çeken, ihtiyaç sahibi 100 vatandaşın borcu TDV Isparta Şubesi tarafından ödendi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Diyanet Vakfı Isparta Şube Başkanı ve İl Müftüsü Muharrem Biçer; “Osmanlı İmparatorluğu zamanında zimem defteri uygulaması varlıklı Osmanlı eşrafı tarafından uygulanırdı. Bunun güzelliği, borcun kim tarafından ödendiği belli olmuyor. Böylece ihtiyaç sahibi, kimseye minnet duymamış, varlıklı kişi de gösterişten uzak, hiçbir çıkar gözetmeden infak yapmış oluyordu. Biz de bu geleneği yaşatmaya çalışıyoruz. Rabbim yapılan hayırları kabul etsin, Gönlü zengin hayırseverlere teşekkür ediyorum” dedi.

Uygulamanın hayırseverlerin de desteği ile Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlkokul öğrencileri dijital dünyaya bağımlı mı? MEB’den araştırma</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ilkokul-oegrencileri-dijital-dunyaya-bagimli-mi-mebden-arastirma</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ilkokul-oegrencileri-dijital-dunyaya-bagimli-mi-mebden-arastirma</guid>
<description><![CDATA[ Milli Eğitim Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği araştırma, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dijital cihazlarla olan güçlü bağını ortaya koydu. Öğrenciler, en çok ödev yapmak için ekran başına geçerken, büyük bir bölümü dijital cihazlar olmadan bir gün geçirmekte zorlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/01/meb-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İlkokul, öğrencileri, dijital, dünyaya, bağımlı, mı, MEB’den, araştırma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 17 büyükşehirdeki bilgisayar laboratuvarı bulunan okullarda eğitim gören 3 bin 230 ilkokul 4. sınıf öğrencisiyle gerçekleştirdiği "Dijital Dünyada Ekran Kullanımı" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Veriler, öğrencilerin dijital cihazlarla olan etkileşiminin yoğunlaştığını ve bu durumun sosyal yaşamdan uyku düzenine kadar birçok alanı etkilediğini gösterdi.

Öğrenciler dijital cihazlardan kopamıyor

Araştırmaya göre, ilkokul öğrencileri telefon, tablet, televizyon ve bilgisayarı en çok ödev yapmak ve araştırma yapmak için kullanıyor. Kullanım alanlarına bakıldığında;


 
 %15,2’si araştırma yapmak,
 
 
 %13,9’u ödev yapmak,
 
 
 %12,1’i bilgisayar oyunu oynamak amacıyla dijital cihazları tercih ediyor.
 


Öte yandan, araştırmanın çarpıcı bulgularından biri, öğrencilerin dijital cihazları bıraktıktan hemen sonra tekrar kullanma isteği duyması. Verilere göre öğrencilerin %60’ı, cihazlarını kapattıktan hemen sonra tekrar açma isteği duyduğunu ifade etti.

Öğrenciler dijital cihazlar olmadan bir gün geçiremiyor

MEB araştırmasına katılan öğrencilerin %64,3’ü, dijital cihazlar olmadan bir gün geçirmekte zorlandıklarını belirtti. Ayrıca sosyal medya kullanımı da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Öğrencilerin:


 
 %27,9’u günde 1 saatten az,
 
 
 %25,5’i 1-2 saat,
 
 
 %7,8’i 3-4 saat,
 
 
 %2,7’si 5 saat ve üzerinde sosyal medyada vakit geçiriyor.
 


Dijital bağımlılık mutsuzluk ve öfkeyi tetikliyor

Araştırmaya göre dijital cihazlar öğrencilerin psikososyal gelişimini olumsuz etkiliyor.


 
 %64,6’sı cihazları elinden alındığında mutsuzluk hissettiğini,
 
 
 %48,5’i öfkelendiğini,
 
 
 %64,5’i cihaz kullanımının ardından yorgunluk hissettiğini ifade etti.
 


Ayrıca, öğrencilerin %67,5’i dijital cihazlar karşısında uykuya daldığını belirtti. Bu durum, uyku kalitesinin bozulmasına ve fiziksel gelişimin olumsuz etkilenmesine yol açıyor.

Dijital ortamda sosyalleşmeyi tercih ediyorlar

Veriler, öğrencilerin önemli bir kısmının dijital platformlarda akranlarıyla vakit geçirmeyi yüz yüze iletişime tercih ettiğini gösterdi. Araştırmaya göre;


 
 %40,5’i her zaman,
 
 
 %45,9’u bazen dijital ortamda arkadaşlarıyla sosyalleştiğini belirtti.
 


Yemek yerken bile ekran başındalar

Öğrencilerin dijital cihazlarla bağımlılık seviyesini gösteren bir diğer çarpıcı bulgu ise yemek yerken bile ekran başında olmaları. Araştırmaya göre;


 
 %64,2’si yemek sırasında telefon, tablet, televizyon ya da bilgisayar kullandığını ifade etti.
 


Dijital bağımlılığa karşı önlemler şart

MEB’in araştırma raporu, dijital cihazların bilinçli kullanımına yönelik stratejilerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aile eğitimlerinin yaygınlaştırılması, dijital farkındalığın artırılması ve bilinçli teknoloji kullanımını teşvik edecek projelerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlar, dijital bağımlılığın önüne geçmek için ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi ve kontrollü teknoloji kullanımına yönlendirmesi gerektiğini belirtiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, birçok eski hükümet yetkilisinin güvenlik iznini iptal etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bircok-eski-hukumet-yetkilisinin-guvenlik-iznini-iptal-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-bircok-eski-hukumet-yetkilisinin-guvenlik-iznini-iptal-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, aralarında eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın da bulunduğu birçok eski hükümet yetkilisinin güvenlik iznini iptal etti. Bu kararla birlikte, listede yer alan isimler artık hassas belgelere erişemeyecek. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/01/trump-amerika.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, birçok, eski, hükümet, yetkilisinin, güvenlik, iznini, iptal, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

ABD Başkanı Donald Trump, yayımladığı resmi not ile birçok eski hükümet yetkilisinin güvenlik izinlerini kaldırdığını duyurdu. Trump, ilgili kurumlara bu isimlerin artık hassas belgelere erişiminin ülkenin çıkarına olmadığını belirterek gerekli adımları atmaları çağrısında bulundu.

Harris ve Clinton da listede

Güvenlik izni iptal edilenler arasında eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve eski Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Liz Cheney bulunuyor. Ayrıca, Trump’ın kararından eski ABD Başkanı Joe Biden’ın ailesinin de etkilendiği bildirildi.

Bu hamleyle birlikte, listede yer alan isimler ABD Başkanı’na sunulan günlük brifingler de dahil olmak üzere gizli belgelere erişim hakkını kaybetti.

Biden’ın güvenlik izni daha önce iptal edilmişti

Trump, geçtiğimiz şubat ayında Joe Biden’ın tüm güvenlik izinlerini kaldırdığını duyurmuştu. Kendi başkanlık döneminin sona erdiği 2021 yılında Biden’ın da Trump’ın güvenlik iznini iptal ettiği hatırlatılmıştı.

Güvenlik kısıtlamaları devam ediyor

Öte yandan, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, 11 Mart’ta yaptığı açıklamada eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve eski Adalet Bakan Yardımcısı Lisa Monaco’nun güvenlik izinlerinin iptal edildiğini duyurmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeşilçam&amp;apos;ın yıldızı Filiz Akın hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yesilcamin-yildizi-filiz-akin-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yesilcamin-yildizi-filiz-akin-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Yeşilçam&#039;ın yıldızlarından Filiz Akın 82 yaşında hayatını kaybetti. Akın bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/filiz-akin.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yeşilçamın, yıldızı, Filiz, Akın, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Filiz Akın tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Filiz Akın, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu.

Sanat camiasının büyük kaybını Sağlık Bakanlığı şu ifadelerle duyurdu:

"Türk sinemasının nadide isimlerinden Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Sinema tarihimizde unutulmaz izler bırakan Filiz Akın’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz"]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MUSKİ, “Uluslararası Dünya Su Günü” çalıştayı düzenledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/muski-uluslararasi-dunya-su-gunu-calistayi-duzenledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/muski-uluslararasi-dunya-su-gunu-calistayi-duzenledi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü su kaynaklarının korunması “Uluslararası Dünya Su Günü” çalıştayı düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/muski-uluslararasi-dunya-su-gunu-calistayi-duzenledi-5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>MUSKİ, “Uluslararası, Dünya, Günü”, çalıştayı, düzenledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MUĞLA-BHA

Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ), küresel iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisini tartışmak ve sürdürülebilir su yönetimi stratejileri geliştirmek amacıyla Uluslararası Dünya Su Günü Çalıştayı düzenledi. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, Gazeteci Cem Seymen, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Cem Seymen: "Su kaynaklarımız tehlike altında"

Gazeteci ve Yazar Cem Seymen, suyun stratejik bir kaynak olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de yağış rejimi değişti. Küresel iklim değişikliği nedeniyle su kaynaklarımız giderek azalıyor. Tarımda kullanılan suyun büyük bölümü vahşi sulama ile kaybediliyor” dedi.

Seymen, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı **Ahmet Aras’ın deniz suyunu içme suyuna dönüştürme projesine yönelik çalışmalarını önemli bulduğunu belirterek, “Bu proje hayata geçirilirse, tarihe geçecek bir adım atılmış olacak” ifadelerini kullandı.

Başkan Aras: "Su yönetiminde somut adımlar şart"

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığını belirterek, "Dünya Su Günü yalnızca farkındalık yaratmak için değil, aynı zamanda su yönetiminde somut adımlar atmak için bir fırsattır" dedi.

Türkiye’nin su fakiri ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Aras, "İklim değişikliği nedeniyle yağış rejimleri değişiyor, sıcaklık artışları ve uzun süren kurak dönemler su kaynaklarını tehdit ediyor" ifadelerini kullandı.

"10 milyon turiste su sağlıyoruz"

Muğla'nın nüfusunun çok üzerinde bir su talebiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Başkan Aras, "Turizm sezonunda 10 milyonu aşkın misafire hizmet veriyoruz. Bu da altyapı ve su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Bu nedenle hem kalıcı hem de geçici nüfusa hizmet edecek bir altyapı yatırımı yapmamız gerekiyor" dedi.

"Kayıp-kaçak su sorununu çözmek için mücadele ediyoruz"

Muğla’da su kayıp ve kaçaklarının büyük bir sorun olduğunu dile getiren Başkan Aras, özellikle Bodrum’da ana isale hatlarının değişimi için 80 kilometre boru tedarik ettiklerini söyledi. Ancak Cumhurbaşkanlığı tarafından 62,5 milyon liralık kredi onaylanmadığı için bu çalışmaları belediye bütçesiyle sürdürmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Başkan Aras, “Şartlar ne olursa olsun, su kayıplarını önlemek ve halkımıza kesintisiz su sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Ayrıca, deniz suyunu içme suyuna dönüştüren tesislerin kurulması ve kuraklığa dayanıklı kentler oluşturmak için susuz peyzaj uygulamalarının yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstiklal Anaokulu, 22 Mart Dünya Su Günü&amp;apos;nde farkındalık yürüyüşü düzenledi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/istiklal-anaokulu-22-mart-dunya-su-gununde-farkindalik-yuruyusu-duzenledi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/istiklal-anaokulu-22-mart-dunya-su-gununde-farkindalik-yuruyusu-duzenledi</guid>
<description><![CDATA[ Aydın&#039;da İstiklal Anaokulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir etkinlik düzenleyerek suyun korunmasına dikkat çekti. Öğrenciler, &quot;Suyun Önemi&quot; temalı kitap ayraçları ve broşürler hazırlayarak, çevre bilincini artırmak amacıyla dağıttı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/unlu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İstiklal, Anaokulu, Mart, Dünya, Gününde, farkındalık, yürüyüşü, düzenledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[MEHMET EMRE GENÇ / AYDIN-BHA

Aydın'da İstiklal Anaokulu, Dünya Su Günü’nü anlamlı bir şekilde kutlamak amacıyla 22 Mart'ta bir etkinlik düzenledi. Öğrenciler, "Suyun Önemi" konulu kitap ayraçları ve broşürler hazırlayarak, suyun korunması ve tasarrufu hakkında farkındalık yarattı.



Etkinliğe Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan da katılarak destek verdi. İstiklal Anaokulu Müdürü Derya Çetin, etkinliğin amacını şu sözlerle açıkladı: "Dünyadaki suyun hızlı bir şekilde erimesi nedeniyle suyun değerini anlatmak için bu etkinliği düzenledik. İnsanların suyu daha dikkatli kullanması gerektiğini vurgulamak istiyoruz."

Etkinlik, okulun öğrencileri ve velilerinin katıldığı Gençlik Caddesi’nde yapılan yürüyüşle son buldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalyalılar pazar ve pazartesi gününe dikkat! Antalya Valiliği özellikle uyardı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalyalilar-pazar-ve-pazartesi-gunune-dikkat-antalya-valiligi-oezellikle-uyardi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalyalilar-pazar-ve-pazartesi-gunune-dikkat-antalya-valiligi-oezellikle-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Valiliği, bugün gece yarısı başlayan ve Pazar ve Pazartesi günleri gece ve sabah saatlerine kadar sürecek olan don hadisesine karşı uyarıda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/i-m-g-4024.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalyalılar, pazar, pazartesi, gününe, dikkat, Antalya, Valiliği, özellikle, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Valiliğin resmi internet sitesinde de yer alan açıklamaya göre bbugün gece yarısı başlayan ve Pazar ve Pazartesi günleri gece ve sabah saatlerine kadar sürecek olan don hadisesine karşı çiftçileri uyardı. 

Valilik tarafından tarafından yapılan uyarıda şu cümlelere yer verildi:

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğümüzden alınan bilgide; bölgemizde, bu gece (22.03.2025) saatlerinden itibaren beklenen zirai don hadisesinin Pazar ve Pazartesi günleri gece ve sabah saatlerinde hafif, yer yer orta kuvvette olacağı tahmin edilmektedir.
Başta tarımsal faaliyetlerle uğraşan vatandaşlarımız olmak üzere zirai don tehlikesine karşı yetkililerin ve vatandaşların tedbirli olması ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sıcaklık tahminlerinin dikkatle takip edilmesi gerekmektedir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İmamoğlu&amp;apos;nun ifadesi sona erdi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/imamoglunun-ifadesi-sona-erdi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/imamoglunun-ifadesi-sona-erdi</guid>
<description><![CDATA[ İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#039;nun &quot;Kent Uzlaşısı&quot; soruşturması kapsamında sabah saatlerinde başlayan ifadesinin sona erdiği öğrenildi. İmamoğlu ve beraberindeki 90 kişi saat 19.3&#039;da adliyeye sevk edilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/ekrem-imamoglu-6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İmamoğlunun, ifadesi, sona, erdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL-BHA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen "yolsuzluk" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında dün verdiği ifadenin ardından, bugün de "Kent Uzlaşısı" soruşturması çerçevesinde ifade verdi.

Gözaltındaki dördüncü gününde, sabah saatlerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan İmamoğlu’nun işlemleri öğleden sonra tamamlandı. Yetkililer, İmamoğlu’nun akşam saatlerinde İstanbul Adliyesi’ne sevk edilebileceğini belirtirken, adliye çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.

Özellikle Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi çevresi başta olmak üzere Abide-i Hürriyet Caddesi, Darülaceze Caddesi ve D-100 güzergahında güvenlik güçleri konuşlandırıldı. Olası hareketlilik nedeniyle TOMA’lar da belirlenen noktalara yerleştirilirken, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız alınan önlemleri yerinde denetledi.

Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki 90 kişi, akşam 19.30'da Çağlayan Adliyesine sevk edilecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AK Parti Ankara Kadın Kolları Başkanı ve MKYK üyesinden Beypazarı ziyareti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ak-parti-ankara-kadin-kollari-baskani-ve-mkyk-uyesinden-beypazari-ziyareti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ak-parti-ankara-kadin-kollari-baskani-ve-mkyk-uyesinden-beypazari-ziyareti</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Genel Merkez MKYK Üyesi, İl Kadın Kolları Başkanı Aysel Koçak Akgül ve yönetimi, Beypazarı ilçesinde ev ve hasta ziyaretlerinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/akp-01-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Parti, Ankara, Kadın, Kolları, Başkanı, MKYK, üyesinden, Beypazarı, ziyareti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK /ANKARA-BHA

Eski AK Parti Beypazarı Kadın Kolları Başkanı ve şimdiki MKYK Üyesi Sabriye Yılmaz, Ankara İl Başkanı Aysel Koçak Akgül ile birlikte Beypazarı ilçesine ziyaret gerçekleştirdi. İlk olarak AK Parti Beypazarı İlçe Başkanlığı’nı ziyaret eden heyet, İlçe Başkanı Halil Etili ve Kadın Kolları Başkanı Fatma Hancızadeoğlu ile çeşitli konular üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaretin ardından mahallelerde ev ziyaretleri gerçekleştiren heyet, vatandaşlarla bir araya geldi.

Kadın Kolları Ankara İl Başkanı Aysel Koçak Akgül, bu tür ziyaretlerin devam edeceğini belirterek şunları kaydetti:

“Eski Beypazarı Kadın Kolları Başkanı ve şu anda MKYK Üyesi olan değerli kardeşimiz Sayın Sabriye Yılmaz ile Beypazarı’nda bir dizi ziyaret gerçekleştirdik. Oldukça verimli görüşmelerimiz oldu. Bu ziyaretleri diğer ilçelerde de sürdüreceğiz.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beşikdüzü’nde fidanlar toprakla buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/besikduzunde-fidanlar-toprakla-bulustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/besikduzunde-fidanlar-toprakla-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Orman Haftası dolayısıyla, “Geleceğe Nefes Ol” projesi kapsamında fidanlar toprakla buluştu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/fidanlar-toprakla-bulustu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:19:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Beşikdüzü’nde, fidanlar, toprakla, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mustafa ÖZCAN/TRABZON-BHA

Orman Haftası dolayısıyla, Semanur Seçkin, Amine Kalayı ve Ebru Erdem tarafından yürütülen “Geleceğe Nefes Ol” projesi kapsamında Beşikdüzü Denizli Mahallesi Fidanlık mevkiinde Jandarma Orman Fidanlığında tamamlanması gereken bölgede, çam ve ladin fidanı toprakla  buluşturuldu.

Beşikdüzü  Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen fidan dikim etkinliğine Beşikdüzü Kaymakamı Ferhat Vardar, Beşikdüzü Meslek Yüksekokulu Müdürü Ertuğrul Karaoğlu, İlçe Emniyet Müdürü Turgut Koşgin,  İlçe Jandarma Komutanı Hamit Taş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ziya Durmuş,  Orman Bölge Müdürlüğü yetkilisi,  Tarım İlçe Müdürü Ahmet Yayla,  İlçe Müftüsü İhsan Öz, Denizli Mahallesi Muhtarı Yusuf Keleş, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve ilçe siyasi parti başkanları katıldılar.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Panama&amp;apos;nın güney açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/panamanin-guney-aciklarinda-62-buyuklugunde-deprem</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/panamanin-guney-aciklarinda-62-buyuklugunde-deprem</guid>
<description><![CDATA[ Panama&#039;nın güney açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-4ed19a7167a0799c4fae74ddf10ad081.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:18:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Panamanın, güney, açıklarında, 6, 2, büyüklüğünde, deprem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkez üssünü, Punta de Burica liman kentinin 123 kilometre güneydoğusu açıkları olarak duyurdu.

6,2 büyüklüğündeki deprem, 10 kilometre derinlikte kaydedildi.

Tsunami uyarısının yapılmadığı depremde herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Buğday üretimini artırmak ithalattan daha ucuz!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bugday-uretimini-artirmak-ithalattan-daha-ucuz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bugday-uretimini-artirmak-ithalattan-daha-ucuz</guid>
<description><![CDATA[ Buğdayda kendi kendine yeterliliği olmayan ülke haline gelen Türkiye yılda ortalama 8-10 milyon ton buğdayı yurt dışından getiriyor. Halbuki dekar başına yapılacak sadece bin TL’lik destek ile ithalata ödenen bu tutarın önüne geçilebilir.

Buğday üretimi yıl geçtikçe düşüyor. Mesela geçen yıl Türkiye genelinde buğday üretimi 35 ilde artmasına karşın 44 ilde azaldı. Buğdayın anavatanı ülkeler arasında olan Türkiye’de üretim son 35 yıldır ortalama 20 milyon ton seviyesinde seyrediyor. Bu kapsamda 2023 yılında 22 milyon ton olan buğday üretimi, 2024 yılında yüzde 5,5’lik bir düşüşle 20,8 milyon tona geriledi.

En büyük üretim kaybı yüzde 74 ile Bartın’da yaşanırken, onu yüzde 43 ile Denizli, yüzde 38 ile Hakkari, yüzde 37 ile Yalova ve yüzde 35 ile Ağrı illeri takip etti. Çeltik üretimi ile bilinen Edirne ilinde de bile buğday üretim yüzde 24 azaldı. Tokat, Giresun, Osmaniye, Mersin ve Van gibi illerde artışlar görülse de ülke genelinde toplam buğday üretimi 1,2 milyon ton azaldı.

Şimdi bu gerileme, her yıl ortalama 8-10 milyon ton yapılan ithalata yenisinin eklenmesi anlamına gelecek. Üstelik İthal edilen bu buğdayı, &#039;Un ve makarna yapıp, işleyip yurt dışına satıyoruz&#039; diye övünüyoruz. Bu aynı zamanda Türkiye&#039;de bu miktarda üretimin olmaması anlamına da geliyor. Böylece buğdayın anavatanı Türkiye buğdayda da neredeyse dışa bağımlı hale gelecek.

Peki neden bu oranda ithalata gerek duyuluyor?

Temel neden ülkedeki enflasyonu teşvik eden artıran politikalar. Daha önce de dile getirdim! Enflasyon ortamı boşalan hazinenin doldurulması ve işletmelerin kazançlarının artırılması amacıyla hazırlanır. Enflasyon nedeniyle de çiftçinin tarımsal girdi maliyetleri yükseliyor. Çiftçi son yıllarda savaşta olan Rusya’daki üretim maliyetleriyle bile rekabet edemiyor. Dolayısıyla kazancı az olan ya da geçinemeyen çiftçi, daha az tarımsal üretim yapmak zorunda kalıyor. Arada ortaya çıkan rekolte farkını ithalat ile karşılıyoruz.

Öte yandan az üretilen buğdayda ihtiyaç olan kalan kısmının ithal yoluyla getirilmesi ise aynı zamanda yurda ucuz ithal giren buğday yüzünden yerli üreticinin elinde az miktarda olan ürününün de değerini kaybetmesine yol açıyor.

Yani ekonomik kararlar nedeniyle zorluklar içerisinde olan çiftçi, yeterli üretim yapmayıp daha da yoksullaşırken, bir de elinde olan ürününün değeri de daha ucuza mal edilmiş ithal buğday sayesinde değersizleştiriliyor.

Çiftçiyi iki kez vurmuş oluyoruz.

Öte yandan ucuz buğday ithalatı diyoruz ama onun da öyle ucuz olmadığını belirtelim. Çünkü bizde yaşatılan ekonomik sıkıntı, TL’nin değerini düşürdükçe, ithal edilen ürünün döviz karşılığı yine bize göre pahalı oluyor. Hatta kaba bir hesapla 23 yıldır iktidar olan AK Parti dönemlerinde 105 milyon ton buğday ithalatı için, 29 milyar dolar ödendiğini söylersem durumu daha iyi anlatmış olurum.

İşte bu veri bile buğdayın anavatanı olan Türkiye’nin bu ürünü ihraç etmesi gerekirken ithal etmesinin, tarım politikalarındaki başarısızlığın en açık göstergesi olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle çiftçinin, üretiminin desteklenmesi gerekiyor.

Bir önceki yazımda da dile getirdim. İnsanımıza en azından en temel ürün olan süt ve ürünlerini sağlayacak ekonomik tedbirler alabiliriz. Benzer şekilde buğdayda da aynı şekilde gereken tedbirleri almamız gerekiyor.

Hadi bunun için de kaba bir hesap yapalım: Buğday üreticisine verilecek prim desteği haricinde, dekar başına bir lira doğrudan destek verilmesi bile, her yıl yapılan 8-10 milyon dolarlık ithalata verilen tutardan daha az olacaktır. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:18:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Buğday, üretimini, artırmak, ithalattan, daha, ucuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Buğdayda kendi kendine yeterliliği olmayan ülke haline gelen Türkiye yılda ortalama 8-10 milyon ton buğdayı yurt dışından getiriyor. Halbuki dekar başına yapılacak sadece bin TL’lik destek ile ithalata ödenen bu tutarın önüne geçilebilir.

Buğday üretimi yıl geçtikçe düşüyor. Mesela geçen yıl Türkiye genelinde buğday üretimi 35 ilde artmasına karşın 44 ilde azaldı. Buğdayın anavatanı ülkeler arasında olan Türkiye’de üretim son 35 yıldır ortalama 20 milyon ton seviyesinde seyrediyor. Bu kapsamda 2023 yılında 22 milyon ton olan buğday üretimi, 2024 yılında yüzde 5,5’lik bir düşüşle 20,8 milyon tona geriledi.

En büyük üretim kaybı yüzde 74 ile Bartın’da yaşanırken, onu yüzde 43 ile Denizli, yüzde 38 ile Hakkari, yüzde 37 ile Yalova ve yüzde 35 ile Ağrı illeri takip etti. Çeltik üretimi ile bilinen Edirne ilinde de bile buğday üretim yüzde 24 azaldı. Tokat, Giresun, Osmaniye, Mersin ve Van gibi illerde artışlar görülse de ülke genelinde toplam buğday üretimi 1,2 milyon ton azaldı.

Şimdi bu gerileme, her yıl ortalama 8-10 milyon ton yapılan ithalata yenisinin eklenmesi anlamına gelecek. Üstelik İthal edilen bu buğdayı, 'Un ve makarna yapıp, işleyip yurt dışına satıyoruz' diye övünüyoruz. Bu aynı zamanda Türkiye'de bu miktarda üretimin olmaması anlamına da geliyor. Böylece buğdayın anavatanı Türkiye buğdayda da neredeyse dışa bağımlı hale gelecek.

Peki neden bu oranda ithalata gerek duyuluyor?

Temel neden ülkedeki enflasyonu teşvik eden artıran politikalar. Daha önce de dile getirdim! Enflasyon ortamı boşalan hazinenin doldurulması ve işletmelerin kazançlarının artırılması amacıyla hazırlanır. Enflasyon nedeniyle de çiftçinin tarımsal girdi maliyetleri yükseliyor. Çiftçi son yıllarda savaşta olan Rusya’daki üretim maliyetleriyle bile rekabet edemiyor. Dolayısıyla kazancı az olan ya da geçinemeyen çiftçi, daha az tarımsal üretim yapmak zorunda kalıyor. Arada ortaya çıkan rekolte farkını ithalat ile karşılıyoruz.

Öte yandan az üretilen buğdayda ihtiyaç olan kalan kısmının ithal yoluyla getirilmesi ise aynı zamanda yurda ucuz ithal giren buğday yüzünden yerli üreticinin elinde az miktarda olan ürününün de değerini kaybetmesine yol açıyor.

Yani ekonomik kararlar nedeniyle zorluklar içerisinde olan çiftçi, yeterli üretim yapmayıp daha da yoksullaşırken, bir de elinde olan ürününün değeri de daha ucuza mal edilmiş ithal buğday sayesinde değersizleştiriliyor.

Çiftçiyi iki kez vurmuş oluyoruz.

Öte yandan ucuz buğday ithalatı diyoruz ama onun da öyle ucuz olmadığını belirtelim. Çünkü bizde yaşatılan ekonomik sıkıntı, TL’nin değerini düşürdükçe, ithal edilen ürünün döviz karşılığı yine bize göre pahalı oluyor. Hatta kaba bir hesapla 23 yıldır iktidar olan AK Parti dönemlerinde 105 milyon ton buğday ithalatı için, 29 milyar dolar ödendiğini söylersem durumu daha iyi anlatmış olurum.

İşte bu veri bile buğdayın anavatanı olan Türkiye’nin bu ürünü ihraç etmesi gerekirken ithal etmesinin, tarım politikalarındaki başarısızlığın en açık göstergesi olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle çiftçinin, üretiminin desteklenmesi gerekiyor.

Bir önceki yazımda da dile getirdim. İnsanımıza en azından en temel ürün olan süt ve ürünlerini sağlayacak ekonomik tedbirler alabiliriz. Benzer şekilde buğdayda da aynı şekilde gereken tedbirleri almamız gerekiyor.

Hadi bunun için de kaba bir hesap yapalım: Buğday üreticisine verilecek prim desteği haricinde, dekar başına bir lira doğrudan destek verilmesi bile, her yıl yapılan 8-10 milyon dolarlık ithalata verilen tutardan daha az olacaktır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Takas usulü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/takas-usulu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/takas-usulu</guid>
<description><![CDATA[ Bahar mevsimi arada bir de olsa yüzünü göstermeye başladı ya reklamlar geri kalır mı?

Kalmaz tabii…

Hatta bir adım önde gider….

İnternet sayfaları reklam panoları gibi…

Şortlar, mayolar, tiril tiril pantolonlar, astarsız ceketler…  Ve elbette spor ayakkabılar…

Yürüyüş için ayrı, koşu için ayrı, futbol oynamak için ayrı…

Yeni nesil o bakımdan şanslı…

Onlar, ayakkabıda takas yöntemini bilmezler…

Yokluktan var edilmiş bir yöntem…

Bir çift ayakkabının iki kişi arasında paylaştırılmış hali.

Olanın olmayana arkadaş kıyaı…

Bir ayakta spor, öteki ayakta rengi kaçmış günlük ayakkabı…

Bir de tuttuğun takımın forması varsa üstünde değme keyfine…

Boş kaleye topu yuvarlayamayacak kadar beceriksiz olsan da o forma, beceriksizliği maskelemek, günlük giysiler içinde top koşturan onca çocuk arasında hava atmak için yeter de artardı bile.

Şimdilerde,  toprak alanlarda, sokak aralarında top koşturmak hayal oldu…

Boş alan kalmadı ki top koştursun çocuklar…

Ücretli mini çim sahalar da o tadı vermiyor zaten…

Kentlerin geçmişinde var olan bazı değerler birer birer eksiliyor.

Eski mahalle yaşamından eser yok örneğin.

Bırakın mahalle komşuluğunu apartman komşuluğu bile ‘’kayıplar’’ listesinde yer alıyor artık.

Olanaklar sınırlıydı ama, oyun sahaları genişti eskiden….

Tek marka vardı;

‘’Sevgi’’ denilen…  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:18:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Takas, usulü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bahar mevsimi arada bir de olsa yüzünü göstermeye başladı ya reklamlar geri kalır mı?

Kalmaz tabii…

Hatta bir adım önde gider….

İnternet sayfaları reklam panoları gibi…

Şortlar, mayolar, tiril tiril pantolonlar, astarsız ceketler…  Ve elbette spor ayakkabılar…

Yürüyüş için ayrı, koşu için ayrı, futbol oynamak için ayrı…

Yeni nesil o bakımdan şanslı…

Onlar, ayakkabıda takas yöntemini bilmezler…

Yokluktan var edilmiş bir yöntem…

Bir çift ayakkabının iki kişi arasında paylaştırılmış hali.

Olanın olmayana arkadaş kıyaı…

Bir ayakta spor, öteki ayakta rengi kaçmış günlük ayakkabı…

Bir de tuttuğun takımın forması varsa üstünde değme keyfine…

Boş kaleye topu yuvarlayamayacak kadar beceriksiz olsan da o forma, beceriksizliği maskelemek, günlük giysiler içinde top koşturan onca çocuk arasında hava atmak için yeter de artardı bile.

Şimdilerde,  toprak alanlarda, sokak aralarında top koşturmak hayal oldu…

Boş alan kalmadı ki top koştursun çocuklar…

Ücretli mini çim sahalar da o tadı vermiyor zaten…

Kentlerin geçmişinde var olan bazı değerler birer birer eksiliyor.

Eski mahalle yaşamından eser yok örneğin.

Bırakın mahalle komşuluğunu apartman komşuluğu bile ‘’kayıplar’’ listesinde yer alıyor artık.

Olanaklar sınırlıydı ama, oyun sahaları genişti eskiden….

Tek marka vardı;

‘’Sevgi’’ denilen… ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenskiy: BM&amp;apos;yi güvenlik garantilerinin alternatifi olarak görmüyoruz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-bmyi-guvenlik-garantilerinin-alternatifi-olarak-goermuyoruz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/zelenskiy-bmyi-guvenlik-garantilerinin-alternatifi-olarak-goermuyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, BM’yi ülkesi için bir güvenlik garantörü olarak değerlendirmediklerini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/z-e-l-e-n-s-k-i-y-b-m-y-i-g-u-v-e-n-l-i-k-g-a-r-a-n-t-i-l-e-r-i-n-i-n-623424-184607.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:18:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiy:, BMyi, güvenlik, garantilerinin, alternatifi, olarak, görmüyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de, resmi temaslar için ülkede bulunan Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel ile bir araya geldi. Pavel ile Zelenskiy ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Zelenskiy, Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin geçici ateşkesin uygulanması yönündeki çalışmalar kapsamında 24 Mart'ta ABD ile Ukrayna heyetlerinin bir araya geleceğini bildirdi. Zelenskiy, görüşmelere Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov'un da katılacağını kaydederek, Ukrayna heyetinde teknik konuları konuşabilecek yetkililerin yer alacağını söyledi.

BM'nin ülkesini savaştan koruyamayacağını vurgulayan Zelenskiy, “Biz BM'yi, bir askeri müdahalenin veya güvenlik garantilerinin alternatifi olarak görmüyoruz. BM temsilcileri ve Genel Sekreteri ile makul, mantıklı ilişkilerimiz var ancak BM, güvenlik garantilerinin alternatifi olamaz” dedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore, Japonya ve Çin, Kore Yarımadası&amp;apos;nda ortak çıkar ve sorumluluk kapsamında barışı gözetecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/guney-kore-japonya-ve-cin-kore-yarimadasinda-ortak-cikar-ve-sorumluluk-kapsaminda-barisi-goezetecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/guney-kore-japonya-ve-cin-kore-yarimadasinda-ortak-cikar-ve-sorumluluk-kapsaminda-barisi-goezetecek</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore, Japonya ve Çin, Kore Yarımadası&#039;nda barışın tesisinin &quot;ortak çıkar ve sorumluluk kapsamında&quot; olduğunu teyit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-1cb0c2e520e265731088bee5bf5b69bd.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 21:18:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Japonya, Çin, Kore, Yarımadasında, ortak, çıkar, sorumluluk, kapsamında, barışı, gözetecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yonhap'ın haberine göre, Japonya'nın başkenti Tokyo'da bir araya gelen Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Tae-yul, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ve Japonya Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi, üçlü görüşmenin ardından ortak basın toplantısı yaptı.

Üç ülkenin Kore Yarımadası'nda barışın tesisinin "ortak çıkar ve sorumluluk" kapsamında olduğunu teyit ettiğini belirten Cho, üçlü işbirliğinin korunmasının önemini vurguladı.

Görüşmede serbest ticaret anlaşmalarına ilişkin müzakerelerin de ele alındığını belirten Çin Dışişleri Bakanı Vang ise, bölgesel ekonomik entegrasyonun ilerletilmesi mesajını verdi.

KUZEY KORE MESAJLARI

Bakan Cho ayrıca, Kuzey Kore'nin, Rusya-Ukrayna savaşına dahlinin "ödüllendirilmemesi" gerektiğini söyleyerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Pyongyang yönetimine yaptırımlarına sadık kalınması gerektiğini belirtti.

Japon Dışişleri Bakanı İvaya ise Kuzey'in nükleer aktivitelerine yönelik endişelerini dile getirerek, bu konunun çözümünün üç ülkenin ortak hedefi olduğuna dikkati çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordu Büyükşehir Belediyesi ‘aşı ordusunu’ genişletiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-buyuksehir-belediyesi-asi-ordusunu-genisletiyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ordu-buyuksehir-belediyesi-asi-ordusunu-genisletiyor</guid>
<description><![CDATA[ Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş yıllarda başlatılan ve bu yılda devam eden “Meyve Ağaçlarında Aşılama” kursu ile üreticilere ve meraklılarına aşılama eğitimi veriliyor. Kursu katılan vatandaşlar, meyve aşılamanın inceliklerini öğreniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/buyuksehir-asi-ordusunu-genisletiyor-3103.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ordu, Büyükşehir, Belediyesi, ‘aşı, ordusunu’, genişletiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ORDU-BHA

Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş yıllarda başlatılan ve bu yılda devam eden “Meyve Ağaçlarında Aşılama” kursu ile üreticilere ve meraklılarına aşılama eğitimi veriliyor. Kursu katılan vatandaşlar, meyve aşılamanın inceliklerini öğreniyor.

Ordu Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde tarım ve hayvancılık alanında nitelikli projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Yeni tarım uygulamalarını Ordu’ya kazandıran, verim arttırıcı yöntemlerle ekonomik gelirin arttırılmasını sağlayan Büyükşehir Belediyesi, tüm bunların yanı sıra üreticilere ve meraklılarına yönelikte bilgilendirici eğitimler düzenliyor.

Vatandaşlar aşılama kursuna ilgi gösteriyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi ile Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (ORMEK) ortaklığında geçtiğimiz yıllarda başlatılan ‘Meyve Ağaçlarında Aşılama Kursu’ bu yılda devam ediyor. Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı uhdesinde hazırlanan uygulama ile ORMEK’in Altınordu, Fatsa, Ünye, İkizce ve Çatalpınar ilçelerinde bulunan merkezlerinde “Meyve Ağaçlarında Aşılama” eğitimleri veriliyor.

Aşılamanın detayları anlatılıyor

Biyoinovasyon Şube Müdürlüğünün deneyimli personelleri tarafından verilen eğitimlerde bitki hücreleri ve dokusu, bitki organları, bitkilerde büyüme, gelişme ve hareket fizyolojisini araştırma, aşı tekniği, fidan üretimi ve fidan bakımlarına ait tüm detayları anlatılıyor. Teorik olarak verilen eğitimlerin ilerleyen günlerde sahada devam etmesi hedefleniyor.

Büyükşehir Belediyesi bu kurslarla, mesleğin yeterliliklerine sahip meslek elemanlarını yetiştirmek, verimi arttırmak ve yaşlanan ağaçların kesilmesinin önüne geçilmesini amaçlıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CHP, 6 Nisan&amp;apos;da Olağanüstü Kurultaya gidiyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/chp-6-nisanda-olaganustu-kurultaya-gidiyor-22922</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/chp-6-nisanda-olaganustu-kurultaya-gidiyor-22922</guid>
<description><![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 6 Nisan 2025 Pazar günü olağanüstü kurultaya gideceğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/a-115.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>CHP, Nisanda, Olağanüstü, Kurultaya, gidiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 6 Nisan 2025 Pazar günü olağanüstü kurultaya gideceğini duyurdu. Özel, bu kararın CHP’ye yönelik kayyum girişimlerinin önünü kesmek amacıyla alındığını belirtti. Özgür Özel, yaptığı açıklamada, "6 Nisan günü CHP’nin Genel Başkanı olarak, delegelerimizin 5 Kasım 2023’te verdikleri yetkiyle bugüne kadar onları utandırmadan geldiğimiz bir süreçte, onların yeniden yetkilendirilmesine, CHP’nin iradesini tazelemelerine davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayyum girişimlerine karşı aldıkları karara vurgu yapan Özel, "Bugün yeni bir girişimle CHP’ye kayyum atayarak pazar günkü seçime engel olmaya çalışanların hazırlıklarını gördük. Gün içinde yaptığımız resmi başvuruyla tüzüğümüzün bana verdiği yetkiye dayanarak, en kısa sürede 15 gün sonrasına olağanüstü kurultay kararı aldığımızı ilan ediyorum" dedi. CHP lideri, 6 Nisan’da delegelerin sandık başına giderek partinin iradesini yeniden belirleyeceğini vurgulayarak, "Bu süreçte sırf hırstan, ihtirastan ve bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı yapmamak için Atatürk’ün kurduğu partiye kayyum atamaya kalkışanlara inat, delegelerimiz iradelerini tazeleyeceklerdir" şeklinde konuştu. Özel, CHP’yi olağanüstü kurultaya taşıyarak, 23 Mart'ta gerçekleştirilecek cumhurbaşkanı ön seçimine engel olmaya çalışan girişimlere karşı net bir mesaj verdiklerini belirterek, “CHP olarak işimize devam ediyoruz” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap; Beypazarı’nı Ramazan Bayramı&amp;apos;na hazırlıyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/belediye-baskani-dr-ozer-kasap-beypazarini-ramazan-bayramina-hazirliyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/belediye-baskani-dr-ozer-kasap-beypazarini-ramazan-bayramina-hazirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Beypazarı Belediye, temizlik işleri müdürlüğü ilçenin her köşesinin tertemiz hale gelmesi, getirilmesi yönünde hummalı bir çalışma başlattıklarını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/bey-01-6.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Belediye, Başkanı, Dr., Özer, Kasap, Beypazarı’nı, Ramazan, Bayramına, hazırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK /ANKARA-BHA

Beypazarı Belediye, temizlik işleri müdürlüğü ilçenin her köşesinin tertemiz hale gelmesi, getirilmesi yönünde hummalı bir çalışma başlattıklarını bildirdi.

Belediye Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap’ın talimatıyla, ilçeyi Ramazan Bayramı'na tertemiz hale getirmek üzere çalışmalar başlattıkları ve “temizlik imandadır” düsturuyla, her alanın tertemiz gele getirileceği kaydedildi.

Bu yönde temizlik işleri müdürlüğü, girilmedik sokak, girilmesin cadde, girilmedik park ve tabi ki en önemlisi tarihi konakların bulunduğu Alaettin sokak, Yenice sokak Çınar sokak ve diğer sokaklarda tertemiz hale getirileceği öğrenildi.

Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Birlik Haber Ajansı (BHA) muhabirin yaptığı açıklamasında, Başkent'in gözde ilçesi Beypazarı’nın her şeye layık olduğunu, turizmiyle olduğu kadar, temizliği ile de öne çıkması gerektiğini söyledi.

Temizlik işleri müdürlüğü ekiplerinin ilçemizdeki yolların kenarlarında, boş arazilerde oluşan çöplerin çevre kirliliğine neden olduğuna değinen Belediye başkanı Dr. Özer Kasap, şunları kaydetti:

“Temizliği önemsiyoruz. Beypazarı gerçek anlamda temizi olması gerekir. Çarşının muhtelif noktalarına ile çok varilleri koyacağız. Beypazarı ziyaretinde bulunan yerli ve yabancı turistin tertemiz bir sokaklarda gezmesini sağlayacağız.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Başkan Önal: Farklılıklarımızla güzeliz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/baskan-onal-farkliliklarimizla-guzeliz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/baskan-onal-farkliliklarimizla-guzeliz</guid>
<description><![CDATA[ Kırıkkale Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bireylerle bir araya gelerek farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/16513165485887.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Başkan, Önal:, Farklılıklarımızla, güzeliz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KIRIKKALE-BHA

Kırıkkale Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bireylerle bir araya gelerek farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi.



Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Down sendromlu çocuklarla buluşarak onların dünyasına dokunmanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlikte, özel bireylerin topluma kazandırılmasının önemine vurgu yapılarak, onların her zaman desteklenmesi gerektiği mesajı verildi.



Önal, yaptığı açıklamada, “Onlar dünyaya sevgiyle bakıyor ve kalplerine dokunan herkese ışık saçıyor. Bugün ve her gün onların yanındayız” ifadelerini kullanarak, toplumun her bireyinin farklılıklarıyla değerli olduğunu belirtti.



Programda, Down sendromlu bireylerle çeşitli etkinlikler gerçekleştirilirken, katılımcılar duygusal anlar yaşadı. Belediye yetkilileri, bu tür etkinliklerin devam edeceğini ve özel bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak projeler üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti.



"Farklılıklarımızla güzeliz" anlayışıyla gerçekleştirilen etkinlik, özel bireylerin topluma kazandırılması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankaralı miniklerden Ramazan bağışı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankarali-miniklerden-ramazan-bagisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankarali-miniklerden-ramazan-bagisi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara&#039;nın Nallıhan İlçesinde Ahmet Remzi Öntaş Anaokulu öğrencileri Ramazan Ayında minik yürekleri ile anlamlı bir bağışa imza attı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/i-m-g-20250320-184158.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankaralı, miniklerden, Ramazan, bağışı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[HASAN OLUM/ANKARA-BHA
Minik öğrenciler, Ramazan ayında dayanışma ruhunu yaptıkları bağışla gösterirken ailelerinin de desteği ve  harçlıklarını biriktirerek topladıkları para ile aldıkları gıda kolilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Nallıhan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekiplerine teslim ettiler.
Bu davranışıyla Ramazan ayının bereketini ve paylaşmanın önemini en güzel şekilde gösteren minikler  yaptıkları gıda kolisi bağışı ile dayanışma ruhunun en güzel örneğini sergilerken Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu, bu anlamlı destekleri için Ahmet Remzi Öntaş Anaokulu'nun minik öğrencilerine teşekkür etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elazığ&amp;apos;da 200 kişilik ekip; karla mücadele ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/elazigda-200-kisilik-ekip-karla-mucadele-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/elazigda-200-kisilik-ekip-karla-mucadele-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ’da etkili olan yoğun kar yağışı, hazır bekleyen 200 kişilik Elazığ Belediyesi Karla Mücadele Ekipleri, ulaşımın aksamasını engellemek ve vatandaşların mağduriyet yaşamasının önüne geçmek için kent genelinde mesai harcıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/1-68.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Elazığda, 200, kişilik, ekip, karla, mücadele, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[SITKI TAŞEL/ELAZIĞ-BHA

Kar yağışının başlamasıyla birlikte ekipler, kent genelinde geniş bir alanda çalışmalara başladı.

Greyderler, kar küreme araçları, kazıcı-yükleyici kepçeler ve tuzlama ekipmanları ile şehirdeki cadde, kaldırım, bulvar ve sokaklarda sabah saatlerine kadar çalışmalar gerçekleştirildi.

Özellikle ana güzergâhlar, çarşı, hastane ve okul çevreleri gibi yerlerde, olası buzlanmalara karşı tuzlama ve solüsyon uygulamaları da sürdürülüyor.

Elazığ Belediyesi Karla Mücadele Ekipleri, yoğun kar yağışı ile mücadele ederken, Elazığ Ulaşım Koordinasyon Merkezi de (EBUKOM) şehir içindeki trafik yönetimini kesintisiz sürdürüyor.



EBUKOM, kent merkezindeki cadde, sokak, bulvar ve ana arterlerdeki anlık görüntüleri takip ederek, kar yağışının yoğun olduğu bölgeleri belirliyor.

Bu sayede, ekipler anında müdahale ederek, trafikte oluşabilecek aksaklıkların önüne geçiyor.



Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, ekiplerin yoğun çabaları sayesinde kent genelinde ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmadığı, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırmak ve şehirdeki ulaşımın aksamadan devam etmesini sağlamak adına karla mücadele çalışmalarının başarıyla yürütülmeye devam ettiği belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &amp;quot;Türkiye sokak terörüne teslim olmayacak&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-sokak-teroerune-teslim-olmayacak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-sokak-teroerune-teslim-olmayacak</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi&#039;nde düzenlenen 21 Mart Nevruz Günü Anma Programında yaptığı konuşmada, İstanbul’daki yolsuzluk operasyonu bahanesiyle sokakların karıştırılmak istendiğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/cumhurbaskani-erdogan-22.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan:, Türkiye, sokak, terörüne, teslim, olmayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 21 Mart Nevruz Günü Anma Programında yaptığı konuşmada, İstanbul’daki yolsuzluk operasyonu bahanesiyle sokakların karıştırılmak istendiğini belirtti. Erdoğan, "Türkiye sokakta bulunmuş bir ülke değildir, sokak terörüne de teslim edilmeyecektir." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tutumunu eleştiren Erdoğan, "CHP Genel Başkanının çağırdığı sokak, unutmayın çıkmaz sokaktır. Hırsızlığı, hukuksuzluğu savunmak için mahkemeler yerine sokağı işaret etmek vahim bir sorumsuzluktur." dedi. Kamu düzeninin bozulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, marjinal grupların provoke edici eylemlerine karşı hukuk ve güvenlik güçlerinin kararlılıkla hareket edeceğini belirtti.

Konuşmasında Nevruz Bayramı'nın Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü olarak ilan edilmesi için girişimlerde bulunacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini ve Gazze’deki saldırılara karşı diplomatik girişimleri artıracaklarını da vurguladı.

Erdoğan, sözlerini "Birlik ve beraberliğimize sahip çıkarak, terörün ve provokasyonların önüne geçeceğiz." diyerek tamamladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars’ta Ramazan denetimleri devam ediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-ramazan-denetimleri-devam-ediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/karsta-ramazan-denetimleri-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Kars’ta faaliyet yürütmekte olan işletmelerde vatandaşların güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için haksız fiyat artışları, raf-kasa fiyat farkı ile et ve et ürünlerinin sağlıklı ve hijyenik ortamda muhafaza edilip edilmedikleri ve ambalajlı ürünlerin son tüketim tarihleri konusunda kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/e22-5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kars’ta, Ramazan, denetimleri, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KARS-BHA

Kars Ticaret İl Müdürlüğü, Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Kars Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personelinden oluşan ekipler, vatandaşların güvenli, sağlıklı ve doğru fiyat politikasıyla ürünlere ulaşabilmesi için market, manav, kasaplarda raf-kasa farkı ile son kullanma tarihi konusunda detaylı bir denetim gerçekleştirdi. 

Kars Ticaret İl Müdürlüğü, Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Kars Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personelinden oluşan ekipler, gıda ve diğer tüm ürünlere güvenli, sağlıklı ve mevzuata uygun fiyat politikasıyla ulaşabilmesi için sahaya indi.

Etiket-raf ve kasa kontrolü yapıldı

Denetim Ekipleri, temel gıda ürünlerinde fiyat farklılıklarını önlemek amacıyla etiket kontrollerine ağırlık verdi. Ayrıca vatandaşların sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için ürünlerin son kullanma tarihleri titizlikle incelendi. Kurallara uymayan işletmelere ise gerekli uyarılar yapılarak mevzuat çerçevesinde işlem başlatıldı.

Zabıta ekipleri, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına ürün raf fiyatlarının kasa fiyatlarıyla birebir örtüşmesi gerektiğini tüm işletmecilere vurguladı.

Hijyen kurallarına dikkat edildi

Denetimler kapsamında işletmelerin hijyen kurallarına uygunluğu da kontrol edildi. Yapılan denetimlerde olumsuz bir durumla karşılaşılması durumunda da cezai işlem uygulandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Artvin&amp;apos;de &amp;quot;21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası&amp;quot; kutlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/artvinde-21-mart-dunya-ormancilik-gunu-ve-orman-haftasi-kutlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/artvinde-21-mart-dunya-ormancilik-gunu-ve-orman-haftasi-kutlandi</guid>
<description><![CDATA[ Artvin&#039;de &quot;21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası&quot; dolayısıyla fidan dikimi gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/11-5.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Artvinde, 21, Mart, Dünya, Ormancılık, Günü, Orman, Haftası, kutlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BAYRAM SARAYOĞLU / ARTVİN - BHA

 Artvin Orman Bölge Müdürlüğünce Seyitler Köyü Çoruh Kız Öğrenci Yurdu önündeki alanda düzenlenen etkinlikte, yaklaşık 2 dönüm alana sedir, ceviz, elma, armut, limon, mandalina ve zeytinden oluşan 150 adet fidan toprakla buluşturdu.

Vali Turan Ergün, burada yaptığı konuşmada, su ve orman kenti olan Artvin’inin, yüzölçümünün % 59’unu kaplayan yemyeşil ormanları daha da arttırmak adına, 2024 yılı içinde 500 bin fidanı toprakla buluşturduklarını söyledi.

2025 yılında bu sayıyı daha da arttırarak 1 milyon 200 bin fidan dikmeyi hedeflediklerini belirten Ergün, “Bugün burada kendileri de birer fidan olan çocuklarımızla dikeceğimiz her bir fidan büyüyüp serpilirken onlar da ülkemizin geleceğini kucaklamaya talip bir birikimle kendilerini geliştirecek, ülkemize hayırlı evlatlar olarak yetişeceklerdir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Artvin’imizde ve ülkemizde olmak üzere, ağaç, çevre ve orman hassasiyetinin arttırılmasına katkı sağlayacağına inandığımız 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Orman ile ilgili birimlerde özveriyle çalışan bütün personelimize çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.” dedi.

Halk oyunları ekibinin gösteri sunduğu etkinlikte konuşmaların ardından fidanlar toprakla buluşturuldu.

Programa,  Vali Turan Ergün’ün yanı sıra Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, İl Jandarma Komutanı Mehmet Çelik,  İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Kemal Demirel, Artvin Orman Bölge Müdürü İbrahim Ethem Gürsoy, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bayburt Belediyesi, akşam saatlerinden itibaren kar mesaisi yaptı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bayburt-belediyesi-aksam-saatlerinden-itibaren-kar-mesaisi-yapti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bayburt-belediyesi-aksam-saatlerinden-itibaren-kar-mesaisi-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Bayburt güne kar yağışıyla uyanırken belediye ekipleri kar yağışının başladığı akşam saatlerinden itibaren kar mesaisindeydi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/i-m-g-20250320-w-a0032.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bayburt, Belediyesi, akşam, saatlerinden, itibaren, kar, mesaisi, yaptı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Yaşar Yıldız-Bayburt [BHA]

Kar yağışının başladığı akşam saatlerinden itibaren sahaya çıkan ekipler gece boyunca çalışmalarını sürdürürken hala faaliyetlerine devam ediyor.

Karla mücadeleyi gündüzde sürdüren ekipler bir yandan ana arterler, mahalleler ve ara sokaklarda kar temizliğini aksatmazken bir yandan da kaldırımlar ve mahallerden şehir merkezine inen merdivenler de kar küreme çalışması yapıyor. Ayrıca faaliyetlerini kar küreme ve kar temizliğiyle sınırlı tutmayan ekipler buzlanma tehlikesine karşı aralıksız olarak tuzlama çalışması gerçekleştiriyor.

Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Mete Memiş, “Şehrimizde kar yağışının başladığı akşam saatlerinden itibaren görev başında olan ekiplerimiz gece boyu çalışmalarını sürdürdüler ve halada karla mücadeleye devam ediyorlar. Tüm mahallelerimizde çalışmalarımıza aralıksız olarak devam ediyoruz. Bir yandan da buzlanma tehlikesine karşı tuzlama çalışması gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımız müsterih olsun ekiplerimiz şehrimizin her noktasında görev başındalar." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Afrika&amp;Türkiye İş Birliği Platformu’ndan Türk girişimcilere Güney Sudan’da yatırım çağrısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/afrika-turkiye-is-birligi-platformundan-turk-girisimcilere-guney-sudanda-yatirim-cagrisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/afrika-turkiye-is-birligi-platformundan-turk-girisimcilere-guney-sudanda-yatirim-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Afrika-Türkiye İş Birliği Platformu, Türk yatırımcıları Güney Sudan’a davet ediyor! Açıklamada vergi indirimleri, teşvikler ve düşük maliyetler ön plana çıkarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/553cb869-0868-4708-a9fb-f8fbef884dea.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Afrika-Türkiye, İş, Birliği, Platformu’ndan, Türk, girişimcilere, Güney, Sudan’da, yatırım, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Afrika-Türkiye İş Birliği Platformu Başkanı Osman Genç , Güney Sudan Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Majok Guandong ile Türk girişimciler için Güney Sudan ’da sunulan yatırım fırsatlarını ele alan bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ardından bir basın açıklaması yapan Osman Genç, Güney Sudan hükümetinin yatırımcılara yönelik sunduğu çeşitli teşvikleri vurguladı. Osman Genç ’in açıklamasına göre, Güney Sudan’da yatırımcılara gümrük vergisi ve kazanç vergisi muafiyeti gibi genel teşviklerin yanı sıra, stratejik alanlar ve dönüşüm sektörlerinde özel teşvikler de sağlanıyor. Özellikle tarımsal üretim yapmak isteyen büyük işletmelere 30 ila 60 yıl arasında değişen kontratlarla düşük maliyetli sulak tarım arazisi kiralama imkânı sunuluyor. Ayrıca, ülkede yıl boyunca üretim yapmaya elverişli bir iklimin bulunması nedeniyle, tarımsal üretim için ithal edilecek tarım makineleri, ekipmanlar, traktörler ile hayvancılık sektörüne yönelik ilaç, yem ve tohumluk ürünlerde yüzde 100 gümrük muafiyeti uygulanıyor. Osman Genç, Güney Sudan’da petro-kimya, madencilik, ulaştırma ve telekomünikasyon gibi sektörlere yapılacak yatırımlarda uzun yıllara yayılan yüzde 20 ile yüzde 100 arasında değişen vergi indirimleri, yüzde 20 ila yüzde 40 arasında değişen yıllık kesinti avantajları ve yüzde 8 ila yüzde 20 arasında amortisman indirimleri gibi teşviklerin bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, insan gücü maliyetlerinin oldukça düşük olduğunu belirterek, Türk yatırımcılar için Güney Sudan’ın büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Ormancılık Haftası kapsamında fidan dikimi ve dağıtımı yapıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dunya-ormancilik-haftasi-kapsaminda-fidan-dikimi-ve-dagitimi-yapildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dunya-ormancilik-haftasi-kapsaminda-fidan-dikimi-ve-dagitimi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Beypazarı Orman İşletme müdürlüğü, 21-26 Mart Dünya Ormancılık haftası olması dolayısıyla İlçede fidan dağıtımı ve fidan dikimi oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/img-6025-bha.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Ormancılık, Haftası, kapsamında, fidan, dikimi, dağıtımı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK/ANKARA-BHA

Beypazarı Orman İşletme müdürlüğü, 21-26 Mart Dünya Ormancılık haftası olması dolayısıyla İlçede fidan dağıtımı ve fidan dikimi yapıldı.

Beypazarı Orman İşletme müdürlüğü Fidanlık şefliği tarafından hazırlanan fidanlar, Fatih cami önünde Cuma namazı çıkışı halka ücretsiz olarak dağıtıldı.

Ücretsiz olarak dağıtıldı

Orman İşletme müdürü Kadir Pekal, her yıl dünya ormancılık haftası kapsamında çeşitli etkinliklerde bulunduklarını ve bu günde yine hafta kapsamında vatandaşlara ücretsiz olarak, Çam, Dut, Kayısı  ve Badem fidanı dağıtımında bulunduklarını söyledi.

Fidanlar, fidanlar tarafından toprakla buluşturuldu

Beypazarı İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü, Gençlik merkezi müdürlüğü bahçesinde bulunan alana çeşitli türde fidan dikimi yapıldı.

Fidan dikimine Kaymakam Vedat Yılmaz, Orman İşletme müdürü Kadir Pekal, İlçe Gençlik Spor müdürü Ahmet lal, Gençlik merkezi müdürü Hamza Yiğit ve gençler katıldı:

Orman İşletme müdürü Kadir Kadir Pekal, Ankara Orman Bölge müdürü Esat Şimşek’in Beypazarı Orman İşletme müdürlüğü ziyaretinde bulunduğunu ve kendilerini Orman İşletme müdürlüğümüzün çalışmaları hakkında bilgiler aktardıklarını kaydetti:]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özer Kasap&amp;apos;tan iş adamlarıyla iftar yemeği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ozer-kasaptan-is-adamlariyla-iftar-yemegi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ozer-kasaptan-is-adamlariyla-iftar-yemegi</guid>
<description><![CDATA[ Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, ilçede faaliyet gösteren şirketlerin yönetici ve temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/yemek-3.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Özer, Kasaptan, iş, adamlarıyla, iftar, yemeği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK/ ANKARA-BHA

Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, ilçede faaliyet gösteren şirketlerin yönetici ve temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi.

Aralarında önde gelen firmalar ve firma temsilcileri de bulunan iş insanlarıyla iftar yemeğinde bir araya gelen Başkan Dr. Özer Kasap, “Öncelikli olarak hayırlar ramazanlar dilerim. Hepiniz bol kazançlar dilerim. Allah Kazazız belasın çalışmak nasip eylesin” dedi.

 Özer kasap, yemek sonrasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu iftar yemeği buluşması, Beypazarı’nın ekonomik gelişimine katkı sağlayan şirketlerle yada temsilcileriyle iş birliğini güçlendirmek ve ilçemizin kalkınmasına yönelik ortak hedefleri değerlendirmek amacıyla düzenledik. Beypazarı için beraber çalışmanın önemli olduğunu düşünüyorum.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizli Büyükşehir Belediyesinden iklim dostu adım</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/denizli-buyuksehir-belediyesinden-iklim-dostu-adim-22915</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/denizli-buyuksehir-belediyesinden-iklim-dostu-adim-22915</guid>
<description><![CDATA[ Denizli Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak amacıyla karbon ayak izi hesaplama aracını güncelledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-463.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Denizli, Büyükşehir, Belediyesinden, iklim, dostu, adım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[DENİZLİ-BHA

Denizli Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak amacıyla karbon ayak izi hesaplama aracını güncelledi.

Vatandaşların karbon salımını ölçerek çevreye duyarlı adımlar atmasını amaçlayan bu araç, daha sürdürülebilir bir yaşam için öneriler de sunuyor. Karbon ayak izi hesaplama aracı güncellendi.

Denizli Büyükşehir Belediyesinin güncellediği bu hesaplama aracı, kullanıcıların yaşam tarzlarını analiz ederek karbon salımlarını hesaplamalarına yardımcı oluyor. Ulaşım, enerji tüketimi ve alışveriş gibi günlük alışkanlıkların çevreye etkisini ölçen araç, bireylere karbon salımını azaltmak için pratik öneriler sunuyor.

KARBON AYAK İZİNİZİ HESAPLAYIN

Denizli Büyükşehir Belediyesi, tüm vatandaşları Karbon Ayak İzi hesaplama aracını kullanarak çevreye olan etkilerini ölçmeye ve doğa dostu adımlar atmaya davet ediyor. Araca https://apps.denizli.bel.tr/karbonayakizi/ adresinden ulaşabilirsiniz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ASİAD’ın geleneksel iftar programında “Birlik ve Beraberlik” mesajı verildi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/asiadin-geleneksel-iftar-programinda-birlik-ve-beraberlik-mesaji-verildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/asiadin-geleneksel-iftar-programinda-birlik-ve-beraberlik-mesaji-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Anadolu Birleştirici ve Sanayici İş Dünyası Derneği (ASİAD) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş bir katılımla gerçekleşti. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/asiad.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>ASİAD’ın, geleneksel, iftar, programında, “Birlik, Beraberlik”, mesajı, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL-BHA

Anadolu Birleştirici ve Sanayici İş Dünyası Derneği (ASİAD) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş bir katılımla gerçekleşti. Bostancı Dedeman Otel'de düzenlenen organizasyona iş dünyasının önde gelen temsilcileri, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı.

Programa, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve AK Parti MKYK Üyesi Hilmi Türkmen canlı bağlantıyla katılarak iş dünyasına hitap etti. Ayrıca, Doğru Parti Genel Başkanı Rıfat Serdaroğlu, Çekmeköy Kaymakamı Resul Çelik, AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, Çekmeköy İlçe Başkanı Erdem Koçoğlu, MHP Çekmeköy İlçe Başkanı Tahsin İnce, DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı Ali Hakan Ağaoğlu, Çekmeköy İlçe Başkanı Hasan Keleş, MODOKO Başkanı Koray Çalışkan, Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi, gaziler, muhtarlar, meclis üyeleri ve federasyon başkanları da etkinlikte yer aldı.

"ANADOLU’NUN ÇOCUKLARI, ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN MÜCADELE VERİYOR"

İftar programı, yapılan duaların ardından ASİAD Genel Başkanı Yücel Yalçınkaya'nın açılış konuşmasıyla başladı. Yalçınkaya, ASİAD’ın temel misyonunun toplumu ayrıştırmak değil, birleştirmek olduğunu vurgulayarak, ülkenin birliği, beraberliği ve gelişimi adına her zaman sorumluluk almaya hazır olduklarını belirtti.

“Derneğimizin isminde de yer aldığı gibi Anadolu’nun çocukları, iş insanları ülkenin geleceği için mücadele veriyor ve başarılı oluyorlar. Anadolu’nun çocukları, proje üreten, devletine sahip çıkan ve milletin sorunlarına çözüm bulan gençlerdir. Toplumsal yardımlaşmayı ve dayanışmayı birlikte güçlü kılacağız.” ifadelerini kullanan Yalçınkaya, iş dünyasının üretkenliğine ve ülke kalkınmasındaki rolüne dikkat çekti.

“AYNI SOFRADA YAN YANA OTURABİLMEK KIYMETLİDİR”

Farklı siyasi görüşlerden birçok ismin aynı sofrada buluştuğuna değinen Yalçınkaya, “Bu akşam aramızda ülkemizin birbirinden kıymetli isimleri var. Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım, önemli olan bu bayrağın altında aynı sofrada yan yana oturabilmek ve bir lokmayı bölüşebilmektir.” dedi.

Türkiye'nin birlik ve beraberlik içinde güçlenebileceğini vurgulayan ASİAD Başkanı, “Bu birlik ve beraberliğin adı Türk milletidir. Altında birlikte yaşadığımız bayrak, Türk bayrağıdır. Birlikteliğimizi büyüteceğiz, güçlendireceğiz.” diyerek katılımcılara teşekkür etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz Üniversitesinden farkındalık etkinliği! &amp;quot;Haydi bir dikiş de sen at&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akdeniz-universitesinden-farkindalik-etkinligi-haydi-bir-dikis-de-sen-at</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akdeniz-universitesinden-farkindalik-etkinligi-haydi-bir-dikis-de-sen-at</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, kolon kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla &quot;Haydi Bir Dikiş de Sen At&quot; etkinliği düzenledi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-467.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Akdeniz, Üniversitesinden, farkındalık, etkinliği, Haydi, bir, dikiş, sen, at</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Erken teşhisin önemine vurgu yapan etkinlikte, gönüllüler mavi yelek dikerek ve mavi kurdele yaparak farkındalık çalışmalarına katıldı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, "Haydi Bir Dikiş de Sen At" etkinliğiyle kolon kanserine dikkat çekiyor. Erken teşhisin önemine vurgu yapan etkinlik, kolon kanserine karşı farkındalık oluşturuyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencileri, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza atıyor. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hastane Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Volkan Doğru’nun koordinatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, hastane içerisinde kurulan stant ile kolon kanserine karşı bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor.

"HAYDİ BİR DİKİŞ DE SEN AT"

"Haydi Bir Dikiş De Sen At" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, standa gelen vatandaşlara önce kolon kanseri hakkında detaylı bilgi veriliyor. Ardından farkındalığı artırmak amacıyla isteyen vatandaşlar, mavi yelek dikerek veya mavi kurdele yaparak etkinliğe katılım sağlıyor. Ayrıca, ziyaretçiler anı defterine duygu ve düşüncelerini yazarak bu anlamlı etkinliğe katkıda bulunabiliyor.



Hem hastalara umut olmayı hem de toplumda bilinç oluşturmayı amaçlayan etkinlik, 31 Mart tarihine kadar Akdeniz Üniversitesi Hastanesi H Blok’ta devam edecek.

Etkinliğin koordinatörlüğünü üstlenen Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Volkan Doğru, "Dünyada Mart ayı Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı olarak kabul görmekte ve birçok kolon rektum hastalıkları dernekleri bu ayda tüm dünya üzerinde bir sürü etkinliklerle, taramaların önemi, kolon kanserine yönelik farkındalık etkinlikleri yapmakta. Kolon kanseri gerçekten çok önemli bir sağlık sorunu. Dünyada en sık üçüncü kanser ve kanser kaynaklı ölümlerin en sık ikinci sebebi. Ülkemizde de kabaca şöyle söyleyebilirim, her 23 erkekten birisi, her 25 kadında birisi kolon kanserine yakalanıyor ömrü boyunca. Antalya için bu rakam senelik nüfusa oranlandığında zaman kabaca 400 hasta diyebiliriz ve bunun da büyük bir bölümünü Akdeniz Üniversitesi gerçekten sırtlıyor" dedi.

"YALNIZ OLMADIKLARININ MESAJINI VERMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Öğrencilerin bu etkinlik için sene başından beri hazırlık yaptığının altını çizen Doç. Dr. Volkan Doğru, "Burada önemli olan mesaj, bunu olabildiğince daha erken tanıyıp hiç ileri aşamalara gelmeden sıçramadan kanser bir polip dediğimiz evresinde yakalayıp belirli tarama yöntemleriyle, yüksek problemler, komplikasyonlar oluşturmadan bunu hastanın hayatını bozmadan çözebilmek. Bu noktada da bizim Tıp Fakültesi 1. sınıf arkadaşlarımız toplumsal destek projesi kapsamında gönüllü olarak bu etkinliğe sene başından beri hazırlık yaptılar. Çok da güzel bir projeleri var ve inanın beni mutlu ediyor bu çabaları. Çünkü önümüzdeki hafta Tıp Fakültesi’nde komite sınav zamanı başlıyor ve sınavları olmasına rağmen şu an buradalar. Bu özveriyi gösteriyorlar. Hasta yakınlarına ve hastalara hem bu farkındalığı yaparken bir yandan da ince dokunuşlar yapmak istiyorlar. Farkındalığın yanı sıra sağlık hizmeti dışında kalan, onlara belki yüzleri de bir gülümsemeye sebep olacak ekstradan bir etkinlikle, yalnız olmadıklarının mesajını vermeye çalışıyorlar" diye konuştu.

"KOLAYLIKLA RANDEVU ALABİLİRLER"

Tarama amaçlı gelmek isteyen vatandaşların kolaylıkla randevu alabileceklerini söyleyen Doç. Dr. Doğru, "Tarama amaçlı geldiklerinde bizim polikliniklerimiz var. Kolon rektum cerrahisinde özel kolorektal cerrahi polikliniğimize çok kolaylıkla randevu alabilirler. Dışkıda gizli kan testi dediğimiz taramayı tercih edebilirler veya yaşlarına göre ailevi özelliklerine göre biz onları yönlendiriyoruz. Tabii kolonoskopi olarak hem gastroenteroloji kliniğimizin yıllardır hasta sayısını göğüslediği bir poliklinik hizmetimiz var. Bunu da yeni yeni genel cerrahi polikliniği kapsamında bir kolonoskopi endoskopi yapmaya başlıyoruz" şeklinde konuştu.



Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Hatice Büyükçelebi, "Buradaki amacımız kolorektal kanser farkındalık projesi. İnsanları bilgilendirmek, erken teşhisle onların hayatlarına yardımcı olmak. Burada insanlara broşür dağıtarak onlara bilgi veriyoruz, gelen insanlarla sohbet ediyoruz. Bir şeye ihtiyaçları olduğunda onlara her şekilde destek sağlamaya çalışıyoruz. Kumaşta özellikle mavi renk olması bizim projemizin gönüllülük esaslı olmasının sembolü. Hem kolorektal kanser farkındalık rengi mavi. Biz de o yüzden yeleklerde mavi renk tercih ettik ve buradaki gönüllü insanlar, kendilerine yelek dikiyorlar ya da mavi kurdele dikiyorlar. Biz onlara bu konuda yardımcı oluyoruz" dedi.

"ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR"

Erken teşhisin önemine dikkat çeken ve projede rol alan Tıp Fakültesi öğrencisi Hatice Büyükçelebi, "Mavi yeleklerini ya da mavi kurdelelerini takarak bizimle gönüllü olarak burada çalışıyorlar. Bir de anı defterimiz var. Gönüllü insanlara hani gönüllü yaptığı şeylerden onlara iz bırakan şeyler ya da yardımcı oldukları şeyde onların ilgisini çeken şeylerle isterlerse bize bir anı bırakıyorlar ya da ne hissettiklerini neler yaşadıklarını, neler yaptığını bize isterlerse anı olarak bırakabiliyorlar. Farkındalık ayı kapsamında Mart ayı boyunca Akdeniz Üniversitesi Hastanesi H Bloktayız. Gönüllerimizi her zaman bekliyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır, yani insanlarımıza bu konuda yardımcı olmak, bizim için bir mutluluk onlara her şekilde yardımcı olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Eşini muayene olması için hastaneye getirdiği sırada standı görüp bilgi aldıktan sonra gönüllülük yeleğini diken vatandaş Halil İbrahim Peker, "Buradan geçerken standı gördüm, uğramak, bilgi almak istedim. Gönüllülük yeleğini beraber diktik arkadaşlarla. Bence çok güzel bir etkinlik olmuş, çok bilinçlendirici bir etkinlik. Ben memnun oldum. Kendim de kolon kanseri için bir tetkik yaptıracağım" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Burdur MAKÜ’de demir dövüldü, nevruz ateşi yakıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/burdur-makude-demir-doevuldu-nevruz-atesi-yakildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/burdur-makude-demir-doevuldu-nevruz-atesi-yakildi</guid>
<description><![CDATA[ Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı. Rektör Dalgar demir dövdü, ateş yakıldı, öğrencilerle bahar karşılandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-469.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Burdur, MAKÜ’de, demir, dövüldü, nevruz, ateşi, yakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BURDUR-BHA

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı. Rektör Dalgar demir dövdü, ateş yakıldı, öğrencilerle bahar karşılandı. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde (MAKÜ) baharın gelişi ve doğanın yeniden uyanışını simgeleyen Nevruz Bayramı kutlandı.



İstiklal Yerleşkesi Avşar Han’da düzenlenen etkinliğe, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, üniversite yönetimi, akademik kadro ve öğrenciler katıldı. Program, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Dalgar, konuşmasında Nevruz Bayramı'nın baharın gelişiyle birlikte yenilenme ve tazelenmeyi simgelediğini belirterek, her günün yeni bir başlangıç olduğunu vurguladı. 



Pandemi döneminde kampüsün öğrencisizliğinin eksikliğini hissettiklerini söyleyen Dalgar, öğrencilerin özellikle bahar dönemindeki canlılığının üniversiteye ayrı bir renk kattığını vurguladı.



Konuşmaların ardından MAKÜ Halk Oyunları Ekibi sahne aldı. Etkinlikler kapsamında geleneksel demir dövme ritüeli gerçekleştirildi. Program, Nevruz ateşinin yakılması ve Rektör Dalgar ile katılımcıların ateş üzerinden atlamasının ardından, günün anısına hatıra fotoğrafı çekildi ve program sona erdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Şimşek: &amp;quot;Ekonomik program kararlılıkla sürdürülecek&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-ekonomik-program-kararlilikla-surdurulecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-simsek-ekonomik-program-kararlilikla-surdurulecek</guid>
<description><![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) geleneksel iftar programına katılarak, ekonomi ve finans sektörüne yönelik önemli mesajlar verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/mehmet-simsek-3.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Şimşek:, Ekonomik, program, kararlılıkla, sürdürülecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) geleneksel iftar programına katılarak, ekonomi ve finans sektörüne yönelik önemli mesajlar verdi. Bakan Şimşek, Orta Vadeli Program’ın (OVP) ekonominin dayanıklılığını artırdığını vurgulayarak, "Elimizde yeterli araç var. Programın uygulanmasına ilişkin hiçbir tereddüt yok" dedi.

TBB yönetimi ile gerçekleştirilen toplantıda, küresel ve Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler ele alınırken, piyasalardaki dalgalanmalar ve bankacılık sektörünün programa katkısı da değerlendirildi.

"EKONOMİNİN DAYANIKLILIĞI GÜÇLENDİ, TÜM ÖNLEMLER ALINACAK"

Bakan Şimşek, OVP’nin ekonomik istikrar açısından kritik bir yol haritası sunduğunu belirterek, "Bu program sayesinde önemli kazanımlar elde ettik. Kazanımlarımızı korumak ve geliştirmek için gereken tüm önlemleri almaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Piyasalarda yaşanan dalgalanmaların yakından takip edildiğini ve sürecin ilgili tüm kurumlarla koordineli şekilde yönetildiğini belirten Şimşek, "Gerektiğinde ilave tedbirler alınacak, program kararlılıkla sürdürülecek" dedi.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDEN PROGRAMA GÜÇLÜ DESTEK

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün Orta Vadeli Program'a inandığını ve tam destek verdiğini vurguladı.

Çakar, "Sayın Bakanımızın programın temel hedeflerine ulaşılması konusundaki kararlılığı sektörümüz için de büyük bir güven oluşturuyor" diyerek, Türkiye ekonomisinin güçlenmesi adına bankaların yüksek likidite, güçlü sermaye yapısı ve ihtiyatlı risk yönetimi anlayışıyla destek vermeye devam edeceğini belirtti.

Bankacılık sektörünün, OVP doğrultusunda ekonomik büyümeyi destekleyici adımlar atmaya devam edeceğini söyleyen Çakar, "Türkiye'nin bilançosu her zaman önceliğimizdir. Ekonomi yönetimi ile yakın iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

EKONOMİ YÖNETİMİ VE FİNANS SEKTÖRÜ ARASINDA GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ

İftar programında verilen mesajlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bankacılık sektörü arasındaki koordinasyonun yüksek seviyede olduğunu gösterdi.

Bakan Şimşek’in vurguladığı gibi, Orta Vadeli Program kapsamında atılan adımların sonuç verdiği, ekonomik istikrarın korunması ve piyasalardaki belirsizliklerin yönetilmesi için tüm araçların devreye sokulacağı mesajı net şekilde paylaşıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Konyalı çocuklardan Başkan Kılca’ya sürpriz</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/konyali-cocuklardan-baskan-kilcaya-surpriz</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/konyali-cocuklardan-baskan-kilcaya-surpriz</guid>
<description><![CDATA[ Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Çatalhüyük Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Teravih namazı sonrasında çocukların sürpriziyle karşılaşan Kılca, büyük mutluluk duydu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-464.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:14:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Konyalı, çocuklardan, Başkan, Kılca’ya, sürpriz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KONYA-BHA

Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Çatalhüyük Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Teravih namazı sonrasında çocukların sürpriziyle karşılaşan Kılca, büyük mutluluk duydu. Çocuklarla sohbet eden Kılca, bu özel anları onlarla paylaşmanın kendisi için çok kıymetli olduğunu ifade etti.

Konya Karatay’da ramazan Ayının bereketi “Teravih Buluşmaları” ile devam ediyor. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Çatalhüyük Mahallesi Halife Ömer Camii’nde kılınan teravih namazı sonrasında vatandaşlarla bir araya geldi.

ÇOCUKLARDAN BAŞKAN KILCA’YA SÜRPRİZ

Teravih namazından sonra mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Kılca, çocuklar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Ellerinde “Karatay Çok Şanslı Sizin Gibi Başkan Olduğu İçin” yazılı notlar bulunan çocuklar, Başkan Kılca’ya olan sevgilerini iletti.

Çocukların sevgisinden büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Kılca, onlarla yakından ilgilendi. Çocuklarla hatıra fotoğrafı çektiren ve çeşitli hediyeler takdim eden Başkan Kılca, Karatay’da Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma duygusunu en güzel şekilde yaşadıklarını belirtti. Başkan Hasan Kılca; “Konya’mızda Ramazan, bu yıl da bambaşka. Her akşam bir camimizde hemşehrilerimizle buluşuyoruz. Bugün çocuklarımız bizi güler yüzleri ve sürprizleriyle çok mutlu etti. Camilerimizi çocuklarımızın cıvıl cıvıl neşeleriyle saran, minik kalplere kocaman bir gönül sığdıran ve bizlere de bu güzel gönüllerin içinde yer veren Rabbimize hamdolsun. Ramazan’ın bereketini hep birlikte yaşamaya devam edeceğiz” diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sandığın da ölümü</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sandigin-da-oelumu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sandigin-da-oelumu</guid>
<description><![CDATA[ Bütün bir milletçe, akıl, mantık, hukuk sınırları daha ne kadar zorlanabilir diye sorular soruyoruz da o soruya yanıt bulmakta zorlanıyoruz. Nice zamandır hiçbir izan kalmadığını biliyorduk bilmesine ama her seferinde bir öncekini unutturacak şoklarla karşılaşıyoruz yine de..
Son garabet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olacağının anlaşılmasıyla birlikte yarıştan bertaraf edilmesi için ayağına atılan çelmeler…

Epeydir yürürlükte olan ikili hukuk sisteminin fiile göre değil de faile göre ceza hükmeden düşman hukuku tarafında bulunduğu için İmamoğlu’nun 35 yıl önce aldığı diploma iptal edildi. Hem de diplomayı aldığı fakülte tarafından değil, yetki ve sorumluluğu bulunmayan üniversite yönetimince… Hukukçular kararın yok hükmünde olduğu konusunda hemfikir. Herhalde, şöyle düşünüldü iptali verenler:

“Hiçbir şey olmamışsa bile kesinlikle bir şey olmuştur”

Kanunlara, kitaplara sığdırılamayan ancak keyfilikle izah edilebilen bu hukuksuzluk diploma iptali ile sınırlı kalmadı, İmamoğlu’nun, ayrıca aralarında Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkanlarının da bulunduğu 106 kişinin gözaltına alınmasıyla devam etti. Bu arada çok çalışkan, üretken bir meslektaşımız İsmail Saymaz da 2013 yılındaki Gezi olayları sırasında yaptığı gazetecilik faaliyeti nedeniyle emniyette sorguya alındı.

İmamoğlu, önce diplomasını kaybetti, sonra özgürlüğünü, en sonda da şirketini… Çünkü henüz herhangi bir yargı kararı çıkmadığı halde inşaat şirketine el konuldu.

35 yıllık diploma iptal edilirken kurunun yanında yaş da yandı ve 28 kişi daha aynı akıbete uğradı. Diplomaları iptal edilenler arasında Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Naciye Aylin Ataay Saybaşılı da yer aldı.  Muhafazakarların Cumhuriyet’i eleştirmek için söyledikleri “bir gecede cahil kaldık” lafına nazire yapılırcasına sabah profesör olarak girdiği üniversitenin kapısından akşam lise mezunu olarak çıkan profesör unvanlı Saybaşılı, hukuk garabetinin abidevi ismi olarak kayıtlara geçti. Çünkü, “bir gecede liseli oldu”

Değil hukuk fakültesinden diplomalı olmak okuma yazma bilmeyenlerin dahi anlayabileceği bir hukuksuzluk yaşanıyor açıkçası.

Aslında bu kadar alengirli, çetrefilli işlere girişmek zahmetli…. İktidar daha kolay yollar tercih edebilir. O da İmamoğlu’nun doğum belgesini iptal etmektir… Elinden nüfus cüzdanı alındığında “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” misali, bu dünyaya geldiğini, nefes aldığını, kanıtlamak için uğraşıp duracaktır!!!  O arada atı alan Üsküdar’ı geçebilir.

Saçmaladığımın farkındayım tabi ki… Ancak Türkiye’de saçmalıklar serisine dahil olmayan ne kaldı. Gerçekten de sürrealist bir ülkede yaşamıyor muyuz?

Artık, hiçbir yasayı tanımayan, kendisini anayasanın/yasaların üstünde gören dolayısıyla yandaşına farklı, tasfiye edilmesi gereken rakiplerine veya nefret duyduğu toplum kesimlerine farklı bir hukuk uygulayan zihniyetin pervasız tutumu ile karşı karşıyayız.

Aslında mesele ne İmamoğlu ne de onun adaylığından ibaret... Mesele tüm vatandaşların seçme ve seçilme hakkına müdahale edilmesi; daha da ötesi İmamoğlu’nun da ifade ettiği üzere günü geldiğinde ve ihtiyaç hasıl olduğunda tapu kayıtlarına, bankadaki paraya, sahip olduğunuz arabaya, fabrikaya çökülecek bir sistemin inşa edilmiş olması.

AKP, demokrasiyi, “milli irade” dediği şeyi sandıktan ibaret görüyordu. Oysa demokrasi sadece seçmenin önüne sandık konulmasıyla tezahür etmez; zira bu beş yılda bir ortaya çıkacak iradedir. İki seçim arasındaki zaman diliminde de yargının bağımsızlığı, yürütmenin denetlenebilirliği, kamunun şeffaf olması, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi pek çok başka kriter daha var.

Acıdır ki, gelinen noktada artık sandık güvencesi de kalmadı. Aranılan o son kriter de fiilen tedavülden kalktı ve sandık da mezara konuldu.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sandığın, ölümü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bütün bir milletçe, akıl, mantık, hukuk sınırları daha ne kadar zorlanabilir diye sorular soruyoruz da o soruya yanıt bulmakta zorlanıyoruz. Nice zamandır hiçbir izan kalmadığını biliyorduk bilmesine ama her seferinde bir öncekini unutturacak şoklarla karşılaşıyoruz yine de..
Son garabet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olacağının anlaşılmasıyla birlikte yarıştan bertaraf edilmesi için ayağına atılan çelmeler…

Epeydir yürürlükte olan ikili hukuk sisteminin fiile göre değil de faile göre ceza hükmeden düşman hukuku tarafında bulunduğu için İmamoğlu’nun 35 yıl önce aldığı diploma iptal edildi. Hem de diplomayı aldığı fakülte tarafından değil, yetki ve sorumluluğu bulunmayan üniversite yönetimince… Hukukçular kararın yok hükmünde olduğu konusunda hemfikir. Herhalde, şöyle düşünüldü iptali verenler:

“Hiçbir şey olmamışsa bile kesinlikle bir şey olmuştur”

Kanunlara, kitaplara sığdırılamayan ancak keyfilikle izah edilebilen bu hukuksuzluk diploma iptali ile sınırlı kalmadı, İmamoğlu’nun, ayrıca aralarında Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkanlarının da bulunduğu 106 kişinin gözaltına alınmasıyla devam etti. Bu arada çok çalışkan, üretken bir meslektaşımız İsmail Saymaz da 2013 yılındaki Gezi olayları sırasında yaptığı gazetecilik faaliyeti nedeniyle emniyette sorguya alındı.

İmamoğlu, önce diplomasını kaybetti, sonra özgürlüğünü, en sonda da şirketini… Çünkü henüz herhangi bir yargı kararı çıkmadığı halde inşaat şirketine el konuldu.

35 yıllık diploma iptal edilirken kurunun yanında yaş da yandı ve 28 kişi daha aynı akıbete uğradı. Diplomaları iptal edilenler arasında Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Naciye Aylin Ataay Saybaşılı da yer aldı.  Muhafazakarların Cumhuriyet’i eleştirmek için söyledikleri “bir gecede cahil kaldık” lafına nazire yapılırcasına sabah profesör olarak girdiği üniversitenin kapısından akşam lise mezunu olarak çıkan profesör unvanlı Saybaşılı, hukuk garabetinin abidevi ismi olarak kayıtlara geçti. Çünkü, “bir gecede liseli oldu”

Değil hukuk fakültesinden diplomalı olmak okuma yazma bilmeyenlerin dahi anlayabileceği bir hukuksuzluk yaşanıyor açıkçası.

Aslında bu kadar alengirli, çetrefilli işlere girişmek zahmetli…. İktidar daha kolay yollar tercih edebilir. O da İmamoğlu’nun doğum belgesini iptal etmektir… Elinden nüfus cüzdanı alındığında “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” misali, bu dünyaya geldiğini, nefes aldığını, kanıtlamak için uğraşıp duracaktır!!!  O arada atı alan Üsküdar’ı geçebilir.

Saçmaladığımın farkındayım tabi ki… Ancak Türkiye’de saçmalıklar serisine dahil olmayan ne kaldı. Gerçekten de sürrealist bir ülkede yaşamıyor muyuz?

Artık, hiçbir yasayı tanımayan, kendisini anayasanın/yasaların üstünde gören dolayısıyla yandaşına farklı, tasfiye edilmesi gereken rakiplerine veya nefret duyduğu toplum kesimlerine farklı bir hukuk uygulayan zihniyetin pervasız tutumu ile karşı karşıyayız.

Aslında mesele ne İmamoğlu ne de onun adaylığından ibaret... Mesele tüm vatandaşların seçme ve seçilme hakkına müdahale edilmesi; daha da ötesi İmamoğlu’nun da ifade ettiği üzere günü geldiğinde ve ihtiyaç hasıl olduğunda tapu kayıtlarına, bankadaki paraya, sahip olduğunuz arabaya, fabrikaya çökülecek bir sistemin inşa edilmiş olması.

AKP, demokrasiyi, “milli irade” dediği şeyi sandıktan ibaret görüyordu. Oysa demokrasi sadece seçmenin önüne sandık konulmasıyla tezahür etmez; zira bu beş yılda bir ortaya çıkacak iradedir. İki seçim arasındaki zaman diliminde de yargının bağımsızlığı, yürütmenin denetlenebilirliği, kamunun şeffaf olması, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi pek çok başka kriter daha var.

Acıdır ki, gelinen noktada artık sandık güvencesi de kalmadı. Aranılan o son kriter de fiilen tedavülden kalktı ve sandık da mezara konuldu. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nereden nereye</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/nereden-nereye</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/nereden-nereye</guid>
<description><![CDATA[ Gençlik kollarından yetişip ilçe başkanlığı, milletvekili adaylığı,  belediye başkanlığı yaptığı siyasal islamcı partiyi gelenekçi, katı ve arkaik bulup bir grup arkadaşıyla birlikte &quot;yenilikçi&quot; olma iddiasıyla  AKP&#039;yi kuran, batılıların deyimiyle &quot;Müslüman Demokrat&quot; Erdoğan&#039;ın geçirdiği aşama incelenmeye değer.

Cihatçı radikal İslamı reddederek modern dünyanın desteğini arkasına alan Erdoğan, 2003-2008 yılları arasında gerçekten &quot;Müslüman Demokrat&quot; tanımının hakkını verdi. Ya da biz öyle sandık!

En büyük hedefi, &quot;vesayeti&quot; kaldırıp, &quot;demokrasiyi&quot; yerleştirmekti!

Heyhaat!

CIA kuruluşu FETÖ&#039;nün &quot;İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda &#039;Evet&#039; oyu kullandırmak lazım. Ben zannediyorum kalkarlar da&quot; dediği 12 Eylül 2011 yılında yapılan 18 maddelik Anayasa Değişikliği Halkoylaması ile  bırakın özgürlükçü, modern demokrasiyi  2008&#039;den sonra başlayan &quot;otoriterleşme&quot; yerini artık &quot;totaliter&quot; bir rejime bıraktı.

Siyasi ayağının bulunamadığı 15 Temmuz Darbe girişimi ve arkasından gelen &quot;Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&quot;ne MHP&#039;nin desteği de eklenince totaliter yönetim anlayış yerleşik hale geldi.

...

Totaliter rejimlerin karakteristik özelliği, hak ve özgürlüklerin tamamen veya kısmen askıya alınması, farklı düşünceye tahammülsüzlük, mümkün olduğunca eylem, düşünce ve açıklamaların denetlenmesi, kısıtlanması karşı çıkanların ise hapse tıkılmasıdır.

.... 

Prof. Dr. Bülent Tanör Türk siyasi tarihinin 1950-1960 arası dönemin incelediği araştırmasında, tek partili dönemin otoriter anlayışının ardından iktidar olan Demokrat Parti&#039;nin, &quot;çoğunluk egemenliğini, parti içi katı disiplini, parti içi demokrasi yerine lider egemenliğini esas alan, meclisin hükümet üzerindeki denetimini kaldıran, meclisi ve ülkeyi tek elden hükmetmeyi sağlayan, siyasal çoğunluğun muhalefeti ezmesinin yollarını açan, fiili bir yürütme üstünlüğü veya parti oligarşisi yaratan anlayış ve uygulamalar olarak&quot; tanımlıyor.

Yakın tarihe meraklı okuyucular bilir, 1957 seçiminde oyları düşen Menderes Liderliğindeki DP daha da hırçınlaşmış, radyoyu partinin propoganda aracı haline getirmiş, Vatan Cephesi kurmuş, muhalefet partilerini kapatmış, mal varlıklarına el koymuş, TBMM&#039;de tahkikat komisyonları oluşturmuştu!

....

Ne kadar acı!

Demokrasi kültürü olmayan ancak demokrasinin nimetlerinden yararlanarak iktidar olan siyasi yapılar, yetersizlikleri nedeniyle yönetme yetilerini yitirince en kolay yol olan &quot;antidemokratik&quot; yollara başvurmayı tercih ediyorlar.

Aradan üç çeyrek asır geçmiş hala aynı yöntem uygulanıyor!

Adalet yok.. 

Liyakat yok.. 

Hukuk yok..

Ahlak yok..

Vicdan yok.. 

Bu uygulamanın sürdürülebilirliği yok, olamaz da. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Nereden, nereye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Gençlik kollarından yetişip ilçe başkanlığı, milletvekili adaylığı,  belediye başkanlığı yaptığı siyasal islamcı partiyi gelenekçi, katı ve arkaik bulup bir grup arkadaşıyla birlikte "yenilikçi" olma iddiasıyla  AKP'yi kuran, batılıların deyimiyle "Müslüman Demokrat" Erdoğan'ın geçirdiği aşama incelenmeye değer.

Cihatçı radikal İslamı reddederek modern dünyanın desteğini arkasına alan Erdoğan, 2003-2008 yılları arasında gerçekten "Müslüman Demokrat" tanımının hakkını verdi. Ya da biz öyle sandık!

En büyük hedefi, "vesayeti" kaldırıp, "demokrasiyi" yerleştirmekti!

Heyhaat!

CIA kuruluşu FETÖ'nün "İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda 'Evet' oyu kullandırmak lazım. Ben zannediyorum kalkarlar da" dediği 12 Eylül 2011 yılında yapılan 18 maddelik Anayasa Değişikliği Halkoylaması ile  bırakın özgürlükçü, modern demokrasiyi  2008'den sonra başlayan "otoriterleşme" yerini artık "totaliter" bir rejime bıraktı.

Siyasi ayağının bulunamadığı 15 Temmuz Darbe girişimi ve arkasından gelen "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ne MHP'nin desteği de eklenince totaliter yönetim anlayış yerleşik hale geldi.

...

Totaliter rejimlerin karakteristik özelliği, hak ve özgürlüklerin tamamen veya kısmen askıya alınması, farklı düşünceye tahammülsüzlük, mümkün olduğunca eylem, düşünce ve açıklamaların denetlenmesi, kısıtlanması karşı çıkanların ise hapse tıkılmasıdır.

.... 

Prof. Dr. Bülent Tanör Türk siyasi tarihinin 1950-1960 arası dönemin incelediği araştırmasında, tek partili dönemin otoriter anlayışının ardından iktidar olan Demokrat Parti'nin, "çoğunluk egemenliğini, parti içi katı disiplini, parti içi demokrasi yerine lider egemenliğini esas alan, meclisin hükümet üzerindeki denetimini kaldıran, meclisi ve ülkeyi tek elden hükmetmeyi sağlayan, siyasal çoğunluğun muhalefeti ezmesinin yollarını açan, fiili bir yürütme üstünlüğü veya parti oligarşisi yaratan anlayış ve uygulamalar olarak" tanımlıyor.

Yakın tarihe meraklı okuyucular bilir, 1957 seçiminde oyları düşen Menderes Liderliğindeki DP daha da hırçınlaşmış, radyoyu partinin propoganda aracı haline getirmiş, Vatan Cephesi kurmuş, muhalefet partilerini kapatmış, mal varlıklarına el koymuş, TBMM'de tahkikat komisyonları oluşturmuştu!

....

Ne kadar acı!

Demokrasi kültürü olmayan ancak demokrasinin nimetlerinden yararlanarak iktidar olan siyasi yapılar, yetersizlikleri nedeniyle yönetme yetilerini yitirince en kolay yol olan "antidemokratik" yollara başvurmayı tercih ediyorlar.

Aradan üç çeyrek asır geçmiş hala aynı yöntem uygulanıyor!

Adalet yok.. 

Liyakat yok.. 

Hukuk yok..

Ahlak yok..

Vicdan yok.. 

Bu uygulamanın sürdürülebilirliği yok, olamaz da.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran’da Nevruz Bayramı öncesi meydana gelen kazalarda 132 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/iranda-nevruz-bayrami-oencesi-meydana-gelen-kazalarda-132-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/iranda-nevruz-bayrami-oencesi-meydana-gelen-kazalarda-132-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Nevruz Bayramı öncesi şehirler arası yollarda hareketliliğin arttığı İran&#039;da son 5 günde 132 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiği açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-e05edd49665944903d317001502e627b.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>İran’da, Nevruz, Bayramı, öncesi, meydana, gelen, kazalarda, 132, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya göre, İran Trafik Polisi Müdürlüğünden Nevruz Bayramı öncesi yaşanan trafik olaylarına ilişkin açıklamada bulundu.

Yapılan açıklamada, “Son beş günde meydana gelen trafik kazalarında 132 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 22 kişi de yaralandı.” ifadelerine yer verildi.

Kazaların büyük çoğunluğunun yorgunluk, dikkatsizlik ve hatalı sollama gibi nedenlerle meydana geldiğine dikkat çekilen açıklamada sürücülerden kurallara uymaları istendi.

İran'da kullanılan Hicri Şemsi takvime göre 21 Mart yılın ilk günü kabul ediliyor. Nevruz Bayramı dolayısıyla 4 gün resmi tatil uygulanan ülkede halkın geneli yaklaşık 2 haftalık tatile çıkıyor. Aile ziyaretleri ve gezilerin gerçekleştiği bu günlerde, şehirler arası yollarda yoğunluğun artması nedeniyle trafik kazalarında artış gözleniyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Koca Yörük Diplomam</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/koca-yoeruk-diplomam</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/koca-yoeruk-diplomam</guid>
<description><![CDATA[ Efendim son aylarda yaşadığım enteresan böyle bir iç daralmasıyla başlayan sonra ciddi ciddi bir kaygıya dönüşen absürt bir korkumdan bahsedeceğim bugün size: Diploma fobim... Yani biliyorum kulağa kafayı yemişim gibi geliyor ama önyargılı olmayın, bir dinleseniz sanki bana hak verecekmişsiniz gibi hissediyorum. O yüzden çok da uzatmadan başlıyorum.

Ekrem Bey&#039;in üniversiteden fotoğraflarını atmasıyla başlayan bu süreci kronolojik olarak sizlere anlatayım. Geçen gün arkadaşlarımla üniversite anılarımın olduğu fotoğraflarıma bakarken yarın bir gün benim de başıma böyle bir şey gelirse kenarda tutayım da gösteririm, diye söylenirken kendimi buldum. Sonra fotoğrafların ciddiyetsizliği canımı sıktı, yahu bir cıvıklık, dedim ki ben bunlardan hangisini kamuyla paylaşsam üniversite öğrencisi olduğum anlaşılır? Zar zor ciddi olduğumuz birkaç kare yakalayabildim... Eski neslin gözünü seveyim, fotoğraf tabii kıymetli bir şey, herkes çivi gibi poz veriyor. Bizim nesil biraz şey, neyse...

Bu ruh hali sadece fotoğraflardan mı ibaret? Kesinlikle değil. Diplomam ile göz göze geldiğim bir an oldu. Durdu zaman, durdu dünya sanki... Diploma bana bakıyor, ben diplomaya bakıyorum. Koca Yörük sana zeval gelirse n&#039;aparım?, diye sordum. Benim diploma biraz ciddi, öyle her şakaya gülmez. Cins cins baktı bana, zaten üniversitem de cinsti, ama iyi bir cinsti. Neyse çok atıp tutmayayım, bir şey olursa arkamda dursunlar. 

Bu kaygılı ruh halim beni doğum belgemi bile sorgulatmaya götürdü, yahu ya varlığımızı ispat eden belgeler de iptal olursa? Efendim hocalarımın kulakları çınlasın, &quot;Ulus devlet kayıt tutar, belge - evrak her şeydir.&quot; derlerdi. Fark ettiyseniz hocalarımdan alıntı da yapıyorum, yapabiliyorum. Neden? Çünkü üniversiteye gittim. Hepiniz şahitsiniz, hepiniz bu yazıyı okudunuz!

Özetle izahı olmayan şeyin mizahı oluyor, bu ülke hepimizi böyle cümleten komedyen bipolar insanlara çevirdi ne yazık ki. Hiç öyle didaktik bir şeyler de söylemeyeceğim, vallahi benim yazımdan hiçbir şey öğrenemeyeceksiniz boşuna gönül koymayın efendim, ne bekliyorsunuz köşe yazarıyız diye &quot;Hukuk hepimize lazım&quot; falan mı diyeyim? E lazım, biliyorsun zaten. Sen de biliyorsun, ben de biliyorum, benim diploma da biliyor...  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Koca, Yörük, Diplomam</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Efendim son aylarda yaşadığım enteresan böyle bir iç daralmasıyla başlayan sonra ciddi ciddi bir kaygıya dönüşen absürt bir korkumdan bahsedeceğim bugün size: Diploma fobim... Yani biliyorum kulağa kafayı yemişim gibi geliyor ama önyargılı olmayın, bir dinleseniz sanki bana hak verecekmişsiniz gibi hissediyorum. O yüzden çok da uzatmadan başlıyorum.

Ekrem Bey'in üniversiteden fotoğraflarını atmasıyla başlayan bu süreci kronolojik olarak sizlere anlatayım. Geçen gün arkadaşlarımla üniversite anılarımın olduğu fotoğraflarıma bakarken yarın bir gün benim de başıma böyle bir şey gelirse kenarda tutayım da gösteririm, diye söylenirken kendimi buldum. Sonra fotoğrafların ciddiyetsizliği canımı sıktı, yahu bir cıvıklık, dedim ki ben bunlardan hangisini kamuyla paylaşsam üniversite öğrencisi olduğum anlaşılır? Zar zor ciddi olduğumuz birkaç kare yakalayabildim... Eski neslin gözünü seveyim, fotoğraf tabii kıymetli bir şey, herkes çivi gibi poz veriyor. Bizim nesil biraz şey, neyse...

Bu ruh hali sadece fotoğraflardan mı ibaret? Kesinlikle değil. Diplomam ile göz göze geldiğim bir an oldu. Durdu zaman, durdu dünya sanki... Diploma bana bakıyor, ben diplomaya bakıyorum. Koca Yörük sana zeval gelirse n'aparım?, diye sordum. Benim diploma biraz ciddi, öyle her şakaya gülmez. Cins cins baktı bana, zaten üniversitem de cinsti, ama iyi bir cinsti. Neyse çok atıp tutmayayım, bir şey olursa arkamda dursunlar. 

Bu kaygılı ruh halim beni doğum belgemi bile sorgulatmaya götürdü, yahu ya varlığımızı ispat eden belgeler de iptal olursa? Efendim hocalarımın kulakları çınlasın, "Ulus devlet kayıt tutar, belge - evrak her şeydir." derlerdi. Fark ettiyseniz hocalarımdan alıntı da yapıyorum, yapabiliyorum. Neden? Çünkü üniversiteye gittim. Hepiniz şahitsiniz, hepiniz bu yazıyı okudunuz!

Özetle izahı olmayan şeyin mizahı oluyor, bu ülke hepimizi böyle cümleten komedyen bipolar insanlara çevirdi ne yazık ki. Hiç öyle didaktik bir şeyler de söylemeyeceğim, vallahi benim yazımdan hiçbir şey öğrenemeyeceksiniz boşuna gönül koymayın efendim, ne bekliyorsunuz köşe yazarıyız diye "Hukuk hepimize lazım" falan mı diyeyim? E lazım, biliyorsun zaten. Sen de biliyorsun, ben de biliyorum, benim diploma da biliyor... ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hoşgörü Üzerine Değiniler…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/hosgoeru-uzerine-deginiler</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/hosgoeru-uzerine-deginiler</guid>
<description><![CDATA[ Hoşgörü, insan hayatındaki en olumlu kavramlardan birisidir. Bazen değer vermek, anlayışlı olmak, ayıpları kapatmaktır. Tahammül etmek, uyumlu olmak, kusurları görmemek, affedici olmaktır. Kavramsal olarak hoşgörü; kendi yaşam tarzımıza uymayan farklı inanç, düşünce ve davranışlara müdahale etmemektir.Ya da onaylamadığımız bir davranışı güç kullanarak değiştirmeye çalışmamaktır. Bir başka ifadeyle; bireyin kendisininkinden farklı, dini veya dini olmayan inançlara, ahlaki değerlere, dünya görüşlerine sahip olan başka insanlara fiziki veya sözlü müdahalede bulunmama durumudur da diyebiliriz…

Özgür toplumlarda bireyler, bir başkasına herhangi bir zarar –maddi veya manevi- vermediği müddetçe dilediği gibi yaşayabilir ve düşüncesini özgürce ifade edebilir. Nasıl ki birilerinin bizim inancımıza, dilimize ve yaşam kültürümüze müdahale etmesini istemiyorsak; aynı şekilde biz de bizden farklı yaşam tarzına sahip olan bireylere, müdahale etmemeliyiz. Bir başka deyişle; kendimiz için yapılmasını istemediğimiz davranış veya tutumları ahlaki olarak biz de bir başkasına yapmamalıyız.  Hepimizin hataları ve eksikleri var; karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlamak hoşgörü doğasının ilk yasasıdır.

Kişiler, mantıklı düşünce yerine baskıcılığa, otoriter uygulamalara yöneldiğinde sorunlara da otoriter uygulamalarla çözüm bulmaya çalışır. Oysa yapılması gereken, sorunları mantıklı düşünce yardımıyla çözmektir. Önyargılar, mantıklı düşünmeyi engeller. Önyargıları yok etmek için de hoşgörüye ihtiyaç vardır.

İnsan ilişkilerinde farklılıklar ve benzerlikler vardır. Hoşgörülü kişiler farklılıklardan değil, benzerliklerden hareketle karşısındakiyle ilişki kurmaya çalışır. Fakat hoşgörüsü zayıf insan benzerlikleri değil, farklılıkları görerek hareket eder.Hoşgörü kavramı aynı zamanda toplumda tolerans kelimesi ile de karşılık bulmaktadır. Karşı taraftaki insanların farklı fikirlerine tolerans gösterme anlamına gelir ki; hoşgörü, barış, anlayış ve sevgiyle bir arada yaşamanın da anahtarıdır.

Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikârdır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga, olumsuzluk adına her şeyi görebilmek de mümkündür. Görülen odur ki bugün insanımız kendisi ile barışık değil.Her gün gazetelerde,TV kanallarında haberlere baktığınızda olayların birçoğunun sebebinin hoşgörüsüzlükten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bir düşünün…

İnsan kendisi ile barışık olamadığı zaman, toplum da kendisi ile barışık olamıyor. Sonra da herkes bir başkasını suçluyor. Çünkü en kolayı bu.Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız !” Hz. Mevlana ,Yunus Emre,Hacı Bektâş-ı Veli, Karacaoğlan gibi peygamberi ahlâkla yaşayarak; insanları hoşgörüye davet etmeli, yaşadığımız ortamı hoşgörü cennetine çevirerek, tüm insanlığa faydalı işler yapmalıyız.Yazımızı hoşgörü ustalarının öğüdü ile bitirelim :

“Yıktığın varsa yapacaksın.

Ağlattığın varsa güldüreceksin.

Döktüğün varsa dolduracaksın.

Çıplakları giydirecek, açları doyuracak. Az halkı çok edeceksin.

Ve en önemlisi: Eline,diline,beline sahip olacaksın !” ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Hoşgörü, Üzerine, Değiniler…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hoşgörü, insan hayatındaki en olumlu kavramlardan birisidir. Bazen değer vermek, anlayışlı olmak, ayıpları kapatmaktır. Tahammül etmek, uyumlu olmak, kusurları görmemek, affedici olmaktır. Kavramsal olarak hoşgörü; kendi yaşam tarzımıza uymayan farklı inanç, düşünce ve davranışlara müdahale etmemektir.Ya da onaylamadığımız bir davranışı güç kullanarak değiştirmeye çalışmamaktır. Bir başka ifadeyle; bireyin kendisininkinden farklı, dini veya dini olmayan inançlara, ahlaki değerlere, dünya görüşlerine sahip olan başka insanlara fiziki veya sözlü müdahalede bulunmama durumudur da diyebiliriz…

Özgür toplumlarda bireyler, bir başkasına herhangi bir zarar –maddi veya manevi- vermediği müddetçe dilediği gibi yaşayabilir ve düşüncesini özgürce ifade edebilir. Nasıl ki birilerinin bizim inancımıza, dilimize ve yaşam kültürümüze müdahale etmesini istemiyorsak; aynı şekilde biz de bizden farklı yaşam tarzına sahip olan bireylere, müdahale etmemeliyiz. Bir başka deyişle; kendimiz için yapılmasını istemediğimiz davranış veya tutumları ahlaki olarak biz de bir başkasına yapmamalıyız.  Hepimizin hataları ve eksikleri var; karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlamak hoşgörü doğasının ilk yasasıdır.

Kişiler, mantıklı düşünce yerine baskıcılığa, otoriter uygulamalara yöneldiğinde sorunlara da otoriter uygulamalarla çözüm bulmaya çalışır. Oysa yapılması gereken, sorunları mantıklı düşünce yardımıyla çözmektir. Önyargılar, mantıklı düşünmeyi engeller. Önyargıları yok etmek için de hoşgörüye ihtiyaç vardır.

İnsan ilişkilerinde farklılıklar ve benzerlikler vardır. Hoşgörülü kişiler farklılıklardan değil, benzerliklerden hareketle karşısındakiyle ilişki kurmaya çalışır. Fakat hoşgörüsü zayıf insan benzerlikleri değil, farklılıkları görerek hareket eder.Hoşgörü kavramı aynı zamanda toplumda tolerans kelimesi ile de karşılık bulmaktadır. Karşı taraftaki insanların farklı fikirlerine tolerans gösterme anlamına gelir ki; hoşgörü, barış, anlayış ve sevgiyle bir arada yaşamanın da anahtarıdır.

Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikârdır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga, olumsuzluk adına her şeyi görebilmek de mümkündür. Görülen odur ki bugün insanımız kendisi ile barışık değil.Her gün gazetelerde,TV kanallarında haberlere baktığınızda olayların birçoğunun sebebinin hoşgörüsüzlükten kaynaklanıp kaynaklanmadığını bir düşünün…

İnsan kendisi ile barışık olamadığı zaman, toplum da kendisi ile barışık olamıyor. Sonra da herkes bir başkasını suçluyor. Çünkü en kolayı bu.Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız !” Hz. Mevlana ,Yunus Emre,Hacı Bektâş-ı Veli, Karacaoğlan gibi peygamberi ahlâkla yaşayarak; insanları hoşgörüye davet etmeli, yaşadığımız ortamı hoşgörü cennetine çevirerek, tüm insanlığa faydalı işler yapmalıyız.Yazımızı hoşgörü ustalarının öğüdü ile bitirelim :

“Yıktığın varsa yapacaksın.

Ağlattığın varsa güldüreceksin.

Döktüğün varsa dolduracaksın.

Çıplakları giydirecek, açları doyuracak. Az halkı çok edeceksin.

Ve en önemlisi: Eline,diline,beline sahip olacaksın !”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sabrın sonu…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sabrin-sonu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sabrin-sonu</guid>
<description><![CDATA[ Baharı beklerken, karakış sürpriz yapıp da yüzünü yeniden gösterince sızlanmalar başladı yine…

Kimileri, aile bütçesinin belki de en önemli gider kalemi olan ısınma giderlerinden kurtulma hesaplarının alt-üst olması, kimileri hafta sonu tatiline ilişkin planların suya düşmesi, kimileri de bahar havasını soluma özleminin bir süre daha devam edecek olması nedeniyle hüsrana uğramış durumda…

Baharla birlikte zorunlu harcama kalemlerinin azalmasının verdiği soluklanma fırsatı, belli ki biraz gecikecek.

Mart bitsin hele…

Ama Ankara’nın Nisan’ da sürprizi sever.

Bakarsınız hayallerin üstüne beyaz bir örtü çökmüş.

Hal böyle olunca yüzlerde belli belirsiz oluşan tebessümler de kaybolup gidiyor.

Bahar nasılsa gelir.

Mühim olan sağlık…

Birini beklerken, ötekini kaybetmemek gerek.

Yaşam koşullarının ağırlığı zaten insanları hasta ediyor.

Etiketlere bakıp da sağlıklı kalmak mümkün mü?

Meyve sebze Hal’i de eski halinden uzakta….

Rakamlar marketlerdekilerden hallice ama fileyi doldurmaya yetmiyor.

Ankara’da tat tuz kalmadı bugünlerde….

Sıcaklıklar düşüyor, fiyatlar yükseliyor.

Vatandaşlar ise durumun tersine döneceği günleri bekliyor…

Ne demişler;

‘’Sabreden derviş…’’   ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sabrın, sonu…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Baharı beklerken, karakış sürpriz yapıp da yüzünü yeniden gösterince sızlanmalar başladı yine…

Kimileri, aile bütçesinin belki de en önemli gider kalemi olan ısınma giderlerinden kurtulma hesaplarının alt-üst olması, kimileri hafta sonu tatiline ilişkin planların suya düşmesi, kimileri de bahar havasını soluma özleminin bir süre daha devam edecek olması nedeniyle hüsrana uğramış durumda…

Baharla birlikte zorunlu harcama kalemlerinin azalmasının verdiği soluklanma fırsatı, belli ki biraz gecikecek.

Mart bitsin hele…

Ama Ankara’nın Nisan’ da sürprizi sever.

Bakarsınız hayallerin üstüne beyaz bir örtü çökmüş.

Hal böyle olunca yüzlerde belli belirsiz oluşan tebessümler de kaybolup gidiyor.

Bahar nasılsa gelir.

Mühim olan sağlık…

Birini beklerken, ötekini kaybetmemek gerek.

Yaşam koşullarının ağırlığı zaten insanları hasta ediyor.

Etiketlere bakıp da sağlıklı kalmak mümkün mü?

Meyve sebze Hal’i de eski halinden uzakta….

Rakamlar marketlerdekilerden hallice ama fileyi doldurmaya yetmiyor.

Ankara’da tat tuz kalmadı bugünlerde….

Sıcaklıklar düşüyor, fiyatlar yükseliyor.

Vatandaşlar ise durumun tersine döneceği günleri bekliyor…

Ne demişler;

‘’Sabreden derviş…’’  ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna ve Rusya 175&amp;apos;er savaş esirini takas etti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-ve-rusya-175er-savas-esirini-takas-etti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ukrayna-ve-rusya-175er-savas-esirini-takas-etti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya ve Ukrayna arasında gerçekleşen esir takası sonucunda her iki taraftan 175&#039;er askerin ülkelerine döndüğü bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/rusya-ukrayna-savasi-1000x500-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, Rusya, 175er, savaş, esirini, takas, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'yla esir takası yapıldığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “19 Mart'ta, müzakere süreci sonucunda 175 Rus askeri Kiev rejiminin kontrolü altındaki topraklardan iade edildi. Buna karşılık 175 Ukrayna askerinin yanı sıra acil tıbbi yardım alması gereken 22 ağır yaralı Ukrayna askeri iyi niyet göstergesi olarak teslim edildi” ifadeleri kullanıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lübnan: İsrail, işgalindeki 5 noktaya uluslararası güçlerin konuşlanması yönündeki teklifleri reddediyor</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-israil-isgalindeki-5-noktaya-uluslararasi-guclerin-konuslanmasi-yoenundeki-teklifleri-reddediyor</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/lubnan-israil-isgalindeki-5-noktaya-uluslararasi-guclerin-konuslanmasi-yoenundeki-teklifleri-reddediyor</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ordusunun Lübnan&#039;ın güneyinde işgalini sürdürdüğü 5 noktadan çekilmesi için sunulan tekliflerin Tel Aviv yönetimi tarafından reddedildiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-82c6b2f5226dc26e57334af3ff35f3b0.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Lübnan:, İsrail, işgalindeki, noktaya, uluslararası, güçlerin, konuşlanması, yönündeki, teklifleri, reddediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Avn, başkent Beyrut'taki Baabda Sarayı'nda Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Görüşmede ülkesinin ekonomik reformlara ihtiyaç duyduğunu ve kendisinin yönetimindeki dönemde ekonomik reformları hayata geçirmeye odaklanacaklarını kaydeden Avn, İsrail ordusunun çekildiği güneydeki bölgelerin tümüne Lübnan ordusunun konuşlandığını belirtti.

Avn, İsrail'in Lübnan topraklarındaki bazı noktalardan çekilmemesinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 1701 sayılı kararını uygulamaya engel olduğu gibi 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkese de aykırı olduğunu dile getirdi.

"İsrail, işgal ettiği 5 noktadan çekilmesi ve oralara uluslararası güçlerin konuşlanması için Lübnan tarafından sunulan tekliflerin tümünü reddetti." diyen Avn, bu konuyu çözüme kavuşturmak için diplomatik çabaların devam ettiğini kaydetti.

İsrail'in 5 esiri teslim ettiğini ancak hala Lübnanlı bazı esirleri elinde tuttuğunu söyleyen Avn, Lübnan olarak İsrail'in elindeki tüm esirlerin serbest kalması konusunda ısrarcı olduklarını ifade etti.

Lübnan ile Suriye sınırında yaşanan olaylara da değinen Cumhurbaşkanı Avn, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Lübnan-Suriye sınırında istikrarın geri getirilmesi için Suriye ile iletişimi sürdürüyoruz. Lübnan ordusu da son 3 günde yaşananların tekrarlanmaması için sınır bölgesindeki beldelere konuşlandı."

LÜBNAN İLE İSRAİL ARASINDAKİ ATEŞKES VE İHLALLER

Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.

Lübnan makamlarının verilerine göre, İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda en az 94 kişi hayatını kaybederken 288 kişi de yaralandı.

Lübnan'a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere 5 noktada varlığını sürdürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin: Japonya, Tayvan konusunda temkinli olmalı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cin-japonya-tayvan-konusunda-temkinli-olmali</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cin-japonya-tayvan-konusunda-temkinli-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’nın Tayvan konusunda temkinli bir tavır sergilemesi gerektiğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/c-i-n-j-a-p-o-n-y-a-t-a-y-v-a-n-k-o-n-u-s-u-n-d-a-t-e-m-k-i-n-l-i-619199-183272.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Çin:, Japonya, Tayvan, konusunda, temkinli, olmalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Beijing’de düzenlenen basın toplantısında Japonya’nın Tayvan’a ilişkin tutumunu değerlendirdi. Mao Ning, Tayvan konusunun Çin’in iç işleri olduğuna işaret ederek, bu konuda herhangi bir dış müdahaleye izin verilmeyeceğini kaydetti.

Sözcü Mao, Japonya’nın Tayvan konusunda daha temkinli olması gerektiğini belirterek, Çin-Japonya ilişkilerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için mevcut dönemin kritik olduğunu vurguladı. Mao Ning, Japonya’nın, atacağı adımlarla karşılıklı yarara dayalı Çin-Japonya stratejik ilişkilerinin kapsamlı şekilde geliştirilmesini umduklarını bildirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>WMO: 2015&amp;2024 dönemi ‘en sıcak 10 yıl’ olarak kayıtlara geçti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/wmo-2015-2024-doenemi-en-sicak-10-yil-olarak-kayitlara-gecti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/wmo-2015-2024-doenemi-en-sicak-10-yil-olarak-kayitlara-gecti</guid>
<description><![CDATA[ DÜNYA Meteoroloji Örgütü, 2015-2024 döneminin kayıtlara ‘en sıcak 10 yıl’ olarak geçtiğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/w-m-o-2015-2024-d-o-n-e-m-i-e-n-s-i-c-a-k-10-y-i-l-618850-183157.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>WMO:, 2015-2024, dönemi, ‘en, sıcak, yıl’, olarak, kayıtlara, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), iklim değişikliğine ve bunun Dünya üzerindeki etkilerine ilişkin yeni bir rapor yayımladı. Raporda, iklim değişikliği etkilerinin hızla arttığı 2015-2024 döneminin kayıtlara ‘en sıcak 10 yıl’ olarak geçtiği belirtilerek, 2024'te küresel sıcakların ilk kez 1850-1900 yıllarındaki sanayi öncesi döneme göre 1,5 santigrat dereceden fazla arttığı bildirildi.

Raporda, 2024'te kaydedilen rekor sıcaklıkların başlıca nedeninin, sera gazı emisyonlarındaki artış olduğu vurgulanarak, gezegeni serinleten La Nina hava olayının sıcaklık artışına neden olan El Nino'ya dönüşmesinin de bu yükselişi hızlandırdığı aktarıldı.

Atmosferde kaydedilen karbondioksit, metan ve azot oksit seviyelerinin ise son 800 bin yılın en yüksek seviyesine ulaştığı bilgisine yer verilen raporda, 2024'ün, son 65 yılın ‘en sıcak okyanus yılı’ olduğu ifade edildi. Antarktika'daki buzul alanının son 3 yıl içinde en düşük seviyeye indiği ve buzulların kütle kaybının bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviyeye geldiği belirtilen raporda, deniz seviyesindeki yükselme oranının 1993'te ilk uydu kayıtlarının alınmaya başlamasından bu yana 2 katına çıkarak 2024'te en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekildi.

Okyanuslardaki asitlenmenin giderek arttığı kaydedilen raporda, habitat alanı, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemler üzerinde etkili olan bu durumun mercan resifleri gibi kabuklu deniz ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılıktan elde edilen gıda üretimini de olumsuz etkilediği bildirildi.

Raporda, ayrıca 2024'te iklim etkilerinin yol açtığı doğal felaketler sonucu yerlerinden edilen kişilerin sayısının son 16 yılda kaydedilen en yüksek sayı olduğu ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Millilerimizin A Ligi için son şansı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/millilerimizin-a-ligi-icin-son-sansi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/millilerimizin-a-ligi-icin-son-sansi</guid>
<description><![CDATA[ Bizim Çocukların, Avrupa futbolunda Milli Takımımızı olması gerektiği yere “A Ligine” çıkartarak, sınıf atlamasını sağlamak için bu hafta eline gelen son şansını iyi değerlendirmesi gerekir. Bunun için geçmemiz gerekende öyle hafife alınacak bir takım değil… 2024/25 UEFA Uluslar A/B ligi Play-Off müsabakalarında A klasmanına yükselmek için rakibimiz Macaristan.

20 Mart Perşembe günü İstanbul Rams Park’ta ağırlayacağımız Macarlarla rövanş için de 23 Mart Pazar günü Puskas Arena’ya çıkacağız.

İlk olarak 2018 yılında düzenlenen UEFA Uluslar Ligi, takımlara Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlara hazırlık niteliği taşıdığı gibi, yapılan format değişikliğiyle de bu önemli turnuvalara katılmak için alternatif yollar da sunmaya başladı… Yani bu organizasyon, dev şampiyonalara elemelerde katılamayan ülkelere ikinci bir şans tanıması açısından da çok önemli bir konuma geldi.

İlk Uluslar Ligine, B Klasmanında başladık. 2020-21’de maalesef C ligine düştük. 2022-23’de yeniden B ligine yükseldik.

Aslında 2024-25 Uluslar liginin son 2 haftasına girdiğimizde, İzlanda, Galler ve Karadağ ile mücadele ettiğimiz B Ligi 4. Grubunda 10 puanla lider durumdaydık ve 16 Kasım’da Kayseri’de oynadığımız Galler’i yendiğimiz takdirde grubumuzu son maçı beklemeden ilk sırada tamamlayarak hem A klasmanına yükselecek hem de 2026’da Amerika, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupasına katılabilmek için elemeler dışında play-off oynama şansını otomatik olarak elde edecektik. Böylelikle 2002 yılından bu yana katılamadığımız Dünya kupası için bize ikinci bir şans doğacaktı. Ancak Galler beraberliğinin ardından 9 Kasım’da Karadağ deplasmanında aldığımız şok yenilgiye bu fırsatı elimizle teptik.

B ligi 4. Grubunu ikinci olarak bitirdiğimizden, A Ligi 3. Grubunu üçüncü sırada tamamlayan Macaristan ile Avrupa’nın üst klasmanında yer almak için oldukça zorlu bir mücadele vereceğiz. Bu arada Euro 2024 öncesi hazırlık maçında bizi 1-0 yenen Macarlarla kapatılacak bir hesabımız olduğu da unutulmamalı… Aynı dönemde bizi yine hazırlık maçında 6-1’lık skorla yenen Avusturya ile hesabımızı Avrupa şampiyonası Son 16 turunda onları kupa dışı bırakarak kapatmamız da rakibimiz için bir gözdağı niteliği taşımaktadır.

30 futbolcunun davet edildiği A Millî Takım aday kadrosunda, Altay Bayındır, Çağlar Söyüncü, Doğan Alemdar, Enes Ünal, Ferdi Kadıoğlu, Ozan Kabak, Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik sakatlıkları sebebiyle yer almadı.

Savunma oyuncuları Yusuf Akçiçek (FB) ve Taha Şahin (Ç.Rize) ile orta sahada görev alan Demir Ege Tıknaz (Rio Ave) ilk kez A Millî Takıma davet edilirken, Salih Özcan (Dortmund) ve Can Uzun (Frankfurt) ise Eylül ayındaki kampın sonrasında yeniden kadroya çağrıldı. 2024 Avrupa Şampiyonası geniş kadrosunda bulunan Oğuz Aydın (FB) da takıma tekrar dönerken, Emre Mor (Eyüp) ise yaklaşık iki buçuk yıllık bir aranın ardından yeniden davet edildi. 

Sakatlıklar ve İspanyol basınının milli maçtaki performansıyla kendisine fazla şans vermeyen Ancelotti’ye mesaj göndereceğini öne sürdüğü Arda Güler ve Merih Demiral, 20 Mart&#039;ta maçta sarı kart cezası nedeniyle forma giyemeyecek olması Montella’nın kadro kurma konusunda işini bir hayli zorlaştıracak.

Aslında milli takım için asıl tehlike, ilk maçta ilk 11’de yer alması beklenen İrfan Can Kahveci, Kerem Aktürkoğlu, Mert Müldür ve Orkun Kökçü’nün ceza sınırında olmaları… Çünkü bu futbolculardan birkaçının kart görmesi, rövanş için kadro sıkıntısı yaratabilecek. Aman dikkat! ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Millilerimizin, Ligi, için, son, şansı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Bizim Çocukların, Avrupa futbolunda Milli Takımımızı olması gerektiği yere “A Ligine” çıkartarak, sınıf atlamasını sağlamak için bu hafta eline gelen son şansını iyi değerlendirmesi gerekir. Bunun için geçmemiz gerekende öyle hafife alınacak bir takım değil… 2024/25 UEFA Uluslar A/B ligi Play-Off müsabakalarında A klasmanına yükselmek için rakibimiz Macaristan.

20 Mart Perşembe günü İstanbul Rams Park’ta ağırlayacağımız Macarlarla rövanş için de 23 Mart Pazar günü Puskas Arena’ya çıkacağız.

İlk olarak 2018 yılında düzenlenen UEFA Uluslar Ligi, takımlara Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlara hazırlık niteliği taşıdığı gibi, yapılan format değişikliğiyle de bu önemli turnuvalara katılmak için alternatif yollar da sunmaya başladı… Yani bu organizasyon, dev şampiyonalara elemelerde katılamayan ülkelere ikinci bir şans tanıması açısından da çok önemli bir konuma geldi.

İlk Uluslar Ligine, B Klasmanında başladık. 2020-21’de maalesef C ligine düştük. 2022-23’de yeniden B ligine yükseldik.

Aslında 2024-25 Uluslar liginin son 2 haftasına girdiğimizde, İzlanda, Galler ve Karadağ ile mücadele ettiğimiz B Ligi 4. Grubunda 10 puanla lider durumdaydık ve 16 Kasım’da Kayseri’de oynadığımız Galler’i yendiğimiz takdirde grubumuzu son maçı beklemeden ilk sırada tamamlayarak hem A klasmanına yükselecek hem de 2026’da Amerika, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupasına katılabilmek için elemeler dışında play-off oynama şansını otomatik olarak elde edecektik. Böylelikle 2002 yılından bu yana katılamadığımız Dünya kupası için bize ikinci bir şans doğacaktı. Ancak Galler beraberliğinin ardından 9 Kasım’da Karadağ deplasmanında aldığımız şok yenilgiye bu fırsatı elimizle teptik.

B ligi 4. Grubunu ikinci olarak bitirdiğimizden, A Ligi 3. Grubunu üçüncü sırada tamamlayan Macaristan ile Avrupa’nın üst klasmanında yer almak için oldukça zorlu bir mücadele vereceğiz. Bu arada Euro 2024 öncesi hazırlık maçında bizi 1-0 yenen Macarlarla kapatılacak bir hesabımız olduğu da unutulmamalı… Aynı dönemde bizi yine hazırlık maçında 6-1’lık skorla yenen Avusturya ile hesabımızı Avrupa şampiyonası Son 16 turunda onları kupa dışı bırakarak kapatmamız da rakibimiz için bir gözdağı niteliği taşımaktadır.

30 futbolcunun davet edildiği A Millî Takım aday kadrosunda, Altay Bayındır, Çağlar Söyüncü, Doğan Alemdar, Enes Ünal, Ferdi Kadıoğlu, Ozan Kabak, Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik sakatlıkları sebebiyle yer almadı.

Savunma oyuncuları Yusuf Akçiçek (FB) ve Taha Şahin (Ç.Rize) ile orta sahada görev alan Demir Ege Tıknaz (Rio Ave) ilk kez A Millî Takıma davet edilirken, Salih Özcan (Dortmund) ve Can Uzun (Frankfurt) ise Eylül ayındaki kampın sonrasında yeniden kadroya çağrıldı. 2024 Avrupa Şampiyonası geniş kadrosunda bulunan Oğuz Aydın (FB) da takıma tekrar dönerken, Emre Mor (Eyüp) ise yaklaşık iki buçuk yıllık bir aranın ardından yeniden davet edildi. 

Sakatlıklar ve İspanyol basınının milli maçtaki performansıyla kendisine fazla şans vermeyen Ancelotti’ye mesaj göndereceğini öne sürdüğü Arda Güler ve Merih Demiral, 20 Mart'ta maçta sarı kart cezası nedeniyle forma giyemeyecek olması Montella’nın kadro kurma konusunda işini bir hayli zorlaştıracak.

Aslında milli takım için asıl tehlike, ilk maçta ilk 11’de yer alması beklenen İrfan Can Kahveci, Kerem Aktürkoğlu, Mert Müldür ve Orkun Kökçü’nün ceza sınırında olmaları… Çünkü bu futbolculardan birkaçının kart görmesi, rövanş için kadro sıkıntısı yaratabilecek. Aman dikkat!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Temel gıda desteklerinde elinizi tutan mı var?</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/temel-gida-desteklerinde-elinizi-tutan-mi-var</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/temel-gida-desteklerinde-elinizi-tutan-mi-var</guid>
<description><![CDATA[ Ekonomi şu yılın sonunda düzelecek, bu yılın yarısında sıkıntılar sona erecek söylemleri ile ekonominin düzelmediği görülüyor.

Ancak iktidarın kamuda tasarruf yapmaya yönelik hiçbir adımı atmadığı, hatta ‘itibardan tasarruf olmaz’ söylemi ile harcamaların önünü açtığı da biliniyor.

Asıl dar ve sabit gelirli kesimler üzerindeki ekonomik yükü hafifletecek adımları atmaması daha çok dikkat çekiyor.

Mesela…

En temel gıda maddelerinin başında gelen peynir, tereyağı, yoğurt, ayran gibi ürünlerin temel girdisi olan süt fiyatları konusunda hiçbir çaba gösterilmiyor.

Şöyle kaba bir hesapla anlatalım.

Ulusal Süt Konseyi, 2025 yılı için çiğ süt tavsiye fiyatını 17,15 TL olarak açıkladı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği ise (TÜSEDAD) son hesaplamalarında çiğ süt üretim maliyetinin 19,58 TL’ye ulaştığını belirledi ve üreticinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için satış fiyatının en az 25,2 TL olması gerektiğine dikkat çekti. Böylece şu anda litre başına 8 TL’lik bir zarar söz konusu olduğu ortaya çıktı.

Düşünün çiftçinin halini…

Ürettiği hiçbir üründen geçimini sağlayacak kazancını çıkaramıyor. Gelecek yıl yeniden üretmek için başta tohumluk olmak üzere ihtiyacı olan ürünlerin de parasını çıkaramıyor.

Tarım Orman Bakanlığı’ndan aldığı bir prim desteği oluyor, ancak o da tarlasına attığı dövize endeksi gübre ve yüksek enflasyon karşısında eriyip gidiyor.

Peki bari çiftçiye elindeki süt ineklerinden aldığı ürün için adam akıllı bir destekleme yapılması gerekmiyor mu?

Çünkü artık dar gelirlinin kursağından en temel gıda maddelerinin bile geçmediği görünmüyor mu? Hatta o temel gıdaların ana unsuru sütü üreticinin kendisinin bile pahalılığı yüzünden kullanamadığı görülmüyor mu?

Tıpkı 2020 yılında olduğu gibi süt ineklerinin yeniden kesimhanelere gitmesinin neredeyse bugün 4.5 yıldır sütte arzdan kaynaklı enflasyona neden olduğunu kimler anlayacak?

Hayvancılık ana bölgesi Doğu Anadolu illerinde sütün litresi 11-13 lira arasında olurken, o çiftçi süt ineğini besleme maliyetine neden katlansın ki?

Peki hemen bütün istatistikleri sağlıklı olmayan TÜİK’in süt fiyatlarına ilişkin yüzde 9, peynir fiyatlarında yüzde 7, tereyağı fiyatlarında yüzde 14’lük artış olduğu istatistiğini bile neden dikkate almayız ki?

En azından temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarını düşürmenin yolu belli. Çiftçinin süt ineğini satmasına fırsat vermeyelim. Dar gelirlinin kursağından süt ve ürünleri gıdalar geçsin.

Merakımdan soruyorum! Temel gıda desteklerinde elinizi tutan mı var? ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Temel, gıda, desteklerinde, elinizi, tutan, mı, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ekonomi şu yılın sonunda düzelecek, bu yılın yarısında sıkıntılar sona erecek söylemleri ile ekonominin düzelmediği görülüyor.

Ancak iktidarın kamuda tasarruf yapmaya yönelik hiçbir adımı atmadığı, hatta ‘itibardan tasarruf olmaz’ söylemi ile harcamaların önünü açtığı da biliniyor.

Asıl dar ve sabit gelirli kesimler üzerindeki ekonomik yükü hafifletecek adımları atmaması daha çok dikkat çekiyor.

Mesela…

En temel gıda maddelerinin başında gelen peynir, tereyağı, yoğurt, ayran gibi ürünlerin temel girdisi olan süt fiyatları konusunda hiçbir çaba gösterilmiyor.

Şöyle kaba bir hesapla anlatalım.

Ulusal Süt Konseyi, 2025 yılı için çiğ süt tavsiye fiyatını 17,15 TL olarak açıkladı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği ise (TÜSEDAD) son hesaplamalarında çiğ süt üretim maliyetinin 19,58 TL’ye ulaştığını belirledi ve üreticinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için satış fiyatının en az 25,2 TL olması gerektiğine dikkat çekti. Böylece şu anda litre başına 8 TL’lik bir zarar söz konusu olduğu ortaya çıktı.

Düşünün çiftçinin halini…

Ürettiği hiçbir üründen geçimini sağlayacak kazancını çıkaramıyor. Gelecek yıl yeniden üretmek için başta tohumluk olmak üzere ihtiyacı olan ürünlerin de parasını çıkaramıyor.

Tarım Orman Bakanlığı’ndan aldığı bir prim desteği oluyor, ancak o da tarlasına attığı dövize endeksi gübre ve yüksek enflasyon karşısında eriyip gidiyor.

Peki bari çiftçiye elindeki süt ineklerinden aldığı ürün için adam akıllı bir destekleme yapılması gerekmiyor mu?

Çünkü artık dar gelirlinin kursağından en temel gıda maddelerinin bile geçmediği görünmüyor mu? Hatta o temel gıdaların ana unsuru sütü üreticinin kendisinin bile pahalılığı yüzünden kullanamadığı görülmüyor mu?

Tıpkı 2020 yılında olduğu gibi süt ineklerinin yeniden kesimhanelere gitmesinin neredeyse bugün 4.5 yıldır sütte arzdan kaynaklı enflasyona neden olduğunu kimler anlayacak?

Hayvancılık ana bölgesi Doğu Anadolu illerinde sütün litresi 11-13 lira arasında olurken, o çiftçi süt ineğini besleme maliyetine neden katlansın ki?

Peki hemen bütün istatistikleri sağlıklı olmayan TÜİK’in süt fiyatlarına ilişkin yüzde 9, peynir fiyatlarında yüzde 7, tereyağı fiyatlarında yüzde 14’lük artış olduğu istatistiğini bile neden dikkate almayız ki?

En azından temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarını düşürmenin yolu belli. Çiftçinin süt ineğini satmasına fırsat vermeyelim. Dar gelirlinin kursağından süt ve ürünleri gıdalar geçsin.

Merakımdan soruyorum! Temel gıda desteklerinde elinizi tutan mı var?]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kazakistan&amp;apos;da &amp;quot;Milli Kıyafet Günü&amp;quot; kutlandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kazakistanda-milli-kiyafet-gunu-kutlandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kazakistanda-milli-kiyafet-gunu-kutlandi</guid>
<description><![CDATA[ Kazakistan&#039;da her yıl Nevruz Bayramı çerçevesinde kutlanan &quot;Milli Kıyafet Günü&quot; dolayısıyla yediden yetmişe herkes geleneksel Kazak giysilerini giydi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-8f712000716c282d2e94bfb81e793e2d.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kazakistanda, Milli, Kıyafet, Günü, kutlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kazakistan'da milli desenlerle süslü geleneksel kıyafetler ile aksesuarlar artık günlük hayatta daha fazla tercih ediliyor.

Geçen yıl Nevruz Bayramı çerçevesinde 18 Mart'ta kutlanmaya başlanan "Milli Kıyafet Günü"nde bu yıl da adeta geleneksel kıyafetlerin şöleni yaşandı.

Ülkede yediden yetmişe herkes milli giysilerini giydi.

Bunun yanı sıra milli kıyafetleri yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinlikler de düzenlendi.

Başkent Astana'da renkli geleneksel elbiseler giyen 15-17 yaşlarındaki 3 bin kız çocuğu aynı anda geleneksel Kazak halk oyunu "Kamajay"ı sahneledi.

Bu halk oyunu gösterisi aynı zamanda ülkede yeni bir rekor olarak kaydedildi.

Ayrıca Astana'da genç tasarımcıların bugünün modasına uyarlayarak milli desenlerle tasarladıkları elbiselerin defilesi de yapıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kira beyanında iki yöntem var</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kira-beyaninda-iki-yoentem-var</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kira-beyaninda-iki-yoentem-var</guid>
<description><![CDATA[ Mart ayının ortasına geldik. Mart ayının başından itibaren gelir vergisi dönemine ilişkin bilgiler vermeye çalışıyorum. Bu yazıda da yine en çok ilgi çeken kira gelirlerinin beyanında hangi yöntemleri seçebileceğini anlatmaya çalışacağım. Ev sahipleri kira beyannamesi verirken elde edilen gelirin hangi tutar üzerinden vergilendirileceğini iki yöntem üzerinden seçebiliyor. Bunlardan ilki gerçek gider yöntemi, ikincisi götürü gider yöntemi.

Eğer gerçek gider yöntemini seçerseniz, indirebileceğiniz giderler var. Örneğin, kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım giderleri ile bakım giderleri, kiraladıkları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve diğer gerçek giderler, kiraya veren tarafından ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri, kiraya verilen mal ve haklara ilişkin sigorta giderleri, kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara harcanan borçların faizler gibi  giderleri sıralayabiliriz.

Bunu bir örnekle açıklayalım… Ayşe hanım, sahibi olduğu konutu 2024 yılında kiraya vermiş olsun. Kira gelirinin de 240 bin lira olduğunu varsayalım. Ayşe hanımın bir başka gelirinin de olmadığını düşünelim. Evi için 80 bin lira harcama yaptığında, bu 80 bin lirayı indirim konusu yapabilecek. 240 bin liralık kira gelirinden önce 33 bin liralık istisna düşülecek. 207 bin lira. İndirilebilecek gideri hesaplamanın bir formülü var. 80 bin ile 207 bin lirayı çarpıp, 240 bin liralık kira gelirine bölmeniz gerekecek. Bu durumda, kira gelirinden indirilecek gerçek gider tutarı 69 bin lira olacak.



Gerçek gider yöntemini seçtiğinizde unutulmaması gereken kritik bir konu var. Yaptığınız harcamalara ilişkin belgeleri 5 yıl saklamanız şart. Vergi dairesi daha sonra bir inceleme yaptığında ve belgeleri istediğinde göstermeniz gerekiyor.

Diğer yöntem götürü model. Bu daha basit bir yöntem. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, gerçek giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarından yüzde 15’ini götürü olarak indirebiliyorlar. Yani bir harcamanız yoksa bile yüzde 15’lik indirim söz konusu oluyor. Yine önce 33 bin liralık istisna bedeli düşülecek, ardından yüzde 15’lik götürü gider indirimi uygulanacak. Ardından beyan edilecek tutar ortaya çıkacak.

Götürü gider için de bir uyarı yapalım. Götürü gider yöntemini seçerseniz 2 yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine geçemezsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kira, beyanında, iki, yöntem, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mart ayının ortasına geldik. Mart ayının başından itibaren gelir vergisi dönemine ilişkin bilgiler vermeye çalışıyorum. Bu yazıda da yine en çok ilgi çeken kira gelirlerinin beyanında hangi yöntemleri seçebileceğini anlatmaya çalışacağım. Ev sahipleri kira beyannamesi verirken elde edilen gelirin hangi tutar üzerinden vergilendirileceğini iki yöntem üzerinden seçebiliyor. Bunlardan ilki gerçek gider yöntemi, ikincisi götürü gider yöntemi.

Eğer gerçek gider yöntemini seçerseniz, indirebileceğiniz giderler var. Örneğin, kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım giderleri ile bakım giderleri, kiraladıkları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve diğer gerçek giderler, kiraya veren tarafından ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri, kiraya verilen mal ve haklara ilişkin sigorta giderleri, kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara harcanan borçların faizler gibi  giderleri sıralayabiliriz.

Bunu bir örnekle açıklayalım… Ayşe hanım, sahibi olduğu konutu 2024 yılında kiraya vermiş olsun. Kira gelirinin de 240 bin lira olduğunu varsayalım. Ayşe hanımın bir başka gelirinin de olmadığını düşünelim. Evi için 80 bin lira harcama yaptığında, bu 80 bin lirayı indirim konusu yapabilecek. 240 bin liralık kira gelirinden önce 33 bin liralık istisna düşülecek. 207 bin lira. İndirilebilecek gideri hesaplamanın bir formülü var. 80 bin ile 207 bin lirayı çarpıp, 240 bin liralık kira gelirine bölmeniz gerekecek. Bu durumda, kira gelirinden indirilecek gerçek gider tutarı 69 bin lira olacak.



Gerçek gider yöntemini seçtiğinizde unutulmaması gereken kritik bir konu var. Yaptığınız harcamalara ilişkin belgeleri 5 yıl saklamanız şart. Vergi dairesi daha sonra bir inceleme yaptığında ve belgeleri istediğinde göstermeniz gerekiyor.

Diğer yöntem götürü model. Bu daha basit bir yöntem. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, gerçek giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarından yüzde 15’ini götürü olarak indirebiliyorlar. Yani bir harcamanız yoksa bile yüzde 15’lik indirim söz konusu oluyor. Yine önce 33 bin liralık istisna bedeli düşülecek, ardından yüzde 15’lik götürü gider indirimi uygulanacak. Ardından beyan edilecek tutar ortaya çıkacak.

Götürü gider için de bir uyarı yapalım. Götürü gider yöntemini seçerseniz 2 yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine geçemezsiniz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Suriye yeni anayasa</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yeni-suriye-yeni-anayasa</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yeni-suriye-yeni-anayasa</guid>
<description><![CDATA[ Dünya üç maymunu oynadı; haftalarca dilini yitirdi, görmedi, duymadı. Sessiz kaldıkça tehdit ve tehlike büyüdü ve sonunda Suriye’de toplu katliama girişildi. Sivil toplum kuruluşlarının, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi örgütlenmelerinin çabası nihayet göreceli sonuç verdi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Lazkiye ve Tartus illerinde yaşanan yaygın şiddet olaylarını kınayarak, HTŞ yönetimini ayrım gözetmeksizin tüm Suriyelileri korumaya çağırdı.

Konseyin kararında sivil altyapıları hedef alan saldırılar kınandığı gibi Suriye genelinde insani yardımın hızla artırılması çağrısında bulunuldu. Sivillere yönelik şiddet eylemlerinin faillerinin hesap vermesini sağlamak için hızlı, şeffaf, bağımsız, tarafsız ve kapsamlı soruşturmaların yürütülmesi gerektiği ifade edilirken dikkat çekilen bir başka nokta da “yabancı terörist savaşçıların oluşturduğu tehdide karşı kararlı önlemler alınmasını” istedi.

Lazkiye ve Tartus bölgesinde Alevilere yönelik şiddet olaylarında göreceli bir azalma olsa bile katliamın devam ettiğine dair haberler eksik olmuyor. Bu vahşet videolarının neredeyse tamamı, bir göç gösterisi, korkutma, sindirme amaçlı olarak kendileri tarafından çekilip iftiharla servis ediliyor. Videolarda katliamın neden yapıldığını açıkça ilan eden tek bir soru soruluyor. 
“Alevi misin, Sünni misin?”. 
Cihatçılar “Aleviyim” cevabını aldıklarında da yaşlı genç, kadın erkek demeden öldürüyor, işkence ediyor, onur kırıcı davranışlarda bulunuyorlar. Çünkü, dini motivasyonları, fetvalarını benimsedikleri din adamları, Alevilerin katlini vacip görüyor.

Dolayısıyla katledilenlerin, yaygın şekilde propaganda edilen “Esat artıkları”yla ilgisi yok. Nitekim, Birleşmiş Milletler de öldürülenlerin çoğunun yakın mesafeden ateşle öldürüldüklerini belirtip resmi rakamı 1383 olarak veriyor. Oysa katledilenlerin bu rakamın çok daha üstünde olduğu biliniyor.
 
HTŞ yönetimi, katliamı kontrol dışı grupların yaptığını iddia ederek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler de “yabancı savaşçılara karşı önlem al” diyor. Irak’ta gerçekleştirilen sayısız toplu Şii katliamlarında imzası bulunan, dolayısıyla suç dosyası hayli kabarık Colani, devlet başkanı olduğu için şimdi içinden geldiği cihadist geleneğin mensuplarını ne kadar terbiye edip hizaya getirecek büyük bir muamma. Dahası, cihatçı gruplara karşı etkin önlem alma konusunda gerçekten de bir irade sahibi olacak mı o da kuşkulu.

Zevahiri kurtarmak bakımından “mış gibi” yapıp, dış dünyanın yaptırımlarından kurtulmak isteyebilir; tıpkı kravat takıp değiştiğini göstermek istemesi gibi… Ancak “kırk yıllık kâni, olur mu yani” atasözünün ifade ettiği gerçeklikten hareket edilirse tüm dünyayı dehşete düşüren IŞİD ve onun içinden çıkan cihatçı gruplarda kafa kesip bomba patlatan birinin hemen değişeceğini düşünmek de safdillik olur herhalde.

Nitekim; hiçbir mekanizmaya, meşruiyete, kapsayıcılığa ihtiyaç duymadan kendi kendisini cumhurbaşkanı ilan etti. Diyalog toplantıları yaptı ama toplantılarda yine kendisi gibi olanlar vardı. Son olarak da bir komisyonun hazırladığı anayasa taslağını ilan etti ama bu taslağın hazırlayıcıları içinde Suriye’nin etnik, dinsel, kültürel çeşitliliğine uygun bir temsiliyeti sağlamadı.

5 yıl süreyle geçerli olacağı 53 maddelik bu taslağın ikinci maddesinde “Cumhurbaşkanının dini İslam olup, yasamanın temel kaynağı İslam fıkhıdır. İnanç özgürlüğü korunur, devlet bütün semavi dinlere saygı gösterir ve kamu düzenini bozmamak kaydıyla bütün ibadetlerini yapma özgürlüğünü güvence altına alır” deniliyor. Anayasanın bu maddesindeki &quot;semavi&quot; tanımlaması bile tek başına Alevilere, Dürzilere karşı konulmuş bir madde... Baştan semavi dinler dışındaki inançları kabul etmediğinin göstergesi.

Taslak anayasa, hem Kürtlerin hem de Dürzilerin açık itirazlarına neden oldu. Dürziler, seküler bir düzenden yana olduklarını, Kürtler ise etnik çoğulculuğun sağlanamadığı inancında. Cihatçı gruplar ise şeriat kanunlarının yasaların &quot;tek&quot; kaynağı olmasını, yani bütün düzenlemelerde dinin referans alınmasını istiyor ve “yasamanın temel kaynağı İslam fıkhıdır” ibaresini dahi yeterli bulmuyor.

Yani Suriye’nin bugüne kadar korunmuş olan seküler yapısı hakkında cihadist gruplar arasında ton farkı tartışılıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, Suriye, yeni, anayasa</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Dünya üç maymunu oynadı; haftalarca dilini yitirdi, görmedi, duymadı. Sessiz kaldıkça tehdit ve tehlike büyüdü ve sonunda Suriye’de toplu katliama girişildi. Sivil toplum kuruluşlarının, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi örgütlenmelerinin çabası nihayet göreceli sonuç verdi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Lazkiye ve Tartus illerinde yaşanan yaygın şiddet olaylarını kınayarak, HTŞ yönetimini ayrım gözetmeksizin tüm Suriyelileri korumaya çağırdı.

Konseyin kararında sivil altyapıları hedef alan saldırılar kınandığı gibi Suriye genelinde insani yardımın hızla artırılması çağrısında bulunuldu. Sivillere yönelik şiddet eylemlerinin faillerinin hesap vermesini sağlamak için hızlı, şeffaf, bağımsız, tarafsız ve kapsamlı soruşturmaların yürütülmesi gerektiği ifade edilirken dikkat çekilen bir başka nokta da “yabancı terörist savaşçıların oluşturduğu tehdide karşı kararlı önlemler alınmasını” istedi.

Lazkiye ve Tartus bölgesinde Alevilere yönelik şiddet olaylarında göreceli bir azalma olsa bile katliamın devam ettiğine dair haberler eksik olmuyor. Bu vahşet videolarının neredeyse tamamı, bir göç gösterisi, korkutma, sindirme amaçlı olarak kendileri tarafından çekilip iftiharla servis ediliyor. Videolarda katliamın neden yapıldığını açıkça ilan eden tek bir soru soruluyor. 
“Alevi misin, Sünni misin?”. 
Cihatçılar “Aleviyim” cevabını aldıklarında da yaşlı genç, kadın erkek demeden öldürüyor, işkence ediyor, onur kırıcı davranışlarda bulunuyorlar. Çünkü, dini motivasyonları, fetvalarını benimsedikleri din adamları, Alevilerin katlini vacip görüyor.

Dolayısıyla katledilenlerin, yaygın şekilde propaganda edilen “Esat artıkları”yla ilgisi yok. Nitekim, Birleşmiş Milletler de öldürülenlerin çoğunun yakın mesafeden ateşle öldürüldüklerini belirtip resmi rakamı 1383 olarak veriyor. Oysa katledilenlerin bu rakamın çok daha üstünde olduğu biliniyor.
 
HTŞ yönetimi, katliamı kontrol dışı grupların yaptığını iddia ederek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler de “yabancı savaşçılara karşı önlem al” diyor. Irak’ta gerçekleştirilen sayısız toplu Şii katliamlarında imzası bulunan, dolayısıyla suç dosyası hayli kabarık Colani, devlet başkanı olduğu için şimdi içinden geldiği cihadist geleneğin mensuplarını ne kadar terbiye edip hizaya getirecek büyük bir muamma. Dahası, cihatçı gruplara karşı etkin önlem alma konusunda gerçekten de bir irade sahibi olacak mı o da kuşkulu.

Zevahiri kurtarmak bakımından “mış gibi” yapıp, dış dünyanın yaptırımlarından kurtulmak isteyebilir; tıpkı kravat takıp değiştiğini göstermek istemesi gibi… Ancak “kırk yıllık kâni, olur mu yani” atasözünün ifade ettiği gerçeklikten hareket edilirse tüm dünyayı dehşete düşüren IŞİD ve onun içinden çıkan cihatçı gruplarda kafa kesip bomba patlatan birinin hemen değişeceğini düşünmek de safdillik olur herhalde.

Nitekim; hiçbir mekanizmaya, meşruiyete, kapsayıcılığa ihtiyaç duymadan kendi kendisini cumhurbaşkanı ilan etti. Diyalog toplantıları yaptı ama toplantılarda yine kendisi gibi olanlar vardı. Son olarak da bir komisyonun hazırladığı anayasa taslağını ilan etti ama bu taslağın hazırlayıcıları içinde Suriye’nin etnik, dinsel, kültürel çeşitliliğine uygun bir temsiliyeti sağlamadı.

5 yıl süreyle geçerli olacağı 53 maddelik bu taslağın ikinci maddesinde “Cumhurbaşkanının dini İslam olup, yasamanın temel kaynağı İslam fıkhıdır. İnanç özgürlüğü korunur, devlet bütün semavi dinlere saygı gösterir ve kamu düzenini bozmamak kaydıyla bütün ibadetlerini yapma özgürlüğünü güvence altına alır” deniliyor. Anayasanın bu maddesindeki "semavi" tanımlaması bile tek başına Alevilere, Dürzilere karşı konulmuş bir madde... Baştan semavi dinler dışındaki inançları kabul etmediğinin göstergesi.

Taslak anayasa, hem Kürtlerin hem de Dürzilerin açık itirazlarına neden oldu. Dürziler, seküler bir düzenden yana olduklarını, Kürtler ise etnik çoğulculuğun sağlanamadığı inancında. Cihatçı gruplar ise şeriat kanunlarının yasaların "tek" kaynağı olmasını, yani bütün düzenlemelerde dinin referans alınmasını istiyor ve “yasamanın temel kaynağı İslam fıkhıdır” ibaresini dahi yeterli bulmuyor.

Yani Suriye’nin bugüne kadar korunmuş olan seküler yapısı hakkında cihadist gruplar arasında ton farkı tartışılıyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ramazan Faziletler Ayıdır</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ramazan-faziletler-ayidir</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ramazan-faziletler-ayidir</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlığa kıyamete kadar yol göstermek üzere gönderilmiş bulunan Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında indirilmiştir. On iki aylık yıl dediğimiz zaman dilimi içinde Ramazan ayını üstün kılan ve ona ayrı bir anlam yükleyen esas unsur işte bu özelliktir. Yani Ramazanın Kur’an’ın indirildiği ay olmasıdır. Bunun için Ramazan ayı fazilet bakımından diğer aylardan üstün tutulmuştur. Fazilet, insanın iyilik yapmasını ve kötülükten uzak durmasını sağlayan ruhî yetenekler için kullanılan ahlâki bir terimidir.

Kur’an’ın indirildiği ay oluşu, diğer bir ifadeyle İslam davetinin başlangıcının yıl dönümü olması münasebetiyle Ramazan ayının Müslümanların hayatında çok önemli bir yeri vardır. Kur’an-ı Kerim’de bu mübarek aydan başka özellikle övgüyle ismi açıkça belirtilmiş bir başka ay yoktur.
Ramazan ayı rahmet ayıdır

.Müslümanların dini hayatı açısından önemli bir yoğunlaşmayı da beraberinde getirir. Bu yoğunluk içerisinde yapılan ibadetler, oruç, teravih ve taatler, zikir, infak vs. Allah’ın bol rahmetiyle ve sevabıyla karşılık görür. Çünkü Allah güzel ameller işleyenlerin ödüllerini asla zayi etmez. İbadetlerin asıl amacı, insanı Allah’a karşı tam bir teslimiyet içinde iyi insan ve iyi Müslüman yapmaktır. 
Ramazan mağfiret, rahmet ve bağışlanma ayıdır. Bunun için herhangi bir sebeple günahlara dalmış olanlar için iyi bir dönüş yapma ,tövbe etme ve arınma mevsimidir. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi için Peygamber Efendimizin pek çok teşviki bulunmaktadır. Bu nedenle her şeyden önce içten bir tövbe ile kötülüklerden ve günahlardan uzaklaşma iradesini ortaya koymak gerekiyor. Bir taraftan sevap kazanıp hayırlı işlere koşarken öbür taraftan masiyetler terk edilmezse bu durum, altı delik bir kaba yukardan doldurulan maddenin alttan dökülüp gitmesine benzer. 


Mübarek Ramazan’ı yarıladık bile... Daha nice ramazanlara erebilmek dileğiyle; ibadetlerin ihlaslı, tartıların doğru, sevapların çoğaldığı, kötülüklerin azaldığı, yardımlaşmanın çoğaltıldığı; fakir fukaranın oy için doyurulmadığı, gösterişten uzak; yardımların verilenin onurunu kırmayacak biçimde yapılmasını; sevgi, hoşgörü, saygı dolu bir Ramazan ayı geçirmemizi diliyor; nice ramazanlara diyorum. İbadetlerimizin makbul, Allah katında kabul olunan ibadetlerden olmasını niyaz ediyorum. Ülkemize, bütün Müslüman ülkelere ve tüm insanlık âlemine hayırlar getirmesi dileğiyle… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ramazan, Faziletler, Ayıdır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[İnsanlığa kıyamete kadar yol göstermek üzere gönderilmiş bulunan Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında indirilmiştir. On iki aylık yıl dediğimiz zaman dilimi içinde Ramazan ayını üstün kılan ve ona ayrı bir anlam yükleyen esas unsur işte bu özelliktir. Yani Ramazanın Kur’an’ın indirildiği ay olmasıdır. Bunun için Ramazan ayı fazilet bakımından diğer aylardan üstün tutulmuştur. Fazilet, insanın iyilik yapmasını ve kötülükten uzak durmasını sağlayan ruhî yetenekler için kullanılan ahlâki bir terimidir.

Kur’an’ın indirildiği ay oluşu, diğer bir ifadeyle İslam davetinin başlangıcının yıl dönümü olması münasebetiyle Ramazan ayının Müslümanların hayatında çok önemli bir yeri vardır. Kur’an-ı Kerim’de bu mübarek aydan başka özellikle övgüyle ismi açıkça belirtilmiş bir başka ay yoktur.
Ramazan ayı rahmet ayıdır

.Müslümanların dini hayatı açısından önemli bir yoğunlaşmayı da beraberinde getirir. Bu yoğunluk içerisinde yapılan ibadetler, oruç, teravih ve taatler, zikir, infak vs. Allah’ın bol rahmetiyle ve sevabıyla karşılık görür. Çünkü Allah güzel ameller işleyenlerin ödüllerini asla zayi etmez. İbadetlerin asıl amacı, insanı Allah’a karşı tam bir teslimiyet içinde iyi insan ve iyi Müslüman yapmaktır. 
Ramazan mağfiret, rahmet ve bağışlanma ayıdır. Bunun için herhangi bir sebeple günahlara dalmış olanlar için iyi bir dönüş yapma ,tövbe etme ve arınma mevsimidir. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi için Peygamber Efendimizin pek çok teşviki bulunmaktadır. Bu nedenle her şeyden önce içten bir tövbe ile kötülüklerden ve günahlardan uzaklaşma iradesini ortaya koymak gerekiyor. Bir taraftan sevap kazanıp hayırlı işlere koşarken öbür taraftan masiyetler terk edilmezse bu durum, altı delik bir kaba yukardan doldurulan maddenin alttan dökülüp gitmesine benzer. 


Mübarek Ramazan’ı yarıladık bile... Daha nice ramazanlara erebilmek dileğiyle; ibadetlerin ihlaslı, tartıların doğru, sevapların çoğaldığı, kötülüklerin azaldığı, yardımlaşmanın çoğaltıldığı; fakir fukaranın oy için doyurulmadığı, gösterişten uzak; yardımların verilenin onurunu kırmayacak biçimde yapılmasını; sevgi, hoşgörü, saygı dolu bir Ramazan ayı geçirmemizi diliyor; nice ramazanlara diyorum. İbadetlerimizin makbul, Allah katında kabul olunan ibadetlerden olmasını niyaz ediyorum. Ülkemize, bütün Müslüman ülkelere ve tüm insanlık âlemine hayırlar getirmesi dileğiyle…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Merak</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/merak</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/merak</guid>
<description><![CDATA[ Kimilerinde fazladır,
Kimilerinde yok denecek kadar az…
Şöyle tanımlıyor TDK merakı:
‘’Bir şeyi anlamak, öğrenmek, görmek için duyulan, içten gelen istek.
Bir şeyi yapmak, bir şeyle uğraşmak, bir şeyi edinmek isteği.’’
İyi yönleri de var merakın kötü yönleri de…
Kıvamında tutarsan iyi,
Ayarı kaçırırsan kötü…
Örneğin ana cadde üzerinde kafa kafaya gelip, hurdaya dönmüş araçların ağlamaklı sürücülerinin yanına yaklaşıp da ‘’Ne olmuş burada abi’’ diye sorarsan merakın kıvamını kaçırmış olursun…
Hem de çok…
Hele sinirli birine çattıysan…
Merakın yüzünden hastanelik olman işten bile değildir.
İlgisizlik de benzer sonuçları doğurur bazen.
Televizyondaki derbi maçına kilitlenmiş, alış-verişe giden hanımın sana emanet ettiği afacanla ilgilenmeyi ihmal etmişsen, ‘’içeride ne haltlar karıştırıyor acaba’’  sorusunu aklına getirmemişsen örneğin, yangın dahil olası felaketlerin suçunu başkalarında arama sakın.
Ölçüyü kaçırmamak gerek…
Merak konusunda da:
Aynanın karşısına geçip de gözlerini kapatan Temel’e ne yaptığını sormuşlar;
‘’Hiiççç’’ demiş temel, uyurken nasıl göründüğümü merak ediyorum da…
Dedik ya her şeyin bir ölçüsü olmalı.
Öyle değil mi?
Tabii merakın da…
  ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Merak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Kimilerinde fazladır,
Kimilerinde yok denecek kadar az…
Şöyle tanımlıyor TDK merakı:
‘’Bir şeyi anlamak, öğrenmek, görmek için duyulan, içten gelen istek.
Bir şeyi yapmak, bir şeyle uğraşmak, bir şeyi edinmek isteği.’’
İyi yönleri de var merakın kötü yönleri de…
Kıvamında tutarsan iyi,
Ayarı kaçırırsan kötü…
Örneğin ana cadde üzerinde kafa kafaya gelip, hurdaya dönmüş araçların ağlamaklı sürücülerinin yanına yaklaşıp da ‘’Ne olmuş burada abi’’ diye sorarsan merakın kıvamını kaçırmış olursun…
Hem de çok…
Hele sinirli birine çattıysan…
Merakın yüzünden hastanelik olman işten bile değildir.
İlgisizlik de benzer sonuçları doğurur bazen.
Televizyondaki derbi maçına kilitlenmiş, alış-verişe giden hanımın sana emanet ettiği afacanla ilgilenmeyi ihmal etmişsen, ‘’içeride ne haltlar karıştırıyor acaba’’  sorusunu aklına getirmemişsen örneğin, yangın dahil olası felaketlerin suçunu başkalarında arama sakın.
Ölçüyü kaçırmamak gerek…
Merak konusunda da:
Aynanın karşısına geçip de gözlerini kapatan Temel’e ne yaptığını sormuşlar;
‘’Hiiççç’’ demiş temel, uyurken nasıl göründüğümü merak ediyorum da…
Dedik ya her şeyin bir ölçüsü olmalı.
Öyle değil mi?
Tabii merakın da…
 ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;ın Türk turistlere yönelik ekspres vize uygulaması bu yıl da devam edecek</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistanin-turk-turistlere-yoenelik-ekspres-vize-uygulamasi-bu-yil-da-devam-edecek</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/yunanistanin-turk-turistlere-yoenelik-ekspres-vize-uygulamasi-bu-yil-da-devam-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Türk turistlere yönelik ekspres vize uygulamasının bu yıl da devam edeceği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/y-u-n-a-n-i-s-t-a-n-i-n-t-u-r-k-t-u-r-i-s-t-l-e-r-e-y-o-n-e-l-i-k-e-k-622342-184302.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanın, Türk, turistlere, yönelik, ekspres, vize, uygulaması, yıl, devam, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, Yunanistan'ın Ege'deki bazı adalarda Türkiye'den gelen ziyaretçilere kolaylık sağlayan ekspres vize uygulamasını bu yıl da sürdürmesini onayladığı belirtildi. Yunan basınındaki haberlere göre, AB Komisyonu, Yunanistan'ın Ege'deki 12 adaya Türkiye'den gelecek ziyaretçilere yönelik ekspres vize uygulamasına bu yıl da devam etmesini onayladı.

Böylece Türk ziyaretçiler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da İstanköy, Midilli, Rodos, Sisam, Sakız, İleryoz, Limni, Kelemez, Meis ve Sömbeki adalarında ekspres vize uygulamasından faydalanabilecek. Bu yıl 10 adaya ek olarak, Semadirek ve Batnoz Adalarında da ekspres vize uygulamasına başlanacak.

İlgili limanlarda verilecek olan ekspres vize, 7 gün süreye sahip olacak ve sadece başvuruda belirtilen ada için geçerli olacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kira beyannamesine örnekler</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/kira-beyannamesine-oernekler</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/kira-beyannamesine-oernekler</guid>
<description><![CDATA[ Mart ayının son 10 gününe girdik. Gelir vergisi beyan döneminde artık sayılı günler kaldı. Mart ayının son günleri Ramazan Bayramı’na denk geliyor. Bu nedenle beyan dönemi 2 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Bu yazımızda kira beyanı ile ilgili örnekler vermeye çalışacağım.

Hazır beyan sisteminden adınıza yapılan kira geliri gibi ödemeleri sorgulayabilirsiniz. Dijital vergi dairesinden ise ödeyeceğiniz gelir vergisini hesaplatabilirsiniz. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın gib.gov.tr adresinden Dijital Vergi Dairesi’ne girerek, “Hesaplamalar” bölümünden “Gelir Vergisi Hesaplama” üzerinden hesaplama yapabilirsiniz.

Biraz da örneklerle beyanın nasıl yapılacağını anlatalım. Ahmet bey 2024 yılında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş 215 bin liralık iş yeri kira geliri, 978 bin liralık mevduat faizi geliri ve konut olarak kiraya verdiği dairesinden 31 bin 200 liralık kira geliri elde etmiş olsun. Mevduat faizinden elde edilen 978 bin liralık faiz gelirinden stopaj kesildiği için beyan edilmesine gerek yok. Konuttan elde edilen 31 bin 200 lira ise zaten 2024 yılı istisna sınır olan 33 bin liranın altında kaldığı için Ahmet bey bu gelirleri için herhangi bir beyanname vermeyecek.  

Ayşe hanım, 2024 yılında konut kredisi kullanarak 3 milyon 200 bin liraya aldığı dairesini aylık 25 bin liraya kiraya vermiş olsun. Yıllık kazancı 300 bin liraya denk geliyor. Bu konutla ilgili 34 bin 800 liralık asansör ve sigorta gideri, konut kredisi için bankaya da 64 bin 200 liralık faiz ödemesi yaptığını varsayalım.

Ayşe hanım, kiraya verdiği daire için 2024 yılında ödediği asansör, sigorta ve faiz gideri ile birlikte iktisap bedelinin yüzde 5’ini indirim konusu yapabilecek. Evi 3 milyon 200 bin liraya aldığı için indirim tutarı 160 bin liraya denk geliyor. Asansör ve sigorta gideri 34 bin 800 ve faiz gideri de 64 bin 200 liraydı. Toplam gider böylece 259 bin liraya çıkıyor. Önce toplam elde edilen gelir 300 bin liradan 2024 yılı için belirlenen 33 bin liralık istisna tutarı düşülüyor. Ardından bir formülle indirebilecek gider hesaplanıyor. Gerçek gider 230 bin 510 lira. Vergiden istisna tutar olan 267 bin liradan 230 bin 510 liralık gider düşülüyor. Vergiye tabi matrah 36 bin 490 lira olarak ortaya çıkıyor. Bu da gelir vergisinin ilk dilimine girdiği için yüzde 15 üzerinden ödenecek vergi hesaplanıyor. 5 bin 473,5 lira. Ancak beyanda bulunurken 672,40 liralık damga vergisi de ödenmek zorunda.   ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Kira, beyannamesine, örnekler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mart ayının son 10 gününe girdik. Gelir vergisi beyan döneminde artık sayılı günler kaldı. Mart ayının son günleri Ramazan Bayramı’na denk geliyor. Bu nedenle beyan dönemi 2 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Bu yazımızda kira beyanı ile ilgili örnekler vermeye çalışacağım.

Hazır beyan sisteminden adınıza yapılan kira geliri gibi ödemeleri sorgulayabilirsiniz. Dijital vergi dairesinden ise ödeyeceğiniz gelir vergisini hesaplatabilirsiniz. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın gib.gov.tr adresinden Dijital Vergi Dairesi’ne girerek, “Hesaplamalar” bölümünden “Gelir Vergisi Hesaplama” üzerinden hesaplama yapabilirsiniz.

Biraz da örneklerle beyanın nasıl yapılacağını anlatalım. Ahmet bey 2024 yılında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş 215 bin liralık iş yeri kira geliri, 978 bin liralık mevduat faizi geliri ve konut olarak kiraya verdiği dairesinden 31 bin 200 liralık kira geliri elde etmiş olsun. Mevduat faizinden elde edilen 978 bin liralık faiz gelirinden stopaj kesildiği için beyan edilmesine gerek yok. Konuttan elde edilen 31 bin 200 lira ise zaten 2024 yılı istisna sınır olan 33 bin liranın altında kaldığı için Ahmet bey bu gelirleri için herhangi bir beyanname vermeyecek.  

Ayşe hanım, 2024 yılında konut kredisi kullanarak 3 milyon 200 bin liraya aldığı dairesini aylık 25 bin liraya kiraya vermiş olsun. Yıllık kazancı 300 bin liraya denk geliyor. Bu konutla ilgili 34 bin 800 liralık asansör ve sigorta gideri, konut kredisi için bankaya da 64 bin 200 liralık faiz ödemesi yaptığını varsayalım.

Ayşe hanım, kiraya verdiği daire için 2024 yılında ödediği asansör, sigorta ve faiz gideri ile birlikte iktisap bedelinin yüzde 5’ini indirim konusu yapabilecek. Evi 3 milyon 200 bin liraya aldığı için indirim tutarı 160 bin liraya denk geliyor. Asansör ve sigorta gideri 34 bin 800 ve faiz gideri de 64 bin 200 liraydı. Toplam gider böylece 259 bin liraya çıkıyor. Önce toplam elde edilen gelir 300 bin liradan 2024 yılı için belirlenen 33 bin liralık istisna tutarı düşülüyor. Ardından bir formülle indirebilecek gider hesaplanıyor. Gerçek gider 230 bin 510 lira. Vergiden istisna tutar olan 267 bin liradan 230 bin 510 liralık gider düşülüyor. Vergiye tabi matrah 36 bin 490 lira olarak ortaya çıkıyor. Bu da gelir vergisinin ilk dilimine girdiği için yüzde 15 üzerinden ödenecek vergi hesaplanıyor. 5 bin 473,5 lira. Ancak beyanda bulunurken 672,40 liralık damga vergisi de ödenmek zorunda.  ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, 6. nesil savaş uçağı F&amp;47&amp;apos;ye geçeceklerini açıkladı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/trump-6-nesil-savas-ucagi-f-47ye-gececeklerini-acikladi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/trump-6-nesil-savas-ucagi-f-47ye-gececeklerini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, F-35&#039;le ilgili tartışmalar sürerken, dünyanın ilk 6. nesil savaş uçağı olarak F-47’nin üretimine başlayacaklarını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2025/03/thumbs-b-c-e802aca3539e8500b58cb945bd17c56f.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 02:13:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Trump, nesil, savaş, uçağı, F-47ye, geçeceklerini, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği törende, ülkesinin 6. nesil savaş uçaklarına geçiş planını duyurdu. Trump, "Talimatımla Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri dünyanın ilk 6. nesil savaş uçağına geçecek ve bu uçak F-47 olarak bilinecek, generaller bu ismi seçti." dedi.

Uçağı Boeing firmasının üreteceğini söyleyen Trump, "F-47 şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş, en yetenekli ve en ölümcül uçak olacak. Uçağın deneysel bir versiyonu neredeyse 5 yıldır gizlice uçuyor. Bu uçaklardan oluşan yeni bir filo inşa edilecek ve önümüzdeki birkaç yıl içinde benim yönetimim sırasında havada olacak." diye konuştu.

F-47'nin birçok yeni teknolojiyle uçacağını belirten Trump, "Bu uçak dronlarla uçuyor, çok sayıda dronla uçuyor. Bu yeni bir teknoloji, istediğimiz kadar dron ile uçuyor." ifadelerini kullandı.

"ÇİN İLE POTANSİYEL BİR SAVAŞA GİRMEK İSTEMİYORUZ"

Trump, törende dış politika gündemine ilişkin değerlendirmeler yaparken ABD-Çin rekabeti ve Rusya-Ukrayna ateşkes sürecine ilişkin görüşlerini de paylaştı. Trump, New York Times (NYT) gazetesinde yer alan ve kendisinin kıdemli danışmanı Elon Musk'a "Çin ile potansiyel savaş planlarının" gösterildiği yönündeki habere yanıt verdi.

Trump, "Çin ile potansiyel bir savaşa girmek istemiyoruz, ancak size şunu söyleyebilirim ki eğer girersek, bununla başa çıkmak için çok iyi bir donanıma sahibiz. Ancak bunu kimseye göstermek istemiyoruz. Bize bu kadar çok yardım eden bir iş adamına bu planları kesinlikle göstermezsiniz." ifadesini kullandı.

Musk'ın Pentagon'a yaptığı ziyarette Hükümet Verimliliği Departmanı'nın (DOGE) Savunma Bakanlığının küçültülmesine ilişkin bazı konularda görüşmeler yaptığını söyleyen Trump, NYT'nin haberindeki Çin ile ilgili bölümlerin "uydurma" ve "yalan haber" olduğunu savundu.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de konuşacağını dile getiren ABD Başkanı Trump, Çin'e uygulayacakları gümrük vergileri konusunda görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

"YAKINDA TAM BİR ATEŞKES OLACAK"

Trump, Rusya-Ukrayna ateşkes sürecine ilişkin de çok ümitli olduğunu ve hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile çok iyi bir ilişkisinin olduğunu belirtti.

ABD Başkanı, "İnanıyorum ki yakın zamanda birçok alanda ateşkes anlaşması yapacağız. Şimdiye kadar her şey çok iyi gitti. Yakında tam bir ateşkes olacak ve ardından da bir anlaşma imzalayacağız. Müzakere edilen anlaşmalar, toprakların paylaşımı ile ilgili konuları da kapsayacak." dedi.

ABD OLMADAN NATO'NUN ÖNEMİ YOK

Diğer yandan Trump, kendisi başkan olana kadar NATO'nun iyi durumda olmadığını savunarak, kendi döneminde üye ülkelerin ödemelerinin arttığını ve bunun ittifak için iyi olduğunu söyledi.

Trump, "NATO şu anda sağlam ve güçlü durumda ama bize adil davranmak zorundalar. Çünkü biz olmadan NATO'nun bir önemi yok." diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: &amp;quot;Terörsüz Türkiye için cesur bir adım attık&amp;quot;</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-teroersuz-turkiye-icin-cesur-bir-adim-attik</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/cumhurbaskani-erdogan-teroersuz-turkiye-icin-cesur-bir-adim-attik</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti&#039;de Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve MKYK üyeleriyle düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/cumhurbaskani-erdogan-20.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan:, Terörsüz, Türkiye, için, cesur, bir, adım, attık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve MKYK üyeleriyle düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini korumaya yönelik atılan adımlara dikkat çekerken, özellikle terörle mücadeleye vurgu yaptı.

"MANEVİ ATMOSFERE GÖLGE DÜŞÜRMEK İSTEYENLER VAR"

Ramazan ayının birlik, beraberlik ve manevi değerlerin güçlenmesi için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Erdoğan, bu kutlu dönemin huzurunu bozmak isteyenlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. "Bugün de ramazanın manevi atmosferine gölge düşürmeye çalışanların farkındayız" ifadelerini kullanan Erdoğan, toplumun farklı yaşam tarzlarına hoşgörüyle yaklaştığını vurguladı.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN CESUR ADIMLAR ATIYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak eşgüdüm içinde yürüttüğümüz terörsüz Türkiye girişimimizle, ülkemizin 40 yılına, on binlerce canına ve yüzlerce milyar dolarlık kaynağına mal olan bir musibetin çözümü için cesur bir adım attık" dedi. Ayrıca, mezhepçilik fitnesinin Türkiye'ye sirayet etmemesi için büyük bir mücadele verdiklerini de sözlerine ekledi.

"TÜM DÜNYADA GÖNÜLLERE GİRİYORUZ"

Türkiye’nin adalet, merhamet ve vicdan esaslı politikalarıyla sadece kendi bölgesinde değil, dünya çapında etkili bir konuma geldiğini belirten Erdoğan, "Bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada gönüllere giriyoruz" dedi.

"EKONOMİK SIKINTILARI KALICI ÇÖZÜMLERLE AŞACAĞIZ"

Ekonomide yaşanan zorluklara karşı kararlı bir şekilde mücadele ettiklerini vurgulayan Erdoğan, 2024 yılı boyunca disiplinli bir program uygulanacağını ve özellikle sabit ve dar gelirli vatandaşların refah kaybını telafi edecek adımların atılacağını ifade etti.

Ana muhalefet partisini eleştiren Cumhurbaşkanı, "Ana muhalefet cenahında yaşanan boş tartışmaların bizi ülkemizin asıl sorunlarına odaklanmaktan uzaklaştırmasına asla izin vermiyoruz" dedi. Muhalefetin iç çekişmelerle zaman kaybettiğini belirterek, yolsuzluk iddiaları ve belediyelerdeki skandallara dikkat çekti. "Öyle ki bilhassa belediyelerde yamyamlık boyutuna varan yolsuzluklar, ana muhalefet içindeki vicdan sahibi partililerin bile sabır taşını çatlatmaya başladı" ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sütçüler iftarına yaklaşık 2 bin kişi katıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/sutculer-iftarina-yaklasik-2-bin-kisi-katildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/sutculer-iftarina-yaklasik-2-bin-kisi-katildi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;nın Sütçüler ilçesinde geleneksel hale gelen Sütçüler Belediyesi İftar Programı, bu yıl da büyük bir katılımla düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-413.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Sütçüler, iftarına, yaklaşık, bin, kişi, katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ISPARTA-BHA

Isparta'nın Sütçüler ilçesinde geleneksel hale gelen Sütçüler Belediyesi İftar Programı, bu yıl da büyük bir katılımla düzenlendi.  Isparta'nın Sütçüler ilçesinde geleneksel hale gelen Sütçüler Belediyesi İftar Programı, bu yıl da büyük bir katılımla düzenlendi. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı organizasyonda, ramazan ayının bereketi ve dayanışma ruhu en güzel şekilde hissedildi.

Sütçüler Belediye Başkanı İsmail Yurdabak, programda yaptığı konuşmasında Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularını pekç önemli kıldığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Her yıl olduğu gibi bu yıl da hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Birlik ve beraberliğimizi pekıştiren bu özel akşamda, bizleri yalnız bırakmayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederim."

Programa ilçenin önde gelen isimleri, esnaflar ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Misafirlere geleneksel iftar menüsü ikram edilirken, gece dualarla son buldu. Sütçüler halkının büyük ilgi gösterdiği program, Ramazan ayının manevi atmosferini yansıtan güzel bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Son iki ayda10 İlimiz 1 Milyar Doların Üzerinde İhracat gerçekleşti</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/son-iki-ayda10-ilimiz-1-milyar-dolarin-uzerinde-ihracat-gerceklesti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/son-iki-ayda10-ilimiz-1-milyar-dolarin-uzerinde-ihracat-gerceklesti</guid>
<description><![CDATA[ 2025 Yılı Ocak-Şubat Döneminde 10 İlimiz 1 Milyar Doların Üzerinde İhracat Yaparken 34 İlimizde İhracatımız Artmıştır ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/ihracat-fotosu-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Son, iki, ayda10, İlimiz, Milyar, Doların, Üzerinde, İhracat, gerçekleşti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara-BHA

Ticaret Bakanı Ömer BOLAT , Ticaret Bakanlığı olarak yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat perspektifinde pazar ve ürün çeşitlendirmesine dönük politika ve stratejilerimiz ile ihracatı artırmak üzere çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Diğer taraftan ihracatın ülkemiz sathına güçlü bir şekilde yayılmasını amaçlamaktayız. Yerelde sağlanan üretim ve istihdam artışı neticesinde daha müreffeh bir Türkiye hedeflemekteyiz.


 
  
   
   2025 Yılı Şubat Ayında Faaliyet İlleri Bazında İhracatta;
    
  
 


 * İstanbul 4 milyar 340 milyon dolarla birinci sırada, 


 Kocaeli 2 milyar 667 milyon dolarla ikinci sırada, 
 İzmir 1 milyar 875 milyon dolarla üçüncü sırada 
  Bursa 1 milyar 447 milyon dolarla dördüncü sırada,
 Tekirdağ 1 milyar 32 milyon dolarla beşinci sırada yer almaktadır.



 
  
   
   2025 Yılı Şubat Ayında Geçen Yılın Aynı Ayına Göre Faaliyet İlleri Bazında İhracatta En Fazla Artış İncelendiğinde Sırasıyla;
   
  
 






 
  
   2025 Yılı Ocak-Şubat Döneminde 10 İlimiz 1 Milyar Doların Üzerinde İhracat Yaparken, 34 İlimizde İhracatımız Artmıştır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akansu Group&amp;apos;dan büyük iş birliği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/akansu-groupdan-buyuk-is-birligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/akansu-groupdan-buyuk-is-birligi</guid>
<description><![CDATA[ Akansu Group ve MYO iş birliğiyle öğrencilere staj ve kariyer fırsatı! Başarılı stajyerler, firmada çalışma imkanı bulacak. Gençler için büyük fırsat! ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/x-21.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Akansu, Groupdan, büyük, iş, birliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KAYSERİ-BHA

Akansu Group ve MYO iş birliğiyle öğrencilere staj ve kariyer fırsatı! Başarılı stajyerler, firmada çalışma imkanı bulacak. Gençler için büyük fırsat!

Üniversite-sanayi iş birliği güçleniyor, öğrenciler için yeni kapılar açılıyor ! Kayseri Üniversitesi OSB Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Onur Özsolak, öğrencilerin kariyerine yön verecek önemli bir adım atarak, sektörün önde gelen firmalarından Akansu Group’u ziyaret etti!

Bu kritik buluşmada, Dr. Özsolak ve Akansu Group CEO'su Yılmaz Akansu, MYO öğrencilerine staj ve iş imkanları sağlamak için kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerin sonucunda, başarılı bir staj sürecinden geçen öğrencilerin Akansu Group bünyesinde kariyerlerine devam etme fırsatı yakalayacağı müjdelendi!

Bu iş birliği, gençlerin mesleki gelişimine büyük katkı sunarken, sektör tecrübesi kazanarak geleceğe emin adımlarla ilerlemelerine olanak tanıyacak.Üniversite ve sanayi el ele, gençler için daha parlak bir gelecek inşa ediyor!]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edirne’de yurt dışına kaçmaya çalışan 25 şüpheli yakalandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/edirnede-yurt-disina-kacmaya-calisan-25-supheli-yakalandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/edirnede-yurt-disina-kacmaya-calisan-25-supheli-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ Edirne’de yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 25 şüpheli yakalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/feto.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Edirne’de, yurt, dışına, kaçmaya, çalışan, şüpheli, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[EDİRNE-BHA

İçişleri Bakanı  Ali Yerlikaya, Edirne’de son bir hafta içinde yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan 25 şüphelinin sınır bölgesinde güvenlik güçleri tarafından yakalandığını açıkladı.

Edirne'de son 1 hafta içinde Yasa Dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan;


 14'ü FETÖ Terör Örgütü üyesi,
 3'ü PKK/KCK Terör Örgütü üyesi ve 
 8'i Asayiş suçlarından (Kasten öldürme, hırsızlık ve uyuşturucu madde ticareti) aranan toplam 25 şüpheli, SINIR BÖLGESİNDE  yakalandı.


Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda; Edirne İl Jandarma Komutanlığı ve Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu son 1 haftadır düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin,


 13'ü TUTUKLANDI. 
 8'i hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.


Sınırlarımızda alınan ve alınmaya devam eden fiziki güvenlik tedbirleri; terör faaliyetlerinin önüne geçilmesi (FETÖ ve PKK/KCK), düzensiz göç hareketleri ile göçmen kaçakçılığı da dahil her türlü kaçakçılıkla mücadele edilmesi, ülkemizde suç işleyerek yurtdışına yasa dışı yollarla kaçmaya çalışan şüphelilerin yakalanması için elzemdir.

Yürütülen kararlı ve etkin çalışmalar sonucunda sadece Edirne-Kırklareli sınır hattında ve sınır kapılarında 1 Ocak-6 Mart 2025 tarihleri arasında 887 göçmen kaçakçısı organizatörü, 652 terör örgütü mensubu (FETÖ, PKK/KCK) ve 765 adli suçlardan (kasten adam öldürme, uyuşturucu vb. hapis cezası almış olan) olmak üzere toplam 2 bin 304 şahıs yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalanmıştır.

Bakan Yerlikaya, Edirne Valimizi, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve Edirne İl Jandarma Komutanlığımız ile İl Emniyet Müdürlüğümüzü tebrik ediyorum.''ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya turizminde dört bayram sevinci</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-turizminde-doert-bayram-sevinci</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/antalya-turizminde-doert-bayram-sevinci</guid>
<description><![CDATA[ Antalya turizminde dört bayram sevinci ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-418.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, turizminde, dört, bayram, sevinci</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Türkiye'nin turizm başkenti olarak bilinen Antalya, 2024 yılında sezon açılışını büyük bir coşkuyla karşılamaya hazırlanıyor. Normalde 15 Nisan'da başlayan turizm sezonu, bu yıl üst üste gelen özel günler sayesinde erken başlayacak. Mart ayının son haftasından itibaren hareketlenmeye başlayacak olan şehir, dört büyük bayramın getirdiği turist akınıyla rekor kırmayı hedefliyor.

Sezon Nevruz ile başlıyor

Antalya'da turizm sezonunun erken başlamasının ilk sebebi, 21 Mart’ta kutlanacak olan Nevruz Bayramı. Orta Asya, İran ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde büyük önem taşıyan Nevruz, bu bölgelerden gelecek turistlerin Antalya’yı tercih etmesiyle sezona hareketlilik katacak. Baharın gelişini simgeleyen bu özel gün, otellerin doluluk oranlarını artıracak ve esnafın yüzünü güldürecek.

Ramazan Bayramı ve ara tatil etkisi

Nevruz’un hemen ardından, 30 Mart’ta başlayacak olan Ramazan Bayramı, Antalya’nın iç turizmde büyük bir ivme kazanmasını sağlayacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelen tatilciler, bayram tatilini deniz ve güneşin keyfini çıkararak geçirmek için Antalya’ya akın edecek. Aynı dönemde okulların ara tatili de başlamış olacak ve bu durum aileleri Antalya’ya yönlendirecek. Bu sayede hem otellerde hem de turistik mekanlarda büyük bir hareketlilik yaşanacak.

Paskalya Bayramı ile Avrupa'dan turist akını

Nisan ayı boyunca sürecek olan Paskalya kutlamaları, özellikle Avrupa’dan gelen turistler için Antalya’yı cazip bir destinasyon haline getirecek. Almanya, İngiltere, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen turistler, Paskalya tatilini sıcak bir iklimde geçirmek için Antalya'yı tercih edecek. Bu da özellikle beş yıldızlı otellerin ve tatil köylerinin yoğun bir sezon geçirmesini sağlayacak.

Rus turistlerin Zafer Bayramı kutlamaları

Mayıs ayının ilk haftasında kutlanan Rusların Zafer Bayramı, Antalya turizmi için önemli bir diğer dönemi temsil ediyor. 9 Mayıs’ta kutlanan bu bayram, Rus turistlerin yoğun bir şekilde Antalya’ya akın etmesine neden olacak. Rus turistler için Antalya, hem ekonomik hem de kültürel olarak popüler bir tatil noktası olmaya devam ediyor. Bu dönemde otellerde Rus misafirler için özel etkinlikler ve kutlamalar düzenlenecek.

Turizmde rekor beklentisi

Bu dört büyük bayramın etkisiyle Antalya’nın turizm sektörü, 2024 yılında yeni bir rekor kırmayı hedefliyor. Otellerin doluluk oranlarının %90’ın üzerine çıkması beklenirken, yerel esnaf da bu hareketlilikten olumlu yönde etkilenecek. Ayrıca, bu dönemde havalimanında da büyük bir yoğunluk yaşanması öngörülüyor.

Antalya, her yıl olduğu gibi 2024’te de hem yerli hem de yabancı turistlerin gözde tatil noktalarından biri olmaya devam edecek. Dört bayramın sağladığı bu büyük fırsat, turizm sektörüne hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyük katkılar sunacak. Tüm bu gelişmeler, Antalya’nın turizmdeki lider konumunu bir kez daha pekiştirecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Serik’te sağlık merkezinden klima hırsızlığı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/serikte-saglik-merkezinden-klima-hirsizligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/serikte-saglik-merkezinden-klima-hirsizligi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya’nın Serik ilçesinde aile sağlığı merkezinde bulunan klimanın dış ünite motoru çalındı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-417.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Serik’te, sağlık, merkezinden, klima, hırsızlığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Antalya-BHA

Antalya Serik Kökez mahallesinde bulunan 4 nolu Dr. Nadir Tunay Aile Sağlığı Merkezine ait 2 katlı binanın giriş katında bulunan klima dış ünite motorundan bir tanesi kimliği belirsiz kişi yada kişilerce çalındı.

Çalışanların durumu fark etmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.

Olay yerinde güvenlik kamera kayıtlarını inceleyen ve parmak izi alan polis, zanlının yakalanması için çalışma başlattı.

Sağlık Merkezi çalışanları sabah geldiklerinde klima çalışmayınca dışarıya baktıklarını ve klimanın motorunun çalındığını gördüklerini aktardılar.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dezenformasyonla mücadelede Konya&amp;apos;da 11 kurumla iş birliği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dezenformasyonla-mucadelede-konyada-11-kurumla-is-birligi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dezenformasyonla-mucadelede-konyada-11-kurumla-is-birligi</guid>
<description><![CDATA[ İletişim Başkanlığı, dezenformasyonla topyekün mücadele kapsamında kurumlararası iş birliğinin sağlanması amacıyla Konya’da, 11 kurumla “Dezenformasyonla Mücadele Kurumlararası İş Birliği Protokolü” imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-415.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dezenformasyonla, mücadelede, Konyada, kurumla, iş, birliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[KONYA-BHA

İletişim Başkanlığı, dezenformasyonla topyekün mücadele kapsamında kurumlararası iş birliğinin sağlanması amacıyla Konya’da, 11 kurumla “Dezenformasyonla Mücadele Kurumlararası İş Birliği Protokolü” imzaladı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi koordinasyonunda, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Üniversite Rektörlükleri, İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürlüğü, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülecek proje kapsamında gönüllü eğitmenler yetiştirilecek.

İmzalanan protokolle dezenformasyona karşı daha az dirençli olan ve sosyal medyada yanlış ve yanıltıcı bilgilere maruz kalan gençleri, farklı öğrenme yöntemlerini bir arada kullanarak bilgilendirmek, dezenformasyonun tespiti, teyit mekanizmalarının kullanılması ve medya okuryazarlığına dair farkındalık oluşturması amaçlandı. Bu kapsamda paydaş kurumlar tarafından tespit edilecek gönüllü eğitmenler, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi liderliğinde eğitmen eğitimine tabi tutulacak ve kendilerine sertifika verilecek.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürlüğü ve eğitmen eğitimi almış gönüllü eğitmenler tarafından gerçekleştirilecek proje, eğitim, seminer ve benzeri sosyal etkinliklerle toplumda dezenformasyon direnci oluşturulması hedefleniyor.

PROTOKOL İMZA TÖRENİNDE 11 KURUM YER ALDI

Konya Valisi İbrahim Akın başkanlığında gerçekleştirilen protokol imza törenine, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, KTO-Karatay Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Fevzi Rifat Ortaç, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektör Vekili Prof.Dr. Hidayet Oğuz, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Turan, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Oğuz Tunç, Anadolu Ajansı Konya Bölge Müdürü Rıfat Yerlikaya, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, Konya İl Millî Eğitim Müdürü Murat Yiğit ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Uzmanı Ümmühan Yücel katıldı.

Paydaş kurumlara, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezince hazırlanan ve içeriğinde 2024 yılında yapılan doğrulamaların yer aldığı 2 ciltlik "Dezenformasyon Bülteni 2024 Almanak" adlı eserler takdim edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meteoroloji&amp;apos;den Batı Akdeniz çiftçilerine zirai don uyarısı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/meteorolojiden-bati-akdeniz-ciftcilerine-zirai-don-uyarisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/meteorolojiden-bati-akdeniz-ciftcilerine-zirai-don-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Batı Akdeniz illerinden Burdur ve Isparta&#039;da tarımsal faaliyetlerle uğraşan çiftçileri önemli bir hava olayı konusunda uyardı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-414.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Meteorolojiden, Batı, Akdeniz, çiftçilerine, zirai, don, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[BURDUR-BHA

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Batı Akdeniz illerinden Burdur ve Isparta'da tarımsal faaliyetlerle uğraşan çiftçileri önemli bir hava olayı konusunda uyardı. Yapılan açıklamaya göre, 19 Mart 2025 Çarşamba gecesinden itibaren bölgede zirai don hadisesinin etkili olması bekleniyor.

Orta Kuvvette ve Yer Yer Kuvvetli Don Bekleniyor

Meteoroloji yetkilileri, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri gece ve sabah saatlerinde orta kuvvette, yer yer ise kuvvetli zirai don olaylarının yaşanabileceğini belirtti. Bu durum, özellikle tarımsal üretim yapan çiftçiler açısından büyük bir risk oluşturuyor.

Çiftçiler İçin Alınması Gereken Önlemler

Uzmanlar, çiftçilerin zirai don nedeniyle ürünlerinde oluşabilecek zararları en aza indirmek adına gerekli tedbirleri almaları gerektiğini vurguluyor. İşte çiftçilerin alabileceği bazı önlemler:


 
 Sulama Yapmak: Don olayları öncesinde tarlaların sulanması, toprak yüzeyinde sıcaklığın korunmasına yardımcı olabilir.
 
 
 Bitkileri Örtüyle Korumak: Naylon örtüler, saman veya özel don koruma malzemeleri kullanılarak bitkiler soğuktan korunabilir.
 
 
 Dumanlama ve Isıtma: Bahçelerde soba yakarak veya dumanlama yöntemiyle sıcaklık arttırılabilir.
 
 
 Erken Hasat: Özellikle don riski taşıyan ürünler, mümkünse don başlamadan önce toplanmalıdır.
 
 
 Meteorolojik Verileri Takip Etmek: Çiftçilerin Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan hava durumu tahminlerini dikkatle takip etmeleri büyük önem taşımaktadır.
 


Yetkililerden Çiftçilere Uyarı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü yetkilileri, zirai don olayına karşı çiftçilerin tedbirli olmaları gerektiğini belirterek, il ve ilçe bazında yayınlanacak sıcaklık tahminlerine dikkat edilmesini önerdi. Tarım sektöründe faaliyet gösterenlerin, ürünlerinde meydana gelebilecek zararları önlemek için belirtilen önlemleri alması büyük önem taşıyor.

Burdur ve Isparta'da tarım yapan çiftçiler, hava koşullarını dikkatle takip ederek zirai don tehdidine karşı gerekli önlemleri almalıdır. Aksi takdirde, tarımsal üretimde ciddi kayıplar yaşanabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak ile enerji diplomasisi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/irak-ile-enerji-diplomasisi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/irak-ile-enerji-diplomasisi</guid>
<description><![CDATA[ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak’ta petrolden doğal gaza elektrikten Kalkınma Yolu Projesi’ne kadar birçok farklı başlıkta görüşmeler gerçekleştirdi. Başkent Bağdat’ta Irak Başbakanı Muhammed Sudani ile bir araya gelen Bakan Bayraktar, daha sonra Erbil’e geçerek Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani ile gündemdeki konuları ela aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/8.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Irak, ile, enerji, diplomasisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Bakan Bayraktar’ın yoğun bir görüşme trafiğine sahne olan temasları, Bağdat’ta başladı. İlk olarak Irak Başbakan Yardımcısı ve Petrol Bakanı Hayan Abdülgani ile bir toplantı gerçekleştiren Bayraktar, görüşme sonrasında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: 



TİCARET HACMİ HEDEFİ: Görüşmemizde ülkelerimiz arasındaki mevcut projelerin yanı sıra liderlerimizin ortaya koyduğu ticaret hacmi hedefine ulaşabilmek için petrol ve doğal gaz sektörlerinde üretim, iletim ve ticaret alanlarındaki yüksek potansiyeli hayata geçirmek üzere iş birliği fırsatlarını değerlendirdik.

Irak’a elektrik ihracatı

Bayraktar daha sonra Irak Başbakanı Muhammed Sudani ile görüşürken toplantıya ilişkin “Görüşmemizde enerji alanındaki iş birliğimizi derinleştirme ve bölgesel enerji güvenliğine katkı sağlama noktasında yapılabilecekleri değerlendirdik. Irak’a mevcut elektrik ihracatımızın kısa süre içerisinde artırılması konusunu da ele aldık. Türkiye ve Irak arasındaki stratejik ortaklığı daha da güçlendirme noktasında mutabık kaldık.” değerlendirmesini yaptı.

Kalkınma yolu ve enerji

Bakan Bayraktar, bu görüşmenin ardından Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile bir araya geldi. Bayraktar, bölgesel gelişmeler ve bu gelişmelerin kısa ve orta vadede iki ülkeye ve enerji sektörüne yansımalarının değerlendirildiği görüşmeye yönelik “Kalkınma Yolu Projesi'nin bir enerji yolu olarak da değerlendirilmesinin ve bu çerçevede iş birliğimizin güçlendirilmesinin önemine dikkat çektik." ifadelerini kullandı.

Elektrikte iş birliği

Bakan Bayraktar’ın Bağdat’taki son durağı Irak Elektrik Bakanlığı oldu. Bakan Ziyad Ali Fazıl ile görüşen Bayraktar, sosyal medyadan “Başta iki ülke arasındaki enterkonneksiyon kapasitesinin artırılması ve yenilenebilir enerji yatırımları olmak üzere iş birliği fırsatlarını ele aldık. Buna paralel olarak elektrik ticaretimizin artarak sürmesine ilişkin imkanları değerlendirdik." paylaşımını yaptı.

Petrol ve elektrik ticareti

Daha sonra Bağdat’tan ayrılan Bayraktar, IKBY Başbakanı Mensur Barzani ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirirken toplantı sonrasında şunları kaydetti: Görüşmemizde petrol ve elektrik ticaretimizi geliştirmek için atılacak adımları ve bölgedeki hidrokarbon sahalarında kamu-özel şirketlerimizle iş birliğinin geliştirilmesi yönünde yapılabilecekleri ele aldık.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Bak&amp;apos;tan Dünya Şampiyonuna tebrik</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-baktan-dunya-sampiyonuna-tebrik</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/bakan-baktan-dunya-sampiyonuna-tebrik</guid>
<description><![CDATA[ Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Sırbistan’da düzenlenen Kadınlar Dünya Boks Şampiyonası&#039;nda final müsabakalarında altın madalya kazanan Busenaz Sürmeneli ile gümüş madalya elde eden Buse Naz Çakıroğlu, Hatice Akbaş ve Büşra Işıldar için tebrik mesajı yayımladı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/busenaz-surmeli.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Baktan, Dünya, Şampiyonuna, tebrik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Sırbistan’da düzenlenen Kadınlar Dünya Boks Şampiyonası'nda final müsabakalarında altın madalya kazanan Busenaz Sürmeneli ile gümüş madalya elde eden Buse Naz Çakıroğlu, Hatice Akbaş ve Büşra Işıldar’ı yayımladığı mesajla tebrik etti.

Bakan Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Sırbistan’ın Niş kentinde düzenlenen Kadınlar Dünya Boks Şampiyonası'nın final müsabakalarında mücadele eden milli boksörlerimiz bizleri gururlandırdı. Heyecanla takip ettiğimiz finallerde milli sporcularımızın ringdeki kazanma azmine hep birlikte şahit olduk. 66 kiloda altın madalya kazanan Busenaz Sürmeneli’ni kutluyorum. 52 kiloda gümüş madalya kazanan Buse Naz Çakıroğlu, 54 kiloda gümüş madalya elde eden Hatice Akbaş’ı ve 81 kiloda gümüş madalyanın sahibi olan Büşra Işıldar’ı tebrik ediyorum.  Kazanılan madalyalarda emeği geçen başta milli sporcularımız olmak üzere, antrenörlerimize, yöneticilerimize, kulüplerimize teşekkür ediyorum.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Ebeveyn Okulu&amp;quot; kurslarına yoğun ilgi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ebeveyn-okulu-kurslarina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ebeveyn-okulu-kurslarina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli&#039;nde ebeveyn rolünün önemine vurgu yapmak ve ailelerin eğitim süreçlerine daha fazla dâhil olmasını sağlamak amacıyla başlatılan &quot;Maarif Modeli Ebeveyn Okulu&quot; kurslarına yoğun ilgi gösterildi. 81 ilde açılan kurslardan 2025 yılı itibarıyla 25 binden fazla veli yararlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/17101430-e-b-e-v-e-y-n-l-e-r-e-y-o-n-e-l-y-k-a-c-i-l-a-n-m-a-a-r-y-f-m-o-d-e-l-y-o-k-u-l-l-a-r-i-y-o-y-u-n-y-l-g-y-g-o-r-u-y-o-r.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ebeveyn, Okulu, kurslarına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankara-BHA

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından, yeni müfredatla getirilen ve öğrenciyi akademik, zihinsel, sosyal, duygusal, duyuşsal, fiziksel ve ahlaki açıdan bir bütün olarak gören "bütüncül eğitim yaklaşımı" modeli kapsamında ebeveynlere de eğitim verilmeye başlandı.



Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yenilenen öğretim programlarında aileye düşen görev ve sorumlulukların önemine vurgu yapmak ve ebeveynlerin eğitim süreçlerine daha fazla dâhil olmasını sağlamak amacıyla "Aile Okulları" kapsamına "Maarif Modeli Ebeveyn Okulu" kurs programı da eklendi.



Aile Okulu kursları güncellendi 

MEB tarafından e-Yaygın sistemindeki "Maarif Modeli Ebeveyn Okulu Kurs Programı"na ek olarak "Aile Okulu 1" ve "Aile Okulu 2" kurs programları da güncellenerek velilere sunuldu. Kurslar, Türkiye genelinde 81 ilde ve sayısı binden fazla halk eğitimi merkezinde açılmaya başladı.



Bu kapsamdaki kurslara, 2025 yılı itibarıyla 81 ilde 1088 kurs programı ile 25 binden fazla veli katılım sağladı. 



Kursların içeriği

"Aile Okulu 1" kurs programı, 26 ders saati süresiyle küçük yaşta çocuğu olan aileler için, "Aile Okulu 2" kurs programı ise 22 ders saati süresiyle daha çok ergenlik çağında çocukları olan aileler için düzenlendi.



Velilere yönelik etkinlikler ve uygulamalar

Maarif Modeli Ebeveyn Okulu kurs programı; "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli", "Türk sosyal hayatında aile", "ailece nitelikli zaman", "ailede kültürel zenginlik", "çocuğun başarısında aile", "sosyal etkinliklere katılımın ve çevre bilincinin aile ve çocuk üzerindeki etkisi", "hane içi dijital eğitim" ile "akran ve arkadaşlık ilişkileri" olmak üzere sekiz konuyu kapsayan 32 saatlik bir program olarak hazırlandı.



Kurs programlarında her hafta belirlenen bir konu işlenirken, velilerden kursta gerçekleştirdikleri etkinlikleri hafta boyunca evde çocuklarıyla birlikte uygulamaları bekleniyor. 



Kurs başvuruları

Kurslara katılmak isteyen tüm öğrenci velileri, "e-yaygin.meb.gov.tr" üzerinden veya şahsen başvuru yapabiliyor.



Öte yandan kursların eğitimcileri, Maarif Modeli Öğretim Programı Eğitici Eğitimi'ni tamamlamış, temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden oluşuyor. 



Eğitimci olarak görev yapmak isteyen öğretmenler, HEMBA platformu üzerinden Aile Okulu Eğitici Eğitimi programına katılarak başvuru yapabiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MHP Beypazarı İlçe Başkanlığından kardeşlik iftar yemeği</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mhp-beypazari-ilce-baskanligindan-kardeslik-iftar-yemegi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mhp-beypazari-ilce-baskanligindan-kardeslik-iftar-yemegi</guid>
<description><![CDATA[ MHP Beypazarı İlçe başkanlığı &quot;Kardeşlik&quot; adı altında iftar yemeği verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/20250317-185503.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>MHP, Beypazarı, İlçe, Başkanlığından, kardeşlik, iftar, yemeği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[YAŞAR TONBAK /ANKARA-BHA

MHP Beypazarı İlçe başkanlığı "Kardeşlik" adı altında iftar yemeği verdi.

Ayvaşık Mahallesinde bulunan Kültür Merkezinde verilen iftar yemeğine, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, MHP MYKA Üyesi Özmen Alp, Giray Erdemir, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan, Kaymakam Vedat Yılmaz, AK Parti ilçe yönetimi, MHP ve AK Parti Gençlik Kolları Başkanları, Kadın Kolları Başkanları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, Muhtarlar Derneği Başkanı Kazım Uysal ile birlikte çok sayıda partili ve davetli katıldı.

Yemek Öncesi şehitler ve partinin kurucularından ahirete intikal edenlerin ruhlarına hitaben Mevlid-i Şerif okundu.

Yemek öncesi MHP İlçe başkanı Erdoğan Orhan, bir selamlama konuşmasında bulunurken, “Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yaşar Yıldırım buradayken bizim sözü uzatmamızın bir anlamı yok” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Allah’ın rahmeti keremi, Lütfü hepimizin ve hepinizin üzerine olsun. Rabbim tuttuğunuz oruçlarını kabul etsin. Sayın Genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin sizlere hepinize ayrı ayrı selamları var. Rabbim oruçlarını kabul buyursun ve Bayrama ulaştırsın. Buraya kadar zahmet edip, bizimle bu mübarek günde soframızı paylaşmamızdan dolayı hepinize çok çok teşekkür ediyorum. Bu muhteşem kalabalığı ,bu muhteşem organizasyonu yapan MHP ilçe başkanımız Erdoğan Orhan ve ekibine çok teşekkür ediyorum ve bizleri de sizlerle bir araya getirdi. Yemeğe katılan, teşkilatımız, Odalarımıza, sivil toplum kuruluşu temsilcilerimize ve muhtarlarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki yıllarda inşallah terörsüz bir Türkiye’ye kavuşmak üzere, dualarımızı yapıyoruz. Allah rahmeti selamı, bereketi üzerinize, üzerimize olsun hepinize hayırlı bayramlar diliyorum."]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evde Bakım Yardımı ödemesini hesaplara yatırıldı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/evde-bakim-yardimi-oedemesini-hesaplara-yatirildi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/evde-bakim-yardimi-oedemesini-hesaplara-yatirildi</guid>
<description><![CDATA[ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı  Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 5,4 milyar lira Evde Bakım Yardımı ödemesini hesaplara yatırdıklarını açıkladı ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/evde-bakim-ucretleri.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Evde, Bakım, Yardımı, ödemesini, hesaplara, yatırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Bakan Göktaş, bakanlık tarafından sunulan en önemli aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı’nın 2006 yılında engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını hatırlattı. Göktaş, “Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini muhafaza edecek şekilde bakımlarının evde yapılmasını önceliyoruz. Evde Bakım Yardımı ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Evde Bakım Yardımı ile bakıma ihtiyaç duyan tam bağımlı yakınlarının bakımını üstlenen vatandaşların desteklenerek aile bütünlüğünün korunduğunu vurgulayan Göktaş, aylık ortalama 543 bin vatandaşın Evde Bakım Yardımı’ndan yararlandığını ve hak sahibi başına aylık 10 bin 125 lira ödeme yapıldığını hatırlattı.

Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

“Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 5,4 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırdık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlık olarak engellilik alanındaki hak temelli sosyal yardımların şeffaf bir anlayışla sürdürülebilir olması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara spor camiası iftarda buluştu</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/ankara-spor-camiasi-iftarda-bulustu</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/ankara-spor-camiasi-iftarda-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun düzenlediği geleneksel iftar programına bu yıl da yoğun bir katılım oldu. Federasyon Başkanı Murat Kandazoğlu, birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/5beb4f36-f75b-4254-9224-6eaa71378f78.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Ankara, spor, camiası, iftarda, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Ankara Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (AASKF) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. AASKF Başkanı Murat Kandazoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, AASKF Başkan Vekili Hasan Kartal, AASKF yönetimi, Ankara amatör spor kulübü yöneticileri, teknik direktörler, Birlik Haber Ajansı (BHA) Genel Müdürü Muhammet Kaçar, Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Ankara Temsilcisi Orhan Kemal Erkılıç ile gazeteciler katıldı.

İftar programında, amatör spor kulüplerinin önemine vurgu yapılırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi. 
Federasyon Başkanı Murat Kandazoğlu, amatör sporun gelişimi için iş birliğinin önemine dikkat çekti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mardin Midyat&amp;apos;ta iftar programlarına yoğun ilgi</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-midyatta-iftar-programlarina-yogun-ilgi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/mardin-midyatta-iftar-programlarina-yogun-ilgi</guid>
<description><![CDATA[ Mardin Midyat&#039;ta iftar programlarına yoğun ilgi ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-421.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Mardin, Midyatta, iftar, programlarına, yoğun, ilgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Mardin-BHA

Mardin'de Midyat Belediyesi, Ramazan ayı boyunca düzenlediği geleneksel iftar programlarıyla binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor.

Midyat Belediyesi'nin geleneksel iftar programları yoğun ilgi görüyor. Belediye Başkanı Veysi Şahin'in de katılımıyla gerçekleşen programlarda  ilçe sakinleri aynı sofrada oruç açmanın maneviyatını yaşıyor.

Başkan Veysi Şahin programlarda, yemek dağıtımına bizzat destek verirken, iftar sonrasında ise vatandaşlarla sohbet ederek onların Ramazan ayını tebrik ediyor.

Vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şahin, "İftar vaktinin bereketini hemşehrilerimizle paylaşmaya devam ediyoruz. Rahmet ve merhamet kapılarının sonuna kadar açıldığı mübarek Ramazan ayında, geleneksel iftar soframızda bir aradayız. Birliğimizin ve huzurumuzun daim olmasını diliyorum. Bu sofralar, sadece yemek yediğimiz değil, aynı zamanda dayanışma ve kardeşlik duygularımızı da pekiştirdiğimiz özel buluşmalar. Ramazan ayının manevi iklimini hep birlikte yaşıyoruz. Tüm vatandaşlarımızın bu kıymetli günlerde dualarının ve oruçlarının kabul olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TBMM&amp;apos;de bu hafta</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/tbmmde-bu-hafta-22704</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/tbmmde-bu-hafta-22704</guid>
<description><![CDATA[ TBMM Genel Kurulu, emekli bayram ikramiyesinin 4 bin liraya yükseltilmesine yönelik düzenlemeyi de içeren kanun teklifini görüşecek. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/tbmmbuhafta-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>TBMMde, hafta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANKARA-BHA

Haftalık çalışmasına 18 Mart Salı günü başlayacak Genel Kurul, emekli bayram ikramiyesinin yükseltilmesi ile doğum yardımına ilişkin düzenlemeleri de içeren Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Bu teklife göre, emekli bayram ikramiyesi 4 bin liraya yükseltilecek.

Karayolları Taşıma Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, biletsiz yolcu taşıyanlar ile sözleşmesiz taşımacılık yapanlara 8 bin 500 liradan 85 bin liraya, yetki belgesi almadan acente ve taşıma işleri komisyonculuğu yapanlara 25 bin liradan 250 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Türk vatandaşlarına, 1 Ocak 2025 ve sonrasında canlı doğan çocukları için başvuru yapılması ve Türkiye'de ikamet ediyor olmaları koşuluyla tek seferlik veya çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar aylık olarak doğum yardımı yapılacak.

Doğum yardımı yapılacak çocuk sayısı, her bir çocuk için yapılacak yardım miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü personeline, Türkiye'deki sivil havalimanlarında gerçekleşen giden uçak trafiği sayısının memur aylık katsayısının yüzde 40'ı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar "DHMİ performans primi" olarak ödenecek. Bu kapsamda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) personeline de ödeme yapılacak.

Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Otel Yangınını Araştırma Komisyonu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile akademisyenleri dinleyecek.

Yapay Zeka Araştırma Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Garanti Bankası yetkilileri, Chicago Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit milletvekillerine bilgi verecek.

Dışişleri Komisyonu, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair 6 kanun teklifini görüşecek.

Salı ve çarşamba günleri Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>RTEÜ Geliştirme Vakfı Yönetimi Rize&amp;apos;de toplandı</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/rteu-gelistirme-vakfi-yoenetimi-rizede-toplandi</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/rteu-gelistirme-vakfi-yoenetimi-rizede-toplandi</guid>
<description><![CDATA[ Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyet Toplantısı, Rektörlük Toplantı Salonu&#039;nda Mütevelli Heyet Başkanı Nusret Bayraktar&#039;ın başkanlığında gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/rteu-gelistirme-vakfi-mutevelli-heyet-toplantisi-gerceklestirildi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>RTEÜ, Geliştirme, Vakfı, Yönetimi, Rizede, toplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Rize-BHA

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyet Toplantısı, Rektörlük Toplantı Salonu'nda Mütevelli Heyet Başkanı Nusret Bayraktar'ın başkanlığında gerçekleştirildi. 

RTEÜ Geliştirme Vakfının çalışmaları hakkında detaylı bilginin paylaşıldığı toplantıda, üniversitenin  akademik performans ve başarısını daha da arttırmaya, eğitim, araştırma ve uygulama alanlarında imkânların geliştirilmesine  yönelik önemli kararlar alındı.

Alınan kararların, üniversitenin hem ulusal hem de uluslararası alanda daha da güçlenmesi, bu süreçte eğitim kalitesinin arttırılması, araştırma faaliyetlerinin desteklenmesi ve öğrencilerimize daha iyi uygulama imkânları sunulması gibi hedefler ön planda tutuldu.

Heyet toplantısına, MGK Eski Genel Sekreteri, TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Seyfullah Hacımüftüoğlu, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, RTEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, RTEÜ Geliştirme Vakfı Başkanı Nusret Bayraktar,  Mütevelli Heyet Üyeleri Fahri Kasırga, Necmeddin Bilal Erdoğan, Abdulkadir Kart ile Ali Kopuz katıldılar. 

HABER: BAYRAM ALİ KAVALCI]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alanyalılar dikkat! Bu işletmeden ürün satın alanlar hemen çöpe atsın</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/alanyalilar-dikkat-bu-isletmeden-urun-satin-alanlar-hemen-coepe-atsin</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/alanyalilar-dikkat-bu-isletmeden-urun-satin-alanlar-hemen-coepe-atsin</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Alanya ilçesinde tarihi geçmiş ürün sattığı, genel hijyen kurallarına uymadığı tespit edilen işletme hakkında idari yaptırım uygulandı. ]]></description>
<enclosure url="http://bhanettr.teimg.com/crop/1280x720/bha-net-tr/uploads/2025/03/samet222-kopya-kopya-423.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:26:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Alanyalılar, dikkat, işletmeden, ürün, satın, alanlar, hemen, çöpe, atsın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[ANTALYA-BHA

Antalya Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde yapılan hijyen denetimleri devam ediyor. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik'in talimatıyla halk sağlığını tehlikeye atan işletmeleri tespit eden zabıta ekipleri, Hacet Mahallesi'nde denetim gerçekleştirdi.



Yapılan denetimlerde et ve süt ürünleri satan bir işletmede tarihi geçmiş ürünler tespit edilirken, ayrıca işletmenin genel hijyen kurallarına uymadığı da belirlendi. Halk sağlığını tehlikeye atan işletme hakkında yasal işlem başlatıldı. Encümen kararı neticesinde işletmeye idari yaptırım uygulanırken, 3 gün süreyle mühürlendi. Alanya Belediyesinden yapılan açıklamada, hijyen denetimlerinin aralıksız devam edeceği ve halk sağlığını tehlikeye atan işletmeler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağı vurgulandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erken bahar</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/erken-bahar</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/erken-bahar</guid>
<description><![CDATA[ Hava sıcaklıkları 20 dereceyi aşınca ahalinin yüzüne de kan geldi.

Yaşam koşullarının ağırlığı yüzünden gülmeye hasret yüzlerde biraz kuşkulu da olsa belli belirsiz bir tebessüm oluştu.

Ağır yaşam koşullarında ayakta durmaya çalışan dar ve sabit gelirliler, ülke genelinde bahar havasının hakim olmaya başlamasıyla birlikte en azından önemli bir gider kaleminden, giyim-kuşam ve ısınma giderlerinden geçici de olsa kurtulacak olmaları nedeniyle soluklanma fırsatı buldu.

Bahardan esintiler sunan ılık hava Ankara’yı da etkisi altına aldı.

Daha ayın ortalarını görmeden yazlıkların istiflendiği sandıklara hücum başladı.

Baharın yüzünü göstermeye başlaması en çok da kışı soğuk odalarda titreyerek geçiren yoksul ailelerin yüzünü güldürdü.

Tabii emeklilerin de…

Bayram ikramiyeleri konusunda umduğunu bulamayan emekliler için erken bahar, adeta doğanın sunduğu bir hediye oldu.

Baharın gelişi yeniden doğuş gibi Ankara’ya taze bir soluk getirdi.

Solgun yüzler erken açan çiçeklere dönüştü.

Kente yeni bir hareketlilik geldi.

Soğuk havaların yerini ılımlı, hafif rüzgarlı günlere bırakmasıyla birlikte, sokaklar, caddeler ve parklar canlılık kazandı.

Parklar, bahçeler kasvet verici ıssızlıktan kurtulmaya başladı.

İnsanlar doğa ile buluştu.

Kuğulu Park, Seğmenler Parkı gibi kentin ünlü gezi alanları şimdiden yaza hasret insanlarla doldu.

Bahar havası bedenlere iyi geldi…

Moraller ise yine beklemede… ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:25:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Erken, bahar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Hava sıcaklıkları 20 dereceyi aşınca ahalinin yüzüne de kan geldi.

Yaşam koşullarının ağırlığı yüzünden gülmeye hasret yüzlerde biraz kuşkulu da olsa belli belirsiz bir tebessüm oluştu.

Ağır yaşam koşullarında ayakta durmaya çalışan dar ve sabit gelirliler, ülke genelinde bahar havasının hakim olmaya başlamasıyla birlikte en azından önemli bir gider kaleminden, giyim-kuşam ve ısınma giderlerinden geçici de olsa kurtulacak olmaları nedeniyle soluklanma fırsatı buldu.

Bahardan esintiler sunan ılık hava Ankara’yı da etkisi altına aldı.

Daha ayın ortalarını görmeden yazlıkların istiflendiği sandıklara hücum başladı.

Baharın yüzünü göstermeye başlaması en çok da kışı soğuk odalarda titreyerek geçiren yoksul ailelerin yüzünü güldürdü.

Tabii emeklilerin de…

Bayram ikramiyeleri konusunda umduğunu bulamayan emekliler için erken bahar, adeta doğanın sunduğu bir hediye oldu.

Baharın gelişi yeniden doğuş gibi Ankara’ya taze bir soluk getirdi.

Solgun yüzler erken açan çiçeklere dönüştü.

Kente yeni bir hareketlilik geldi.

Soğuk havaların yerini ılımlı, hafif rüzgarlı günlere bırakmasıyla birlikte, sokaklar, caddeler ve parklar canlılık kazandı.

Parklar, bahçeler kasvet verici ıssızlıktan kurtulmaya başladı.

İnsanlar doğa ile buluştu.

Kuğulu Park, Seğmenler Parkı gibi kentin ünlü gezi alanları şimdiden yaza hasret insanlarla doldu.

Bahar havası bedenlere iyi geldi…

Moraller ise yine beklemede…]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dalcı’ya kimse inanmamıştı!</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/dalciya-kimse-inanmamisti</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/dalciya-kimse-inanmamisti</guid>
<description><![CDATA[ Ankaragücü Teknik Direktörü Mustafa Dalcı’nın, 3-0’lık Malatya maçından sonra yaptığı açıklamada; bireysel olarak çok iyi oyunculara sahip olduklarını, onların özgüvenlerini yukarıya çekmeye çalıştıklarını, lig bittiğinde de istedikleri yerde olacaklarını söylemiş hatta iki haftalık lider Kocaeli ile Iğdır maçlarından 4 puan beklediklerini de ekleyince herkes burun kıvırmıştı.

Tabi ki Adana ve Malatya maçında futbolcuların sergiledikleri futbola bakıldığında gittikçe azalan seyirci sayısı da Mustafa Hoca’nın kadrosuna olan inançsızlığı apaçık gösteriyordu.

Kocaeli deplasmanına böyle bir ortamda gidilmişti. Favori olarak gösterilen liderden alınacak 1 puan bile mucize olarak gösteriliyordu. Ama futbol bu, maç oynanmadan ne olacağı asla kestirilemez. 90 dakika sonunda da herkes, Başkent ekibinin 2 puanı kaçıran taraf olduğu konusunda hemfikirdi.

Nasıl olmuştu da Mustafa Hoca takımı konusunda bu kadar emin konuşmuştu.

5’li savunma ile rakibini özellikle 16’da Marcao’nun direğin dibinden avuta çıkan şutundan sonra (ki bu ev sahibi ekibin ilk yarıda yakaladığı tek etkili ataktı) durduran sarı-lacivertliler, kanat beklerinde görev yapan Ali Kaan ile Schulz’u ofansa yönlendirince de pozisyon üretmeye başladılar. Rotariu’nun gününde olması, Owusu’nun fırsatçılığıyla yakalan 4 net pozisyondan birini de gole çevirerek skor üstünlüğünü yakaladılar. Başkent ekibi eğer bitirici noktalarda biraz daha becerikli olabilseydi, farkı açıp maçı ilk yarıda kotarabilirdi. Nitekim Kocaeli kalecisinin maç boyunca yaptığı 5 kurtarışın 4’ü ilk yarıda gerçekleşti.

Lider, İsmet Taşdemir’in 2.yarıda oyuna müdahaleleri sonucu Ankaragücü’nü adeta sahasına hapsetti. Baskı 2 kanat bekinin oyundan çıkmak zorunda kalmalarından sonra daha da arttı. Taşdemir’in Barış Alıcı hamlesi de meyvesini vermekte gecikmedi, 79’da adrese teslim ortasıyla rakibin en korkulu silahı Marcao’nun attığı müthiş kafa golüyle eşitliği sağlamasına katkı verdi.

Ankaragücü için en hüzünlü an, maçın bitmesine saniyeler kala Dalcı’nın en güvendiği oyuncularından biri olan ancak o ana kadar sahada esamesi okunmayan Cephas’ın çizgiye kadar inip çıkardığı topu Rotariu’nun kaleye göndermesiydi. Başkentli taraftarların gol için ayağa kalktığı bu pozisyonda Kocaeli kalecisi Gökhan, topu son anda çizgiden çıkarmayı başardı.

Kocaeli’den çıkarılan bir puan kadar futbolcuların Mustafa Dalcı’nın beklentisi olan özgüvenlerinin kazanmaları yolunda mesafe kazanmaları da çok önemliydi.

Şimdi koca çınarın önünde sahasında oynayacağı son derece önemli bir Iğdır FK maçı var. Ankaragücü camiası gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. Öncelikle birlik olunması şart, özellikle de yönetime ve futbolcuların vurdum duymazlıkları yüzünden küserek tribünlerden çekilen taraftarların yeniden “12. Adam” olarak takımın gücüne güç katmaları mutlaka sağlanmalı. Futbolcularından sonra yönetimin de bu zor zamanda üzerlerinden ölü toprağını atmaları gerekmektedir. Çükü camianın tüm dinamiklerine gereksinimi var. 

Şu anda ateş hattıyla 4 puanlık bir fark var, Iğdır maçından alınacak 3 puanla tehlikeli bölgeden daha fazla uzaklaşılabileceği gibi play-off hattına yaklaşım da gerçekleştirilebilir.  Sakat futbolcuların milli maç haftası arasından sonra takıma tam anlamıyla hazır bir şekilde katılacak olmasının önemli katkı vereceği  de göz ardı edilmemeli. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:25:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Dalcı’ya, kimse, inanmamıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Ankaragücü Teknik Direktörü Mustafa Dalcı’nın, 3-0’lık Malatya maçından sonra yaptığı açıklamada; bireysel olarak çok iyi oyunculara sahip olduklarını, onların özgüvenlerini yukarıya çekmeye çalıştıklarını, lig bittiğinde de istedikleri yerde olacaklarını söylemiş hatta iki haftalık lider Kocaeli ile Iğdır maçlarından 4 puan beklediklerini de ekleyince herkes burun kıvırmıştı.

Tabi ki Adana ve Malatya maçında futbolcuların sergiledikleri futbola bakıldığında gittikçe azalan seyirci sayısı da Mustafa Hoca’nın kadrosuna olan inançsızlığı apaçık gösteriyordu.

Kocaeli deplasmanına böyle bir ortamda gidilmişti. Favori olarak gösterilen liderden alınacak 1 puan bile mucize olarak gösteriliyordu. Ama futbol bu, maç oynanmadan ne olacağı asla kestirilemez. 90 dakika sonunda da herkes, Başkent ekibinin 2 puanı kaçıran taraf olduğu konusunda hemfikirdi.

Nasıl olmuştu da Mustafa Hoca takımı konusunda bu kadar emin konuşmuştu.

5’li savunma ile rakibini özellikle 16’da Marcao’nun direğin dibinden avuta çıkan şutundan sonra (ki bu ev sahibi ekibin ilk yarıda yakaladığı tek etkili ataktı) durduran sarı-lacivertliler, kanat beklerinde görev yapan Ali Kaan ile Schulz’u ofansa yönlendirince de pozisyon üretmeye başladılar. Rotariu’nun gününde olması, Owusu’nun fırsatçılığıyla yakalan 4 net pozisyondan birini de gole çevirerek skor üstünlüğünü yakaladılar. Başkent ekibi eğer bitirici noktalarda biraz daha becerikli olabilseydi, farkı açıp maçı ilk yarıda kotarabilirdi. Nitekim Kocaeli kalecisinin maç boyunca yaptığı 5 kurtarışın 4’ü ilk yarıda gerçekleşti.

Lider, İsmet Taşdemir’in 2.yarıda oyuna müdahaleleri sonucu Ankaragücü’nü adeta sahasına hapsetti. Baskı 2 kanat bekinin oyundan çıkmak zorunda kalmalarından sonra daha da arttı. Taşdemir’in Barış Alıcı hamlesi de meyvesini vermekte gecikmedi, 79’da adrese teslim ortasıyla rakibin en korkulu silahı Marcao’nun attığı müthiş kafa golüyle eşitliği sağlamasına katkı verdi.

Ankaragücü için en hüzünlü an, maçın bitmesine saniyeler kala Dalcı’nın en güvendiği oyuncularından biri olan ancak o ana kadar sahada esamesi okunmayan Cephas’ın çizgiye kadar inip çıkardığı topu Rotariu’nun kaleye göndermesiydi. Başkentli taraftarların gol için ayağa kalktığı bu pozisyonda Kocaeli kalecisi Gökhan, topu son anda çizgiden çıkarmayı başardı.

Kocaeli’den çıkarılan bir puan kadar futbolcuların Mustafa Dalcı’nın beklentisi olan özgüvenlerinin kazanmaları yolunda mesafe kazanmaları da çok önemliydi.

Şimdi koca çınarın önünde sahasında oynayacağı son derece önemli bir Iğdır FK maçı var. Ankaragücü camiası gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. Öncelikle birlik olunması şart, özellikle de yönetime ve futbolcuların vurdum duymazlıkları yüzünden küserek tribünlerden çekilen taraftarların yeniden “12. Adam” olarak takımın gücüne güç katmaları mutlaka sağlanmalı. Futbolcularından sonra yönetimin de bu zor zamanda üzerlerinden ölü toprağını atmaları gerekmektedir. Çükü camianın tüm dinamiklerine gereksinimi var. 

Şu anda ateş hattıyla 4 puanlık bir fark var, Iğdır maçından alınacak 3 puanla tehlikeli bölgeden daha fazla uzaklaşılabileceği gibi play-off hattına yaklaşım da gerçekleştirilebilir.  Sakat futbolcuların milli maç haftası arasından sonra takıma tam anlamıyla hazır bir şekilde katılacak olmasının önemli katkı vereceği  de göz ardı edilmemeli.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vatandaş hastanelerle Sağlık Bakanlığı kıskacında…</title>
<link>https://www.kirsehirhaber.org/vatandas-hastanelerle-saglik-bakanligi-kiskacinda</link>
<guid>https://www.kirsehirhaber.org/vatandas-hastanelerle-saglik-bakanligi-kiskacinda</guid>
<description><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 6 ay önce geri ödeme sistemine aldırdığı atopik dermatit rahatsızlığı ilacının maliyetini karşılayamayınca hastalar üzerinde fiyatı daha ucuz ilacın öncelikle kullanılması şartı getirdi.

Ancak şart olarak koşulan ilaçla ilgili ABD Gıda İlaç Dairesi’nin (FDA) risk faktörü çok yüksek notu düştüğü ortaya çıktı.

Sağlık Bakanlığı fiyatı bakımında maliyetli olan bu ilaçla ilgili yükün altından kalkamayacağını anlayınca, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) bazı düzenlemeler getirdi. Böylece hastaların ilaca erişiminde kısıtlama başlattı.

Bu kapsamda Hacettepe Üniversitesi Dermatoloji Bölümünde tedavi gören hastalar, şimdi Dupilumab içerik yerine Abrositinib veya upadasitinib tedavilerine başlaması gerekiyor.

Bu ilacın risk faktörü içerdiği de üniversite tarafından hastalara belirtildiği için hastalar endişe duymaya başladı.

Biz de bu konuda bir araştırma yaptık. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkililerine Dupilumab içerikli ilacın geri ödemesini yaptıkları halde şimdi SUT’ta nasıl bir değişiklik yaptılar da hastaların mağdur olmalarına yol açtıklarını sorduk.

Yetkililer, 5 Ağustos 2024 tarihli SUT’ta herhangi bir değişiklik yapmadıklarını, doktorların SUT’u farklı yorumlamalarından kaynaklı olarak hastaların mağdur olduğunu belirttiler.

Zaten SUT’taki ifadeleri anlamaya çalışan hastalar v e hasta yakınlarının kafalarında da soru işareti oluşmaya başladı.

İlk soru şöyle oldu: Sağlık Bakanlığı atopik dermatit tedavisinde etkili olan ilacı son SUT uygulaması ile bütün hastanelere açtığı için Hacettepe Üniversitesi Dermatoloji bölümü de elindeki hastaların diğer hastanelere gitmesini, kendi yüklerinin azalmasını mı istiyor?

İkinci soru ise: Sağlık Bakanlığı maliyetini karşılayamayacağı ilacın bütün hastaneler tarafından verilmesini önlemek için SUT’ta yoruma açık net olmayan ifadeleri özellikle mi koydu?

Yaptığımız araştırmada abrositinib veya upadasitinib içerikli üç ilacın piyasada bulunduğunu belirledik. Bunlardan biri 2020 yılı haziran ayında, bir diğeri 2019 aralık ayında sonuncusu ise 2024 mayıs ayında geri ödeme kapsamında piyasaya çıkmış.

Bu ilaçlarla zorunluluğun neden getirildiği konusundaki soruları cevaplayacak olan Sağlık Bakanlığı…

Çünkü, Atopik Dermatit (AD) hasta sayısına ilişkin 2023 Aralık ayında ‘British Association of Dermatologists’ verilerine göre, Dünya genelinde nüfusun yüzde 2,6&#039;sının (204 milyon kişi) AD&#039;den etkileniyor. Bunlardan yaklaşık 101 milyonu yetişkin ve 103 milyonu çocuk. Ayrıca kadınların AD&#039;den etkilenme olasılığının erkeklerden daha yüksek olduğu biliniyor.

Duruma Sağlık Bakanlığı’nın el koymaması halinde Türkiye genelinde sayılarının 2021 verilerine göre 1.6 milyonu aştığı söylenen atopik dermatit hastasının kontrendikasyonu yüksek olan ilacı kullanması gerekecek, ya da yaşam kalitelerini ciddi etkileyen, iş ve okulda üretkenliği azaltabilen ve sağlık bakım maliyetlerini artırabilen atopik dermatit kaşıntısı ile hayatlarının geri kalanını sürdürecek.

Ne diyelim…

Yenidoğan vakası halen tartışılmaya devam ederken, bu kez de vatandaşların ilaca erişiminde yaşatılan sıkıntılar nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın vatandaşın yanında olup olmadığına karar vermesi gerekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.baskentgazete.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 03:25:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kirsehirhaber.org - haberin yeni adresi</dc:creator>
<media:keywords>Vatandaş, hastanelerle, Sağlık, Bakanlığı, kıskacında…</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 6 ay önce geri ödeme sistemine aldırdığı atopik dermatit rahatsızlığı ilacının maliyetini karşılayamayınca hastalar üzerinde fiyatı daha ucuz ilacın öncelikle kullanılması şartı getirdi.

Ancak şart olarak koşulan ilaçla ilgili ABD Gıda İlaç Dairesi’nin (FDA) risk faktörü çok yüksek notu düştüğü ortaya çıktı.

Sağlık Bakanlığı fiyatı bakımında maliyetli olan bu ilaçla ilgili yükün altından kalkamayacağını anlayınca, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) bazı düzenlemeler getirdi. Böylece hastaların ilaca erişiminde kısıtlama başlattı.

Bu kapsamda Hacettepe Üniversitesi Dermatoloji Bölümünde tedavi gören hastalar, şimdi Dupilumab içerik yerine Abrositinib veya upadasitinib tedavilerine başlaması gerekiyor.

Bu ilacın risk faktörü içerdiği de üniversite tarafından hastalara belirtildiği için hastalar endişe duymaya başladı.

Biz de bu konuda bir araştırma yaptık. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkililerine Dupilumab içerikli ilacın geri ödemesini yaptıkları halde şimdi SUT’ta nasıl bir değişiklik yaptılar da hastaların mağdur olmalarına yol açtıklarını sorduk.

Yetkililer, 5 Ağustos 2024 tarihli SUT’ta herhangi bir değişiklik yapmadıklarını, doktorların SUT’u farklı yorumlamalarından kaynaklı olarak hastaların mağdur olduğunu belirttiler.

Zaten SUT’taki ifadeleri anlamaya çalışan hastalar v e hasta yakınlarının kafalarında da soru işareti oluşmaya başladı.

İlk soru şöyle oldu: Sağlık Bakanlığı atopik dermatit tedavisinde etkili olan ilacı son SUT uygulaması ile bütün hastanelere açtığı için Hacettepe Üniversitesi Dermatoloji bölümü de elindeki hastaların diğer hastanelere gitmesini, kendi yüklerinin azalmasını mı istiyor?

İkinci soru ise: Sağlık Bakanlığı maliyetini karşılayamayacağı ilacın bütün hastaneler tarafından verilmesini önlemek için SUT’ta yoruma açık net olmayan ifadeleri özellikle mi koydu?

Yaptığımız araştırmada abrositinib veya upadasitinib içerikli üç ilacın piyasada bulunduğunu belirledik. Bunlardan biri 2020 yılı haziran ayında, bir diğeri 2019 aralık ayında sonuncusu ise 2024 mayıs ayında geri ödeme kapsamında piyasaya çıkmış.

Bu ilaçlarla zorunluluğun neden getirildiği konusundaki soruları cevaplayacak olan Sağlık Bakanlığı…

Çünkü, Atopik Dermatit (AD) hasta sayısına ilişkin 2023 Aralık ayında ‘British Association of Dermatologists’ verilerine göre, Dünya genelinde nüfusun yüzde 2,6'sının (204 milyon kişi) AD'den etkileniyor. Bunlardan yaklaşık 101 milyonu yetişkin ve 103 milyonu çocuk. Ayrıca kadınların AD'den etkilenme olasılığının erkeklerden daha yüksek olduğu biliniyor.

Duruma Sağlık Bakanlığı’nın el koymaması halinde Türkiye genelinde sayılarının 2021 verilerine göre 1.6 milyonu aştığı söylenen atopik dermatit hastasının kontrendikasyonu yüksek olan ilacı kullanması gerekecek, ya da yaşam kalitelerini ciddi etkileyen, iş ve okulda üretkenliği azaltabilen ve sağlık bakım maliyetlerini artırabilen atopik dermatit kaşıntısı ile hayatlarının geri kalanını sürdürecek.

Ne diyelim…

Yenidoğan vakası halen tartışılmaya devam ederken, bu kez de vatandaşların ilaca erişiminde yaşatılan sıkıntılar nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın vatandaşın yanında olup olmadığına karar vermesi gerekiyor.]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>